<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - Günün Ayeti]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2026 04:07:40 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Vehhâb ismi Geçen Ayetler Geçim Sıkıntısı Çekenler Bu Ayeti Okusun]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3179</link>
			<pubDate>Wed, 29 Jul 2026 18:30:06 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3179</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vehhâb ismi Geçen Ayetler Geçim Sıkıntısı Çekenler Bu Ayeti Okusun</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
Biz Râşidî Tarikatı’nda zikirlerimizi şu esas üzerine inşa ettik: Esmâları, Kur’ân’da geçtikleri âyetlerle birlikte ve o bağlamda zikretmek. Yani esmâyı yerinde zikretmeyi hedefledik. Bu sebeple âyetleri tek tek ele aldık, sûrelerin içinden çıkarıp onları bir araya getirerek toplu bir zikir hâline getirdik. Zikirlerimiz bu anlayış üzerine kuruludur.<br />
<br />
Elbette esmâları tek başlarına zikrettiğimiz zamanlar da vardır. Fakat asıl zikirlerimiz, esmânın geçtiği âyetlere dayandığı için ve dualar o âyetlerin kalıplarıyla şekillendiği için böyle yapmayı tercih ediyoruz.<br />
<br />
Şöyle düşünün: İnsan bir ilaç alıyorsa, bunun mutlaka bir sebebi vardır. Kur’ân âyetleri ve esmâlar da aynıdır. Onları okumanın, belirli bir sûreyi veya âyeti okumanın ya da bir zikri tekrarlamanın da bir sebebi, bir hikmeti vardır.<br />
<br />
Meselâ canınız elma çekti. Bu, vücudunuzun elmadaki bir vitamine ihtiyaç duyduğu içindir. Vücudunuz sizden elma istemiştir; siz de o ihtiyacı karşılamak için bir elma arar, onu yersiniz. İşte esmâlar ve zikirler de tıpkı bunun gibidir. Okursunuz, zikredersiniz ama neden? Bunun sebebini bilmeden yapılmaz. Tıpkı aspirini niçin aldığını bilmeden içmeyeceğiniz gibi, ilacı da sebebini bilmeden kullanmazsınız.<br />
<br />
İşte bu anlayışla biz, zikirlerimizi âyetlerden meydana getirdik. Bu âyetlerin her birinin ayrı bir sebebi ve hikmeti vardır.<br />
<br />
Bu çerçevede, "el-Vehhâb" ismi de Kur’ân-ı Kerîm’de Âl-i İmrân Suresi 8. âyette geçmektedir. Biz de o âyeti zikirlerimize dâhil ettik: "İnneke ente’l-Vehhâb."<br />
<br />
Bu âyetin ve bu zikrin faziletiyle ilgili olarak şöyle bir rivayete rastlamıştım: Vehhâb isminin geçtiği âyeti okuyan kimse, ömür boyu geçim sıkıntısı çekmez. Ancak ne yazık ki şu anda o rivayeti internette bulamıyorum. Daha önce okuduğum, gözüme çarpan bu bilgi şimdi kaybolmuş durumda. Ya internetteki kaynaklar bozulmuş, ya da aradığım yerlerde artık o rivayet yer almıyor. Robotlara, yapay zekâya sordum, onlar da maalesef bu rivayeti vermiyor. Sanki her şey kurnazlaşmış, bildiklerini gizler hâle gelmiş.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3-Âli İmrân  Suresi 8. Ayet</span></span><br />
<br />
    Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu).<br />
<br />
</span><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">    رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ<br />
</span><span style="font-size: large;" class="mycode_size">    <br />
(Onlar şöyle yakarırlar): “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3-Âli İmrân  Suresi 9. Ayet</span></span><br />
<br />
    Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd(mîâde).<br />
</span><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
    رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟<br />
  </span><span style="font-size: large;" class="mycode_size">  <br />
“Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va’dinden dönmez.”<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">38-Sâd  Suresi 35. Ayet</span></span><br />
<br />
    Kâle rabbigfir lî veheb lî mulken lâ yenbagî li ehadin min ba’dî, inneke entel vehhâb(vehhâbu).<br />
</span><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
    قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكًا لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ<br />
  </span><span style="font-size: large;" class="mycode_size">  <br />
Süleyman, “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye lâyık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” dedi.<br />
<br />
"Vehhâb" ismi Kur'an-ı Kerim'de tam üç ayette geçmektedir ve bu ayetler İslam alimleri ile havas ilmi uzmanları tarafından geçim sıkıntısından kurtulmak, bol rızka ve maddi/manevi genişliğe ulaşmak için sıklıkla tavsiye edilir. Duyduğunuz "ömür boyu geçim sıkıntısı çekmez" rivayetleri, halk arasında ve bazı havas (dua/zikir) kitaplarında bu ayetlerin ve "Yâ Vehhâb" esmasının düzenli zikredilmesine dayandırılan yaygın inanışlardır. [1, 2, 3, 4]<br />
Bahsettiğiniz ayetlerin anlamları, bu konudaki rivayetler, sırlar ve uygulamalar aşağıda detaylıca açıklanmıştır:<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1. Bahsi Geçen Ayetler ve Anlamları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Âl-i İmrân Suresi, 8. Ayet:</span></span><br />
        Arapça Okunuşu: "Rabbenâ lâ tuziġ kulûbenâ ba’de iż hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb."<br />
        Anlamı: "Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet bağışla! Şüphesiz Sen, bağışı pek bol olan Vehhâb’sın."<br />
        Önemi: Bu ayet öncelikle manevi hidayeti korumak için istense de, sonundaki "Vehhâb" ismi vesilesiyle Allah'tan her türlü maddi ve manevi rahmetin, rızkın karşılıksız olarak kapılarının açılması için okunur. [1, 2, 3, 4]<br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Sâd Suresi, 35. Ayet:</span></span><br />
        Arapça Okunuşu: "Kâle rabbigfir lî veheb lî mulken lâ yenbaġî li-ehadin min ba’dî, inneke entel vehhâb."<br />
        Anlamı: "Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet. Şüphesiz Sen, bolca lütfeden Vehhâb’sın."<br />
        Önemi: Bu ayet Hz. Süleyman’ın (a.s.) meşhur zenginlik ve mülk duasıdır. Dünyadaki en büyük maddi güç ve genişlik bu dua ile verildiği için, geçim sıkıntısı çekenlerin en çok sarıldığı ayetlerden biridir. [1, 2, 3]<br />
<br />
(Not: "Vehhâb" isminin geçtiği üçüncü ayet ise Sâd Suresi 9. ayettir). [1, 2]<br />
<br />
38-Sâd  Suresi 9. Ayet<br />
<br />
    Em indehum hazâinu rahmeti rabbikel azîzil vehhâb(vehhâbi).<br />
<br />
    اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ<br />
    <br />
Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Rivayetler, Söylenenler ve Uygulama Şekilleri</span></span><br />
<br />
<br />
İslam alimleri ve dua kitaplarında (Örn: İmam Gazali, Şeyh Ahmed el-Buni gibi isimlerin havas kaynaklarında) bu ayetler ve "Yâ Vehhâb" esması hakkında şu uygulamalar aktarılır:<br />
<br />
    Ömür Boyu Geçim Sıkıntısı Çekmemek İçin: Beş vakit farz namazın ardından seccadeden kalkmadan 14 defa "Yâ Vehhâb" demek veya bu iki ayeti okumaya devam eden kişinin ömrü boyunca fakirlik yüzü görmeyeceği, rızkının hiç ummadığı yerlerden yağacağı rivayet edilir. [1]<br />
<br />
    Gece Yarısı ve Kuşluk Vakti Sırrı: Gece teheccüd namazından sonra veya sabah kuşluk (duha) namazının ardından secdeden kalkmadan önce bu ayetleri okuyup ardından 196 defa "Yâ Vehhâb celle celâlühû" zikrine devam edenlerin maddi borçlarından çok kısa sürede kurtulacağı söylenir. [1, 2]<br />
<br />
    Duasının Kabul Olmasını İsteyenler: Herhangi bir helal dünya malı veya rızık talep etmeden önce, ellerini semaya açıp 7 defa "Yâ Vehhâb" diyerek bu ayetlerle dua edenlerin isteklerinin geri çevrilmeyeceği belirtilir. [1, 2]<br />
<br />
EL-VEHHAB:karşılıksız ve sebebsiz olarak bolca ihsan eden,ikram ve hediyelerde bulunan.Yüce Allah,bu isminin geregi olarak,dilediğine ilim ve hikmet,hidayet,dilediğine de mal-Mülk,makam ve mevki,şan şöhret ihsan eder.<br />
<br />
Ebced değeri ve zikir saati:<br />
EL-VEHHAB:isminin zikri(14) adettir.Zkir saati Zühre,Günü Cuma günüdür.<br />
<br />
Özellikleri ve bazı faydaları:<br />
<br />
    Bir kimse her beş vakit namazın farzından sonra yerinden kalkmadan 14 kere bu ismin zikrine devam ederse,yaşadığı sürece yokluk ve geçim sıkıntısı çekmez.Allah o kimseye bu ismin zikri hürmetine bol dünyalık verir.<br />
    Aynı şekilde veya mümkünse secdede zikretmeye devam ederek Allah’tan ilim,hikmet ve hidayet dilerse,dileği yerine gelir.Yüce Allah’ın ihsan,ikram ve lutfuna  mazhar olur.<br />
    EL-VEHHAB isminin vekfini bir kağıt üzerine yapıp üzerinde taşıyan kimsenin kısmeti geniş ve rızkı bol olur.Üzernde vekfi olduğu halde sabah namazından sonra 186 defa zikre devam etmek gerekir.<br />
    Kuşluk vakti kılınan DUHA namzından sonra secdeye gidip zikrine devam eden kimse dünyalık olarak istediği mal ve menfaate sahip olur.<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Vehhâb ismi Geçen Ayetler Geçim Sıkıntısı Çekenler Bu Ayeti Okusun</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
Biz Râşidî Tarikatı’nda zikirlerimizi şu esas üzerine inşa ettik: Esmâları, Kur’ân’da geçtikleri âyetlerle birlikte ve o bağlamda zikretmek. Yani esmâyı yerinde zikretmeyi hedefledik. Bu sebeple âyetleri tek tek ele aldık, sûrelerin içinden çıkarıp onları bir araya getirerek toplu bir zikir hâline getirdik. Zikirlerimiz bu anlayış üzerine kuruludur.<br />
<br />
Elbette esmâları tek başlarına zikrettiğimiz zamanlar da vardır. Fakat asıl zikirlerimiz, esmânın geçtiği âyetlere dayandığı için ve dualar o âyetlerin kalıplarıyla şekillendiği için böyle yapmayı tercih ediyoruz.<br />
<br />
Şöyle düşünün: İnsan bir ilaç alıyorsa, bunun mutlaka bir sebebi vardır. Kur’ân âyetleri ve esmâlar da aynıdır. Onları okumanın, belirli bir sûreyi veya âyeti okumanın ya da bir zikri tekrarlamanın da bir sebebi, bir hikmeti vardır.<br />
<br />
Meselâ canınız elma çekti. Bu, vücudunuzun elmadaki bir vitamine ihtiyaç duyduğu içindir. Vücudunuz sizden elma istemiştir; siz de o ihtiyacı karşılamak için bir elma arar, onu yersiniz. İşte esmâlar ve zikirler de tıpkı bunun gibidir. Okursunuz, zikredersiniz ama neden? Bunun sebebini bilmeden yapılmaz. Tıpkı aspirini niçin aldığını bilmeden içmeyeceğiniz gibi, ilacı da sebebini bilmeden kullanmazsınız.<br />
<br />
İşte bu anlayışla biz, zikirlerimizi âyetlerden meydana getirdik. Bu âyetlerin her birinin ayrı bir sebebi ve hikmeti vardır.<br />
<br />
Bu çerçevede, "el-Vehhâb" ismi de Kur’ân-ı Kerîm’de Âl-i İmrân Suresi 8. âyette geçmektedir. Biz de o âyeti zikirlerimize dâhil ettik: "İnneke ente’l-Vehhâb."<br />
<br />
Bu âyetin ve bu zikrin faziletiyle ilgili olarak şöyle bir rivayete rastlamıştım: Vehhâb isminin geçtiği âyeti okuyan kimse, ömür boyu geçim sıkıntısı çekmez. Ancak ne yazık ki şu anda o rivayeti internette bulamıyorum. Daha önce okuduğum, gözüme çarpan bu bilgi şimdi kaybolmuş durumda. Ya internetteki kaynaklar bozulmuş, ya da aradığım yerlerde artık o rivayet yer almıyor. Robotlara, yapay zekâya sordum, onlar da maalesef bu rivayeti vermiyor. Sanki her şey kurnazlaşmış, bildiklerini gizler hâle gelmiş.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3-Âli İmrân  Suresi 8. Ayet</span></span><br />
<br />
    Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu).<br />
<br />
</span><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">    رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ<br />
</span><span style="font-size: large;" class="mycode_size">    <br />
(Onlar şöyle yakarırlar): “Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">3-Âli İmrân  Suresi 9. Ayet</span></span><br />
<br />
    Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd(mîâde).<br />
</span><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
    رَبَّنَٓا اِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَا رَيْبَ ف۪يهِۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُخْلِفُ الْم۪يعَادَ۟<br />
  </span><span style="font-size: large;" class="mycode_size">  <br />
“Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va’dinden dönmez.”<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">38-Sâd  Suresi 35. Ayet</span></span><br />
<br />
    Kâle rabbigfir lî veheb lî mulken lâ yenbagî li ehadin min ba’dî, inneke entel vehhâb(vehhâbu).<br />
</span><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
    قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَهَبْ ل۪ي مُلْكًا لَا يَنْبَغ۪ي لِاَحَدٍ مِنْ بَعْد۪يۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ<br />
  </span><span style="font-size: large;" class="mycode_size">  <br />
Süleyman, “Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye lâyık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!” dedi.<br />
<br />
"Vehhâb" ismi Kur'an-ı Kerim'de tam üç ayette geçmektedir ve bu ayetler İslam alimleri ile havas ilmi uzmanları tarafından geçim sıkıntısından kurtulmak, bol rızka ve maddi/manevi genişliğe ulaşmak için sıklıkla tavsiye edilir. Duyduğunuz "ömür boyu geçim sıkıntısı çekmez" rivayetleri, halk arasında ve bazı havas (dua/zikir) kitaplarında bu ayetlerin ve "Yâ Vehhâb" esmasının düzenli zikredilmesine dayandırılan yaygın inanışlardır. [1, 2, 3, 4]<br />
Bahsettiğiniz ayetlerin anlamları, bu konudaki rivayetler, sırlar ve uygulamalar aşağıda detaylıca açıklanmıştır:<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">1. Bahsi Geçen Ayetler ve Anlamları</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Âl-i İmrân Suresi, 8. Ayet:</span></span><br />
        Arapça Okunuşu: "Rabbenâ lâ tuziġ kulûbenâ ba’de iż hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb."<br />
        Anlamı: "Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme, bize katından bir rahmet bağışla! Şüphesiz Sen, bağışı pek bol olan Vehhâb’sın."<br />
        Önemi: Bu ayet öncelikle manevi hidayeti korumak için istense de, sonundaki "Vehhâb" ismi vesilesiyle Allah'tan her türlü maddi ve manevi rahmetin, rızkın karşılıksız olarak kapılarının açılması için okunur. [1, 2, 3, 4]<br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"> Sâd Suresi, 35. Ayet:</span></span><br />
        Arapça Okunuşu: "Kâle rabbigfir lî veheb lî mulken lâ yenbaġî li-ehadin min ba’dî, inneke entel vehhâb."<br />
        Anlamı: "Rabbim! Beni bağışla; bana, benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet. Şüphesiz Sen, bolca lütfeden Vehhâb’sın."<br />
        Önemi: Bu ayet Hz. Süleyman’ın (a.s.) meşhur zenginlik ve mülk duasıdır. Dünyadaki en büyük maddi güç ve genişlik bu dua ile verildiği için, geçim sıkıntısı çekenlerin en çok sarıldığı ayetlerden biridir. [1, 2, 3]<br />
<br />
(Not: "Vehhâb" isminin geçtiği üçüncü ayet ise Sâd Suresi 9. ayettir). [1, 2]<br />
<br />
38-Sâd  Suresi 9. Ayet<br />
<br />
    Em indehum hazâinu rahmeti rabbikel azîzil vehhâb(vehhâbi).<br />
<br />
    اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ الْعَز۪يزِ الْوَهَّابِۚ<br />
    <br />
Yoksa mutlak güç sahibi ve çok bağışlayan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?<br />
<br />
 <br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Rivayetler, Söylenenler ve Uygulama Şekilleri</span></span><br />
<br />
<br />
İslam alimleri ve dua kitaplarında (Örn: İmam Gazali, Şeyh Ahmed el-Buni gibi isimlerin havas kaynaklarında) bu ayetler ve "Yâ Vehhâb" esması hakkında şu uygulamalar aktarılır:<br />
<br />
    Ömür Boyu Geçim Sıkıntısı Çekmemek İçin: Beş vakit farz namazın ardından seccadeden kalkmadan 14 defa "Yâ Vehhâb" demek veya bu iki ayeti okumaya devam eden kişinin ömrü boyunca fakirlik yüzü görmeyeceği, rızkının hiç ummadığı yerlerden yağacağı rivayet edilir. [1]<br />
<br />
    Gece Yarısı ve Kuşluk Vakti Sırrı: Gece teheccüd namazından sonra veya sabah kuşluk (duha) namazının ardından secdeden kalkmadan önce bu ayetleri okuyup ardından 196 defa "Yâ Vehhâb celle celâlühû" zikrine devam edenlerin maddi borçlarından çok kısa sürede kurtulacağı söylenir. [1, 2]<br />
<br />
    Duasının Kabul Olmasını İsteyenler: Herhangi bir helal dünya malı veya rızık talep etmeden önce, ellerini semaya açıp 7 defa "Yâ Vehhâb" diyerek bu ayetlerle dua edenlerin isteklerinin geri çevrilmeyeceği belirtilir. [1, 2]<br />
<br />
EL-VEHHAB:karşılıksız ve sebebsiz olarak bolca ihsan eden,ikram ve hediyelerde bulunan.Yüce Allah,bu isminin geregi olarak,dilediğine ilim ve hikmet,hidayet,dilediğine de mal-Mülk,makam ve mevki,şan şöhret ihsan eder.<br />
<br />
Ebced değeri ve zikir saati:<br />
EL-VEHHAB:isminin zikri(14) adettir.Zkir saati Zühre,Günü Cuma günüdür.<br />
<br />
Özellikleri ve bazı faydaları:<br />
<br />
    Bir kimse her beş vakit namazın farzından sonra yerinden kalkmadan 14 kere bu ismin zikrine devam ederse,yaşadığı sürece yokluk ve geçim sıkıntısı çekmez.Allah o kimseye bu ismin zikri hürmetine bol dünyalık verir.<br />
    Aynı şekilde veya mümkünse secdede zikretmeye devam ederek Allah’tan ilim,hikmet ve hidayet dilerse,dileği yerine gelir.Yüce Allah’ın ihsan,ikram ve lutfuna  mazhar olur.<br />
    EL-VEHHAB isminin vekfini bir kağıt üzerine yapıp üzerinde taşıyan kimsenin kısmeti geniş ve rızkı bol olur.Üzernde vekfi olduğu halde sabah namazından sonra 186 defa zikre devam etmek gerekir.<br />
    Kuşluk vakti kılınan DUHA namzından sonra secdeye gidip zikrine devam eden kimse dünyalık olarak istediği mal ve menfaate sahip olur.<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allâhʼı unutan Allâhʼın da onların kendilerini unuttuğu kimseler gibi olmayın]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3125</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 17:27:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3125</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Allâhʼı unutan Allâhʼın da onların kendilerini unuttuğu kimseler gibi olmayın</span></span><br />
<br />
“Allâhʼı unutan ve bu yüzden Allâhʼın da onların kendilerini unuttuğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir.”<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">(el-Haşr, 19) </span></span><br />
<br />
Evet gercekte Allah unutmaz amma, orda gizli mana, Allah bilerek onlar ile ilgilenmez unutmus gibi yapar manasi var<br />
<br />
Allahin unuttuklarindan olmamak lazim!<br />
<br />
-------------------------<br />
<br />
    Ve lâ tekûnû kellezîne nesûllâhe fe ensâhum enfusehum, ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).<br />
<br />
    وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ<br />
    <br />
Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">59-Haşr  Suresi 19. Ayet</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Allâhʼı unutan Allâhʼın da onların kendilerini unuttuğu kimseler gibi olmayın</span></span><br />
<br />
“Allâhʼı unutan ve bu yüzden Allâhʼın da onların kendilerini unuttuğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fâsıkların ta kendileridir.”<br />
<br />
 <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">(el-Haşr, 19) </span></span><br />
<br />
Evet gercekte Allah unutmaz amma, orda gizli mana, Allah bilerek onlar ile ilgilenmez unutmus gibi yapar manasi var<br />
<br />
Allahin unuttuklarindan olmamak lazim!<br />
<br />
-------------------------<br />
<br />
    Ve lâ tekûnû kellezîne nesûllâhe fe ensâhum enfusehum, ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).<br />
<br />
    وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ<br />
    <br />
Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">59-Haşr  Suresi 19. Ayet</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[yeri iki günde yaratanı inkâr edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3095</link>
			<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 18:12:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3095</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span> <br />
<br />
قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim <br />
<br />
Kul e innekum le tekfurûne billezî halakal arda fî yevmeyni ve tec’alûne lehû endâdâ(endâden), zâlike rabbul âlemîn(âlemîne).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span> <br />
<br />
De ki: “Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Sadakallahul Aziym Fussilet Suresi 9. Ayet)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bilgi:</span></span><br />
<br />
Allah, zamandan ve mekândan münezzehtir. O, dünya hayatı için söz konusu olan gün, ay ve yıl gibi zaman kavramlarına bağlı değildir. Her şeye kâdir olan Rabbimiz, yeryüzünü iki aşamada yaratmayı takdir etmiştir. Birincisinde gökler ve yeryüzü bitişik iken ayrılmış, ikincisinde ise yeryüzü döşenmiş, yaşama uygun hâle getirilmiştir. Âyette, kâinatın Allah’ın yaratmasının eseri olduğuna inanmayanların küfre düştükleri haber verilerek, yaratmaya kadir olanın kulluk yapılmaya da layık olduğu vurgulanmaktadır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Mesaj:</span></span><br />
<br />
    Rabbimiz Allah, her şeyi yaratan, yaratmaya devam eden ve rızıklandırandır.<br />
    Allah Teâla, bizleri yoktan var ettiği gibi öldükten sonra tekrar diriltecektir. Çünkü yoktan yaratan, tekrar diriltmeye de kadirdir.<br />
<br />
Kelime Dağarcığı:<br />
<br />
Yevmeyn: İki gün, iki aşama.<br />
<br />
Endâd: Benzerler, denkler, ortaklar.<br />
<br />
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">TEFSİR</span></span><br />
<br />
Fussilet Suresi 9. Ayet Tefsiri:<br />
<br />
    De ki: “Siz yeryüzünü iki günde yaratan Allah’ı inkâr edip de başkalarını ona denk mi tutuyorsunuz? Oysa O, bütün âlemlerin Rabbidir!”<br />
    O, yerin üstünde sağlam sarsılmaz dağlar yerleştirdi, orayı bereketli kıldı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları önceki iki günle birlikte toplam dört günde takdir etti.<br />
<br />
Âyetlerde bahsedilen “gün”den maksat, bildiğimiz gün değil, başı ve sonu belli olmayan uzun “jeolojik devir”dir. Kur’ân-ı Kerîm’in başka âyetlerinde de haber verildiği üzere Allah Teâlâ, gökleri, yeri ve bunların içindekileri “altı gün”de yaratmıştır. (bk. Furkan 25/59; Kâf 50/38)<br />
<br />
Bahsedilen altı gün burada tafsil edilir ve hangi günlerde neler yaratıldığı bir miktar daha detaylı anlatılır. Buna göre: Altı günden dördü yeryüzünün, yeryüzü üzerindeki dağların ve canlıların hayatlarını devam ettirmelerini sağlayacak hava, su, madenler, bitkiler, hayvanlar gibi geçim kaynaklarının yaratılıp hazırlanmasına ayrılmıştır.<br />
<br />
Cenâb-ı Hak yeryüzüne öyle bir bereket vermiştir ki yüz binlerce yıldan beri en küçük canlıdan yüz binlerce canlı türüne mensup hadde hesaba gelmeyen mahlukât faydalandığı halde bu rızıklar bitip tükenmemektedir. Arayıp soranlar, ihtiyacı olanlar, varlığını devam ettirmek için gıda maddelerine muhtaç olan varlıklar, orada ihtiyacı ölçüsünde gıdasını bulabilmektedir.<br />
<br />
İşte yeryüzünü ve içindekileri yaratan kuvvetin sahibi Allah, ins ü cin bütün varlıkların mâlikidir; kendisinden başka bütün varlıklar da O’nun memlüküdür. O halde O nasıl inkâr edilebilir? Nasıl başka şeyler O’na ortak koşulabilir? Hiçbir şeye muktedir olamayan aciz mahluklar, nasıl kendisi üzerinde malik ve kadir olan bir varlığa denk tutulabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak: </span></span><br />
<br />
Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span> <br />
<br />
قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذ۪ي خَلَقَ الْاَرْضَ ف۪ي يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُٓ اَنْدَادًاۜ ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَم۪ينَۚ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim <br />
<br />
Kul e innekum le tekfurûne billezî halakal arda fî yevmeyni ve tec’alûne lehû endâdâ(endâden), zâlike rabbul âlemîn(âlemîne).<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span> <br />
<br />
De ki: “Gerçekten siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip O’na ortaklar mı koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.” <br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Sadakallahul Aziym Fussilet Suresi 9. Ayet)</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bilgi:</span></span><br />
<br />
Allah, zamandan ve mekândan münezzehtir. O, dünya hayatı için söz konusu olan gün, ay ve yıl gibi zaman kavramlarına bağlı değildir. Her şeye kâdir olan Rabbimiz, yeryüzünü iki aşamada yaratmayı takdir etmiştir. Birincisinde gökler ve yeryüzü bitişik iken ayrılmış, ikincisinde ise yeryüzü döşenmiş, yaşama uygun hâle getirilmiştir. Âyette, kâinatın Allah’ın yaratmasının eseri olduğuna inanmayanların küfre düştükleri haber verilerek, yaratmaya kadir olanın kulluk yapılmaya da layık olduğu vurgulanmaktadır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Mesaj:</span></span><br />
<br />
    Rabbimiz Allah, her şeyi yaratan, yaratmaya devam eden ve rızıklandırandır.<br />
    Allah Teâla, bizleri yoktan var ettiği gibi öldükten sonra tekrar diriltecektir. Çünkü yoktan yaratan, tekrar diriltmeye de kadirdir.<br />
<br />
Kelime Dağarcığı:<br />
<br />
Yevmeyn: İki gün, iki aşama.<br />
<br />
Endâd: Benzerler, denkler, ortaklar.<br />
<br />
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">TEFSİR</span></span><br />
<br />
Fussilet Suresi 9. Ayet Tefsiri:<br />
<br />
    De ki: “Siz yeryüzünü iki günde yaratan Allah’ı inkâr edip de başkalarını ona denk mi tutuyorsunuz? Oysa O, bütün âlemlerin Rabbidir!”<br />
    O, yerin üstünde sağlam sarsılmaz dağlar yerleştirdi, orayı bereketli kıldı ve isteyip arayanlar için eşit olmak üzere oradaki rızıkları önceki iki günle birlikte toplam dört günde takdir etti.<br />
<br />
Âyetlerde bahsedilen “gün”den maksat, bildiğimiz gün değil, başı ve sonu belli olmayan uzun “jeolojik devir”dir. Kur’ân-ı Kerîm’in başka âyetlerinde de haber verildiği üzere Allah Teâlâ, gökleri, yeri ve bunların içindekileri “altı gün”de yaratmıştır. (bk. Furkan 25/59; Kâf 50/38)<br />
<br />
Bahsedilen altı gün burada tafsil edilir ve hangi günlerde neler yaratıldığı bir miktar daha detaylı anlatılır. Buna göre: Altı günden dördü yeryüzünün, yeryüzü üzerindeki dağların ve canlıların hayatlarını devam ettirmelerini sağlayacak hava, su, madenler, bitkiler, hayvanlar gibi geçim kaynaklarının yaratılıp hazırlanmasına ayrılmıştır.<br />
<br />
Cenâb-ı Hak yeryüzüne öyle bir bereket vermiştir ki yüz binlerce yıldan beri en küçük canlıdan yüz binlerce canlı türüne mensup hadde hesaba gelmeyen mahlukât faydalandığı halde bu rızıklar bitip tükenmemektedir. Arayıp soranlar, ihtiyacı olanlar, varlığını devam ettirmek için gıda maddelerine muhtaç olan varlıklar, orada ihtiyacı ölçüsünde gıdasını bulabilmektedir.<br />
<br />
İşte yeryüzünü ve içindekileri yaratan kuvvetin sahibi Allah, ins ü cin bütün varlıkların mâlikidir; kendisinden başka bütün varlıklar da O’nun memlüküdür. O halde O nasıl inkâr edilebilir? Nasıl başka şeyler O’na ortak koşulabilir? Hiçbir şeye muktedir olamayan aciz mahluklar, nasıl kendisi üzerinde malik ve kadir olan bir varlığa denk tutulabilir?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak: </span></span><br />
<br />
Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karışmayan Denizlerin Hikmeti]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3091</link>
			<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:33:53 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3091</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karışmayan Denizlerin Hikmeti</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span> <br />
<br />
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Merecel bahreyni yeltekıyân, Beynehumâ berzehun lâ yebgıyân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.<br />
<br />
 <span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym - Rahmân  Suresi 19.  ve 20. Ayet)</span><br />
<br />
<br />
Rahmân sûresinin 19 ve 20. âyetlerinden çıkarmamız gereken ibretler nelerdir? Karışmayan denizleri Kur’ân-ı Kerim nasıl anlatıyor?<br />
<br />
Denizlerin birleştiği boğazlarda ve nehirlerin denize döküldüğü noktalarda ısı ve tuz oranı farklı olan suların görünmez bir perde ile birbirine karışmadıkları, ancak asrımızda tespit edilebilmiştir. Kur’ân-ı Kerim ise bu hakikati de bildirmiştir:<br />
<br />
Rahmân Sûresi’nin 19 ve 20. âyetlerinde;<br />
<br />
“İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. (Fakat) aralarında bir engel vardır; birbirine geçip karışmazlar! (Kendi yapılarını muhafaza ederler.)” buyurulmuştur.” <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">(er-Rahmân, 19-20; Ayrıca bkz. el-Furkān, 53)</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Karışmayan Denizlerin Hikmeti</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span> <br />
<br />
مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Merecel bahreyni yeltekıyân, Beynehumâ berzehun lâ yebgıyân.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar. (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.<br />
<br />
 <span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym - Rahmân  Suresi 19.  ve 20. Ayet)</span><br />
<br />
<br />
Rahmân sûresinin 19 ve 20. âyetlerinden çıkarmamız gereken ibretler nelerdir? Karışmayan denizleri Kur’ân-ı Kerim nasıl anlatıyor?<br />
<br />
Denizlerin birleştiği boğazlarda ve nehirlerin denize döküldüğü noktalarda ısı ve tuz oranı farklı olan suların görünmez bir perde ile birbirine karışmadıkları, ancak asrımızda tespit edilebilmiştir. Kur’ân-ı Kerim ise bu hakikati de bildirmiştir:<br />
<br />
Rahmân Sûresi’nin 19 ve 20. âyetlerinde;<br />
<br />
“İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. (Fakat) aralarında bir engel vardır; birbirine geçip karışmazlar! (Kendi yapılarını muhafaza ederler.)” buyurulmuştur.” <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">(er-Rahmân, 19-20; Ayrıca bkz. el-Furkān, 53)</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Men yehdillâhu felâ mudille leh. Ve men yud'lil felâ hâdiye leh "]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2420</link>
			<pubDate>Mon, 15 Jul 2024 17:07:43 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2420</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ<br />
<br />
"Men yehdillâhu felâ mudille leh. Ve men yud'lil felâ hâdiye leh "<br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
AIlah (C.C) bir kimseyi hidayete erdirirse, kimse onu saptıramaz. O kimi de dalâlete iterse, kimse onu hidayete getiremez.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Kehf, 18/17)</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dikkat : </span></span>kurandaki ayet yok calmış yok etmiş deccal aleyhillane<br />
<br />
<br />
<a href="https://sorularlaislamiyet.com/kuran-i-kerimde-allah-kime-hidayet-verirse-dogru-yolda-olan-odur-kimi-de-hidayetten-mahrum-eder" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://sorularlaislamiyet.com/kuran-i-k...ahrum-eder</a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">18. Sure-Kehf  Suresi 17. Ayet</span></span><br />
<br />
    Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">men yehdillâhu fe</span></span> huvel muhted(muhtedi), <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ve men yudlil fe</span></span> len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).<br />
    ۞ وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ۚ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ ۗ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">مَن يَهْدِ ٱللَّهُ</span></span> فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ ۖ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">وَمَن يُضْلِلْ فَلَ</span></span>ن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا<br />
    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.<br />
<br />
<a href="https://www.namazzamani.net/kuranmeali/kehf-suresi-17.ayet.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.namazzamani.net/kuranmeali/k...7.ayet.htm</a><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lütfen Dikkat Ediniz :</span></span><br />
<br />
Hani ayetin metni nerede hutbede her cuma okunan ayet ve dua imamın minberdeki hutbe duası nerde bu ayet kim çaldı kim sildi bunu<br />
ben bulamadım ya bana sildi sizde bakıp arayın bulamazsanız malesef kuran oynanıyor deccal pisliği oynuyor <br />
<br />
<a href="https://islamiforum.biz/showthread.php?tid=769" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://islamiforum.biz/showthread.php?tid=769</a><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">39. Zümer suresi, 37. ayet</span></span><br />
<br />
<br />
Allah, kimi doğru yola iletirse, onu saptırabilecek yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan; intikam sahibi olan değil midir?<br />
وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ<br />
Ve <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">men yehdillahu</span></span> fe ma lehu min mudıll, e leysallahu bi azizin zintikam.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrâ  Suresi 97. Ayet</span></span><br />
<br />
    Ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">men yehdillâhu</span></span> fe huvel muhted(muhtedi), <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ve men yudlil fe</span></span> len tecide lehum evliyâe min dûnih(dûnihî), ve nahşuruhum yevmel kıyâmeti alâ vucûhihim umyen ve bukmen ve summâ(summen), me’vâhum cehennem(cehennemu), kullemâ habet zidnâhum saîrâ(saîren).<br />
    وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ ۖ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ ۖ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا ۖ مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا<br />
    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.<br />
<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><br />
<br />
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
مَنْ يَهْدِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِىَ لَهُ<br />
<br />
"Men yehdillâhu felâ mudille leh. Ve men yud'lil felâ hâdiye leh "<br />
<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Meali :</span></span><br />
<br />
AIlah (C.C) bir kimseyi hidayete erdirirse, kimse onu saptıramaz. O kimi de dalâlete iterse, kimse onu hidayete getiremez.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Kehf, 18/17)</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dikkat : </span></span>kurandaki ayet yok calmış yok etmiş deccal aleyhillane<br />
<br />
<br />
<a href="https://sorularlaislamiyet.com/kuran-i-kerimde-allah-kime-hidayet-verirse-dogru-yolda-olan-odur-kimi-de-hidayetten-mahrum-eder" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://sorularlaislamiyet.com/kuran-i-k...ahrum-eder</a><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">18. Sure-Kehf  Suresi 17. Ayet</span></span><br />
<br />
    Ve tereş şemse izâ taleat tezâveru an kehfihim zâtel yemîni ve izâ garabet takrıduhum zâteş şimâli ve hum fî fecvetin minh(minhu), zâlike min âyâtillâh(âyâtillâhi), <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">men yehdillâhu fe</span></span> huvel muhted(muhtedi), <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ve men yudlil fe</span></span> len tecide lehu veliyyen murşidâ(murşiden).<br />
    ۞ وَتَرَى ٱلشَّمْسَ إِذَا طَلَعَت تَّزَٰوَرُ عَن كَهْفِهِمْ ذَاتَ ٱلْيَمِينِ وَإِذَا غَرَبَت تَّقْرِضُهُمْ ذَاتَ ٱلشِّمَالِ وَهُمْ فِى فَجْوَةٍ مِّنْهُ ۚ ذَٰلِكَ مِنْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ ۗ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">مَن يَهْدِ ٱللَّهُ</span></span> فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ ۖ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">وَمَن يُضْلِلْ فَلَ</span></span>ن تَجِدَ لَهُۥ وَلِيًّا مُّرْشِدًا<br />
    (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın.<br />
<br />
<a href="https://www.namazzamani.net/kuranmeali/kehf-suresi-17.ayet.htm" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.namazzamani.net/kuranmeali/k...7.ayet.htm</a><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Lütfen Dikkat Ediniz :</span></span><br />
<br />
Hani ayetin metni nerede hutbede her cuma okunan ayet ve dua imamın minberdeki hutbe duası nerde bu ayet kim çaldı kim sildi bunu<br />
ben bulamadım ya bana sildi sizde bakıp arayın bulamazsanız malesef kuran oynanıyor deccal pisliği oynuyor <br />
<br />
<a href="https://islamiforum.biz/showthread.php?tid=769" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://islamiforum.biz/showthread.php?tid=769</a><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">39. Zümer suresi, 37. ayet</span></span><br />
<br />
<br />
Allah, kimi doğru yola iletirse, onu saptırabilecek yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan; intikam sahibi olan değil midir?<br />
وَمَنْ يَهْدِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُضِلٍّۜ اَلَيْسَ اللّٰهُ بِعَز۪يزٍ ذِي انْتِقَامٍ<br />
Ve <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">men yehdillahu</span></span> fe ma lehu min mudıll, e leysallahu bi azizin zintikam.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrâ  Suresi 97. Ayet</span></span><br />
<br />
    Ve <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">men yehdillâhu</span></span> fe huvel muhted(muhtedi), <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ve men yudlil fe</span></span> len tecide lehum evliyâe min dûnih(dûnihî), ve nahşuruhum yevmel kıyâmeti alâ vucûhihim umyen ve bukmen ve summâ(summen), me’vâhum cehennem(cehennemu), kullemâ habet zidnâhum saîrâ(saîren).<br />
    وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ ۖ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ ۖ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا ۖ مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ ۖ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا<br />
    Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız.<br />
<br />
<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[“Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının.”]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2176</link>
			<pubDate>Sun, 08 Oct 2023 06:48:56 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2176</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1416" target="_blank" title="">Enfal 25 -Fitneden Sakinin Ayeti.jpg</a> (Boyut: 967.34 KB / İndirmeler: 185)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının.” Ayeti</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً ۖ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vettekû fitneten lâ tusîbennellezîne zalemû minkum hâssah(hâssaten), va´lemû ennallâhe şedîdul ikâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
“Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının, ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 25. ayet)</span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1417" target="_blank" title="">Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının-V2.png</a> (Boyut: 234.96 KB / İndirmeler: 182)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1416" target="_blank" title="">Enfal 25 -Fitneden Sakinin Ayeti.jpg</a> (Boyut: 967.34 KB / İndirmeler: 185)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının.” Ayeti</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً ۖ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Vettekû fitneten lâ tusîbennellezîne zalemû minkum hâssah(hâssaten), va´lemû ennallâhe şedîdul ikâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
“Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının, ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.”<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Enfal Suresi 25. ayet)</span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1417" target="_blank" title="">Aranızdan sadece zalimlere dokunmakla kalmayacak olan fitneden sakının-V2.png</a> (Boyut: 234.96 KB / İndirmeler: 182)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Takva sahipleri için istikamet sahipleri için,O (Hz Mehdi) doğru yolu gösterici bir]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1821</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jul 2022 17:48:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1821</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
الٓمٓ ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Elif, lâm, mim. <br />
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh, <br />
Hüden lil muttekîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Elif Lâm Mîm. <br />
İşte bu Kitap ki, Fatiha kitabı,<br />
Yani Hz Mehdi, O’nda hiçbir şüphe yoktur.<br />
Takva sahipleri için istikamet sahipleri için, <br />
O (Hz Mehdi) doğru yolu gösterici bir rehber,<br />
ve Allahın hidayetidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 1 ve 2. Ayet)</span><br />
<br />
</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
الٓمٓ ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Elif, lâm, mim. <br />
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh, <br />
Hüden lil muttekîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Elif Lâm Mîm. <br />
İşte bu Kitap ki, Fatiha kitabı,<br />
Yani Hz Mehdi, O’nda hiçbir şüphe yoktur.<br />
Takva sahipleri için istikamet sahipleri için, <br />
O (Hz Mehdi) doğru yolu gösterici bir rehber,<br />
ve Allahın hidayetidir.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">(Sadakallahul Aziym Bakara Suresi 1 ve 2. Ayet)</span><br />
<br />
</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muhakkak ki, Şira’nın (Şira Yıldızı’nın) Rabbi de O’dur]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1820</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jul 2022 17:26:40 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1820</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَأَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرَى<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve ennehu huve rabbuş şı’râ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ve muhakkak ki, Şira’nın Rabbi de O’dur.<br />
<br />
(Şira Yıldızı’nın Sirius'un)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym NECM-49 ayet</span><br />
<br />
</span></span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
وَأَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرَى<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ve ennehu huve rabbuş şı’râ.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Meali :</span><br />
<br />
Ve muhakkak ki, Şira’nın Rabbi de O’dur.<br />
<br />
(Şira Yıldızı’nın Sirius'un)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym NECM-49 ayet</span><br />
<br />
</span></span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>