<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - Zikir ve Tesbihat]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 23:33:54 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1067</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 09:23:25 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1067</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=855" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - Arapçası Türkçesi ve Anlamı-1.png</a> (Boyut: 259.87 KB / İndirmeler: 354)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı</span></span><br />
<br />
Rabbi yessir duası anlamı, Arapça-Türkçe yazılışı, kelime anlamı, kaç defa okunur? Kuran’da geçen ayet midir veya hadis midir?<br />
<br />
Bir işe başlarken, sınav duası olarak da bilinen, zor, kolay olmayan, müşkilatlı işlerin çözümü, Allah tarafından yardım edilmesi için tavsiye edilen “yardım duası, kolaylık duası “Rabbi yessir” ne demek? Anlamı nedir Arapça yazılışı ve okunuşu, kelime anlamı ve Kuran’dan benzer manadaki ayetler ve dualar<br />
Rabbi Yessir Duası <br />
<br />
İşlerimizde kolaylık ve Allahu Teala’nın yardımı için bir işe başlarken ilk önce Besmele ile  “Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile” başlamak, Allah’tan işlerimiz için hayır ve kolaylık dilemek İslamî olarak daha uygun ve faziletli görülmüş, Peygamber Efendimiz’den de tavsiye edilmiştir.<br />
<br />
Eski kaynaklarda Temmim duaları olarak bilinen maddi manevi her işe başlarken, adım atarken, hayırlısını istemek, kolaylık dilemek ve sonunu hayırlısı ve kolaylık ve rahatlı getirebilmek, tamamlayabilmek için yapılan dualardandır.<br />
<br />
Okunduğunda Allah’ın izniyle üzerinizdeki yükü ve ağırlığı kaldıracak, maddi manevi işlerinizde tercihlerinizde kolaylık ve muvaffakiyet kazandıracaktır.<br />
<br />
Yeni bir işe başladığınızda, önemli bir sınava gireceğinizde, zorlandığınız işleri yoluna sokmak için, sıkıntı ve zorlukları kolaylaştırmak için okunan ve dilde kolay ezberlenen, anlamı itibariyle oldukça etkili ve güzel duadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapça Yazılışı</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ<br />
<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkçe Okunuşu</span></span><br />
<br />
Rabbi Yessir ve la tüassir, ve temmim bil hayri<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı</span></span><br />
<br />
Allah’ım işlerimi zorlaştırma, kolaylaştır, ve işlerimi en hayırlı şekilde sonuçlandır.” <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Amiyn)</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tefsirli Mana</span></span><br />
<br />
“Allah’ım senin sonsuz merhametin ve yardımın olmadan ben bu işi yapamam. Allah’ım bütün hayırlı işlerimi zorlaştırma, kolaylaştır, ilmimi artırarak yaptığım işleri bana ve çevreme faydalı kıl ve işlerimi en hayırlı şekilde sonuçlandır.” (amin)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kelime Anlamı</span></span><br />
<br />
Kısa bir dua olduğu için kelime kelime olarak da ne demek olduğunu, anlamlarını kolaylıkla bilebilirsiniz.<br />
<br />
Rabbi; Rabbim<br />
yessir; kolaylaştır<br />
Vela tuassir; Zorlaştırma<br />
Rabbi temmim bil hayr; Rabbim hayırla sonuçlandır.<br />
Duanın Uzun Okunuşu<br />
<br />
Rabbi Yessir ve la tüassir<br />
Sehlil Aleyna bi fadlike ye müyessir<br />
Rabbi zidne ilmen ve fehmen nafian<br />
Ve temmim bil hayri<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Manası</span></span><br />
<br />
Allah’ım senin sonsuz merhametin ve yardımın olmadan ben bu işi yapamam. Allah’ım bütün hayırlı işlerimi zorlaştırma, kolaylaştır, ilmimi artırarak yaptığım işleri bana ve çevreme faydalı kıl, ve işlerimi en hayırlı şekilde sonuçlandır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fazileti Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Zor işleri kolaylaştıran, üzerinizdeki yükü kaldıran, maddi işlerde rahatlık ve suhulet içinde tamamlanmasını sağlayan bir duadır.<br />
<br />
Yeni bir okula başlayan, sınav için, gireceği imtihanlarda başarılı olmak için okunur.<br />
<br />
Başlanılan bir işi hayırlısı ile ve kolaylıkla sonuca vardırmak, tamamlamak, bitirmek için okunur.<br />
<br />
Allah’tan kolaylık dileyerek arzu ettiğimiz, dua ettiğimiz bir şey istediğimizde hayırlı ise bize muvaffakiyet verip dünya hayatını kolaylaştırdığı gibi ahiret hayatını da kolaylaştıran dualardandır.<br />
<br />
Özgüvensizliğe bağlı olarak başaramama korkusu olan, rahatlamak ve özgüven için okunabilir.<br />
<br />
İş görüşmesine giderken, yeni bir iş için teşebbüs ederken Besmele ve Allah’ın izni ile ve bu dua ile yardım, kolaylık ve muvaffakiyet istenir.<br />
<br />
Dine aykırı olmayan, her meşru istek, dua ve niyet için okunursa Allah’ın izniyle gerçekleşir.<br />
<br />
Maddi ve manevi her işte başarılı olmak, rızık, bereket, işlerin rast gitmesi için Allah’ın ismi Besmele ile birlikte okunur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kuran-ı Kerim‘den Benzer Dualar</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
</span><br />
<br />
“Rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vağfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr.”<br />
<br />
“Ey Kerim Rabbimiz! Nûrumuzu daha da artır, tamamına erdir, kusurlarımızı affet, çünkü Sen her şeye kadîrsin.” (Tahrim Suresi 8. Ayet)<br />
<br />
“Rabbişrahli sadri ve yessirli emri. Vahlul ukdeten min lisani yefkahu kavli”<br />
<br />
Ey Rabbim. Göğsümü aç, genişlet. İşimi kolaylaştır. Dilimde bulunan düğümü çöz de, anlasınlar beni. (Taha Suresi 28. Ayet )<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Rabbi yessir” ile başlayan dua Ayet midir? Hadis midir?</span></span><br />
<br />
Bu kısa okunan bir duadır. Kur’ân-ı Kerim’de geçen bir ayet değildir. Ayrıca Peygamber efendimiz’den rivayet edilen hadis de değildir. İlmi kaynaklarda geçen ve kaynağı tam olarak belli olmayan bu dua alimlerin görüşüne göre Ashab-ı ikram tarafından dua olarak söylenmiş, mübarek dualardandır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rabbi Yessir Duası Calligraphy (Rabbi Yessir Duası Hat Yazılı Resimler)</span></span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=856" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (1).jpg</a> (Boyut: 42.16 KB / İndirmeler: 259)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=857" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (2).jpg</a> (Boyut: 73.18 KB / İndirmeler: 259)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=858" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (5).jpg</a> (Boyut: 26.45 KB / İndirmeler: 287)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=859" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (6).jpg</a> (Boyut: 31.97 KB / İndirmeler: 304)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=855" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - Arapçası Türkçesi ve Anlamı-1.png</a> (Boyut: 259.87 KB / İndirmeler: 354)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı</span></span><br />
<br />
Rabbi yessir duası anlamı, Arapça-Türkçe yazılışı, kelime anlamı, kaç defa okunur? Kuran’da geçen ayet midir veya hadis midir?<br />
<br />
Bir işe başlarken, sınav duası olarak da bilinen, zor, kolay olmayan, müşkilatlı işlerin çözümü, Allah tarafından yardım edilmesi için tavsiye edilen “yardım duası, kolaylık duası “Rabbi yessir” ne demek? Anlamı nedir Arapça yazılışı ve okunuşu, kelime anlamı ve Kuran’dan benzer manadaki ayetler ve dualar<br />
Rabbi Yessir Duası <br />
<br />
İşlerimizde kolaylık ve Allahu Teala’nın yardımı için bir işe başlarken ilk önce Besmele ile  “Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile” başlamak, Allah’tan işlerimiz için hayır ve kolaylık dilemek İslamî olarak daha uygun ve faziletli görülmüş, Peygamber Efendimiz’den de tavsiye edilmiştir.<br />
<br />
Eski kaynaklarda Temmim duaları olarak bilinen maddi manevi her işe başlarken, adım atarken, hayırlısını istemek, kolaylık dilemek ve sonunu hayırlısı ve kolaylık ve rahatlı getirebilmek, tamamlayabilmek için yapılan dualardandır.<br />
<br />
Okunduğunda Allah’ın izniyle üzerinizdeki yükü ve ağırlığı kaldıracak, maddi manevi işlerinizde tercihlerinizde kolaylık ve muvaffakiyet kazandıracaktır.<br />
<br />
Yeni bir işe başladığınızda, önemli bir sınava gireceğinizde, zorlandığınız işleri yoluna sokmak için, sıkıntı ve zorlukları kolaylaştırmak için okunan ve dilde kolay ezberlenen, anlamı itibariyle oldukça etkili ve güzel duadır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapça Yazılışı</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
رَبِّ يَسِّرْ وَلاَ تُعَسِّرْ، رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرِ<br />
<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkçe Okunuşu</span></span><br />
<br />
Rabbi Yessir ve la tüassir, ve temmim bil hayri<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı</span></span><br />
<br />
Allah’ım işlerimi zorlaştırma, kolaylaştır, ve işlerimi en hayırlı şekilde sonuçlandır.” <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Amiyn)</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tefsirli Mana</span></span><br />
<br />
“Allah’ım senin sonsuz merhametin ve yardımın olmadan ben bu işi yapamam. Allah’ım bütün hayırlı işlerimi zorlaştırma, kolaylaştır, ilmimi artırarak yaptığım işleri bana ve çevreme faydalı kıl ve işlerimi en hayırlı şekilde sonuçlandır.” (amin)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kelime Anlamı</span></span><br />
<br />
Kısa bir dua olduğu için kelime kelime olarak da ne demek olduğunu, anlamlarını kolaylıkla bilebilirsiniz.<br />
<br />
Rabbi; Rabbim<br />
yessir; kolaylaştır<br />
Vela tuassir; Zorlaştırma<br />
Rabbi temmim bil hayr; Rabbim hayırla sonuçlandır.<br />
Duanın Uzun Okunuşu<br />
<br />
Rabbi Yessir ve la tüassir<br />
Sehlil Aleyna bi fadlike ye müyessir<br />
Rabbi zidne ilmen ve fehmen nafian<br />
Ve temmim bil hayri<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Manası</span></span><br />
<br />
Allah’ım senin sonsuz merhametin ve yardımın olmadan ben bu işi yapamam. Allah’ım bütün hayırlı işlerimi zorlaştırma, kolaylaştır, ilmimi artırarak yaptığım işleri bana ve çevreme faydalı kıl, ve işlerimi en hayırlı şekilde sonuçlandır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fazileti Nelerdir?</span></span><br />
<br />
Zor işleri kolaylaştıran, üzerinizdeki yükü kaldıran, maddi işlerde rahatlık ve suhulet içinde tamamlanmasını sağlayan bir duadır.<br />
<br />
Yeni bir okula başlayan, sınav için, gireceği imtihanlarda başarılı olmak için okunur.<br />
<br />
Başlanılan bir işi hayırlısı ile ve kolaylıkla sonuca vardırmak, tamamlamak, bitirmek için okunur.<br />
<br />
Allah’tan kolaylık dileyerek arzu ettiğimiz, dua ettiğimiz bir şey istediğimizde hayırlı ise bize muvaffakiyet verip dünya hayatını kolaylaştırdığı gibi ahiret hayatını da kolaylaştıran dualardandır.<br />
<br />
Özgüvensizliğe bağlı olarak başaramama korkusu olan, rahatlamak ve özgüven için okunabilir.<br />
<br />
İş görüşmesine giderken, yeni bir iş için teşebbüs ederken Besmele ve Allah’ın izni ile ve bu dua ile yardım, kolaylık ve muvaffakiyet istenir.<br />
<br />
Dine aykırı olmayan, her meşru istek, dua ve niyet için okunursa Allah’ın izniyle gerçekleşir.<br />
<br />
Maddi ve manevi her işte başarılı olmak, rızık, bereket, işlerin rast gitmesi için Allah’ın ismi Besmele ile birlikte okunur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kuran-ı Kerim‘den Benzer Dualar</span></span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
</span><br />
<br />
“Rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vağfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr.”<br />
<br />
“Ey Kerim Rabbimiz! Nûrumuzu daha da artır, tamamına erdir, kusurlarımızı affet, çünkü Sen her şeye kadîrsin.” (Tahrim Suresi 8. Ayet)<br />
<br />
“Rabbişrahli sadri ve yessirli emri. Vahlul ukdeten min lisani yefkahu kavli”<br />
<br />
Ey Rabbim. Göğsümü aç, genişlet. İşimi kolaylaştır. Dilimde bulunan düğümü çöz de, anlasınlar beni. (Taha Suresi 28. Ayet )<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Rabbi yessir” ile başlayan dua Ayet midir? Hadis midir?</span></span><br />
<br />
Bu kısa okunan bir duadır. Kur’ân-ı Kerim’de geçen bir ayet değildir. Ayrıca Peygamber efendimiz’den rivayet edilen hadis de değildir. İlmi kaynaklarda geçen ve kaynağı tam olarak belli olmayan bu dua alimlerin görüşüne göre Ashab-ı ikram tarafından dua olarak söylenmiş, mübarek dualardandır.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rabbi Yessir Duası Calligraphy (Rabbi Yessir Duası Hat Yazılı Resimler)</span></span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=856" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (1).jpg</a> (Boyut: 42.16 KB / İndirmeler: 259)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=857" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (2).jpg</a> (Boyut: 73.18 KB / İndirmeler: 259)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=858" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (5).jpg</a> (Boyut: 26.45 KB / İndirmeler: 287)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=859" target="_blank" title="">Rabbi Yessir Duası - رب يسر و لا تعسر - Arapçası Türkçesi ve Anlamı - N (6).jpg</a> (Boyut: 31.97 KB / İndirmeler: 304)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kelime-i Tevhid Zikrinin Anlamı ve Faziletleri - Arapça Türkçe Tafsilatlı Yazılışı]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1066</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 09:12:45 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1066</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=59" target="_blank" title="">Kelime-i_Tevhidin-Anlami_Ve_Faziletleri.png</a> (Boyut: 263.38 KB / İndirmeler: 343)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhid ve Anlamı</span></span><br />
<br />
Kelime-i tevhid nedir? Kelime-i tevhidin okunuşu, anlamı ve faziletleri nelerdir? Kelime-i tevhid ile ilgili hadisler...<br />
<br />
Kelime-i tevhîdi hayata hâkim kılmak çok önemlidir. Zîrâ kulların son hâli bu husustaki derece ve tatbikatlarına göre gerçekleşecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">KELİME-İ TEVHİD NEDİR?</span></span><br />
<br />
Kelime-i Tevhîd, “Lâ ilâhe illallâh Muhammedü’r-rasûlullah” sözüdür.<br />
<br />
Tevhîd; en kısa ifadesiyle “lâilahe illallah: Allah’tan başka ilah yoktur” demek ve bu inancın gereklerini tüm benliğiyle hissederek yasamaktır. Ancak tevhide ulaşmanın yolu, insanın öncelikle sâhip olduğu yanlış inançlardan kurtulmasıdır.<br />
<br />
Kelime-i tevhidde “lâ” yani Allah’tan başka tüm ilahların nefyedilmesi gerçek tevhide erişmenin ilk şartı olarak zikredilmiştir. Dolayısıyla Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- de risâlet vazifesine bu noktadan başlamıştır. Bütün bâtıl inançlar nefyedildikten sonra ise onun yerine sahîh akide “illallâh” ile yerleştirilmiştir.<br />
<br />
İnanç esaslarını tebliğ eden peygambere imanın da Tevhid akidesinin bir rüknü olduğu unutulmamalıdır. Nitekim kelime-i tevhîdin ikinci kısmını “Muhammedun rasûlullah: Muhammed Allah’ın elçisidir” ifadesi teşkil eder. Zîrâ Kur’an-ı Kerîm’in Allah’a imandan sonra sık sık hatırlattığı husus, Hz. Muhammed -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in peygamberliğine imandır. Kur’an-ı Kerim muhtelif âyetleriyle diğer iman esaslarını da bizlere bildirmiştir. Bunlar peygamberlere, kitaplara, meleklere, kadere ve âhiret gününe iman etmektir. (en-Nisâ 4/136; el-Hadîd 57/21, 22)<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhidin Arapçası:</span></span><br />
<br />
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhidin Okunuşu:</span></span><br />
<br />
“Lâ ilahe illâllah Muhammedün rasûlüllah.”<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhidin Anlamı:</span></span><br />
<br />
“Allah’tan başka bir ilâh yoktur ve Hz. Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve elçisidir.”<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kelime-i Tevhid Zikrinin Anlamı ve Faziletleri - Arapça Türkçe Tafsilatlı Yazılışı</span></span><br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri kelime-i tevhîdin mânâsını şöyle îzah eder: “«La ilahe illallah» zikrinden maksat, âfâkî ve enfüsî, yani dıştaki ve içteki bâtıl ilâhları yok etmektir. Âfâkî ilâhlar, Lât ve Uzzâ gibi, kâfirlerin bâtıl ilâhlarıdır. Enfüsî ilâhlar ise, nefse âit arzulardır.<br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri; kelime-i tevhîdin yüceliğini anlatırken şöyle buyurur:<br />
<br />
“Allah Teâlâ’nın gazabını teskin hususunda «La ilahe illallah» sözünden daha faydalı bir şey yoktur. Bu söz, cehenneme girmeye sebep olan gazabı teskin ediyorsa, başka gazapları daha çabuk teskin eder. Zira diğer gazaplar, cehennem azâbını doğuran gazaptan çok daha hafiftir. Nasıl teskin etmesin ki, kul bu sözü tekrarlayarak mâsivâdan yüz çevirmiş, onları reddetmiş ve kalbinin kıblesi Cenâb-ı Hak olmuştur. Zâten gazabın sebebi de, kulun müptelâ olduğu farklı farklı yönelişlerdir. Kelime-i tevhîd ile bunlar yok olduğuna göre gazap da sükûnete erecektir.<br />
<br />
Bu mânâya mecaz âleminden şöyle bir misâl verebiliriz: Bir kimse hizmetkârından rahatsız olsa ve ona gazaplansa, o esnâda hizmetkâr aklını kullanarak bütün meşgaleleri terk edip bütün varlığıyla efendisine yönelse, efendisinde hizmetkâra karşı tabiî olarak şefkat ve merhamet hisleri uyanır ve öfkesi sükûn bulur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KELİME-İ TEVHİDİN FAZİLETİ</span></span><br />
<br />
“La ilahe illallah” sözünün, âhiret için saklanan ilâhî rahmetin yüzde doksan dokuzunun anahtarı olduğunu görüyorum. Küfür karanlıklarını ve şirk tortularını bertaraf etmede bu güzel kelimeden daha tesirli bir şey olmadığını biliyorum…<br />
<br />
Kelime-i tevhîdin fazîleti karşısında şu dünyanın tamamı bile bir kıymet ifâde etmez! Keşke büyük bir okyanusa nisbetle bir damla hükmünde olabilseydi! (O kadar bile değildir.) Ancak bu kelime-i tayyibenin kıymet ve azameti, onu söyleyenin mânevî derecesi nisbetindedir. Söyleyenin derecesi ne kadar yüksek olursa bu kelimenin azameti de o kadar artmaktadır…<br />
<br />
Bir insanın bir köşeye çekilip mânevî hazzına vararak bu mübârek zikirle meşgul olmayı arzu etmesine denk olabilecek başka bir temennî şu dünyada yoktur. Ancak ne yazık ki her temennîye kavuşmak müyesser olmuyor. Bâzen gaflet hâli buna mânî oluyor ve halka karışmak gerekiyor.”[1]<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“LA İLEHE İLLALLAH” ZİKRİNDEN MAKSAT NEDİR?</span></span><br />
<br />
Yine İmâm-ı Rabbânî Hazretleri kelime-i tevhîdin mânâsını şöyle îzah eder:<br />
<br />
“«La ilahe illallah» zikrinden maksat, âfâkî ve enfüsî, yani dıştaki ve içteki bâtıl ilâhları yok etmektir. Âfâkî ilâhlar, Lât ve Uzzâ gibi, kâfirlerin bâtıl ilâhlarıdır. Enfüsî ilâhlar ise, nefse âit arzulardır. Nitekim Cenâb-ı Hak; «Nefsini ilâh edinen kişiyi gördün mü?..» (el-Câsiye, 23) buyurur. Şerîatin insanları mükellef tuttuğu ve kalben tasdîk etmekten ibâret olan «îman» için, âfâkî ilâhların yok edilmesi kâfîdir. Enfüsî bâtıl ilâhların yok edilebilmesi için ise nefs-i emmârenin tezkiye edilmesi lâzımdır. Ehlullâh’ın yoluna girmenin gâyesi ve neticesi de budur. Hakîkî îmâna ulaşmak için, bu her iki türden bâtıl ilâhları yok etmek îcâb eder… Îmânın hakîkati, enfüsî ilâhları da bertaraf etmeye bağlıdır.”[2]<br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri evlâtlarını ısrarla zikre teşvik ederdi. Nitekim, oğlu Muhammed Mâsûm Hazretleri’ne yazdığı bir mektubunda şöyle buyurur:<br />
<br />
“Zaman, zikir zamanıdır. Bütün nefsânî arzularınızı «La» kelimesinin içine koyun ki onları kökünden yok edip geriye hiçbir arzu ve gâye bırakmayın… O’nun takdîrine râzı olun!<br />
<br />
Kelime-i tevhîd zikri esnâsında «La ilahe: Sadece Allah vardır» sözüne geldiğiniz vakit, bütün bilinen ve hayâl edilenlerin ötesinde bulunan ve bizim için tam bir gayb olan Allâh’ın zâtından başka bir şey gönlünüze gelmesin! Evler, köşkler, çeşmeler, bahçeler, kitaplar ve diğer şeyler insanın zihnine kolayca geliverir. Bunlar sizin vaktinizi almasın!”[3]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">HER DURUMDA ALLAH’I ZİKRET</span></span><br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin dâimâ zikir hâlinde olmayı tavsiye ettiği ifâdelerinden bir kısmı da şöyledir:<br />
<br />
“Bu tarîkati isteyen kişi, hak ehlinin görüşleri istikâmetinde îtikādını düzeltip fıkhî hükümleri öğrenerek bildiklerinin îcâb ettirdiği şekilde amel ettikten sonra, bütün vakitlerini Allâh’ın zikrine sarf etmelidir. Ancak bu zikrin kâmil ve mükemmil bir şeyhten alınması şarttır. Çünkü kendisi noksan olan, başkalarını kemâle erdiremez… Abdestli, abdestsiz, ayaktayken, otururken devamlı zikirle meşgul olmalıdır. Gelirken, giderken, yerken, yatarken aslâ zikri terk etmemelidir.”[4]<br />
<br />
“Mâlûmdur ki, bu dünya çalışma yurdudur, boş durma ve dinlenme yeri değildir. Gayretinizi tamamıyla çalışmaya yönlendirmelisiniz. Boş durmayı ve eğlenmeyi bir kenara bırakınız! Dilinizi «La ilahe illallah» zikri ile öylesine meşgul ediniz ki, lisânınız zaruret olmadıkça bu kelime-i tayyibenin dışında bir şey söylemesin! Zikir, hem dil hem de kalp ile hafî yolla yapılmalıdır… Tembellik ve gevşeklik, düşmanların nasîbi olsun! Amel-i sâlihler işlemeli, çalışmalı, yine çalışmalı…”[5]<br />
<br />
“Şunu iyi biliniz ki, sizin ve hattâ bütün insanların saâdet ve selâmeti, Cenâb-ı Hakk’ı zikretmeye bağlıdır. İmkân nisbetinde bütün vakitleri Allah Teâlâ’nın zikri ile geçirmek îcâb eder. Bu hususta bir anlık gaflet bile doğru değildir.”[6]<br />
<br />
<br />
Lâ ilahe illallah nedir? Lâ ilahe illallah zikrinin faziletleri nelerdir? Yetmiş bin (70 000) kelime-i tevhid okumanın dinî dayanağı var mıdır?<br />
<br />
Kelime-i tevhid sözlük anlamı ile “Allah’ı birleme cümlesi” demektir. “Lâ ilahe illallah” sözünden ibarettir ve “Allah’tan başka ilah yoktur.” anlamına gelir. Bu cümlenin ifade ettiği mana İslam’ın temel ilkesini oluşturur. Hz. Peygamber, “Kıyamet gününde benim şefaatim sayesinde en mutlu olacak insan, kalbinden içtenlikle, Lâ ilâhe illallah diyendir.” (Buhârî, İlim, 33; Rikâk 51) buyurmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EN FAZİLETLİ ZİKİR – EN FAZİLETLİ DUA</span></span><br />
<br />
Zikir, hatırlamak ve hatırlatmak demektir. Kelime-i tevhidi zikir olarak okumak, okuyana ve dinleyenlere Allah’ı hatırlatacağı için sevap kazandıran bir ameldir, zikirlerin en güzelidir. Resûlullah, “En faziletli zikir ‘Lâ ilahe illallah’; en faziletli dua da ‘Elhamdülillah’ demektir.” (İbn Mâce, Edeb, 55) buyurmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜNDE 100 DEFA “LA İLAHE İLLALLAH” DEMENİN FAZİLETİ </span></span><br />
<br />
Bunun yanında günde yüz defa “Lâ ilâhe illallah” diyenin çeşitli şekillerde mükâfatlandırılacağı yönünde hadisler bulunmaktadır. (İbn Mâce, Edeb, 54) Sahih hadislerde belirtilenler dışında dua veya zikirlerin belli sayılarda yapılması gerektiğine inanıp bunu iddia etmek doğru değildir.<br />
<br />
---------------<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh..” – Anlamı, Fazileti ve Arapça Yazılışı</span></span><br />
<br />
Sabah ve akşam namazından sonra tekrarı pek çok fazileti bulunan ve bir sahih rivayette İsm-i Âzam mertebesini taşıyan cümle-i tevhidiye<br />
<br />
Lâ ilâhe illallàhu vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü<br />
<br />
ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arapça Yazılışı:</span></span><br />
<br />
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Anlamı:<br />
<br />
Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur; o tektir, ortağı yoktur. Mülk onundur, hamd ona mahsustur ve o her şeye kàdirdir.<br />
<br />
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ <br />
<br />
Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir.<br />
<br />
“Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. O birdir; Onun hiçbir şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur. Hayatı veren de O’dur, ölümü veren de O’dur. O, kendisine asla ölüm ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir. O her şeye hakkıyla kàdirdir. Her şeyin ve herkesin dönüşü de O’nadır.”<br />
<br />
(Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Müslim, Zikir: 28, 30, 74, 75, 76; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Nesâî, Sehiv: 83-86; İbni Mâce, Dua: 10, 14, 16; Ebu Davud, Menâsik: 56; Dârîmî, Salât: 88, 90; Muvatta’, Hac: 127, 243; Kur’an: 20, 22; Müsned, 1:47; 2:5; 3:320; 4:4; 5:191.)<br />
<br />
Amr İbnu Şuayb an Ebîhi an Ceddihî (radıyallâhu anh)’dan rivayet edildiğine göre:<br />
<br />
“Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:<br />
<br />
“Duaların en faziletlisi Arefe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz; Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü’l mülkü ve lehü’l hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. (Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na aittir. O, herşeye kâdirdir) sözüdür.”<br />
<br />
[Muvatta, Kur’ân 32,; Tirmizî, Da’avât 133]<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh)’dan rivayet edildiğine göre:<br />
<br />
“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:<br />
<br />
“Kim, “Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâşerîke leh, lehu’l mülkü ve lehu’l hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.” duasını bir günde yüz kere okursa, kendisine 10 köle âzad etmiş gibi sevab verilir, ayrıca lehine yüz sevab yazılır ve yüz günahı da silinir. Bu, ayrıca üç gün akşama kadar onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel de getiremez.<br />
<br />
Kim de bir günde yüz kere “Sübhânallahi ve bihamdihi” derse hataları dökülür, hatta denizin köpüğü kadar çok olsa bile.”<br />
<br />
[Buhârî, Daavât 54, Bed’ü’l-Halk 11; Müslim, Zikr 28; Muvatta, Kur’ân 20; Tirmizî, Daavât 61,]<br />
<br />
Ebu Sa’id radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre:<br />
<br />
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:<br />
<br />
“Kim, sabah namazının peşinden ‘Lâ ilâhe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü bi-yedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.’ (Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamdler de ona layıktır, her çeşit hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir.) derse kendisine, Hz. İsmail evlatlarından bir köleyi âzâd etmiş gibi sevap yazılır.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><br />
DİPNOTLAR</span></span><br />
<br />
[1] İmâm-ı Rabbânî, a.g.e, II, 591-594, no: 37.<br />
<br />
[2] Maârif-i Ledünniyye, s. 69, 24. Bölüm.<br />
<br />
[3] İmâm-ı Rabbânî, a.g.e, III, 169, no: 2.<br />
<br />
[4] İmâm-ı Rabbânî, a.g.e, III, 454, no: 84.<br />
<br />
[5] İmâm-ı Rabbânî, Mükâşefât-ı Gaybiyye, 29. kısım.<br />
<br />
[6] İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât, I, 569, no: 190.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar:</span></span><br />
Osman Nuri Topbaş, Altın Silsile, Erkam Yayınları<br />
Diyanet Fetva Kurulu<br />
<br />
----<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Etiketler :</span></span> Kelime-i Tevhid Zikrinin Anlamı ve Faziletleri,Arapça Türkçe Tafsilatlı Yazılışı,Kelime-i Tevhid Arapça Yazılışı,لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ ,Kelime-i Tevhid Türkçe Yazılışı,Kelime-i Tevhid Yazılı Resimler,<br />
<br />
<br />
Kelime-i Tevhid "Lâ ilahe illallah, Muhammedun Rasulualalh" Yazili Resimler<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=55" target="_blank" title="">588af48468c77.jpg</a> (Boyut: 102.85 KB / İndirmeler: 287)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=56" target="_blank" title="">islami-resim-tevhid-yazisi-yuvarlak.png</a> (Boyut: 164 KB / İndirmeler: 288)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=57" target="_blank" title="">islami-resim-tevhid-yazisi-yuvarlak-mavi.png</a> (Boyut: 176.53 KB / İndirmeler: 292)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=58" target="_blank" title="">islami-resim-tevhid-yazisi-yuvarlak-yesil.png</a> (Boyut: 169.76 KB / İndirmeler: 229)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=60" target="_blank" title="">la-ilahe-illallah-muhammedun-rasulallah6-1.png</a> (Boyut: 126.64 KB / İndirmeler: 271)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=61" target="_blank" title="">Tevhid-yazili-Amblem-V1.png</a> (Boyut: 216.17 KB / İndirmeler: 264)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=59" target="_blank" title="">Kelime-i_Tevhidin-Anlami_Ve_Faziletleri.png</a> (Boyut: 263.38 KB / İndirmeler: 343)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhid ve Anlamı</span></span><br />
<br />
Kelime-i tevhid nedir? Kelime-i tevhidin okunuşu, anlamı ve faziletleri nelerdir? Kelime-i tevhid ile ilgili hadisler...<br />
<br />
Kelime-i tevhîdi hayata hâkim kılmak çok önemlidir. Zîrâ kulların son hâli bu husustaki derece ve tatbikatlarına göre gerçekleşecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">KELİME-İ TEVHİD NEDİR?</span></span><br />
<br />
Kelime-i Tevhîd, “Lâ ilâhe illallâh Muhammedü’r-rasûlullah” sözüdür.<br />
<br />
Tevhîd; en kısa ifadesiyle “lâilahe illallah: Allah’tan başka ilah yoktur” demek ve bu inancın gereklerini tüm benliğiyle hissederek yasamaktır. Ancak tevhide ulaşmanın yolu, insanın öncelikle sâhip olduğu yanlış inançlardan kurtulmasıdır.<br />
<br />
Kelime-i tevhidde “lâ” yani Allah’tan başka tüm ilahların nefyedilmesi gerçek tevhide erişmenin ilk şartı olarak zikredilmiştir. Dolayısıyla Resûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- de risâlet vazifesine bu noktadan başlamıştır. Bütün bâtıl inançlar nefyedildikten sonra ise onun yerine sahîh akide “illallâh” ile yerleştirilmiştir.<br />
<br />
İnanç esaslarını tebliğ eden peygambere imanın da Tevhid akidesinin bir rüknü olduğu unutulmamalıdır. Nitekim kelime-i tevhîdin ikinci kısmını “Muhammedun rasûlullah: Muhammed Allah’ın elçisidir” ifadesi teşkil eder. Zîrâ Kur’an-ı Kerîm’in Allah’a imandan sonra sık sık hatırlattığı husus, Hz. Muhammed -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in peygamberliğine imandır. Kur’an-ı Kerim muhtelif âyetleriyle diğer iman esaslarını da bizlere bildirmiştir. Bunlar peygamberlere, kitaplara, meleklere, kadere ve âhiret gününe iman etmektir. (en-Nisâ 4/136; el-Hadîd 57/21, 22)<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhidin Arapçası:</span></span><br />
<br />
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhidin Okunuşu:</span></span><br />
<br />
“Lâ ilahe illâllah Muhammedün rasûlüllah.”<br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kelime-i Tevhidin Anlamı:</span></span><br />
<br />
“Allah’tan başka bir ilâh yoktur ve Hz. Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve elçisidir.”<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kelime-i Tevhid Zikrinin Anlamı ve Faziletleri - Arapça Türkçe Tafsilatlı Yazılışı</span></span><br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri kelime-i tevhîdin mânâsını şöyle îzah eder: “«La ilahe illallah» zikrinden maksat, âfâkî ve enfüsî, yani dıştaki ve içteki bâtıl ilâhları yok etmektir. Âfâkî ilâhlar, Lât ve Uzzâ gibi, kâfirlerin bâtıl ilâhlarıdır. Enfüsî ilâhlar ise, nefse âit arzulardır.<br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri; kelime-i tevhîdin yüceliğini anlatırken şöyle buyurur:<br />
<br />
“Allah Teâlâ’nın gazabını teskin hususunda «La ilahe illallah» sözünden daha faydalı bir şey yoktur. Bu söz, cehenneme girmeye sebep olan gazabı teskin ediyorsa, başka gazapları daha çabuk teskin eder. Zira diğer gazaplar, cehennem azâbını doğuran gazaptan çok daha hafiftir. Nasıl teskin etmesin ki, kul bu sözü tekrarlayarak mâsivâdan yüz çevirmiş, onları reddetmiş ve kalbinin kıblesi Cenâb-ı Hak olmuştur. Zâten gazabın sebebi de, kulun müptelâ olduğu farklı farklı yönelişlerdir. Kelime-i tevhîd ile bunlar yok olduğuna göre gazap da sükûnete erecektir.<br />
<br />
Bu mânâya mecaz âleminden şöyle bir misâl verebiliriz: Bir kimse hizmetkârından rahatsız olsa ve ona gazaplansa, o esnâda hizmetkâr aklını kullanarak bütün meşgaleleri terk edip bütün varlığıyla efendisine yönelse, efendisinde hizmetkâra karşı tabiî olarak şefkat ve merhamet hisleri uyanır ve öfkesi sükûn bulur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KELİME-İ TEVHİDİN FAZİLETİ</span></span><br />
<br />
“La ilahe illallah” sözünün, âhiret için saklanan ilâhî rahmetin yüzde doksan dokuzunun anahtarı olduğunu görüyorum. Küfür karanlıklarını ve şirk tortularını bertaraf etmede bu güzel kelimeden daha tesirli bir şey olmadığını biliyorum…<br />
<br />
Kelime-i tevhîdin fazîleti karşısında şu dünyanın tamamı bile bir kıymet ifâde etmez! Keşke büyük bir okyanusa nisbetle bir damla hükmünde olabilseydi! (O kadar bile değildir.) Ancak bu kelime-i tayyibenin kıymet ve azameti, onu söyleyenin mânevî derecesi nisbetindedir. Söyleyenin derecesi ne kadar yüksek olursa bu kelimenin azameti de o kadar artmaktadır…<br />
<br />
Bir insanın bir köşeye çekilip mânevî hazzına vararak bu mübârek zikirle meşgul olmayı arzu etmesine denk olabilecek başka bir temennî şu dünyada yoktur. Ancak ne yazık ki her temennîye kavuşmak müyesser olmuyor. Bâzen gaflet hâli buna mânî oluyor ve halka karışmak gerekiyor.”[1]<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“LA İLEHE İLLALLAH” ZİKRİNDEN MAKSAT NEDİR?</span></span><br />
<br />
Yine İmâm-ı Rabbânî Hazretleri kelime-i tevhîdin mânâsını şöyle îzah eder:<br />
<br />
“«La ilahe illallah» zikrinden maksat, âfâkî ve enfüsî, yani dıştaki ve içteki bâtıl ilâhları yok etmektir. Âfâkî ilâhlar, Lât ve Uzzâ gibi, kâfirlerin bâtıl ilâhlarıdır. Enfüsî ilâhlar ise, nefse âit arzulardır. Nitekim Cenâb-ı Hak; «Nefsini ilâh edinen kişiyi gördün mü?..» (el-Câsiye, 23) buyurur. Şerîatin insanları mükellef tuttuğu ve kalben tasdîk etmekten ibâret olan «îman» için, âfâkî ilâhların yok edilmesi kâfîdir. Enfüsî bâtıl ilâhların yok edilebilmesi için ise nefs-i emmârenin tezkiye edilmesi lâzımdır. Ehlullâh’ın yoluna girmenin gâyesi ve neticesi de budur. Hakîkî îmâna ulaşmak için, bu her iki türden bâtıl ilâhları yok etmek îcâb eder… Îmânın hakîkati, enfüsî ilâhları da bertaraf etmeye bağlıdır.”[2]<br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri evlâtlarını ısrarla zikre teşvik ederdi. Nitekim, oğlu Muhammed Mâsûm Hazretleri’ne yazdığı bir mektubunda şöyle buyurur:<br />
<br />
“Zaman, zikir zamanıdır. Bütün nefsânî arzularınızı «La» kelimesinin içine koyun ki onları kökünden yok edip geriye hiçbir arzu ve gâye bırakmayın… O’nun takdîrine râzı olun!<br />
<br />
Kelime-i tevhîd zikri esnâsında «La ilahe: Sadece Allah vardır» sözüne geldiğiniz vakit, bütün bilinen ve hayâl edilenlerin ötesinde bulunan ve bizim için tam bir gayb olan Allâh’ın zâtından başka bir şey gönlünüze gelmesin! Evler, köşkler, çeşmeler, bahçeler, kitaplar ve diğer şeyler insanın zihnine kolayca geliverir. Bunlar sizin vaktinizi almasın!”[3]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">HER DURUMDA ALLAH’I ZİKRET</span></span><br />
<br />
İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin dâimâ zikir hâlinde olmayı tavsiye ettiği ifâdelerinden bir kısmı da şöyledir:<br />
<br />
“Bu tarîkati isteyen kişi, hak ehlinin görüşleri istikâmetinde îtikādını düzeltip fıkhî hükümleri öğrenerek bildiklerinin îcâb ettirdiği şekilde amel ettikten sonra, bütün vakitlerini Allâh’ın zikrine sarf etmelidir. Ancak bu zikrin kâmil ve mükemmil bir şeyhten alınması şarttır. Çünkü kendisi noksan olan, başkalarını kemâle erdiremez… Abdestli, abdestsiz, ayaktayken, otururken devamlı zikirle meşgul olmalıdır. Gelirken, giderken, yerken, yatarken aslâ zikri terk etmemelidir.”[4]<br />
<br />
“Mâlûmdur ki, bu dünya çalışma yurdudur, boş durma ve dinlenme yeri değildir. Gayretinizi tamamıyla çalışmaya yönlendirmelisiniz. Boş durmayı ve eğlenmeyi bir kenara bırakınız! Dilinizi «La ilahe illallah» zikri ile öylesine meşgul ediniz ki, lisânınız zaruret olmadıkça bu kelime-i tayyibenin dışında bir şey söylemesin! Zikir, hem dil hem de kalp ile hafî yolla yapılmalıdır… Tembellik ve gevşeklik, düşmanların nasîbi olsun! Amel-i sâlihler işlemeli, çalışmalı, yine çalışmalı…”[5]<br />
<br />
“Şunu iyi biliniz ki, sizin ve hattâ bütün insanların saâdet ve selâmeti, Cenâb-ı Hakk’ı zikretmeye bağlıdır. İmkân nisbetinde bütün vakitleri Allah Teâlâ’nın zikri ile geçirmek îcâb eder. Bu hususta bir anlık gaflet bile doğru değildir.”[6]<br />
<br />
<br />
Lâ ilahe illallah nedir? Lâ ilahe illallah zikrinin faziletleri nelerdir? Yetmiş bin (70 000) kelime-i tevhid okumanın dinî dayanağı var mıdır?<br />
<br />
Kelime-i tevhid sözlük anlamı ile “Allah’ı birleme cümlesi” demektir. “Lâ ilahe illallah” sözünden ibarettir ve “Allah’tan başka ilah yoktur.” anlamına gelir. Bu cümlenin ifade ettiği mana İslam’ın temel ilkesini oluşturur. Hz. Peygamber, “Kıyamet gününde benim şefaatim sayesinde en mutlu olacak insan, kalbinden içtenlikle, Lâ ilâhe illallah diyendir.” (Buhârî, İlim, 33; Rikâk 51) buyurmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EN FAZİLETLİ ZİKİR – EN FAZİLETLİ DUA</span></span><br />
<br />
Zikir, hatırlamak ve hatırlatmak demektir. Kelime-i tevhidi zikir olarak okumak, okuyana ve dinleyenlere Allah’ı hatırlatacağı için sevap kazandıran bir ameldir, zikirlerin en güzelidir. Resûlullah, “En faziletli zikir ‘Lâ ilahe illallah’; en faziletli dua da ‘Elhamdülillah’ demektir.” (İbn Mâce, Edeb, 55) buyurmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜNDE 100 DEFA “LA İLAHE İLLALLAH” DEMENİN FAZİLETİ </span></span><br />
<br />
Bunun yanında günde yüz defa “Lâ ilâhe illallah” diyenin çeşitli şekillerde mükâfatlandırılacağı yönünde hadisler bulunmaktadır. (İbn Mâce, Edeb, 54) Sahih hadislerde belirtilenler dışında dua veya zikirlerin belli sayılarda yapılması gerektiğine inanıp bunu iddia etmek doğru değildir.<br />
<br />
---------------<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh..” – Anlamı, Fazileti ve Arapça Yazılışı</span></span><br />
<br />
Sabah ve akşam namazından sonra tekrarı pek çok fazileti bulunan ve bir sahih rivayette İsm-i Âzam mertebesini taşıyan cümle-i tevhidiye<br />
<br />
Lâ ilâhe illallàhu vahdehû lâ şerîke leh, lehül-mülkü<br />
<br />
ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Arapça Yazılışı:</span></span><br />
<br />
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ<br />
<br />
Anlamı:<br />
<br />
Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur; o tektir, ortağı yoktur. Mülk onundur, hamd ona mahsustur ve o her şeye kàdirdir.<br />
<br />
لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَيُمِيتُ وَهُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ وَاِلَيْهِ الْمَصِيرُ <br />
<br />
Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir.<br />
<br />
“Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. O birdir; Onun hiçbir şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur. Hayatı veren de O’dur, ölümü veren de O’dur. O, kendisine asla ölüm ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir. O her şeye hakkıyla kàdirdir. Her şeyin ve herkesin dönüşü de O’nadır.”<br />
<br />
(Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Müslim, Zikir: 28, 30, 74, 75, 76; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Nesâî, Sehiv: 83-86; İbni Mâce, Dua: 10, 14, 16; Ebu Davud, Menâsik: 56; Dârîmî, Salât: 88, 90; Muvatta’, Hac: 127, 243; Kur’an: 20, 22; Müsned, 1:47; 2:5; 3:320; 4:4; 5:191.)<br />
<br />
Amr İbnu Şuayb an Ebîhi an Ceddihî (radıyallâhu anh)’dan rivayet edildiğine göre:<br />
<br />
“Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:<br />
<br />
“Duaların en faziletlisi Arefe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz; Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh lehü’l mülkü ve lehü’l hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. (Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na aittir. O, herşeye kâdirdir) sözüdür.”<br />
<br />
[Muvatta, Kur’ân 32,; Tirmizî, Da’avât 133]<br />
<br />
Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh)’dan rivayet edildiğine göre:<br />
<br />
“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:<br />
<br />
“Kim, “Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâşerîke leh, lehu’l mülkü ve lehu’l hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.” duasını bir günde yüz kere okursa, kendisine 10 köle âzad etmiş gibi sevab verilir, ayrıca lehine yüz sevab yazılır ve yüz günahı da silinir. Bu, ayrıca üç gün akşama kadar onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel de getiremez.<br />
<br />
Kim de bir günde yüz kere “Sübhânallahi ve bihamdihi” derse hataları dökülür, hatta denizin köpüğü kadar çok olsa bile.”<br />
<br />
[Buhârî, Daavât 54, Bed’ü’l-Halk 11; Müslim, Zikr 28; Muvatta, Kur’ân 20; Tirmizî, Daavât 61,]<br />
<br />
Ebu Sa’id radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre:<br />
<br />
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:<br />
<br />
“Kim, sabah namazının peşinden ‘Lâ ilâhe illallahu vahdehu la şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü bi-yedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.’ (Allah’tan başka ilah yoktur. O birdir, ortağı yoktur, mülk ona aittir, hamdler de ona layıktır, her çeşit hayır O’nun elindedir. O her şeye kadirdir.) derse kendisine, Hz. İsmail evlatlarından bir köleyi âzâd etmiş gibi sevap yazılır.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><br />
DİPNOTLAR</span></span><br />
<br />
[1] İmâm-ı Rabbânî, a.g.e, II, 591-594, no: 37.<br />
<br />
[2] Maârif-i Ledünniyye, s. 69, 24. Bölüm.<br />
<br />
[3] İmâm-ı Rabbânî, a.g.e, III, 169, no: 2.<br />
<br />
[4] İmâm-ı Rabbânî, a.g.e, III, 454, no: 84.<br />
<br />
[5] İmâm-ı Rabbânî, Mükâşefât-ı Gaybiyye, 29. kısım.<br />
<br />
[6] İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât, I, 569, no: 190.<br />
<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar:</span></span><br />
Osman Nuri Topbaş, Altın Silsile, Erkam Yayınları<br />
Diyanet Fetva Kurulu<br />
<br />
----<br />
<span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Etiketler :</span></span> Kelime-i Tevhid Zikrinin Anlamı ve Faziletleri,Arapça Türkçe Tafsilatlı Yazılışı,Kelime-i Tevhid Arapça Yazılışı,لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ ,Kelime-i Tevhid Türkçe Yazılışı,Kelime-i Tevhid Yazılı Resimler,<br />
<br />
<br />
Kelime-i Tevhid "Lâ ilahe illallah, Muhammedun Rasulualalh" Yazili Resimler<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=55" target="_blank" title="">588af48468c77.jpg</a> (Boyut: 102.85 KB / İndirmeler: 287)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=56" target="_blank" title="">islami-resim-tevhid-yazisi-yuvarlak.png</a> (Boyut: 164 KB / İndirmeler: 288)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=57" target="_blank" title="">islami-resim-tevhid-yazisi-yuvarlak-mavi.png</a> (Boyut: 176.53 KB / İndirmeler: 292)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=58" target="_blank" title="">islami-resim-tevhid-yazisi-yuvarlak-yesil.png</a> (Boyut: 169.76 KB / İndirmeler: 229)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=60" target="_blank" title="">la-ilahe-illallah-muhammedun-rasulallah6-1.png</a> (Boyut: 126.64 KB / İndirmeler: 271)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=61" target="_blank" title="">Tevhid-yazili-Amblem-V1.png</a> (Boyut: 216.17 KB / İndirmeler: 264)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1065</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 01:35:12 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1065</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=54" target="_blank" title="">Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir.png</a> (Boyut: 460.94 KB / İndirmeler: 417)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir</span></span><br />
<br />
    "Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hasbünallahü ve Nimel Vekil'in anlamı nedir?  Hasbünallahü ve Nimel Vekil ayeti hangi surede geçmektedir? Hasbünallahu ve Nimel Vekil'in fazileti, önemi, ilgili ayet ve hadisler...<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in en kritik anlarda, Hz. İbrahim -aleyhisselâm-'ın ateşe atılırken okuduğu "Hasbünallahü ve Nimel Vekil" duasıdır. Bu duanın sık sık okuması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Arapçası:</span></span> <br />
<br />
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu: </span></span><br />
<br />
"Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span><br />
<br />
 “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Not:</span></span> "Hasbüyallahu ve Ni’mel Vekîl" demek “Allah bana yeter, O ne güzel vekildir” demektir.<br />
<br />
    Hasbünallahü ve Nimel Vekil (Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir) Duası<br />
<br />
<br />
"Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir"<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ    نِعْمَ اْلمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرَ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ <br />
<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span> </span>"Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir"<br />
<br />
<br />
 <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span> Allah bize yeter; o ne güzel vekildir, o ne güzel mevladır, o ne güzel yardımcıdır. <br />
<br />
 Rabbimiz! senden affını dileriz, zira dönüs, ancak Sana’dır.<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Ayeti Kerime</span></span><br />
<br />
“Bazı münâfık kişilerin müslümanlara ‘düşmanlarınız size hücum için hazırlandılar; aman onlardan sakının!’ demeleri, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve ‘Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!’ dediler. Bunun üzerine onlara hiç bir zarar dokunmadan, Allah’ın nimet ve ikrâmlarıyla döndüler. Böylece Allah’ın rızâsına tâlip oldular. Allah büyük kerem sahibidir.” (Âl-i İmrân sûresi, 173-174)<br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetle İlgili Açıklamalar</span></span><br />
<br />
Rivâyetlere göre Küçük Bedir Gazvesi demek olan Bedr-i suğrâ’da Ebû Süfyân komutasındaki müşriklerle karşılaşmaya hazırlanan İslâm askerlerine bazı münâfıklar, Kureyş ve yandaşlarının büyük bir güç oluşturduklarını söyleyerek onları caydırmaya çalışmışlardı. Ne var ki bu haber, mü’minlerin Allah’a güvenlerini ve zafere olan inançlarını iyice pekiştirmiş ve kuvvetlendirmişti. “Allah bize yeter, düşmanın sayısı önemli değil!” şeklindeki teslimiyetleri Allah’ın rızâsını her şeyden önde tutmaları, en küçük bir sıkıntıya düşmeden başarılı olmalarını sağlamıştı. Zira Allah Teâlâ kendisine güvenenlerin güvenini asla boşa çıkarmaz.<br />
<br />
Mü’minlerde bulunması gerekli olan, inançta tereddütsüzlük ve Allah’a sarsılmaz itimad, onların en büyük gücü ve başarılarının sırrıdır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Hadis-i Şerif</span></span><br />
<br />
Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:<br />
<br />
“Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” sözünü, ateşe atıldığında İbrahim aleyhisselâm söylemiştir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bu sözü “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çaresine bakınız!” dediklerinde söylemiştir. Nitekim bu haber müslümanların imanını arttırmıştı ve onlar hep birlikte “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” demişlerdi.<br />
<br />
Buhârî’nin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan naklettiği bir başka rivayette Abdullah şöyle demiştir:<br />
<br />
“Ateşe atıldığı zaman İbrahim aleyhisselâm’ın son sözü:<br />
<br />
“Allah bana yeter, o ne güzel vekildir” demek olmuştur. (Buhârî, Tefsîrû sûre (3), 13)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadisle İlgili Açıklamalar</span></span><br />
<br />
Büyük sahâbî Abdullah İbni Abbas’ın bu beyanlarından, tevekkülün en kısa ve kesin ifadesi olan “hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözünü Hz. İbrahim ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in en kritik anlarda söylemiş olduklarını öğrenmekteyiz.<br />
<br />
Hadiste söz konusu olan olayların ilki Hz. İbrahim’in, Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atılmasıdır. İkincisi de İslâm tarihinde “Bedr-i suğra” (Küçük Bedir Savaşı) diye bilinen hadisedir. Her iki olaya da Kur’an-ı Kerim’de işaret buyurulmaktadır.<br />
<br />
İbrahim aleyhisselâm’ın ateşe atılma olayı Kur’an-ı Kerîm’de tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır [Enbiyâ sûresi (22), 51-70]. Ta baştan beri Allah’a tam bir güven içinde bulunan Hz. İbrahim en son anda, ateşe fırlatılırken de aynı itmi’nan ve güven ile “Allah bana yeter, ne güzel vekildir O!” teslimiyeti içinde sadece Allah’tan yardım beklediğini dile getiriyordu. Sonuç ise, gerçek tevekkülün akıllara hayret veren mutlu sonu idi: Kızgın ateşin serinlik veren bir ortama dönüşmesi... Çünkü Allah her şeye kâdirdir. Mesele O’na güvenmektedir.<br />
<br />
Hz. Peygamber ile ilgili olaya ise Âl-i İmrân sûresinin 173. âyetinde işâret buyurulmaktadır. Uhud Savaşı’ndan sonra Ebû Süfyân, “Bir sene sonra Bedir’de buluşalım” demiş, Hz. Peygamber de “inşaallah” diye cevap vermişti. Vakit gelince Ebû Süfyân Mekke’li müşriklerden topladığı güçle Merru’z-zahran denilen yere kadar gelip ordugâh kurmuştu. Ancak kalbine düşen korku sonucu Mekke’ye geri dönmeye karar vermişti. Tam bu sırada Medine’ye gitmekte olan Nuaym İbni Mes’ud ve adamlarıyla karşılaştı. Henüz müslüman olmayan Nuaym’a;<br />
<br />
- Al sana on deve! Medine’ye gittiğinde, büyük bir kuvvetle gelmişler, seni bekliyorlar, diye Muhammed’i korkut! demişti. Nuaym Medine’de Hz. Peygamber’i harb hazırlıkları içinde buldu. Ebû Süfyân’ın isteğini yerine getirerek:<br />
<br />
- Ebû Süfyân, Mekkelileri toplayıp gelmiş, sizi bekliyor. Giderseniz hiçbiriniz geri dönemez! diye müslümanları korkutmak istedi. Başta Hz. Peygamber olmak üzere ashâb-ı kirâmın Allah’a iman ve güvenleri artmış ve “Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!” demişler ve sözleşilen yere hareket etmişlerdi. Bedir mevkiine gelince düşmanın çoktan çekip gittiğini gördüler. Panayır süresinde orada kalıp ticaret yaptılar; sonra da Medine’ye döndüler.<br />
<br />
İbn Abbas’ın bu rivayeti bir taraftan tevekkül ve yakîn’in, peygamberlerin hayatındaki yerini gösterirken, diğer taraftan onun fevkalâde yüksek bir seviye işi olduğuna dikkat çekmiş olmakta, bu seviyeyi kazanmaya teşvikte bulunmaktadır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evden Çıkarken Okunacak Dua:</span></span><br />
<br />
Evden çıkarken en az üç def’a aşağıdak duânın okunması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
بِسْمِ اللَّهِ حَسْبِيَ اللَّهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>“Bismillahi, hasbiyallahu tevekkeltü alallah, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span> “Allah’ın adıyla! Allah’a tevekkül ettim. Allah’a dayanmaktan başka kudret ve kuvvet yoktur.” (Ebû Dâvud, Edeb, 102-103)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=54" target="_blank" title="">Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir.png</a> (Boyut: 460.94 KB / İndirmeler: 417)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir</span></span><br />
<br />
    "Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hasbünallahü ve Nimel Vekil'in anlamı nedir?  Hasbünallahü ve Nimel Vekil ayeti hangi surede geçmektedir? Hasbünallahu ve Nimel Vekil'in fazileti, önemi, ilgili ayet ve hadisler...<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in en kritik anlarda, Hz. İbrahim -aleyhisselâm-'ın ateşe atılırken okuduğu "Hasbünallahü ve Nimel Vekil" duasıdır. Bu duanın sık sık okuması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Arapçası:</span></span> <br />
<br />
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu: </span></span><br />
<br />
"Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span><br />
<br />
 “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Not:</span></span> "Hasbüyallahu ve Ni’mel Vekîl" demek “Allah bana yeter, O ne güzel vekildir” demektir.<br />
<br />
    Hasbünallahü ve Nimel Vekil (Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir) Duası<br />
<br />
<br />
"Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir"<br />
<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
حَسْبُنَا اللَّهُ وَ نِعْمَ الْوَ كِيلُ    نِعْمَ اْلمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرَ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ <br />
<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span> </span>"Hasbünallahi Ve Nimel Vekil- Nimel Mevla Ve Nimen Nasir-Gufraneke Rabbena Ve ileykel Masir"<br />
<br />
<br />
 <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span> Allah bize yeter; o ne güzel vekildir, o ne güzel mevladır, o ne güzel yardımcıdır. <br />
<br />
 Rabbimiz! senden affını dileriz, zira dönüs, ancak Sana’dır.<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Ayeti Kerime</span></span><br />
<br />
“Bazı münâfık kişilerin müslümanlara ‘düşmanlarınız size hücum için hazırlandılar; aman onlardan sakının!’ demeleri, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve ‘Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!’ dediler. Bunun üzerine onlara hiç bir zarar dokunmadan, Allah’ın nimet ve ikrâmlarıyla döndüler. Böylece Allah’ın rızâsına tâlip oldular. Allah büyük kerem sahibidir.” (Âl-i İmrân sûresi, 173-174)<br />
<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetle İlgili Açıklamalar</span></span><br />
<br />
Rivâyetlere göre Küçük Bedir Gazvesi demek olan Bedr-i suğrâ’da Ebû Süfyân komutasındaki müşriklerle karşılaşmaya hazırlanan İslâm askerlerine bazı münâfıklar, Kureyş ve yandaşlarının büyük bir güç oluşturduklarını söyleyerek onları caydırmaya çalışmışlardı. Ne var ki bu haber, mü’minlerin Allah’a güvenlerini ve zafere olan inançlarını iyice pekiştirmiş ve kuvvetlendirmişti. “Allah bize yeter, düşmanın sayısı önemli değil!” şeklindeki teslimiyetleri Allah’ın rızâsını her şeyden önde tutmaları, en küçük bir sıkıntıya düşmeden başarılı olmalarını sağlamıştı. Zira Allah Teâlâ kendisine güvenenlerin güvenini asla boşa çıkarmaz.<br />
<br />
Mü’minlerde bulunması gerekli olan, inançta tereddütsüzlük ve Allah’a sarsılmaz itimad, onların en büyük gücü ve başarılarının sırrıdır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Hadis-i Şerif</span></span><br />
<br />
Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:<br />
<br />
“Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” sözünü, ateşe atıldığında İbrahim aleyhisselâm söylemiştir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bu sözü “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çaresine bakınız!” dediklerinde söylemiştir. Nitekim bu haber müslümanların imanını arttırmıştı ve onlar hep birlikte “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” demişlerdi.<br />
<br />
Buhârî’nin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan naklettiği bir başka rivayette Abdullah şöyle demiştir:<br />
<br />
“Ateşe atıldığı zaman İbrahim aleyhisselâm’ın son sözü:<br />
<br />
“Allah bana yeter, o ne güzel vekildir” demek olmuştur. (Buhârî, Tefsîrû sûre (3), 13)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hadisle İlgili Açıklamalar</span></span><br />
<br />
Büyük sahâbî Abdullah İbni Abbas’ın bu beyanlarından, tevekkülün en kısa ve kesin ifadesi olan “hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözünü Hz. İbrahim ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in en kritik anlarda söylemiş olduklarını öğrenmekteyiz.<br />
<br />
Hadiste söz konusu olan olayların ilki Hz. İbrahim’in, Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atılmasıdır. İkincisi de İslâm tarihinde “Bedr-i suğra” (Küçük Bedir Savaşı) diye bilinen hadisedir. Her iki olaya da Kur’an-ı Kerim’de işaret buyurulmaktadır.<br />
<br />
İbrahim aleyhisselâm’ın ateşe atılma olayı Kur’an-ı Kerîm’de tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır [Enbiyâ sûresi (22), 51-70]. Ta baştan beri Allah’a tam bir güven içinde bulunan Hz. İbrahim en son anda, ateşe fırlatılırken de aynı itmi’nan ve güven ile “Allah bana yeter, ne güzel vekildir O!” teslimiyeti içinde sadece Allah’tan yardım beklediğini dile getiriyordu. Sonuç ise, gerçek tevekkülün akıllara hayret veren mutlu sonu idi: Kızgın ateşin serinlik veren bir ortama dönüşmesi... Çünkü Allah her şeye kâdirdir. Mesele O’na güvenmektedir.<br />
<br />
Hz. Peygamber ile ilgili olaya ise Âl-i İmrân sûresinin 173. âyetinde işâret buyurulmaktadır. Uhud Savaşı’ndan sonra Ebû Süfyân, “Bir sene sonra Bedir’de buluşalım” demiş, Hz. Peygamber de “inşaallah” diye cevap vermişti. Vakit gelince Ebû Süfyân Mekke’li müşriklerden topladığı güçle Merru’z-zahran denilen yere kadar gelip ordugâh kurmuştu. Ancak kalbine düşen korku sonucu Mekke’ye geri dönmeye karar vermişti. Tam bu sırada Medine’ye gitmekte olan Nuaym İbni Mes’ud ve adamlarıyla karşılaştı. Henüz müslüman olmayan Nuaym’a;<br />
<br />
- Al sana on deve! Medine’ye gittiğinde, büyük bir kuvvetle gelmişler, seni bekliyorlar, diye Muhammed’i korkut! demişti. Nuaym Medine’de Hz. Peygamber’i harb hazırlıkları içinde buldu. Ebû Süfyân’ın isteğini yerine getirerek:<br />
<br />
- Ebû Süfyân, Mekkelileri toplayıp gelmiş, sizi bekliyor. Giderseniz hiçbiriniz geri dönemez! diye müslümanları korkutmak istedi. Başta Hz. Peygamber olmak üzere ashâb-ı kirâmın Allah’a iman ve güvenleri artmış ve “Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!” demişler ve sözleşilen yere hareket etmişlerdi. Bedir mevkiine gelince düşmanın çoktan çekip gittiğini gördüler. Panayır süresinde orada kalıp ticaret yaptılar; sonra da Medine’ye döndüler.<br />
<br />
İbn Abbas’ın bu rivayeti bir taraftan tevekkül ve yakîn’in, peygamberlerin hayatındaki yerini gösterirken, diğer taraftan onun fevkalâde yüksek bir seviye işi olduğuna dikkat çekmiş olmakta, bu seviyeyi kazanmaya teşvikte bulunmaktadır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evden Çıkarken Okunacak Dua:</span></span><br />
<br />
Evden çıkarken en az üç def’a aşağıdak duânın okunması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
بِسْمِ اللَّهِ حَسْبِيَ اللَّهُ تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span></span>“Bismillahi, hasbiyallahu tevekkeltü alallah, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anlamı:</span></span> “Allah’ın adıyla! Allah’a tevekkül ettim. Allah’a dayanmaktan başka kudret ve kuvvet yoktur.” (Ebû Dâvud, Edeb, 102-103)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ne demektir?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1064</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 01:29:23 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1064</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=53" target="_blank" title="">La havle ve la kuvvete illâ billahil aliyyil azim.png</a> (Boyut: 326.19 KB / İndirmeler: 233)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ne demektir?</span></span><br />
<br />
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ne demektir? Nerelerde okunur, anlamı, arapça metni, türkçe okunuşu ve fazileti ile ilgili hadisler...<br />
<br />
Türkçe Okunuşu: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”<br />
<br />
Anlamı: “Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah Teâlâ’nın yardımıyladır.”<br />
<br />
    "Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh" duası ayet midir?<br />
<br />
    Asıl söyleniş şekli: Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh'tır (Buharî, Ezan, 7; Müslim, Salât, 12).<br />
<br />
    Kur'ân-ı Kerim'de ise: "Lâ Kuvvete İllâ Billâh" şeklinde geçmektedir (el-Kehf,18/39).<br />
<br />
    Lafız itibariyle kısa fakat anlam itibariyle çok kapsamlı olan bir zikir ve duâ cümlesi olup Peygamberimizin ifadesiyle "Cennet'in hazinelerinden bir hazinedir" (Tirmizî, Daavât, 57, 119).<br />
<br />
Bu kısa ve özlü cümle, müezzin ezan okurken, namazlardan sonra, bir yolculuk esnasında, yolculuk dönüşünde veya yapılan herhangi bir hayırlı iş ve amelden sonra veyahut da herhangi bir zaman ve mekâna bağlı olmaksızın uygun olan her yer ve zamanda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından okunmuş ve Ashâba da tavsiye edilmiştir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fazileti ile İlgili Hadis-i Şerif:</span></span><br />
<br />
Ebû Musa el-Eş’arî -radıyallahu anh-’dan rivayete göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber Gazâsı’na giderken maiyyetinde bulunan ashâb-ı kiram bir vadiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeye başladılar. Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
“– Kendinize rıfk u merhamet ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi hakkıyle işiten ve size sizden yakin olan Allah’a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir” buyurdu. (Buhârî, Cihâd, 131; Müslim, Zikir, 44)<br />
<br />
Ebû Musa diyor ki: O esnada ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte beraberdim.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ve lisânımla لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ diyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitaben:</span></span><br />
<br />
“– Ey Abdullah bin Kays” buyurdu. Ben de icabetle:<br />
<br />
“– Lebbeyk yâ Rasûllallah” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitaben:<br />
<br />
“– Ben sana cennet-i a’lânın hazînelerinden bir hazîneye delâlet edeyim mi?” buyurunca ben hemen:<br />
<br />
“– Babam ve anam sana feda olsun yâ Rasûlallah! Evet irşâd ediniz” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ<br />
<br />
“Ma’sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve kudret ancak Allah Teâlâ Hazretleri’nin tevfık-i Rabbâniyyesi ve irâde-i Sübhâniyyesiyledir.” buyurdu. (Buhârî, Megazi, 38)<br />
<br />
Yâni “Cümle âlemin müdebbir-i hakîkisi ve mutasarrıfı, hepsinin hâlıkı olan Allah -sübhânehû ve teâlâ- Hazretleri’dir” demektir.<br />
<br />
<br />
“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” nedir veyahut ne demektir? “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” zikrinin fazileti ile ilgili hadis-i şerif.<br />
<br />
Ebû Mûsâ radıyallahu anh şöyle dedi:<br />
<br />
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana hitâben:<br />
<br />
- “Cennet hazinelerinden bir hazineyi sana bildireyim mi?” buyurdu. Ben de:<br />
<br />
- Evet, Yâ Resûlallah, bildir, dedim. Şöyle buyurdu:<br />
<br />
- “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh: Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir.” (Buhârî, Megâzî 38, Daavât 50, Kader 7, Tevhîd 9; Müslim, Zikir 44-46. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 26; Tirmizî, Daavât 3, 58; İbni Mâce, Edeb 59)<br />
Hadisin Açıklaması<br />
<br />
Bu hadîs-i şerîfin hoş bir hikâyesi vardır. Bilindiği üzere bir hadisin Efendimiz (s.a.s.) tarafından söylenmesine sebep olan hâdiseye sebeb-i vürûd denir. Hayber Gazvesi dönüşünde ashâb-ı kirâm efendilerimiz bir tepeye çıktıklarında veya bir vâdiye indiklerinde içlerinden gelen bir coşkuyla ve var güçleriyle Allahü ekber diye tekbir, lâ ilâhe illallah diye tehlil getiriyorlardı. Medine’yi görünce, belki de sevinip heyecanlandıkları için “Allahü ekber Allahü ekber, lâ ilâhe illallahu vallâhü ekber” dedikleri de belirtilmektedir. Gördüğü her yanlışı hemen düzelterek sahâbîlerine doğru olanı öğreten Efendimiz (s.a.s.): “Ey İnsanlar!” diye seslendikten sonra, “Kendinize acıyın. Siz ne sağıra sesleniyorsunuz ne de yanınızda bulunmayan birine. Sizi çok iyi duyan ve yanınızda bulunan birine dua ediyorsunuz. O sizinle beraberdir” buyurdu.<br />
<br />
Hadisimizin râvisi Ebû Mûsâ el-Eş’arî hazretleri Resûlullah (s.a.s.) Efendimiz’in bindiği hayvanın arkasında bulunuyor, o da içinden, bazı rivayetlere göre ise Efendimiz’in (s.a.s.) duyacağı bir sesle  “lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” diyordu. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz ona iltifat buyurarak, hadîs-i şerîfte okuduğumuz şekilde kendisiyle sohbet etti.<br />
<br />
“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” zikrini, kötülüklerden korunmak, iyilik yapmaya güç yetirmek ancak Allah’ın yardımıyla mümkün olur” diye de tercüme etmek mümkündür. Kısaca havkale diye de ifade edilen bu cümle, Allah istemedikçe insanın en küçük bir hareket yapamayacağını, bir halden bir başka hale geçemeyeceğini, hatta zihninden bir fikri geçiremeyeceğini pek güzel ifade etmektedir.<br />
<br />
Efendimiz (s.a.s.) bu zikrin “cennet hazinelerinden bir hazine” olduğunu söylemekle, sevabının çokluğunu ve bunu söyleyen kimse için o sevabın cennette biriktirildiğini anlatmak istemiş olabileceği gibi, insanların gözünde defineler, hazineler nasıl değerli ise herkesin önemini görüp farkedemediği bu zikir de öylesine değerlidir demek istemiş olabilir.<br />
Hadisten Öğrendiklerimiz<br />
<br />
    Allah’ı zikrederken veya dua ederken sesi fazla yükseltmemek gerekir.<br />
    Allah insana şah damarından daha yakın olduğuna göre, O’nu anarken ölçülü olmalıdır.<br />
    Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh zikrini çokca tekrarlamalıdır.<br />
<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Okunurken Söylenir</span></span><br />
<br />
Ömer b. Hattâb (r.a), bu cümle ile ilgili olarak şöyle demiştir.<br />
<br />
"Rasûlullah (s.a.s): Müezzin Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediği vakit sizden biriniz Allahu Ekber, Allahu Ekber" der; sonra müezzin "Eşhedü en lâ ilâhe illallah"dediği vakit o da "Eşhedü en lâ ilahe illâllah" derse, sonra müezzin Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" dediği vakit, o da Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" der. Müezzin "Hayye alessalâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" der. Sonra müezzin "Hayye alelfelâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" derse, sonra, Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediğinde o da Allahu Ekber, Allahu Ekber" derse, sonra müezzin Lâ ilâhe illallah"dediği vakit, o da bütün kalbiyle La ilâhe illallah" derse, Cennete girer "buyurdular" (Müslim, Salât, 12).<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namazın Sonunda Söylenir</span></span><br />
<br />
Ashabdan Abdullah İbn Zübeyr, her namazın sonunda, selâm verdiği vakit, şöyle derdi:<br />
<br />
"Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız O vardır. Şeriki yoktur; mülk O'nundur, hamd da O'na mahsustur. Hem O, her şeye kâdirdir. Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh). Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Biz de ancak O'na ibâdet ederiz. Nimet O'nun, fazilet O'nun, güzel senâ(övgü) da O'nundur. Kâfirler patlasa da, dinde samimi olarak Allah'dan başka ilâh yoktur deriz." İbn Zübeyr: "Rasûlullah (s.a.s), her namazın sonunda bunlarla tehlil yapardı"demiştir (Müslim, Mesacid, 139).<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evden Çıkarken Okunur</span></span><br />
<br />
Enes b. Mâlik tarafından rivâyet edilen bir hadiste Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Evinden çıkarken ,şu duâyı okuyan kişiye bu duâ kâfidir. O adam muhafaza altına alınır. Şeytan da o adamdan uzaklaşıp bir kenara çekilir. O duâ: Bismillâhi tevekeltü alallâhi lâ havle velâ kuvvete illâ billâh'tır" (Tirmizi, Daavât, 34).<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacerül Esved Karşısında Okunur</span></span><br />
<br />
"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" duâsının okunduğu bir başka yer de Hacerül-Esved'in karşısıdır (İbn Mâce, Hacc, 32).<br />
<br />
"Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh" duası ayet midir?<br />
<br />
Asıl söyleniş şekli: Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh'tır (Buharî, Ezan, 7; Müslim, Salât, 12).<br />
<br />
Kur'ân-ı Kerim'de ise: "Lâ Kuvvete İllâ Billâh" şeklinde geçmektedir (el-Kehf,18/39).<br />
Lafız itibariyle kısa fakat anlam itibariyle çok kapsamlı olan bir zikir ve duâ cümlesi olup Peygamberimizin ifadesiyle "Cennet'in hazinelerinden bir hazinedir" (Tirmizî, Daavât, 57, 119).<br />
<br />
Bu kısa ve özlü cümle, müezzin ezan okurken, namazlardan sonra, bir yolculuk esnasında, yolculuk dönüşünde veya yapılan herhangi bir hayırlı iş ve amelden sonra veyahut da herhangi bir zaman ve mekâna bağlı olmaksızın uygun olan her yer ve zamanda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından okunmuş ve Ashâba da tavsiye edilmiştir.<br />
La Havle ve La Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Azim duası ile ilgili hadisler<br />
<br />
Ebû Musa el-Eş’arî -radıyallahu anh-’dan rivayete göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber Gazâsı’na giderken maiyyetinde bulunan ashâb-ı kiram bir vadiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeye başladılar. Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
“– Kendinize rıfk u merhamet ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi hakkıyle işiten ve size sizden yakin olan Allah’a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir” buyurdu. (Buhârî, Cihâd, 131; Müslim, Zikir, 44)<br />
<br />
Ebû Musa diyor ki: O esnada ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte beraberdim.<br />
<br />
Ve lisânımla لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ diyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitaben:<br />
<br />
“– Ey Abdullah bin Kays” buyurdu. Ben de icabetle:<br />
<br />
“– Lebbeyk yâ Rasûllallah” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitaben:<br />
<br />
“– Ben sana cennet-i a’lânın hazînelerinden bir hazîneye delâlet edeyim mi?” buyurunca ben hemen:<br />
<br />
“– Babam ve anam sana feda olsun yâ Rasûlallah! Evet irşâd ediniz” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ<br />
<br />
“Ma’sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve kudret ancak Allah Teâlâ Hazretleri’nin tevfık-i Rabbâniyyesi ve irâde-i Sübhâniyyesiyledir.” buyurdu. (Buhârî, Megazi, 38)<br />
<br />
Yâni “Cümle âlemin müdebbir-i hakîkisi ve mutasarrıfı, hepsinin hâlıkı olan Allah -sübhânehû ve teâlâ- Hazretleri’dir” demektir.<br />
Lâ Havle ve Lâ Kuvvete İllâ Billâhil Aliyyil Azîm söylenir, okunur?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ezan Okunurken Söylenir</span></span><br />
<br />
Ömer b. Hattâb (r.a), bu cümle ile ilgili olarak şöyle demiştir.<br />
<br />
"Rasûlullah (s.a.s): Müezzin Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediği vakit sizden biriniz Allahu Ekber, Allahu Ekber" der; sonra müezzin "Eşhedü en lâ ilâhe illallah"dediği vakit o da "Eşhedü en lâ ilahe illâllah" derse, sonra müezzin Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" dediği vakit, o da Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" der. Müezzin "Hayye alessalâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" der. Sonra müezzin "Hayye alelfelâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" derse, sonra, Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediğinde o da Allahu Ekber, Allahu Ekber" derse, sonra müezzin Lâ ilâhe illallah"dediği vakit, o da bütün kalbiyle La ilâhe illallah" derse, Cennete girer "buyurdular" (Müslim, Salât, 12).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Namazın Sonunda Söylenir</span></span><br />
<br />
Ashabdan Abdullah İbn Zübeyr, her namazın sonunda, selâm verdiği vakit, şöyle derdi:<br />
<br />
"Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız O vardır. Şeriki yoktur; mülk O'nundur, hamd da O'na mahsustur. Hem O, her şeye kâdirdir. Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh). Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Biz de ancak O'na ibâdet ederiz. Nimet O'nun, fazilet O'nun, güzel senâ(övgü) da O'nundur. Kâfirler patlasa da, dinde samimi olarak Allah'dan başka ilâh yoktur deriz." İbn Zübeyr: "Rasûlullah (s.a.s), her namazın sonunda bunlarla tehlil yapardı"demiştir (Müslim, Mesacid, 139).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Evden Çıkarken Okunur</span></span><br />
<br />
Enes b. Mâlik tarafından rivâyet edilen bir hadiste Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Evinden çıkarken ,şu duâyı okuyan kişiye bu duâ kâfidir. O adam muhafaza altına alınır. Şeytan da o adamdan uzaklaşıp bir kenara çekilir. O duâ: Bismillâhi tevekeltü alallâhi lâ havle velâ kuvvete illâ billâh'tır" (Tirmizi, Daavât, 34).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hacerül Esved Karşısında Okunur</span></span><br />
<br />
"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" duâsının okunduğu bir başka yer de Hacerül-Esved'in karşısıdır (İbn Mâce, Hacc, 32).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm okumanın fazileti</span></span><br />
<br />
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesinin fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:<br />
<br />
    "Her kim günde yüz defa 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' derse, günahları denizin köpükleri kadar da olsa bağışlanır." (Tirmizî, Da'avât, 82.)<br />
    "Her kim sabahleyin üç defa 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' derse, o gün ona hiçbir şey zarar vermez." (Tirmizî, Da'avât, 82.)<br />
    "Her kim geceleyin üç defa 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' derse, o gece ona hiçbir şey zarar vermez." (Tirmizî, Da'avât, 82.)<br />
    "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesi, Müslümanların sık sık zikretmesi gereken bir ifadedir. Bu ifade, Müslümanlara Allah'a tevekkül etmeyi, O'ndan yardım istemeyi ve O'na sığınmayı hatırlatır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim neye iyi gelir?</span></span><br />
<br />
(Bismillâhirrahmânirrahim ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil' aliyyil'azim) okumak, sinir hastalığına ve bütün sıkıntılara iyi gelir. Anlamı şöyledir: Güçlükte desteğim, sıkıntıda imdâdıma yetişen, her an görüp gözeten Rabbim, beni muhafaza et, sonsuz kudretinle, bana yardım eyle!<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billah kaç kere okunur?</span></span><br />
<br />
La havle vela kuvvete duasının okuma adeti hakkında alimlerimiz tarafından en yaygın okunma şekli 1000 kere okunmak şeklindedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim namazda okunur mu?</span></span><br />
<br />
Bu kısa ve özlü cümle, müezzin ezan okurken, namazlardan sonra, bir yolculuk esnasında, yolculuk dönüşünde veya yapılan herhangi bir hayırlı iş ve amelden sonra veyahut da herhangi bir zaman ve mekâna bağlı olmaksızın uygun olan her yer ve zamanda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından okunmuş ve Ashâba da tavsiye etmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billah nasıl okunur?</span></span><br />
<br />
Sübhânallâhi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm" diyen, sonra da bağışlanmayı dileyen bağışlanır, dua edenin duası kabul edilir, abdest alanın (ve namaz kılanın namazı) makbul olur" (Buhârî, "Teheccüd", 21).</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=53" target="_blank" title="">La havle ve la kuvvete illâ billahil aliyyil azim.png</a> (Boyut: 326.19 KB / İndirmeler: 233)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ne demektir?</span></span><br />
<br />
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ne demektir? Nerelerde okunur, anlamı, arapça metni, türkçe okunuşu ve fazileti ile ilgili hadisler...<br />
<br />
Türkçe Okunuşu: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm”<br />
<br />
Anlamı: “Güç ve kuvvet, sadece Yüce ve Büyük olan Allah Teâlâ’nın yardımıyladır.”<br />
<br />
    "Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh" duası ayet midir?<br />
<br />
    Asıl söyleniş şekli: Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh'tır (Buharî, Ezan, 7; Müslim, Salât, 12).<br />
<br />
    Kur'ân-ı Kerim'de ise: "Lâ Kuvvete İllâ Billâh" şeklinde geçmektedir (el-Kehf,18/39).<br />
<br />
    Lafız itibariyle kısa fakat anlam itibariyle çok kapsamlı olan bir zikir ve duâ cümlesi olup Peygamberimizin ifadesiyle "Cennet'in hazinelerinden bir hazinedir" (Tirmizî, Daavât, 57, 119).<br />
<br />
Bu kısa ve özlü cümle, müezzin ezan okurken, namazlardan sonra, bir yolculuk esnasında, yolculuk dönüşünde veya yapılan herhangi bir hayırlı iş ve amelden sonra veyahut da herhangi bir zaman ve mekâna bağlı olmaksızın uygun olan her yer ve zamanda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından okunmuş ve Ashâba da tavsiye edilmiştir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Fazileti ile İlgili Hadis-i Şerif:</span></span><br />
<br />
Ebû Musa el-Eş’arî -radıyallahu anh-’dan rivayete göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber Gazâsı’na giderken maiyyetinde bulunan ashâb-ı kiram bir vadiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeye başladılar. Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
“– Kendinize rıfk u merhamet ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi hakkıyle işiten ve size sizden yakin olan Allah’a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir” buyurdu. (Buhârî, Cihâd, 131; Müslim, Zikir, 44)<br />
<br />
Ebû Musa diyor ki: O esnada ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte beraberdim.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ve lisânımla لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ diyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitaben:</span></span><br />
<br />
“– Ey Abdullah bin Kays” buyurdu. Ben de icabetle:<br />
<br />
“– Lebbeyk yâ Rasûllallah” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitaben:<br />
<br />
“– Ben sana cennet-i a’lânın hazînelerinden bir hazîneye delâlet edeyim mi?” buyurunca ben hemen:<br />
<br />
“– Babam ve anam sana feda olsun yâ Rasûlallah! Evet irşâd ediniz” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ<br />
<br />
“Ma’sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve kudret ancak Allah Teâlâ Hazretleri’nin tevfık-i Rabbâniyyesi ve irâde-i Sübhâniyyesiyledir.” buyurdu. (Buhârî, Megazi, 38)<br />
<br />
Yâni “Cümle âlemin müdebbir-i hakîkisi ve mutasarrıfı, hepsinin hâlıkı olan Allah -sübhânehû ve teâlâ- Hazretleri’dir” demektir.<br />
<br />
<br />
“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” nedir veyahut ne demektir? “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” zikrinin fazileti ile ilgili hadis-i şerif.<br />
<br />
Ebû Mûsâ radıyallahu anh şöyle dedi:<br />
<br />
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana hitâben:<br />
<br />
- “Cennet hazinelerinden bir hazineyi sana bildireyim mi?” buyurdu. Ben de:<br />
<br />
- Evet, Yâ Resûlallah, bildir, dedim. Şöyle buyurdu:<br />
<br />
- “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh: Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir.” (Buhârî, Megâzî 38, Daavât 50, Kader 7, Tevhîd 9; Müslim, Zikir 44-46. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 26; Tirmizî, Daavât 3, 58; İbni Mâce, Edeb 59)<br />
Hadisin Açıklaması<br />
<br />
Bu hadîs-i şerîfin hoş bir hikâyesi vardır. Bilindiği üzere bir hadisin Efendimiz (s.a.s.) tarafından söylenmesine sebep olan hâdiseye sebeb-i vürûd denir. Hayber Gazvesi dönüşünde ashâb-ı kirâm efendilerimiz bir tepeye çıktıklarında veya bir vâdiye indiklerinde içlerinden gelen bir coşkuyla ve var güçleriyle Allahü ekber diye tekbir, lâ ilâhe illallah diye tehlil getiriyorlardı. Medine’yi görünce, belki de sevinip heyecanlandıkları için “Allahü ekber Allahü ekber, lâ ilâhe illallahu vallâhü ekber” dedikleri de belirtilmektedir. Gördüğü her yanlışı hemen düzelterek sahâbîlerine doğru olanı öğreten Efendimiz (s.a.s.): “Ey İnsanlar!” diye seslendikten sonra, “Kendinize acıyın. Siz ne sağıra sesleniyorsunuz ne de yanınızda bulunmayan birine. Sizi çok iyi duyan ve yanınızda bulunan birine dua ediyorsunuz. O sizinle beraberdir” buyurdu.<br />
<br />
Hadisimizin râvisi Ebû Mûsâ el-Eş’arî hazretleri Resûlullah (s.a.s.) Efendimiz’in bindiği hayvanın arkasında bulunuyor, o da içinden, bazı rivayetlere göre ise Efendimiz’in (s.a.s.) duyacağı bir sesle  “lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” diyordu. Peygamber (s.a.s.) Efendimiz ona iltifat buyurarak, hadîs-i şerîfte okuduğumuz şekilde kendisiyle sohbet etti.<br />
<br />
“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” zikrini, kötülüklerden korunmak, iyilik yapmaya güç yetirmek ancak Allah’ın yardımıyla mümkün olur” diye de tercüme etmek mümkündür. Kısaca havkale diye de ifade edilen bu cümle, Allah istemedikçe insanın en küçük bir hareket yapamayacağını, bir halden bir başka hale geçemeyeceğini, hatta zihninden bir fikri geçiremeyeceğini pek güzel ifade etmektedir.<br />
<br />
Efendimiz (s.a.s.) bu zikrin “cennet hazinelerinden bir hazine” olduğunu söylemekle, sevabının çokluğunu ve bunu söyleyen kimse için o sevabın cennette biriktirildiğini anlatmak istemiş olabileceği gibi, insanların gözünde defineler, hazineler nasıl değerli ise herkesin önemini görüp farkedemediği bu zikir de öylesine değerlidir demek istemiş olabilir.<br />
Hadisten Öğrendiklerimiz<br />
<br />
    Allah’ı zikrederken veya dua ederken sesi fazla yükseltmemek gerekir.<br />
    Allah insana şah damarından daha yakın olduğuna göre, O’nu anarken ölçülü olmalıdır.<br />
    Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh zikrini çokca tekrarlamalıdır.<br />
<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ezan Okunurken Söylenir</span></span><br />
<br />
Ömer b. Hattâb (r.a), bu cümle ile ilgili olarak şöyle demiştir.<br />
<br />
"Rasûlullah (s.a.s): Müezzin Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediği vakit sizden biriniz Allahu Ekber, Allahu Ekber" der; sonra müezzin "Eşhedü en lâ ilâhe illallah"dediği vakit o da "Eşhedü en lâ ilahe illâllah" derse, sonra müezzin Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" dediği vakit, o da Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" der. Müezzin "Hayye alessalâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" der. Sonra müezzin "Hayye alelfelâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" derse, sonra, Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediğinde o da Allahu Ekber, Allahu Ekber" derse, sonra müezzin Lâ ilâhe illallah"dediği vakit, o da bütün kalbiyle La ilâhe illallah" derse, Cennete girer "buyurdular" (Müslim, Salât, 12).<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Namazın Sonunda Söylenir</span></span><br />
<br />
Ashabdan Abdullah İbn Zübeyr, her namazın sonunda, selâm verdiği vakit, şöyle derdi:<br />
<br />
"Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız O vardır. Şeriki yoktur; mülk O'nundur, hamd da O'na mahsustur. Hem O, her şeye kâdirdir. Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh). Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Biz de ancak O'na ibâdet ederiz. Nimet O'nun, fazilet O'nun, güzel senâ(övgü) da O'nundur. Kâfirler patlasa da, dinde samimi olarak Allah'dan başka ilâh yoktur deriz." İbn Zübeyr: "Rasûlullah (s.a.s), her namazın sonunda bunlarla tehlil yapardı"demiştir (Müslim, Mesacid, 139).<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Evden Çıkarken Okunur</span></span><br />
<br />
Enes b. Mâlik tarafından rivâyet edilen bir hadiste Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Evinden çıkarken ,şu duâyı okuyan kişiye bu duâ kâfidir. O adam muhafaza altına alınır. Şeytan da o adamdan uzaklaşıp bir kenara çekilir. O duâ: Bismillâhi tevekeltü alallâhi lâ havle velâ kuvvete illâ billâh'tır" (Tirmizi, Daavât, 34).<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacerül Esved Karşısında Okunur</span></span><br />
<br />
"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" duâsının okunduğu bir başka yer de Hacerül-Esved'in karşısıdır (İbn Mâce, Hacc, 32).<br />
<br />
"Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh" duası ayet midir?<br />
<br />
Asıl söyleniş şekli: Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh'tır (Buharî, Ezan, 7; Müslim, Salât, 12).<br />
<br />
Kur'ân-ı Kerim'de ise: "Lâ Kuvvete İllâ Billâh" şeklinde geçmektedir (el-Kehf,18/39).<br />
Lafız itibariyle kısa fakat anlam itibariyle çok kapsamlı olan bir zikir ve duâ cümlesi olup Peygamberimizin ifadesiyle "Cennet'in hazinelerinden bir hazinedir" (Tirmizî, Daavât, 57, 119).<br />
<br />
Bu kısa ve özlü cümle, müezzin ezan okurken, namazlardan sonra, bir yolculuk esnasında, yolculuk dönüşünde veya yapılan herhangi bir hayırlı iş ve amelden sonra veyahut da herhangi bir zaman ve mekâna bağlı olmaksızın uygun olan her yer ve zamanda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından okunmuş ve Ashâba da tavsiye edilmiştir.<br />
La Havle ve La Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Azim duası ile ilgili hadisler<br />
<br />
Ebû Musa el-Eş’arî -radıyallahu anh-’dan rivayete göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Hayber Gazâsı’na giderken maiyyetinde bulunan ashâb-ı kiram bir vadiye vardıkta yüksek sesle tekbîr ve tehlîl ederek bağıra bağıra zikrullah etmeye başladılar. Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
“– Kendinize rıfk u merhamet ediniz. Zîra siz ne sağıra, ne de gâibe duâ ediyorsunuz. Ancak her şeyi hakkıyle işiten ve size sizden yakin olan Allah’a duâ ediyorsunuz. Ve Allahü Teâlâ Hazretleri siz nerede olursanız berâberinizdedir” buyurdu. (Buhârî, Cihâd, 131; Müslim, Zikir, 44)<br />
<br />
Ebû Musa diyor ki: O esnada ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin hayvanının arkasında Zât-ı risâletpenâhîleriyle birlikte beraberdim.<br />
<br />
Ve lisânımla لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ diyordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Hazretleri bana hitaben:<br />
<br />
“– Ey Abdullah bin Kays” buyurdu. Ben de icabetle:<br />
<br />
“– Lebbeyk yâ Rasûllallah” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri bana hitaben:<br />
<br />
“– Ben sana cennet-i a’lânın hazînelerinden bir hazîneye delâlet edeyim mi?” buyurunca ben hemen:<br />
<br />
“– Babam ve anam sana feda olsun yâ Rasûlallah! Evet irşâd ediniz” dedim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretleri:<br />
<br />
لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِااللّٰهِ<br />
<br />
“Ma’sıyetten sakınmak ve tâat ve ibâdetlerde kuvvet ve kudret ancak Allah Teâlâ Hazretleri’nin tevfık-i Rabbâniyyesi ve irâde-i Sübhâniyyesiyledir.” buyurdu. (Buhârî, Megazi, 38)<br />
<br />
Yâni “Cümle âlemin müdebbir-i hakîkisi ve mutasarrıfı, hepsinin hâlıkı olan Allah -sübhânehû ve teâlâ- Hazretleri’dir” demektir.<br />
Lâ Havle ve Lâ Kuvvete İllâ Billâhil Aliyyil Azîm söylenir, okunur?<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ezan Okunurken Söylenir</span></span><br />
<br />
Ömer b. Hattâb (r.a), bu cümle ile ilgili olarak şöyle demiştir.<br />
<br />
"Rasûlullah (s.a.s): Müezzin Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediği vakit sizden biriniz Allahu Ekber, Allahu Ekber" der; sonra müezzin "Eşhedü en lâ ilâhe illallah"dediği vakit o da "Eşhedü en lâ ilahe illâllah" derse, sonra müezzin Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" dediği vakit, o da Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah" der. Müezzin "Hayye alessalâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" der. Sonra müezzin "Hayye alelfelâh" dediği vakit o da "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" derse, sonra, Allahu Ekber, Allahu Ekber" dediğinde o da Allahu Ekber, Allahu Ekber" derse, sonra müezzin Lâ ilâhe illallah"dediği vakit, o da bütün kalbiyle La ilâhe illallah" derse, Cennete girer "buyurdular" (Müslim, Salât, 12).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Namazın Sonunda Söylenir</span></span><br />
<br />
Ashabdan Abdullah İbn Zübeyr, her namazın sonunda, selâm verdiği vakit, şöyle derdi:<br />
<br />
"Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Yalnız O vardır. Şeriki yoktur; mülk O'nundur, hamd da O'na mahsustur. Hem O, her şeye kâdirdir. Güç ve kuvvet ancak Allah'a mahsustur (Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh). Allah'dan başka hiç bir ilâh yoktur. Biz de ancak O'na ibâdet ederiz. Nimet O'nun, fazilet O'nun, güzel senâ(övgü) da O'nundur. Kâfirler patlasa da, dinde samimi olarak Allah'dan başka ilâh yoktur deriz." İbn Zübeyr: "Rasûlullah (s.a.s), her namazın sonunda bunlarla tehlil yapardı"demiştir (Müslim, Mesacid, 139).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Evden Çıkarken Okunur</span></span><br />
<br />
Enes b. Mâlik tarafından rivâyet edilen bir hadiste Hz. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Evinden çıkarken ,şu duâyı okuyan kişiye bu duâ kâfidir. O adam muhafaza altına alınır. Şeytan da o adamdan uzaklaşıp bir kenara çekilir. O duâ: Bismillâhi tevekeltü alallâhi lâ havle velâ kuvvete illâ billâh'tır" (Tirmizi, Daavât, 34).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Hacerül Esved Karşısında Okunur</span></span><br />
<br />
"Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" duâsının okunduğu bir başka yer de Hacerül-Esved'in karşısıdır (İbn Mâce, Hacc, 32).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm okumanın fazileti</span></span><br />
<br />
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesinin fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:<br />
<br />
    "Her kim günde yüz defa 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' derse, günahları denizin köpükleri kadar da olsa bağışlanır." (Tirmizî, Da'avât, 82.)<br />
    "Her kim sabahleyin üç defa 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' derse, o gün ona hiçbir şey zarar vermez." (Tirmizî, Da'avât, 82.)<br />
    "Her kim geceleyin üç defa 'Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm' derse, o gece ona hiçbir şey zarar vermez." (Tirmizî, Da'avât, 82.)<br />
    "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm" ifadesi, Müslümanların sık sık zikretmesi gereken bir ifadedir. Bu ifade, Müslümanlara Allah'a tevekkül etmeyi, O'ndan yardım istemeyi ve O'na sığınmayı hatırlatır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim neye iyi gelir?</span></span><br />
<br />
(Bismillâhirrahmânirrahim ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil' aliyyil'azim) okumak, sinir hastalığına ve bütün sıkıntılara iyi gelir. Anlamı şöyledir: Güçlükte desteğim, sıkıntıda imdâdıma yetişen, her an görüp gözeten Rabbim, beni muhafaza et, sonsuz kudretinle, bana yardım eyle!<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billah kaç kere okunur?</span></span><br />
<br />
La havle vela kuvvete duasının okuma adeti hakkında alimlerimiz tarafından en yaygın okunma şekli 1000 kere okunmak şeklindedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim namazda okunur mu?</span></span><br />
<br />
Bu kısa ve özlü cümle, müezzin ezan okurken, namazlardan sonra, bir yolculuk esnasında, yolculuk dönüşünde veya yapılan herhangi bir hayırlı iş ve amelden sonra veyahut da herhangi bir zaman ve mekâna bağlı olmaksızın uygun olan her yer ve zamanda bizzat Peygamber Efendimiz tarafından okunmuş ve Ashâba da tavsiye etmiştir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">La havle vela kuvvete illa billah nasıl okunur?</span></span><br />
<br />
Sübhânallâhi ve'l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm" diyen, sonra da bağışlanmayı dileyen bağışlanır, dua edenin duası kabul edilir, abdest alanın (ve namaz kılanın namazı) makbul olur" (Buhârî, "Teheccüd", 21).</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Peygamber Efendimizden Tavsiye Edilen Günlük Okunması Gereken Zikirler Nelerdir?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1063</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 01:19:04 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1063</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Peygamber Efendimizden Tavsiye Edilen Günlük Okunması Gereken Zikirler Nelerdir?</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZİKİR NE DEMEK?</span><br />
<br />
“Ze-ke-ra” kökünden gelen zikir kelimesi, lügatte; zihinde tutmak, ezberlemek, unutmaksızın hatırda kalmasını sağlamak, kadrini bilmek, mükâfatlandırmak, övgü, senâ, öğüt gibi mânâlara gelmektedir.<br />
<br />
Kur’ân-ı Kerîm’de ise; “hatırlamak, anmak, gereğini yapmakla birlikte hatıra getirmek, mükâfatlandırmak, övmek, şükrünü edâ etmek, tekbir getirmek, duâ ve yakarışta bulunmak, söz, kıssa, haber, kitap, şan, şeref, vaaz, ibadet etmek, ibret almak, delil görmek, îman etmek, itaat etmek, kulluk yapmak, okumak, namaz kılmak, vahiy ve yol göstermek”[1] gibi mânâlarıyla 290 yerde kullanılmıştır. Bunlardan birçoğu “zekera” kökünden türeyen kelimelerdir. Tezkire, tezekkür, mezkûr ve zâkir gibi…<br />
<br />
Zikir, Âlemlerin Rabbinin varlığını, emir ve nehiylerini, tesbihâtını, günlük hayatın her ânında canlı tutmak, dünyanın çekici bütün ihtişam, süs ve meşguliyetlerine rağmen yaratılış gayesinin şuurunda olmak, itaat ve teslimiyette bulunmaktır. Nitekim en büyük zikir olan Kitab/Kur’ân-ı Kerîm, Âlemlerin Rabbinin “Kelâmullâh”ı ve “Kutlu mesajı”dır. Onunla kurulan kalbî beraberlik, yapılan çalışma, tâlim, tekrar, itaat ve ittibâ; en büyük zikirdir. Bu zikir, hem kalbî beraberliği değerli, şanlı, şerefli kıldığı gibi; hem de zikrin sonunda ulaşılan ilim, terbiye ve kemâlâtla, insana kendisinden istenen başarıyı kazandırmış olmaktadır. Âyet-i kerîmelerde:<br />
<br />
“…Sana bu Zikr’i (Kur’ân’ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, tâ ki düşünüp öğüt alsınlar.” (en-Nahl, 44)<br />
<br />
“Sen ancak zikre (Kur’ân’a) uyan ve görmeden Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin...” (Yâsîn, 11) buyrulmuştur.<br />
<br />
Kitap, Âlemlerin Rabbini tanıttığı, öğrettiği gibi; öğüt ve nasihat olarak dünya ve âhiretin mahiyetini, hesâbı, haşri, ölümü ve hayatı anlatmakta; hattâ geçmiş kavimlerin hayatlarından ve âkıbetlerinden bilgiler vererek ikazlarda bulunmaktadır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZİKİRDEN MAHRUM OLMAK</span><br />
<br />
Tâhâ sûresinde; “Benim zikrimden yüz çeviren kimseye dar bir geçim vardır…” (Tâhâ, 124) şeklinde geçen “zikir” kelimesini müfessirler, genel olarak Allâh’ı inkâr etme, O’nun öğrettiği ve gösterdiği yola ittibâ etmeme, emir ve nehiylerine itaat etmeme gibi mânâlarla açıklamaktadırlar. Âyetin devamında geçen “dar bir geçim vardır” ifadesini de Allâh’ın hoşnutluğundan uzak düşme, mü’min olarak teslim olamamanın verdiği hüsran ve mahrumiyet olarak yorumlamaktadırlar.[2]<br />
<br />
Dolayısıyla zikirden uzak kalmak, nasipsiz olmak, mahrûmiyet, hem dünyevî hem uhrevî dar bir geçim, sıkıntı ve sıklet olarak tasvir edilmektedir. Hattâ müşrik ve münâfıklara verilen refah, mal-mülk ve dünyevî nîmetler dahî, dar geçimin sıkıntı ve sıkletin içine girmektedir. Nitekim dünya ve dünya nimetlerinin Allah Teâlâ’nın indinde hiçbir değer ve kıymeti yoktur. Hattâ Âlemlerin Rabbi, bazı kullarına âhiret sorgusunu ve azâbını daha fazla çetinleştirmek üzere -kahrından- verdiğini bildirmektedir. Zümer Sûresi’nde:<br />
<br />
“…Allâh’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.” (ez-Zümer, 22) âyetinde de vurgulandığı gibi, dünyevî başarı ve kazançlar kıstas değildir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">KURAN’DA ZİKİR İLE İLGİLİ AYETLER</span><br />
<br />
“Kitaptan sana vahyedileni oku, namazı îtinayla kıl. Kuşkusuz namaz, hayâsızlıktan ve her türlü kötülükten alıkoyar. Allâh’ı zikretmek, elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah ne yaparsanız hepsini bilir.” (el-Ankebût, 45)<br />
<br />
“Artık siz Beni anın ki, Ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (el-Bakara, 152)<br />
<br />
“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerinde yatarken Allâh’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler…” (Âl-i İmrân, 191)<br />
<br />
“Allâh’ı nefsinde, içinde huşû ve korku ile gece-gündüz, açık ve gizli zikret. Sakın gafillerden olma!” (el-A’râf, 205)<br />
<br />
“Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin.” (el-Ahzâb, 41)<br />
<br />
“…Münâfıklar namaza üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allâh’ı da pek az hatıra getirirler.” (en-Nisâ, 142)<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem:<br />
<br />
“-Size amellerinizin en hayırlısını ve Rabbiniz katında derecelerinizi en çok yükselteni, sizin için altın, gümüş vermenizden ve düşmanınızla sabahleyin karşılaşıp boyunlarını vurmanızdan ve onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanı haber vereyim mi?” diye sordu. Sahâbîler:<br />
<br />
“-Evet, yâ Rasûlâllah! Haber ver.” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“-Âlemlerin Rabbini zikretmektir!” buyurdu.[3]<br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NASIL ZİKİR?</span><br />
<br />
Anmak, gereğini yapmak sûretiyle hatırda tutmak, duâ ve yakarışta bulunmak, ibadet etmek, ibret almak, yol göstermek gibi mânâlara geldiğini söylediğimiz zikri, Ebû Nasr es-Serrâc şöyle sınıflandırmıştır:<br />
<br />
“Lisanla yapılan zikrin sevabı bire on, kalp ile yapılan zikrin sevabı bire yedi yüz misliyle verilmektedir. Bunun yanında, zikrin en ileri mertebesi olan Hakk’a yakınlık dolayısıyla muhabbet ve hayâ ile dolmanın sevabı ise sayılamayacak ve tartılamayacak derecede yüksektir.”<br />
<br />
Nihayetinde yaratılış maksadı olan itaat ve zikir, doğumdan ölüme kadar süren hayatın mi‘yârı; yani ayar vereni, düzenleyicisi, kıymet verenidir.<br />
<br />
Sûfîler de makbul olan zikrin Allah’tan başka her şeyi unutmakla ve mâsivâyı terk etmekle gerçekleşeceğini bildirmişlerdir.<br />
<br />
Sehl bin Abdullah’a göre zikir, Allâh’ın seni gördüğü hususunda kesin bilgiye ulaşmak, kalbinle O’nun sana senden daha yakın olduğunu görerek O’ndan hayâ etmek, bu durumu nefsine ve davranışlarına yansıtmaktır. Hâlis bir zikir için öncelikle takvânın gerçekleşmesi gerekir. Gerçek takvâ, haramlardan kaçınmak ve faydasız/gereksiz şeylerden uzaklaşmakla elde edilir.[4]<br />
<br />
Bunu Fahruddin er-Râzî şu şekilde açıklar:<br />
<br />
“Zikir, lisânın zikri, kalbin zikri ve rûhun zikri olarak bölümlere ayrılır. Dilin zikri, tâzim ve senâya delâlet eden kelimeleri söylemektir. Kalbin zikri, Allâh’ın zâtına ve sıfatlarına dâir hükümlere vâkıf olmak için emir ve nehiyleri üzerinde düşünmek ve çalışmaktır. Uzuvların zikri ise, uzuvların ibadette, halka ve Hakk’a hizmette kullanılmasıdır. Bunun için Allah namaza zikir adını vererek, «Allâh’ın zikrine koşunuz» buyurmuştur. Gözlerin zikri ağlamak, kulakların zikri dinlemek, dilin zikri hamd ü senâ etmek, ellerin zikri Allah yolunda sadaka vermek, yardım ve hizmet etmektir. Bedenin zikri vefâ, kalbin zikri Allah’tan korkmak ve rahmetini ummak (havf ve recâ), rûhun zikri ise teslim ve rızâdır.”[5]<br />
<br />
İmâm-ı Gazâlî -rahmetullâhi aleyh- ise, zikreden “zâkir”i; zikrullâhın şerefinden dolayı şehâdet rütbesiyle vasıflandırır ve şöyle söyler:<br />
<br />
“Yaşamakta esas gâye, son nefestir. Yani kalp, mâsivâ ile tamamen alâkasız bulunarak Allâh’a dalmış bir vaziyette dünyayı terk edip Allâh’a yönelmelidir. Zâkir kul, Allah’ta müstağrak olmaya gücü yeterse bu insan, savaş safında ölmüş gibidir. Çünkü canından, âilesinden, malından ve çocuklarından tamamen arzusunu kesmiştir. Hattâ dünyadan tamamen vazgeçmiştir. Zira dünya, yaşamak için sevilir. Hâlbuki Allâh’ın muhabbeti ve rızâsını kazanmak çabası içerisinde olan zâkir için dünya hayatının kıymeti yoktur. İşte bu, Allah indinde en büyük noktadır. Ve bundan dolayıdır ki şehâdet, büyük mertebeyi hâiz olmuştur.”[6]<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NAMAZ VE ZİKİR</span><br />
<br />
En büyük zikirlerden biri de hiç şüphesiz namazdır. Kudsî hadîste Âlemlerin Rabbi:<br />
<br />
“Ben namazı kulumla kendi aramda ikiye böldüm. Yarısı Bana, öbür yarısı kuluma aittir...” buyurmuştur. (Müslim, Salât, 38)<br />
<br />
Namaz, hadîs-i şerîflerde, “dînin direği[7], mü’minle müşriğin alâmet-i fârikası[8], en hayırlı ibadet[9]” olarak bildirilmiştir. Namaz, diğer bütün ibadetleri içinde toplayan şâmil bir ibadettir.[10] Namazla yapılan zikir, Âlemlerin Rabbi katında bizzat müşerref olunarak yapılan zikir gibidir. Namazla yapılan zikir, Âlemlerin Rabbinin dâvetiyle kabul edilmiş bir zikirdir. Zira kulun Rabbine en yakın olduğu hâlde yaptığı bir zikirdir. Bu vesîle ile namaza dururken en güzel kıyafetler giyilir, ağız kokusu yapan rahatsız edici yiyeceklerden sakınılır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">TAVSİYE EDİLEN GÜNLÜK ZİKİRLER</span><br />
<br />
Peygamber Efendimizin sünnetine uygun olarak tavsiye edilen günlük zikirler.<br />
<br />
Günlük zikirler:<br />
<br />
1. Estağfirullah.<br />
<br />
2. Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.<br />
<br />
3. Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil azîm.<br />
<br />
4. Allâhümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike.<br />
<br />
5. Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.<br />
<br />
6. Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî ve rızâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî.<br />
<br />
7. Sübhânallâhi ve bihamdihî.<br />
<br />
8. Allâhümme Salli alâ Seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammed.<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“Allâh’ı anmaksızın çok konuşmayın. Allâh’ın zikri dışında çok söz söylemek, kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanların ise, Allah’tan en uzak kimseler olduğu kesindir.” buyurmuştur. (Tirmizî, Zühd, 62)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">1. Estağfirullah.</span><br />
<br />
Bakara sûresinde; “…Allah çok tevbe edenleri ve içi dışı temiz olanları sever.” (el-Bakara, 222) buyrulmuştur.<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
“Vallâhi ben günde yetmiş kereden fazla bağışlanma diler, Allah’a tevbe ederim.” (Buhârî, Deavât, 3)<br />
<br />
“İstiğfâra devam edeni, Allah umulmadık yerde ve zamanda rızıklandırır, her türlü sıkıntıdan kurtarır.” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26/1518; İbn-i Mâce, Edeb, 57)<br />
<br />
“(Kıyamet günü) amel defterinde çok istiğfar bulunan kimseye müjdeler olsun!” (İbn-i Mâce, Edeb, 57)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">2. “Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem:<br />
<br />
“Kim, «Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr: (Allah’tan başka ilâh yoktur, O tektir, O’nun benzeri yoktur, mülk O’nundur. Hamd O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter.)» zikrini günde yüz kere söylerse; kendisine on köle âzâd etmiş gibi sevap verilir. Yüz sevap yazılır, yüz günâhı silinir. Akşama karşı onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel getiremez.” buyurmuştur. (Buhârî, Ezan, 155)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">3. “Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil azîm”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“Dile hafif, mîzâna konduğunda ağır gelen ve Rahman olan Allâh’ı hoşnut eden iki cümle vardır: «Sübhânallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil azîm» (Ben, Allâh’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamd ederim. Ben, Yüce Allâh’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tekrar tenzih ederim)” buyurmuştur. (Buhârî, Tevhid, 58)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">4. “Allâhümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Muâz bin Cebel’in elinden tutarak:<br />
<br />
“-Ey Muâz, her namazdan sonra şu duâyı okumanı tavsiye ediyorum.” buyurmuş ve şöyle demiştir:<br />
<br />
«Allâhümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike»<br />
<br />
(Allâh’ım, Seni zikredebilmem, Sana şükredebilmem ve Sana güzelce ibadet edebilmem için bana yardım et.)” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">5. “Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâḥu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
«Sübhânallâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.» (Allah bütün noksanlıklardan münezzehtir. Bütün hamdler O’na mahsustur. Allah’tan başka söz sahibi yoktur. Allah en büyüktür, azamet sahibi Yüce Allah’tan başka güç ve kudret sahibi yoktur.) demek, benim için üzerine Güneş doğan her şeyden daha kıymetlidir.” buyurmuştur. (Müslim, Zikir, 32)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">6. “Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî ve rızâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, sabah namazından kuşluk vaktine kadar zikir yapan Cüveyriye Vâlidemize:<br />
<br />
“-Sabah namazından sonra üç kez söylemiş olduğun şu tesbih, bütün onların sevâbına eşittir.” buyurmuş[11] ve zikri şöyle tâlim etmiştir:<br />
<br />
“Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî ve rızâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî.”<br />
<br />
(Yarattıkların adedince, râzı olduğun nefisler adedince, Arşının güzellikleri sayısınca ve kelimelerin adedince Sana hamd ederek Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">7. “Sübhânallâhi ve bihamdihî”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“Kim günde yüz kere «Sübhanallâhi ve bihamdihî» (Allâh’a hamd ederek, O’nu bütün noksanlıklardan tenzih ederim.) derse, hataları dökülür, hattâ denizin köpüğü kadar çok olsa bile.” buyurmuştur. (Buhârî, Deavât, 54)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">8. “Allâhümme Salli alâ Seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammed”</span><br />
<br />
Allah Teâlâ:<br />
<br />
“Ey îman edenler! Allah ve melekleri Peygamber’e çok salavât getirirler. Siz de O’na salavât getirin ve tam bir teslîmiyetle selâm verin.” buyurmuştur. (el-Ahzâb, 56)<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, “Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât okuyanıdır.” buyurmuştur. (Tirmizî, Vitr, 21)<br />
<br />
O hâlde dilimiz döndüğünce Peygamber Efendimize, âline, ehl-i beytine ve ashâbına salât ü selâm getirerek onlarla dünyevî ve uhrevî birlikteliğimizi artırmaya çalışalım. Zîrâ bu fânî dünyada onlardan daha yakın ve vefâlı bir dost bulmamız zordur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Dipnotlar:</span><br />
<br />
[1] Kur’ânî Kavramlar, Kur’ân Lügati.<br />
<br />
[2] Taberî, Câmiu’l-Beyân, XVI, 225, 227.<br />
<br />
[3] İmâm-ı Mâlik, Muvatta, I, 211.<br />
<br />
[4] Şehâbeddin es-Sühreverdî, sh: 221-222.<br />
<br />
[5] et-Tergîb ve’t-Terhîb, II, sh: 399.<br />
<br />
[6] et-Tergîb ve’t-Terhîb, II, sh: 399-400.<br />
<br />
[7] Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, III, 39.<br />
<br />
[8] Müslim, Îman, 134.<br />
<br />
[9] Bkz: Buhârî, Mevâkît, 5; Cihâd, 1, Edeb, 1; Müslim, Îmân, 137-139.<br />
<br />
[10] Ömer Nasûhî Bilmen, İlmihal, sh: 104.<br />
<br />
[11] Müslim, Zikir, 79.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Peygamber Efendimizden Tavsiye Edilen Günlük Okunması Gereken Zikirler Nelerdir?</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZİKİR NE DEMEK?</span><br />
<br />
“Ze-ke-ra” kökünden gelen zikir kelimesi, lügatte; zihinde tutmak, ezberlemek, unutmaksızın hatırda kalmasını sağlamak, kadrini bilmek, mükâfatlandırmak, övgü, senâ, öğüt gibi mânâlara gelmektedir.<br />
<br />
Kur’ân-ı Kerîm’de ise; “hatırlamak, anmak, gereğini yapmakla birlikte hatıra getirmek, mükâfatlandırmak, övmek, şükrünü edâ etmek, tekbir getirmek, duâ ve yakarışta bulunmak, söz, kıssa, haber, kitap, şan, şeref, vaaz, ibadet etmek, ibret almak, delil görmek, îman etmek, itaat etmek, kulluk yapmak, okumak, namaz kılmak, vahiy ve yol göstermek”[1] gibi mânâlarıyla 290 yerde kullanılmıştır. Bunlardan birçoğu “zekera” kökünden türeyen kelimelerdir. Tezkire, tezekkür, mezkûr ve zâkir gibi…<br />
<br />
Zikir, Âlemlerin Rabbinin varlığını, emir ve nehiylerini, tesbihâtını, günlük hayatın her ânında canlı tutmak, dünyanın çekici bütün ihtişam, süs ve meşguliyetlerine rağmen yaratılış gayesinin şuurunda olmak, itaat ve teslimiyette bulunmaktır. Nitekim en büyük zikir olan Kitab/Kur’ân-ı Kerîm, Âlemlerin Rabbinin “Kelâmullâh”ı ve “Kutlu mesajı”dır. Onunla kurulan kalbî beraberlik, yapılan çalışma, tâlim, tekrar, itaat ve ittibâ; en büyük zikirdir. Bu zikir, hem kalbî beraberliği değerli, şanlı, şerefli kıldığı gibi; hem de zikrin sonunda ulaşılan ilim, terbiye ve kemâlâtla, insana kendisinden istenen başarıyı kazandırmış olmaktadır. Âyet-i kerîmelerde:<br />
<br />
“…Sana bu Zikr’i (Kur’ân’ı) indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, tâ ki düşünüp öğüt alsınlar.” (en-Nahl, 44)<br />
<br />
“Sen ancak zikre (Kur’ân’a) uyan ve görmeden Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin...” (Yâsîn, 11) buyrulmuştur.<br />
<br />
Kitap, Âlemlerin Rabbini tanıttığı, öğrettiği gibi; öğüt ve nasihat olarak dünya ve âhiretin mahiyetini, hesâbı, haşri, ölümü ve hayatı anlatmakta; hattâ geçmiş kavimlerin hayatlarından ve âkıbetlerinden bilgiler vererek ikazlarda bulunmaktadır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">ZİKİRDEN MAHRUM OLMAK</span><br />
<br />
Tâhâ sûresinde; “Benim zikrimden yüz çeviren kimseye dar bir geçim vardır…” (Tâhâ, 124) şeklinde geçen “zikir” kelimesini müfessirler, genel olarak Allâh’ı inkâr etme, O’nun öğrettiği ve gösterdiği yola ittibâ etmeme, emir ve nehiylerine itaat etmeme gibi mânâlarla açıklamaktadırlar. Âyetin devamında geçen “dar bir geçim vardır” ifadesini de Allâh’ın hoşnutluğundan uzak düşme, mü’min olarak teslim olamamanın verdiği hüsran ve mahrumiyet olarak yorumlamaktadırlar.[2]<br />
<br />
Dolayısıyla zikirden uzak kalmak, nasipsiz olmak, mahrûmiyet, hem dünyevî hem uhrevî dar bir geçim, sıkıntı ve sıklet olarak tasvir edilmektedir. Hattâ müşrik ve münâfıklara verilen refah, mal-mülk ve dünyevî nîmetler dahî, dar geçimin sıkıntı ve sıkletin içine girmektedir. Nitekim dünya ve dünya nimetlerinin Allah Teâlâ’nın indinde hiçbir değer ve kıymeti yoktur. Hattâ Âlemlerin Rabbi, bazı kullarına âhiret sorgusunu ve azâbını daha fazla çetinleştirmek üzere -kahrından- verdiğini bildirmektedir. Zümer Sûresi’nde:<br />
<br />
“…Allâh’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.” (ez-Zümer, 22) âyetinde de vurgulandığı gibi, dünyevî başarı ve kazançlar kıstas değildir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">KURAN’DA ZİKİR İLE İLGİLİ AYETLER</span><br />
<br />
“Kitaptan sana vahyedileni oku, namazı îtinayla kıl. Kuşkusuz namaz, hayâsızlıktan ve her türlü kötülükten alıkoyar. Allâh’ı zikretmek, elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah ne yaparsanız hepsini bilir.” (el-Ankebût, 45)<br />
<br />
“Artık siz Beni anın ki, Ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” (el-Bakara, 152)<br />
<br />
“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerinde yatarken Allâh’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler…” (Âl-i İmrân, 191)<br />
<br />
“Allâh’ı nefsinde, içinde huşû ve korku ile gece-gündüz, açık ve gizli zikret. Sakın gafillerden olma!” (el-A’râf, 205)<br />
<br />
“Ey îmân edenler! Allâh’ı çokça zikredin.” (el-Ahzâb, 41)<br />
<br />
“…Münâfıklar namaza üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allâh’ı da pek az hatıra getirirler.” (en-Nisâ, 142)<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem:<br />
<br />
“-Size amellerinizin en hayırlısını ve Rabbiniz katında derecelerinizi en çok yükselteni, sizin için altın, gümüş vermenizden ve düşmanınızla sabahleyin karşılaşıp boyunlarını vurmanızdan ve onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı olanı haber vereyim mi?” diye sordu. Sahâbîler:<br />
<br />
“-Evet, yâ Rasûlâllah! Haber ver.” dediler. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“-Âlemlerin Rabbini zikretmektir!” buyurdu.[3]<br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NASIL ZİKİR?</span><br />
<br />
Anmak, gereğini yapmak sûretiyle hatırda tutmak, duâ ve yakarışta bulunmak, ibadet etmek, ibret almak, yol göstermek gibi mânâlara geldiğini söylediğimiz zikri, Ebû Nasr es-Serrâc şöyle sınıflandırmıştır:<br />
<br />
“Lisanla yapılan zikrin sevabı bire on, kalp ile yapılan zikrin sevabı bire yedi yüz misliyle verilmektedir. Bunun yanında, zikrin en ileri mertebesi olan Hakk’a yakınlık dolayısıyla muhabbet ve hayâ ile dolmanın sevabı ise sayılamayacak ve tartılamayacak derecede yüksektir.”<br />
<br />
Nihayetinde yaratılış maksadı olan itaat ve zikir, doğumdan ölüme kadar süren hayatın mi‘yârı; yani ayar vereni, düzenleyicisi, kıymet verenidir.<br />
<br />
Sûfîler de makbul olan zikrin Allah’tan başka her şeyi unutmakla ve mâsivâyı terk etmekle gerçekleşeceğini bildirmişlerdir.<br />
<br />
Sehl bin Abdullah’a göre zikir, Allâh’ın seni gördüğü hususunda kesin bilgiye ulaşmak, kalbinle O’nun sana senden daha yakın olduğunu görerek O’ndan hayâ etmek, bu durumu nefsine ve davranışlarına yansıtmaktır. Hâlis bir zikir için öncelikle takvânın gerçekleşmesi gerekir. Gerçek takvâ, haramlardan kaçınmak ve faydasız/gereksiz şeylerden uzaklaşmakla elde edilir.[4]<br />
<br />
Bunu Fahruddin er-Râzî şu şekilde açıklar:<br />
<br />
“Zikir, lisânın zikri, kalbin zikri ve rûhun zikri olarak bölümlere ayrılır. Dilin zikri, tâzim ve senâya delâlet eden kelimeleri söylemektir. Kalbin zikri, Allâh’ın zâtına ve sıfatlarına dâir hükümlere vâkıf olmak için emir ve nehiyleri üzerinde düşünmek ve çalışmaktır. Uzuvların zikri ise, uzuvların ibadette, halka ve Hakk’a hizmette kullanılmasıdır. Bunun için Allah namaza zikir adını vererek, «Allâh’ın zikrine koşunuz» buyurmuştur. Gözlerin zikri ağlamak, kulakların zikri dinlemek, dilin zikri hamd ü senâ etmek, ellerin zikri Allah yolunda sadaka vermek, yardım ve hizmet etmektir. Bedenin zikri vefâ, kalbin zikri Allah’tan korkmak ve rahmetini ummak (havf ve recâ), rûhun zikri ise teslim ve rızâdır.”[5]<br />
<br />
İmâm-ı Gazâlî -rahmetullâhi aleyh- ise, zikreden “zâkir”i; zikrullâhın şerefinden dolayı şehâdet rütbesiyle vasıflandırır ve şöyle söyler:<br />
<br />
“Yaşamakta esas gâye, son nefestir. Yani kalp, mâsivâ ile tamamen alâkasız bulunarak Allâh’a dalmış bir vaziyette dünyayı terk edip Allâh’a yönelmelidir. Zâkir kul, Allah’ta müstağrak olmaya gücü yeterse bu insan, savaş safında ölmüş gibidir. Çünkü canından, âilesinden, malından ve çocuklarından tamamen arzusunu kesmiştir. Hattâ dünyadan tamamen vazgeçmiştir. Zira dünya, yaşamak için sevilir. Hâlbuki Allâh’ın muhabbeti ve rızâsını kazanmak çabası içerisinde olan zâkir için dünya hayatının kıymeti yoktur. İşte bu, Allah indinde en büyük noktadır. Ve bundan dolayıdır ki şehâdet, büyük mertebeyi hâiz olmuştur.”[6]<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">NAMAZ VE ZİKİR</span><br />
<br />
En büyük zikirlerden biri de hiç şüphesiz namazdır. Kudsî hadîste Âlemlerin Rabbi:<br />
<br />
“Ben namazı kulumla kendi aramda ikiye böldüm. Yarısı Bana, öbür yarısı kuluma aittir...” buyurmuştur. (Müslim, Salât, 38)<br />
<br />
Namaz, hadîs-i şerîflerde, “dînin direği[7], mü’minle müşriğin alâmet-i fârikası[8], en hayırlı ibadet[9]” olarak bildirilmiştir. Namaz, diğer bütün ibadetleri içinde toplayan şâmil bir ibadettir.[10] Namazla yapılan zikir, Âlemlerin Rabbi katında bizzat müşerref olunarak yapılan zikir gibidir. Namazla yapılan zikir, Âlemlerin Rabbinin dâvetiyle kabul edilmiş bir zikirdir. Zira kulun Rabbine en yakın olduğu hâlde yaptığı bir zikirdir. Bu vesîle ile namaza dururken en güzel kıyafetler giyilir, ağız kokusu yapan rahatsız edici yiyeceklerden sakınılır.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">TAVSİYE EDİLEN GÜNLÜK ZİKİRLER</span><br />
<br />
Peygamber Efendimizin sünnetine uygun olarak tavsiye edilen günlük zikirler.<br />
<br />
Günlük zikirler:<br />
<br />
1. Estağfirullah.<br />
<br />
2. Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.<br />
<br />
3. Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil azîm.<br />
<br />
4. Allâhümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike.<br />
<br />
5. Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.<br />
<br />
6. Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî ve rızâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî.<br />
<br />
7. Sübhânallâhi ve bihamdihî.<br />
<br />
8. Allâhümme Salli alâ Seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammed.<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“Allâh’ı anmaksızın çok konuşmayın. Allâh’ın zikri dışında çok söz söylemek, kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanların ise, Allah’tan en uzak kimseler olduğu kesindir.” buyurmuştur. (Tirmizî, Zühd, 62)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">1. Estağfirullah.</span><br />
<br />
Bakara sûresinde; “…Allah çok tevbe edenleri ve içi dışı temiz olanları sever.” (el-Bakara, 222) buyrulmuştur.<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
“Vallâhi ben günde yetmiş kereden fazla bağışlanma diler, Allah’a tevbe ederim.” (Buhârî, Deavât, 3)<br />
<br />
“İstiğfâra devam edeni, Allah umulmadık yerde ve zamanda rızıklandırır, her türlü sıkıntıdan kurtarır.” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26/1518; İbn-i Mâce, Edeb, 57)<br />
<br />
“(Kıyamet günü) amel defterinde çok istiğfar bulunan kimseye müjdeler olsun!” (İbn-i Mâce, Edeb, 57)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">2. “Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem:<br />
<br />
“Kim, «Lâ ilâhe illâllâhu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr: (Allah’tan başka ilâh yoktur, O tektir, O’nun benzeri yoktur, mülk O’nundur. Hamd O’na mahsustur. O’nun her şeye gücü yeter.)» zikrini günde yüz kere söylerse; kendisine on köle âzâd etmiş gibi sevap verilir. Yüz sevap yazılır, yüz günâhı silinir. Akşama karşı onu şeytana karşı muhafaza eder. Bundan daha fazlasını okumayan hiçbir kimse, o adamınkinden daha efdal bir amel getiremez.” buyurmuştur. (Buhârî, Ezan, 155)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">3. “Sübhanallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil azîm”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“Dile hafif, mîzâna konduğunda ağır gelen ve Rahman olan Allâh’ı hoşnut eden iki cümle vardır: «Sübhânallâhi ve bihamdihî sübhânallâhil azîm» (Ben, Allâh’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamd ederim. Ben, Yüce Allâh’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tekrar tenzih ederim)” buyurmuştur. (Buhârî, Tevhid, 58)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">4. “Allâhümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Muâz bin Cebel’in elinden tutarak:<br />
<br />
“-Ey Muâz, her namazdan sonra şu duâyı okumanı tavsiye ediyorum.” buyurmuş ve şöyle demiştir:<br />
<br />
«Allâhümme eınnî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike»<br />
<br />
(Allâh’ım, Seni zikredebilmem, Sana şükredebilmem ve Sana güzelce ibadet edebilmem için bana yardım et.)” (Ebû Dâvûd, Vitir, 26)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">5. “Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâḥu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
«Sübhânallâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illâllâhu vallâhu ekber, velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.» (Allah bütün noksanlıklardan münezzehtir. Bütün hamdler O’na mahsustur. Allah’tan başka söz sahibi yoktur. Allah en büyüktür, azamet sahibi Yüce Allah’tan başka güç ve kudret sahibi yoktur.) demek, benim için üzerine Güneş doğan her şeyden daha kıymetlidir.” buyurmuştur. (Müslim, Zikir, 32)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">6. “Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî ve rızâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî.”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, sabah namazından kuşluk vaktine kadar zikir yapan Cüveyriye Vâlidemize:<br />
<br />
“-Sabah namazından sonra üç kez söylemiş olduğun şu tesbih, bütün onların sevâbına eşittir.” buyurmuş[11] ve zikri şöyle tâlim etmiştir:<br />
<br />
“Sübhânallâhi ve bihamdihî adede halkıhî ve rızâ nefsihî ve zinete arşihî ve midâde kelimâtihî.”<br />
<br />
(Yarattıkların adedince, râzı olduğun nefisler adedince, Arşının güzellikleri sayısınca ve kelimelerin adedince Sana hamd ederek Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">7. “Sübhânallâhi ve bihamdihî”</span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
“Kim günde yüz kere «Sübhanallâhi ve bihamdihî» (Allâh’a hamd ederek, O’nu bütün noksanlıklardan tenzih ederim.) derse, hataları dökülür, hattâ denizin köpüğü kadar çok olsa bile.” buyurmuştur. (Buhârî, Deavât, 54)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">8. “Allâhümme Salli alâ Seyyidinâ ve Nebiyyinâ Muhammed”</span><br />
<br />
Allah Teâlâ:<br />
<br />
“Ey îman edenler! Allah ve melekleri Peygamber’e çok salavât getirirler. Siz de O’na salavât getirin ve tam bir teslîmiyetle selâm verin.” buyurmuştur. (el-Ahzâb, 56)<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de, “Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât okuyanıdır.” buyurmuştur. (Tirmizî, Vitr, 21)<br />
<br />
O hâlde dilimiz döndüğünce Peygamber Efendimize, âline, ehl-i beytine ve ashâbına salât ü selâm getirerek onlarla dünyevî ve uhrevî birlikteliğimizi artırmaya çalışalım. Zîrâ bu fânî dünyada onlardan daha yakın ve vefâlı bir dost bulmamız zordur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Dipnotlar:</span><br />
<br />
[1] Kur’ânî Kavramlar, Kur’ân Lügati.<br />
<br />
[2] Taberî, Câmiu’l-Beyân, XVI, 225, 227.<br />
<br />
[3] İmâm-ı Mâlik, Muvatta, I, 211.<br />
<br />
[4] Şehâbeddin es-Sühreverdî, sh: 221-222.<br />
<br />
[5] et-Tergîb ve’t-Terhîb, II, sh: 399.<br />
<br />
[6] et-Tergîb ve’t-Terhîb, II, sh: 399-400.<br />
<br />
[7] Beyhakî, Şuabü’l-Îmân, III, 39.<br />
<br />
[8] Müslim, Îman, 134.<br />
<br />
[9] Bkz: Buhârî, Mevâkît, 5; Cihâd, 1, Edeb, 1; Müslim, Îmân, 137-139.<br />
<br />
[10] Ömer Nasûhî Bilmen, İlmihal, sh: 104.<br />
<br />
[11] Müslim, Zikir, 79.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ayetel Kürsi duası okunuşu ve anlamı ve fazileti ve faydaları nelerdir?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1062</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 00:58:04 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1062</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi duası okunuşu ve anlamı ve fazileti ve faydaları nelerdir?</span><br />
<br />
    Ayetel Kürsi duası okunuşu ve anlamı nedir? Ayet-el Kürsi nasıl indirildi? Ayetel Kürsi okumanın fazileti ve faydaları neler? Ayet el Kürsi nerelerde okunur? Ayetel Kürsi Arapça, Türkçe okunuşu ve anlamı. Ayetel Kürsi duasını tefsiri ve açıklamalarıyla sizler için derledik. Ayetel kürsi oku, dinle, takip et...<br />
<br />
“Kur’an’ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü’l-kürsi’dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. ” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 2) "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Her şeyin bir şerefi var. Kur'an-ı Kerim'in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881).)</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ HAKKINDA KISACA BİLGİ</span><br />
<br />
    Ayetel Kürsi Bakara suresinin 255. ayetinde yer almaktadır. İçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Ayetü’l-kürsi” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l Kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır.<br />
<br />
    Bakara suresi Mushafta ikinci, nüzûl sıralamasında 87. sûredir, Medine’de nâzil olmuştur. Kur’an’ın en uzun sûresidir. Tamamının bir nüzûl sebebi olmamakla birlikte birçok âyeti için özel iniş sebepleri vardır. O âyetler açıklanırken nüzûl sebepleri hakkında da bilgi verilecektir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ ARAPÇA</span> <br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
اَللّٰهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ<br />
</span><br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ TÜRKÇE OKUNUŞU</span><br />
<br />
“Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.<br />
<br />
"Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim." (Bakara suresinin 255)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ TÜRKÇE ANLAMI </span><br />
<br />
Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla.<br />
<br />
"Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Bakara suresinin 255)</span><br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ İNİŞ SEBEBİ </span><br />
<br />
Müşrikler, tevhid inancını bir kenara bırakarak putlara tapıyor ve onların kendilerine şefaatçi olacaklarına inanıyor, Allah Teâlâ’ya inandıklarını söylemekle birlikte, O’nun ulûhiyetine ait sıfatlarını inkâr ediyorlardı. Mekke devrinde tevhid inancını ispat eden pek çok âyet-i kerîme nâzil olmuşsa da Âyetü’l-Kürsî, Medine döneminin ilk yıllarında, Allah Teâlâ’ya inanç konusundaki doğru itikadı âdeta bir deklarasyon şeklinde beyan etmek ve Mekke’de inmiş olan tevhid âyetlerinin ortak mânâsını özetlemek üzere indirildi. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(el-Mürşidî, vr:27/A)</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ NASIL İNDİRİLDİ?</span> <br />
<br />
Kur’ân-ı Kerîm, Peygamber Efendimiz’e 23 yılda parça parça indirilmiş, her inen âyet-i kerîme Peygamber Efendimiz tarafından vahiy kâtiplerine yazdırılmıştır. Tefsir kitaplarımızda kaydedildiğine göre bu âyet-i kerîme indiğinde Peygamber Efendimiz, vahiy kâtiplerinin başında gelen Zeyd bin Sâbit’i çağırarak bu âyet-i kerimeyi yazdırmıştır.<br />
<br />
Hazreti Ali’nin oğlu Muhammed bin Hanefiyye’den aktarıldığına göre bu âyet-i kerîme indiğinde yeryüzünde birtakım olağanüstü hâller yaşanmış, dünyada bulunan putlar yere düşmüş, krallar da dengelerini kaybederek taçlarını düşürmüşlerdir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ NERELERDE OKUNUR?</span><br />
<br />
Ayetel kürsi namaz içinde sure şeklinde okunduğu gibi, namazda tesbihden önce de okunur. Aynı zamanda bu ayeti namaz dışında dua olarak ihlas suresi, nas suresi ve felak sureleri ile birlikte okumanında iyi olduğu söylenmektedir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ'NİN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kur'an-ın Şerefesi Ayet-el Kürsi'dir</span><br />
<br />
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Her şeyin bir şerefi var. Kur'an-ı Kerim'in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir." (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881).)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hangi Ayet Daha Büyük?</span><br />
<br />
Übey İbnu Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Ebu'l-Münzir, Allah'ın Kitabından ezberinde bulunan hangi ayetin daha büyük olduğunu biliyor musun?" diye sordu. Ben: "O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur, O, Hayy'dır, Kayyûm'dur (yani diridir her şeye kıyam sağlayandır" (Bakara, 225) -ki buna Ayet'ü'l-Kürsi denir- dedim. Göğsüme vurdu ve: "İlim sana mübarek olsun ey Ebu'l-Münzir!" dedi." (Müslim, Ebu Davud, Vitr, 17, (Salat 325, (1460).)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okuyanı Muhafaza Eden Sure "Ayetel Kürsi"</span><br />
<br />
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Ha-mim el-Mü'min süresini baştan, 3. (dahil) ayetine kadar ve Ayete'l-Kürsiyi okuyacak olursa bu iki Kur'an kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sayesinde akşama kadar muhafaza edilirler." (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2882).)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kur'an'ın En Faziletli Ayeti</span><br />
<br />
Muhammed b. İsâ'dan nakledildiğine göre İbnü'l-Aska' şöyle der:<br />
<br />
"Adamın biri Hz. Peygamber'e gelip,<br />
<br />
'Kur'an'ın en faziletli âyeti hangisidir?' diye sordu. Resulullah (asm.) şöyle buyurdu:<br />
<br />
Âllah'u Lâilâhe illâ huve'l-Hayyu'l-Kayyûm... " (Müslim, Müsafirîn, 258; Ebû Dâvûd, el-Huruf ve'l-Kiraa, 35; İbn Hanbel, V/142).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başka bir hadisi şerifte şu şekilde geçmektedir:</span><br />
<br />
"Kur'an'ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü'l-kürsi'dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. " (Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'an, 2)<br />
<br />
    Ayetel Kürsi Şeytanı Evden Uzaklaştırır<br />
<br />
"Kur'an'ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü'l-kürsi'dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. " (Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'an, 2)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi En Faziletli Ayetlerdendir</span><br />
<br />
Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Âyetü'l-kürsî Kur'ân âyetlerinin şahıdır." (Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'an, 2)<br />
<br />
Bu âyet-i kerîmede Cenâb-ı Allah'ın yüceliği, sıfatları, kâinatta meydana gelen büyük olayların tamamen onun iradesi doğrultusunda vukû bulduğu, onun isteği ve izni olmadan hiç bir kimsenin başkasına şefaat edemeyeceği, O'nun kürsüsü, göklerde ve yerdekilerin ona ait olduğu hakkında bilgi verilmektedir.<br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ'NİN TEFSİRİ</span><br />
<br />
İçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Âyetü’l-kürsî” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l Kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır.<br />
<br />
Bir önceki âyette peygamberlerin getirdiği bunca âyet ve “beyyine”ye (imana götüren işaret ve delil) rağmen insanların ihtilâfa düştükleri, kiminin küfrü kiminin imanı tercih ettiği zikredilmişti. İnsanı imana götüren deliller, aklını kullanarak üzerinde düşüneceği “kendisinde ve yakından uzağa çevresinde (enfüs ve âfâk)”, peygamberleri desteklemek üzere Allah’ın onlara lutfettiği mûcizelerde ve vahiy yoluyla yapılan “sağlam delillere dayalı sözlü açıklamalar”da görülmektedir. Bu âyet gerçek mâbudu arayanlar için eşsiz ve başka hiçbir kaynaktan elde edilemez bir açıklamadır, delildir.<br />
<br />
Şevkânî’nin Buhârî, Müslim, Nesâî, Ahmed b. Hanbel gibi sahih kaynaklardan derlediği hadislerden birkaçı bile bu âyetin önemi hakkında bir fikir edinmeye yetecektir: Hz. Peygamber, Übey b. Kâ‘b’a “Allah’ın kitabından hangi âyet en büyüğüdür” diye sorup “Âyetü’l-kürsî’dir” cevabını alınca onu tebrik etmiştir (Müslim, “Müsâfirîn”, 258).<br />
<br />
Yine Übey’in hurmasına şeytana tâbi bir cin musallat olmuş; vermeyi, dağıtmayı seven Übey’i bundan vazgeçirmek üzere hurmayı aşırmaya başlamıştı. Übey mahlûku takip ederek yakaladı. Garip bir şekli vardı. Onunla konuşunca kimliğini ve maksadını anladı. Kendilerinden nasıl kurtulabileceğini sorunca “Bakara sûresindeki kürsü âyeti ile” dedi ve ekledi: “Onu akşamda okuyan sabaha kadar, sabahta okuyan akşama kadar bizden korunmuş olur.” Sabah olunca Übey durumu Hz. Peygamber’e aktardı. Resûlullah, “Habis doğru söylemiş” buyurdu.<br />
<br />
    Buhârî’de de Ebû Hüreyre’den naklen yukarıdakine yakın bir rivayet vardır. Hz. Peygamber’e hadiseyi anlatınca şeytan olduğunu öğrendiği hırsız Ebû Hüreyre’ye şöyle demiştir: “Yatağına yatınca Âyetü’l-kürsî’yi oku, devamlı olarak Allah’tan bir koruyucun olacak ve sabaha kadar sana şeytan yaklaşamayacaktır.”<br />
<br />
Allah varlığı ezelî, ebedî, zaruri ve kendinden olan, her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve her şeye kadir olan... yüce mevlânın öz ismidir. Bu öz isim zikredildikten sonra hem O’nun vahdâniyeti (birliği, tekliği) hem de İslâm’ın getirdiği imanın tevhid (Allah’ı birleme, bir bilme) özelliği açıklanmak üzere “O’ndan başka ilah yoktur” buyurulmuştur.<br />
<br />
Müşrikler elleriyle yaptıkları putlara tapmakta idiler. Bunlar cansız eşyadan yapılırdı. Canı bile olmayan varlığın ilâh olamayacağını ifade etmek üzere hemen arkasından “O diridir” buyurulmuştur. Evet Allah diridir, O’nun hayat sıfatı vardır ve tıpkı diğer isimleri ve sıfatları gibi bunun da mahiyetini ancak kendisi bilmektedir.<br />
<br />
Gerek Araplar’daki gerekse diğer kavimlerdeki müşriklerin çoğu büyük bir Allah’a inanmakla beraber bunun yanında –her birine bir işlev tanıdıkları– sözde tanrılara inanmışlardır. Bu inanç tevhide aykırıdır. Tevhidi açıklayarak başlayan âyet, Allah Teâlâ’nın “kayyûm” sıfatını zikrederek “küçük, aracı, özel görevli... tanrılar”a gerek bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kayyûm, “bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayan” demektir. “Onu ne uyku basar ne uyur” cümlesi, hay ve kayyûm sıfatlarını pekiştirmekte ve biraz daha anlaşılmasını sağlamaktadır. Uyku basan veya fiilen uyuyan birinin gözetim, yönetim, koruma gibi işleri yerine getirmesi mümkün değildir. Allah Teâlâ’nın kayyûmluğu kâmil ve kesintisiz olduğuna, daha doğrusu kayyûm sıfatı bunu ifade ettiğine göre O’nu ne uyku basar ne de uyur.<br />
<br />
Yerde ve gökte ne varsa –başka hiçbir kimseye değil– O’na aittir; yaratanı da gerçek sahibi de O’dur. Âyetin bu mânayı ifade eden parçası “Yalnız O’na aittir” kısmıyla tevhidi öğretirken “başkasına değil” mânasıyla de şirkin çeşitlerini reddetmektedir. Çünkü müşrik toplumlar varlıkları yaratılış, aidiyet ve yetki bakımlarından çeşitli tanrılar arasında paylaştırmışlar; meselâ yıldız, gök, yer... tanrılarından söz etmişlerdir. “Yerde ve gökte” tabiri Arapça’da “bütün varlıklar” mânasında kullanılmakta, adına yer ve gök denilmeyen veya maddî mânada yere ve göğe dahil bulunmayan mekânlar ve buradaki varlıklar da bu ifadenin içine girmektedir.<br />
<br />
Allah’a ortak koşan kâfirlerin bir kısmı, bu ortakların O’na denk olduklarına değil, O’nun nezdinde reddedilemez şefaat, geri çevrilemez aracılık hakkına sahip bulunduklarına inanmakta ve putlara bu anlayış içinde tapınmaktadırlar. “Allah katında, O izin vermedikçe hiçbir kimse şefaat edemez” mânasındaki cümle bu inancın asılsızlığını ortaya koymakta; şefaatin de izne bağlı bulunduğunu, O izin vermedikçe ve dilemedikçe kimsenin böyle bir yetki ve imkâna sahip olamayacağını özlü ve etkili bir şekilde zihinlere yerleştirmektedir. Allah katında kendisine şefaat izni verilenlerin durumu ve yetkileri, ödül törenlerinde ödülleri vermek üzere kürsüye çağrılan şeref konuklarınınkine benzemektedir. Ödülün kime verileceğini bilen ve belirleyen onlar değildir. Ancak bu merasimi tertipleyenlere göre onlar, şerefli, saygıya lâyık, büyük kimseler olduklarından kendilerine böyle bir imtiyaz verilmiştir. Allah katında şefaatlerine izin verilecek olanlar da Allah’a yakın ve sevgili kullar olacaktır.<br />
<br />
Allah’tan başka bütün şuur ve bilgi sahiplerinin bilgileri sınırlıdır, doğru da yanlış da olmaya açıktır. Bu genel gerçek şefaat meselesine uygulandığında kimin şefaate lâyık olduğunun da ancak Allah tarafından bilineceği anlaşılır. Çünkü dış görünüşü (mâ beyne eydîhim) itibariyle şefaate lâyık görülenlerin, kullar tarafından görülemeyen ve bilinemeyen iç yüzleri (mâ halfehüm) itibariyle böyle olmamaları mümkündür. Allah birdir ve yalnızca O ibadete lâyıktır; çünkü O’ndan başka olmuşu, olacağı, gizliyi, açığı, geçmişi, geleceği, görüleni, gaybı bilen yoktur.<br />
<br />
Kürsî (kürsü), “koltuk, sandalye, taht” anlamlarına gelir. Mecazi olarak saltanat, hükümranlık, mülk mânalarında da kullanılmaktadır. Allah Teâlâ’nın üzerine oturulan maddî alet mânasında kürsüsü olamayacağından –bu O’nun bizzat açıkladığı yüce sıfatlarına aykırı düştüğünden– burada kürsüden bir başka mânanın kastedilmiş olması gerekir. Esasen Kur’an’da Allah’a nisbet edilen, “Allah’ın...” denilen her şeyi, O’nun varlığına dahil veya kullandığı bir şey olarak anlamak da doğru değildir. Meselâ “Allah’ın evi, Allah’ın ruhu, Allah’ın emri, Allah’ın kölesi” tamlamalarında Allah’a ait olan şeyler böyledir. Bunlar ne O’nun varlığının bir parçasıdır ne de kullandığı araçlardır; önem ve şereflerinden dolayı O’nun” diye tanımlanmışlardır. İbn Abbas’a göre kürsüden maksat ilimdir. O’nun ilmi her şeyi kaplar. Âyetin bu kısmını, “kürsüden maksat O’nun hükümranlığıdır ve buna sınır yoktur, hiçbir şey O’nun dışında kalamaz” veya “Allah semavatı, arzı, arşı Kur’an’da zikretmiş, fakat bunlardan maksadın ne olduğunu açıklamamıştır. Kürsüsü de böyle bir varlıktır, yerleri ve gökleri içine alacak kadar geniştir. Ne ve nasıl olduğunu ise ancak kendisi bilmektedir” şeklinde anlamak mümkündür.<br />
<br />
Yüce, kâmil, eşsiz sıfatlarının bir kısmı âyette zikredilen yüce Allah’a, kulların sonsuz gibi gördükleri kâinatı korumak, gözetmek ve yönetmek elbette güç gelmeyecek, O’nu yormayacak, meşgul bile etmeyecektir. Çünkü O yücelerden yücedir, kimse bilmez nicedir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi duası okunuşu ve anlamı ve fazileti ve faydaları nelerdir?</span><br />
<br />
    Ayetel Kürsi duası okunuşu ve anlamı nedir? Ayet-el Kürsi nasıl indirildi? Ayetel Kürsi okumanın fazileti ve faydaları neler? Ayet el Kürsi nerelerde okunur? Ayetel Kürsi Arapça, Türkçe okunuşu ve anlamı. Ayetel Kürsi duasını tefsiri ve açıklamalarıyla sizler için derledik. Ayetel kürsi oku, dinle, takip et...<br />
<br />
“Kur’an’ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü’l-kürsi’dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. ” (Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’an, 2) "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Her şeyin bir şerefi var. Kur'an-ı Kerim'in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881).)</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ HAKKINDA KISACA BİLGİ</span><br />
<br />
    Ayetel Kürsi Bakara suresinin 255. ayetinde yer almaktadır. İçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Ayetü’l-kürsi” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l Kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır.<br />
<br />
    Bakara suresi Mushafta ikinci, nüzûl sıralamasında 87. sûredir, Medine’de nâzil olmuştur. Kur’an’ın en uzun sûresidir. Tamamının bir nüzûl sebebi olmamakla birlikte birçok âyeti için özel iniş sebepleri vardır. O âyetler açıklanırken nüzûl sebepleri hakkında da bilgi verilecektir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ ARAPÇA</span> <br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
اَللّٰهُ لاَ إِلَـهَ إِلاَّ هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لاَ تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلاَ نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلاَّ بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلاَّ بِمَا شَاء وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَلاَ يَؤُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ<br />
</span><br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ TÜRKÇE OKUNUŞU</span><br />
<br />
“Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm.<br />
<br />
"Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim." (Bakara suresinin 255)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ TÜRKÇE ANLAMI </span><br />
<br />
Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla.<br />
<br />
"Allah kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(Bakara suresinin 255)</span><br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ İNİŞ SEBEBİ </span><br />
<br />
Müşrikler, tevhid inancını bir kenara bırakarak putlara tapıyor ve onların kendilerine şefaatçi olacaklarına inanıyor, Allah Teâlâ’ya inandıklarını söylemekle birlikte, O’nun ulûhiyetine ait sıfatlarını inkâr ediyorlardı. Mekke devrinde tevhid inancını ispat eden pek çok âyet-i kerîme nâzil olmuşsa da Âyetü’l-Kürsî, Medine döneminin ilk yıllarında, Allah Teâlâ’ya inanç konusundaki doğru itikadı âdeta bir deklarasyon şeklinde beyan etmek ve Mekke’de inmiş olan tevhid âyetlerinin ortak mânâsını özetlemek üzere indirildi. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">(el-Mürşidî, vr:27/A)</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ NASIL İNDİRİLDİ?</span> <br />
<br />
Kur’ân-ı Kerîm, Peygamber Efendimiz’e 23 yılda parça parça indirilmiş, her inen âyet-i kerîme Peygamber Efendimiz tarafından vahiy kâtiplerine yazdırılmıştır. Tefsir kitaplarımızda kaydedildiğine göre bu âyet-i kerîme indiğinde Peygamber Efendimiz, vahiy kâtiplerinin başında gelen Zeyd bin Sâbit’i çağırarak bu âyet-i kerimeyi yazdırmıştır.<br />
<br />
Hazreti Ali’nin oğlu Muhammed bin Hanefiyye’den aktarıldığına göre bu âyet-i kerîme indiğinde yeryüzünde birtakım olağanüstü hâller yaşanmış, dünyada bulunan putlar yere düşmüş, krallar da dengelerini kaybederek taçlarını düşürmüşlerdir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ NERELERDE OKUNUR?</span><br />
<br />
Ayetel kürsi namaz içinde sure şeklinde okunduğu gibi, namazda tesbihden önce de okunur. Aynı zamanda bu ayeti namaz dışında dua olarak ihlas suresi, nas suresi ve felak sureleri ile birlikte okumanında iyi olduğu söylenmektedir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ'NİN FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER</span><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kur'an-ın Şerefesi Ayet-el Kürsi'dir</span><br />
<br />
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdular: "Her şeyin bir şerefi var. Kur'an-ı Kerim'in şerefesi de Bakara suresidir. Bu surede bir ayet vardır ki, Kur'an ayetlerinin efendisidir." (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2881).)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hangi Ayet Daha Büyük?</span><br />
<br />
Übey İbnu Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) bana: "Ey Ebu'l-Münzir, Allah'ın Kitabından ezberinde bulunan hangi ayetin daha büyük olduğunu biliyor musun?" diye sordu. Ben: "O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur, O, Hayy'dır, Kayyûm'dur (yani diridir her şeye kıyam sağlayandır" (Bakara, 225) -ki buna Ayet'ü'l-Kürsi denir- dedim. Göğsüme vurdu ve: "İlim sana mübarek olsun ey Ebu'l-Münzir!" dedi." (Müslim, Ebu Davud, Vitr, 17, (Salat 325, (1460).)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okuyanı Muhafaza Eden Sure "Ayetel Kürsi"</span><br />
<br />
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Her kim akşam olunca Ha-mim el-Mü'min süresini baştan, 3. (dahil) ayetine kadar ve Ayete'l-Kürsiyi okuyacak olursa bu iki Kur'an kıraati sayesinde sabaha kadar muhafaza olunur. Kim de aynı şeyleri sabahleyin okursa onlar sayesinde akşama kadar muhafaza edilirler." (Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2882).)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Kur'an'ın En Faziletli Ayeti</span><br />
<br />
Muhammed b. İsâ'dan nakledildiğine göre İbnü'l-Aska' şöyle der:<br />
<br />
"Adamın biri Hz. Peygamber'e gelip,<br />
<br />
'Kur'an'ın en faziletli âyeti hangisidir?' diye sordu. Resulullah (asm.) şöyle buyurdu:<br />
<br />
Âllah'u Lâilâhe illâ huve'l-Hayyu'l-Kayyûm... " (Müslim, Müsafirîn, 258; Ebû Dâvûd, el-Huruf ve'l-Kiraa, 35; İbn Hanbel, V/142).<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Başka bir hadisi şerifte şu şekilde geçmektedir:</span><br />
<br />
"Kur'an'ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü'l-kürsi'dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. " (Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'an, 2)<br />
<br />
    Ayetel Kürsi Şeytanı Evden Uzaklaştırır<br />
<br />
"Kur'an'ın en faziletli âyeti Bakara sûresindeki Âyetü'l-kürsi'dir. Bu âyet bir evde okunduğu zaman şeytan oradan uzaklaşır. " (Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'an, 2)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi En Faziletli Ayetlerdendir</span><br />
<br />
Hz. Peygamber (asm) şöyle buyurmuştur:<br />
<br />
"Âyetü'l-kürsî Kur'ân âyetlerinin şahıdır." (Tirmizî, Fedâilü'l-Kur'an, 2)<br />
<br />
Bu âyet-i kerîmede Cenâb-ı Allah'ın yüceliği, sıfatları, kâinatta meydana gelen büyük olayların tamamen onun iradesi doğrultusunda vukû bulduğu, onun isteği ve izni olmadan hiç bir kimsenin başkasına şefaat edemeyeceği, O'nun kürsüsü, göklerde ve yerdekilerin ona ait olduğu hakkında bilgi verilmektedir.<br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">AYETEL KÜRSİ'NİN TEFSİRİ</span><br />
<br />
İçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Âyetü’l-kürsî” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l Kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır.<br />
<br />
Bir önceki âyette peygamberlerin getirdiği bunca âyet ve “beyyine”ye (imana götüren işaret ve delil) rağmen insanların ihtilâfa düştükleri, kiminin küfrü kiminin imanı tercih ettiği zikredilmişti. İnsanı imana götüren deliller, aklını kullanarak üzerinde düşüneceği “kendisinde ve yakından uzağa çevresinde (enfüs ve âfâk)”, peygamberleri desteklemek üzere Allah’ın onlara lutfettiği mûcizelerde ve vahiy yoluyla yapılan “sağlam delillere dayalı sözlü açıklamalar”da görülmektedir. Bu âyet gerçek mâbudu arayanlar için eşsiz ve başka hiçbir kaynaktan elde edilemez bir açıklamadır, delildir.<br />
<br />
Şevkânî’nin Buhârî, Müslim, Nesâî, Ahmed b. Hanbel gibi sahih kaynaklardan derlediği hadislerden birkaçı bile bu âyetin önemi hakkında bir fikir edinmeye yetecektir: Hz. Peygamber, Übey b. Kâ‘b’a “Allah’ın kitabından hangi âyet en büyüğüdür” diye sorup “Âyetü’l-kürsî’dir” cevabını alınca onu tebrik etmiştir (Müslim, “Müsâfirîn”, 258).<br />
<br />
Yine Übey’in hurmasına şeytana tâbi bir cin musallat olmuş; vermeyi, dağıtmayı seven Übey’i bundan vazgeçirmek üzere hurmayı aşırmaya başlamıştı. Übey mahlûku takip ederek yakaladı. Garip bir şekli vardı. Onunla konuşunca kimliğini ve maksadını anladı. Kendilerinden nasıl kurtulabileceğini sorunca “Bakara sûresindeki kürsü âyeti ile” dedi ve ekledi: “Onu akşamda okuyan sabaha kadar, sabahta okuyan akşama kadar bizden korunmuş olur.” Sabah olunca Übey durumu Hz. Peygamber’e aktardı. Resûlullah, “Habis doğru söylemiş” buyurdu.<br />
<br />
    Buhârî’de de Ebû Hüreyre’den naklen yukarıdakine yakın bir rivayet vardır. Hz. Peygamber’e hadiseyi anlatınca şeytan olduğunu öğrendiği hırsız Ebû Hüreyre’ye şöyle demiştir: “Yatağına yatınca Âyetü’l-kürsî’yi oku, devamlı olarak Allah’tan bir koruyucun olacak ve sabaha kadar sana şeytan yaklaşamayacaktır.”<br />
<br />
Allah varlığı ezelî, ebedî, zaruri ve kendinden olan, her şeyi yaratan, her şeyin mâliki ve mukadderatının hâkimi, her şeyi bilen ve her şeye kadir olan... yüce mevlânın öz ismidir. Bu öz isim zikredildikten sonra hem O’nun vahdâniyeti (birliği, tekliği) hem de İslâm’ın getirdiği imanın tevhid (Allah’ı birleme, bir bilme) özelliği açıklanmak üzere “O’ndan başka ilah yoktur” buyurulmuştur.<br />
<br />
Müşrikler elleriyle yaptıkları putlara tapmakta idiler. Bunlar cansız eşyadan yapılırdı. Canı bile olmayan varlığın ilâh olamayacağını ifade etmek üzere hemen arkasından “O diridir” buyurulmuştur. Evet Allah diridir, O’nun hayat sıfatı vardır ve tıpkı diğer isimleri ve sıfatları gibi bunun da mahiyetini ancak kendisi bilmektedir.<br />
<br />
Gerek Araplar’daki gerekse diğer kavimlerdeki müşriklerin çoğu büyük bir Allah’a inanmakla beraber bunun yanında –her birine bir işlev tanıdıkları– sözde tanrılara inanmışlardır. Bu inanç tevhide aykırıdır. Tevhidi açıklayarak başlayan âyet, Allah Teâlâ’nın “kayyûm” sıfatını zikrederek “küçük, aracı, özel görevli... tanrılar”a gerek bulunmadığını ifade etmektedir. Çünkü kayyûm, “bütün varlıkları görüp gözeten, yöneten, bir an bile onları bilgi ve ilgisi dışında tutmayan” demektir. “Onu ne uyku basar ne uyur” cümlesi, hay ve kayyûm sıfatlarını pekiştirmekte ve biraz daha anlaşılmasını sağlamaktadır. Uyku basan veya fiilen uyuyan birinin gözetim, yönetim, koruma gibi işleri yerine getirmesi mümkün değildir. Allah Teâlâ’nın kayyûmluğu kâmil ve kesintisiz olduğuna, daha doğrusu kayyûm sıfatı bunu ifade ettiğine göre O’nu ne uyku basar ne de uyur.<br />
<br />
Yerde ve gökte ne varsa –başka hiçbir kimseye değil– O’na aittir; yaratanı da gerçek sahibi de O’dur. Âyetin bu mânayı ifade eden parçası “Yalnız O’na aittir” kısmıyla tevhidi öğretirken “başkasına değil” mânasıyla de şirkin çeşitlerini reddetmektedir. Çünkü müşrik toplumlar varlıkları yaratılış, aidiyet ve yetki bakımlarından çeşitli tanrılar arasında paylaştırmışlar; meselâ yıldız, gök, yer... tanrılarından söz etmişlerdir. “Yerde ve gökte” tabiri Arapça’da “bütün varlıklar” mânasında kullanılmakta, adına yer ve gök denilmeyen veya maddî mânada yere ve göğe dahil bulunmayan mekânlar ve buradaki varlıklar da bu ifadenin içine girmektedir.<br />
<br />
Allah’a ortak koşan kâfirlerin bir kısmı, bu ortakların O’na denk olduklarına değil, O’nun nezdinde reddedilemez şefaat, geri çevrilemez aracılık hakkına sahip bulunduklarına inanmakta ve putlara bu anlayış içinde tapınmaktadırlar. “Allah katında, O izin vermedikçe hiçbir kimse şefaat edemez” mânasındaki cümle bu inancın asılsızlığını ortaya koymakta; şefaatin de izne bağlı bulunduğunu, O izin vermedikçe ve dilemedikçe kimsenin böyle bir yetki ve imkâna sahip olamayacağını özlü ve etkili bir şekilde zihinlere yerleştirmektedir. Allah katında kendisine şefaat izni verilenlerin durumu ve yetkileri, ödül törenlerinde ödülleri vermek üzere kürsüye çağrılan şeref konuklarınınkine benzemektedir. Ödülün kime verileceğini bilen ve belirleyen onlar değildir. Ancak bu merasimi tertipleyenlere göre onlar, şerefli, saygıya lâyık, büyük kimseler olduklarından kendilerine böyle bir imtiyaz verilmiştir. Allah katında şefaatlerine izin verilecek olanlar da Allah’a yakın ve sevgili kullar olacaktır.<br />
<br />
Allah’tan başka bütün şuur ve bilgi sahiplerinin bilgileri sınırlıdır, doğru da yanlış da olmaya açıktır. Bu genel gerçek şefaat meselesine uygulandığında kimin şefaate lâyık olduğunun da ancak Allah tarafından bilineceği anlaşılır. Çünkü dış görünüşü (mâ beyne eydîhim) itibariyle şefaate lâyık görülenlerin, kullar tarafından görülemeyen ve bilinemeyen iç yüzleri (mâ halfehüm) itibariyle böyle olmamaları mümkündür. Allah birdir ve yalnızca O ibadete lâyıktır; çünkü O’ndan başka olmuşu, olacağı, gizliyi, açığı, geçmişi, geleceği, görüleni, gaybı bilen yoktur.<br />
<br />
Kürsî (kürsü), “koltuk, sandalye, taht” anlamlarına gelir. Mecazi olarak saltanat, hükümranlık, mülk mânalarında da kullanılmaktadır. Allah Teâlâ’nın üzerine oturulan maddî alet mânasında kürsüsü olamayacağından –bu O’nun bizzat açıkladığı yüce sıfatlarına aykırı düştüğünden– burada kürsüden bir başka mânanın kastedilmiş olması gerekir. Esasen Kur’an’da Allah’a nisbet edilen, “Allah’ın...” denilen her şeyi, O’nun varlığına dahil veya kullandığı bir şey olarak anlamak da doğru değildir. Meselâ “Allah’ın evi, Allah’ın ruhu, Allah’ın emri, Allah’ın kölesi” tamlamalarında Allah’a ait olan şeyler böyledir. Bunlar ne O’nun varlığının bir parçasıdır ne de kullandığı araçlardır; önem ve şereflerinden dolayı O’nun” diye tanımlanmışlardır. İbn Abbas’a göre kürsüden maksat ilimdir. O’nun ilmi her şeyi kaplar. Âyetin bu kısmını, “kürsüden maksat O’nun hükümranlığıdır ve buna sınır yoktur, hiçbir şey O’nun dışında kalamaz” veya “Allah semavatı, arzı, arşı Kur’an’da zikretmiş, fakat bunlardan maksadın ne olduğunu açıklamamıştır. Kürsüsü de böyle bir varlıktır, yerleri ve gökleri içine alacak kadar geniştir. Ne ve nasıl olduğunu ise ancak kendisi bilmektedir” şeklinde anlamak mümkündür.<br />
<br />
Yüce, kâmil, eşsiz sıfatlarının bir kısmı âyette zikredilen yüce Allah’a, kulların sonsuz gibi gördükleri kâinatı korumak, gözetmek ve yönetmek elbette güç gelmeyecek, O’nu yormayacak, meşgul bile etmeyecektir. Çünkü O yücelerden yücedir, kimse bilmez nicedir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bakara suresinde geçen dualar]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1061</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 00:41:49 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1061</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara suresinde geçen dualar</span><br />
<br />
    Hadislerde Bakara suresini okumanın faziletli olduğu rivayet edilir. Bakara suresinde Hz. İbrâhim kıssası, Kâbe’nin yapılışı ve kıble oluşu; yiyecekler, kısas, vasiyet, oruç, savaş, hac, nikâh vb. konuların yanı sıra dualar da vardır. İşte Bakara suresinde geçen dualar.<br />
<br />
Bakara sûresinin değerini ve özelliklerini anlatan sahih hadisler vardır: “Evlerinizi (içinde Kur’an okumayarak) kabirlere çevirmeyiniz. Şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden ürker ve uzaklaşır.” (Müslim, “Müsâfirîn”, 212)<br />
<br />
“Kur’an’ı okuyunuz; çünkü o, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaat edecektir. İki nur yumağını, yani Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuyunuz; çünkü onlar, kıyamet gününde iki büyük bulut veya gölgelik ya da kuş sürüsü gibi gelerek kendilerini okuyanları savunacak ve koruyacaklardır. Bakara sûresini okuyunuz; çünkü ona sahip olmak bereket, terketmek ise hasret ve pişmanlık sebebidir; ona sihirbazların güçleri yetmez.” (Müslim, “Müsâfirîn”, 252)<br />
<br />
“Bakara sûresinin sonundaki iki âyeti her kim gece vakti okursa bu iki âyet –o gece– ona yeter” (Buhârî, “Fezâil”, 10).<br />
<br />
   <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> BAKARA SURESİNDE GEÇEN DUA AYETLERİ</span><br />
<br />
   <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> Bakara Sûresi 67. Âyet</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “...Eûzu billâhi en ekûne minel câhilîn.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span> “...Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara Sûresi 127. Âyet</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entessemiy’ul’aliym.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span>  “...Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara Sûresi 128. Âyet</span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “Rabbenâ vec’alnâ müslimeyni leke ve min zürriyetinâ ümmeten müslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb’aleynâ inneke entettevvâbürrahıym.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span>  “Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara Sûresi 201. Âyet</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “...Rabbenâ âtina fiyddünyâ haseneten ve fiyl’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span>  “…Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!”<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara suresinde geçen dualar</span><br />
<br />
    Hadislerde Bakara suresini okumanın faziletli olduğu rivayet edilir. Bakara suresinde Hz. İbrâhim kıssası, Kâbe’nin yapılışı ve kıble oluşu; yiyecekler, kısas, vasiyet, oruç, savaş, hac, nikâh vb. konuların yanı sıra dualar da vardır. İşte Bakara suresinde geçen dualar.<br />
<br />
Bakara sûresinin değerini ve özelliklerini anlatan sahih hadisler vardır: “Evlerinizi (içinde Kur’an okumayarak) kabirlere çevirmeyiniz. Şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden ürker ve uzaklaşır.” (Müslim, “Müsâfirîn”, 212)<br />
<br />
“Kur’an’ı okuyunuz; çünkü o, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaat edecektir. İki nur yumağını, yani Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuyunuz; çünkü onlar, kıyamet gününde iki büyük bulut veya gölgelik ya da kuş sürüsü gibi gelerek kendilerini okuyanları savunacak ve koruyacaklardır. Bakara sûresini okuyunuz; çünkü ona sahip olmak bereket, terketmek ise hasret ve pişmanlık sebebidir; ona sihirbazların güçleri yetmez.” (Müslim, “Müsâfirîn”, 252)<br />
<br />
“Bakara sûresinin sonundaki iki âyeti her kim gece vakti okursa bu iki âyet –o gece– ona yeter” (Buhârî, “Fezâil”, 10).<br />
<br />
   <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> BAKARA SURESİNDE GEÇEN DUA AYETLERİ</span><br />
<br />
   <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"> Bakara Sûresi 67. Âyet</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “...Eûzu billâhi en ekûne minel câhilîn.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span> “...Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım.”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara Sûresi 127. Âyet</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entessemiy’ul’aliym.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span>  “...Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara Sûresi 128. Âyet</span><br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “Rabbenâ vec’alnâ müslimeyni leke ve min zürriyetinâ ümmeten müslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tüb’aleynâ inneke entettevvâbürrahıym.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span>  “Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar, bize ibadet usullerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira, tevbeleri çokça kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bakara Sûresi 201. Âyet</span><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ<br />
</span><br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> “...Rabbenâ âtina fiyddünyâ haseneten ve fiyl’âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span>  “…Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!”<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Peygamber Efendimizin yatmadan önce okunmasını tavsiye ettiği dualar hangileridir]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1060</link>
			<pubDate>Sun, 08 Mar 2020 00:32:00 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1060</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Peygamber Efendimizin yatmadan önce okunmasını tavsiye ettiği uyku duaları hangileridir </span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz (s.a.v) uyumadan önce okunmasını tavsiye ettiği uyku duası hangisidir? Uyku duası hadisi ve uyku duasını okumanın fazileti nedir? Hadiste geçen yatağa girince okunacak uyku duası Arapça ve Türkçe okunuşu anlamı ve uyku duası <br />
<br />
Ebû Ümâre Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
“Ey falân! Yatağına yattığında şöyle dua et:<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Duası Arapça</span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=52" target="_blank" title="">Uyku Duası Arapça.jpg</a> (Boyut: 68.48 KB / İndirmeler: 232)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Duası Türkçe</span><br />
<br />
"Allâhümme eslemtü nefsî ileyke ve veccehtü vechî ileyke ve fevvaztü emrî ileyke ve elce'tü zahrî ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke, lâ melcee velâ mencâ minke illâ ileyke. Âmentü bi-kitâbikellezî enzelte ve bi-nebiyyikellezî erselte." (Buhârî, Vudû 75, Daavât 6; Müslim, Zikr 56-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 98.)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Duası Anlamı</span><br />
<br />
"Allah’ım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım, işimde sana güvendim. (Rızânı) isteyerek, (azâbından) korkarak sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Sana karşı yine senden başka sığınak yoktur. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım."<br />
<br />
Eğer bu duayı yapıp yattığın gece ölürsen, iman üzere ölürsün, ölmez de sabaha çıkarsan hayra kavuşursun.” (Buhârî, Vudû 75, Daavât 6; Müslim, Zikr 56-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 98.)<br />
<br />
Buhârî ve Müslim’in Sahîh’lerinde (gösterilen yerlerde) yine Berâ İbni Âzib’den rivayet edildiğine göre Berâ, “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu” demiştir:<br />
<br />
- “Yatağına yatacağın zaman, namaz kılmak için abdest alıyor gibi abdest al, sonra sağ tarafına yat ve -yukarıdaki duayı aynen zikrederek- böyle dua et!” Sonra da şunu ilâve etti:<br />
<br />
“En son sözün bu dua olsun!”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">YATAĞA GİRDİĞİNİZ ZAMAN OKUNMASI TAVSİYE EDİLEN TESBİHAT</span><br />
<br />
Hz. Ali radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona ve Fâtıma radıyallahu anhâ’ya: “Yatağınıza girdiğiniz zaman –veya istirahate çekildiğiniz zaman– otuz üç defa Allahü ekber, otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa da elhamdülillâh deyiniz.” buyurdu.(Buhârî, Nefekât 6, 7, Daavât 11; Müslim, Zikr 80. Ebû Dâvûd, Edeb 100.)<br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">UYUMADAN ÖNCE OKUNMASI TAVSİYE EDİLEN UYKU DUASININ FAZİLETİ</span><br />
<br />
Allah’a tam güven (tevekkül) ve tereddütsüz iman (yakîn), müslümanın yirmi dört saatini kuşatan bir uyanıklığı gerektirir. Hadîs-i şerîf bunun delilidir. Zira sevgili Peygamberimiz uykudan önce yapılacak işleri ve sözleri belirlerken, Allah’a güven ve teslimiyeti ağırlıklı şekilde vurgulamıştır. Sonucu da çok açık şekilde “Eğer ölürsen, fıtrat (iman) üzere ölürsün; sabaha ulaşırsan, geceyi tevekkül ve yakîn üzere geçirmiş olmanın hayrına ulaşırsın” sözleriyle belirtmiştir.<br />
<br />
“Yatak duası” olarak her akşam okunması tavsiye edilen hadîs-i şerîf, görüldüğü gibi tam bir teslimiyet andıdır. Kulun Allah karşısındaki durumunu pek net şekilde belirlemektedir. Tam bir emniyet çemberi çizmektedir.<br />
<br />
Namaz kılacakmış gibi abdest almak, sağ yanına yatmak ve hadiste yer alan ifadelerle Allah’ı anmak, müslümanı tam bir ibadet havasına sokacak ve uykuyu da ibadetleştirecek üç sünnettir. Her an yaşanması istenen “kulluk”, bundan daha güzel nasıl gündeme getirilebilir?<br />
<br />
Abdestli olanın, yatacağı zaman tekrar abdest almasına elbette gerek yoktur. 816 numarada tekrar edecek olan hadisimizde yer alan dua ve zikir cümlelerinin, uykudan önceki son sözler olması ayrıca tavsiye edilmiştir.<br />
<br />
Hadisin bazı rivayetlerinde Berâ hazretlerinin son cümledeki Nebî kelimesini Resûl diye söylediği fakat Hz. Peygamber’in bunu kabul etmeyip Nebî demesinde ısrar ettiği görülmektedir. Resûl-i Ekrem’in bu titizliği, o duânın bu lafızlarla Hz. Peygamber’e öğretilmiş olmasındandır. Ulemâdan bazıları bu titizliği dikkate alarak, hadislerin kelimesi kelimesine aynen, yani lafzan rivayet edilmesi gerektiğini, mâna ile hadis rivayetinin câiz olmadığını ileri sürmüşlerdir. Ancak mâna ile hadis rivayeti, mânayı tersine çevirmemek şartıyla ve daha başka kayıtlarla câizdir ve bu ruhsat, hadis rivayetinde kullanılmıştır. Ezan ve tahiyyât duası gibi kendisi ile ibadet olunan hadisler ve aynı kelimelerle edâ olunması gereken rivayetler, mâna ile nakledilmezler. Bunlarda lafzan rivayet esastır.<br />
<br />
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bu düzeltmesi, hadisimizdeki duanın bu lafızlarla okunması gereğine işarettir. Teslimiyet ve tevekkül andının seçilmiş kelime ve cümlelerle yapılması da pek tabiîdir. Tevekkül ve yakîn konusu gibi, onu dile getiren kelimeler de son derece önem arzetmektedir.<br />
<br />
“Tevekkeltü alellah”, işlerimi Allah’a ısmarladım, demektir. Ayrılma zamanlarında “Allaha ısmarladık” diyerek vedâlaşmak, herhalde buradan kaynaklanmakta ve her işi Allah’a emanet etmenin Türkçe söylenişi olmaktadır. Bu durumu günlük muâşeret kuralı olarak uygulamamız, sünnet-i seniyyenin kültürümüzdeki müsbet izlerindendir. Bu, bilinçle ve ısrarla sürdürülmeli, “çav” veya “bay bay” gibi yabancı kelime ve ifadelerle asla değiştirilmemelidir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">HADİSTEN ÇIKARMAMIZ GEREKEN DERSLER</span><br />
<br />
    Abdestli olarak ve sağ tarafına yatarak uyumak tavsiye edilmektedir.<br />
<br />
    Hadisimizdeki dua cümleleri ile Allah’ı anmak sünnettir.<br />
<br />
    Resûlullah’ın yaptığı ve öğrettiği dualara (me’sûr dualar) önem ve-rilmelidir.<br />
<br />
    Müslüman günlük hayatının her safhasında Allah’a iltica edip, tam bir güven ve teslimiyet içinde olmalıdır.<br />
<br />
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">UYUYAMAYAN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA</span><br />
<br />
    Gece uyuyamayan kimsenin okuyacağı bir dua var mıdır? Uyumakta zorluk çekenlerin okuyacağı dua...<br />
<br />
Uykusu olmayan ve uyuyamamaktan dolayı muztarib olan kimse abdestli olarak yatağa yatarken:<br />
<br />
Uyku Duası Arapça:<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=52" target="_blank" title="">Uyku Duası Arapça.jpg</a> (Boyut: 68.48 KB / İndirmeler: 232)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
Uyku Duası Türkçe Okunuşu:<br />
<br />
Allahümme ğarati'nnucumu vehedeeti'luyunu ve entelhayyu'l gayyumullezi la te'huzuhu sinetün vela nevmun ya hayyun ya gayyumu ihdileyli veenim ayneyya.<br />
<br />
Uyku Duası Anlamı:<br />
<br />
“Allah’ım, yıldızlar battı, bütün gözler sükûne erdi, Sen ise kendisini uyuklama ve uyku tutmayan Hayy ve Kayyûm’sun! Ey Hayy ve Kayyûm olan Allah’ım, gecemi sükûna erdir ve gözlerimi uyut!” deyip Muavvizeteyn (Felâk ve Nâs) sûrelerini okuyup yatmalıdır. (Bkz. Heysemî, X, 178)<br />
<br />
    UYUMADAN ÖNCE ABDEST AL VE SAĞ TARAFINA YAT<br />
<br />
Buhâri’nin Berâ bin Âzib -radıyallahu anh-’dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “Yatağa varmak istediğinde namaz için aldığın gibi bir abdest al, sonra sağ tarafın üzerine yat, sonra şöyle de:<br />
<br />
Uyumak İçin Okunacak Dua Arapça:<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=51" target="_blank" title="">Gece uyuyamayan kimsenin okuyacağı bir dua.jpg</a> (Boyut: 40.74 KB / İndirmeler: 242)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
Uyumak İçin Okunacak Dua Türkçe Okunuşu:<br />
<br />
Allahümme eslemtü nefsi ileyke veveccehtü vechi ileyke vefevveztü emri ileyke veelce'tu zahri ileyke. Rağbeten ve rahbeten ileyke. La melcae velamenca minke illa ileyke. Amentü bikitabikellezi enzelte venebiyyikellezi erselte.<br />
<br />
Uyumak İçin Okunacak Dua Anlamı:<br />
<br />
“Ey Rabbim, bütün varlığımı sana teslîm ettim, işimin tasarrufunu sana havale ettim, yönelişim sanadır, korkum da ancak sendendir, senin azâbından kaçıp sığınılacak ancak yine senin rahmetindir. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin Resulüne îmân ettim ey Rabbim!” demektir. Bunları söyler de uyur, o gecede ölür isen fıtrat üzere ölmüş olursun. Uyumadan evvel bunlar son sözlerin olsun.” (Buharî, Deavât, 7)<br />
<br />
Uyku Duası - Uyku Getirmek İçin Okunması Gereken Dualar<br />
<br />
Uyku tüm canlıların yaşamı için gerekli bir ihtiyaçtır. Yeni güne güç toplamak için geçirilmesi zorunlu bir vakittir. Bu süre içerisinde vücut kendini toparlar ve enerji depolar. Uyku uyuyamamak ve uyku sırasında korkuyor olmak ise günün dinlenme setinde yeterince güç toplayamayıp bütün günün huzursuz geçmesine sebep olmaktadır. Uykusuz günlerinizde Allah’tan yardım dileyebileceğiniz dualar mevcuttur. Bu duaları okuyarak uykuyu çağırabilirsiniz. Bu duaların her birini ayrı ayrı tatbik etmeniz mümkün olduğu gibi birkaç tanesini art arda tatbik etmeniz de mümkündür. Duaların kabulü biraz da kulun inancı ile doğru orantılıdır.<br />
<br />
Yani kul, duanın kabul olacağına inanırsa Allah’ın izniyle duası kabul olacaktır. Size tavsiyemiz gönülden inanarak bu duaları etmenizdir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bebekler İçin Uyku Duası Oku</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Fatiha Suresi’nin Sonsuz Feyzi</span><br />
<br />
Namazın ardından diz üstü çöküp 7 adet Fatiha Suresi okumalısınız. 7 Fatiha Suresi’nin ardından şu duayı okumalısınız. <br />
<br />
"Allahım, gündüzü çalışma ve meşguliyet için mükemmel şekilde planlayan ve geceye de dinlenme ve rahatlık görevi yükleyen sonsuz hikmetine ve nihayetsiz ilmine müracaat ederek senden rahatlık ve dinlenme talep ediyorum. Ne olur, gözlerime sihirli iksirini dök ve beni uykunun kolları ile sarıp sarmala. Amin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu: </span>Elhamdulillahi rabbil'alemin, Errahmanir'rahim, errahmanir’rahim maliki yevmiddin iyyake na’budu ve iyyake nesta’in İhtinessiratel mustakim siratellerizine en’amte aleyhim gayrilmıağdubi aleyhim ve leddallin. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Türkçe Meali:</span> Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Hamd, Alemlerin Rabbi Rahman, Rahim Hesap ve ceza maliki Allah'a mahsustur. Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine ve sapkınlarınkine değil.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Fatiha Suresi Neden İndirilmiştir?</span><br />
<br />
"Rasulullah (sav) ortaya çıktığında kendisine 'Ya Muhammed" diye nida eden bir mumini işitti. Sesi işitince korka korka gitti. Varaka b. Nevfel de kendisine dedi ki: -"Nida eden sesi işittiğinde sana ne dediğini işitinceye kadar sağlamca dur." Yine Rasulullah (sav) görünce -"Ya Muhammed" diye aynı sesi duydu ve -"emrine hazırım" buyurdu. Seslenen dedi ki: -"Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik ederim de." Sonra aynı ses O'na Fatiha suresini sonuna kadar okudu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İhlas Suresi</span><br />
<br />
Uykusuzluğunuzla tek başınıza başa çıkamadığınız da Allah’tan yardım dilemek için diz üstü küp 7 kez İhlas Suresi’ni okumalısınız. 7 İhlas’ın ardından ise 1 defa şu dua ile Allah’tan şifalı bir dua istemelisiniz;<br />
<br />
“Allahım, geceyi gündüze ve gündüzü geceye çeviren sonsuz ilmin, şüphesiz ki kullarına da rahatlık ve huzur vermeye kadirdir. Sana boyun eğen ve yüreğinde seni hisseden bir kul, her türlü musibetin ve sıkıntının çözümüne kavuşur. Sana itaat eden bir gönül, senden başkasına bel bağlamanın beyhudeliğini bilir. Bu bilginin hatrına ve sana itaat edip yönelen gönlümün masumiyetine istinaden senden tatlı ve güzel bir uyku istiyorum.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İhlas Suresi Okunuşu:</span> Bismillahirrahmânirrahîm. Kul hüvellâhü ehad Allâhüssamed Lem yelid ve lem yûled Ve lem yekün lehû küfüven ehad. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İhlas Suresi Meali:</span> Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle De ki; O Allah bir tektir.  Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir). Doğurmadı ve doğurulmadı  O 'na bir denk de olmadı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İnşirah Suresi</span><br />
<br />
Uyku problemi yaşayan insanlar için Allah’tan yardım dilemek son nokta olmamalıdır çünkü Allah’tan başka bize yardım edecek kimse yoktur. İnşirah Suresi ise uyku istemek için en faydalı dualardan birisidir. 3 kez inşirah suresini okuduktan sonra şu uyku duasını yapmalısınız;  <br />
<br />
“Yürekleri inşirah ve sükunet ile dolduran ve sana iman eden kullarını her türlü nusretin ile muhafaza buyuran sırlı kudretine iltica ediyorum. Sen, gönüllerin sonsuz tabibi ve bütün kulların değişmez habibi olan Ezeli ve Ebedi Sultansın. Senin saltanatın hem kainatın her bucağında hem de mümin yüreklerin derununda hüküm sürer. Saltanatının ihtişamı ve kudretinin göz kamaştıran şaşaası harına gözlerime ve bedenime uykunun sıcaklığını nasip eyle. Amin.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İnşirah Suresi Türkçe Okunuşu:</span> Elem neşrah leke sadrek Ve vada'na 'anke vizreke Elleziy enkada zahreke Ve refa'na leke zikreke Feinne me'al'usri yasren İnne me'al'usri yüsren feiza ferağte fensab ve ila rabbike ferğab. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İnşirah Suresi Türkçe Meali: </span>Senin için bağrını açmadık mı? İndiremedik mi senden o yükünü? O sırtında gıcırdatmakta olan yükünü? Senin şanını yüceltmedik mi? Demekki zorlukla beraber bir kolaylık var. Evet o zorlukla beraber bir kolaylık var. O halde boş kalındığında yine kalk yorul. Ve ancak Ragbinden ümit et, hep O’na doğrul!<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ya Şafi Esması </span><br />
<br />
21 kez Ya Şafi Esması okumak size düzenli ve kaliteli uykuyu verecektir. Duayı 21 kez okuduktan sonra şu duayı etmelisiniz;<br />
<br />
“Şifası her mustarip kulun yüreğine şifa olan ve dermanı en büyük dertleri kökünden kurutan şifalı merhametin ve merhametli şifanın sahibi sensin. Senin sırlı şifan, darda kalan her mahluka medet eder ve senin müessir dermanın her yaraya merhem sürer. Beni de sonsuz şifanın harika merhametinden mahrum bırakma ve gözümü kapattığımda beni şifalı merhametine mahzar kıl. Amin.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ya Şafi Esması Okunuşu: </span><br />
<br />
Bismillahirrahmanirrahiym<br />
<br />
“Allahümme inni es’elüke’l -afiyete fi’d- dünya ve’l ahirati, Allahümme inni es’elüke’l-afve ve’l afiyete fi dini ve dünyaye ve ehli ve mali, Allahümmestur avrati ve Amin rav’ati.Allahümmehfazni min beyni yedeyye ve min halfi ve an yemini ve an şimali ve min favki ve e’uzü bi-azamatike en uğtale min tahti.Allahümme ağnini bi!l-ilmi ve zeyyinni bi’l-hilmi ve kerrimni bi’t-takva ve cemmilni bi’l-afiyeti”.<br />
<br />
Ya Şafi Esması Türkçe Meali:  ”Allah’ım, Senden dünyada ve ahirette Huzur ve sağlık isterim.Allah’ım,Senden, dinim,dünyam,çoluk çocuğum ve malım için Af ve Afiyet isterim.Allah’ım,ayıplarımı kapat,beni, korkularımdan güvene kavuştur.Allah’ım,beni önümden,arkamdan,sağımdan,solumdan, ve başımdan gelecek her türlü hastalıklardan,kötülüklerden koru.gelecek bir kötülükle tuzağa düşürülmekden,yere vurulmakdan,senin yüceliğine sığınırım.Allah’ım, beni ilim ile zenginleştir,hilm ile süsle,takva ile kereme kavuştur.afiyetle güzelleştir.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ya Kadıye’l Hacat Duası</span><br />
<br />
İhtiyaçları gideren ve kullarının ihtiyaçlarına cevap veren anlamına gelmektedir. 21 kez Ya Kadıye’l Hacat Esmasını okuduktan sonra uyku dilemek için şu duayı etmelisiniz; <br />
<br />
“Allahım, sensin ihtiyaç sahiplerinin gözü kuşağı ve sensin darda kalanların dili dudağı. Sen, kulum bana yönelince ben kulumun eli, gören gözü ve işiten kuşağı olurum, buyurursun. İşte ben de içimdeki tüm safiyet ve masumiyet ile sana yöneliyor ve senin dergah-ı merhametine el açıp niyaz ediyorum. Ne olur, benim de gören gözüm ol ve bana uykumda tatlı rüyalar göster. Amin.”</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Peygamber Efendimizin yatmadan önce okunmasını tavsiye ettiği uyku duaları hangileridir </span><br />
<br />
Peygamber Efendimiz (s.a.v) uyumadan önce okunmasını tavsiye ettiği uyku duası hangisidir? Uyku duası hadisi ve uyku duasını okumanın fazileti nedir? Hadiste geçen yatağa girince okunacak uyku duası Arapça ve Türkçe okunuşu anlamı ve uyku duası <br />
<br />
Ebû Ümâre Berâ İbni Âzib radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
“Ey falân! Yatağına yattığında şöyle dua et:<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Duası Arapça</span><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=52" target="_blank" title="">Uyku Duası Arapça.jpg</a> (Boyut: 68.48 KB / İndirmeler: 232)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Duası Türkçe</span><br />
<br />
"Allâhümme eslemtü nefsî ileyke ve veccehtü vechî ileyke ve fevvaztü emrî ileyke ve elce'tü zahrî ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke, lâ melcee velâ mencâ minke illâ ileyke. Âmentü bi-kitâbikellezî enzelte ve bi-nebiyyikellezî erselte." (Buhârî, Vudû 75, Daavât 6; Müslim, Zikr 56-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 98.)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Uyku Duası Anlamı</span><br />
<br />
"Allah’ım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım, işimde sana güvendim. (Rızânı) isteyerek, (azâbından) korkarak sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Sana karşı yine senden başka sığınak yoktur. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım."<br />
<br />
Eğer bu duayı yapıp yattığın gece ölürsen, iman üzere ölürsün, ölmez de sabaha çıkarsan hayra kavuşursun.” (Buhârî, Vudû 75, Daavât 6; Müslim, Zikr 56-58. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 98.)<br />
<br />
Buhârî ve Müslim’in Sahîh’lerinde (gösterilen yerlerde) yine Berâ İbni Âzib’den rivayet edildiğine göre Berâ, “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bana şöyle buyurdu” demiştir:<br />
<br />
- “Yatağına yatacağın zaman, namaz kılmak için abdest alıyor gibi abdest al, sonra sağ tarafına yat ve -yukarıdaki duayı aynen zikrederek- böyle dua et!” Sonra da şunu ilâve etti:<br />
<br />
“En son sözün bu dua olsun!”<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">YATAĞA GİRDİĞİNİZ ZAMAN OKUNMASI TAVSİYE EDİLEN TESBİHAT</span><br />
<br />
Hz. Ali radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona ve Fâtıma radıyallahu anhâ’ya: “Yatağınıza girdiğiniz zaman –veya istirahate çekildiğiniz zaman– otuz üç defa Allahü ekber, otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa da elhamdülillâh deyiniz.” buyurdu.(Buhârî, Nefekât 6, 7, Daavât 11; Müslim, Zikr 80. Ebû Dâvûd, Edeb 100.)<br />
<br />
  <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">UYUMADAN ÖNCE OKUNMASI TAVSİYE EDİLEN UYKU DUASININ FAZİLETİ</span><br />
<br />
Allah’a tam güven (tevekkül) ve tereddütsüz iman (yakîn), müslümanın yirmi dört saatini kuşatan bir uyanıklığı gerektirir. Hadîs-i şerîf bunun delilidir. Zira sevgili Peygamberimiz uykudan önce yapılacak işleri ve sözleri belirlerken, Allah’a güven ve teslimiyeti ağırlıklı şekilde vurgulamıştır. Sonucu da çok açık şekilde “Eğer ölürsen, fıtrat (iman) üzere ölürsün; sabaha ulaşırsan, geceyi tevekkül ve yakîn üzere geçirmiş olmanın hayrına ulaşırsın” sözleriyle belirtmiştir.<br />
<br />
“Yatak duası” olarak her akşam okunması tavsiye edilen hadîs-i şerîf, görüldüğü gibi tam bir teslimiyet andıdır. Kulun Allah karşısındaki durumunu pek net şekilde belirlemektedir. Tam bir emniyet çemberi çizmektedir.<br />
<br />
Namaz kılacakmış gibi abdest almak, sağ yanına yatmak ve hadiste yer alan ifadelerle Allah’ı anmak, müslümanı tam bir ibadet havasına sokacak ve uykuyu da ibadetleştirecek üç sünnettir. Her an yaşanması istenen “kulluk”, bundan daha güzel nasıl gündeme getirilebilir?<br />
<br />
Abdestli olanın, yatacağı zaman tekrar abdest almasına elbette gerek yoktur. 816 numarada tekrar edecek olan hadisimizde yer alan dua ve zikir cümlelerinin, uykudan önceki son sözler olması ayrıca tavsiye edilmiştir.<br />
<br />
Hadisin bazı rivayetlerinde Berâ hazretlerinin son cümledeki Nebî kelimesini Resûl diye söylediği fakat Hz. Peygamber’in bunu kabul etmeyip Nebî demesinde ısrar ettiği görülmektedir. Resûl-i Ekrem’in bu titizliği, o duânın bu lafızlarla Hz. Peygamber’e öğretilmiş olmasındandır. Ulemâdan bazıları bu titizliği dikkate alarak, hadislerin kelimesi kelimesine aynen, yani lafzan rivayet edilmesi gerektiğini, mâna ile hadis rivayetinin câiz olmadığını ileri sürmüşlerdir. Ancak mâna ile hadis rivayeti, mânayı tersine çevirmemek şartıyla ve daha başka kayıtlarla câizdir ve bu ruhsat, hadis rivayetinde kullanılmıştır. Ezan ve tahiyyât duası gibi kendisi ile ibadet olunan hadisler ve aynı kelimelerle edâ olunması gereken rivayetler, mâna ile nakledilmezler. Bunlarda lafzan rivayet esastır.<br />
<br />
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bu düzeltmesi, hadisimizdeki duanın bu lafızlarla okunması gereğine işarettir. Teslimiyet ve tevekkül andının seçilmiş kelime ve cümlelerle yapılması da pek tabiîdir. Tevekkül ve yakîn konusu gibi, onu dile getiren kelimeler de son derece önem arzetmektedir.<br />
<br />
“Tevekkeltü alellah”, işlerimi Allah’a ısmarladım, demektir. Ayrılma zamanlarında “Allaha ısmarladık” diyerek vedâlaşmak, herhalde buradan kaynaklanmakta ve her işi Allah’a emanet etmenin Türkçe söylenişi olmaktadır. Bu durumu günlük muâşeret kuralı olarak uygulamamız, sünnet-i seniyyenin kültürümüzdeki müsbet izlerindendir. Bu, bilinçle ve ısrarla sürdürülmeli, “çav” veya “bay bay” gibi yabancı kelime ve ifadelerle asla değiştirilmemelidir.<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">HADİSTEN ÇIKARMAMIZ GEREKEN DERSLER</span><br />
<br />
    Abdestli olarak ve sağ tarafına yatarak uyumak tavsiye edilmektedir.<br />
<br />
    Hadisimizdeki dua cümleleri ile Allah’ı anmak sünnettir.<br />
<br />
    Resûlullah’ın yaptığı ve öğrettiği dualara (me’sûr dualar) önem ve-rilmelidir.<br />
<br />
    Müslüman günlük hayatının her safhasında Allah’a iltica edip, tam bir güven ve teslimiyet içinde olmalıdır.<br />
<br />
Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">UYUYAMAYAN KİMSENİN OKUYACAĞI DUA</span><br />
<br />
    Gece uyuyamayan kimsenin okuyacağı bir dua var mıdır? Uyumakta zorluk çekenlerin okuyacağı dua...<br />
<br />
Uykusu olmayan ve uyuyamamaktan dolayı muztarib olan kimse abdestli olarak yatağa yatarken:<br />
<br />
Uyku Duası Arapça:<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=52" target="_blank" title="">Uyku Duası Arapça.jpg</a> (Boyut: 68.48 KB / İndirmeler: 232)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
Uyku Duası Türkçe Okunuşu:<br />
<br />
Allahümme ğarati'nnucumu vehedeeti'luyunu ve entelhayyu'l gayyumullezi la te'huzuhu sinetün vela nevmun ya hayyun ya gayyumu ihdileyli veenim ayneyya.<br />
<br />
Uyku Duası Anlamı:<br />
<br />
“Allah’ım, yıldızlar battı, bütün gözler sükûne erdi, Sen ise kendisini uyuklama ve uyku tutmayan Hayy ve Kayyûm’sun! Ey Hayy ve Kayyûm olan Allah’ım, gecemi sükûna erdir ve gözlerimi uyut!” deyip Muavvizeteyn (Felâk ve Nâs) sûrelerini okuyup yatmalıdır. (Bkz. Heysemî, X, 178)<br />
<br />
    UYUMADAN ÖNCE ABDEST AL VE SAĞ TARAFINA YAT<br />
<br />
Buhâri’nin Berâ bin Âzib -radıyallahu anh-’dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır: “Yatağa varmak istediğinde namaz için aldığın gibi bir abdest al, sonra sağ tarafın üzerine yat, sonra şöyle de:<br />
<br />
Uyumak İçin Okunacak Dua Arapça:<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=51" target="_blank" title="">Gece uyuyamayan kimsenin okuyacağı bir dua.jpg</a> (Boyut: 40.74 KB / İndirmeler: 242)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
Uyumak İçin Okunacak Dua Türkçe Okunuşu:<br />
<br />
Allahümme eslemtü nefsi ileyke veveccehtü vechi ileyke vefevveztü emri ileyke veelce'tu zahri ileyke. Rağbeten ve rahbeten ileyke. La melcae velamenca minke illa ileyke. Amentü bikitabikellezi enzelte venebiyyikellezi erselte.<br />
<br />
Uyumak İçin Okunacak Dua Anlamı:<br />
<br />
“Ey Rabbim, bütün varlığımı sana teslîm ettim, işimin tasarrufunu sana havale ettim, yönelişim sanadır, korkum da ancak sendendir, senin azâbından kaçıp sığınılacak ancak yine senin rahmetindir. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin Resulüne îmân ettim ey Rabbim!” demektir. Bunları söyler de uyur, o gecede ölür isen fıtrat üzere ölmüş olursun. Uyumadan evvel bunlar son sözlerin olsun.” (Buharî, Deavât, 7)<br />
<br />
Uyku Duası - Uyku Getirmek İçin Okunması Gereken Dualar<br />
<br />
Uyku tüm canlıların yaşamı için gerekli bir ihtiyaçtır. Yeni güne güç toplamak için geçirilmesi zorunlu bir vakittir. Bu süre içerisinde vücut kendini toparlar ve enerji depolar. Uyku uyuyamamak ve uyku sırasında korkuyor olmak ise günün dinlenme setinde yeterince güç toplayamayıp bütün günün huzursuz geçmesine sebep olmaktadır. Uykusuz günlerinizde Allah’tan yardım dileyebileceğiniz dualar mevcuttur. Bu duaları okuyarak uykuyu çağırabilirsiniz. Bu duaların her birini ayrı ayrı tatbik etmeniz mümkün olduğu gibi birkaç tanesini art arda tatbik etmeniz de mümkündür. Duaların kabulü biraz da kulun inancı ile doğru orantılıdır.<br />
<br />
Yani kul, duanın kabul olacağına inanırsa Allah’ın izniyle duası kabul olacaktır. Size tavsiyemiz gönülden inanarak bu duaları etmenizdir. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Bebekler İçin Uyku Duası Oku</span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Fatiha Suresi’nin Sonsuz Feyzi</span><br />
<br />
Namazın ardından diz üstü çöküp 7 adet Fatiha Suresi okumalısınız. 7 Fatiha Suresi’nin ardından şu duayı okumalısınız. <br />
<br />
"Allahım, gündüzü çalışma ve meşguliyet için mükemmel şekilde planlayan ve geceye de dinlenme ve rahatlık görevi yükleyen sonsuz hikmetine ve nihayetsiz ilmine müracaat ederek senden rahatlık ve dinlenme talep ediyorum. Ne olur, gözlerime sihirli iksirini dök ve beni uykunun kolları ile sarıp sarmala. Amin.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu: </span>Elhamdulillahi rabbil'alemin, Errahmanir'rahim, errahmanir’rahim maliki yevmiddin iyyake na’budu ve iyyake nesta’in İhtinessiratel mustakim siratellerizine en’amte aleyhim gayrilmıağdubi aleyhim ve leddallin. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Türkçe Meali:</span> Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Hamd, Alemlerin Rabbi Rahman, Rahim Hesap ve ceza maliki Allah'a mahsustur. Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine ve sapkınlarınkine değil.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Fatiha Suresi Neden İndirilmiştir?</span><br />
<br />
"Rasulullah (sav) ortaya çıktığında kendisine 'Ya Muhammed" diye nida eden bir mumini işitti. Sesi işitince korka korka gitti. Varaka b. Nevfel de kendisine dedi ki: -"Nida eden sesi işittiğinde sana ne dediğini işitinceye kadar sağlamca dur." Yine Rasulullah (sav) görünce -"Ya Muhammed" diye aynı sesi duydu ve -"emrine hazırım" buyurdu. Seslenen dedi ki: -"Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik ederim de." Sonra aynı ses O'na Fatiha suresini sonuna kadar okudu.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İhlas Suresi</span><br />
<br />
Uykusuzluğunuzla tek başınıza başa çıkamadığınız da Allah’tan yardım dilemek için diz üstü küp 7 kez İhlas Suresi’ni okumalısınız. 7 İhlas’ın ardından ise 1 defa şu dua ile Allah’tan şifalı bir dua istemelisiniz;<br />
<br />
“Allahım, geceyi gündüze ve gündüzü geceye çeviren sonsuz ilmin, şüphesiz ki kullarına da rahatlık ve huzur vermeye kadirdir. Sana boyun eğen ve yüreğinde seni hisseden bir kul, her türlü musibetin ve sıkıntının çözümüne kavuşur. Sana itaat eden bir gönül, senden başkasına bel bağlamanın beyhudeliğini bilir. Bu bilginin hatrına ve sana itaat edip yönelen gönlümün masumiyetine istinaden senden tatlı ve güzel bir uyku istiyorum.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İhlas Suresi Okunuşu:</span> Bismillahirrahmânirrahîm. Kul hüvellâhü ehad Allâhüssamed Lem yelid ve lem yûled Ve lem yekün lehû küfüven ehad. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İhlas Suresi Meali:</span> Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle De ki; O Allah bir tektir.  Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir). Doğurmadı ve doğurulmadı  O 'na bir denk de olmadı.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İnşirah Suresi</span><br />
<br />
Uyku problemi yaşayan insanlar için Allah’tan yardım dilemek son nokta olmamalıdır çünkü Allah’tan başka bize yardım edecek kimse yoktur. İnşirah Suresi ise uyku istemek için en faydalı dualardan birisidir. 3 kez inşirah suresini okuduktan sonra şu uyku duasını yapmalısınız;  <br />
<br />
“Yürekleri inşirah ve sükunet ile dolduran ve sana iman eden kullarını her türlü nusretin ile muhafaza buyuran sırlı kudretine iltica ediyorum. Sen, gönüllerin sonsuz tabibi ve bütün kulların değişmez habibi olan Ezeli ve Ebedi Sultansın. Senin saltanatın hem kainatın her bucağında hem de mümin yüreklerin derununda hüküm sürer. Saltanatının ihtişamı ve kudretinin göz kamaştıran şaşaası harına gözlerime ve bedenime uykunun sıcaklığını nasip eyle. Amin.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İnşirah Suresi Türkçe Okunuşu:</span> Elem neşrah leke sadrek Ve vada'na 'anke vizreke Elleziy enkada zahreke Ve refa'na leke zikreke Feinne me'al'usri yasren İnne me'al'usri yüsren feiza ferağte fensab ve ila rabbike ferğab. <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">İnşirah Suresi Türkçe Meali: </span>Senin için bağrını açmadık mı? İndiremedik mi senden o yükünü? O sırtında gıcırdatmakta olan yükünü? Senin şanını yüceltmedik mi? Demekki zorlukla beraber bir kolaylık var. Evet o zorlukla beraber bir kolaylık var. O halde boş kalındığında yine kalk yorul. Ve ancak Ragbinden ümit et, hep O’na doğrul!<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ya Şafi Esması </span><br />
<br />
21 kez Ya Şafi Esması okumak size düzenli ve kaliteli uykuyu verecektir. Duayı 21 kez okuduktan sonra şu duayı etmelisiniz;<br />
<br />
“Şifası her mustarip kulun yüreğine şifa olan ve dermanı en büyük dertleri kökünden kurutan şifalı merhametin ve merhametli şifanın sahibi sensin. Senin sırlı şifan, darda kalan her mahluka medet eder ve senin müessir dermanın her yaraya merhem sürer. Beni de sonsuz şifanın harika merhametinden mahrum bırakma ve gözümü kapattığımda beni şifalı merhametine mahzar kıl. Amin.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ya Şafi Esması Okunuşu: </span><br />
<br />
Bismillahirrahmanirrahiym<br />
<br />
“Allahümme inni es’elüke’l -afiyete fi’d- dünya ve’l ahirati, Allahümme inni es’elüke’l-afve ve’l afiyete fi dini ve dünyaye ve ehli ve mali, Allahümmestur avrati ve Amin rav’ati.Allahümmehfazni min beyni yedeyye ve min halfi ve an yemini ve an şimali ve min favki ve e’uzü bi-azamatike en uğtale min tahti.Allahümme ağnini bi!l-ilmi ve zeyyinni bi’l-hilmi ve kerrimni bi’t-takva ve cemmilni bi’l-afiyeti”.<br />
<br />
Ya Şafi Esması Türkçe Meali:  ”Allah’ım, Senden dünyada ve ahirette Huzur ve sağlık isterim.Allah’ım,Senden, dinim,dünyam,çoluk çocuğum ve malım için Af ve Afiyet isterim.Allah’ım,ayıplarımı kapat,beni, korkularımdan güvene kavuştur.Allah’ım,beni önümden,arkamdan,sağımdan,solumdan, ve başımdan gelecek her türlü hastalıklardan,kötülüklerden koru.gelecek bir kötülükle tuzağa düşürülmekden,yere vurulmakdan,senin yüceliğine sığınırım.Allah’ım, beni ilim ile zenginleştir,hilm ile süsle,takva ile kereme kavuştur.afiyetle güzelleştir.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ya Kadıye’l Hacat Duası</span><br />
<br />
İhtiyaçları gideren ve kullarının ihtiyaçlarına cevap veren anlamına gelmektedir. 21 kez Ya Kadıye’l Hacat Esmasını okuduktan sonra uyku dilemek için şu duayı etmelisiniz; <br />
<br />
“Allahım, sensin ihtiyaç sahiplerinin gözü kuşağı ve sensin darda kalanların dili dudağı. Sen, kulum bana yönelince ben kulumun eli, gören gözü ve işiten kuşağı olurum, buyurursun. İşte ben de içimdeki tüm safiyet ve masumiyet ile sana yöneliyor ve senin dergah-ı merhametine el açıp niyaz ediyorum. Ne olur, benim de gören gözüm ol ve bana uykumda tatlı rüyalar göster. Amin.”</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>