<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - Namaz&Abdest Duaları]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:18:21 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Salat-ı Münciye - Salatan Tüncina Duası]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2767</link>
			<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 00:37:10 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2767</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salat-ı Münciye - Salatan Tüncina Duası</span></span><br />
<br />
Salat-ı Münciye (Salaten Tüncina) nasıl okunur? Salat-ı Münciye duasının okunuşu ve anlamı naslldır? Salat-ı Münciye duası ve fazileti.<br />
<br />
Salat-ı münciye (Salaten Tüncina) duasının Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı şu şekildedir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arapça Metni:</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِ الاَهوالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ. <br />
حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ  نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ <br />
 غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Harflerle Okunuşu </span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Anlamı:</span></span><br />
<br />
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (asm) ve onun Ehl-i beytine salât eyle. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarırsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirirsin, bizi bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlesin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi, bize bunları merhametinle nasip eyle. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."<br />
<br />
Farz namazından sonra dua etmek bidat değil, sünnettir.<br />
<br />
Nitekim, Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    “Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salavat getirsin, ondan sonra dilediği dualar yapsın.” (bk. Neylu’l-Evtar, 2/577)<br />
<br />
<br />
Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.<br />
<br />
Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.<br />
<br />
Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.<br />
<br />
Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem (asm) Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır.<br />
<br />
Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.<br />
<br />
Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:<br />
<br />
    “Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili hadisler için bk. Müsned, Ahmed b. Hanbel IV/56; Mecmau’z- Zevaid, X/168; Cemu’l-Fevaid, II/618; el-Fethu’l-Kebir, II/357)<br />
<br />
Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler, bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda Şafileri taklit etmiş oluyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Konuyla İlgili Bir Hatıra:</span></span><br />
<br />
Bu konuda İbni Fakihani "Fecri Münir" isimli kitabında özetle şu olayı nakleder:<br />
<br />
    Maneviyat büyüklerinden Ebu Musa, fırtınalı bir havada gemide imiş. Müthiş bir fırtına gemiyi batırmaya ramak kaldığı sırada Peygamber Efendimize iltica etmiş:<br />
<br />
    Ya Resulallah, gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar suya gark olup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster!..<br />
<br />
    O sırada kulağına şöyle bir hitap vaki olmuş: Ey Ebu Musa! Tüncina duasını okuyun! Yani, kurtaran duayı okuyun, kurtaran duayı...<br />
<br />
    Demiş ki: Ya Resulallah, bu Tüncina duası hangisidir, biz bilmiyoruz?<br />
<br />
    Efendimiz (asm) bugün namazlardan sonra okumakta olduğunuz (Salaten Tüncina)'yı okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş. <br />
<br />
    Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebu Musa'dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ salim karaya ayak basmışlar.<br />
<br />
Bu duanın bu gibi özelliklerinden doalayıdır ki bizim de hudutlarımızda düşman tehlikesi belirince, eli silah tutan askerlerimiz hudut boylarına gidip maddi silahıyla karşı koyarken, içerde seccadesi başındaki müminler de hep bu kurtaran duayı okumuşlardır. Maddi silah yanında manevi silahla da düşmanı sınırlarımızdan kovmuşlardır.<br />
<br />
Bu konuyu Ehl-i sünnet mecmuasında yazan merhum Zapsu, bir teklifte bulunmuş ve demiştir ki: Harpte sınırlarımızda beliren düşman tehlikesini önlemek için camilerimizde diyanet tarafından okunması istenen (Salaten Tüncana)'yı artık bırakmalıyız. Zira tehlike geçmiştir. Yarın Allah korusun bir tehlike daha söz konusu olursa o zaman neyi okuyacağız.<br />
<br />
Faslı Davut Efendinin yazdığı "Delailü'l-Hayrat"ta da geçen bu salavatı şerife için Bediüzzaman Hz. "Bir çok aktabların okumakta titizlik gösterdiği salavat." diye bahseder.<br />
<br />
Bu salavatı şerife ilham ile yazılmıştır. Ne okuyana ne de okumayana bir ısrar olmamalıdır. Okunursa sevabı var, okunmazsa günahı yoktur. Ben şahsen okurum, okunmasını da isabetli bulurum. İsmi üstünde kurtaran salavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Salât-ı münciye duasının dinî dayanağı var mıdır?</span></span><br />
<br />
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.<br />
<br />
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.<br />
<br />
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir. Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Salat-ı Münciye Duası Ne Zaman Okunmalıdır?</span></span><br />
<br />
Salat-ı Münciye farz olan namazların sonunda tesbihat yaparken okunabilir. Oldukça faziletli olan bu dua sadece namazlardan sonra değil gün içerisinde de okunabilir. Ayrıca kişinin bir haceti olduğunda ve ya sıkıntıya düştüğünde de okunabilir. Namazlardan sonra okunması konusunda bid’at olduğuna dair görüşler varsa da tesbihattan sonra okunması halinde bid’at olmayacaktır. Salat-ı Münciye duası okunurken eller yukarı doğru açılıp dua edilebilir. Ayrıca herhangi bir savaş anında ve ya düşmanla karşılaşınca da okunabilir. Günlük zikirler arasında da okunabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Salat-ı Münciye Duasının Faziletleri</span></span><br />
<br />
Salaten Tüncina'nın fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:<br />
<br />
Hz. Enes (r.a.) şöyle dedi: "Kim her sabah ve akşam Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu bütün korku ve afetlerden korur." (Tirmizî, Deavât, 152)<br />
<br />
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: "Kim her gün Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu 70 bin melek ile korur." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)<br />
<br />
Hz. Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: "Kim her namazdan sonra Salaten Tüncina'yı okursa, Allah ona cennette bir köşk verir." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)<br />
<br />
    Bu duayı okumak büyük sevaplara nail olmayı sağlar. Çünkü içerisindeki anlamlar büyük sırlar içerir.<br />
    Sıkıntılı anında Salat-ı Münciye duası okuyan kişinin sıkıntısı gider. Rabbine karşı yönelen bir kul olmasını sağlar.<br />
    Salat-ı Münciye duası okuyan kişiyi Allahu Teâlâ belalara karşı korur. Gün içerisindeki diğer sıkıntılardan da bertaraf olmuş olur.<br />
    Salat-ı Münciye duası okumak bereketin artmasını da sağlayacağı gibi Peygamberimiz (s.a.v.)’e salatü selam olmasından dolayı da okuyan kula salavat sevabı yazılmasını sağlar.<br />
    Kurtarıcı dua olarak da bilinen Salat-ı Münciye okuyan kişiyi düşmanlarından korur.<br />
    Allahu Teâla’dan herhangi bir sıkıntısı için yardım isteyecek olan kulların 2 rekât namaz kıldıktan sonra okuyabildiği kadar bu duayı okuması arkasından da dilediği şeyi söylemesi duanın kabul olmasını sağlayacaktır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Selam ve dua ile...</span></span><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salat-ı Münciye - Salatan Tüncina Duası</span></span><br />
<br />
Salat-ı Münciye (Salaten Tüncina) nasıl okunur? Salat-ı Münciye duasının okunuşu ve anlamı naslldır? Salat-ı Münciye duası ve fazileti.<br />
<br />
Salat-ı münciye (Salaten Tüncina) duasının Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı şu şekildedir:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arapça Metni:</span></span><br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِ الاَهوالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ. <br />
حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ  نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ <br />
 غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Harflerle Okunuşu </span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Anlamı:</span></span><br />
<br />
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (asm) ve onun Ehl-i beytine salât eyle. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarırsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirirsin, bizi bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlesin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi, bize bunları merhametinle nasip eyle. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."<br />
<br />
Farz namazından sonra dua etmek bidat değil, sünnettir.<br />
<br />
Nitekim, Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    “Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salavat getirsin, ondan sonra dilediği dualar yapsın.” (bk. Neylu’l-Evtar, 2/577)<br />
<br />
<br />
Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.<br />
<br />
Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.<br />
<br />
Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.<br />
<br />
Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem (asm) Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır.<br />
<br />
Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.<br />
<br />
Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:<br />
<br />
    “Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili hadisler için bk. Müsned, Ahmed b. Hanbel IV/56; Mecmau’z- Zevaid, X/168; Cemu’l-Fevaid, II/618; el-Fethu’l-Kebir, II/357)<br />
<br />
Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler, bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda Şafileri taklit etmiş oluyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Konuyla İlgili Bir Hatıra:</span></span><br />
<br />
Bu konuda İbni Fakihani "Fecri Münir" isimli kitabında özetle şu olayı nakleder:<br />
<br />
    Maneviyat büyüklerinden Ebu Musa, fırtınalı bir havada gemide imiş. Müthiş bir fırtına gemiyi batırmaya ramak kaldığı sırada Peygamber Efendimize iltica etmiş:<br />
<br />
    Ya Resulallah, gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar suya gark olup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster!..<br />
<br />
    O sırada kulağına şöyle bir hitap vaki olmuş: Ey Ebu Musa! Tüncina duasını okuyun! Yani, kurtaran duayı okuyun, kurtaran duayı...<br />
<br />
    Demiş ki: Ya Resulallah, bu Tüncina duası hangisidir, biz bilmiyoruz?<br />
<br />
    Efendimiz (asm) bugün namazlardan sonra okumakta olduğunuz (Salaten Tüncina)'yı okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş. <br />
<br />
    Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebu Musa'dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ salim karaya ayak basmışlar.<br />
<br />
Bu duanın bu gibi özelliklerinden doalayıdır ki bizim de hudutlarımızda düşman tehlikesi belirince, eli silah tutan askerlerimiz hudut boylarına gidip maddi silahıyla karşı koyarken, içerde seccadesi başındaki müminler de hep bu kurtaran duayı okumuşlardır. Maddi silah yanında manevi silahla da düşmanı sınırlarımızdan kovmuşlardır.<br />
<br />
Bu konuyu Ehl-i sünnet mecmuasında yazan merhum Zapsu, bir teklifte bulunmuş ve demiştir ki: Harpte sınırlarımızda beliren düşman tehlikesini önlemek için camilerimizde diyanet tarafından okunması istenen (Salaten Tüncana)'yı artık bırakmalıyız. Zira tehlike geçmiştir. Yarın Allah korusun bir tehlike daha söz konusu olursa o zaman neyi okuyacağız.<br />
<br />
Faslı Davut Efendinin yazdığı "Delailü'l-Hayrat"ta da geçen bu salavatı şerife için Bediüzzaman Hz. "Bir çok aktabların okumakta titizlik gösterdiği salavat." diye bahseder.<br />
<br />
Bu salavatı şerife ilham ile yazılmıştır. Ne okuyana ne de okumayana bir ısrar olmamalıdır. Okunursa sevabı var, okunmazsa günahı yoktur. Ben şahsen okurum, okunmasını da isabetli bulurum. İsmi üstünde kurtaran salavat.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Salât-ı münciye duasının dinî dayanağı var mıdır?</span></span><br />
<br />
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.<br />
<br />
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.<br />
<br />
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir. Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Salat-ı Münciye Duası Ne Zaman Okunmalıdır?</span></span><br />
<br />
Salat-ı Münciye farz olan namazların sonunda tesbihat yaparken okunabilir. Oldukça faziletli olan bu dua sadece namazlardan sonra değil gün içerisinde de okunabilir. Ayrıca kişinin bir haceti olduğunda ve ya sıkıntıya düştüğünde de okunabilir. Namazlardan sonra okunması konusunda bid’at olduğuna dair görüşler varsa da tesbihattan sonra okunması halinde bid’at olmayacaktır. Salat-ı Münciye duası okunurken eller yukarı doğru açılıp dua edilebilir. Ayrıca herhangi bir savaş anında ve ya düşmanla karşılaşınca da okunabilir. Günlük zikirler arasında da okunabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Salat-ı Münciye Duasının Faziletleri</span></span><br />
<br />
Salaten Tüncina'nın fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:<br />
<br />
Hz. Enes (r.a.) şöyle dedi: "Kim her sabah ve akşam Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu bütün korku ve afetlerden korur." (Tirmizî, Deavât, 152)<br />
<br />
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: "Kim her gün Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu 70 bin melek ile korur." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)<br />
<br />
Hz. Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: "Kim her namazdan sonra Salaten Tüncina'yı okursa, Allah ona cennette bir köşk verir." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)<br />
<br />
    Bu duayı okumak büyük sevaplara nail olmayı sağlar. Çünkü içerisindeki anlamlar büyük sırlar içerir.<br />
    Sıkıntılı anında Salat-ı Münciye duası okuyan kişinin sıkıntısı gider. Rabbine karşı yönelen bir kul olmasını sağlar.<br />
    Salat-ı Münciye duası okuyan kişiyi Allahu Teâlâ belalara karşı korur. Gün içerisindeki diğer sıkıntılardan da bertaraf olmuş olur.<br />
    Salat-ı Münciye duası okumak bereketin artmasını da sağlayacağı gibi Peygamberimiz (s.a.v.)’e salatü selam olmasından dolayı da okuyan kula salavat sevabı yazılmasını sağlar.<br />
    Kurtarıcı dua olarak da bilinen Salat-ı Münciye okuyan kişiyi düşmanlarından korur.<br />
    Allahu Teâla’dan herhangi bir sıkıntısı için yardım isteyecek olan kulların 2 rekât namaz kıldıktan sonra okuyabildiği kadar bu duayı okuması arkasından da dilediği şeyi söylemesi duanın kabul olmasını sağlayacaktır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Selam ve dua ile...</span></span><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Salât-ı Tefriciye]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2765</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 16:09:38 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2765</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salât-ı Tefriciye</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arapça Metni:</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللّٰهُمَّ صَلِّ صَلٰاةً كَامِلَةً وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ وَتُقْضٰى بِهِ الْحَوَائِجُ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَر۪يمِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ ف۪ي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Harflerle Okunuşu (En Yaygın Versiyon):</span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil’ukadü ve tenfericu bihil’kürebü ve tukdâ bihil’havâicu ve tünâlü bihir’reğâibü ve husnül’havâtimi ve yustaskal’ğamâmu bi vechihil’kerîmi ve alâ âlihî ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Anlamı:</span></span><br />
<br />
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) -ki bereketiyle düğümler (sıkıntılar) çözülür, gamlar-kederler açılır, ihtiyaçlar giderilir, arzulara ulaşılır, güzel sonuçlar (hüsn-ü hâtime) elde edilir ve O'nun Kerîm yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur istenilir- ve O’nun âline ve ashabına, senin bildiğin her şeyin sayısınca, her göz açıp kapama ve her nefes alıp verme anında, tam ve kusursuz bir rahmet ve esenlik gönder."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Önemli Notlar ve Faziletleri:</span></span><br />
<br />
    "Salât-ı Tefriciye" ismi, "tefric" yani "açmak, ferahlatmak, kederi dağıtmak" kelimesinden gelir. Bu nedenle bilhassa büyük sıkıntı, darlık, borç, hastalık ve içinden çıkılamaz meselelerin halli için okunması tavsiye edilir.<br />
<br />
    Faziletleriyle ilgili olarak, büyük velilerden Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî (k.s.) gibi âlimlerin bu salavatın özellikle 4444 kere veya belirli sayılarla okunmasını tavsiye ettiği rivayet edilir.<br />
<br />
    "Ukad" (düğümler) ve "küreb" (kederler) ifadeleri, duanın özünü ve amacını doğrudan ortaya koyar.<br />
<br />
    Okurken ihlasla, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan sevgi ve bağlılıkla ve Allah’tan yardım niyaz ederek okumak esastır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4444 KEZ TEFRİCİYE OKUMANIN FAZİLETLERİ</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tefriciye duası bir hayli ünlü olan bir salattır. Salat-ı Tefriciye duası, ihlas ile birlikte okunmaya devam edildiği durumda okuyan bireyde dilediklerinin gerçekleşmesi, yaşamında meydana gelen sorunların ortadan kalkması, başlarına gelebilen zorluklar, hastalıklar mevcut olduğunda oldukça fazla etkili olduğu bilinmektedir.<br />
<br />
Bununla beraber İmam Kurtubi’nin dediğine göre Salat-ı Tefriciye 100 kez veya 41 kez okumaya devam edilmesi halinde bireyin zaman geçtikçe problemlerinin giderildiğini, işlerinin oldukça kolaylaştığını, içinin nurla dolduğunu, rızkının bir hayli bollaştığını, itibarının da arttığını belirtmiştir. Birey eğer dilediklerinin çabuk gerçekleşmesini istiyor ise Salat-ı Tefriciye duasını okunması gerekmektedir.<br />
<br />
Kurtubi önemli olan ya da hayırlı olan bir işin gerçekleşebilmesi ya da belaların def edilebilmesi için Salat-ı Tefriciye 4444 kez okunmalı demiştir. Salat-ı Tefriciye duasını okuyacak kadar zamanı bulunmayan kişiler 5, 3, 7, 21, 41 veya 11 kez okuyabilmektedir. Okunan sayıya göre faziletleri bulunmaktadır. Özellikle çağımızda bir ameliyata girecek olan kişi veya bir sınava girecek olan öğrenciler için okunmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SALAT-I TEFRİCİYE DUASININ KAYNAĞI NEDİR? (DİYANET)</span></span><br />
<br />
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.<br />
<br />
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.<br />
<br />
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir.<br />
<br />
Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tefriciye'deki: "O Nebi ki, onun yüzü suyu hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar dağılır, ihtiyaçlar karşılanır,.." ifadelerine şirk deniliyor, ne dersiniz?</span></span><br />
<br />
Değerli Kardeşimiz;<br />
<br />
Vesile; kendisiyle başkasına yaklaşılan şey demektir.<br />
<br />
İslam dininde tevessül, yani Allah katında makbul bir şeyi vasıta kılarak Allah’tan bir şey istemek caizdir. Mesela, "Allah’ım, Kâbe hakkı için beni affet" "Peygamber hürmetine bana yardım et, beni şu musibetten kurtar" demekte hiçbir mahzur yoktur. Bunu sakıncalı ve şirk görenler ehl-i bid’at olan, Batıl Vehhabilik mezhebidir.<br />
<br />
Vesileleri vesilelikten çıkarıp, bizzat vesilelerden istemek şirk olur. Mesela, "Ey Kâbe bana şunu ver! Ey Peygamber beni affet! Ey filanca benim başımdan şu musibeti al!..." demek, şirktir. Bu iki yaklaşımı birbiri ile karıştırmamak gerekir.<br />
<br />
Tevessül, yani vesile ile Allah’tan istemek caiz iken, bizzat vesileden yardım ve talepte bulunmak şirktir.<br />
<br />
Vesile edilen şey, Allah ile kul arasında kesif bir perde olup, O’ndan istemeyi engelliyor ise, bu vesile şirk olur. Eğer vesile Allah ile kul arasında şeffaf bir perde olup, O’ndan istemek manasına kuvvet veriyorsa, bu makbul ve caizdir. İşte maalesef Vehhabi zihniyeti bu hakikati idrak edemediği için, tevessülü şirk olarak kabul ediyor.<br />
<br />
Vesile edilerek yapılan duaların makbul ve hak olduğuna dair ayet ve hadisler şöyle geçiyor:<br />
<br />
Allah Tealâ şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    “Ey iman edenler, Allah’tan korkun, ona ulaşmak için vesile arayın ve onun uğrunda cihad edin. Umulur ki, felâha kavuşursunuz.” (Maide, 5/35)<br />
<br />
    “Dua edenler Rabbına ulaşmak için bir vesile edindiler. Böylece kim (Allah’a) daha yakın olur diye ortaya çıkar. Bunlar, onun rahmetini umuyorlar ve onun azabından korkuyorlar. Şüphesiz ki onun azabı sakınması gerekli olan husustur.” (İsra, 17/:57)<br />
<br />
Hz. Enes anlatıyor: Hz. Ömer, kuraklık ve kıtlık olduğunda -halkla birlikte- yağmur duasına çıktığı her seferinde Hz. Abbas’ı vesile yapar ve şöyle dua ederdi:<br />
<br />
    “Allah’ım! Biz daha önce Peygamberimizi vesile yaparak senden yağmur istiyorduk ve sen de bize yağmur veriyordun. Şimdi ise -Peygamberimiz aramızda yok- onun amcasını vesile kılarak senden yağmur istiyoruz, ne olur bize yağmur ver.” derdi ve hemen yağmur yağmaya başlardı. (1)<br />
<br />
    İmam Ahmed ve Trimizî’nin bildirdiğine göre, Gözünden muzdarip olan a’ma bir adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek kendisi için dua etmesini istedi. Hz. Peygamber (a.s.m), ona: 'İstersen senin için bunu tehir edeyim ki, ahiretin için hayırlı olur (Tirmizî’de: istersen sabredersin); istersen sana dua edeceğim.' dedi. Adam, dua etmesini isteyince, Hz. Peygamber (a.s.m), ona güzelce abdest almasını, sonra iki rekat namaz kılmasını ve ardından da şöyle dua etmesini emretti:<br />
<br />
    'Allah’ım! Senin rahmet peygamberin olan Muhammed’i vesila kılarak senden istiyor ve sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Bu ihtiyacımın giderilmesi için seninle / seni vesile ederek, Rabbime yöneliyorum. Allah’ım! Onun hakkımdaki şefaatini kabul buyur!'”(2)<br />
<br />
    "Adam -gidip söylenenleri yaptı- dönüp geldiğinde gözleri açılmıştı.(3).<br />
<br />
Ayrıca Ehl-i sünnet âlimlerinin hiçbirisi vesileyi inkâr etmemiş, bilakis kabul edip teşvik etmişlerdir. Risale-i Nurları ve makbul evliyaları vesile yaparak dua etmekte ve onun hürmetine Allah’tan bir şey talep etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Üstad Hazretleri de bu hususta Ehl-i sünnet gibi düşünmektedir. Risalede geçen şu cümle Üstad'ın bakışını ortaya koymaktadır:<br />
<br />
    "Bir gün bir duada, 'Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!' meâlinde duayı dediğim zaman, herkesi titreten ve dehşet veren Azrail namını zikrettiğim vakit, gayet tatlı ve tesellidâr ve sevimli bir hâlet hissettim, Elhamdü lillâh dedim...”(4) <br />
<br />
Ehl-i sünnetin usulünü terk edip kendi hevalarını ölçü alan bazı sapkınların fikir ve görüşlerine itibar edilmemelidir. Ümmetin müşterek aklı Ehl-i sünnettir; onlar da tevessüle cevazı Kur’an ve sünnetten istihraç ediyorlar.<br />
<br />
    "Ve işte böylece biz sizi örnek bir ümmet kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri olasınız ve Peygamber de sizin hakkınızda şahit olsun." (Bakara, 2/143)<br />
<br />
    "Ümmetim bir sapıklık üzerine birleşmez." (5)<br />
<br />
Fehvasınca, ümmetin müşterek aklı olan Ehl-i sünnete tabi olmak gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynaklar:</span></span><br />
<br />
(1) bk. Buharî, İstiska, 3.<br />
(2) bk. Tirmizi, Daavat, 119, Müsned, IV/138.<br />
(3) bk. Tuhfet’u’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi.<br />
(4) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.<br />
(5) bk. İbn-i Mace, 3950, Enes’den.<br />
<br />
Selam ve dua ile...</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Salât-ı Tefriciye</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arapça Metni:</span></span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللّٰهُمَّ صَلِّ صَلٰاةً كَامِلَةً وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ وَتُقْضٰى بِهِ الْحَوَائِجُ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَر۪يمِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ ف۪ي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ<br />
</span></span></div>
<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Harflerle Okunuşu (En Yaygın Versiyon):</span></span><br />
<br />
"Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil’ukadü ve tenfericu bihil’kürebü ve tukdâ bihil’havâicu ve tünâlü bihir’reğâibü ve husnül’havâtimi ve yustaskal’ğamâmu bi vechihil’kerîmi ve alâ âlihî ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Türkçe Anlamı:</span></span><br />
<br />
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) -ki bereketiyle düğümler (sıkıntılar) çözülür, gamlar-kederler açılır, ihtiyaçlar giderilir, arzulara ulaşılır, güzel sonuçlar (hüsn-ü hâtime) elde edilir ve O'nun Kerîm yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur istenilir- ve O’nun âline ve ashabına, senin bildiğin her şeyin sayısınca, her göz açıp kapama ve her nefes alıp verme anında, tam ve kusursuz bir rahmet ve esenlik gönder."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Önemli Notlar ve Faziletleri:</span></span><br />
<br />
    "Salât-ı Tefriciye" ismi, "tefric" yani "açmak, ferahlatmak, kederi dağıtmak" kelimesinden gelir. Bu nedenle bilhassa büyük sıkıntı, darlık, borç, hastalık ve içinden çıkılamaz meselelerin halli için okunması tavsiye edilir.<br />
<br />
    Faziletleriyle ilgili olarak, büyük velilerden Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî (k.s.) gibi âlimlerin bu salavatın özellikle 4444 kere veya belirli sayılarla okunmasını tavsiye ettiği rivayet edilir.<br />
<br />
    "Ukad" (düğümler) ve "küreb" (kederler) ifadeleri, duanın özünü ve amacını doğrudan ortaya koyar.<br />
<br />
    Okurken ihlasla, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan sevgi ve bağlılıkla ve Allah’tan yardım niyaz ederek okumak esastır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4444 KEZ TEFRİCİYE OKUMANIN FAZİLETLERİ</span></span><br />
<br />
Salat-ı Tefriciye duası bir hayli ünlü olan bir salattır. Salat-ı Tefriciye duası, ihlas ile birlikte okunmaya devam edildiği durumda okuyan bireyde dilediklerinin gerçekleşmesi, yaşamında meydana gelen sorunların ortadan kalkması, başlarına gelebilen zorluklar, hastalıklar mevcut olduğunda oldukça fazla etkili olduğu bilinmektedir.<br />
<br />
Bununla beraber İmam Kurtubi’nin dediğine göre Salat-ı Tefriciye 100 kez veya 41 kez okumaya devam edilmesi halinde bireyin zaman geçtikçe problemlerinin giderildiğini, işlerinin oldukça kolaylaştığını, içinin nurla dolduğunu, rızkının bir hayli bollaştığını, itibarının da arttığını belirtmiştir. Birey eğer dilediklerinin çabuk gerçekleşmesini istiyor ise Salat-ı Tefriciye duasını okunması gerekmektedir.<br />
<br />
Kurtubi önemli olan ya da hayırlı olan bir işin gerçekleşebilmesi ya da belaların def edilebilmesi için Salat-ı Tefriciye 4444 kez okunmalı demiştir. Salat-ı Tefriciye duasını okuyacak kadar zamanı bulunmayan kişiler 5, 3, 7, 21, 41 veya 11 kez okuyabilmektedir. Okunan sayıya göre faziletleri bulunmaktadır. Özellikle çağımızda bir ameliyata girecek olan kişi veya bir sınava girecek olan öğrenciler için okunmaktadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SALAT-I TEFRİCİYE DUASININ KAYNAĞI NEDİR? (DİYANET)</span></span><br />
<br />
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.<br />
<br />
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.<br />
<br />
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir.<br />
<br />
Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tefriciye'deki: "O Nebi ki, onun yüzü suyu hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar dağılır, ihtiyaçlar karşılanır,.." ifadelerine şirk deniliyor, ne dersiniz?</span></span><br />
<br />
Değerli Kardeşimiz;<br />
<br />
Vesile; kendisiyle başkasına yaklaşılan şey demektir.<br />
<br />
İslam dininde tevessül, yani Allah katında makbul bir şeyi vasıta kılarak Allah’tan bir şey istemek caizdir. Mesela, "Allah’ım, Kâbe hakkı için beni affet" "Peygamber hürmetine bana yardım et, beni şu musibetten kurtar" demekte hiçbir mahzur yoktur. Bunu sakıncalı ve şirk görenler ehl-i bid’at olan, Batıl Vehhabilik mezhebidir.<br />
<br />
Vesileleri vesilelikten çıkarıp, bizzat vesilelerden istemek şirk olur. Mesela, "Ey Kâbe bana şunu ver! Ey Peygamber beni affet! Ey filanca benim başımdan şu musibeti al!..." demek, şirktir. Bu iki yaklaşımı birbiri ile karıştırmamak gerekir.<br />
<br />
Tevessül, yani vesile ile Allah’tan istemek caiz iken, bizzat vesileden yardım ve talepte bulunmak şirktir.<br />
<br />
Vesile edilen şey, Allah ile kul arasında kesif bir perde olup, O’ndan istemeyi engelliyor ise, bu vesile şirk olur. Eğer vesile Allah ile kul arasında şeffaf bir perde olup, O’ndan istemek manasına kuvvet veriyorsa, bu makbul ve caizdir. İşte maalesef Vehhabi zihniyeti bu hakikati idrak edemediği için, tevessülü şirk olarak kabul ediyor.<br />
<br />
Vesile edilerek yapılan duaların makbul ve hak olduğuna dair ayet ve hadisler şöyle geçiyor:<br />
<br />
Allah Tealâ şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    “Ey iman edenler, Allah’tan korkun, ona ulaşmak için vesile arayın ve onun uğrunda cihad edin. Umulur ki, felâha kavuşursunuz.” (Maide, 5/35)<br />
<br />
    “Dua edenler Rabbına ulaşmak için bir vesile edindiler. Böylece kim (Allah’a) daha yakın olur diye ortaya çıkar. Bunlar, onun rahmetini umuyorlar ve onun azabından korkuyorlar. Şüphesiz ki onun azabı sakınması gerekli olan husustur.” (İsra, 17/:57)<br />
<br />
Hz. Enes anlatıyor: Hz. Ömer, kuraklık ve kıtlık olduğunda -halkla birlikte- yağmur duasına çıktığı her seferinde Hz. Abbas’ı vesile yapar ve şöyle dua ederdi:<br />
<br />
    “Allah’ım! Biz daha önce Peygamberimizi vesile yaparak senden yağmur istiyorduk ve sen de bize yağmur veriyordun. Şimdi ise -Peygamberimiz aramızda yok- onun amcasını vesile kılarak senden yağmur istiyoruz, ne olur bize yağmur ver.” derdi ve hemen yağmur yağmaya başlardı. (1)<br />
<br />
    İmam Ahmed ve Trimizî’nin bildirdiğine göre, Gözünden muzdarip olan a’ma bir adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek kendisi için dua etmesini istedi. Hz. Peygamber (a.s.m), ona: 'İstersen senin için bunu tehir edeyim ki, ahiretin için hayırlı olur (Tirmizî’de: istersen sabredersin); istersen sana dua edeceğim.' dedi. Adam, dua etmesini isteyince, Hz. Peygamber (a.s.m), ona güzelce abdest almasını, sonra iki rekat namaz kılmasını ve ardından da şöyle dua etmesini emretti:<br />
<br />
    'Allah’ım! Senin rahmet peygamberin olan Muhammed’i vesila kılarak senden istiyor ve sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Bu ihtiyacımın giderilmesi için seninle / seni vesile ederek, Rabbime yöneliyorum. Allah’ım! Onun hakkımdaki şefaatini kabul buyur!'”(2)<br />
<br />
    "Adam -gidip söylenenleri yaptı- dönüp geldiğinde gözleri açılmıştı.(3).<br />
<br />
Ayrıca Ehl-i sünnet âlimlerinin hiçbirisi vesileyi inkâr etmemiş, bilakis kabul edip teşvik etmişlerdir. Risale-i Nurları ve makbul evliyaları vesile yaparak dua etmekte ve onun hürmetine Allah’tan bir şey talep etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Üstad Hazretleri de bu hususta Ehl-i sünnet gibi düşünmektedir. Risalede geçen şu cümle Üstad'ın bakışını ortaya koymaktadır:<br />
<br />
    "Bir gün bir duada, 'Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!' meâlinde duayı dediğim zaman, herkesi titreten ve dehşet veren Azrail namını zikrettiğim vakit, gayet tatlı ve tesellidâr ve sevimli bir hâlet hissettim, Elhamdü lillâh dedim...”(4) <br />
<br />
Ehl-i sünnetin usulünü terk edip kendi hevalarını ölçü alan bazı sapkınların fikir ve görüşlerine itibar edilmemelidir. Ümmetin müşterek aklı Ehl-i sünnettir; onlar da tevessüle cevazı Kur’an ve sünnetten istihraç ediyorlar.<br />
<br />
    "Ve işte böylece biz sizi örnek bir ümmet kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri olasınız ve Peygamber de sizin hakkınızda şahit olsun." (Bakara, 2/143)<br />
<br />
    "Ümmetim bir sapıklık üzerine birleşmez." (5)<br />
<br />
Fehvasınca, ümmetin müşterek aklı olan Ehl-i sünnete tabi olmak gerekir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynaklar:</span></span><br />
<br />
(1) bk. Buharî, İstiska, 3.<br />
(2) bk. Tirmizi, Daavat, 119, Müsned, IV/138.<br />
(3) bk. Tuhfet’u’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi.<br />
(4) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.<br />
(5) bk. İbn-i Mace, 3950, Enes’den.<br />
<br />
Selam ve dua ile...</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namazdan sonraki uzun tesbihatın, detaylı olarak hadis dayanakları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2764</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 15:58:55 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2764</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Değerli Kardeşimiz;<br />
<br />
Nur talebelerinin bir evradı olan tesbihatın muhtevasının ve terkibinin Kur’an ve sünnete uygun olduğunu aşağıdaki izahlara göre rahatlıkla söyleyebiliriz. Şöyle ki;<br />
<br />
Bir misal olarak en uzun tesbihat olan sabah namazının terkip ve muhtevasını sırasıyla tahlil edelim.<br />
<br />
a) Ezandan ve kametten sonra vesile duası okunur:<br />
<br />
    اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّداً الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ إَنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ<br />
<br />
    "Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd."<br />
<br />
Ezandan sonra, Hz. Peygambere (asm) salâvat getirmek sünnet; vesile duasını yapmak menduptur.(1) Buhârî’de yer alan rivayete göre her kim ezanı işittiğinde ardından bu duayı okursa Peygamber Efendimiz (a.s.m) şefaatinin ona vâcib olacağını bildirmiştir.(2)<br />
<br />
Şâfiî mezhebinin bir fıkıh kitabı olan "İânetü’t-Tâlibin" müezzinin, kamet getirenin, ezan ve kameti dinleyenin ellerini kaldırıp açarak vesile duâsını okumalarının sünnet olduğu yazmaktadır.(3) Şafii mezhebinden olan Bediüzzaman Hazretleri de sünnet olarak ezandan sonra da kametten sonra da “Vesile Duâsı” okumuştur.<br />
<br />
b) Sabah namazının farzından sonra sünnet olan "selam duası" okunur. Çünkü Rasûlullah (asm), selâm verip namazdan çıkınca üç defa istiğfar eder ve “Allâhümme ente’s-selâm ve minke’s-selâm tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm / Allah’ım selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey azamet ve kerem sahibi Allah’ım, sen hayır ve bereketi çok olansın” derdi.(4)<br />
<br />
    c) Arkasından "Salâten Tüncinâ" ya da "Salât-ı Münciye" olarak bilinen salavat okunur.<br />
<br />
    "Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tuncînâ bihâ min cemîil ahvâli ve'l-âfât. Ve takdîlenâ bihâ cemiâ'l-hâcât. Ve tutahhirunâ bihâ min cemî'ıs-seyyiât. Ve terfeunâ bihâ indeke â’led-deracât. Ve tübelliğunâ bihâ aksa'l-gâyât. Min cemî'il-hayrâti fi'l-hâyâti ve ba’de'l-memât. Âmin yâ mücib'ed-deavât, ve'l-hamdü lillâhi rabb'il-âlemin."<br />
<br />
    (Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline öyle bir salât ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü âfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırların en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucîb! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Âlemlerîn Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak O’na mahsustur.) <br />
<br />
"Salâten Tüncinâ" hakkında "Şifâü’l-Eskâm" eserinde Fakihânî Rahimehullah Ebû Mûsâ Darir’den şöyle nakleder:<br />
<br />
“Bir gemi yolculuğunda Aklabiye denilen çok şiddetli bir fırtınaya tutulan bu zat, uyku esnasında Resulullah Efendimizi görür ve Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem kendisine bin defa okumak üzere Salâten Tüncînâ Salavât-ı Şerifesini tâlim buyurmalarını söyler. Nihâyetinde tüm gemi halkının kurtulduğunu nakleder.”(5)<br />
<br />
Bu salâvat ve dua Bediüzzaman Hazretlerinin bizzat kendisi için yazdırdığı ve vefâtına kadar da yanından ayırmadığı Cevşen-i Kebîr defterinde kayıtlıdır. Bediüzzaman Hazretleri bu salâvat hakkında defterine şu notu yazdırmıştır:<br />
<br />
    “Meşhûr-u âlem ve gâyet mücerreb ve umûm aktabların mergûbu bir salavât-ı şerîfedir.”(6)<br />
<br />
Keza hadis-i şeriflerde de bu mahiyette dualar mevcuttur. Birkaç örnek vermek gerekirse Ümmü Gülsûm binti Ebî Bekr rivâyet ediyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Âişe’ye şu duayı öğretti:<br />
<br />
    “Allah’ım! Senden şimdi ve gelecekte (olacak) olan, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları istiyorum. (…) Allah’ım! Senden kulun ve Resûlün Muhammed’in istediği bütün hayırları istiyorum.”(7)<br />
<br />
Velhasıl, namazdan sonra salâvat getirmek sünnete uygun bir davranıştır. Nitekim Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    “Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salâvat getirsin, ondan sonra dilediği duaları yapsın.”(8)<br />
<br />
ç) Müteakiben bir defa:<br />
<br />
    "Allâhumme innâ nukâddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfatin yatrifu bihâ ehlü's-semâvâti ve ehlü'l-aradîyn, şehâdeten eşhedü en..."<br />
<br />
    (Allah'ım! Her nefeste, her bakışta, her anda, semâlar ve yerler ehlinin her göz açıp kapamasında sana şehadetimizi takdim ederiz ki<img src="https://dini-forum.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /> dedikten sonra on defa:<br />
<br />
    "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir." denir. Onuncusunda sonuna "ve ileyhi'l-masîyr." eklenir.<br />
<br />
Yine burada da Allah’ı tesbih eden ifadelerin bir benzerini hadis-i şeriflerde görmekteyiz. Ebû Zerr (r.a) gelen bir rivâyete göre Rasûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:<br />
<br />
    “Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa 'Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü; Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.' derse, kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, şeytandan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!”(9)<br />
<br />
d) Sonra eller ters çevrilerek:<br />
<br />
Peygamber Efendimiz (a.s.m), “Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.”(10)<br />
<br />
Allâhümme ecirnâ min'en-nâr (3-5 veyâ 7 defâ söylenir)<br />
<br />
Namaz sonrası tesbihâtın bu kısmı Peygamber Efendimiz (asm) tarafından özellikle sabah ve akşam namazlarından sonra okunması tavsiye edilmiştir. Müslim b. Hâris et-Temimî babasından şunu rivâyet etmiştir: “Peygamber Efendimiz (asm) bana şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    "Akşam namazını kıldığın vakit, namazdan sonra hiç konuşmadan yedi kez ‘Allahümme ecirnî min’en-nar’ / Allah’ım, beni cehennem ateşinden koru.' der ve şayet o gece ölürsen cehennem ateşinden beraat olunursun ve eğer sabah namazından sonra aynı şekilde dersen ve gün akşama kadar olan zamanda ölürsen yine cehennem ateşinden beraat olunursun.”(11)<br />
<br />
Duadaki metin farklılığı olarak hadis-i şerifte geçen ecirnî "ben" ifadesine karşılık, tesbihatta geçen ecirna "biz" demektir ki cemaatle yapıldığında söylenir.<br />
<br />
"Allâhümme ecirnâ min fitneti'd-dîniyyeti ve dünyeviyyeh<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti ahiri'z-zamân<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-mesihi'd-deccâli ve's-sufyân<br />
Allâhümme ecirnâ mine'd-dalâlâti ve'l-bıd'ıyyâti ve'l-beliyyât<br />
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nefsi'l-emmâreh<br />
Allâhümme ecirnâ min şurûri'n-nüfûsi'l-emmârati'l-firâvniyyeh<br />
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nisâ<br />
Allâhümme ecirnâ min belâ'in-nisâ<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti'n-nisâ<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kâbr<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-yevmi'l-kıyâmeh<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi cehennem<br />
Allâhümme ecirnâ min âzâbi kahrik<br />
Allâhümme ecirnâ min nâri kahrik<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kabri ve'n-nîrân<br />
Allâhümme ecirnâ mine'r-riyâi ve's-sum’âti ve'l-ucubi ve'l-fâhr<br />
Allâhümme ecirnâ min tecâvuzi'l-mülhidîyn<br />
Allâhümme ecirnâ min şerri'l-munâfıkîyn<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-fâsıkîyn."<br />
<br />
Yukarıdaki istiaze dualarına baktığımızda şerrinden Allah’a sığınılanların dini ve dünyevi fitneler, ahir zaman fitnesi, deccal ve süfyan fitnesi, dalalet ve belalar, nefsi emmare, firavunlaşmış nefisler, bazı kadınların içindeki şerli-belalı-fitneler (Bu duayı kadınlar da yapar. Çünkü ahir zamanın en büyük fitne ve belası, bazı ahlak mahrumu ve fitneci kadınlardan gelmektedir.), kıyamet gününün azabı, cehennem azabı, Allah’ın kahr azabı ve ateşi, yalancı şöhret, kibir, övünmek, inkârcıların tecavüzü, münafıkların şerri, fasıkların fitnesi gibi kişileri ve toplumları helakete sürükleyen başlıca unsurlar olduğu görülecektir. Benzer manaların hadis-i şeriflerde de olduğuna dair birkaç misal verelim:<br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (a.s.m) şöyle buyurdu:<br />
<br />
    “Biriniz namazda tahiyyâtı bitirdiği zaman, dört şeyden Allah’a sığınarak şöyle desin:<br />
<br />
    'Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve min azâbi’l-kabr ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl'<br />
<br />
    'Allah'ım, cehennem azâbından ve kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden, deccâlin fitnesine uğramaktan sana sığınırım.'”(12)<br />
<br />
Başka bir rivayet ise şöyledir: Aişe (r.anha)’nın haber verdiğine göre, Rasûlullah (asm) namazda şöyle dua ediyordu:<br />
<br />
    “Allah’ım! Kabir azabından sana sığınırım, Mesih deccalin fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Allah’ım, günah işlemekten ve borçtan sana sığınırım.”<br />
<br />
Resulullah (sav)'in bir başka duası da şöyledir:<br />
<br />
    "Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım."(13)<br />
<br />
Tesbihatta, Allah’a sığınılan tehlikelerden biri de şerli-belalı-fitne kadınlardır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde "Ben, benden sonra erkekler için kadınlardan daha tehlikeli bir fitne (imtihan sebebi) bırakmadım" demiştir.(14)<br />
<br />
e)“Allâhümme ecirnâ ve ecir vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru's-sâdıkîyne fi hizmeti'l-kur’âni ve'l-imân, ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne ve akrıbâenâ ve ecdâdenâ mine'n-nâr." (Allah'ım! Bizi, anne-babamızı, Kur'ân ve iman hizmetinde çalışan sâdık Risale-i Nur Talebelerini, ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı cehennem ateşinden kurtar.)<br />
<br />
Sonra eller yukarı çevrilerek duaya devam edilir:<br />
<br />
    "Bi afvike yâ mücir bi fadlike yâ gâffâr. Âllâhümme edhılne'l-cennete mea'l-ebrâr. Âllâhumme edhılne'l-cennete meâ'l-ebrâr. Allâhumme edhılnâ ve edhı'l-üstâdenâ Said-i Nursî radıyallahu anh ve vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru ve ıhvânenâ ve ehâvatenâ ve akribâenâ ve ecdâdenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne fi hizmeti'l-imâni ve'l-Kur’ân, el cennete meâ'l-ebrâr, salli alâ nebiyyike'l-muhtar ve âlihi'l-athâr ve ashâbihi'l-ahyâr ve sellim mâdâme'l-leylü ve'n-nehâr. Âmin, velhamdü lillâhi rabbil âlemin."<br />
<br />
    (Affınla kabul buyur ey halas eden, kurtaran Mücîr! Fazlınla kabul buyur ey günahları bağışlayan Gaffâr! Allah'ım! Bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet'e idhal eyle. Allah'ım! Bizi, Üstadımız Said Nursi'yi (Allah ondan razı olsun) ana-babamızı, sadık Risale-i Nur Talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı, Seçkin Peygamberinin şefaatî, Onun pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet'e idhal eyle.)<br />
<br />
Tesbihatın bir parçası olan dualara baktığımızda bunların kişinin istikametine katkı sağlayıp; dikkat ve hassasiyet isteyen bu ahir zamanda onu motive edecek, akıl ve gönül dünyasına canlılık kazandıracak özlü ifadelerden oluştuğu görülmektedir. Bunun yanı sıra insan; tâbi olduğu manevî lidere sevgi, saygı ve bağlılığını ifade ettikçe ve bu duygular gönlüne iyice yerleştikçe liderinin ortaya koyduğu düsturlara, emir ve yasaklara bağlılığı da o nisbette artacaktır.<br />
<br />
f) Ardından bilinen namaz tesbihatıyla devam edilir:<br />
<br />
"Subhânallâhi ve'l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber, ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyü'l-azîym." denir ve Ayetü'l-Kürsi okunduktan sonra tesbih çekilir:<br />
<br />
Hadis-i şerifte vardır ki; “Her kim ki farz namazın akabinde Âyetü’l-kürsî’yi okursa, bir sonraki namaza kadar Allah’ın korumasında olur.”(15)<br />
<br />
33 Sübhânallâh,<br />
33 Elhamdulillâh,<br />
33 Âllâhu Ekber.<br />
<br />
Tesbihlerden sonra:<br />
<br />
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit, ve hüve hayyun lâ yemût, biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir ve ileyhi'l-masîyr."<br />
<br />
denir ve namazın duası yapılır. Bu zikrin Buhari (1/214), Ibn-i Hibban (1/272), Tirmizi (189, 197, 385)' de kayıtlı olduğu Abdulkadir Badıllı tarafından "Kudsi Kaynaklar" kitabında belirtilmiştir.(bk. Kudsi Kaynaklar s. 907-917)<br />
<br />
Duâdan sonra;<br />
<br />
Fa'lem ennehu denir ve 33 defa (sabah namazından sonra 100 defa okunabilir) Lâ ilâhe illâllâh okunur. Sonunda Muhammede'r- resûlullâhi sallallâhü teâlâ âleyhi ve sellem denir.<br />
<br />
Daha sonra 10 defa:<br />
<br />
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" (Mülk sahibi Melik, hak ve varlığı birliği apaçık Mübin olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Vadinde sadık ve emin olan Muhammed (asm) Allah’ın Rasulüdür.) denir.<br />
<br />
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin" ifadesiyle ilgili olarak, Peygamber Efendimiz (asm)'a, Hz. Cebrail’in şöyle dediği rivayet edilir:<br />
<br />
    “Ey Muhammed, senin ümmetinden kim her gün yüz defa Lâ ilâhe illallâhül melikül hakkul mübîn derse, bu onun için fakirlikten kurtulmaya vesile olur, kabir yalnızlığında kendisine yoldaş olur ve bununla zenginliği celb etmiş yani kendisine çekmiş ve cennetin de kapısını çalmış olur.”(16)<br />
<br />
Bu ifadenin yanı sıra “Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" diyerek Allah resulünü övmek ve tenzih etmek dua ve niyazda bulunmaktır.<br />
<br />
g) Sonra besmele çekip:<br />
<br />
    "İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alennebiyy; yâ eyyühellezine âmenu, sallû aleyhi ve sellimu teslîmâ.”<br />
<br />
    “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzab, 33/56) âyeti okunup Lebbeyk (buyurun efendim) denir.<br />
<br />
Salât, dua etmek, hayrı ve hayrı celp edecek sözleri söylemek manasına gelmektedir. Allah’ın (c.c) Peygamber Efendimize salâtı, kendisine hayır takdir etmesidir; ona rahmet ve mağfiret etmesi, bereketini ve rızasını lütfetmesi ve meleklerinin yanında onu övmesidir. Ayette Allah ve melekler için sadece salât mefhumu zikredilmişken müminlere, salata ilaveten ona selam etmeleri de emredilmiştir. Âyette geçen “selâm” kelimesi eksikliklerden ve her türlü musibetlerden korunmuş olmayı Allah’tan niyaz etmektir. Hz. Peygamber (asm)’e selâm vermek, mü’minlerin birbirine verdiği gibi kabr-i şerifini ziyaret ettiğimizde O’na selâm vermek, ayrıca zaman zaman ve özellikle ismi anıldığında manevî şahsiyetini selâmlamaktır. Salât, selâm manasını ihtiva ediyorsa da selâm da insanların O’na itaat etmeleri ve O’nun şeriatını yaşamalarını dilemek gibi hususi manalar vardır. Çünkü Allah Resulü'ne salâtın, ancak her konuda ona itaat etme manasına gelen selam ile ağırlığı olur.(17) Aşağıdaki salatü selamlara ve dualara baktığımızda bu manaları telkin ettiği görülmektedir.<br />
<br />
"Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ ali seyyidinâ muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesirâ."(Üç defa okunur)<br />
<br />
"Salli ve sellim yâ rabbi alâ hâbibike muhammedin ve alâ cemî'il-enbiyâi ve'l-mürselîn, ve alâ âli küllin ve sâhbi küllin ecmâin, âmîn, velhâmdulillâhi râbbi'l-âlemîn."<br />
<br />
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Rasûllallâh<br />
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Habîballâh<br />
Elfü elfi sâlâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ emîne vahyillâh<br />
<br />
"Allahumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihî, biadedi evrâki'l-eşcâr ve emvâci'l-bihâr ve katarâti'l-emtâr. Vâğfirlenâ verhamnâ ve'l-tüfbinâ ve bi üstâdinâ ve vâlideynâ ve bi talebeti rasâili'n-nuru's-sadıkîyne yâ ilahenâ bi külli salâtin minhâ eşhedühen lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne muhammeden rasûllullâhi sallallâhu teâlâ âleyhi ve sellem." denir.<br />
<br />
h) Sonra aşağıda iki satırını meali ile verdiğimiz Tercüman-ı İsm-i Âzâm Duası besmele çekilip okunur:<br />
<br />
Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ Rahman ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân<br />
Subhaneke ya Râhiym tealeyte yâ Kerim ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân<br />
<br />
….<br />
<br />
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey bin bir esma sahibi, mutlak ve gerçek mabûd olan Allah! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)<br />
<br />
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey hususi rahmet gösteren, sevgili kullarına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahim! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerim! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)<br />
<br />
“İsm-i Âzâm”, Allah’ın en yüce ismi demektir. Hadislerde Allah’ın ism-i âzamı olarak birden çok isim zikredilmiştir. Bu isimlerin başında Allah, sonra Rahmân, Rahîm, Mennân, Ehad, Samed, Hayy, Kayyûm, Bedî’u’s-semâvâti ve’l-ard, Zû’l-celâli ve’l-ikram, lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illâ ente isim ve zikirleri gelmektedir.(18) Resûlullah İsm-i Âzam anılarak yapılan duaların Allah katında makbul olacağını bildirmiştir.<br />
<br />
Bir ayette mealen şöyle buyurulmaktadır: “En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin.”(A'raf Suresi, 7/180) Şu halde insan, bu isimlerle Allah’a yakarışta bulunmalıdır. Yukarıdaki duada seksenden fazla esma ile “Rahman”a niyaz edilmektedir. Kur’an’ın; "İster Allah diyerek, ister Rahmân diyerek yakarın; hangisiyle yakarsanız olur, çünkü bütün güzel isimler O’na mahsustur."(17/110) ayeti ile duanın terkip ve mahiyeti uygun düşmektedir.<br />
<br />
- Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ… zikri neden sadece sabah ve ikindi namazlarına müteakip gelmektedir?<br />
<br />
Bu tercihin hikmetini Bediüzzaman Hazretleri açıklamamıştır. Ancak namazın ve namaz vakitlerinin tahsisinin hikmetlerini izah ettiği Dokuzuncu Söz'de sabah ve ikindi namazları bahsinde şuunat-ı ilahiyeye daha çok vurgu yapmaktadır. Bu zikrin terkibine baktığımızda her satır başının tesbih ifadesi olan "subhaneke" ile başlayıp "Rahman" ismi ile bitiyor olması dikkat çekicidir. Bu iki kelime arasında Allah'ın çeşitli isimleri zikredilip niyazda bulunulmaktadır. Bu terkip, sabah ve ikindi vakitlerine sarihan işaret eden “Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgüyle tesbih et.” (Tâhâ, 20/130) ayeti ile uygunluk göstermektedir. Duanın her satır başındaki “Subhaneke” kelimesi tesbih, muhtevasında esmalar ise "övgü" ifade eder. Her satır sonunda Allah'ın merhamet ve inayetini celbedecek olan "Rahman" ismi de rahmet-i ilahiyeye vesile olacaktır.<br />
<br />
Ayrıca hadis-i şerifte vardır ki:<br />
<br />
    “Gece ve gündüz melekleri, nöbetle yanınıza gelip giderler. Sabah ve ikindi namazlarında toplanıp nöbet değiştirirler. Sonra geceyi yanınızda geçiren melekler, Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ da bildiği hâlde meleklere: 'Kullarımı ne halde bıraktınız?' diye sorar. (Melekler de): 'Yanlarından namaz kılarlarken ayrıldık¸ yanlarına geldiğimizde namaz kılarken bulduk.' cevabını verirler.”(19)<br />
<br />
Meleklerin nöbet değişiminde Rahman olan Allah’ı daha çok tesbih eder ve af diler vaziyette bulunmakta dikkat çekici bir başka nokta olarak karşımıza çıkmaktadır.<br />
<br />
- "Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ…" ve “Ya Cemilu Ya Allah…” dualarının kaynağı nedir?<br />
<br />
Belli başlı mütedavil hadis kitaplarında bu dualara rastlayamadık. Ancak bu dualar büyük hadis âlimi Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından telif edilmiş olan "Mecmûʿatü’l-Ahzâb" adlı üç ciltlik evrad kitabında geçmektedir.(20) Kişinin Allah’a ayet ve hadis-i şeriflerde geçen duâlarla niyazda bulunması evladır. Ancak gereken âdâba riâyet edildiği sürece, muhtevası ve terkibi Kur'an ve Sünnet'e uygun olan duâlarla da niyazda bulunabilir.<br />
<br />
I) Ardından eller açılır,<br />
<br />
    "Sübhâneke âhiyyen şerâhiyyen tealeyte lâ ilâhe illâ ente ecirnâ ve ecir üstâdenâ ve vâlideynâ ve rufekâenâ ve âkribâenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne (eller aşağıya çevrilir) mine'n-nâr ve min külli nâr vahfaznâ minşerri'n-nefsi ve'ş-şeytan ve min şerri'l-cinni ve'l-insân ve min şerri'l-bid’âti ve'd-dalâleti ve'l-ilhâdi ve't-tuğyân (eller yukârı çevrilir) bi âfvike yâ Mücir, bi fadlike yâ Gaffâr, bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn. Allâhumme edhilne'l-cennete mea'l-ebrâr, bişefâati nebiyyike'l-muhtar. Amîn ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-âlemin."<br />
<br />
Allah'ı tesbih edip çeşitli şerlerden istiaze edilen bu ihatalı dua şu niyazla bitmektedir:<br />
<br />
    "Allah'ım! Seçkin peygamberinin şefaatiyle, iyilerle beraber, bizleri cennete idhal eyle!"<br />
<br />
    "Dualarımızı kabul buyur. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur."<br />
<br />
Euzu besmele çekilerek Haşr Suresinin son beş ya da üç ayeti okunur.<br />
<br />
Maʻkil b. Yesâr, Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir:<br />
<br />
    “Kim sabahladığında üç defa 'Euzu billahi’s-semîʻi’l-ʻalîmi mine’ş-şeytâni’r-racîm.' deyip Haşr sûresinin son üç âyetini okursa, o geceleyene kadar Allah, istiğfar edecek yetmiş bin meleği ona vekil kılacaktır. Eğer bu kişi o gün ölürse şehit olarak ölür. Kim bu âyetleri gecelediği vakit okursa yine aynı mertebede olur.”(21)<br />
<br />
Bu ayetler akşam namazından sonra da okunmaktadır.<br />
<br />
Kaynaklar:<br />
<br />
1. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 67, 68; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, I, 283.<br />
2. Buhârî, Ezan, 8.<br />
3. İânetü’t-Tâlibîn, 1:232-23.<br />
4. Müslim b. Haccâc el-Nisâbûrî, Sahîh-i Muslim, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2010, Mesâcid, 135, 136.<br />
5. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521.<br />
6. Bedîüzzaman Hazretlerinin husûsi defteri, Barkod Medya Tarafından orijinal sâhifeleri taranarak birebir aynı görüntüsünde, “Bediüzzaman Said Nursi’nin Bizzat Yazdırdığı ve Okuduğu Orijinal Cevşen-i Kebir ve 33 Hadis-i Şerif” adıyla kitap olarak basılmış ve 2013 yılında yayınlanmıştır.<br />
7. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521 .<br />
8. Neylu’l-Evtar, 2/577.<br />
9. Tirmizî, Daavât, 64.<br />
10. Müsned, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 56; Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 237, h. 9242-43. el-Fethu’l-Kebir, II/357.<br />
11. Süleyman b. el-Eşas es-Sicistânî Ebû Dâvûd (ö. 275/889), Sünenü Ebî Dâvûd, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2001,Edeb, 100.<br />
12. Müslim, Mesâcid 128-134; Ebû Dâvûd, Salât 149, 179; Nesâî, Sehv 64.<br />
13. Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, İstiaze 21, (8, 264).<br />
14. Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31.<br />
15. Süleyman b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir, thk. Hamdi Abdulmecîd (Kahire: Mektebetu İbn Teymîyye, ts.), 3/83.<br />
16. Zebidi, İthaf, 5/131; Kenzü’l-ummal, no: 5058.<br />
17. İslâm Ansiklopedisi, “salvele” c.7 s.124.<br />
18. Tirmizî, Deavât, 87; İbn Mâce, Dua, 9; Dârimî, es-Sünen, Fedâilü’l-Kur’an, 14; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258.<br />
19. Muvatta¸ Kasru's-salat¸ 82; Buhârî¸ Mevâkît¸ 16¸ Bed'u'l-halk¸ 6¸ Tevhid¸ 33; Müslim¸ Mesâcid¸ 210.<br />
20. Mecmuatul-Ahzab/Gümüşhanevi 2/333 ve 1/211.<br />
21.Tirmizî, "Fedâilü’l-Kur’an", 22 (No. 2922).<br />
<br />
Selam ve dua ile...<br />
Sorularla Risale Editörü</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Değerli Kardeşimiz;<br />
<br />
Nur talebelerinin bir evradı olan tesbihatın muhtevasının ve terkibinin Kur’an ve sünnete uygun olduğunu aşağıdaki izahlara göre rahatlıkla söyleyebiliriz. Şöyle ki;<br />
<br />
Bir misal olarak en uzun tesbihat olan sabah namazının terkip ve muhtevasını sırasıyla tahlil edelim.<br />
<br />
a) Ezandan ve kametten sonra vesile duası okunur:<br />
<br />
    اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّداً الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ إَنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ<br />
<br />
    "Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd."<br />
<br />
Ezandan sonra, Hz. Peygambere (asm) salâvat getirmek sünnet; vesile duasını yapmak menduptur.(1) Buhârî’de yer alan rivayete göre her kim ezanı işittiğinde ardından bu duayı okursa Peygamber Efendimiz (a.s.m) şefaatinin ona vâcib olacağını bildirmiştir.(2)<br />
<br />
Şâfiî mezhebinin bir fıkıh kitabı olan "İânetü’t-Tâlibin" müezzinin, kamet getirenin, ezan ve kameti dinleyenin ellerini kaldırıp açarak vesile duâsını okumalarının sünnet olduğu yazmaktadır.(3) Şafii mezhebinden olan Bediüzzaman Hazretleri de sünnet olarak ezandan sonra da kametten sonra da “Vesile Duâsı” okumuştur.<br />
<br />
b) Sabah namazının farzından sonra sünnet olan "selam duası" okunur. Çünkü Rasûlullah (asm), selâm verip namazdan çıkınca üç defa istiğfar eder ve “Allâhümme ente’s-selâm ve minke’s-selâm tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm / Allah’ım selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey azamet ve kerem sahibi Allah’ım, sen hayır ve bereketi çok olansın” derdi.(4)<br />
<br />
    c) Arkasından "Salâten Tüncinâ" ya da "Salât-ı Münciye" olarak bilinen salavat okunur.<br />
<br />
    "Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tuncînâ bihâ min cemîil ahvâli ve'l-âfât. Ve takdîlenâ bihâ cemiâ'l-hâcât. Ve tutahhirunâ bihâ min cemî'ıs-seyyiât. Ve terfeunâ bihâ indeke â’led-deracât. Ve tübelliğunâ bihâ aksa'l-gâyât. Min cemî'il-hayrâti fi'l-hâyâti ve ba’de'l-memât. Âmin yâ mücib'ed-deavât, ve'l-hamdü lillâhi rabb'il-âlemin."<br />
<br />
    (Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline öyle bir salât ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü âfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırların en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucîb! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Âlemlerîn Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak O’na mahsustur.) <br />
<br />
"Salâten Tüncinâ" hakkında "Şifâü’l-Eskâm" eserinde Fakihânî Rahimehullah Ebû Mûsâ Darir’den şöyle nakleder:<br />
<br />
“Bir gemi yolculuğunda Aklabiye denilen çok şiddetli bir fırtınaya tutulan bu zat, uyku esnasında Resulullah Efendimizi görür ve Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem kendisine bin defa okumak üzere Salâten Tüncînâ Salavât-ı Şerifesini tâlim buyurmalarını söyler. Nihâyetinde tüm gemi halkının kurtulduğunu nakleder.”(5)<br />
<br />
Bu salâvat ve dua Bediüzzaman Hazretlerinin bizzat kendisi için yazdırdığı ve vefâtına kadar da yanından ayırmadığı Cevşen-i Kebîr defterinde kayıtlıdır. Bediüzzaman Hazretleri bu salâvat hakkında defterine şu notu yazdırmıştır:<br />
<br />
    “Meşhûr-u âlem ve gâyet mücerreb ve umûm aktabların mergûbu bir salavât-ı şerîfedir.”(6)<br />
<br />
Keza hadis-i şeriflerde de bu mahiyette dualar mevcuttur. Birkaç örnek vermek gerekirse Ümmü Gülsûm binti Ebî Bekr rivâyet ediyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Âişe’ye şu duayı öğretti:<br />
<br />
    “Allah’ım! Senden şimdi ve gelecekte (olacak) olan, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları istiyorum. (…) Allah’ım! Senden kulun ve Resûlün Muhammed’in istediği bütün hayırları istiyorum.”(7)<br />
<br />
Velhasıl, namazdan sonra salâvat getirmek sünnete uygun bir davranıştır. Nitekim Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    “Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salâvat getirsin, ondan sonra dilediği duaları yapsın.”(8)<br />
<br />
ç) Müteakiben bir defa:<br />
<br />
    "Allâhumme innâ nukâddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfatin yatrifu bihâ ehlü's-semâvâti ve ehlü'l-aradîyn, şehâdeten eşhedü en..."<br />
<br />
    (Allah'ım! Her nefeste, her bakışta, her anda, semâlar ve yerler ehlinin her göz açıp kapamasında sana şehadetimizi takdim ederiz ki<img src="https://dini-forum.com/images/smilies/smile.png" alt="Smile" title="Smile" class="smilie smilie_1" /> dedikten sonra on defa:<br />
<br />
    "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir." denir. Onuncusunda sonuna "ve ileyhi'l-masîyr." eklenir.<br />
<br />
Yine burada da Allah’ı tesbih eden ifadelerin bir benzerini hadis-i şeriflerde görmekteyiz. Ebû Zerr (r.a) gelen bir rivâyete göre Rasûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:<br />
<br />
    “Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa 'Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü; Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.' derse, kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, şeytandan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!”(9)<br />
<br />
d) Sonra eller ters çevrilerek:<br />
<br />
Peygamber Efendimiz (a.s.m), “Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.”(10)<br />
<br />
Allâhümme ecirnâ min'en-nâr (3-5 veyâ 7 defâ söylenir)<br />
<br />
Namaz sonrası tesbihâtın bu kısmı Peygamber Efendimiz (asm) tarafından özellikle sabah ve akşam namazlarından sonra okunması tavsiye edilmiştir. Müslim b. Hâris et-Temimî babasından şunu rivâyet etmiştir: “Peygamber Efendimiz (asm) bana şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
    "Akşam namazını kıldığın vakit, namazdan sonra hiç konuşmadan yedi kez ‘Allahümme ecirnî min’en-nar’ / Allah’ım, beni cehennem ateşinden koru.' der ve şayet o gece ölürsen cehennem ateşinden beraat olunursun ve eğer sabah namazından sonra aynı şekilde dersen ve gün akşama kadar olan zamanda ölürsen yine cehennem ateşinden beraat olunursun.”(11)<br />
<br />
Duadaki metin farklılığı olarak hadis-i şerifte geçen ecirnî "ben" ifadesine karşılık, tesbihatta geçen ecirna "biz" demektir ki cemaatle yapıldığında söylenir.<br />
<br />
"Allâhümme ecirnâ min fitneti'd-dîniyyeti ve dünyeviyyeh<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti ahiri'z-zamân<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-mesihi'd-deccâli ve's-sufyân<br />
Allâhümme ecirnâ mine'd-dalâlâti ve'l-bıd'ıyyâti ve'l-beliyyât<br />
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nefsi'l-emmâreh<br />
Allâhümme ecirnâ min şurûri'n-nüfûsi'l-emmârati'l-firâvniyyeh<br />
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nisâ<br />
Allâhümme ecirnâ min belâ'in-nisâ<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti'n-nisâ<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kâbr<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-yevmi'l-kıyâmeh<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi cehennem<br />
Allâhümme ecirnâ min âzâbi kahrik<br />
Allâhümme ecirnâ min nâri kahrik<br />
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kabri ve'n-nîrân<br />
Allâhümme ecirnâ mine'r-riyâi ve's-sum’âti ve'l-ucubi ve'l-fâhr<br />
Allâhümme ecirnâ min tecâvuzi'l-mülhidîyn<br />
Allâhümme ecirnâ min şerri'l-munâfıkîyn<br />
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-fâsıkîyn."<br />
<br />
Yukarıdaki istiaze dualarına baktığımızda şerrinden Allah’a sığınılanların dini ve dünyevi fitneler, ahir zaman fitnesi, deccal ve süfyan fitnesi, dalalet ve belalar, nefsi emmare, firavunlaşmış nefisler, bazı kadınların içindeki şerli-belalı-fitneler (Bu duayı kadınlar da yapar. Çünkü ahir zamanın en büyük fitne ve belası, bazı ahlak mahrumu ve fitneci kadınlardan gelmektedir.), kıyamet gününün azabı, cehennem azabı, Allah’ın kahr azabı ve ateşi, yalancı şöhret, kibir, övünmek, inkârcıların tecavüzü, münafıkların şerri, fasıkların fitnesi gibi kişileri ve toplumları helakete sürükleyen başlıca unsurlar olduğu görülecektir. Benzer manaların hadis-i şeriflerde de olduğuna dair birkaç misal verelim:<br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (a.s.m) şöyle buyurdu:<br />
<br />
    “Biriniz namazda tahiyyâtı bitirdiği zaman, dört şeyden Allah’a sığınarak şöyle desin:<br />
<br />
    'Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve min azâbi’l-kabr ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl'<br />
<br />
    'Allah'ım, cehennem azâbından ve kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden, deccâlin fitnesine uğramaktan sana sığınırım.'”(12)<br />
<br />
Başka bir rivayet ise şöyledir: Aişe (r.anha)’nın haber verdiğine göre, Rasûlullah (asm) namazda şöyle dua ediyordu:<br />
<br />
    “Allah’ım! Kabir azabından sana sığınırım, Mesih deccalin fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Allah’ım, günah işlemekten ve borçtan sana sığınırım.”<br />
<br />
Resulullah (sav)'in bir başka duası da şöyledir:<br />
<br />
    "Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım."(13)<br />
<br />
Tesbihatta, Allah’a sığınılan tehlikelerden biri de şerli-belalı-fitne kadınlardır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde "Ben, benden sonra erkekler için kadınlardan daha tehlikeli bir fitne (imtihan sebebi) bırakmadım" demiştir.(14)<br />
<br />
e)“Allâhümme ecirnâ ve ecir vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru's-sâdıkîyne fi hizmeti'l-kur’âni ve'l-imân, ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne ve akrıbâenâ ve ecdâdenâ mine'n-nâr." (Allah'ım! Bizi, anne-babamızı, Kur'ân ve iman hizmetinde çalışan sâdık Risale-i Nur Talebelerini, ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı cehennem ateşinden kurtar.)<br />
<br />
Sonra eller yukarı çevrilerek duaya devam edilir:<br />
<br />
    "Bi afvike yâ mücir bi fadlike yâ gâffâr. Âllâhümme edhılne'l-cennete mea'l-ebrâr. Âllâhumme edhılne'l-cennete meâ'l-ebrâr. Allâhumme edhılnâ ve edhı'l-üstâdenâ Said-i Nursî radıyallahu anh ve vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru ve ıhvânenâ ve ehâvatenâ ve akribâenâ ve ecdâdenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne fi hizmeti'l-imâni ve'l-Kur’ân, el cennete meâ'l-ebrâr, salli alâ nebiyyike'l-muhtar ve âlihi'l-athâr ve ashâbihi'l-ahyâr ve sellim mâdâme'l-leylü ve'n-nehâr. Âmin, velhamdü lillâhi rabbil âlemin."<br />
<br />
    (Affınla kabul buyur ey halas eden, kurtaran Mücîr! Fazlınla kabul buyur ey günahları bağışlayan Gaffâr! Allah'ım! Bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet'e idhal eyle. Allah'ım! Bizi, Üstadımız Said Nursi'yi (Allah ondan razı olsun) ana-babamızı, sadık Risale-i Nur Talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı, Seçkin Peygamberinin şefaatî, Onun pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet'e idhal eyle.)<br />
<br />
Tesbihatın bir parçası olan dualara baktığımızda bunların kişinin istikametine katkı sağlayıp; dikkat ve hassasiyet isteyen bu ahir zamanda onu motive edecek, akıl ve gönül dünyasına canlılık kazandıracak özlü ifadelerden oluştuğu görülmektedir. Bunun yanı sıra insan; tâbi olduğu manevî lidere sevgi, saygı ve bağlılığını ifade ettikçe ve bu duygular gönlüne iyice yerleştikçe liderinin ortaya koyduğu düsturlara, emir ve yasaklara bağlılığı da o nisbette artacaktır.<br />
<br />
f) Ardından bilinen namaz tesbihatıyla devam edilir:<br />
<br />
"Subhânallâhi ve'l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber, ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyü'l-azîym." denir ve Ayetü'l-Kürsi okunduktan sonra tesbih çekilir:<br />
<br />
Hadis-i şerifte vardır ki; “Her kim ki farz namazın akabinde Âyetü’l-kürsî’yi okursa, bir sonraki namaza kadar Allah’ın korumasında olur.”(15)<br />
<br />
33 Sübhânallâh,<br />
33 Elhamdulillâh,<br />
33 Âllâhu Ekber.<br />
<br />
Tesbihlerden sonra:<br />
<br />
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit, ve hüve hayyun lâ yemût, biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir ve ileyhi'l-masîyr."<br />
<br />
denir ve namazın duası yapılır. Bu zikrin Buhari (1/214), Ibn-i Hibban (1/272), Tirmizi (189, 197, 385)' de kayıtlı olduğu Abdulkadir Badıllı tarafından "Kudsi Kaynaklar" kitabında belirtilmiştir.(bk. Kudsi Kaynaklar s. 907-917)<br />
<br />
Duâdan sonra;<br />
<br />
Fa'lem ennehu denir ve 33 defa (sabah namazından sonra 100 defa okunabilir) Lâ ilâhe illâllâh okunur. Sonunda Muhammede'r- resûlullâhi sallallâhü teâlâ âleyhi ve sellem denir.<br />
<br />
Daha sonra 10 defa:<br />
<br />
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" (Mülk sahibi Melik, hak ve varlığı birliği apaçık Mübin olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Vadinde sadık ve emin olan Muhammed (asm) Allah’ın Rasulüdür.) denir.<br />
<br />
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin" ifadesiyle ilgili olarak, Peygamber Efendimiz (asm)'a, Hz. Cebrail’in şöyle dediği rivayet edilir:<br />
<br />
    “Ey Muhammed, senin ümmetinden kim her gün yüz defa Lâ ilâhe illallâhül melikül hakkul mübîn derse, bu onun için fakirlikten kurtulmaya vesile olur, kabir yalnızlığında kendisine yoldaş olur ve bununla zenginliği celb etmiş yani kendisine çekmiş ve cennetin de kapısını çalmış olur.”(16)<br />
<br />
Bu ifadenin yanı sıra “Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" diyerek Allah resulünü övmek ve tenzih etmek dua ve niyazda bulunmaktır.<br />
<br />
g) Sonra besmele çekip:<br />
<br />
    "İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alennebiyy; yâ eyyühellezine âmenu, sallû aleyhi ve sellimu teslîmâ.”<br />
<br />
    “Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzab, 33/56) âyeti okunup Lebbeyk (buyurun efendim) denir.<br />
<br />
Salât, dua etmek, hayrı ve hayrı celp edecek sözleri söylemek manasına gelmektedir. Allah’ın (c.c) Peygamber Efendimize salâtı, kendisine hayır takdir etmesidir; ona rahmet ve mağfiret etmesi, bereketini ve rızasını lütfetmesi ve meleklerinin yanında onu övmesidir. Ayette Allah ve melekler için sadece salât mefhumu zikredilmişken müminlere, salata ilaveten ona selam etmeleri de emredilmiştir. Âyette geçen “selâm” kelimesi eksikliklerden ve her türlü musibetlerden korunmuş olmayı Allah’tan niyaz etmektir. Hz. Peygamber (asm)’e selâm vermek, mü’minlerin birbirine verdiği gibi kabr-i şerifini ziyaret ettiğimizde O’na selâm vermek, ayrıca zaman zaman ve özellikle ismi anıldığında manevî şahsiyetini selâmlamaktır. Salât, selâm manasını ihtiva ediyorsa da selâm da insanların O’na itaat etmeleri ve O’nun şeriatını yaşamalarını dilemek gibi hususi manalar vardır. Çünkü Allah Resulü'ne salâtın, ancak her konuda ona itaat etme manasına gelen selam ile ağırlığı olur.(17) Aşağıdaki salatü selamlara ve dualara baktığımızda bu manaları telkin ettiği görülmektedir.<br />
<br />
"Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ ali seyyidinâ muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesirâ."(Üç defa okunur)<br />
<br />
"Salli ve sellim yâ rabbi alâ hâbibike muhammedin ve alâ cemî'il-enbiyâi ve'l-mürselîn, ve alâ âli küllin ve sâhbi küllin ecmâin, âmîn, velhâmdulillâhi râbbi'l-âlemîn."<br />
<br />
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Rasûllallâh<br />
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Habîballâh<br />
Elfü elfi sâlâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ emîne vahyillâh<br />
<br />
"Allahumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihî, biadedi evrâki'l-eşcâr ve emvâci'l-bihâr ve katarâti'l-emtâr. Vâğfirlenâ verhamnâ ve'l-tüfbinâ ve bi üstâdinâ ve vâlideynâ ve bi talebeti rasâili'n-nuru's-sadıkîyne yâ ilahenâ bi külli salâtin minhâ eşhedühen lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne muhammeden rasûllullâhi sallallâhu teâlâ âleyhi ve sellem." denir.<br />
<br />
h) Sonra aşağıda iki satırını meali ile verdiğimiz Tercüman-ı İsm-i Âzâm Duası besmele çekilip okunur:<br />
<br />
Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ Rahman ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân<br />
Subhaneke ya Râhiym tealeyte yâ Kerim ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân<br />
<br />
….<br />
<br />
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey bin bir esma sahibi, mutlak ve gerçek mabûd olan Allah! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)<br />
<br />
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey hususi rahmet gösteren, sevgili kullarına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahim! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerim! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)<br />
<br />
“İsm-i Âzâm”, Allah’ın en yüce ismi demektir. Hadislerde Allah’ın ism-i âzamı olarak birden çok isim zikredilmiştir. Bu isimlerin başında Allah, sonra Rahmân, Rahîm, Mennân, Ehad, Samed, Hayy, Kayyûm, Bedî’u’s-semâvâti ve’l-ard, Zû’l-celâli ve’l-ikram, lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illâ ente isim ve zikirleri gelmektedir.(18) Resûlullah İsm-i Âzam anılarak yapılan duaların Allah katında makbul olacağını bildirmiştir.<br />
<br />
Bir ayette mealen şöyle buyurulmaktadır: “En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin.”(A'raf Suresi, 7/180) Şu halde insan, bu isimlerle Allah’a yakarışta bulunmalıdır. Yukarıdaki duada seksenden fazla esma ile “Rahman”a niyaz edilmektedir. Kur’an’ın; "İster Allah diyerek, ister Rahmân diyerek yakarın; hangisiyle yakarsanız olur, çünkü bütün güzel isimler O’na mahsustur."(17/110) ayeti ile duanın terkip ve mahiyeti uygun düşmektedir.<br />
<br />
- Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ… zikri neden sadece sabah ve ikindi namazlarına müteakip gelmektedir?<br />
<br />
Bu tercihin hikmetini Bediüzzaman Hazretleri açıklamamıştır. Ancak namazın ve namaz vakitlerinin tahsisinin hikmetlerini izah ettiği Dokuzuncu Söz'de sabah ve ikindi namazları bahsinde şuunat-ı ilahiyeye daha çok vurgu yapmaktadır. Bu zikrin terkibine baktığımızda her satır başının tesbih ifadesi olan "subhaneke" ile başlayıp "Rahman" ismi ile bitiyor olması dikkat çekicidir. Bu iki kelime arasında Allah'ın çeşitli isimleri zikredilip niyazda bulunulmaktadır. Bu terkip, sabah ve ikindi vakitlerine sarihan işaret eden “Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgüyle tesbih et.” (Tâhâ, 20/130) ayeti ile uygunluk göstermektedir. Duanın her satır başındaki “Subhaneke” kelimesi tesbih, muhtevasında esmalar ise "övgü" ifade eder. Her satır sonunda Allah'ın merhamet ve inayetini celbedecek olan "Rahman" ismi de rahmet-i ilahiyeye vesile olacaktır.<br />
<br />
Ayrıca hadis-i şerifte vardır ki:<br />
<br />
    “Gece ve gündüz melekleri, nöbetle yanınıza gelip giderler. Sabah ve ikindi namazlarında toplanıp nöbet değiştirirler. Sonra geceyi yanınızda geçiren melekler, Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ da bildiği hâlde meleklere: 'Kullarımı ne halde bıraktınız?' diye sorar. (Melekler de): 'Yanlarından namaz kılarlarken ayrıldık¸ yanlarına geldiğimizde namaz kılarken bulduk.' cevabını verirler.”(19)<br />
<br />
Meleklerin nöbet değişiminde Rahman olan Allah’ı daha çok tesbih eder ve af diler vaziyette bulunmakta dikkat çekici bir başka nokta olarak karşımıza çıkmaktadır.<br />
<br />
- "Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ…" ve “Ya Cemilu Ya Allah…” dualarının kaynağı nedir?<br />
<br />
Belli başlı mütedavil hadis kitaplarında bu dualara rastlayamadık. Ancak bu dualar büyük hadis âlimi Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından telif edilmiş olan "Mecmûʿatü’l-Ahzâb" adlı üç ciltlik evrad kitabında geçmektedir.(20) Kişinin Allah’a ayet ve hadis-i şeriflerde geçen duâlarla niyazda bulunması evladır. Ancak gereken âdâba riâyet edildiği sürece, muhtevası ve terkibi Kur'an ve Sünnet'e uygun olan duâlarla da niyazda bulunabilir.<br />
<br />
I) Ardından eller açılır,<br />
<br />
    "Sübhâneke âhiyyen şerâhiyyen tealeyte lâ ilâhe illâ ente ecirnâ ve ecir üstâdenâ ve vâlideynâ ve rufekâenâ ve âkribâenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne (eller aşağıya çevrilir) mine'n-nâr ve min külli nâr vahfaznâ minşerri'n-nefsi ve'ş-şeytan ve min şerri'l-cinni ve'l-insân ve min şerri'l-bid’âti ve'd-dalâleti ve'l-ilhâdi ve't-tuğyân (eller yukârı çevrilir) bi âfvike yâ Mücir, bi fadlike yâ Gaffâr, bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn. Allâhumme edhilne'l-cennete mea'l-ebrâr, bişefâati nebiyyike'l-muhtar. Amîn ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-âlemin."<br />
<br />
Allah'ı tesbih edip çeşitli şerlerden istiaze edilen bu ihatalı dua şu niyazla bitmektedir:<br />
<br />
    "Allah'ım! Seçkin peygamberinin şefaatiyle, iyilerle beraber, bizleri cennete idhal eyle!"<br />
<br />
    "Dualarımızı kabul buyur. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur."<br />
<br />
Euzu besmele çekilerek Haşr Suresinin son beş ya da üç ayeti okunur.<br />
<br />
Maʻkil b. Yesâr, Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir:<br />
<br />
    “Kim sabahladığında üç defa 'Euzu billahi’s-semîʻi’l-ʻalîmi mine’ş-şeytâni’r-racîm.' deyip Haşr sûresinin son üç âyetini okursa, o geceleyene kadar Allah, istiğfar edecek yetmiş bin meleği ona vekil kılacaktır. Eğer bu kişi o gün ölürse şehit olarak ölür. Kim bu âyetleri gecelediği vakit okursa yine aynı mertebede olur.”(21)<br />
<br />
Bu ayetler akşam namazından sonra da okunmaktadır.<br />
<br />
Kaynaklar:<br />
<br />
1. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 67, 68; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, I, 283.<br />
2. Buhârî, Ezan, 8.<br />
3. İânetü’t-Tâlibîn, 1:232-23.<br />
4. Müslim b. Haccâc el-Nisâbûrî, Sahîh-i Muslim, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2010, Mesâcid, 135, 136.<br />
5. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521.<br />
6. Bedîüzzaman Hazretlerinin husûsi defteri, Barkod Medya Tarafından orijinal sâhifeleri taranarak birebir aynı görüntüsünde, “Bediüzzaman Said Nursi’nin Bizzat Yazdırdığı ve Okuduğu Orijinal Cevşen-i Kebir ve 33 Hadis-i Şerif” adıyla kitap olarak basılmış ve 2013 yılında yayınlanmıştır.<br />
7. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521 .<br />
8. Neylu’l-Evtar, 2/577.<br />
9. Tirmizî, Daavât, 64.<br />
10. Müsned, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 56; Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 237, h. 9242-43. el-Fethu’l-Kebir, II/357.<br />
11. Süleyman b. el-Eşas es-Sicistânî Ebû Dâvûd (ö. 275/889), Sünenü Ebî Dâvûd, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2001,Edeb, 100.<br />
12. Müslim, Mesâcid 128-134; Ebû Dâvûd, Salât 149, 179; Nesâî, Sehv 64.<br />
13. Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, İstiaze 21, (8, 264).<br />
14. Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31.<br />
15. Süleyman b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir, thk. Hamdi Abdulmecîd (Kahire: Mektebetu İbn Teymîyye, ts.), 3/83.<br />
16. Zebidi, İthaf, 5/131; Kenzü’l-ummal, no: 5058.<br />
17. İslâm Ansiklopedisi, “salvele” c.7 s.124.<br />
18. Tirmizî, Deavât, 87; İbn Mâce, Dua, 9; Dârimî, es-Sünen, Fedâilü’l-Kur’an, 14; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258.<br />
19. Muvatta¸ Kasru's-salat¸ 82; Buhârî¸ Mevâkît¸ 16¸ Bed'u'l-halk¸ 6¸ Tevhid¸ 33; Müslim¸ Mesâcid¸ 210.<br />
20. Mecmuatul-Ahzab/Gümüşhanevi 2/333 ve 1/211.<br />
21.Tirmizî, "Fedâilü’l-Kur’an", 22 (No. 2922).<br />
<br />
Selam ve dua ile...<br />
Sorularla Risale Editörü</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namaz tesbihatlarından sonra okuduğumuz sûrelerin, vakitlerine göre hikmetleri nedir?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2763</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 15:34:56 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2763</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Namaz tesbihatlarından sonra okuduğumuz sûrelerin, vakitlerine göre hikmetleri nedir?</span></span><br />
<br />
<br />
Değerli Kardeşimiz;<br />
<br />
Bilindiği gibi sabah ve akşam namazlarından sonra Kur’an’dan “Lâ yestevî”, öğle namazından sonra “Lekad sadakallâhu” ayetleri ile başlayan aşırlar; ikindi namazından sonra Amme Sûresinin yarısı veya tamamı; yatsı namazından sonra da “Âmenerresûlü” aşr-ı şerifi okunmaktadır.<br />
<br />
Esasen her zaman ve her fırsatta okunan her Kur’ân harfine on sevap vardır. Hepsinin de okunması faziletlidir. Namazlardan sonra da her sûre okunabilir ve yine sevaplıdır. Ancak bâzı sûre ve ayetler vardır ki, lafız, mana, mahiyet ve şümûlü cihetiyle diğer sûrelerden farklılık arz etmektedir. Mesela, Fatiha, Yasin ve İhlas sureleri fazilet ve muhteva bakımından diğer surelerden; Âyetel kürsî de diğer ayetlerden aynı mânâda farklıdır.<br />
<br />
Bunların faziletini müteaddit hadislerde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ifade etmiştir. Hadis kitaplarında da ayrıca “Fedâilü’s-suver” adı altında bazı surelerin fazilet ve sevabını anlatan bablar yer almaktadır.<br />
<br />
Namazlardan sonra okunan “aşır”ların fazileti de aynı bablarda anlatılmaktadır. Meselâ Bakara Sûresinin sonunda yer alan iki âyetli “Âmenerresûlu” nün fazileti hususunda şu meâlde hadisler rivâyet edilmektedir:<br />
<br />
    “Bakara Sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa (dünya ve ahiret maksatları için veya o gecede okuyacağı Kur’ân için) ona yeterlidir.” (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 10)<br />
<br />
Başka bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:<br />
<br />
    “Yüce Allah Bakara Sûresini iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”<br />
<br />
Tirmizî’de aynı mevzuda şu meâlde bir hadise yer verilmektedir:<br />
<br />
    “Cenab-ı Hak yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirdi. O ayetlerle Bakara suresine nihayet verdi. O ayetler bir evde üç gece okunursa o eve şeytan yaklaşmaz.” (Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 4)<br />
<br />
Bu hadis, “Amenerresûlü”nün faziletini ifâde eden en veciz ve geniş hadistir. Cenab-ı Hakk'ın yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce yazmış olduğu kitaptan maksad, bütün peygamberlere gönderdiği kitabın kendisidir.<br />
<br />
Ayetler Cenab-ı Hakk'ın kelâmı olduğu için onların Peygamber Efendimiz (asm)'in zamanında nâzil olması daha önceden ilm-i İlâhide bulunmalarına engel değildir. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın kelamı ezelî olduğundan, bunun için zaman mefhumu söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerim ve içindeki âyet ve sureler de buna dâhildir.<br />
<br />
İşte her yatsı namazından sonra bu iki ayeti okumakla bu faziletlerden nasibimizi almaya çalışıyoruz.<br />
<br />
Sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve “Lâ yestevî” ile başlayıp okunan Haşr suresinin sonundaki aşrın fazileti hakkında da yine bâzı hadisler rivâyet edilmektedir.<br />
<br />
İrbad bin Sâriye (r.a.) Peygamber Efendimiz (asm)'in yatağa girmeden önce Sebbeha, Yüsebbihu ile başlayan sureleri okur ve “Bu sureler içinde bin ayetten daha hayırlı bir ayet vardır.” buyururlardı. Hadis şerhlerinde bu âyetin “Lev enzelnâ” ile başlayan Haşr Sûresinin sonunda yer alan âyet olduğu izah edilmektedir.<br />
<br />
Başka bir hadiste de sabah ve akşam vaktinde bu âyetlerin okunmasının fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (asm) meâlen şöyle buyururlar:<br />
<br />
    “Kim ki sabahleyin üç kere eûzü billahi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîm der ve Haşr Sûresinin sonundaki üç âyeti okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O gün vâdesi yetip ölürse şehit olarak vefat eder. Kim bu ayetleri akşamleyin okursa aynı mükâfat ve dereceye ulaşır.” (Tirmizî, Fedâil, 22)<br />
<br />
İşte sabah ve akşam namazlarından sonra bu âyetleri okuduğumuz zaman, inşâallah bu mükâfata nâil oluruz.<br />
<br />
Öğle namazından sonra okuduğumuz “Lekad sadakallahü...” ile başlayan aşır ise Fetih sûresinin son üç âyetidir. Müstakil olarak Fetih Sûresini okumanın faziletini bildiren hadisler mevcuttur.<br />
<br />
Hz. Ömer’in (r.a.) rivâyet ettiği bir hadiste meâlen Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmaktadır:<br />
<br />
    “Bana bu gece öyle bir sure nâzil oldu ki, o sure bana, üzerine Güneş'in doğduğu bütün varlıklardan daha hayırlıdır” buyurdu ve bundan sonra ‘İnnâ fetahnâ leke...’yi okudu.” (Buharî, Tefsir, 48/1)<br />
<br />
Bâzı kitaplarda rivâyet edilen bir hadiste ise Peygamberimiz (asm) Fetih suresinin sonundaki âyeti kasd ederek, “Bunları okuyun ve Allah’tan hayır ve bereketini isteyiniz” buyurmuştur.<br />
<br />
İşte bu “aşır”ların faziletini bilen ulemâ, her namazdan sonra okuyarak bu sünnetin herkes tarafından tatbikini temin etmişlerdir. Bu aşırları okumak hem bir sünnetin yerine getirilmesi, hem de Kur’ânın sevap bakımından en faziletli kısımlarının okunmasıdır.<br />
<br />
Selam ve dua ile...<br />
Sorularla Risale Editörü</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Namaz tesbihatlarından sonra okuduğumuz sûrelerin, vakitlerine göre hikmetleri nedir?</span></span><br />
<br />
<br />
Değerli Kardeşimiz;<br />
<br />
Bilindiği gibi sabah ve akşam namazlarından sonra Kur’an’dan “Lâ yestevî”, öğle namazından sonra “Lekad sadakallâhu” ayetleri ile başlayan aşırlar; ikindi namazından sonra Amme Sûresinin yarısı veya tamamı; yatsı namazından sonra da “Âmenerresûlü” aşr-ı şerifi okunmaktadır.<br />
<br />
Esasen her zaman ve her fırsatta okunan her Kur’ân harfine on sevap vardır. Hepsinin de okunması faziletlidir. Namazlardan sonra da her sûre okunabilir ve yine sevaplıdır. Ancak bâzı sûre ve ayetler vardır ki, lafız, mana, mahiyet ve şümûlü cihetiyle diğer sûrelerden farklılık arz etmektedir. Mesela, Fatiha, Yasin ve İhlas sureleri fazilet ve muhteva bakımından diğer surelerden; Âyetel kürsî de diğer ayetlerden aynı mânâda farklıdır.<br />
<br />
Bunların faziletini müteaddit hadislerde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ifade etmiştir. Hadis kitaplarında da ayrıca “Fedâilü’s-suver” adı altında bazı surelerin fazilet ve sevabını anlatan bablar yer almaktadır.<br />
<br />
Namazlardan sonra okunan “aşır”ların fazileti de aynı bablarda anlatılmaktadır. Meselâ Bakara Sûresinin sonunda yer alan iki âyetli “Âmenerresûlu” nün fazileti hususunda şu meâlde hadisler rivâyet edilmektedir:<br />
<br />
    “Bakara Sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa (dünya ve ahiret maksatları için veya o gecede okuyacağı Kur’ân için) ona yeterlidir.” (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 10)<br />
<br />
Başka bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:<br />
<br />
    “Yüce Allah Bakara Sûresini iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”<br />
<br />
Tirmizî’de aynı mevzuda şu meâlde bir hadise yer verilmektedir:<br />
<br />
    “Cenab-ı Hak yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirdi. O ayetlerle Bakara suresine nihayet verdi. O ayetler bir evde üç gece okunursa o eve şeytan yaklaşmaz.” (Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 4)<br />
<br />
Bu hadis, “Amenerresûlü”nün faziletini ifâde eden en veciz ve geniş hadistir. Cenab-ı Hakk'ın yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce yazmış olduğu kitaptan maksad, bütün peygamberlere gönderdiği kitabın kendisidir.<br />
<br />
Ayetler Cenab-ı Hakk'ın kelâmı olduğu için onların Peygamber Efendimiz (asm)'in zamanında nâzil olması daha önceden ilm-i İlâhide bulunmalarına engel değildir. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın kelamı ezelî olduğundan, bunun için zaman mefhumu söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerim ve içindeki âyet ve sureler de buna dâhildir.<br />
<br />
İşte her yatsı namazından sonra bu iki ayeti okumakla bu faziletlerden nasibimizi almaya çalışıyoruz.<br />
<br />
Sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve “Lâ yestevî” ile başlayıp okunan Haşr suresinin sonundaki aşrın fazileti hakkında da yine bâzı hadisler rivâyet edilmektedir.<br />
<br />
İrbad bin Sâriye (r.a.) Peygamber Efendimiz (asm)'in yatağa girmeden önce Sebbeha, Yüsebbihu ile başlayan sureleri okur ve “Bu sureler içinde bin ayetten daha hayırlı bir ayet vardır.” buyururlardı. Hadis şerhlerinde bu âyetin “Lev enzelnâ” ile başlayan Haşr Sûresinin sonunda yer alan âyet olduğu izah edilmektedir.<br />
<br />
Başka bir hadiste de sabah ve akşam vaktinde bu âyetlerin okunmasının fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (asm) meâlen şöyle buyururlar:<br />
<br />
    “Kim ki sabahleyin üç kere eûzü billahi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîm der ve Haşr Sûresinin sonundaki üç âyeti okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O gün vâdesi yetip ölürse şehit olarak vefat eder. Kim bu ayetleri akşamleyin okursa aynı mükâfat ve dereceye ulaşır.” (Tirmizî, Fedâil, 22)<br />
<br />
İşte sabah ve akşam namazlarından sonra bu âyetleri okuduğumuz zaman, inşâallah bu mükâfata nâil oluruz.<br />
<br />
Öğle namazından sonra okuduğumuz “Lekad sadakallahü...” ile başlayan aşır ise Fetih sûresinin son üç âyetidir. Müstakil olarak Fetih Sûresini okumanın faziletini bildiren hadisler mevcuttur.<br />
<br />
Hz. Ömer’in (r.a.) rivâyet ettiği bir hadiste meâlen Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmaktadır:<br />
<br />
    “Bana bu gece öyle bir sure nâzil oldu ki, o sure bana, üzerine Güneş'in doğduğu bütün varlıklardan daha hayırlıdır” buyurdu ve bundan sonra ‘İnnâ fetahnâ leke...’yi okudu.” (Buharî, Tefsir, 48/1)<br />
<br />
Bâzı kitaplarda rivâyet edilen bir hadiste ise Peygamberimiz (asm) Fetih suresinin sonundaki âyeti kasd ederek, “Bunları okuyun ve Allah’tan hayır ve bereketini isteyiniz” buyurmuştur.<br />
<br />
İşte bu “aşır”ların faziletini bilen ulemâ, her namazdan sonra okuyarak bu sünnetin herkes tarafından tatbikini temin etmişlerdir. Bu aşırları okumak hem bir sünnetin yerine getirilmesi, hem de Kur’ânın sevap bakımından en faziletli kısımlarının okunmasıdır.<br />
<br />
Selam ve dua ile...<br />
Sorularla Risale Editörü</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Amentü (Tecdid-i İman- iman Tazeleme ve Tecdid-i Nikah - Nikah Tazeleme Duası)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2426</link>
			<pubDate>Mon, 09 Sep 2024 18:49:08 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2426</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Amentü (Tecdid-i İman ve Tecdid-i Nikah Duası)</span></span><br />
<br />
Her Müslüman, çocuklarına (Amentü billahi ve Melaiketihi ve Kütübihi ve Rüsulihi vel Yevmilahiri ve bil Kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel-ba'sü ba'delmevti hakkun Eşhedü en La ilahe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü) ezberletmeli, manasını iyice öğretmelidir! Çocuk bu altı şeye inanmazsa büluğa erince Müslüman değildir, mürted olur.<br />
<br />
Amentü'yü okumak ve dinlemek için tıklayınız. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tecdid-i İman Duası</span></span><br />
<br />
Ya Rabbi! Büluğa erdiğim andan bu ana gelinceye kadar, İslam düşmanlarına ve bid'at ehline aldanarak, edindiğim yanlış, bozuk itikadlarıma ve bid'at, fısk olan söylediklerime, dinlediklerime, gördüklerime ve işlediklerime pişman oldum, bir daha böyle yanlışları yapmamaya azm, cezm ve kasd eyledim. Peygamberlerin evveli Âdem aleyhisselam ve ahiri bizim Peygamberimiz Muhammed aleyhisselamdır. Bu iki Peygambere ve ikisi arasında gelip geçmiş Peygamberlerin hepsine iman ettim. Hepsi haktır. Bildirdikleri doğrudur.<br />
<br />
(Âmentü billah ve bi-mâ câe min indillah, alâ murâdillah, ve âmentü bi-Resûlillah ve bi-mâ câe min indi Resûlillah alâ murâd-i Resûlillah, âmentü billâhi ve Melâiketihi ve kütübihi ve Rüsülihi velyevmil-âhiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallâhi teâlâ vel-ba’sü ba’delmevti hakkun eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tecdid-i iman ve nikâh duası</span></span><br />
<br />
Nikâh tazelemek çok kolaydır. Bir erkek, hanımından vekâlet aldıktan sonra, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikâhlım olan hanımımı, onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) derse nikâhı tazelenmiş olur.<br />
<br />
Şu duayı da okumak iyi olur:<br />
(Allahümme inni üridü en üceddidelimane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün resulullah)<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Amentü (Tecdid-i İman ve Tecdid-i Nikah Duası)</span></span><br />
<br />
Her Müslüman, çocuklarına (Amentü billahi ve Melaiketihi ve Kütübihi ve Rüsulihi vel Yevmilahiri ve bil Kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâlâ vel-ba'sü ba'delmevti hakkun Eşhedü en La ilahe illallah ve Eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü) ezberletmeli, manasını iyice öğretmelidir! Çocuk bu altı şeye inanmazsa büluğa erince Müslüman değildir, mürted olur.<br />
<br />
Amentü'yü okumak ve dinlemek için tıklayınız. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tecdid-i İman Duası</span></span><br />
<br />
Ya Rabbi! Büluğa erdiğim andan bu ana gelinceye kadar, İslam düşmanlarına ve bid'at ehline aldanarak, edindiğim yanlış, bozuk itikadlarıma ve bid'at, fısk olan söylediklerime, dinlediklerime, gördüklerime ve işlediklerime pişman oldum, bir daha böyle yanlışları yapmamaya azm, cezm ve kasd eyledim. Peygamberlerin evveli Âdem aleyhisselam ve ahiri bizim Peygamberimiz Muhammed aleyhisselamdır. Bu iki Peygambere ve ikisi arasında gelip geçmiş Peygamberlerin hepsine iman ettim. Hepsi haktır. Bildirdikleri doğrudur.<br />
<br />
(Âmentü billah ve bi-mâ câe min indillah, alâ murâdillah, ve âmentü bi-Resûlillah ve bi-mâ câe min indi Resûlillah alâ murâd-i Resûlillah, âmentü billâhi ve Melâiketihi ve kütübihi ve Rüsülihi velyevmil-âhiri ve bilkaderi hayrihi ve şerrihi minallâhi teâlâ vel-ba’sü ba’delmevti hakkun eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Tecdid-i iman ve nikâh duası</span></span><br />
<br />
Nikâh tazelemek çok kolaydır. Bir erkek, hanımından vekâlet aldıktan sonra, iki erkek şahit yanında, (Öteden beri, nikâhlım olan hanımımı, onun tarafından vekâleten ve tarafımdan asaleten kendime nikâh ettim) derse nikâhı tazelenmiş olur.<br />
<br />
Şu duayı da okumak iyi olur:<br />
(Allahümme inni üridü en üceddidelimane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün resulullah)<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namaz Sureleri Arapca Okunuşu Türkce Okunuşu ve Anlamları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=773</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 08:09:29 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=773</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Namaz Sureleri Arapca Okunuşu Türkce Okunuşu ve Meal ve Anlamları</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fatiha Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
١﴾ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  1- “Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 2- Elhamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn. 3- Er-Rahmâni’r-Rahîm. 4- Mâliki yevmi’d-dîn. 5- İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în. 6- İhdine’s-sırâta’l-mustekîm. 7- Sırâta’l-lezîne en’amte aleyhim. Ğayri’l-meğdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span> </span> 1- “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 2- Hamd; Âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. 3- (O Allah) Rahmân ve Rahîm’dir. 4- Din (ödül ve ceza) gününün sahibidir. 5- (Ey Allah’ım) Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz. 6- Bizi dosdoğru yola ilet. 7- Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fil Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾ اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Elemtera keyfe fe’ale Rabbuke bi-ashâbi’l-fîl. 2- Elem yec’al keydehum fî tadlîl. 3- Ve ersele ’aleyhim tayran ebâbîl. 4- Termîhim bi-hıcâratin min siccîl. 5- Fece’alehum ke’asfin me’kûl.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? 2- Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? 3- Onların üstüne ebabil kuşları gönderdi. 4- O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. 5- Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kurayş Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ﴿١﴾ ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿٤<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Li îlâfi kurayş. 2- Îlâfihim rihlete’ş-şitâi ve’s-sayf. 3- Felya’budû Rabbe hâze’l-beyt. 4- Ellezî et’amehum min cû’ın ve âmenehum min havf.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Kureyş’in emniyetini sağladığı, 2- Yaz ve kış yolculuğunda onları (güvenliğe ulaştırıp başkalarıyla) ısındırıp yakınlaştırdığı için onlar, 3- Bu evin (mabed’in, Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler. 4- Ki O (Allah) kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve her çeşit korkudan güvenliğe kavuşturandır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mâun Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Eraeytellezî yukezzibu bi’d-dîn. 2- Fezâlike’l-lezî yedu’ul-yetîm. 3- Ve lâ yehuddu alâ ta’âmi’l-miskîn. 4- Feveylun lil-musallîn. 5- Ellezînehum an salâtihim sâhûn. 6- Ellezînehum yurâûn. 7- Ve yemne’ûne’l-mâ’ûn.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Din gününü (İslam’ı, ahirette ceza ve mükâfatı) yalanlayanı gördün mü? 2- İşte o, yetimi itip kakar. 3- Yoksulu doyurmayı teşvik etmez (önayak olmaz). 4- Şu namaz kılanların vay haline! 5- Onlar namazlarından gafildirler (önem vermezler). 6- Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar. 7- Ve onlar en küçük bir yardımı (zekâtı) da engellerler.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kevser Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “İnnâ a’taynâ ke’l-kevser. 2- Fesalli li-Rabbike ve’nhar. 3- İnne şâni’eke huve’l-ebter<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. 2- Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. 3- Asıl sonu kesik olan, senin düşmanın (sana buğzeden)dir<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâfirûn Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> </span> Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul yâ eyyuhe’l-kâfirûn. 2- Lâ a’budu mâ ta’budûn. 3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. 4- Velâ ene âbidun mâ abettum. 5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud. 6- Lekum dînukum veliye dîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: Ey kâfirler. 2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam. 3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz. 4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. 5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz. 6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nasr Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ ﴿١﴾ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّاباً ﴿٣<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “İzâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. 2- Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. 3- Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, 2- Ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman, 3- Hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tebbet Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾ وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. 2- Mâ ağnâ ‘anhu mâluhû ve mâ keseb. 3- Seyaslâ nâran zâte leheb. 4- Vemraetuhû hammâlete’l-hatab. 5- Fî cîdihâ hablun min mesed.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Ebu Leheb’in elleri kurusun, (yok olsun) zaten yok oldu ya. 2- Malı da, kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı. (kurtarmadı) 3- (O) alevli bir ateşe girecektir. 4- Karısı da, odun hamalı (ve), 5- Boynunda bükülmüş bir ip olarak (ateşe girecektir.)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İhlas Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ ﴿٤<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.1- “Gul huvallâhu ehad. 2- Allâhu’s-samed. 3- Lem yelid ve lem yûled. 4- Ve lem yekun lehû kufuven ahad.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: O Allah birdir. 2- Allah samed (her şey O’na muhtaç, O kimseye muhtaç değil)’dir. 3- O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. 4- Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Felak Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, 5- Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nâs Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 2- İnsanların malikine, 3- İnsanların (gerçek) ilahına; 4- İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. 6- Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.) <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴿٢٥٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  O'ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden, O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Etiketler :</span><br />
Namaz Sureleri ,Arapca Okunuşu, Türkce Okunuşu ,ve,Meal, ve Anlamları,</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Namaz Sureleri Arapca Okunuşu Türkce Okunuşu ve Meal ve Anlamları</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fatiha Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
١﴾ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ ﴿٢﴾ اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ ﴿٤﴾ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ ﴿٥﴾ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ ﴿٦﴾ صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ ﴿٧<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  1- “Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 2- Elhamdulillâhi Rabbi’l-âlemîn. 3- Er-Rahmâni’r-Rahîm. 4- Mâliki yevmi’d-dîn. 5- İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în. 6- İhdine’s-sırâta’l-mustekîm. 7- Sırâta’l-lezîne en’amte aleyhim. Ğayri’l-meğdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span> </span> 1- “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 2- Hamd; Âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir. 3- (O Allah) Rahmân ve Rahîm’dir. 4- Din (ödül ve ceza) gününün sahibidir. 5- (Ey Allah’ım) Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Sen’den yardım dileriz. 6- Bizi dosdoğru yola ilet. 7- Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fil Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِاَصْحَابِ الْف۪يلِۜ ﴿١﴾ اَلَمْ يَجْعَلْ كَيْدَهُمْ ف۪ي تَضْل۪يلٍۙ ﴿٢﴾ وَاَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْراً اَبَاب۪يلَۙ ﴿٣﴾ تَرْم۪يهِمْ بِحِجَارَةٍ مِنْ سِجّ۪يلٍۖۙ ﴿٤﴾ فَجَعَلَهُمْ كَعَصْفٍ مَأْكُولٍ ﴿٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Elemtera keyfe fe’ale Rabbuke bi-ashâbi’l-fîl. 2- Elem yec’al keydehum fî tadlîl. 3- Ve ersele ’aleyhim tayran ebâbîl. 4- Termîhim bi-hıcâratin min siccîl. 5- Fece’alehum ke’asfin me’kûl.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Rabbin fil sahiplerine neler etti, görmedin mi? 2- Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? 3- Onların üstüne ebabil kuşları gönderdi. 4- O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. 5- Böylece Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kurayş Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
لِا۪يلَافِ قُرَيْشٍۙ ﴿١﴾ ا۪يلَافِهِمْ رِحْلَةَ الشِّتَٓاءِ وَالصَّيْفِۚ ﴿٢﴾ فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِۙ ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ ﴿٤<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- Li îlâfi kurayş. 2- Îlâfihim rihlete’ş-şitâi ve’s-sayf. 3- Felya’budû Rabbe hâze’l-beyt. 4- Ellezî et’amehum min cû’ın ve âmenehum min havf.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Kureyş’in emniyetini sağladığı, 2- Yaz ve kış yolculuğunda onları (güvenliğe ulaştırıp başkalarıyla) ısındırıp yakınlaştırdığı için onlar, 3- Bu evin (mabed’in, Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler. 4- Ki O (Allah) kendilerini açlıktan (kurtarıp) doyuran ve her çeşit korkudan güvenliğe kavuşturandır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mâun Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يُكَذِّبُ بِالدّ۪ينِۜ ﴿١﴾ فَذٰلِكَ الَّذ۪ي يَدُعُّ الْيَت۪يمَۙ ﴿٢﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿٣﴾ فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿٥﴾ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَٓاؤُ۫نَۙ ﴿٦﴾ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Eraeytellezî yukezzibu bi’d-dîn. 2- Fezâlike’l-lezî yedu’ul-yetîm. 3- Ve lâ yehuddu alâ ta’âmi’l-miskîn. 4- Feveylun lil-musallîn. 5- Ellezînehum an salâtihim sâhûn. 6- Ellezînehum yurâûn. 7- Ve yemne’ûne’l-mâ’ûn.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Din gününü (İslam’ı, ahirette ceza ve mükâfatı) yalanlayanı gördün mü? 2- İşte o, yetimi itip kakar. 3- Yoksulu doyurmayı teşvik etmez (önayak olmaz). 4- Şu namaz kılanların vay haline! 5- Onlar namazlarından gafildirler (önem vermezler). 6- Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar. 7- Ve onlar en küçük bir yardımı (zekâtı) da engellerler.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kevser Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْـكَوْثَرَۜ ﴿١﴾ فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْۜ ﴿٢﴾ اِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْاَبْتَرُ ﴿٣<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “İnnâ a’taynâ ke’l-kevser. 2- Fesalli li-Rabbike ve’nhar. 3- İnne şâni’eke huve’l-ebter<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. 2- Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. 3- Asıl sonu kesik olan, senin düşmanın (sana buğzeden)dir<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâfirûn Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الْـكَافِرُونَۙ ﴿١﴾ لَٓا اَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَۙ ﴿٢﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۚ ﴿٣﴾ وَلَٓا اَنَا۬ عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْۙ ﴿٤﴾ وَلَٓا اَنْتُمْ عَابِدُونَ مَٓا اَعْبُدُۜ ﴿٥﴾ لَـكُمْ د۪ينُكُمْ وَلِيَ د۪ينِ ﴿٦<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> </span> Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul yâ eyyuhe’l-kâfirûn. 2- Lâ a’budu mâ ta’budûn. 3- Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. 4- Velâ ene âbidun mâ abettum. 5- Velâ entum âbidûne mâ a’bud. 6- Lekum dînukum veliye dîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: Ey kâfirler. 2- Ben sizin taptıklarınıza tapmam. 3- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet edecek değilsiniz. 4- Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. 5- Siz de benim ibadet ettiğime, ibadet edecek değilsiniz. 6- Sizin dininiz size, benim dinim bana.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nasr Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
اِذَا جَٓاءَ نَصْرُ اللّٰهِ وَالْفَتْحُۙ ﴿١﴾ وَرَاَيْتَ النَّاسَ يَدْخُلُونَ ف۪ي د۪ينِ اللّٰهِ اَفْوَاجاًۙ ﴿٢﴾ فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَاسْتَغْفِرْهُۜ اِنَّهُ كَانَ تَوَّاباً ﴿٣<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “İzâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. 2- Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. 3- Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, 2- Ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman, 3- Hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tebbet Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ ﴿١﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَۜ ﴿٢﴾ سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣﴾ وَامْرَاَتُهُۜ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤﴾ ف۪ي ج۪يدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. 2- Mâ ağnâ ‘anhu mâluhû ve mâ keseb. 3- Seyaslâ nâran zâte leheb. 4- Vemraetuhû hammâlete’l-hatab. 5- Fî cîdihâ hablun min mesed.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “Ebu Leheb’in elleri kurusun, (yok olsun) zaten yok oldu ya. 2- Malı da, kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı. (kurtarmadı) 3- (O) alevli bir ateşe girecektir. 4- Karısı da, odun hamalı (ve), 5- Boynunda bükülmüş bir ip olarak (ateşe girecektir.)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İhlas Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ ﴿٤<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.1- “Gul huvallâhu ehad. 2- Allâhu’s-samed. 3- Lem yelid ve lem yûled. 4- Ve lem yekun lehû kufuven ahad.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: O Allah birdir. 2- Allah samed (her şey O’na muhtaç, O kimseye muhtaç değil)’dir. 3- O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. 4- Ve hiçbir şey O’nun dengi değildir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Felak Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِۙ ﴿١﴾ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَۙ ﴿٢﴾ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ اِذَا وَقَبَۙ ﴿٣﴾ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِۙ ﴿٤﴾ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ اِذَا حَسَدَ ﴿٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul e’ûzu bi-Rabbi’l-felak. 2- Min şerri mâ halak. 3- Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. 4- Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. 5- Ve min şerri hâsidin izâ hased.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe sığınırım, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden, 3- Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, 4- Düğümlere üfleyenlerin şerrinden, 5- Ve hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden. (Allah’a sığınırım).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nâs Sûresi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
قُلْ اَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِۙ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِۙ ﴿٢﴾ اِلٰهِ النَّاسِۙ ﴿٣﴾ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِۙ ﴿٤﴾ اَلَّذ۪ي يُوَسْوِسُ ف۪ي صُدُورِ النَّاسِۙ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. 1- “Gul e’ûzu bi-Rabbi’n-nâs. 2- Meliki’n-nâs. 3- İlâhi’n-nâs. 4- Min şerri’l-vesvâsi’l-hânnâs. 5- Ellezî yuvesvisu fî sudûri’n-nâs. 6- Mine’l-cinneti ve’n-nâs.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  —Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. 1- “De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 2- İnsanların malikine, 3- İnsanların (gerçek) ilahına; 4- İnsanlara kötü şeyler fısıldayan o sinsi vesvesecinin şerrinden. 5- O ki, insanların göğüslerine (kötü düşünce, şüphe) vesvese verir. 6- Gerek cin, gerekse insanlardan (olan vesvesecilerin şerrinden Allah’a sığınırım.) <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi</span></span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴿٢٥٥<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>  Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span>  O'ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden, O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Etiketler :</span><br />
Namaz Sureleri ,Arapca Okunuşu, Türkce Okunuşu ,ve,Meal, ve Anlamları,</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cuma namazı ve Hutbesi Hakkında Kısa Bilgi ve Hutbe Duaları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=772</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 08:07:46 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=772</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma namazı ve Hutbesi Hakkında Kısa Bilgi ve Hutbe Duaları</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma namazının farz oluşu</span><br />
<br />
İslâm dininde ilk cuma namazı, Resûl-i Ekrem Efendimiz'in (sav) hicreti esnasında Medîne-i Münevvere'ye yakın Benî Salim Mescidi'nde, Salim İbn-i Avf yurdunda farz kılınmıştır.<br />
<br />
Cumanın farziyeti Kitap, Sünnet ve îcmâ ile sabittir. Bütün mezhep imamlarının ittifakları vardır.<br />
<br />
Cuma Sûresi'nin 9. âyetinde meâlen şöyle buyurulmaktadır:<br />
<br />
"Ey îman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda hemen Allah'ı zikretmeye gidin. Alışverişi bırakın. Bu, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılındığında yeryüzüne dağılın. Allah'ın fazlından (nasip) arayın. Allah'ı da çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz."<br />
<br />
İşte bu İlâhî emirle cuma namazı, şartlarını hâiz olanlara farz-ı ayndır.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma namazıyla ilgili bâzı önemli bilgiler</span><br />
<br />
1. Cuma namazı kadınlara ve yolculara farz değildir.<br />
2. Cuma namazının şartlarından birisi kendisinde bulunmayan kimse cumayı kılarsa, ondan o günkü öğle namazı sakıt olur.<br />
3. Misafir olan kimse de cuma namazı kıldırabilir.<br />
4. Bâzı şahıslara açık, bâzılara kapalı bir yer, umuma açık olmadığı için burada cuma kılmak caiz olmaz.<br />
5. Cuma namazının kazası caiz değildir.<br />
6. İmamdan başka en az iki veya üç kişilik cemâat bulunmalıdır.<br />
7. Bir beldede birçok yerde cuma namazı kılınabilir.<br />
8. Cuma namazı henüz İslâm devleti yokken farz kılınmıştır. Bu bakımdan o ülke veya beldenin İslâm devleti olması, o ülke veya beldede şeriatın uygulanması şartı yoktur. Mutlaka cuma namazı kılınmalıdır<br />
9. Cuma şartlarındaki ihtilâftan kurtulmak için ihtiyaten dört rekât zühr-i âhir (son öğle) adıyla, öğle namazının farzı veya sünneti gibi bir namaz kılınır. Zühr-i âhiri, öğle namazının sünneti gibi kılmak daha sevaplıdır.<br />
10. Vaktin sünneti olarak sabah namazının sünneti gibi kılınan iki rekât, sabah namazının kazası olarak da kılınabilir.<br />
<br />
Hülâsa: Cuma namazı iki farz, sekiz sünnet, toplam 10 rekâttır. Bahsedilen altı rekâtı tedbir olarak kılmakta sevap ve fazilet vardır, kaçırılmamalıdır.<br />
<br />
Cuma Hutbesi nedir?<br />
Cuma hutbesi, Sözlükte “bir topluluk karşısında yapılan etkileyici konuşma” anlamına gelen hutbe, dinî literatürde başta cuma ve bayram namazları olmak üzere belirli ibadetlerin icrası esnasında, genelde vaaz ve nasihati içeren konuşmayı ifade eder.<br />
Cuma hutbesi farz mıdır?<br />
Cemaate konuşma yapmak, Allah'a hamd, Rasûlüne salat ve selam getirmek ve müminlere duadan ibaret olan bir zikirdir. Hutbe farzdır ve Cuma ve bayram namazlarının yerine getirilme şartlarından birisidir.<br />
Cuma ile ilgili, "Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın" (Cuma, 62/9). Âyette sözü edilen zikr bilginlere göre hutbedir veya hutbe ile birlikte namazdır. Buna göre hutbe de Cuma namazı gibi farzdır ve hutbe okunmayan Cuma namazı eda edilmiş sayılmaz (Molla Hüsrev, Dürerü'l Hukkâm, İstanbul 1307, 1, 138). Ayrıca ümmetin bu konuda icma'ı da bulunmaktadır. Çünkü Hz. Peygamberden günümüze kadar, cuma namazları hutbeli olarak kılma gelmiştir <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Hutbe'nin Cuma günü ve namazı için son derece ayrıcalıklı ve önemli bir yeri vardır. Hatta Hazreti Âîşe'den Cuma namazının sırf hutbeden dolayı iki rekat olduğu rivayet edilmiştir. Hutbe'nin bir takım şartları ve edebleri bulunmaktadır. Bunlar sünnete göre belirlendiği için önce Hz. Peygamber (s.a.s)'in hutbede izlediği yolu ve bazı hutbelerini bilmekte yarar vardır<br />
İlgili rivayetlere göre Hz. Peygamber hutbeye çıktığında çok defa heyecanlanır gözleri kızarır, sesi yükselir ve bir orduyu uyarırmışçasına sert bir edâ ile kıyametin yakınlığından ve mutlaka kopacağından söz ederdi."Emmâ ba'dü" dedikten sonra "sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır, yolun en hayırlısı Muhammed'in yolu dur, işlerin en fenası uydurulup dine katılanlardır ve her bid'at sapıklıktır" derdi. Yine, "Ben her mü'mine kendisinden daha yakınımdır. Kim vefat eder de geride borç ve bakıma muhtaç çoluk çocuk bırakırsa bu bana aittir, benim borcumdur" buyururdu<br />
Hutbesine Allah'a hamd, sena ve şehadetle başlar ve yukarıdakilere benzer sözler söylerdi. Hutbeyi kısa okur, namazı uzatır, Allah'ı çok anar ve sözcükleri az, anlamı derin ifadeler seçmeye özen gösterirdi. "Kişinin hutbesinin kısa, namazının uzun olması, dinî anlayışının bir işaretidir" buyururdu<br />
Hutbede Ashabına İslâm'ın esaslarını öğretir, gerektiğinde onlara bazı şeyler emreder, bazı şeyleri de yapmamalarını söylerdi. Nitekim hutbe okurken camiye giren adama iki rekat namaz kılmasını emretmiş, halkın omuzlarına basarak ilerleyen birisine de "böyle yapma, otur" demiştir. Bir soru sorulduğunda veya başka bir nedenle konuşmasını keser, soruya cevap verir, sözlerine sonra devam ederdi. Gerekirse minberden iner, sonra tekrar çıkar ve hutbesini tamamlardı. Nitekim Hz. Hasan ve Hüseyin için hutbeyi bölmüş, minberden inmiş, onları alıp tekrar minbere çıkmış ve konuşmasına dönmüştür. Cemaat içinde ihtiyaç sahibi birisini gördüğü zaman halkı onun yardımına çağırır, yardımlaşmaya teşvik eder, Allah'ı andıkça şehâdet parmağı ile işaret eder, ellerini kaldırıp yağmur duası yapardı<br />
Cuma günü, gerekiyorsa biraz bekler, cemaat toplanınca mescide girer, cemaata selam vererek minbere çıkar, minbere çıkınca yüzünü kıbleye çevirerek dua etmez, yüzünü halka çevirerek otururdu. Hazreti Bilal ezan okuyunca da kalkıp hutbesine başlardı Kaynak: Cuma hutbesi nedir? Cuma hutbesi farz mıdır? <br />
<br />
İbn Hişâm'ın nakline göre Rasûlüllah (s.a.s)'in ilk hutbesi şöyledir: "Hamd ü senadan sonra: Ey insanlar! Kendiniz için hazırlık yapın. şüphesiz biliyorsunuz ki her biriniz ummadığınız bir anda ölecek, sürüsünü çobansız bırakacak, sonra da Rabbi, arada perdeci ve tercüman olmaksızın ona şöyle diyecektir:"Sana Rasûlüm gelip dini tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verip ihsanda bulunmadım mı? Sen kendin için buraya ne hazırladın?" Kul, sağına soluna bakar, hiç bir şey göremez. Sonra önüne bakar, cehennemi görür. Kim yarım hurma ile de olsa bu ateşten kendini koruma gücüne sahipse hayır işlesin. Bunu da bulamayan güzel söz söylesin. Çünkü bu sebeple bir hayır on'dan yediyüz'e kadar katlanarak mükafatlandırılır. Allah'ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun"<br />
Yine İbn Hişam'a göre Hz. Peygamber'in ikinci hutbeleri de şöyledir: Allah'a hamd ve senadan sonra: "Sözün en güzeli Allah'ın kitabıdır. Allah'ın, gönlünü onunla (Kur'an'la) süslediği, küfürden sonra İslâm'a soktuğu Allah'ın kitabını diğer beşeri sözlere tercih eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir. O, sözün en güzeli ve en üstünüdür. Allah'ın sevdiğini seviniz, Allah'ı bütün gönlünüzle seviniz. Allah'ın kitabından ve Allah'ı anmaktan usanmayınız; gönüllerinize bundan bıkkınlık gelmesin. Çünkü bu, Allah'ın bütün yarattıklarından seçilip süzülmüştür. Allah ona "seçtiği amel", bu ibadeti yapanlara "seçtiği kul" ve sözler arasında "en iyi söz" adını vermiştir. İnsanlara verilenler arasında haram ve helâl de vardır. Allah'a kulluk edin ve O'na ortak koşmayın. Ona tam manasıyle saygı gösterin. Ağzınızla söylediklerinizin iyi olanlarında Allah'a sadakat edin, ilahî ruh ile aranızda sevişin; birbirinizi sevin, Allah kendisine verilen sözün bozulmasına gazab eder. Allah'ın selamı üzerinize olsun"<br />
Müctehid ve bilginler gerek Cuma hakkındaki hadisleri, gerek Rasûl aleyhisselamı uygulamasını göz önüne alarak hutbenin esasını teşkil eden rükünler ile sahih bir hutbede uyulması gereken şartları ve hutbenin adabını tesbit etmişlerdi<br />
Hutbe Cuma Namazından Sonra mı Okunur?<br />
Hayır.Cuma hutbesi namazdan önce okunur.Çünkü cuma suresinde ayeti kerimede,ey iman edenler cuma günü ezan okunduğu zaman Allah'ı zikretmeye koşun diyor.Zikir ise hutbedir.Yani namazdan önce olma konusu ayetle sabittir.<br />
Hutbenin rüknü:<br />
Hutbenin rüknü Cenab-ı Hakk'ı zikirden ibarettir. Hutbe iki bölümden oluşur: Birinci hutbe müslümanlara vaz ve nasihat ikinci hutbe müslümanlara duadır. Her birinde Allah'a hamd ve sena Allah'ın birliğine, Hz. Muhammed'in Peygamberliğine şehadet ve Peygambere salavât vardır. Hanefi fakihleri "Allah'ın zikrine koşunuz" (el-Cuma'a, 69/2) âyetindeki hükmün mutlak olduğunu ve namazı da hutbeyi de kapsamına aldığını söylerler<br />
Hutbenin şartları:<br />
Vakit içinde olmak, Namazdan önce, Hutbe niyetiyle Cemaat huzûrunda okunmak (yani hutbe okunurken üzerine cuma farz olanlardan bir kişi bile olsun, cemaatın olması gerekir), Hutbe ile namaz arası başka bir şey ile kesilmemeli (Molla Hüsrev Düreru'l-Hukkâm, İstanbul 1307, 1, 138; İbn Abidin, Reddül-Muhtar, Terc A. Davutoğlu, İst, 1983111, 304 vd.)<br />
Hutbenin sünnetleri:<br />
Hatip, hutbeye başlamadan önce minber tarafında bulunmak. Minbere çıktığında cemaate dönüp oturmak ve okunacak ezanı dinlemek, Hatibin huzurunda ezan okumak, Ezandan sonra, hatip cemâat karşısında her iki hutbeyi ayakta okumak<br />
Birinci hutbeye Allah'a hamd-ü senâ, "El-Hamdü li'llâh" ile başlamak<br />
Şehadeteyni "Eşhedü en lâ ilahe.. ve eşhedü enne Muhammedun.." okumak ve Peygambere salavat getirmek. Müslümanlara dünya ve ahiretlerine yarayacak, onları dünya ve ahirette saâdete kavuşturacak vaaz ve nasihatlarda bulunmak, Kâfirlerin zulmünden kurtarması için dua etmek<br />
Eûzü-Besmele ile bir âyet okumak, Hutbeyi ikiye ayırmak ve iki hutbe arasında az bir miktar oturmak<br />
İkinci hutbede de, evvelki hutbe gibi, hamdele, salvele ile başlamak. İkinci hutbede Müslümanlara mağfiretle afiyet ve cihad'ta başarılı olmaları için de dua etmek, Her iki hutbeyi kısa okumak. İkinci hutbede sesi kısmak. Hutbeyi, cemaâtin işitebileceği bir sesle okumak. Hutbe okunurken cemâat başka bir şeyle meşgul olmayıp yalnız hutbeyi dinleyecektir. Hutbe anında söz söylemek veya söyleyene sus demek, ve yahut namaz kılmak tahrimen mekruhtur, Hutbede hazır bulunanların iki tarafa bakmaları da mekruhtur (el-Fetâvâ'l Hindiyye, Beyrut, 1400,1,146, 147)<br />
Her ne suretle olursa olsun Cuma'ya gidemeyen kimselerin o gün şehir dahilinde ve cemaâtle namaz kılmaları tenzîhen mekrûhtur, Fakat Cuma namazı kılınmayan köylerde ve bâdiyelerde bulunanların Cuma günü öğle namazını cemâatle kılmaları kerâhetsi} olarak câizdir<br />
Özrü olanların Cuma günü öğle namazını Cuma namazı kılındıktan sonraya bırakmaları sünnettir. Cuma namazı kılınmadan kılarlarsa tenzihen mekrûhtur<br />
İmama teşehhütte ve yahut sehiv secdesinde yetişebilmiş olanlar, imam selam verdikten sonra Cuma'yı tamamlarlar. Cuma namazının herhangi bir anında secdesinin teşehhudünde bile olsull, imama yetişebilenler, Cuma namazına yetişmiş sayılırlar, Birinci ezanı işitenlerin alış verişi bırakıp Cuma'ya koşmaları vâcibdir<br />
Cuma günü, Müslümanlar için bir bayramdır. Onun için Perşembe akşamından itibaren Cuma hazırlığı yapmak, çoluğunu, çocuğunu yıkayıp temizlemek, tırnaklarını kesmek, Cuma için yıkanmak İslâm âdâb ve ahlakındadır. Câmiye giderken temiz elbiselerini giymek, güzel kokular sürünmek de böyledir. Bunlara çok dikkat etmek lâzımdır. Hz. Peygamber (s.a.s) bunlara çok önem vermiştir, Her Cumâ günü Cumâ için gusletmenin fazîleti hakkında Peygamberimizin emir ve tavsiyeleri pek çoktur<br />
Bayram Hutbesi:<br />
Bayram namazı, üzerine Cum'a namazı farz olan her yükümlüye vaciptir (el-Merginânî, el-Hidâye, Kahire 1965, 1, 85)<br />
Bayram namazından sonra hutbe okunması ve onun dinlenmesi ise sünnettir. Ebû Saîd (r.a)'den yapılan rivâyete göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah (s.a.s), ramazan ve kurban bayramı günü musallaya çıkardı. ilk önce namaza başlar, sonra bitince kalkar cemaatin karşısına geçerdi. Cemaat saflarında oturmuş olduğu halde onlara vaaz eder, tavsiyelerde bulunur ve onlara emirler verirdi. Eğer herhangi bir tarafa asker göndermek isterse gönderir, emredeceğini emreder, sonra dönerdi" Ebu Said (r.a) devamla şöyle demiştir: "İnsanlar, Medine emiri olan Mervan'la birlikte kurban veya ramazan bayramına çıktığımız zamana kadar bu şekle devam ettiler<br />
Mervan'la namazgâh'a çıkınca Kesir ibni's-Salt'ın yaptığı minber karşımıza çıktı. Mervan namaz kılmadan önce minbere çıkmak istedi. Elbisesini çektim. O da benden kurtularak minbere çıktı. Namazdan önce hutbe okudu. Ben de; "Vallahi sünnete uygun olan şekli değiştirdiniz" dedim. Mervân; Ey Ebu Saîd, senin bildiğin devir geçti, dedi. Ben de; Vallahi benim bildiğimden daha hayırlı bir şey bilmiyorum, dedim, Mervân: Namazdan sonra cemaat oturup bizi dinlemiyor. Ben de hutbeyi namazdan önceye aldım, dedi " (Buhârı, ldeyn, 6/, 26, Zekât, 44, Hayz, 6; Müslim, İdeyn, 13; Nesaî, İdeyn, 20)<br />
Bayram namazlarında hutbe arasında imamın oturması hakkında varid olan rivâyetlerin hepsi zayıftır. Nevevî şöyle demiştir: "Hutbenin tekrarı hakkında bir şey sabit olmamıştır. Hutbeye Allah'a hamd ile başlamak müstehabdır. Rasûlüllah (s.a.s)'den bunun dışında bir şey işitilmemiştir." ibn Kayyım demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.s) bütün hutbelerinde Allah'a hamd ile başlardı. Bayram hutbelerine tekbirle başladığına dair ondan bir hadis rivâyet edilmemiştir. ibn Mâce'nin Sünen'inde, Rasûlüllah (s.a.s)'in müezzini Saide (r.a)'den yaptığı rivâyete göre; "Nebi (a.s) hutbenin bölümleri arasında tekbir alırdı, ve bayram hutbelerinde tekbiri çoğaltırdı." (İbn Mâce, İkâme, 158). Böyle yapması tekbirle açtığına delâlet etmez. Bayram hutbelerinde ve yağmur duasının başlangıcındaki tekbirinde âlimler ihtilaf etmişlerdir. Dendi ki; "her ikisine de tekbirle başlar". Yine başka bir görüşe göre "yağmur duası hutbesine istiğfar ile başlar". Bazıları ise; "her ikisine hamd ile başlar" demişlerdir." şeyhu'1-İslâm Takıyuddin ibn Teymiyye şöyle demiştir; "Doğru olan hamd ile başlamaktır. Çünkü Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Elhamdülillah ile başlanmayan her iş noksandır." Rasûlüllah (s.a.s) hutbelerin hepsine "Elhamdülillah" ile başlardı. Bir çok fakihlerin Rasûlüllah'ın yağmur duası hutbesine tekbirle başladığına dair sözleri hakkında Nebî (a.s)'dan asla bir sünnet yoktur, Aksine sünnet bunun tersini gerektiriyor. O da Rasûlüllah (s.a.s)'in bütün hutbelerine "Elhamdülillah" ile başladığıdır " (bk. Ebû Dâvud, Nikâh, 32; İbn Mâce, İkâme, 158; Nesaî, Cum'a, 24; A.b. Hanbel, Müsned, 1, 392, 393, 432)<br />
Hutbeye çıkarken okunan duâlar okunmasa da olur. Ancak dua etmenin bir sakıncası olmaz. Asiı duâ hutbenin kendisidir, Hatib ilk sünneti kılınca. hutbeye çıkar. minberin durumuna göre uygun bir basamakta oturur iç ezanı dinler. Sonra ayağa kalkarak birinci hutbenin metnini okur:<br />
El-hamdü lillahi rabbi'l alemin. Vessaletü vesselemü ala rasulina muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain. Neşhedü enlailahe illallahü veneşhedü enne seyyidina vemevlana muhammeden abdühü verasuluhu ibadellahi ittegû vellezine um vadıûhu. İnnellahe meallezinettegû vellezine hüm muhsinûne. Galellahü teaüla fi kitabihilkerimi<br />
Bundan sonra eûzü-besmele ile birlikte hutbenin konusuna uygun bir âyet ve bazı hadisleri okunur, mü'minlere öğüt verilir ve birinci hutbe şöyle bitirilir:<br />
Ela inne ehsenel kelami ve ebleğannizami kelamüllahilmülki'l azizi'l allemi kema galellahü tebareke veteala fil'kelami, ve iza gurie'l gurânu festemîu lehu veensitu leallekum türhamune, Eûzü billahi mine'ş şeytanirracimi bismillahirrahmanirrahim<br />
Hatib, bundan sonra her hutbenin sonunda konu ile ilgili bir âyet-i kerime okur ve oturur ve ellerini açarak sessizce söyle bir dua yapar: tebarekellahü lena veleküm veliseirilmüminine velmüminâti bifazlihi ve rahmetihi innehü garibün mühibü'd deaveti<br />
Hatib, bu duadan sonra ayağa kalkar ve sesli olarak aşağıdaki ikinci hutbeyi okur:<br />
Elhamdülillahi hamdelkamiline vessaletü vesselamü ala rasûlinâ muhammdün ve ala alihi ve eshabihi ecmaîn. Te'zîmen linnebiyyihi ve tekrimen lifehameti şeni şerefin safiyyetin fegale azze ve celle min gailin muhbiran ve âmiran innallahe ve malaiketühü yusallune alennebiyye ya eyyehellezine emenû sallû aleyhi vesellimu teslimen, allahümme salli.. kema salleyte.. ilh.. allahümme barik.. ilh..<br />
Hatib, sonra ellerini açar ve sesini biraz alçaltarak şu duayı okur:<br />
Allahümme ve erza anilerbeatilhulafai seyyidina ebi bekrin veumera ve usmane ve aliyyi zevissidgi velvefei vebegiyyetilaşereti ve âli beytilmustafe ve anilensari velmuhacirine vettebiine ile yevmilcezai. Allahümmeğfir lilmüminine velmüminati velmüslimine velmüslimati allahümme rabbena etina fiddünya haseneten ve filahirati haseneten ve gına azebennar birahmetike ya erhamerrahimine ve selamün alel mürseline velhamdülillahi rabbil alemin<br />
Hatib, daha sonra gizlice "eûzübesmele" çeker ve yüksek sesle aşağıdaki âyet-i kerimeyi okuyarak minberden iner ve Cuma namazını kıldırır<br />
İnnallahe ye'mürü biladli velihsani ve îtei zilgurbâ ve yenha anil fehşai velmunkeri velbeğyi yeizuküm lealleküm tezekkürun<br />
Anlamı: "Şüphesiz ki Allah, adaletli davranmayı, iyilikte bulunmayı ve akrabalara yardım etmeyi emreder. Fuhşu, kötülüğü ve zulmü yasaklar. Allah, sizlere düşünüp yapasınız diye öğüt verir" (en-Nahl, 16/90)<br />
Şâmil İA Kaynak: Cuma hutbesi nedir? Cuma hutbesi farz mıdır? <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbe âdabı</span><br />
<br />
Cumanın farzından önce, bayram namazlarından sonra hutbe okunur. Cuma hutbesi farz, bayram hutbeleri sünnettir.<br />
<br />
Hutbenin bir rüknü vardır. O da Allah'ı zikirdir. Elhamdülillah, Sübhânallah, Lâilâhe illallah demekle rükün yerine getirilmiş olur. Bu zikri biraz uzatmak daha uygundur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbenin sahih olmasının şartları</span><br />
<br />
1. Hutbenin vakit içinde okunması,<br />
2. Namazdan önce okunması,<br />
3. Hutbe niyetiyle okunması,<br />
4. Cemaat huzurunda okunması,<br />
5. Hutbeyle namaz arasında birşeyle meşgul olunmaması.<br />
6. Cuma namazını hutbeyi okuyan hatibin kıldırması evlâdır, daha iyidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbenin vacipleri</span><br />
<br />
1. Taharete dikkat etmek,<br />
2. Setr-i avrete riâyet etmek,<br />
3. Hutbeyi ayakta okumak.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbenin sünnetleri</span><br />
1. Ezanı dinlemek,<br />
2. Hatibin huzurunda ezan okunması,<br />
3. Hutbeyi ikiye ayırmak,<br />
4. Her iki hutbeye de Allah'a hamd ü senayla başlamak,<br />
5. Müslümanlara va'z u nasihatta bulunmak,<br />
6. İkinci hutbede duâ etmek,<br />
7. Şehâdet cümlesinin iki kısmını da okumak,<br />
8. Hutbeyi uzatmamak,<br />
9. Hutbeyi kolay işitilecek bir sesle okumak,<br />
10. İki hutbe arasında oturmak,<br />
11. Siyah giyinmek.<br />
12. Hanefî mezhebinde sünnet olan bâzı maddeler Şafiî mezhebinde farzdır.<br />
13. O bakımdan sünnetlere riâyet edilirse, her iki mezhebin görüşleri yerine getirilmiş olur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbe nasıl okunur?</span><br />
<br />
1) Hatip minber kapısına vanp sağ ayağını birinci basamağa atar ve içinden şu duayı okur:<br />
<br />
 <br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ<br />
<br />
 وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
2) Üçüncü basamakta durup içinden şu duayı okur:<br />
<br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي*<br />
<br />
رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ*<br />
<br />
 رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
3) Yedinci basamakta yine sessizce şu duayı okur:<br />
<br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي* وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ*<br />
<br />
 وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
<br />
4) Cemaata dönüp oturur, ezanı dinler, ezan bitince ayağa kalkarak şu birinci hutbeyi okur:<br />
 <br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِه۪ أَجْمَعِينَ نَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَر۪يكَ لَهُ وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا<br />
<br />
عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. أَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللّٰهِ اِتَّقُوا اللّٰهَ وَأَطِيعُوهُ إِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ <br />
<br />
قَالَ اللّٰهُ تَعَالٰى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَر۪يمِ<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
 <br />
<br />
5) Hutbenin konusuna uygun âyet-i kerîme ve hadîsti şerifleri okur ve bunlann ışığında kısa bir va'z u nasihatta bulunur. îman ve Kur'ân hakıkatlarını cemaata duyurmaya çalışır. Yazılı hutbe metni uzunsa, en önemli yerleri seçerek okur. "Sözün güzelliği kısahğındadır." Uzun hutbeler cemâati üzmekte ve azaltmaktadır. Kısa ve özlü hutbeler daha tesirlidir. Hutbe bitince şunu okur:<br />
<br />
 <br />
<br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلَامُ اللَّهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* <br />
<br />
كَمَا قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ*<br />
 <br />
<br />
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ اْلاِسْلاَمِ*<br />
<br />
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*<br />
<br />
 <br />
<br />
6) Böylece birinci hutbe bitmiş olur ve hatip oturur. Otururken için den şöyle duâ eder:<br />
<br />
 <br />
<br />
بَارَكَ اللَّه لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ* وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ*<br />
<br />
 اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ* اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
<br />
<br />
7) Duâ bitince ayağa kalkar ve şu ikinci hutbeyi okur:<br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ*<br />
<br />
 تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ*<br />
<br />
فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللَّهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ*<br />
<br />
 يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
<br />
8) Bu âyetin hemen arduıdan "Allâhümme salli" ve "Allâhümme bârik" dualarını okuduktan sonra ellerini açar ve şu duayı yapar:<br />
<br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
وَ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ<br />
<br />
الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ<br />
<br />
 بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ انْصُرِ الْإِسْلاَمَ وَ الْمُسْلِمِينَ* اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدِّينِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
9) Artık hutbe bitmiştir. Hatip şu âyet-i celîleyi okur ve namaz kıldırmak üzere minberden iner:<br />
<br />
 <br />
<br />
عِبَادَ اللَّهِ* إِتَّقُوا اللَّهَ وَ اَطِيعُوهُ* اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*<br />
<br />
 اِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ*<br />
<br />
<br />
 يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ*<br />
<br />
Cuma namazının geçerli olmasının şartlarından biri de farz olan cuma namazından önce hutbe okumaktır. Şöyle ki:<br />
<br />
Vaktin girmesinden sonra mevcut cemaatın huzurunda bir hutbe okunması gerekir. Bunun içindir ki, hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da sonradan namazda bulunacak olsalar, namazları caiz olmaz.<br />
<br />
Cemaatin hutbeyi işitmesi şart değildir. Sadece hazır bulunmaları yeterlidir. Hutbe esnasında bir mükellef erkeğin, misafir olsa dahi, bulunması yeterli görülmektedir.<br />
<br />
Cuma hutbesinin rüknü, İmamı Azam'a göre, Allah'ı zikirden ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız: "Elhamdü lillah" yahut "Sübhanallah" yahut "La ilahe illalah" denilecek olsa, yeterli olur. İki İmama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e) göre, hutbe denilecek derecede uzunca bir zikirden ibarettir. Bunun en az olan derecesi, Tahiyyat mikdarı hamd ve salavat ile Müslümanlara duadır.<br />
<br />
Hutbenin vacibleri, hatibin taharet üzere bulunması, avret sayılan yerlerin örtülü olması ve hutbeyi ayakta okumasıdır.<br />
<br />
Hutbenin sünnetleri de, hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir tesbih veya üç ayet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamdi, kelime-i şehadeti, salât ve selâmı kapsamalı. Birinci hutbe, bir ayetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi, ikinci hutbe de Müslümanlara duayı kapsamalıdır. Ayrıca imamın sesi, ikinci hutbede birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. İşte bunlar hutbenin sünnetlerindendir.<br />
<br />
Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi "Hucurat" suresi ile "Büruc" suresine kadar olan surelerin herhangi birinden uzunca okumak, özellikle kış mevsiminde, mekruhtur. Cemaatı bıktırmak uygun değildir. Cemaatın acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak, cuma namazlarına devamlarına engel olacağından, yersiz bir iş olur. Hatib olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu, önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaata faydalı bir tarzda hazırlanması, hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadisi şerifin anlamı şöyledir:<br />
<br />
    "Namazının uzun, hutbesinin kısa olması bir kimsenin anlayışlı bir din alimi olduğunun alametidir. Artık namazı (cemaata ağır gelmeyecek şekilde) uzatınız, hutbeyi de kısa okuyunuz. Gerçekten bazı sözler, sihir gibi kalbleri etkiler."<br />
<br />
İşte böylece hutbeler, belâgat ve mana bakımından ruhları kazanacak bir halde bulunmalıdır.<br />
<br />
Ashabı kiramdan (Câbir bin Semüre'den) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimizin namazı da, hutbesi de orta bir halde idi. Çok kısa ve çok uzun olmaktan beri idi.<br />
<br />
Sorunuzda geçen hutbenin diğer dualarına gelince:<br />
<br />
Öncelikle bu duaların Arapça olarak okunuşundan öğrenmek gerektiğini ifade edelim. Bu duaların okunması güzel olmakla beraber okunmadığı takdirde herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, hutbeye veya namaza da bir eksiklik gelmez. Ayrıca belli bir duayı okumak da şart değildir. İstediği şekilde dua edebilir.<br />
<br />
Cuma'nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker:<br />
<br />
    "Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)] efendimizin ve ‘ale'l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el - Fatihah."<br />
<br />
Fatiha okunduktan sonra müezzin euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;<br />
<br />
    "İnnellâhe ve melâiketehü yüsallûne ‘ale'n-Nebiy. Yâ eyyühe'l-lezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ."<br />
<br />
Bunu takiben müezzin Peygamberimize (asm) bir salavât getirir.<br />
<br />
    "Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed."<br />
<br />
Salevât-ı şerîfe bittikten sonra müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, cumanın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):<br />
<br />
    “Allahümme ifteh aleynâ ebvâbe rahmetike ve yessir aleynâ hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.<br />
<br />
Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar:<br />
<br />
    “Rabbi’şrahlî sadrî ve yessir lî emrî vehlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehâdis. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen, ve elhıknî bissâlihin. Vehfeznî minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain."<br />
<br />
7. Basamağa gelir ve:<br />
<br />
    “ Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”<br />
<br />
Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. "Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . ." Hamdele'nin son kısmında;<br />
<br />
    "Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün."<br />
<br />
Bundan sonra imam: "kalle'l - lahü te‘alâ fi kitâbihi'l-kerîm." der, euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince "sadekallahül-‘azîm" der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimizden (asm) bir hadîs'i imam şöyle dile getirir: "Ve kale'n - nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem" diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: "ve kale fi hadîsin ahar" diyerek diğer hadisi de okur.<br />
<br />
Daha sonra imam, "Azîz cemaat, aziz mü'minler" gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.<br />
<br />
    "Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün" <br />
<br />
euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.<br />
<br />
Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize (asm) salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü'minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.<br />
<br />
Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur:<br />
<br />
    "İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"<br />
<br />
Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma hutbesi dualarının türkçe anlamları </span><br />
<br />
Birinci Basamakta:<br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
Manası: “Allahım bize rahmet kapılarını aç, Fazilet hazinlerini bize kolaylaştır ey Keremlilerin en keremlisi ve Ey merhametlilerin en merhametlisi.”<br />
<br />
Üçüncü basamakta:<br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي* رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ* رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
Manası: “Rabim gögsümü genişler, işlerimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim; Bana mülk verdin ve bana Rüya tabirini öğrettin, Rabbim ilmimi ve anlayışımı artır, beni Salihler zümresine ilhak eyle.”<br />
<br />
Beşinci veya Yedinci basamakta:<br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي* اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ* وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
Manası: “Allahım bu hal benim halim değil ve bu mekan benim mekanım değil. Allahım işimi kolaylaştır ve benden kabul eyle. Tüm peygamberlere ve nebilere selam et. Hamd Alemlerin rabbi Allaha mahsustur.”<br />
<br />
<br />
Birinci Hutbede okunan dua:<br />
اَلْحَمْدُ للهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ اَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ اَعْمَالِنَا* مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ* نَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ* اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللهِ! اِتَّقُوا اللهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ* قَالَ اللهُ تَعَالَى فِى كِتَابِهِ الْكَرِيمِ*<br />
بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* …………… ayet<br />
وَقَالَ النَّبِىُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : …………hadis<br />
Manası: “Hamd Allah’a mahsustur. Ondan yardım istiyor, ondan mağfiret diliyoruz. Nefislerimizin kötülüklerinden, İşlerimizin fenalığından Allah’a sığınıyoruz. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak kimse yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete getirecek kimse yoktur. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına onun ortağı olmadığına şahitlik ederiz. Ve yine şahadet ederiz ki Efendimiz Hz. Muhammed Allahın kulu ve resulüdür. Allahım Efendimiz Hz. Muhammed’e onun ailesi ve tüm ashabına salat ve selam et.<br />
Ve sonra diyorum ki; Ey Allahın Kulları. Allahtan sakının ve ona itaat edin. Şüphesiz Allah iyilik yapanlar ve takva ile sakınanlarla beraberdir. Allahü Teala Kuranı keriminde şöyle buyuruyor:………………………………………<br />
Ve Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyuruyor:………………………………<br />
<br />
Birinci hutbenin bitiminde şu dua okunur:<br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلاَمُ اللهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* كَمَا قَالَ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ.- besmele- اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللهِ اْلاِسْلاَمِ<br />
Manası: “Dikkat ediniz ki; Sözün en güzeli, Nizamın en kapsamlısı, Aziz, Mülk sahibi ve Her şeyi bilen Allahın kelamıdır. Yüce Allahu tealanın kuranında buyurduğu gibi: “Kuran okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun, umulur ki merhamet edilirsiniz.” Besmele: “Şüphesiz Allah katında din islamdır.”<br />
*veya<br />
وقال عليه الصلاة والسلام التائب من الذنب كمن لا ذنب له وأستغفر الله لي ولكم التوفيق<br />
Manası: “Peygamberimiz s.a.v. buyuruyor ki; Günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Ben de size ve kendime Allahtan mağfiret ve muvaffakiyet diliyorum.”<br />
<br />
Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturduğunda şu dua okunur:<br />
بَارَكَ اللهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اَلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
Manası: “Allah bizi, sizi ve sair mü’minleri, erkek ve kadın Müslümanları, Onların ölülerini ve dirilerinden hepsini mübarek eylesin. Şüphesiz O, işiteni duaları kabul eden ve insana yakın olandır.”<br />
<br />
İkinci hutbede şu dua okunur:<br />
اَلْحَمْدُ للهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ اْلأَمِينِ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
Manası: “Kamillerin hamdleri olan hamd Allah’a mahsustur. Salat ve selam Resulumuz Muhammedü’l emin, onun Ailesinin ve Tüm ashabının üzerine olsun. Peygamberini Yüceltmek ve Seçtiklerine ikram için Aziz ve celil olan Allahu Teala Haber vererek ve Emir ederek şöyle buyuruyor: “Şüphesiz Allah ve Melekleri Peygambere Salat ederler. Ey İman edenler Sizde ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona teslim olun.”<br />
<br />
Sesi biraz kısarak şöyle dua edilir:<br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيد<br />
<br />
مَجِيدٌ*<br />
Manası: “Allahım Muhammed s.a.v.’e , Muhammedin ailesine, İbrahim a.s. ve Ailesine salat ettiğin gibi salat et. Şüphesiz sen Hamid’sin Mecit’sin”.<br />
<br />
اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
Manası: “Allahım Muhammed s.a.v.’i , Muhammedin ailesini, İbrahim a.s. ve Ailesini mübarek kıldığın gibi mübarek kul. Şüphesiz sen Hamid’sin Mecit’sin.”<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِوَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَوَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ* اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ<br />
اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ* وَسَلاَمٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
Manası: “Allahım Sadakat ve vefa sahibi olan, 4 halife,efendimiz ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer Cennetle müjdelenen 10 kişiden, Hz. Muhammet Mustafanın Ehli beytinden, Muhacirler’den, Ensar’dan ve bunlara tabi olanlardan kıyamet gününe kadar razı ol.<br />
Allahım Mü’min erkek ve kadınları, Müslüman erkek ve kadınları, onların hayatta olanlarını ve ölmüşlerini rahmetinle bağışla. Ey Merhametlilerin en merhametlisi. Selam Peygamberlerin üzerine olsun. Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.”<br />
<br />
Sesli bir şekilde şu dua edilir.<br />
Allahım İslama ve Müslümanlara yardim et!<br />
Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikeden koru!<br />
Bize dünyada ve Ahirette iyilikler ve güzellikler ihsan eyle!<br />
Bizi, anne-babamızı ve bütün müminleri bağışla!<br />
Şüphesiz sen işiten ve dualarımızı kabul edensin!<br />
<br />
Dua bitince gizlice Besmele çekilir ve:<br />
اِنَّ اللهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ<br />
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder;<br />
hayasızlığı, fenalık  ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”<br />
Nahl suresi: 90</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma namazı ve Hutbesi Hakkında Kısa Bilgi ve Hutbe Duaları</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma namazının farz oluşu</span><br />
<br />
İslâm dininde ilk cuma namazı, Resûl-i Ekrem Efendimiz'in (sav) hicreti esnasında Medîne-i Münevvere'ye yakın Benî Salim Mescidi'nde, Salim İbn-i Avf yurdunda farz kılınmıştır.<br />
<br />
Cumanın farziyeti Kitap, Sünnet ve îcmâ ile sabittir. Bütün mezhep imamlarının ittifakları vardır.<br />
<br />
Cuma Sûresi'nin 9. âyetinde meâlen şöyle buyurulmaktadır:<br />
<br />
"Ey îman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda hemen Allah'ı zikretmeye gidin. Alışverişi bırakın. Bu, bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılındığında yeryüzüne dağılın. Allah'ın fazlından (nasip) arayın. Allah'ı da çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz."<br />
<br />
İşte bu İlâhî emirle cuma namazı, şartlarını hâiz olanlara farz-ı ayndır.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma namazıyla ilgili bâzı önemli bilgiler</span><br />
<br />
1. Cuma namazı kadınlara ve yolculara farz değildir.<br />
2. Cuma namazının şartlarından birisi kendisinde bulunmayan kimse cumayı kılarsa, ondan o günkü öğle namazı sakıt olur.<br />
3. Misafir olan kimse de cuma namazı kıldırabilir.<br />
4. Bâzı şahıslara açık, bâzılara kapalı bir yer, umuma açık olmadığı için burada cuma kılmak caiz olmaz.<br />
5. Cuma namazının kazası caiz değildir.<br />
6. İmamdan başka en az iki veya üç kişilik cemâat bulunmalıdır.<br />
7. Bir beldede birçok yerde cuma namazı kılınabilir.<br />
8. Cuma namazı henüz İslâm devleti yokken farz kılınmıştır. Bu bakımdan o ülke veya beldenin İslâm devleti olması, o ülke veya beldede şeriatın uygulanması şartı yoktur. Mutlaka cuma namazı kılınmalıdır<br />
9. Cuma şartlarındaki ihtilâftan kurtulmak için ihtiyaten dört rekât zühr-i âhir (son öğle) adıyla, öğle namazının farzı veya sünneti gibi bir namaz kılınır. Zühr-i âhiri, öğle namazının sünneti gibi kılmak daha sevaplıdır.<br />
10. Vaktin sünneti olarak sabah namazının sünneti gibi kılınan iki rekât, sabah namazının kazası olarak da kılınabilir.<br />
<br />
Hülâsa: Cuma namazı iki farz, sekiz sünnet, toplam 10 rekâttır. Bahsedilen altı rekâtı tedbir olarak kılmakta sevap ve fazilet vardır, kaçırılmamalıdır.<br />
<br />
Cuma Hutbesi nedir?<br />
Cuma hutbesi, Sözlükte “bir topluluk karşısında yapılan etkileyici konuşma” anlamına gelen hutbe, dinî literatürde başta cuma ve bayram namazları olmak üzere belirli ibadetlerin icrası esnasında, genelde vaaz ve nasihati içeren konuşmayı ifade eder.<br />
Cuma hutbesi farz mıdır?<br />
Cemaate konuşma yapmak, Allah'a hamd, Rasûlüne salat ve selam getirmek ve müminlere duadan ibaret olan bir zikirdir. Hutbe farzdır ve Cuma ve bayram namazlarının yerine getirilme şartlarından birisidir.<br />
Cuma ile ilgili, "Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağırıldığınız zaman hemen Allah'ı zikretmeye koşun ve alış-verişi bırakın" (Cuma, 62/9). Âyette sözü edilen zikr bilginlere göre hutbedir veya hutbe ile birlikte namazdır. Buna göre hutbe de Cuma namazı gibi farzdır ve hutbe okunmayan Cuma namazı eda edilmiş sayılmaz (Molla Hüsrev, Dürerü'l Hukkâm, İstanbul 1307, 1, 138). Ayrıca ümmetin bu konuda icma'ı da bulunmaktadır. Çünkü Hz. Peygamberden günümüze kadar, cuma namazları hutbeli olarak kılma gelmiştir <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Hutbe'nin Cuma günü ve namazı için son derece ayrıcalıklı ve önemli bir yeri vardır. Hatta Hazreti Âîşe'den Cuma namazının sırf hutbeden dolayı iki rekat olduğu rivayet edilmiştir. Hutbe'nin bir takım şartları ve edebleri bulunmaktadır. Bunlar sünnete göre belirlendiği için önce Hz. Peygamber (s.a.s)'in hutbede izlediği yolu ve bazı hutbelerini bilmekte yarar vardır<br />
İlgili rivayetlere göre Hz. Peygamber hutbeye çıktığında çok defa heyecanlanır gözleri kızarır, sesi yükselir ve bir orduyu uyarırmışçasına sert bir edâ ile kıyametin yakınlığından ve mutlaka kopacağından söz ederdi."Emmâ ba'dü" dedikten sonra "sözün en hayırlısı Allah'ın kitabıdır, yolun en hayırlısı Muhammed'in yolu dur, işlerin en fenası uydurulup dine katılanlardır ve her bid'at sapıklıktır" derdi. Yine, "Ben her mü'mine kendisinden daha yakınımdır. Kim vefat eder de geride borç ve bakıma muhtaç çoluk çocuk bırakırsa bu bana aittir, benim borcumdur" buyururdu<br />
Hutbesine Allah'a hamd, sena ve şehadetle başlar ve yukarıdakilere benzer sözler söylerdi. Hutbeyi kısa okur, namazı uzatır, Allah'ı çok anar ve sözcükleri az, anlamı derin ifadeler seçmeye özen gösterirdi. "Kişinin hutbesinin kısa, namazının uzun olması, dinî anlayışının bir işaretidir" buyururdu<br />
Hutbede Ashabına İslâm'ın esaslarını öğretir, gerektiğinde onlara bazı şeyler emreder, bazı şeyleri de yapmamalarını söylerdi. Nitekim hutbe okurken camiye giren adama iki rekat namaz kılmasını emretmiş, halkın omuzlarına basarak ilerleyen birisine de "böyle yapma, otur" demiştir. Bir soru sorulduğunda veya başka bir nedenle konuşmasını keser, soruya cevap verir, sözlerine sonra devam ederdi. Gerekirse minberden iner, sonra tekrar çıkar ve hutbesini tamamlardı. Nitekim Hz. Hasan ve Hüseyin için hutbeyi bölmüş, minberden inmiş, onları alıp tekrar minbere çıkmış ve konuşmasına dönmüştür. Cemaat içinde ihtiyaç sahibi birisini gördüğü zaman halkı onun yardımına çağırır, yardımlaşmaya teşvik eder, Allah'ı andıkça şehâdet parmağı ile işaret eder, ellerini kaldırıp yağmur duası yapardı<br />
Cuma günü, gerekiyorsa biraz bekler, cemaat toplanınca mescide girer, cemaata selam vererek minbere çıkar, minbere çıkınca yüzünü kıbleye çevirerek dua etmez, yüzünü halka çevirerek otururdu. Hazreti Bilal ezan okuyunca da kalkıp hutbesine başlardı Kaynak: Cuma hutbesi nedir? Cuma hutbesi farz mıdır? <br />
<br />
İbn Hişâm'ın nakline göre Rasûlüllah (s.a.s)'in ilk hutbesi şöyledir: "Hamd ü senadan sonra: Ey insanlar! Kendiniz için hazırlık yapın. şüphesiz biliyorsunuz ki her biriniz ummadığınız bir anda ölecek, sürüsünü çobansız bırakacak, sonra da Rabbi, arada perdeci ve tercüman olmaksızın ona şöyle diyecektir:"Sana Rasûlüm gelip dini tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verip ihsanda bulunmadım mı? Sen kendin için buraya ne hazırladın?" Kul, sağına soluna bakar, hiç bir şey göremez. Sonra önüne bakar, cehennemi görür. Kim yarım hurma ile de olsa bu ateşten kendini koruma gücüne sahipse hayır işlesin. Bunu da bulamayan güzel söz söylesin. Çünkü bu sebeple bir hayır on'dan yediyüz'e kadar katlanarak mükafatlandırılır. Allah'ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun"<br />
Yine İbn Hişam'a göre Hz. Peygamber'in ikinci hutbeleri de şöyledir: Allah'a hamd ve senadan sonra: "Sözün en güzeli Allah'ın kitabıdır. Allah'ın, gönlünü onunla (Kur'an'la) süslediği, küfürden sonra İslâm'a soktuğu Allah'ın kitabını diğer beşeri sözlere tercih eden kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir. O, sözün en güzeli ve en üstünüdür. Allah'ın sevdiğini seviniz, Allah'ı bütün gönlünüzle seviniz. Allah'ın kitabından ve Allah'ı anmaktan usanmayınız; gönüllerinize bundan bıkkınlık gelmesin. Çünkü bu, Allah'ın bütün yarattıklarından seçilip süzülmüştür. Allah ona "seçtiği amel", bu ibadeti yapanlara "seçtiği kul" ve sözler arasında "en iyi söz" adını vermiştir. İnsanlara verilenler arasında haram ve helâl de vardır. Allah'a kulluk edin ve O'na ortak koşmayın. Ona tam manasıyle saygı gösterin. Ağzınızla söylediklerinizin iyi olanlarında Allah'a sadakat edin, ilahî ruh ile aranızda sevişin; birbirinizi sevin, Allah kendisine verilen sözün bozulmasına gazab eder. Allah'ın selamı üzerinize olsun"<br />
Müctehid ve bilginler gerek Cuma hakkındaki hadisleri, gerek Rasûl aleyhisselamı uygulamasını göz önüne alarak hutbenin esasını teşkil eden rükünler ile sahih bir hutbede uyulması gereken şartları ve hutbenin adabını tesbit etmişlerdi<br />
Hutbe Cuma Namazından Sonra mı Okunur?<br />
Hayır.Cuma hutbesi namazdan önce okunur.Çünkü cuma suresinde ayeti kerimede,ey iman edenler cuma günü ezan okunduğu zaman Allah'ı zikretmeye koşun diyor.Zikir ise hutbedir.Yani namazdan önce olma konusu ayetle sabittir.<br />
Hutbenin rüknü:<br />
Hutbenin rüknü Cenab-ı Hakk'ı zikirden ibarettir. Hutbe iki bölümden oluşur: Birinci hutbe müslümanlara vaz ve nasihat ikinci hutbe müslümanlara duadır. Her birinde Allah'a hamd ve sena Allah'ın birliğine, Hz. Muhammed'in Peygamberliğine şehadet ve Peygambere salavât vardır. Hanefi fakihleri "Allah'ın zikrine koşunuz" (el-Cuma'a, 69/2) âyetindeki hükmün mutlak olduğunu ve namazı da hutbeyi de kapsamına aldığını söylerler<br />
Hutbenin şartları:<br />
Vakit içinde olmak, Namazdan önce, Hutbe niyetiyle Cemaat huzûrunda okunmak (yani hutbe okunurken üzerine cuma farz olanlardan bir kişi bile olsun, cemaatın olması gerekir), Hutbe ile namaz arası başka bir şey ile kesilmemeli (Molla Hüsrev Düreru'l-Hukkâm, İstanbul 1307, 1, 138; İbn Abidin, Reddül-Muhtar, Terc A. Davutoğlu, İst, 1983111, 304 vd.)<br />
Hutbenin sünnetleri:<br />
Hatip, hutbeye başlamadan önce minber tarafında bulunmak. Minbere çıktığında cemaate dönüp oturmak ve okunacak ezanı dinlemek, Hatibin huzurunda ezan okumak, Ezandan sonra, hatip cemâat karşısında her iki hutbeyi ayakta okumak<br />
Birinci hutbeye Allah'a hamd-ü senâ, "El-Hamdü li'llâh" ile başlamak<br />
Şehadeteyni "Eşhedü en lâ ilahe.. ve eşhedü enne Muhammedun.." okumak ve Peygambere salavat getirmek. Müslümanlara dünya ve ahiretlerine yarayacak, onları dünya ve ahirette saâdete kavuşturacak vaaz ve nasihatlarda bulunmak, Kâfirlerin zulmünden kurtarması için dua etmek<br />
Eûzü-Besmele ile bir âyet okumak, Hutbeyi ikiye ayırmak ve iki hutbe arasında az bir miktar oturmak<br />
İkinci hutbede de, evvelki hutbe gibi, hamdele, salvele ile başlamak. İkinci hutbede Müslümanlara mağfiretle afiyet ve cihad'ta başarılı olmaları için de dua etmek, Her iki hutbeyi kısa okumak. İkinci hutbede sesi kısmak. Hutbeyi, cemaâtin işitebileceği bir sesle okumak. Hutbe okunurken cemâat başka bir şeyle meşgul olmayıp yalnız hutbeyi dinleyecektir. Hutbe anında söz söylemek veya söyleyene sus demek, ve yahut namaz kılmak tahrimen mekruhtur, Hutbede hazır bulunanların iki tarafa bakmaları da mekruhtur (el-Fetâvâ'l Hindiyye, Beyrut, 1400,1,146, 147)<br />
Her ne suretle olursa olsun Cuma'ya gidemeyen kimselerin o gün şehir dahilinde ve cemaâtle namaz kılmaları tenzîhen mekrûhtur, Fakat Cuma namazı kılınmayan köylerde ve bâdiyelerde bulunanların Cuma günü öğle namazını cemâatle kılmaları kerâhetsi} olarak câizdir<br />
Özrü olanların Cuma günü öğle namazını Cuma namazı kılındıktan sonraya bırakmaları sünnettir. Cuma namazı kılınmadan kılarlarsa tenzihen mekrûhtur<br />
İmama teşehhütte ve yahut sehiv secdesinde yetişebilmiş olanlar, imam selam verdikten sonra Cuma'yı tamamlarlar. Cuma namazının herhangi bir anında secdesinin teşehhudünde bile olsull, imama yetişebilenler, Cuma namazına yetişmiş sayılırlar, Birinci ezanı işitenlerin alış verişi bırakıp Cuma'ya koşmaları vâcibdir<br />
Cuma günü, Müslümanlar için bir bayramdır. Onun için Perşembe akşamından itibaren Cuma hazırlığı yapmak, çoluğunu, çocuğunu yıkayıp temizlemek, tırnaklarını kesmek, Cuma için yıkanmak İslâm âdâb ve ahlakındadır. Câmiye giderken temiz elbiselerini giymek, güzel kokular sürünmek de böyledir. Bunlara çok dikkat etmek lâzımdır. Hz. Peygamber (s.a.s) bunlara çok önem vermiştir, Her Cumâ günü Cumâ için gusletmenin fazîleti hakkında Peygamberimizin emir ve tavsiyeleri pek çoktur<br />
Bayram Hutbesi:<br />
Bayram namazı, üzerine Cum'a namazı farz olan her yükümlüye vaciptir (el-Merginânî, el-Hidâye, Kahire 1965, 1, 85)<br />
Bayram namazından sonra hutbe okunması ve onun dinlenmesi ise sünnettir. Ebû Saîd (r.a)'den yapılan rivâyete göre; o şöyle demiştir: "Rasûlüllah (s.a.s), ramazan ve kurban bayramı günü musallaya çıkardı. ilk önce namaza başlar, sonra bitince kalkar cemaatin karşısına geçerdi. Cemaat saflarında oturmuş olduğu halde onlara vaaz eder, tavsiyelerde bulunur ve onlara emirler verirdi. Eğer herhangi bir tarafa asker göndermek isterse gönderir, emredeceğini emreder, sonra dönerdi" Ebu Said (r.a) devamla şöyle demiştir: "İnsanlar, Medine emiri olan Mervan'la birlikte kurban veya ramazan bayramına çıktığımız zamana kadar bu şekle devam ettiler<br />
Mervan'la namazgâh'a çıkınca Kesir ibni's-Salt'ın yaptığı minber karşımıza çıktı. Mervan namaz kılmadan önce minbere çıkmak istedi. Elbisesini çektim. O da benden kurtularak minbere çıktı. Namazdan önce hutbe okudu. Ben de; "Vallahi sünnete uygun olan şekli değiştirdiniz" dedim. Mervân; Ey Ebu Saîd, senin bildiğin devir geçti, dedi. Ben de; Vallahi benim bildiğimden daha hayırlı bir şey bilmiyorum, dedim, Mervân: Namazdan sonra cemaat oturup bizi dinlemiyor. Ben de hutbeyi namazdan önceye aldım, dedi " (Buhârı, ldeyn, 6/, 26, Zekât, 44, Hayz, 6; Müslim, İdeyn, 13; Nesaî, İdeyn, 20)<br />
Bayram namazlarında hutbe arasında imamın oturması hakkında varid olan rivâyetlerin hepsi zayıftır. Nevevî şöyle demiştir: "Hutbenin tekrarı hakkında bir şey sabit olmamıştır. Hutbeye Allah'a hamd ile başlamak müstehabdır. Rasûlüllah (s.a.s)'den bunun dışında bir şey işitilmemiştir." ibn Kayyım demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.s) bütün hutbelerinde Allah'a hamd ile başlardı. Bayram hutbelerine tekbirle başladığına dair ondan bir hadis rivâyet edilmemiştir. ibn Mâce'nin Sünen'inde, Rasûlüllah (s.a.s)'in müezzini Saide (r.a)'den yaptığı rivâyete göre; "Nebi (a.s) hutbenin bölümleri arasında tekbir alırdı, ve bayram hutbelerinde tekbiri çoğaltırdı." (İbn Mâce, İkâme, 158). Böyle yapması tekbirle açtığına delâlet etmez. Bayram hutbelerinde ve yağmur duasının başlangıcındaki tekbirinde âlimler ihtilaf etmişlerdir. Dendi ki; "her ikisine de tekbirle başlar". Yine başka bir görüşe göre "yağmur duası hutbesine istiğfar ile başlar". Bazıları ise; "her ikisine hamd ile başlar" demişlerdir." şeyhu'1-İslâm Takıyuddin ibn Teymiyye şöyle demiştir; "Doğru olan hamd ile başlamaktır. Çünkü Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurdu: "Elhamdülillah ile başlanmayan her iş noksandır." Rasûlüllah (s.a.s) hutbelerin hepsine "Elhamdülillah" ile başlardı. Bir çok fakihlerin Rasûlüllah'ın yağmur duası hutbesine tekbirle başladığına dair sözleri hakkında Nebî (a.s)'dan asla bir sünnet yoktur, Aksine sünnet bunun tersini gerektiriyor. O da Rasûlüllah (s.a.s)'in bütün hutbelerine "Elhamdülillah" ile başladığıdır " (bk. Ebû Dâvud, Nikâh, 32; İbn Mâce, İkâme, 158; Nesaî, Cum'a, 24; A.b. Hanbel, Müsned, 1, 392, 393, 432)<br />
Hutbeye çıkarken okunan duâlar okunmasa da olur. Ancak dua etmenin bir sakıncası olmaz. Asiı duâ hutbenin kendisidir, Hatib ilk sünneti kılınca. hutbeye çıkar. minberin durumuna göre uygun bir basamakta oturur iç ezanı dinler. Sonra ayağa kalkarak birinci hutbenin metnini okur:<br />
El-hamdü lillahi rabbi'l alemin. Vessaletü vesselemü ala rasulina muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain. Neşhedü enlailahe illallahü veneşhedü enne seyyidina vemevlana muhammeden abdühü verasuluhu ibadellahi ittegû vellezine um vadıûhu. İnnellahe meallezinettegû vellezine hüm muhsinûne. Galellahü teaüla fi kitabihilkerimi<br />
Bundan sonra eûzü-besmele ile birlikte hutbenin konusuna uygun bir âyet ve bazı hadisleri okunur, mü'minlere öğüt verilir ve birinci hutbe şöyle bitirilir:<br />
Ela inne ehsenel kelami ve ebleğannizami kelamüllahilmülki'l azizi'l allemi kema galellahü tebareke veteala fil'kelami, ve iza gurie'l gurânu festemîu lehu veensitu leallekum türhamune, Eûzü billahi mine'ş şeytanirracimi bismillahirrahmanirrahim<br />
Hatib, bundan sonra her hutbenin sonunda konu ile ilgili bir âyet-i kerime okur ve oturur ve ellerini açarak sessizce söyle bir dua yapar: tebarekellahü lena veleküm veliseirilmüminine velmüminâti bifazlihi ve rahmetihi innehü garibün mühibü'd deaveti<br />
Hatib, bu duadan sonra ayağa kalkar ve sesli olarak aşağıdaki ikinci hutbeyi okur:<br />
Elhamdülillahi hamdelkamiline vessaletü vesselamü ala rasûlinâ muhammdün ve ala alihi ve eshabihi ecmaîn. Te'zîmen linnebiyyihi ve tekrimen lifehameti şeni şerefin safiyyetin fegale azze ve celle min gailin muhbiran ve âmiran innallahe ve malaiketühü yusallune alennebiyye ya eyyehellezine emenû sallû aleyhi vesellimu teslimen, allahümme salli.. kema salleyte.. ilh.. allahümme barik.. ilh..<br />
Hatib, sonra ellerini açar ve sesini biraz alçaltarak şu duayı okur:<br />
Allahümme ve erza anilerbeatilhulafai seyyidina ebi bekrin veumera ve usmane ve aliyyi zevissidgi velvefei vebegiyyetilaşereti ve âli beytilmustafe ve anilensari velmuhacirine vettebiine ile yevmilcezai. Allahümmeğfir lilmüminine velmüminati velmüslimine velmüslimati allahümme rabbena etina fiddünya haseneten ve filahirati haseneten ve gına azebennar birahmetike ya erhamerrahimine ve selamün alel mürseline velhamdülillahi rabbil alemin<br />
Hatib, daha sonra gizlice "eûzübesmele" çeker ve yüksek sesle aşağıdaki âyet-i kerimeyi okuyarak minberden iner ve Cuma namazını kıldırır<br />
İnnallahe ye'mürü biladli velihsani ve îtei zilgurbâ ve yenha anil fehşai velmunkeri velbeğyi yeizuküm lealleküm tezekkürun<br />
Anlamı: "Şüphesiz ki Allah, adaletli davranmayı, iyilikte bulunmayı ve akrabalara yardım etmeyi emreder. Fuhşu, kötülüğü ve zulmü yasaklar. Allah, sizlere düşünüp yapasınız diye öğüt verir" (en-Nahl, 16/90)<br />
Şâmil İA Kaynak: Cuma hutbesi nedir? Cuma hutbesi farz mıdır? <br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbe âdabı</span><br />
<br />
Cumanın farzından önce, bayram namazlarından sonra hutbe okunur. Cuma hutbesi farz, bayram hutbeleri sünnettir.<br />
<br />
Hutbenin bir rüknü vardır. O da Allah'ı zikirdir. Elhamdülillah, Sübhânallah, Lâilâhe illallah demekle rükün yerine getirilmiş olur. Bu zikri biraz uzatmak daha uygundur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbenin sahih olmasının şartları</span><br />
<br />
1. Hutbenin vakit içinde okunması,<br />
2. Namazdan önce okunması,<br />
3. Hutbe niyetiyle okunması,<br />
4. Cemaat huzurunda okunması,<br />
5. Hutbeyle namaz arasında birşeyle meşgul olunmaması.<br />
6. Cuma namazını hutbeyi okuyan hatibin kıldırması evlâdır, daha iyidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbenin vacipleri</span><br />
<br />
1. Taharete dikkat etmek,<br />
2. Setr-i avrete riâyet etmek,<br />
3. Hutbeyi ayakta okumak.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbenin sünnetleri</span><br />
1. Ezanı dinlemek,<br />
2. Hatibin huzurunda ezan okunması,<br />
3. Hutbeyi ikiye ayırmak,<br />
4. Her iki hutbeye de Allah'a hamd ü senayla başlamak,<br />
5. Müslümanlara va'z u nasihatta bulunmak,<br />
6. İkinci hutbede duâ etmek,<br />
7. Şehâdet cümlesinin iki kısmını da okumak,<br />
8. Hutbeyi uzatmamak,<br />
9. Hutbeyi kolay işitilecek bir sesle okumak,<br />
10. İki hutbe arasında oturmak,<br />
11. Siyah giyinmek.<br />
12. Hanefî mezhebinde sünnet olan bâzı maddeler Şafiî mezhebinde farzdır.<br />
13. O bakımdan sünnetlere riâyet edilirse, her iki mezhebin görüşleri yerine getirilmiş olur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hutbe nasıl okunur?</span><br />
<br />
1) Hatip minber kapısına vanp sağ ayağını birinci basamağa atar ve içinden şu duayı okur:<br />
<br />
 <br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ<br />
<br />
 وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
2) Üçüncü basamakta durup içinden şu duayı okur:<br />
<br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي*<br />
<br />
رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ*<br />
<br />
 رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
3) Yedinci basamakta yine sessizce şu duayı okur:<br />
<br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي* وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ*<br />
<br />
 وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
<br />
4) Cemaata dönüp oturur, ezanı dinler, ezan bitince ayağa kalkarak şu birinci hutbeyi okur:<br />
 <br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِه۪ أَجْمَعِينَ نَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَر۪يكَ لَهُ وَنَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا<br />
<br />
عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ. أَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللّٰهِ اِتَّقُوا اللّٰهَ وَأَطِيعُوهُ إِنَّ اللّٰهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ <br />
<br />
قَالَ اللّٰهُ تَعَالٰى ف۪ي كِتَابِهِ الْكَر۪يمِ<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
 <br />
<br />
5) Hutbenin konusuna uygun âyet-i kerîme ve hadîsti şerifleri okur ve bunlann ışığında kısa bir va'z u nasihatta bulunur. îman ve Kur'ân hakıkatlarını cemaata duyurmaya çalışır. Yazılı hutbe metni uzunsa, en önemli yerleri seçerek okur. "Sözün güzelliği kısahğındadır." Uzun hutbeler cemâati üzmekte ve azaltmaktadır. Kısa ve özlü hutbeler daha tesirlidir. Hutbe bitince şunu okur:<br />
<br />
 <br />
<br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلَامُ اللَّهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* <br />
<br />
كَمَا قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ*<br />
 <br />
<br />
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ اْلاِسْلاَمِ*<br />
<br />
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*<br />
<br />
 <br />
<br />
6) Böylece birinci hutbe bitmiş olur ve hatip oturur. Otururken için den şöyle duâ eder:<br />
<br />
 <br />
<br />
بَارَكَ اللَّه لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ* وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ*<br />
<br />
 اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ* اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
<br />
<br />
7) Duâ bitince ayağa kalkar ve şu ikinci hutbeyi okur:<br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ*<br />
<br />
 تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ*<br />
<br />
فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللَّهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ*<br />
<br />
 يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
<br />
8) Bu âyetin hemen arduıdan "Allâhümme salli" ve "Allâhümme bârik" dualarını okuduktan sonra ellerini açar ve şu duayı yapar:<br />
<br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
وَ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ<br />
<br />
الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ<br />
<br />
 بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ انْصُرِ الْإِسْلاَمَ وَ الْمُسْلِمِينَ* اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدِّينِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
9) Artık hutbe bitmiştir. Hatip şu âyet-i celîleyi okur ve namaz kıldırmak üzere minberden iner:<br />
<br />
 <br />
<br />
عِبَادَ اللَّهِ* إِتَّقُوا اللَّهَ وَ اَطِيعُوهُ* اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*<br />
<br />
 اِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ*<br />
<br />
<br />
 يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ*<br />
<br />
Cuma namazının geçerli olmasının şartlarından biri de farz olan cuma namazından önce hutbe okumaktır. Şöyle ki:<br />
<br />
Vaktin girmesinden sonra mevcut cemaatın huzurunda bir hutbe okunması gerekir. Bunun içindir ki, hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da sonradan namazda bulunacak olsalar, namazları caiz olmaz.<br />
<br />
Cemaatin hutbeyi işitmesi şart değildir. Sadece hazır bulunmaları yeterlidir. Hutbe esnasında bir mükellef erkeğin, misafir olsa dahi, bulunması yeterli görülmektedir.<br />
<br />
Cuma hutbesinin rüknü, İmamı Azam'a göre, Allah'ı zikirden ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız: "Elhamdü lillah" yahut "Sübhanallah" yahut "La ilahe illalah" denilecek olsa, yeterli olur. İki İmama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e) göre, hutbe denilecek derecede uzunca bir zikirden ibarettir. Bunun en az olan derecesi, Tahiyyat mikdarı hamd ve salavat ile Müslümanlara duadır.<br />
<br />
Hutbenin vacibleri, hatibin taharet üzere bulunması, avret sayılan yerlerin örtülü olması ve hutbeyi ayakta okumasıdır.<br />
<br />
Hutbenin sünnetleri de, hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir tesbih veya üç ayet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamdi, kelime-i şehadeti, salât ve selâmı kapsamalı. Birinci hutbe, bir ayetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi, ikinci hutbe de Müslümanlara duayı kapsamalıdır. Ayrıca imamın sesi, ikinci hutbede birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. İşte bunlar hutbenin sünnetlerindendir.<br />
<br />
Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi "Hucurat" suresi ile "Büruc" suresine kadar olan surelerin herhangi birinden uzunca okumak, özellikle kış mevsiminde, mekruhtur. Cemaatı bıktırmak uygun değildir. Cemaatın acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak, cuma namazlarına devamlarına engel olacağından, yersiz bir iş olur. Hatib olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu, önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaata faydalı bir tarzda hazırlanması, hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadisi şerifin anlamı şöyledir:<br />
<br />
    "Namazının uzun, hutbesinin kısa olması bir kimsenin anlayışlı bir din alimi olduğunun alametidir. Artık namazı (cemaata ağır gelmeyecek şekilde) uzatınız, hutbeyi de kısa okuyunuz. Gerçekten bazı sözler, sihir gibi kalbleri etkiler."<br />
<br />
İşte böylece hutbeler, belâgat ve mana bakımından ruhları kazanacak bir halde bulunmalıdır.<br />
<br />
Ashabı kiramdan (Câbir bin Semüre'den) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimizin namazı da, hutbesi de orta bir halde idi. Çok kısa ve çok uzun olmaktan beri idi.<br />
<br />
Sorunuzda geçen hutbenin diğer dualarına gelince:<br />
<br />
Öncelikle bu duaların Arapça olarak okunuşundan öğrenmek gerektiğini ifade edelim. Bu duaların okunması güzel olmakla beraber okunmadığı takdirde herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, hutbeye veya namaza da bir eksiklik gelmez. Ayrıca belli bir duayı okumak da şart değildir. İstediği şekilde dua edebilir.<br />
<br />
Cuma'nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker:<br />
<br />
    "Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)] efendimizin ve ‘ale'l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el - Fatihah."<br />
<br />
Fatiha okunduktan sonra müezzin euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;<br />
<br />
    "İnnellâhe ve melâiketehü yüsallûne ‘ale'n-Nebiy. Yâ eyyühe'l-lezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ."<br />
<br />
Bunu takiben müezzin Peygamberimize (asm) bir salavât getirir.<br />
<br />
    "Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed."<br />
<br />
Salevât-ı şerîfe bittikten sonra müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, cumanın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):<br />
<br />
    “Allahümme ifteh aleynâ ebvâbe rahmetike ve yessir aleynâ hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.<br />
<br />
Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar:<br />
<br />
    “Rabbi’şrahlî sadrî ve yessir lî emrî vehlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehâdis. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen, ve elhıknî bissâlihin. Vehfeznî minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain."<br />
<br />
7. Basamağa gelir ve:<br />
<br />
    “ Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”<br />
<br />
Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. "Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . ." Hamdele'nin son kısmında;<br />
<br />
    "Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine'l - mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi'l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale't-tahkîk. Ümerai'l-mü'minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer'a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti's sahabeti ve't-tâbi‘in. Rıdvanü'llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe'l - mü'minine'l - hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne'l-lâhe me‘allezine't-tekav ve'l-lezinehüm mühsinün."<br />
<br />
Bundan sonra imam: "kalle'l - lahü te‘alâ fi kitâbihi'l-kerîm." der, euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince "sadekallahül-‘azîm" der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimizden (asm) bir hadîs'i imam şöyle dile getirir: "Ve kale'n - nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem" diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: "ve kale fi hadîsin ahar" diyerek diğer hadisi de okur.<br />
<br />
Daha sonra imam, "Azîz cemaat, aziz mü'minler" gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.<br />
<br />
    "Elâ inne ahsene'l-kelâm ve ebleğa'n-nizam. Kemâ kale'l-lahü tebareke ve te‘alâ fi'l-kelâm ve izâ kurie'l-kur'ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün" <br />
<br />
euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.<br />
<br />
Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize (asm) salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü'minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.<br />
<br />
Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur:<br />
<br />
    "İnnâllahe ye'mürü bi'l - ‘adli ve'l - ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil - fahşai ve'l - münkeri ve'l - bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn"<br />
<br />
Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Cuma hutbesi dualarının türkçe anlamları </span><br />
<br />
Birinci Basamakta:<br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
Manası: “Allahım bize rahmet kapılarını aç, Fazilet hazinlerini bize kolaylaştır ey Keremlilerin en keremlisi ve Ey merhametlilerin en merhametlisi.”<br />
<br />
Üçüncü basamakta:<br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي* رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ* رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
Manası: “Rabim gögsümü genişler, işlerimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim; Bana mülk verdin ve bana Rüya tabirini öğrettin, Rabbim ilmimi ve anlayışımı artır, beni Salihler zümresine ilhak eyle.”<br />
<br />
Beşinci veya Yedinci basamakta:<br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي* اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ* وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
Manası: “Allahım bu hal benim halim değil ve bu mekan benim mekanım değil. Allahım işimi kolaylaştır ve benden kabul eyle. Tüm peygamberlere ve nebilere selam et. Hamd Alemlerin rabbi Allaha mahsustur.”<br />
<br />
<br />
Birinci Hutbede okunan dua:<br />
اَلْحَمْدُ للهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ اَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ اَعْمَالِنَا* مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ* نَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ* اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللهِ! اِتَّقُوا اللهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ* قَالَ اللهُ تَعَالَى فِى كِتَابِهِ الْكَرِيمِ*<br />
بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* …………… ayet<br />
وَقَالَ النَّبِىُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : …………hadis<br />
Manası: “Hamd Allah’a mahsustur. Ondan yardım istiyor, ondan mağfiret diliyoruz. Nefislerimizin kötülüklerinden, İşlerimizin fenalığından Allah’a sığınıyoruz. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak kimse yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete getirecek kimse yoktur. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına onun ortağı olmadığına şahitlik ederiz. Ve yine şahadet ederiz ki Efendimiz Hz. Muhammed Allahın kulu ve resulüdür. Allahım Efendimiz Hz. Muhammed’e onun ailesi ve tüm ashabına salat ve selam et.<br />
Ve sonra diyorum ki; Ey Allahın Kulları. Allahtan sakının ve ona itaat edin. Şüphesiz Allah iyilik yapanlar ve takva ile sakınanlarla beraberdir. Allahü Teala Kuranı keriminde şöyle buyuruyor:………………………………………<br />
Ve Peygamberimiz s.a.v. şöyle buyuruyor:………………………………<br />
<br />
Birinci hutbenin bitiminde şu dua okunur:<br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلاَمُ اللهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* كَمَا قَالَ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ.- besmele- اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللهِ اْلاِسْلاَمِ<br />
Manası: “Dikkat ediniz ki; Sözün en güzeli, Nizamın en kapsamlısı, Aziz, Mülk sahibi ve Her şeyi bilen Allahın kelamıdır. Yüce Allahu tealanın kuranında buyurduğu gibi: “Kuran okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun, umulur ki merhamet edilirsiniz.” Besmele: “Şüphesiz Allah katında din islamdır.”<br />
*veya<br />
وقال عليه الصلاة والسلام التائب من الذنب كمن لا ذنب له وأستغفر الله لي ولكم التوفيق<br />
Manası: “Peygamberimiz s.a.v. buyuruyor ki; Günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir. Ben de size ve kendime Allahtan mağfiret ve muvaffakiyet diliyorum.”<br />
<br />
Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturduğunda şu dua okunur:<br />
بَارَكَ اللهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اَلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
Manası: “Allah bizi, sizi ve sair mü’minleri, erkek ve kadın Müslümanları, Onların ölülerini ve dirilerinden hepsini mübarek eylesin. Şüphesiz O, işiteni duaları kabul eden ve insana yakın olandır.”<br />
<br />
İkinci hutbede şu dua okunur:<br />
اَلْحَمْدُ للهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ اْلأَمِينِ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
Manası: “Kamillerin hamdleri olan hamd Allah’a mahsustur. Salat ve selam Resulumuz Muhammedü’l emin, onun Ailesinin ve Tüm ashabının üzerine olsun. Peygamberini Yüceltmek ve Seçtiklerine ikram için Aziz ve celil olan Allahu Teala Haber vererek ve Emir ederek şöyle buyuruyor: “Şüphesiz Allah ve Melekleri Peygambere Salat ederler. Ey İman edenler Sizde ona salat edin ve tam bir teslimiyetle ona teslim olun.”<br />
<br />
Sesi biraz kısarak şöyle dua edilir:<br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيد<br />
<br />
مَجِيدٌ*<br />
Manası: “Allahım Muhammed s.a.v.’e , Muhammedin ailesine, İbrahim a.s. ve Ailesine salat ettiğin gibi salat et. Şüphesiz sen Hamid’sin Mecit’sin”.<br />
<br />
اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
Manası: “Allahım Muhammed s.a.v.’i , Muhammedin ailesini, İbrahim a.s. ve Ailesini mübarek kıldığın gibi mübarek kul. Şüphesiz sen Hamid’sin Mecit’sin.”<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِوَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَوَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ* اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ<br />
اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ* وَسَلاَمٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
Manası: “Allahım Sadakat ve vefa sahibi olan, 4 halife,efendimiz ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve diğer Cennetle müjdelenen 10 kişiden, Hz. Muhammet Mustafanın Ehli beytinden, Muhacirler’den, Ensar’dan ve bunlara tabi olanlardan kıyamet gününe kadar razı ol.<br />
Allahım Mü’min erkek ve kadınları, Müslüman erkek ve kadınları, onların hayatta olanlarını ve ölmüşlerini rahmetinle bağışla. Ey Merhametlilerin en merhametlisi. Selam Peygamberlerin üzerine olsun. Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.”<br />
<br />
Sesli bir şekilde şu dua edilir.<br />
Allahım İslama ve Müslümanlara yardim et!<br />
Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikeden koru!<br />
Bize dünyada ve Ahirette iyilikler ve güzellikler ihsan eyle!<br />
Bizi, anne-babamızı ve bütün müminleri bağışla!<br />
Şüphesiz sen işiten ve dualarımızı kabul edensin!<br />
<br />
Dua bitince gizlice Besmele çekilir ve:<br />
اِنَّ اللهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ<br />
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder;<br />
hayasızlığı, fenalık  ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”<br />
Nahl suresi: 90</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namazdaki  Rüku ve secdede okunan tesbihlerin Arapça yazılışı ve okunuşları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=771</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 08:05:37 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=771</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=9" target="_blank" title="">149653960563091.png</a> (Dosya Boyutu: 452.8 KB / İndirme Sayısı: 187)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namazdaki  Rüku ve secdede okunan tesbihlerin Arapça yazılışı ve okunuşları</span></span><br />
<br />
Rükû ve secdede okunacak tesbihlerin Arapça yazılış, okunuşlarını ve meallerini yazar mısınız?<br />
<br />
Değerli kardeşimiz,<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rükûda Okunacak:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"> سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَظِيمِ<br />
</span><br />
 "Sübhâne rabbiyel azîm = Büyük Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehdir." (bk. EL-AZÎM)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Secdede Okunacak: </span></span><br />
<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
 سُبْحَانَ رَبِّىَ ا‘عْلَى<br />
</span><br />
 "Sübhâne Rabbiye'l a'lâ = Ulu Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehdir." (bk. EL-ALİYY)<br />
<br />
Selam ve dua ile...<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Etiketler :</span> </span>Namazdaki , Rüku, ve, secdede, okunan tesbihlerin, Arapça yazılışı, ve okunuşları,Rükuda okunan, secdede okunan,tesbihat,<br />
<br />
<br />
[/font]</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=9" target="_blank" title="">149653960563091.png</a> (Dosya Boyutu: 452.8 KB / İndirme Sayısı: 187)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namazdaki  Rüku ve secdede okunan tesbihlerin Arapça yazılışı ve okunuşları</span></span><br />
<br />
Rükû ve secdede okunacak tesbihlerin Arapça yazılış, okunuşlarını ve meallerini yazar mısınız?<br />
<br />
Değerli kardeşimiz,<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rükûda Okunacak:</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"> سُبْحَانَ رَبِّىَ الْعَظِيمِ<br />
</span><br />
 "Sübhâne rabbiyel azîm = Büyük Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehdir." (bk. EL-AZÎM)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Secdede Okunacak: </span></span><br />
<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
 سُبْحَانَ رَبِّىَ ا‘عْلَى<br />
</span><br />
 "Sübhâne Rabbiye'l a'lâ = Ulu Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehdir." (bk. EL-ALİYY)<br />
<br />
Selam ve dua ile...<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Etiketler :</span> </span>Namazdaki , Rüku, ve, secdede, okunan tesbihlerin, Arapça yazılışı, ve okunuşları,Rükuda okunan, secdede okunan,tesbihat,<br />
<br />
<br />
[/font]</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Müezzinlik Duaları - Sela Ezan ve Kamet Duaları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=770</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 08:03:29 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=770</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müezzinlik Duaları - Sela Ezan ve Kamet Duaları</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ezan :</span> </span>farz namazlarının vaktinin girdiğini belli sözlerle ve özel bir şekilde ilan etmek, bildirmek demektir.<br />
Namaz Mekke döneminde farz kılınmakla birlikte, ezan hicretten sonra uygulamaya konulmuştur. Medine’ye hicretten sonra, Mescid-i Nebevî’nin inşası tamamlanıp düzenli bir şekilde cemaatle namaz kılınmaya başlanınca, Hz. Peygamber vakitlerin girdiğini duyurmak için ne yapılabileceğini arkadaşlarıyla görüşmüş, o esnada Hz. Peygamber’e vahiyle, ayrıca sayıları yirmiye kadar ulaşan sahabiye rüyalarında bugünkü ezanın şekli öğretilmiştir. Hz. Bilal tarafından sabah namazında, yüksekçe bir evin damında okunarak uygulamaya konulmuştur.<br />
Ezan, Müslümanlığın şiarı haline gelmiş müekket bir sünnettir. Ezan aracılığıyla halka hem namaz vaktinin girdiği ilan edilmekte, hem de Allâh’ın büyüklüğü, Peygamberimizin O’nun kulu ve elçisi olduğu ve namazın kurtuluş yolu olduğu ilan edilmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâmet :</span> </span>Farz namazlardan önce, namazın başladığını bildiren ve ezan lafızlarına benzeyen sözlerdir. Ezandan farklı olarak, “hayya ale’l-felâh” cümlesinden sonra, “kad kameti’s-salât” cümlesi eklenir. İster cemaatle, isterse tek başına kılınsın, erkeklerin her farz namazdan önce kâmet getirmeleri sünnettir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamet nasıl getirilir?</span></span><br />
<br />
<br />
Kamet sözleri nasıldır, kamet getirmek tabiri nedir açıklar mısınız?<br />
<br />
<br />
Kişi tek başına namaz kılacak ise, farz namazdan önce kamet getirir. Cemaatle kılınan namazlarda farz namazdan önce müezzin kamet getirir. Ezanı ağır okumak, kameti ise hızlı okumak uygundur. Çünkü Resulûllah asm hadis-i şerifte, Bilal (ra) hitaben : “Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. Kamet getirdiğin zaman ise hızlı oku ” (Tirmizi, Salât, 29) buyurmuştur. Kamet ayakta yapılır ve kamet getiren kişi kıbleye döner. Kamet, vaktin değil namazın sünnetidir.<br />
Beş vaktin farz namazlarında ve Cuma namazının farzında kamet getirilir. Kaza namazında da bu böyledir. Ancak Vitir, Teravih, Bayram, Cenâze ve Nâfile namazlarda kamet getirilmez. Kamet erkeklere has bir sünnettir. Kadınlar kamet getirmezler. Kamet cemaatın müstehab olan sünnetlerindendir. Kadınlar ve çocuklar bir arana gelerek namaz kılsalar bile kamet gerekmez. Namazlarından bazısı kazaya kalan namazlarını peşipeşine kılabilir. Bulunduğu yerden ayrılmadığı sürece tek kamet yeterli olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EZAN</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
 اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَر              <br />
<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
 لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّ<br />
</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamet sözleri şöyledir:</span></span><br />
<br />
Allahü ekber,Allahü ekber<br />
Allahü ekber, Allahü ekber<br />
Eşhüde en la ilâhe illallah<br />
Eşhüde en la ilâhe illallah<br />
Eşhedü enne Muhammeden Rasululullah<br />
Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah<br />
Hayye alessalah<br />
hayye alessalah<br />
Hayye alel-felâh<br />
Hayye alel-felah<br />
Allahü ekber Allahü ekber<br />
La ilâhe illallah<br />
<br />
- Farz namazında selam verildikten hemen sonra 'Allahumme entesselam ve minkesselem teberakte yezel celeli vel ikram' denir.<br />
- Ayetel kürsi duası, kamet getirilsin veya getirilmesin yinede okunması sünnettir.<br />
"El ezanü cezmün vel gametü cezmün" Hadis-i Şerif (s.a.v.)<br />
<br />
"Salah" "Felah" ve kamette yine "Gad gametis-salah" olarak okunur. Sonlarındaki yuvarlak "T" geçilerek okunmaz. "H" olarak durulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cuma namazında müezzinlik:</span></span><br />
<br />
1.Cuma ezanı okunduktan ve ezan duası yapıldıktan sonra,(mikrofonla veya yok ise mikrofonsuz) ''Salati sünnetil Cum'a,Allahümme Salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed'' diye anons yapılır.<br />
<br />
2.Dört rekat Cumanın ilk sünneti kılınır;imamın sünneti bitirmesini müteakip;Euzu Besmele çekerek,''İnnallahe ve melaiketehû yusallûne alennebiyyi.Ya eyyühellezîne amenû,sallû aleyhi vesellimu teslima''(Ahzab suresi 56.ayet) ayeti okunur ve ardından sesli olarak,''Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed'' diye salavat getirilir.Bu arada imam minbere çıkmaktadır.<br />
<br />
3.İmam minberdeki yerini alıp,oturunca,müezzin ayağa kalkar ve iç ezan dediğimiz ezanı okur.Sonunda imam hutbe için ayağa kalkar,müezzin oturur.<br />
<br />
4.Hutbe bitince,müezzin tekrar kalkıp,kamet getirir ve Cuma namazı kılınır.<br />
<br />
5.Farz namazın sonunda müezzin,her namazdan sonra okunan ''Allahümme entes selâmü ve minkes selâm,tebarekte ya zel celâli vel ikram''ı okur. Ardından diğer nafileler kılınır.<br />
<br />
6.En son kılınan iki rekat vaktin sünneti de tamamlanınca,müezzin her namazın sonundaki tesbihatın aynısını yapar.Yani;''Sübhanallahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber.Velâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm''.<br />
<br />
7.Burada Ayetel Kürsi, içinden okunur ve ardından tesbihat yapılır.33 Sübhanallah,33 Elhamdü lillah,33 Allahü ekber.<br />
<br />
8.Tesbihatın bitirilmesi ve dua...<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAMET DUALARI</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
 اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
                اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَر              <br />
<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ<br />
قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ<br />
<br />
اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
 لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
</span><br />
 Kamet'ten sonra namaza başlanır ve selam verilince;<br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"> اللّهمَّ اَ نْتَ السّلاَ مُ و مِنْكَ السّلامُ.تَبارَكْتَ ياَذَلْجَلالِ وَلاِكْراَمِ<br />
</span><br />
"Allahümme entesselamü ve minkesselam. Tebarekte ya' zel'celali vel'ikram"<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
عَلي رَسؤُ لِناَ صَلَواَتٌ<br />
</span><br />
“Ala Rasuluna Salavat<br />
<br />
Denir ve salavat getirdikten sonra;<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
سُبْحاَنَ اللّهِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ و لاآاِلَاهَ الا اللهُ وَللهُ اَكْبَرْ<br />
<br />
 وَلا حَوْلَ ولا قُوَّةَ اِلاَّباِللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ<br />
</span><br />
Sübhanellahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber<br />
<br />
ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim”<br />
<br />
Sonra Ayete'l-kürsi okunur.Ve<br />
<br />
 <span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<br />
وَ هُوَ الْعَلىُّ الْعَظِيمُ ذولْجَلاَلِ سُبْحاَنَ اللهِ<br />
<br />
 33 defa............سُبْحاَنَ اللهِ<br />
<br />
سُبْحاَنَ الْكَريمِ دآَءِمَنِ الْحَمْدُ لِلهِ<br />
<br />
 33 defa ............اَلْحَمْدُ لِلهِ<br />
<br />
رَبِّ الْعاَلَمِينَ تَعاَلَى شاَنُهُ اللَهُ اَكْبَرْ<br />
<br />
33 defa.............. اَلّلَهُ اَكْبَرْ<br />
<br />
Tesbihattan sonra;<br />
<br />
لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ<br />
<br />
لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ<br />
<br />
denir,Sonra<br />
<br />
َسُبْحاَنَ ربِّىَ الْعلِىِّ ااَعْلَ لْوَهاَّبْ<br />
</span><br />
Diyerek  Amin denilir,ve Eller açılıp dua edilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namazdan sonra yapılabilecek örnek bir dua..</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
 Elhamdülillahi Rabbilâlemin essalatü vesselamü alâ resulina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.<br />
<br />
Ya Rabbi, kıldığımız namazları kabul eyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle!<br />
<br />
Allahümmağfir verham ve ente hayrürrahimin. Teveffeni müslimen ve el hıkni bissalihin. Allahümmağfir li veli valideyye ve lilmüminine vel müminat yevme yekumül hisab.<br />
<br />
Ya Rabbi, bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs-i emmaremizin şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan eyle! Ehl-i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahr ve perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad-ı ilahiyyen ile imdat eyle!<br />
<br />
Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa'fü annî.<br />
<br />
Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle!Allahümme inni eselükessıhhate velafiyete vel-emanete ve hüsnelhulki verridae bilkaderi bi rahmetike ya erhamerrahimin.<br />
<br />
Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesinden, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzeli ömürden, ölürken gelecek fitnelerden, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru!<br />
<br />
Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste ehl-i sünnet itikadına uygun bir iman ve tevbe nasip eyle.<br />
<br />
Ya Rabbi, kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, sevgine kavuşturacak amellerin sevgisini nasip eyle! İlmimizi, ihlasımızı, kabiliyetimizi artır, muratlardan, muhlaslardan olmamızı nasip eyle, cömert ve îsâr sahibi kullarından eyle.<br />
<br />
Ana babamıza ve evlatlarımıza ve akraba ve ahbabımıza ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler ve güzel huy, akl-ı selim ve sıhhat ve afiyet rüşdü hidayet ve istikamet ihsan eyle ya Rabbi! Amin.<br />
<br />
Velhamdü lillahi Rabbilalemin. Allahümme salli ala..., Allahümme barik ala..., Allahümme Rabbena atina... Velhamdü lillahi Rabbilalemin. Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah estağfirullahelazim elkerim ellezi la ilahe illa hü, elhayyel-kayyume ve etubü ileyh.<br />
Duada geçen kelimelerin açıklaması:<br />
<br />
Riya: İki yüzlülük, Allah’tan başkası için ibadet etme.<br />
Nifak: Münafıklık.<br />
Şikak: Uyuşmazlık.<br />
Nefs-i emmare: Kötülük yapmak isteyen nefs.<br />
Rüşdü hidayet: Doğru yolu arayıp bulma.<br />
İstikamet: Doğru yol.<br />
Kelime-i tevhid: La ilahe illallah Muhammedün Resulullah sözü.<br />
Erzeli ömür: Başkalarına muhtaç olunan sıkıntılı ihtiyarlık dönemi.<br />
Murat: Seçilmiş kimse.<br />
Muhlas: Devamlı ihlas sahibi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sela Sözleri ve anlamı</span></span><br />
<br />
 Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Nûre Arşillah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Hayra Halgillah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!<br />
<br />
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!<br />
<br />
Anlamı;<br />
<br />
Ey Allah'ın Resûlu Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Allah'ın Habibi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Allah'ın Arşının Nuru Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Allah'ın Mahlukatının Hayırlısı Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Öncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah İçindir! <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">EZAN VE KAMET</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ezan</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan, özel bir zikirdir, İslâm onu, farz namazların vaktinin girdiğini ilan etmek ve müslümanları namaza davet etmek için meşru kılmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Hükmü</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan, vaktinde kılınan namaz için de kazaya kalan namaz için de sünnettir. Ezan, cemaat için sünnet-i kifaye, fert için sünnet-i ayn'dır. Cemaatten birinin ezan okuması diğerleri için de yeterlidir. Fakat tek başına namaz kılan kimse ezan okumazsa, sünneti yerine getirmemiş olur. İslâm'ın alâmetlerinden biri olması itibariyle ezanın önemi çok bü­yüktür.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Meşru Kılınmasının Delili</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan'ın meşru olmasının delili, Kur'an ve Sünnet'tir. Kur'an'dan delili şu ayettir:<br />
Ey iman edenler! Cuma günü namaza (ezan ile) çağrıldığınız zaman hemen Allah'ı anmaya (Cuma'yı kılmaya) koşun ve alışverişi bırakın.<br />
(Cuma/9)<br />
Sünnet'ten delili ise şu hadîstir:<br />
Namaz vakti geldiğinde içinizden biri size ezan okusun. Sonra en büyüğünüz size imamlık yapsın.[1]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Meşru Kılınması</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan, hicretin ilk senesinde meşru kılınmıştır. İbn Ömer şöyle demektedir: "Müslümanlar Medine'ye geldikleri zaman toplanıp namaz<br />
vakitlerini gözetlerlerdi. O zaman namaz için çağrı yapılmıyordu. Birgün bu hususta konuştular. Bazıları 'Hristiyanlann çanı gibi bir çan edinelim' derken, bazıları da 'Yahudilerin borusu gibi bir boru edinelim' dediler Hz. Ömer 'Halkı namaza çağırmak için neden bir adam göndermi­yorsunuz?' dedi. Hz. Peygamber 'Ey Bilal! Kalk, namaz için nida et (ezan oku)' dedi".[2]<br />
Ezan'ın lafızları şöyledir:<br />
Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber Eşhedu enlâ ilahe illallah, eşhedu enlâ ilahe illallah<br />
Eşhedu enne Muhammeden Rasûlullah, eşhedu enne Muhammeden Rasûllullah<br />
Hayye ala's-saîât, hayye ala's-salât<br />
Hayye ale'l-felah, hayye ale'l-felah<br />
Allahu ekber, Allahu ekber<br />
Lâ ilahe illallah<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Şahitlik ederim ki Muhammed, Allah'ın Rasûlüdür. Şahitlik ederim ki Muhammed, Allah'ın Rasûlüdür.<br />
Haydi namaza, haydi namaza<br />
Haydi felaha, haydi felaha<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Sabah namazı için ezan okunurken hayye ale'l-felah ibaresinden sonra iki defa essalâtu hayrun min'en-nevm (=namaz uykudan hayırlıdır) denir. Bu ibare de Buharı, Müslim ve diğer muhaddislerin sahih olarak rivayet ettikleri hadîslerle sabit olmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Sıhhatinin Şartları</span></span><br />
<br />
<br />
1. Müslüman olmak.<br />
Kâfir'in ezanı sahih olmaz. Çünkü kâfir ibadet ehli değildir.<br />
2. Temyiz sahibi olmak.<br />
Mümeyyiz olmayan çocuğun ezanı sahih olmaz. Çünkü çocuk ibadet ehli değildir, vakti tesbit etme ehliyeti de yoktur.<br />
3. Erkek olmak.<br />
Kadının, erkekler için ezan okuması ve erkeklere imamlık yapması sahih değildir.<br />
4. Ezan'ı tertibe riayet ederek okumak.<br />
Ezan'ı, Hz. Peygamber ve ashabına tâbi olmak için tertibe riayet ede­rek okumak şarttır. Tertipli okumayı terketmek ezan'ı, ilan olmaktan çıkarır.<br />
5. Ezan lafızlarını peşpeşe okumak.<br />
Ezan lafızları arasında büyük bir fasıla olmamalıdır; zira bu, ezan'ın sahih olmasını engeller.<br />
6. Ezan, cemaat için okunuyorsa sesi yükseltmek.<br />
Münferid olarak ezan okunuyorsa, cemaati olmayan bir mescidde de olsa sesi yükseltmek sünnettir. Cemaatle namaz kılınmış olan mescidde kendisi için ezan okuyorsa, insanların başka bir namaz'ın vaktinin girdiğini sanmamaları için kişinin sesini kısması sünnettir. Hz. Peygamber, Ebu Said el-Hudrî'ye şöyle demiştir:<br />
Ben, senin koyunları ve çölü sevdiğini görüyorum. Sen koyunlarının içinde veya çölde olduğunda namaz için ezan okuduğun zaman se­sini yükselt. Çünkü müezzinin sesinin ulaştığı insanlar, cinler ve herşey kıyamet günü onun için şahitlik yaparlar.[3]<br />
Kadınların cemaatle kıldıkları namaz için ezan okumaları mendub değildir. Çünkü onların seslerini yükseltmelerinde fitne sözkonusudur. Kadınlar için mendub olan sadece kamet getirmeleridir. Çünkü kamet cemaatin canlanmasına vesile olur. Kâmet'te ezan'da olduğu gibi sesin yükseltilmesi sözkonusu değildir.<br />
7. Namaz vaktinin girmesini beklemek. Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:<br />
Namaz vakti girdiğinde içinizden biri size ezan okusun.[4]<br />
Namaz, ancak vaktin girmesiyle kılmabilir. Ezan da vaktin girdiğini ilan etmektir. Bu nedenle vakit girmeden okunan ezan'ın sahih ol­madığında âlimler ittifak etmişlerdir. Ancak sabah namazı bundan hariç­tir; sabah namazı için gece yarısından itibaren ezan okunabilir. Bunun nedeni ileride izah edilecektir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Sünnetleri</span></span><br />
<br />
<br />
1. Müezzin'in kıbleye dönmesi.<br />
Çünkü selef ve haleften nakledildiğine göre kıble yönlerin en şerefi isidir.<br />
2. Müezzin'in, küçük ve büyük hadesten (abdestsizlik ve cünüp-lükten) temiz olması.<br />
Abdestsiz bir kimsenin ezan okuması tenzihen mekruhtur. Cünüb bir kimsenin ezan okuması ise tahrimen mekruhtur. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:<br />
Taharetsizken (abdestsizken), aziz ve celil olan Allah'ı anmayı hoş görmüyorum.[5]<br />
3. Ezan'ı ayakta, okumak.<br />
Çünkü Hz. Peygamber 'Ey Bilal! Kalk, namaz için nida et (ezan oku)' buyurmuştur.<br />
4. Hayye ale's-salat derken -göğsünü kıbleden çevirmeden- başını sağa, hayye ale'l-fclah derken de başını sola çevirmek.<br />
Ebu Cuheyfe şöyle diyor: "Bilal'ın hayye ale's-salât ve hayye ale'l-fe­lah derken başını sağa ve sola çevirdiğini gördüm".[6]<br />
5. Ezan lafızlarını tertil ile (ağır ağır) okumak.<br />
Çünkü ezan, meydanda olmayan (işinde-gücünde olan) insanlara namaz. vaktini ilan etmektir. Tertil ile okumak, ilanın daha iyi duyulmasını sağlar.<br />
6. Ezan'da tercî yapmak.<br />
Bu, Ebu Mahzûre'den rivayet edilen bir hadîsle sabit olmuştur.[7]<br />
7. Sabah ezanında tesvib yapmak.<br />
Tesvib, hayye ale'l-felah dedikten sonra iki defa es-salâtu hayrun min'en-nevm (namaz uykudan hayırlıdır) demektir. Çünkü bu husus ha­dîsle sabit olmuştur.[8]<br />
8. Müezzin'in güzel ve'gür sesli olması.<br />
Böylece ezan'ı dinleyenlerin kalbi incelir ve ona icabet etmeye mey­leder. Ezan't rüyasında gören Abdullah b. Zeyd'e, Hz. Peygamber şöyle demiştir:<br />
Bilal ile kalk ve rüyanda gördüklerini Bilal'e öğret de o okusun. Çünkü onun sesi senden daha gürdür.[9]<br />
9. Müezzin'in, halk arasında ahlakıyla ve adaletiyle tanınan bir kişi olması.<br />
Böyle olan müezzin'in çağrısına halk daha kolay icabet eder. Zira fâsık bir kimsenin çağrısına icabet edilmez.<br />
Ayrıca ezan'da sesi uzatıp teganni yapmak mekruhtur. 11. Sabah ezanını iki müezzin'in okuması.<br />
Müezzinlerden biri fecr'den önce, diğeri de fecr'den sonra ezan okumalıdır. Bunun delili şu hadîstir:<br />
Bilal ezan'ı erken okuyor. Siz İbn Ümmi Mektum'un ezanını işitinceye kadar (sahurda) yeyip-içiniz.[10]<br />
12. Ezan'ı duyan kimsenin susup müezzin'in söylediklerini tekrar et­mesi sünnettir.<br />
Siz ezan'ı işittiğiniz zaman müezzin'in söylediklerini aynen tekrar edin.[11]<br />
Ancak müezzin hayye ale's-salât dediği zaman dinleyenler lâ havle vela kuvvete illâ bitlah (ibadetlere yöneliş, günahlardan dönüş ancak Allah'ın yardımı iledir) demelidirler. Bunun delili şu hadîslerdir:<br />
Müezzin hayye ale's-salât ve hayye ale'l-felah dediğinde dinleyenler lâ havle vela kuvvete illâ biilah demelidir.[12]<br />
Hadîsin sonunda şöyle denmiştir:<br />
Kim bunu kalbinden,söylerse cennet'e girer.<br />
13. Ezan'dan sonra dua etmek ve Hz. Peygamber'e salâvat getirmek.<br />
Hem müezzin, hem de ezanı duyanlar için, ezan bittikten sonra Hz. Peygamber'e salâvat getirip Hz. Peygamber'den varid olan dua'yı okumak sünnettir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:<br />
Müezzin'in ezanım-işittiğiniz zaman siz de onun söylediklerini tekrar edin. Sonra bana salât ve selâm okuyun. Çünkü her kim bana bir salât okursa, bundan dolayı Allah ona on salât getirir. Sonra Allah'tan benim için vesile'yi isteyin. Vesile, cennet'te bir derecedir ki o, Allah'ın kullarından yalnız birine nasip olacaktır. Umarım ki o kul ben olayım. Kim benim için Allah'tan vesile'yi isterse ona şefaat vâsıl olacaktır.[13]<br />
Kim ezanı işittiği zaman 'Ey Allahım! Ey bu tam davetin ve kılınmak üzere olan bu namazın rabbi! Muhammed'e vesîle'yi ve fazileti ihsan et, bir de onu kendisine va'dettiğin Makam-ı Mahmud'a ulaştır' derse kıyamet günü benim şefaatim ona vacib olur.[14]<br />
Tam davetten maksat, tağyir ve tebdili kabul etmeyen tevhid'in dave­tidir. Fazilet, ahlâkların tümünden üstün olan bir mertebedir. Makam-ı Mahmud ise, herkesin sahibini övdüğü makamdır. Allah'ın va'dinden maksat, 'Rabbiniri seni övgüye değer bir makama (Makam-ı Mahmud'a) göndermesi umulur' (İsra/79) ayetidir.<br />
Müezzin, Hz. Peygamber'e salât ve selâmı ezan sesinden biraz daha yüksek sesle ve -ezan'dan sanılmaması için- ezandan ayrı olarak oku­malıdır.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkâmet (Kamet)</span></span><br />
<br />
<br />
İkâmet, ezan'm aynısıdır. Ancak aşağıda zikredeceğimiz bazı husus­larda ezan'dan ayrılır.<br />
1. Ezan ikişer ikişer, kamet ise teker teker okunur. Bunun delili, Enes'ten rivayet edilen şu hadîstir:<br />
Bilal'e, ezan lafızlarını ikişer ikişer, kamet lafızlarını da birer birer söylemesi emrolundu. Yalnız kad kâmeti'ş-salât lafzı hariçtir ki onu iki defa söylemesi emredildi.[15]<br />
Kâmet'in tam lafzı şöyledir:<br />
Allahu ekber, Allahu ekber<br />
Eşhedu enlâ ilahe illallah<br />
Eşhedu enne Muhamnıeden rasûlullah<br />
Hayye ale's-salât<br />
Hayye ale'l-felah<br />
Kad kâmeti's-salât, kad kâmeti's-salât . .<br />
Allahu ekber, Allahu ekber<br />
Lâilaheillallah<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Şehadet ederim ki Muhammed, Allah'ın rasûlüdür.<br />
Haydi namaza;<br />
Haydi felaha<br />
Namaz başladı, namaz başladı Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Kâmet'in lafızları Buharı, Müslim ve diğer muhaddislerin rivayet ettik­leri sahih hadîslerle sabit olmuştur.<br />
2. Kâmet'i, ezan'ın aksine süratle okumak vacibdir.<br />
Çünkü ezan hazırda olmayanları namaza davet etmek içindir. Onun için de ağır ağır ve yüksek sesle okunması, insanların işitmesi açısından daha uygundur. Kamet ise hazır olan kimseler için olduğundan dolayı süratle okunması gerekir.<br />
3. Kaza borcu olan kimse, onları kaza etmek istediğinde sadece ilk namaz için ezan okumalı, ondan sonraki her namaz için kamet getirme­lidir.<br />
Bunun delili de Hz. Peygamber'in Müzdelife'de akşam ve yatsı na­mazlarını birleştirip namazı bir ezan ve iki kamet ile kılmasıdır.[16]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâmet'in Şartlan</span></span><br />
<br />
<br />
Kâmet'in şartlan da ezan'ın şartlarının aynısıdır. Kâmet'in Sünnetleri<br />
Kâmet'in sünnetleri, ezan'ın sünnetlerinin aynısıdır. Ancak müezzin'in kamet getirmesi müstehab'dır. Kâmet'i işiten bir kimse 'Ekamehallahu ve edameha (Allah bunu kaim ve daim kılsın)' demelidir.[17]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farz Olmayan Namazlar İçin Çağrı Yapılması</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan ve kamet farz namazlarda müekked sünnetlerdendir. Farz ol­mayan ve cemaatle kılınan Bayram namazları, güneş ve ay tutulması es­nasında kılınan namazlar ve cenaze namazı gibi namazlarda ezan ve kamet sünnet değildir. Ancak es-salâtu camiatun (namaz toplayıcıdır) demek sünnettir.<br />
Abdullah b. Amr b. As'tan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber zamanında güneş tutulduğunda es-salâtu camiatun diye namaz için çağrı yapıldı".[18]<br />
Cemaatle kılınması meşru olan diğer sünnetler de güneş tu­tulduğunda kılınan namaza kıyas edilmektedir.<br />
<br />
<br />
Ezan, haber vermek anlamına gelmektedir. İslam dini dilinde ise farz namazların vaktini bildiren ve namazın kılınacağını haber veren ezana mahsus kutsî kelam ve kelimelerdir. Hicretin birinci senesinde Mescid-i Nebevinin inşasından sonra meşru kılınmıştır. Farz değildir; ancak “Şeâir-i İslamiye” denilen İslam alametlerinin birincilerinden olduğu ve topluma bakan mühim hikmetleri bulunduğu için şahsi farzlardan daha önemlidir.<br />
<br />
Ezanın kelamları ve kelimeleri vahye dayandığı, Kur’ân-ı Kerimde geçen ve vahiyle nazil olan kutsî kelime ve kelamlar olduğu için “Vahiy dili” dışında okunması ezan sayılmadığı için tercümesi onun yerine okunması câiz değildir. Zira ezanın hikmeti sadece namaza davet değildir ki ilan ve aklın anlaması yeterli olsun. Belki dinin en önemli şeâirleri, imanın esasları ve hakkaniyetinin delilleri olan “Kelime-i Tevhit” “Kelime-i Şahadet,” “Salat” yani namaza çağrı, “Felaha” yani kurtuluşa davet ve “Allahü Ekber” yani, Allah’ın her hususta kudretini ve büyüklüğünü ihtar ve ilan olduğu, ve bunu en güzel şekilde şeâir olarak “Vahiy dili” olan Arapça ifade ettiği için din ve vahiy dili dışında ezan okumak ve kamet getirmek asla câiz olmaz. Bu durumda ezan okunmuş ve kamet getirilmiş sayılmaz. İslam bilginlerinin ittifak ettiği görüş budur.<br />
<br />
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Namaza davet edildiğiniz vakit” buyurarak ezandan bahsetmiştir. Peygamberimiz (sav) hadisleri ile ve müfessirler yorumları ile bu ayeti “Ezan okunduğu zaman” şeklinde tefsir etmişlerdir.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) “Namaz vakti girince biriniz ezan okusun ve büyüğünüz size namaz kıldırsın” buyurdular. Bu hadise göre İslam bilginleri “akıl-baliğ herkes ezan okuyabilir ama namaz için liyakat şartı aranır” demişlerdir.<br />
<br />
İslam bilginlerinden bazıları ezanın “Farz-ı Kifaye” olduğunu söylemişlerdir. Ancak “Şeâir-i İslamiye” ve “Sünnet-i Müekkede” olduğu konusunda “İcma” vaki olmuştur. Vakit namazları için Sünnet-i Müekkede olan ezan ve kamet cenaze ve nafile namazlar için sünnet değildir. Bu nedenle Cenaze Namazı için ezan okunmaz ve kamet getirilmez. Ezan yerine “Sala” okunması tavsiye edilmiştir. Cumhur-u Ulemaya göre cemaat için “Sünnet-i Müekkede” olan kamet fert için ve tek başına kılanlar için de “Sünnet-i Müekkede”dir. Terk edilmesi caiz değildir. Aynı şekilde kaza namazları için de Sünnettir. Birkaç kaza namazı beraber kılınacak ise bir ezan okunur ve her namaz için kamet yapılır.<br />
Kadınların ezan okumaları sünnet değildir. Ancak Şafi ulemasına göre kadınlar ferdi olarak kılacakları farz namazdan önce kendi işitecekleri şekilde kamet getirirler.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) ezanın cümlelerinin ikişer defa, kametin ise birer defa okunmasını emretmişlerdir. Ancak kamette “Kad kâmeti’s-salat” cümlesini iki defa söylemesini bizzat peygamberimiz istemiştir. Bu hadisi esas alan İmam-ı Şafi ve Ahmed b. Hambel (ra) kametin cümlelerini birer birer okunmasına hükmetmiştir.<br />
<br />
Ezan okunurken müezzinin okuduklarını tekrar etmek ve sonunda “Ezan Duası” olan “Vesile” duasını okumak sünnettir. Peygamberimiz (sav) “Ezana icabet edin ve müezzinin söylediklerini siz de dinleyerek tekrar edin ve bana vesile duasını okuyun” ferman buyurmuşlardır. Ancak emrin tekrarı adaba aykırı olduğu için “Hayyeal es-salah” ve “Hayyaal el-felâh” yani “Haydi namaza koşun” “Haydi kurtuluşa koşun” cümlelerinde dinleyen “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahî’l-aliyyi’l-azîm” demeleri menduptur, yani sünnettir.<br />
<br />
Ezana icabet de iki şekilde olur. Birincisi, “kavlî” icabettir. Bu ezanı dinlemek ve tekrar etmektir. İkincisi, “fiilî” icabettir. Bu da ezanı duyduğu zaman camiye gitmek ve cemaate iştirak etmektir. Ezanda sadece dinleyerek kalben icabet yeterli olmayıp, kendi işiteceği kadar dil ile söylenmesi menduptur.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Meşru Kılınması:</span></span><br />
Müslümanlar Medine’ye geldikleri zaman bir araya gelip namaz kılıyorlardı. Mescid-i Nebevinin inşasından sonra peygamberimiz (sav) peygamberimiz (sav) sesinin gür ve güzel olmasndan dolayı Hz. Bilâl-i Habeşî’ye “Ey Bilâl kalk insanları namaza çağır” buyurdular. O da “Essalâtü Câmia” yani “Namaz için toplanın” diye sokaklarda gezerek mü’minleri namaza davet ediyordu.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) bir gün mü’minleri namaza nasıl davet edecekler konusunda sahabeleri ile istişare etti. Kimisi “Çan çalalım” kimisi, “Boru öttürelim” ve kimisi de “Ateş yakalım” gibi teklifler ileri sürdüler. Peygamberimiz (sav) “Yahudi, Hıristiyan ve Mecusi adetidir. Müslümanlığa ve Müslümanlara yakışmaz. İslam’ın izzetini ortaya koyacak güzel bir davet usulü belirleyelim. Herkes bu konuya kafa yorsun” buyurarak sahabelerini gönderdi.<br />
<br />
Sahabeler kafalarında ne yapmaları gerektiği ve nasıl bir teklif götürmek gerektiği konusunda düşünerek evlerine gittiler ve uyudular. Abdullah b. Zeyd ve Hz. Ömer (ra) rüyalarında bir adamın “Allahü Ekber, Allahü Ekber, Eşhedü en Lâ ilâhe illallah, Eşhedü enne Muhammeden Resulullah, Hayyeal es-Salah, Hayyeal el-felah, Allahü Ekber, Lâ ilâhe illallah” diyerek ezan okuduğunu gördüler. Sabah erken gelip peygamberimize (sav) haber verdiler. Abdullah b. Zeyd rüyadaki kişinin iki defa bunu okuduğunu birincisinde kelimeleri ikişer defa, ikincisini birer defa okuduğunu söyledi. Peygamberimiz (sav) bunu beğendi ve “Bu hayırlı bir rüyadır. Bunu Bilâl’e öğretin. Böyle ezan okusun” buyurdular.<br />
<br />
Ezan başlı başına bir ibadettir. Sadece namaz vaktini duyurma aracı değildir. Bu nedenle her cemaatin bir müezzini olması ve ezanı okuması sünnettir. Merkezi ezan bu nedenle bir ezan sayılır. Bu da bir çok sünnetin yapılmasını engeller. Bu nedenle caiz değildir. Hatta ezan için cemaat şartı dahi yoktur. Bir fert tek başına namaz kılacak olsa yüksek sesle ezan okuması sünnettir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Sünnetleri:</span></span><br />
1. Yüksek bir yere çıkarak okumak. Peygamberimiz (sav) Bilâl-i Habeşî’yi ezanın daha uzaklara duyulması için yüksek bir yere çıkmasını tavsiye etmiştir.<br />
<br />
2. Tesvib etmek. Sabah namazında “Essalâtü hayrün mine’n-nevm” demek. Peygamberimiz (sav) sabah namazında Bilâl’e “Essalâtü hayrün mine’n-nevm” yani, “namaz uykudan hayırlıdır” demesini emretti. Böylece bu ifade sabah ezanına dahil olmuş oldu.<br />
<br />
3. Ezanı ağır ağır, ikameti peşpeşe seri okumak. Peygamberimiz (sav) Bilal-i Habeşiye “Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. İkâmet getirdiğin zaman da peş peşe serî oku. Ezanla ikâmetin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenini içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fâriğ olacağı bir zaman fasılası koy” diye talimat verdi.<br />
<br />
4. Ezan okuyanın abdestli olması. Abdestsiz ve cünüp olanın ezan okumaları mekruhtur.<br />
<br />
5. Kıbleye dönerek okumak ancak “Hayyeal el-Salah” derken sağa, “hayyaal el-felâh” derken sola dönmek. Bilal-i Habeşi (ra) başını sağa ve sola çevirdi.<br />
<br />
6. Ezan okumak için ücret almamak. Ezan bir ibadet olduğu için ücret almak caiz değildir. Peygamberimiz (sav) böyle emretmiştir. Yine peygamberimiz (sav) “Yedi sene Allah için ezan okuyana geçmiş günahları affolur ve kendisine cehennemden berat yazılır” buyurmuşlardır.<br />
<br />
7. Ezandan iki parmağını kulaklarına koymak. Bu sesin daha uzağa gitmesine sebep olur.<br />
<br />
8. Sesinin gür ve güzel bir sesle tertil ile yavaş yavaş okumak,<br />
<br />
9. Tercî etmek, yani yüksek sesle okumadan önce içinden okumak, sonra sesini yükselterek okumak.<br />
<br />
10. Ayakta okumak.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Fazileti:</span></span><br />
Peygamberimiz (sav) “Kim ezanın mislini okur ve inanırsa cennete girer” “Kim ezandan sonra salat-ü selam ve vesile duası okursa Allah ona on misliyle rahmet eder. Vesile cennette yüce bir şefaat makamıdır. Kim bana vesile dilerse şefaatim ona vacip olur” buyurdular.<br />
<br />
Ezan Allah’ın rahmetini celbeder, bela ve musibetlerin def edilmesine sebeptir. Peygamberimizi (sav) “Ezan okunduğu zaman şeytan oradan bağırarak kaçar” buyurarak bunu ifade etmiştir. Bu nedenle peygamberimiz (sav) “İnsanlar eğer ezan okumak ile namazın ilk safında bulunmanın sevabını bilmiş olsalardı bunun için kavga ederler ve aralarında kura çekerlerdi” buyurarak ezanın faziletini ve önemini belirtmiştir.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) “Müezzin, sesinin ulaştığı yerde yaş kuru ne varsa onların tümünün lehinde şahitlik eder ve ezana icabet ederek namaza ve cemaate iştirak edene yüce Allah yirmi beş kat sevap verilir ve iki namaz arasında işlediği günahları mağfiret olunur” buyurdular.<br />
Ezan ve Vesile Duası:<br />
Peygamberimiz (sav) “Ezanı duyduğunuz zaman kim “Ene Eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehu lâ şerîke lehu, ve Eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühu. Razîtü billahi Rabben ve bi’l-İslâmi dinen ve bi-Muhammedin (sav) Resûlen nebiyyâ” derse günahları affedilir” buyurarak bunun Ezan duasını ümmetine öğretmiştir.<br />
<br />
Yine peygamberimiz (sav) “Ezanı işittiğiniz zaman kim “Allahümme Rabbe hazihi’d-daveti’t-tâmmeh. Ve’s-salâti’l-kâimeh. Âti seyyidina Muhammedeni’l-vesîlete ve’l-fazîlete ve derecete’r-râfiate’-âliyeh. Veb’ashü Makamen Mahmudenillezî veadtehû, inneke lâ tuhlifu’l-mîâd” diye vesile duasını okursa kıyamette şefaatim ona vâcip olur” buyurmuşlar ve “Vesile Duasını” öğretmişlerdir.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) “Ezan ile kamet arasında dua reddolunmaz” buyurarak ikisi arasında dua ve ibadet yapılmasını tavsiye etmiş, bizzat kendisi de çeşitli şekilde dua ederek ve farzdan, yani ikametten önce namaz kılarak örnek olmuşlardır.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Şartları:</span></span><br />
1. Ezanı tam okumak, başkasının ezanına bina etmemek.<br />
2. Tertibe riâyet etmek,<br />
3. Uzun fâsıla vermemek,<br />
4. Ezanı yüksek sesle okumak,<br />
5. Vaktinde okumak.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müezzin Olmanın Şartları:</span></span><br />
1. Akıllı olmak, deli ve sarhoşun ezanı sahih değildir.<br />
2. Müslüman olmak. Müslüman olmayanın ezanı sahih değildir.<br />
3. Mümeyyiz olmak. Mümeyyiz olmayan çocuğun ezanı muteber değildir.<br />
4. Erkek olmak. Kadın ve hünsanın ezanı erkekler için sahih değildir.<br />
5. Namaz vakitlerini bilmek.<br />
6. Bir camide birkaç müezzin olsa hepsinin ezan okuması gerekir; ancak aynı anda koro halinde değil, birbirini takip ederek okunacaktır.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SALA OKUMAK:</span></span><br />
Ezandan sonra veya öncesinde salavat okumak adet haline gelmiştir. Bunun sebebi şudur. Ezandan sonra salavat okumak sünnettir. Ancak ezandan sonra yüksek sesle salavat okumak ne asr-ı saadette ne de Tabiin döneminde okunduğu vaki olmamıştır. Ancak Şii Mısır Fatımî Devletinde bir hükümdarın ölümünden sonra müezzinlere ezandan sonra hükümdara dua etmelerini emretti. Müezzinler de bunu uygulamaya koydular. Salahattin Eyyubi Mısırı ele geçirince bu bid’atı kaldırdı, bunun yerine peygamberimize (sav) salavat getirilmesini emrettir. Böylece “Şeâir-i İslamiye”nin korunması sağlanmış ve minareler, ezanın baş ve son tarafında başka isimlerin girmesi engellenmiştir.<br />
KAMET GETİRMEK:<br />
Kamet ezan gibi farz namazın önünde sünnettir. Kametin sünnetleri şunlardır:<br />
<br />
1. Farz namazların sünnetidir ve terki câiz değildir.<br />
<br />
2. Kadınlar için de sünnettir. Ancak kendilerinin işiteceği kadar sesle okurlar.<br />
<br />
3. Birer defa okunur. Ancak “Allahü Ekber” ler ikişer defa okunur.<br />
<br />
4. “Hayyaal el-felah” kelimesinden sonra iki defa “Kad Kametis’-Salat” kelimesi söylenir.<br />
<br />
5. Seri şekilde okumak sünnettir.<br />
<br />
6. Beş vakit namaz ve Cuma namazının sünneti olup Cenaze Namazı, Hüsuf ve Küsuf Namazı için Sünnet değildir. Ancak “Essalâte Camia” yani “namaz için toplanın” diye nida edilir.<br />
<br />
7. Ayakta okunur ve cemaat “Kad Kametis-Salat” denince ayağa kalkar.<br />
<br />
8. Kamet başlayınca nafile ve sünnet namaz kılmak mekruhtur. Hatta namaza başlanmış ise secde ile bir rekat kılınmamış ise selam verilerek namazdan çıkılır ve cemaate uyulur. Birinci rekatın secdesi yapılmış ise ikinci rekat kılınır, oturup selam verilir ve cemaate uyulur.<br />
<br />
9. Ezandan sonra okunan “Vesile Duası” kametten sonra da okunur ve daha sonra niyet ederek farza başlamak sünnettir.<br />
<br />
10. Ezan okuyanın kamet getirmesi ve müezzinliğe devam etmesi sünnettir. Peygamberimiz (sav) böyle yapar, ezanı kim okursa kameti de o getirsin” buyurmuşlardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dipnotlar :</span></span><br />
<br />
[1] Buharî/602; Müslim/674<br />
<br />
[2] Buharî/579; Müslim/377<br />
<br />
[3] Buharî/584<br />
<br />
[4] Buharî/602; Müslim/674<br />
<br />
[5] Ebu Dâvud/17 ve başka muhaddisler<br />
<br />
[6] Buhari/608<br />
<br />
[7] Müslim/379<br />
<br />
[8] Ebu Dâvud/500<br />
<br />
[9] Ebu Dâvud/499 ve başka muhaddisler<br />
<br />
[10] Buharî/592; Müslim/1092<br />
<br />
[11] Buharî/586; Müslim/383<br />
<br />
[12] Buhari/588; Müslim/385<br />
<br />
[13] Müslim/384, (Abdullah b. Arar b. As'taş)<br />
<br />
[14] Buharî/579 ve başka muhaddisler<br />
<br />
[15] Buharî/580; Müslim/378<br />
<br />
[16] Müslim/1218<br />
<br />
[17] Ebu Dâvud/528<br />
<br />
[18] Buharî/1003; Müslim/910</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müezzinlik Duaları - Sela Ezan ve Kamet Duaları</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ezan :</span> </span>farz namazlarının vaktinin girdiğini belli sözlerle ve özel bir şekilde ilan etmek, bildirmek demektir.<br />
Namaz Mekke döneminde farz kılınmakla birlikte, ezan hicretten sonra uygulamaya konulmuştur. Medine’ye hicretten sonra, Mescid-i Nebevî’nin inşası tamamlanıp düzenli bir şekilde cemaatle namaz kılınmaya başlanınca, Hz. Peygamber vakitlerin girdiğini duyurmak için ne yapılabileceğini arkadaşlarıyla görüşmüş, o esnada Hz. Peygamber’e vahiyle, ayrıca sayıları yirmiye kadar ulaşan sahabiye rüyalarında bugünkü ezanın şekli öğretilmiştir. Hz. Bilal tarafından sabah namazında, yüksekçe bir evin damında okunarak uygulamaya konulmuştur.<br />
Ezan, Müslümanlığın şiarı haline gelmiş müekket bir sünnettir. Ezan aracılığıyla halka hem namaz vaktinin girdiği ilan edilmekte, hem de Allâh’ın büyüklüğü, Peygamberimizin O’nun kulu ve elçisi olduğu ve namazın kurtuluş yolu olduğu ilan edilmektedir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâmet :</span> </span>Farz namazlardan önce, namazın başladığını bildiren ve ezan lafızlarına benzeyen sözlerdir. Ezandan farklı olarak, “hayya ale’l-felâh” cümlesinden sonra, “kad kameti’s-salât” cümlesi eklenir. İster cemaatle, isterse tek başına kılınsın, erkeklerin her farz namazdan önce kâmet getirmeleri sünnettir.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"> <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamet nasıl getirilir?</span></span><br />
<br />
<br />
Kamet sözleri nasıldır, kamet getirmek tabiri nedir açıklar mısınız?<br />
<br />
<br />
Kişi tek başına namaz kılacak ise, farz namazdan önce kamet getirir. Cemaatle kılınan namazlarda farz namazdan önce müezzin kamet getirir. Ezanı ağır okumak, kameti ise hızlı okumak uygundur. Çünkü Resulûllah asm hadis-i şerifte, Bilal (ra) hitaben : “Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. Kamet getirdiğin zaman ise hızlı oku ” (Tirmizi, Salât, 29) buyurmuştur. Kamet ayakta yapılır ve kamet getiren kişi kıbleye döner. Kamet, vaktin değil namazın sünnetidir.<br />
Beş vaktin farz namazlarında ve Cuma namazının farzında kamet getirilir. Kaza namazında da bu böyledir. Ancak Vitir, Teravih, Bayram, Cenâze ve Nâfile namazlarda kamet getirilmez. Kamet erkeklere has bir sünnettir. Kadınlar kamet getirmezler. Kamet cemaatın müstehab olan sünnetlerindendir. Kadınlar ve çocuklar bir arana gelerek namaz kılsalar bile kamet gerekmez. Namazlarından bazısı kazaya kalan namazlarını peşipeşine kılabilir. Bulunduğu yerden ayrılmadığı sürece tek kamet yeterli olur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EZAN</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
 اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَر              <br />
<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
 لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّ<br />
</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamet sözleri şöyledir:</span></span><br />
<br />
Allahü ekber,Allahü ekber<br />
Allahü ekber, Allahü ekber<br />
Eşhüde en la ilâhe illallah<br />
Eşhüde en la ilâhe illallah<br />
Eşhedü enne Muhammeden Rasululullah<br />
Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah<br />
Hayye alessalah<br />
hayye alessalah<br />
Hayye alel-felâh<br />
Hayye alel-felah<br />
Allahü ekber Allahü ekber<br />
La ilâhe illallah<br />
<br />
- Farz namazında selam verildikten hemen sonra 'Allahumme entesselam ve minkesselem teberakte yezel celeli vel ikram' denir.<br />
- Ayetel kürsi duası, kamet getirilsin veya getirilmesin yinede okunması sünnettir.<br />
"El ezanü cezmün vel gametü cezmün" Hadis-i Şerif (s.a.v.)<br />
<br />
"Salah" "Felah" ve kamette yine "Gad gametis-salah" olarak okunur. Sonlarındaki yuvarlak "T" geçilerek okunmaz. "H" olarak durulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Cuma namazında müezzinlik:</span></span><br />
<br />
1.Cuma ezanı okunduktan ve ezan duası yapıldıktan sonra,(mikrofonla veya yok ise mikrofonsuz) ''Salati sünnetil Cum'a,Allahümme Salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed'' diye anons yapılır.<br />
<br />
2.Dört rekat Cumanın ilk sünneti kılınır;imamın sünneti bitirmesini müteakip;Euzu Besmele çekerek,''İnnallahe ve melaiketehû yusallûne alennebiyyi.Ya eyyühellezîne amenû,sallû aleyhi vesellimu teslima''(Ahzab suresi 56.ayet) ayeti okunur ve ardından sesli olarak,''Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali Muhammed'' diye salavat getirilir.Bu arada imam minbere çıkmaktadır.<br />
<br />
3.İmam minberdeki yerini alıp,oturunca,müezzin ayağa kalkar ve iç ezan dediğimiz ezanı okur.Sonunda imam hutbe için ayağa kalkar,müezzin oturur.<br />
<br />
4.Hutbe bitince,müezzin tekrar kalkıp,kamet getirir ve Cuma namazı kılınır.<br />
<br />
5.Farz namazın sonunda müezzin,her namazdan sonra okunan ''Allahümme entes selâmü ve minkes selâm,tebarekte ya zel celâli vel ikram''ı okur. Ardından diğer nafileler kılınır.<br />
<br />
6.En son kılınan iki rekat vaktin sünneti de tamamlanınca,müezzin her namazın sonundaki tesbihatın aynısını yapar.Yani;''Sübhanallahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber.Velâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm''.<br />
<br />
7.Burada Ayetel Kürsi, içinden okunur ve ardından tesbihat yapılır.33 Sübhanallah,33 Elhamdü lillah,33 Allahü ekber.<br />
<br />
8.Tesbihatın bitirilmesi ve dua...<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAMET DUALARI</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
 اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
                اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَر              <br />
<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمّدً رَسوُلُ للّه<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلىَ الَصّلاَة<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
حَىَّ عَلى الْفَلاَحْ<br />
قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ<br />
قَدْ قاَمَتِ الصَّلاَةُ<br />
<br />
اَللَهُ اَكْبَرْ  اَللَهُ اَكْبَرْ <br />
<br />
 لاَ اِلَأهَ اِلاّ اللّهْ<br />
</span><br />
 Kamet'ten sonra namaza başlanır ve selam verilince;<br />
<br />
 <br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"> اللّهمَّ اَ نْتَ السّلاَ مُ و مِنْكَ السّلامُ.تَبارَكْتَ ياَذَلْجَلالِ وَلاِكْراَمِ<br />
</span><br />
"Allahümme entesselamü ve minkesselam. Tebarekte ya' zel'celali vel'ikram"<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
عَلي رَسؤُ لِناَ صَلَواَتٌ<br />
</span><br />
“Ala Rasuluna Salavat<br />
<br />
Denir ve salavat getirdikten sonra;<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
سُبْحاَنَ اللّهِ وَ الْحَمْدُ لِلهِ و لاآاِلَاهَ الا اللهُ وَللهُ اَكْبَرْ<br />
<br />
 وَلا حَوْلَ ولا قُوَّةَ اِلاَّباِللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمُ<br />
</span><br />
Sübhanellahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber<br />
<br />
ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim”<br />
<br />
Sonra Ayete'l-kürsi okunur.Ve<br />
<br />
 <span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<br />
وَ هُوَ الْعَلىُّ الْعَظِيمُ ذولْجَلاَلِ سُبْحاَنَ اللهِ<br />
<br />
 33 defa............سُبْحاَنَ اللهِ<br />
<br />
سُبْحاَنَ الْكَريمِ دآَءِمَنِ الْحَمْدُ لِلهِ<br />
<br />
 33 defa ............اَلْحَمْدُ لِلهِ<br />
<br />
رَبِّ الْعاَلَمِينَ تَعاَلَى شاَنُهُ اللَهُ اَكْبَرْ<br />
<br />
33 defa.............. اَلّلَهُ اَكْبَرْ<br />
<br />
Tesbihattan sonra;<br />
<br />
لاَأِلَاهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ<br />
<br />
لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلىَ كُلِّ شَيْءِِقَدِيرُ<br />
<br />
denir,Sonra<br />
<br />
َسُبْحاَنَ ربِّىَ الْعلِىِّ ااَعْلَ لْوَهاَّبْ<br />
</span><br />
Diyerek  Amin denilir,ve Eller açılıp dua edilir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namazdan sonra yapılabilecek örnek bir dua..</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
 Elhamdülillahi Rabbilâlemin essalatü vesselamü alâ resulina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmain.<br />
<br />
Ya Rabbi, kıldığımız namazları kabul eyle! Ahir ve akıbetimizi hayreyle! Son nefesimizde kelime-i tevhid söylememizi nasip eyle! Ölmüşlerimizi af ve mağfiret eyle!<br />
<br />
Allahümmağfir verham ve ente hayrürrahimin. Teveffeni müslimen ve el hıkni bissalihin. Allahümmağfir li veli valideyye ve lilmüminine vel müminat yevme yekumül hisab.<br />
<br />
Ya Rabbi, bizi şeytan ve düşman şerrinden ve nefs-i emmaremizin şerrinden muhafaza eyle! Evimize iyilikler, hayırlı ve bereketli rızıklar ihsan eyle! Ehl-i İslama selamet ihsan eyle! Din düşmanlarını kahr ve perişan eyle! Kâfirlerle cihad etmekte olan müslümanlara imdad-ı ilahiyyen ile imdat eyle!<br />
<br />
Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa'fü annî.<br />
<br />
Ya Rabbi, hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva ihsan eyle!Allahümme inni eselükessıhhate velafiyete vel-emanete ve hüsnelhulki verridae bilkaderi bi rahmetike ya erhamerrahimin.<br />
<br />
Riyadan, nifaktan, şikaktan, her türlü hastalıktan, kazadan, belâdan, tembellikten, acizlikten, zelil olmaktan, zulüm görmekten, azdıran zenginlik ve azdıran fakirlikten, şeytan ve nefsin şerrinden, düşman galebesinden, kötü huydan, bid’at işlemekten, dalalete düşmekten, ihlassız amelden, her çeşit günahtan, küfre girmekten, erzeli ömürden, ölürken gelecek fitnelerden, dinimize, dünyamıza zarar verecek şeylerden bizleri koru!<br />
<br />
Hakiki iman, güzel bir ahlak, şükredici bir kalb, zikredici bir dil, kaza ve kadere rıza gösteren hayırlı bir ömür, az yemek, az uyumak, az konuşmak, az gülmek ve çok hizmet etmeyi, kabir azabından ve ahiret dehşetinden kurtulmayı, ömür boyu rızana uygun iş yapmayı, şehit olarak ölmeyi ve son nefeste ehl-i sünnet itikadına uygun bir iman ve tevbe nasip eyle.<br />
<br />
Ya Rabbi, kendi sevgini, sevdiklerinin sevgisini, sevgine kavuşturacak amellerin sevgisini nasip eyle! İlmimizi, ihlasımızı, kabiliyetimizi artır, muratlardan, muhlaslardan olmamızı nasip eyle, cömert ve îsâr sahibi kullarından eyle.<br />
<br />
Ana babamıza ve evlatlarımıza ve akraba ve ahbabımıza ve bütün din kardeşlerimize hayırlı ömürler ve güzel huy, akl-ı selim ve sıhhat ve afiyet rüşdü hidayet ve istikamet ihsan eyle ya Rabbi! Amin.<br />
<br />
Velhamdü lillahi Rabbilalemin. Allahümme salli ala..., Allahümme barik ala..., Allahümme Rabbena atina... Velhamdü lillahi Rabbilalemin. Estağfirullah, estağfirullah, estağfirullah estağfirullahelazim elkerim ellezi la ilahe illa hü, elhayyel-kayyume ve etubü ileyh.<br />
Duada geçen kelimelerin açıklaması:<br />
<br />
Riya: İki yüzlülük, Allah’tan başkası için ibadet etme.<br />
Nifak: Münafıklık.<br />
Şikak: Uyuşmazlık.<br />
Nefs-i emmare: Kötülük yapmak isteyen nefs.<br />
Rüşdü hidayet: Doğru yolu arayıp bulma.<br />
İstikamet: Doğru yol.<br />
Kelime-i tevhid: La ilahe illallah Muhammedün Resulullah sözü.<br />
Erzeli ömür: Başkalarına muhtaç olunan sıkıntılı ihtiyarlık dönemi.<br />
Murat: Seçilmiş kimse.<br />
Muhlas: Devamlı ihlas sahibi.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sela Sözleri ve anlamı</span></span><br />
<br />
 Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Nûre Arşillah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Hayra Halgillah!<br />
<br />
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!<br />
<br />
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!<br />
<br />
Anlamı;<br />
<br />
Ey Allah'ın Resûlu Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Allah'ın Habibi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Allah'ın Arşının Nuru Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Allah'ın Mahlukatının Hayırlısı Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Ey Öncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!<br />
<br />
Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah İçindir! <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">EZAN VE KAMET</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Ezan</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan, özel bir zikirdir, İslâm onu, farz namazların vaktinin girdiğini ilan etmek ve müslümanları namaza davet etmek için meşru kılmıştır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Hükmü</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan, vaktinde kılınan namaz için de kazaya kalan namaz için de sünnettir. Ezan, cemaat için sünnet-i kifaye, fert için sünnet-i ayn'dır. Cemaatten birinin ezan okuması diğerleri için de yeterlidir. Fakat tek başına namaz kılan kimse ezan okumazsa, sünneti yerine getirmemiş olur. İslâm'ın alâmetlerinden biri olması itibariyle ezanın önemi çok bü­yüktür.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Meşru Kılınmasının Delili</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan'ın meşru olmasının delili, Kur'an ve Sünnet'tir. Kur'an'dan delili şu ayettir:<br />
Ey iman edenler! Cuma günü namaza (ezan ile) çağrıldığınız zaman hemen Allah'ı anmaya (Cuma'yı kılmaya) koşun ve alışverişi bırakın.<br />
(Cuma/9)<br />
Sünnet'ten delili ise şu hadîstir:<br />
Namaz vakti geldiğinde içinizden biri size ezan okusun. Sonra en büyüğünüz size imamlık yapsın.[1]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Meşru Kılınması</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan, hicretin ilk senesinde meşru kılınmıştır. İbn Ömer şöyle demektedir: "Müslümanlar Medine'ye geldikleri zaman toplanıp namaz<br />
vakitlerini gözetlerlerdi. O zaman namaz için çağrı yapılmıyordu. Birgün bu hususta konuştular. Bazıları 'Hristiyanlann çanı gibi bir çan edinelim' derken, bazıları da 'Yahudilerin borusu gibi bir boru edinelim' dediler Hz. Ömer 'Halkı namaza çağırmak için neden bir adam göndermi­yorsunuz?' dedi. Hz. Peygamber 'Ey Bilal! Kalk, namaz için nida et (ezan oku)' dedi".[2]<br />
Ezan'ın lafızları şöyledir:<br />
Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber Eşhedu enlâ ilahe illallah, eşhedu enlâ ilahe illallah<br />
Eşhedu enne Muhammeden Rasûlullah, eşhedu enne Muhammeden Rasûllullah<br />
Hayye ala's-saîât, hayye ala's-salât<br />
Hayye ale'l-felah, hayye ale'l-felah<br />
Allahu ekber, Allahu ekber<br />
Lâ ilahe illallah<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Şahitlik ederim ki Muhammed, Allah'ın Rasûlüdür. Şahitlik ederim ki Muhammed, Allah'ın Rasûlüdür.<br />
Haydi namaza, haydi namaza<br />
Haydi felaha, haydi felaha<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Sabah namazı için ezan okunurken hayye ale'l-felah ibaresinden sonra iki defa essalâtu hayrun min'en-nevm (=namaz uykudan hayırlıdır) denir. Bu ibare de Buharı, Müslim ve diğer muhaddislerin sahih olarak rivayet ettikleri hadîslerle sabit olmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Sıhhatinin Şartları</span></span><br />
<br />
<br />
1. Müslüman olmak.<br />
Kâfir'in ezanı sahih olmaz. Çünkü kâfir ibadet ehli değildir.<br />
2. Temyiz sahibi olmak.<br />
Mümeyyiz olmayan çocuğun ezanı sahih olmaz. Çünkü çocuk ibadet ehli değildir, vakti tesbit etme ehliyeti de yoktur.<br />
3. Erkek olmak.<br />
Kadının, erkekler için ezan okuması ve erkeklere imamlık yapması sahih değildir.<br />
4. Ezan'ı tertibe riayet ederek okumak.<br />
Ezan'ı, Hz. Peygamber ve ashabına tâbi olmak için tertibe riayet ede­rek okumak şarttır. Tertipli okumayı terketmek ezan'ı, ilan olmaktan çıkarır.<br />
5. Ezan lafızlarını peşpeşe okumak.<br />
Ezan lafızları arasında büyük bir fasıla olmamalıdır; zira bu, ezan'ın sahih olmasını engeller.<br />
6. Ezan, cemaat için okunuyorsa sesi yükseltmek.<br />
Münferid olarak ezan okunuyorsa, cemaati olmayan bir mescidde de olsa sesi yükseltmek sünnettir. Cemaatle namaz kılınmış olan mescidde kendisi için ezan okuyorsa, insanların başka bir namaz'ın vaktinin girdiğini sanmamaları için kişinin sesini kısması sünnettir. Hz. Peygamber, Ebu Said el-Hudrî'ye şöyle demiştir:<br />
Ben, senin koyunları ve çölü sevdiğini görüyorum. Sen koyunlarının içinde veya çölde olduğunda namaz için ezan okuduğun zaman se­sini yükselt. Çünkü müezzinin sesinin ulaştığı insanlar, cinler ve herşey kıyamet günü onun için şahitlik yaparlar.[3]<br />
Kadınların cemaatle kıldıkları namaz için ezan okumaları mendub değildir. Çünkü onların seslerini yükseltmelerinde fitne sözkonusudur. Kadınlar için mendub olan sadece kamet getirmeleridir. Çünkü kamet cemaatin canlanmasına vesile olur. Kâmet'te ezan'da olduğu gibi sesin yükseltilmesi sözkonusu değildir.<br />
7. Namaz vaktinin girmesini beklemek. Çünkü Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:<br />
Namaz vakti girdiğinde içinizden biri size ezan okusun.[4]<br />
Namaz, ancak vaktin girmesiyle kılmabilir. Ezan da vaktin girdiğini ilan etmektir. Bu nedenle vakit girmeden okunan ezan'ın sahih ol­madığında âlimler ittifak etmişlerdir. Ancak sabah namazı bundan hariç­tir; sabah namazı için gece yarısından itibaren ezan okunabilir. Bunun nedeni ileride izah edilecektir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan'ın Sünnetleri</span></span><br />
<br />
<br />
1. Müezzin'in kıbleye dönmesi.<br />
Çünkü selef ve haleften nakledildiğine göre kıble yönlerin en şerefi isidir.<br />
2. Müezzin'in, küçük ve büyük hadesten (abdestsizlik ve cünüp-lükten) temiz olması.<br />
Abdestsiz bir kimsenin ezan okuması tenzihen mekruhtur. Cünüb bir kimsenin ezan okuması ise tahrimen mekruhtur. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:<br />
Taharetsizken (abdestsizken), aziz ve celil olan Allah'ı anmayı hoş görmüyorum.[5]<br />
3. Ezan'ı ayakta, okumak.<br />
Çünkü Hz. Peygamber 'Ey Bilal! Kalk, namaz için nida et (ezan oku)' buyurmuştur.<br />
4. Hayye ale's-salat derken -göğsünü kıbleden çevirmeden- başını sağa, hayye ale'l-fclah derken de başını sola çevirmek.<br />
Ebu Cuheyfe şöyle diyor: "Bilal'ın hayye ale's-salât ve hayye ale'l-fe­lah derken başını sağa ve sola çevirdiğini gördüm".[6]<br />
5. Ezan lafızlarını tertil ile (ağır ağır) okumak.<br />
Çünkü ezan, meydanda olmayan (işinde-gücünde olan) insanlara namaz. vaktini ilan etmektir. Tertil ile okumak, ilanın daha iyi duyulmasını sağlar.<br />
6. Ezan'da tercî yapmak.<br />
Bu, Ebu Mahzûre'den rivayet edilen bir hadîsle sabit olmuştur.[7]<br />
7. Sabah ezanında tesvib yapmak.<br />
Tesvib, hayye ale'l-felah dedikten sonra iki defa es-salâtu hayrun min'en-nevm (namaz uykudan hayırlıdır) demektir. Çünkü bu husus ha­dîsle sabit olmuştur.[8]<br />
8. Müezzin'in güzel ve'gür sesli olması.<br />
Böylece ezan'ı dinleyenlerin kalbi incelir ve ona icabet etmeye mey­leder. Ezan't rüyasında gören Abdullah b. Zeyd'e, Hz. Peygamber şöyle demiştir:<br />
Bilal ile kalk ve rüyanda gördüklerini Bilal'e öğret de o okusun. Çünkü onun sesi senden daha gürdür.[9]<br />
9. Müezzin'in, halk arasında ahlakıyla ve adaletiyle tanınan bir kişi olması.<br />
Böyle olan müezzin'in çağrısına halk daha kolay icabet eder. Zira fâsık bir kimsenin çağrısına icabet edilmez.<br />
Ayrıca ezan'da sesi uzatıp teganni yapmak mekruhtur. 11. Sabah ezanını iki müezzin'in okuması.<br />
Müezzinlerden biri fecr'den önce, diğeri de fecr'den sonra ezan okumalıdır. Bunun delili şu hadîstir:<br />
Bilal ezan'ı erken okuyor. Siz İbn Ümmi Mektum'un ezanını işitinceye kadar (sahurda) yeyip-içiniz.[10]<br />
12. Ezan'ı duyan kimsenin susup müezzin'in söylediklerini tekrar et­mesi sünnettir.<br />
Siz ezan'ı işittiğiniz zaman müezzin'in söylediklerini aynen tekrar edin.[11]<br />
Ancak müezzin hayye ale's-salât dediği zaman dinleyenler lâ havle vela kuvvete illâ bitlah (ibadetlere yöneliş, günahlardan dönüş ancak Allah'ın yardımı iledir) demelidirler. Bunun delili şu hadîslerdir:<br />
Müezzin hayye ale's-salât ve hayye ale'l-felah dediğinde dinleyenler lâ havle vela kuvvete illâ biilah demelidir.[12]<br />
Hadîsin sonunda şöyle denmiştir:<br />
Kim bunu kalbinden,söylerse cennet'e girer.<br />
13. Ezan'dan sonra dua etmek ve Hz. Peygamber'e salâvat getirmek.<br />
Hem müezzin, hem de ezanı duyanlar için, ezan bittikten sonra Hz. Peygamber'e salâvat getirip Hz. Peygamber'den varid olan dua'yı okumak sünnettir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:<br />
Müezzin'in ezanım-işittiğiniz zaman siz de onun söylediklerini tekrar edin. Sonra bana salât ve selâm okuyun. Çünkü her kim bana bir salât okursa, bundan dolayı Allah ona on salât getirir. Sonra Allah'tan benim için vesile'yi isteyin. Vesile, cennet'te bir derecedir ki o, Allah'ın kullarından yalnız birine nasip olacaktır. Umarım ki o kul ben olayım. Kim benim için Allah'tan vesile'yi isterse ona şefaat vâsıl olacaktır.[13]<br />
Kim ezanı işittiği zaman 'Ey Allahım! Ey bu tam davetin ve kılınmak üzere olan bu namazın rabbi! Muhammed'e vesîle'yi ve fazileti ihsan et, bir de onu kendisine va'dettiğin Makam-ı Mahmud'a ulaştır' derse kıyamet günü benim şefaatim ona vacib olur.[14]<br />
Tam davetten maksat, tağyir ve tebdili kabul etmeyen tevhid'in dave­tidir. Fazilet, ahlâkların tümünden üstün olan bir mertebedir. Makam-ı Mahmud ise, herkesin sahibini övdüğü makamdır. Allah'ın va'dinden maksat, 'Rabbiniri seni övgüye değer bir makama (Makam-ı Mahmud'a) göndermesi umulur' (İsra/79) ayetidir.<br />
Müezzin, Hz. Peygamber'e salât ve selâmı ezan sesinden biraz daha yüksek sesle ve -ezan'dan sanılmaması için- ezandan ayrı olarak oku­malıdır.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkâmet (Kamet)</span></span><br />
<br />
<br />
İkâmet, ezan'm aynısıdır. Ancak aşağıda zikredeceğimiz bazı husus­larda ezan'dan ayrılır.<br />
1. Ezan ikişer ikişer, kamet ise teker teker okunur. Bunun delili, Enes'ten rivayet edilen şu hadîstir:<br />
Bilal'e, ezan lafızlarını ikişer ikişer, kamet lafızlarını da birer birer söylemesi emrolundu. Yalnız kad kâmeti'ş-salât lafzı hariçtir ki onu iki defa söylemesi emredildi.[15]<br />
Kâmet'in tam lafzı şöyledir:<br />
Allahu ekber, Allahu ekber<br />
Eşhedu enlâ ilahe illallah<br />
Eşhedu enne Muhamnıeden rasûlullah<br />
Hayye ale's-salât<br />
Hayye ale'l-felah<br />
Kad kâmeti's-salât, kad kâmeti's-salât . .<br />
Allahu ekber, Allahu ekber<br />
Lâilaheillallah<br />
Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir.<br />
Şehadet ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Şehadet ederim ki Muhammed, Allah'ın rasûlüdür.<br />
Haydi namaza;<br />
Haydi felaha<br />
Namaz başladı, namaz başladı Allah herşeyden yücedir, Allah herşeyden yücedir. Allah'tan başka ilah yoktur.<br />
Kâmet'in lafızları Buharı, Müslim ve diğer muhaddislerin rivayet ettik­leri sahih hadîslerle sabit olmuştur.<br />
2. Kâmet'i, ezan'ın aksine süratle okumak vacibdir.<br />
Çünkü ezan hazırda olmayanları namaza davet etmek içindir. Onun için de ağır ağır ve yüksek sesle okunması, insanların işitmesi açısından daha uygundur. Kamet ise hazır olan kimseler için olduğundan dolayı süratle okunması gerekir.<br />
3. Kaza borcu olan kimse, onları kaza etmek istediğinde sadece ilk namaz için ezan okumalı, ondan sonraki her namaz için kamet getirme­lidir.<br />
Bunun delili de Hz. Peygamber'in Müzdelife'de akşam ve yatsı na­mazlarını birleştirip namazı bir ezan ve iki kamet ile kılmasıdır.[16]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kâmet'in Şartlan</span></span><br />
<br />
<br />
Kâmet'in şartlan da ezan'ın şartlarının aynısıdır. Kâmet'in Sünnetleri<br />
Kâmet'in sünnetleri, ezan'ın sünnetlerinin aynısıdır. Ancak müezzin'in kamet getirmesi müstehab'dır. Kâmet'i işiten bir kimse 'Ekamehallahu ve edameha (Allah bunu kaim ve daim kılsın)' demelidir.[17]<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farz Olmayan Namazlar İçin Çağrı Yapılması</span></span><br />
<br />
<br />
Ezan ve kamet farz namazlarda müekked sünnetlerdendir. Farz ol­mayan ve cemaatle kılınan Bayram namazları, güneş ve ay tutulması es­nasında kılınan namazlar ve cenaze namazı gibi namazlarda ezan ve kamet sünnet değildir. Ancak es-salâtu camiatun (namaz toplayıcıdır) demek sünnettir.<br />
Abdullah b. Amr b. As'tan şöyle rivayet edilmiştir: "Hz. Peygamber zamanında güneş tutulduğunda es-salâtu camiatun diye namaz için çağrı yapıldı".[18]<br />
Cemaatle kılınması meşru olan diğer sünnetler de güneş tu­tulduğunda kılınan namaza kıyas edilmektedir.<br />
<br />
<br />
Ezan, haber vermek anlamına gelmektedir. İslam dini dilinde ise farz namazların vaktini bildiren ve namazın kılınacağını haber veren ezana mahsus kutsî kelam ve kelimelerdir. Hicretin birinci senesinde Mescid-i Nebevinin inşasından sonra meşru kılınmıştır. Farz değildir; ancak “Şeâir-i İslamiye” denilen İslam alametlerinin birincilerinden olduğu ve topluma bakan mühim hikmetleri bulunduğu için şahsi farzlardan daha önemlidir.<br />
<br />
Ezanın kelamları ve kelimeleri vahye dayandığı, Kur’ân-ı Kerimde geçen ve vahiyle nazil olan kutsî kelime ve kelamlar olduğu için “Vahiy dili” dışında okunması ezan sayılmadığı için tercümesi onun yerine okunması câiz değildir. Zira ezanın hikmeti sadece namaza davet değildir ki ilan ve aklın anlaması yeterli olsun. Belki dinin en önemli şeâirleri, imanın esasları ve hakkaniyetinin delilleri olan “Kelime-i Tevhit” “Kelime-i Şahadet,” “Salat” yani namaza çağrı, “Felaha” yani kurtuluşa davet ve “Allahü Ekber” yani, Allah’ın her hususta kudretini ve büyüklüğünü ihtar ve ilan olduğu, ve bunu en güzel şekilde şeâir olarak “Vahiy dili” olan Arapça ifade ettiği için din ve vahiy dili dışında ezan okumak ve kamet getirmek asla câiz olmaz. Bu durumda ezan okunmuş ve kamet getirilmiş sayılmaz. İslam bilginlerinin ittifak ettiği görüş budur.<br />
<br />
Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Namaza davet edildiğiniz vakit” buyurarak ezandan bahsetmiştir. Peygamberimiz (sav) hadisleri ile ve müfessirler yorumları ile bu ayeti “Ezan okunduğu zaman” şeklinde tefsir etmişlerdir.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) “Namaz vakti girince biriniz ezan okusun ve büyüğünüz size namaz kıldırsın” buyurdular. Bu hadise göre İslam bilginleri “akıl-baliğ herkes ezan okuyabilir ama namaz için liyakat şartı aranır” demişlerdir.<br />
<br />
İslam bilginlerinden bazıları ezanın “Farz-ı Kifaye” olduğunu söylemişlerdir. Ancak “Şeâir-i İslamiye” ve “Sünnet-i Müekkede” olduğu konusunda “İcma” vaki olmuştur. Vakit namazları için Sünnet-i Müekkede olan ezan ve kamet cenaze ve nafile namazlar için sünnet değildir. Bu nedenle Cenaze Namazı için ezan okunmaz ve kamet getirilmez. Ezan yerine “Sala” okunması tavsiye edilmiştir. Cumhur-u Ulemaya göre cemaat için “Sünnet-i Müekkede” olan kamet fert için ve tek başına kılanlar için de “Sünnet-i Müekkede”dir. Terk edilmesi caiz değildir. Aynı şekilde kaza namazları için de Sünnettir. Birkaç kaza namazı beraber kılınacak ise bir ezan okunur ve her namaz için kamet yapılır.<br />
Kadınların ezan okumaları sünnet değildir. Ancak Şafi ulemasına göre kadınlar ferdi olarak kılacakları farz namazdan önce kendi işitecekleri şekilde kamet getirirler.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) ezanın cümlelerinin ikişer defa, kametin ise birer defa okunmasını emretmişlerdir. Ancak kamette “Kad kâmeti’s-salat” cümlesini iki defa söylemesini bizzat peygamberimiz istemiştir. Bu hadisi esas alan İmam-ı Şafi ve Ahmed b. Hambel (ra) kametin cümlelerini birer birer okunmasına hükmetmiştir.<br />
<br />
Ezan okunurken müezzinin okuduklarını tekrar etmek ve sonunda “Ezan Duası” olan “Vesile” duasını okumak sünnettir. Peygamberimiz (sav) “Ezana icabet edin ve müezzinin söylediklerini siz de dinleyerek tekrar edin ve bana vesile duasını okuyun” ferman buyurmuşlardır. Ancak emrin tekrarı adaba aykırı olduğu için “Hayyeal es-salah” ve “Hayyaal el-felâh” yani “Haydi namaza koşun” “Haydi kurtuluşa koşun” cümlelerinde dinleyen “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahî’l-aliyyi’l-azîm” demeleri menduptur, yani sünnettir.<br />
<br />
Ezana icabet de iki şekilde olur. Birincisi, “kavlî” icabettir. Bu ezanı dinlemek ve tekrar etmektir. İkincisi, “fiilî” icabettir. Bu da ezanı duyduğu zaman camiye gitmek ve cemaate iştirak etmektir. Ezanda sadece dinleyerek kalben icabet yeterli olmayıp, kendi işiteceği kadar dil ile söylenmesi menduptur.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Meşru Kılınması:</span></span><br />
Müslümanlar Medine’ye geldikleri zaman bir araya gelip namaz kılıyorlardı. Mescid-i Nebevinin inşasından sonra peygamberimiz (sav) peygamberimiz (sav) sesinin gür ve güzel olmasndan dolayı Hz. Bilâl-i Habeşî’ye “Ey Bilâl kalk insanları namaza çağır” buyurdular. O da “Essalâtü Câmia” yani “Namaz için toplanın” diye sokaklarda gezerek mü’minleri namaza davet ediyordu.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) bir gün mü’minleri namaza nasıl davet edecekler konusunda sahabeleri ile istişare etti. Kimisi “Çan çalalım” kimisi, “Boru öttürelim” ve kimisi de “Ateş yakalım” gibi teklifler ileri sürdüler. Peygamberimiz (sav) “Yahudi, Hıristiyan ve Mecusi adetidir. Müslümanlığa ve Müslümanlara yakışmaz. İslam’ın izzetini ortaya koyacak güzel bir davet usulü belirleyelim. Herkes bu konuya kafa yorsun” buyurarak sahabelerini gönderdi.<br />
<br />
Sahabeler kafalarında ne yapmaları gerektiği ve nasıl bir teklif götürmek gerektiği konusunda düşünerek evlerine gittiler ve uyudular. Abdullah b. Zeyd ve Hz. Ömer (ra) rüyalarında bir adamın “Allahü Ekber, Allahü Ekber, Eşhedü en Lâ ilâhe illallah, Eşhedü enne Muhammeden Resulullah, Hayyeal es-Salah, Hayyeal el-felah, Allahü Ekber, Lâ ilâhe illallah” diyerek ezan okuduğunu gördüler. Sabah erken gelip peygamberimize (sav) haber verdiler. Abdullah b. Zeyd rüyadaki kişinin iki defa bunu okuduğunu birincisinde kelimeleri ikişer defa, ikincisini birer defa okuduğunu söyledi. Peygamberimiz (sav) bunu beğendi ve “Bu hayırlı bir rüyadır. Bunu Bilâl’e öğretin. Böyle ezan okusun” buyurdular.<br />
<br />
Ezan başlı başına bir ibadettir. Sadece namaz vaktini duyurma aracı değildir. Bu nedenle her cemaatin bir müezzini olması ve ezanı okuması sünnettir. Merkezi ezan bu nedenle bir ezan sayılır. Bu da bir çok sünnetin yapılmasını engeller. Bu nedenle caiz değildir. Hatta ezan için cemaat şartı dahi yoktur. Bir fert tek başına namaz kılacak olsa yüksek sesle ezan okuması sünnettir.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Sünnetleri:</span></span><br />
1. Yüksek bir yere çıkarak okumak. Peygamberimiz (sav) Bilâl-i Habeşî’yi ezanın daha uzaklara duyulması için yüksek bir yere çıkmasını tavsiye etmiştir.<br />
<br />
2. Tesvib etmek. Sabah namazında “Essalâtü hayrün mine’n-nevm” demek. Peygamberimiz (sav) sabah namazında Bilâl’e “Essalâtü hayrün mine’n-nevm” yani, “namaz uykudan hayırlıdır” demesini emretti. Böylece bu ifade sabah ezanına dahil olmuş oldu.<br />
<br />
3. Ezanı ağır ağır, ikameti peşpeşe seri okumak. Peygamberimiz (sav) Bilal-i Habeşiye “Ezan okuduğun zaman ağır ağır oku. İkâmet getirdiğin zaman da peş peşe serî oku. Ezanla ikâmetin arasına, yemek yiyenin yemeğinden, içenini içmesinden, üzerine sıkışarak helaya girmiş olanın heladan fâriğ olacağı bir zaman fasılası koy” diye talimat verdi.<br />
<br />
4. Ezan okuyanın abdestli olması. Abdestsiz ve cünüp olanın ezan okumaları mekruhtur.<br />
<br />
5. Kıbleye dönerek okumak ancak “Hayyeal el-Salah” derken sağa, “hayyaal el-felâh” derken sola dönmek. Bilal-i Habeşi (ra) başını sağa ve sola çevirdi.<br />
<br />
6. Ezan okumak için ücret almamak. Ezan bir ibadet olduğu için ücret almak caiz değildir. Peygamberimiz (sav) böyle emretmiştir. Yine peygamberimiz (sav) “Yedi sene Allah için ezan okuyana geçmiş günahları affolur ve kendisine cehennemden berat yazılır” buyurmuşlardır.<br />
<br />
7. Ezandan iki parmağını kulaklarına koymak. Bu sesin daha uzağa gitmesine sebep olur.<br />
<br />
8. Sesinin gür ve güzel bir sesle tertil ile yavaş yavaş okumak,<br />
<br />
9. Tercî etmek, yani yüksek sesle okumadan önce içinden okumak, sonra sesini yükselterek okumak.<br />
<br />
10. Ayakta okumak.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Fazileti:</span></span><br />
Peygamberimiz (sav) “Kim ezanın mislini okur ve inanırsa cennete girer” “Kim ezandan sonra salat-ü selam ve vesile duası okursa Allah ona on misliyle rahmet eder. Vesile cennette yüce bir şefaat makamıdır. Kim bana vesile dilerse şefaatim ona vacip olur” buyurdular.<br />
<br />
Ezan Allah’ın rahmetini celbeder, bela ve musibetlerin def edilmesine sebeptir. Peygamberimizi (sav) “Ezan okunduğu zaman şeytan oradan bağırarak kaçar” buyurarak bunu ifade etmiştir. Bu nedenle peygamberimiz (sav) “İnsanlar eğer ezan okumak ile namazın ilk safında bulunmanın sevabını bilmiş olsalardı bunun için kavga ederler ve aralarında kura çekerlerdi” buyurarak ezanın faziletini ve önemini belirtmiştir.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) “Müezzin, sesinin ulaştığı yerde yaş kuru ne varsa onların tümünün lehinde şahitlik eder ve ezana icabet ederek namaza ve cemaate iştirak edene yüce Allah yirmi beş kat sevap verilir ve iki namaz arasında işlediği günahları mağfiret olunur” buyurdular.<br />
Ezan ve Vesile Duası:<br />
Peygamberimiz (sav) “Ezanı duyduğunuz zaman kim “Ene Eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehu lâ şerîke lehu, ve Eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühu. Razîtü billahi Rabben ve bi’l-İslâmi dinen ve bi-Muhammedin (sav) Resûlen nebiyyâ” derse günahları affedilir” buyurarak bunun Ezan duasını ümmetine öğretmiştir.<br />
<br />
Yine peygamberimiz (sav) “Ezanı işittiğiniz zaman kim “Allahümme Rabbe hazihi’d-daveti’t-tâmmeh. Ve’s-salâti’l-kâimeh. Âti seyyidina Muhammedeni’l-vesîlete ve’l-fazîlete ve derecete’r-râfiate’-âliyeh. Veb’ashü Makamen Mahmudenillezî veadtehû, inneke lâ tuhlifu’l-mîâd” diye vesile duasını okursa kıyamette şefaatim ona vâcip olur” buyurmuşlar ve “Vesile Duasını” öğretmişlerdir.<br />
<br />
Peygamberimiz (sav) “Ezan ile kamet arasında dua reddolunmaz” buyurarak ikisi arasında dua ve ibadet yapılmasını tavsiye etmiş, bizzat kendisi de çeşitli şekilde dua ederek ve farzdan, yani ikametten önce namaz kılarak örnek olmuşlardır.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezanın Şartları:</span></span><br />
1. Ezanı tam okumak, başkasının ezanına bina etmemek.<br />
2. Tertibe riâyet etmek,<br />
3. Uzun fâsıla vermemek,<br />
4. Ezanı yüksek sesle okumak,<br />
5. Vaktinde okumak.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Müezzin Olmanın Şartları:</span></span><br />
1. Akıllı olmak, deli ve sarhoşun ezanı sahih değildir.<br />
2. Müslüman olmak. Müslüman olmayanın ezanı sahih değildir.<br />
3. Mümeyyiz olmak. Mümeyyiz olmayan çocuğun ezanı muteber değildir.<br />
4. Erkek olmak. Kadın ve hünsanın ezanı erkekler için sahih değildir.<br />
5. Namaz vakitlerini bilmek.<br />
6. Bir camide birkaç müezzin olsa hepsinin ezan okuması gerekir; ancak aynı anda koro halinde değil, birbirini takip ederek okunacaktır.<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SALA OKUMAK:</span></span><br />
Ezandan sonra veya öncesinde salavat okumak adet haline gelmiştir. Bunun sebebi şudur. Ezandan sonra salavat okumak sünnettir. Ancak ezandan sonra yüksek sesle salavat okumak ne asr-ı saadette ne de Tabiin döneminde okunduğu vaki olmamıştır. Ancak Şii Mısır Fatımî Devletinde bir hükümdarın ölümünden sonra müezzinlere ezandan sonra hükümdara dua etmelerini emretti. Müezzinler de bunu uygulamaya koydular. Salahattin Eyyubi Mısırı ele geçirince bu bid’atı kaldırdı, bunun yerine peygamberimize (sav) salavat getirilmesini emrettir. Böylece “Şeâir-i İslamiye”nin korunması sağlanmış ve minareler, ezanın baş ve son tarafında başka isimlerin girmesi engellenmiştir.<br />
KAMET GETİRMEK:<br />
Kamet ezan gibi farz namazın önünde sünnettir. Kametin sünnetleri şunlardır:<br />
<br />
1. Farz namazların sünnetidir ve terki câiz değildir.<br />
<br />
2. Kadınlar için de sünnettir. Ancak kendilerinin işiteceği kadar sesle okurlar.<br />
<br />
3. Birer defa okunur. Ancak “Allahü Ekber” ler ikişer defa okunur.<br />
<br />
4. “Hayyaal el-felah” kelimesinden sonra iki defa “Kad Kametis’-Salat” kelimesi söylenir.<br />
<br />
5. Seri şekilde okumak sünnettir.<br />
<br />
6. Beş vakit namaz ve Cuma namazının sünneti olup Cenaze Namazı, Hüsuf ve Küsuf Namazı için Sünnet değildir. Ancak “Essalâte Camia” yani “namaz için toplanın” diye nida edilir.<br />
<br />
7. Ayakta okunur ve cemaat “Kad Kametis-Salat” denince ayağa kalkar.<br />
<br />
8. Kamet başlayınca nafile ve sünnet namaz kılmak mekruhtur. Hatta namaza başlanmış ise secde ile bir rekat kılınmamış ise selam verilerek namazdan çıkılır ve cemaate uyulur. Birinci rekatın secdesi yapılmış ise ikinci rekat kılınır, oturup selam verilir ve cemaate uyulur.<br />
<br />
9. Ezandan sonra okunan “Vesile Duası” kametten sonra da okunur ve daha sonra niyet ederek farza başlamak sünnettir.<br />
<br />
10. Ezan okuyanın kamet getirmesi ve müezzinliğe devam etmesi sünnettir. Peygamberimiz (sav) böyle yapar, ezanı kim okursa kameti de o getirsin” buyurmuşlardır.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dipnotlar :</span></span><br />
<br />
[1] Buharî/602; Müslim/674<br />
<br />
[2] Buharî/579; Müslim/377<br />
<br />
[3] Buharî/584<br />
<br />
[4] Buharî/602; Müslim/674<br />
<br />
[5] Ebu Dâvud/17 ve başka muhaddisler<br />
<br />
[6] Buhari/608<br />
<br />
[7] Müslim/379<br />
<br />
[8] Ebu Dâvud/500<br />
<br />
[9] Ebu Dâvud/499 ve başka muhaddisler<br />
<br />
[10] Buharî/592; Müslim/1092<br />
<br />
[11] Buharî/586; Müslim/383<br />
<br />
[12] Buhari/588; Müslim/385<br />
<br />
[13] Müslim/384, (Abdullah b. Arar b. As'taş)<br />
<br />
[14] Buharî/579 ve başka muhaddisler<br />
<br />
[15] Buharî/580; Müslim/378<br />
<br />
[16] Müslim/1218<br />
<br />
[17] Ebu Dâvud/528<br />
<br />
[18] Buharî/1003; Müslim/910</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hutbe Nasıl Yapılır? Hutbe Dualarının Arapçası ve Türkçe Okunuşu]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=769</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 08:00:13 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=769</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=8" target="_blank" title="">149653558763591.png</a> (Dosya Boyutu: 440.42 KB / İndirme Sayısı: 275)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hutbe Nasıl Yapılır? Hutbe Duaları Nelerdir Arapçası ve Türkçe Okunuşu - Peygamberimizin Veda Hutbesi</span></span><br />
<br />
Cum’a namazının ilk sunneti edâ edildikten sonra müezzin “Eûzu-Besmela” çeker ve “El-Ahzab Sûresi 56.Âyeti” sesli bir şekilde okur(veya onun yerine kısa bir sûre veya salavât-i şerîf okuyabilir.) Müezzin sûre okumasını bitirince devamında “Salavât-i Şerîf” okur ve ayağa kalkarak ezân(iç ezân) okumaya başlar.<br />
<br />
    Hutbe okunacak yer(minber) yüksekçe bir yer olmalıdır.<br />
<br />
Müezzin Sûre okumaya başlayınca imam minbere çıkmaya başlar ve çıkarken bir Fâtiha-i Şerefiyye(sessizce) okur. İmam minbere çıktığında oturur ve ezânın bitmesini bekler ve ezân bitince ayağa kalkar hutbe duâsını okur. Hutbe duâsı okununca hutbe tamam olur ve minberden iner. Minbere çıkarken ve inerken sağ ayak ile adım atılır. İmam hutbeden inerken müezzin Cum’a namazının farz’ı için Gâmet getirmeye başlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HUTBE DUÂSI</span></span><br />
<br />
El-hamdü lillahi rabbi'l alemin. Vessaletü vesselemü ala rasulina muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain. Neşhedü enlailahe illallahü veneşhedü enne seyyidina vemevlana muhammeden abdühü verasuluhu ibadellahi ittegû vellezine um vadıûhu. İnnellahe meallezinettegû vellezine hüm muhsinûne. Galellahü teaüla fi kitabihilkerimi<br />
<br />
Bundan sonra eûzü-besmele ile birlikte hutbenin konusuna uygun bir âyet ve bazı hadisleri okunur, mü'minlere öğüt verilir ve birinci hutbe şöyle bitirilir:<br />
<br />
Ela inne ehsenel kelami ve ebleğannizami kelamüllahilmülki'l azizi'l allemi kema galellahü tebareke veteala fil'kelami, ve iza gurie'l gurânu festemîu lehu veensitu leallekum türhamune, Eûzü billahi mine'ş şeytanirracimi bismillahirrahmanirrahim<br />
<br />
Hatib, bundan sonra her hutbenin sonunda konu ile ilgili bir âyet-i kerime okur ve oturur ve ellerini açarak sessizce söyle bir dua yapar: tebarekellahü lena veleküm veliseirilmüminine velmüminâti bifazlihi ve rahmetihi innehü garibün mühibü'd deaveti<br />
<br />
Hatib, bu duadan sonra ayağa kalkar ve sesli olarak aşağıdaki ikinci hutbeyi okur:<br />
<br />
Elhamdülillahi hamdelkamiline vessaletü vesselamü ala rasûlinâ muhammdün ve ala alihi ve eshabihi ecmaîn. Te'zîmen linnebiyyihi ve tekrimen lifehameti şeni şerefin safiyyetin fegale azze ve celle min gailin muhbiran ve âmiran innallahe ve malaiketühü yusallune alennebiyye ya eyyehellezine emenû sallû aleyhi vesellimu teslimen, allahümme salli.. kema salleyte.. ilh.. allahümme barik.. ilh..<br />
<br />
Hatib, sonra ellerini açar ve sesini biraz alçaltarak şu duayı okur:<br />
<br />
Allahümme ve erza anilerbeatilhulafai seyyidina ebi bekrin veumera ve usmane ve aliyyi zevissidgi velvefei vebegiyyetilaşereti ve âli beytilmustafe ve anilensari velmuhacirine vettebiine ile yevmilcezai. Allahümmeğfir lilmüminine velmüminati velmüslimine velmüslimati allahümme rabbena etina fiddünya haseneten ve filahirati haseneten ve gına azebennar birahmetike ya erhamerrahimine ve selamün alel mürseline velhamdülillahi rabbil alemin<br />
<br />
Hatib, daha sonra gizlice "eûzübesmele" çeker ve yüksek sesle aşağıdaki âyet-i kerimeyi okuyarak minberden iner ve Cuma namazını kıldırır<br />
<br />
İnnallahe ye'mürü biladli velihsani ve îtei zilgurbâ ve yenha anil fehşai velmunkeri velbeğyi yeizuküm lealleküm tezekkürun<br />
<br />
Anlamı: "Şüphesiz ki Allah, adaletli davranmayı, iyilikte bulunmayı ve akrabalara yardım etmeyi emreder. Fuhşu, kötülüğü ve zulmü yasaklar. Allah, sizlere düşünüp yapasınız diye öğüt verir" (en-Nahl, 16/90)<br />
<br />
Cuma gününün Hutbe Duaları<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Basamakta:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üçüncü basamakta:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي* رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ* رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Beşinci veya Yedinci basamakta:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي* اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ* وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Hutbede okunan dua:</span></span><br />
<br />
اَلْحَمْدُ للهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ اَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ اَعْمَالِنَا* مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ* نَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ* اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللهِ! اِتَّقُوا اللهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ* قَالَ اللهُ تَعَالَى فِى كِتَابِهِ الْكَرِيمِ*<br />
<br />
<br />
اَعُوذُ بِاللهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* …………… ayet<br />
<br />
<br />
وَقَالَ النَّبِىُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: <br />
<br />
…………hadisi serif<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci hutbenin bitiminde şu dua okunur:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلاَمُ اللهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* كَمَا قَالَ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ.euuzü-besmele- اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللهِ اْلاِسْلاَمِ*<br />
</span><br />
veya<br />
etteeibü minezzembi kemellaa zembeleh.estegfirullaahel aziim ve etüübü ileyh veeselüllaahe lii velekümüttevfiiig<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturduğunda şu dua okunur:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بَارَكَ اللهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اَلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci hutbede şu dua okunur:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَلْحَمْدُ للهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ اْلأَمِينِ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sesi biraz kısarak şöyle dua edilir:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيد<br />
مَجِيدٌ* اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ* اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ* وَسَلاَمٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
</span><br />
sesli bir şekilde şu dua edilir<br />
ALLAHIM islama ve müslümanlara yardim et<br />
vatanimizi ve milletimizi her türlü tehlikeden koru<br />
bize dünyada ve ahirette iyilikler ve güzellikler ihsan eyle<br />
bizi ,anne-babamizi ve büütün müminleri bagisla<br />
süphesiz SEN isiten ve dualarimizi kabul edensin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua bitince gizlice Eûzu-Besmele çekilir ve:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اِنَّ اللهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım<br />
</span><br />
etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp .tutasınız diye size öğüt veriyor<br />
nahl suresi 90<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bayram hutbelerinde ise şöyle söylenir:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
وَقُلِ الْحَمْدُ للهِ الَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِى الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا*<br />
</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamberimizin Veda Hutbesi</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Arapça veda hutbesi</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
أيها الناس: اسمعوا مني أبين لكم، فإني لا أدري لعلي لا ألقاكم بعد عامي هذا،<br />
. في موقفي هذا<br />
أيها الناس: إن دماء كم وأموالكم حرام عليكم إلى أن تتقوا ربكم، كحرمة يومكم هذا، في شهركم هذا، في بلدكم هذا. ألا هل بلَّغتُ؟<br />
.اللَّهم اشهد.<br />
فمن كانت عنده أمانة فليؤدِّها إلى من ائتمنه عليها. وإن ربا الجاهلية موضوع ولكن لكم رؤوس أموالكم لا تظلمون ولا تظلمون. قضى الله أن لا ربا، وإن أول ربا أبدأ به ربا عمِّي العباس بن عبد المطلب. وإنَّ دماء الجاهلية موضوعة… وإنَّ مآثر الجاهلية موضوعة غير السدانة والسقاية. والعمد قود، وشبه العمد ما قتل بالعصا والحجر، وفيه<br />
.مائة بعير، فمن زاد فهو من أهل الجاهلية<br />
<br />
أيها الناس: إن الشيطان قد يئس أن يعبد في أرضكم هذه، ولكنه قد رضي أن يطاع فيما سوى<br />
ذلك مما تحقرون من أعمالكم<br />
<br />
أيها الناس: إن لنسائكم عليكم حقا، ولكم عليهن حق، لكم عليهن ألا يوطئن فرشكم غيركم، ولا يدخلن أحدا تكرهونه بيوتكم إلا بإذنكم، ولا يأتين بفاحشة مبينة فإن فعلن فإن الله قد أذن لكم أن تعضلوهن وتهجروهن في المضاجع، وتضربوهن ضربا غير مبرح، فإن انتهين وأطعنكم فعليكم رزقهن وكسوتهن بالمعروف، فاتقوا الله في النساء، واستوصوا بهن خيرا. ألا هل بلغت؟<br />
.اللهم اشهد<br />
<br />
أيها الناس: إنما المؤمنون إخوة، فلا يحل لامرئ مال أخيه إلا عن طيب نفس منه .<br />
.ألا هل بلغت؟ اللهم اشهد<br />
فلا ترجعن بعدي كفارا يضرب بعضكم رقاب<br />
بعض، فإني قد تركت فيكم ما إن أخذتم به لن تضلوا بعده، كتاب الله وسنتي؟ ألا هل بلغت؟<br />
. اللهم اشهد<br />
<br />
أيها الناس: إن ر بكم واحد، وإن أباكم واحد، كلُّكم لآدم، وآدم من تراب، أكرمكم عند الله أتقاكم، وليس لعربي على أعجمي فضل إلا<br />
. بالتقوى ألا هل بلغت؟ اللهم اشهد. فليبلغ الشاهد الغائب، والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته<br />
</span><br />
Bismillahirrahmanirrahim<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.<br />
<br />
"Insanlar!<br />
<br />
"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil<br />
<br />
mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden<br />
<br />
korunmustur.<br />
<br />
"Ashabim!<br />
<br />
"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski<br />
<br />
sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,<br />
<br />
bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis<br />
<br />
olur.<br />
<br />
"Ashabim!<br />
<br />
"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah<br />
<br />
böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin<br />
<br />
anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.<br />
<br />
"Ashabim!"<br />
<br />
"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen<br />
<br />
kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin<br />
<br />
Rabia'nin kan davasidir.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun<br />
<br />
disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da<br />
<br />
sakininiz.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in<br />
<br />
emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde<br />
<br />
hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic<br />
<br />
kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger<br />
<br />
gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz<br />
<br />
burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki<br />
<br />
haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.<br />
<br />
"Ey mü'minler!<br />
<br />
"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi<br />
<br />
Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.<br />
<br />
"Mü'minler!<br />
<br />
"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar<br />
<br />
kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse<br />
<br />
o baskadir.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet<br />
<br />
etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.<br />
<br />
Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,<br />
<br />
meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet<br />
<br />
ve sehadetlerini kabul eder.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap<br />
<br />
olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin<br />
<br />
da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda<br />
<br />
en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.<br />
<br />
"Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu<br />
<br />
dinleyiniz ve itaat ediniz.<br />
<br />
"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine<br />
<br />
suclanamaz.<br />
<br />
"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:<br />
<br />
Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.<br />
Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.<br />
Zina etmeyeceksiniz.<br />
Hirsizlik yapmayacaksiniiz..<br />
"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri<br />
<br />
zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.<br />
<br />
"Insanlar!<br />
<br />
"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"<br />
<br />
Saheb-i Kiram birden söyle dediler:<br />
<br />
"Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye<br />
<br />
sehadet ederiz!"<br />
<br />
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:<br />
<br />
"Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"<br />
<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=8" target="_blank" title="">149653558763591.png</a> (Dosya Boyutu: 440.42 KB / İndirme Sayısı: 275)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hutbe Nasıl Yapılır? Hutbe Duaları Nelerdir Arapçası ve Türkçe Okunuşu - Peygamberimizin Veda Hutbesi</span></span><br />
<br />
Cum’a namazının ilk sunneti edâ edildikten sonra müezzin “Eûzu-Besmela” çeker ve “El-Ahzab Sûresi 56.Âyeti” sesli bir şekilde okur(veya onun yerine kısa bir sûre veya salavât-i şerîf okuyabilir.) Müezzin sûre okumasını bitirince devamında “Salavât-i Şerîf” okur ve ayağa kalkarak ezân(iç ezân) okumaya başlar.<br />
<br />
    Hutbe okunacak yer(minber) yüksekçe bir yer olmalıdır.<br />
<br />
Müezzin Sûre okumaya başlayınca imam minbere çıkmaya başlar ve çıkarken bir Fâtiha-i Şerefiyye(sessizce) okur. İmam minbere çıktığında oturur ve ezânın bitmesini bekler ve ezân bitince ayağa kalkar hutbe duâsını okur. Hutbe duâsı okununca hutbe tamam olur ve minberden iner. Minbere çıkarken ve inerken sağ ayak ile adım atılır. İmam hutbeden inerken müezzin Cum’a namazının farz’ı için Gâmet getirmeye başlar.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HUTBE DUÂSI</span></span><br />
<br />
El-hamdü lillahi rabbi'l alemin. Vessaletü vesselemü ala rasulina muhammedin ve ala alihi vesahbihi ecmain. Neşhedü enlailahe illallahü veneşhedü enne seyyidina vemevlana muhammeden abdühü verasuluhu ibadellahi ittegû vellezine um vadıûhu. İnnellahe meallezinettegû vellezine hüm muhsinûne. Galellahü teaüla fi kitabihilkerimi<br />
<br />
Bundan sonra eûzü-besmele ile birlikte hutbenin konusuna uygun bir âyet ve bazı hadisleri okunur, mü'minlere öğüt verilir ve birinci hutbe şöyle bitirilir:<br />
<br />
Ela inne ehsenel kelami ve ebleğannizami kelamüllahilmülki'l azizi'l allemi kema galellahü tebareke veteala fil'kelami, ve iza gurie'l gurânu festemîu lehu veensitu leallekum türhamune, Eûzü billahi mine'ş şeytanirracimi bismillahirrahmanirrahim<br />
<br />
Hatib, bundan sonra her hutbenin sonunda konu ile ilgili bir âyet-i kerime okur ve oturur ve ellerini açarak sessizce söyle bir dua yapar: tebarekellahü lena veleküm veliseirilmüminine velmüminâti bifazlihi ve rahmetihi innehü garibün mühibü'd deaveti<br />
<br />
Hatib, bu duadan sonra ayağa kalkar ve sesli olarak aşağıdaki ikinci hutbeyi okur:<br />
<br />
Elhamdülillahi hamdelkamiline vessaletü vesselamü ala rasûlinâ muhammdün ve ala alihi ve eshabihi ecmaîn. Te'zîmen linnebiyyihi ve tekrimen lifehameti şeni şerefin safiyyetin fegale azze ve celle min gailin muhbiran ve âmiran innallahe ve malaiketühü yusallune alennebiyye ya eyyehellezine emenû sallû aleyhi vesellimu teslimen, allahümme salli.. kema salleyte.. ilh.. allahümme barik.. ilh..<br />
<br />
Hatib, sonra ellerini açar ve sesini biraz alçaltarak şu duayı okur:<br />
<br />
Allahümme ve erza anilerbeatilhulafai seyyidina ebi bekrin veumera ve usmane ve aliyyi zevissidgi velvefei vebegiyyetilaşereti ve âli beytilmustafe ve anilensari velmuhacirine vettebiine ile yevmilcezai. Allahümmeğfir lilmüminine velmüminati velmüslimine velmüslimati allahümme rabbena etina fiddünya haseneten ve filahirati haseneten ve gına azebennar birahmetike ya erhamerrahimine ve selamün alel mürseline velhamdülillahi rabbil alemin<br />
<br />
Hatib, daha sonra gizlice "eûzübesmele" çeker ve yüksek sesle aşağıdaki âyet-i kerimeyi okuyarak minberden iner ve Cuma namazını kıldırır<br />
<br />
İnnallahe ye'mürü biladli velihsani ve îtei zilgurbâ ve yenha anil fehşai velmunkeri velbeğyi yeizuküm lealleküm tezekkürun<br />
<br />
Anlamı: "Şüphesiz ki Allah, adaletli davranmayı, iyilikte bulunmayı ve akrabalara yardım etmeyi emreder. Fuhşu, kötülüğü ve zulmü yasaklar. Allah, sizlere düşünüp yapasınız diye öğüt verir" (en-Nahl, 16/90)<br />
<br />
Cuma gününün Hutbe Duaları<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Basamakta:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üçüncü basamakta:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي* رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ* رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Beşinci veya Yedinci basamakta:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي* اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ* وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Hutbede okunan dua:</span></span><br />
<br />
اَلْحَمْدُ للهِ نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِينُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ اَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ اَعْمَالِنَا* مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ* نَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ* اَللَّهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللهِ! اِتَّقُوا اللهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ* قَالَ اللهُ تَعَالَى فِى كِتَابِهِ الْكَرِيمِ*<br />
<br />
<br />
اَعُوذُ بِاللهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* …………… ayet<br />
<br />
<br />
وَقَالَ النَّبِىُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: <br />
<br />
…………hadisi serif<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci hutbenin bitiminde şu dua okunur:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلاَمُ اللهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* كَمَا قَالَ اللهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ.euuzü-besmele- اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللهِ اْلاِسْلاَمِ*<br />
</span><br />
veya<br />
etteeibü minezzembi kemellaa zembeleh.estegfirullaahel aziim ve etüübü ileyh veeselüllaahe lii velekümüttevfiiig<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturduğunda şu dua okunur:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بَارَكَ اللهُ لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اَلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İkinci hutbede şu dua okunur:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَلْحَمْدُ للهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ اْلأَمِينِ وَعَلَى آلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ* تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sesi biraz kısarak şöyle dua edilir:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيد<br />
مَجِيدٌ* اَللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ* اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ* وَسَلاَمٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
</span><br />
sesli bir şekilde şu dua edilir<br />
ALLAHIM islama ve müslümanlara yardim et<br />
vatanimizi ve milletimizi her türlü tehlikeden koru<br />
bize dünyada ve ahirette iyilikler ve güzellikler ihsan eyle<br />
bizi ,anne-babamizi ve büütün müminleri bagisla<br />
süphesiz SEN isiten ve dualarimizi kabul edensin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua bitince gizlice Eûzu-Besmele çekilir ve:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اِنَّ اللهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım<br />
</span><br />
etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp .tutasınız diye size öğüt veriyor<br />
nahl suresi 90<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bayram hutbelerinde ise şöyle söylenir:</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
وَقُلِ الْحَمْدُ للهِ الَّذِى لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِى الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ وَلِىٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا*<br />
</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Peygamberimizin Veda Hutbesi</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Arapça veda hutbesi</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
أيها الناس: اسمعوا مني أبين لكم، فإني لا أدري لعلي لا ألقاكم بعد عامي هذا،<br />
. في موقفي هذا<br />
أيها الناس: إن دماء كم وأموالكم حرام عليكم إلى أن تتقوا ربكم، كحرمة يومكم هذا، في شهركم هذا، في بلدكم هذا. ألا هل بلَّغتُ؟<br />
.اللَّهم اشهد.<br />
فمن كانت عنده أمانة فليؤدِّها إلى من ائتمنه عليها. وإن ربا الجاهلية موضوع ولكن لكم رؤوس أموالكم لا تظلمون ولا تظلمون. قضى الله أن لا ربا، وإن أول ربا أبدأ به ربا عمِّي العباس بن عبد المطلب. وإنَّ دماء الجاهلية موضوعة… وإنَّ مآثر الجاهلية موضوعة غير السدانة والسقاية. والعمد قود، وشبه العمد ما قتل بالعصا والحجر، وفيه<br />
.مائة بعير، فمن زاد فهو من أهل الجاهلية<br />
<br />
أيها الناس: إن الشيطان قد يئس أن يعبد في أرضكم هذه، ولكنه قد رضي أن يطاع فيما سوى<br />
ذلك مما تحقرون من أعمالكم<br />
<br />
أيها الناس: إن لنسائكم عليكم حقا، ولكم عليهن حق، لكم عليهن ألا يوطئن فرشكم غيركم، ولا يدخلن أحدا تكرهونه بيوتكم إلا بإذنكم، ولا يأتين بفاحشة مبينة فإن فعلن فإن الله قد أذن لكم أن تعضلوهن وتهجروهن في المضاجع، وتضربوهن ضربا غير مبرح، فإن انتهين وأطعنكم فعليكم رزقهن وكسوتهن بالمعروف، فاتقوا الله في النساء، واستوصوا بهن خيرا. ألا هل بلغت؟<br />
.اللهم اشهد<br />
<br />
أيها الناس: إنما المؤمنون إخوة، فلا يحل لامرئ مال أخيه إلا عن طيب نفس منه .<br />
.ألا هل بلغت؟ اللهم اشهد<br />
فلا ترجعن بعدي كفارا يضرب بعضكم رقاب<br />
بعض، فإني قد تركت فيكم ما إن أخذتم به لن تضلوا بعده، كتاب الله وسنتي؟ ألا هل بلغت؟<br />
. اللهم اشهد<br />
<br />
أيها الناس: إن ر بكم واحد، وإن أباكم واحد، كلُّكم لآدم، وآدم من تراب، أكرمكم عند الله أتقاكم، وليس لعربي على أعجمي فضل إلا<br />
. بالتقوى ألا هل بلغت؟ اللهم اشهد. فليبلغ الشاهد الغائب، والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته<br />
</span><br />
Bismillahirrahmanirrahim<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.<br />
<br />
"Insanlar!<br />
<br />
"Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil<br />
<br />
mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden<br />
<br />
korunmustur.<br />
<br />
"Ashabim!<br />
<br />
"Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz. O'da sizi yapti olayi sorguya cekecektir. Sakin benden sonra eski<br />
<br />
sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,<br />
<br />
bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis<br />
<br />
olur.<br />
<br />
"Ashabim!<br />
<br />
"Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah<br />
<br />
böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin<br />
<br />
anaparaniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.<br />
<br />
"Ashabim!"<br />
<br />
"Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde güdülen<br />
<br />
kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin<br />
<br />
Rabia'nin kan davasidir.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Muhakkak ki, seytean su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun<br />
<br />
disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da<br />
<br />
sakininiz.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Kadinlarin haklarini gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in<br />
<br />
emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde<br />
<br />
hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin kadinlar üzerindeki hakkinizi; yataginizi hic<br />
<br />
kimseye cignetmemeleri, hoslanmadiginiz kimseleri izininiz olmadikca evlerinize almamalaridir. Eger<br />
<br />
gelmesine müsade etmediginiz bir kimseyi evinize alirlarsa, Allah, size onlarin yataklarinda yalniz<br />
<br />
burakmaniza ve daha olmasza hafifce dövüp sakindirmaniza izin vermistir. Kadinlarin da sizin üzerinizdeki<br />
<br />
haklari, mesru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.<br />
<br />
"Ey mü'minler!<br />
<br />
"Size iki emanet burakiyorum, onlara sarilip uydukca yolunuzu hic sasirmazsiniz. O emanetler, Allah'in kitabi<br />
<br />
Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.<br />
<br />
"Mü'minler!<br />
<br />
"Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanin kardesidir ve böylece bütün Müslümanlar<br />
<br />
kardestirler. Bir Müslümana kardesinin kani da, mali da helal olmaz. Fakat malini gönül hoslugu ile vermisse<br />
<br />
o baskadir.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Cenab-i Hakk her hak sahibine hakkini vermistir. Her insanin mirastan hissesini ayirmistir. Mirasciya vasiyet<br />
<br />
etmeye lüzüm yoktur. Cocuk kimin döseginde dogmussa ona aittir. Zina eden kimse icin mahrumiyet vardir.<br />
<br />
Babasindan baskasina ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden baskasina intisaba kalkan köle, Allah'in,<br />
<br />
meleklerinin ve bütün insanlarin lanetine ugrasin. Cenab-i Hakk, bu gibi insanlarin ne tevbelerini, ne de adalet<br />
<br />
ve sehadetlerini kabul eder.<br />
<br />
"Ey insanlar!<br />
<br />
"Rabbiniz birdir. Babaniz da birdir. Hepiniz Adem'in cocuklarisiniz, Adem ise topraktandir. Arabin Arap<br />
<br />
olmayana, Arap olmayanin da Araap üzerine üstünlügü olmadigi gibi; kirmizi tenlinin siyah üzerine, siyahin<br />
<br />
da kirmizi tenli üzerinde bir üstünlügü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadir. Allah yaninda<br />
<br />
en kiymetli olaniniz O'ndan en cok korkaninizdir.<br />
<br />
"Azasi kesik siyahî bir köle basinza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'in kitabi ile idare ederse, onu<br />
<br />
dinleyiniz ve itaat ediniz.<br />
<br />
"Suclu kendi sucundan baskasi ile suclanamaz. Baba, oglunun sucu üzerine, oglu da babasinin sucu üzerine<br />
<br />
suclanamaz.<br />
<br />
"Dikkat ediniz! Su dört seyi kesinlikle yapmaycaksiniz:<br />
<br />
Allah'a hicbir seyi ortak kosmayacaksiniz.<br />
Allah'in haram ve dokunulmaz kildigi cani, haksiz yere öldürmeyeceksiniz.<br />
Zina etmeyeceksiniz.<br />
Hirsizlik yapmayacaksiniiz..<br />
"Insanlar Lâilahe illallah deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri<br />
<br />
zaman kanlarini ve mallarini korumus olurlar. Hesaplari ise Allah'a aittir.<br />
<br />
"Insanlar!<br />
<br />
"Yarin beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?"<br />
<br />
Saheb-i Kiram birden söyle dediler:<br />
<br />
"Allah'in elciligini ifa ettiniz, vazifenizi hakkiyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatta bulundunuz, diye<br />
<br />
sehadet ederiz!"<br />
<br />
Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) sehadet parmagini kaldirdi, sonra da cemaatin üzerine cevirip indirdi ve söyle buyurdu:<br />
<br />
"Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab! Sahid ol, yâ Rab!"<br />
<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hatim Duası - Arapçası ve Türkçe Okunuşu ve Türkçe Meali]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=768</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 07:53:34 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=768</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=7" target="_blank" title="">149653462834211.png</a> (Dosya Boyutu: 269.1 KB / İndirme Sayısı: 225)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hatim Duası - Arapçası ve Türkçe Okunuşu ve Türkçe Meali</span></span><br />
<br />
Merhabalar arkadaşlar bu yazımda sizlere Kuran-ı Kerim’i hatmettikten sonra edilen hatim duasının Arapça yazılışını,Arapça okunuşunu ve Türkçe mealini paylaşacağım.Umarım faydalı olur.Herkese iyi ilimler dilerim.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hatim Duası Arapçasının Türkçe Okunuşu :</span></span><br />
<br />
El-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.Vel-‘âkibetü lil-müttekîn.Velâ ‘udvâne illâ ‘alezzalimîn.Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve ‘âlihî ve sahbihî ecme’în.Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’ul-‘alîm.Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke ente’t-tevvâbür-Rahîm.Vehdinâ ve veffiknâ ilel-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm. Bi beraketil-Kur’ânil-‘azîm.Ve bi hürmeti men erseltehû rameten lil-‘âlemîn.Va’fü ‘annâ yâ Kerîm. Va’fü ‘annâ yâ Rahîm.Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ ekramel-ekramîn.Allâhümme zeyyinnâ bi zînetil-Kur’ân.Ve ekrimnâ bi kerâmetil-Kur’ân.Ve şerrifnâ bi şerâfetil-Kur’ân.Ve elbisnâ bi hil’atil-Kur’ân.Ve edhilnel-cennete bi şefâatil-Kur’ân.Ve ‘âfinâ min külli belâid-dünyâ ve ‘azâbil-âhirati bi hurmetil-Kur’ân.Verham cemî’a ümmet-i Muhammedin yâ Rahîmü yâ Rahmân.Allâhümec’alil-Kur’âne lenâ fid-dünyâ karînâ.Ve fil-kabri mûnisâ.Ve fil-kıyâmeti şefî’ân ve ‘ales-sırâti nûrâ.Ve ilel-cenneti rafîkâ.Ve minennâri sitran ve hicâbâ.Ve ilel-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ. Bi fadlike ve cûdike ve keramike yâ Kerîm.Allâhümmeh-dinâ bi hidâyetil-Kur’ân.Ve neccinâ minen-nîrâni bi kerâmetil-Kur’ân.Verfa’ deracâtina bi fadîletil-Kur’ân.Ve keffir ‘annâ seyyiâtinâ bi tilâvetil-Kur’ân. Yâ zel-fadli vel-ihsân.Allâhümme tahhir kulûbenâ.Vestur ‘uyûbenâ.Veşfi merdânâ.Vekdi duyûnenâ.Ve beyyid vücûhenâ.Verfa’ deracâtina.Verham âbâenâ.Veğfir ümmehâtinâ.Ve eslih dînenâ ve dünyânâ.Ve şeddid şemle a’dâina.Vehfaz ehlenâ ve emvâlenâ ve bilâdenâ min cemî’l-âfâti ve’l-emrâdi ve’l-belâyâ.Ve sebbit akdâmenâ, ven-surnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn. Bi hurmetil-Kur’ânil-‘azîm.Allâhümme belliğ sevâbe mâ kara’nâhü.Ve nevvir mâ televnâhü ilâ rûhi seyyidinâ Muhammedin sallâllahü te’âlâ ‘aleyhi ve selem.Ve ilâ ervâhi cemî’ı ihvânihî minel-enbiyâi vel-murselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû ‘aleyhim ecma’în.Ve ilâ ervâhi âlihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve ashâbihî ve etbâ’ıhî ve cemîı’ zürriyyâtihî rıdvânullâhi te’âlâ ‘aleyhim ecma’în.Ve ilâ ervâhi âbâinâ ve ümmehâtinâ ve ihvâninâ ve ehavâtinâ ve evlâdina ve akribâinâ ve ehibbâinâ ve asdikâinâ ve esâtîzinâ ve limen kâne lehû hakkun ‘aleynâ ve li cemî’ıl-mü’minîne vel mü’minâti vel-müslimîne vel-müslimâti, el-ahyâi minhüm vel-emvâti.Yâ kâdiyel-hâcâti! Yâ mücîbed-d’avâti! İstecib du’âenâ bi rahmetike yâ erhamer-râhimîn.Sübhâne Rabbike Rabbil-‘ızzeti ‘ammâ yasıfûn. Ve selâmün ‘alel-mürselîn. Vel-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hatim Duası Türkçe Meali :</span></span><br />
<br />
Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a, (iyi) sonuç müttekilere mahsustur. Zalimlerden başkasına husumet yoktur, Salat-ü selam, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’ın, alinin ve ashabının üzerine olsun. Ey Yüce Rabbimiz! (Okunan şu hatmi) bizden kabul buyur. Şüphesiz hakkıyla İşiten, layıkıyla bilen sensin. Ey Mevlamız! Tevbemizi kabul eyle, Çünkü tevbeleri en çok kabul eden ve hakkıyla esirgeyen sensin, ya Rabbi! Bize hidayet eyle, hakka ve doğru yola ulaşmaya muvaffak eyle. Kur’an-ı Kerim’in bereketi ve Peygamber (-i ahır zaman) hürmetine (duamızı kabul eyle)! Ey Kerim ve Rahim olan (Rabbimiz)! Günahlarımızı fazlın ve kereminle bağışlayan Allahımız! Bizi Kur’an-ın zineti ile süsle. Kur’an’ın kerametini ikram eyle. Kur’an’ın şerefiyle yücelt, bize Kur’an-ın hil’atini giydir. Bizi Kur’an’ın şefaati ile cennetle şereflendir. Dünyanın her belasından ve ahiret azablarından Kur’an-ı Kerim hürmetine bize afiyet ihsan eyle. Ey esirgeyen ve merhamet eden (Rabbimiz)! Muhammed ümmetinin hepsini rahmetine eriştir. Ey Allah’ım! Kur’an’ı bize dünyada arkadaş, kabirde yoldaş, kıyamet gününde şefaatçi ve sırat üzerinde bir nur kıl. Cennete ulaşıncaya kadar refikimiz; ateşten perde, hayırların tamamına delil ve önder kıl. Ey Kerim olan (Halikımız)! Fazlınla (duamızı kabul buyur). Ey Yüce Allah’ım! Bizi Kur’an-ın önderliği ile hidayete ulaştır, ateşlerden koru, Kur’an-ın fazileti ile, derecelerimizi yücelt, Kur’an-ın okunması sebebiyle, kusurlarımızı örtüver. Ey Yüce Allahım! Duamızı kabul buyur! Ya Allah! Kalblerimizi pak eyle, ayıplarımızı setreyle, hastalarımıza şifa ver, borçlarımıza ödeme (kolaylığı) ihsan eyle. Yüzlerimizi ak eyle, derecelerimizi yücelt, atalarımıza rahmet, analarımıza mağfiret eyle. Dinimizi ve dünyamızı ıslah eyle. Düşmanlarımızın toparlanmasına perişanlık ver. Ehlimizi, mallarımızı, şehirlerimizi afetlerden, hastalıklardan ve belalardan koru. Ayaklarımızı (doğru yolda) sabit kıl ve inkarcı topluluklara karşı bize yardım eyle. Kur’an’ı ‘Azim’in hurmetine dileklerimizi kabul eyle). Ya İlahi! Okuduğumuz hatmin sevabını ve nurunu evvela, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallellah-ü aleyh-i ve sellem)’nın ruhuna, bütün enbiyanın ruhlarına eriştiriver. Allah’ın rahmeti, selamı ve rızası onların tamamı üzerine ve bu zatların hanedanı, çocukları, hanımları, ashabı ve onlara tabi olanların ruhları ile onların zürriyetlerinin hepsi üzerine olsun. Bir de babalarımızın, analarımızın, erkek ve kız kardeşlerimizin, evladımızın, akrabamızın, sevdiklerimizin, sadık dostlarımızın, hocalarımızın ve üstadlarımızın hocalarının, meşayihlerimizin, üzerimizde hakları bulunan kimselerin, erkek ve kadın mü’minlerden hayatta olan ve vefat etmiş bulunan kimselerin ruhlarına rahmet ve selamet ihsan eyle! Ya Rabbi! Bizler dahi merhumların halleriyle hallendiğimiz vakitte, bizlere selamet-i iman nasibi müyesser eyle. Nefeslerimiz tükenip vadelerimiz geldiği zaman, ol kelime-i münciye-i mübareke ki buyurun, “Eşhedü El-La İlahe İllellah Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdühu Ve Rasulüh”diyerek çene kapamak nasip eyle. İki cihanımızı da mamur eyle. Her türlü musibetten bizleri muhafaza eyle. Ya Rabbi! Günahlarımızı affeyle. Kusurlarımızı mağfiret eyle. Hatalarımızı mahfeyle. Ayıplarımızı setreyle. Aşkını muhabbetini feyzini, bereketini, rahmetini hikmetini, sevgini ve korkunu gönlümüze kalbimize sen yağdır ya Rabbi! Ya Rabbi! Bizler sana nasıl dua edeceğimiz bilemiyoruz, Ya Rabbi! Bizler seni asla meth-ü sena edemiyoruz. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin. Hazret-i Peygamberimiz sallellah-ü aleyh-i ve sellem sana nasıl dua ettiyse öyle dua ediyoruz, kabul eyle ya Rabbi! Tembellikten, acizlikten, korkaklıktan, ihtiyarlığın düşkünlüğünden, fakirlikten, cimrilikten, borçlu düşmekten, gururdan, kibirden, riyadan, nemimeden (laf taşımaktan), hasetten, iftiradan, iftiraya düşmekten, kötü ahlaktan, ağlamayan-ürpermeyen kalpten, gözden, gönülden, büyük küçük bütün günahlardan, gizli aşikar bilip bilemediğimiz bütün şirklerden, gecenin karanlığından, fayda vermeyen ilimden ve aklımıza gelmeyen bütün çirkin işlerden sana sığınıyoruz. Nefsimizi ve neslimizi sen muhafaza buyur ya Rabbi! Ya Rabbi! Dünyanın her bir köşesinde özellikle, İslam ülkeleründe ve Türkiyemizde acı ve açlık çeken müslümanlara sen imdad eyle. Devletimizi vatanımızı sen koru. Beşeriyyeti iman nuru ile münevver eyle ya Rabbi! Ey hacetleri eda, duaları kabul eden ve esirgeyenlerin en merhametlisi bulunan (Rabbimiz)! Bizim dileklerimizi de kabul buyur. Selam peygamberler üzerine; Hamd, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın üzerine olsun!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Hatim Duası Arapça Yazılışı :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Arapça-Latin-Türkçe Hatim Dûası </span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بسم الله الرحمن الرحيم<br />
<br />
الحمد لله رب العالمين , والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه اجمعين , ياربنا تقبل منا انك انت السميع العليم ، وتب علينا يامولينا انك انت التواب الرحيم , واهدنا ووفقنا الى الحق والى طريق مستقيم , ببركة ختم القران العظيم , وبحرمة من ارسلته رحمة للعالمين , واعف عنا يا كريم , واغف عنا يارحيم , واغفرلنا ذنوبنا بفضلك وكرمك يااكرم الاكرمين , اللهم زينا بزينة القران , واكرمنا بكرامة القران , وشرفنا بشرافة القران , والبسنا بخلعة القران , وادخلنا الجنة بشفاعة القران , وعافنا من كل بلاء الدنيا وعذاب الاخرة بحرمة القران , اللهم اجعل القران لنا فى الدنيا قرينا , وفى القبر مونسا , وفى القيامة شفيعا وعلى الصراط نورا , والى الجنة رفيقا , ومن النار سترا وحجابا , والى الخيرات كلها دليلا واماما بفضلك وجودك وكرمك يااكرم الاكرمين وياارحم الراحمين<br />
</span><br />
Okunuşu (Latin)<br />
<br />
Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim.<br />
<br />
Allâhümme rabbenâ yâ rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semiul alim. Ve tüb aleynâ yâ mevlânâ inneke entet tevvâbür rahim. Vehdina ve veffiknâ ilel hakkı ve ilâ sıratın müstakıym. Bi bereketi hatmil Kur'ânil azim. Va'fü annâ yâ kerim. Vagfir Ienâ zünübenâ bi fadlike ve keremike yâ ekremel ekremin ve yâ erhamer rahimin. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ecmaıyn.<br />
<br />
Türkçe<br />
<br />
Kovulmuş Şeytan'ın şerrinden Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adı ile<br />
<br />
Ey rahmeti bol, mağrifet ve ihsanı sonsuz olan Rabbimiz bize islâm gibi bir din Kur'ân gibi bir kitap ihsan ettin. Sana sonsuz şükürler olsun, bizi hidâyetinden, inayetinden ayırma yâ Rabbi. Alemlere rahmet olarak gönderdiğin habibin Muhammed Mustafa (S.A.V.) hürmetine cümlemize affınla muamele eyle; Yüzlerimizin karasına bakma nar-ı cehennemde yakma, sen Rahimsin, Kerimsin, bizleri dünya ve âhirette mes'ud eyle yâ Rabbi. Burada âcizane tilâvet eylediğimiz Kur'ân-ı azimüş-şanı (okunan Hatmi şerifi) lutfen ve keremen kabule şayan eyle yâ Rabbi. Hâsıl olan ecir ve sevapları evvelen ve bizzât Kâinatın efendisi, insü cinnin nebisi iki cihan serveri Peygamberler Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin mübarek, muazzez lâtif, şerif, nazif ruh-u saadetlerine fâkirane ve âcizâne hediyye eyledik vâsıleyle yâ Rabbi. Ruh-u Resul-i kibriyayı hepimizden ve bütün geçmişlerimizden razı eyle, yüce şefaâtlerine onları ve cümlemizi nâil eyle yâ Rabbi. Peygamberimizin vasıtalarıyla bütün Peygamberâni izamın mukaddes ruhlarına, alü ezvaci tahirat, eshâbı güzin ridvanullahi Teâlâ aleyhim ecmaın - hazretiyle tabiin tebevvût tabiî, eimme-i dini mübin, müfessirîn. Muhaddisın ulemâ-i âmilîn, sulehâi salihîn, meşayihi vâsilin, Kurrâ-i kâmilin huffazitullâh ve Cemii hamelei Kur'an ve bilcümle sehidlerimiz ile bütün ehli imanın ervahine; ve Alelhusus cemiyet sahibinin usulü furu'abâ ü ecdad ve akrabai teallukâtından olup ahirete irtihal etmiş olan ehli imanın ruhlarına (Hâsseten (*) in ruhuna hediyye eyledik vâsıl eyle yâ Rabbi. Okunan Kur'ân-ı azimüşşanın nuriyle kabirlerini pürnur, makamlarını Cennet eyle; şefaati Kur'ana ve şefaati peygambere onları ve cümlemizi nail eyle yâ Rabbi. İşbu meclise uzaktan yakından teşrif edip amin diyen ve Cemaati müsliminin dahi ana-baba-kardeş ve bütün akrabai teallukâtımızdan âhirete intikal etmiş müminlerin ruhlarını bu Kur'an sofrasından hissedar eyle yâ Rabbi. Cümlesinin kabirleri nur olsun, makamları Cennet olsun. Amin diyenlerden Allah razı olsun. Bizler de bir gün şu isimlerini rahmet ile andığımız müslüman kardeşlerimiz gibi âhiret yolculuğuna çıktığı¬mızda son sözlerimizi Kelimei tevhid ve Kur'ân-ı mecideyle, dahi dil¬lerimiz Allah, Allah diye zikrederek gözlerimiz cenneti âlâ ve cemali Muhammed Mustafa'ya hayran olarak az ağrı, âşân ölüm ve imânı kâmil ile çene kapamak cümlemize nasib ve müyesser eyle yâ Rabbi. Ya ilâhi bizden önce ahirete gidenlerin hallerinden ibret alarak ölü¬me hazırlanma idrâkini bizlere nasib eyle, yarabbi bizi gaflet uyku¬sundan uyandır; dünyanın kirleriyle kararmış olan kalplerimizi iman, Kur'ân nuriyle nurlandır yâ Rabbi. Yâ erhamerrâhimin. İslâm dinini nursatınla telyid eyle ve beşeriyeti iman nuriyle tenvir eyle yâ Rab¬bi. Biz müslümanları daima aziz ve mensur, düşmanlarımızı zelil ve makhur eyle yâ Rabbi. Görünür, görünmez kazalardan güç yetmez ve takat yetişmez belâlardan, hususan düşman istilasından güzel vatanımızı lutfunla muhafaza eyle yâ Rabbi. Devletimizi, milletimizi payidar eyle. Ordularımızı daima mensur ve muzaffer eyleyip dini mübin:i islâma hadim eyle yâ Rabbi. Yâ Rab! Bin küsur senedir di¬nine hizmet etmiş islâmın bayraktarlığını yapmış olan bu necip mil¬leti bu şereften ayırma; bizi bu kudsi hizmetten ayırmak isteyenleri kahru perişan eyle yâ Rabbi. Yâ Rabbelâlemin! Hasta olan mümin¬lere şifalar ver. Dertli olanlara devalar keremeyle. Borçlu olanlara eda¬lar nasib eyle, nâmurad olanları bermurad, nâşâd olan ümmeti Mu-hammed'i en yakın zamanda handan ü şâdan eyle yâ Rabbi. Bu Hatmi Şerifin okunmasına sebeb olanları iki cihanda aziz eyle. Cen¬net ve Cemalinle bütün geçmişlerini ve cümlemizi şeref yâdeyle yâ Rabbi. dualarımızı Kâ'bei muazzama ve Ravzai Mutahharada yapı¬lan dualara ilhak ile müstecabeyle yâ Rabbi. Amin Amin bi hür¬meti Tâhâ ve Yasin. Velhamdülillâhi Rabbilâlemin.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=7" target="_blank" title="">149653462834211.png</a> (Dosya Boyutu: 269.1 KB / İndirme Sayısı: 225)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hatim Duası - Arapçası ve Türkçe Okunuşu ve Türkçe Meali</span></span><br />
<br />
Merhabalar arkadaşlar bu yazımda sizlere Kuran-ı Kerim’i hatmettikten sonra edilen hatim duasının Arapça yazılışını,Arapça okunuşunu ve Türkçe mealini paylaşacağım.Umarım faydalı olur.Herkese iyi ilimler dilerim.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hatim Duası Arapçasının Türkçe Okunuşu :</span></span><br />
<br />
El-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.Vel-‘âkibetü lil-müttekîn.Velâ ‘udvâne illâ ‘alezzalimîn.Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve ‘âlihî ve sahbihî ecme’în.Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’ul-‘alîm.Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke ente’t-tevvâbür-Rahîm.Vehdinâ ve veffiknâ ilel-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm. Bi beraketil-Kur’ânil-‘azîm.Ve bi hürmeti men erseltehû rameten lil-‘âlemîn.Va’fü ‘annâ yâ Kerîm. Va’fü ‘annâ yâ Rahîm.Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ ekramel-ekramîn.Allâhümme zeyyinnâ bi zînetil-Kur’ân.Ve ekrimnâ bi kerâmetil-Kur’ân.Ve şerrifnâ bi şerâfetil-Kur’ân.Ve elbisnâ bi hil’atil-Kur’ân.Ve edhilnel-cennete bi şefâatil-Kur’ân.Ve ‘âfinâ min külli belâid-dünyâ ve ‘azâbil-âhirati bi hurmetil-Kur’ân.Verham cemî’a ümmet-i Muhammedin yâ Rahîmü yâ Rahmân.Allâhümec’alil-Kur’âne lenâ fid-dünyâ karînâ.Ve fil-kabri mûnisâ.Ve fil-kıyâmeti şefî’ân ve ‘ales-sırâti nûrâ.Ve ilel-cenneti rafîkâ.Ve minennâri sitran ve hicâbâ.Ve ilel-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ. Bi fadlike ve cûdike ve keramike yâ Kerîm.Allâhümmeh-dinâ bi hidâyetil-Kur’ân.Ve neccinâ minen-nîrâni bi kerâmetil-Kur’ân.Verfa’ deracâtina bi fadîletil-Kur’ân.Ve keffir ‘annâ seyyiâtinâ bi tilâvetil-Kur’ân. Yâ zel-fadli vel-ihsân.Allâhümme tahhir kulûbenâ.Vestur ‘uyûbenâ.Veşfi merdânâ.Vekdi duyûnenâ.Ve beyyid vücûhenâ.Verfa’ deracâtina.Verham âbâenâ.Veğfir ümmehâtinâ.Ve eslih dînenâ ve dünyânâ.Ve şeddid şemle a’dâina.Vehfaz ehlenâ ve emvâlenâ ve bilâdenâ min cemî’l-âfâti ve’l-emrâdi ve’l-belâyâ.Ve sebbit akdâmenâ, ven-surnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn. Bi hurmetil-Kur’ânil-‘azîm.Allâhümme belliğ sevâbe mâ kara’nâhü.Ve nevvir mâ televnâhü ilâ rûhi seyyidinâ Muhammedin sallâllahü te’âlâ ‘aleyhi ve selem.Ve ilâ ervâhi cemî’ı ihvânihî minel-enbiyâi vel-murselîn. Salevâtullâhi ve selâmühû ‘aleyhim ecma’în.Ve ilâ ervâhi âlihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve ashâbihî ve etbâ’ıhî ve cemîı’ zürriyyâtihî rıdvânullâhi te’âlâ ‘aleyhim ecma’în.Ve ilâ ervâhi âbâinâ ve ümmehâtinâ ve ihvâninâ ve ehavâtinâ ve evlâdina ve akribâinâ ve ehibbâinâ ve asdikâinâ ve esâtîzinâ ve limen kâne lehû hakkun ‘aleynâ ve li cemî’ıl-mü’minîne vel mü’minâti vel-müslimîne vel-müslimâti, el-ahyâi minhüm vel-emvâti.Yâ kâdiyel-hâcâti! Yâ mücîbed-d’avâti! İstecib du’âenâ bi rahmetike yâ erhamer-râhimîn.Sübhâne Rabbike Rabbil-‘ızzeti ‘ammâ yasıfûn. Ve selâmün ‘alel-mürselîn. Vel-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hatim Duası Türkçe Meali :</span></span><br />
<br />
Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a, (iyi) sonuç müttekilere mahsustur. Zalimlerden başkasına husumet yoktur, Salat-ü selam, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’ın, alinin ve ashabının üzerine olsun. Ey Yüce Rabbimiz! (Okunan şu hatmi) bizden kabul buyur. Şüphesiz hakkıyla İşiten, layıkıyla bilen sensin. Ey Mevlamız! Tevbemizi kabul eyle, Çünkü tevbeleri en çok kabul eden ve hakkıyla esirgeyen sensin, ya Rabbi! Bize hidayet eyle, hakka ve doğru yola ulaşmaya muvaffak eyle. Kur’an-ı Kerim’in bereketi ve Peygamber (-i ahır zaman) hürmetine (duamızı kabul eyle)! Ey Kerim ve Rahim olan (Rabbimiz)! Günahlarımızı fazlın ve kereminle bağışlayan Allahımız! Bizi Kur’an-ın zineti ile süsle. Kur’an’ın kerametini ikram eyle. Kur’an’ın şerefiyle yücelt, bize Kur’an-ın hil’atini giydir. Bizi Kur’an’ın şefaati ile cennetle şereflendir. Dünyanın her belasından ve ahiret azablarından Kur’an-ı Kerim hürmetine bize afiyet ihsan eyle. Ey esirgeyen ve merhamet eden (Rabbimiz)! Muhammed ümmetinin hepsini rahmetine eriştir. Ey Allah’ım! Kur’an’ı bize dünyada arkadaş, kabirde yoldaş, kıyamet gününde şefaatçi ve sırat üzerinde bir nur kıl. Cennete ulaşıncaya kadar refikimiz; ateşten perde, hayırların tamamına delil ve önder kıl. Ey Kerim olan (Halikımız)! Fazlınla (duamızı kabul buyur). Ey Yüce Allah’ım! Bizi Kur’an-ın önderliği ile hidayete ulaştır, ateşlerden koru, Kur’an-ın fazileti ile, derecelerimizi yücelt, Kur’an-ın okunması sebebiyle, kusurlarımızı örtüver. Ey Yüce Allahım! Duamızı kabul buyur! Ya Allah! Kalblerimizi pak eyle, ayıplarımızı setreyle, hastalarımıza şifa ver, borçlarımıza ödeme (kolaylığı) ihsan eyle. Yüzlerimizi ak eyle, derecelerimizi yücelt, atalarımıza rahmet, analarımıza mağfiret eyle. Dinimizi ve dünyamızı ıslah eyle. Düşmanlarımızın toparlanmasına perişanlık ver. Ehlimizi, mallarımızı, şehirlerimizi afetlerden, hastalıklardan ve belalardan koru. Ayaklarımızı (doğru yolda) sabit kıl ve inkarcı topluluklara karşı bize yardım eyle. Kur’an’ı ‘Azim’in hurmetine dileklerimizi kabul eyle). Ya İlahi! Okuduğumuz hatmin sevabını ve nurunu evvela, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (sallellah-ü aleyh-i ve sellem)’nın ruhuna, bütün enbiyanın ruhlarına eriştiriver. Allah’ın rahmeti, selamı ve rızası onların tamamı üzerine ve bu zatların hanedanı, çocukları, hanımları, ashabı ve onlara tabi olanların ruhları ile onların zürriyetlerinin hepsi üzerine olsun. Bir de babalarımızın, analarımızın, erkek ve kız kardeşlerimizin, evladımızın, akrabamızın, sevdiklerimizin, sadık dostlarımızın, hocalarımızın ve üstadlarımızın hocalarının, meşayihlerimizin, üzerimizde hakları bulunan kimselerin, erkek ve kadın mü’minlerden hayatta olan ve vefat etmiş bulunan kimselerin ruhlarına rahmet ve selamet ihsan eyle! Ya Rabbi! Bizler dahi merhumların halleriyle hallendiğimiz vakitte, bizlere selamet-i iman nasibi müyesser eyle. Nefeslerimiz tükenip vadelerimiz geldiği zaman, ol kelime-i münciye-i mübareke ki buyurun, “Eşhedü El-La İlahe İllellah Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdühu Ve Rasulüh”diyerek çene kapamak nasip eyle. İki cihanımızı da mamur eyle. Her türlü musibetten bizleri muhafaza eyle. Ya Rabbi! Günahlarımızı affeyle. Kusurlarımızı mağfiret eyle. Hatalarımızı mahfeyle. Ayıplarımızı setreyle. Aşkını muhabbetini feyzini, bereketini, rahmetini hikmetini, sevgini ve korkunu gönlümüze kalbimize sen yağdır ya Rabbi! Ya Rabbi! Bizler sana nasıl dua edeceğimiz bilemiyoruz, Ya Rabbi! Bizler seni asla meth-ü sena edemiyoruz. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin. Hazret-i Peygamberimiz sallellah-ü aleyh-i ve sellem sana nasıl dua ettiyse öyle dua ediyoruz, kabul eyle ya Rabbi! Tembellikten, acizlikten, korkaklıktan, ihtiyarlığın düşkünlüğünden, fakirlikten, cimrilikten, borçlu düşmekten, gururdan, kibirden, riyadan, nemimeden (laf taşımaktan), hasetten, iftiradan, iftiraya düşmekten, kötü ahlaktan, ağlamayan-ürpermeyen kalpten, gözden, gönülden, büyük küçük bütün günahlardan, gizli aşikar bilip bilemediğimiz bütün şirklerden, gecenin karanlığından, fayda vermeyen ilimden ve aklımıza gelmeyen bütün çirkin işlerden sana sığınıyoruz. Nefsimizi ve neslimizi sen muhafaza buyur ya Rabbi! Ya Rabbi! Dünyanın her bir köşesinde özellikle, İslam ülkeleründe ve Türkiyemizde acı ve açlık çeken müslümanlara sen imdad eyle. Devletimizi vatanımızı sen koru. Beşeriyyeti iman nuru ile münevver eyle ya Rabbi! Ey hacetleri eda, duaları kabul eden ve esirgeyenlerin en merhametlisi bulunan (Rabbimiz)! Bizim dileklerimizi de kabul buyur. Selam peygamberler üzerine; Hamd, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın üzerine olsun!<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Hatim Duası Arapça Yazılışı :</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Arapça-Latin-Türkçe Hatim Dûası </span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بسم الله الرحمن الرحيم<br />
<br />
الحمد لله رب العالمين , والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه اجمعين , ياربنا تقبل منا انك انت السميع العليم ، وتب علينا يامولينا انك انت التواب الرحيم , واهدنا ووفقنا الى الحق والى طريق مستقيم , ببركة ختم القران العظيم , وبحرمة من ارسلته رحمة للعالمين , واعف عنا يا كريم , واغف عنا يارحيم , واغفرلنا ذنوبنا بفضلك وكرمك يااكرم الاكرمين , اللهم زينا بزينة القران , واكرمنا بكرامة القران , وشرفنا بشرافة القران , والبسنا بخلعة القران , وادخلنا الجنة بشفاعة القران , وعافنا من كل بلاء الدنيا وعذاب الاخرة بحرمة القران , اللهم اجعل القران لنا فى الدنيا قرينا , وفى القبر مونسا , وفى القيامة شفيعا وعلى الصراط نورا , والى الجنة رفيقا , ومن النار سترا وحجابا , والى الخيرات كلها دليلا واماما بفضلك وجودك وكرمك يااكرم الاكرمين وياارحم الراحمين<br />
</span><br />
Okunuşu (Latin)<br />
<br />
Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim.<br />
<br />
Allâhümme rabbenâ yâ rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semiul alim. Ve tüb aleynâ yâ mevlânâ inneke entet tevvâbür rahim. Vehdina ve veffiknâ ilel hakkı ve ilâ sıratın müstakıym. Bi bereketi hatmil Kur'ânil azim. Va'fü annâ yâ kerim. Vagfir Ienâ zünübenâ bi fadlike ve keremike yâ ekremel ekremin ve yâ erhamer rahimin. Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ecmaıyn.<br />
<br />
Türkçe<br />
<br />
Kovulmuş Şeytan'ın şerrinden Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adı ile<br />
<br />
Ey rahmeti bol, mağrifet ve ihsanı sonsuz olan Rabbimiz bize islâm gibi bir din Kur'ân gibi bir kitap ihsan ettin. Sana sonsuz şükürler olsun, bizi hidâyetinden, inayetinden ayırma yâ Rabbi. Alemlere rahmet olarak gönderdiğin habibin Muhammed Mustafa (S.A.V.) hürmetine cümlemize affınla muamele eyle; Yüzlerimizin karasına bakma nar-ı cehennemde yakma, sen Rahimsin, Kerimsin, bizleri dünya ve âhirette mes'ud eyle yâ Rabbi. Burada âcizane tilâvet eylediğimiz Kur'ân-ı azimüş-şanı (okunan Hatmi şerifi) lutfen ve keremen kabule şayan eyle yâ Rabbi. Hâsıl olan ecir ve sevapları evvelen ve bizzât Kâinatın efendisi, insü cinnin nebisi iki cihan serveri Peygamberler Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.) efendimizin mübarek, muazzez lâtif, şerif, nazif ruh-u saadetlerine fâkirane ve âcizâne hediyye eyledik vâsıleyle yâ Rabbi. Ruh-u Resul-i kibriyayı hepimizden ve bütün geçmişlerimizden razı eyle, yüce şefaâtlerine onları ve cümlemizi nâil eyle yâ Rabbi. Peygamberimizin vasıtalarıyla bütün Peygamberâni izamın mukaddes ruhlarına, alü ezvaci tahirat, eshâbı güzin ridvanullahi Teâlâ aleyhim ecmaın - hazretiyle tabiin tebevvût tabiî, eimme-i dini mübin, müfessirîn. Muhaddisın ulemâ-i âmilîn, sulehâi salihîn, meşayihi vâsilin, Kurrâ-i kâmilin huffazitullâh ve Cemii hamelei Kur'an ve bilcümle sehidlerimiz ile bütün ehli imanın ervahine; ve Alelhusus cemiyet sahibinin usulü furu'abâ ü ecdad ve akrabai teallukâtından olup ahirete irtihal etmiş olan ehli imanın ruhlarına (Hâsseten (*) in ruhuna hediyye eyledik vâsıl eyle yâ Rabbi. Okunan Kur'ân-ı azimüşşanın nuriyle kabirlerini pürnur, makamlarını Cennet eyle; şefaati Kur'ana ve şefaati peygambere onları ve cümlemizi nail eyle yâ Rabbi. İşbu meclise uzaktan yakından teşrif edip amin diyen ve Cemaati müsliminin dahi ana-baba-kardeş ve bütün akrabai teallukâtımızdan âhirete intikal etmiş müminlerin ruhlarını bu Kur'an sofrasından hissedar eyle yâ Rabbi. Cümlesinin kabirleri nur olsun, makamları Cennet olsun. Amin diyenlerden Allah razı olsun. Bizler de bir gün şu isimlerini rahmet ile andığımız müslüman kardeşlerimiz gibi âhiret yolculuğuna çıktığı¬mızda son sözlerimizi Kelimei tevhid ve Kur'ân-ı mecideyle, dahi dil¬lerimiz Allah, Allah diye zikrederek gözlerimiz cenneti âlâ ve cemali Muhammed Mustafa'ya hayran olarak az ağrı, âşân ölüm ve imânı kâmil ile çene kapamak cümlemize nasib ve müyesser eyle yâ Rabbi. Ya ilâhi bizden önce ahirete gidenlerin hallerinden ibret alarak ölü¬me hazırlanma idrâkini bizlere nasib eyle, yarabbi bizi gaflet uyku¬sundan uyandır; dünyanın kirleriyle kararmış olan kalplerimizi iman, Kur'ân nuriyle nurlandır yâ Rabbi. Yâ erhamerrâhimin. İslâm dinini nursatınla telyid eyle ve beşeriyeti iman nuriyle tenvir eyle yâ Rab¬bi. Biz müslümanları daima aziz ve mensur, düşmanlarımızı zelil ve makhur eyle yâ Rabbi. Görünür, görünmez kazalardan güç yetmez ve takat yetişmez belâlardan, hususan düşman istilasından güzel vatanımızı lutfunla muhafaza eyle yâ Rabbi. Devletimizi, milletimizi payidar eyle. Ordularımızı daima mensur ve muzaffer eyleyip dini mübin:i islâma hadim eyle yâ Rabbi. Yâ Rab! Bin küsur senedir di¬nine hizmet etmiş islâmın bayraktarlığını yapmış olan bu necip mil¬leti bu şereften ayırma; bizi bu kudsi hizmetten ayırmak isteyenleri kahru perişan eyle yâ Rabbi. Yâ Rabbelâlemin! Hasta olan mümin¬lere şifalar ver. Dertli olanlara devalar keremeyle. Borçlu olanlara eda¬lar nasib eyle, nâmurad olanları bermurad, nâşâd olan ümmeti Mu-hammed'i en yakın zamanda handan ü şâdan eyle yâ Rabbi. Bu Hatmi Şerifin okunmasına sebeb olanları iki cihanda aziz eyle. Cen¬net ve Cemalinle bütün geçmişlerini ve cümlemizi şeref yâdeyle yâ Rabbi. dualarımızı Kâ'bei muazzama ve Ravzai Mutahharada yapı¬lan dualara ilhak ile müstecabeyle yâ Rabbi. Amin Amin bi hür¬meti Tâhâ ve Yasin. Velhamdülillâhi Rabbilâlemin.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ayet-el Kursi nin Arapça Metni Latince Okunuşu  Türkçe Meali]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=767</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 07:50:00 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=767</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
Ayet-el Kursi nin Arapça Metni Latince Okunuşu  Türkçe Meali<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi Arapçası</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴿٢٥٥<br />
</span><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi Latınce Okunuşu: </span></span><br />
<br />
Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi  Türkçe Anlamı: </span></span><br />
<br />
O'ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden, O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ OKUMANIN FAYDALARI, SIRLARI VE MUCİZELERİ NEDİR?</span></span><br />
<br />
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:<br />
Âyet-el kürsiyi ihlâsla okuyanın, insan ve hayvan hakları ve farz borçlarından başka bütün günahları affolur. Yani tevbeleri kabul olur. Peygamber efendimiz, (Bir mümin bir Âyet-el kürsi okuyarak bütün ölmüşlerin ruhuna hediye etse, müminlerin kabirleri gözün göremeyeceği şekilde genişler ve o ölüler de bunun ruhuna dua ederler) buyuruyor. Hazret-i Ali de, (Kabir azabından kurtulmak için, Âyet-el kürsiyi çok okumalı) buyuruyor.<br />
<br />
Din büyükleri, her zaman evden çıkarken mutlaka Âyet-el kürsiyi okurlardı. Âyet-el kürsi, mutlak koruyucudur. Bir gün İmam-ı Rabbani hazretleri hanımıyla beraber otururken, pencereden, gelip geçen insanlara bakarken güler. Hanımı, (Niye güldün?) diye sorunca buyurur ki:<br />
(Bir Müslüman gördüm, geçerken şeytan sağından saldırdı, oradaki melek başına bir topuz vurdu, sola geçti. Oradan da saldırdı, soldaki melek bir topuz daha vurdu, önüne geçti. Bir topuz daha yedi, arkasına geçti. Oradan da topuzu yiyince rezil oldu, defolup gitti. O kimseye zarar veremedi. Çünkü bu mümin evinden çıkarken Âyet-el kürsi okumuştu. Âyet-el kürsi okununca melekler onun etrafında bir halka yapar, şeytan yaklaşamaz. Yatarken okununca, yine yaklaşamaz. Saldırmak isteyenleri de melekler böyle perişan ederler. Onun için eve girip çıkarken, yatarken Âyet-el kürsiyi okumalı.)<br />
<br />
Bir zat da, işi için bir başka memlekete gitmiş. Hanımı o gün çamaşır yıkamış, bütün gün çok yorulmuş ve yatmış. Hırsızlar, (Nasıl olsa ev sahibi yok, bu gece bu evi soyalım) demişler. Gece gelmişler, bir bakmışlar ki evin etrafı yarıya kadar duvarla çevrili. Çok denemişler, eve girememişler. İkinci gece gelmişler, bu sefer duvar tepeye kadar çevrili. Yine bir şey yapamadan gitmişler. Üçüncü gün hırsızlar, evin sahibini çarşıda görünce, yanına gelip, (Amca, bizi mazur gör, acayip şeyler olduğu için anlatıyoruz. Sen gidince, senin evi soymaya geldik, fakat soyamadık. Gündüz evin etrafında duvar yoktu. Gece gelince evin etrafında yarım duvar vardı. İkinci gün geldik, bu sefer duvar tepeye kadardı) demişler. Adam eve gelince hanımına anlatmış ve (Ne dua ettin ki böyle olmuş?) diye sormuş. Hanımı, (Birinci gün çok yorgundum, Âyet-el kürsiyi tamamlayamadan uyumuşum. İkinci gün tam olarak okuyup yattım) demiş. O hâlde, her fırsatta Âyet-el kürsi okumayı ihmal etmemelidir.<br />
<br />
Ayetel Kürsi Tevhid ilmi ile ilgili olan en büyük ayeti kerimedir. Bu nedenle okumanın faziletleri faydaları çok fazladır. Allah-u Teala’nın en yüce isminin yer aldığı ayeti kerime bizzat Hz. Muhammet (s.a.v) tarafından müjdelenmiştir. Özellikle geceleri yatmadan okuyanın bütün kötülüklerden korunacağı hatta şeytanın ona yaklaşamayacağı vurgulanmıştır. Ayetel Kürsi’nin faziletleri şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
- Nazara karşı okunması tavsiye edilir.<br />
<br />
- Namazlardan sonra okumak mendup olarak nitelendirilir.<br />
<br />
- Dara düşenin, bunalıma girenin okuması tavsiye edilir.<br />
<br />
- Eve girerken ve çıkarken okunması halinde kişinin sabahtan akşama kadar işlerine selamet ve hayır gelir.<br />
<br />
- Yatağa girerken okunursa Cenab’ı Hak o okulunu sabaha kadar koruması için meleklerini görevlendirir.<br />
<br />
- Ayetel Kursi’nin Kur’an’ın dörtte biri olduğu vurgulanır. Bu nedenle duaların kabul olması için bol bol okunmalıdır.<br />
<br />
- Şifa bekleyen hastalar için dua ve şifa ayeti olarak okunabilir.<br />
<br />
- Ayetel Kürsi’yi sürekli okuyan darlık, zorluk ve sıkıntı çekmeyecektir. Bolluk ve berekete kavuşacaktır.<br />
<br />
Ayetel Kürsi’nin önemli bir dua ayetidir. Bu nedenle herkesin mutlaka günlük okuması tavsiye edilen ayetler arasında yer alır. <br />
<br />
<br />
----------------<br />
Namazlarda Tesbihattan önce okunur ve her türlü korunmak icinde sari vakitlerde okunur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Etiketler : </span>Ayet-el Kursi,Ayet-el Kursi Arapcasi,Ayet-el Kursi Türkce Okunuşu,Ayet-el Kursi Anlamı,</span>[/font]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
Ayet-el Kursi nin Arapça Metni Latince Okunuşu  Türkçe Meali<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi Arapçası</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاو ;َاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴿٢٥٥<br />
</span><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi Latınce Okunuşu: </span></span><br />
<br />
Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-l kayyûm(u) lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevm(un) lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ard(i) men że-lleżî yeşfe’u ‘indehu illâ bi-iżnih(i) ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehum velâ yuhîtûne bişey-in min ‘ilmihi illâ bimâ şâ(e) vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ard(a) velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayet-el Kursi  Türkçe Anlamı: </span></span><br />
<br />
O'ndan başka ilah olmayan Allah, hay ve kayyumdur (ezel ve ebedidir). O'nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerlerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun yanında şefaat eden yoktur. Halkın önünde ve arkasında olanı (istikbal ve maziyi) bilir. İnsanlar O'nun ilminden, O'nun isteğinden başkasını ihata edemezler. Kürsisi semaları ve yeri içine alır. Onların hıfzı O'nu (Cenab-ı Ecelli Ala'yı) yormaz. O, pek yüksek ve büyüktür. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ OKUMANIN FAYDALARI, SIRLARI VE MUCİZELERİ NEDİR?</span></span><br />
<br />
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:<br />
Âyet-el kürsiyi ihlâsla okuyanın, insan ve hayvan hakları ve farz borçlarından başka bütün günahları affolur. Yani tevbeleri kabul olur. Peygamber efendimiz, (Bir mümin bir Âyet-el kürsi okuyarak bütün ölmüşlerin ruhuna hediye etse, müminlerin kabirleri gözün göremeyeceği şekilde genişler ve o ölüler de bunun ruhuna dua ederler) buyuruyor. Hazret-i Ali de, (Kabir azabından kurtulmak için, Âyet-el kürsiyi çok okumalı) buyuruyor.<br />
<br />
Din büyükleri, her zaman evden çıkarken mutlaka Âyet-el kürsiyi okurlardı. Âyet-el kürsi, mutlak koruyucudur. Bir gün İmam-ı Rabbani hazretleri hanımıyla beraber otururken, pencereden, gelip geçen insanlara bakarken güler. Hanımı, (Niye güldün?) diye sorunca buyurur ki:<br />
(Bir Müslüman gördüm, geçerken şeytan sağından saldırdı, oradaki melek başına bir topuz vurdu, sola geçti. Oradan da saldırdı, soldaki melek bir topuz daha vurdu, önüne geçti. Bir topuz daha yedi, arkasına geçti. Oradan da topuzu yiyince rezil oldu, defolup gitti. O kimseye zarar veremedi. Çünkü bu mümin evinden çıkarken Âyet-el kürsi okumuştu. Âyet-el kürsi okununca melekler onun etrafında bir halka yapar, şeytan yaklaşamaz. Yatarken okununca, yine yaklaşamaz. Saldırmak isteyenleri de melekler böyle perişan ederler. Onun için eve girip çıkarken, yatarken Âyet-el kürsiyi okumalı.)<br />
<br />
Bir zat da, işi için bir başka memlekete gitmiş. Hanımı o gün çamaşır yıkamış, bütün gün çok yorulmuş ve yatmış. Hırsızlar, (Nasıl olsa ev sahibi yok, bu gece bu evi soyalım) demişler. Gece gelmişler, bir bakmışlar ki evin etrafı yarıya kadar duvarla çevrili. Çok denemişler, eve girememişler. İkinci gece gelmişler, bu sefer duvar tepeye kadar çevrili. Yine bir şey yapamadan gitmişler. Üçüncü gün hırsızlar, evin sahibini çarşıda görünce, yanına gelip, (Amca, bizi mazur gör, acayip şeyler olduğu için anlatıyoruz. Sen gidince, senin evi soymaya geldik, fakat soyamadık. Gündüz evin etrafında duvar yoktu. Gece gelince evin etrafında yarım duvar vardı. İkinci gün geldik, bu sefer duvar tepeye kadardı) demişler. Adam eve gelince hanımına anlatmış ve (Ne dua ettin ki böyle olmuş?) diye sormuş. Hanımı, (Birinci gün çok yorgundum, Âyet-el kürsiyi tamamlayamadan uyumuşum. İkinci gün tam olarak okuyup yattım) demiş. O hâlde, her fırsatta Âyet-el kürsi okumayı ihmal etmemelidir.<br />
<br />
Ayetel Kürsi Tevhid ilmi ile ilgili olan en büyük ayeti kerimedir. Bu nedenle okumanın faziletleri faydaları çok fazladır. Allah-u Teala’nın en yüce isminin yer aldığı ayeti kerime bizzat Hz. Muhammet (s.a.v) tarafından müjdelenmiştir. Özellikle geceleri yatmadan okuyanın bütün kötülüklerden korunacağı hatta şeytanın ona yaklaşamayacağı vurgulanmıştır. Ayetel Kürsi’nin faziletleri şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
- Nazara karşı okunması tavsiye edilir.<br />
<br />
- Namazlardan sonra okumak mendup olarak nitelendirilir.<br />
<br />
- Dara düşenin, bunalıma girenin okuması tavsiye edilir.<br />
<br />
- Eve girerken ve çıkarken okunması halinde kişinin sabahtan akşama kadar işlerine selamet ve hayır gelir.<br />
<br />
- Yatağa girerken okunursa Cenab’ı Hak o okulunu sabaha kadar koruması için meleklerini görevlendirir.<br />
<br />
- Ayetel Kursi’nin Kur’an’ın dörtte biri olduğu vurgulanır. Bu nedenle duaların kabul olması için bol bol okunmalıdır.<br />
<br />
- Şifa bekleyen hastalar için dua ve şifa ayeti olarak okunabilir.<br />
<br />
- Ayetel Kürsi’yi sürekli okuyan darlık, zorluk ve sıkıntı çekmeyecektir. Bolluk ve berekete kavuşacaktır.<br />
<br />
Ayetel Kürsi’nin önemli bir dua ayetidir. Bu nedenle herkesin mutlaka günlük okuması tavsiye edilen ayetler arasında yer alır. <br />
<br />
<br />
----------------<br />
Namazlarda Tesbihattan önce okunur ve her türlü korunmak icinde sari vakitlerde okunur.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Etiketler : </span>Ayet-el Kursi,Ayet-el Kursi Arapcasi,Ayet-el Kursi Türkce Okunuşu,Ayet-el Kursi Anlamı,</span>[/font]]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cuma Hutbe Duaları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=766</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 05:59:12 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=766</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Cuma Hutbe Duaları</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Minber Kapısına Yönelince</span></span><br />
<br />
 <br />
بِسْمِ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ<br />
<br />
 <br />
“Allah'ın adıyla, hamd Allah'a, salat ve selam Hz Muhammed (sav) e, ailesi ve ashabının  üzerine olsun” der.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Minber Kapısında</span></span><br />
<br />
<br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ<br />
<br />
 وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
 “Ey Cömertlerin en Cömert’i ve Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım, bize rahmet kapılarını aç, iyilik ve kereminin hazinelerine ulaşmamızı bize kolaylaştır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üçüncü Basamakta</span></span><br />
<br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي*<br />
<br />
 <br />
<br />
رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ*<br />
<br />
 رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
<br />
 “Rabim göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim; gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Rabbim ilmimi ve anlayışımı artır, beni sâlihlerden eyle”.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Beşinci veya Yedinci Basamakta</span></span><br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي* وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ*<br />
 <br />
<br />
 وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
<br />
 “Allah’ım! Bu şerefi ben elde etmedim sen verdin. Bu makamı ben kazanmadım sen verdin. Allah’ım işimi kolaylaştır ve yaptığım işi kabul eyle. Tüm Rasullere ve Nebilere selam olsun. Hamd âlemlerin rabbi Allah’a mahsustur.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Hutbe</span><br />
</span><br />
 <br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ*<br />
<br />
وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِوَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ* <br />
<br />
نَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ*<br />
<br />
اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللَّهِ* اِتَّقُوا اللَّهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللَّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
(Konuyla ilgili bir Ayet-i Kerime okunur.)<br />
<br />
 <br />
<br />
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*<br />
<br />
وَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ<br />
<br />
 <br />
<br />
(Konuyla ilgili bir Hadis-i Şerif okunur)<br />
<br />
صَدَقَ رَسُولُ اللَّهِ فِيمَا قَالْ اَوْ كَمَا قَالْ*<br />
<br />
 “Hamd Allah’a mahsustur. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, Ehline ve ashabına salât ve selam olsun. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına onun ortağı olmadığına şahitlik ederiz. Ve yine şahadet ederiz ki Efendimiz Hz. Muhammed Allah’ın kulu ve Rasulüdür. Ey Allah’ın Kulları, Allah’a karşı gelmekten sakının ve ona itaat edin. Şüphesiz Allah takva sahipleri ile beraberdir.<br />
<br />
(Nasihat bölümü tamamlanınca, ardından)<br />
<br />
 <br />
<br />
وَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامْ* اَلتَّائِبُ مِنَ الذَّنْبِ كَمَنْ لَاذَنْبَ لَهُ* اَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيمَ وَ اَتُوبُ إلَيْهِ*<br />
<br />
 وَ أَسْاَلُ اللَّهَ لِي وَ لَكُمُ التَّوْفِيقَ*<br />
<br />
“Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki; ‘Günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir.’ Yüce Allah’tan size ve kendime Allah’tan mağfiret ve muvaffakiyet dilerim.”<br />
<br />
(Nasihat bölümü tamamlanınca, yukarıda ki duanın yerine bu da okunabilir.)<br />
<br />
 <br />
<br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلَامُ اللَّهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* <br />
<br />
كَمَا قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ*<br />
<br />
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ اْلاِسْلاَمِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*<br />
<br />
  <br />
“Dikkat ediniz ki; Sözün en güzeli, Nizamın en kapsamlısı, Aziz, Mülk sahibi ve Her şeyi bilen Allah’ın kelamıdır. Yüce Allah-u Teala’nın Kur’anında buyurduğu gibi: “Kur’an okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun, umulur ki merhamet edilirsiniz.” Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla: “Şüphesiz Allah katında din islamdır.”<br />
<br />
(Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturulur ve şu dua okunur)<br />
<br />
 <br />
<br />
بَارَكَ اللَّه لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ* وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ*<br />
<br />
 اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ* اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
<br />
 “Allah’ım bize, ölü ve diri, erkek ve kadın bütün Mü’min ve Müslümanlara, bereketini artır. Şüphesiz sen, duaları işitir kabul edersin.”<br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
İkinci Hutbe</span></span><br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ*<br />
<br />
 تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ*<br />
<br />
فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللَّهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ*<br />
<br />
 يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
<br />
 “Kamil anlamda Allah’a hamd ederim. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, âl ve ashabına salat ve selam olsun. Yüce Allah: Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ve selam ediyorlar. Ey iman edenler. Siz de ona salat edin, selam edin buyurmuştur.”<br />
<br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
وَ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ<br />
<br />
الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ<br />
<br />
 <br />
<br />
 بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ انْصُرِ الْإِسْلاَمَ وَ الْمُسْلِمِينَ* اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدِّينِ*<br />
<br />
“Allah'ım İslama ve müslümanlara yardım et. Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikeden koru. Bize dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle. Bizi, Ana-Babamızı ve bütün Mü’minleri bağışla. Şüphesiz Sen işiten ve dualarımızı kabul edensin.”<br />
<br />
عِبَادَ اللَّهِ* إِتَّقُوا اللَّهَ وَ اَطِيعُوهُ* اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*<br />
<br />
 اِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ*<br />
<br />
<br />
 يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
 (Sesli şekilde Âyet-i Kerimenin meali okunur)<br />
<br />
“Muhakkak ki, Allah; adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”(Nahl suresi 90)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hutbe Duası Türkçe Okunuşu ve Anlamı</span></span><br />
<br />
Hutbe Duası; hutbe camide cuma namazı kılınmadan önce ve ayrıca bayram namazları kılındıktan sonra minberde okunmakta olan dualar veya nasihatlerdir. Hutbe duası insanoğlunu dine davet eder. Hutbe dualarını minberlerde hatipler okumaktadır. Hatip de cami de bulunan en yetkili kişiye verilmiş olan isimdir. Hutbe bir nevi halka seslenmek ve sözlerde bulunmaktır. Hutbe duasında Allah zikredilerek ve Hz. Muhammed anılarak cemaate bilgilendirme yapılır.<br />
<br />
Hutbe duasının bölümleri;<br />
Dua bölümü<br />
Nasihat bölümü<br />
Hutbe duaları Arapça dilinden başka bir dille okunamaz. Cuma namazında iki farklı hutbe duası okunmaktadır. İlk hutbe duasında hamd ve senalar edilir, kelime-i şehadet ve salat selamlar okunarak hutbe duası tamamlanır. İkinci hutbede müminlere dua edilmektedir. İkinci hutbede genel olarak dört halifenin ismi yer almaktadır bunun sebebi sevabının fazla olmasıdır.<br />
Hutbe Duası<br />
<br />
Türkiye’ de cuma namazlarında okunan hutbeler Arapça okunduktan sonra devletin görevli kıldığı hatipler tarafından Türkçeye çevrilerek cemaate aktarılmaktadır.<br />
<br />
Hutbe duasını okumak için minberi çıkması ile birlikte o anda cemaatin namaz kılması ve sohbet halinde olması haram kılınmıştır. Hutbe dualarına amin denmesi cemaat tarafından sessiz olarak gerçekleştirilir. Hutbe duası okunurken cemaat oturmasına ve kalkmasına dikkat etmeli, yer değiştirmemeli ve yasaklara uymaya özen göstermelidir. Cuma namazlarından farklı olarak bayram namazlarında hutbe dualarına tekbir ile başlanır ve hutbe duası namaz kılındıktan sonra okunmaya başlanır. Cuma namazlarında hutbe okumak farz iken bayram namazlarında hutbe duası okumak sünnettir.<br />
<br />
Vaktin girmesinden sonra mevcut cemaatın huzurunda bir hutbe okunması gerekir. Bunun içindir ki, hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da sonradan namazda bulunacak olsalar, namazları caiz olmaz.<br />
<br />
Cemaatin hutbeyi işitmesi şart değildir. Sadece hazır bulunmaları yeterlidir. Hutbe esnasında bir mükellef erkeğin, misafir olsa dahi, bulunması yeterli görülmektedir.<br />
<br />
Cuma hutbesinin rüknü, İmamı Azam’a göre, Allah’ı zikirden ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız: “Elhamdü lillah” yahut “Sübhanallah” yahut “La ilahe illalah” denilecek olsa, yeterli olur. İki İmama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e) göre, hutbe denilecek derecede uzunca bir zikirden ibarettir. Bunun en az olan derecesi, Tahiyyat mikdarı hamd ve salavat ile Müslümanlara duadır.<br />
<br />
Hutbenin vacibleri, hatibin taharet üzere bulunması, avret sayılan yerlerin örtülü olması ve hutbeyi ayakta okumasıdır.<br />
<br />
Hutbenin sünnetleri de, hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir tesbih veya üç ayet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamdi, kelime-i şehadeti, salât ve selâmı kapsamalı. Birinci hutbe, bir ayetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi, ikinci hutbe de Müslümanlara duayı kapsamalıdır. Ayrıca imamın sesi, ikinci hutbede birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. İşte bunlar hutbenin sünnetlerindendir.<br />
<br />
Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi “Hucurat” suresi ile “Büruc” suresine kadar olan surelerin herhangi birinden uzunca okumak, özellikle kış mevsiminde, mekruhtur. Cemaatı bıktırmak uygun değildir. Cemaatın acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak, cuma namazlarına devamlarına engel olacağından, yersiz bir iş olur. Hatib olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu, önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaata faydalı bir tarzda hazırlanması, hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadisi şerifin anlamı şöyledir:<br />
<br />
“Namazının uzun, hutbesinin kısa olması bir kimsenin anlayışlı bir din alimi olduğunun alametidir. Artık namazı (cemaata ağır gelmeyecek şekilde) uzatınız, hutbeyi de kısa okuyunuz. Gerçekten bazı sözler, sihir gibi kalbleri etkiler.”<br />
İşte böylece hutbeler, belâgat ve mana bakımından ruhları kazanacak bir halde bulunmalıdır.<br />
<br />
Ashabı kiramdan (Câbir bin Semüre’den) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimizin namazı da, hutbesi de orta bir halde idi. Çok kısa ve çok uzun olmaktan beri idi.<br />
<br />
Sorunuzda geçen hutbenin diğer dualarına gelince:<br />
<br />
Öncelikle bu duaların Arapça olarak okunuşundan öğrenmek gerektiğini ifade edelim. Bu duaların okunması güzel olmakla beraber okunmadığı takdirde herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, hutbeye veya namaza da bir eksiklik gelmez. Ayrıca belli bir duayı okumak da şart değildir. İstediği şekilde dua edebilir.<br />
<br />
Cuma’nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker:<br />
<br />
“Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)] efendimizin ve ‘ale’l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el – Fatihah.”<br />
Fatiha okunduktan sonra müezzin euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;<br />
<br />
“İnnellâhe ve melâiketehü yüsallûne ‘ale’n-Nebiy. Yâ eyyühe’l-lezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.”<br />
Bunu takiben müezzin Peygamberimize (asm) bir salavât getirir.<br />
<br />
“Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed.”<br />
Salevât-ı şerîfe bittikten sonra müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, cumanın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):<br />
<br />
“Allahümme ifteh aleynâ ebvâbe rahmetike ve yessir aleynâ hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.<br />
Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar:<br />
<br />
“Rabbi’şrahlî sadrî ve yessir lî emrî vehlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehâdis. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen, ve elhıknî bissâlihin. Vehfeznî minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.”<br />
7. Basamağa gelir ve:<br />
<br />
“ Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”<br />
Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. “Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . .” Hamdele’nin son kısmında;<br />
<br />
“Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine’l – mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi’l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale’t-tahkîk. Ümerai’l-mü’minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer’a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti’s sahabeti ve’t-tâbi‘in. Rıdvanü’llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe’l – mü’minine’l – hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne’l-lâhe me‘allezine’t-tekav ve’l-lezinehüm mühsinün.”<br />
Bundan sonra imam: “kalle’l – lahü te‘alâ fi kitâbihi’l-kerîm.” der, euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince “sadekallahül-‘azîm” der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimizden (asm) bir hadîs’i imam şöyle dile getirir: “Ve kale’n – nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem” diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: “ve kale fi hadîsin ahar” diyerek diğer hadisi de okur.<br />
<br />
Daha sonra imam, “Azîz cemaat, aziz mü’minler” gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.<br />
<br />
“Elâ inne ahsene’l-kelâm ve ebleğa’n-nizam. Kemâ kale’l-lahü tebareke ve te‘alâ fi’l-kelâm ve izâ kurie’l-kur’ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün”<br />
euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.<br />
<br />
Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize (asm) salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü’minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.<br />
<br />
Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur:<br />
<br />
“İnnâllahe ye’mürü bi’l – ‘adli ve’l – ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil – fahşai ve’l – münkeri ve’l – bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn”<br />
Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Cuma Hutbe Duaları</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Minber Kapısına Yönelince</span></span><br />
<br />
 <br />
بِسْمِ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ<br />
<br />
 <br />
“Allah'ın adıyla, hamd Allah'a, salat ve selam Hz Muhammed (sav) e, ailesi ve ashabının  üzerine olsun” der.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Minber Kapısında</span></span><br />
<br />
<br />
اَللَّهُمَّ افْتَحْ عَلَيْنَا اَبْوَابَ رَحْمَتِكَ وَيَسِّرْ عَلَيْنَا خَزَائِنَ فَضْلِكَ وَكَرَمِكَ يَا اَكْرَمَ اْلاَكْرَمِينَ<br />
<br />
 وَيَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
 “Ey Cömertlerin en Cömert’i ve Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım, bize rahmet kapılarını aç, iyilik ve kereminin hazinelerine ulaşmamızı bize kolaylaştır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Üçüncü Basamakta</span></span><br />
<br />
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي*<br />
<br />
 <br />
<br />
رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِ اْلاَحَادِيثِ*<br />
<br />
 رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ*<br />
<br />
 “Rabim göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim; gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Rabbim ilmimi ve anlayışımı artır, beni sâlihlerden eyle”.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Beşinci veya Yedinci Basamakta</span></span><br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ هَذَا الشَّانُ لَيْسَ بِشَانِي* وَهَذَا الْمَكَانُ لَيْسَ بِمَكَانِي*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ يَسِّرْ لِي اَمْرِي وَتَقَبَّلْهُ مِنِّي* وَسَلاَمٌ عَلَى جَمِيعِ اْلاَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ*<br />
 <br />
<br />
 وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ*<br />
<br />
 “Allah’ım! Bu şerefi ben elde etmedim sen verdin. Bu makamı ben kazanmadım sen verdin. Allah’ım işimi kolaylaştır ve yaptığım işi kabul eyle. Tüm Rasullere ve Nebilere selam olsun. Hamd âlemlerin rabbi Allah’a mahsustur.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Birinci Hutbe</span><br />
</span><br />
 <br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ*<br />
<br />
وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِوَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ* <br />
<br />
نَشْهَدُ اَنْ لَا اِلَاهَ اِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ وَنَشْهَدُ اَنَّ سَيِّدَنَا مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ*<br />
<br />
اَمَّا بَعْدُ فَيَا عِبَادَ اللَّهِ* اِتَّقُوا اللَّهَ وَاَطِيعُوهُ* اِنَّ اللَّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَوْا وَالَّذِينَ هُمْ مُحْسِنُونَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
(Konuyla ilgili bir Ayet-i Kerime okunur.)<br />
<br />
 <br />
<br />
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*<br />
<br />
وَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّي اللَّهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمْ<br />
<br />
 <br />
<br />
(Konuyla ilgili bir Hadis-i Şerif okunur)<br />
<br />
صَدَقَ رَسُولُ اللَّهِ فِيمَا قَالْ اَوْ كَمَا قَالْ*<br />
<br />
 “Hamd Allah’a mahsustur. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, Ehline ve ashabına salât ve selam olsun. Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına onun ortağı olmadığına şahitlik ederiz. Ve yine şahadet ederiz ki Efendimiz Hz. Muhammed Allah’ın kulu ve Rasulüdür. Ey Allah’ın Kulları, Allah’a karşı gelmekten sakının ve ona itaat edin. Şüphesiz Allah takva sahipleri ile beraberdir.<br />
<br />
(Nasihat bölümü tamamlanınca, ardından)<br />
<br />
 <br />
<br />
وَقَالَ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامْ* اَلتَّائِبُ مِنَ الذَّنْبِ كَمَنْ لَاذَنْبَ لَهُ* اَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيمَ وَ اَتُوبُ إلَيْهِ*<br />
<br />
 وَ أَسْاَلُ اللَّهَ لِي وَ لَكُمُ التَّوْفِيقَ*<br />
<br />
“Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki; ‘Günahından tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir.’ Yüce Allah’tan size ve kendime Allah’tan mağfiret ve muvaffakiyet dilerim.”<br />
<br />
(Nasihat bölümü tamamlanınca, yukarıda ki duanın yerine bu da okunabilir.)<br />
<br />
 <br />
<br />
اَلاَ اِنَّ اَحْسَنَ الْكَلَامِ وَاَبْلَغَ النِّظَامِ كَلَامُ اللَّهِ الْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ* <br />
<br />
كَمَا قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى فِى الْكَلاَمِ* وَاِذَا قُرِأَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَاَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ*<br />
<br />
اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ* اِنَّ الدِّينَ عِنْدَ اللَّهِ اْلاِسْلاَمِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
صَدَقَ اللَّهُ الْعَظِيمْ*<br />
<br />
  <br />
“Dikkat ediniz ki; Sözün en güzeli, Nizamın en kapsamlısı, Aziz, Mülk sahibi ve Her şeyi bilen Allah’ın kelamıdır. Yüce Allah-u Teala’nın Kur’anında buyurduğu gibi: “Kur’an okunduğu zaman, onu dinleyin ve susun, umulur ki merhamet edilirsiniz.” Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla: “Şüphesiz Allah katında din islamdır.”<br />
<br />
(Birinci hutbe ile ikinci hutbe arasında oturulur ve şu dua okunur)<br />
<br />
 <br />
<br />
بَارَكَ اللَّه لَنَا وَلَكُمْ وَلِسَائِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ* وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ*<br />
<br />
 اَلْاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ* اِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَوَاتِ*<br />
<br />
 “Allah’ım bize, ölü ve diri, erkek ve kadın bütün Mü’min ve Müslümanlara, bereketini artır. Şüphesiz sen, duaları işitir kabul edersin.”<br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><br />
İkinci Hutbe</span></span><br />
<br />
اَلْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدَ الْكَامِلِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ*<br />
<br />
 تَعْظِيمًا لِنَبِيِّهِ وَتَكْرِيمًا لِصَفِيِّهِ*<br />
<br />
فَقَالَ عَزَّ وَجَلَّ مِنْ قَائِلٍ مُخْبِرًا وَآمِرًا* اِنَّ اللَّهَ وَمَلَئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ*<br />
<br />
 يَا اَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا*<br />
<br />
 “Kamil anlamda Allah’a hamd ederim. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e, âl ve ashabına salat ve selam olsun. Yüce Allah: Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salat ve selam ediyorlar. Ey iman edenler. Siz de ona salat edin, selam edin buyurmuştur.”<br />
<br />
اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
وَ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى اِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ*<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَارْضَ عَنِ اْلاَرْبَعَةِ الْخُلَفَاءِ* سَيِّدِنَا اَبِى بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ وَعَلِىٍّ ذَوِى الصِّدْقِ وَالْوَفَاءِ وَبَقِيَّةِ الْعَشَرَةِ<br />
<br />
الْمُبَشَّرَةِ وَآلِ بَيْتِ الْمُصْطَفَى وَعَنِ اْلاَنْصَارِ وَالْمُهَاجِرِينَ وَالتَّابِعِينَ اِلَى يَوْمِ الْجَزَاءِ*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ اْلاَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَاْلاَمْوَاتِ<br />
<br />
 <br />
<br />
 بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
اَللَّهُمَّ انْصُرِ الْإِسْلاَمَ وَ الْمُسْلِمِينَ* اَللَّهُمَّ اَيِّدْ كَلِمَةَ الْحَقِّ وَالدِّينِ*<br />
<br />
“Allah'ım İslama ve müslümanlara yardım et. Vatanımızı ve milletimizi her türlü tehlikeden koru. Bize dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle. Bizi, Ana-Babamızı ve bütün Mü’minleri bağışla. Şüphesiz Sen işiten ve dualarımızı kabul edensin.”<br />
<br />
عِبَادَ اللَّهِ* إِتَّقُوا اللَّهَ وَ اَطِيعُوهُ* اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ* بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـمِ*<br />
<br />
 اِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَاْلإِحْسَانِ وَاِيتَاءِ ذِى الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ*<br />
<br />
<br />
 يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ*<br />
<br />
 <br />
<br />
 (Sesli şekilde Âyet-i Kerimenin meali okunur)<br />
<br />
“Muhakkak ki, Allah; adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”(Nahl suresi 90)<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hutbe Duası Türkçe Okunuşu ve Anlamı</span></span><br />
<br />
Hutbe Duası; hutbe camide cuma namazı kılınmadan önce ve ayrıca bayram namazları kılındıktan sonra minberde okunmakta olan dualar veya nasihatlerdir. Hutbe duası insanoğlunu dine davet eder. Hutbe dualarını minberlerde hatipler okumaktadır. Hatip de cami de bulunan en yetkili kişiye verilmiş olan isimdir. Hutbe bir nevi halka seslenmek ve sözlerde bulunmaktır. Hutbe duasında Allah zikredilerek ve Hz. Muhammed anılarak cemaate bilgilendirme yapılır.<br />
<br />
Hutbe duasının bölümleri;<br />
Dua bölümü<br />
Nasihat bölümü<br />
Hutbe duaları Arapça dilinden başka bir dille okunamaz. Cuma namazında iki farklı hutbe duası okunmaktadır. İlk hutbe duasında hamd ve senalar edilir, kelime-i şehadet ve salat selamlar okunarak hutbe duası tamamlanır. İkinci hutbede müminlere dua edilmektedir. İkinci hutbede genel olarak dört halifenin ismi yer almaktadır bunun sebebi sevabının fazla olmasıdır.<br />
Hutbe Duası<br />
<br />
Türkiye’ de cuma namazlarında okunan hutbeler Arapça okunduktan sonra devletin görevli kıldığı hatipler tarafından Türkçeye çevrilerek cemaate aktarılmaktadır.<br />
<br />
Hutbe duasını okumak için minberi çıkması ile birlikte o anda cemaatin namaz kılması ve sohbet halinde olması haram kılınmıştır. Hutbe dualarına amin denmesi cemaat tarafından sessiz olarak gerçekleştirilir. Hutbe duası okunurken cemaat oturmasına ve kalkmasına dikkat etmeli, yer değiştirmemeli ve yasaklara uymaya özen göstermelidir. Cuma namazlarından farklı olarak bayram namazlarında hutbe dualarına tekbir ile başlanır ve hutbe duası namaz kılındıktan sonra okunmaya başlanır. Cuma namazlarında hutbe okumak farz iken bayram namazlarında hutbe duası okumak sünnettir.<br />
<br />
Vaktin girmesinden sonra mevcut cemaatın huzurunda bir hutbe okunması gerekir. Bunun içindir ki, hutbe okunurken cemaat bulunmayıp da sonradan namazda bulunacak olsalar, namazları caiz olmaz.<br />
<br />
Cemaatin hutbeyi işitmesi şart değildir. Sadece hazır bulunmaları yeterlidir. Hutbe esnasında bir mükellef erkeğin, misafir olsa dahi, bulunması yeterli görülmektedir.<br />
<br />
Cuma hutbesinin rüknü, İmamı Azam’a göre, Allah’ı zikirden ibarettir. Onun için hutbe niyeti ile yalnız: “Elhamdü lillah” yahut “Sübhanallah” yahut “La ilahe illalah” denilecek olsa, yeterli olur. İki İmama (İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e) göre, hutbe denilecek derecede uzunca bir zikirden ibarettir. Bunun en az olan derecesi, Tahiyyat mikdarı hamd ve salavat ile Müslümanlara duadır.<br />
<br />
Hutbenin vacibleri, hatibin taharet üzere bulunması, avret sayılan yerlerin örtülü olması ve hutbeyi ayakta okumasıdır.<br />
<br />
Hutbenin sünnetleri de, hutbeyi iki kısma ayırmak ve bunlar arasında bir tesbih veya üç ayet okunacak kadar bir zaman oturmaktır. Bu bakımdan buna iki hutbe denir. Bu iki hutbeden her biri hamdi, kelime-i şehadeti, salât ve selâmı kapsamalı. Birinci hutbe, bir ayetin okunması ile insanlara öğüt vermeyi, ikinci hutbe de Müslümanlara duayı kapsamalıdır. Ayrıca imamın sesi, ikinci hutbede birinci hutbedekinden daha hafif olmalıdır. İşte bunlar hutbenin sünnetlerindendir.<br />
<br />
Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi “Hucurat” suresi ile “Büruc” suresine kadar olan surelerin herhangi birinden uzunca okumak, özellikle kış mevsiminde, mekruhtur. Cemaatı bıktırmak uygun değildir. Cemaatın acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak, cuma namazlarına devamlarına engel olacağından, yersiz bir iş olur. Hatib olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu, önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaata faydalı bir tarzda hazırlanması, hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadisi şerifin anlamı şöyledir:<br />
<br />
“Namazının uzun, hutbesinin kısa olması bir kimsenin anlayışlı bir din alimi olduğunun alametidir. Artık namazı (cemaata ağır gelmeyecek şekilde) uzatınız, hutbeyi de kısa okuyunuz. Gerçekten bazı sözler, sihir gibi kalbleri etkiler.”<br />
İşte böylece hutbeler, belâgat ve mana bakımından ruhları kazanacak bir halde bulunmalıdır.<br />
<br />
Ashabı kiramdan (Câbir bin Semüre’den) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimizin namazı da, hutbesi de orta bir halde idi. Çok kısa ve çok uzun olmaktan beri idi.<br />
<br />
Sorunuzda geçen hutbenin diğer dualarına gelince:<br />
<br />
Öncelikle bu duaların Arapça olarak okunuşundan öğrenmek gerektiğini ifade edelim. Bu duaların okunması güzel olmakla beraber okunmadığı takdirde herhangi bir sakıncası olmadığı gibi, hutbeye veya namaza da bir eksiklik gelmez. Ayrıca belli bir duayı okumak da şart değildir. İstediği şekilde dua edebilir.<br />
<br />
Cuma’nın ilk sünneti kılındıktan sonra, müezzin gülbank çeker:<br />
<br />
“Resul-i ekrem ve nebiyy-i muhterem sallellahü tealâ aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin azîz, pâk, münevver, mutahhar ruh-i şerîflerine salevat-ı şerîfe getirenlerin ahir ve akıbetleri hayr ola. Âl-i ezvac-ı tahirat evlâd-ı rasül eshab-ı güzin efendilerimizin sair enbiya-i ‘izam ve rusûl-i fihan hazeratının ervah-ı şeriflerine, pîrimiz Bilâl-i Habeşi [R.A. (Radiyâllahü Anh)] efendimizin ve ‘ale’l-husus bu caminin banisi ve bugüne kadar içerisinden gelmiş geçmiş, imam, müezzin, kayyumlarının ve kâffe-i ehl-i imanın ervahı için, Allah rızası için, el – Fatihah.”<br />
Fatiha okunduktan sonra müezzin euzü-besmele çekerek Ahzab sûresinin 56. ayetini okur;<br />
<br />
“İnnellâhe ve melâiketehü yüsallûne ‘ale’n-Nebiy. Yâ eyyühe’l-lezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.”<br />
Bunu takiben müezzin Peygamberimize (asm) bir salavât getirir.<br />
<br />
“Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin ve ‘alâ ali Muhammed.”<br />
Salevât-ı şerîfe bittikten sonra müezzin ayağa kalkar ve iç ezan okur. İçerde okunan bu ezan, cumanın ezanıdır. İmam namazını, her günkü oturduğu yerde değil de cuma günleri minberin kapısı önünde kılması cemaati rahatsız etmemek için iyi olur. Ayet okunmaya başladığında imam yerinden kalkar ve gizli olarak dua okur (minberin önünde):<br />
<br />
“Allahümme ifteh aleynâ ebvâbe rahmetike ve yessir aleynâ hazâine fazlike ve keramike ya ekramelekramine ve ya erhamerrahimin.” diye dua eder.<br />
Ondan sonra, minberin merdivenlerini yavaş yavaş çıkar ve 3. basamakta durur ve şöyle dua yapar:<br />
<br />
“Rabbi’şrahlî sadrî ve yessir lî emrî vehlül ukdeten min lisânî yefkahû kavlî. Rabbi kad âteyteni minelmülki ve allemteni min te’vilil ehâdis. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen, ve elhıknî bissâlihin. Vehfeznî minesselasili vel eğlali vel enkal. Allahümme salli ala Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.”<br />
7. Basamağa gelir ve:<br />
<br />
“ Allahümme hâzaşşe’nü leyse bişâni. Ve hâzelmekani leyse bimekani. Allahümme yessir lî emrî, ve tekabbelhü minni. Ve selamün ala cemîilenbiyai velmürselin.”<br />
Duasını okuduktan sonra cemaata yüzünü dönüp 8.basamağa oturur. Bu esnada iç ezanı dinler. Ezan bittikten sonra ayağa kalkarak 7. basamakta hutbeyi okumaya başlar. Hutbenin başlangıcı Hamdele ile olur. “Elhamdü lillâh (2) Elhamdü lillâhillezi . . .” Hamdele’nin son kısmında;<br />
<br />
“Neşhedü enlâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şirîke lehü ve lâ nazira lehü velâ müsâle leh. Ve neşhedü enne seyyidena muhammeden abdühü ve habibühü ve rasülûh. Sallâllahü ‘leyhi ve ‘alâ alihi ve ezvacihi ve eshabihi ve etba‘ih ve hulefa ihir- raşidine’l – mehdiine min ba‘dih ve vüzeraihi’l-kâmiline fi ‘ahdih. Hususam-minhüm ‘alel-eimmeti hulefa rasülillâhi ale’t-tahkîk. Ümerai’l-mü’minin hazret-i eba Bekrin ve ‘Umer’a ve Osmane ve ‘Aliy ve ‘alâ bakıyyeti’s sahabeti ve’t-tâbi‘in. Rıdvanü’llahi te‘alâ ‘aleyhim ecme‘in. Eyyühe’l – mü’minine’l – hazirûn. İttekul-lahe ve etı‘ûn. İnne’l-lâhe me‘allezine’t-tekav ve’l-lezinehüm mühsinün.”<br />
Bundan sonra imam: “kalle’l – lahü te‘alâ fi kitâbihi’l-kerîm.” der, euzü-besmele çeker ve hutbenin mevzuu ile ilgili bir ayet okur. Ayet bitince “sadekallahül-‘azîm” der (Bu da tasdik etmek demektir). Ve yine hutbenin mevzuu ile ilgili okuduğu ayete istinat ederek söylenmiş olan, Peygamber Efendimizden (asm) bir hadîs’i imam şöyle dile getirir: “Ve kale’n – nebiyyü sallellahü ‘aleyhi ve sellem” diyerek hadisi okur. Şayet mevzu ile ilgili ikinci bir hadis daha varsa, o zaman imam: “ve kale fi hadîsin ahar” diyerek diğer hadisi de okur.<br />
<br />
Daha sonra imam, “Azîz cemaat, aziz mü’minler” gibi tabirlerden birini kullanarak Türkçe hutbe kısmını okumaya başlar. Türkçe hutbenin okunuşu bittikten sonra, imam yine fazla teganni etmeden, gizli bir lâhinle aşağıdaki metni okur.<br />
<br />
“Elâ inne ahsene’l-kelâm ve ebleğa’n-nizam. Kemâ kale’l-lahü tebareke ve te‘alâ fi’l-kelâm ve izâ kurie’l-kur’ânü festemi‘ulehü ve ensıtü le‘alleküm türhamün”<br />
euzü-besmele çekip son bir ayet daha okur. Sonra oturup dua eder.<br />
<br />
Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve burada da bir dua okur. Daha sonra da Peygamberimize (asm) salavat getirir. Altıncı basamağa iner ve hafif kıbleye yan dönerek, yarı açık yarı gizli salli ve barik dualarını okur, sonra ellerini kaldırır dua eder. Bu duada, bütün mü’minlerin refahı, saadeti, karada, havada yolculuk yapanlara selametler dilenir; orada oturan, kaim olan, orada hazır olan, kaybolmuş olanlar (bilinmeyenler), Türk ordusunun mansur ve muzaffer olması gibi hususlara temas edilir.<br />
<br />
Dua bittikten sonra tekrar 7. basamağa çıkar, euzü-besmeleyi gizli olarak okur ve açık olarak ve makamla Nahl Sûresinin 90. ayetini okur:<br />
<br />
“İnnâllahe ye’mürü bi’l – ‘adli ve’l – ihsâni ve itâi zil-kurba ve yenhâ ‘anil – fahşai ve’l – münkeri ve’l – bağy. Ye‘ızuküm le‘alleküm tezekkerûn”<br />
Minberden aşağıya doğru inerken, Nahl Sûresinin son ayetini gizli olarak okur. İmam hutbeden aşağıya inmeye başladığı anda da müezzin kamet etmeye başlar. Kameti takiben farz olan cuma namazına başlanır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allâhumme Salli - Allâhumme Barik Duaları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=765</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 05:56:25 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=765</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli - Allâhumme Barik Duaları</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Namazlarda ikinci oturuşdan sonra veya ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetlerinin ikincı oturuşundada okunur<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ ﴿﴾ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيم ﴿﴾ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ<br />
</span><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli Okunuşu:</span> </span>Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli Anlamı:</span> </span>Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Barik</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ بَارِكَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ ﴿﴾ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيم ﴿﴾ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ<br />
</span><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Barik Okunuşu:</span></span> Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Barik Anlamı:</span> </span>Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin. <br />
<br />
-------------------------<br />
<br />
Allahümme salli alaa muhammed ve alaa eeli seyyidina muhammed<br />
kema salleyta ala ibrahime ve ala eeli ibrahime inneke hamidun mecid<br />
<br />
Allahümme barik alaa muhammedin ve alaa eeli muhamedin<br />
kema barekte alaa ibrahime ve eeli ibrahime inneke hamidun mecid</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli - Allâhumme Barik Duaları</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Namazlarda ikinci oturuşdan sonra veya ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetlerinin ikincı oturuşundada okunur<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ ﴿﴾ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيم ﴿﴾ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ<br />
</span><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli Okunuşu:</span> </span>Allâhumme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Salli Anlamı:</span> </span>Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Barik</span></span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
اللَّهُمَّ بَارِكَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ ﴿﴾ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيم ﴿﴾ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ<br />
</span><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Barik Okunuşu:</span></span> Allâhumme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidun mecîd<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Allâhumme Barik Anlamı:</span> </span>Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin. <br />
<br />
-------------------------<br />
<br />
Allahümme salli alaa muhammed ve alaa eeli seyyidina muhammed<br />
kema salleyta ala ibrahime ve ala eeli ibrahime inneke hamidun mecid<br />
<br />
Allahümme barik alaa muhammedin ve alaa eeli muhamedin<br />
kema barekte alaa ibrahime ve eeli ibrahime inneke hamidun mecid</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ezan ve Ezan Duasının Arapça Metni Latince Okunuşu  Türkçe Meali]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=764</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jan 2020 05:53:19 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=764</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan ve Ezan Duasının Arapça Metni Latince Okunuşu  Türkçe Meali</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Duası Arapça Metni</span></span><br />
<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
أَللّٰهُمَّ رَبَّ هٰذِهِ الدَّعْوَةِ التَّآمَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَآئِمَةِ اٰتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذ۪ى وَعَدْتَهُ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Duası Latince Arapça Okunuşu</span></span><br />
<br />
"Allâhümme Rabbe hâzihi'd-da'veti't-tâmmeh, ve's-salâti'l-kâimeh, âti Muhammedeni'l-vesîlete ve'l-fadîlete, veb'ashü makâmem-mahmûdeni'l-lezî va'adteh.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Duası Türkçe Meali</span></span><br />
<br />
“Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed'e vesîle'yi ve fazîleti ver. O'nu, vaat ettiğin Makam-ı Mahmûd üzere dirilt"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Okunuşu ve Meali</span></span><br />
<br />
"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (4 kere),<br />
<br />
"Eşhedü en lâ ilâhe İllAllah" (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur) (2 kere),<br />
<br />
"Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir) (2 kere),<br />
<br />
"Hayye ale's-salâh" (Haydi namaza) (2 kere),<br />
<br />
"Hayye ale'l-felâh" (Haydi kurtuluşa) (2 kere),<br />
<br />
"As-salatu hayrun mine'n nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) (2 kere), (Sadece sabah ezanında),<br />
<br />
"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (2 kere),<br />
<br />
"Lâ ilâhe İllAllah" (Allah'tan başka ilâh yoktur) (1 kere).</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan ve Ezan Duasının Arapça Metni Latince Okunuşu  Türkçe Meali</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Duası Arapça Metni</span></span><br />
<span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
أَللّٰهُمَّ رَبَّ هٰذِهِ الدَّعْوَةِ التَّآمَّةِ وَالصَّلاَةِ الْقَآئِمَةِ اٰتِ مُحَمَّدًا الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَامًا مَحْمُودًا الَّذ۪ى وَعَدْتَهُ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Duası Latince Arapça Okunuşu</span></span><br />
<br />
"Allâhümme Rabbe hâzihi'd-da'veti't-tâmmeh, ve's-salâti'l-kâimeh, âti Muhammedeni'l-vesîlete ve'l-fadîlete, veb'ashü makâmem-mahmûdeni'l-lezî va'adteh.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Duası Türkçe Meali</span></span><br />
<br />
“Ey bu eksiksiz davetin ve kılınan namazın sahibi! Muhammed'e vesîle'yi ve fazîleti ver. O'nu, vaat ettiğin Makam-ı Mahmûd üzere dirilt"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Okunuşu ve Meali</span></span><br />
<br />
"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (4 kere),<br />
<br />
"Eşhedü en lâ ilâhe İllAllah" (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur) (2 kere),<br />
<br />
"Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah'ın elçisidir) (2 kere),<br />
<br />
"Hayye ale's-salâh" (Haydi namaza) (2 kere),<br />
<br />
"Hayye ale'l-felâh" (Haydi kurtuluşa) (2 kere),<br />
<br />
"As-salatu hayrun mine'n nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) (2 kere), (Sadece sabah ezanında),<br />
<br />
"Allâh-ü Ekber" (Allah en büyüktür) (2 kere),<br />
<br />
"Lâ ilâhe İllAllah" (Allah'tan başka ilâh yoktur) (1 kere).</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>