<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - 2014 VAAZLARI ARŞİVİ]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2026 12:12:51 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Geri Döndüren Gök - G Punkt (Kar©glanin 26.11.2014 Vaazi)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3459</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 03:21:23 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3459</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geri Döndüren Gök — G Punkt — Dünyanın Kasası, Bankacılık, Hasib ve Muhasebe</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 26 Ekim 2014 Çarşamba Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
<br />
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Bakara 153</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bis sabri ves salâh, innallâhe meas sâbirîn.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ey iman edenler topluluğu! Namaza sabırla devam edin ki,<br />
<br />
O'na (namaza sabredenlerin, devam edenlerin önünde) Allah gider.<br />
<br />
[Allah onların önlerinde hazır ve nazır vaziyette bekler, korur.]<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Bakara Suresi 153</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Sabır, cennet hazinelerinden bir hazinedir."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf, İhyâu Ulûmiddîn)</span><br />
<br />
Allahümme salli ala delilul iman Muhammed Rasulallah.<br />
<br />
Ellezi "La ilahe illallah Muhammedün Rasulallah."<br />
<br />
Ve salatun ve selamun ala cemi'il Enbiyai vel Mürseliyn, ve salaten selamen cemi'il Melaiketül mukarrebun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz:</span><br />
<br />
G Punkt, yani G Noktası: Kadınların anüsünün, aynı büyük G harfindeki gibi hemen içeri doğru giren bir işaret parmağı kadar olan kısmındadır. Ne işe yarar denilince: Kadının orgazm merkezidir.<br />
<br />
Ve vajinusmus denilen hastalık, bir kadının veya kızın bir zamanlar başına gelen bir talihsiz olay karşısında, Allah'ın kadınlara koyduğu alarm sistemi ile vajinayı kitleyip kimseye açmaması; yani büyük bankalardaki aynı alarm sisteminin çalınca bütün kasaların otomatik olarak kilitlenmesi ve kasanın açılması için, o bankanın dünyanın dört bir yerine gönderip saklayacağı üç adet kimsedeki üç anahtarın ve üç adamın gelip kasayı açmasına kadar bir daha açılmaması gibi bir güvenlik sisteminin aktif hâle gelmesi demektir. Yani o kızın bekaretinin bozulmasına, tecavüz edilmesine Rabbimizin katiyen müsaade etmemesi demektir. Ve daha önce yazdık: Yay burçları genellikle kelebek olurlar, dedik. Ve kelebeğin birisi, Rabbimizin güvencesi altında olan kelebektir. Ve ona yapılacak bir saldırı hâlinde dahi ona tecavüz edemez; en sapık dahi olsa. Çünkü vajina, yani kasa kilitlenir ve bir daha kimseye açılmaz. Büyük güvenlik sistemi, yani vajinusmus budur yani.<br />
<br />
Ve geldik Matrix filmindeki anahtarcı bölümüne; yani vajinanın anahtarı sadece üç anahtarcıda saklı olmalıdır. Yani vajina, dünyanın kasası; yani dünya bankasının kasası; yani Mehdi kasası, Mehdi bilgilerinin olduğu kasa; sadece dünyanın dört bir yanındaki üç anahtarcının bir araya geldiğinde açabileceği bir güvenlik sistemi ile korunmalıdır, deyip vaaza devam ediyoruz. Yani Mehdi'nin gen haritası konulacak o kasaya, gafil olmayın.<br />
<br />
Yani ayrıca Mehdi'ye ait bilinen bütün bilgiler orada toplanacak. Ve vajina, yani Mehdi'nin yeniden doğmasını sağlayacak bilgiyi açacak olan, onu doğuracak olan vajina, yani kasa gezer durumda olmalıdır; bu gün burda, yarın orada olmalıdır; sabit olmayacak. Ve Muhammed'in bütün bilgileri ve bütün peygamberlerin bütün bilgileri şimdi Mehdi'ye devrolmuştur. Ve yürüyen kâinat odur. Ve onun en son asker olması, yani MHD olması demek, son kullanma tarihi demek. Ve kalkarken de yeniden dirilmede, o gen haritasının yeniden vajinada döl olup çocuk hâlinde dünyaya gelmesine bağlıdır. Büyük vajina ve içindeki kadın yumurtası, yani güneşimiz; ve onun içine dölün dahil olması, yani MHD'nin dahil olması ile olacak olanlar; yani haşir, yeniden dirilme hadisesi.<br />
<br />
Yay burcunun gezegeni öyle Jüpiter falan değildir; Neptün'dür. Yani mavi gezegen, su gezegeni ve Nuh gezegeni. Yani Neptün, geri döndüren gök katından gelmiş bir gezegendir; yani Rahmandan ve rahimden gelen bir gezegen. Rahmet, yani su; dünyamızın su deposu. Ve su demek Neptün demek; Neptün demek Nuh aleyhisselam demek. Nuh demek, Yay burcunun babası olan bir horoz demek. Ve o kalkmadan kâinat kalkamaz; yani beka billah odur. Allah'a varmadan önceki yolların birleştiği yer. Ve semanın katları yedi kat geçilince, yedi Ha Mim kalır; yani yedi derya, su deryası; yani yedi Muhammed ve yedi deryanın içindeki yedi tane dünya var demektir. Ha ve Mim... Ve her 7 Ha'dan birinin içinde de bir Mim varmış; yani her yedi kadından birisinde Muhammed Mehdi'yi diriltecek yumurta var demektir bu. Fakat o yumurta Mehdi'siz rahime inmez; Mehdi ona gireceği belli olunca, o yumurta o kadının rahmine iner ve döllenme olur yani.<br />
<br />
Dikkat, dünyanın dört bir yanı... Fakat üç anahtarcı, iyi dikkat edin. Ne dedik? Bunun formülünü de siz çözeceksiniz: 3/4 fonksiyonu ile.<br />
<br />
Ve vajinusmus işte, Rabbimizin, Mehdi doğurabilecek, döllenebilecek yumurta taşıyan bir kadına koyduğu güvenlik sistemi ile, o kadına saldırı olunca güvenlik sisteminin aktif hâle gelip onun tecavüzüne müsaade etmeyip vajinayı kitlemesinden başka şey değildir.<br />
<br />
Her ne kadar her devlet kendince Mehdi bulup Mehdi hesapları yapsa da, yukarıda her hesap edenin üstündeki muhasebeci olan, Hasib olan Allah vardır. Ve onun hesabı, en şaşmaz hesaptır.<br />
<br />
Neden Rabbim portakal ve mandalina yeme mevsimini sona saklamış? Senenin sonuna... Ve rengi Mehdi rengi, yeme usulü Mehdi usulü; yani Ali parmağını bala daldırdı ve dedi "Bal ya Rasulallah." dedi. Bal çanağına parmak daldırmayan Mehdi'yi kınar geçer, gafiller. Ve herkes G punktu hareketi yapar mandalina, portakal yerken. "Mehdi'ye 1 puan verdik" diyen ga fillere duyurulur: Onun sizin puanınıza ihtiyacı yok zaten, gafiller. Rabbim ona vereceği puanını vermişken siz kimsiniz, gafiller. Ve işte portakal ve mandalina yerken mandalina ve portakala parmak atılır; yani G punkt uyarılmalıdır ki... Ne olsun, siz anladınız herhalde. Sözün kısası makbul deyip vaazi bitiriyoruz.<br />
<br />
Ve fakat her defasında yapmayın; çünkü kadının önce gelmesi kız çocuk doğmasına sebep olur. Ve böylece herkesin kızı olursa, onları dölleyecek oğlanlar nereden doğacak o zaman? Ve erkeğin önce boşalması erkek çocuk, kadının önce boşalması ile de kız çocuk olur. "Beş tane erkek evladım var" diye kort kort atanlar, kadınını boşaltamamış gafillerdir. Ve kadının üstünde biraz eğlenip onun da gelmesine müsaade edin, diyen Muhammed'i anlamayan, kendi zevkine bakan eşekler demektir onlar.<br />
<br />
En güzeli bir oğlan, bir kız modeli; yani... (:<br />
<br />
Kâinat doktoruna ayıp olmaz. Öyleyse "edepsiz şeyler" deyip vaazi dinlemeyenler, nasipsiz kimselerdir.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ni, Rabbimizin bizlere koyduğu binbir çeşit nimetlerden nasipdar eylediği kullarından eylesin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PS:</span> Vaazları önce yazıp sonra seslendiriyoruz; fakat bu vaazi ben seslendirmeyeceğim. Ve sesi güzel birkaç Mehdi askeri, sanatçı kardeşimiz bu vaazi seslendirip yayınlasınlar.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 26.11.2014 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geri Döndüren Gök — G Punkt — Dünyanın Kasası, Bankacılık, Hasib ve Muhasebe</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 26 Ekim 2014 Çarşamba Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ<br />
<br />
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Bakara 153</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Yâ eyyuhâllezîne âmenustainû bis sabri ves salâh, innallâhe meas sâbirîn.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Ey iman edenler topluluğu! Namaza sabırla devam edin ki,<br />
<br />
O'na (namaza sabredenlerin, devam edenlerin önünde) Allah gider.<br />
<br />
[Allah onların önlerinde hazır ve nazır vaziyette bekler, korur.]<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Bakara Suresi 153</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Sabır, cennet hazinelerinden bir hazinedir."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf, İhyâu Ulûmiddîn)</span><br />
<br />
Allahümme salli ala delilul iman Muhammed Rasulallah.<br />
<br />
Ellezi "La ilahe illallah Muhammedün Rasulallah."<br />
<br />
Ve salatun ve selamun ala cemi'il Enbiyai vel Mürseliyn, ve salaten selamen cemi'il Melaiketül mukarrebun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz:</span><br />
<br />
G Punkt, yani G Noktası: Kadınların anüsünün, aynı büyük G harfindeki gibi hemen içeri doğru giren bir işaret parmağı kadar olan kısmındadır. Ne işe yarar denilince: Kadının orgazm merkezidir.<br />
<br />
Ve vajinusmus denilen hastalık, bir kadının veya kızın bir zamanlar başına gelen bir talihsiz olay karşısında, Allah'ın kadınlara koyduğu alarm sistemi ile vajinayı kitleyip kimseye açmaması; yani büyük bankalardaki aynı alarm sisteminin çalınca bütün kasaların otomatik olarak kilitlenmesi ve kasanın açılması için, o bankanın dünyanın dört bir yerine gönderip saklayacağı üç adet kimsedeki üç anahtarın ve üç adamın gelip kasayı açmasına kadar bir daha açılmaması gibi bir güvenlik sisteminin aktif hâle gelmesi demektir. Yani o kızın bekaretinin bozulmasına, tecavüz edilmesine Rabbimizin katiyen müsaade etmemesi demektir. Ve daha önce yazdık: Yay burçları genellikle kelebek olurlar, dedik. Ve kelebeğin birisi, Rabbimizin güvencesi altında olan kelebektir. Ve ona yapılacak bir saldırı hâlinde dahi ona tecavüz edemez; en sapık dahi olsa. Çünkü vajina, yani kasa kilitlenir ve bir daha kimseye açılmaz. Büyük güvenlik sistemi, yani vajinusmus budur yani.<br />
<br />
Ve geldik Matrix filmindeki anahtarcı bölümüne; yani vajinanın anahtarı sadece üç anahtarcıda saklı olmalıdır. Yani vajina, dünyanın kasası; yani dünya bankasının kasası; yani Mehdi kasası, Mehdi bilgilerinin olduğu kasa; sadece dünyanın dört bir yanındaki üç anahtarcının bir araya geldiğinde açabileceği bir güvenlik sistemi ile korunmalıdır, deyip vaaza devam ediyoruz. Yani Mehdi'nin gen haritası konulacak o kasaya, gafil olmayın.<br />
<br />
Yani ayrıca Mehdi'ye ait bilinen bütün bilgiler orada toplanacak. Ve vajina, yani Mehdi'nin yeniden doğmasını sağlayacak bilgiyi açacak olan, onu doğuracak olan vajina, yani kasa gezer durumda olmalıdır; bu gün burda, yarın orada olmalıdır; sabit olmayacak. Ve Muhammed'in bütün bilgileri ve bütün peygamberlerin bütün bilgileri şimdi Mehdi'ye devrolmuştur. Ve yürüyen kâinat odur. Ve onun en son asker olması, yani MHD olması demek, son kullanma tarihi demek. Ve kalkarken de yeniden dirilmede, o gen haritasının yeniden vajinada döl olup çocuk hâlinde dünyaya gelmesine bağlıdır. Büyük vajina ve içindeki kadın yumurtası, yani güneşimiz; ve onun içine dölün dahil olması, yani MHD'nin dahil olması ile olacak olanlar; yani haşir, yeniden dirilme hadisesi.<br />
<br />
Yay burcunun gezegeni öyle Jüpiter falan değildir; Neptün'dür. Yani mavi gezegen, su gezegeni ve Nuh gezegeni. Yani Neptün, geri döndüren gök katından gelmiş bir gezegendir; yani Rahmandan ve rahimden gelen bir gezegen. Rahmet, yani su; dünyamızın su deposu. Ve su demek Neptün demek; Neptün demek Nuh aleyhisselam demek. Nuh demek, Yay burcunun babası olan bir horoz demek. Ve o kalkmadan kâinat kalkamaz; yani beka billah odur. Allah'a varmadan önceki yolların birleştiği yer. Ve semanın katları yedi kat geçilince, yedi Ha Mim kalır; yani yedi derya, su deryası; yani yedi Muhammed ve yedi deryanın içindeki yedi tane dünya var demektir. Ha ve Mim... Ve her 7 Ha'dan birinin içinde de bir Mim varmış; yani her yedi kadından birisinde Muhammed Mehdi'yi diriltecek yumurta var demektir bu. Fakat o yumurta Mehdi'siz rahime inmez; Mehdi ona gireceği belli olunca, o yumurta o kadının rahmine iner ve döllenme olur yani.<br />
<br />
Dikkat, dünyanın dört bir yanı... Fakat üç anahtarcı, iyi dikkat edin. Ne dedik? Bunun formülünü de siz çözeceksiniz: 3/4 fonksiyonu ile.<br />
<br />
Ve vajinusmus işte, Rabbimizin, Mehdi doğurabilecek, döllenebilecek yumurta taşıyan bir kadına koyduğu güvenlik sistemi ile, o kadına saldırı olunca güvenlik sisteminin aktif hâle gelip onun tecavüzüne müsaade etmeyip vajinayı kitlemesinden başka şey değildir.<br />
<br />
Her ne kadar her devlet kendince Mehdi bulup Mehdi hesapları yapsa da, yukarıda her hesap edenin üstündeki muhasebeci olan, Hasib olan Allah vardır. Ve onun hesabı, en şaşmaz hesaptır.<br />
<br />
Neden Rabbim portakal ve mandalina yeme mevsimini sona saklamış? Senenin sonuna... Ve rengi Mehdi rengi, yeme usulü Mehdi usulü; yani Ali parmağını bala daldırdı ve dedi "Bal ya Rasulallah." dedi. Bal çanağına parmak daldırmayan Mehdi'yi kınar geçer, gafiller. Ve herkes G punktu hareketi yapar mandalina, portakal yerken. "Mehdi'ye 1 puan verdik" diyen ga fillere duyurulur: Onun sizin puanınıza ihtiyacı yok zaten, gafiller. Rabbim ona vereceği puanını vermişken siz kimsiniz, gafiller. Ve işte portakal ve mandalina yerken mandalina ve portakala parmak atılır; yani G punkt uyarılmalıdır ki... Ne olsun, siz anladınız herhalde. Sözün kısası makbul deyip vaazi bitiriyoruz.<br />
<br />
Ve fakat her defasında yapmayın; çünkü kadının önce gelmesi kız çocuk doğmasına sebep olur. Ve böylece herkesin kızı olursa, onları dölleyecek oğlanlar nereden doğacak o zaman? Ve erkeğin önce boşalması erkek çocuk, kadının önce boşalması ile de kız çocuk olur. "Beş tane erkek evladım var" diye kort kort atanlar, kadınını boşaltamamış gafillerdir. Ve kadının üstünde biraz eğlenip onun da gelmesine müsaade edin, diyen Muhammed'i anlamayan, kendi zevkine bakan eşekler demektir onlar.<br />
<br />
En güzeli bir oğlan, bir kız modeli; yani... (:<br />
<br />
Kâinat doktoruna ayıp olmaz. Öyleyse "edepsiz şeyler" deyip vaazi dinlemeyenler, nasipsiz kimselerdir.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ni, Rabbimizin bizlere koyduğu binbir çeşit nimetlerden nasipdar eylediği kullarından eylesin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PS:</span> Vaazları önce yazıp sonra seslendiriyoruz; fakat bu vaazi ben seslendirmeyeceğim. Ve sesi güzel birkaç Mehdi askeri, sanatçı kardeşimiz bu vaazi seslendirip yayınlasınlar.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 26.11.2014 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Püf Noktalarini Yakalayanlari Severim  (Kar©glanin 02.12.2014 Vaazi)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3458</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 03:19:03 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3458</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Püf Noktalarını Yakalayanları Severim</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 02 Aralık 2014 Salı Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَالنَّجْمِ إِذَا هَوَى<br />
<br />
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَى<br />
<br />
وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى<br />
<br />
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى<br />
<br />
عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَى ذُو مِرَّةٍ فَاسْتَوَى<br />
<br />
وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَى ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Necm Suresi</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
1. Ven necmi iza heva<br />
<br />
2. Ma dalle sahıbukum ve ma ğava<br />
<br />
3. Ve ma yentıku anil heva<br />
<br />
4. İn huve illa vahyuy yuha<br />
<br />
5. Allemehu şedidul kuva 6. Zu mirrah festeva<br />
<br />
7. Ve huve bil ufukıl a'la 8. Summe dena fe tedella<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span></span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki;<br />
<br />
2. Sahibiniz sapmadı ve batıla inanmadı.<br />
<br />
3. O, anlaşılmaz, mantıksız şeylerde konuşmaz.<br />
<br />
4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.<br />
<br />
5. 6. Çünkü O çok güçlü kuvvetli biridir; bilgi ile bilmektedir ki onun bilgisi her yeri kaplamıştır.<br />
<br />
7. Kendisi en yüksek ufukta durmaktadır; yani en ufuktan bütün kâinata bakmaktadır.<br />
<br />
8. Sonra O, dünyaya kadar sarktı (size kadar indi), bilgisini yaydı.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Necm Suresi</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"İnsanların işi, kendilerine on iki zat hükmettiği müddetçe yürümekte devam edecektir."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf)</span><br />
<br />
Allahümme salli ala delilul iman Muhammed Rasulallah.<br />
<br />
Ellezi "La ilahe illallah Muhammedün Rasulallah."<br />
<br />
Ve salatun ve selamun ala cemi'il Enbiyai vel Mürseliyn, ve salaten selamen cemi'il Melaiketül mukarrebun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz:</span><br />
<br />
12 burç vardır ve dünyanın yönetimi, on iki kişilik yani on iki burç kişiliğince yönetildikçe yolunda devam eder, demiştir; yani o hadiste Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.<br />
<br />
Dünyamızın popülasyonu, yani toplulukları, işte her ayda doğacak çocukların devam etmesi ile beka bulur, demektir; yani devam eder. Ve ne zaman birinde az doğum oldu, düzen bozuldu; ne zaman birinde çok doğum oldu, yine bozuldu demektir. Amma Allahu Teâlâ bazen patates çok bitirir, bazen elma, bazen kiraz... Ve yani bazen dünyanın neşesi azalmıştır, neşe eker; yani neşe ve eşe bebeler doğar. Bazen Gülben, bazen Raşid, bazen de Raşit işte. Ve Şid veya Şit aleyhisselam, Adem atamızdan sonraki ikinci peygamberdir; ikinci büyük insan, ikinci en büyük atamız. Ve Raşid ismi, sonda yazdığı gibi Şid ismine ve Şid peygambere mazhardır. Latincede 5 harften oluşur, Arapça'da üç harften; ikisinde de ortada "ş" vardır. Yani ortada iki tarafa pendel yapan, aynı o sarkaçlı saatlerin sarkacı gibi bir o yana bir bu yana sarkan pendel yapan şeytan vardır. Yani ortada "ş" olacak şekilde bölünce ikiye "Ra" ve "id" kalır. Ra, yani dişli demek; yani çark demek. Nitekim Kur'an'da Ra'yı yani Rad Suresi olarak bildirir. Ve Rad Suresi demek, kâinatın çarkı demektir. Ve Raşit, yani "Ra-ş-it"; yani uzaylı, dünyalı değil yani.<br />
<br />
Ve Mevleviler sema gösterisi yaparken sağ el yukarı kaldırılır ve açılır, sol el ise aşağıya indirilir ve yere sarkıtılır; Haktan alıp Hakk'a dağıtılır yani.<br />
<br />
Ve eski kurmalı saatlerde ve o camilerdeki sarkaçlı, anahtarlı saatlerde saat sistemi çarklardan oluşur. Ve bir de zemberek vardır; yani zemberek yayı. Ve zemberek yayını kurunca yay yavaş yavaş o çarkları döndürür ve böylece saat çalışır. Ve Raşit demek işte çark demek; ve çark demek saat demek, saat demek zaman demek; saat demek o saatin bir sahibi var demek. Ve zamanın sahibi demek, bu ahir zamanda Mehdi aleyhisselam demektir. Böylece bunu anladıysanız, o baştaki Necm Suresi'ndeki ayette geçen "sizin sahibiniz sapmadı, batıla da inanmadı"da geçen "sahibin", yani zamanın sahibi olduğunu anlamanız lazımdır. Bu, Muhammed görevdeyken Muhammed için, Hz. İbrahim görevdeyken İbrahim için, Musa Musa, İsa İsa ve Nuh Nuh için, Nuh aleyhisselam olduğu geçerlidir. Ve zamanımızda zamanın çarkının sahibi, yürüyen kâinat, çark, Rad olan Mehdi aleyhisselamdır yani. Ve demek ki o sapmamış ve batıla inanmamış demektir. Ve o konuşunca da mantıksız, anlaşılmayacak şeyler konuşmazmış. Ve onun bildirdikleri "ille yuha" yani vahy ile konuşur. Ve o bilgi bütün kâinatı kaplamıştır. Ve o kâinatta yazılı olan Kur'an ve hak bilgisidir. Ve o bilgiyi Haktan alıp halka dağıtır demektir bu yani.<br />
<br />
Sarkıtır demektir.<br />
<br />
Ve Yay burçlarını Mehdi aleyhisselam gerip de işte kurar ve zamanın işlemesini sağlar. Ve en küçük zaman birimi 1 dakika; yani en kısa ömürlü, yani kelebek ve birli. Ve onun da altında zaman birimleri var yani. Ya burcunun babası birli İsa. Ve İsa, penisilin bakterisinin erkek olanının pipisinin ucundaki sünnet boğumundan ötesi yani. Çark çark içinde, çark çark içinde. Yani ve bazen olur ki bir saniye ile hayat kurtulur; bir FI şalteri ile eğer kaçak cereyan gelirse, işte kaçak cereyanı topraklama sistemine kaydırıp böylece elektriğin "uak kreis" yapmasını sağlar ve insan, hayvan hayatı kurtulmuş olur yani. Ve Mehdi uzaktan dönüp gelince "kaçak elektrik var" demekmiş. Ve Muhammed bayram namazına giderken bir sokaktan gider, diğer sokaktan dönerdi; bütün kaçak elektrikleri toplar öyle dönerdi evine yani. Kaçak elektrik barındırmayacan kardeşim.<br />
<br />
Ve geçen ayın 26'sıydı galiba, Amerika'da Şükran Günü'ydü. Ve bu konunun geniş açıklaması olan şu iki risale bu vaazin parçası oldu.<br />
<br />
29 Kasım günü Facebook'ta bu risalemizi yayınladık:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">Happy Thanksgiving Bayramınız — Ernte Dank Festiniz — Rabbimize Şükran Gününüz kutlu ve mutlu olsun dileklerimle. Diğer din mensubu kardeşlerimizden geciken mesaj için özür dilerim. Ve İngilizcemizin galizliği yüzünden anlamadık; tabi bizde Ernte Dank Fest geçiyor, İngilizce'de Happy Thanksgiving. Gördüm amma jeton dört köşe geldi, düşmedi yani. Ve Happy Thanksgiving günü hindi pişirip hep birlikte yeme günü değil; oradaki hindi, bütün kesip yediğimiz hayvanları temsil eder. Ve bu hâl ile Happy Thanksgiving bayramı, o sene içinde ekilip biçilen ve yetiştirip kestiğimiz ve soframıza gelen bütün hayvanlara, yiyeceklere, giyeceklere ve bineklerimize, yaptıklarımıza, o sene için teşekkürlerimizi Rabbimize sunma gecesidir. Elbet bunu bilenler bilinçli ve şuurlu olarak yapmaktadırlar. Ve bütün aileyi bir araya toplayıp ailecek Rabbimize verdiği nimetler için şükretmek herhalde İslam'a yabancı bir bayram olmasa gerek, değil mi? Ve Muhammed, nasıl Yahudi birisinin Aşure günü oruç tuttuğunu görünce "Musa bize vallahi sizden daha yakındır" deyip ümmetine o günü oruç tutmalarını emrettiyse... Kimden öğrendi? Bir Yahudi dindar adamdan. Öyleyse Rabbimizin bizzat Kur'an'dan bildirmediği, fakat diğer peygamber hazretlerine bildirdiği güzel şeyler ve bayramlar da varmış. İşte Şükran Günü de bizim Aşure günümüz gibi, Rabbimize teşekkür etme, verdiği nimetleri anıp onun rahmetini, bereketini yad edip teşekkür etme gecesidir. Ve biz de Muhammed'in yolundan gidip Müslümanlara tavsiye ediyoruz ki: Vallahi bu adet Müslümanlara diğer din kardeşlerimizden daha çok sevimli olup yapılması ve tatbik edilmesi gereken ve diğer ümmetlere verilmiş güzel bir öğreti ve bayramdır. Müslümanlık güzel olan hiçbir şeyin karşısında olmaz. O yüzden bu günü kutlayan ve kutlayacak olan ve bütün diğer din mensubu kardeşlerimizin ve bundan sonra senenin sonlarında bir günü de Rabbimize verdiği nimetler için teşekkür gecesi kabul edip ailesini bir araya toplayıp kutlayacak ve Rabbimizin o sene verdiği nimetleri dile getirip yad etmek ve Rabbimizi sena etmek gecesi kabul edecek mümin kardeşlerimizin Şükran Gecesi kutlu, mutlu ve birlik ve beraberlik gecesi olsun.<br />
<br />
Teşekkürler Rabbimiz! Bir sene boyu bizleri yedirdin, içirdin, doyurdun, giydirdin ve gideceğimiz yerlere ulaşmamızı hele bu zamanda en kolay kılıp yerlerimize vaaz ettin (ulaştırdın). Hamd ve senalar, teşekkürler, şükranlar, kullarına Rahmeti bol padişah olan Allah'adır. Şükran geceniz mutlu olsun ey Mehdi Cemaati, ahirzaman ümmeti.</span></span><br />
<br />
Tabii biz de âlim de olsak, Muhammed iki cihanın habibi de olsa, bir Yahudi'den duyduysa o günün, Aşure gününün önemli olduğunu... Biz de duyuyoruz amma ne gün, hafızaya kaydetmedik. Ve o günün tarihi araştırılıp hikâyesi ile birlikte o günde kutlanması en efdal olanıdır. Nasıl Aşure, Muharrem'in onuysa, Şükran Gecesi'nin de belli bir vakti vardır elbet. Bizi bunu bilmiyor diye ayıplamayın lütfen. Muhammed de o günü bilmiyordu; bir Yahudi'den duydu ve öğrendi. Biz ondan daha üstün değiliz ki her şeyi biliverelim, değil mi? Küçük özür.<br />
<br />
Tarih konusunda da bir açıklama getirelim:<br />
<br />
Ve bizim doğduğumuz Türkiye'de arpa hasat mevsimi gündönümünde veya gündönümünden iki gün sonra olur. Yani gün dönümü, bahardan yaza geçtiğimiz 21 Haziran'dır. Ve bu gün esas alınarak hesap yapılırsa daha güzel olur sanırım. En eski hesap Museviler'de vardır ve bu hesap için bu vakit başlangıç alınıp Musevi hesabına göre yapılsın deriz. Amma işte bu her ülke için farklı bir zamana rastlayabilir. Eğer değişik zamanlarda oluyorsa bu bayram canlıdır ve hareket edip gezmektedir demek olur.<br />
<br />
Ve ertesi gün 30 Kasım'da da bu risaleyi yayınladık:<br />
<br />
Sizlerle birlikte biz de irşad oluyoruz güzel kardeşlerim.<br />
<br />
Ne demiştik? Sonbahar ve kışa girerken hafif bir kavga başlatın ki kış burçlarıyla; ve kavganın galibi ilkbahar geldiğinde galip gelecek şekilde bir kavga, dedik. Ve dün dedi ki: "Paskalyanızı, Şükran Gününüzü biz alacağız diyoruz." Kimse itiraz etmiyor. Ve böyle olunca Rabbimizin dünyanın bir yerini yaz, bir yerini kış; ve insan ve cin, ve şeytan gibi; ve yine siyah beyaz, tatlı acı gibi iki kutuplu yaratma hikmetini anlamamış oluyorsunuz. İşte bulut kümelerinin o tatlı kavgasından dolayı rahmet doğar ve insanların üstüne yağmur olur, kar olur yağar yani. Siyah ile beyaz giri de birleşmeyecek; siyah "ben siyah olmasını istiyorum" diyecek. Yıllardır şeytan aleyhillane kavgadan vazgeçmedi; neden? Görevi o; o itiraz edecek, kutup oluşturacak. Ve yaz kutbu, kış kutbu... Ve böylece dünyamızda bereket olacak. Yani kâfirler de dünyada hep bulunacaktır; Nuh gibi hepsini yok etmeye kalkmayacan.<br />
<br />
Ve evet, ben bir milliyetçiyim amma nereye kadar? Aynı vahdet-i vücuttaki tırnağın bir benliği olup "ben tırnağım" dediği gibi, ben de "Türk'üm ve Müslüman'ım" diyeceğim ki var olabileyim ve vahdet-i vücuttaki yerimi koruyayım. Ve yine dişler "ben diş olacağım" demiş de diş olmuşlar. Ve böylece ben Türk'üm kardeşim, var mı itirazı olan? Öyleyse kâfir ve mümin hep olacak. Arada münafıklar da olur; onlar da havanın yumuşaması için gerekli olanlar.<br />
<br />
Ve siz saf kullar, Paskalya veya Şükran Günü sizin... Hiç Şükran Günü verilir mi? İtiraz edeceksiniz ve hafif bir kavga edeceğiz; tatlı bir kavga. Ve kar yağacaktı. Yani herkes saf saf inandı ve bize vermeye karar kıldılar. Olmaaaz! Biz mi öğreteceğiz bunu da? Tabii insanların ufku açılmayınca çözemiyor, değil mi? Ben de demin çözdüm; hava hafif yumuşamaya başlayınca itiraz eden olmadığını fark ettim. Yani işte Allah insanları ve dünyamızı zıt kutuplardan halketmiş. Bu kanun ve yasa bozulmamaya çalışılmalı. Kâfir kâfirlik edecek; amma mikrobun mikropluğu, onun hasta edici, iyilere düşman olmasından... İyiler de itiraz edecek, "biz sizi öldürürüz" deyip mikropları ve şeytan ordusunu öldürecek ki hasta olmasın yani. Zıt kutup hikmeti kardeşlerim. Herkes sınırlarını korumaya çalışacak ve bir bedenin parçaları olduğumuzu da unutmayacağız. Ne kadar itiraz etsek de hepimiz o bedenin parçalarıyız dedi mi bir yerde ılık meltem yelleri esivercek. Ve bizim birilerine bazen sesimizin gittiği yere kadar kıçımızı yırtarcasına bağırmamızın hikmetini de anladınız siz; anlamadınız mı? Anladınız, anladınız değil mi?<br />
<br />
Ve öyle kimse dinler birliği falan oluşturmayacak. Ve her çark yerinde olunca bu düzen beka bulup yürür, demiyor mu Muhammed? Ve ne diyor? <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"İnsanların işi, kendilerine on iki zat hükmettiği müddetçe yürümekte devam edecektir."</span></span> diyor. Yani her çark yerinde olacak; ne Hristiyan Müslüman, ne Müslüman Hristiyan olacak. Ve siyah siyah duracak, beyaz beyaz duracak; iyiler iyi, kötüler de kötü olacak; cennet cennet, cehennem de cehennem olarak kalacak. Ve kimse diyemez ki insandaki gözün ve kaşın birisi de şöyle sağ dizimin üstünde olursa iyi olur, diyebilir mi? Hayır; gözler yerinde olunca güzel ve tam faaliyet ve verim vermekte; dizler de diz denilen yerde güzel. Öyleyse kimse çarkı ve bu düzeni bozmayacak kardeşim. Nitekim Nuh aleyhisselam dedi: "Neccini... ya Rab." Ve dünya çark oldu. Hani kâfir bitti mi? Yine kâfirler doğdu ve doğmaya devam ediyor. Yani elma güzel de elmanın çöpünü veya elmayı çürüten bakteri pis mi yav, demek olur mu? O bakteri olmasa elmalar plastik gibi senelerce çürümese, dünyada çöpten başka şey olmazdı, sığamazdık bu dünyaya. Bakteriler de kâfirler de münafıklar da olacak; mümin ve salihler de olacak. Herkes sınırını koruyacak.<br />
<br />
Aciyan acıyacak duruma düşer. Neymiş? Merhamet etmeyene merhamet edilmezmiş. Sen Allah'tan daha mı merhametlisin? Âdem yaratılırken işte Cebrail, Mikail dünyadan toprak alamadılar. Dünya dedi ki: "Benden doğacak Âdem'i cehenneme atıp yakacakmış Allah; benden toprak alma." diye yalvardı dünya. Ve Cebrail acıdı, alamadı; Mikail acıdı, alamadı. En son Azrail: "Ben" dedi, "Allah'tan daha fazla korkarım." dedi. Yanına varınca "Neden benim emrimi tutmadın?" derse, "Ben O'ndan daha fazla korkarım. O Allah, sen ise bir topraksın." dedi. Ve toprağın ağlamasına, sızlamasına bakmadı, aldı götürdü de öyle Âdem halkoldu. Sen acıyacan, bu acıyacak... Nasıl biz Âdem olacağız o zaman? Nasıl Âdem doğacak o zaman? Merhamet merhamet nereye kadar?<br />
<br />
Ve Muhammed ne dedi? "La ilahe illallah diyen cennete girecek." Yani imanlı kimse cennete girecek. Yani iman sadece "Muhammed peygamberdir" demekle olmaz. Adam Allah'a iman etmiş ve diyor ki:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"La ilahe illallah, İsa Ruhullah."</span></span> Bu da imandır. Yine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"La ilahe illallah, Musa Kelimullah."</span></span> diyorsa yine imandır.<br />
<br />
Ve karıncalara reis olarak bir karınca reislik ederken, sen kim oluyorsun da dünyaya bir kişi reislik etsin diyorsun? Yani dünyada koyundan başka şey olmasın demektir; yani herkes Müslüman olsun demek. Bu dünyanın çarkını bir koyun mu döndürecek? Çöpçüsü var, dişçisi var, kuşçusu var bu dünyanın. Öyle "bir Müslüman olsun, başka bir şey olmasın" demek de ne büyük ahmaklıktır haaa! Önemli olan imandır ve imanda asıl olan yeri birinci kısmıdır; yani "La ilahe illallah". Diğer kısmı hangi ümmet olduğumuzu gösterir. İsa ümmeti, İsa ümmetidir; Musa ümmeti de Musa. Ve kimse melez, nonoş, kırma katır doğurtmayacak.<br />
<br />
Ve mikrobu bala bandıran, tertemiz saf suyla yıkayan, süte bandıran da "temiz olsun, Müslüman edip imanlı olsun" demek olmaz. Mikrop, mikrop suretinde yaratıldığı için mikropluğundan dolayı mikropluğunu korur. Onu yıkamak, suya bandırmak, süte bandırmak, altına bandırmak, kalay sürmek temiz yapmaz. O, yaratılış itibari ile kötü ve mikrop ve şeytan askeri ve hasta edicidir. Onu sen rahmete boğup temiz yapamazsın. Kılıçla da Müslümanlık olmaz, olmadı da zaten. Rabbimin yasalarına aykırı. Niye şeytan bunca sene iman gelip tertemiz olmadı? O kadar mı akılsız? Hâlbuki o Allah'ı gördü ve biliyorken, o iş için halkolduğundan dolayı görevi siyah enerji; kendinin dediği gibi cehennemin hatipi olarak halkolmuşken, "gel şeytan iman et" demek ahmaklıktır.<br />
<br />
Ve Rabbimin yasalarında kâinat zıtlardan, tezatlardan halkolmuş; sağ el sol el, sağ göz sol göz.<br />
<br />
Ve gecenin vakti dolunca, gündüz göreve girmezse bu çark dönmez. Yine yaz bitince sonbahar, sonbahar bitince kış göreve girecek ki bu mevsimler düzende olsun. Mevsimler düzende olursa bitkiler hayat bulur; bitkiler hayat bulursa önce oksijen olur, sonra meyve sebze, yiyecek giyecek olur. Ve çark çarka bağlı, çark çarka bağlı. O zaman siyah ile beyaz zıt; siyaha "beyaz ol" demek olmaz, beyaza "siyah ol" demek de olmaz. Zaten dünyanın bir yarısı yazken diğer yarısı kış; bir yanı geceyken bir yanı gündüz. Öyleyse sen Hakk'ı içinde ara; öyle semalarda arama. Hak sende, seninle hemhâl iken, senin arşlara semalara çıkıp Muhammed ve Allah araman hotfuruşlukdur.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ne idrak versin ki, gözünün önündekini koyup da diyar diyar gezdirmesin.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 02.12.2014 Salı<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Püf Noktalarını Yakalayanları Severim</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 02 Aralık 2014 Salı Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَالنَّجْمِ إِذَا هَوَى<br />
<br />
مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَى<br />
<br />
وَمَا يَنطِقُ عَنِ الْهَوَى<br />
<br />
إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَى<br />
<br />
عَلَّمَهُ شَدِيدُ الْقُوَى ذُو مِرَّةٍ فَاسْتَوَى<br />
<br />
وَهُوَ بِالْأُفُقِ الْأَعْلَى ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّى<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Necm Suresi</span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
1. Ven necmi iza heva<br />
<br />
2. Ma dalle sahıbukum ve ma ğava<br />
<br />
3. Ve ma yentıku anil heva<br />
<br />
4. İn huve illa vahyuy yuha<br />
<br />
5. Allemehu şedidul kuva 6. Zu mirrah festeva<br />
<br />
7. Ve huve bil ufukıl a'la 8. Summe dena fe tedella<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span></span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki;<br />
<br />
2. Sahibiniz sapmadı ve batıla inanmadı.<br />
<br />
3. O, anlaşılmaz, mantıksız şeylerde konuşmaz.<br />
<br />
4. O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.<br />
<br />
5. 6. Çünkü O çok güçlü kuvvetli biridir; bilgi ile bilmektedir ki onun bilgisi her yeri kaplamıştır.<br />
<br />
7. Kendisi en yüksek ufukta durmaktadır; yani en ufuktan bütün kâinata bakmaktadır.<br />
<br />
8. Sonra O, dünyaya kadar sarktı (size kadar indi), bilgisini yaydı.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Necm Suresi</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"İnsanların işi, kendilerine on iki zat hükmettiği müddetçe yürümekte devam edecektir."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf)</span><br />
<br />
Allahümme salli ala delilul iman Muhammed Rasulallah.<br />
<br />
Ellezi "La ilahe illallah Muhammedün Rasulallah."<br />
<br />
Ve salatun ve selamun ala cemi'il Enbiyai vel Mürseliyn, ve salaten selamen cemi'il Melaiketül mukarrebun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz:</span><br />
<br />
12 burç vardır ve dünyanın yönetimi, on iki kişilik yani on iki burç kişiliğince yönetildikçe yolunda devam eder, demiştir; yani o hadiste Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.<br />
<br />
Dünyamızın popülasyonu, yani toplulukları, işte her ayda doğacak çocukların devam etmesi ile beka bulur, demektir; yani devam eder. Ve ne zaman birinde az doğum oldu, düzen bozuldu; ne zaman birinde çok doğum oldu, yine bozuldu demektir. Amma Allahu Teâlâ bazen patates çok bitirir, bazen elma, bazen kiraz... Ve yani bazen dünyanın neşesi azalmıştır, neşe eker; yani neşe ve eşe bebeler doğar. Bazen Gülben, bazen Raşid, bazen de Raşit işte. Ve Şid veya Şit aleyhisselam, Adem atamızdan sonraki ikinci peygamberdir; ikinci büyük insan, ikinci en büyük atamız. Ve Raşid ismi, sonda yazdığı gibi Şid ismine ve Şid peygambere mazhardır. Latincede 5 harften oluşur, Arapça'da üç harften; ikisinde de ortada "ş" vardır. Yani ortada iki tarafa pendel yapan, aynı o sarkaçlı saatlerin sarkacı gibi bir o yana bir bu yana sarkan pendel yapan şeytan vardır. Yani ortada "ş" olacak şekilde bölünce ikiye "Ra" ve "id" kalır. Ra, yani dişli demek; yani çark demek. Nitekim Kur'an'da Ra'yı yani Rad Suresi olarak bildirir. Ve Rad Suresi demek, kâinatın çarkı demektir. Ve Raşit, yani "Ra-ş-it"; yani uzaylı, dünyalı değil yani.<br />
<br />
Ve Mevleviler sema gösterisi yaparken sağ el yukarı kaldırılır ve açılır, sol el ise aşağıya indirilir ve yere sarkıtılır; Haktan alıp Hakk'a dağıtılır yani.<br />
<br />
Ve eski kurmalı saatlerde ve o camilerdeki sarkaçlı, anahtarlı saatlerde saat sistemi çarklardan oluşur. Ve bir de zemberek vardır; yani zemberek yayı. Ve zemberek yayını kurunca yay yavaş yavaş o çarkları döndürür ve böylece saat çalışır. Ve Raşit demek işte çark demek; ve çark demek saat demek, saat demek zaman demek; saat demek o saatin bir sahibi var demek. Ve zamanın sahibi demek, bu ahir zamanda Mehdi aleyhisselam demektir. Böylece bunu anladıysanız, o baştaki Necm Suresi'ndeki ayette geçen "sizin sahibiniz sapmadı, batıla da inanmadı"da geçen "sahibin", yani zamanın sahibi olduğunu anlamanız lazımdır. Bu, Muhammed görevdeyken Muhammed için, Hz. İbrahim görevdeyken İbrahim için, Musa Musa, İsa İsa ve Nuh Nuh için, Nuh aleyhisselam olduğu geçerlidir. Ve zamanımızda zamanın çarkının sahibi, yürüyen kâinat, çark, Rad olan Mehdi aleyhisselamdır yani. Ve demek ki o sapmamış ve batıla inanmamış demektir. Ve o konuşunca da mantıksız, anlaşılmayacak şeyler konuşmazmış. Ve onun bildirdikleri "ille yuha" yani vahy ile konuşur. Ve o bilgi bütün kâinatı kaplamıştır. Ve o kâinatta yazılı olan Kur'an ve hak bilgisidir. Ve o bilgiyi Haktan alıp halka dağıtır demektir bu yani.<br />
<br />
Sarkıtır demektir.<br />
<br />
Ve Yay burçlarını Mehdi aleyhisselam gerip de işte kurar ve zamanın işlemesini sağlar. Ve en küçük zaman birimi 1 dakika; yani en kısa ömürlü, yani kelebek ve birli. Ve onun da altında zaman birimleri var yani. Ya burcunun babası birli İsa. Ve İsa, penisilin bakterisinin erkek olanının pipisinin ucundaki sünnet boğumundan ötesi yani. Çark çark içinde, çark çark içinde. Yani ve bazen olur ki bir saniye ile hayat kurtulur; bir FI şalteri ile eğer kaçak cereyan gelirse, işte kaçak cereyanı topraklama sistemine kaydırıp böylece elektriğin "uak kreis" yapmasını sağlar ve insan, hayvan hayatı kurtulmuş olur yani. Ve Mehdi uzaktan dönüp gelince "kaçak elektrik var" demekmiş. Ve Muhammed bayram namazına giderken bir sokaktan gider, diğer sokaktan dönerdi; bütün kaçak elektrikleri toplar öyle dönerdi evine yani. Kaçak elektrik barındırmayacan kardeşim.<br />
<br />
Ve geçen ayın 26'sıydı galiba, Amerika'da Şükran Günü'ydü. Ve bu konunun geniş açıklaması olan şu iki risale bu vaazin parçası oldu.<br />
<br />
29 Kasım günü Facebook'ta bu risalemizi yayınladık:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">Happy Thanksgiving Bayramınız — Ernte Dank Festiniz — Rabbimize Şükran Gününüz kutlu ve mutlu olsun dileklerimle. Diğer din mensubu kardeşlerimizden geciken mesaj için özür dilerim. Ve İngilizcemizin galizliği yüzünden anlamadık; tabi bizde Ernte Dank Fest geçiyor, İngilizce'de Happy Thanksgiving. Gördüm amma jeton dört köşe geldi, düşmedi yani. Ve Happy Thanksgiving günü hindi pişirip hep birlikte yeme günü değil; oradaki hindi, bütün kesip yediğimiz hayvanları temsil eder. Ve bu hâl ile Happy Thanksgiving bayramı, o sene içinde ekilip biçilen ve yetiştirip kestiğimiz ve soframıza gelen bütün hayvanlara, yiyeceklere, giyeceklere ve bineklerimize, yaptıklarımıza, o sene için teşekkürlerimizi Rabbimize sunma gecesidir. Elbet bunu bilenler bilinçli ve şuurlu olarak yapmaktadırlar. Ve bütün aileyi bir araya toplayıp ailecek Rabbimize verdiği nimetler için şükretmek herhalde İslam'a yabancı bir bayram olmasa gerek, değil mi? Ve Muhammed, nasıl Yahudi birisinin Aşure günü oruç tuttuğunu görünce "Musa bize vallahi sizden daha yakındır" deyip ümmetine o günü oruç tutmalarını emrettiyse... Kimden öğrendi? Bir Yahudi dindar adamdan. Öyleyse Rabbimizin bizzat Kur'an'dan bildirmediği, fakat diğer peygamber hazretlerine bildirdiği güzel şeyler ve bayramlar da varmış. İşte Şükran Günü de bizim Aşure günümüz gibi, Rabbimize teşekkür etme, verdiği nimetleri anıp onun rahmetini, bereketini yad edip teşekkür etme gecesidir. Ve biz de Muhammed'in yolundan gidip Müslümanlara tavsiye ediyoruz ki: Vallahi bu adet Müslümanlara diğer din kardeşlerimizden daha çok sevimli olup yapılması ve tatbik edilmesi gereken ve diğer ümmetlere verilmiş güzel bir öğreti ve bayramdır. Müslümanlık güzel olan hiçbir şeyin karşısında olmaz. O yüzden bu günü kutlayan ve kutlayacak olan ve bütün diğer din mensubu kardeşlerimizin ve bundan sonra senenin sonlarında bir günü de Rabbimize verdiği nimetler için teşekkür gecesi kabul edip ailesini bir araya toplayıp kutlayacak ve Rabbimizin o sene verdiği nimetleri dile getirip yad etmek ve Rabbimizi sena etmek gecesi kabul edecek mümin kardeşlerimizin Şükran Gecesi kutlu, mutlu ve birlik ve beraberlik gecesi olsun.<br />
<br />
Teşekkürler Rabbimiz! Bir sene boyu bizleri yedirdin, içirdin, doyurdun, giydirdin ve gideceğimiz yerlere ulaşmamızı hele bu zamanda en kolay kılıp yerlerimize vaaz ettin (ulaştırdın). Hamd ve senalar, teşekkürler, şükranlar, kullarına Rahmeti bol padişah olan Allah'adır. Şükran geceniz mutlu olsun ey Mehdi Cemaati, ahirzaman ümmeti.</span></span><br />
<br />
Tabii biz de âlim de olsak, Muhammed iki cihanın habibi de olsa, bir Yahudi'den duyduysa o günün, Aşure gününün önemli olduğunu... Biz de duyuyoruz amma ne gün, hafızaya kaydetmedik. Ve o günün tarihi araştırılıp hikâyesi ile birlikte o günde kutlanması en efdal olanıdır. Nasıl Aşure, Muharrem'in onuysa, Şükran Gecesi'nin de belli bir vakti vardır elbet. Bizi bunu bilmiyor diye ayıplamayın lütfen. Muhammed de o günü bilmiyordu; bir Yahudi'den duydu ve öğrendi. Biz ondan daha üstün değiliz ki her şeyi biliverelim, değil mi? Küçük özür.<br />
<br />
Tarih konusunda da bir açıklama getirelim:<br />
<br />
Ve bizim doğduğumuz Türkiye'de arpa hasat mevsimi gündönümünde veya gündönümünden iki gün sonra olur. Yani gün dönümü, bahardan yaza geçtiğimiz 21 Haziran'dır. Ve bu gün esas alınarak hesap yapılırsa daha güzel olur sanırım. En eski hesap Museviler'de vardır ve bu hesap için bu vakit başlangıç alınıp Musevi hesabına göre yapılsın deriz. Amma işte bu her ülke için farklı bir zamana rastlayabilir. Eğer değişik zamanlarda oluyorsa bu bayram canlıdır ve hareket edip gezmektedir demek olur.<br />
<br />
Ve ertesi gün 30 Kasım'da da bu risaleyi yayınladık:<br />
<br />
Sizlerle birlikte biz de irşad oluyoruz güzel kardeşlerim.<br />
<br />
Ne demiştik? Sonbahar ve kışa girerken hafif bir kavga başlatın ki kış burçlarıyla; ve kavganın galibi ilkbahar geldiğinde galip gelecek şekilde bir kavga, dedik. Ve dün dedi ki: "Paskalyanızı, Şükran Gününüzü biz alacağız diyoruz." Kimse itiraz etmiyor. Ve böyle olunca Rabbimizin dünyanın bir yerini yaz, bir yerini kış; ve insan ve cin, ve şeytan gibi; ve yine siyah beyaz, tatlı acı gibi iki kutuplu yaratma hikmetini anlamamış oluyorsunuz. İşte bulut kümelerinin o tatlı kavgasından dolayı rahmet doğar ve insanların üstüne yağmur olur, kar olur yağar yani. Siyah ile beyaz giri de birleşmeyecek; siyah "ben siyah olmasını istiyorum" diyecek. Yıllardır şeytan aleyhillane kavgadan vazgeçmedi; neden? Görevi o; o itiraz edecek, kutup oluşturacak. Ve yaz kutbu, kış kutbu... Ve böylece dünyamızda bereket olacak. Yani kâfirler de dünyada hep bulunacaktır; Nuh gibi hepsini yok etmeye kalkmayacan.<br />
<br />
Ve evet, ben bir milliyetçiyim amma nereye kadar? Aynı vahdet-i vücuttaki tırnağın bir benliği olup "ben tırnağım" dediği gibi, ben de "Türk'üm ve Müslüman'ım" diyeceğim ki var olabileyim ve vahdet-i vücuttaki yerimi koruyayım. Ve yine dişler "ben diş olacağım" demiş de diş olmuşlar. Ve böylece ben Türk'üm kardeşim, var mı itirazı olan? Öyleyse kâfir ve mümin hep olacak. Arada münafıklar da olur; onlar da havanın yumuşaması için gerekli olanlar.<br />
<br />
Ve siz saf kullar, Paskalya veya Şükran Günü sizin... Hiç Şükran Günü verilir mi? İtiraz edeceksiniz ve hafif bir kavga edeceğiz; tatlı bir kavga. Ve kar yağacaktı. Yani herkes saf saf inandı ve bize vermeye karar kıldılar. Olmaaaz! Biz mi öğreteceğiz bunu da? Tabii insanların ufku açılmayınca çözemiyor, değil mi? Ben de demin çözdüm; hava hafif yumuşamaya başlayınca itiraz eden olmadığını fark ettim. Yani işte Allah insanları ve dünyamızı zıt kutuplardan halketmiş. Bu kanun ve yasa bozulmamaya çalışılmalı. Kâfir kâfirlik edecek; amma mikrobun mikropluğu, onun hasta edici, iyilere düşman olmasından... İyiler de itiraz edecek, "biz sizi öldürürüz" deyip mikropları ve şeytan ordusunu öldürecek ki hasta olmasın yani. Zıt kutup hikmeti kardeşlerim. Herkes sınırlarını korumaya çalışacak ve bir bedenin parçaları olduğumuzu da unutmayacağız. Ne kadar itiraz etsek de hepimiz o bedenin parçalarıyız dedi mi bir yerde ılık meltem yelleri esivercek. Ve bizim birilerine bazen sesimizin gittiği yere kadar kıçımızı yırtarcasına bağırmamızın hikmetini de anladınız siz; anlamadınız mı? Anladınız, anladınız değil mi?<br />
<br />
Ve öyle kimse dinler birliği falan oluşturmayacak. Ve her çark yerinde olunca bu düzen beka bulup yürür, demiyor mu Muhammed? Ve ne diyor? <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"İnsanların işi, kendilerine on iki zat hükmettiği müddetçe yürümekte devam edecektir."</span></span> diyor. Yani her çark yerinde olacak; ne Hristiyan Müslüman, ne Müslüman Hristiyan olacak. Ve siyah siyah duracak, beyaz beyaz duracak; iyiler iyi, kötüler de kötü olacak; cennet cennet, cehennem de cehennem olarak kalacak. Ve kimse diyemez ki insandaki gözün ve kaşın birisi de şöyle sağ dizimin üstünde olursa iyi olur, diyebilir mi? Hayır; gözler yerinde olunca güzel ve tam faaliyet ve verim vermekte; dizler de diz denilen yerde güzel. Öyleyse kimse çarkı ve bu düzeni bozmayacak kardeşim. Nitekim Nuh aleyhisselam dedi: "Neccini... ya Rab." Ve dünya çark oldu. Hani kâfir bitti mi? Yine kâfirler doğdu ve doğmaya devam ediyor. Yani elma güzel de elmanın çöpünü veya elmayı çürüten bakteri pis mi yav, demek olur mu? O bakteri olmasa elmalar plastik gibi senelerce çürümese, dünyada çöpten başka şey olmazdı, sığamazdık bu dünyaya. Bakteriler de kâfirler de münafıklar da olacak; mümin ve salihler de olacak. Herkes sınırını koruyacak.<br />
<br />
Aciyan acıyacak duruma düşer. Neymiş? Merhamet etmeyene merhamet edilmezmiş. Sen Allah'tan daha mı merhametlisin? Âdem yaratılırken işte Cebrail, Mikail dünyadan toprak alamadılar. Dünya dedi ki: "Benden doğacak Âdem'i cehenneme atıp yakacakmış Allah; benden toprak alma." diye yalvardı dünya. Ve Cebrail acıdı, alamadı; Mikail acıdı, alamadı. En son Azrail: "Ben" dedi, "Allah'tan daha fazla korkarım." dedi. Yanına varınca "Neden benim emrimi tutmadın?" derse, "Ben O'ndan daha fazla korkarım. O Allah, sen ise bir topraksın." dedi. Ve toprağın ağlamasına, sızlamasına bakmadı, aldı götürdü de öyle Âdem halkoldu. Sen acıyacan, bu acıyacak... Nasıl biz Âdem olacağız o zaman? Nasıl Âdem doğacak o zaman? Merhamet merhamet nereye kadar?<br />
<br />
Ve Muhammed ne dedi? "La ilahe illallah diyen cennete girecek." Yani imanlı kimse cennete girecek. Yani iman sadece "Muhammed peygamberdir" demekle olmaz. Adam Allah'a iman etmiş ve diyor ki:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"La ilahe illallah, İsa Ruhullah."</span></span> Bu da imandır. Yine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"La ilahe illallah, Musa Kelimullah."</span></span> diyorsa yine imandır.<br />
<br />
Ve karıncalara reis olarak bir karınca reislik ederken, sen kim oluyorsun da dünyaya bir kişi reislik etsin diyorsun? Yani dünyada koyundan başka şey olmasın demektir; yani herkes Müslüman olsun demek. Bu dünyanın çarkını bir koyun mu döndürecek? Çöpçüsü var, dişçisi var, kuşçusu var bu dünyanın. Öyle "bir Müslüman olsun, başka bir şey olmasın" demek de ne büyük ahmaklıktır haaa! Önemli olan imandır ve imanda asıl olan yeri birinci kısmıdır; yani "La ilahe illallah". Diğer kısmı hangi ümmet olduğumuzu gösterir. İsa ümmeti, İsa ümmetidir; Musa ümmeti de Musa. Ve kimse melez, nonoş, kırma katır doğurtmayacak.<br />
<br />
Ve mikrobu bala bandıran, tertemiz saf suyla yıkayan, süte bandıran da "temiz olsun, Müslüman edip imanlı olsun" demek olmaz. Mikrop, mikrop suretinde yaratıldığı için mikropluğundan dolayı mikropluğunu korur. Onu yıkamak, suya bandırmak, süte bandırmak, altına bandırmak, kalay sürmek temiz yapmaz. O, yaratılış itibari ile kötü ve mikrop ve şeytan askeri ve hasta edicidir. Onu sen rahmete boğup temiz yapamazsın. Kılıçla da Müslümanlık olmaz, olmadı da zaten. Rabbimin yasalarına aykırı. Niye şeytan bunca sene iman gelip tertemiz olmadı? O kadar mı akılsız? Hâlbuki o Allah'ı gördü ve biliyorken, o iş için halkolduğundan dolayı görevi siyah enerji; kendinin dediği gibi cehennemin hatipi olarak halkolmuşken, "gel şeytan iman et" demek ahmaklıktır.<br />
<br />
Ve Rabbimin yasalarında kâinat zıtlardan, tezatlardan halkolmuş; sağ el sol el, sağ göz sol göz.<br />
<br />
Ve gecenin vakti dolunca, gündüz göreve girmezse bu çark dönmez. Yine yaz bitince sonbahar, sonbahar bitince kış göreve girecek ki bu mevsimler düzende olsun. Mevsimler düzende olursa bitkiler hayat bulur; bitkiler hayat bulursa önce oksijen olur, sonra meyve sebze, yiyecek giyecek olur. Ve çark çarka bağlı, çark çarka bağlı. O zaman siyah ile beyaz zıt; siyaha "beyaz ol" demek olmaz, beyaza "siyah ol" demek de olmaz. Zaten dünyanın bir yarısı yazken diğer yarısı kış; bir yanı geceyken bir yanı gündüz. Öyleyse sen Hakk'ı içinde ara; öyle semalarda arama. Hak sende, seninle hemhâl iken, senin arşlara semalara çıkıp Muhammed ve Allah araman hotfuruşlukdur.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ne idrak versin ki, gözünün önündekini koyup da diyar diyar gezdirmesin.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 02.12.2014 Salı<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[immeculata - Meryem Kutsal Bakire (Kar©glanin 07.12.2014 Vaazi)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3457</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 03:16:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3457</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmmeculata — Meryem Kutsal Bakire</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 07 Aralık 2014 Çarşamba Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
كهيعص ذِكْرُ رَحْمَةِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا إِذْ نَادَى رَبَّهُ نِدَاء خَفِيًّ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Meryem Suresi 1 - 3</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا<br />
<br />
وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً<br />
<br />
قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ<br />
<br />
إِنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Âl-i İmran Suresi 37</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kâf, hâ, yâ, ayn, sâd. Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyyâ.<br />
İz nâdâ rabbehu nidâen hafiyyâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Meryem Suresi 1 - 3</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkân, kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ, kâlet huve min indillâhi, innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Âl-i İmran Suresi 37</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span></span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kâf, hâ, yâ, ayn, sâd. Kulu Zekeriya'nın zikrine karşılık Rabbinin ona ikramı olan kilit ve yıldız sistemi. O, ona seslenirken hafa cihazı ile seslenirdi. Yani onun sesi gizlinin gizlisi bir sesti.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Meryem Suresi 1 - 3</span><br />
<br />
Esteuzubillah.<br />
<br />
Rabbi onun nidasını duydu ve seslenişini, duasını en güzel şekilde kabul etti. Ve onun istediği o çocuğun hamuru olan ilk meyvesini en güzel bir nebat olarak bitirdi (buğday olarak). Ve onun sorumluluğunu Zekeriya üstlendi. Ve INRI'yi doğuracak olan, yani Mehdi'yi doğuracak olan kadın; Rab olan (Rab demek Arapça'da çocuklarını terbiye yani rububiyet eden ana babadan ikisine de verilen isimdir. Ancak babaya Rab, anaya Mihrab denilir) yani Mihrab olan Meryem'in yanına girince, onun yanında yiyecekler bulurdu, görürdü. "Bunları nereden uzandın da aldın ya Meryem?" deyince, "Bunları Allah'ın yanından uzandım da aldım." derdi. Allah dilediğini, dilediği gibi hesapsızca rızıklandırır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Âl-i İmran Suresi 37</span><br />
<br />
<span style="color: #00ff00;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"O, (Hz. Mehdi (a.s.)) Musa'nın ustalığına, İsa'nın güzelliğine ve Eyyüb'ün sabrına sahiptir."</span></span><br />
<br />
Gaybet-ül Numani, Ansariyan yayınları, İran 2007, sf. 75<br />
<br />
<span style="color: #00ff00;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Hz. İsa'ya en çok Mehdi (a.s.) benziyecek."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf)</span><br />
<br />
<span style="color: #00ff00;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Mehdi benim evlatlarımdandır; onun ismi benim ismim ve künyesi benim künyemdir. O, yaratılış (şekil) ve ahlak olarak insanlar arasında bana en çok benzeyen kimsedir."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf)</span><br />
<br />
Allahümme salli ala delilul iman Muhammed Rasulallah.<br />
<br />
Ellezi "La ilahe illallah Muhammedün Rasulallah."<br />
<br />
Ve salatun ve selamun ala cemi'il Enbiyai vel Mürseliyn, ve salaten selamen cemi'il Melaiketül mukarrebun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz:</span><br />
<br />
Geçenki vaazımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ve kutup oluşturup Hristiyan âlemine itiraz ediyoruz. Ve onlar diyorlar ki: Meryem bakireydi ve daima bekar olan Kutsal Bakire'dir; çünkü Rab, yani INRI, yani Tanrı, İsa'nın doğuranı, annesidir, dediler.<br />
<br />
Evet, Rabbimiz böyle bir doğumu, daha önceki vaazımızda yazdığımız vajinusmus kilidi gibi, INRI'nin doğacağı, yani Rabbin doğacağı kadının vajinasını özel korumaya almış ve onu kutsal bakire kılmış. Ancak İsa'yı doğurunca, İsa onun bekaretini içten dışa doğru bozan olmuştur. Bu yüzden onun bekaretini, Hristiyanların INRI veya Tanrı dediği, yani Rab dedikleri İsa Efendimiz doğarken bozarak doğmuştur. Yani immaculata yanlış bir kavramdır deyip bir kutup oluşturup Papa ve müritlerine bilgi savaşı açıyoruz.<br />
<br />
Ve yine diyoruz ki: Vajinusmus, Yay burcu kadınının kilididir. Fakat immaculata, İkizler burcu kadınının vajina kilididir. İkisi birbirinden çok farklı kilitler; aynı değil yani. Biri iç kilit, diğeri ise dış kilit yani.<br />
<br />
İslami rivayetlerde İmam Mehdi'nin (a.s.) bazı peygamberlere maddi ve manevi açıdan çok benzediği belirtilmiştir. Bu benzerliklerin çoğu bazı kitaplarda ve Mikyalu'l-Mekarim kitabında bir araya getirilmiştir. Mikyalu'l-Mekarim ve diğer başka kitaplarda belirtilen benzerliklerin bazıları şunlardan ibarettir:<br />
<br />
1. Hz. Peygamber'den (s.a.v.) şöyle nakledilmiştir: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Mehdi benim evlatlarımdandır; onun ismi benim ismim ve künyesi benim künyemdir. O, yaratılış (şekil) ve ahlak olarak insanlar arasında bana en çok benzeyen kimsedir."</span></span><br />
<br />
2. Hz. Mehdi'nin (a.s.) Hz. İbrahim'e (a.s.) Benzerliği:<br />
<br />
İmam Sadık'tan (a.s.) nakledildiği üzere Hz. İbrahim'in (a.s.) gelişimi normal çocukların gelişimi gibi olmamıştır. Hz. İbrahim (a.s.), başkalarının bir haftada gösterdiği gelişmeyi bir günde göstermekteydi. Mehdi de böyle olacaktır.<br />
<br />
3. Hz. Musa (a.s.), biri diğerinden daha uzun olan kavminden ayrı iki gıyap dönemi yaşamıştır. Hz. Mehdi'nin (a.c.f.) de biri diğerinden daha uzun olan iki gıyabı olacaktır.<br />
<br />
4. Hz. Mehdi'nin (a.s.) Hz. İsa'ya (a.s.) olan benzerliği, insanların onun hakkında taşıdığı ihtilaf olacaktır. Bir grup onun henüz dünyaya gelmediğini, başka bir grup öldüğünü ve bir diğer grup ise ölüp asıldığını söylemiştir. İmam Mehdi (a.s.) hakkında da böyle söylenecektir.<br />
<br />
5. Hz. Mehdi'de (a.s.) Nuh'un (a.s.) bir özelliği olacaktır ve o da uzun ömürlü olmaktır.<br />
<br />
6. Yüce Allah, Âdem'i (a.s.) yeryüzünde halifesi karar kıldığı gibi, Hz. Mehdi'yi (a.s.) de yeryüzünün varisi ve kendi halifesi karar kılacaktır.<br />
<br />
7. Hz. Zekeriya (a.s.) İmam Hüseyin'in (a.s.) musibeti için üç gün ağlamıştır; İmam Mehdi de (a.s.) tüm ömrü boyunca ve her zaman Hz. Hüseyin (a.s.) için ağlayacaktır.<br />
<br />
8. Hz. Yusuf (a.s.) kendi zamanının en güzel şahsıydı ve Hz. Mehdi de (a.s.) cennet ehlinin tavus kuşu olacaktır.<br />
<br />
9. Allah Tebarek ve Teâlâ, Hz. Hızır'ın (a.s.) ömrünü uzattı ve Hz. Mehdi (a.s.) hakkında da böyle yapmış ve onun ömrünü uzatmıştır.<br />
<br />
İncil'in Mezmurlar bölümünde, yani Tevrat (Zebur) bölümünde şu ilahi yazar:<br />
<br />
<span style="color: #8B0000;" class="mycode_color"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">4 Ne mutlu RAB'be güvenen insana,<br />
Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.<br />
<br />
5 Ya RAB, Tanrım,<br />
Harikaların, düşüncelerin ne çoktur bizim için;<br />
Sana eş koşulmaz!<br />
Duyurmak, anlatmak istesem yaptıklarını,<br />
Saymakla bitmez.<br />
<br />
6 Kurbandan, sunudan hoşnut olmadın,<br />
Ama kulaklarımı açtın.<br />
Yakmalık sunu, günah sunusu da istemedin.<br />
<br />
7-8 O zaman şöyle dedim: "İşte geldim;<br />
Kutsal Yazı tomarında benim için yazılmıştır.<br />
Ey Tanrım, senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben,<br />
Yasan yüreğimin derinliğindedir."<br />
<br />
9 Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini,<br />
Sözümü esirgemem,<br />
Ya RAB, bildiğin gibi!<br />
<br />
10 Zaferini içimde gizlemem,<br />
Bağlılığını ve kurtarışını duyururum,<br />
Sevgini, sadakatini saklamam büyük topluluktan.<br />
<br />
11 Ya RAB, esirgeme sevecenliğini benden!<br />
Sevgin, sadakatin hep korusun beni!<br />
<br />
12 Sayısız belalar çevremi sardı,<br />
Suçlarım bana yetişti, önümü göremiyorum;<br />
Başımdaki saçlardan daha çoklar,<br />
Çaresiz kaldım.<br />
<br />
13 Ne olur, ya RAB, kurtar beni!<br />
Yardımıma koş, ya RAB!<br />
<br />
14 Utansın canımı almaya çalışanlar,<br />
Yüzleri kızarsın!<br />
Geri dönsün zararımı isteyenler,<br />
Rezil olsunlar!<br />
<br />
15 Bana, "Oh! Oh!" çekenler<br />
Dehşete düşsün utançlarından!<br />
<br />
16 Sende neşe ve sevinç bulsun<br />
Bütün sana yönelenler!<br />
"RAB yücedir!" desin hep<br />
Senin kurtarışını özleyenler!<br />
<br />
17 Bense mazlum ve yoksulum,<br />
Düşün beni, ya Rab.<br />
Yardımcım ve kurtarıcım sensin,<br />
Geç kalma, ey Tanrım!</span></span><br />
<br />
Buradaki geçen bütün "Rab" kelimeleri, yukarıda yazdığımız "terbiye eden Rab", yani babasına seslenişidir. Ve babası hakkındaki risalemizi de 8 Aralık 2014 Pazartesi günü Facebook'ta yayınladık. Ve o gün Mariä Empfängnis günüydü, Hristiyan bayramıydı; yani Hz. Meryem'in bekaretini kabul ettikleri gün. Ve <span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">şöyleydi risalemiz:</span><br />
<br />
İmmaculata, yani Meryem daima bakiredir, yanlış bir kavram. Çünkü İsa doğarken annesinin bekaretini bozmuştur; yani annesini bozan oğlan.<br />
<br />
Yani gelecekten gelen oğlan ve gelecekten gelip annesinden doğan; annesinin hem oğlu, hem onun bekaretini bozan, doğarken annesinin bekaretini bozan yani.<br />
<br />
Hem hamile bırakan, hem oğlu; yani hem Mehdi hem İsa. İkili, ikili... Arnold Schwarzenegger'in son Terminator filmindeki olan olay.<br />
<br />
Gelecek ve geçmişin birleştiği yer.<br />
<br />
Ve İsa ve Mehdi'nin bu ahirzamanda birlikte bulunacak olmaları; gelecek ve geçmiş, baba ve oğlu gibi. İsa, Mehdi'nin ardında namazda olması; yani babasının ardında namazda demek.<br />
<br />
Ve ben şu kısacık risaleyi yazana kadar birçok yanlış yaptım ve tekrar tekrar düzelttim. Ve evet, ben sandığınız gibi "o değilim" amma sanki o gibi olmaya çalışıyorum. Benim yanlışlarıma bakan anlayacak: Ben de sizler gibi birçok yanlışlar yapan biriyim. Bizler hepimiz anneye dıştan içeriye doğru girip bekaret bozarken, İsa ise içten dışa doğru; yani ya Evvelu Allah ya Ahiru Allah hikmeti.<br />
<br />
Bütün Hristiyan kardeşlerimizin Mariä Empfängnis günü kutlu olsun.<br />
Evet, Meryem Kutsal Bakire'ydi amma İsa'yı doğurunca bekareti bozulmuş oldu.<br />
<br />
[flash]https://aynel-yakin.com/videolar/mezmurlar-Zebur-Chosen39.swf[/flash]<br />
<br />
<img src="https://aynel-yakin.com/images/yesiloklar.gif" loading="lazy"  alt="[Resim: yesiloklar.gif]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Vallahi İsa'yı bilen, bulan için İncil'de Allah'ın kitabı; Davud'u bulan için Zebur'da Allah'ın kitabı; Musa'yı bilen, bulan için de Tevrat'ta Allah'ın kitabıdır.<br />
<br />
Risale Sonu.<br />
<br />
Ve biz Hristiyanlara ilim savaşı açmıştık bu vaazin başında; yani kutup oluşturmuştuk. Ve saat Avusturya saati ile 12:25 öğlen ve hava karanlık iken ayinlandı ve güneş açtı. Çünkü onların bu itirazımıza söyleyebilecek bir sözleri yok ki... İşte öyle olunca biz savaşımızda galip geldik. Ve güneş açtı; Mehdi ufuklarında, Schrems dağlarında Muhammed doğdu, İsa yüzünü gösterdi ve güneş açtı. Ve ne İsa, ne Muhammed, ve Nuh ve Davud ve Musa... Ve de bu zamanda Hz. Mehdi bundan farklı değildir. Ve onlar aydınlık ve aydınlatıcıdırlar. Hakikat gün gibi belli olunca, işte böyle Mehdi dağlarında gün doğar. Kim bunu karartmaya çalışıyorsa bilsin ki o yanlış yolda. Evet, kış gelmesi lazım; bizim bahara kadar sotaya yatmamız lazımdı amma hakikat belli olsun istedik ki bu hadise cereyan etti. İşte ve hava durumu bilimcileri bu saati kaydetsinler. Ve hava gösterdi ki Allah'ın bu garip Raşid kulu davasında galip geldi. Ve biz yaz burcu, aydınlık ve sıcak burcu olduğumuzdan, biz dominant gelince güneş açtı ve aydınlık oldu. Muhammed ziyası ile bizlere, İsa nuru ile bizlere ışık tuttu.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ<br />
<br />
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ الْكَافِرِينَ<br />
<br />
قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ<br />
<br />
فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ<br />
<br />
فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Şuara Suresi 18 - 19 - 20 - 21</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Kâle e lem nurabbike fînâ velîden ve lebiste fînâ min umurike sinîn.<br />
<br />
Ve fealte fa'letekelletî fealte ve ente minel kâfirîn.<br />
<br />
Kâle fealtuhâ izen ve ene mined dâllîn.<br />
<br />
Fe ferartu minkum lemmâ hıftukum fe vehebe lî rabbî hukmen ve cealenî minel murselîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Şuara Suresi 18 - 19 - 20 - 21</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span></span><br />
<br />
Firavun Musa'ya dedi ki: "Ömrünün uzun senelerini bizimle geçirdin ve biz senin Rabbin değil miydik? (Terbiye eden anan baban değil miydik?)" de.<br />
<br />
"Şimdi bize isyan edip de bizim yaptıklarımızı yapmaz oldun sen, bak sen!"<br />
<br />
Musa dedi ki:<br />
<br />
"Ben o siz ikinizin dediklerini yaparken delaletteydim.<br />
<br />
Ve sizden kaçtım, kurtuldum ve Allah beni Rasul eyledi, tebliğci eyledi." dedi.<br />
<br />
Ve bu ayetler gösteriyor ki Musa, Firavun'u anlamadı; Firavun da Musa'yı anlamadı. Ve günümüzde olduğu gibi ana baba evlat çatışması ve kuşak farkı sebebiyle anlaşmazlık ve evinden kaçan; babasından, anasından, yani terbiye edici Rabbinden kaçan Musa.<br />
<br />
Ve hâl böyle iken, Musa'ya Rab olarak, yani anne baba olarak Firavun'u ve karısını veren, ona Rab kılan kimdi de Musa bunu anlamadı da Firavun'a itiraz etti? Ve yine Firavun'a Musa'yı biricik evlat veren kimdi de evladına müsamaha gösteremedi Firavun?<br />
<br />
Ve "Rab, Rab" der de insanlar, Allahu Teâlâ'nın dünyada "Rab" ismini anne baba üzerinden tecelli ettirdiğini bilmez de Firavun'u kınar, Musa'ya destek verir. Hâlbuki Musa ve Firavun'un başından geçen olay, evlat veya üvey evlat ve anne baba çatışmasından başka daha büyük bir mesele değildi.<br />
<br />
Ve o dediğimiz artı ve eksilerden, yani bulutların kavgasından rahmet doğup üstümüze kar ve yağmur yağması hikmeti, o zaman Musa ve Firavun'a yaptırıldı. Onlar kutuplaştı ki Nil Nehri yağmur dolup aksın diye, Mısır'a bereket olsun diye.<br />
<br />
İkisi de bildiler de belki sotaya yattılar, belki de anlamadılar bu hikmeti.<br />
<br />
Ve ey Mehdi Cemaati! Sen "Rabbim" der, el açarsın. Oysaki Rab, terbiye görevini ebeveyninize vermiş; anne ve baba. Ve anne ve babadan başka daha güzel terbiye edici Rab mi, mürebbi mi olur ki siz göklerde, semalarda Rab ararsınız? Oysaki İsa "Ben öksüz kalmam, sen babamsın." diyor. İsa anlamış da havarileri anlamamış bunu, acaba desek yani. Rab, babamız, anamız demekmiş. Oysaki Hristiyanlığın bugün bunu ne hâle soktuğu ortada. Oysaki o dedi ki: "Annem ve babamdır Rabbim." dedi; terbiye edici, himaye edicim dedi. Ve o biliyor ki Mehdi onun babası. Ve diyor ki: "Çabuk ol, gel de anlasınlar seni. Beni anlamadılar ve etrafımı sardılar; yetiş, kurtar beni." diyor. Ve evet, anne babamız Rab'dir amma elbet Allah ne yerdedir ne gökte; mümin kulun kalbindedir, kalbinde. Öyleyse bir de Âdem'e ruhundan üfleyen Rab var ki işte bizler hepimiz ne ondan ayrıyız, ne ondan gayrıyız.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ni onlardan ayrı ve gayrı olmayan Rabbe iman edenlerden eylesin.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 07.12.2014 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İmmeculata — Meryem Kutsal Bakire</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 07 Aralık 2014 Çarşamba Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
كهيعص ذِكْرُ رَحْمَةِ رَبِّكَ عَبْدَهُ زَكَرِيَّا إِذْ نَادَى رَبَّهُ نِدَاء خَفِيًّ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Meryem Suresi 1 - 3</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا<br />
<br />
وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا الْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقاً<br />
<br />
قَالَ يَا مَرْيَمُ أَنَّى لَكِ هَذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ اللّهِ<br />
<br />
إِنَّ اللّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَاء بِغَيْرِ حِسَابٍ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Âl-i İmran Suresi 37</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kâf, hâ, yâ, ayn, sâd. Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyyâ.<br />
İz nâdâ rabbehu nidâen hafiyyâ.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Meryem Suresi 1 - 3</span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkân, kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ, kâlet huve min indillâhi, innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Âl-i İmran Suresi 37</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span></span><br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
<br />
Kâf, hâ, yâ, ayn, sâd. Kulu Zekeriya'nın zikrine karşılık Rabbinin ona ikramı olan kilit ve yıldız sistemi. O, ona seslenirken hafa cihazı ile seslenirdi. Yani onun sesi gizlinin gizlisi bir sesti.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Meryem Suresi 1 - 3</span><br />
<br />
Esteuzubillah.<br />
<br />
Rabbi onun nidasını duydu ve seslenişini, duasını en güzel şekilde kabul etti. Ve onun istediği o çocuğun hamuru olan ilk meyvesini en güzel bir nebat olarak bitirdi (buğday olarak). Ve onun sorumluluğunu Zekeriya üstlendi. Ve INRI'yi doğuracak olan, yani Mehdi'yi doğuracak olan kadın; Rab olan (Rab demek Arapça'da çocuklarını terbiye yani rububiyet eden ana babadan ikisine de verilen isimdir. Ancak babaya Rab, anaya Mihrab denilir) yani Mihrab olan Meryem'in yanına girince, onun yanında yiyecekler bulurdu, görürdü. "Bunları nereden uzandın da aldın ya Meryem?" deyince, "Bunları Allah'ın yanından uzandım da aldım." derdi. Allah dilediğini, dilediği gibi hesapsızca rızıklandırır.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Âl-i İmran Suresi 37</span><br />
<br />
<span style="color: #00ff00;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"O, (Hz. Mehdi (a.s.)) Musa'nın ustalığına, İsa'nın güzelliğine ve Eyyüb'ün sabrına sahiptir."</span></span><br />
<br />
Gaybet-ül Numani, Ansariyan yayınları, İran 2007, sf. 75<br />
<br />
<span style="color: #00ff00;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Hz. İsa'ya en çok Mehdi (a.s.) benziyecek."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf)</span><br />
<br />
<span style="color: #00ff00;" class="mycode_color">Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Mehdi benim evlatlarımdandır; onun ismi benim ismim ve künyesi benim künyemdir. O, yaratılış (şekil) ve ahlak olarak insanlar arasında bana en çok benzeyen kimsedir."</span></span><br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">(Hadîs-i Şerîf)</span><br />
<br />
Allahümme salli ala delilul iman Muhammed Rasulallah.<br />
<br />
Ellezi "La ilahe illallah Muhammedün Rasulallah."<br />
<br />
Ve salatun ve selamun ala cemi'il Enbiyai vel Mürseliyn, ve salaten selamen cemi'il Melaiketül mukarrebun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz:</span><br />
<br />
Geçenki vaazımızda kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ve kutup oluşturup Hristiyan âlemine itiraz ediyoruz. Ve onlar diyorlar ki: Meryem bakireydi ve daima bekar olan Kutsal Bakire'dir; çünkü Rab, yani INRI, yani Tanrı, İsa'nın doğuranı, annesidir, dediler.<br />
<br />
Evet, Rabbimiz böyle bir doğumu, daha önceki vaazımızda yazdığımız vajinusmus kilidi gibi, INRI'nin doğacağı, yani Rabbin doğacağı kadının vajinasını özel korumaya almış ve onu kutsal bakire kılmış. Ancak İsa'yı doğurunca, İsa onun bekaretini içten dışa doğru bozan olmuştur. Bu yüzden onun bekaretini, Hristiyanların INRI veya Tanrı dediği, yani Rab dedikleri İsa Efendimiz doğarken bozarak doğmuştur. Yani immaculata yanlış bir kavramdır deyip bir kutup oluşturup Papa ve müritlerine bilgi savaşı açıyoruz.<br />
<br />
Ve yine diyoruz ki: Vajinusmus, Yay burcu kadınının kilididir. Fakat immaculata, İkizler burcu kadınının vajina kilididir. İkisi birbirinden çok farklı kilitler; aynı değil yani. Biri iç kilit, diğeri ise dış kilit yani.<br />
<br />
İslami rivayetlerde İmam Mehdi'nin (a.s.) bazı peygamberlere maddi ve manevi açıdan çok benzediği belirtilmiştir. Bu benzerliklerin çoğu bazı kitaplarda ve Mikyalu'l-Mekarim kitabında bir araya getirilmiştir. Mikyalu'l-Mekarim ve diğer başka kitaplarda belirtilen benzerliklerin bazıları şunlardan ibarettir:<br />
<br />
1. Hz. Peygamber'den (s.a.v.) şöyle nakledilmiştir: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Mehdi benim evlatlarımdandır; onun ismi benim ismim ve künyesi benim künyemdir. O, yaratılış (şekil) ve ahlak olarak insanlar arasında bana en çok benzeyen kimsedir."</span></span><br />
<br />
2. Hz. Mehdi'nin (a.s.) Hz. İbrahim'e (a.s.) Benzerliği:<br />
<br />
İmam Sadık'tan (a.s.) nakledildiği üzere Hz. İbrahim'in (a.s.) gelişimi normal çocukların gelişimi gibi olmamıştır. Hz. İbrahim (a.s.), başkalarının bir haftada gösterdiği gelişmeyi bir günde göstermekteydi. Mehdi de böyle olacaktır.<br />
<br />
3. Hz. Musa (a.s.), biri diğerinden daha uzun olan kavminden ayrı iki gıyap dönemi yaşamıştır. Hz. Mehdi'nin (a.c.f.) de biri diğerinden daha uzun olan iki gıyabı olacaktır.<br />
<br />
4. Hz. Mehdi'nin (a.s.) Hz. İsa'ya (a.s.) olan benzerliği, insanların onun hakkında taşıdığı ihtilaf olacaktır. Bir grup onun henüz dünyaya gelmediğini, başka bir grup öldüğünü ve bir diğer grup ise ölüp asıldığını söylemiştir. İmam Mehdi (a.s.) hakkında da böyle söylenecektir.<br />
<br />
5. Hz. Mehdi'de (a.s.) Nuh'un (a.s.) bir özelliği olacaktır ve o da uzun ömürlü olmaktır.<br />
<br />
6. Yüce Allah, Âdem'i (a.s.) yeryüzünde halifesi karar kıldığı gibi, Hz. Mehdi'yi (a.s.) de yeryüzünün varisi ve kendi halifesi karar kılacaktır.<br />
<br />
7. Hz. Zekeriya (a.s.) İmam Hüseyin'in (a.s.) musibeti için üç gün ağlamıştır; İmam Mehdi de (a.s.) tüm ömrü boyunca ve her zaman Hz. Hüseyin (a.s.) için ağlayacaktır.<br />
<br />
8. Hz. Yusuf (a.s.) kendi zamanının en güzel şahsıydı ve Hz. Mehdi de (a.s.) cennet ehlinin tavus kuşu olacaktır.<br />
<br />
9. Allah Tebarek ve Teâlâ, Hz. Hızır'ın (a.s.) ömrünü uzattı ve Hz. Mehdi (a.s.) hakkında da böyle yapmış ve onun ömrünü uzatmıştır.<br />
<br />
İncil'in Mezmurlar bölümünde, yani Tevrat (Zebur) bölümünde şu ilahi yazar:<br />
<br />
<span style="color: #8B0000;" class="mycode_color"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">4 Ne mutlu RAB'be güvenen insana,<br />
Gururluya, yalana sapana ilgi duymayana.<br />
<br />
5 Ya RAB, Tanrım,<br />
Harikaların, düşüncelerin ne çoktur bizim için;<br />
Sana eş koşulmaz!<br />
Duyurmak, anlatmak istesem yaptıklarını,<br />
Saymakla bitmez.<br />
<br />
6 Kurbandan, sunudan hoşnut olmadın,<br />
Ama kulaklarımı açtın.<br />
Yakmalık sunu, günah sunusu da istemedin.<br />
<br />
7-8 O zaman şöyle dedim: "İşte geldim;<br />
Kutsal Yazı tomarında benim için yazılmıştır.<br />
Ey Tanrım, senin isteğini yapmaktan zevk alırım ben,<br />
Yasan yüreğimin derinliğindedir."<br />
<br />
9 Büyük toplantıda müjdelerim senin zaferini,<br />
Sözümü esirgemem,<br />
Ya RAB, bildiğin gibi!<br />
<br />
10 Zaferini içimde gizlemem,<br />
Bağlılığını ve kurtarışını duyururum,<br />
Sevgini, sadakatini saklamam büyük topluluktan.<br />
<br />
11 Ya RAB, esirgeme sevecenliğini benden!<br />
Sevgin, sadakatin hep korusun beni!<br />
<br />
12 Sayısız belalar çevremi sardı,<br />
Suçlarım bana yetişti, önümü göremiyorum;<br />
Başımdaki saçlardan daha çoklar,<br />
Çaresiz kaldım.<br />
<br />
13 Ne olur, ya RAB, kurtar beni!<br />
Yardımıma koş, ya RAB!<br />
<br />
14 Utansın canımı almaya çalışanlar,<br />
Yüzleri kızarsın!<br />
Geri dönsün zararımı isteyenler,<br />
Rezil olsunlar!<br />
<br />
15 Bana, "Oh! Oh!" çekenler<br />
Dehşete düşsün utançlarından!<br />
<br />
16 Sende neşe ve sevinç bulsun<br />
Bütün sana yönelenler!<br />
"RAB yücedir!" desin hep<br />
Senin kurtarışını özleyenler!<br />
<br />
17 Bense mazlum ve yoksulum,<br />
Düşün beni, ya Rab.<br />
Yardımcım ve kurtarıcım sensin,<br />
Geç kalma, ey Tanrım!</span></span><br />
<br />
Buradaki geçen bütün "Rab" kelimeleri, yukarıda yazdığımız "terbiye eden Rab", yani babasına seslenişidir. Ve babası hakkındaki risalemizi de 8 Aralık 2014 Pazartesi günü Facebook'ta yayınladık. Ve o gün Mariä Empfängnis günüydü, Hristiyan bayramıydı; yani Hz. Meryem'in bekaretini kabul ettikleri gün. Ve <span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">şöyleydi risalemiz:</span><br />
<br />
İmmaculata, yani Meryem daima bakiredir, yanlış bir kavram. Çünkü İsa doğarken annesinin bekaretini bozmuştur; yani annesini bozan oğlan.<br />
<br />
Yani gelecekten gelen oğlan ve gelecekten gelip annesinden doğan; annesinin hem oğlu, hem onun bekaretini bozan, doğarken annesinin bekaretini bozan yani.<br />
<br />
Hem hamile bırakan, hem oğlu; yani hem Mehdi hem İsa. İkili, ikili... Arnold Schwarzenegger'in son Terminator filmindeki olan olay.<br />
<br />
Gelecek ve geçmişin birleştiği yer.<br />
<br />
Ve İsa ve Mehdi'nin bu ahirzamanda birlikte bulunacak olmaları; gelecek ve geçmiş, baba ve oğlu gibi. İsa, Mehdi'nin ardında namazda olması; yani babasının ardında namazda demek.<br />
<br />
Ve ben şu kısacık risaleyi yazana kadar birçok yanlış yaptım ve tekrar tekrar düzelttim. Ve evet, ben sandığınız gibi "o değilim" amma sanki o gibi olmaya çalışıyorum. Benim yanlışlarıma bakan anlayacak: Ben de sizler gibi birçok yanlışlar yapan biriyim. Bizler hepimiz anneye dıştan içeriye doğru girip bekaret bozarken, İsa ise içten dışa doğru; yani ya Evvelu Allah ya Ahiru Allah hikmeti.<br />
<br />
Bütün Hristiyan kardeşlerimizin Mariä Empfängnis günü kutlu olsun.<br />
Evet, Meryem Kutsal Bakire'ydi amma İsa'yı doğurunca bekareti bozulmuş oldu.<br />
<br />
[flash]https://aynel-yakin.com/videolar/mezmurlar-Zebur-Chosen39.swf[/flash]<br />
<br />
<img src="https://aynel-yakin.com/images/yesiloklar.gif" loading="lazy"  alt="[Resim: yesiloklar.gif]" class="mycode_img" /><br />
<br />
Vallahi İsa'yı bilen, bulan için İncil'de Allah'ın kitabı; Davud'u bulan için Zebur'da Allah'ın kitabı; Musa'yı bilen, bulan için de Tevrat'ta Allah'ın kitabıdır.<br />
<br />
Risale Sonu.<br />
<br />
Ve biz Hristiyanlara ilim savaşı açmıştık bu vaazin başında; yani kutup oluşturmuştuk. Ve saat Avusturya saati ile 12:25 öğlen ve hava karanlık iken ayinlandı ve güneş açtı. Çünkü onların bu itirazımıza söyleyebilecek bir sözleri yok ki... İşte öyle olunca biz savaşımızda galip geldik. Ve güneş açtı; Mehdi ufuklarında, Schrems dağlarında Muhammed doğdu, İsa yüzünü gösterdi ve güneş açtı. Ve ne İsa, ne Muhammed, ve Nuh ve Davud ve Musa... Ve de bu zamanda Hz. Mehdi bundan farklı değildir. Ve onlar aydınlık ve aydınlatıcıdırlar. Hakikat gün gibi belli olunca, işte böyle Mehdi dağlarında gün doğar. Kim bunu karartmaya çalışıyorsa bilsin ki o yanlış yolda. Evet, kış gelmesi lazım; bizim bahara kadar sotaya yatmamız lazımdı amma hakikat belli olsun istedik ki bu hadise cereyan etti. İşte ve hava durumu bilimcileri bu saati kaydetsinler. Ve hava gösterdi ki Allah'ın bu garip Raşid kulu davasında galip geldi. Ve biz yaz burcu, aydınlık ve sıcak burcu olduğumuzdan, biz dominant gelince güneş açtı ve aydınlık oldu. Muhammed ziyası ile bizlere, İsa nuru ile bizlere ışık tuttu.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ<br />
<br />
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ الْكَافِرِينَ<br />
<br />
قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ<br />
<br />
فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ<br />
<br />
فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Şuara Suresi 18 - 19 - 20 - 21</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">OKUNUŞU</span><br />
<br />
Kâle e lem nurabbike fînâ velîden ve lebiste fînâ min umurike sinîn.<br />
<br />
Ve fealte fa'letekelletî fealte ve ente minel kâfirîn.<br />
<br />
Kâle fealtuhâ izen ve ene mined dâllîn.<br />
<br />
Fe ferartu minkum lemmâ hıftukum fe vehebe lî rabbî hukmen ve cealenî minel murselîn.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Şuara Suresi 18 - 19 - 20 - 21</span><br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ</span></span><br />
<br />
Firavun Musa'ya dedi ki: "Ömrünün uzun senelerini bizimle geçirdin ve biz senin Rabbin değil miydik? (Terbiye eden anan baban değil miydik?)" de.<br />
<br />
"Şimdi bize isyan edip de bizim yaptıklarımızı yapmaz oldun sen, bak sen!"<br />
<br />
Musa dedi ki:<br />
<br />
"Ben o siz ikinizin dediklerini yaparken delaletteydim.<br />
<br />
Ve sizden kaçtım, kurtuldum ve Allah beni Rasul eyledi, tebliğci eyledi." dedi.<br />
<br />
Ve bu ayetler gösteriyor ki Musa, Firavun'u anlamadı; Firavun da Musa'yı anlamadı. Ve günümüzde olduğu gibi ana baba evlat çatışması ve kuşak farkı sebebiyle anlaşmazlık ve evinden kaçan; babasından, anasından, yani terbiye edici Rabbinden kaçan Musa.<br />
<br />
Ve hâl böyle iken, Musa'ya Rab olarak, yani anne baba olarak Firavun'u ve karısını veren, ona Rab kılan kimdi de Musa bunu anlamadı da Firavun'a itiraz etti? Ve yine Firavun'a Musa'yı biricik evlat veren kimdi de evladına müsamaha gösteremedi Firavun?<br />
<br />
Ve "Rab, Rab" der de insanlar, Allahu Teâlâ'nın dünyada "Rab" ismini anne baba üzerinden tecelli ettirdiğini bilmez de Firavun'u kınar, Musa'ya destek verir. Hâlbuki Musa ve Firavun'un başından geçen olay, evlat veya üvey evlat ve anne baba çatışmasından başka daha büyük bir mesele değildi.<br />
<br />
Ve o dediğimiz artı ve eksilerden, yani bulutların kavgasından rahmet doğup üstümüze kar ve yağmur yağması hikmeti, o zaman Musa ve Firavun'a yaptırıldı. Onlar kutuplaştı ki Nil Nehri yağmur dolup aksın diye, Mısır'a bereket olsun diye.<br />
<br />
İkisi de bildiler de belki sotaya yattılar, belki de anlamadılar bu hikmeti.<br />
<br />
Ve ey Mehdi Cemaati! Sen "Rabbim" der, el açarsın. Oysaki Rab, terbiye görevini ebeveyninize vermiş; anne ve baba. Ve anne ve babadan başka daha güzel terbiye edici Rab mi, mürebbi mi olur ki siz göklerde, semalarda Rab ararsınız? Oysaki İsa "Ben öksüz kalmam, sen babamsın." diyor. İsa anlamış da havarileri anlamamış bunu, acaba desek yani. Rab, babamız, anamız demekmiş. Oysaki Hristiyanlığın bugün bunu ne hâle soktuğu ortada. Oysaki o dedi ki: "Annem ve babamdır Rabbim." dedi; terbiye edici, himaye edicim dedi. Ve o biliyor ki Mehdi onun babası. Ve diyor ki: "Çabuk ol, gel de anlasınlar seni. Beni anlamadılar ve etrafımı sardılar; yetiş, kurtar beni." diyor. Ve evet, anne babamız Rab'dir amma elbet Allah ne yerdedir ne gökte; mümin kulun kalbindedir, kalbinde. Öyleyse bir de Âdem'e ruhundan üfleyen Rab var ki işte bizler hepimiz ne ondan ayrıyız, ne ondan gayrıyız.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ni onlardan ayrı ve gayrı olmayan Rabbe iman edenlerden eylesin.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 07.12.2014 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eahseb Ya Eyyühel insan  (Kar©glanin 22.12.2014 Vaazi)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3456</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 03:14:26 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3456</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Eahseb Ya Eyyühel İnsan</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 22 Aralık 2014 Pazartesi Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ حَسِيبًا<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَكَفَى بِاللَّهِ حَسِيبًا<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym</span><br />
<br />
Nisa 86  <br />
Enam 96  <br />
İbrahim 41  <br />
Ahzab 39<br />
<br />
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala seyyidina Raşidiynel Mehdiyyun.<br />
<br />
Allahümme barik ala Muhammedin ve barik ala seyyidina Raşidiynel Mehdiyyun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz.</span><br />
<br />
Yukarıda yazdığımız ayette buyruluyor ki: Güneş ve Ay hüsbandırlar.<br />
<br />
Peki hüsban nedir?<br />
<br />
Hüsban: Hesabı, yani matematiği en kuvvetli olan şahıslara verilen isimdir.<br />
<br />
Ve bu ayet gösteriyor ki bankacılıkla ve finanzamtla (maliye kurumu), bütçe ekonomisi ve matematik öğretmenliği ile ve yine hesap ilmi ile uğraşacak olan şahıslar, bir güneş burcu bir de ay burcunda olanlarmış demek olur. Güneş ve Ay hüsban ise, onlar dominant olduğu zamanda doğanlar da işte onlar gibi hüsban olurlar.<br />
<br />
Allah kâinatı çok karmaşık, fakat bir o kadar açık seçik ve hassas bir matematik ile halketmiştir.<br />
<br />
Nitekim bütün fizik kuralları matematiğe boyun eğer. Ve hâl böyle olunca yerçekimi bir matematik ilmidir; yine dünyanın hareketleri, günler, seneler, aylar; yine yıldızlar ilmi, yine mevsimler ilmi... Hepsi birer matematik ilmidir.<br />
<br />
Nasıl yediğin bir elmanın çekirdeğinde binlerce elma ağacı saklıysa, binlerce elma meyvesi saklıysa;<br />
<br />
İşte Güneş ve Ay burcunda doğanlar için de "onlar hüsbandır" demek, onlar hesap ilminde mahirdirler demek olur. Ve eğer insanların bu yeteneği göze alınarak eğitim yapılır ve yeteneği geliştirilirse, o kimse hem kendine faydalı, hem insanlığa, hem hayvanata, hem maddelere, hem bitkilere ve kâinata faydalı olur. Velhasıl kelam.<br />
<br />
Ve geliyoruz şimdi işte, Aslan burcunda ve sonra Başak burcunda doğacak çocukların doğabilmesi için temel atma zamanına yani. Ve geçenki vaazlarımızda bahsettik: Burçlar, şahid burçlar ve meşhud burçlar olarak ikiye ayrılır demiştik. Yani şahid, onun yanında hazır olanı; ve meşhud, onun tersi ve eşi olan ters kutupta olanıdır. Ve işte kış mevsimi (Aralık - Ocak - Şubat) aylarıdır.<br />
<br />
Ve hâl böyle olunca onun tersi ve eşi olan zıt kutbu, yaz mevsimi de (Haziran - Temmuz - Ağustos) aylarıdır. Ve böylece kim kimin meşhudu imiş, karşı karşıya koyunca anlaşılır. Ve işte burçcuların yaptığı yanlış zaman hesabı ortaya çıkar. Onlar eski zamanlarda çocuğun doğumu "dokuz ay on gün" hesabını ele alıp hesap etmişlerdir. Hâlbuki burçlar dokuz ayda değil, 12 burçta ilerlerler. Ve gezegenler dokuz değil, 12'dir. Bunu nereden çıkardın deyince?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَا أَبتِ<br />
<br />
إِنِّي رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا<br />
<br />
وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِي سَاجِدِينَ<br />
<br />
Hz. Yusuf rüya gördü ve babasına dedi ki: "Güneş, Ay ve 11 yıldızı bana secde ederken gördüm." diyor. Yani 11 yıldız ve bir de kendisi ile birlikte on iki kardeşi, hem de 12 gezegeni temsil ediyordur. Yani Bünyamin ve Yusuf aynı anadan, diğer 10 tanesi başka anadan olan 12 kardeş... Ve bir de ne varmış? Güneş ve Ay; yani anne ve babası.<br />
<br />
Ve hâl böyle olunca bugün Aralık'ın 22'si; dün en uzun gece ve gündönümü, yani kış gündönümüydü.<br />
<br />
Aslında kış mevsimi Aralık ayı ile başlar; fakat Avrupa'da, yani kuzey yarım kürenin üst kısmında geç başlar biraz diye hesap edilir. Öyle olursa kış üç ay sürmez; olmaz ki öyle, her mevsim 3'er aydır.<br />
<br />
Ve Aralık'ın 22'sinin karşılığı, meşhud olan burcu; işte yaz mevsiminin ilk ayının 22'si demektir. O da Haziran 22 demek olur. Ve şimdiki burç hesabına göre 22 Haziran'dan 23 Temmuz'a kadar doğacak bebeler Yengeç burcu olur. Ve demek olur ki altı ayını doldurup yedinci aydan gün alan bebeler artık Yengeç burcudur. Ve çocuk yedinci aydan itibaren eğer gelişimini tamamladıysa doğabilir. Ve Yengeç burçları genellikle yedi aylık bebelerdir.<br />
<br />
Ve Avustralya'da bu yengeçlerin üreme mevsimi olan 18-19-20-21-22... Aralık'ta yolları kaplayan kırmızı yengeç sürüsü, Hint Adaları'na üremek için yolculuk ediyor. Ve herkesçe bilinir oralılar tarafından.<br />
<br />
Ve bu da bizim tezimizin ispatı olmakta. Yani çocuk yedi ayda oluşur; fakat onun bir de meni olduğundaki yolculuğu vardır ki işte onunla birlikte 9 ay on gündür.<br />
<br />
Ve Yengeç burçları da dünyamızın bağa, kepçe, vinç kullanan kimseleridir. Ve kıskaçlı olmaları hasebiyle onlar sevdiklerini kıskaçları ile kıstırırlar. Yani kıskaçlı aşk. Ve onlar sevdiklerini hafif ısırırlar ve yandan çarklı hareket ederler; dans ederken kıçlarını sağa sola oynatırlar. Ve yine bu mevsimde hamile kalanlardan birisi de kurbağalardır. Ve onlar da dünyamızın dalgıçlarıdır. En iyi dalgıç...<br />
<br />
Jacques-Yves Cousteau, yani Kaptan Kusto; işte Haziran'ın 11'inde doğdu gösteriyor Wikipedia. Yani demek oluyor ki yaz mevsiminin başında doğmuş; yani Haziran, yaz mevsiminin ilk ayı ve 11'i demek kurbağa demekmiş. Yani burçlar öyle sadece 12 burç ile kalmıyormuş. Yani 11 Haziran'da doğanlar da dalgıç ve kurbağa burcundaymış. Ve işte eğer insan doğum mevsimine dikkat edilerek eğitim yaptırılıp gizli yeteneği ortaya çıkarılırsa, işte Kaptan Kusto gibi hünerini ve insanlığa, kâinata olan faydasını ve verimini verir. Ve bizler Kaptan Kusto belgeselleri ile büyüdük; çünkü işinin ehli olan adam, tam dalgıç, yani kurbağa; hem karada hem denizde hareket edebilen bir cibilliyat. Yine yengeç hem karada hem denizde hareket eder. Ve yengeç demek işte bağacı, dozerci, vinç operatörü olan kimseler yani. Ve böyle bir mevsimde doğmayanın eline vinç ve bağa verilirse kaza yapar. Ve eğer bir kimse böyle bir mevsimde doğan "echt" yengeç veya "echt" yani gerçek kurbağa burcundaysa, işte ya dalgıç olur ya da bağa vinç operatörü. Ve yengeç demek sudaki ateş demektir. Ve yine atların dişilerinin, yani kısrak olacak atların, yani kendi kendini ısıran kısrakların temel atma zamanı; yani Lady Gaga gibi bahar kısrağı. Ve yine tavşanların mevsimi. Yani atların hamilelik süreleri 336 gündür. Ve bu gösteriyor ki at ve kısrak cibilliyatında doğacak bir çocuk, anne ve babasında gelişimini 336 günde tamam ediyormuş. Yani öyle dokuz ay on günde falan değil yani.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَالسَّمَاء ذَاتِ الْبُرُوجِ<br />
<br />
Ve Cenabı Mevla Buruc Suresi'nde "Semayı burçlar (burç kişilikleri) kaplamıştır" derken boşuna demiyor herhalde. Öyleyse bütün hayvanlar birer cibilliyat, ve her cibilliyat bir burç kişiliği. Ve hâl böyle olunca Neptün Ay burcuna girdiğinin ikinci günü doğan mesela hangi cibilliyat dersek? Bizler belirgin dominant cibilliyatları biliyoruz: At, koyun, koç, sığır, dana, yengeç, buğday, elma, armut gibi... Amma bunun varyasyonları oldukça çok yani. Sema onlarla kaplıymış.<br />
<br />
Öncelikle bu geç kalan vaaz için özür dilerim. Birkaç hain bilgisayarımızı ele geçirdi ve format atmak zorunda kaldık. Ve en baştan, temelden bir bina inşa eder gibi, bilgisayarı yeniden kurduk ve kaldığımız yerden devam ediyoruz.<br />
<br />
Bizim menzilde müşahede ettiğimiz kadarıyla... Ve denilir ki, şeytan aleyhillane dört kitabı bilir. Ve mesela bir berber Ahmet'i kandırmak için, onun yapabileceği hataları; Ahmet Müslüman'sa Kur'an-ı Kerim'i açar, oradan ara bulur ve ona tuzak kurar. Yok eğer o Ahmet değil Franz ise, ve Alman ve Hristiyan ise, bu sefer de İncil'i açar orada bulur. Yok İshak ise ve Yahudi ise açar Tevrat'tan bulur ve ona tuzak kurar, kandırır.<br />
<br />
Ve işte Kur'an kâinat kitabıdır. Ve ne küçük ne büyük koymadan hepsi onun içinde derc olmuştur. Fakat nasıl bir badem veya cevize bakan, o ceviz veya badem dikildiğinde onun vereceği bademleri görmediği gibi; yine onun vereceği bademlerden dikilip de orman olacak bademleri göremediğimiz gibi...<br />
<br />
Her Kur'an okuyan da öyle her şeyi Kur'an'da arayıp bulamaz. Ve yine burçlar ve kişilikler gelir buraya. Ve mimar okuyunca Kur'an'dan mimarlık okur; dalgıç okuyunca Kur'an'dan dalgıçlık okur; çiftçi çiftçilik öğrenir. Amma kâinatı okumasını biliyorsa, ancak o zaman okuyabilir. Yoksa Ankara Cebeci Camii'ndeki Ahmet Amca, Elhamdü okuyunca bunları anlıyor değildir.<br />
<br />
Ve gelelim günün konularından biri olan Osmanlıca dili okutulmasına!<br />
<br />
Osmanlıca nedir? Türkçeyi Arapça harflerle yazmaktan başka ne? Kendine harf yapmayı akıl edemeyen Osmanlı, Arapça öğrenmesi öğretmesi de zor olunca, Türkçeyi Arapça harflerle yazdırmış, adını Osmanlıca koymuş. Yani aynı şalvar üstünde papyon gibi. Yedik ha, biz de mecbur öğrenecekmişiz Osmanlıca! Neden mecburuz, ekmek değil aş değil; yemeye yaramaz, internette yazmaya yaramaz, Arapça anlamaya yaramaz. Neye yarar bu Osmanlıca? Büyücülere vefk yazmaya, büyü yapmaya yarar. Bu Osmanlıca sayesinde büyücü hocalar çok güzel vefk, vüfk yazıp büyü yapmasını öğrendiler.<br />
<br />
İşte bu okuduğunu anlamayan Kur'an dilini Osmanlı başlattı. Ne yaptı? Arapça alfabeyi öğrendi herkes; Kur'an okuyor amma ne okuduğunu anlamıyor. İngilizce bilmeyenin Latin harfleriyle yazılmış İngilizce okuması gibi bir şey. Yani bir de bununla yatıp kalkıp namaz kıldım sanıyor insanlar. Evet, bedenle yapılanlar da ibadettir elbet. Namaz üç boyutlu: hem beden hareketleri, hem dilin söylemesi, hem de tayyibat namazdır. Amma işte bu Osmanlıca, bilinçsiz, gafil Müslümanlık meydana getirdi. Allah aşkına, bu Fatiha'da yazanı Arapça alfabe bilen kaç kişi biliyor? İngilizce okuyabilmek anlamak değilken, Arapça okumak da anlamak değil. Bari milleti Araplaştır o zaman, herkes fellah fellah gezsin gayri.<br />
<br />
Ve işte biz böyle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hakkın kumandasında hareket ettiğimizden</span>, bizim vaazımızda da şeytanın ve onun elemanı olmuş olan şeytan askeri düşmanlarımızın okuyup fayda gördüğü yerler var. Ne onlar işte böyle bize düşmanlık edip bilgisayarımıza girdiler ve bilgisayarı silmek zorunda kaldık ve vaaz gecikti.<br />
<br />
Yani söz içinde söz, cevap içinde cevaplar gizli.<br />
<br />
Ne demiş atalar: "Koyun can derdinde, kasap et derdinde." Yani bakış açısı farklı. Ve Aşık Veysel'in dediği gibi: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasa."</span></span> diyor. İyi ve salih kimseler ilim tahsili derdinde iken, şeytan ve uşakları da mikropluk ve virüs ve düşmanlık derdindeler. Herkes yediğinden ikram ediyorsa, mikroplar da bize gelip mikrop ve virüs ikram ettiler ve bilgisayar hacklendi.<br />
<br />
İşte dünya ve yönetimi demircinin eline geçerse, her yeri demirci çarşısına çevirir. Sarrafın eline geçse, her yer kuyumcu dükkânı olur kalır. Ve herkes onun nazarında ya altındır ya gümüş ya da değerli bir maden ve taş... Yani bakış açısı.<br />
<br />
İşte o yüzden Mehdi'nin hamurunda hepsinden vardır. Ve onun aşını Nuh Nebi, ondan böyle kat karıştır aşure aşı yapmış. Çünkü ne ondan ne bundan; amma hem ondan hem bundan yani.<br />
<br />
Öyleyse şunun da burnu çok sivri uzun demeyin! Düşünün ki bu adam uzun burunlu cibilliyatlardan biridir; ya hamsidir, ya sivrisinek yahut leylek... Bilin ki insanın cibilliyatını illa bir yeri haber verir; illaki illa haber verir. Ve sen işte karşındakinin kim olduğunu bilmeye başlarsan, sana arif derler; ondan sonra ariflerden olursun. Arif demek, arefe kelimesindendir; yani bilmek kelimesinden. Neyi bileceksin? Ahmet varsa karşında, Ahmet'in özünü bildinse, onun hatasını da bilirsin, faydasını da zararını da... Değil mi? Ve böyle bir insan hâline gelen insan ne muhterem bir insan olur, değil mi?<br />
<br />
Rabbim Mehdi ve Cemaati'ni, önce kendini bilen, sonra da Rabbini bilen kullarından eylesin. Ve Rabbini bilen, bulan için Rabbim buyurur ki: "Hadi git, bir de Rahman nedir onu bil" der ve Rahmana gönderir. Onu da bilince: "Hadi at nedir? Bir ata git" diye bir atı ona rehber kılar. Ve yani at cibilliyatında bir hoca verir ona. Onu da öğrenince: "Bülbül nedir? Arpa nedir? Buğday nedir?" Ve Rabbimizin ilmi doyulmaz derya. Rabbim Mehdi ve Cemaati'ne bu deryada yüzmeyi öğretsin inşallah.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 22.12.2014 Pazartesi<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Eahseb Ya Eyyühel İnsan</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 22 Aralık 2014 Pazartesi Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
إِنَّ اللّهَ كَانَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ حَسِيبًا<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَلِكَ تَقْدِيرُ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَكَفَى بِاللَّهِ حَسِيبًا<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym</span><br />
<br />
Nisa 86  <br />
Enam 96  <br />
İbrahim 41  <br />
Ahzab 39<br />
<br />
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala seyyidina Raşidiynel Mehdiyyun.<br />
<br />
Allahümme barik ala Muhammedin ve barik ala seyyidina Raşidiynel Mehdiyyun.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz.</span><br />
<br />
Yukarıda yazdığımız ayette buyruluyor ki: Güneş ve Ay hüsbandırlar.<br />
<br />
Peki hüsban nedir?<br />
<br />
Hüsban: Hesabı, yani matematiği en kuvvetli olan şahıslara verilen isimdir.<br />
<br />
Ve bu ayet gösteriyor ki bankacılıkla ve finanzamtla (maliye kurumu), bütçe ekonomisi ve matematik öğretmenliği ile ve yine hesap ilmi ile uğraşacak olan şahıslar, bir güneş burcu bir de ay burcunda olanlarmış demek olur. Güneş ve Ay hüsban ise, onlar dominant olduğu zamanda doğanlar da işte onlar gibi hüsban olurlar.<br />
<br />
Allah kâinatı çok karmaşık, fakat bir o kadar açık seçik ve hassas bir matematik ile halketmiştir.<br />
<br />
Nitekim bütün fizik kuralları matematiğe boyun eğer. Ve hâl böyle olunca yerçekimi bir matematik ilmidir; yine dünyanın hareketleri, günler, seneler, aylar; yine yıldızlar ilmi, yine mevsimler ilmi... Hepsi birer matematik ilmidir.<br />
<br />
Nasıl yediğin bir elmanın çekirdeğinde binlerce elma ağacı saklıysa, binlerce elma meyvesi saklıysa;<br />
<br />
İşte Güneş ve Ay burcunda doğanlar için de "onlar hüsbandır" demek, onlar hesap ilminde mahirdirler demek olur. Ve eğer insanların bu yeteneği göze alınarak eğitim yapılır ve yeteneği geliştirilirse, o kimse hem kendine faydalı, hem insanlığa, hem hayvanata, hem maddelere, hem bitkilere ve kâinata faydalı olur. Velhasıl kelam.<br />
<br />
Ve geliyoruz şimdi işte, Aslan burcunda ve sonra Başak burcunda doğacak çocukların doğabilmesi için temel atma zamanına yani. Ve geçenki vaazlarımızda bahsettik: Burçlar, şahid burçlar ve meşhud burçlar olarak ikiye ayrılır demiştik. Yani şahid, onun yanında hazır olanı; ve meşhud, onun tersi ve eşi olan ters kutupta olanıdır. Ve işte kış mevsimi (Aralık - Ocak - Şubat) aylarıdır.<br />
<br />
Ve hâl böyle olunca onun tersi ve eşi olan zıt kutbu, yaz mevsimi de (Haziran - Temmuz - Ağustos) aylarıdır. Ve böylece kim kimin meşhudu imiş, karşı karşıya koyunca anlaşılır. Ve işte burçcuların yaptığı yanlış zaman hesabı ortaya çıkar. Onlar eski zamanlarda çocuğun doğumu "dokuz ay on gün" hesabını ele alıp hesap etmişlerdir. Hâlbuki burçlar dokuz ayda değil, 12 burçta ilerlerler. Ve gezegenler dokuz değil, 12'dir. Bunu nereden çıkardın deyince?<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَا أَبتِ<br />
<br />
إِنِّي رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا<br />
<br />
وَالشَّمْسَ وَالْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِي سَاجِدِينَ<br />
<br />
Hz. Yusuf rüya gördü ve babasına dedi ki: "Güneş, Ay ve 11 yıldızı bana secde ederken gördüm." diyor. Yani 11 yıldız ve bir de kendisi ile birlikte on iki kardeşi, hem de 12 gezegeni temsil ediyordur. Yani Bünyamin ve Yusuf aynı anadan, diğer 10 tanesi başka anadan olan 12 kardeş... Ve bir de ne varmış? Güneş ve Ay; yani anne ve babası.<br />
<br />
Ve hâl böyle olunca bugün Aralık'ın 22'si; dün en uzun gece ve gündönümü, yani kış gündönümüydü.<br />
<br />
Aslında kış mevsimi Aralık ayı ile başlar; fakat Avrupa'da, yani kuzey yarım kürenin üst kısmında geç başlar biraz diye hesap edilir. Öyle olursa kış üç ay sürmez; olmaz ki öyle, her mevsim 3'er aydır.<br />
<br />
Ve Aralık'ın 22'sinin karşılığı, meşhud olan burcu; işte yaz mevsiminin ilk ayının 22'si demektir. O da Haziran 22 demek olur. Ve şimdiki burç hesabına göre 22 Haziran'dan 23 Temmuz'a kadar doğacak bebeler Yengeç burcu olur. Ve demek olur ki altı ayını doldurup yedinci aydan gün alan bebeler artık Yengeç burcudur. Ve çocuk yedinci aydan itibaren eğer gelişimini tamamladıysa doğabilir. Ve Yengeç burçları genellikle yedi aylık bebelerdir.<br />
<br />
Ve Avustralya'da bu yengeçlerin üreme mevsimi olan 18-19-20-21-22... Aralık'ta yolları kaplayan kırmızı yengeç sürüsü, Hint Adaları'na üremek için yolculuk ediyor. Ve herkesçe bilinir oralılar tarafından.<br />
<br />
Ve bu da bizim tezimizin ispatı olmakta. Yani çocuk yedi ayda oluşur; fakat onun bir de meni olduğundaki yolculuğu vardır ki işte onunla birlikte 9 ay on gündür.<br />
<br />
Ve Yengeç burçları da dünyamızın bağa, kepçe, vinç kullanan kimseleridir. Ve kıskaçlı olmaları hasebiyle onlar sevdiklerini kıskaçları ile kıstırırlar. Yani kıskaçlı aşk. Ve onlar sevdiklerini hafif ısırırlar ve yandan çarklı hareket ederler; dans ederken kıçlarını sağa sola oynatırlar. Ve yine bu mevsimde hamile kalanlardan birisi de kurbağalardır. Ve onlar da dünyamızın dalgıçlarıdır. En iyi dalgıç...<br />
<br />
Jacques-Yves Cousteau, yani Kaptan Kusto; işte Haziran'ın 11'inde doğdu gösteriyor Wikipedia. Yani demek oluyor ki yaz mevsiminin başında doğmuş; yani Haziran, yaz mevsiminin ilk ayı ve 11'i demek kurbağa demekmiş. Yani burçlar öyle sadece 12 burç ile kalmıyormuş. Yani 11 Haziran'da doğanlar da dalgıç ve kurbağa burcundaymış. Ve işte eğer insan doğum mevsimine dikkat edilerek eğitim yaptırılıp gizli yeteneği ortaya çıkarılırsa, işte Kaptan Kusto gibi hünerini ve insanlığa, kâinata olan faydasını ve verimini verir. Ve bizler Kaptan Kusto belgeselleri ile büyüdük; çünkü işinin ehli olan adam, tam dalgıç, yani kurbağa; hem karada hem denizde hareket edebilen bir cibilliyat. Yine yengeç hem karada hem denizde hareket eder. Ve yengeç demek işte bağacı, dozerci, vinç operatörü olan kimseler yani. Ve böyle bir mevsimde doğmayanın eline vinç ve bağa verilirse kaza yapar. Ve eğer bir kimse böyle bir mevsimde doğan "echt" yengeç veya "echt" yani gerçek kurbağa burcundaysa, işte ya dalgıç olur ya da bağa vinç operatörü. Ve yengeç demek sudaki ateş demektir. Ve yine atların dişilerinin, yani kısrak olacak atların, yani kendi kendini ısıran kısrakların temel atma zamanı; yani Lady Gaga gibi bahar kısrağı. Ve yine tavşanların mevsimi. Yani atların hamilelik süreleri 336 gündür. Ve bu gösteriyor ki at ve kısrak cibilliyatında doğacak bir çocuk, anne ve babasında gelişimini 336 günde tamam ediyormuş. Yani öyle dokuz ay on günde falan değil yani.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَالسَّمَاء ذَاتِ الْبُرُوجِ<br />
<br />
Ve Cenabı Mevla Buruc Suresi'nde "Semayı burçlar (burç kişilikleri) kaplamıştır" derken boşuna demiyor herhalde. Öyleyse bütün hayvanlar birer cibilliyat, ve her cibilliyat bir burç kişiliği. Ve hâl böyle olunca Neptün Ay burcuna girdiğinin ikinci günü doğan mesela hangi cibilliyat dersek? Bizler belirgin dominant cibilliyatları biliyoruz: At, koyun, koç, sığır, dana, yengeç, buğday, elma, armut gibi... Amma bunun varyasyonları oldukça çok yani. Sema onlarla kaplıymış.<br />
<br />
Öncelikle bu geç kalan vaaz için özür dilerim. Birkaç hain bilgisayarımızı ele geçirdi ve format atmak zorunda kaldık. Ve en baştan, temelden bir bina inşa eder gibi, bilgisayarı yeniden kurduk ve kaldığımız yerden devam ediyoruz.<br />
<br />
Bizim menzilde müşahede ettiğimiz kadarıyla... Ve denilir ki, şeytan aleyhillane dört kitabı bilir. Ve mesela bir berber Ahmet'i kandırmak için, onun yapabileceği hataları; Ahmet Müslüman'sa Kur'an-ı Kerim'i açar, oradan ara bulur ve ona tuzak kurar. Yok eğer o Ahmet değil Franz ise, ve Alman ve Hristiyan ise, bu sefer de İncil'i açar orada bulur. Yok İshak ise ve Yahudi ise açar Tevrat'tan bulur ve ona tuzak kurar, kandırır.<br />
<br />
Ve işte Kur'an kâinat kitabıdır. Ve ne küçük ne büyük koymadan hepsi onun içinde derc olmuştur. Fakat nasıl bir badem veya cevize bakan, o ceviz veya badem dikildiğinde onun vereceği bademleri görmediği gibi; yine onun vereceği bademlerden dikilip de orman olacak bademleri göremediğimiz gibi...<br />
<br />
Her Kur'an okuyan da öyle her şeyi Kur'an'da arayıp bulamaz. Ve yine burçlar ve kişilikler gelir buraya. Ve mimar okuyunca Kur'an'dan mimarlık okur; dalgıç okuyunca Kur'an'dan dalgıçlık okur; çiftçi çiftçilik öğrenir. Amma kâinatı okumasını biliyorsa, ancak o zaman okuyabilir. Yoksa Ankara Cebeci Camii'ndeki Ahmet Amca, Elhamdü okuyunca bunları anlıyor değildir.<br />
<br />
Ve gelelim günün konularından biri olan Osmanlıca dili okutulmasına!<br />
<br />
Osmanlıca nedir? Türkçeyi Arapça harflerle yazmaktan başka ne? Kendine harf yapmayı akıl edemeyen Osmanlı, Arapça öğrenmesi öğretmesi de zor olunca, Türkçeyi Arapça harflerle yazdırmış, adını Osmanlıca koymuş. Yani aynı şalvar üstünde papyon gibi. Yedik ha, biz de mecbur öğrenecekmişiz Osmanlıca! Neden mecburuz, ekmek değil aş değil; yemeye yaramaz, internette yazmaya yaramaz, Arapça anlamaya yaramaz. Neye yarar bu Osmanlıca? Büyücülere vefk yazmaya, büyü yapmaya yarar. Bu Osmanlıca sayesinde büyücü hocalar çok güzel vefk, vüfk yazıp büyü yapmasını öğrendiler.<br />
<br />
İşte bu okuduğunu anlamayan Kur'an dilini Osmanlı başlattı. Ne yaptı? Arapça alfabeyi öğrendi herkes; Kur'an okuyor amma ne okuduğunu anlamıyor. İngilizce bilmeyenin Latin harfleriyle yazılmış İngilizce okuması gibi bir şey. Yani bir de bununla yatıp kalkıp namaz kıldım sanıyor insanlar. Evet, bedenle yapılanlar da ibadettir elbet. Namaz üç boyutlu: hem beden hareketleri, hem dilin söylemesi, hem de tayyibat namazdır. Amma işte bu Osmanlıca, bilinçsiz, gafil Müslümanlık meydana getirdi. Allah aşkına, bu Fatiha'da yazanı Arapça alfabe bilen kaç kişi biliyor? İngilizce okuyabilmek anlamak değilken, Arapça okumak da anlamak değil. Bari milleti Araplaştır o zaman, herkes fellah fellah gezsin gayri.<br />
<br />
Ve işte biz böyle <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hakkın kumandasında hareket ettiğimizden</span>, bizim vaazımızda da şeytanın ve onun elemanı olmuş olan şeytan askeri düşmanlarımızın okuyup fayda gördüğü yerler var. Ne onlar işte böyle bize düşmanlık edip bilgisayarımıza girdiler ve bilgisayarı silmek zorunda kaldık ve vaaz gecikti.<br />
<br />
Yani söz içinde söz, cevap içinde cevaplar gizli.<br />
<br />
Ne demiş atalar: "Koyun can derdinde, kasap et derdinde." Yani bakış açısı farklı. Ve Aşık Veysel'in dediği gibi: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasa."</span></span> diyor. İyi ve salih kimseler ilim tahsili derdinde iken, şeytan ve uşakları da mikropluk ve virüs ve düşmanlık derdindeler. Herkes yediğinden ikram ediyorsa, mikroplar da bize gelip mikrop ve virüs ikram ettiler ve bilgisayar hacklendi.<br />
<br />
İşte dünya ve yönetimi demircinin eline geçerse, her yeri demirci çarşısına çevirir. Sarrafın eline geçse, her yer kuyumcu dükkânı olur kalır. Ve herkes onun nazarında ya altındır ya gümüş ya da değerli bir maden ve taş... Yani bakış açısı.<br />
<br />
İşte o yüzden Mehdi'nin hamurunda hepsinden vardır. Ve onun aşını Nuh Nebi, ondan böyle kat karıştır aşure aşı yapmış. Çünkü ne ondan ne bundan; amma hem ondan hem bundan yani.<br />
<br />
Öyleyse şunun da burnu çok sivri uzun demeyin! Düşünün ki bu adam uzun burunlu cibilliyatlardan biridir; ya hamsidir, ya sivrisinek yahut leylek... Bilin ki insanın cibilliyatını illa bir yeri haber verir; illaki illa haber verir. Ve sen işte karşındakinin kim olduğunu bilmeye başlarsan, sana arif derler; ondan sonra ariflerden olursun. Arif demek, arefe kelimesindendir; yani bilmek kelimesinden. Neyi bileceksin? Ahmet varsa karşında, Ahmet'in özünü bildinse, onun hatasını da bilirsin, faydasını da zararını da... Değil mi? Ve böyle bir insan hâline gelen insan ne muhterem bir insan olur, değil mi?<br />
<br />
Rabbim Mehdi ve Cemaati'ni, önce kendini bilen, sonra da Rabbini bilen kullarından eylesin. Ve Rabbini bilen, bulan için Rabbim buyurur ki: "Hadi git, bir de Rahman nedir onu bil" der ve Rahmana gönderir. Onu da bilince: "Hadi at nedir? Bir ata git" diye bir atı ona rehber kılar. Ve yani at cibilliyatında bir hoca verir ona. Onu da öğrenince: "Bülbül nedir? Arpa nedir? Buğday nedir?" Ve Rabbimizin ilmi doyulmaz derya. Rabbim Mehdi ve Cemaati'ne bu deryada yüzmeyi öğretsin inşallah.<br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 22.12.2014 Pazartesi<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bu Din Garip Başladi Garip Bitecekdir (Kar©glanin 31.12.2014 Vaazi)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3455</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2026 03:11:56 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3455</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu Din Garip Başladı, Garip Bitecek</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 31 Aralık 2014 Çarşamba Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَلاَ تَتَمَنَّوْاْ مَا فَضَّلَ اللّهُ بِهِ بَعْضَكُمْ عَلَى بَعْضٍ<br />
<br />
لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا اكْتَسَبُواْ وَلِلنِّسَاء نَصِيبٌ مِّمَّا اكْتَسَبْنَ<br />
<br />
وَاسْأَلُواْ اللّهَ مِن فَضْلِهِ<br />
<br />
إِنَّ اللّهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Nisa 32</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ:</span><br />
<br />
Bazınızın bazınızdan farklı olan özelliklerine hased edip istemeyin.<br />
<br />
İşte onlar; erkeğin kazandığından erkeğe, kadınların kazandığından kadına bir nasibi vardır.<br />
<br />
Ve o hünerler Rabbinin o kimseye fazlı keremidir ve onun içindir.<br />
<br />
Allah kimin ne olacağını en iyi bilip, ve onu, o hâlde meydana getirendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Nisa 32</span><br />
<br />
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala eli Muhammedin.<br />
<br />
Esteuzubillah.<br />
<br />
Kul euzu birabbil felak min şerri ma halak.<br />
<br />
Sadakallahul Aziym.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz.</span><br />
<br />
İşte geçenki vaazda bahsettiğimiz mesele: Her hayvanın bir cibilliyatı ve her hayvanın özellikleri, hünerleri farklıdır. Ve bunlar o hayvanı belli eden özelliklerdir. Ve o hüner ancak o hayvana uygun ve elverişli bir hünerdir.<br />
<br />
Yani karıncaya, "at gibi hızlı koşsaydı" diyemeyiz. Fakat Allah karıncalar arasından da "atlı karınca" diye bir türünü yaratmıştır. Ve o karınca türü, boyuna göre çok hızlı hareket eden bir canlıdır. Fakat onun hızı, atın hızının yanında ancak bir arpa boyu kalır.<br />
<br />
Ve işte atın hüneri ata elverişli, karıncanınki ise karıncaya elverişlidir. Hâl böyle olunca, at cibilliyatındaki bir insan, karıncaya bakıp "ben de karınca gibi halterci olup çok büyük ağırlıkları kaldırayım" demeyecek. Haltercilik ve çok güç gerektiren yük kaldırma hikmeti, bir karıncaya, bir de vinçlere yani yengeç burçlarına mahsustur. Amma Allah ata da, kendi boyunca kaldırabileceği bir tonaj vermiştir. Amma karıncanın kendi bedeni ile orantılı olarak kaldırabildiği yükü, at kaldıramaz. Yine fil keza; filin yaptığını da at yapamaz, atın yaptığını da fil yapamaz.<br />
<br />
Öyleyse ey Mehdi cemaati! Birine baktınız fizikçi, birine baktınız kimyacı, birine baktınız biyolojici... Yani sakın cibilliyatınıza uygun olmayan, o baktığınız kimselerdekinin hepsini "bende de yapayım" demeyin. Ve Mehdi'nin yaptığını da, Peygamberimiz Muhammed'in her yaptığını da yapmaya kalkmayın. Peygamber Azimüşşan Efendimiz dedi ki:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz."</span></span><br />
<br />
Ashab öyleyse, her biri ayrı bir hadisi ve ayeti iyi anlamış ve bilmiştir. Ve onlar dahi, her birisi Peygamber'in bütün hâllerini taklit etmiyordu; amma bir hünerinde mahirdiler. Amma zamanın sahibi Mehdi Aleyhisselam, Muhammed'in ve İsa'nın, Musa'nın, Davud'un görevini yapacak olduğundan; yani Mehdi bütün peygamberlerin mirasını devraldığı için, o her hünerde mahir olabilir. Çünkü karıncaya karınca dilinde söylemesi lazım, ata at dilinde, kediye kedi, aslana aslan dilinde söylemesi lazım. Yani bundaki mana, hayvan dilinde konuşmak değil; onların mahir oldukları hünerler, Mehdi'de de bir parça vardır. Ve karıncaları bilmeyen, karıncalara reis olabilir mi? Atları bilmeyen atlara, turnaları bilmeyen turnalara reis olabilir mi? Elbet olamaz. Turnalara bir turna reis olduğu gibi, işte Mehdi'nin her hüneri kolayca yapabilmesi, onun bütün insanlığa imam olacağı içindir. Ve karıncalara varınca bir karınca gibi, atlara varınca sanki bir atmış gibi marifet gösterir. Ve böylece o, çok dil bilen gibi çok hünerde mahirdir.<br />
<br />
Ve at olmayanın at gibi olmak istemesi, yukarıdaki yazdığımız ayetle yasaklanmıştır. Ve herkes Muhammed olamayacağı gibi, Muhammed'in bütün özelliklerini taşıyamaz. Ve yine Mehdi her hüneri yapıyor diye, o gibi yapmaya kalkmayın. Mehdi de bir tanedir; elli tane Mehdi olmaz. Amma Mehdi'ye uyanlar, Mehdi askeri olurlar; o gibi olamazlar amma, ona yakın olan kimseler olurlar; sanki ona denkmiş gibi benzerleri. Ve o yüzden Mehdi askerleri de bir hünerde derinleşecek amma, "Mehdi her hünerde mahirdir" diye dokuz karpuz taşımaya kalkmayın; yorulursunuz ve cemaatten (Mehdi Cemaati'nden) ayrı düşersiniz.<br />
<br />
Bunun sonucunu şöyle açıklayalım: Herkes tavuk horoz olursa, kim köpek olacak da güne karşı yatacak? Yahut herkes cesur boğa olursa, kim ürkek tavşan olacak? Dünya bir tavuk horozla imar olmadığı gibi, yahut bir dana inekle de imar olmaz. Rabbimizin bu çeşitliliği yaratması ve herkesin ayrı hüneri olması hikmetini anlamamız demek, hased hastalığından Mehdi ve cemaatinin kurtulması demek olur. Kimseye ağız eğip bükme ve "vay şu çok tembel" deme, yahut "öğlene kadar yatıyor" deme; düşersin bir köpek cibilliyatına ve kerahat vakti uyur kalırsın. Hased edip "ben de o gibi, şu gibi olan" deme. Sen seni bil. Ve "nefsini bilen Rabbini bilir" kuralı gereği, eğer sen özünü bilirsen, sana senin özüne uygun ve mahir olabileceğin hünerin öğretilir ki, sen de o hünerin ile bu insanlığa fayda veresin diye. Ve denilir ki:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">Karga, kekliği sekerken görünce çok hoşuna gitmiş ve "ben de böyle sekerim" demiş. Başlamış o gibi sekmeye; bu sefer kendi yürüyüşünü unutmuş.</span></span><br />
<br />
Derler. Yani sen "beni, onu, bunu taklit edeceğim" diye, bu sefer de özünü kaybedersin ve Rabbinin senin için hazırladığı hazineden mahrum kalırsın. Velhasıl kelam.<br />
<br />
Ve sabun senin elini temizliyor da, peki sabunu kim temizleyecek o zaman? Yani herkes sabun gibi, yani Mehdi gibi, onu bunu erdirmeye, temizlemeye çalışırsa; herkes sabun olursa, o zaman sabunları kim temizleyecek demek yok mu? Herkesi yıkadık, Müslüman ettik ve herkes hem temiz hem temizleyici sabun oldu. Yani "Müslüman oldu" diyelim; peki Müslüman hata yapınca, veya o zaman bir de sabun yere düşüp batarsa, bu sabunu kim temizleyecek demek yok mu yani?<br />
<br />
Ne dedik? Herkes kendi sınırında ve orantılı olarak çoğalacak. Ve o yüzden bu iş bilinçli yapılırsa, temsili misal: Karınca yeterince olursa, at yeterince olursa, serçe, arı, kelebek her biri yeterince olursa, denge korunmuş olur yani.<br />
<br />
Ve o zaman geçenki vaazin seslisinde bahsettiğimiz, Rahman Suresi'ndeki ayet ve Kaptan Kusto'nun nerede olduğunu keşfettiği, Rabbimizin denizlerin arasına koyduğu ve denizlerin dahi birbirlerine karışmadığını bildiren ayetin manası ortaya çıkmış olur yani.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ<br />
<br />
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ<br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Rahman Suresi 19 - 20 - 21</span><br />
<br />
Meali:<br />
<br />
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.<br />
<br />
Aralarında bir engel vardır; birbirine geçip kavuşmazlar.<br />
<br />
O hâlde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz?<br />
<br />
Yine Cenabı Mevla Kur'an'a Kafirun Suresi'ni koyduysa ve burada da:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ<br />
<br />
وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ<br />
<br />
وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ<br />
<br />
Muhammed'in dilinden: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Ey kafirler, ben sizin taptıklarınıza tapmam, siz de benim taptıklarıma tapmıyorsunuz. Ben sizin taptıklarınıza asla tapmam, siz de benimkilere tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim bana."</span></span> diye söylemesi yine gösteriyor ki: Kara kara duracak, yani siyah siyah duracak kardeşim; beyaz da beyaz durmaya çalışacak. Her ne kadar kirlense de temizlenecek, yine beyaz olmaya gayret edecek.<br />
<br />
Ve herkes bu dünyaya sahip çıkacaksa; iyisiyle kötüsüyle, kafiri ile mümini ile sahip çıkacak.<br />
<br />
Ve eğer bizler mikropları adam edip onları cennetlik yaparsak, yani Müslüman yaparsak, yarın onlar cennete girince elbet mikropluk yapacaklar. Ve cennette mikrop gezerse, hastalık gezerse, cennetin cennetliği nerede kalacak? O yüzden at, at duracak; hamam böceği de hamam böceği kalacak kardeşim. Ve geçenki vaazda dediğimiz yengeç burçları hem karada hem denizde hareket eden canlıdır. Ve işte hamam böceği ise nemli ortamları seven canlıdır; yani hem havada, hem karada, hem de suda... Yani nemli ortam. Ve demeyin "hiç hamam böceği de ne işe yarar?" İşte onların özelliği: Düşünün bir araç; hem araba, hem uçak, hem de gemi... Yani bir zamanlar hovercraft yapmışlardı. Eğer hamam böceği incelenirse, işte bu üç özelliğin ortak paydasından bir araç keşfedilir ki, işte o da hem hava hem kara hem de su aracı olur yani.<br />
<br />
Hz. Eyyub'un durumu ortada. Ve Eyyub bir kafiri cennetine almayı istemiş ki, kafir cennete girince onun cenneti olan bedenini harap etmiş. İşte eğer mikrop bedene ve senin cennetine girerse, cennetini cehenneme çevirir o <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hain</span> mikrop. Ve ne zaman Eyyub, kafirlerin cennete alınmayacağını anladı, kurtuldu o hastalıktan. Ve Rabbim Eyyub'unu işte Mehdi'nin o zor günlerine sakladı. Ve Eyyub'a ve askerlerine selam olsun. Ey Eyyub! Kafirler cennetimize, vatanımıza göz diktiler. Sen himmet ve meded ve şefaat edersen, tabi Rabbimin müsaadesi ile biz bu beladan kurtuluruz ve kafirleri cennetimizden ve vatanımızdan kovarız. Şefaat ya Eyyub!<br />
<br />
Vensurna ya Ya Rab. Sübhaneke ente ilahe hayrunnasiriyn. Sübhaneke ente ilahe hayrüşşafiiyn.<br />
<br />
Ve kafir bize hamam böceği silahı kullanmak istiyor. Ey kafir! Amma bilesin ki hamam böceğinin de Rabbi, yaratıcısı, yine bizim iman ettiğimiz Allah'tır. Rahman ve Rahim olan Allah'tır. Siz o hamam böceğinin mikrop olanını ürettiyseniz de, ona da hayat veren yine Rabbimdir.<br />
<br />
Sizin bir hesabınız varsa, O'nun da size karşı bir hesabı ve murat ettiği bir yeri vardır.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ne özünü bilmeyi nasip etsin. Sonra da onları arif kılıp karşısındakilerin özüne de arif olmayı nasip etsin. Sonra da onları hased hastalığından kurtarıp herkesin kendi özünde kendine yakışacak hazineleri olduğunu bilmeyi ve o hazinelerini bulup çıkarıp kullanmayı nasip etsin. Ve Mehdi Cemaati'ni hasedlikten kurtarıp kimsenin hazinesine göz dikmemeyi öğretsin ki; atın hüneri ve ona verilen hazineler o at olduğu için, ineğinki de inek olduğu için, seninki de senin için özel... Bunu bil ve anla ey Mehdi Cemaati!<br />
<br />
Rabbim Mehdi ve Cemaati'ni ariflerden kılsın inşallah.<br />
<br />
Her ne kadar Mehdi başınızda iken bu dünya bolluk, bereket ve aydınlık içinde olsa da, o gidince olacak olanlar olacaktır. İyilerden kimse kalmayınca kötülük ve karanlık zulümat dünyada galip olacaktır. Ve böylece dünyanın ve kâinatın sonu olan kıyamet vuku bulacaktır.<br />
<br />
Muhammed'in sözü ile:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Bu din garip başladı, garip bitecek. Ne mutlu o gariplere."</span></span><br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 31.12.2014 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu Din Garip Başladı, Garip Bitecek</span></span><br />
<br />
(Kar©glan'ın 31 Aralık 2014 Çarşamba Vaazı)<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
وَلاَ تَتَمَنَّوْاْ مَا فَضَّلَ اللّهُ بِهِ بَعْضَكُمْ عَلَى بَعْضٍ<br />
<br />
لِّلرِّجَالِ نَصِيبٌ مِّمَّا اكْتَسَبُواْ وَلِلنِّسَاء نَصِيبٌ مِّمَّا اكْتَسَبْنَ<br />
<br />
وَاسْأَلُواْ اللّهَ مِن فَضْلِهِ<br />
<br />
إِنَّ اللّهَ كَانَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Nisa 32</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MEALİ:</span><br />
<br />
Bazınızın bazınızdan farklı olan özelliklerine hased edip istemeyin.<br />
<br />
İşte onlar; erkeğin kazandığından erkeğe, kadınların kazandığından kadına bir nasibi vardır.<br />
<br />
Ve o hünerler Rabbinin o kimseye fazlı keremidir ve onun içindir.<br />
<br />
Allah kimin ne olacağını en iyi bilip, ve onu, o hâlde meydana getirendir.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Sadakallahul Aziym — Nisa 32</span><br />
<br />
Allahümme salli ala Muhammedin ve ala eli Muhammedin.<br />
<br />
Esteuzubillah.<br />
<br />
Kul euzu birabbil felak min şerri ma halak.<br />
<br />
Sadakallahul Aziym.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Yolculuğumuza başlıyoruz.</span><br />
<br />
İşte geçenki vaazda bahsettiğimiz mesele: Her hayvanın bir cibilliyatı ve her hayvanın özellikleri, hünerleri farklıdır. Ve bunlar o hayvanı belli eden özelliklerdir. Ve o hüner ancak o hayvana uygun ve elverişli bir hünerdir.<br />
<br />
Yani karıncaya, "at gibi hızlı koşsaydı" diyemeyiz. Fakat Allah karıncalar arasından da "atlı karınca" diye bir türünü yaratmıştır. Ve o karınca türü, boyuna göre çok hızlı hareket eden bir canlıdır. Fakat onun hızı, atın hızının yanında ancak bir arpa boyu kalır.<br />
<br />
Ve işte atın hüneri ata elverişli, karıncanınki ise karıncaya elverişlidir. Hâl böyle olunca, at cibilliyatındaki bir insan, karıncaya bakıp "ben de karınca gibi halterci olup çok büyük ağırlıkları kaldırayım" demeyecek. Haltercilik ve çok güç gerektiren yük kaldırma hikmeti, bir karıncaya, bir de vinçlere yani yengeç burçlarına mahsustur. Amma Allah ata da, kendi boyunca kaldırabileceği bir tonaj vermiştir. Amma karıncanın kendi bedeni ile orantılı olarak kaldırabildiği yükü, at kaldıramaz. Yine fil keza; filin yaptığını da at yapamaz, atın yaptığını da fil yapamaz.<br />
<br />
Öyleyse ey Mehdi cemaati! Birine baktınız fizikçi, birine baktınız kimyacı, birine baktınız biyolojici... Yani sakın cibilliyatınıza uygun olmayan, o baktığınız kimselerdekinin hepsini "bende de yapayım" demeyin. Ve Mehdi'nin yaptığını da, Peygamberimiz Muhammed'in her yaptığını da yapmaya kalkmayın. Peygamber Azimüşşan Efendimiz dedi ki:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Benim ashabım gökteki yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız kurtuluşa erersiniz."</span></span><br />
<br />
Ashab öyleyse, her biri ayrı bir hadisi ve ayeti iyi anlamış ve bilmiştir. Ve onlar dahi, her birisi Peygamber'in bütün hâllerini taklit etmiyordu; amma bir hünerinde mahirdiler. Amma zamanın sahibi Mehdi Aleyhisselam, Muhammed'in ve İsa'nın, Musa'nın, Davud'un görevini yapacak olduğundan; yani Mehdi bütün peygamberlerin mirasını devraldığı için, o her hünerde mahir olabilir. Çünkü karıncaya karınca dilinde söylemesi lazım, ata at dilinde, kediye kedi, aslana aslan dilinde söylemesi lazım. Yani bundaki mana, hayvan dilinde konuşmak değil; onların mahir oldukları hünerler, Mehdi'de de bir parça vardır. Ve karıncaları bilmeyen, karıncalara reis olabilir mi? Atları bilmeyen atlara, turnaları bilmeyen turnalara reis olabilir mi? Elbet olamaz. Turnalara bir turna reis olduğu gibi, işte Mehdi'nin her hüneri kolayca yapabilmesi, onun bütün insanlığa imam olacağı içindir. Ve karıncalara varınca bir karınca gibi, atlara varınca sanki bir atmış gibi marifet gösterir. Ve böylece o, çok dil bilen gibi çok hünerde mahirdir.<br />
<br />
Ve at olmayanın at gibi olmak istemesi, yukarıdaki yazdığımız ayetle yasaklanmıştır. Ve herkes Muhammed olamayacağı gibi, Muhammed'in bütün özelliklerini taşıyamaz. Ve yine Mehdi her hüneri yapıyor diye, o gibi yapmaya kalkmayın. Mehdi de bir tanedir; elli tane Mehdi olmaz. Amma Mehdi'ye uyanlar, Mehdi askeri olurlar; o gibi olamazlar amma, ona yakın olan kimseler olurlar; sanki ona denkmiş gibi benzerleri. Ve o yüzden Mehdi askerleri de bir hünerde derinleşecek amma, "Mehdi her hünerde mahirdir" diye dokuz karpuz taşımaya kalkmayın; yorulursunuz ve cemaatten (Mehdi Cemaati'nden) ayrı düşersiniz.<br />
<br />
Bunun sonucunu şöyle açıklayalım: Herkes tavuk horoz olursa, kim köpek olacak da güne karşı yatacak? Yahut herkes cesur boğa olursa, kim ürkek tavşan olacak? Dünya bir tavuk horozla imar olmadığı gibi, yahut bir dana inekle de imar olmaz. Rabbimizin bu çeşitliliği yaratması ve herkesin ayrı hüneri olması hikmetini anlamamız demek, hased hastalığından Mehdi ve cemaatinin kurtulması demek olur. Kimseye ağız eğip bükme ve "vay şu çok tembel" deme, yahut "öğlene kadar yatıyor" deme; düşersin bir köpek cibilliyatına ve kerahat vakti uyur kalırsın. Hased edip "ben de o gibi, şu gibi olan" deme. Sen seni bil. Ve "nefsini bilen Rabbini bilir" kuralı gereği, eğer sen özünü bilirsen, sana senin özüne uygun ve mahir olabileceğin hünerin öğretilir ki, sen de o hünerin ile bu insanlığa fayda veresin diye. Ve denilir ki:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">Karga, kekliği sekerken görünce çok hoşuna gitmiş ve "ben de böyle sekerim" demiş. Başlamış o gibi sekmeye; bu sefer kendi yürüyüşünü unutmuş.</span></span><br />
<br />
Derler. Yani sen "beni, onu, bunu taklit edeceğim" diye, bu sefer de özünü kaybedersin ve Rabbinin senin için hazırladığı hazineden mahrum kalırsın. Velhasıl kelam.<br />
<br />
Ve sabun senin elini temizliyor da, peki sabunu kim temizleyecek o zaman? Yani herkes sabun gibi, yani Mehdi gibi, onu bunu erdirmeye, temizlemeye çalışırsa; herkes sabun olursa, o zaman sabunları kim temizleyecek demek yok mu? Herkesi yıkadık, Müslüman ettik ve herkes hem temiz hem temizleyici sabun oldu. Yani "Müslüman oldu" diyelim; peki Müslüman hata yapınca, veya o zaman bir de sabun yere düşüp batarsa, bu sabunu kim temizleyecek demek yok mu yani?<br />
<br />
Ne dedik? Herkes kendi sınırında ve orantılı olarak çoğalacak. Ve o yüzden bu iş bilinçli yapılırsa, temsili misal: Karınca yeterince olursa, at yeterince olursa, serçe, arı, kelebek her biri yeterince olursa, denge korunmuş olur yani.<br />
<br />
Ve o zaman geçenki vaazin seslisinde bahsettiğimiz, Rahman Suresi'ndeki ayet ve Kaptan Kusto'nun nerede olduğunu keşfettiği, Rabbimizin denizlerin arasına koyduğu ve denizlerin dahi birbirlerine karışmadığını bildiren ayetin manası ortaya çıkmış olur yani.<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ<br />
<br />
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ<br />
<br />
فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Rahman Suresi 19 - 20 - 21</span><br />
<br />
Meali:<br />
<br />
İki denizi birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir.<br />
<br />
Aralarında bir engel vardır; birbirine geçip kavuşmazlar.<br />
<br />
O hâlde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalan sayabilirsiniz?<br />
<br />
Yine Cenabı Mevla Kur'an'a Kafirun Suresi'ni koyduysa ve burada da:<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ الرَّحِيم</span><br />
<br />
قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ<br />
<br />
وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَّا عَبَدتُّمْ<br />
<br />
وَلَا أَنتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ<br />
<br />
Muhammed'in dilinden: <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Ey kafirler, ben sizin taptıklarınıza tapmam, siz de benim taptıklarıma tapmıyorsunuz. Ben sizin taptıklarınıza asla tapmam, siz de benimkilere tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim bana."</span></span> diye söylemesi yine gösteriyor ki: Kara kara duracak, yani siyah siyah duracak kardeşim; beyaz da beyaz durmaya çalışacak. Her ne kadar kirlense de temizlenecek, yine beyaz olmaya gayret edecek.<br />
<br />
Ve herkes bu dünyaya sahip çıkacaksa; iyisiyle kötüsüyle, kafiri ile mümini ile sahip çıkacak.<br />
<br />
Ve eğer bizler mikropları adam edip onları cennetlik yaparsak, yani Müslüman yaparsak, yarın onlar cennete girince elbet mikropluk yapacaklar. Ve cennette mikrop gezerse, hastalık gezerse, cennetin cennetliği nerede kalacak? O yüzden at, at duracak; hamam böceği de hamam böceği kalacak kardeşim. Ve geçenki vaazda dediğimiz yengeç burçları hem karada hem denizde hareket eden canlıdır. Ve işte hamam böceği ise nemli ortamları seven canlıdır; yani hem havada, hem karada, hem de suda... Yani nemli ortam. Ve demeyin "hiç hamam böceği de ne işe yarar?" İşte onların özelliği: Düşünün bir araç; hem araba, hem uçak, hem de gemi... Yani bir zamanlar hovercraft yapmışlardı. Eğer hamam böceği incelenirse, işte bu üç özelliğin ortak paydasından bir araç keşfedilir ki, işte o da hem hava hem kara hem de su aracı olur yani.<br />
<br />
Hz. Eyyub'un durumu ortada. Ve Eyyub bir kafiri cennetine almayı istemiş ki, kafir cennete girince onun cenneti olan bedenini harap etmiş. İşte eğer mikrop bedene ve senin cennetine girerse, cennetini cehenneme çevirir o <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">hain</span> mikrop. Ve ne zaman Eyyub, kafirlerin cennete alınmayacağını anladı, kurtuldu o hastalıktan. Ve Rabbim Eyyub'unu işte Mehdi'nin o zor günlerine sakladı. Ve Eyyub'a ve askerlerine selam olsun. Ey Eyyub! Kafirler cennetimize, vatanımıza göz diktiler. Sen himmet ve meded ve şefaat edersen, tabi Rabbimin müsaadesi ile biz bu beladan kurtuluruz ve kafirleri cennetimizden ve vatanımızdan kovarız. Şefaat ya Eyyub!<br />
<br />
Vensurna ya Ya Rab. Sübhaneke ente ilahe hayrunnasiriyn. Sübhaneke ente ilahe hayrüşşafiiyn.<br />
<br />
Ve kafir bize hamam böceği silahı kullanmak istiyor. Ey kafir! Amma bilesin ki hamam böceğinin de Rabbi, yaratıcısı, yine bizim iman ettiğimiz Allah'tır. Rahman ve Rahim olan Allah'tır. Siz o hamam böceğinin mikrop olanını ürettiyseniz de, ona da hayat veren yine Rabbimdir.<br />
<br />
Sizin bir hesabınız varsa, O'nun da size karşı bir hesabı ve murat ettiği bir yeri vardır.<br />
<br />
Rabbim Mehdi Cemaati'ne özünü bilmeyi nasip etsin. Sonra da onları arif kılıp karşısındakilerin özüne de arif olmayı nasip etsin. Sonra da onları hased hastalığından kurtarıp herkesin kendi özünde kendine yakışacak hazineleri olduğunu bilmeyi ve o hazinelerini bulup çıkarıp kullanmayı nasip etsin. Ve Mehdi Cemaati'ni hasedlikten kurtarıp kimsenin hazinesine göz dikmemeyi öğretsin ki; atın hüneri ve ona verilen hazineler o at olduğu için, ineğinki de inek olduğu için, seninki de senin için özel... Bunu bil ve anla ey Mehdi Cemaati!<br />
<br />
Rabbim Mehdi ve Cemaati'ni ariflerden kılsın inşallah.<br />
<br />
Her ne kadar Mehdi başınızda iken bu dünya bolluk, bereket ve aydınlık içinde olsa da, o gidince olacak olanlar olacaktır. İyilerden kimse kalmayınca kötülük ve karanlık zulümat dünyada galip olacaktır. Ve böylece dünyanın ve kâinatın sonu olan kıyamet vuku bulacaktır.<br />
<br />
Muhammed'in sözü ile:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #8B0000;" class="mycode_color">"Bu din garip başladı, garip bitecek. Ne mutlu o gariplere."</span></span><br />
<br />
Elfatiha maassalavat.<br />
<br />
Kar©glan<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başağaçlı Raşit Tunca</span><br />
<br />
Schrems, 31.12.2014 Çarşamba<br />
<br />
Original Kar © glan<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>