![]() |
|
Bu Din Garip Başladi Garip Bitecekdir (Kar©glanin 31.12.2014 Vaazi) - Yazdırılabilir Versiyon +- Dini Forum (https://dini-forum.com) +-- Forum: RAŞiT TUNCA (https://dini-forum.com/forumdisplay.php?fid=214) +--- Forum: RAŞiT TUNCA'NIN VAAZLARI (https://dini-forum.com/forumdisplay.php?fid=227) +---- Forum: 2014 VAAZLARI ARŞİVİ (https://dini-forum.com/forumdisplay.php?fid=248) +---- Konu: Bu Din Garip Başladi Garip Bitecekdir (Kar©glanin 31.12.2014 Vaazi) (/showthread.php?tid=3455) |
Bu Din Garip Başladi Garip Bitecekdir (Kar©glanin 31.12.2014 Vaazi) - Selim46 - 10-17-2026 Bu Din Garip Başladı, Garip Bitecek (Kar©glan'ın 31 Aralık 2014 Çarşamba Vaazı) أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم وَلاَ تَتَمَنَّوْاْ مَا فَضَّلَ اللّهُ بِهِ بَعْضَكُمْ عَلَى بَعْضٍ لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا اكْتَسَبُواْ وَلِلنِّسَاء نَصِيبٌ مِّمَّا اكْتَسَبْنَ وَاسْأَلُواْ اللّهَ مِن فَضْلِهِ إِنَّ اللّهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا Sadakallahul Aziym — Nisa 32 MEALİ: Bazınızın bazınızdan farklı olan özelliklerine hased edip istemeyin. İşte onlar; erkeğin kazandığından erkeğe, kadınların kazandığından kadına bir nasibi vardır. Ve o hünerler Rabbinin o kimseye fazlı keremidir ve onun içindir. Allah kimin ne olacağını en iyi bilip, ve onu, o hâlde meydana getirendir. Sadakallahul Aziym — Nisa 32 Allahümme salli ala Muhammedin ve ala eli Muhammedin. Esteuzubillah. Kul euzu birabbil felak min şerri ma halak. Sadakallahul Aziym. Yolculuğumuza başlıyoruz. İşte geçenki vaazda bahsettiğimiz mesele: Her hayvanın bir cibilliyatı ve her hayvanın özellikleri, hünerleri farklıdır. Ve bunlar o hayvanı belli eden özelliklerdir. Ve o hüner ancak o hayvana uygun ve elverişli bir hünerdir. Yani karıncaya, "at gibi hızlı koşsaydı" diyemeyiz. Fakat Allah karıncalar arasından da "atlı karınca" diye bir türünü yaratmıştır. Ve o karınca türü, boyuna göre çok hızlı hareket eden bir canlıdır. Fakat onun hızı, atın hızının yanında ancak bir arpa boyu kalır. Ve işte atın hüneri ata elverişli, karıncanınki ise karıncaya elverişlidir. Hâl böyle olunca, at cibilliyatındaki bir insan, karıncaya bakıp "ben de karınca gibi halterci olup çok büyük ağırlıkları kaldırayım" demeyecek. Haltercilik ve çok güç gerektiren yük kaldırma hikmeti, bir karıncaya, bir de vinçlere yani yengeç burçlarına mahsustur. Amma Allah ata da, kendi boyunca kaldırabileceği bir tonaj vermiştir. Amma karıncanın kendi bedeni ile orantılı olarak kaldırabildiği yükü, at kaldıramaz. Yine fil keza; filin yaptığını da at yapamaz, atın yaptığını da fil yapamaz. Öyleyse ey Mehdi cemaati! Birine baktınız fizikçi, birine baktınız kimyacı, birine baktınız biyolojici... Yani sakın cibilliyatınıza uygun olmayan, o baktığınız kimselerdekinin hepsini "bende de yapayım" demeyin. Ve Mehdi'nin yaptığını da, Peygamberimiz Muhammed'in her yaptığını da yapmaya kalkmayın. Peygamber Azimüşşan Efendimiz dedi ki: "Benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz." Ashab öyleyse, her biri ayrı bir hadisi ve ayeti iyi anlamış ve bilmiştir. Ve onlar dahi, her birisi Peygamber'in bütün hâllerini taklit etmiyordu; amma bir hünerinde mahirdiler. Amma zamanın sahibi Mehdi Aleyhisselam, Muhammed'in ve İsa'nın, Musa'nın, Davud'un görevini yapacak olduğundan; yani Mehdi bütün peygamberlerin mirasını devraldığı için, o her hünerde mahir olabilir. Çünkü karıncaya karınca dilinde söylemesi lazım, ata at dilinde, kediye kedi, aslana aslan dilinde söylemesi lazım. Yani bundaki mana, hayvan dilinde konuşmak değil; onların mahir oldukları hünerler, Mehdi'de de bir parça vardır. Ve karıncaları bilmeyen, karıncalara reis olabilir mi? Atları bilmeyen atlara, turnaları bilmeyen turnalara reis olabilir mi? Elbet olamaz. Turnalara bir turna reis olduğu gibi, işte Mehdi'nin her hüneri kolayca yapabilmesi, onun bütün insanlığa imam olacağı içindir. Ve karıncalara varınca bir karınca gibi, atlara varınca sanki bir atmış gibi marifet gösterir. Ve böylece o, çok dil bilen gibi çok hünerde mahirdir. Ve at olmayanın at gibi olmak istemesi, yukarıdaki yazdığımız ayetle yasaklanmıştır. Ve herkes Muhammed olamayacağı gibi, Muhammed'in bütün özelliklerini taşıyamaz. Ve yine Mehdi her hüneri yapıyor diye, o gibi yapmaya kalkmayın. Mehdi de bir tanedir; elli tane Mehdi olmaz. Amma Mehdi'ye uyanlar, Mehdi askeri olurlar; o gibi olamazlar amma, ona yakın olan kimseler olurlar; sanki ona denkmiş gibi benzerleri. Ve o yüzden Mehdi askerleri de bir hünerde derinleşecek amma, "Mehdi her hünerde mahirdir" diye dokuz karpuz taşımaya kalkmayın; yorulursunuz ve cemaatten (Mehdi Cemaati'nden) ayrı düşersiniz. Bunun sonucunu şöyle açıklayalım: Herkes tavuk horoz olursa, kim köpek olacak da güne karşı yatacak? Yahut herkes cesur boğa olursa, kim ürkek tavşan olacak? Dünya bir tavuk horozla imar olmadığı gibi, yahut bir dana inekle de imar olmaz. Rabbimizin bu çeşitliliği yaratması ve herkesin ayrı hüneri olması hikmetini anlamamız demek, hased hastalığından Mehdi ve cemaatinin kurtulması demek olur. Kimseye ağız eğip bükme ve "vay şu çok tembel" deme, yahut "öğlene kadar yatıyor" deme; düşersin bir köpek cibilliyatına ve kerahat vakti uyur kalırsın. Hased edip "ben de o gibi, şu gibi olan" deme. Sen seni bil. Ve "nefsini bilen Rabbini bilir" kuralı gereği, eğer sen özünü bilirsen, sana senin özüne uygun ve mahir olabileceğin hünerin öğretilir ki, sen de o hünerin ile bu insanlığa fayda veresin diye. Ve denilir ki: Karga, kekliği sekerken görünce çok hoşuna gitmiş ve "ben de böyle sekerim" demiş. Başlamış o gibi sekmeye; bu sefer kendi yürüyüşünü unutmuş. Derler. Yani sen "beni, onu, bunu taklit edeceğim" diye, bu sefer de özünü kaybedersin ve Rabbinin senin için hazırladığı hazineden mahrum kalırsın. Velhasıl kelam. Ve sabun senin elini temizliyor da, peki sabunu kim temizleyecek o zaman? Yani herkes sabun gibi, yani Mehdi gibi, onu bunu erdirmeye, temizlemeye çalışırsa; herkes sabun olursa, o zaman sabunları kim temizleyecek demek yok mu? Herkesi yıkadık, Müslüman ettik ve herkes hem temiz hem temizleyici sabun oldu. Yani "Müslüman oldu" diyelim; peki Müslüman hata yapınca, veya o zaman bir de sabun yere düşüp batarsa, bu sabunu kim temizleyecek demek yok mu yani? Ne dedik? Herkes kendi sınırında ve orantılı olarak çoğalacak. Ve o yüzden bu iş bilinçli yapılırsa, temsili misal: Karınca yeterince olursa, at yeterince olursa, serçe, arı, kelebek her biri yeterince olursa, denge korunmuş olur yani. Ve o zaman geçenki vaazin seslisinde bahsettiğimiz, Rahman Suresi'ndeki ayet ve Kaptan Kusto'nun nerede olduğunu keşfettiği, Rabbimizin denizlerin arasına koyduğu ve denizlerin dahi birbirlerine karışmadığını bildiren ayetin manası ortaya çıkmış olur yani. أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ Rahman Suresi 19 - 20 - 21 Meali: İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır; birbirine geçip kavuşmazlar. O hâlde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz? Yine Cenabı Mevla Kur'an'a Kafirun Suresi'ni koyduysa ve burada da: أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ Muhammed'in dilinden: "Ey kafirler, ben sizin taptıklarınıza tapmam, siz de benim taptıklarıma tapmıyorsunuz. Ben sizin taptıklarınıza asla tapmam, siz de benimkilere tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim bana." diye söylemesi yine gösteriyor ki: Kara kara duracak, yani siyah siyah duracak kardeşim; beyaz da beyaz durmaya çalışacak. Her ne kadar kirlense de temizlenecek, yine beyaz olmaya gayret edecek. Ve herkes bu dünyaya sahip çıkacaksa; iyisiyle kötüsüyle, kafiri ile mümini ile sahip çıkacak. Ve eğer bizler mikropları adam edip onları cennetlik yaparsak, yani Müslüman yaparsak, yarın onlar cennete girince elbet mikropluk yapacaklar. Ve cennette mikrop gezerse, hastalık gezerse, cennetin cennetliği nerede kalacak? O yüzden at, at duracak; hamam böceği de hamam böceği kalacak kardeşim. Ve geçenki vaazda dediğimiz yengeç burçları hem karada hem denizde hareket eden canlıdır. Ve işte hamam böceği ise nemli ortamları seven canlıdır; yani hem havada, hem karada, hem de suda... Yani nemli ortam. Ve demeyin "hiç hamam böceği de ne işe yarar?" İşte onların özelliği: Düşünün bir araç; hem araba, hem uçak, hem de gemi... Yani bir zamanlar hovercraft yapmışlardı. Eğer hamam böceği incelenirse, işte bu üç özelliğin ortak paydasından bir araç keşfedilir ki, işte o da hem hava hem kara hem de su aracı olur yani. Hz. Eyyub'un durumu ortada. Ve Eyyub bir kafiri cennetine almayı istemiş ki, kafir cennete girince onun cenneti olan bedenini harap etmiş. İşte eğer mikrop bedene ve senin cennetine girerse, cennetini cehenneme çevirir o hain mikrop. Ve ne zaman Eyyub, kafirlerin cennete alınmayacağını anladı, kurtuldu o hastalıktan. Ve Rabbim Eyyub'unu işte Mehdi'nin o zor günlerine sakladı. Ve Eyyub'a ve askerlerine selam olsun. Ey Eyyub! Kafirler cennetimize, vatanımıza göz diktiler. Sen himmet ve meded ve şefaat edersen, tabi Rabbimin müsaadesi ile biz bu beladan kurtuluruz ve kafirleri cennetimizden ve vatanımızdan kovarız. Şefaat ya Eyyub! Vensurna ya Ya Rab. Sübhaneke ente ilahe hayrunnasiriyn. Sübhaneke ente ilahe hayrüşşafiiyn. Ve kafir bize hamam böceği silahı kullanmak istiyor. Ey kafir! Amma bilesin ki hamam böceğinin de Rabbi, yaratıcısı, yine bizim iman ettiğimiz Allah'tır. Rahman ve Rahim olan Allah'tır. Siz o hamam böceğinin mikrop olanını ürettiyseniz de, ona da hayat veren yine Rabbimdir. Sizin bir hesabınız varsa, O'nun da size karşı bir hesabı ve murat ettiği bir yeri vardır. Rabbim Mehdi Cemaati'ne özünü bilmeyi nasip etsin. Sonra da onları arif kılıp karşısındakilerin özüne de arif olmayı nasip etsin. Sonra da onları hased hastalığından kurtarıp herkesin kendi özünde kendine yakışacak hazineleri olduğunu bilmeyi ve o hazinelerini bulup çıkarıp kullanmayı nasip etsin. Ve Mehdi Cemaati'ni hasedlikten kurtarıp kimsenin hazinesine göz dikmemeyi öğretsin ki; atın hüneri ve ona verilen hazineler o at olduğu için, ineğinki de inek olduğu için, seninki de senin için özel... Bunu bil ve anla ey Mehdi Cemaati! Rabbim Mehdi ve Cemaati'ni ariflerden kılsın inşallah. Her ne kadar Mehdi başınızda iken bu dünya bolluk, bereket ve aydınlık içinde olsa da, o gidince olacak olanlar olacaktır. İyilerden kimse kalmayınca kötülük ve karanlık zulümat dünyada galip olacaktır. Ve böylece dünyanın ve kâinatın sonu olan kıyamet vuku bulacaktır. Muhammed'in sözü ile: "Bu din garip başladı, garip bitecek. Ne mutlu o gariplere." Elfatiha maassalavat. Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca Schrems, 31.12.2014 Çarşamba Original Kar © glan |