<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - Büyük Alametler ve Ahirzaman]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 23:25:33 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Ye'cüc ve Me'cüc]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2416</link>
			<pubDate>Sat, 08 Jun 2024 12:34:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2416</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ye'cüc ve Me'cüc</span></span><br />
<br />
Yecüc ve Mecüc (Arapça: يَأْجُوج وَ مَأْجُوج; İbranice: גּוֹג וּמָגוֹג, Gōg ū-Māgōg), kimi dinlerde bahsi geçen efsanevi varlıklar (topluluk, insanlar ya da cüceler). Bu varlıklar çeşitli dinlerde, mitolojilerde ve kültürlerde cüceler veya dev, şeytan, kavimler veya ülkeler olarak anılır.<br />
<br />
Efsanenin kaynağı olarak görülen İbrani Kutsal Kitabıʼnda (Eski Ahit) Gog bir kişi ve Magog onun toprağı[1] olarak görülür. (Hezekiel 38:2-3) Yaratılış 10’da ise Magog bir insandır, Gog’dan bahsedilmez. Bundan yüzyıllar sonra Yahudi rivayetlerinde Ezekiel’in “Magog’dan Gog” deyimi "Gog ve Magog"’[2] Yeni Ahit vahiy kitabında ise "Gog ve Magog kavmi"ne[3] dönüşmüştür. Roma döneminde İskenderin “İskender kapısı”nı inşa etmesiyle onlar adına bir efsane üretilir ki buna göre kapı bu kavmi engellemek üzerine inşa edilmiş olmaktaydı.<br />
<br />
Romalı Yahudi tarihçi Josephus onları Yaratılış'ta bahsedilen Magog'un soyundan gelenler olarak tanımladı ve onların İskitler olduğunu söyledi. Erken Hristiyan yazarların elleriyle onlar kıyamet alameti olan sürülere dönüştürüldüler. Orta Çağ boyunca Vikingler, Hunlar, Hazarlar, Moğollar, Ural-Altay Türkleri ve diğer göçebeler ve hatta İsrail'in kayıp kabileleri Yecüc ve Mecüc olarak tanımlandı.<br />
<br />
Birçok İncil bilgini[4] Lidyalı Gyges'in, Hezekiel Kitabı ve Vahiy Kitabı'nda adı geçen Magog'un hükümdarı Gog'un İncil'deki figürü olduğuna inanır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yahudi-Hristiyan kaynakları /Gog ve Magog</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Eski Ahit</span></span><br />
    Hezekiel 38:1-10 RAB bana şöyle seslendi: “İnsanoğlu, yüzünü Magog ülkesinden Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog'a çevir, ona karşı peygamberlik et. De ki, ‘Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog, sana karşıyım. Seni geldiğin yoldan geri çevirecek, çenelerine çengel takacağım. Seni ve bütün ordunu, atları, tam donanmış atlıları, küçük büyük kalkanlı, hepsi kılıç kullanan büyük kalabalığı dışarıya sürükleyeceğim. Onlarla birlikte hepsi kalkanlı, miğferli Persleri, Kûşluları, Pûtluları, Gomer'in bütün ordusunu, uzak kuzeydeki Beyttogarma'nın bütün ordusunu ve yanındaki "birçok ulusu" da sürükleyeceğim.[5]<br />
<br />
Hazır ol! Yanındaki bütün toplulukla, evet çevrene toplanmış olanların hepsiyle birlikte hazırlık yap. Onlara sen önderlik edeceksin. Uzun zaman sonra seni yoklayacağım. Yılların sonunda, milletler arasından toplanıp çoktandır viran durumdaki İsrail dağlarına getirilmiş, kılıçtan kurtarılmış insanların diyarına gireceksin. O sırada milletler arasından çıkarılıp bu diyara getirilmiş halkın tümü güvenlik içinde yaşıyor olacak. Ve sen mutlaka çıkıp geleceksin. Bir fırtına gibi üzerlerine yürüyeceksin. Sen, tüm orduların ve yanındaki halklarla, diyarı kara bulutlar gibi kaplayacaksın.’[6]<br />
<br />
Magog, Ulusların Çizelgesinde Tekvin'de 10:02 bir halka veya ulusa adını veren atası olarak görünür:<br />
Yafes oğulları: Gomer, Magog, Maday, Javan, Tubal, Meşeç ve Tiras.[7]<br />
<br />
Gog MÖ 5. yüzyılda Eski Ahit'in iki tarih kitabı 5: 3. 4.'de Reuben (İbranice: רְאוּבֵן‎, re'uwên; kökleşik: Rəʾuven; Tiberianca: Rəʾûḇēnde patrik Jacob'un en büyük oğlu) bir torunu olarak listelenmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeni Ahit vahiy kitabı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">    Vahiy 20:7 Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak. 8 "Yeryüzünün dört bucağındaki ulusları" –Gog'la Magog'u saptırmak, savaş için bir araya toplamak üzere zindandan çıkacak. Toplananların sayısı deniz kumu kadar çoktur. 9 "Yeryüzünün dört bir yanından gelerek" kutsalların ordugahını ve sevilen kenti kuşattılar. Ama gökten ateş yağdı, onları yakıp yok etti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İslam dininde</span></span><br />
<br />
Yecüc ve Mecüc kavimlerinin isimleri Kur'an'ın Kehf Suresi ve Enbiya Suresi'nde geçmektedir.<br />
Kur'an'da yecüc ve mecüc<br />
<br />
Kehf Suresi 93.-99. ayetlerde seddin yapımı şöyle anlatılır:<br />
<br />
93- Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.<br />
<br />
94- "Ey Zülkarneyn!" dediler, "Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?"<br />
<br />
95- O da şöyle cevap verdi: "Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım."<br />
<br />
96- "Demir kütleleri getirin bana!" Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: "Körükleyin!" dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.<br />
<br />
97- Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.<br />
<br />
98- Zülkarneyn: "Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir."<br />
<br />
99- O gün, yani kıyamet günü onlar deniz dalgaları gibi birbirine çarparak çalkalanırlar. Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.<br />
<br />
Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde seddin yıkılması şöyle anlatılır:<br />
<br />
96- Nihayet Ye’cuc ve Me’cuc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başlarlar.<br />
<br />
97- Ve doğru vaat vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır, "Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.<br />
Hadîslerde yecüc ve mecüc<br />
<br />
İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Yecüc ve Mecüc, kıyamet alametlerinden birisi olarak geçer. Bu kavmin çıkışı Mehdi'nin çıkışından ve İsa Mesih'in sahte mesih Deccal'i öldürmesinden sonra gerçekleşecektir. Yecüc ve Mecüc, Allah'ın kendilerine musallat edeceği bir tür ile helak edileceklerdir.<br />
<br />
Yecüc Mecüc öylesine kalabalık bir topluluktur ki ırmakların ve göllerin suyunu içerek tüketebilirler. Hepsi birden tek bir insanın ölümü gibi ölecekler, öldüklerinde leşlerinin kaplamadığı bir karış yer bulunamayacak. Bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar. Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam'da, bir ucu Horasan'da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü'nü de içeceklerdir.[8]<br />
Diğer kaynaklar<br />
<br />
Yecüc ve Mecüc "Âdemoğulları"dır, yani insandırlar, belirli bir halkın kovulmuş oldukları yıkık bir şehre o halk geri döndükleri zaman Yecüc ve Mecüc salıverileceklerdir. Bazı bilginler bu şehrin Kudüs olduğunu öne sürdüler.[9]<br />
<br />
İbn Hordadbeh, dokuzuncu Abbasi halifesi el-Vâsık zamanında (842-847) halifenin elçisi ve çevirmen Sallam'ın Orta Asya üzerinden Yecüc ve Mecüc seddine kadar yolculuğuna bir eserinde değinmiştir.[10] El-Vâsık rüyasında seddin yıkıldığını görür ve Sallam'a gidip Yecüc ve Mecüc kavimlerinin durumunu araştırmasını ister, Sallam gidip Sedd'i yerinde görür ve istilacı kavmin seddin diğer tarafında olduğunu halifeye bildirir.[11] Her iki kaynakta kastedilen Yecüc Mecüc Seddi, Çin Seddi'dir.<br />
<br />
Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat'ta 1072 - 1074 yılları arasında yazılan Divânu Lügati't-Türk'te bulunan bir haritanın en doğusunda yarım daire görünümlü kalın bir kırmızı şeritle ayrılmış "Ye'cûc ve Me'cûc ülkesi" (Ar. Arz-ı Ye'cüc ve Me'cüc) ve hemen yanına "Sedd-i Zü'l-Karneyn" yazılmıştır.<br />
<br />
14. yüzyılda Müslüman gezgin İbn Battuta, Çin'e gitti ve Zeytun (Çince: 泉州, Quánzhōu) kentinde Müslüman tüccarlardan oluşan büyük bir topluluk ile karşılaştı. Seyahatnâmesinde, Zeytun ile Yecüc ve Mecüc Seddi arasında altmış günlük yolculuk olduğunu belirtir.[12] İbn Battuta seyahat günlüğü notlarında, Zü'l-Karneyn Seddi (veya Yecüc ve Mecüc Seddi) ile Çin Seddi'ni kastetmektedir.[13]<br />
<br />
Ali Şîr Nevaî, Hamse eserindeki Sedd-i İskenderî bölümünde Zülkarneyn'i, İskender'e atfeder.<br />
<br />
20. yüzyıl bilginlerinden Emil Abegg ve Jean Przyluski Gog ve Magog efsanesinin Koka and Vikoka isimli Hindu figürleri ile benzerliklerine işaret etmişlerdir.[14][15] ve Fransız metefizikçi René Guénon daha ileri giderek hikâyede bahsedilen büyük duvarı Hindu anlayışındaki Dünyayı (loka) dışarıdaki karanlıktan (aloka) ayıran "dairesel duvar" (Lokâloka) ile ilişkilendirmiştir.[16] <br />
<br />
<br />
 Kehf / 94. Ayet<br />
قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا<br />
<br />
Onlar: “Ey Zülkarneyn! Ye’cûc ve Me’cûc dediğimiz hak hukuk tanımaz kabileler, iki dağın arasındaki şu geçitten bize sürekli saldırarak bu ülkede bozgunculuk yapıp duruyorlar. Sana bir miktar vergi versek de, bizimle onların arasında aşamayacakları bir set yapsan olmaz mı?” <br />
<br />
 Enbiyâ / 96. Ayet<br />
حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ<br />
<br />
Nihâyet bir zaman gelecek, Ye’cûc ve Me’cûc’un seddi açılacak, her tepeden yığın yığın akın etmeye başlayacaklar. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ye'cüc ve Me'cüc</span></span><br />
<br />
Yecüc ve Mecüc (Arapça: يَأْجُوج وَ مَأْجُوج; İbranice: גּוֹג וּמָגוֹג, Gōg ū-Māgōg), kimi dinlerde bahsi geçen efsanevi varlıklar (topluluk, insanlar ya da cüceler). Bu varlıklar çeşitli dinlerde, mitolojilerde ve kültürlerde cüceler veya dev, şeytan, kavimler veya ülkeler olarak anılır.<br />
<br />
Efsanenin kaynağı olarak görülen İbrani Kutsal Kitabıʼnda (Eski Ahit) Gog bir kişi ve Magog onun toprağı[1] olarak görülür. (Hezekiel 38:2-3) Yaratılış 10’da ise Magog bir insandır, Gog’dan bahsedilmez. Bundan yüzyıllar sonra Yahudi rivayetlerinde Ezekiel’in “Magog’dan Gog” deyimi "Gog ve Magog"’[2] Yeni Ahit vahiy kitabında ise "Gog ve Magog kavmi"ne[3] dönüşmüştür. Roma döneminde İskenderin “İskender kapısı”nı inşa etmesiyle onlar adına bir efsane üretilir ki buna göre kapı bu kavmi engellemek üzerine inşa edilmiş olmaktaydı.<br />
<br />
Romalı Yahudi tarihçi Josephus onları Yaratılış'ta bahsedilen Magog'un soyundan gelenler olarak tanımladı ve onların İskitler olduğunu söyledi. Erken Hristiyan yazarların elleriyle onlar kıyamet alameti olan sürülere dönüştürüldüler. Orta Çağ boyunca Vikingler, Hunlar, Hazarlar, Moğollar, Ural-Altay Türkleri ve diğer göçebeler ve hatta İsrail'in kayıp kabileleri Yecüc ve Mecüc olarak tanımlandı.<br />
<br />
Birçok İncil bilgini[4] Lidyalı Gyges'in, Hezekiel Kitabı ve Vahiy Kitabı'nda adı geçen Magog'un hükümdarı Gog'un İncil'deki figürü olduğuna inanır. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yahudi-Hristiyan kaynakları /Gog ve Magog</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Eski Ahit</span></span><br />
    Hezekiel 38:1-10 RAB bana şöyle seslendi: “İnsanoğlu, yüzünü Magog ülkesinden Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog'a çevir, ona karşı peygamberlik et. De ki, ‘Egemen RAB şöyle diyor: Ey Roş'un, Meşek'in, Tuval'ın önderi Gog, sana karşıyım. Seni geldiğin yoldan geri çevirecek, çenelerine çengel takacağım. Seni ve bütün ordunu, atları, tam donanmış atlıları, küçük büyük kalkanlı, hepsi kılıç kullanan büyük kalabalığı dışarıya sürükleyeceğim. Onlarla birlikte hepsi kalkanlı, miğferli Persleri, Kûşluları, Pûtluları, Gomer'in bütün ordusunu, uzak kuzeydeki Beyttogarma'nın bütün ordusunu ve yanındaki "birçok ulusu" da sürükleyeceğim.[5]<br />
<br />
Hazır ol! Yanındaki bütün toplulukla, evet çevrene toplanmış olanların hepsiyle birlikte hazırlık yap. Onlara sen önderlik edeceksin. Uzun zaman sonra seni yoklayacağım. Yılların sonunda, milletler arasından toplanıp çoktandır viran durumdaki İsrail dağlarına getirilmiş, kılıçtan kurtarılmış insanların diyarına gireceksin. O sırada milletler arasından çıkarılıp bu diyara getirilmiş halkın tümü güvenlik içinde yaşıyor olacak. Ve sen mutlaka çıkıp geleceksin. Bir fırtına gibi üzerlerine yürüyeceksin. Sen, tüm orduların ve yanındaki halklarla, diyarı kara bulutlar gibi kaplayacaksın.’[6]<br />
<br />
Magog, Ulusların Çizelgesinde Tekvin'de 10:02 bir halka veya ulusa adını veren atası olarak görünür:<br />
Yafes oğulları: Gomer, Magog, Maday, Javan, Tubal, Meşeç ve Tiras.[7]<br />
<br />
Gog MÖ 5. yüzyılda Eski Ahit'in iki tarih kitabı 5: 3. 4.'de Reuben (İbranice: רְאוּבֵן‎, re'uwên; kökleşik: Rəʾuven; Tiberianca: Rəʾûḇēnde patrik Jacob'un en büyük oğlu) bir torunu olarak listelenmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Yeni Ahit vahiy kitabı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: large;" class="mycode_size">    Vahiy 20:7 Bin yıl tamamlanınca Şeytan atıldığı zindandan serbest bırakılacak. 8 "Yeryüzünün dört bucağındaki ulusları" –Gog'la Magog'u saptırmak, savaş için bir araya toplamak üzere zindandan çıkacak. Toplananların sayısı deniz kumu kadar çoktur. 9 "Yeryüzünün dört bir yanından gelerek" kutsalların ordugahını ve sevilen kenti kuşattılar. Ama gökten ateş yağdı, onları yakıp yok etti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İslam dininde</span></span><br />
<br />
Yecüc ve Mecüc kavimlerinin isimleri Kur'an'ın Kehf Suresi ve Enbiya Suresi'nde geçmektedir.<br />
Kur'an'da yecüc ve mecüc<br />
<br />
Kehf Suresi 93.-99. ayetlerde seddin yapımı şöyle anlatılır:<br />
<br />
93- Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.<br />
<br />
94- "Ey Zülkarneyn!" dediler, "Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?"<br />
<br />
95- O da şöyle cevap verdi: "Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım."<br />
<br />
96- "Demir kütleleri getirin bana!" Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: "Körükleyin!" dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, "Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim." dedi.<br />
<br />
97- Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.<br />
<br />
98- Zülkarneyn: "Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir."<br />
<br />
99- O gün, yani kıyamet günü onlar deniz dalgaları gibi birbirine çarparak çalkalanırlar. Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.<br />
<br />
Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde seddin yıkılması şöyle anlatılır:<br />
<br />
96- Nihayet Ye’cuc ve Me’cuc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başlarlar.<br />
<br />
97- Ve doğru vaat vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır, "Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.<br />
Hadîslerde yecüc ve mecüc<br />
<br />
İslam Peygamberinin bazı hadislerinde Yecüc ve Mecüc, kıyamet alametlerinden birisi olarak geçer. Bu kavmin çıkışı Mehdi'nin çıkışından ve İsa Mesih'in sahte mesih Deccal'i öldürmesinden sonra gerçekleşecektir. Yecüc ve Mecüc, Allah'ın kendilerine musallat edeceği bir tür ile helak edileceklerdir.<br />
<br />
Yecüc Mecüc öylesine kalabalık bir topluluktur ki ırmakların ve göllerin suyunu içerek tüketebilirler. Hepsi birden tek bir insanın ölümü gibi ölecekler, öldüklerinde leşlerinin kaplamadığı bir karış yer bulunamayacak. Bunlara ne dağ dayanır ve ne de demir. Onların ikinci sınıfı da kulaklarının birini serer, ötekini de kendisine yorgan yapıp öyle yatar. Fil, yabani hayvan, deve ve domuz ne görürlerse yerler. Onlardan birisi öldüğünde de onu yerler, Onların bir ucu Şam'da, bir ucu Horasan'da olacaktır. Doğu nehirlerinin tümünü ve Taberiye Gölü'nü de içeceklerdir.[8]<br />
Diğer kaynaklar<br />
<br />
Yecüc ve Mecüc "Âdemoğulları"dır, yani insandırlar, belirli bir halkın kovulmuş oldukları yıkık bir şehre o halk geri döndükleri zaman Yecüc ve Mecüc salıverileceklerdir. Bazı bilginler bu şehrin Kudüs olduğunu öne sürdüler.[9]<br />
<br />
İbn Hordadbeh, dokuzuncu Abbasi halifesi el-Vâsık zamanında (842-847) halifenin elçisi ve çevirmen Sallam'ın Orta Asya üzerinden Yecüc ve Mecüc seddine kadar yolculuğuna bir eserinde değinmiştir.[10] El-Vâsık rüyasında seddin yıkıldığını görür ve Sallam'a gidip Yecüc ve Mecüc kavimlerinin durumunu araştırmasını ister, Sallam gidip Sedd'i yerinde görür ve istilacı kavmin seddin diğer tarafında olduğunu halifeye bildirir.[11] Her iki kaynakta kastedilen Yecüc Mecüc Seddi, Çin Seddi'dir.<br />
<br />
Kâşgarlı Mahmud tarafından Bağdat'ta 1072 - 1074 yılları arasında yazılan Divânu Lügati't-Türk'te bulunan bir haritanın en doğusunda yarım daire görünümlü kalın bir kırmızı şeritle ayrılmış "Ye'cûc ve Me'cûc ülkesi" (Ar. Arz-ı Ye'cüc ve Me'cüc) ve hemen yanına "Sedd-i Zü'l-Karneyn" yazılmıştır.<br />
<br />
14. yüzyılda Müslüman gezgin İbn Battuta, Çin'e gitti ve Zeytun (Çince: 泉州, Quánzhōu) kentinde Müslüman tüccarlardan oluşan büyük bir topluluk ile karşılaştı. Seyahatnâmesinde, Zeytun ile Yecüc ve Mecüc Seddi arasında altmış günlük yolculuk olduğunu belirtir.[12] İbn Battuta seyahat günlüğü notlarında, Zü'l-Karneyn Seddi (veya Yecüc ve Mecüc Seddi) ile Çin Seddi'ni kastetmektedir.[13]<br />
<br />
Ali Şîr Nevaî, Hamse eserindeki Sedd-i İskenderî bölümünde Zülkarneyn'i, İskender'e atfeder.<br />
<br />
20. yüzyıl bilginlerinden Emil Abegg ve Jean Przyluski Gog ve Magog efsanesinin Koka and Vikoka isimli Hindu figürleri ile benzerliklerine işaret etmişlerdir.[14][15] ve Fransız metefizikçi René Guénon daha ileri giderek hikâyede bahsedilen büyük duvarı Hindu anlayışındaki Dünyayı (loka) dışarıdaki karanlıktan (aloka) ayıran "dairesel duvar" (Lokâloka) ile ilişkilendirmiştir.[16] <br />
<br />
<br />
 Kehf / 94. Ayet<br />
قَالُوا يَا ذَا الْقَرْنَيْنِ اِنَّ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ فَهَلْ نَجْعَلُ لَكَ خَرْجًا عَلٰٓى اَنْ تَجْعَلَ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ سَدًّا<br />
<br />
Onlar: “Ey Zülkarneyn! Ye’cûc ve Me’cûc dediğimiz hak hukuk tanımaz kabileler, iki dağın arasındaki şu geçitten bize sürekli saldırarak bu ülkede bozgunculuk yapıp duruyorlar. Sana bir miktar vergi versek de, bizimle onların arasında aşamayacakları bir set yapsan olmaz mı?” <br />
<br />
 Enbiyâ / 96. Ayet<br />
حَتّٰٓى اِذَا فُتِحَتْ يَأْجُوجُ وَمَأْجُوجُ وَهُمْ مِنْ كُلِّ حَدَبٍ يَنْسِلُونَ<br />
<br />
Nihâyet bir zaman gelecek, Ye’cûc ve Me’cûc’un seddi açılacak, her tepeden yığın yığın akın etmeye başlayacaklar. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyâmetin Büyük Alâmetleri On Tanedir:]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2410</link>
			<pubDate>Sat, 08 Jun 2024 05:43:43 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2410</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kıyâmetin Büyük Alâmetleri On Tanedir:</span></span><br />
<br />
Kıyâmet gününün alâmetleri, kıyâmetin kopmasından önce vuku bulan ve kıyâmetin yakın olduğunu gösteren işâretlerdir. Âlimler, kıyâmetin, küçük ve büyük olmak üzere iki türlü alâmetleri olduğunda ittifak etmişlerdir.Küçük alâmetleri, -genellikle- kıyâmetten uzun bir süre önce vuku bulur.Bu alâmetlerin kimisi vuku bulmuş ve bitmiş, kimisi tekrar edip durmakta, kimisi ortaya çıkmamış, ama ortaya çıkmaya ve devam etmeye başlamış, kimisi de şimdiye kadar henüz ortaya çıkmamıştır. Fakat bunlar, her söz ve fiilinde doğru olan ve Allah Teâlâ tarafından da tasdik olunan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in haber verdiği gibi mutlaka vuku bulacaktır.<br />
<br />
Kıyâmet gününün büyük alâmetlerine gelince, bunlar, kıyâmetin yaklaştığını ve o büyük günün vuku bulmasına az bir zamanın kaldığını gösteren önemli olaylardır.<br />
<br />
Kıyâmet gününün küçük alâmetleri çoktur.Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelen birçok sahih hadiste bu alâmetler belirtilmiştir.Şimdi bu alâmetleri, hadislerini zikretmeksizinaynı bağlamda zikredeceğiz.Çünkü hepsini burada zikretmeye imkân yoktur.Bu konuda daha geniş bilgi edinmek ve delilleriyle birlikte bu alâmetleri öğrenmek isteyeni güvenilir kitaplara yönlendirebiliriz. Ömer b. Süleyman el-Aşkar'ın:"el-Kıyâmetu's-Suğrâ/Küçük Kıyâmet" kitabı ile Yusuf el-Vâbil'in: "Eşrâtu's-Sâa/Kıyâmet Alâmetleri" adlı kitabı bunlardandır.<br />
<br />
Kıyâmetin büyük alâmetlerine gelince, Huzeyfe b. Esîd'in, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivâyet ettiği hadiste bunları belirtmiştir ki bu alâmetler on tanedir:<br />
<br />
Deccâl'ın ortaya çıkması, Meryem oğlu İsâ'nın yeryüzüne inmesi, Ye'cüc ve Me'cüc kavminin ortaya çıkması, doğuda, batıda ve Arap yarımasında olmak üzere üç yerde yerin dibine geçirilme olayının vuku bulması, büyük bir dumanın çıkması, güneşin batıdan doğması, Dâbbetu'l-Arz'ın ortaya çıkması ve (Yemen'de) insanları önüne katıp onları mahşer yerine sürecek büyük bir ateşin ortaya çıkması.<br />
<br />
Bu alâmetlerin ortaya çıkması, birbiri ardınca olacaktır. Bu alâmetlerin ilki ortaya çıktığı zaman, ardından başka bir alâmet ortaya çıkacaktır.<br />
<br />
Huzeyfe b. Esîd el-Ğıfârî'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:<br />
<br />
اِطَّلَعَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَيْنَا وَنَحْنُ نَتَذَاكَرُ، فَقَالَ: مَا تَذَاكَرُونَ؟ قَالُوا: نَذْكُرُ السَّاعَةَ. قَالَ: إِنَّهَا لَنْ تَقُومَ حَتَّى تَرَوْنَ قَبْلَهَا عَشْرَ آيَاتٍ، فَذَكَرَ الدُّخَانَ وَالدَّجَّالَ وَالدَّابَّةَ وَطُلُوعَ الشَّمْسِ مِنْ مَغْرِبِهَا وَنُزُولَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَيَأَجُوجَ وَمَأْجُوجَ وَثَلَاثَةَ خُسُوفٍ: خَسْفٌ بِالْـمَشْرِقِ وَخَسْفٌ بِالْـمَغْرِبِ وَخَسْفٌ بِجَزِيرَةِ الْعَرَبِ، وَآخِرُ ذَلِكَ نَارٌ تَخْرُجُ مِنْ الْيَمَنِ تَطْرُدُ النَّاسَ إِلَى مَحْشَرِهِمْ. [ رواه مسلم ]<br />
<br />
"(Medine’de bir duvarın gölgesinde oturmuş) kendi aramızda müzâkere ederken Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bize baktı ve:<br />
<br />
- Neyi müzâkere ediyorsunuz? diye sordu. Sahâbe:<br />
<br />
- Kıyâmeti müzâkere ediyorduk (kıyâmetten bahsediyorduk), dediler.<br />
<br />
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
- Siz, kıyâmetten önce on alâmet görmeden kıyâmet kopmayacaktır, buyurdu. Ardından şunları zikretti:<br />
<br />
1. Duman.<br />
<br />
2. Deccâl.<br />
<br />
3. Dâbbetu'l-Arz.<br />
<br />
4. Güneşin batıdan doğması.<br />
<br />
5. Meryem oğlu İsa -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yeryüzüne inmesi.<br />
<br />
6. Ye’cüc ve Me'cüc'ün ortaya çıkması.<br />
<br />
7. Doğuda bir yerde insanların yerin dibine batırılması.<br />
<br />
8. Batıda bir yerde insanların yerine dibine batırılması.<br />
<br />
9. Arap Yarımadasında bir yerde insanların yerine dibine batırılması.<br />
<br />
10. Bunların sonuncusu olarak da Yemen’den bir ateş çıkması ve insanları (Şam diyarındaki) mahşere doğru sürmesidir." (Müslim).<br />
<br />
Kıyâmetin bu alâmetlerinin (hadisteki) bu sıraya göre olacağına dâir sahih ve açık bir delil yoktur.Bunlardan bazıları, bu konuda rivâyet olunan diğer bazı sahih hadisler gözününde bulundurularak bu sıraya göre yapılmıştır<br />
<br />
Nitekim değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e -Allah ona rahmet etsin-:<br />
<br />
"Kıyâmetin büyük alâmetleri sırayla mı gelecektir? diye sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:<br />
<br />
"Kıyâmetin büyük alâmetlerinin bazısı sıralanmış olup bunlar bilinmektedir. Bazısı ise sıralanmamış, sırası da bilinmemektedir.Sıraya göre gelecek olanlar, Meryem oğlu İsa'nın yeryüzüne inmesi, Ye’cüc ve Me'cüc'ün ortaya çıkması ve Deccâl'dir. Çünkü önce Deccâl gönderilecek, sonra Meryem oğlu İsa yeryüzüne inecek ve onu öldürecektir. Sonra da Ye’cüc ve Me'cüc ortaya çıkacaktır.es-Seffârînî -Allah ona ona rahmet etsin- akîdesinde kıyâmetin bu alâmetlerini bir sıraya göre sıralamış, fakat bu sıralamanın kimisi insanın gönlüne yatan bir şekilde olmuş, kimisi ise böyle olmamıştır.Aslında sıralama bizi ilgilendirmemektedir, bizi ilgilendiren, kıyâmetin büyük alâmetleri olduğu ve vuku bulduğu zaman kıyâmetin kopmasının yakın olduğudur.Nitekim Allah Teâlâ kıyâmet için alâmetler yaratmıştır. Çünkü kıyâmet, çok önemli bir olaydır. İnsanlar, kıyâmetin kopmasının yakın olduğuna dâir uyarılmaya ve ikaz edilmeye muhtaçtırlar."<br />
<br />
Bkz: Muhammed b. Salih el-Useymîn; "Mecmûu'l-Fetâvâ"; c: 2, soru no: 137)<br />
<br />
Yine de en iyisini Allah Teâlâ bilir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kıyâmetin Büyük Alâmetleri On Tanedir:</span></span><br />
<br />
Kıyâmet gününün alâmetleri, kıyâmetin kopmasından önce vuku bulan ve kıyâmetin yakın olduğunu gösteren işâretlerdir. Âlimler, kıyâmetin, küçük ve büyük olmak üzere iki türlü alâmetleri olduğunda ittifak etmişlerdir.Küçük alâmetleri, -genellikle- kıyâmetten uzun bir süre önce vuku bulur.Bu alâmetlerin kimisi vuku bulmuş ve bitmiş, kimisi tekrar edip durmakta, kimisi ortaya çıkmamış, ama ortaya çıkmaya ve devam etmeye başlamış, kimisi de şimdiye kadar henüz ortaya çıkmamıştır. Fakat bunlar, her söz ve fiilinde doğru olan ve Allah Teâlâ tarafından da tasdik olunan Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in haber verdiği gibi mutlaka vuku bulacaktır.<br />
<br />
Kıyâmet gününün büyük alâmetlerine gelince, bunlar, kıyâmetin yaklaştığını ve o büyük günün vuku bulmasına az bir zamanın kaldığını gösteren önemli olaylardır.<br />
<br />
Kıyâmet gününün küçük alâmetleri çoktur.Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelen birçok sahih hadiste bu alâmetler belirtilmiştir.Şimdi bu alâmetleri, hadislerini zikretmeksizinaynı bağlamda zikredeceğiz.Çünkü hepsini burada zikretmeye imkân yoktur.Bu konuda daha geniş bilgi edinmek ve delilleriyle birlikte bu alâmetleri öğrenmek isteyeni güvenilir kitaplara yönlendirebiliriz. Ömer b. Süleyman el-Aşkar'ın:"el-Kıyâmetu's-Suğrâ/Küçük Kıyâmet" kitabı ile Yusuf el-Vâbil'in: "Eşrâtu's-Sâa/Kıyâmet Alâmetleri" adlı kitabı bunlardandır.<br />
<br />
Kıyâmetin büyük alâmetlerine gelince, Huzeyfe b. Esîd'in, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivâyet ettiği hadiste bunları belirtmiştir ki bu alâmetler on tanedir:<br />
<br />
Deccâl'ın ortaya çıkması, Meryem oğlu İsâ'nın yeryüzüne inmesi, Ye'cüc ve Me'cüc kavminin ortaya çıkması, doğuda, batıda ve Arap yarımasında olmak üzere üç yerde yerin dibine geçirilme olayının vuku bulması, büyük bir dumanın çıkması, güneşin batıdan doğması, Dâbbetu'l-Arz'ın ortaya çıkması ve (Yemen'de) insanları önüne katıp onları mahşer yerine sürecek büyük bir ateşin ortaya çıkması.<br />
<br />
Bu alâmetlerin ortaya çıkması, birbiri ardınca olacaktır. Bu alâmetlerin ilki ortaya çıktığı zaman, ardından başka bir alâmet ortaya çıkacaktır.<br />
<br />
Huzeyfe b. Esîd el-Ğıfârî'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre, o şöyle demiştir:<br />
<br />
اِطَّلَعَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ عَلَيْنَا وَنَحْنُ نَتَذَاكَرُ، فَقَالَ: مَا تَذَاكَرُونَ؟ قَالُوا: نَذْكُرُ السَّاعَةَ. قَالَ: إِنَّهَا لَنْ تَقُومَ حَتَّى تَرَوْنَ قَبْلَهَا عَشْرَ آيَاتٍ، فَذَكَرَ الدُّخَانَ وَالدَّجَّالَ وَالدَّابَّةَ وَطُلُوعَ الشَّمْسِ مِنْ مَغْرِبِهَا وَنُزُولَ عِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَيَأَجُوجَ وَمَأْجُوجَ وَثَلَاثَةَ خُسُوفٍ: خَسْفٌ بِالْـمَشْرِقِ وَخَسْفٌ بِالْـمَغْرِبِ وَخَسْفٌ بِجَزِيرَةِ الْعَرَبِ، وَآخِرُ ذَلِكَ نَارٌ تَخْرُجُ مِنْ الْيَمَنِ تَطْرُدُ النَّاسَ إِلَى مَحْشَرِهِمْ. [ رواه مسلم ]<br />
<br />
"(Medine’de bir duvarın gölgesinde oturmuş) kendi aramızda müzâkere ederken Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bize baktı ve:<br />
<br />
- Neyi müzâkere ediyorsunuz? diye sordu. Sahâbe:<br />
<br />
- Kıyâmeti müzâkere ediyorduk (kıyâmetten bahsediyorduk), dediler.<br />
<br />
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
- Siz, kıyâmetten önce on alâmet görmeden kıyâmet kopmayacaktır, buyurdu. Ardından şunları zikretti:<br />
<br />
1. Duman.<br />
<br />
2. Deccâl.<br />
<br />
3. Dâbbetu'l-Arz.<br />
<br />
4. Güneşin batıdan doğması.<br />
<br />
5. Meryem oğlu İsa -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yeryüzüne inmesi.<br />
<br />
6. Ye’cüc ve Me'cüc'ün ortaya çıkması.<br />
<br />
7. Doğuda bir yerde insanların yerin dibine batırılması.<br />
<br />
8. Batıda bir yerde insanların yerine dibine batırılması.<br />
<br />
9. Arap Yarımadasında bir yerde insanların yerine dibine batırılması.<br />
<br />
10. Bunların sonuncusu olarak da Yemen’den bir ateş çıkması ve insanları (Şam diyarındaki) mahşere doğru sürmesidir." (Müslim).<br />
<br />
Kıyâmetin bu alâmetlerinin (hadisteki) bu sıraya göre olacağına dâir sahih ve açık bir delil yoktur.Bunlardan bazıları, bu konuda rivâyet olunan diğer bazı sahih hadisler gözününde bulundurularak bu sıraya göre yapılmıştır<br />
<br />
Nitekim değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn'e -Allah ona rahmet etsin-:<br />
<br />
"Kıyâmetin büyük alâmetleri sırayla mı gelecektir? diye sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:<br />
<br />
"Kıyâmetin büyük alâmetlerinin bazısı sıralanmış olup bunlar bilinmektedir. Bazısı ise sıralanmamış, sırası da bilinmemektedir.Sıraya göre gelecek olanlar, Meryem oğlu İsa'nın yeryüzüne inmesi, Ye’cüc ve Me'cüc'ün ortaya çıkması ve Deccâl'dir. Çünkü önce Deccâl gönderilecek, sonra Meryem oğlu İsa yeryüzüne inecek ve onu öldürecektir. Sonra da Ye’cüc ve Me'cüc ortaya çıkacaktır.es-Seffârînî -Allah ona ona rahmet etsin- akîdesinde kıyâmetin bu alâmetlerini bir sıraya göre sıralamış, fakat bu sıralamanın kimisi insanın gönlüne yatan bir şekilde olmuş, kimisi ise böyle olmamıştır.Aslında sıralama bizi ilgilendirmemektedir, bizi ilgilendiren, kıyâmetin büyük alâmetleri olduğu ve vuku bulduğu zaman kıyâmetin kopmasının yakın olduğudur.Nitekim Allah Teâlâ kıyâmet için alâmetler yaratmıştır. Çünkü kıyâmet, çok önemli bir olaydır. İnsanlar, kıyâmetin kopmasının yakın olduğuna dâir uyarılmaya ve ikaz edilmeye muhtaçtırlar."<br />
<br />
Bkz: Muhammed b. Salih el-Useymîn; "Mecmûu'l-Fetâvâ"; c: 2, soru no: 137)<br />
<br />
Yine de en iyisini Allah Teâlâ bilir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Güneşin Batıdan Doğmasına 21 Haziran Gündönümünde 8 Dakika Kalmış Görünüyor]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1889</link>
			<pubDate>Thu, 25 Aug 2022 03:50:26 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1889</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=961" target="_blank" title="">Güzel Fotoğraflar Çektiğim Resimler Kadranımdakiler - V250820221528-N352.jpg</a> (Boyut: 469.66 KB / İndirmeler: 282)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
21 Haziran Gündönümünde Kavuşmada Ne Kadar Kalmış Diye Yeniden Hesapladım 8,6 Dakika Kalmış Güneşin Batıdan Doğmasına<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">21 Haziran Gündönümünde Yani Kavuşmada<br />
Ne Kadar Kalmış Diye Yeniden Hesapladım <br />
8,6 Dakika Kalmış (8 Dakika 36 Saniye)<br />
Güneşin Batıdan Doğmasına</span></span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=963" target="_blank" title="">21 Haziran Gündönümünde Kavuşmada Yeniden Hesapladım 8,6 Dakika Kalmış Güneşin Batıdan Doğmasına.png</a> (Boyut: 701.16 KB / İndirmeler: 219)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
Güneşin Batıdan Doğmasına Ne Kadar Kalmış Diye Yeniden Hesapladım 21 Haziran Gündönümünde Yani Kavuşmada 8,6 Dakika Kalmış (8 Dakika 36 Saniye) Kalmış<br />
<br />
<br />
Bu Altta ki Resime Bakın ve<br />
<br />
Bu Altta ki Linkteki sayfaya girip, Alltta ki Skize de ki gösterdiğim gibi yaparak, bulunduğunuz yeri  Kendiniz Hesaplatabilirsiniz.<br />
<br />
:arrowunten:<br />
<br />
<a href="https://www.timeanddate.de/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.timeanddate.de/</a><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=962" target="_blank" title="">Zikir-Time-And-Sonnen Aufgang Westen Bilder 01.JPG</a> (Boyut: 147.96 KB / İndirmeler: 303)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Etiketler :</span></span> Güneşin Batıdan Doğması, Güneşin Batıdan Doğmasına 8 Dakika kalmış, Güneşin Batıdan Doğmasına Galaksimizin Ömrü (Güneşimizin Saati) ile 8 Dakika kalmış, Güneşin Batıdan Doğmasına Güneşimizin Saati ile 8 Dakika kalmış,Güneş 8 Dakika Sonra Batıdan Doğacak,Güneş Ne Kadar Sonra Batıdan Doğacak,Güneş Batıdan Doğacak,Güneş Batıdan mı Doğacak,Kıyamet Alametleri,Güneşin Batıdan Doğması Kıyamet Alemeti mi,<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=961" target="_blank" title="">Güzel Fotoğraflar Çektiğim Resimler Kadranımdakiler - V250820221528-N352.jpg</a> (Boyut: 469.66 KB / İndirmeler: 282)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
21 Haziran Gündönümünde Kavuşmada Ne Kadar Kalmış Diye Yeniden Hesapladım 8,6 Dakika Kalmış Güneşin Batıdan Doğmasına<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">21 Haziran Gündönümünde Yani Kavuşmada<br />
Ne Kadar Kalmış Diye Yeniden Hesapladım <br />
8,6 Dakika Kalmış (8 Dakika 36 Saniye)<br />
Güneşin Batıdan Doğmasına</span></span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=963" target="_blank" title="">21 Haziran Gündönümünde Kavuşmada Yeniden Hesapladım 8,6 Dakika Kalmış Güneşin Batıdan Doğmasına.png</a> (Boyut: 701.16 KB / İndirmeler: 219)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
Güneşin Batıdan Doğmasına Ne Kadar Kalmış Diye Yeniden Hesapladım 21 Haziran Gündönümünde Yani Kavuşmada 8,6 Dakika Kalmış (8 Dakika 36 Saniye) Kalmış<br />
<br />
<br />
Bu Altta ki Resime Bakın ve<br />
<br />
Bu Altta ki Linkteki sayfaya girip, Alltta ki Skize de ki gösterdiğim gibi yaparak, bulunduğunuz yeri  Kendiniz Hesaplatabilirsiniz.<br />
<br />
:arrowunten:<br />
<br />
<a href="https://www.timeanddate.de/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.timeanddate.de/</a><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=962" target="_blank" title="">Zikir-Time-And-Sonnen Aufgang Westen Bilder 01.JPG</a> (Boyut: 147.96 KB / İndirmeler: 303)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Etiketler :</span></span> Güneşin Batıdan Doğması, Güneşin Batıdan Doğmasına 8 Dakika kalmış, Güneşin Batıdan Doğmasına Galaksimizin Ömrü (Güneşimizin Saati) ile 8 Dakika kalmış, Güneşin Batıdan Doğmasına Güneşimizin Saati ile 8 Dakika kalmış,Güneş 8 Dakika Sonra Batıdan Doğacak,Güneş Ne Kadar Sonra Batıdan Doğacak,Güneş Batıdan Doğacak,Güneş Batıdan mı Doğacak,Kıyamet Alametleri,Güneşin Batıdan Doğması Kıyamet Alemeti mi,<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamette herkes çıplak mı olacak?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=398</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 04:05:13 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=398</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamette herkes çıplak mı olacak?</span></span><br />
<br />
<br />
Sual: Kıyamet ve Ahiret kitabında deniyor ki: Peygamber efendimiz, (Halk kıyamet günü çıplak haşr olunur) buyurunca, Âişe-i Sıddîka validemiz, (O zaman herkes birbirine bakmaz mı?) diye sordu. Peygamber efendimiz, şu mealdeki âyeti okudu: (O gün herkesin kendine göre derdi vardır.) [Abese 37] Yani kıyametin şiddeti ile insanların birbirlerine bakacak halleri kalmaz.<br />
Yukarıda bildirilen hadis-i şerife göre, evliya ve enbiya da çıplak olarak mı haşr edilecektir?<br />
CEVAP<br />
Aynı kitabın daha önceki sayfalarındaki ifadeler ise şöyledir:<br />
Peygamber efendimiz, (Herkes elbisesiz, hepsi çıplak ve sünnetsiz olarak haşr olunur) buyuruyor. Fakat gurbette elbisesiz olarak vefat etti ise, onlara Cennetten elbise getirilip giydirilir. Şehidler ve sünnet-i seniyyeye, yani dinin emir ve yasaklarına uyup ölenler elbisesiz kalmaz. Çünkü hadis-i şerifte, (Ölülerinizin kefenlerini bol yapın. Çünkü benim ümmetim kefenleriyle haşr olunur. Diğer ümmetler ise çıplaktır) buyuruldu.<br />
<br />
Yukarıdaki ifadelerden, şehidlerin, dinimizin emir ve yasaklarına riayet edenlerin çıplak olmayacakları, elbiseli olacakları anlaşılmaktadır. Dinin emrine uyanlar çıplak olmayacaklarına göre, evliya ve enbiya elbette elbiseli olarak haşr edileceklerdir. Şair diyor ki:<br />
Mahşerde insanların çoğu çıplak olacak<br />
Dine uygun yaşayan örtülü olur ancak.<br />
<br />
Peygamber efendimiz de buyurdu ki:<br />
(Kıyamette, yalınayak, başı açık ve sünnetsiz haşrolunur. İlk elbisesi giyilmiş olan İbrahim aleyhisselamdır. Allahü teâlâ, “Dostum İbrahim giyinsin ki, insanlar onun faziletini bilsinler” buyuracaktır. Ondan sonra diğer insanlar, amelleri nispetinde giydirilir.) [Ebu Nuaym]</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamette herkes çıplak mı olacak?</span></span><br />
<br />
<br />
Sual: Kıyamet ve Ahiret kitabında deniyor ki: Peygamber efendimiz, (Halk kıyamet günü çıplak haşr olunur) buyurunca, Âişe-i Sıddîka validemiz, (O zaman herkes birbirine bakmaz mı?) diye sordu. Peygamber efendimiz, şu mealdeki âyeti okudu: (O gün herkesin kendine göre derdi vardır.) [Abese 37] Yani kıyametin şiddeti ile insanların birbirlerine bakacak halleri kalmaz.<br />
Yukarıda bildirilen hadis-i şerife göre, evliya ve enbiya da çıplak olarak mı haşr edilecektir?<br />
CEVAP<br />
Aynı kitabın daha önceki sayfalarındaki ifadeler ise şöyledir:<br />
Peygamber efendimiz, (Herkes elbisesiz, hepsi çıplak ve sünnetsiz olarak haşr olunur) buyuruyor. Fakat gurbette elbisesiz olarak vefat etti ise, onlara Cennetten elbise getirilip giydirilir. Şehidler ve sünnet-i seniyyeye, yani dinin emir ve yasaklarına uyup ölenler elbisesiz kalmaz. Çünkü hadis-i şerifte, (Ölülerinizin kefenlerini bol yapın. Çünkü benim ümmetim kefenleriyle haşr olunur. Diğer ümmetler ise çıplaktır) buyuruldu.<br />
<br />
Yukarıdaki ifadelerden, şehidlerin, dinimizin emir ve yasaklarına riayet edenlerin çıplak olmayacakları, elbiseli olacakları anlaşılmaktadır. Dinin emrine uyanlar çıplak olmayacaklarına göre, evliya ve enbiya elbette elbiseli olarak haşr edileceklerdir. Şair diyor ki:<br />
Mahşerde insanların çoğu çıplak olacak<br />
Dine uygun yaşayan örtülü olur ancak.<br />
<br />
Peygamber efendimiz de buyurdu ki:<br />
(Kıyamette, yalınayak, başı açık ve sünnetsiz haşrolunur. İlk elbisesi giyilmiş olan İbrahim aleyhisselamdır. Allahü teâlâ, “Dostum İbrahim giyinsin ki, insanlar onun faziletini bilsinler” buyuracaktır. Ondan sonra diğer insanlar, amelleri nispetinde giydirilir.) [Ebu Nuaym]</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet alametlerinden Deccal]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=397</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 04:00:14 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=397</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet alametlerinden Deccal</span></span><br />
<br />
Sual: Bir yazar, “İsa ölmüştür, Mehdi ve Deccal hurafedir” diyor. Bu hususta bilgi verir misiniz?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i İsa ve Hazret-i Mehdi hakkında diğer maddelerde bilgi verdik. Deccal da gelecektir. Şimdi onun hakkında bilgi verelim:<br />
<br />
Enam suresinin (Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez) mealindeki 158. âyetini açıklayan Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır görmemiş olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Müslim, Tirmizi, Beyheki]<br />
<br />
(Deccal doğu taraftan çıkar.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Mace, İ. Ahmed, İ. Ebi Şeybe, Hakim]<br />
<br />
(Deccal’ın bir gözü kördür.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Deccal’ın boyu kısa, saçları kıvırcıktır.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(Deccal Mekke ve Medine’ye giremez.) [Buhari, Müslim, Muvatta, Tirmizi, İ. Ahmed]<br />
<br />
(Deccal’ın çocuğu olmaz.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Deccal çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrılığına inanan kâfir olur.) [İ. E. Şeybe]<br />
<br />
(Âdemden, Kıyamete kadar Deccal’dan büyük fitne yoktur.) [Müslim]<br />
<br />
(Deccal, bir kimseyi öldürüp diriltecektir.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
(Miracta Deccalı da gördüm.) [Buhari, Müslim, İ. Ahmed]<br />
<br />
(İsa inip Deccalı öldürecektir.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(İsa, Deccalı öldürdükten sonra iki kişi arasında düşmanlık kalmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Taybe, körüğün demirin pasını çıkardığı gibi Deccalı çıkarır.) [Buhari, Müslim, Tirmizi]<br />
<br />
(Her Peygamber, ümmetini Deccal ile korkuttu.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
(İmanın aslından olan üç şey: La ilahe illallah diyene, günah işlediği için kâfir denmez. Cihad, Deccalla savaşan bu ümmetin son ferdine kadar devam eder. Kadere iman.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(Ümmetimden hak üzere devam edenler, Deccalla da savaşırlar.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(İsa, Deccalla savaşırken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ. Süyuti]<br />
<br />
(Yedi şeyden önce amelde acele edin. Amel için neyi bekliyorsunuz, azdırıcı fakirliği ve zenginliği mi, ifsat edici hastalığı mı, aklınızı alacak ihtiyarlığı mı, ani ölümü mü, Deccalı mı, yoksa kıyameti mi bekliyorsunuz? Kıyamet ise hepsinden kötüdür.) [Tirmizi, Nesai]<br />
<br />
(Deccal’ın fitnesinden Allah'a sığının!) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Kehf suresinin baş veya sonundan on âyet ezberleyen Deccal’ın şerrinden emin olur.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Ahmed]<br />
<br />
(On alamet çıkmadan Kıyamet kopmaz. Biri Deccal’dır.) [Müslim, E. Davud, Tirmizi, İ. Mace]<br />
<br />
Peygamber efendimiz, (Deccal’ın son günleri o kadar kısa olur ki, sizden biriniz Medine kapısından çıkıp, tepesine varıncaya kadar, akşam olacaktır) buyurunca, (Ya Resulallah, o kısa günlerde nasıl namaz kılacağız) dediler. Cevaben buyurdu ki: (O uzun günlerde takdir ettiğiniz gibi takdir edeceksiniz.) [İbni Mace]</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet alametlerinden Deccal</span></span><br />
<br />
Sual: Bir yazar, “İsa ölmüştür, Mehdi ve Deccal hurafedir” diyor. Bu hususta bilgi verir misiniz?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i İsa ve Hazret-i Mehdi hakkında diğer maddelerde bilgi verdik. Deccal da gelecektir. Şimdi onun hakkında bilgi verelim:<br />
<br />
Enam suresinin (Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez) mealindeki 158. âyetini açıklayan Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır görmemiş olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Müslim, Tirmizi, Beyheki]<br />
<br />
(Deccal doğu taraftan çıkar.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Mace, İ. Ahmed, İ. Ebi Şeybe, Hakim]<br />
<br />
(Deccal’ın bir gözü kördür.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Deccal’ın boyu kısa, saçları kıvırcıktır.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(Deccal Mekke ve Medine’ye giremez.) [Buhari, Müslim, Muvatta, Tirmizi, İ. Ahmed]<br />
<br />
(Deccal’ın çocuğu olmaz.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Deccal çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrılığına inanan kâfir olur.) [İ. E. Şeybe]<br />
<br />
(Âdemden, Kıyamete kadar Deccal’dan büyük fitne yoktur.) [Müslim]<br />
<br />
(Deccal, bir kimseyi öldürüp diriltecektir.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
(Miracta Deccalı da gördüm.) [Buhari, Müslim, İ. Ahmed]<br />
<br />
(İsa inip Deccalı öldürecektir.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(İsa, Deccalı öldürdükten sonra iki kişi arasında düşmanlık kalmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Taybe, körüğün demirin pasını çıkardığı gibi Deccalı çıkarır.) [Buhari, Müslim, Tirmizi]<br />
<br />
(Her Peygamber, ümmetini Deccal ile korkuttu.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
(İmanın aslından olan üç şey: La ilahe illallah diyene, günah işlediği için kâfir denmez. Cihad, Deccalla savaşan bu ümmetin son ferdine kadar devam eder. Kadere iman.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(Ümmetimden hak üzere devam edenler, Deccalla da savaşırlar.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(İsa, Deccalla savaşırken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ. Süyuti]<br />
<br />
(Yedi şeyden önce amelde acele edin. Amel için neyi bekliyorsunuz, azdırıcı fakirliği ve zenginliği mi, ifsat edici hastalığı mı, aklınızı alacak ihtiyarlığı mı, ani ölümü mü, Deccalı mı, yoksa kıyameti mi bekliyorsunuz? Kıyamet ise hepsinden kötüdür.) [Tirmizi, Nesai]<br />
<br />
(Deccal’ın fitnesinden Allah'a sığının!) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Kehf suresinin baş veya sonundan on âyet ezberleyen Deccal’ın şerrinden emin olur.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Ahmed]<br />
<br />
(On alamet çıkmadan Kıyamet kopmaz. Biri Deccal’dır.) [Müslim, E. Davud, Tirmizi, İ. Mace]<br />
<br />
Peygamber efendimiz, (Deccal’ın son günleri o kadar kısa olur ki, sizden biriniz Medine kapısından çıkıp, tepesine varıncaya kadar, akşam olacaktır) buyurunca, (Ya Resulallah, o kısa günlerde nasıl namaz kılacağız) dediler. Cevaben buyurdu ki: (O uzun günlerde takdir ettiğiniz gibi takdir edeceksiniz.) [İbni Mace]</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet alametlerinin tevili]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=396</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 03:56:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=396</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet alametlerinin tevili</span></span><br />
<br />
Sual: Bazı kimseler, hadislerle bildirilen, güneşin batıdan doğmasını, Dabbe-tül-arz denilen hayvanın, çıkıp elindeki mühürle bu Müslüman, bu kâfir diye mühürlemesini, Hazret-i Mehdinin, Hazret-i İsa’nın ve Deccal’ın gelmesini tevil ediyorlar. (Bu kadar açık şeyler, harikulade haller, imtihana münafidir. O zaman herkes Müslüman olur) diyorlar. Hiçbir İslam âlimi, kıyametin büyük alametlerini böyle tevil etmediğine göre, bunların tevilleri yersiz değil midir?<br />
CEVAP<br />
Elbette yersizdir. Mucize ve keramet, harikulade bir hâldir. Peygamber efendimizin bin kadar mucizesi görülmüştür. Ama yine de, Ebu cehil gibiler inanmamıştır. İsa aleyhisselamın da, birçok mucizesi olmuştur. Körleri iyi etmesi, ölüleri diriltmesi gibi mucizeleri görüldüğü halde, 12 kişiden başka, iman eden olmamıştır. Bu 12 kişi de, mucize gördükleri için değil, Peygamber olduğuna inandıkları için, iman etmişlerdir.<br />
<br />
Evliya-i kiramdan da, binlerce kerametler zuhur etmiştir. Bunları gören gayrimüslimlerden, iman etmeyen çoktur.<br />
<br />
Demek ki, mucize ve keramet gibi olaylar, imtihanı bozmuyor. Üstelik bunlar olunca iman edin denmiyor ki, aksine imtihan müddetinin bittiğini, bundan sonra imanın kabul edilmeyeceği bildiriliyor. Zaten, iman etseler de, imanları kabul edilmeyecektir. Yani bunları tevil etmek çok yersizdir. İmtihan bittikten sonra, doğru cevapları açıklamak niye imtihana aykırı olsun ki?<br />
<br />
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamış olana, [o günkü] imanı fayda vermez.) [Enam 158]<br />
<br />
Âyet-i kerimede bildirilen alametlerden üçünü, Peygamber efendimiz şöyle açıklıyor:<br />
(Güneş batıdan doğmadıkça, Kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman ederse de imanı fayda vermez.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır kazanmamış olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Tirmizi]<br />
<br />
Tevil edenlerin maksadı, güneşin batıdan doğması, Deccal’ın ve Dabbe’nin çıkması değildir. Maksat, Hazret-i Mehdi’nin ve Hazret-i İsa’nın gelmesini inkâr etmektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet alametleri müteşabih mi?</span></span><br />
<br />
Sual: (Deccal ve Dabbet-ül-arz ile ilgili hadislere, tevil etmeden inanmak gülünç olduğu gibi, o şekilde inanmak insanları dinden çıkarır, çünkü hadislerde bildirildiği gibi meydana gelmesi mümkün değildir. İmtihana da aykırıdır. Böyle bir şey olursa herkes Müslüman olur. Deccal, gözü kör olan bir insan değil, ateizmdir. Dabbet-ül-arz ise yerden çıkacak bir hayvan değil, telefonlardır) diyenler var. Hadislere inanmak insanı dinden çıkarır demek, Resulullah yanlış söylemiştir demek değil midir?<br />
CEVAP<br />
Hadis-i şeriflere inanmak imandandır, inkâr etmek maksadıyla tevile kalkışmak sapıklıktır. Hele mütevatir olan bir hadis-i şerifi inkâr etmek, küfür olur. Bu hadis-i şeriflere kimse inanmaz demek, asırlardan beri gelen âlimlere ve Müslümanlara çok çirkin bir iftiradır. Bu çirkin tevilin sebebi şudur:<br />
<br />
Hazret-i Mehdi gelince, Deccal ve Dabbet-ül-arz da çıkacağı için, Mehdi geldi diyebilmek için bunları tevil etmek zorunda kalıyorlar. Tevil etmezlerse kendilerinin veya hocalarının Mehdi olduğunu nasıl söyleyecekler ki?<br />
<br />
Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz gibi alametler, olağanüstü yani harikulade olaylardır. Elbette akılla izah edilemez. Peygamber efendimizin bin kadar mucizesi görülmüştür, ama yine de Ebu Cehil gibiler inanmamıştır.<br />
<br />
İbrahim aleyhisselamı ateş yakmadığı halde, Nemrut ve avenesi iman etmemiştir.<br />
<br />
Musa aleyhisselamın âsâsı büyük bir yılan olduğu halde, Firavun ve taraftarları iman etmemiş, sadece sihirbazlar iman etmiştir.<br />
<br />
İsa aleyhisselamın, birçok mucizesi olmuştur. Körleri iyi etmesi, ölüleri diriltmesi gibi mucizeleri görüldüğü halde, 12 kişiden başka, iman eden olmamıştır. Bu 12 kişi de, sadece mucize gördükleri için değil, Peygamber olduğuna inandıkları için, iman etmişlerdir.<br />
<br />
Salih aleyhisselamın devesi, her kapıya giderek sütünü sağdırmış ve sütü hiç eksilmediği halde, inanmayıp deveyi kesmişlerdir.<br />
<br />
Evliya-yı kiramdan da, binlerce kerametler zuhur ettiği halde, bunları gören gayrimüslimlerden, iman etmeyen çoktur. Demek ki, mucize ve keramet gibi olaylar, imtihanı bozmuyor.<br />
<br />
Kıyametin bu büyük alametleriyle, (Akıl alacak şey değil) diye alay etmek büyük felakettir. Hem de, Allah böyle şeyler yaratamaz anlamı çıkar ki, onun kudretinden şüphe etmek olur. Harikulade olaylar olduğu için, bu alametleri tevil etmek, çok yanlış olur. Zaten, Dabbet-ül arz, Deccal ve güneşin batıdan doğması gibi, kıyametin büyük alametleri görüldükten sonra, (İman edin) denmiyor ki, aksine imtihan müddetinin bittiği, bundan sonra imanın kabul edilmeyeceği bildiriliyor. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:<br />
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez.) [Enam 158]<br />
<br />
Bu âyet-i kerimeyi açıklar mahiyetteki iki hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır görmemiş olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Müslim, Tirmizi, Beyheki] (Bunların peş peşe çıkacağı aşağıda açıkça bildiriliyor. “Deccal ve Dabbet-ül-arz çıktı, ama güneş 100 sene sonra batıdan doğacak” da denemez.)<br />
<br />
(Kıyamet alametlerinin ilki, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vaktinde insanlara Dabbet-ül-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Dabbe, âyette ve hadiste bildirildiği gibi hayvan değildir) demek, âyetleri ve hadisleri tevil yoluyla inkâr etmek demektir. Bu Bâtınîliğin bâtıl yoludur. (Bunun Bâtınî mânâsı var) yahut (Bunlar müteşabihtir) demek gerçek mânâsını inkâr etmektir. Nelerin müteşabih olduğunu dinimiz bildirmiştir. Bunlar da, genelde Allahü teâlânın zatıyla ilgili âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerdir. Yoksa herkes kendi kafasına göre, bu da müteşabihtir diye, istediği âyet ve hadisi tevil ederse, ortada din diye bir şey kalmaz. Mealci denilen mezhepsizler de, (Salât dua demektir, namaz dinimizde yoktur, dua vardır) diyorlar. Böylece namazı inkâr ediyorlar. Salât dua demektir diyerek salâtın namaz olduğunu inkâr etmekle, Dabbe’nin hayvan olduğunu inkâr etmek arasında fark yoktur.<br />
<br />
Mutezile denilen fırka da, Sırat, Mizan gibi akılla anlaşılması zor olan hususları, sahih hadislerle bildirilmesine rağmen, akılları almadığı için inkâr etmişlerdir. Hadis-i şerifte, (Sırat köprüsü, kıldan ince, kılıçtan keskindir) buyuruldu. (İ. Ahmed)<br />
<br />
Yine hadis-i şeriflerde, Mizanda amellerin terazide tartılacağı bildirilmiştir. Mutezile fırkası, (Amelin ağırlığı mı olur) diyerek kabul edememiştir.<br />
<br />
Deccal ve Dabbet-ül-arzı tevil edenler olduğu gibi, güneşin batıdan doğmasını, Hazret-i İsa ve Hazret-i Mehdi’yi de tevil ederek, (Güneşin batıdan doğması, İslamiyet’in batıdan yayılmasıdır. İsa ve Mehdi de birer akım, şahs-ı manevi olarak gelecektir) diyen bid’at ehli sapıklar da çıkmıştır. Görüldüğü gibi, tevilin yolu açılınca, bunun sınırı olmaz. Herkes her şeyi dilediği gibi tevil edebilir. O zaman ortada din diye bir şey kalmaz.<br />
<br />
İbni Abbas hazretleri, Hazret-i Ömer’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir:<br />
(Recmi, Deccal’ı, güneşin batıdan doğuşunu, kabir azabını, şefaati ve müminlerin günahları kadar yandıktan sonra, Cehennemden çıkartılmasını yalanlayan kimseler çıkacaktır.) [İbni Abdilberr, Kurtubi]<br />
<br />
Hazret-i Ömer, kerametle söylediği bu sözüyle, bunları inkâr eden birçok mezhepsize cevap vermiştir. Tevil yoluyla inkâr, mezhepsizlerin ortak özelliğidir. Tevil ederek, Mirac, Şakkul-kamer gibi birçok mucizeyi inkâr etmişlerdir. Açıkça (Deccal gelmeyecek) veya (Güneş batıdan doğmayacak) diyen yoksa da, tevil yoluyla inkâr eden sapıklar çoktur. Hazret-i Ömer’in de kerametle bunları bildirdiği pek açıktır. Zaten aynı tevilciler, yani kıyamet alametlerini tevil edenler; recmi, şefaati, kabir azabını ve affa, şefaate uğramayan müminlerin, günahları kadar yandıktan sonra Cehennemden çıkıp Cennete gireceği gibi birçok hususu inkâr ediyorlar.<br />
<br />
İmam-ı a’zam hazretleri de buyuruyor ki:<br />
Yecüc ve Mecüc’ün ortaya çıkması, güneşin batıdan doğması, Hazret-i İsa’nın gökten inmesi, Deccal’ın ve diğer kıyamet alametlerinin hepsinin, aynen hadis-i şerifte bildirildiği gibi, [tevilsiz olarak] zamanı gelince gerçekleşeceğine inanırız. (Fıkh-ı ekber)<br />
<br />
Hiçbir Ehl-i sünnet âlimi de bunları tevil etmemiş, müteşabih olduğunu söylememiştir. Hâşâ Resulullah, bilmece gibi mi söz söylüyor? Böyle tevil etmek, çocukların oyunda (Elma dersem çık, armut dersem çıkma) demelerine benzer. (Ben hayvan dersem sen telefon anla, insan dersem ateistliği anla) demek, dini, değiştirmek suretiyle yıkmak olur.<br />
<br />
İmam-ı a’zam hazretlerinin bildirdiği gibi, kıyametin bütün alametlerinin, hadis-i şeriflerde bildirildiği şekilde, aynen meydana geleceğini kabul etmeli ve tevil eden inkârcılardan olmamalıdır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet alametlerinin tevili</span></span><br />
<br />
Sual: Bazı kimseler, hadislerle bildirilen, güneşin batıdan doğmasını, Dabbe-tül-arz denilen hayvanın, çıkıp elindeki mühürle bu Müslüman, bu kâfir diye mühürlemesini, Hazret-i Mehdinin, Hazret-i İsa’nın ve Deccal’ın gelmesini tevil ediyorlar. (Bu kadar açık şeyler, harikulade haller, imtihana münafidir. O zaman herkes Müslüman olur) diyorlar. Hiçbir İslam âlimi, kıyametin büyük alametlerini böyle tevil etmediğine göre, bunların tevilleri yersiz değil midir?<br />
CEVAP<br />
Elbette yersizdir. Mucize ve keramet, harikulade bir hâldir. Peygamber efendimizin bin kadar mucizesi görülmüştür. Ama yine de, Ebu cehil gibiler inanmamıştır. İsa aleyhisselamın da, birçok mucizesi olmuştur. Körleri iyi etmesi, ölüleri diriltmesi gibi mucizeleri görüldüğü halde, 12 kişiden başka, iman eden olmamıştır. Bu 12 kişi de, mucize gördükleri için değil, Peygamber olduğuna inandıkları için, iman etmişlerdir.<br />
<br />
Evliya-i kiramdan da, binlerce kerametler zuhur etmiştir. Bunları gören gayrimüslimlerden, iman etmeyen çoktur.<br />
<br />
Demek ki, mucize ve keramet gibi olaylar, imtihanı bozmuyor. Üstelik bunlar olunca iman edin denmiyor ki, aksine imtihan müddetinin bittiğini, bundan sonra imanın kabul edilmeyeceği bildiriliyor. Zaten, iman etseler de, imanları kabul edilmeyecektir. Yani bunları tevil etmek çok yersizdir. İmtihan bittikten sonra, doğru cevapları açıklamak niye imtihana aykırı olsun ki?<br />
<br />
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında hayır kazanmamış olana, [o günkü] imanı fayda vermez.) [Enam 158]<br />
<br />
Âyet-i kerimede bildirilen alametlerden üçünü, Peygamber efendimiz şöyle açıklıyor:<br />
(Güneş batıdan doğmadıkça, Kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman ederse de imanı fayda vermez.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır kazanmamış olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Tirmizi]<br />
<br />
Tevil edenlerin maksadı, güneşin batıdan doğması, Deccal’ın ve Dabbe’nin çıkması değildir. Maksat, Hazret-i Mehdi’nin ve Hazret-i İsa’nın gelmesini inkâr etmektir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet alametleri müteşabih mi?</span></span><br />
<br />
Sual: (Deccal ve Dabbet-ül-arz ile ilgili hadislere, tevil etmeden inanmak gülünç olduğu gibi, o şekilde inanmak insanları dinden çıkarır, çünkü hadislerde bildirildiği gibi meydana gelmesi mümkün değildir. İmtihana da aykırıdır. Böyle bir şey olursa herkes Müslüman olur. Deccal, gözü kör olan bir insan değil, ateizmdir. Dabbet-ül-arz ise yerden çıkacak bir hayvan değil, telefonlardır) diyenler var. Hadislere inanmak insanı dinden çıkarır demek, Resulullah yanlış söylemiştir demek değil midir?<br />
CEVAP<br />
Hadis-i şeriflere inanmak imandandır, inkâr etmek maksadıyla tevile kalkışmak sapıklıktır. Hele mütevatir olan bir hadis-i şerifi inkâr etmek, küfür olur. Bu hadis-i şeriflere kimse inanmaz demek, asırlardan beri gelen âlimlere ve Müslümanlara çok çirkin bir iftiradır. Bu çirkin tevilin sebebi şudur:<br />
<br />
Hazret-i Mehdi gelince, Deccal ve Dabbet-ül-arz da çıkacağı için, Mehdi geldi diyebilmek için bunları tevil etmek zorunda kalıyorlar. Tevil etmezlerse kendilerinin veya hocalarının Mehdi olduğunu nasıl söyleyecekler ki?<br />
<br />
Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz gibi alametler, olağanüstü yani harikulade olaylardır. Elbette akılla izah edilemez. Peygamber efendimizin bin kadar mucizesi görülmüştür, ama yine de Ebu Cehil gibiler inanmamıştır.<br />
<br />
İbrahim aleyhisselamı ateş yakmadığı halde, Nemrut ve avenesi iman etmemiştir.<br />
<br />
Musa aleyhisselamın âsâsı büyük bir yılan olduğu halde, Firavun ve taraftarları iman etmemiş, sadece sihirbazlar iman etmiştir.<br />
<br />
İsa aleyhisselamın, birçok mucizesi olmuştur. Körleri iyi etmesi, ölüleri diriltmesi gibi mucizeleri görüldüğü halde, 12 kişiden başka, iman eden olmamıştır. Bu 12 kişi de, sadece mucize gördükleri için değil, Peygamber olduğuna inandıkları için, iman etmişlerdir.<br />
<br />
Salih aleyhisselamın devesi, her kapıya giderek sütünü sağdırmış ve sütü hiç eksilmediği halde, inanmayıp deveyi kesmişlerdir.<br />
<br />
Evliya-yı kiramdan da, binlerce kerametler zuhur ettiği halde, bunları gören gayrimüslimlerden, iman etmeyen çoktur. Demek ki, mucize ve keramet gibi olaylar, imtihanı bozmuyor.<br />
<br />
Kıyametin bu büyük alametleriyle, (Akıl alacak şey değil) diye alay etmek büyük felakettir. Hem de, Allah böyle şeyler yaratamaz anlamı çıkar ki, onun kudretinden şüphe etmek olur. Harikulade olaylar olduğu için, bu alametleri tevil etmek, çok yanlış olur. Zaten, Dabbet-ül arz, Deccal ve güneşin batıdan doğması gibi, kıyametin büyük alametleri görüldükten sonra, (İman edin) denmiyor ki, aksine imtihan müddetinin bittiği, bundan sonra imanın kabul edilmeyeceği bildiriliyor. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:<br />
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez.) [Enam 158]<br />
<br />
Bu âyet-i kerimeyi açıklar mahiyetteki iki hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır görmemiş olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Müslim, Tirmizi, Beyheki] (Bunların peş peşe çıkacağı aşağıda açıkça bildiriliyor. “Deccal ve Dabbet-ül-arz çıktı, ama güneş 100 sene sonra batıdan doğacak” da denemez.)<br />
<br />
(Kıyamet alametlerinin ilki, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vaktinde insanlara Dabbet-ül-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Dabbe, âyette ve hadiste bildirildiği gibi hayvan değildir) demek, âyetleri ve hadisleri tevil yoluyla inkâr etmek demektir. Bu Bâtınîliğin bâtıl yoludur. (Bunun Bâtınî mânâsı var) yahut (Bunlar müteşabihtir) demek gerçek mânâsını inkâr etmektir. Nelerin müteşabih olduğunu dinimiz bildirmiştir. Bunlar da, genelde Allahü teâlânın zatıyla ilgili âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerdir. Yoksa herkes kendi kafasına göre, bu da müteşabihtir diye, istediği âyet ve hadisi tevil ederse, ortada din diye bir şey kalmaz. Mealci denilen mezhepsizler de, (Salât dua demektir, namaz dinimizde yoktur, dua vardır) diyorlar. Böylece namazı inkâr ediyorlar. Salât dua demektir diyerek salâtın namaz olduğunu inkâr etmekle, Dabbe’nin hayvan olduğunu inkâr etmek arasında fark yoktur.<br />
<br />
Mutezile denilen fırka da, Sırat, Mizan gibi akılla anlaşılması zor olan hususları, sahih hadislerle bildirilmesine rağmen, akılları almadığı için inkâr etmişlerdir. Hadis-i şerifte, (Sırat köprüsü, kıldan ince, kılıçtan keskindir) buyuruldu. (İ. Ahmed)<br />
<br />
Yine hadis-i şeriflerde, Mizanda amellerin terazide tartılacağı bildirilmiştir. Mutezile fırkası, (Amelin ağırlığı mı olur) diyerek kabul edememiştir.<br />
<br />
Deccal ve Dabbet-ül-arzı tevil edenler olduğu gibi, güneşin batıdan doğmasını, Hazret-i İsa ve Hazret-i Mehdi’yi de tevil ederek, (Güneşin batıdan doğması, İslamiyet’in batıdan yayılmasıdır. İsa ve Mehdi de birer akım, şahs-ı manevi olarak gelecektir) diyen bid’at ehli sapıklar da çıkmıştır. Görüldüğü gibi, tevilin yolu açılınca, bunun sınırı olmaz. Herkes her şeyi dilediği gibi tevil edebilir. O zaman ortada din diye bir şey kalmaz.<br />
<br />
İbni Abbas hazretleri, Hazret-i Ömer’in şöyle buyurduğunu bildirmiştir:<br />
(Recmi, Deccal’ı, güneşin batıdan doğuşunu, kabir azabını, şefaati ve müminlerin günahları kadar yandıktan sonra, Cehennemden çıkartılmasını yalanlayan kimseler çıkacaktır.) [İbni Abdilberr, Kurtubi]<br />
<br />
Hazret-i Ömer, kerametle söylediği bu sözüyle, bunları inkâr eden birçok mezhepsize cevap vermiştir. Tevil yoluyla inkâr, mezhepsizlerin ortak özelliğidir. Tevil ederek, Mirac, Şakkul-kamer gibi birçok mucizeyi inkâr etmişlerdir. Açıkça (Deccal gelmeyecek) veya (Güneş batıdan doğmayacak) diyen yoksa da, tevil yoluyla inkâr eden sapıklar çoktur. Hazret-i Ömer’in de kerametle bunları bildirdiği pek açıktır. Zaten aynı tevilciler, yani kıyamet alametlerini tevil edenler; recmi, şefaati, kabir azabını ve affa, şefaate uğramayan müminlerin, günahları kadar yandıktan sonra Cehennemden çıkıp Cennete gireceği gibi birçok hususu inkâr ediyorlar.<br />
<br />
İmam-ı a’zam hazretleri de buyuruyor ki:<br />
Yecüc ve Mecüc’ün ortaya çıkması, güneşin batıdan doğması, Hazret-i İsa’nın gökten inmesi, Deccal’ın ve diğer kıyamet alametlerinin hepsinin, aynen hadis-i şerifte bildirildiği gibi, [tevilsiz olarak] zamanı gelince gerçekleşeceğine inanırız. (Fıkh-ı ekber)<br />
<br />
Hiçbir Ehl-i sünnet âlimi de bunları tevil etmemiş, müteşabih olduğunu söylememiştir. Hâşâ Resulullah, bilmece gibi mi söz söylüyor? Böyle tevil etmek, çocukların oyunda (Elma dersem çık, armut dersem çıkma) demelerine benzer. (Ben hayvan dersem sen telefon anla, insan dersem ateistliği anla) demek, dini, değiştirmek suretiyle yıkmak olur.<br />
<br />
İmam-ı a’zam hazretlerinin bildirdiği gibi, kıyametin bütün alametlerinin, hadis-i şeriflerde bildirildiği şekilde, aynen meydana geleceğini kabul etmeli ve tevil eden inkârcılardan olmamalıdır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet Alametlerinden Dabbet-ül-arz]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=395</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 03:53:57 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=395</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet Alametlerinden Dabbet-ül-arz</span></span><br />
<br />
Sual: Âyet ve hadisle, kıyametten önce çıkacağı bildirilen Dabbe-tül-arz isimli hayvan için, (Dabbet-ül-arz konuşacağına göre, telefon, radyo veya TV olabilir. Hem Dabbe kelimesinin bir anlamı da debelenen demektir. Cep telefonlarındaki titreşim özelliği de buna benziyor) diyenler çıkıyor. Daha önce de, (Dabbe, hayvan değil, AIDS hastalığıdır) diyenler çıkmıştı. Yarın neler çıkaracakları belli değil. Mehdi’nin ortaya çıktığını da, meleklerin değil, telefonların, radyoların veya TV’lerin haber vereceğini söyleyenler oluyor. Böyle diyenlere göre, Dabbe hakkında Peygamber efendimizin bildirdiklerini eğip bükerek, başka mânâ vermek gerekirmiş, yoksa bu alametler, akla ve bilime aykırı olurmuş. Böyle büyük bir hayvanın yaratılması, 30 metrelik bir hayvanın insanları mümin veya kâfir diye damgalaması mümkün değilmiş. Allahü teâlâ böyle bir hayvanı yaratmaktan niye âciz olsun ki? Böyle denmekle Allahü teâlânın kudretine karşı gelinmiyor mu? Mucize ve keramet, elbette akla zıt olur. Bunlar nasıl inkâr edilir ki?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i İsa, peygamber olduğunu bildirince, Yahudiler, mucize göstermesini istediler. (Şu hastayı iyileştir bakalım) dediler. O da mübarek elini sürünce hasta iyileşti. (Şu körün gözünü aç) dediler. O da mübarek elini sürünce, gözleri açıldı. Baktılar, dedikleri oluyor. Daha zor ve imkânsız bir şey istediler. (Şu ölüleri dirilt) dediler. Hazret-i İsa dua edince, o ölüler de dirildi. Çok daha zor bir şey aradılar. (Çamurdan bir kuş yap, memeli ve dişleri olsun, hayz görsün, yavru doğursun) dediler. Onlara göre böyle bir kuşun olması mümkün değildi. Hazret-i İsa, çamurdan yaptığı şekle üfürünce, bildirdikleri vasıfta bir hayvan [yarasa] meydana geldi. (Al-i İmran 49)<br />
<br />
Görüldüğü gibi, inanmayacak olan, ölüleri dirilttiği halde yine inanmıyor. Demek ki, harikulade olaylar imtihana aykırı değildir.<br />
<br />
Topraktan ilk insanı, çamurdan yarasayı yaratan Allahü teâlâ, Dabbe denilen hayvanı yaratmaktan aciz midir? Böyle bir hayvan olamaz demek, Allahü teâlâ böyle bir hayvan yaratamaz demektir. Kur’an-ı kerimde Allahü teâlâ, Dabbe [hayvan] diyor, hastalık veya alet demiyor. Açıkça, konuşan hayvan diyor. İşte o âyet-i kerimenin meali:<br />
(O söz başlarına geldiği [kıyamet yaklaştığı] zaman, onlara yerden bir Dabbe [hayvan] çıkarırız. Bu Dabbe, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.) [Neml 82]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Âyet-i kerimeyle bildirilen Dabbe’yi peygamber efendimiz nasıl tarif etmiştir?</span></span><br />
<br />
Feraid-ül fevaid, Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi, Megarib-üz-zaman ve El kavl-ül muhtasar fi alamat-il Mehdi-yi muntazar kitaplarındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:<br />
<br />
(Dabbet-ül-arzın deve ayağı gibi dört ayağı ve kuş gibi kanatları vardır. Başı öküz başına, kulağı fil kulağına, kuyruğu ise koç kuyruğuna benzer.)<br />
<br />
(İnsanlar, bu hayvandan kaçarlar. Kimi ondan korkarak namaza durur. Hayvan bunun yanına gelir, “Ey kişi, şimdi mi namaz kılıyorsun” diyerek yüzünü damgalar. Böylece müminler, kâfirlerden ayırt edilerek tanınır.) [İnsanlar telefondan kaçıp, namaza mı duracaklar?]<br />
<br />
(Dabbet-ül-arz, Musa’nın asası ile mümine dokunur, alnına Cennetlik yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührünü vurur, Cehennemlik yazılır, yüzü simsiyah olur.) [Tirmizi]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmam-ı Kurtubi hazretleri buyuruyor ki:</span></span><br />
<br />
Dabbe eğer sıradan bir şey veya insan olsaydı, onda olağanüstülük söz konusu olmazdı ve hadis-i şeriflerde sözü edilen alametler kendisinde bulunmazdı. Kâfirlerle mücadele edecek bir insan olsaydı, ona âlim denilmeyip, hayvan denilir miydi? Bu, akıl sahiplerinin yolu değildir. Dabbe bir hayvandır. (Camiu-li-Ahkâm)<br />
<br />
Bu hayvanın, deve gibi olacak olan ayakları ve kanatları için bir tevil bulamamışlar. İleride belki, telefonun, radyonun veya TV’nin üstüne konduğu masanın dört ayağını söyleyebilirler. Kanatları için de bir şey uydururlar. Telefondaki, radyodaki ve TV’deki sesler ve görüntüler, bir şehirden başka şehre uçup gittiği için, işte kanat budur diyebilirler. Cennet ve Cehennemi bile, bu dünyadadır diye tevil edenler çıkmıştır. O zaman tevil edilmeyen ne kalır ki?<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde, hayvanın ayaklarına, kulaklarına, kanatlarına, kuyruğuna ve başına varıncaya kadar tarif ediliyor. Allahü teâlâ ve Resulü hayvan derken, Ehl-i sünnet âlimleri de tevil etmeden, (İnsan veya başka bir şey değil, hayvandır) diye açıklarken, hayvan değil, AIDS, telefon, radyo veya TV’dir denebilir mi? Peygamber efendimiz, (Ben hayvan dersem, siz radyo gibi farklı bir şey anlayın) diyormuş gibi, çirkin bir şey nasıl iddia edilir? O zaman ortada din diye bir şey kalmaz. Hâşâ Allahü teâlâ ve Resulü, insanlar anlamasın diye, şifreli şekilde, bilmece gibi mi konuşuyor? Açıkça Dabbe diyor, hayvan diyor. Bu hayvan değil demek, âyetleri, tevil yoluyla inkâr etmek demektir. Bu Bâtınîliktir, yani (Kur’anın Bâtıni manası var) diyerek gerçek manasını inkâr etmektir. Mealci mezhepsizler de, (Salât dua demektir, namaz dinimizde yoktur, dua vardır. Cami diye bir şey de yoktur. Kalb camiinde Allah’a yalvarmak gerekir) diyorlar. Böylece namazı, camileri inkâr ediyorlar. Günümüzün Bâtınîleri de, Dabbe hayvan değil, başka şey diyerek Bâtıniliğe özeniyorlar.<br />
<br />
Allahü teâlâ Dabbet-ül-arzı yerden, topraktan çıkaracağını bildirdiği gibi, insanı da topraktan yarattığını bildirmiştir. Yani, (Allah insanı sudan, Dabbe’yi ise topraktan yarattı) da denemez. Bu âyet-i kerimelerde, insanın da topraktan yaratıldığı bildiriliyor:<br />
(Allah nezdinde İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona ol dedi ve oluverdi.) [Al-i İmran 59]<br />
<br />
(Sizi topraktan yaratması, Onun [varlığının] delillerindendir.) [Rum 20]<br />
<br />
(O sizi yerden [topraktan] yarattı. Ve sizi o yerde yaşattı.) [Hud 61]<br />
<br />
(Sizi yerden [toprakta] yarattık; yine sizi o yere [toprağa] döndüreceğiz.) [Taha 55]<br />
<br />
Kütüb-ü sitte’de, Abdullah ibni Büreyde’nin rivayet ettiği hadis-i şerifte, Peygamber efendimiz, Dabbet-ül-arzın çıkacağı yeri göstermiştir. Abdullah ibni Büreyde, (Mekke’ye yakın olup etrafı kum olan bir yerde, Resulullah efendimiz, “Dabbet-ül-arz buradan çıkacak” buyurdu. İşaret edilen yerin eni ve boyu birer karıştı) buyurdu. (Telefonun, radyonun veya TV’nin genişliği bir karıştır) da denemez. Hadis-i şerifte, Dabbe’nin değil, çıkacağı yerin bir karış olduğu bildiriliyor. Bir karışlık yer yarılarak, oradan daha büyük bir hayvan da çıkabilir.<br />
<br />
Dabbet-ül-arzın çıktığını söyleyen kimse, nasıl olur da, Güneş’in Batıdan doğmasına 80–90 sene var diyebilir? Hâlbuki Peygamber efendimiz, bunların peş peşe çıkacaklarını bildiriyor. Bir hadis-i şerif meali:<br />
(Kıyamet alametlerinin ilki, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vaktinde insanlara Dabbet-ül-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Bu kadar büyük hayvan olamaz) demek, kıyametin büyük alametlerini inkâr etmek olur. Zaten kıyametin büyük alametlerinin hepsi olağanüstü olaylardır. İnanmayanların kabul etmesi mümkün değildir.<br />
<br />
Enam suresinin, (Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez) mealindeki 158. âyetini açıklayan Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır görmemiş olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Müslim, Tirmizi, Beyheki]<br />
<br />
Kıyametin büyük alametleri çıkmış olsaydı, artık imanın fayda vermemesi gerekirdi. O zaman bu tevilciler, niye ateistleri Allah’a inandırmaya çalışıyorlar ki? Bu hususta İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:<br />
Dabbet-ül-arz denilen hayvan çıkacak, gökleri bir duman kaplayıp, bütün insanlara gelip, canlarını yakacak, herkes bunun acısından dua edip, (Ya Rabbi! Bu azabı üzerimizden kaldır. Sana iman ediyoruz) diyecektir. (2/67)<br />
<br />
Görüldüğü gibi, Dabbet-ül-arz çıkınca herkes iman edecek, ama artık büyük alametler çıkmış olduğu için iman kabul edilmeyecektir.<br />
<br />
<br />
Sual: Kıyametin büyük alametlerinden olan Dabbet-ül-arz için AIDS hastalığı diyenler de olmuştu. Şimdi de, “bilgisayar ve internettir” diyenler çıktı. Yarın ışınlama çıksa, ona da mı Dabbet-ül-arz diyecekler? Bunlar yanlış değil mi?<br />
CEVAP<br />
Elbette yanlış, hem de çok büyük yanlıştır. Pek açık olan âyet ve hadisleri inkâr etmek, büyük veballi bir iştir.<br />
<br />
Dabbet-ül-arz, kıyametin kopmasına yakın çıkacak olan bir hayvandır. Kur’an-ı kerimde hayvan olduğu söyleniyor. Hayvan için bilgisayar diyene, zırva tevil götürmez denir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:<br />
(O söz başlarına geldiği [kıyamet yaklaştığı] zaman, onlara yerden bir Dabbe [hayvan] çıkarırız. Bu Dabbe, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.) [Neml 82]<br />
<br />
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır kazanmamış olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Tirmizi]<br />
<br />
Bu kadar açık hükümleri tevil edebilmek için, ya deli veya bid’atçi olmak gerekir. Normal insan, hayvana bilgisayar diyemez.<br />
<br />
Dabbet-ül-arz gelince artık iman fayda vermez deniyor; çünkü bu, kıyametin büyük ve açık alametlerindendir. Onu görünce, artık kimse inkâr edemeyecektir. Eğer iddia edildiği gibi, AIDS, bilgisayar veya internet olsaydı, bunlar çıkınca imanın fayda vermemesi gerekirdi. Dabbet-ül-arz çıkınca iman etmek artık fayda vermeyeceğine göre, Dabbe bilgisayardır diyenler, niye hâlâ imansızların iman etmesi için uğraşıyorlar ki? </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet Alametlerinden Dabbet-ül-arz</span></span><br />
<br />
Sual: Âyet ve hadisle, kıyametten önce çıkacağı bildirilen Dabbe-tül-arz isimli hayvan için, (Dabbet-ül-arz konuşacağına göre, telefon, radyo veya TV olabilir. Hem Dabbe kelimesinin bir anlamı da debelenen demektir. Cep telefonlarındaki titreşim özelliği de buna benziyor) diyenler çıkıyor. Daha önce de, (Dabbe, hayvan değil, AIDS hastalığıdır) diyenler çıkmıştı. Yarın neler çıkaracakları belli değil. Mehdi’nin ortaya çıktığını da, meleklerin değil, telefonların, radyoların veya TV’lerin haber vereceğini söyleyenler oluyor. Böyle diyenlere göre, Dabbe hakkında Peygamber efendimizin bildirdiklerini eğip bükerek, başka mânâ vermek gerekirmiş, yoksa bu alametler, akla ve bilime aykırı olurmuş. Böyle büyük bir hayvanın yaratılması, 30 metrelik bir hayvanın insanları mümin veya kâfir diye damgalaması mümkün değilmiş. Allahü teâlâ böyle bir hayvanı yaratmaktan niye âciz olsun ki? Böyle denmekle Allahü teâlânın kudretine karşı gelinmiyor mu? Mucize ve keramet, elbette akla zıt olur. Bunlar nasıl inkâr edilir ki?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i İsa, peygamber olduğunu bildirince, Yahudiler, mucize göstermesini istediler. (Şu hastayı iyileştir bakalım) dediler. O da mübarek elini sürünce hasta iyileşti. (Şu körün gözünü aç) dediler. O da mübarek elini sürünce, gözleri açıldı. Baktılar, dedikleri oluyor. Daha zor ve imkânsız bir şey istediler. (Şu ölüleri dirilt) dediler. Hazret-i İsa dua edince, o ölüler de dirildi. Çok daha zor bir şey aradılar. (Çamurdan bir kuş yap, memeli ve dişleri olsun, hayz görsün, yavru doğursun) dediler. Onlara göre böyle bir kuşun olması mümkün değildi. Hazret-i İsa, çamurdan yaptığı şekle üfürünce, bildirdikleri vasıfta bir hayvan [yarasa] meydana geldi. (Al-i İmran 49)<br />
<br />
Görüldüğü gibi, inanmayacak olan, ölüleri dirilttiği halde yine inanmıyor. Demek ki, harikulade olaylar imtihana aykırı değildir.<br />
<br />
Topraktan ilk insanı, çamurdan yarasayı yaratan Allahü teâlâ, Dabbe denilen hayvanı yaratmaktan aciz midir? Böyle bir hayvan olamaz demek, Allahü teâlâ böyle bir hayvan yaratamaz demektir. Kur’an-ı kerimde Allahü teâlâ, Dabbe [hayvan] diyor, hastalık veya alet demiyor. Açıkça, konuşan hayvan diyor. İşte o âyet-i kerimenin meali:<br />
(O söz başlarına geldiği [kıyamet yaklaştığı] zaman, onlara yerden bir Dabbe [hayvan] çıkarırız. Bu Dabbe, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.) [Neml 82]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Âyet-i kerimeyle bildirilen Dabbe’yi peygamber efendimiz nasıl tarif etmiştir?</span></span><br />
<br />
Feraid-ül fevaid, Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi, Megarib-üz-zaman ve El kavl-ül muhtasar fi alamat-il Mehdi-yi muntazar kitaplarındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:<br />
<br />
(Dabbet-ül-arzın deve ayağı gibi dört ayağı ve kuş gibi kanatları vardır. Başı öküz başına, kulağı fil kulağına, kuyruğu ise koç kuyruğuna benzer.)<br />
<br />
(İnsanlar, bu hayvandan kaçarlar. Kimi ondan korkarak namaza durur. Hayvan bunun yanına gelir, “Ey kişi, şimdi mi namaz kılıyorsun” diyerek yüzünü damgalar. Böylece müminler, kâfirlerden ayırt edilerek tanınır.) [İnsanlar telefondan kaçıp, namaza mı duracaklar?]<br />
<br />
(Dabbet-ül-arz, Musa’nın asası ile mümine dokunur, alnına Cennetlik yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührünü vurur, Cehennemlik yazılır, yüzü simsiyah olur.) [Tirmizi]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmam-ı Kurtubi hazretleri buyuruyor ki:</span></span><br />
<br />
Dabbe eğer sıradan bir şey veya insan olsaydı, onda olağanüstülük söz konusu olmazdı ve hadis-i şeriflerde sözü edilen alametler kendisinde bulunmazdı. Kâfirlerle mücadele edecek bir insan olsaydı, ona âlim denilmeyip, hayvan denilir miydi? Bu, akıl sahiplerinin yolu değildir. Dabbe bir hayvandır. (Camiu-li-Ahkâm)<br />
<br />
Bu hayvanın, deve gibi olacak olan ayakları ve kanatları için bir tevil bulamamışlar. İleride belki, telefonun, radyonun veya TV’nin üstüne konduğu masanın dört ayağını söyleyebilirler. Kanatları için de bir şey uydururlar. Telefondaki, radyodaki ve TV’deki sesler ve görüntüler, bir şehirden başka şehre uçup gittiği için, işte kanat budur diyebilirler. Cennet ve Cehennemi bile, bu dünyadadır diye tevil edenler çıkmıştır. O zaman tevil edilmeyen ne kalır ki?<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde, hayvanın ayaklarına, kulaklarına, kanatlarına, kuyruğuna ve başına varıncaya kadar tarif ediliyor. Allahü teâlâ ve Resulü hayvan derken, Ehl-i sünnet âlimleri de tevil etmeden, (İnsan veya başka bir şey değil, hayvandır) diye açıklarken, hayvan değil, AIDS, telefon, radyo veya TV’dir denebilir mi? Peygamber efendimiz, (Ben hayvan dersem, siz radyo gibi farklı bir şey anlayın) diyormuş gibi, çirkin bir şey nasıl iddia edilir? O zaman ortada din diye bir şey kalmaz. Hâşâ Allahü teâlâ ve Resulü, insanlar anlamasın diye, şifreli şekilde, bilmece gibi mi konuşuyor? Açıkça Dabbe diyor, hayvan diyor. Bu hayvan değil demek, âyetleri, tevil yoluyla inkâr etmek demektir. Bu Bâtınîliktir, yani (Kur’anın Bâtıni manası var) diyerek gerçek manasını inkâr etmektir. Mealci mezhepsizler de, (Salât dua demektir, namaz dinimizde yoktur, dua vardır. Cami diye bir şey de yoktur. Kalb camiinde Allah’a yalvarmak gerekir) diyorlar. Böylece namazı, camileri inkâr ediyorlar. Günümüzün Bâtınîleri de, Dabbe hayvan değil, başka şey diyerek Bâtıniliğe özeniyorlar.<br />
<br />
Allahü teâlâ Dabbet-ül-arzı yerden, topraktan çıkaracağını bildirdiği gibi, insanı da topraktan yarattığını bildirmiştir. Yani, (Allah insanı sudan, Dabbe’yi ise topraktan yarattı) da denemez. Bu âyet-i kerimelerde, insanın da topraktan yaratıldığı bildiriliyor:<br />
(Allah nezdinde İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir. Allah onu topraktan yarattı. Sonra ona ol dedi ve oluverdi.) [Al-i İmran 59]<br />
<br />
(Sizi topraktan yaratması, Onun [varlığının] delillerindendir.) [Rum 20]<br />
<br />
(O sizi yerden [topraktan] yarattı. Ve sizi o yerde yaşattı.) [Hud 61]<br />
<br />
(Sizi yerden [toprakta] yarattık; yine sizi o yere [toprağa] döndüreceğiz.) [Taha 55]<br />
<br />
Kütüb-ü sitte’de, Abdullah ibni Büreyde’nin rivayet ettiği hadis-i şerifte, Peygamber efendimiz, Dabbet-ül-arzın çıkacağı yeri göstermiştir. Abdullah ibni Büreyde, (Mekke’ye yakın olup etrafı kum olan bir yerde, Resulullah efendimiz, “Dabbet-ül-arz buradan çıkacak” buyurdu. İşaret edilen yerin eni ve boyu birer karıştı) buyurdu. (Telefonun, radyonun veya TV’nin genişliği bir karıştır) da denemez. Hadis-i şerifte, Dabbe’nin değil, çıkacağı yerin bir karış olduğu bildiriliyor. Bir karışlık yer yarılarak, oradan daha büyük bir hayvan da çıkabilir.<br />
<br />
Dabbet-ül-arzın çıktığını söyleyen kimse, nasıl olur da, Güneş’in Batıdan doğmasına 80–90 sene var diyebilir? Hâlbuki Peygamber efendimiz, bunların peş peşe çıkacaklarını bildiriyor. Bir hadis-i şerif meali:<br />
(Kıyamet alametlerinin ilki, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vaktinde insanlara Dabbet-ül-arzın çıkmasıdır. Bunlardan hangisi önce çıkarsa, diğeri de onun hemen peşindedir.) [Müslim, Ebu Davud]<br />
<br />
(Bu kadar büyük hayvan olamaz) demek, kıyametin büyük alametlerini inkâr etmek olur. Zaten kıyametin büyük alametlerinin hepsi olağanüstü olaylardır. İnanmayanların kabul etmesi mümkün değildir.<br />
<br />
Enam suresinin, (Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez) mealindeki 158. âyetini açıklayan Peygamber efendimiz buyurdu ki:<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır görmemiş olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Müslim, Tirmizi, Beyheki]<br />
<br />
Kıyametin büyük alametleri çıkmış olsaydı, artık imanın fayda vermemesi gerekirdi. O zaman bu tevilciler, niye ateistleri Allah’a inandırmaya çalışıyorlar ki? Bu hususta İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:<br />
Dabbet-ül-arz denilen hayvan çıkacak, gökleri bir duman kaplayıp, bütün insanlara gelip, canlarını yakacak, herkes bunun acısından dua edip, (Ya Rabbi! Bu azabı üzerimizden kaldır. Sana iman ediyoruz) diyecektir. (2/67)<br />
<br />
Görüldüğü gibi, Dabbet-ül-arz çıkınca herkes iman edecek, ama artık büyük alametler çıkmış olduğu için iman kabul edilmeyecektir.<br />
<br />
<br />
Sual: Kıyametin büyük alametlerinden olan Dabbet-ül-arz için AIDS hastalığı diyenler de olmuştu. Şimdi de, “bilgisayar ve internettir” diyenler çıktı. Yarın ışınlama çıksa, ona da mı Dabbet-ül-arz diyecekler? Bunlar yanlış değil mi?<br />
CEVAP<br />
Elbette yanlış, hem de çok büyük yanlıştır. Pek açık olan âyet ve hadisleri inkâr etmek, büyük veballi bir iştir.<br />
<br />
Dabbet-ül-arz, kıyametin kopmasına yakın çıkacak olan bir hayvandır. Kur’an-ı kerimde hayvan olduğu söyleniyor. Hayvan için bilgisayar diyene, zırva tevil götürmez denir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:<br />
(O söz başlarına geldiği [kıyamet yaklaştığı] zaman, onlara yerden bir Dabbe [hayvan] çıkarırız. Bu Dabbe, onlara, insanların âyetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyler.) [Neml 82]<br />
<br />
Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:<br />
(Şu üç şey ortaya çıkınca, iman etmemiş veya imanından hayır kazanmamış olana, imanı fayda vermez: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbet-ül-arz.) [Tirmizi]<br />
<br />
Bu kadar açık hükümleri tevil edebilmek için, ya deli veya bid’atçi olmak gerekir. Normal insan, hayvana bilgisayar diyemez.<br />
<br />
Dabbet-ül-arz gelince artık iman fayda vermez deniyor; çünkü bu, kıyametin büyük ve açık alametlerindendir. Onu görünce, artık kimse inkâr edemeyecektir. Eğer iddia edildiği gibi, AIDS, bilgisayar veya internet olsaydı, bunlar çıkınca imanın fayda vermemesi gerekirdi. Dabbet-ül-arz çıkınca iman etmek artık fayda vermeyeceğine göre, Dabbe bilgisayardır diyenler, niye hâlâ imansızların iman etmesi için uğraşıyorlar ki? </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyametin Küçük ve Büyük Alametleri]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=394</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 02:25:51 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=394</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyametin küçük ve büyük alametleri</span></span><br />
<br />
Sual: Kıyametin kesin olarak ne zaman kopacağı belli değil midir?<br />
CEVAP<br />
Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi, (Onu ancak Allah bilir) buyuruldu. (Araf 187, Ahzab 63)<br />
Kıyametin kopmasına yakın önce küçük alametler çıkacaktır. Sonra da büyük alametler çıkacaktır.<br />
Kıyametin küçük alametleri ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:<br />
(İnsanlar camilerle ve camilerin süsüyle övünmedikçe kıyamet kopmaz.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmaz.) [Hatib]<br />
<br />
(Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(İnsanlarda cimrilik artar ve kıyamet kötülerden başkası üzerine kopmaz.) [İ.Neccar]<br />
<br />
(Ahlaksızlık ve fuhuş açık olmadan komşular kötüleşmeden hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Yemin ederim ki, cimrilik, fuhuş meydana çıkmadıkça, emine hıyanet edilip, haine güvenilmedikçe, iyiler helak olup kötüler kalmadıkça kıyamet kopmaz.) [Hakim]<br />
<br />
(Yağmurların bereketi kaldıkça kıyamet kopmaz.) [Ebu Ya’la]<br />
<br />
(Yer yüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(İlim kalkmadıkça, depremler, katliamlar çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki, zekat verilecek kimse bulunmaz. Birine zekat teklif edilince, “Benim buna ihtiyacım yok” der.) [Buhari]<br />
<br />
(İki büyük taife, davaları bir olduğu halde, çarpışmadıkça, kendilerine Allah’ın resulüyüm [peygamberim] diyen yalancılar çıkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça, taşlar bile, “Ey Müslüman şu arkamda gizlenen Yahudi’yi öldür” diye haber vermedikçe kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Yetmiş tane resulüm diyen yalancı çıkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Taberani]<br />
<br />
(Erkekler azalacak, kadınlar çoğalacak.) [Buhari]<br />
<br />
(Bir erkek çocuk bir kadın gibi kıskanılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]<br />
<br />
(Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]<br />
<br />
(Çocuklar öfkeli olmadıkça, büyüğe saygısızlık yapılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Harâiti]<br />
<br />
(Kıyamet kopmadan yüz yıl öncesinde yeryüzünde Allah’a ibadet eden kalmaz.) [Hakim]<br />
<br />
(“Keşke şu kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]<br />
<br />
(Kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kıyamet ancak kötü insanların başına kopar.) [Müslim, İbni Mace]<br />
<br />
(Kur’an-ı kerim kalkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet yaklaştığı zaman şunların da olacağı bildirilmiştir:</span></span><br />
<br />
(İnsanlar temizlikte fazla titiz olacak, vesvese edip dinde haddi aşacaklar.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(Çeşitli isimler altında şaraplar çıkacak, helal sayılacak.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Ortalık bozulacak, dine uymak avuçta ateş tutmak gibi zor olacak.) [Hakim]<br />
<br />
(Köpek beslemek, evlat yetiştirmekten daha cazip olacak.) [Hakim]<br />
<br />
(Kötü kadınlar, çoğalıp, fuhuş bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş [frengi, aids gibi] bulaşıcı hastalıklara maruz kalacak. Ölçüde, tartıda hile yapılacak ve geçim darlığı baş gösterecek.) [Beyheki]<br />
<br />
(Çalgı her yere yayılacak, güvenlik güçleri çoğalacak.) [Beyheki]<br />
<br />
(İşler, ehli olmayana verilecek.) [Buhari]<br />
<br />
(Bu dinin başlangıcı gibi, sonu da garip olacak!) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kur'an [Radyo, TV gibi] çalgı aletlerinden okunacak.) [Tergib-üs-salât]<br />
<br />
(Sadece tanıdıklara selam verilecek ve yazarlar çoğalacak.) [Hakim]<br />
<br />
(Zengine malı için tazim edilecek, fuhuş yayılacak, piçler çoğalacak. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmeyecek. Kurtlar, kuzu postuna bürünecek.) [Hakim]<br />
<br />
(Tehiyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.) [Taberani]<br />
<br />
(İlim kalkar, cehalet, anarşi ve ölüm çoğalır.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Ulema, halkın istediği yönde fetva verip, helale haram, harama helal derler; Kur'anı ticarete, menfaate alet ederler.) [Deylemi]<br />
<br />
(İnsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünecekler, helalini, haramını düşünmeyecekler.) [R.Nasıhin]<br />
<br />
(Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin bulunmayacak.) [Deylemi]<br />
<br />
(İzinsiz ticaret yapılmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kıyamet alametleri bir ipteki boncukların peş peşe kopması gibi birbirini takip eder.) [İ.Ahmed, Taberani]<br />
<br />
(Kıyamet Cuma günü kopacaktır.) [Buhari]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadis-i şerifle bildirilen kıyametin diğer alametlerinden bazıları da şöyledir:</span></span><br />
<br />
1- Emanete riayet kalkar.<br />
2- Veled-i zina çoğalır.<br />
3- İçki çok içilir.<br />
4- Zekat verilmez.<br />
5- Hanıma uyup, anneye isyan edilir.<br />
6- Erkekler ipek giyer.<br />
7- Zararından korunmak için insanlara mudara edilir.<br />
8- Gençler fasık olur.<br />
9- Daha önce yaşamış âlimler cahillikle suçlanır.<br />
10- Tefecilik, faiz aşikâre olur.<br />
11- Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.<br />
12- İslam’a uymak ayıp sayılır.<br />
13- Herkese iyilik eden Müslüman ahmak sayılır.<br />
14- İslam’a uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.<br />
15- Mescitlerde, toplantılarda fasıkların sesi yükselir.<br />
16- Cihad terk edilir.<br />
17- Bid'atler yayılır.<br />
18- Günaha teşvik artar.<br />
19- İyiliğe mani olunur.<br />
20- Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.<br />
21- Komşuluk kötüleşir.<br />
22- Camilerde Kur'an-ı kerim teganni ile okunur.<br />
23- Aşağı kimseler söz sahibi olur.<br />
24- Zararından korunmak için insanlara ikram olunur.<br />
25- Çalgı aletleri çoğalır. Her yerde çalgı çalınır.<br />
26- Anarşi çoğalır.<br />
27- Adam öldürmek çoğalır.<br />
28- Dine uymak, güzel ahlaklı olmak ayıp sayılır.<br />
29- Cansızlar da konuşur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyametin Büyük Alametleri</span></span><br />
<br />
Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Nesai, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani, İbni Cerir ve İbni Hibban’daki hadis-i şerifte, şu on alametin çıkacağı bildirilmiştir:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Hazret-i Mehdi gelecek</span></span><br />
<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Mehdi’nin başı hizasında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdidir, sözünü dinleyin” diyecektir.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- Deccal gelecek</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Deccal çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrılığına inanan kâfir olur.) [İ.E.Şeybe]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- Hazret-i İsa gökten inecek:</span></span><br />
<br />
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için Yahudileri lanetledik. Onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine İsa gibi gösterildi.) [Nisa 157]<br />
<br />
Hazret-i İsa göğe kaldırılmıştır. (Nisa 158)<br />
<br />
(Elbette o [Hazret-i İsa’nın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyiniz!) [Zuhruf 61, Beydavi]<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:<br />
(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]<br />
<br />
(İsa inince, her yerde sükun, emniyet meydana gelir. Öyle ki aslanla deve, kurtla kuzu serbestçe dolaşır, çocuklar yılanlarla oynar.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa’nın gökten inmesidir.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Mace, Nesai, İ.Ahmed, Taberani, İ.Hibban, İ. Cerir]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4- Dabbet-ül-arz çıkacak</span></span><br />
<br />
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birinin meali şöyledir:<br />
(Dabbet-ül arz, Musa’nın asası ile mümine dokunur, alnına Cennetlik yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührü ile vurur, Cehennemlik yazılır, yüzü simsiyah olur.) [Tirmizi]<br />
<br />
Bu hayvandan Kur'an-ı kerimde de bahsedilmektedir. (Neml 82)<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5- Yecüc ve Mecüc çıkacak</span></span><br />
<br />
Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:<br />
(Yecüc ve Mecüc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.) [Enbiya 96]<br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
(Yecüc ve Mecüc, kıyametin ilk alametlerindendir.) [İbni Cerir]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">6- Duman çıkacak</span></span><br />
<br />
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Gökten bir duman çıkacağı günü gözetle!) [Duhan 10]<br />
<br />
Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:<br />
(Dumanın tesiri mümine nezle gibi gelir, kâfire ise çok şiddetlidir.) [Ebu Davud]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7- Güneş batıdan doğacak</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman eder, ama imanı fayda vermez.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez.) [Enam 158]<br />
<br />
Âlimler, bu âyetteki alametlerden birinin de güneşin batıdan doğması olarak bildirmişlerdir. Yukarıdaki hadis-i şerif de zaten bunu açıkça bildiriyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8- Ateş çıkacak</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Hicazdan çıkan ateş, Basra’daki develerin boyunlarını aydınlatır.) [Müslim]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9- Yer batması görülecek</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
(Doğu, Batı ve Ceziret-ül Arab’da yer batışı görülecek.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10- Kâbe yıkılacak</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Bir Habeşli Kâbe’yi tahrip edecektir. Onu şu anda siyah elleri ile Kâbe’nin taşlarını bir bir söker halde görüyorum.) [Buhari, Müslim]</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyametin küçük ve büyük alametleri</span></span><br />
<br />
Sual: Kıyametin kesin olarak ne zaman kopacağı belli değil midir?<br />
CEVAP<br />
Kıyametin ne zaman kopacağı bildirilmedi, (Onu ancak Allah bilir) buyuruldu. (Araf 187, Ahzab 63)<br />
Kıyametin kopmasına yakın önce küçük alametler çıkacaktır. Sonra da büyük alametler çıkacaktır.<br />
Kıyametin küçük alametleri ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:<br />
(İnsanlar camilerle ve camilerin süsüyle övünmedikçe kıyamet kopmaz.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmaz.) [Hatib]<br />
<br />
(Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(İnsanlarda cimrilik artar ve kıyamet kötülerden başkası üzerine kopmaz.) [İ.Neccar]<br />
<br />
(Ahlaksızlık ve fuhuş açık olmadan komşular kötüleşmeden hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Yemin ederim ki, cimrilik, fuhuş meydana çıkmadıkça, emine hıyanet edilip, haine güvenilmedikçe, iyiler helak olup kötüler kalmadıkça kıyamet kopmaz.) [Hakim]<br />
<br />
(Yağmurların bereketi kaldıkça kıyamet kopmaz.) [Ebu Ya’la]<br />
<br />
(Yer yüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(İlim kalkmadıkça, depremler, katliamlar çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki, zekat verilecek kimse bulunmaz. Birine zekat teklif edilince, “Benim buna ihtiyacım yok” der.) [Buhari]<br />
<br />
(İki büyük taife, davaları bir olduğu halde, çarpışmadıkça, kendilerine Allah’ın resulüyüm [peygamberim] diyen yalancılar çıkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça, taşlar bile, “Ey Müslüman şu arkamda gizlenen Yahudi’yi öldür” diye haber vermedikçe kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Yetmiş tane resulüm diyen yalancı çıkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Taberani]<br />
<br />
(Erkekler azalacak, kadınlar çoğalacak.) [Buhari]<br />
<br />
(Bir erkek çocuk bir kadın gibi kıskanılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]<br />
<br />
(Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]<br />
<br />
(Çocuklar öfkeli olmadıkça, büyüğe saygısızlık yapılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Harâiti]<br />
<br />
(Kıyamet kopmadan yüz yıl öncesinde yeryüzünde Allah’a ibadet eden kalmaz.) [Hakim]<br />
<br />
(“Keşke şu kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]<br />
<br />
(Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]<br />
<br />
(Kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kıyamet ancak kötü insanların başına kopar.) [Müslim, İbni Mace]<br />
<br />
(Kur’an-ı kerim kalkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyamet yaklaştığı zaman şunların da olacağı bildirilmiştir:</span></span><br />
<br />
(İnsanlar temizlikte fazla titiz olacak, vesvese edip dinde haddi aşacaklar.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(Çeşitli isimler altında şaraplar çıkacak, helal sayılacak.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Ortalık bozulacak, dine uymak avuçta ateş tutmak gibi zor olacak.) [Hakim]<br />
<br />
(Köpek beslemek, evlat yetiştirmekten daha cazip olacak.) [Hakim]<br />
<br />
(Kötü kadınlar, çoğalıp, fuhuş bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş [frengi, aids gibi] bulaşıcı hastalıklara maruz kalacak. Ölçüde, tartıda hile yapılacak ve geçim darlığı baş gösterecek.) [Beyheki]<br />
<br />
(Çalgı her yere yayılacak, güvenlik güçleri çoğalacak.) [Beyheki]<br />
<br />
(İşler, ehli olmayana verilecek.) [Buhari]<br />
<br />
(Bu dinin başlangıcı gibi, sonu da garip olacak!) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kur'an [Radyo, TV gibi] çalgı aletlerinden okunacak.) [Tergib-üs-salât]<br />
<br />
(Sadece tanıdıklara selam verilecek ve yazarlar çoğalacak.) [Hakim]<br />
<br />
(Zengine malı için tazim edilecek, fuhuş yayılacak, piçler çoğalacak. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmeyecek. Kurtlar, kuzu postuna bürünecek.) [Hakim]<br />
<br />
(Tehiyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.) [Taberani]<br />
<br />
(İlim kalkar, cehalet, anarşi ve ölüm çoğalır.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Ulema, halkın istediği yönde fetva verip, helale haram, harama helal derler; Kur'anı ticarete, menfaate alet ederler.) [Deylemi]<br />
<br />
(İnsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünecekler, helalini, haramını düşünmeyecekler.) [R.Nasıhin]<br />
<br />
(Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin bulunmayacak.) [Deylemi]<br />
<br />
(İzinsiz ticaret yapılmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kıyamet alametleri bir ipteki boncukların peş peşe kopması gibi birbirini takip eder.) [İ.Ahmed, Taberani]<br />
<br />
(Kıyamet Cuma günü kopacaktır.) [Buhari]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadis-i şerifle bildirilen kıyametin diğer alametlerinden bazıları da şöyledir:</span></span><br />
<br />
1- Emanete riayet kalkar.<br />
2- Veled-i zina çoğalır.<br />
3- İçki çok içilir.<br />
4- Zekat verilmez.<br />
5- Hanıma uyup, anneye isyan edilir.<br />
6- Erkekler ipek giyer.<br />
7- Zararından korunmak için insanlara mudara edilir.<br />
8- Gençler fasık olur.<br />
9- Daha önce yaşamış âlimler cahillikle suçlanır.<br />
10- Tefecilik, faiz aşikâre olur.<br />
11- Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.<br />
12- İslam’a uymak ayıp sayılır.<br />
13- Herkese iyilik eden Müslüman ahmak sayılır.<br />
14- İslam’a uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.<br />
15- Mescitlerde, toplantılarda fasıkların sesi yükselir.<br />
16- Cihad terk edilir.<br />
17- Bid'atler yayılır.<br />
18- Günaha teşvik artar.<br />
19- İyiliğe mani olunur.<br />
20- Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.<br />
21- Komşuluk kötüleşir.<br />
22- Camilerde Kur'an-ı kerim teganni ile okunur.<br />
23- Aşağı kimseler söz sahibi olur.<br />
24- Zararından korunmak için insanlara ikram olunur.<br />
25- Çalgı aletleri çoğalır. Her yerde çalgı çalınır.<br />
26- Anarşi çoğalır.<br />
27- Adam öldürmek çoğalır.<br />
28- Dine uymak, güzel ahlaklı olmak ayıp sayılır.<br />
29- Cansızlar da konuşur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kıyametin Büyük Alametleri</span></span><br />
<br />
Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, Nesai, Tirmizi, İ. Ahmed, Taberani, İbni Cerir ve İbni Hibban’daki hadis-i şerifte, şu on alametin çıkacağı bildirilmiştir:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Hazret-i Mehdi gelecek</span></span><br />
<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Mehdi’nin başı hizasında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdidir, sözünü dinleyin” diyecektir.) [Ebu Nuaym]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2- Deccal gelecek</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Deccal çıkar, tanrı olduğunu söyler. Onun tanrılığına inanan kâfir olur.) [İ.E.Şeybe]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- Hazret-i İsa gökten inecek:</span></span><br />
<br />
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Allah’ın Resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için Yahudileri lanetledik. Onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine İsa gibi gösterildi.) [Nisa 157]<br />
<br />
Hazret-i İsa göğe kaldırılmıştır. (Nisa 158)<br />
<br />
(Elbette o [Hazret-i İsa’nın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyiniz!) [Zuhruf 61, Beydavi]<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:<br />
(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]<br />
<br />
(İsa inince, her yerde sükun, emniyet meydana gelir. Öyle ki aslanla deve, kurtla kuzu serbestçe dolaşır, çocuklar yılanlarla oynar.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa’nın gökten inmesidir.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Mace, Nesai, İ.Ahmed, Taberani, İ.Hibban, İ. Cerir]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4- Dabbet-ül-arz çıkacak</span></span><br />
<br />
Bu husustaki hadis-i şeriflerden birinin meali şöyledir:<br />
(Dabbet-ül arz, Musa’nın asası ile mümine dokunur, alnına Cennetlik yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührü ile vurur, Cehennemlik yazılır, yüzü simsiyah olur.) [Tirmizi]<br />
<br />
Bu hayvandan Kur'an-ı kerimde de bahsedilmektedir. (Neml 82)<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5- Yecüc ve Mecüc çıkacak</span></span><br />
<br />
Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:<br />
(Yecüc ve Mecüc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.) [Enbiya 96]<br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
(Yecüc ve Mecüc, kıyametin ilk alametlerindendir.) [İbni Cerir]<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">6- Duman çıkacak</span></span><br />
<br />
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Gökten bir duman çıkacağı günü gözetle!) [Duhan 10]<br />
<br />
Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:<br />
(Dumanın tesiri mümine nezle gibi gelir, kâfire ise çok şiddetlidir.) [Ebu Davud]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7- Güneş batıdan doğacak</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O zaman herkes iman eder, ama imanı fayda vermez.) [Buhari, Müslim]<br />
<br />
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Rabbinin bazı âyetleri [alametleri] geldiği gün, önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye, o günkü imanı fayda vermez.) [Enam 158]<br />
<br />
Âlimler, bu âyetteki alametlerden birinin de güneşin batıdan doğması olarak bildirmişlerdir. Yukarıdaki hadis-i şerif de zaten bunu açıkça bildiriyor.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8- Ateş çıkacak</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Hicazdan çıkan ateş, Basra’daki develerin boyunlarını aydınlatır.) [Müslim]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9- Yer batması görülecek</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
(Doğu, Batı ve Ceziret-ül Arab’da yer batışı görülecek.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace]<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10- Kâbe yıkılacak</span></span><br />
<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Bir Habeşli Kâbe’yi tahrip edecektir. Onu şu anda siyah elleri ile Kâbe’nin taşlarını bir bir söker halde görüyorum.) [Buhari, Müslim]</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet alametlerinden Hazret-i İsa]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=393</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 02:14:12 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=393</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kıyamet alametlerinden Hazret-i İsa</span><br />
<br />
Sual: Bir yazar, “İsa ölmüştür, Mehdi ve Deccal hurafedir” diyor. Bu hususta bilgi verir misiniz?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i Mehdi ve Deccal hakkında diğer maddelerde bilgi verdik. İsa aleyhisselam hakkında tefsirlere geçmeden önce, Nisa suresindeki iki âyetin mealine bakalım:<br />
<br />
(Allah’ın resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için yahudileri lanetledik. Halbuki onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da, öldürülen kimse kendilerine İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler tam bir kararsızlık içinde; bu konuda zandan başka hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilakis Allah İsa'yı kendi nezdine kaldırmıştır.) [Nisa 157-158]<br />
<br />
Allahü teâlâ, bu âyetlerde Hazret-i İsa’nın öldürülmediğini kesin olarak bildiriyor. İleride gelecektir, kendi nezdinden maksat, göğe kaldırılmasıdır. Yoksa Allah mekandan münezzehtir, gökte değildir. Gökleri de O yaratmıştır. Yaratılan şey, yaratana mekan olamaz.<br />
<br />
En iyi tefsir elbette Resulullah efendimizinkidir. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:<br />
(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa’nın gökten inmesidir.) [Müslim, E. Davud, Tirmizi, İ. Mace, Nesai, İ. Ahmed, Taberani, İ. Hibban, İ.Cerir]<br />
<br />
(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]<br />
<br />
(İsa, yere inince evlenecek, bir oğlu olacak, kırk yıl kadar yaşayıp ölecek ve benim yanıma defnedilecektir.) [Tirmizi, Mevahib]<br />
<br />
(Benim dinim üzerine İsa gelir, Deccalı öldürür, sonra kıyamet kopar.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(İsa gelince Deccalı öldürür.) [Müslim, İ. Ahmed, Taberani, Ruyani, Ziya el makdisi]<br />
<br />
(İsa, Deccalı öldürdükten sonra iki kişi arasında düşmanlık kalmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsa gelir. Allah onları hor etmez.) [Hakim, Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Ne mutlu İsa indikten sonraki hayata...) [E. Nuaym]<br />
<br />
(Ahir zamanda İsa indikten sonraki hayat ne güzeldir. Yağmur yağdırması için gökyüzüne, bitki bitirmesi için yeryüzüne izin verilir. Tohumu düz bir taşa ekersen yeşerir. Bir kişi aslanın yanından geçer aslan ona zarar vermez. Yılana basar da, onu sokmaz. İnsanlar arasında menfaat mücadelesi, karşılıklı haset ve kin olmaz.) [Ebu Said-en-Nakkaş]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Öldürülen ona benzetildi</span><br />
<br />
Önce kolay bulunması bakımından Tibyan tefsirine bakalım:<br />
Nisa suresinin 157 ve 158. âyeti tefsir edilirken, Hazret-i İsa’nın öldürülmediği, asılmadığı, öldürülenin ona benzetildiği ve Hazret-i İsa’nın ref edildiği, yani göğe kaldırıldığı bildirilmektedir. (Tibyan c.1, s.365)<br />
<br />
Al-i İmran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise şöyle buyuruluyor:<br />
(Hazret-i İsa diri olarak göğe kaldırıldı. Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği hadiste, Hazret-i İsa, kıyamete yakın yere inecek, İslamiyet ile hükmedecek, Deccalı, domuzu öldürecek ve haçı kıracaktır. Yeryüzünde 7 sene, başka bir rivayette 40 sene kalacak ve vefat ederek cenaze namazı kılınacaktır. 40 sene dünyada kaldığı ömrü olabilir. Göğe kaldırılmadan önce 33, gökten indikten sonra da 7 sene kalacaktır. Toplamı 40 tır. (Tibyan c.1, s. 233)<br />
<br />
Zuhruf suresi 61. âyetinin tefsirinde ise şöyle buyuruluyor:<br />
İsa aleyhisselamın inmesi kıyamet alametidir. (Tibyan c.4, s. 137)<br />
<br />
Türkçe meallerin en kıymetlisi kabul edilen Hasan Basri Çantay’ın mealinde, Nisa suresinin 157 ve 158. âyetinde diyor ki:<br />
Hazret-i İsa öldürülmedi, asılmadı, öldürülen ona benzetildi ve Hazret-i İsa göğe kaldırıldı. Bu Celaleyn tefsirinden alınmıştır. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.1, s. 150)<br />
<br />
Al-i İmran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise diyor ki:<br />
(O zaman Allah, şöyle demişti: Seni öldürecek olan onlar değil, benim, seni kendime yükseltip kaldıracağım.) Dip notunda ise, (Hazret-i İsa, Nisa suresinin 157 ve 158. âyetine göre, düşmanları tarafından öldürülmemiş, Allah onu ruhu ve cesedi ile birlikte, yükseltip kaldırmıştır.) Buhari ve Müslim’deki, Kıyamete yakın ineceğini bildiren hadis-i şerif nakledilmiş ve “Bu hususta sahih başka haberler de var” denmektedir. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.1, s. 92)<br />
<br />
Zuhruf suresi 61. âyetinin tefsirinde ise, Hazret-i İsa’nın inmesinin kıyamet alametlerinden olduğu bildirilmektedir. Dipnotta ise, bu bilgileri Beydavi, Celaleyn ve Medarik’ten aldığı bildirilmektedir. İbni Abbas hazretlerinin, (Hazret-i İsa’nın nüzulü (yere inmesi), kıyamet alametlerindendir) ifadesine de yer verilmiştir. Buhari ve Müslim’deki Hazret-i İsa’nın ineceğini bildiren hadis-i şerif de ilave edilmiştir. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.3, s. 900)<br />
<br />
İmam-ı Kurtubi, El-camiu liahkamil Kur’an isimli eserinde diyor ki:<br />
Zuhruf süresi 61. âyetinde O muhakkak kıyamet bilgisidir, alametidir ondan şüphe etmeyin buyuruluyor. İbni Abbas, Mücahid, Dahhak, Elsediy ve Katade yine buyurdu ki: Deccalın da kıyamet alametlerinden olduğu gibi âyet-i kerime Hazret-i İsa’nın çıkışının da kıyamet alametlerinden olduğunu bildirir. Çünkü Allahü teâlâ onu kıyametin kopmasından önce gökten indirecektir. İbni Abbas, Ebu Hüreyre, Katade, Malik bin Dinar ve Dahhak alamet olarak bildirdiler. İbni Mesud dedi ki: Resulullah miraca çıkarken Hazret-i İsa’yı gördü. Hazret-i İsa (Kıyamet alameti Deccalın çıkmasıdır, ben inip onu öldüreceğim) dedi. Deccal çıktığı an Allahü teâlâ İsa’yı gönderir onu koklayan kâfirin nefesi kesilip ölür ve Deccalı öldürür. (Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, İ. Ahmed, Taberani, Suyuti, İ. Münavi, Nevevi, Kenzil ummal, Mecmul zevaid)<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bir dönmenin sualleri</span><br />
<br />
Bir dönmenin, internetteki şu suallerine cevap verir misiniz?<br />
Sual: 1- İsa'nın tekrar dünyaya gelmesi, Kur’an ile çelişmiyor mu? Son peygamber olan Muhammed'den sonra İsa gelemez. Eğer gelirse son peygamber İsa olmaz mı? Eğer İsa peygamber olarak gelmeyecek denirse, o zaman da İsa’nın peygamberliği inkâr edilmiş olmaz mı?<br />
CEVAP<br />
Bir Müslüman, İsa veya Muhammed diye konuşmaz. Aleyhisselam der veya en azından hazret kelimesini kullanır. Bu ifadeler dönmemiş olduğunu, yani Müslüman olmadığını göstermez mi? Hazret-i İsa son peygamber olarak değil, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere peygamber olarak gelecektir. Bir peygamber, başka peygamberin dinini yayabilir. Mesela Harun aleyhisselam, Musa aleyhisselamın dinini, Yahya aleyhisselam Hazret-i İsa’nın dinini yaymak üzere peygamber olarak gönderilmiştir.<br />
<br />
Sual: 2- İsa gelince Kur’anı inkâr etmeyeceğine göre, kendisinin peygamber olduğunu bildiren âyetlere de inanacaktır. Bu durumda Muhammed'in son peygamber oluşunu inkâr etmiş olmaz mı?<br />
CEVAP<br />
Hâşâ Hazret-i İsa, kendisinin peygamber olduğunu niye inkâr edecek ki? (Ben Allah’ın peygamberi İsa’yım, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere Allahü teâlâ beni göndermiştir) diyecektir.<br />
<br />
Sual: 3- Hadis kitaplarınızın iddia ettiği gibi İsa dünyaya tekrar gelse, kendisinin peygamber olduğuna dair Kur'an âyetlerine inanacak mı?<br />
CEVAP<br />
Hadis kitaplarınız diyorsunuz, hadis kitapları sizin değil mi? Allah’ı kabul eden Resulünün sözlerini kabul etmez mi? Senin gerçekten dönme olmadığın anlaşılmaktadır. Hâşâ Hazret-i İsa, Kur’an âyetlerine niye inanmasın ki? Onları yaymak için gelecektir.<br />
<br />
Sual: 4- İsa peygamber dünyaya tekrar gelse, Muhammed, son peygamber unvanını koruyabilir mi?<br />
CEVAP<br />
Daha da kuvvetlenir. Son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinini yaymak üzere geldim demesi, İslamiyet’e hizmet etmesi, kendisine, annesine ve yüce Allah’a yapılan iftiralara bizzat cevap vermesi, Kur’an-ı kerimin doğruluğunun teyit edilmesine sebep olur.<br />
<br />
Sual: 5- İsa geldiğinde bazı haramları helal edeceğine dair hadislere ne diyorsunuz?<br />
CEVAP<br />
Öyle bir hadis yoktur. İslamiyet’le hükmedecektir. Dinimizdeki dört delilden ikincisi olan hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
(Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz etini yasaklayacak], İslam’dan başka şeyi yasak edecektir.) [Buhari]<br />
<br />
(İsa inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.) [Ebu Davud]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İslâm âlimleri Nebiler gibidir</span><br />
<br />
Sual: Peygamber efendimizden sonra, bir peygamber gelmeyeceğine göre, Hazret-i İsa’nın peygamber olarak gelmesi Kur’ana aykırı değil mi? Eskiden her bin senede yeni bir din ile bir resul gönderiliyormuş. Şimdi aradan bin sene geçse de, Peygamberimizden sonra peygamber gönderilmemesinin hikmeti ne olabilir?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i İsa, yeni bir peygamber olarak gelmeyecek, İslamiyet’i kuvvetlendirmek için gelecek. Hazret-i Mehdi de aynı görevle gelecek. Eskiden nebiler geliyor, Resullerin getirdiği dini kuvvetlendiriyordu. Muhammed aleyhisselamdan sonra gelen âlimler bu işi yapıyorlar. Onun için Peygamber efendimiz, (Ümmetimin âlimleri beni İsrail peygamberleri gibidir) buyurdu. (İmâm-ı Yâfiî, İmam-ı Rabbani, Abdülgani Nablusi, Neşr-ül-mehasin)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</span><br />
<br />
İsa aleyhisselam gökten inerek, ahir zaman Peygamberinin dinine uyunca, Onun hakîkati, kendi makamından yükselerek, Ona uyduğu için, hakîkat-i Muhammedînin makamına gelir. Onun dinini kuvvetlendirir. Bunun için, eski dinlerde, ülülazm Peygamberden sonra bin yıl içinde, yeni bir Peygamber gönderilirdi. Bunlarla, o Peygamberin dini kuvvetlendirilirdi. Onun dininin zamanı bitince, başka bir ülülazm Resul ile yeni bir din gönderilirdi. Muhammed aleyhisselam, Peygamberlerin sonuncusu olduğu için ve Onun dini hiç değiştirilemeyeceği için, Onun ümmetinin âlimleri, nebiler gibi oldu. İslamiyet’i kuvvetlendirmek işi bunlara yaptırıldı. Resulullahın vefatından bin yıl geçtikten sonra, gelecek âlimlerin sayısı az ise de, İslamiyet’i tam kuvvetlendirmeleri için, çok yüksek derecede olacaklardır. Bunlardan başka, ülülazm bir Peygambere de [Hazret-i İsa’ya da], Onun dinini kuvvetlendirme işi verildi. (m.209)<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hazret-i İsa niçin gelecek?</span><br />
<br />
Sual: İsa, kıyamete yakın tekrar gelecek demek, (Peygamberimiz görevini yapamadı, İsa tamamlayacaktır) anlamına gelmez mi?<br />
CEVAP<br />
Böyle bir iddia çok çirkindir. Her peygamber görevini yapmıştır. Musa aleyhisselam, dinini yayarken, kardeşi Harun aleyhisselamın yardımcı olmasını istemişti. Allahü teâlâ da, ona yardımcı olarak, kardeşi Harun aleyhisselamı peygamber olarak göndermişti.<br />
<br />
Eshab-ı kiram, dinimizin yayılmasına hizmet ettiği gibi, kıyamete kadar gelecek bütün âlimler de, dinimize hizmet etmeye devam edecektir. Bu hizmet, dinimizin emridir. Hâşâ bu, Peygamber efendimizin, görevini yapamadığını göstermez. Her Müslümanın elinden geldiği kadar bunun için çalışması, birinci vazifesidir. Bu hizmete Hazret-i Mehdi ve Eshab-ı Kehf de katılacaktır. İsa aleyhisselam da, Allahü teâlâdan Peygamber efendimize ümmet olmayı istemiş ve isteği kabul edilmiştir. Kıyamete yakın, peygamberlik vazifesi ile değil, bu ümmetin bir ferdi olarak gelecek ve İslamiyet’in yayılması için çalışacak, Hıristiyanlık dahil, diğer bütün bâtıl dinleri kaldıracaktır. Bir âyet-i kerime meali:<br />
(Elbette o [İsa aleyhisselamın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyin! Bana tâbi olun; tek doğru yol budur.) [Zuhruf 61, Beydavi]<br />
<br />
Resulullah efendimiz, bu âyet-i kerimeyi açıklayarak buyuruyor ki:<br />
(Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Ebi Şeybe]<br />
<br />
(İsa gökten inmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, İ. Ahmed, Taberani, İ. Hibban, İ. Cerir]<br />
<br />
(İsa, âdil bir hakem olarak indiği zaman kin, nefret ve haset kalkacaktır.) [Müslim]<br />
<br />
(Nasıl helak olur bu ümmet ki, başında ben, sonunda Meryem oğlu İsa ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi vardır.) [Hakim, İ. Asakir]<br />
<br />
(İsa, Mehdi’nin arkasında namaz kılacaktır.) [İbni Hacer-i Mekki]<br />
<br />
(Eshab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacak ve İsa bunun zamanında gökten inecektir. İsa Deccal ile savaşırken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ. Süyuti]<br />
<br />
(Deccal çıkınca, İsa gelecek, Deccalı helak edecek, bundan sonra iki kişi arasında düşmanlık olmayacaktır.) [Müslim]<br />
<br />
(Benim dinim üzerine İsa gelir, Deccalı öldürür, sonra kıyamet kopar.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(İsa, inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir. Sonra yeryüzünde sükun emniyet meydana gelecektir. O kadar ki, aslan deveyle, kaplan inekle ve kurt kuzuyla serbestçe dolaşacak, çocuklar yılanlarla oynayacaktır. İsa, ölünce cenazesini Müslümanlar kaldıracaktır.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(İsa, inince evlenecek, bir oğlu olacak, kırk yıl kadar yaşayıp ölecek ve benim yanıma defnedilecektir.) [Tirmizi, Mevahib]<br />
<br />
İsa aleyhisselam, (Deccal’ın çıkması Kıyamet alametidir. Ben gökten inip onu öldüreceğim) dedi. (Müslim, İ. Mace, Ebu Davud, İ. Ahmed, Taberani, İ. Süyuti, İ. Münavi, İ. Nevevi, Kenzil ummal, Mecmul zevaid)<br />
<br />
Bu hadis-i şeriflerin hiçbirini, hiçbir Müslüman, inkâr etmez.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kıyamet alametlerinden Hazret-i İsa</span><br />
<br />
Sual: Bir yazar, “İsa ölmüştür, Mehdi ve Deccal hurafedir” diyor. Bu hususta bilgi verir misiniz?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i Mehdi ve Deccal hakkında diğer maddelerde bilgi verdik. İsa aleyhisselam hakkında tefsirlere geçmeden önce, Nisa suresindeki iki âyetin mealine bakalım:<br />
<br />
(Allah’ın resulü Meryem oğlu İsa’yı öldürdük dedikleri için yahudileri lanetledik. Halbuki onlar İsa’yı öldürmediler, asmadılar da, öldürülen kimse kendilerine İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler tam bir kararsızlık içinde; bu konuda zandan başka hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilakis Allah İsa'yı kendi nezdine kaldırmıştır.) [Nisa 157-158]<br />
<br />
Allahü teâlâ, bu âyetlerde Hazret-i İsa’nın öldürülmediğini kesin olarak bildiriyor. İleride gelecektir, kendi nezdinden maksat, göğe kaldırılmasıdır. Yoksa Allah mekandan münezzehtir, gökte değildir. Gökleri de O yaratmıştır. Yaratılan şey, yaratana mekan olamaz.<br />
<br />
En iyi tefsir elbette Resulullah efendimizinkidir. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:<br />
(On alamet çıkmadan kıyamet kopmaz. Biri İsa’nın gökten inmesidir.) [Müslim, E. Davud, Tirmizi, İ. Mace, Nesai, İ. Ahmed, Taberani, İ. Hibban, İ.Cerir]<br />
<br />
(İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Ebi Şeybe]<br />
<br />
(İsa, yere inince evlenecek, bir oğlu olacak, kırk yıl kadar yaşayıp ölecek ve benim yanıma defnedilecektir.) [Tirmizi, Mevahib]<br />
<br />
(Benim dinim üzerine İsa gelir, Deccalı öldürür, sonra kıyamet kopar.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(İsa gelince Deccalı öldürür.) [Müslim, İ. Ahmed, Taberani, Ruyani, Ziya el makdisi]<br />
<br />
(İsa, Deccalı öldürdükten sonra iki kişi arasında düşmanlık kalmaz.) [Müslim]<br />
<br />
(Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsa gelir. Allah onları hor etmez.) [Hakim, Ebu Nuaym]<br />
<br />
(Ne mutlu İsa indikten sonraki hayata...) [E. Nuaym]<br />
<br />
(Ahir zamanda İsa indikten sonraki hayat ne güzeldir. Yağmur yağdırması için gökyüzüne, bitki bitirmesi için yeryüzüne izin verilir. Tohumu düz bir taşa ekersen yeşerir. Bir kişi aslanın yanından geçer aslan ona zarar vermez. Yılana basar da, onu sokmaz. İnsanlar arasında menfaat mücadelesi, karşılıklı haset ve kin olmaz.) [Ebu Said-en-Nakkaş]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Öldürülen ona benzetildi</span><br />
<br />
Önce kolay bulunması bakımından Tibyan tefsirine bakalım:<br />
Nisa suresinin 157 ve 158. âyeti tefsir edilirken, Hazret-i İsa’nın öldürülmediği, asılmadığı, öldürülenin ona benzetildiği ve Hazret-i İsa’nın ref edildiği, yani göğe kaldırıldığı bildirilmektedir. (Tibyan c.1, s.365)<br />
<br />
Al-i İmran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise şöyle buyuruluyor:<br />
(Hazret-i İsa diri olarak göğe kaldırıldı. Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği hadiste, Hazret-i İsa, kıyamete yakın yere inecek, İslamiyet ile hükmedecek, Deccalı, domuzu öldürecek ve haçı kıracaktır. Yeryüzünde 7 sene, başka bir rivayette 40 sene kalacak ve vefat ederek cenaze namazı kılınacaktır. 40 sene dünyada kaldığı ömrü olabilir. Göğe kaldırılmadan önce 33, gökten indikten sonra da 7 sene kalacaktır. Toplamı 40 tır. (Tibyan c.1, s. 233)<br />
<br />
Zuhruf suresi 61. âyetinin tefsirinde ise şöyle buyuruluyor:<br />
İsa aleyhisselamın inmesi kıyamet alametidir. (Tibyan c.4, s. 137)<br />
<br />
Türkçe meallerin en kıymetlisi kabul edilen Hasan Basri Çantay’ın mealinde, Nisa suresinin 157 ve 158. âyetinde diyor ki:<br />
Hazret-i İsa öldürülmedi, asılmadı, öldürülen ona benzetildi ve Hazret-i İsa göğe kaldırıldı. Bu Celaleyn tefsirinden alınmıştır. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.1, s. 150)<br />
<br />
Al-i İmran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise diyor ki:<br />
(O zaman Allah, şöyle demişti: Seni öldürecek olan onlar değil, benim, seni kendime yükseltip kaldıracağım.) Dip notunda ise, (Hazret-i İsa, Nisa suresinin 157 ve 158. âyetine göre, düşmanları tarafından öldürülmemiş, Allah onu ruhu ve cesedi ile birlikte, yükseltip kaldırmıştır.) Buhari ve Müslim’deki, Kıyamete yakın ineceğini bildiren hadis-i şerif nakledilmiş ve “Bu hususta sahih başka haberler de var” denmektedir. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.1, s. 92)<br />
<br />
Zuhruf suresi 61. âyetinin tefsirinde ise, Hazret-i İsa’nın inmesinin kıyamet alametlerinden olduğu bildirilmektedir. Dipnotta ise, bu bilgileri Beydavi, Celaleyn ve Medarik’ten aldığı bildirilmektedir. İbni Abbas hazretlerinin, (Hazret-i İsa’nın nüzulü (yere inmesi), kıyamet alametlerindendir) ifadesine de yer verilmiştir. Buhari ve Müslim’deki Hazret-i İsa’nın ineceğini bildiren hadis-i şerif de ilave edilmiştir. (Kur’an-ı hakim ve meal-i kerim c.3, s. 900)<br />
<br />
İmam-ı Kurtubi, El-camiu liahkamil Kur’an isimli eserinde diyor ki:<br />
Zuhruf süresi 61. âyetinde O muhakkak kıyamet bilgisidir, alametidir ondan şüphe etmeyin buyuruluyor. İbni Abbas, Mücahid, Dahhak, Elsediy ve Katade yine buyurdu ki: Deccalın da kıyamet alametlerinden olduğu gibi âyet-i kerime Hazret-i İsa’nın çıkışının da kıyamet alametlerinden olduğunu bildirir. Çünkü Allahü teâlâ onu kıyametin kopmasından önce gökten indirecektir. İbni Abbas, Ebu Hüreyre, Katade, Malik bin Dinar ve Dahhak alamet olarak bildirdiler. İbni Mesud dedi ki: Resulullah miraca çıkarken Hazret-i İsa’yı gördü. Hazret-i İsa (Kıyamet alameti Deccalın çıkmasıdır, ben inip onu öldüreceğim) dedi. Deccal çıktığı an Allahü teâlâ İsa’yı gönderir onu koklayan kâfirin nefesi kesilip ölür ve Deccalı öldürür. (Müslim, İbni Mace, Ebu Davud, İ. Ahmed, Taberani, Suyuti, İ. Münavi, Nevevi, Kenzil ummal, Mecmul zevaid)<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bir dönmenin sualleri</span><br />
<br />
Bir dönmenin, internetteki şu suallerine cevap verir misiniz?<br />
Sual: 1- İsa'nın tekrar dünyaya gelmesi, Kur’an ile çelişmiyor mu? Son peygamber olan Muhammed'den sonra İsa gelemez. Eğer gelirse son peygamber İsa olmaz mı? Eğer İsa peygamber olarak gelmeyecek denirse, o zaman da İsa’nın peygamberliği inkâr edilmiş olmaz mı?<br />
CEVAP<br />
Bir Müslüman, İsa veya Muhammed diye konuşmaz. Aleyhisselam der veya en azından hazret kelimesini kullanır. Bu ifadeler dönmemiş olduğunu, yani Müslüman olmadığını göstermez mi? Hazret-i İsa son peygamber olarak değil, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere peygamber olarak gelecektir. Bir peygamber, başka peygamberin dinini yayabilir. Mesela Harun aleyhisselam, Musa aleyhisselamın dinini, Yahya aleyhisselam Hazret-i İsa’nın dinini yaymak üzere peygamber olarak gönderilmiştir.<br />
<br />
Sual: 2- İsa gelince Kur’anı inkâr etmeyeceğine göre, kendisinin peygamber olduğunu bildiren âyetlere de inanacaktır. Bu durumda Muhammed'in son peygamber oluşunu inkâr etmiş olmaz mı?<br />
CEVAP<br />
Hâşâ Hazret-i İsa, kendisinin peygamber olduğunu niye inkâr edecek ki? (Ben Allah’ın peygamberi İsa’yım, son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinine hizmet etmek üzere Allahü teâlâ beni göndermiştir) diyecektir.<br />
<br />
Sual: 3- Hadis kitaplarınızın iddia ettiği gibi İsa dünyaya tekrar gelse, kendisinin peygamber olduğuna dair Kur'an âyetlerine inanacak mı?<br />
CEVAP<br />
Hadis kitaplarınız diyorsunuz, hadis kitapları sizin değil mi? Allah’ı kabul eden Resulünün sözlerini kabul etmez mi? Senin gerçekten dönme olmadığın anlaşılmaktadır. Hâşâ Hazret-i İsa, Kur’an âyetlerine niye inanmasın ki? Onları yaymak için gelecektir.<br />
<br />
Sual: 4- İsa peygamber dünyaya tekrar gelse, Muhammed, son peygamber unvanını koruyabilir mi?<br />
CEVAP<br />
Daha da kuvvetlenir. Son peygamber Muhammed aleyhisselamın dinini yaymak üzere geldim demesi, İslamiyet’e hizmet etmesi, kendisine, annesine ve yüce Allah’a yapılan iftiralara bizzat cevap vermesi, Kur’an-ı kerimin doğruluğunun teyit edilmesine sebep olur.<br />
<br />
Sual: 5- İsa geldiğinde bazı haramları helal edeceğine dair hadislere ne diyorsunuz?<br />
CEVAP<br />
Öyle bir hadis yoktur. İslamiyet’le hükmedecektir. Dinimizdeki dört delilden ikincisi olan hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
(Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak [Hıristiyanlığı kaldıracak], domuzu öldürecek [domuz etini yasaklayacak], İslam’dan başka şeyi yasak edecektir.) [Buhari]<br />
<br />
(İsa inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir.) [Ebu Davud]<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İslâm âlimleri Nebiler gibidir</span><br />
<br />
Sual: Peygamber efendimizden sonra, bir peygamber gelmeyeceğine göre, Hazret-i İsa’nın peygamber olarak gelmesi Kur’ana aykırı değil mi? Eskiden her bin senede yeni bir din ile bir resul gönderiliyormuş. Şimdi aradan bin sene geçse de, Peygamberimizden sonra peygamber gönderilmemesinin hikmeti ne olabilir?<br />
CEVAP<br />
Hazret-i İsa, yeni bir peygamber olarak gelmeyecek, İslamiyet’i kuvvetlendirmek için gelecek. Hazret-i Mehdi de aynı görevle gelecek. Eskiden nebiler geliyor, Resullerin getirdiği dini kuvvetlendiriyordu. Muhammed aleyhisselamdan sonra gelen âlimler bu işi yapıyorlar. Onun için Peygamber efendimiz, (Ümmetimin âlimleri beni İsrail peygamberleri gibidir) buyurdu. (İmâm-ı Yâfiî, İmam-ı Rabbani, Abdülgani Nablusi, Neşr-ül-mehasin)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:</span><br />
<br />
İsa aleyhisselam gökten inerek, ahir zaman Peygamberinin dinine uyunca, Onun hakîkati, kendi makamından yükselerek, Ona uyduğu için, hakîkat-i Muhammedînin makamına gelir. Onun dinini kuvvetlendirir. Bunun için, eski dinlerde, ülülazm Peygamberden sonra bin yıl içinde, yeni bir Peygamber gönderilirdi. Bunlarla, o Peygamberin dini kuvvetlendirilirdi. Onun dininin zamanı bitince, başka bir ülülazm Resul ile yeni bir din gönderilirdi. Muhammed aleyhisselam, Peygamberlerin sonuncusu olduğu için ve Onun dini hiç değiştirilemeyeceği için, Onun ümmetinin âlimleri, nebiler gibi oldu. İslamiyet’i kuvvetlendirmek işi bunlara yaptırıldı. Resulullahın vefatından bin yıl geçtikten sonra, gelecek âlimlerin sayısı az ise de, İslamiyet’i tam kuvvetlendirmeleri için, çok yüksek derecede olacaklardır. Bunlardan başka, ülülazm bir Peygambere de [Hazret-i İsa’ya da], Onun dinini kuvvetlendirme işi verildi. (m.209)<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hazret-i İsa niçin gelecek?</span><br />
<br />
Sual: İsa, kıyamete yakın tekrar gelecek demek, (Peygamberimiz görevini yapamadı, İsa tamamlayacaktır) anlamına gelmez mi?<br />
CEVAP<br />
Böyle bir iddia çok çirkindir. Her peygamber görevini yapmıştır. Musa aleyhisselam, dinini yayarken, kardeşi Harun aleyhisselamın yardımcı olmasını istemişti. Allahü teâlâ da, ona yardımcı olarak, kardeşi Harun aleyhisselamı peygamber olarak göndermişti.<br />
<br />
Eshab-ı kiram, dinimizin yayılmasına hizmet ettiği gibi, kıyamete kadar gelecek bütün âlimler de, dinimize hizmet etmeye devam edecektir. Bu hizmet, dinimizin emridir. Hâşâ bu, Peygamber efendimizin, görevini yapamadığını göstermez. Her Müslümanın elinden geldiği kadar bunun için çalışması, birinci vazifesidir. Bu hizmete Hazret-i Mehdi ve Eshab-ı Kehf de katılacaktır. İsa aleyhisselam da, Allahü teâlâdan Peygamber efendimize ümmet olmayı istemiş ve isteği kabul edilmiştir. Kıyamete yakın, peygamberlik vazifesi ile değil, bu ümmetin bir ferdi olarak gelecek ve İslamiyet’in yayılması için çalışacak, Hıristiyanlık dahil, diğer bütün bâtıl dinleri kaldıracaktır. Bir âyet-i kerime meali:<br />
(Elbette o [İsa aleyhisselamın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin yaklaştığını gösteren bilgidir. Sakın bunda şüphe etmeyin! Bana tâbi olun; tek doğru yol budur.) [Zuhruf 61, Beydavi]<br />
<br />
Resulullah efendimiz, bu âyet-i kerimeyi açıklayarak buyuruyor ki:<br />
(Allah’a yemin ederim ki, Meryem’in oğlu İsa, âdil bir hakem olarak gökten inecek, haçı kıracak, [Hıristiyanlığı kaldıracak] domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] İslam’dan başka şeyi yasaklayacaktır.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İ. Ebi Şeybe]<br />
<br />
(İsa gökten inmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace, Nesai, İ. Ahmed, Taberani, İ. Hibban, İ. Cerir]<br />
<br />
(İsa, âdil bir hakem olarak indiği zaman kin, nefret ve haset kalkacaktır.) [Müslim]<br />
<br />
(Nasıl helak olur bu ümmet ki, başında ben, sonunda Meryem oğlu İsa ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdi vardır.) [Hakim, İ. Asakir]<br />
<br />
(İsa, Mehdi’nin arkasında namaz kılacaktır.) [İbni Hacer-i Mekki]<br />
<br />
(Eshab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacak ve İsa bunun zamanında gökten inecektir. İsa Deccal ile savaşırken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [İ. Süyuti]<br />
<br />
(Deccal çıkınca, İsa gelecek, Deccalı helak edecek, bundan sonra iki kişi arasında düşmanlık olmayacaktır.) [Müslim]<br />
<br />
(Benim dinim üzerine İsa gelir, Deccalı öldürür, sonra kıyamet kopar.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(İsa, inince İslamiyet ile hükmedecektir. O zaman Allahü teâlâ, Müslümanlardan başka herkesi helak edecektir. Sonra yeryüzünde sükun emniyet meydana gelecektir. O kadar ki, aslan deveyle, kaplan inekle ve kurt kuzuyla serbestçe dolaşacak, çocuklar yılanlarla oynayacaktır. İsa, ölünce cenazesini Müslümanlar kaldıracaktır.) [Ebu Davud]<br />
<br />
(İsa, inince evlenecek, bir oğlu olacak, kırk yıl kadar yaşayıp ölecek ve benim yanıma defnedilecektir.) [Tirmizi, Mevahib]<br />
<br />
İsa aleyhisselam, (Deccal’ın çıkması Kıyamet alametidir. Ben gökten inip onu öldüreceğim) dedi. (Müslim, İ. Mace, Ebu Davud, İ. Ahmed, Taberani, İ. Süyuti, İ. Münavi, İ. Nevevi, Kenzil ummal, Mecmul zevaid)<br />
<br />
Bu hadis-i şeriflerin hiçbirini, hiçbir Müslüman, inkâr etmez.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet Alametlerinden Ye'cüc ve Me'cüc'ün Çıkışı, Vasıfları ve Helâkı]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=392</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 02:11:24 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=392</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YE´CÜC VE ME´CÜC´ÜN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Ye´cüc-Me´cüc´ün, Adem AS´ın sulbünden olduğu</span></span><br />
<br />
134/2. Ye´cüc ve Me´cüc, Adem AS´ın sulbündendir. Şayet onlar insanlar üzerine gönderilirse insanların yaşayışlarını ifsad ederler. Onlardan hiç kimse geride bin veya daha fazla zürriyet bırakmadıkca ölmez. O Ye´cüc ve Me´cüc´ün arkasından üç ümmet daha olacaktır. Te´vil, Te´ris ve Mensek.<br />
<br />
Hz. İbn-i Amr RA<br />
<br />
245/9. Allah-u Zülcelâl Hazretleri beni, geceleyin yürüttüğünde (Mi´rac´da) Ye´cüc ve Me´cüc´e baas etti. Ben de onları Allah´ın dinine ve ibadetine davet ettim. Bana icabetten yüz çevirdiler. Bunlar, Âdem AS´ın evlâdından isyan edenler ve iblisin taifesi cehennemdedir.<br />
<br />
Hz. İbn-i Abbas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. Hz. Hızır ve İlyas´ın Her Gece Sed Üzerinde Buluşması</span></span><br />
<br />
97/3. Hızır yerde ve İlyas denizdedir. Onlar her gece Zülkarneyn´in insanlar ile Ye´cüc ve Me´cüc arasında yaptığı set üzerinde birleşirler. Senede bir kere de hac ve umre yaparlar ve zemzem içerler. O zemzem, bunlara bir sene yeter.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
322/3. Bugün Ye´cüc ve Me´cüc´ün seddinden şunun kadar açıldı. (Peygamberimiz SAS eliyle dokuz işareti yaptılar.)<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Kendileri ile Harb Yapılacak Bazı Kavimler</span></span><br />
<br />
477/2. Acemlerden Kirman ve Huz ile mukatele etmedikce kıyamet kopmaz. Onların burunları yassı, küçük gözlü, kalkan gibi kırmızı meşin suratlıdırlar. Ve keçe ayakkabıları vardır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
477/2. Kıyamet kopmaz, siz Türklerle mukatele etmedikçe. Onlar küçük gözlü, basık burunlu, kırmızı meşin suratlı, aynı zamanda keçe ayakkabılıdır.<br />
<br />
Öyle zaman gelir ki, sizden biri ehli ve malı da dahil, her ne pahasına olursa olsun beni görmek ister.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
(Burada Türklerden maksad, Moğollar ve Çinlilerdir)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. Ye´cüc ve Me´cüc´ün Vasıfları</span></span><br />
<br />
477/7. Sığırların dilleri ile yemeleri gibi, dilleri ile yiyen bir kavim çıkmadıkca kıyamet kopmaz.<br />
<br />
160/9. Kıyametin ilk alâmetleri: Deccal, İsâ AS´ın inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam´a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür) Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye´cüc ve Me´cüc´ün zuhurudur.<br />
<br />
Denildi ki:<br />
<br />
"--Yâ Rasûlallah, Ye´cüc ve Me´cüc nedir <br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Ye´cüc ve Me´cüc bir takım ümmetlerdir ki, her biri dörtyüzbinliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden gelme bin tane göz görmedikçe ölmez. Bunlar Adem evlâdıdır. Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar. Geldiklerinde Fırat ve Dicle´den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar. Beytül-Makdis´e vardıklarında ise şöyle derler:<br />
<br />
´--Dünya halkını tamanen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim!´<br />
<br />
Ve oklarını göğe doğru atarlar da o oklar kana bulaşmış olarak geri dönerler. Bunun üzerine:<br />
<br />
´-Semadakileri de öldürdük.´ derler.<br />
<br />
O sırada İsâ AS ve Müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar. Allah, İsâ AS´a şöyle vahyeder:<br />
<br />
´--Kullarımı Tur Dağı ve Eyle etrafında muhafaza et!´<br />
<br />
Sonra İsâ AS ellerini semaya kaldırıp dua eder. Mü´minler de âmin derler. Bunun üzerine Allah, Ye´cüc ve Me´cüc´ün üzerine "hegaf" denen ve insanların burnundan giren kurtcukları gönderir. Bu kurtcuklar onları Şam´dan Şark´a kadar sarar. Böylece Ye´cüc ile Me´cüc´ün hepsi ölürler. Öyle ki, onların cifelerinden arz kokar.<br />
<br />
O zaman Allah, göğe emreder, ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbden doğma vakti gelir.<br />
<br />
Hz. Huzeyfetül-Yemânî RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e. Ye´cüc ve Me´cüc Hadisesinde Toplanma Merkezinin Tur-u Sînâ Olacağı</span></span><br />
<br />
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır: Antakya Amik´inde olan Melhame-i Kübra´da toplama merkezi Şam olur. Deccal vak´asında merkezleri Kudüs; Ye´cüc ve Me´cüc hadisesinde Tur-u Sînâ...<br />
<br />
Hz. Hüseyin RA<br />
<br />
304/7. Müslümanlar Ye´cüc ve Me´cüc´ün ok ve kalkanlarından kalanı yedi sene yakacaklardır.<br />
<br />
Hz. Nüvvaz İbni Sin´an RA<br />
<br />
510/2. Müslümanlar onların silahlarının kılıflarını, yaylarını, kalkanlarını, oklarını yedi sene yakacaklar.<br />
<br />
Hz. Nervas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">f. Ye´cüc ve Me´cüc´den Sonra da Hac ve Umre Yapılacağı</span></span><br />
<br />
561/6. Bu Beyt´e, yâni Kâbe´ye Ye´cüc Me´cüc çıktıktan sonra da hac ve umre yapılacaktır.<br />
<br />
Hz. Ebû Said RA<br />
<br />
109/8. İnsanlar Ye´cüc Me´cüc çıktıktan sonra hacca da giderler, umre de yaparlar, hurma da yetiştirirler.<br />
<br />
Hz. Ebû Said RA<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NOT:</span></span> Yukarıdaki hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, Ye´cüc ve Me´cüc denilen kavimle yardakçılarının milyonlarca ve belki de milyarlarca oldukları ve bunların Hz. İsâ AS´ın 40 senelik devri zarfında zuhur edecekleri anlaşılıyor. Fakat bu 40 senelik devrin başlarında mı, ortalarında mı yoksa sonlarına doğru mu olduğu pek belli olmuyor. Herhalde sondan 8-10 seneden evvel olacağı yukardaki 304/7 ve 510/2 sayılı hadislerden anlaşılmaktadır. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YE´CÜC VE ME´CÜC´ÜN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Ye´cüc-Me´cüc´ün, Adem AS´ın sulbünden olduğu</span></span><br />
<br />
134/2. Ye´cüc ve Me´cüc, Adem AS´ın sulbündendir. Şayet onlar insanlar üzerine gönderilirse insanların yaşayışlarını ifsad ederler. Onlardan hiç kimse geride bin veya daha fazla zürriyet bırakmadıkca ölmez. O Ye´cüc ve Me´cüc´ün arkasından üç ümmet daha olacaktır. Te´vil, Te´ris ve Mensek.<br />
<br />
Hz. İbn-i Amr RA<br />
<br />
245/9. Allah-u Zülcelâl Hazretleri beni, geceleyin yürüttüğünde (Mi´rac´da) Ye´cüc ve Me´cüc´e baas etti. Ben de onları Allah´ın dinine ve ibadetine davet ettim. Bana icabetten yüz çevirdiler. Bunlar, Âdem AS´ın evlâdından isyan edenler ve iblisin taifesi cehennemdedir.<br />
<br />
Hz. İbn-i Abbas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. Hz. Hızır ve İlyas´ın Her Gece Sed Üzerinde Buluşması</span></span><br />
<br />
97/3. Hızır yerde ve İlyas denizdedir. Onlar her gece Zülkarneyn´in insanlar ile Ye´cüc ve Me´cüc arasında yaptığı set üzerinde birleşirler. Senede bir kere de hac ve umre yaparlar ve zemzem içerler. O zemzem, bunlara bir sene yeter.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
322/3. Bugün Ye´cüc ve Me´cüc´ün seddinden şunun kadar açıldı. (Peygamberimiz SAS eliyle dokuz işareti yaptılar.)<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Kendileri ile Harb Yapılacak Bazı Kavimler</span></span><br />
<br />
477/2. Acemlerden Kirman ve Huz ile mukatele etmedikce kıyamet kopmaz. Onların burunları yassı, küçük gözlü, kalkan gibi kırmızı meşin suratlıdırlar. Ve keçe ayakkabıları vardır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
477/2. Kıyamet kopmaz, siz Türklerle mukatele etmedikçe. Onlar küçük gözlü, basık burunlu, kırmızı meşin suratlı, aynı zamanda keçe ayakkabılıdır.<br />
<br />
Öyle zaman gelir ki, sizden biri ehli ve malı da dahil, her ne pahasına olursa olsun beni görmek ister.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
(Burada Türklerden maksad, Moğollar ve Çinlilerdir)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. Ye´cüc ve Me´cüc´ün Vasıfları</span></span><br />
<br />
477/7. Sığırların dilleri ile yemeleri gibi, dilleri ile yiyen bir kavim çıkmadıkca kıyamet kopmaz.<br />
<br />
160/9. Kıyametin ilk alâmetleri: Deccal, İsâ AS´ın inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam´a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür) Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye´cüc ve Me´cüc´ün zuhurudur.<br />
<br />
Denildi ki:<br />
<br />
"--Yâ Rasûlallah, Ye´cüc ve Me´cüc nedir <br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Ye´cüc ve Me´cüc bir takım ümmetlerdir ki, her biri dörtyüzbinliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden gelme bin tane göz görmedikçe ölmez. Bunlar Adem evlâdıdır. Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar. Geldiklerinde Fırat ve Dicle´den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar. Beytül-Makdis´e vardıklarında ise şöyle derler:<br />
<br />
´--Dünya halkını tamanen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim!´<br />
<br />
Ve oklarını göğe doğru atarlar da o oklar kana bulaşmış olarak geri dönerler. Bunun üzerine:<br />
<br />
´-Semadakileri de öldürdük.´ derler.<br />
<br />
O sırada İsâ AS ve Müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar. Allah, İsâ AS´a şöyle vahyeder:<br />
<br />
´--Kullarımı Tur Dağı ve Eyle etrafında muhafaza et!´<br />
<br />
Sonra İsâ AS ellerini semaya kaldırıp dua eder. Mü´minler de âmin derler. Bunun üzerine Allah, Ye´cüc ve Me´cüc´ün üzerine "hegaf" denen ve insanların burnundan giren kurtcukları gönderir. Bu kurtcuklar onları Şam´dan Şark´a kadar sarar. Böylece Ye´cüc ile Me´cüc´ün hepsi ölürler. Öyle ki, onların cifelerinden arz kokar.<br />
<br />
O zaman Allah, göğe emreder, ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbden doğma vakti gelir.<br />
<br />
Hz. Huzeyfetül-Yemânî RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e. Ye´cüc ve Me´cüc Hadisesinde Toplanma Merkezinin Tur-u Sînâ Olacağı</span></span><br />
<br />
351/8. İnsanlar için üç temerküz noktası vardır: Antakya Amik´inde olan Melhame-i Kübra´da toplama merkezi Şam olur. Deccal vak´asında merkezleri Kudüs; Ye´cüc ve Me´cüc hadisesinde Tur-u Sînâ...<br />
<br />
Hz. Hüseyin RA<br />
<br />
304/7. Müslümanlar Ye´cüc ve Me´cüc´ün ok ve kalkanlarından kalanı yedi sene yakacaklardır.<br />
<br />
Hz. Nüvvaz İbni Sin´an RA<br />
<br />
510/2. Müslümanlar onların silahlarının kılıflarını, yaylarını, kalkanlarını, oklarını yedi sene yakacaklar.<br />
<br />
Hz. Nervas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">f. Ye´cüc ve Me´cüc´den Sonra da Hac ve Umre Yapılacağı</span></span><br />
<br />
561/6. Bu Beyt´e, yâni Kâbe´ye Ye´cüc Me´cüc çıktıktan sonra da hac ve umre yapılacaktır.<br />
<br />
Hz. Ebû Said RA<br />
<br />
109/8. İnsanlar Ye´cüc Me´cüc çıktıktan sonra hacca da giderler, umre de yaparlar, hurma da yetiştirirler.<br />
<br />
Hz. Ebû Said RA<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NOT:</span></span> Yukarıdaki hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, Ye´cüc ve Me´cüc denilen kavimle yardakçılarının milyonlarca ve belki de milyarlarca oldukları ve bunların Hz. İsâ AS´ın 40 senelik devri zarfında zuhur edecekleri anlaşılıyor. Fakat bu 40 senelik devrin başlarında mı, ortalarında mı yoksa sonlarına doğru mu olduğu pek belli olmuyor. Herhalde sondan 8-10 seneden evvel olacağı yukardaki 304/7 ve 510/2 sayılı hadislerden anlaşılmaktadır. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet Alametlerinden Hz. isa (a.s)´ın Zuhuru]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=391</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 02:07:37 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=391</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HZ.İSÂ AS´IN ZUHURU</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Hz. İsâ AS´ın Tekrar Dünyaya Geleceği</span></span><br />
<br />
344/7. Nasıl helâk olur bu ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsâ AS ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdî AS vardır.<br />
<br />
Hz. İbni Abbas RA<br />
<br />
487/12. İş günden güne şiddetini ardırır ve dünyada ancak geilemiyi artırır. İnsanların da ancak hasisliği artar. Kıyamette ancak şerliler üzerinde kopar. Benden sonra Meryem oğlu İsâ AS´dan başka nübüvvet mertebesinde kimse gelmiyecektir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. Hz. İsâ AS´ın Vasıfları ve Devrindeki Durum</span></span><br />
<br />
191/5. Peygamberler, baba bir ana ayrı kardeşlerdir. Dinleri de birdir. Meryem oğlu İsâ AS da benim kardeşimdir ve aramızda başka peygamber yoktur. O tekrar yeryüzüne gelecektir. Onu gördüğünüzde tanırsınız. Orta boylu, kırmızı beyaz renkli bir zattır. Üzerinde Mısır kumaşından iki parçalı elbise vardır. Su isabet etmediği halde başında damlalar görülür. Haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır ve milletleri İslâm´a davet eder. İslâm´dan başka din kalmaz. Arslanlar develerle, kaplanlar sığırlarla, kurtlar koyunlarla dolaşıp otlarlar. Ve çocuklar yılanlarla oynarlar. Ve hiç biri de diğerine zarar vermezler. O kırk sene yaşayacak ve ölecektir. Cenazesini müslümanlar kaldıracaktır.<br />
<br />
Hz. Ebu Hüreyre RA<br />
<br />
314/2. Ne mutlu İsâ AS indikten sonraki hayata! Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter. İnsanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir arslana rastlarsa, arslan ona dokunmaz; yılana bassa, yılan onu sokmaz.<br />
<br />
Hz. Ebu Hureyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Hz. İsa AS´ın Haçı Kırıp, Cizyeyi Kaldırması ve Malın Artması</span></span><br />
<br />
478/7. Meryemoğlu İsâ AS hakem, adalet dağıtıcı ve imâm-ı àdil olarak nâzil olmadıkça kıyamet kopmaz. Öyleki; o haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır. Mal da çok artar ve onu kabul ettirecek kimse bulunmaz.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
456/4. Vallàhi Meryem oğlu (İsâ AS) adil bir hükümdar olarak inecek, haçı kıracak, hınzırı öldürecek, cizyeyi kaldıracak, deveye lüzum kalmayacak; düşmanlık, boğazlaşma, hasedleşme gidecek. Mala davet edecek, kimse sahip çıkmayacak.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. İmanın Medine´de Toplanması</span></span><br />
<br />
485/5. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bu iş (müslümanlık) başladığı gibi avdet eder ve her iman Medine´ye toplanır. Hattâ bütün iman Medine´de oluncaya kadar.<br />
<br />
Hz. Câbir RA</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HZ.İSÂ AS´IN ZUHURU</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Hz. İsâ AS´ın Tekrar Dünyaya Geleceği</span></span><br />
<br />
344/7. Nasıl helâk olur bu ümmet ki, evvelinde ben, sonunda Meryem oğlu İsâ AS ve ortasında da ehl-i beytimden Mehdî AS vardır.<br />
<br />
Hz. İbni Abbas RA<br />
<br />
487/12. İş günden güne şiddetini ardırır ve dünyada ancak geilemiyi artırır. İnsanların da ancak hasisliği artar. Kıyamette ancak şerliler üzerinde kopar. Benden sonra Meryem oğlu İsâ AS´dan başka nübüvvet mertebesinde kimse gelmiyecektir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. Hz. İsâ AS´ın Vasıfları ve Devrindeki Durum</span></span><br />
<br />
191/5. Peygamberler, baba bir ana ayrı kardeşlerdir. Dinleri de birdir. Meryem oğlu İsâ AS da benim kardeşimdir ve aramızda başka peygamber yoktur. O tekrar yeryüzüne gelecektir. Onu gördüğünüzde tanırsınız. Orta boylu, kırmızı beyaz renkli bir zattır. Üzerinde Mısır kumaşından iki parçalı elbise vardır. Su isabet etmediği halde başında damlalar görülür. Haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır ve milletleri İslâm´a davet eder. İslâm´dan başka din kalmaz. Arslanlar develerle, kaplanlar sığırlarla, kurtlar koyunlarla dolaşıp otlarlar. Ve çocuklar yılanlarla oynarlar. Ve hiç biri de diğerine zarar vermezler. O kırk sene yaşayacak ve ölecektir. Cenazesini müslümanlar kaldıracaktır.<br />
<br />
Hz. Ebu Hüreyre RA<br />
<br />
314/2. Ne mutlu İsâ AS indikten sonraki hayata! Göğe rahmet için, arza da yeşertmek için müsaade edilir. Taş üzerine tohum ekilse biter. İnsanlar arasında kin ve çekememezlik olmaz. Hatta bir adam bir arslana rastlarsa, arslan ona dokunmaz; yılana bassa, yılan onu sokmaz.<br />
<br />
Hz. Ebu Hureyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Hz. İsa AS´ın Haçı Kırıp, Cizyeyi Kaldırması ve Malın Artması</span></span><br />
<br />
478/7. Meryemoğlu İsâ AS hakem, adalet dağıtıcı ve imâm-ı àdil olarak nâzil olmadıkça kıyamet kopmaz. Öyleki; o haçı kırar, domuzu öldürür, cizyeyi kaldırır. Mal da çok artar ve onu kabul ettirecek kimse bulunmaz.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
456/4. Vallàhi Meryem oğlu (İsâ AS) adil bir hükümdar olarak inecek, haçı kıracak, hınzırı öldürecek, cizyeyi kaldıracak, deveye lüzum kalmayacak; düşmanlık, boğazlaşma, hasedleşme gidecek. Mala davet edecek, kimse sahip çıkmayacak.<br />
<br />
Hz. Ebû Hureyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. İmanın Medine´de Toplanması</span></span><br />
<br />
485/5. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bu iş (müslümanlık) başladığı gibi avdet eder ve her iman Medine´ye toplanır. Hattâ bütün iman Medine´de oluncaya kadar.<br />
<br />
Hz. Câbir RA</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet Alametlerinden Deccal ve Deccal'in Çıkışı Vasıfları ve Helâkı]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=390</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 02:04:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=390</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DECCAL VE DECCAL´IN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Ümmet İçinde Çıkacak Yalancılar</span></span><br />
<br />
RE. 324/6. Ümmetimde yirmiyedi tane yalancı ve deccal olacak ki, onlardan dördü kadındır. Ben peygamberlerin sonuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
RE. 518/3. Deccal´den evvel, yetmiş küsur deccal olacaktır. (73-79 kadar)<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
RE. 477/10. Yetmiş tane yalancı çıkmadan kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. İbni Amr RA<br />
<br />
RE. 346/8. İslâmın usülleri (tutanakları) teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların izi üzerine üç deccal gelecek.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. Peygamberlerin Kavimlerini Deccal´e Karşı İkazları</span></span><br />
<br />
RE. 143/1. Nuh AS´dan sonra hiçbir peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki:<br />
<br />
"--O zaman kalblerimiz nasıl olur "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Şimdiki gibi veya daha hayırlı.<br />
<br />
Hz. Ebû Ubeyde RA<br />
<br />
RE. 373/8. Adem AS´ın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zamanda Deccal´den büyük hadise yoktur.<br />
<br />
Hz. Hişam ibn-i Amir RA<br />
<br />
RE. 362/1. Deccal sizin gibi, belki de sizden hayırlı bir kavme yetişecek. Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsâ AS geliyor, Allah onları hor etmez.<br />
<br />
Hz. Abdurrahman ibn-i Cübeyr RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Deccal´in Çıkacağı Zaman</span></span><br />
<br />
RE. 236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniye´nin fethi ve Deccal´in çıkması yedi ay veya (sene) içinde olur.<br />
<br />
Hz. Muaz RA<br />
<br />
RE. 319/11. Beyt-i Makdis´in mâmur olmasını, Medine´nin harab olması takip eder. Onu da Melhame´nin çıkışı ve onu da Kostantıniyye´nin fethi takip eder. Onu ise Deccal´in çıkması takip eder.<br />
<br />
Hz. Muaz RA<br />
<br />
RE. 258/4. Dört fitne olacak; kan, mal ve ırz mubah kılınacak ve dördüncü ise Deccal fitnesi olacak.<br />
<br />
Hz. İmran ibn-i Husayn RA<br />
<br />
RE. 485/9. Bir müslümana, canının çıkmasından hoş bir şey olmadıkça (canından bezmedikçe) Deccal çıkmaz.<br />
<br />
Hz. İbn-i Mes´ud RA<br />
<br />
RE. 485/11. Deccal insanlarca kendinden bahsedilmekten zuhul edilmedikce (unutulmadıkca) ve imamlar da minberlerde ondan bahsetmeyi terk etmedikce çıkmaz.<br />
<br />
Hz. Saab ibni Cessame RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. Deccal´in Çıkacağı Yer ve Kendisine Tabi Olacak Kimseler</span></span><br />
<br />
RE. 508/5. Şark tarafından bir cemaat meydana gelir. Kur´an okurlar hançerelerinden aşağı geçmez. Onlardan bir taife inkiraz ederse diğer taife zuhur eder. Son partileri Deccal ile beraber olurlar.<br />
<br />
Hz. İbn-i Amr RA<br />
<br />
RE. 207/8. Deccal şarkta, Horasan denilen yerden çıkar ve ona katmerli yüzü olanlar uyar.<br />
<br />
Hz. Ebu Bekir RA<br />
<br />
RE. 506/9. Deccal´e Isfahan yahudilerinden yetmişbin yahudi tabi olur. Hepsinin üzerlerinde taylasan vardır.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
RE. 508/2. Deccal, Horasan denilen yerden çıkar. Ona bir kavim tabi olur ki, yüzleri meşin gibidir.<br />
<br />
Hz. Ebubekir RA<br />
<br />
RE. 97/7. Deccal şarktan, Horasan´dan çıkar ve ona kalkan yüzlüler tabi olur. (Yahudiler ve Moğollar vs.)<br />
<br />
Hz. Ebubekir RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e. Deccal´in Vasıfları ve Yapacağı Bazı İşler:</span></span><br />
<br />
RE. 207/7. Deccal´in sol gözü şaşıdır. Saçları çoktur. Yanında da cennet, ve cehennemi vardır. Onun cehennemi cennet, cenneti de cehennemdir.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
RE. 97/6. Deccal´in sol gözü kör ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
RE. 140/11. Benden evvelki peygamberlerden ümmetini Deccal ile korkutmayan hiç kimse olmadı. Onun sol gözü şaşı, sağ gözü ise perdelidir. Ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Yanında cennet, cehennem diye iki vadi olur. Cennet dediği cehennem, cehennemi ise cennettir.<br />
<br />
Yanında peygamber kıyafetinde iki melek bulunur; biri sağında, biri solundadır. Bu beraberlik insanları imtihan içindir.<br />
<br />
Deccal onlara sorar:<br />
<br />
"--Ben sizin Rabbiniz değil miyim Diriltiyorum, öldürüyorum."<br />
<br />
Meleklerden biri:<br />
<br />
"--Yalan söylüyorsun!" der.<br />
<br />
Fakat bu sözü yanındaki melekten başkası duymaz. İkinci melek diğerine:<br />
<br />
"--Doğru söylüyorsun." der.<br />
<br />
İkinci meleğin sözünü insanlar işitir ve zannederler ki, Deccal´i tasdik etti. Bu da imtihan içindir. Sonra Medine´ye yürür. Giremeyince, "Bu onun ülkesidir!" der. Sonra Şam´a yürür Orada "Akabetü Efik" mevkiinde Allah onu helâk eder.<br />
<br />
Hz. Sefine RA<br />
<br />
RE. 507/10. Deccal çıkar ve beraberinde bir nehir ve bir de ateş hendeği bulunur. Kim onun nehrine girerse, günahı sabit olur, ecrini ise kaybeder. Kim ki ateş hendiğine girerse, ecri sabit olur, günahı ise sükût eder. Bundan sonra işte o kıyamet saatidir.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">f. Deccal´in Varamayacağı Yerler</span></span><br />
<br />
RE. 97/8. Deccal her yere varır, yalnız dört mescidin bulunduğu yere varamaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Medine, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Tur-i Sinâ.<br />
<br />
RE. 486/5. Deccal Mekke ve Medine´ye giremez.<br />
<br />
Hz. Aişe RA<br />
<br />
RE. 486/4. Medine´ye Deccal korkusu girmez. O günü Medine´nin yedi kapısı vardır ve her birinde de ikişer melek duracaktır.<br />
<br />
Hz. Ebubekir RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">g. Hz. İsâ AS´ın Deccal´i Öldürmesi</span></span><br />
<br />
RE. 512/12. Sizin kalanlarınız, Ürdün nehri üzerinde Deccal´la mukatele edeceksiniz. Siz nehrin doğusunda, onlar ise batısında olduğu halde.<br />
<br />
Hz. Nuheyk ibn-i Sarimin RA<br />
<br />
RE. 97/5. Hiç şüphe yok ki Deccal çıkacaktır. Onun sol gözü kördür ve üzerinde beyaz bir ben vardır. Gözsüzleri ve abraşı iyi eder. Ölüleri diriltir ve "Ben Rabbinizim!" der. Kim onu tasdik ederse, fitne-i Deccale düştü. Kim de "Rabbim Allah!" der ve böyle ölürse, o zaman Deccal´in fitnesine düşmemiş olur. Ona bir daha fitne ve azab yoktur.<br />
<br />
Deccal yerde Allah´ın dilediği kadar kalır. Sonra İsa AS gelir. O bana vekil ve benim dinim üzere gelir. Deccal´i öldürür ondan sonra kıyamet kopar.<br />
<br />
Hz. Sümüre RA<br />
<br />
RE. 201/2. Gazâ geçerlidir; benim baas olunduğum günden, Deccal´le yapılacak gazaya kadar... Onu zalimin zulmü, adilin adaleti kaldıramaz.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
h. Beklenen Yedi Şey Dolayısıyla Amellere Acele Etmek Lüzumu<br />
<br />
RE. 243/1. Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsâraat (acele) ediniz:<br />
<br />
1. Unutturucu fakirlik,<br />
<br />
2. Azdırıcı zenginlik,<br />
<br />
3. Hayatınızı ifsad edici hastalık,<br />
<br />
4. Bunaklık verici ihtiyarlık,<br />
<br />
5. Ani ölüm,<br />
<br />
6. Deccal ki, o beklenen şerdir.<br />
<br />
7. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DECCAL VE DECCAL´IN ÇIKIŞI, VASIFLARI VE HELÂKI</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Ümmet İçinde Çıkacak Yalancılar</span></span><br />
<br />
RE. 324/6. Ümmetimde yirmiyedi tane yalancı ve deccal olacak ki, onlardan dördü kadındır. Ben peygamberlerin sonuyum. Benden sonra hiçbir peygamber yoktur.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
RE. 518/3. Deccal´den evvel, yetmiş küsur deccal olacaktır. (73-79 kadar)<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
RE. 477/10. Yetmiş tane yalancı çıkmadan kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. İbni Amr RA<br />
<br />
RE. 346/8. İslâmın usülleri (tutanakları) teker teker bozulacak ve halkı dalâlete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra da onların izi üzerine üç deccal gelecek.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. Peygamberlerin Kavimlerini Deccal´e Karşı İkazları</span></span><br />
<br />
RE. 143/1. Nuh AS´dan sonra hiçbir peygamber olmadı ki, kavmini Deccal ile korkutmuş olmasın. Şüphesiz ben de sizi onunla korkutuyorum. Olur ki, beni görüp sözümü işitenlerden ona yetişen bulunur. Ashab dediler ki:<br />
<br />
"--O zaman kalblerimiz nasıl olur "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Şimdiki gibi veya daha hayırlı.<br />
<br />
Hz. Ebû Ubeyde RA<br />
<br />
RE. 373/8. Adem AS´ın yaradılışı ile kıyametin kopması arasındaki zamanda Deccal´den büyük hadise yoktur.<br />
<br />
Hz. Hişam ibn-i Amir RA<br />
<br />
RE. 362/1. Deccal sizin gibi, belki de sizden hayırlı bir kavme yetişecek. Bir ümmet ki başında ben, sonunda İsâ AS geliyor, Allah onları hor etmez.<br />
<br />
Hz. Abdurrahman ibn-i Cübeyr RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Deccal´in Çıkacağı Zaman</span></span><br />
<br />
RE. 236/18. Melhame-i Kübra, Kostantıniye´nin fethi ve Deccal´in çıkması yedi ay veya (sene) içinde olur.<br />
<br />
Hz. Muaz RA<br />
<br />
RE. 319/11. Beyt-i Makdis´in mâmur olmasını, Medine´nin harab olması takip eder. Onu da Melhame´nin çıkışı ve onu da Kostantıniyye´nin fethi takip eder. Onu ise Deccal´in çıkması takip eder.<br />
<br />
Hz. Muaz RA<br />
<br />
RE. 258/4. Dört fitne olacak; kan, mal ve ırz mubah kılınacak ve dördüncü ise Deccal fitnesi olacak.<br />
<br />
Hz. İmran ibn-i Husayn RA<br />
<br />
RE. 485/9. Bir müslümana, canının çıkmasından hoş bir şey olmadıkça (canından bezmedikçe) Deccal çıkmaz.<br />
<br />
Hz. İbn-i Mes´ud RA<br />
<br />
RE. 485/11. Deccal insanlarca kendinden bahsedilmekten zuhul edilmedikce (unutulmadıkca) ve imamlar da minberlerde ondan bahsetmeyi terk etmedikce çıkmaz.<br />
<br />
Hz. Saab ibni Cessame RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. Deccal´in Çıkacağı Yer ve Kendisine Tabi Olacak Kimseler</span></span><br />
<br />
RE. 508/5. Şark tarafından bir cemaat meydana gelir. Kur´an okurlar hançerelerinden aşağı geçmez. Onlardan bir taife inkiraz ederse diğer taife zuhur eder. Son partileri Deccal ile beraber olurlar.<br />
<br />
Hz. İbn-i Amr RA<br />
<br />
RE. 207/8. Deccal şarkta, Horasan denilen yerden çıkar ve ona katmerli yüzü olanlar uyar.<br />
<br />
Hz. Ebu Bekir RA<br />
<br />
RE. 506/9. Deccal´e Isfahan yahudilerinden yetmişbin yahudi tabi olur. Hepsinin üzerlerinde taylasan vardır.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
RE. 508/2. Deccal, Horasan denilen yerden çıkar. Ona bir kavim tabi olur ki, yüzleri meşin gibidir.<br />
<br />
Hz. Ebubekir RA<br />
<br />
RE. 97/7. Deccal şarktan, Horasan´dan çıkar ve ona kalkan yüzlüler tabi olur. (Yahudiler ve Moğollar vs.)<br />
<br />
Hz. Ebubekir RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e. Deccal´in Vasıfları ve Yapacağı Bazı İşler:</span></span><br />
<br />
RE. 207/7. Deccal´in sol gözü şaşıdır. Saçları çoktur. Yanında da cennet, ve cehennemi vardır. Onun cehennemi cennet, cenneti de cehennemdir.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
RE. 97/6. Deccal´in sol gözü kör ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Gözlerinin üzerinde de kalın bir perde vardır.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
RE. 140/11. Benden evvelki peygamberlerden ümmetini Deccal ile korkutmayan hiç kimse olmadı. Onun sol gözü şaşı, sağ gözü ise perdelidir. Ve alnında "kâfir" diye yazılıdır. Yanında cennet, cehennem diye iki vadi olur. Cennet dediği cehennem, cehennemi ise cennettir.<br />
<br />
Yanında peygamber kıyafetinde iki melek bulunur; biri sağında, biri solundadır. Bu beraberlik insanları imtihan içindir.<br />
<br />
Deccal onlara sorar:<br />
<br />
"--Ben sizin Rabbiniz değil miyim Diriltiyorum, öldürüyorum."<br />
<br />
Meleklerden biri:<br />
<br />
"--Yalan söylüyorsun!" der.<br />
<br />
Fakat bu sözü yanındaki melekten başkası duymaz. İkinci melek diğerine:<br />
<br />
"--Doğru söylüyorsun." der.<br />
<br />
İkinci meleğin sözünü insanlar işitir ve zannederler ki, Deccal´i tasdik etti. Bu da imtihan içindir. Sonra Medine´ye yürür. Giremeyince, "Bu onun ülkesidir!" der. Sonra Şam´a yürür Orada "Akabetü Efik" mevkiinde Allah onu helâk eder.<br />
<br />
Hz. Sefine RA<br />
<br />
RE. 507/10. Deccal çıkar ve beraberinde bir nehir ve bir de ateş hendeği bulunur. Kim onun nehrine girerse, günahı sabit olur, ecrini ise kaybeder. Kim ki ateş hendiğine girerse, ecri sabit olur, günahı ise sükût eder. Bundan sonra işte o kıyamet saatidir.<br />
<br />
Hz. Huzeyfe RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">f. Deccal´in Varamayacağı Yerler</span></span><br />
<br />
RE. 97/8. Deccal her yere varır, yalnız dört mescidin bulunduğu yere varamaz: Mescid-i Haram, Mescid-i Medine, Mescid-i Aksa ve Mescid-i Tur-i Sinâ.<br />
<br />
RE. 486/5. Deccal Mekke ve Medine´ye giremez.<br />
<br />
Hz. Aişe RA<br />
<br />
RE. 486/4. Medine´ye Deccal korkusu girmez. O günü Medine´nin yedi kapısı vardır ve her birinde de ikişer melek duracaktır.<br />
<br />
Hz. Ebubekir RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">g. Hz. İsâ AS´ın Deccal´i Öldürmesi</span></span><br />
<br />
RE. 512/12. Sizin kalanlarınız, Ürdün nehri üzerinde Deccal´la mukatele edeceksiniz. Siz nehrin doğusunda, onlar ise batısında olduğu halde.<br />
<br />
Hz. Nuheyk ibn-i Sarimin RA<br />
<br />
RE. 97/5. Hiç şüphe yok ki Deccal çıkacaktır. Onun sol gözü kördür ve üzerinde beyaz bir ben vardır. Gözsüzleri ve abraşı iyi eder. Ölüleri diriltir ve "Ben Rabbinizim!" der. Kim onu tasdik ederse, fitne-i Deccale düştü. Kim de "Rabbim Allah!" der ve böyle ölürse, o zaman Deccal´in fitnesine düşmemiş olur. Ona bir daha fitne ve azab yoktur.<br />
<br />
Deccal yerde Allah´ın dilediği kadar kalır. Sonra İsa AS gelir. O bana vekil ve benim dinim üzere gelir. Deccal´i öldürür ondan sonra kıyamet kopar.<br />
<br />
Hz. Sümüre RA<br />
<br />
RE. 201/2. Gazâ geçerlidir; benim baas olunduğum günden, Deccal´le yapılacak gazaya kadar... Onu zalimin zulmü, adilin adaleti kaldıramaz.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
h. Beklenen Yedi Şey Dolayısıyla Amellere Acele Etmek Lüzumu<br />
<br />
RE. 243/1. Beklemekte olduğunuz şu yedi şey için amellere müsâraat (acele) ediniz:<br />
<br />
1. Unutturucu fakirlik,<br />
<br />
2. Azdırıcı zenginlik,<br />
<br />
3. Hayatınızı ifsad edici hastalık,<br />
<br />
4. Bunaklık verici ihtiyarlık,<br />
<br />
5. Ani ölüm,<br />
<br />
6. Deccal ki, o beklenen şerdir.<br />
<br />
7. Kıyamet ki, hepsinden daha büyük ve daha dehşetlidir.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kıyamet Alametlerinden Güneşin Batıdan Doğuşundan Kıyamete Kadar Olacak Haller]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=389</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 02:00:09 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=389</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜNEŞİN BATIDAN DOĞUŞUNDAN KIYAMETE KADAR OLACAK HALLER</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Fitnelerin Artması</span></span><br />
<br />
245/2. Ben ve kıyamet --şehadet parmağı ile orta parmağını işaret ederek-- şöyle iki parmak gibi yakın iken gönderilidim.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
136/1. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, sizlere emrolunanın onda birini terketseniz helâk olursunuz. Ama öyle bir zaman gelecektir ki, size emrolunanın onda birini yapanlar kurtulacaklardır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
139/10. Öyle zaman gelecek ki, dünyada yalnız fitne, belâ ve fesad olacak. Böyle bir zamanda sizin ameliniz bir kale gibidir. Üstü güzelse, altı da güzel olur.<br />
<br />
Hz. Muaviye RA<br />
<br />
247/3. Size benden sonra dört fitne gelecektir, dördüncüsü geldiğinde kulağa bir şey girmez, göz görmez ve her tarafı fitne sarar. Ümmet bir belâya mübtelâ olur, yılanın çöreklenmesi gibi. Öyle ki onda ma´ruf inkâr edilir, münker ma´ruf sayılır. Ve bu fitnede insanların bedeni öldüğü gibi, kalbleri de ölür.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
299/4. Benden sonra yakında karanlık dalgaları gibi bir takım fitneler olacaktır. O fitnelerde adam sabah mü´min akşam kâfir, akşam mü´min sabah kâfir olacak.<br />
<br />
Denildi ki:<br />
<br />
"--O zaman ne yapalım "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Evlerinize girin, kendinizi unutturun!"<br />
<br />
Denildi ki:<br />
<br />
"--Bizden birimizin evine girilirse ne dersin "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Elinize sahip olun! Allah´ın katil kulu olmaktansa, mazlum kulu olun! Zira öyle zamanda İslâm adamın ağzında olur. Kardeşinin malını yer, kanını akıtır, Rabbine asi olur, Hàlikına küfreder. Neticede de kendisine cehennem vacib olur.<br />
<br />
Hz. Cündeb el-Becelî RA<br />
<br />
121/5. Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır. O fitne devrinde adam sabah mü´min, akşam kâfir olur. Ve akşam mü´min, sabah ise kâfir olur. O zaman oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Ayakta duran yürüyenden hayırlıdır, yürüyen ise koşandan hayırlıdır. O devirde okların yayını kırın, kirişlerini koparın, kılıcınızı da taşa vurun, evinize çekilin! Birinizin evine girilse ve üzerinize varılsa, o zaman Âdem AS´ın iki oğlundan hayırlısı gibi olun. (Öldürülen gibi).<br />
<br />
Hz. Ebû Musa RA<br />
<br />
301/1. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, o zamanda adam acz ve fücur arasında muhayyer kalacak. Kim bu zamana yetişirse, fücura aczi tercih etsin.<br />
<br />
Hz. İbn-i Mes´ud RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. İlk Helâk Olacak Kavimler</span></span><br />
<br />
161/2. insanlardan ilk önce helâk olacak olan Faris´tir. Sonra onların arkasından Arab gelir.<br />
<br />
Hz. Ebu Hüreyre RA<br />
<br />
448/4. Arabın helâk olması kıyamet alâmetidir.<br />
<br />
Hz. Talha ibn-i Mâlik RA<br />
<br />
474/11. Bu günden sonra kıyamete kadar Mekke harp görmez. (Yâni onun üzerine harp olmaz.)<br />
<br />
Hz. Hars ibn-i Mâlik RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Bir Takım Gençlerin ve İnsanların Durumu</span></span><br />
<br />
513/3. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ulemayı ve onunla da ilmi kabzeder. Ve bir takım gençler merkebin merkebe sıçradığı gibi, birbirine sıçrar ve ihtiyarlar hakir görülür.<br />
<br />
Hz. Ebû Said RA<br />
<br />
301/6. Ahir zamanda bir kavim çıkacak. Yaşları genç, akılları hafif olacak. Sözleri ise halkın en iyi sözleri olacak. Kur´an okuyacaklar, lâkin hançerilerinden aşağı geçmeyecek. Ve onlar İslâmiyet´ten okun yaydan çıkması gibi, bir iz kalmamacasına çıkacaklar. Kendilerine rastladığınızda onları öldürün! Zira kıyamet gününde Allah indinde, onları öldüren için nice ecir vardır.<br />
<br />
Hz. Ali RA<br />
<br />
478/1. Bir kadın üzerine gösterilen kıskançlık gibi, bir erkek çocuğa da yapılmadan kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
517/7. Ahir zamanda bir kavim gelecek ki, güvercin kursağı gibi (tüylerini) siyaha boyayacaklar. İşte bu kimseler cennet kokusu koklayamaz.<br />
<br />
Hz. İbni Abbas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. Müslümanların Durumu ve Şeytanların Çıkışı</span></span><br />
<br />
503/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, bir saat düşünürler de kendilerine namaz kıldıracak imam bulamazlar.<br />
<br />
Hz. Selâme bint-i Hür RA<br />
<br />
301/5. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, camilerde onlardan binden fazla adam namaz kılacak da, içlerinde hâzâ mü´min bulunmayacak.<br />
<br />
Hz. İbni Ömer RA<br />
<br />
503/2. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, mü´min o zaman mü´minlere dua edecek de Allah-u Zülcelâl şöyle buyuracak:<br />
<br />
"--Kendi nefsine dua et sana icabet edeyim! Umuma gelince, ben onlara gazablıyım."<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
518/1. Kâhinlerin birinden bir adam gelecek de, Kur´an-ı Kerim´i bir okutma okutacak ki, ondan sonra onun kadar okutan olmayacak.<br />
<br />
Hz. Ebû Burde RA<br />
<br />
480/4. Kıyamet kopmaz, denizden şeytanlar çıkıp da insanlara Kur´an öğretmedikçe.<br />
<br />
Hz. Ebu Hüreyre RA<br />
<br />
478/6. Şeytan, yollarda yürüyerek, çarşıda gezerek ve "Filân oğlu filân Rasûlallah´tan bunu şöyle şöyle rivayet etti." demeden kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Vasile RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e. Kâbe´nin Yıkılması ve İbadetin Kalmaması</span></span><br />
<br />
372/5. Sizler dinin karıştığı, kanı döküldüğü, zinanın aşikâre olduğu, binaların debdebesinin arttığı, ihvan arasında bağın azaldığı, Kâbe´nin yıkıldığı zaman ne yapacaksınız <br />
<br />
Hz. Meymûne RA<br />
<br />
478/4. Kıyamet kopmaz, tâ ki ondan önce, daha yüz sene evvelinden yeryüzünde Allah´a ibadet kalmaz.<br />
<br />
Hz. Bureyde RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">f. Bazı Harikulâde Hadiselerin Zuhuru</span></span><br />
<br />
33/6. Zaman (kıyamet) yaklaştığında müslüman kimsenin rüyası hemen hemen yalan çıkmayacaktır. Rüyası en sadık olan, sözü en doğru olandır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
143/4. Muhakkak ki, kıyametin önündeki alâmetlerden biri de şudur: Adam evinden çıkar ve kendisi evde yokken kadının yaptığını ayakkabısı ve kamçısı ona haber verir.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
476/10. Kıyamet kopmaz, Fırat altından bir dağ açmadıkça. Burada halkın onda dokuzu kırılır.<br />
<br />
Hz. Ubey ibn-i Kaab RA<br />
<br />
303/10. Yakında madenler meydana çıkacak ve onun peşine düşenler insanların şerlileri olacak.<br />
<br />
132/6. İlmin kaldırılması, cehlin artması, zinanın alenîleşmesi, içkilerin meydan alması, erkeklerin gidip kadınların kalması, hatta elli kadına bakan bir erkek kalıncaya kadar erkeklerin azalması kıyamet alâmetlerindendir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
477/11. Bir adam elli kadının tedbrini deruhde etmedikçe kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Kaab ibn-i Ucve RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">g. Zamanda Yakınlık ve Herc ü Merc´in Artması</span></span><br />
<br />
258/2. Kıyametin önü sıra öyle günler olur ki, ilim kaldırılır, cehil iner ve herc ü merc ve ölüm çoğalır.<br />
<br />
Hz. İbn-i Mes´ud RA<br />
<br />
476/11. Kıyamet kopmaz, ilim kabz olunmadıkça, zelzeleler çoğalmadıkça, zamanda yakınlık olmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, herc çoğalmadıkça ki, o öldürmedir ve aranızda mal çoğalır, taşar.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
507/1. Zaman yakınlaşır ve ilim kalkar, hasislik ortaya bırakılır, fitneler zahir olur ve herc çoğalır. Denildi ki:<br />
<br />
"--Herc nedir yâ Rasûlallah "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Katildir."<br />
<br />
476/8. Kıyamet kopmaz, tâ ki zamanda yakınlık oluncaya kadar. Öyle ki bir sene bir ay gibi olur. Bir ay cuma (hafta) gibi, bir cuma bir gün, bir gün bir saat, bir saat de bir ateş yanıncaya kadar geçen zaman gibi sürer.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
33/9. Kıyamet yaklaştığında zamanın akışı hızlanır. Böylece sene ay gibi, ay cuma (hafta) gibi olur. Cumadan cumaya olan vakit de kuru bir hurma dalının yaprakları ile birlikte ateşte yanması gibi kısa olur.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
360/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, gökten yere bir taş düşse, ya bir facire kadına veya bir münafığa rast gelecektir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
477/5. Bir adam bir kabrin yanından geçerken, "Keşke onun yerinde ben olsaydım!" demedikçe kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">h. Yere Batma, Taş Yağması ve Sûret Değiştirme Hadiseleri</span></span><br />
<br />
458/7. Beni hak ile gönderene kasem ederim ki: Bu dünya tükenmez, ehline yere batmak, sûret değiştirmek ve taş yağmadıkça.<br />
<br />
"--Bu ne vakit olacak yâ Rasûlallah " dediler. Buyurdu ki,<br />
<br />
Ne vakit ki, kadınlar eğer üstüne oturacak, çengiler artacak, yalan şehadetler yapılacak, içki aşikâre olacak, namaz kılanlar ehl-i şirkin kapları olan altın ve gümüşten kaplarla su içecekler ve erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla iktifâ edecekler... Bu günlerde siz kendinizi çekin ve başınıza taş yağmasına hazırlıklı olun ve korkun.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
464/10. Gerek yere batmak, sûret değiştirmek ve gerekse taş yağmak zarûrîdir.<br />
<br />
Dediler ki<br />
<br />
"--Ya Rasûlallah bu ümmette mi "<br />
<br />
Buyurdu ki,<br />
<br />
"--Evet, onlar şarkıcı cariyeler edindiklerinde, zinayı helâl saydıklarında, ribâ yediklerinde, Harem (Mekke)´de avlanmayı ve ipek giymeyi helâl saydıklarında ve erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde."<br />
<br />
Hz. İbn-i Ömer RA<br />
<br />
302/8. Ahir zamanda eğlencelerin ve çengilerin meydan aldığı ve içkinin de mübah addolunduğu zaman, yere batma, taş yağma zuhur edecek ve insan kıılğından çıkma olacaktır.<br />
<br />
Hz. Sehl ibn-i Saad RA<br />
<br />
459/2. Muhammed SAS´in nefsi yed-i kudretinde olana kasem ederim ki, ümmetimden bir cemaat, ifrad, keyif, kibir, oyun ve eğlence üzere geceleyecekler de, sabahleyin kalktıklarında domuz ve maymun sûretinde kalkacaklardır. Buna sebep de haramları helâl saymaları, çalgıcı kadınlar edinmeleri, şarab içmeleri, riba yemeleri ve ipekli giymeleridir.<br />
<br />
Hz. Ubade RA<br />
<br />
367/6. Ümmetimden bir taife içkiyi ismini değiştirerek içer. Başlarında çalgıcı kadınlar çalar söylerler. Allah-u Zülcelâl Hazretleri bunları yere batırır, maymun ve hınzır sûretine sokar.<br />
<br />
Hz. Ebû Mâlik RA<br />
<br />
29/11. Kadınlar kadınlarla, erkekler de erkeklerle yetinirlerse, onlara doğu tarafından çıkacak kızıl bir rüzgarı haber ver. O rüzgar onların bir kısmının sûretini değiştirir, bir kısmını da yere batırır. Bu ise onların isyanları ve aşırı gitmeleri sebebiyledir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
367/10. Bu ümmette yere batmak, taş yağmak ve sûret değiştirmek olacaktır. bu hal; içkileri içtiklerinde, çalgı çaldıkları ve kadınlara şarkı söylettiklerinde vukua gelir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
246/6. Kıyametin önü sıra mesh (sûret değişmesi), hazif (yere batma), kazif (taş yağması) da vardır.<br />
<br />
Hz. İbni Mes´ud RA<br />
<br />
478/2. Lût kavminin amelini mübah saymaları sebebiyle, gökten taş yağıp bir takım kavimlerin başları ezilmedikçe kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. İbni Abbas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">i. Yağmurlarda Bereket Kalmaması ve Yıldırımların Artması</span></span><br />
<br />
476/6. Kıyamet kopmaz, ancak yağmurlarda bereket kalmaz.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
256/13. Kıyamet yaklaştığında, yıldırımlar çok olur. Öyle ki bir adam kavmine gelir de şöyle der:<br />
<br />
"--Dün aranızda kime yıldırım isabet etti "<br />
<br />
Cevap verirler:<br />
<br />
"--Falan, falan ve filana yıldırım çarptı."<br />
<br />
Hz. Ebu Said RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">j. Kur´an´ın Silinmesi ve Kalkması</span></span><br />
<br />
510/4. Bir gecede Allah Teàlâ´nın kitabı silinir de, müslümanların içinde silinmedik hiçbir ayet ve harf kalmadığı halde insanlar sabahlar.<br />
<br />
Hz. Ebû Huzeyfe<br />
<br />
477/9. Rükn ve Kur´an-ı Kerim kaldırılmadan kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. İbn-i Ömer RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">k. Salihlerin Ölümü ve Kıyametin Kopması</span></span><br />
<br />
476/7. Kıyamet ancak, yer yüzünde "Allah, Allah" diyen kalmadığı zaman kopar.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
509/5. Salihler birer birer ölürler. Geriye arpanın, hurmanın hışır gibi olanlar kalır ki, Allah-u Zülcelâl Hazretleri bunlara kıymet vermez.<br />
<br />
Hz. Mirdes RA<br />
<br />
39/10. Kıyamet yaklaştığı zaman, sizden birinin tabakta hurmanın iyisini seçmesi gibi, ölüm de ümmetin en hayırlılarını seçer.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
354/5. Zaman şiddetten başka bir şeyi artırmaz. İnsanlarda da hasislik artar ve kıyamet de şerirlerden başkası üzerine kopmaz.<br />
<br />
Hz. Usâme ibn-i Zeyd RA<br />
<br />
301/7. Allah´ın nazarında günlerin seyyidi cumadır. O, Kurban ve Ramazan bayramı gününden de kıymetlidir. Onda beş haslet vardır: Allah o günde Hz. Adem (AS)ı yarattı. O, cennetten arza o gün indirildi. O günde vefat etti. Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, bir kul o saatte Allah´tan bir şey diledi mi, Allah onu mutlaka kendisine ihsân eder; ancak istediği günah veya sıla-i rahmi kesen bir şey değilse... Kıyamet de cuma günü kopacaktır. Hiçbir melek-i mukarreb, semâ, arz, rüzgâr, dağ ve taş yoktur ki, bu sebeple cuma gününden korkmuş olmasın.<br />
<br />
Hz. Sa´d ibn-i Ubâde RA</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜNEŞİN BATIDAN DOĞUŞUNDAN KIYAMETE KADAR OLACAK HALLER</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">a. Fitnelerin Artması</span></span><br />
<br />
245/2. Ben ve kıyamet --şehadet parmağı ile orta parmağını işaret ederek-- şöyle iki parmak gibi yakın iken gönderilidim.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
136/1. Siz bugün öyle bir zamandasınız ki, sizlere emrolunanın onda birini terketseniz helâk olursunuz. Ama öyle bir zaman gelecektir ki, size emrolunanın onda birini yapanlar kurtulacaklardır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
139/10. Öyle zaman gelecek ki, dünyada yalnız fitne, belâ ve fesad olacak. Böyle bir zamanda sizin ameliniz bir kale gibidir. Üstü güzelse, altı da güzel olur.<br />
<br />
Hz. Muaviye RA<br />
<br />
247/3. Size benden sonra dört fitne gelecektir, dördüncüsü geldiğinde kulağa bir şey girmez, göz görmez ve her tarafı fitne sarar. Ümmet bir belâya mübtelâ olur, yılanın çöreklenmesi gibi. Öyle ki onda ma´ruf inkâr edilir, münker ma´ruf sayılır. Ve bu fitnede insanların bedeni öldüğü gibi, kalbleri de ölür.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
299/4. Benden sonra yakında karanlık dalgaları gibi bir takım fitneler olacaktır. O fitnelerde adam sabah mü´min akşam kâfir, akşam mü´min sabah kâfir olacak.<br />
<br />
Denildi ki:<br />
<br />
"--O zaman ne yapalım "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Evlerinize girin, kendinizi unutturun!"<br />
<br />
Denildi ki:<br />
<br />
"--Bizden birimizin evine girilirse ne dersin "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Elinize sahip olun! Allah´ın katil kulu olmaktansa, mazlum kulu olun! Zira öyle zamanda İslâm adamın ağzında olur. Kardeşinin malını yer, kanını akıtır, Rabbine asi olur, Hàlikına küfreder. Neticede de kendisine cehennem vacib olur.<br />
<br />
Hz. Cündeb el-Becelî RA<br />
<br />
121/5. Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır. O fitne devrinde adam sabah mü´min, akşam kâfir olur. Ve akşam mü´min, sabah ise kâfir olur. O zaman oturan, ayakta durandan hayırlıdır. Ayakta duran yürüyenden hayırlıdır, yürüyen ise koşandan hayırlıdır. O devirde okların yayını kırın, kirişlerini koparın, kılıcınızı da taşa vurun, evinize çekilin! Birinizin evine girilse ve üzerinize varılsa, o zaman Âdem AS´ın iki oğlundan hayırlısı gibi olun. (Öldürülen gibi).<br />
<br />
Hz. Ebû Musa RA<br />
<br />
301/1. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, o zamanda adam acz ve fücur arasında muhayyer kalacak. Kim bu zamana yetişirse, fücura aczi tercih etsin.<br />
<br />
Hz. İbn-i Mes´ud RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">b. İlk Helâk Olacak Kavimler</span></span><br />
<br />
161/2. insanlardan ilk önce helâk olacak olan Faris´tir. Sonra onların arkasından Arab gelir.<br />
<br />
Hz. Ebu Hüreyre RA<br />
<br />
448/4. Arabın helâk olması kıyamet alâmetidir.<br />
<br />
Hz. Talha ibn-i Mâlik RA<br />
<br />
474/11. Bu günden sonra kıyamete kadar Mekke harp görmez. (Yâni onun üzerine harp olmaz.)<br />
<br />
Hz. Hars ibn-i Mâlik RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">c. Bir Takım Gençlerin ve İnsanların Durumu</span></span><br />
<br />
513/3. Allah-u Zülcelâl Hazretleri ulemayı ve onunla da ilmi kabzeder. Ve bir takım gençler merkebin merkebe sıçradığı gibi, birbirine sıçrar ve ihtiyarlar hakir görülür.<br />
<br />
Hz. Ebû Said RA<br />
<br />
301/6. Ahir zamanda bir kavim çıkacak. Yaşları genç, akılları hafif olacak. Sözleri ise halkın en iyi sözleri olacak. Kur´an okuyacaklar, lâkin hançerilerinden aşağı geçmeyecek. Ve onlar İslâmiyet´ten okun yaydan çıkması gibi, bir iz kalmamacasına çıkacaklar. Kendilerine rastladığınızda onları öldürün! Zira kıyamet gününde Allah indinde, onları öldüren için nice ecir vardır.<br />
<br />
Hz. Ali RA<br />
<br />
478/1. Bir kadın üzerine gösterilen kıskançlık gibi, bir erkek çocuğa da yapılmadan kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
517/7. Ahir zamanda bir kavim gelecek ki, güvercin kursağı gibi (tüylerini) siyaha boyayacaklar. İşte bu kimseler cennet kokusu koklayamaz.<br />
<br />
Hz. İbni Abbas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">d. Müslümanların Durumu ve Şeytanların Çıkışı</span></span><br />
<br />
503/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki, bir saat düşünürler de kendilerine namaz kıldıracak imam bulamazlar.<br />
<br />
Hz. Selâme bint-i Hür RA<br />
<br />
301/5. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, camilerde onlardan binden fazla adam namaz kılacak da, içlerinde hâzâ mü´min bulunmayacak.<br />
<br />
Hz. İbni Ömer RA<br />
<br />
503/2. İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, mü´min o zaman mü´minlere dua edecek de Allah-u Zülcelâl şöyle buyuracak:<br />
<br />
"--Kendi nefsine dua et sana icabet edeyim! Umuma gelince, ben onlara gazablıyım."<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
518/1. Kâhinlerin birinden bir adam gelecek de, Kur´an-ı Kerim´i bir okutma okutacak ki, ondan sonra onun kadar okutan olmayacak.<br />
<br />
Hz. Ebû Burde RA<br />
<br />
480/4. Kıyamet kopmaz, denizden şeytanlar çıkıp da insanlara Kur´an öğretmedikçe.<br />
<br />
Hz. Ebu Hüreyre RA<br />
<br />
478/6. Şeytan, yollarda yürüyerek, çarşıda gezerek ve "Filân oğlu filân Rasûlallah´tan bunu şöyle şöyle rivayet etti." demeden kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Vasile RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">e. Kâbe´nin Yıkılması ve İbadetin Kalmaması</span></span><br />
<br />
372/5. Sizler dinin karıştığı, kanı döküldüğü, zinanın aşikâre olduğu, binaların debdebesinin arttığı, ihvan arasında bağın azaldığı, Kâbe´nin yıkıldığı zaman ne yapacaksınız <br />
<br />
Hz. Meymûne RA<br />
<br />
478/4. Kıyamet kopmaz, tâ ki ondan önce, daha yüz sene evvelinden yeryüzünde Allah´a ibadet kalmaz.<br />
<br />
Hz. Bureyde RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">f. Bazı Harikulâde Hadiselerin Zuhuru</span></span><br />
<br />
33/6. Zaman (kıyamet) yaklaştığında müslüman kimsenin rüyası hemen hemen yalan çıkmayacaktır. Rüyası en sadık olan, sözü en doğru olandır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
143/4. Muhakkak ki, kıyametin önündeki alâmetlerden biri de şudur: Adam evinden çıkar ve kendisi evde yokken kadının yaptığını ayakkabısı ve kamçısı ona haber verir.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
476/10. Kıyamet kopmaz, Fırat altından bir dağ açmadıkça. Burada halkın onda dokuzu kırılır.<br />
<br />
Hz. Ubey ibn-i Kaab RA<br />
<br />
303/10. Yakında madenler meydana çıkacak ve onun peşine düşenler insanların şerlileri olacak.<br />
<br />
132/6. İlmin kaldırılması, cehlin artması, zinanın alenîleşmesi, içkilerin meydan alması, erkeklerin gidip kadınların kalması, hatta elli kadına bakan bir erkek kalıncaya kadar erkeklerin azalması kıyamet alâmetlerindendir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
477/11. Bir adam elli kadının tedbrini deruhde etmedikçe kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Kaab ibn-i Ucve RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">g. Zamanda Yakınlık ve Herc ü Merc´in Artması</span></span><br />
<br />
258/2. Kıyametin önü sıra öyle günler olur ki, ilim kaldırılır, cehil iner ve herc ü merc ve ölüm çoğalır.<br />
<br />
Hz. İbn-i Mes´ud RA<br />
<br />
476/11. Kıyamet kopmaz, ilim kabz olunmadıkça, zelzeleler çoğalmadıkça, zamanda yakınlık olmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, herc çoğalmadıkça ki, o öldürmedir ve aranızda mal çoğalır, taşar.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
507/1. Zaman yakınlaşır ve ilim kalkar, hasislik ortaya bırakılır, fitneler zahir olur ve herc çoğalır. Denildi ki:<br />
<br />
"--Herc nedir yâ Rasûlallah "<br />
<br />
Buyurdu ki:<br />
<br />
"--Katildir."<br />
<br />
476/8. Kıyamet kopmaz, tâ ki zamanda yakınlık oluncaya kadar. Öyle ki bir sene bir ay gibi olur. Bir ay cuma (hafta) gibi, bir cuma bir gün, bir gün bir saat, bir saat de bir ateş yanıncaya kadar geçen zaman gibi sürer.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
33/9. Kıyamet yaklaştığında zamanın akışı hızlanır. Böylece sene ay gibi, ay cuma (hafta) gibi olur. Cumadan cumaya olan vakit de kuru bir hurma dalının yaprakları ile birlikte ateşte yanması gibi kısa olur.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
360/6. İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, gökten yere bir taş düşse, ya bir facire kadına veya bir münafığa rast gelecektir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
477/5. Bir adam bir kabrin yanından geçerken, "Keşke onun yerinde ben olsaydım!" demedikçe kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">h. Yere Batma, Taş Yağması ve Sûret Değiştirme Hadiseleri</span></span><br />
<br />
458/7. Beni hak ile gönderene kasem ederim ki: Bu dünya tükenmez, ehline yere batmak, sûret değiştirmek ve taş yağmadıkça.<br />
<br />
"--Bu ne vakit olacak yâ Rasûlallah " dediler. Buyurdu ki,<br />
<br />
Ne vakit ki, kadınlar eğer üstüne oturacak, çengiler artacak, yalan şehadetler yapılacak, içki aşikâre olacak, namaz kılanlar ehl-i şirkin kapları olan altın ve gümüşten kaplarla su içecekler ve erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla iktifâ edecekler... Bu günlerde siz kendinizi çekin ve başınıza taş yağmasına hazırlıklı olun ve korkun.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
464/10. Gerek yere batmak, sûret değiştirmek ve gerekse taş yağmak zarûrîdir.<br />
<br />
Dediler ki<br />
<br />
"--Ya Rasûlallah bu ümmette mi "<br />
<br />
Buyurdu ki,<br />
<br />
"--Evet, onlar şarkıcı cariyeler edindiklerinde, zinayı helâl saydıklarında, ribâ yediklerinde, Harem (Mekke)´de avlanmayı ve ipek giymeyi helâl saydıklarında ve erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde."<br />
<br />
Hz. İbn-i Ömer RA<br />
<br />
302/8. Ahir zamanda eğlencelerin ve çengilerin meydan aldığı ve içkinin de mübah addolunduğu zaman, yere batma, taş yağma zuhur edecek ve insan kıılğından çıkma olacaktır.<br />
<br />
Hz. Sehl ibn-i Saad RA<br />
<br />
459/2. Muhammed SAS´in nefsi yed-i kudretinde olana kasem ederim ki, ümmetimden bir cemaat, ifrad, keyif, kibir, oyun ve eğlence üzere geceleyecekler de, sabahleyin kalktıklarında domuz ve maymun sûretinde kalkacaklardır. Buna sebep de haramları helâl saymaları, çalgıcı kadınlar edinmeleri, şarab içmeleri, riba yemeleri ve ipekli giymeleridir.<br />
<br />
Hz. Ubade RA<br />
<br />
367/6. Ümmetimden bir taife içkiyi ismini değiştirerek içer. Başlarında çalgıcı kadınlar çalar söylerler. Allah-u Zülcelâl Hazretleri bunları yere batırır, maymun ve hınzır sûretine sokar.<br />
<br />
Hz. Ebû Mâlik RA<br />
<br />
29/11. Kadınlar kadınlarla, erkekler de erkeklerle yetinirlerse, onlara doğu tarafından çıkacak kızıl bir rüzgarı haber ver. O rüzgar onların bir kısmının sûretini değiştirir, bir kısmını da yere batırır. Bu ise onların isyanları ve aşırı gitmeleri sebebiyledir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
367/10. Bu ümmette yere batmak, taş yağmak ve sûret değiştirmek olacaktır. bu hal; içkileri içtiklerinde, çalgı çaldıkları ve kadınlara şarkı söylettiklerinde vukua gelir.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
246/6. Kıyametin önü sıra mesh (sûret değişmesi), hazif (yere batma), kazif (taş yağması) da vardır.<br />
<br />
Hz. İbni Mes´ud RA<br />
<br />
478/2. Lût kavminin amelini mübah saymaları sebebiyle, gökten taş yağıp bir takım kavimlerin başları ezilmedikçe kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. İbni Abbas RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">i. Yağmurlarda Bereket Kalmaması ve Yıldırımların Artması</span></span><br />
<br />
476/6. Kıyamet kopmaz, ancak yağmurlarda bereket kalmaz.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
256/13. Kıyamet yaklaştığında, yıldırımlar çok olur. Öyle ki bir adam kavmine gelir de şöyle der:<br />
<br />
"--Dün aranızda kime yıldırım isabet etti "<br />
<br />
Cevap verirler:<br />
<br />
"--Falan, falan ve filana yıldırım çarptı."<br />
<br />
Hz. Ebu Said RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">j. Kur´an´ın Silinmesi ve Kalkması</span></span><br />
<br />
510/4. Bir gecede Allah Teàlâ´nın kitabı silinir de, müslümanların içinde silinmedik hiçbir ayet ve harf kalmadığı halde insanlar sabahlar.<br />
<br />
Hz. Ebû Huzeyfe<br />
<br />
477/9. Rükn ve Kur´an-ı Kerim kaldırılmadan kıyamet kopmaz.<br />
<br />
Hz. İbn-i Ömer RA<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">k. Salihlerin Ölümü ve Kıyametin Kopması</span></span><br />
<br />
476/7. Kıyamet ancak, yer yüzünde "Allah, Allah" diyen kalmadığı zaman kopar.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
509/5. Salihler birer birer ölürler. Geriye arpanın, hurmanın hışır gibi olanlar kalır ki, Allah-u Zülcelâl Hazretleri bunlara kıymet vermez.<br />
<br />
Hz. Mirdes RA<br />
<br />
39/10. Kıyamet yaklaştığı zaman, sizden birinin tabakta hurmanın iyisini seçmesi gibi, ölüm de ümmetin en hayırlılarını seçer.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
354/5. Zaman şiddetten başka bir şeyi artırmaz. İnsanlarda da hasislik artar ve kıyamet de şerirlerden başkası üzerine kopmaz.<br />
<br />
Hz. Usâme ibn-i Zeyd RA<br />
<br />
301/7. Allah´ın nazarında günlerin seyyidi cumadır. O, Kurban ve Ramazan bayramı gününden de kıymetlidir. Onda beş haslet vardır: Allah o günde Hz. Adem (AS)ı yarattı. O, cennetten arza o gün indirildi. O günde vefat etti. Cuma gününde öyle bir saat vardır ki, bir kul o saatte Allah´tan bir şey diledi mi, Allah onu mutlaka kendisine ihsân eder; ancak istediği günah veya sıla-i rahmi kesen bir şey değilse... Kıyamet de cuma günü kopacaktır. Hiçbir melek-i mukarreb, semâ, arz, rüzgâr, dağ ve taş yoktur ki, bu sebeple cuma gününden korkmuş olmasın.<br />
<br />
Hz. Sa´d ibn-i Ubâde RA</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dabbetül-Arz´ın Zuhuru]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=388</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2019 01:53:16 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=388</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DABBETÜL-ARZ´IN ZUHURU VE GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI</span></span><br />
<br />
a. Dabbetül-Arz´ın Yapacağı Şeyler<br />
<br />
249/8. Dabbetül-Arz beraberinde Hz. Süleyman AS´ın mührü, Hz. Mûsâ AS´ın asası bulunduğu halde çıkar. Mü´minin âsa ile yüzünü nurlandırır. Kâfirin de mühürle burnunu mühürler. Öyle ki, ziyafet ehli toplanırlar da, biri diğerine, "Ya mü´min!" veya "Yâ kâfir!" diye hitab edebilir olurlar.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
NOT: Dabbet-ül Arz´ın nasıl bir mahlûk olduğu tam mânâsı ile bilinmemekle beraber, kendisi Kıyametin büyük alâmetlerinden olup güneşin batıdan doğuşu sırasında zuhur eden bir mahlûk olduğu anlaşılmaktadır.<br />
<br />
b. Güneşin Batıdan Doğması<br />
<br />
243/3. Altı şey gelmeden amellere müsâraat ediniz, koşuşturunuz! Güneşin batıdan doğuşu, duhan, Dabbetül-Arz, Deccal, ölüm (çokluğ) ve kıyamet.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
477/4. Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O batıdan doğduğunda, insanlar onu görür ve hepsi de iman ederler. Lâkin işte bu imanın, daha önce iman etmediği için hiç bir nefse fayda vermediği zamandır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
c. Güneşin Batıdan Doğuşu ile Tevbe Kapısının Kapanacağı<br />
<br />
87/10. Allah-u Zülcelâl Hazretleri tevbe için mağribde bir kapı yarattı; genişliği yetmiş yıllıktır. Güneş batıdan doğmadıkça bu kapı kapanmaz. Bunlar âyet istiyorlar. "O günde iman edeceklerin imanı fayda vermeyecektir."<br />
<br />
Hz. Satvan ibni Assal RA<br />
<br />
322/4. Allah-u Zülcelâl Hazretleri batıdan tevbe için öyle bir kapı açtı ki, genişliği yetmiş yıllık mesafedir. Bu kapı, güneş batıdan doğmayınca kapanmaz.<br />
<br />
Hz. Safvan RA<br />
<br />
242/2. Tevbe kapısı açıktır. Güneş batıdan doğuncaya kadar kapanmaz.<br />
<br />
Hz. Safvan RA</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DABBETÜL-ARZ´IN ZUHURU VE GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI</span></span><br />
<br />
a. Dabbetül-Arz´ın Yapacağı Şeyler<br />
<br />
249/8. Dabbetül-Arz beraberinde Hz. Süleyman AS´ın mührü, Hz. Mûsâ AS´ın asası bulunduğu halde çıkar. Mü´minin âsa ile yüzünü nurlandırır. Kâfirin de mühürle burnunu mühürler. Öyle ki, ziyafet ehli toplanırlar da, biri diğerine, "Ya mü´min!" veya "Yâ kâfir!" diye hitab edebilir olurlar.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
NOT: Dabbet-ül Arz´ın nasıl bir mahlûk olduğu tam mânâsı ile bilinmemekle beraber, kendisi Kıyametin büyük alâmetlerinden olup güneşin batıdan doğuşu sırasında zuhur eden bir mahlûk olduğu anlaşılmaktadır.<br />
<br />
b. Güneşin Batıdan Doğması<br />
<br />
243/3. Altı şey gelmeden amellere müsâraat ediniz, koşuşturunuz! Güneşin batıdan doğuşu, duhan, Dabbetül-Arz, Deccal, ölüm (çokluğ) ve kıyamet.<br />
<br />
Hz. Enes RA<br />
<br />
477/4. Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. O batıdan doğduğunda, insanlar onu görür ve hepsi de iman ederler. Lâkin işte bu imanın, daha önce iman etmediği için hiç bir nefse fayda vermediği zamandır.<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre RA<br />
<br />
c. Güneşin Batıdan Doğuşu ile Tevbe Kapısının Kapanacağı<br />
<br />
87/10. Allah-u Zülcelâl Hazretleri tevbe için mağribde bir kapı yarattı; genişliği yetmiş yıllıktır. Güneş batıdan doğmadıkça bu kapı kapanmaz. Bunlar âyet istiyorlar. "O günde iman edeceklerin imanı fayda vermeyecektir."<br />
<br />
Hz. Satvan ibni Assal RA<br />
<br />
322/4. Allah-u Zülcelâl Hazretleri batıdan tevbe için öyle bir kapı açtı ki, genişliği yetmiş yıllık mesafedir. Bu kapı, güneş batıdan doğmayınca kapanmaz.<br />
<br />
Hz. Safvan RA<br />
<br />
242/2. Tevbe kapısı açıktır. Güneş batıdan doğuncaya kadar kapanmaz.<br />
<br />
Hz. Safvan RA</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kiyametin Büyük alâmetleri On'dur (Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî )]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=379</link>
			<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 04:49:59 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=379</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kiyametin Büyük alâmetleri On'dur (Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî )</span></span><br />
<br />
Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî kuddise sirruh onlara işaret ederek şöyle dedi:<br />
<br />
Çıkar Yer dabbesi Deccal u Ye'cuc ile Me'cuc<br />
<br />
Doğar gün magribden çün iner gökden o Ruhullah<br />
<br />
<br />
<br />
Dabbet-ül-arz (Sâlih peygamberin devesinin yavrusu), Deccal, Ye'cuc, Me'cuc çıkarlar.<br />
Bir de mağribden güneş doğar; Ruhullah olan İsa aleyhisselam da gökten iner.<br />
<br />
Bunlara inanmak gerekir. Nitekim Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesei'nin tahric ettikleri Huzeyfe (radıyallahu anh)' tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Gerçek şu ki,elbette kıyamet siz on alameti görünceye kadar kopmaz. (şunları zikretti) Dumandır; Deccal'dir; Dabbet-ül-arz'dır; Güneşin mağribden doğmasıdır; Meryem oğlu İsa Aleyhisselam'ın inişidir; Ye'cuc ve Me'cuc'dur; üç batıştır: Biri meşrıkta, bir mağribte, biri Arab adasında. Bunların sonrasında Yemen'den bir ateş çıkar; insanları (dünyadaki) mahşerlerine sevkedecektir."<br />
<br />
<br />
Bunlar zamanı geldikçe, hepsi zuhur edecektir. Bazıları bunları inkar ederler. Diğer bir kısmı tevil ederler. Bunlar müteaddid hadislerde beyan buyrulduğu gibi zamanı geldikçe hepsi zuhur edecektir. Bazan da tevil yerinde olur. Mesela Deccal gelmeden önce, Deccallar vardır. Mehdi gelmeden önce Mehdiyyunlar vardır. Ekmek-ul-ulemâ' nın bazı tevilleri buna göredir. Fakat kendisi tevilsiz olarak da bunların geleceğini de tasrih etmektedir.<br />
<br />
<br />
Nitekim Ebu Davud'un tahric ettiği Hureyre radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<br />
"Otuz yalancı ve hilebaz deccal çıkmadıkca kıyamet kopmaz. Hepsi Allah'a ve O'nun Rasûlü üzerine yalan uydururlar."<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Hadis-i şerifte zikredilen -DUHAN</span></span>-tevilsiz olarak yer yüzünü kaplayacak olan dumandır ki, Ed-Duhan suresinin "O halde (sen ey insan,) semanın apaçık bir duman getireceği günü gözetle." mealindeki onuncu ayetinde beyan edilir. Hasan Basri Çantay'ın da notunda beyan ettiği gibi, bunun şiddetinden, gökle yer arası kesif bir dumana bürünmüş görülecektir. Kafirlerin kulaklarından girecek; başları büryana dönüşecektir. Mü'minlere de bir nev'i nezle gibi hastalık olacaktır. Bütün yeryüzü bacasız bir fırın gibi kızaracaktır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">2- Yukarıdaki hadis-i şerifte "Deccal"</span> </span>zikredilmiştir. Bazılar "Deccal' den maksat,şudur budur" diye tevil ederler. Daha ileriye giden serseriler, Müslim' in de rivayet ettiği Temim-i Dari'nin hadisindeki Cessase hadisesini inkar ederek: "Bizim zamanımızda keşfedilmeyen yer kalmamıştır.Eğer bir mağarada Deccal gizlenmiş olsaydı görülecektir." derler. Galiba bunlar hadisten daha ziyade kendi görüşlerine inanıyorlar... Peygamber Aleyhisselatu vesselam vasfettiği gibi Deccal çıkacaktır. Şimdi de kendisi vardır. Görülmesi ve keşfedilmesi şartı yoktur. Nitekim Müslim ve Buhari'nin de tahric ettikleri Huzeyfe radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Gerçekte Deccal çıkacaktır. Hakikaten beraberinde su var, ateş var.İnsanların su gördükleri, ateştir; yakar. İnsanların ateş gördükleri, sudur; soğuktur, saftır. Sizden kim ona (zamanına) ulaşırsa, insanların ateş gördüğüne düşsün. Gerçekte o tertemiz, sade sudur. Şüphesiz Deccal'in bir gözü dümdüzdür. Üzerinde yuvarlak kalın bir parça et vardır. İki gözleri arasında kâfir yazılmıştır. Yazı bilen ve bilmeyen her Mü'min onu okur."<br />
<br />
<br />
Bu hususta çeşitli hadislerin çeşitli rivayetleri, yerin tayinleri de hepsi doğru ve gerçektir; sahih hadislerle sabittir. Tevile de lüzum yoktur; çıktığı zaman her Mü'min onu tanıyacaktır. Özellikle Kehf suresini okuyanlar ... Envai çeşit istidraclarla zuhur eder; ölüleri diriltir; yağmurları yağdırır ve daha çok hileleri vardır. Ama hiçbir zaman mü'min onun tuzağına düşmeyecektir. Nitekim Müslim ve Buhari'nin tahric ettikleri Hazreti Ömer radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<br />
"Bir defa ben uyurken kendimi Kabe' yi tavaf ediyor gürdüm. Bir de baktım karayağız, salınmış düz saçlı bir zat, iki kişinin arasına girmiş, başından su damlıyor. Bu kimdir dedim. Bu Meryem'in oğlu dediler. Sonra ona iltifat etmek için ilerledim. Bir de baktım ki, kırmızı benizli, iri yarı, kıvırcık saçlı, bir gözü kör bir herif, gözü salkımdan uğramış üzüm tanesi gibi. Bu kimdir diye sordum. Deccal'dir dediler. İnsanlar içinde ona en ziyade benzeyen İbnu Katan' dır."<br />
<br />
<br />
Demek Deccal şahıstır; İsa şahıstır; batıl ve hak fikir değildir. Peygamber'in rüyası vahiydir, görmesi haktır; sâir beşerler gibi değildir. Binaenaleyh, "Bu hadis rüyadır, başka suretlerde tevil olabilir yahud onunla amel edilmez" demek sapıklıktır.<br />
<br />
<br />
Müslim'in de tahric ettiği Abdullah bin Amr bin As'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur:<br />
<br />
"Deccal çıkacak ve kırk (zaman) kalacaktır. (Kırk gün mühdet mi, kırk ay mı, yoksa kırk sene mi bilemiyorum) Derken Allah Meryem oğlu İsa'yı gönderecektir. O Urve bin Mes'ud radıyallahu anh gibidir. Ve Deccal'ı arayıp helak edecektir. Sonra iki kişi arasında düşmanlık olmadığı halde İsa insanlar içinde yedi sene duracaktır. Sonra Allah Şam tarafından soğuk bir rüzgar gönderecek ve yeryüzünde kalbinde zerre kadar hayr yahud iman bulunan hiçbir kimse kalmayacak, hepsinin ruhunu kabzedecektir. Hatta biriniz bir dağın içine girmiş olsa, rüzgar da içerisine girecek ruhunu kabzedecektir. Bunun üzerine insanların kötü takımı kuş hafifliğinde ve yırtıcı tabiatinde kalacaklar; ne bir iyilik tanıyacaklar, ne de bir kötülük men edecekler. Şeytan kendilerine suretlenip temessül ederek: "(Bana) İcabet etmiyor musunuz? " diyecek; onlar da: " Bize ne emredersin?" cevabını verecekler. Ve onlara putlara tapmayı emredecek. Onlar bu halde rızıkları bol, yaşayışları güzel devam ederken sonra Sûr’a üfürülecektir. Onu işitip de boyun bükmeyecek, kulak asmayacak hiçbir kimse olmayacaktır. Onu ilk işiten, develerinin havuzunu sıvayan bir adam olacaktır. O adam hemen ölecek, sâir insanlar da öleceklerdir. Sonra Allah çiğ gibi bir yağmur gönderecek; bundan insanların cesedleri bitecek. Sonra Sûr’a bir defa daha üfürülecek ve ne baksınlar ki, kendileri ayakta bakarlar. Sonra: "Ey insanlar Rabb'inize gelin!.. (bunları durdurun! Çünkü onlar sorguya çekilecekler.) (Es-Saffat 24) denilecektir. Sonra: "Cehennem ordusunu çıkartın" denilecek ve: "Kaç kişiden kaç kişi?" diye sorulacak; "Her bin kişiden dokuzyüzdoksandokuzu." Denilecektir. İşte (...çocukları ihtiyarlatacak) (El-Müzzemmil 17) gün bu; bu işte (baldırın açılacağı gün...) (El-Kalem 42) budur."<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- Dabbet-ul arz,</span></span> zayıf akıllıların andıkları gibi, bir mikrobik bir hastalık değildir. Bilakis hadis şarihleri ve müfessirlerin tarif ettikleri bir hayvandır. Her bir hayvanın sûreti, bir âzâsında vardır; konuşur; mü'minleri kafirden tefrik eder; şu Mü'mindir, şu Kâfirdir der. Her insan onun konuşmasını anlar. Şöyle ki Dabbet-ül-arz' ın zuhurundan sonra mü'min ve kafirler, küfür ve imanla birbirini anarlar. Çünkü bir elinde Süleyman Aleyhisselam'ın hatemi, diğer elinde Musa Aleyhisselam'ın asası vardır. Hayrete şayan ki, müfessir geçinen bazıları, Dabbet-ül-arz'ın vasıflarını beyan eden hadislerin zayıf olduğunu söylemeye cü'ret ederler. Bu korkunç bir hata... Çünkü merfu' olarak da Dabbet-ül arz'ın vasfını beyan eden hadisler varid olmuştur. Kaldı ki, hadiste tad'if ve tahsin yahud tashih-i ictihadidir. Bazı ehli hadise göre zayıf olan bir hadis, diğer bazısına göre sahih olabilir. Bu da ehli hadise gizli bir şey değildir. Aynı zamanda Dabbet-ul-arz, En-Neml suresinin "O söz(ün manası) kendilerinin aleyhinde (tahakkuk edip) vuku (ve zuhur)a geldiği zaman yerden bunlar için onlarla konuşur bir dabbeyi çıkarırız..." mealindeki 82'nci ayetiyle de sabittir. Yani konuşur, mikrop değildir. Mikrop konuşmaz...Hatta bazıları, Salih Peygamberin devesinin yavrusu olup, son zamanda Safa dağından çıkacağını beyan etmişlerdir. En azından Dabbe'nin konuşur olduğunu bilmek farzdır. Özellikle Dabbet-ül-arz hadisesi, tabii kanunlar ve âdetin dışındadır. Yeryüzünde dolaşır; ulaşmadığı bir yer yoktur. Bu kadara inanmak vacibtir. Daha fazla izahı, hadis kitaplarından taleb olunur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4- Mağribden güneşin doğması</span></span>na gelince, bunun dahi Avrupa' nın Müslüman oluşuna tevil edilmesi garibime gider. Güneşin batıdan doğması kıyametin alametlerinden olup, tevbe kapısının kapanması zamanıdır ki, tabii kanunların değişmesine başlangıçtır. Artık ondan itibaren dünya yıkılmaya başlar. Ve güneş batıdan çıktıktan sonra, ne kafirin imanı ne de mü'minin tevbesi kabul olur.<br />
<br />
<br />
Evet, gayrı müslimden büyük bir devletin müslüman olacağı, bu hadis ile değil başka hadislerden anlaşılmıştır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5- İsa Aleyhisselam'ın, Şam'da Minaret-ul-Beyda' ya gökten inişi</span></span>dir ki, bu dahi kıyametin büyük alametlerinden olup manevi tevatür derecesine ulaşan hadislerle sabittir. Nitekim Kadı İyaz diyor ki: "Ehl-i Sünnete göre, İsa Aleyhisselam'ın inmesi ve Deccal' ı öldürmesi haktır, sahihtir. Çünkü bu babda sahih hadisler varid olmuştur. Aklen ve şer'an bunu iptal edecek bir delil de yoktur. Binaenaleyh isbatı vacibdir."<br />
<br />
<br />
Nitekim bu, Müslim ve Buhari'nin de tahric ettikleri, Ebu Hureyre ve Cabir bin Abdullah'tan gelen bir rivayette, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: "İmamınız sizden olduğu halde Meryem oğlu (İsa) size indiği zaman siz nasıl olursunuz?" mealinde buyurduğu hadisle de sabittir. Bu da ümmetin şerefini bildirmeye kafidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEHDİ ALEYHİSSELAM</span></span><br />
<br />
Seyyid Muhammed bin Rasul el Berzenci, el-İşaa li Eşrat-is-Saa adlı eserinde diyor ki: "İsa Aleyhisselam, bir ikindi namazında inecektir. Namaza kamet edildiği halde imam geriye çekilecek ve O imam olacak; Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellam'im sünneti üzere namazı kıldıracaktır. Binaenaleyh İsa Aleyhisselam'ın Mehdi’ ye sabah namazında iktida edeceğini beyan eden hadisler tevil edilir."<br />
<br />
<br />
Bizim için İsa Aleyhisselam'ın veya Mehdi'den hangisinin hangisine imametlik yapacağını bilmek söz konusu değildir. Her iki vecih de muhtemeldir. Nitekim Aliyy-ul-Kari el-Meşreb-ul Verdi fi Mesheb-il-Mehdi adlı eserde bu hususta varid olan tüm hadisleri bir araya getirerek uzun uzadıya izahta bulunmuştur.<br />
<br />
<br />
Ebu Bekr Sıddık'a (r.a) Rasûlullah'ın (sav) Halifesi denilmesine rağmen, Mehdi Aleyhisselam'a Halifetullah denilir. El-Örf-ül-Verdi adlı eserde İmam Suyuti, İbnu Sirin'in Mehdi'nin fazileti hakkında naklettiği hadislerin sahih olduğunu tasrih etmiştir.<br />
<br />
<br />
İsa Aleyhisselam'ın inişi, Mehdi Aleyhisselam'ın hilafetinin son zamanlarındadır. Çünkü Mehdi Aleyhisselam'ın hilafet devresi kırk; İsa Aleyhisselam'ın inişinden sonra yer yüzünde yaşaması, üç ile dokuz yıl arasıdır.<br />
<br />
<br />
Evet Mehdi Aleyhisselam dahi manevi bir şahsiyet değil, herkesin işiteceği, birçoklarının da göreceği şahıstır; sultandır ve halifedir. Yine Seyyid Muhammed Berzenci diyor ki: "Mehdi Aleyhisselam'ın varlığı; geleceği ve kendisinin Hazret-i Fatıma' nın evladından olacağı manevi tevatür derecesine ulaşan hadisler varid olmuştur. Bunca hadisleri inkar etmeye, bir mü'min cüret etmez. "Meryem oğlu İsa' dan başka mehdi yoktur." mealinde varid olan hadis zayıf olmakla beraber, Huffaz'ın yanında, tevil edilmesi vacibdir. Yani İsa Aleyhisselam nebi ve rasul olduğu, kendisine vahiy geldiğinden dolayı, Mehdi Aleyhisselam onunla istişâre etmeksizin mehdilik yapmaz. Bu da Mehdi Aleyhisselam'ın, İsa Aleyhisselam'a vezir olduğu devrededir. Hafız İbnu Kayyim Mennar' da diyor ki: "Meryem oğlu İsa'dan başka Mehdi yoktur." hadisini İbnu Mace tahric ettiyse de, hadis zayıf olduğundan hüccete yararlı değildir" Münavi de aynını söylemektedir. Hatiboğlu, Sünen-i İbnu Mace'nin şerhinde bir açıklama yazmıştır.<br />
<br />
<br />
Ebu Davud ve Tirmizi'nin tahriç ettikleri, Hazreti Ali'den, Ebi Said'den, Ümmi Seleme'den, Ebi Hureyre'den gelen rivayette Peygamber Sallalahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Dünya ömründen bir günden başka kalmazsa dahi, elbette Allah o günü uzatacak; ta ki o günde Benden (yahud ehli beytimden ) bir adamı gönderecektir. Onun ismi Benim ismime muvafıktır; babasının ismi babamın ismine muvafıktır.Yeryüzü hak ve gerçek adaletle doldurulacaktır; aşırı zulümle doldurulduğu gibi.”<br />
<br />
<br />
Şianın İmam ebu-l Kasım Muhammed bin Hasan'ın mehdi olduğu ve kendisinin kaybolup son zamanda zuhur edeceği iddiaları, bu hadiste reddolunmaktadır; çünkü babasının ismi Abdullah değildi.<br />
<br />
<br />
Demek Mehdi gelecektir. Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’ in ittifakıyla kıyametin büyük alametleri, hiç tevilsiz olarak olacaktır.<br />
<br />
<br />
Mehdi Aleyhisselam zuhur edeceği zamanda birçok müslümanlar davetine icabet edeceklerdir. Zamanına yetişmiş olsak, kendisinin bizi asker edip etmeyeceğini düşünmeliyiz. Kendisi gelmeden önce deccaliye fikrine sapanların kısm-i âzamisi ve kendisini bekleyenlerden de birçoğu, Deccal'e tâbi' olacaklar... Nitekim Muammer' in Camii' nde ve Beğavi'nin de Şerh-us-sünne ve Mesabih' te tahric ettikleri Ebi Said-il-Hudri' den gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Ümmetimden başlarında taylasan bulunan yetmişbin kişi Deccale tâbi' olacaklar."<br />
<br />
<br />
Yine İmam Ahmed, Tirmizi, ibnu Mace ve Hakîm'in de tahric ettiği Ebi Bekr Sıddık'tan gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Deccal,meşrıkdaki bir yerden çıkar; oraya Horasan denilir. Bir kavim ona tâbi' olacaktır; sanki yüzleri kılıflı kalkanlar gibi dövülmüştür."<br />
<br />
<br />
Binaenaleyh Mehdi'nin ne zaman geleceğini araştırmaktan daha ziyade,Mehdi'nin gelişinden evvel kendisinin ordusuna sapasağlam asker olmaya hazır olmak gerekir. Kanaatimce zamanı çok yakındır.<br />
<br />
<br />
<br />
Mehdi Aleyhisselam üç sıfatla tanınır; birincisi kemal-i ilim; ikincisi kemaliyle adaleti icra etmesi; üçüncüsü kemal-i servet, şöyle ki birisi onun yanına gelip bir şey istediğinde sayıyla vermez, avuçla verir.<br />
<br />
<br />
Mehdi Aleyhisselam'ın zuhurundan önce görülecek alametler de şöyledir:<br />
<br />
<br />
a- Fırat nehrinin açılmasıdır.<br />
b- Ramazanın ilk gecesinde ayın, onbeşinci gecesinde güneşin tutulmasıdır ki,ondan önce bir ayda böyle görülmemiştir.<br />
c- Aynı ramazanda ayın üçüncü bir kez tutulmasıdır.<br />
d- Kıtlık ve kuraklığın şiddetlenmesidir.<br />
e- Kuyruklu yıldızın çok parlak olarak şarkta görülmesidir.<br />
f- Gökte şiddetli bir karanlık ve kırmızılığın çıkıp yayılmasıdır.<br />
g- Her dille, Mehdi'nin gelişini ilan eden seslerdir. Birinci nida edilişinde,yer yüzünde yaşayan hiçbir kimse yoktur ki işitmesin.<br />
h- Zilkade ayında harbin başlaması.<br />
I- Zilhicce ayında hacıların soyulması da olacaktır.<br />
<br />
Nitekim Şeyh-ul Ekber bu hususta birçok söz söylemiştir.Bu alametlerin hakkında birçok hadisler varid olmuştur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehdi Aleyhisselam'ın alametleri şunlardır:</span></span><br />
<br />
<br />
a- Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gömleği, kılıcı ve bayrağı yanındadır. Bayrağı üzerinde "Allah için biat" yazılıdır<br />
b- Yukardan devamlı bir ses gelir: “Bu Allah'ın halifesidir tabi' olun.”<br />
c- Karşısında kendine uzanmış biat eli vardır.<br />
d- İşaret ettiği kuş, eline konar.<br />
e- Kendisine karşı gelen bir ordu, Medine ile Mekke arasında yere batar.<br />
f- Gökten bir nida duyulur: “Ey insanlar! Münafıkların, zalimlerin, tâbi' lerinin sonu gelmiştir. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ümmetliğinden başkasında hiçbir şeref yoktur. Haydi, Mekke'ye doğru!. Mehdi'nin ordusuna iltihak!.”<br />
g- Yer küresi içinden madenler, sütunlar gibi kendisine fışkırır.<br />
h- Mekke'de defnedilmiş hazineyi açığa çıkartır ve Allah yolunda bunları harcar.<br />
I- Musa Aleyhisselam'ın zamanındaki Tabut-us-Sekine, Antakya'nın bir mağarasından çıkartılıp ulaştırılacaktır.<br />
j- Kendisini gören birçok yahudiler dahi müslüman olacaktır.<br />
k- Ve özellikle Horasan tarafından siyah bayraklarıyla yardımına bir ordu ve kavim koşacaktır.<br />
<br />
<br />
Beyhaki, İmam Ahmed ve Hakîm' in de tahric ettkleri Sevban radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Sizler Horasan tarafından gelen siyah bayraklıları gördüğünüz zaman, derhal ona koşun. Çünkü muhakkak onların içinde Allah'ın halifesi (Muhammed bin Abdullah olan) Mehdi vardır."<br />
<br />
<br />
Aliyy-ul-Kari diyor ki; "Siyahtan murad müslümanların çokluğu olması da muhtemeldir."<br />
<br />
Bu dahi kıyametin alametlerinden biridir. Halife olduğu itibariyle büyük bir hükümdardır. Halife kelimesinin Lafzatullaha izafe edilmesinden anlaşılıyor ki, kâmil bir insandır. Kendisine vahiy gelmez lâkin tâbi'leriyle birlikte şehvet ve alçaklıklardan tertemiz ve paktır. Bütün güzel ahlâka sahibtir. Nitekim Münavi de bu hadisin şerhinde böyle demiştir: Hayrete şayan ki Hafız Zehebi,bu hadisi münker; İbnu Cevzi de mevdu' görmüşlerdir. Hafız İbnu Hacer diyor ki: "İbnu Cevzi, bunda isabet etmemiştir zira hadisin senedinde kizble töhmet altına alınacak bir kimse yoktur." Nitekim Heysümi de Zevaid'de: "Bu hadisin isnadı sahihtir; ricali sükattır." demiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6-Hakîm, İbnu Mace ve Tirmizi'nin de tahric ettikleri</span></span>, Ebû Hureyre'den gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Gerçekte Ye'cuc ve Me'cuc</span></span> her günde güneşin ışığını görecekleri derecede (önlerindeki seddi) kazıyorlar. Başlarındaki olan: "Hadi dönün, yarın kazarsınız" der. Allah Teala onu (seddi), öncesinden daha muhkemleştirir. Zamanlarına ulaştığı ve Allah da onları insanlar üzerine göndermeyi murad ettiği zamana kadar güneşi görecek derecede (tekrar) kazarlar. Başlarındaki: "Haydi dönün, Şüphesiz yarın kazacaksınız." der “İnşallahu Teala” diye istisna ederler. Bunun üzerine sedde geldiklerinde bıraktıkları gibi kalmıştır. Onu kazarlar ve insanlar üzerine çıkarlar. Suları içerler. İnsanlar onlardan kal'alarına sığınırlar. Ye'cuc ve Me'cuc oklarını semaya atarlar. Okların uçları şiddetli kırmızı kana bulandığı halde üzerlerine düşer. "Biz yer yüzündeki ahaliyi kahrettik, gök ehline yükseldik " derler. Derken Allah Teala neğaf adlı böceği kafalarına gönderir. (O böcek burunlarından beyinlerine çıkar. Ve) Bununla onları öldürür."<br />
<br />
Neğaf; koyun ve devenin burnundan beyinlerine çıkan bir böcektir.<br />
<br />
<br />
Hâsılı, kıyâmet insanların en şerlilerinin başında kopar. O zaman da yer yüzünde Allah Allah diyen kalmayacaktır. Bu hususta dahi birçok hadisler vardır. Nitekim Müslim'in de tahric ettiği Enes Radıyallahu Anh' tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Yer yüzünde Allah Allah denilmeyinceye kadar kıyamet kopmaz."</span></span><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kiyametin Büyük alâmetleri On'dur (Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî )</span></span><br />
<br />
Şeyh İbrahim Hakkı Erzurumî kuddise sirruh onlara işaret ederek şöyle dedi:<br />
<br />
Çıkar Yer dabbesi Deccal u Ye'cuc ile Me'cuc<br />
<br />
Doğar gün magribden çün iner gökden o Ruhullah<br />
<br />
<br />
<br />
Dabbet-ül-arz (Sâlih peygamberin devesinin yavrusu), Deccal, Ye'cuc, Me'cuc çıkarlar.<br />
Bir de mağribden güneş doğar; Ruhullah olan İsa aleyhisselam da gökten iner.<br />
<br />
Bunlara inanmak gerekir. Nitekim Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesei'nin tahric ettikleri Huzeyfe (radıyallahu anh)' tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Gerçek şu ki,elbette kıyamet siz on alameti görünceye kadar kopmaz. (şunları zikretti) Dumandır; Deccal'dir; Dabbet-ül-arz'dır; Güneşin mağribden doğmasıdır; Meryem oğlu İsa Aleyhisselam'ın inişidir; Ye'cuc ve Me'cuc'dur; üç batıştır: Biri meşrıkta, bir mağribte, biri Arab adasında. Bunların sonrasında Yemen'den bir ateş çıkar; insanları (dünyadaki) mahşerlerine sevkedecektir."<br />
<br />
<br />
Bunlar zamanı geldikçe, hepsi zuhur edecektir. Bazıları bunları inkar ederler. Diğer bir kısmı tevil ederler. Bunlar müteaddid hadislerde beyan buyrulduğu gibi zamanı geldikçe hepsi zuhur edecektir. Bazan da tevil yerinde olur. Mesela Deccal gelmeden önce, Deccallar vardır. Mehdi gelmeden önce Mehdiyyunlar vardır. Ekmek-ul-ulemâ' nın bazı tevilleri buna göredir. Fakat kendisi tevilsiz olarak da bunların geleceğini de tasrih etmektedir.<br />
<br />
<br />
Nitekim Ebu Davud'un tahric ettiği Hureyre radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<br />
"Otuz yalancı ve hilebaz deccal çıkmadıkca kıyamet kopmaz. Hepsi Allah'a ve O'nun Rasûlü üzerine yalan uydururlar."<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1- Hadis-i şerifte zikredilen -DUHAN</span></span>-tevilsiz olarak yer yüzünü kaplayacak olan dumandır ki, Ed-Duhan suresinin "O halde (sen ey insan,) semanın apaçık bir duman getireceği günü gözetle." mealindeki onuncu ayetinde beyan edilir. Hasan Basri Çantay'ın da notunda beyan ettiği gibi, bunun şiddetinden, gökle yer arası kesif bir dumana bürünmüş görülecektir. Kafirlerin kulaklarından girecek; başları büryana dönüşecektir. Mü'minlere de bir nev'i nezle gibi hastalık olacaktır. Bütün yeryüzü bacasız bir fırın gibi kızaracaktır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">2- Yukarıdaki hadis-i şerifte "Deccal"</span> </span>zikredilmiştir. Bazılar "Deccal' den maksat,şudur budur" diye tevil ederler. Daha ileriye giden serseriler, Müslim' in de rivayet ettiği Temim-i Dari'nin hadisindeki Cessase hadisesini inkar ederek: "Bizim zamanımızda keşfedilmeyen yer kalmamıştır.Eğer bir mağarada Deccal gizlenmiş olsaydı görülecektir." derler. Galiba bunlar hadisten daha ziyade kendi görüşlerine inanıyorlar... Peygamber Aleyhisselatu vesselam vasfettiği gibi Deccal çıkacaktır. Şimdi de kendisi vardır. Görülmesi ve keşfedilmesi şartı yoktur. Nitekim Müslim ve Buhari'nin de tahric ettikleri Huzeyfe radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Gerçekte Deccal çıkacaktır. Hakikaten beraberinde su var, ateş var.İnsanların su gördükleri, ateştir; yakar. İnsanların ateş gördükleri, sudur; soğuktur, saftır. Sizden kim ona (zamanına) ulaşırsa, insanların ateş gördüğüne düşsün. Gerçekte o tertemiz, sade sudur. Şüphesiz Deccal'in bir gözü dümdüzdür. Üzerinde yuvarlak kalın bir parça et vardır. İki gözleri arasında kâfir yazılmıştır. Yazı bilen ve bilmeyen her Mü'min onu okur."<br />
<br />
<br />
Bu hususta çeşitli hadislerin çeşitli rivayetleri, yerin tayinleri de hepsi doğru ve gerçektir; sahih hadislerle sabittir. Tevile de lüzum yoktur; çıktığı zaman her Mü'min onu tanıyacaktır. Özellikle Kehf suresini okuyanlar ... Envai çeşit istidraclarla zuhur eder; ölüleri diriltir; yağmurları yağdırır ve daha çok hileleri vardır. Ama hiçbir zaman mü'min onun tuzağına düşmeyecektir. Nitekim Müslim ve Buhari'nin tahric ettikleri Hazreti Ömer radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<br />
"Bir defa ben uyurken kendimi Kabe' yi tavaf ediyor gürdüm. Bir de baktım karayağız, salınmış düz saçlı bir zat, iki kişinin arasına girmiş, başından su damlıyor. Bu kimdir dedim. Bu Meryem'in oğlu dediler. Sonra ona iltifat etmek için ilerledim. Bir de baktım ki, kırmızı benizli, iri yarı, kıvırcık saçlı, bir gözü kör bir herif, gözü salkımdan uğramış üzüm tanesi gibi. Bu kimdir diye sordum. Deccal'dir dediler. İnsanlar içinde ona en ziyade benzeyen İbnu Katan' dır."<br />
<br />
<br />
Demek Deccal şahıstır; İsa şahıstır; batıl ve hak fikir değildir. Peygamber'in rüyası vahiydir, görmesi haktır; sâir beşerler gibi değildir. Binaenaleyh, "Bu hadis rüyadır, başka suretlerde tevil olabilir yahud onunla amel edilmez" demek sapıklıktır.<br />
<br />
<br />
Müslim'in de tahric ettiği Abdullah bin Amr bin As'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur:<br />
<br />
"Deccal çıkacak ve kırk (zaman) kalacaktır. (Kırk gün mühdet mi, kırk ay mı, yoksa kırk sene mi bilemiyorum) Derken Allah Meryem oğlu İsa'yı gönderecektir. O Urve bin Mes'ud radıyallahu anh gibidir. Ve Deccal'ı arayıp helak edecektir. Sonra iki kişi arasında düşmanlık olmadığı halde İsa insanlar içinde yedi sene duracaktır. Sonra Allah Şam tarafından soğuk bir rüzgar gönderecek ve yeryüzünde kalbinde zerre kadar hayr yahud iman bulunan hiçbir kimse kalmayacak, hepsinin ruhunu kabzedecektir. Hatta biriniz bir dağın içine girmiş olsa, rüzgar da içerisine girecek ruhunu kabzedecektir. Bunun üzerine insanların kötü takımı kuş hafifliğinde ve yırtıcı tabiatinde kalacaklar; ne bir iyilik tanıyacaklar, ne de bir kötülük men edecekler. Şeytan kendilerine suretlenip temessül ederek: "(Bana) İcabet etmiyor musunuz? " diyecek; onlar da: " Bize ne emredersin?" cevabını verecekler. Ve onlara putlara tapmayı emredecek. Onlar bu halde rızıkları bol, yaşayışları güzel devam ederken sonra Sûr’a üfürülecektir. Onu işitip de boyun bükmeyecek, kulak asmayacak hiçbir kimse olmayacaktır. Onu ilk işiten, develerinin havuzunu sıvayan bir adam olacaktır. O adam hemen ölecek, sâir insanlar da öleceklerdir. Sonra Allah çiğ gibi bir yağmur gönderecek; bundan insanların cesedleri bitecek. Sonra Sûr’a bir defa daha üfürülecek ve ne baksınlar ki, kendileri ayakta bakarlar. Sonra: "Ey insanlar Rabb'inize gelin!.. (bunları durdurun! Çünkü onlar sorguya çekilecekler.) (Es-Saffat 24) denilecektir. Sonra: "Cehennem ordusunu çıkartın" denilecek ve: "Kaç kişiden kaç kişi?" diye sorulacak; "Her bin kişiden dokuzyüzdoksandokuzu." Denilecektir. İşte (...çocukları ihtiyarlatacak) (El-Müzzemmil 17) gün bu; bu işte (baldırın açılacağı gün...) (El-Kalem 42) budur."<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3- Dabbet-ul arz,</span></span> zayıf akıllıların andıkları gibi, bir mikrobik bir hastalık değildir. Bilakis hadis şarihleri ve müfessirlerin tarif ettikleri bir hayvandır. Her bir hayvanın sûreti, bir âzâsında vardır; konuşur; mü'minleri kafirden tefrik eder; şu Mü'mindir, şu Kâfirdir der. Her insan onun konuşmasını anlar. Şöyle ki Dabbet-ül-arz' ın zuhurundan sonra mü'min ve kafirler, küfür ve imanla birbirini anarlar. Çünkü bir elinde Süleyman Aleyhisselam'ın hatemi, diğer elinde Musa Aleyhisselam'ın asası vardır. Hayrete şayan ki, müfessir geçinen bazıları, Dabbet-ül-arz'ın vasıflarını beyan eden hadislerin zayıf olduğunu söylemeye cü'ret ederler. Bu korkunç bir hata... Çünkü merfu' olarak da Dabbet-ül arz'ın vasfını beyan eden hadisler varid olmuştur. Kaldı ki, hadiste tad'if ve tahsin yahud tashih-i ictihadidir. Bazı ehli hadise göre zayıf olan bir hadis, diğer bazısına göre sahih olabilir. Bu da ehli hadise gizli bir şey değildir. Aynı zamanda Dabbet-ul-arz, En-Neml suresinin "O söz(ün manası) kendilerinin aleyhinde (tahakkuk edip) vuku (ve zuhur)a geldiği zaman yerden bunlar için onlarla konuşur bir dabbeyi çıkarırız..." mealindeki 82'nci ayetiyle de sabittir. Yani konuşur, mikrop değildir. Mikrop konuşmaz...Hatta bazıları, Salih Peygamberin devesinin yavrusu olup, son zamanda Safa dağından çıkacağını beyan etmişlerdir. En azından Dabbe'nin konuşur olduğunu bilmek farzdır. Özellikle Dabbet-ül-arz hadisesi, tabii kanunlar ve âdetin dışındadır. Yeryüzünde dolaşır; ulaşmadığı bir yer yoktur. Bu kadara inanmak vacibtir. Daha fazla izahı, hadis kitaplarından taleb olunur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4- Mağribden güneşin doğması</span></span>na gelince, bunun dahi Avrupa' nın Müslüman oluşuna tevil edilmesi garibime gider. Güneşin batıdan doğması kıyametin alametlerinden olup, tevbe kapısının kapanması zamanıdır ki, tabii kanunların değişmesine başlangıçtır. Artık ondan itibaren dünya yıkılmaya başlar. Ve güneş batıdan çıktıktan sonra, ne kafirin imanı ne de mü'minin tevbesi kabul olur.<br />
<br />
<br />
Evet, gayrı müslimden büyük bir devletin müslüman olacağı, bu hadis ile değil başka hadislerden anlaşılmıştır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5- İsa Aleyhisselam'ın, Şam'da Minaret-ul-Beyda' ya gökten inişi</span></span>dir ki, bu dahi kıyametin büyük alametlerinden olup manevi tevatür derecesine ulaşan hadislerle sabittir. Nitekim Kadı İyaz diyor ki: "Ehl-i Sünnete göre, İsa Aleyhisselam'ın inmesi ve Deccal' ı öldürmesi haktır, sahihtir. Çünkü bu babda sahih hadisler varid olmuştur. Aklen ve şer'an bunu iptal edecek bir delil de yoktur. Binaenaleyh isbatı vacibdir."<br />
<br />
<br />
Nitekim bu, Müslim ve Buhari'nin de tahric ettikleri, Ebu Hureyre ve Cabir bin Abdullah'tan gelen bir rivayette, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: "İmamınız sizden olduğu halde Meryem oğlu (İsa) size indiği zaman siz nasıl olursunuz?" mealinde buyurduğu hadisle de sabittir. Bu da ümmetin şerefini bildirmeye kafidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEHDİ ALEYHİSSELAM</span></span><br />
<br />
Seyyid Muhammed bin Rasul el Berzenci, el-İşaa li Eşrat-is-Saa adlı eserinde diyor ki: "İsa Aleyhisselam, bir ikindi namazında inecektir. Namaza kamet edildiği halde imam geriye çekilecek ve O imam olacak; Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellam'im sünneti üzere namazı kıldıracaktır. Binaenaleyh İsa Aleyhisselam'ın Mehdi’ ye sabah namazında iktida edeceğini beyan eden hadisler tevil edilir."<br />
<br />
<br />
Bizim için İsa Aleyhisselam'ın veya Mehdi'den hangisinin hangisine imametlik yapacağını bilmek söz konusu değildir. Her iki vecih de muhtemeldir. Nitekim Aliyy-ul-Kari el-Meşreb-ul Verdi fi Mesheb-il-Mehdi adlı eserde bu hususta varid olan tüm hadisleri bir araya getirerek uzun uzadıya izahta bulunmuştur.<br />
<br />
<br />
Ebu Bekr Sıddık'a (r.a) Rasûlullah'ın (sav) Halifesi denilmesine rağmen, Mehdi Aleyhisselam'a Halifetullah denilir. El-Örf-ül-Verdi adlı eserde İmam Suyuti, İbnu Sirin'in Mehdi'nin fazileti hakkında naklettiği hadislerin sahih olduğunu tasrih etmiştir.<br />
<br />
<br />
İsa Aleyhisselam'ın inişi, Mehdi Aleyhisselam'ın hilafetinin son zamanlarındadır. Çünkü Mehdi Aleyhisselam'ın hilafet devresi kırk; İsa Aleyhisselam'ın inişinden sonra yer yüzünde yaşaması, üç ile dokuz yıl arasıdır.<br />
<br />
<br />
Evet Mehdi Aleyhisselam dahi manevi bir şahsiyet değil, herkesin işiteceği, birçoklarının da göreceği şahıstır; sultandır ve halifedir. Yine Seyyid Muhammed Berzenci diyor ki: "Mehdi Aleyhisselam'ın varlığı; geleceği ve kendisinin Hazret-i Fatıma' nın evladından olacağı manevi tevatür derecesine ulaşan hadisler varid olmuştur. Bunca hadisleri inkar etmeye, bir mü'min cüret etmez. "Meryem oğlu İsa' dan başka mehdi yoktur." mealinde varid olan hadis zayıf olmakla beraber, Huffaz'ın yanında, tevil edilmesi vacibdir. Yani İsa Aleyhisselam nebi ve rasul olduğu, kendisine vahiy geldiğinden dolayı, Mehdi Aleyhisselam onunla istişâre etmeksizin mehdilik yapmaz. Bu da Mehdi Aleyhisselam'ın, İsa Aleyhisselam'a vezir olduğu devrededir. Hafız İbnu Kayyim Mennar' da diyor ki: "Meryem oğlu İsa'dan başka Mehdi yoktur." hadisini İbnu Mace tahric ettiyse de, hadis zayıf olduğundan hüccete yararlı değildir" Münavi de aynını söylemektedir. Hatiboğlu, Sünen-i İbnu Mace'nin şerhinde bir açıklama yazmıştır.<br />
<br />
<br />
Ebu Davud ve Tirmizi'nin tahriç ettikleri, Hazreti Ali'den, Ebi Said'den, Ümmi Seleme'den, Ebi Hureyre'den gelen rivayette Peygamber Sallalahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Dünya ömründen bir günden başka kalmazsa dahi, elbette Allah o günü uzatacak; ta ki o günde Benden (yahud ehli beytimden ) bir adamı gönderecektir. Onun ismi Benim ismime muvafıktır; babasının ismi babamın ismine muvafıktır.Yeryüzü hak ve gerçek adaletle doldurulacaktır; aşırı zulümle doldurulduğu gibi.”<br />
<br />
<br />
Şianın İmam ebu-l Kasım Muhammed bin Hasan'ın mehdi olduğu ve kendisinin kaybolup son zamanda zuhur edeceği iddiaları, bu hadiste reddolunmaktadır; çünkü babasının ismi Abdullah değildi.<br />
<br />
<br />
Demek Mehdi gelecektir. Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’ in ittifakıyla kıyametin büyük alametleri, hiç tevilsiz olarak olacaktır.<br />
<br />
<br />
Mehdi Aleyhisselam zuhur edeceği zamanda birçok müslümanlar davetine icabet edeceklerdir. Zamanına yetişmiş olsak, kendisinin bizi asker edip etmeyeceğini düşünmeliyiz. Kendisi gelmeden önce deccaliye fikrine sapanların kısm-i âzamisi ve kendisini bekleyenlerden de birçoğu, Deccal'e tâbi' olacaklar... Nitekim Muammer' in Camii' nde ve Beğavi'nin de Şerh-us-sünne ve Mesabih' te tahric ettikleri Ebi Said-il-Hudri' den gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Ümmetimden başlarında taylasan bulunan yetmişbin kişi Deccale tâbi' olacaklar."<br />
<br />
<br />
Yine İmam Ahmed, Tirmizi, ibnu Mace ve Hakîm'in de tahric ettiği Ebi Bekr Sıddık'tan gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Deccal,meşrıkdaki bir yerden çıkar; oraya Horasan denilir. Bir kavim ona tâbi' olacaktır; sanki yüzleri kılıflı kalkanlar gibi dövülmüştür."<br />
<br />
<br />
Binaenaleyh Mehdi'nin ne zaman geleceğini araştırmaktan daha ziyade,Mehdi'nin gelişinden evvel kendisinin ordusuna sapasağlam asker olmaya hazır olmak gerekir. Kanaatimce zamanı çok yakındır.<br />
<br />
<br />
<br />
Mehdi Aleyhisselam üç sıfatla tanınır; birincisi kemal-i ilim; ikincisi kemaliyle adaleti icra etmesi; üçüncüsü kemal-i servet, şöyle ki birisi onun yanına gelip bir şey istediğinde sayıyla vermez, avuçla verir.<br />
<br />
<br />
Mehdi Aleyhisselam'ın zuhurundan önce görülecek alametler de şöyledir:<br />
<br />
<br />
a- Fırat nehrinin açılmasıdır.<br />
b- Ramazanın ilk gecesinde ayın, onbeşinci gecesinde güneşin tutulmasıdır ki,ondan önce bir ayda böyle görülmemiştir.<br />
c- Aynı ramazanda ayın üçüncü bir kez tutulmasıdır.<br />
d- Kıtlık ve kuraklığın şiddetlenmesidir.<br />
e- Kuyruklu yıldızın çok parlak olarak şarkta görülmesidir.<br />
f- Gökte şiddetli bir karanlık ve kırmızılığın çıkıp yayılmasıdır.<br />
g- Her dille, Mehdi'nin gelişini ilan eden seslerdir. Birinci nida edilişinde,yer yüzünde yaşayan hiçbir kimse yoktur ki işitmesin.<br />
h- Zilkade ayında harbin başlaması.<br />
I- Zilhicce ayında hacıların soyulması da olacaktır.<br />
<br />
Nitekim Şeyh-ul Ekber bu hususta birçok söz söylemiştir.Bu alametlerin hakkında birçok hadisler varid olmuştur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mehdi Aleyhisselam'ın alametleri şunlardır:</span></span><br />
<br />
<br />
a- Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in gömleği, kılıcı ve bayrağı yanındadır. Bayrağı üzerinde "Allah için biat" yazılıdır<br />
b- Yukardan devamlı bir ses gelir: “Bu Allah'ın halifesidir tabi' olun.”<br />
c- Karşısında kendine uzanmış biat eli vardır.<br />
d- İşaret ettiği kuş, eline konar.<br />
e- Kendisine karşı gelen bir ordu, Medine ile Mekke arasında yere batar.<br />
f- Gökten bir nida duyulur: “Ey insanlar! Münafıkların, zalimlerin, tâbi' lerinin sonu gelmiştir. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ümmetliğinden başkasında hiçbir şeref yoktur. Haydi, Mekke'ye doğru!. Mehdi'nin ordusuna iltihak!.”<br />
g- Yer küresi içinden madenler, sütunlar gibi kendisine fışkırır.<br />
h- Mekke'de defnedilmiş hazineyi açığa çıkartır ve Allah yolunda bunları harcar.<br />
I- Musa Aleyhisselam'ın zamanındaki Tabut-us-Sekine, Antakya'nın bir mağarasından çıkartılıp ulaştırılacaktır.<br />
j- Kendisini gören birçok yahudiler dahi müslüman olacaktır.<br />
k- Ve özellikle Horasan tarafından siyah bayraklarıyla yardımına bir ordu ve kavim koşacaktır.<br />
<br />
<br />
Beyhaki, İmam Ahmed ve Hakîm' in de tahric ettkleri Sevban radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
"Sizler Horasan tarafından gelen siyah bayraklıları gördüğünüz zaman, derhal ona koşun. Çünkü muhakkak onların içinde Allah'ın halifesi (Muhammed bin Abdullah olan) Mehdi vardır."<br />
<br />
<br />
Aliyy-ul-Kari diyor ki; "Siyahtan murad müslümanların çokluğu olması da muhtemeldir."<br />
<br />
Bu dahi kıyametin alametlerinden biridir. Halife olduğu itibariyle büyük bir hükümdardır. Halife kelimesinin Lafzatullaha izafe edilmesinden anlaşılıyor ki, kâmil bir insandır. Kendisine vahiy gelmez lâkin tâbi'leriyle birlikte şehvet ve alçaklıklardan tertemiz ve paktır. Bütün güzel ahlâka sahibtir. Nitekim Münavi de bu hadisin şerhinde böyle demiştir: Hayrete şayan ki Hafız Zehebi,bu hadisi münker; İbnu Cevzi de mevdu' görmüşlerdir. Hafız İbnu Hacer diyor ki: "İbnu Cevzi, bunda isabet etmemiştir zira hadisin senedinde kizble töhmet altına alınacak bir kimse yoktur." Nitekim Heysümi de Zevaid'de: "Bu hadisin isnadı sahihtir; ricali sükattır." demiştir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6-Hakîm, İbnu Mace ve Tirmizi'nin de tahric ettikleri</span></span>, Ebû Hureyre'den gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Gerçekte Ye'cuc ve Me'cuc</span></span> her günde güneşin ışığını görecekleri derecede (önlerindeki seddi) kazıyorlar. Başlarındaki olan: "Hadi dönün, yarın kazarsınız" der. Allah Teala onu (seddi), öncesinden daha muhkemleştirir. Zamanlarına ulaştığı ve Allah da onları insanlar üzerine göndermeyi murad ettiği zamana kadar güneşi görecek derecede (tekrar) kazarlar. Başlarındaki: "Haydi dönün, Şüphesiz yarın kazacaksınız." der “İnşallahu Teala” diye istisna ederler. Bunun üzerine sedde geldiklerinde bıraktıkları gibi kalmıştır. Onu kazarlar ve insanlar üzerine çıkarlar. Suları içerler. İnsanlar onlardan kal'alarına sığınırlar. Ye'cuc ve Me'cuc oklarını semaya atarlar. Okların uçları şiddetli kırmızı kana bulandığı halde üzerlerine düşer. "Biz yer yüzündeki ahaliyi kahrettik, gök ehline yükseldik " derler. Derken Allah Teala neğaf adlı böceği kafalarına gönderir. (O böcek burunlarından beyinlerine çıkar. Ve) Bununla onları öldürür."<br />
<br />
Neğaf; koyun ve devenin burnundan beyinlerine çıkan bir böcektir.<br />
<br />
<br />
Hâsılı, kıyâmet insanların en şerlilerinin başında kopar. O zaman da yer yüzünde Allah Allah diyen kalmayacaktır. Bu hususta dahi birçok hadisler vardır. Nitekim Müslim'in de tahric ettiği Enes Radıyallahu Anh' tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
<span style="color: #C10300;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Yer yüzünde Allah Allah denilmeyinceye kadar kıyamet kopmaz."</span></span><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>