<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - Mekruh Olan Şeyler]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 06:26:36 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Guslün Mekruhları Nelerdir?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=512</link>
			<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:07:42 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=512</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Guslün Mekruhları Nelerdir?</span> <br />
<br />
Abdestte mekrûh olan şeyler gusülde de mekruhtur. Fazla olarak gusül yaparken dua okumak ve kıbleye dönmek de mekruh görülmüştür. Gusülde bir uzuvdaki su ile diğer bir uzvu ıslatmak caizdir. Çünkü gusülde bütün beden tek uzuv sayılır. Bu durum abdestte câiz değildir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Abdest ,Alırken ,Mekruh ,Olan ,Şeyler</span><br />
<br />
1 - Abdest aldığımız suyu gereksiz yere fazla harcamak yada az kullanmak.<br />
2 - Gereksiz yere konuşmak, anlamsız hareketlerde bulunmak.<br />
3 - Kirli pis olan bir yerde abdest almak.<br />
4 - Abdestin sünnetlerini bırakmak, yapmamak.<br />
5 - İhtiyaç hissetmediği halde başkasından yardım istemek. Şayet hastalık aza noksanlığı yada yaşlılık söz konusuysa böyle durumlarda yardım alınabilinir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTİ BOZAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Büyük ya da küçük tuvalet ihtiyacını gidermek, yellenmek.<br />
2 - Bedenin herhangi bir yerinden irin, kan, su gibi bir sıvının çıkması ve az da olsa dağılması. -Şayet dağılmamışsa abdest bozulmaz-. Ağızdan veyahut da diş etlerinden gelen kan, tükürükten fazla ise, yeniden abdest almak gerekmektedir-.<br />
3 - Ağız dolusu kusmak.<br />
4 - Yatarak veyahut da dayanarak uyumak. -Oturaraak ve de bir şeye dayanmadan az miktarda uyuklamak abdesti bozmaz-.<br />
5 - Sarhoş olmak, bayılmak ya da delirmek gibi aklı dengesini bozan hususlar.<br />
6 - Cinsi münasebette bulunmak bu Gusül abdesti almayı gerektirir.<br />
7 - Kadın ve erkeğin arada bir engel olmaksızın tenasül uzuvlarını birbirilerine dokundurmaları.<br />
8 - Rüku ve secdesi olan bir namazı kılarken başkası işitecek kadar gülmek.<br />
9 - Özürlü durumda olanlar için namaz vaktinin çıkması.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTSİZ YAPILMAYAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Namaz kılmak<br />
2 - Tilavet secdesi yapmak<br />
3 - Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’e elini sürmek. Bu üç konuda da abdest almak farzdır.<br />
4 -  Kabe’yi tavaf etmek (böyle bir durumda abdest almak vaciptir.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDEST ALMANIN HÜKMÜ :</span><br />
<br />
1 - Abdest almanın farz olduğu her durum. Namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’i kerime’yi elle tutmak, tilavet secdesi yapmak.<br />
2 - Abdest almanın vacip olduğu haller; Uykuya yatarken, uykudan kalkınca abdesti varken sevap kazanmak için ve dini kitapları okurken cenaze yıkadıktan sonra.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Guslün Mekruhları Nelerdir?</span> <br />
<br />
Abdestte mekrûh olan şeyler gusülde de mekruhtur. Fazla olarak gusül yaparken dua okumak ve kıbleye dönmek de mekruh görülmüştür. Gusülde bir uzuvdaki su ile diğer bir uzvu ıslatmak caizdir. Çünkü gusülde bütün beden tek uzuv sayılır. Bu durum abdestte câiz değildir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Abdest ,Alırken ,Mekruh ,Olan ,Şeyler</span><br />
<br />
1 - Abdest aldığımız suyu gereksiz yere fazla harcamak yada az kullanmak.<br />
2 - Gereksiz yere konuşmak, anlamsız hareketlerde bulunmak.<br />
3 - Kirli pis olan bir yerde abdest almak.<br />
4 - Abdestin sünnetlerini bırakmak, yapmamak.<br />
5 - İhtiyaç hissetmediği halde başkasından yardım istemek. Şayet hastalık aza noksanlığı yada yaşlılık söz konusuysa böyle durumlarda yardım alınabilinir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTİ BOZAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Büyük ya da küçük tuvalet ihtiyacını gidermek, yellenmek.<br />
2 - Bedenin herhangi bir yerinden irin, kan, su gibi bir sıvının çıkması ve az da olsa dağılması. -Şayet dağılmamışsa abdest bozulmaz-. Ağızdan veyahut da diş etlerinden gelen kan, tükürükten fazla ise, yeniden abdest almak gerekmektedir-.<br />
3 - Ağız dolusu kusmak.<br />
4 - Yatarak veyahut da dayanarak uyumak. -Oturaraak ve de bir şeye dayanmadan az miktarda uyuklamak abdesti bozmaz-.<br />
5 - Sarhoş olmak, bayılmak ya da delirmek gibi aklı dengesini bozan hususlar.<br />
6 - Cinsi münasebette bulunmak bu Gusül abdesti almayı gerektirir.<br />
7 - Kadın ve erkeğin arada bir engel olmaksızın tenasül uzuvlarını birbirilerine dokundurmaları.<br />
8 - Rüku ve secdesi olan bir namazı kılarken başkası işitecek kadar gülmek.<br />
9 - Özürlü durumda olanlar için namaz vaktinin çıkması.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTSİZ YAPILMAYAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Namaz kılmak<br />
2 - Tilavet secdesi yapmak<br />
3 - Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’e elini sürmek. Bu üç konuda da abdest almak farzdır.<br />
4 -  Kabe’yi tavaf etmek (böyle bir durumda abdest almak vaciptir.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDEST ALMANIN HÜKMÜ :</span><br />
<br />
1 - Abdest almanın farz olduğu her durum. Namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’i kerime’yi elle tutmak, tilavet secdesi yapmak.<br />
2 - Abdest almanın vacip olduğu haller; Uykuya yatarken, uykudan kalkınca abdesti varken sevap kazanmak için ve dini kitapları okurken cenaze yıkadıktan sonra.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Haccın Yasakları ve Çeşitli Meseleler]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=511</link>
			<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:05:59 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=511</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Haccın Yasakları ve Çeşitli Meseleler</span><br />
<br />
Hac veya Umre için ihrama girmiş olanların din yönünden yapmaları yasak olan şeylere “Cinayetü’l-Hac = Hac Yasakları” denir. Burada kasıd, yanılma, hataya düşme ve unutma birdir.<br />
(Şafiîlerce hata ve unutma cezası bağışlanmıştır.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hac ve Umre’ye ait yasaklar (cinayetler) şu beş kısma ayrılır:</span><br />
<br />
1)Yapılmalarından dolayı yalnız birer dem (koyun veya keçi) kurban edilmesi gereken cinayetler.<br />
Büluğ çağına ermiş olup da ihrama girmiş bulunan bir kimsenin bir uzvuna (organına) tamamen veya bir uzvu mikdarı olacak şekilde değişik yerlerine hoş kokulu bir şey sürmesi, başına kına yakması, yağ sürünmesi, tam bir gün akşama kadar dikişli bir elbise giyinmesi veya başını örtülü bulundurması, başının en az dörtte birini traş ettirmesi, fazla tüylerini gidermesi, tırnaklarını kesmesi, haccın vaciblerinden birini (mikatta ihrama girmeyi) terk etmesi, cünub veya haiz olarak kudüm veya veda tavafı yapması veya abdestsiz olarak ziyaret tavafında bulunması gibi…<br />
<br />
Kıran haccında bu yasaklardan biri yapılırsa, iki ihramın hürmetini korumak için iki kurban (dem) gerekir.<br />
<br />
Böyle irade ile yapılmalarından dolayı kurban kesilmesi gereken şeylerden biri, bir zaruret ve illet sebebiyle yapılsa, bu işi yapan serbest kalır; dilerse Harem’de bir kurban keser, dilerse istediği yerde üç gün oruç tutar, dilerse altı fakire birer fitre mikdarı sadaka verir. Bu sadakanın Mekke fakirlerine verilmesi daha faziletlidir. Verilecek bu sadakada temlik caiz olduğu gibi, ibahe (ikram suretiyle yemek yedirme) de caizdir. İmam Muhammed’e göre ibahe caiz değildir.<br />
<br />
2) Yapılmasından dolayı Bedene (deve veya sığır) kurban edilmesi gereken cinayetler:<br />
Bunlar, Arafat’da vakfeden sonra daha traş olmadan veya saçları kısaltmadan önce kurulan cinsel ilişki ile ziyaret tavafını cünub, hayız veya nifas hallerinde yapmaktan ibarettir. Bununla beraber herhangi bir tavaf, taharet haline yeniden yapılırsa cezası düşer.<br />
<br />
Arafat’da vakfeden sonra saçları traşdan veya kısaltmadan önce, bir mecliste cinsel ilişki tekrarlansa, yalnız bir Bedene (deve veya sığır) gerekir. Meclis değişecek olsa, birinci ilişkiden dolayı bir Bedene (deve veya sığır), diğerlerini için de dem (koyun) gerekir. Çünkü birinci ilişkide tavafa noksanlık gelmiştir. Böyle noksan bir tavaf için de “Dem” yeterli olur. Fakat traş olduktan sonra veya saçları kısalttıktan sonra, ziyaret tavafının tamamından veya ilk dört şavtından önce ilişkide bulunsa, yalnız bir koyun kesmek yeterli olur. Buna göre, ziyaret tavafının tamamından veya dört şavtından sonra kurulacak ilişki ile ceza olarak ne bedene ne de dem gerekir.<br />
<br />
3) Her birinin yapılmasından dolayı yarım sa’ (bir fitre mikdarı) beşyüz yirmi dirhem sadaka verilmesi gereken cinayetler.<br />
<br />
Bunlar, İhramda bulunan bir kimsenin uzuvlarından (organlarından) birinin az bir kısmına hoş kokulu bir şey sürmesi, bir günden az dikişli elbise giymesi veya başını örtmesi, başının dörtte birinden azını traş etmesi, yalnız bir tırnağını kesmesi, başkasını traş etmesi, başkasının tırnağını kesmesi, abdestsiz olarak Kudüm tavafı veya Veda tavafı yapması gibi şeylerdir.<br />
<br />
Tedavi için hoş kokulu şey kullanılması, ceza gerektirirse de, zeytin yağı gibi bir yağ kullanılması ceza gerektirmez.<br />
<br />
Kırık bir tırnağı koparmak da caizdir; çünkü bunda büyüme hali kalmamıştır.<br />
<br />
4) Her birinin yapılmasından dolayı bir fitre mikdarından, yarım sa’dan (beş yüz yirmi dirhem buğdaydan) az bir sadaka verilmesi gereken cinayetler (yasaklar):<br />
<br />
Bunlar, İhramda bulunan kimsenin çekirge öldürmesi, kendi üzerinde bulunan biti öldürmesi veya onu yere atması, başkasının üzerindeki biti öldürmesi için onu göstermesi gibi işlerdir.<br />
<br />
İhramde iken bunlardan birini yapan kimse, dilediği bir mikdar sadaka verir.<br />
<br />
Öldürülen bitler üçten çok ise, bir fitre mikdarı sadaka verilir. Yolda görülen bir biti öldürmek yasak değildir, bunun için cezası yoktur. Çünkü bu, aslında eziyet veren bir hayvan olduğundan öldürülmesi caizdir.<br />
<br />
İhramda bulunan kimse, ihramdan çıkıncaya kadar hazin, perişan ve mütevazı bir hal içinde ihtiyacını Yüce Allah’a arzetmesi gerektiğinden üste başa düzen verilmemesi biri kulluk ve ihtiyaç nişanının bir ifadesi olur.<br />
<br />
5) Her birinin yapılmasından dolayı bedel değer ödemek (Zıman) gereken yasaklar (cinayetler)dir.<br />
Bunlar da ihramda bulunanın av hayvanlarını öldürmesinden veya Harem Bölgesindeki yaş ağaçları ve yeşil otları kesip koparmasından ibarettir. Bunun için İhramda olan kimse (muhrim), gerek Harem Bölgesinde ve gerek Harem dışında hiçbir kara hayvanını öldüremez ve öldürülmesi için de onu başkasına gösteremez.<br />
<br />
Yine, ihramda olan bir kimse, Harem bölgesindeki yaş ağaçları ve yeşil otlan kesemez. Bunlan yapınca, kıymetlerini öder.<br />
<br />
Şöyle ki:<br />
Öldürülen hayvan eti yenmeyen hayvanlardan ise, onun cezası bir koyun veya keçi kurban etmekten ziyade olmaz. Fakat eti yenilir hayvanlardan ise, öldürüldüğü yerdeki kıymeti, iki adalet sahibi kimse tarafından belirlenerek tamamen sadaka verilir. Eğer bu kıymet bir fitre mikdarından az ise, buna karşılık bir gün oruç tutmak da yeterlidir.<br />
<br />
Bununla beraber kıymeti bir kurban değerine eşitse, yasağı işleyen serbesttir. Dilerse bu kıymet karşılığında fakirlere dağıtılmak üzere fitre mikdarı buğday, arpa ve hurma alır. Dilerse her fitre mikdarı karşılığında birer gün oruç tutar. Bu oruç değişik zamanlarda da tutulabilir.<br />
<br />
Öldürülen hayvan av için öğretilmiş doğan ve köpek gibi bir hayvan ise, sahibine öğretilmiş olduğuna göre kıymeti ödenir. Ayrıca öğretilmemiş olduğuna göre de fakirlere kıymeti sadaka olarak verilir.<br />
<br />
Ağaçlara ve otlara gelince, bunlara kendiliğinden bitmiş olup kimseye ait değilse, Harem Bölgesinin hakkını korumak için kıymetleri sadaka olarak verilir. Fakat bir kimsenin mülküne ait ise, birer kıymetlerini de sahiblerine vermek gerekir.<br />
<br />
Harem Bölgesindeki bir ağacın yalnız yapraklarını almak, ağaca zarar vermezse caizdir. Bundan dolayı ceza gerekmez.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hac İle Umrenin Yasaklarına Dair Çeşitli Meseleler</span><br />
<br />
61- Bir hayvan ayağını kırmak, bir kuşun kanadını kırıp onu uçamaz hale getirmek, bir kuşun yumurtasını kırmak, ihramda olan kimse için, o hayvanı veya kuşu öldürmek hükmündedir.<br />
<br />
62- Bir hayvanın tüylerini ve kıllarını kesmek veya kaçıp kurtulmasına engel olmayacak bir şekilde bir uzvunu (organını) kesip kırmak da, onun kıymetine getireceği noksanlık mikdarını sadaka vermeyi gerektirir. Eğer bu şekilde hayvanın yaralanması sonunda hayvan iyileşirse, ceza vermek gerekmez.<br />
<br />
63- İhramda olan kimsenin avladığı hayvan kendiliğinden ölmüş olursa yine cezayı gerektirir. Çünkü hayvanı ele geçirmesi, onu yok etme sayılır.<br />
<br />
64- İhramda olanın av hayvanını satın alması da yasaktır. Çünkü o hayvan, ihramda olan kimse için kıymeti bulunan bir mal sayılmaz.<br />
<br />
Fakat ihramda bulunmayan kimsenin kendisi için veya ihramda olanın emri bulunmaksızın onun için harem dışında avlamış olduğu hayvanın etinden kendisi yiyebileceği gibi, ihramda olan da yiyebilir.<br />
<br />
65- İhramda olan kimse, tavuk ve koyun gibi, yaratılış gereği olarak kaçıp ürkmeyen evcil hayvanları kesip yiyebilir. Fakat karadaki av denilen yabanî hayvanları kesecek olsa, onun etinden kendisi de başkaları da yiyemez. Çünkü bu ölü (besmelesiz kesilmiş) yerindedir. Deniz kuşlarını da avlayamaz; çünkü bunlar aslen kara hayvanıdır. Bunları öldürmek cezayı gerektirir.<br />
<br />
66- Harem Bölgesinde öldürülen av, İki İmam’a göre, ölü (Besmelesiz) hükmündedir. Bunu öldüren ihramlı, onun etinden yese istiğfar etmesi gerekir. İmam Azam’a göre, cezasını ödedikten sonra etinden yese, yediği mikdarın kıymetini sadaka olarak vermesi gerekir.<br />
<br />
67- Harem bölgesindeki bir avı atıp vurmak yasak olduğu gibi, Harem’de olan kimse de Harem dışındaki bir ava atıp onu vuramaz. Bunların ikisi de haramdır. Çünkü Harem’deki av güvence altındadır. Harem dahilinde olan kimse de, dışandaki ava bir şey atmaktan yasaklanmıştır.<br />
<br />
68- Mekke’nin Harem bölgesindeki av hayvanlarını avlamak, kendiliğinden bitip yetişen yeşil otlarını koparmak, yine kendiliğinden yetişmiş yaş ağaçları kesip koparmak yalnız ihramda olana değil, olmayana da helâl değildir. Onun için Mekke halkından ihrama girmemişler için bunları avlamak veya koparıp kesmek, kıymetini ödemeyi (fakirlere sadaka olarak vermeyi) gerektirir. Bunun karşılığında muhrim (ihramda olan) gibi oruç tutmak yeterli olmaz. Çünkü işleri yapmak, ihramda bulunmayan Mekkeli hakkında bir boçlanmadır, keffaret değildir. İhramda olmayanın böyle bir şeye yol gösterip yardımcı olması da günahtır. Fakat bu hareketinden dolayı kendisine bir borç ödeme cezası gerekmez.<br />
<br />
69- Harem bölgesinde hayvanları otlatmak ve kendiliğinden biten otları biçmek helâl değildir.<br />
<br />
Fakat Mekke samanı denilen “İzhir” otu ile mantarları kesip toplamakta bir sakınca yoktur.<br />
<br />
Yine, kurumuş ağaçları kesmek, bir ağacın kırık bir dalını koparmak caiz olduğu gibi, ekilmiş ekinleri ve sebzeleri kesip toplamak da helâldır. Aynı zamanda insanların yetiştirdiği cinsten olup da kendiliğinden biterek yetişen ağaçları da kesmek helâldir.<br />
<br />
Yalnız insanların yetiştirdiği cinsten olmayıp da, kendiliğinden biten ağaçları kesmek cezayı gerektirir. O da bu ağacın kıymetini ödemekten ibarettir.<br />
<br />
70-İhramda bulunan birkaç kişi, bir av hayvanını öldürecek olsa, İmam Azam’a göre, bunlardan her birine tam bir ceza gerekir.<br />
<br />
(İmam Şafıîye göre, hepsine yalnız bir ceza gerekir. Aynı şekilde ihramda olmayanların Mekke’de Harem Bölgesinde öldürecekleri bir av hayvanından dolayı da yalnız bir ceza gerekir.)<br />
<br />
71- Bir kimsenin yapmış olduğu cinayetlerin cinsleri ve meclisleri bir olursa, bir ceza yeterlidir. Fakat cezaların cinsleri ve işledikleri yerler değişik olursa, ceza da ona göre çok olur.<br />
<br />
Örnek: İhramda olan bir kimse, bir zaruret olmaksızın bir mecliste birkaç uzvuna (organına) hoş kokulu bir şey sürse veya bir elinin veya bir ayağının veya iki eli ile iki ayağının tırnaklarını keserse, hepsi için bir “dem” (bir koyun kurban etmek) yeterli olur. Eğer bir elinin veya bir ayağının iki veya üç parmağını kesse, her tırnak için fitre miktarı sadaka vermek gerekir.<br />
Bunların kıymeti bir kurban kıymetine denk olursa, ihramda olan kimse bundan dilediği kadar noksan bir şey sadaka verebilir.<br />
<br />
Yine, bir elinin beş tırnağını kestikten sonra, henüz keffaret vermeden aynı mecliste diğer elinin beş tırnağını da kesecek olsa, yine yalnız bir dem (bir koyun kurban etmek) yeterlidir. Fakat bir mecliste veya başka başka meclislerde ellerinin tırnaklarını kesip başını traş ettirse ve bir uzvuna da hoş kokulu bir şey sürse, yapmış olduğu bu yasaklardan her biri için ayrıca bir kurban gerekir. Çünkü yasakların cinsi değiştiği gibi meclis de değişmiştir.<br />
<br />
72- İhramda olan bir kimse, hastalık gibi bir özürden dolayı gündüzleri bir müddet dikişli elbise giyip geceleri çıkaracak olsa, bundan dolayı ceza olarak bir kurban yeterli olur.<br />
<br />
Fakat bu hastalık gittikten sonra başka bir hastalıktan dolayı tekrar böyle dikişli bir elbise giyecek olsa, bunun için de ayrıca bir kurban gerekir.<br />
<br />
73- İhramda bulunan bir kadının eline kına yakması kurban kesmeyi gerektirir. Erkeklerin sakallarını kına ile boyamaları ise sadaka vermeyi gerektirir, kurban değil.<br />
<br />
74- Arafat’da vakfeden önce, bir insanın guslü gerektirecek şekilde ön veya arka yönde ailesi ile yapacağı temastan dolayı hac bozulur ve ceza olarak ertesi sene kaza etmesi gerekir. Bununla beraber bu bozulan hac da noksan bırakılmayıp tamamlanır. Yapılan yasak işten dolayı da bir kurban kesmek gerekir.<br />
<br />
(İmam Şafiîye göre, bir bedene (deve veya sığır) kurban etmek gerekir.)<br />
<br />
75- Hac için ihrama geren zevc ile zevce, Arafat’da vakfeden önce cinsel ilişki kursalar, her ikisi de aynı şekilde cezalanırlar. Her birine bir dem (bir koyun) kurban etmek gerekir. Ertesi yıl ihrama girdikleri zaman biribirlerinden ayrılırlar, başka başka yollardan giderek Arafat’da durur ve bozulan haclarını kaza ederler. Birbiriyle ilişki korkusu olunca, böyle birbirlerinden ayrı yürümeleri mendubdur.<br />
<br />
76- Şehvetle bakmak, öpmek ve okşamak veya iki yoldan biriyle olmaksızın cinsel ilişki kurmak haccı bozmaz, meni gelmiş olsa bile… El ile meni getirilmesi ceza olarak kurban kesmeyi gerektirir. Uykuda rüyalanmadan (ihtilâmdan) dolayı bir şey gerekmez.<br />
<br />
77- Umre için ihrama giren kimse, henüz tavafın dört şavtını (devrini) yapmadan cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulur. Bununla beraber bu umreyi tamamlamaya devam eder ve ceza olarak bir koyun kurban eder. Sonra da bu bozulan umreyi bir vacib olarak kaza eder. Tavafın dört şavtından sonra cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmaz, yalnız bir kurban kesmesi gerekir.<br />
<br />
78- İhramda olan kimsenin zarar veren karga, çaylak, akrep, yılan, fare, sinek, karınca, pire, kene, arı, kertenkele, kelebek gibi av cinsinden olmayan ve insanın bedeninden doğmayan böcekleri ve üzerine saldıran köpeği ve yaratılışında eza bulunan kurt gibi herhangi yırtıcı bir hayvanı öldürmesi bir ceza gerektirmez.<br />
<br />
79- İhramda bulunan bir kimse, ihramdan çıkmak kasdı ile bir çok av hayvanını vurup öldürecek olsa, yalnız bir dem (ceza olarak bir koyun kesmek) gerekir. Çünkü bu iş, cinayet işlemek kasdı ile değil, ihrama son verme niyetiyle yapılmıştır.<br />
<br />
80- İhramda bulunan kimsenin yanındaki kafeste olan kuşu veya evinde olan bir av hayvanını salıvermesi gerekmez. Çünkü bu durum, av hayvanına saldırı sayılmaz.<br />
<br />
(İmam Şafiîye göre, böyle hayvanları salıvermek gerekir. Çünkü avı mülkte tutmak, ona saldırı demektir.)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Haccın Yasakları ve Çeşitli Meseleler</span><br />
<br />
Hac veya Umre için ihrama girmiş olanların din yönünden yapmaları yasak olan şeylere “Cinayetü’l-Hac = Hac Yasakları” denir. Burada kasıd, yanılma, hataya düşme ve unutma birdir.<br />
(Şafiîlerce hata ve unutma cezası bağışlanmıştır.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hac ve Umre’ye ait yasaklar (cinayetler) şu beş kısma ayrılır:</span><br />
<br />
1)Yapılmalarından dolayı yalnız birer dem (koyun veya keçi) kurban edilmesi gereken cinayetler.<br />
Büluğ çağına ermiş olup da ihrama girmiş bulunan bir kimsenin bir uzvuna (organına) tamamen veya bir uzvu mikdarı olacak şekilde değişik yerlerine hoş kokulu bir şey sürmesi, başına kına yakması, yağ sürünmesi, tam bir gün akşama kadar dikişli bir elbise giyinmesi veya başını örtülü bulundurması, başının en az dörtte birini traş ettirmesi, fazla tüylerini gidermesi, tırnaklarını kesmesi, haccın vaciblerinden birini (mikatta ihrama girmeyi) terk etmesi, cünub veya haiz olarak kudüm veya veda tavafı yapması veya abdestsiz olarak ziyaret tavafında bulunması gibi…<br />
<br />
Kıran haccında bu yasaklardan biri yapılırsa, iki ihramın hürmetini korumak için iki kurban (dem) gerekir.<br />
<br />
Böyle irade ile yapılmalarından dolayı kurban kesilmesi gereken şeylerden biri, bir zaruret ve illet sebebiyle yapılsa, bu işi yapan serbest kalır; dilerse Harem’de bir kurban keser, dilerse istediği yerde üç gün oruç tutar, dilerse altı fakire birer fitre mikdarı sadaka verir. Bu sadakanın Mekke fakirlerine verilmesi daha faziletlidir. Verilecek bu sadakada temlik caiz olduğu gibi, ibahe (ikram suretiyle yemek yedirme) de caizdir. İmam Muhammed’e göre ibahe caiz değildir.<br />
<br />
2) Yapılmasından dolayı Bedene (deve veya sığır) kurban edilmesi gereken cinayetler:<br />
Bunlar, Arafat’da vakfeden sonra daha traş olmadan veya saçları kısaltmadan önce kurulan cinsel ilişki ile ziyaret tavafını cünub, hayız veya nifas hallerinde yapmaktan ibarettir. Bununla beraber herhangi bir tavaf, taharet haline yeniden yapılırsa cezası düşer.<br />
<br />
Arafat’da vakfeden sonra saçları traşdan veya kısaltmadan önce, bir mecliste cinsel ilişki tekrarlansa, yalnız bir Bedene (deve veya sığır) gerekir. Meclis değişecek olsa, birinci ilişkiden dolayı bir Bedene (deve veya sığır), diğerlerini için de dem (koyun) gerekir. Çünkü birinci ilişkide tavafa noksanlık gelmiştir. Böyle noksan bir tavaf için de “Dem” yeterli olur. Fakat traş olduktan sonra veya saçları kısalttıktan sonra, ziyaret tavafının tamamından veya ilk dört şavtından önce ilişkide bulunsa, yalnız bir koyun kesmek yeterli olur. Buna göre, ziyaret tavafının tamamından veya dört şavtından sonra kurulacak ilişki ile ceza olarak ne bedene ne de dem gerekir.<br />
<br />
3) Her birinin yapılmasından dolayı yarım sa’ (bir fitre mikdarı) beşyüz yirmi dirhem sadaka verilmesi gereken cinayetler.<br />
<br />
Bunlar, İhramda bulunan bir kimsenin uzuvlarından (organlarından) birinin az bir kısmına hoş kokulu bir şey sürmesi, bir günden az dikişli elbise giymesi veya başını örtmesi, başının dörtte birinden azını traş etmesi, yalnız bir tırnağını kesmesi, başkasını traş etmesi, başkasının tırnağını kesmesi, abdestsiz olarak Kudüm tavafı veya Veda tavafı yapması gibi şeylerdir.<br />
<br />
Tedavi için hoş kokulu şey kullanılması, ceza gerektirirse de, zeytin yağı gibi bir yağ kullanılması ceza gerektirmez.<br />
<br />
Kırık bir tırnağı koparmak da caizdir; çünkü bunda büyüme hali kalmamıştır.<br />
<br />
4) Her birinin yapılmasından dolayı bir fitre mikdarından, yarım sa’dan (beş yüz yirmi dirhem buğdaydan) az bir sadaka verilmesi gereken cinayetler (yasaklar):<br />
<br />
Bunlar, İhramda bulunan kimsenin çekirge öldürmesi, kendi üzerinde bulunan biti öldürmesi veya onu yere atması, başkasının üzerindeki biti öldürmesi için onu göstermesi gibi işlerdir.<br />
<br />
İhramde iken bunlardan birini yapan kimse, dilediği bir mikdar sadaka verir.<br />
<br />
Öldürülen bitler üçten çok ise, bir fitre mikdarı sadaka verilir. Yolda görülen bir biti öldürmek yasak değildir, bunun için cezası yoktur. Çünkü bu, aslında eziyet veren bir hayvan olduğundan öldürülmesi caizdir.<br />
<br />
İhramda bulunan kimse, ihramdan çıkıncaya kadar hazin, perişan ve mütevazı bir hal içinde ihtiyacını Yüce Allah’a arzetmesi gerektiğinden üste başa düzen verilmemesi biri kulluk ve ihtiyaç nişanının bir ifadesi olur.<br />
<br />
5) Her birinin yapılmasından dolayı bedel değer ödemek (Zıman) gereken yasaklar (cinayetler)dir.<br />
Bunlar da ihramda bulunanın av hayvanlarını öldürmesinden veya Harem Bölgesindeki yaş ağaçları ve yeşil otları kesip koparmasından ibarettir. Bunun için İhramda olan kimse (muhrim), gerek Harem Bölgesinde ve gerek Harem dışında hiçbir kara hayvanını öldüremez ve öldürülmesi için de onu başkasına gösteremez.<br />
<br />
Yine, ihramda olan bir kimse, Harem bölgesindeki yaş ağaçları ve yeşil otlan kesemez. Bunlan yapınca, kıymetlerini öder.<br />
<br />
Şöyle ki:<br />
Öldürülen hayvan eti yenmeyen hayvanlardan ise, onun cezası bir koyun veya keçi kurban etmekten ziyade olmaz. Fakat eti yenilir hayvanlardan ise, öldürüldüğü yerdeki kıymeti, iki adalet sahibi kimse tarafından belirlenerek tamamen sadaka verilir. Eğer bu kıymet bir fitre mikdarından az ise, buna karşılık bir gün oruç tutmak da yeterlidir.<br />
<br />
Bununla beraber kıymeti bir kurban değerine eşitse, yasağı işleyen serbesttir. Dilerse bu kıymet karşılığında fakirlere dağıtılmak üzere fitre mikdarı buğday, arpa ve hurma alır. Dilerse her fitre mikdarı karşılığında birer gün oruç tutar. Bu oruç değişik zamanlarda da tutulabilir.<br />
<br />
Öldürülen hayvan av için öğretilmiş doğan ve köpek gibi bir hayvan ise, sahibine öğretilmiş olduğuna göre kıymeti ödenir. Ayrıca öğretilmemiş olduğuna göre de fakirlere kıymeti sadaka olarak verilir.<br />
<br />
Ağaçlara ve otlara gelince, bunlara kendiliğinden bitmiş olup kimseye ait değilse, Harem Bölgesinin hakkını korumak için kıymetleri sadaka olarak verilir. Fakat bir kimsenin mülküne ait ise, birer kıymetlerini de sahiblerine vermek gerekir.<br />
<br />
Harem Bölgesindeki bir ağacın yalnız yapraklarını almak, ağaca zarar vermezse caizdir. Bundan dolayı ceza gerekmez.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hac İle Umrenin Yasaklarına Dair Çeşitli Meseleler</span><br />
<br />
61- Bir hayvan ayağını kırmak, bir kuşun kanadını kırıp onu uçamaz hale getirmek, bir kuşun yumurtasını kırmak, ihramda olan kimse için, o hayvanı veya kuşu öldürmek hükmündedir.<br />
<br />
62- Bir hayvanın tüylerini ve kıllarını kesmek veya kaçıp kurtulmasına engel olmayacak bir şekilde bir uzvunu (organını) kesip kırmak da, onun kıymetine getireceği noksanlık mikdarını sadaka vermeyi gerektirir. Eğer bu şekilde hayvanın yaralanması sonunda hayvan iyileşirse, ceza vermek gerekmez.<br />
<br />
63- İhramda olan kimsenin avladığı hayvan kendiliğinden ölmüş olursa yine cezayı gerektirir. Çünkü hayvanı ele geçirmesi, onu yok etme sayılır.<br />
<br />
64- İhramda olanın av hayvanını satın alması da yasaktır. Çünkü o hayvan, ihramda olan kimse için kıymeti bulunan bir mal sayılmaz.<br />
<br />
Fakat ihramda bulunmayan kimsenin kendisi için veya ihramda olanın emri bulunmaksızın onun için harem dışında avlamış olduğu hayvanın etinden kendisi yiyebileceği gibi, ihramda olan da yiyebilir.<br />
<br />
65- İhramda olan kimse, tavuk ve koyun gibi, yaratılış gereği olarak kaçıp ürkmeyen evcil hayvanları kesip yiyebilir. Fakat karadaki av denilen yabanî hayvanları kesecek olsa, onun etinden kendisi de başkaları da yiyemez. Çünkü bu ölü (besmelesiz kesilmiş) yerindedir. Deniz kuşlarını da avlayamaz; çünkü bunlar aslen kara hayvanıdır. Bunları öldürmek cezayı gerektirir.<br />
<br />
66- Harem Bölgesinde öldürülen av, İki İmam’a göre, ölü (Besmelesiz) hükmündedir. Bunu öldüren ihramlı, onun etinden yese istiğfar etmesi gerekir. İmam Azam’a göre, cezasını ödedikten sonra etinden yese, yediği mikdarın kıymetini sadaka olarak vermesi gerekir.<br />
<br />
67- Harem bölgesindeki bir avı atıp vurmak yasak olduğu gibi, Harem’de olan kimse de Harem dışındaki bir ava atıp onu vuramaz. Bunların ikisi de haramdır. Çünkü Harem’deki av güvence altındadır. Harem dahilinde olan kimse de, dışandaki ava bir şey atmaktan yasaklanmıştır.<br />
<br />
68- Mekke’nin Harem bölgesindeki av hayvanlarını avlamak, kendiliğinden bitip yetişen yeşil otlarını koparmak, yine kendiliğinden yetişmiş yaş ağaçları kesip koparmak yalnız ihramda olana değil, olmayana da helâl değildir. Onun için Mekke halkından ihrama girmemişler için bunları avlamak veya koparıp kesmek, kıymetini ödemeyi (fakirlere sadaka olarak vermeyi) gerektirir. Bunun karşılığında muhrim (ihramda olan) gibi oruç tutmak yeterli olmaz. Çünkü işleri yapmak, ihramda bulunmayan Mekkeli hakkında bir boçlanmadır, keffaret değildir. İhramda olmayanın böyle bir şeye yol gösterip yardımcı olması da günahtır. Fakat bu hareketinden dolayı kendisine bir borç ödeme cezası gerekmez.<br />
<br />
69- Harem bölgesinde hayvanları otlatmak ve kendiliğinden biten otları biçmek helâl değildir.<br />
<br />
Fakat Mekke samanı denilen “İzhir” otu ile mantarları kesip toplamakta bir sakınca yoktur.<br />
<br />
Yine, kurumuş ağaçları kesmek, bir ağacın kırık bir dalını koparmak caiz olduğu gibi, ekilmiş ekinleri ve sebzeleri kesip toplamak da helâldır. Aynı zamanda insanların yetiştirdiği cinsten olup da kendiliğinden biterek yetişen ağaçları da kesmek helâldir.<br />
<br />
Yalnız insanların yetiştirdiği cinsten olmayıp da, kendiliğinden biten ağaçları kesmek cezayı gerektirir. O da bu ağacın kıymetini ödemekten ibarettir.<br />
<br />
70-İhramda bulunan birkaç kişi, bir av hayvanını öldürecek olsa, İmam Azam’a göre, bunlardan her birine tam bir ceza gerekir.<br />
<br />
(İmam Şafıîye göre, hepsine yalnız bir ceza gerekir. Aynı şekilde ihramda olmayanların Mekke’de Harem Bölgesinde öldürecekleri bir av hayvanından dolayı da yalnız bir ceza gerekir.)<br />
<br />
71- Bir kimsenin yapmış olduğu cinayetlerin cinsleri ve meclisleri bir olursa, bir ceza yeterlidir. Fakat cezaların cinsleri ve işledikleri yerler değişik olursa, ceza da ona göre çok olur.<br />
<br />
Örnek: İhramda olan bir kimse, bir zaruret olmaksızın bir mecliste birkaç uzvuna (organına) hoş kokulu bir şey sürse veya bir elinin veya bir ayağının veya iki eli ile iki ayağının tırnaklarını keserse, hepsi için bir “dem” (bir koyun kurban etmek) yeterli olur. Eğer bir elinin veya bir ayağının iki veya üç parmağını kesse, her tırnak için fitre miktarı sadaka vermek gerekir.<br />
Bunların kıymeti bir kurban kıymetine denk olursa, ihramda olan kimse bundan dilediği kadar noksan bir şey sadaka verebilir.<br />
<br />
Yine, bir elinin beş tırnağını kestikten sonra, henüz keffaret vermeden aynı mecliste diğer elinin beş tırnağını da kesecek olsa, yine yalnız bir dem (bir koyun kurban etmek) yeterlidir. Fakat bir mecliste veya başka başka meclislerde ellerinin tırnaklarını kesip başını traş ettirse ve bir uzvuna da hoş kokulu bir şey sürse, yapmış olduğu bu yasaklardan her biri için ayrıca bir kurban gerekir. Çünkü yasakların cinsi değiştiği gibi meclis de değişmiştir.<br />
<br />
72- İhramda olan bir kimse, hastalık gibi bir özürden dolayı gündüzleri bir müddet dikişli elbise giyip geceleri çıkaracak olsa, bundan dolayı ceza olarak bir kurban yeterli olur.<br />
<br />
Fakat bu hastalık gittikten sonra başka bir hastalıktan dolayı tekrar böyle dikişli bir elbise giyecek olsa, bunun için de ayrıca bir kurban gerekir.<br />
<br />
73- İhramda bulunan bir kadının eline kına yakması kurban kesmeyi gerektirir. Erkeklerin sakallarını kına ile boyamaları ise sadaka vermeyi gerektirir, kurban değil.<br />
<br />
74- Arafat’da vakfeden önce, bir insanın guslü gerektirecek şekilde ön veya arka yönde ailesi ile yapacağı temastan dolayı hac bozulur ve ceza olarak ertesi sene kaza etmesi gerekir. Bununla beraber bu bozulan hac da noksan bırakılmayıp tamamlanır. Yapılan yasak işten dolayı da bir kurban kesmek gerekir.<br />
<br />
(İmam Şafiîye göre, bir bedene (deve veya sığır) kurban etmek gerekir.)<br />
<br />
75- Hac için ihrama geren zevc ile zevce, Arafat’da vakfeden önce cinsel ilişki kursalar, her ikisi de aynı şekilde cezalanırlar. Her birine bir dem (bir koyun) kurban etmek gerekir. Ertesi yıl ihrama girdikleri zaman biribirlerinden ayrılırlar, başka başka yollardan giderek Arafat’da durur ve bozulan haclarını kaza ederler. Birbiriyle ilişki korkusu olunca, böyle birbirlerinden ayrı yürümeleri mendubdur.<br />
<br />
76- Şehvetle bakmak, öpmek ve okşamak veya iki yoldan biriyle olmaksızın cinsel ilişki kurmak haccı bozmaz, meni gelmiş olsa bile… El ile meni getirilmesi ceza olarak kurban kesmeyi gerektirir. Uykuda rüyalanmadan (ihtilâmdan) dolayı bir şey gerekmez.<br />
<br />
77- Umre için ihrama giren kimse, henüz tavafın dört şavtını (devrini) yapmadan cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulur. Bununla beraber bu umreyi tamamlamaya devam eder ve ceza olarak bir koyun kurban eder. Sonra da bu bozulan umreyi bir vacib olarak kaza eder. Tavafın dört şavtından sonra cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmaz, yalnız bir kurban kesmesi gerekir.<br />
<br />
78- İhramda olan kimsenin zarar veren karga, çaylak, akrep, yılan, fare, sinek, karınca, pire, kene, arı, kertenkele, kelebek gibi av cinsinden olmayan ve insanın bedeninden doğmayan böcekleri ve üzerine saldıran köpeği ve yaratılışında eza bulunan kurt gibi herhangi yırtıcı bir hayvanı öldürmesi bir ceza gerektirmez.<br />
<br />
79- İhramda bulunan bir kimse, ihramdan çıkmak kasdı ile bir çok av hayvanını vurup öldürecek olsa, yalnız bir dem (ceza olarak bir koyun kesmek) gerekir. Çünkü bu iş, cinayet işlemek kasdı ile değil, ihrama son verme niyetiyle yapılmıştır.<br />
<br />
80- İhramda bulunan kimsenin yanındaki kafeste olan kuşu veya evinde olan bir av hayvanını salıvermesi gerekmez. Çünkü bu durum, av hayvanına saldırı sayılmaz.<br />
<br />
(İmam Şafiîye göre, böyle hayvanları salıvermek gerekir. Çünkü avı mülkte tutmak, ona saldırı demektir.)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Namazda Mekruh Olan Şeyler (Namazın Mekruhları)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=510</link>
			<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:03:58 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=510</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Namazda Mekruh Olan Şeyler (Namazın Mekruhları)</span><br />
<br />
Namazda yapılması hoş karşılanmayan davranışlara "namazın mekruhları" denir. Genel olarak namaz için öngörülmüş bulunan biçimsel yapıya aykırı olan davranışlar ile namazın gerektirdiği saygı, tâzim, tevazu, boyun bükme ve sükûnet haline de aykırı olan ve namazda kalbi meşgul edecek ve insanı ibadetin gerektirdiği kalp huzurundan ve huşûdan alıkoyacak davranışlar mekruh sayılmıştır. Namaz esnasında elbiseyle veya vücudun bir yeriyle oynamak gibi namazla ilgisi olmayan ve onunla bağdaşmayan bir hareketin yapılması mekruhtur. Çünkü bu şekildeki davranışlar namazın biçimsel yapısına aykırıdır ve aynı zamanda namazın gerektirdiği saygı ve tâzim vaziyetiyle de bağdaşmamaktadır.<br />
<br />
Bunun yanında namazın vâciplerinden ve sünnetlerinden birini terketmek de mekruh sayılmaktadır. Namazın vâciplerinden birini, meselâ Fâtiha sûresini okumayı kasten yani bilerek ve isteyerek terketmek tahrîmen mekruhtur. Bir vâcibin terkedilmesi sebebiyle tahrîmen mekruh olan bu namaz esas itibariyle sahih yani geçerli olup kişiden namaz borcunu düşürür ise de iade edilmesi yani yeniden kılınması vâciptir.<br />
<br />
Namazın sünnetlerinden birini, meselâ Sübhâneke okumayı, rükû veya secdelerdeki tesbihleri kasten terketmek mekruhtur. Namazın sünnetlerinden birini terketmek, genel olarak tenzîhen mekruh olmakla birlikte, tenzîhen mekruh sayılan şeylerin bir kısmı tahrîmen mekruha yakındır. Meselâ müekked bir sünneti terketmek, bir vâcibi terketmek derecesine yakın bir mekruhluğu (kerâhet) ifade eder. Müstehap (mendup) olan bir şeyi terketmek ise mekruh olmayıp daha iyi ve faziletli olanı terketmek (terk-i evlâ) sayılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Namazda mekruh sayılan şeyler şunlardır:</span><br />
<br />
1.  Bir zararın giderilmesi veya namazın tamamlanması amacı olmaksızın namaz dışı bir davranışta bulunmak. Meselâ alnın secde mahalline yerleşmesini engelleyen sarık vb. şeyleri çekmek namazın tamamlanması amacı taşıdığından ve akrep gibi zararlı hayvanları öldürmek de bir zararın giderilmesi amacı taşıdığından mekruh sayılmamıştır. Buna karşılık parmak çıtlatmak, giysisinin kolunu kıvırmak, bunu gerektiren bir özür olmadığı halde -peş peşe olmamak üzere- birkaç adım yürümek, sinek vb. haşeratla meşgul olmak gibi davranışlar mekruhtur. Namaz dışı davranış amel-i kesîr (bk. Namazı Bozan Şeyler) boyutuna varırsa namaz bozulur.<br />
<br />
2. Namaza ilişkin fiilleri özürsüz yere, namazın sünnet ve âdâbına uymaksızın yerine getirmek. Meselâ bir özrü olmaksızın duvar, direk, baston vb. bir şeye hafifçe yaslanmak; daha dizleri yere koymadan elleri yere koymak, secdeden kalkarken dizleri ellerden önce kaldırmak; oturuşlar esnasında bağdaş kurmak veya dizleri dikmek; kıyam esnasında elleri yana bırakmak; erkekler için secde esnasında kolları tamamıyla yere yapıştırmak böyledir.<br />
<br />
3.  Kıyam, rükû ve secde aralarındaki tekbir ve zikirleri kendi yerlerinden sonraya bırakmak. Meselâ kıyamdan rükûa vardıktan sonra “Allahüekber” demek, rükûdan doğrulduktan sonra “Semiallahu limen hamideh” demek mekruhtur. Rükû tekbiri alınmaya ayakta iken başlanmalı, rükûa varırken bitirilmelidir. Söz ile fiil eş zamanlı olmalıdır.<br />
<br />
4. Namazda esnemek, gerinmek ve boğazı açıyormuş gibi yapmak. Mümkün olduğunca esnemeyi önlemeye çalışmalı, esnemek durumunda kalınca sağ el ile ağzı kapatmalıdır. Nezle vb. sebepten burnu akan kişi, burnunu mendille siler. Grip olan kişi de öksürecek olduğunda ağzını eliyle veya mendiliyle kapatmalıdır. Bu durumda olan kişilerin mescide gelmeleri de mekruhtur.<br />
<br />
5. Namazda iken verilen selâmı el veya baş işaretiyle almak. Tahrîmen mekruh olan bu fiille kimilerine göre namaz bozulur.<br />
<br />
6. Namazda huşû halini artırmak veya uygunsuz bir şeyi görmekten sakınma gibi bir amaç olmadıkça gözleri yummak, gözleri sağa sola veya aşağı yukarı çevirmek, başı hafifçe bir tarafa çevirip bakmak.<br />
<br />
7. Abdesti sıkışık olduğu halde namaz kılmak. Hz. Peygamber sıkışık durumda olan veya yemek hazırken namaza duran kişinin namazının faziletinin tam olmayacağını belirtmiştir (Müslim, “Mesâcid”, 67).<br />
<br />
8. Elbise, vücut veya namaz mahallinde namazın geçerliliğine engel olmayacak miktarda necâset bulunduğu halde namaz kılmak. Dinen necis sayılmamakla birlikte kirli elbise ile namaz kılmak da mekruhtur.<br />
<br />
9. Temiz olmayan şeylere karşı ve bunların yakınında, kişinin kendini ibadete vermesini engelleyecek ve zihni meşgul edecek yerlerde namaz kılmak. Ateşe ve puta tapma inancını çağrıştırması düşüncesinden hareketle ateşe, insan veya hayvan tasviri bulunan resim ve heykele karşı namaz kılınması mekruh sayılmıştır. Aynı şekilde bir insanın yüzüne karşı namaz kılmak da mekruhtur.<br />
<br />
10. Başkasına ait bir yerde veya başkasına ait bir elbise içinde, sahibinin izni ve razılığı olmaksızın namaz kılmak.<br />
<br />
11. Dişlerin arasında kalmış yutulması namazı bozmayacak miktardaki yiyecek kırıntısını yutmak. Yutulan şey nohut tanesi büyüklüğünde olursa namazı bozar.<br />
<br />
12. Cemaatle namaz kılınırken, imamdan önce rükû ve secdeye gitmek veya ondan önce rükû veya secdeden doğrulmak. Bu davranışın muktedînin namazını bozacağı, imamdan önce rükû ve secdeden başını kaldırmış kişinin rükû ve secdeye geri dönüp imamla birlikte hareket etmesi, aksi halde o rek‘atın eksik kalacağı ve sonradan tamamlanması gerektiği, bu da yapılmazsa namazının bozulmuş olacağı görüşleri de mevcuttur.<br />
<br />
13. Namazda kıraate ilişkin mekruhlar daha ziyade kıraatin sünnetlerinden birinin terki sebebiyle olur: İkinci rek‘atta birinci rek‘attan daha uzun okumak böyledir. Bir rek‘atta bir sûrenin iki kere okunması veya farz namazlarda ilk iki rek‘atta Fâtiha'dan sonra aynı sûrenin okunması mekruhtur; nâfile namazlarda mekruh değildir. Fâtiha'dan sonra sürekli olarak belirli bir sûrenin okunması, başka sûrenin okunmaması mekruhtur. Fâtiha'dan sonra okunacak sûrelerde Kur'an'daki sıraya uymamak, meselâ birinci rek‘atta Kevser sûresini okuduktan sonra ikinci rek‘atta Fîl sûresini okumak mekruhtur. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Namazda Mekruh Olan Şeyler (Namazın Mekruhları)</span><br />
<br />
Namazda yapılması hoş karşılanmayan davranışlara "namazın mekruhları" denir. Genel olarak namaz için öngörülmüş bulunan biçimsel yapıya aykırı olan davranışlar ile namazın gerektirdiği saygı, tâzim, tevazu, boyun bükme ve sükûnet haline de aykırı olan ve namazda kalbi meşgul edecek ve insanı ibadetin gerektirdiği kalp huzurundan ve huşûdan alıkoyacak davranışlar mekruh sayılmıştır. Namaz esnasında elbiseyle veya vücudun bir yeriyle oynamak gibi namazla ilgisi olmayan ve onunla bağdaşmayan bir hareketin yapılması mekruhtur. Çünkü bu şekildeki davranışlar namazın biçimsel yapısına aykırıdır ve aynı zamanda namazın gerektirdiği saygı ve tâzim vaziyetiyle de bağdaşmamaktadır.<br />
<br />
Bunun yanında namazın vâciplerinden ve sünnetlerinden birini terketmek de mekruh sayılmaktadır. Namazın vâciplerinden birini, meselâ Fâtiha sûresini okumayı kasten yani bilerek ve isteyerek terketmek tahrîmen mekruhtur. Bir vâcibin terkedilmesi sebebiyle tahrîmen mekruh olan bu namaz esas itibariyle sahih yani geçerli olup kişiden namaz borcunu düşürür ise de iade edilmesi yani yeniden kılınması vâciptir.<br />
<br />
Namazın sünnetlerinden birini, meselâ Sübhâneke okumayı, rükû veya secdelerdeki tesbihleri kasten terketmek mekruhtur. Namazın sünnetlerinden birini terketmek, genel olarak tenzîhen mekruh olmakla birlikte, tenzîhen mekruh sayılan şeylerin bir kısmı tahrîmen mekruha yakındır. Meselâ müekked bir sünneti terketmek, bir vâcibi terketmek derecesine yakın bir mekruhluğu (kerâhet) ifade eder. Müstehap (mendup) olan bir şeyi terketmek ise mekruh olmayıp daha iyi ve faziletli olanı terketmek (terk-i evlâ) sayılır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Namazda mekruh sayılan şeyler şunlardır:</span><br />
<br />
1.  Bir zararın giderilmesi veya namazın tamamlanması amacı olmaksızın namaz dışı bir davranışta bulunmak. Meselâ alnın secde mahalline yerleşmesini engelleyen sarık vb. şeyleri çekmek namazın tamamlanması amacı taşıdığından ve akrep gibi zararlı hayvanları öldürmek de bir zararın giderilmesi amacı taşıdığından mekruh sayılmamıştır. Buna karşılık parmak çıtlatmak, giysisinin kolunu kıvırmak, bunu gerektiren bir özür olmadığı halde -peş peşe olmamak üzere- birkaç adım yürümek, sinek vb. haşeratla meşgul olmak gibi davranışlar mekruhtur. Namaz dışı davranış amel-i kesîr (bk. Namazı Bozan Şeyler) boyutuna varırsa namaz bozulur.<br />
<br />
2. Namaza ilişkin fiilleri özürsüz yere, namazın sünnet ve âdâbına uymaksızın yerine getirmek. Meselâ bir özrü olmaksızın duvar, direk, baston vb. bir şeye hafifçe yaslanmak; daha dizleri yere koymadan elleri yere koymak, secdeden kalkarken dizleri ellerden önce kaldırmak; oturuşlar esnasında bağdaş kurmak veya dizleri dikmek; kıyam esnasında elleri yana bırakmak; erkekler için secde esnasında kolları tamamıyla yere yapıştırmak böyledir.<br />
<br />
3.  Kıyam, rükû ve secde aralarındaki tekbir ve zikirleri kendi yerlerinden sonraya bırakmak. Meselâ kıyamdan rükûa vardıktan sonra “Allahüekber” demek, rükûdan doğrulduktan sonra “Semiallahu limen hamideh” demek mekruhtur. Rükû tekbiri alınmaya ayakta iken başlanmalı, rükûa varırken bitirilmelidir. Söz ile fiil eş zamanlı olmalıdır.<br />
<br />
4. Namazda esnemek, gerinmek ve boğazı açıyormuş gibi yapmak. Mümkün olduğunca esnemeyi önlemeye çalışmalı, esnemek durumunda kalınca sağ el ile ağzı kapatmalıdır. Nezle vb. sebepten burnu akan kişi, burnunu mendille siler. Grip olan kişi de öksürecek olduğunda ağzını eliyle veya mendiliyle kapatmalıdır. Bu durumda olan kişilerin mescide gelmeleri de mekruhtur.<br />
<br />
5. Namazda iken verilen selâmı el veya baş işaretiyle almak. Tahrîmen mekruh olan bu fiille kimilerine göre namaz bozulur.<br />
<br />
6. Namazda huşû halini artırmak veya uygunsuz bir şeyi görmekten sakınma gibi bir amaç olmadıkça gözleri yummak, gözleri sağa sola veya aşağı yukarı çevirmek, başı hafifçe bir tarafa çevirip bakmak.<br />
<br />
7. Abdesti sıkışık olduğu halde namaz kılmak. Hz. Peygamber sıkışık durumda olan veya yemek hazırken namaza duran kişinin namazının faziletinin tam olmayacağını belirtmiştir (Müslim, “Mesâcid”, 67).<br />
<br />
8. Elbise, vücut veya namaz mahallinde namazın geçerliliğine engel olmayacak miktarda necâset bulunduğu halde namaz kılmak. Dinen necis sayılmamakla birlikte kirli elbise ile namaz kılmak da mekruhtur.<br />
<br />
9. Temiz olmayan şeylere karşı ve bunların yakınında, kişinin kendini ibadete vermesini engelleyecek ve zihni meşgul edecek yerlerde namaz kılmak. Ateşe ve puta tapma inancını çağrıştırması düşüncesinden hareketle ateşe, insan veya hayvan tasviri bulunan resim ve heykele karşı namaz kılınması mekruh sayılmıştır. Aynı şekilde bir insanın yüzüne karşı namaz kılmak da mekruhtur.<br />
<br />
10. Başkasına ait bir yerde veya başkasına ait bir elbise içinde, sahibinin izni ve razılığı olmaksızın namaz kılmak.<br />
<br />
11. Dişlerin arasında kalmış yutulması namazı bozmayacak miktardaki yiyecek kırıntısını yutmak. Yutulan şey nohut tanesi büyüklüğünde olursa namazı bozar.<br />
<br />
12. Cemaatle namaz kılınırken, imamdan önce rükû ve secdeye gitmek veya ondan önce rükû veya secdeden doğrulmak. Bu davranışın muktedînin namazını bozacağı, imamdan önce rükû ve secdeden başını kaldırmış kişinin rükû ve secdeye geri dönüp imamla birlikte hareket etmesi, aksi halde o rek‘atın eksik kalacağı ve sonradan tamamlanması gerektiği, bu da yapılmazsa namazının bozulmuş olacağı görüşleri de mevcuttur.<br />
<br />
13. Namazda kıraate ilişkin mekruhlar daha ziyade kıraatin sünnetlerinden birinin terki sebebiyle olur: İkinci rek‘atta birinci rek‘attan daha uzun okumak böyledir. Bir rek‘atta bir sûrenin iki kere okunması veya farz namazlarda ilk iki rek‘atta Fâtiha'dan sonra aynı sûrenin okunması mekruhtur; nâfile namazlarda mekruh değildir. Fâtiha'dan sonra sürekli olarak belirli bir sûrenin okunması, başka sûrenin okunmaması mekruhtur. Fâtiha'dan sonra okunacak sûrelerde Kur'an'daki sıraya uymamak, meselâ birinci rek‘atta Kevser sûresini okuduktan sonra ikinci rek‘atta Fîl sûresini okumak mekruhtur. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Abdest Alırken Mekruh Olan Şeyler]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=509</link>
			<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:02:21 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=509</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Abdest ,Alırken ,Mekruh ,Olan ,Şeyler</span><br />
<br />
1 - Abdest aldığımız suyu gereksiz yere fazla harcamak yada az kullanmak.<br />
2 - Gereksiz yere konuşmak, anlamsız hareketlerde bulunmak.<br />
3 - Kirli pis olan bir yerde abdest almak.<br />
4 - Abdestin sünnetlerini bırakmak, yapmamak.<br />
5 - İhtiyaç hissetmediği halde başkasından yardım istemek. Şayet hastalık aza noksanlığı yada yaşlılık söz konusuysa böyle durumlarda yardım alınabilinir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTİ BOZAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Büyük ya da küçük tuvalet ihtiyacını gidermek, yellenmek.<br />
2 - Bedenin herhangi bir yerinden irin, kan, su gibi bir sıvının çıkması ve az da olsa dağılması. -Şayet dağılmamışsa abdest bozulmaz-. Ağızdan veyahut da diş etlerinden gelen kan, tükürükten fazla ise, yeniden abdest almak gerekmektedir-.<br />
3 - Ağız dolusu kusmak.<br />
4 - Yatarak veyahut da dayanarak uyumak. -Oturaraak ve de bir şeye dayanmadan az miktarda uyuklamak abdesti bozmaz-.<br />
5 - Sarhoş olmak, bayılmak ya da delirmek gibi aklı dengesini bozan hususlar.<br />
6 - Cinsi münasebette bulunmak bu Gusül abdesti almayı gerektirir.<br />
7 - Kadın ve erkeğin arada bir engel olmaksızın tenasül uzuvlarını birbirilerine dokundurmaları.<br />
8 - Rüku ve secdesi olan bir namazı kılarken başkası işitecek kadar gülmek.<br />
9 - Özürlü durumda olanlar için namaz vaktinin çıkması.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTSİZ YAPILMAYAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Namaz kılmak<br />
2 - Tilavet secdesi yapmak<br />
3 - Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’e elini sürmek. Bu üç konuda da abdest almak farzdır.<br />
4 -  Kabe’yi tavaf etmek (böyle bir durumda abdest almak vaciptir.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDEST ALMANIN HÜKMÜ :</span><br />
<br />
1 - Abdest almanın farz olduğu her durum. Namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’i kerime’yi elle tutmak, tilavet secdesi yapmak.<br />
2 - Abdest almanın vacip olduğu haller; Uykuya yatarken, uykudan kalkınca abdesti varken sevap kazanmak için ve dini kitapları okurken cenaze yıkadıktan sonra.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Abdest ,Alırken ,Mekruh ,Olan ,Şeyler</span><br />
<br />
1 - Abdest aldığımız suyu gereksiz yere fazla harcamak yada az kullanmak.<br />
2 - Gereksiz yere konuşmak, anlamsız hareketlerde bulunmak.<br />
3 - Kirli pis olan bir yerde abdest almak.<br />
4 - Abdestin sünnetlerini bırakmak, yapmamak.<br />
5 - İhtiyaç hissetmediği halde başkasından yardım istemek. Şayet hastalık aza noksanlığı yada yaşlılık söz konusuysa böyle durumlarda yardım alınabilinir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTİ BOZAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Büyük ya da küçük tuvalet ihtiyacını gidermek, yellenmek.<br />
2 - Bedenin herhangi bir yerinden irin, kan, su gibi bir sıvının çıkması ve az da olsa dağılması. -Şayet dağılmamışsa abdest bozulmaz-. Ağızdan veyahut da diş etlerinden gelen kan, tükürükten fazla ise, yeniden abdest almak gerekmektedir-.<br />
3 - Ağız dolusu kusmak.<br />
4 - Yatarak veyahut da dayanarak uyumak. -Oturaraak ve de bir şeye dayanmadan az miktarda uyuklamak abdesti bozmaz-.<br />
5 - Sarhoş olmak, bayılmak ya da delirmek gibi aklı dengesini bozan hususlar.<br />
6 - Cinsi münasebette bulunmak bu Gusül abdesti almayı gerektirir.<br />
7 - Kadın ve erkeğin arada bir engel olmaksızın tenasül uzuvlarını birbirilerine dokundurmaları.<br />
8 - Rüku ve secdesi olan bir namazı kılarken başkası işitecek kadar gülmek.<br />
9 - Özürlü durumda olanlar için namaz vaktinin çıkması.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDESTSİZ YAPILMAYAN ŞEYLER :</span><br />
<br />
1 - Namaz kılmak<br />
2 - Tilavet secdesi yapmak<br />
3 - Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’e elini sürmek. Bu üç konuda da abdest almak farzdır.<br />
4 -  Kabe’yi tavaf etmek (böyle bir durumda abdest almak vaciptir.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ABDEST ALMANIN HÜKMÜ :</span><br />
<br />
1 - Abdest almanın farz olduğu her durum. Namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim’i veyahut da Ayet’i kerime’yi elle tutmak, tilavet secdesi yapmak.<br />
2 - Abdest almanın vacip olduğu haller; Uykuya yatarken, uykudan kalkınca abdesti varken sevap kazanmak için ve dini kitapları okurken cenaze yıkadıktan sonra.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Orucluya Mekruh Olan Şeyler]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=508</link>
			<pubDate>Mon, 04 Nov 2019 19:00:29 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=508</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Orucluya Mekruh Olan Şeyler</span><br />
<br />
ise oruçlunun su ile ıslatılmış misvak veya fırça kullanmasında hiç bir kerahet yoktur.<br />
Oruçlu iken diş macunu sürülmüş fırça kullanmakta ise, mutlak mânada kerahet vardır. Sakınılması icabeder.<br />
<br />
2 - Oruçlu kimsenin, bir şey'in tadına bakması mekruhtur. Ancak kocası çok titiz ve huysuz olan <br />
kadınlar boğazlarına kaçırmamak şartıyla pişirdikleri yemeğin tadına, tuzuna bakabilirler.<br />
<br />
3 - Oruçlu kimsenin abdest alırken ağzına, burnuna su almakta mübalâğa göstermesi, ağzını su ile <br />
doldurup bu suyu ağzında fazla tutması da mekruhtur.<br />
<br />
4 - Sakız çiğnemek. Sakız çiğnemenin sadece mekruh olup orucu bozmaması için, şu şartların bulunması gerekir.<br />
a. Ağız yaşlığıyla, sakızdan mideye tatlılık v.s. gibi bir şey'in gitmemesi.<br />
b. Sakızın önceden çiğnenmiş beyaz sakız olması.<br />
c. Sakızın ağızda eriyip dağılır cinsten olmaması...<br />
Bu şartları taşımayan sakızlar, orucu bozarlar.<br />
<br />
5 - Oruçlunun kan aldırması, oruçluyu orucunu tutamayacak kadar zayıf düşürecekse mekruhtur. Böyle bir durum söz konusu değilse câiz olur.<br />
<br />
6 - Ramazan-ı şerîf'te serinlemek maksadı ile ağza burna su almak veya soğuk suyla yıkanmak, <br />
İmam-ı A'zam'a göre mekruhtur. Ebû Yûsuf'a göre bunda hiçbir kerâhet yoktur.<br />
<br />
7 - Nefsine güvenemeyen kimsenin hanımını öpüp okşaması da mekruhtur.<br />
Zira meni gelerek orucun bozulma ihtimali vardır. Fâhiş olmamak ve kendinden emin bulunmak şartı ile, hanımını öpüp kucaklamakta kerâhet yoktur.<br />
<br />
8 - Karı ile kocanın çıplak halde birbirlerine sarılmaları, nefislerinden emîn bile olsalar, mekruhtur. Buna fâhiş mübâşeret denir.<br />
<br />
9 - Erkeğin hanımının dudaklarını emmesi de mekruhtur.<br />
<br />
10 - Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak. Bu da orucun mekruhlarındandır.<br />
Bilgi : İslam İlmihal</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Orucluya Mekruh Olan Şeyler</span><br />
<br />
ise oruçlunun su ile ıslatılmış misvak veya fırça kullanmasında hiç bir kerahet yoktur.<br />
Oruçlu iken diş macunu sürülmüş fırça kullanmakta ise, mutlak mânada kerahet vardır. Sakınılması icabeder.<br />
<br />
2 - Oruçlu kimsenin, bir şey'in tadına bakması mekruhtur. Ancak kocası çok titiz ve huysuz olan <br />
kadınlar boğazlarına kaçırmamak şartıyla pişirdikleri yemeğin tadına, tuzuna bakabilirler.<br />
<br />
3 - Oruçlu kimsenin abdest alırken ağzına, burnuna su almakta mübalâğa göstermesi, ağzını su ile <br />
doldurup bu suyu ağzında fazla tutması da mekruhtur.<br />
<br />
4 - Sakız çiğnemek. Sakız çiğnemenin sadece mekruh olup orucu bozmaması için, şu şartların bulunması gerekir.<br />
a. Ağız yaşlığıyla, sakızdan mideye tatlılık v.s. gibi bir şey'in gitmemesi.<br />
b. Sakızın önceden çiğnenmiş beyaz sakız olması.<br />
c. Sakızın ağızda eriyip dağılır cinsten olmaması...<br />
Bu şartları taşımayan sakızlar, orucu bozarlar.<br />
<br />
5 - Oruçlunun kan aldırması, oruçluyu orucunu tutamayacak kadar zayıf düşürecekse mekruhtur. Böyle bir durum söz konusu değilse câiz olur.<br />
<br />
6 - Ramazan-ı şerîf'te serinlemek maksadı ile ağza burna su almak veya soğuk suyla yıkanmak, <br />
İmam-ı A'zam'a göre mekruhtur. Ebû Yûsuf'a göre bunda hiçbir kerâhet yoktur.<br />
<br />
7 - Nefsine güvenemeyen kimsenin hanımını öpüp okşaması da mekruhtur.<br />
Zira meni gelerek orucun bozulma ihtimali vardır. Fâhiş olmamak ve kendinden emin bulunmak şartı ile, hanımını öpüp kucaklamakta kerâhet yoktur.<br />
<br />
8 - Karı ile kocanın çıplak halde birbirlerine sarılmaları, nefislerinden emîn bile olsalar, mekruhtur. Buna fâhiş mübâşeret denir.<br />
<br />
9 - Erkeğin hanımının dudaklarını emmesi de mekruhtur.<br />
<br />
10 - Tükrüğünü ağzında biriktirip yutmak. Bu da orucun mekruhlarındandır.<br />
Bilgi : İslam İlmihal</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>