<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Dini Forum - Korunma ve Sığınma Duaları]]></title>
		<link>https://dini-forum.com/</link>
		<description><![CDATA[Dini Forum - https://dini-forum.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 06:27:09 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Ayında Okunacak Dualar]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3090</link>
			<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:18:19 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=3090</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muharrem Ayında Okunacak Dualar</span></span><br />
<br />
1 Muharrem, Muharrem ayının ilk on günü ve Aşure Günü’nde okunması tavsiye edilen dualar ve faziletli amelleri bu yazıda derledik.<br />
<br />
İlk muhacirlerin ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hicretine dayanan bu mübarek zaman diliminde, Muharrem ayının 1. ve 10. günlerinde okunacak dualar derlenmiştir. Bu günlerin feyzinden istifade edilmesi temenni edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">MUHARREM AYINDA OKUNACAK DUALAR</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Senenin Birinci Günü (1 Muharrem’de) Okunacak Duâ</span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
 وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَاٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ. اَللّٰهُمَّ اَنْتَ الْاَبَدِىُّ الْقَدِيمُ اْلأَوَّلُ وَعَلَا فَضْلُكَ الْعَظِيمُ وَجُودُكَ الْعَمِيمُ المُعَوَّلُ وَهٰذِهِ عَامٌ جَدِيدٌ قَدْ اَقْبَلَ نَسْئَلُكَ الْعِصْمَةَ فِيهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَاَوْلِيَائِهِ وَجُنُودِهِ وَالْعَوْنَ عَلَى هٰذِهِ النَّفْسِ الْأَمَّارَةِ بِالسُّوءِ وَالْاِشْتِغَالَ بِمَا يُقَرِّبُنِى اِلَيْكَ زُلْفَى يَا ذَا الْجَلَالِ وَاْلاِكْرَامِ وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِىِّ اْلأُمِّيِّ وَعَلَى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
</span></div>
<br />
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah (c.c) Efendimiz Muhammed’e âline ve ashâbına salât u selâm eylesin! Allah’ım! Sen ebedîsin, Kadîm’sin, Evvel’sin. Fazl u ihsânın çok yücedir. Her şeyi kaplayan ve her şeyin sığınağı olan cömertliğin çok yücedir. Yeni yıl gelmiş bulunuyor. Bu sene içinde bizi şeytandan, onun dostlarından ve ordularından korumanı istiyoruz. Şu dâimâ kötülüğü emreden nefse karşı yardımını istiyoruz. Sana yaklaştıracak şeylerle meşgul olabilmem için yardımını istiyorum, ey Celâl ve İkrâm Sâhibi olan Allah’ım! Allah, ümmî nebî Efendimiz Muhammed’e, âline, mübarek ve temiz ashâbına salât eylesin! Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muharrem Ayının İlk On Gününde Okunacak Duâ</span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
 اَللّٰهُمَّ اَنْتَ الْاَبَدِيُّ الْقَدِيمُ الْحَيُّ الْكَرِيمُ الْحَنَّانُ الْمَنَّانُ وَهٰذِهِ سَنَةٌ جَدِيدَةٌ اَسْئَلُكَ فِيهَا الْعِصْمَةَ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ. وَالْعَوْنَ عَلَى هَذِهِ النَّفْسِ اْلأَمَّارَةِ بِالسُّوءِ وَالْاِشْتِغَالَ بِمَا يُقَرِّبُنِى اِلَيْكَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَاْلاِكْرَامِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ<br />
</span></div>
<br />
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’ım! Sen ebedîsin, Kadîm’sin, dirisin, Kerîm’sin, Hannân’sın, Mennân’sın. Bu yeni sene içinde beni ilâhî rahmetten kovulmuş şeytandan korumanı istiyorum. Şu dâimâ kötülüğü emreden nefse karşı yardımını istiyorum. Yine Sana yaklaştıracak şeylerle meşgul olabilmem için yardımını istiyorum, ey Celâl ve İkrâm Sâhibi olan Allah’ım! Rahmetinle lutfeyle ey merhametlilerin en merhametlisi!”<br />
<br />
Her kim Muharrem ayının ilk on gününde, özellikle birinci ve onuncu Aşûra günleri sabahleyin üç kere bu duâyı okursa Allah Zü’l-celâl Hazretleri’nin o kimseyi tâ gelecek senenin Muharrem ayına kada cemî’ belâlardan emîn ve muhafaza buyuracağı rivâyet olunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">10 Muharrem’de (Aşure Günü) Yedi Defa Okunacak Duâ</span></span><br />
<br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Yetmiş defa:<br />
<br />
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ<br />
<br />
“Allah bize yeter, O ne güzel vekîldir. Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır.” dedikten sonra yedi defa şu duâyı okumalıdır:<br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ سُبْحَانَ اللّٰهِ مِلْأَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَا وَزِنَةَ الْعَرْشِ لَا مَلْجَأَ وَلَا مَنْجَا مِنَ اللّٰهِ اِلَّا اِلَيْهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ الشَّفْعِ وَالْوَتْرِ وَعَدَدَ كَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ كُلِّهَا اَسْأَلُكَ السَّلَامَةَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ وَهُوَ حَسْبِى نِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ. وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ خَيْرِ خَلْقِهِ وَعَلَى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ. اٰمِينَ<br />
</span></div>
<br />
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’ı mîzân dolusunca, ilimlerin nihâyet derecesiyle, râzı olacağı şekilde, Arş’ın ağırlığınca tesbih ederim. Allah’tan koruyacak hiçbir sığınak ve kurtuluş yolu yok, O’ndan yine O’na sığınılır. Çift ve tek olan şeyler adedince, Al-lah’ın bütün tam kelimeleri adedince O’nu tesbih ederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle bana selâmet vermeni istiyorum. Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak yüce ve Azîm olan Allah’ın tevfik ve yardımıyladır. O bana yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır. Allah, mahlûkâtın en hayırlısı olan Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât eylesin! Âmîn!”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak: </span></span><br />
<br />
Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muharrem Ayında Okunacak Dualar</span></span><br />
<br />
1 Muharrem, Muharrem ayının ilk on günü ve Aşure Günü’nde okunması tavsiye edilen dualar ve faziletli amelleri bu yazıda derledik.<br />
<br />
İlk muhacirlerin ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hicretine dayanan bu mübarek zaman diliminde, Muharrem ayının 1. ve 10. günlerinde okunacak dualar derlenmiştir. Bu günlerin feyzinden istifade edilmesi temenni edilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">MUHARREM AYINDA OKUNACAK DUALAR</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Senenin Birinci Günü (1 Muharrem’de) Okunacak Duâ</span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
 وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَاٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ. اَللّٰهُمَّ اَنْتَ الْاَبَدِىُّ الْقَدِيمُ اْلأَوَّلُ وَعَلَا فَضْلُكَ الْعَظِيمُ وَجُودُكَ الْعَمِيمُ المُعَوَّلُ وَهٰذِهِ عَامٌ جَدِيدٌ قَدْ اَقْبَلَ نَسْئَلُكَ الْعِصْمَةَ فِيهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَاَوْلِيَائِهِ وَجُنُودِهِ وَالْعَوْنَ عَلَى هٰذِهِ النَّفْسِ الْأَمَّارَةِ بِالسُّوءِ وَالْاِشْتِغَالَ بِمَا يُقَرِّبُنِى اِلَيْكَ زُلْفَى يَا ذَا الْجَلَالِ وَاْلاِكْرَامِ وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِىِّ اْلأُمِّيِّ وَعَلَى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
</span></div>
<br />
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah (c.c) Efendimiz Muhammed’e âline ve ashâbına salât u selâm eylesin! Allah’ım! Sen ebedîsin, Kadîm’sin, Evvel’sin. Fazl u ihsânın çok yücedir. Her şeyi kaplayan ve her şeyin sığınağı olan cömertliğin çok yücedir. Yeni yıl gelmiş bulunuyor. Bu sene içinde bizi şeytandan, onun dostlarından ve ordularından korumanı istiyoruz. Şu dâimâ kötülüğü emreden nefse karşı yardımını istiyoruz. Sana yaklaştıracak şeylerle meşgul olabilmem için yardımını istiyorum, ey Celâl ve İkrâm Sâhibi olan Allah’ım! Allah, ümmî nebî Efendimiz Muhammed’e, âline, mübarek ve temiz ashâbına salât eylesin! Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Muharrem Ayının İlk On Gününde Okunacak Duâ</span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
 اَللّٰهُمَّ اَنْتَ الْاَبَدِيُّ الْقَدِيمُ الْحَيُّ الْكَرِيمُ الْحَنَّانُ الْمَنَّانُ وَهٰذِهِ سَنَةٌ جَدِيدَةٌ اَسْئَلُكَ فِيهَا الْعِصْمَةَ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ. وَالْعَوْنَ عَلَى هَذِهِ النَّفْسِ اْلأَمَّارَةِ بِالسُّوءِ وَالْاِشْتِغَالَ بِمَا يُقَرِّبُنِى اِلَيْكَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَاْلاِكْرَامِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ<br />
</span></div>
<br />
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’ım! Sen ebedîsin, Kadîm’sin, dirisin, Kerîm’sin, Hannân’sın, Mennân’sın. Bu yeni sene içinde beni ilâhî rahmetten kovulmuş şeytandan korumanı istiyorum. Şu dâimâ kötülüğü emreden nefse karşı yardımını istiyorum. Yine Sana yaklaştıracak şeylerle meşgul olabilmem için yardımını istiyorum, ey Celâl ve İkrâm Sâhibi olan Allah’ım! Rahmetinle lutfeyle ey merhametlilerin en merhametlisi!”<br />
<br />
Her kim Muharrem ayının ilk on gününde, özellikle birinci ve onuncu Aşûra günleri sabahleyin üç kere bu duâyı okursa Allah Zü’l-celâl Hazretleri’nin o kimseyi tâ gelecek senenin Muharrem ayına kada cemî’ belâlardan emîn ve muhafaza buyuracağı rivâyet olunmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">10 Muharrem’de (Aşure Günü) Yedi Defa Okunacak Duâ</span></span><br />
<br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size">Yetmiş defa:<br />
<br />
حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ<br />
<br />
“Allah bize yeter, O ne güzel vekîldir. Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır.” dedikten sonra yedi defa şu duâyı okumalıdır:<br />
<br />
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ سُبْحَانَ اللّٰهِ مِلْأَ الْمِيزَانِ وَمُنْتَهَى الْعِلْمِ وَمَبْلَغَ الرِّضَا وَزِنَةَ الْعَرْشِ لَا مَلْجَأَ وَلَا مَنْجَا مِنَ اللّٰهِ اِلَّا اِلَيْهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَدَدَ الشَّفْعِ وَالْوَتْرِ وَعَدَدَ كَلِمَاتِ اللّٰهِ التَّامَّاتِ كُلِّهَا اَسْأَلُكَ السَّلَامَةَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ وَهُوَ حَسْبِى نِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ. وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ خَيْرِ خَلْقِهِ وَعَلَى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ. اٰمِينَ<br />
</span></div>
<br />
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. Allah’ı mîzân dolusunca, ilimlerin nihâyet derecesiyle, râzı olacağı şekilde, Arş’ın ağırlığınca tesbih ederim. Allah’tan koruyacak hiçbir sığınak ve kurtuluş yolu yok, O’ndan yine O’na sığınılır. Çift ve tek olan şeyler adedince, Al-lah’ın bütün tam kelimeleri adedince O’nu tesbih ederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi, rahmetinle bana selâmet vermeni istiyorum. Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak yüce ve Azîm olan Allah’ın tevfik ve yardımıyladır. O bana yeter, O ne güzel vekildir. Ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır. Allah, mahlûkâtın en hayırlısı olan Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât eylesin! Âmîn!”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kaynak: </span></span><br />
<br />
Mahmud Sami Ramazanoğlu, Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Euzu Besmele Duasının  Yazılışı Okunuşu Anlamı Arapçası ve Fazileti]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2824</link>
			<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 15:02:47 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2824</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Euzu Besmele Duasının  Yazılışı Okunuşu Anlamı Arapçası ve Fazileti</span></span><br />
<br />
Eûzü besmele nedir? Eûzü besmele getirmenin faydası ve fazileti nedir? İstiaze ve beslemeyi niçin getiriyoruz? Eûzü besmelenin anlamı, yazılışı, okunuşu ve Arapçası...<br />
“Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” deriz. Bu sözü söylemeye “istiâze” denilir. “Eûzü”, sığınırım, emân dilerim, yardım taleb ederim, gibi anlamlara gelir. “İstiâze”, Kur’an okumaya başlamadan önce olmalıdır. Zira âyetteki “Kur’an okuduğun zaman” sözü, “Kur’an okumak istediğin zaman” mânasına gelir. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, I, 3)<br />
İslâm’ın varlık, bilgi ve değere bakışını şekillendiren besmele, kulluk bilinciyle hayatı anlamlandırır.Müslüman besmele çekmekle, “Kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teâlâ adına, O’nun rızasını kazanmak umuduyla ve O’nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum.” demiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">EÛZÜ BESMELE</span></span><br />
<br />
Eûzü Besmele Arapçası:<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
Eûzü Besmele Okunuşu: “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.”<br />
Eûzü Besmele Anlamı: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile..”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İSTİÂZE NEDİR?</span></span><br />
<br />
İstiaze (Eûzü Arapçası):<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
<br />
İstiaze (Eûzü Okunuşu):: “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.”<br />
İstiaze (Eûzü Anlamı):: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İstiaze Neden Okunur?</span></span><br />
<br />
Nahl sûresindeki:<br />
<br />
فَاِذَا قَرَاْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ<br />
<br />
“Kur’an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) emri gereğince Kur’ân-ı Kerîm okumaya başlarken:<br />
<br />
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ<br />
<br />
“Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” deriz. Bu sözü söylemeye “istiâze” denilir. “Eûzü”, sığınırım, emân dilerim, yardım taleb ederim, gibi anlamlara gelir.<br />
Cebrâil (a.s.)’in Peygamber Efendimiz’e getirdiği şeylerin ilki istiâze, besmele ve “Yaratan Rabbının adıyla oku!” (Alak 96/1) meâlindeki  âyetidir.<br />
“İstiâze”, Kur’ân okumaya başlamadan önce olmalıdır. Zira ayetteki “Kur’ân okuduğun zaman” sözü, “Kur’ân okumak istediğin zaman” mânasına gelir. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, I, 3)<br />
“İstiâze”, huzûra girmek için kapıyı vurup izin istemeye benzer. Kur’ân okumak isteyen kimse, Allah Teâlâ ile konuşmaya başlayacağından, kendini ilgilendirmeyen konulardan uzak kalmalı, dedikodu, çekiştirme ve iftira gibi günah kirlerinden dilini temizlemelidir. Dilin, bu tür kirlerden temizlenmesi ise ancak “eûzü” çekmekle yani bunların tümünden Allah’a sığınmakla mümkün olabilir.<br />
“İstiâze”, Allah’a yaklaşmak için mühim bir vesîle, O’ndan hakkıyla korkanlar için bulunmaz bir sığınak, günahkârlara tutamak, helâke uğramış olanlara barınak, âşıklara gönül aydınlığıdır.<br />
İstiâze, Rabb ile kul arasında bir sözleşmedir. Allah Teâlâ: “Siz bana olan sözünüzü tutun ki, ben de size olan sözümü tutayım” (Bakara 2/40) buyurmaktadır. Sanki kul “Eûzü” çekerken, “Allahım, ben bir insan olarak noksanlarımla birlikte kulluk sözümü yerine getirdim; sana sığındım ve senden bağışlanma diliyorum. Sen ise iyilik ve ikramda kemâl sahibisin. Şanına yakışan, rabbim olarak bana verdiğin sözü yerine getirerek beni koruman ve himâyene almandır” demektedir. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, I, 85-86)<br />
Allah’a sığınmak, yaratılandan Yaratan’a, halktan Hakk’a dönmektir. Her türlü iyiliği elde eedip her türlü kötülükten uzaklaşma kastıyla hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah’a yöneliştir. Böyle bir şuurla yapılan istiâzede “Allah’a koşun!” (Zâriyât 51/50) âyetinin sırrı tecellî eder. Ayrıca istiâze, kulun Cenâb-ı Hakk’a yakın olabilmek için acizliğini anlamaktan başka yol olmadığını bilmesidir. Acziyeti hissetmek ise mânevî makamların sonuncusudur.<br />
“Allah” lâfz-ı celâli kelime yapısı itibariyle türemiş değildir. Çünkü bu kelimenin aslına vakıf olmak ve ne mânaya geldiğini tam olarak bilmek mümkün değildir. Nitekim İmam Teftâzânî bu hususa işaret ederek “Akıl, Allah’ın zât ve sıfatını bilmede nasıl şaşkınlığa düşmüşse, O’na isim olan kelime hakkında da aynı şaşkınlığa düşmüştür. Allah kelimesi «İsim mi, sıfat mı? Türemiş mi, değil mi? Alem yâni özel isim mi, değil mi?» soruları kolayca cevap verilecek cinsten değildir” demektedir.<br />
“Şeytan”, Allah’ın rahmetinden kovulup lânete uğradıktan sonra bu ismi almıştır. Şeytan lâfzından açıkça anlaşılan İblîs ve yardımcılarıdır. Ancak bunun insan ve cinlerden doğru yolu bırakıp sapıklığa düşenler hakkında kullanılan genel bir isim olduğu da bir gerçektir. Nitekim Allah Teâlâ: “İnsan ve cin şeytanları” (En‘âm 6/112) ifadesiyle buna işaret buyurmaktadır.<br />
“Racîm”, lânete uğraması sırasında, melekler tarafından göğün katlarından atılarak kovulan şeytan demektir. Yahut göğe yükselmek isteyen şeytanın yıldız kayması şeklinde taşlanarak kovulmasıdır. Göğün katlarına yükselip Levh-ı Mahfûz’dan bilgi çalmaya yeltenmesi, şeytanın kötü sıfatlarından biridir. Kur’ân’da şeytanla ilgili daha bir çok kötü isim ve sıfat vardır. Bunlar içinde onun tüm kötülüklerini ifade eden kelime “racîm”dir. Çünkü “racîm” şeytanla ilgili tüm cezaları kapsar. Bu yüzden Kur’ân okumaya başlarken şeytanın isim ve özellikleri arasından bu vasfı hususi olarak seçilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ÜÇ ÇEŞİT İSTİAZE VE İSTİAZENİN BEŞ FAYDASI</span></span><br />
<br />
Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarına, fiillerine ve zâtına yapılabilecek istiâze olmak üzere üç çeşit istiâzeden söz etmek mümkündür. Bunlara işaret etmek üzere Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Allahım, senin öfkenden hoşnutluğuna, ceza vermenden affına, senden yine sana sığınırım.” (Müslim, Salât 222; Ebû Dâvûd, Vitr 5; Tirmizî, Da‘avat  112)<br />
İstiâze yapan mü’min;<br />
    İnanç, amel ve bedenle ilgili bütün kötülüklerden,<br />
    Bütün haramlardan,<br />
    Hastalık, yangın, suda boğulma, fakirlik, körlük ve sakatlık gibi sayısız belâ ve musîbetlerden,<br />
    İnsan, cin ve hayvanlardan gelebilecek her türlü şerlerden,<br />
    Korkulacak her türlü âfet, belâ ve musibetlerden her şeye gücü yeten Allah’a sığınmış olur.<br />
Gerçek istiâze, sadece sözle gerçekleşmez. İstiâzenin gerçekleşebilmesi için kalb, dil ve fiil uygunluğu gereklidir. Diliyle “Allah’a sığınıyorum” dediği halde hâli ve fiili ile şeytana sığınanın istiâzesi makbûl bir istiâze sayılmaz. Belki bu, nefs ile şeytanın günah ve azgınlıkta birbirleriyle işbirliği yapması olarak telakki edilebilir.<br />
Bu bakımdan insanlar, ancak mânevî durumlarına göre istiâze yaparlar. Sıradan insanlar, mânasını anlamadan sadece sığınma cümlelerini tekrar eder dururlar. Âriflerin istiâzesi ise, Allah’tan başkasını görmemek, böylece birliğe erip çokluktan uzak durmaktır. Zaten şeytan, ârifin nûruna yaklaşamaz, hatta ondan kaçar. Ebû Said Harrâz (k.s.)’ın şu hali bunun en güzel bir misalidir: Hazret, rüyâsında İblîs’i görür ve ona elindeki asâyla vurmak ister. İblîs ise ona: “Yâ Ebâ Said, ben asâdan değil, ârifin kalb semâsında doğan mârifet güneşinin ışığından korkarım” der.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">KALP HUZURUYLA İSTİÂZEDE BULUNAN KİMSE İLE ŞEYTAN ARASINA ÜÇYÜZ PERDE KOYAR</span></span><br />
<br />
Hasan Basrî (k.s.): “Allah Teâlâ, kalp huzuruyla istiâzede bulunan kimse ile şeytan arasına üçyüz perde koyar. Her perdenin kalınlığı, yer ile gök arası kadardır” buyurur.<br />
İstiâze yaparken göz önünde bulundurulması gereken bir kısım edep kaideleri vardır. Bunlara dikkat edilince elbetteki sığınma duygusunun insan üzerindeki etkisi daha fazla olacaktır:<br />
    Allah’a sığınmada, yaratılmışlardan yaratana, mümkün varlıklardan varlığı kendinden olan Zât’a yükselme vardır. Kul muhtaç, Allah ise ganî ve müstağnîdir. Sığınan kul, Allah’ın bütün iyilikleri yaratmaya ve kötülükleri savmaya gücünün yeteceğine inanır ve bütün kalbiyle O’na yönelir.<br />
    Sığınan kul, nefsinin acizliğini, Rabbin kudretini itiraf etmiş olur. Zira Allah’a yaklaşmanın en kestirme yolu acziyet ve gönül kırıklığıdır.<br />
    Hayırlı ve sâlih ameller işlemek ancak şeytandan kaçmakla kolaylaşır. Bu kaçış da ancak Allah’a sığınmakla olur.<br />
    Şeytan insanın apaçık düşmanı (Fatır 35/6), Rahman olan Allah ise insanın yaratıcısı, efendisi ve bütün işlerini düzenleyenidir. İnsanın düşmanından dostuna sığınması ne güzel bir davranıştır.<br />
    Şeytanın vesvese verdiği işlerin en başında Kur’an okumak gelir. Zira Kur’an okuyan Allah’ın emirlerini hatırlar ve tutar, yasaklarından da kaçar. Bu hikmete dayalı olarak özellikle bilhassa Kur’ân-ı Kerîm okumaya başlarken istiâze çekilmesi istenmiştir.<br />
    Mü’minin biri açık diğeri gizli iki düşmanı vardır. Açık düşmanı kâfirler, gizli düşmanı ise şeytandır. Kâfirlerle mücadelede savaş emri varken, şeytanla mücadelede ise istiâze emri vardır. Her iki cihadda da Allah mü’minin yardımcısıdır. Açık düşmanı tarafından öldürüldüğünde mü’min şehîd olur, gizli düşmanı tarafından öldürüldüğünde ise kişi Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılır. Bu sebeple gizli düşmanın şerrinden kaçınmak daha önceliklidir.<br />
    Mü’minin kalbi en şerefli ve en temiz yeridir. Mü’min kalbini şeytanın her türlü vesvesesinden temiz tutmalı ve oraya Allah’ın mârifetini yerleştirmeli ki, Allah da âhirette en temiz ve en güzel yer olan cenneti ona nasip kılsın. Yani kul kalbini bütünüyle Allah’a adamalı ki, Allah da ona âhirette cenneti nasip kılsın. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, I, 81-83)<br />
Unutmamak gerekir ki şeytan, insan tabiatına daha çok oburca yemek içmek yoluyla musallat olur. İnsan, yiyip içmeyi azaltıp oburluğu bıraktığı takdirde, midesinin ve nefsinin arzusunu önlemiş olur. O zaman şeytan ona nüfûz imkânı bulamaz. Onu etkileyemez.<br />
Rivayete göre Nûh (a.s.) gemiden çıkınca İblîs’e sordu: “Ey Allah’ın düşmanı, kendilerini saptırıp helâke düşürmede sana ve askerlerine en çok yardımcı olan, insanların hangi huylarıdır?” İblîs şu karşılığı verdi: “Eğer bir insanda pintilik, hırs, hased, kibir ve acelecilik gibi huylardan biri varsa, biz onu helâk çukuruna yuvarlarız. Eğer bir kimsede sayılan bu kötü sıfatların hepsi toplanacak olursa böyle birine de: «Azgın şeytan» deriz. Çünkü bunlar, şeytanların liderlerinin özellikleridir.” (Bursevî, I, 6)<br />
İşte biz, istiâze bereketiyle şeytanın bütün vesvese, tahrik ve kötülüklerinden Yüce Rabbimize sığınma fırsatı buluyor, peşinden okuyacağımız besmeleyle de yeryüzünde Allah’ın ismiyle ve Allah adına yapacağımız gerçek bir kullukla sorumluluğumuzu beyân ediyoruz:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">BESMELE NEDİR?</span></span><br />
<br />
Besmele Arapça Yazılışı:<br />
<br />
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
Besmele Okunuşu: “Bismillahirrahmanirrahîm.”<br />
Besmele Anlamı: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile..”<br />
Besmele Neden Okunur?<br />
“Besmele”, Kur’ân-ı Kerîm sûrelerini birbirinden ayırmak üzere gelmiştir. Hanefilere göre Fâtiha dâhil hiçbir sûreye ait olmayan müstakil bir âyettir. Neml sûresi 20. âyette yer alan besmele ise o âyetin bir bölümünü oluşturur. Besmele, Kur’ân’ın anahtarıdır. Teberrük olarak, yani bereketinden istifade etmek maksadıyla her sûreye onunla başlanmaktadır. Bu vesileyle Resûlullah (s.a.s.) her hayırlı işe besmele ile başlamamızı tavsiye buyurmakta, besmele ile başlanmayan işlerin neticesinin sonuçsuz kalacağını şöyle haber vermektedir:<br />
“Besmeleyle başlanmayan her mühim işin sonu eksiktir.”  (Ali el-Müttakî, I, 555, no: 2491)<br />
Okuyuş sırasında besmele istiâzeden sonra gelir. Bunun hikmeti şu olabilir:<br />
Bir mekanı süsleyip güzelleştirmeye başlamadan önce oradaki lüzumsuz ve zararlı şeyleri çıkarıp temizlemek gerekir. Bu kurala göre kalb de öncelikle istiâzeyle yaratıklara yönelmekten temizlenir. Bunlardan tümüyle uzaklaşıp arındıktan sonra besmeleyle Allah’a yönelir, mânen gelişip güzelleşir. (Bursevî, I, 6)<br />
“Bismillâhirrahmânirrahîm” sözü, “Rahman Rahîm Allah’ın ismiyle” anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla Kur’an okumaya başlarken besmele çeken mü’min, “Kur’an okumaya Allah’ın ismiyle başlıyorum” demiş olur. Diğer güzel ve hayırlı amellere başlarken çekilen besmele de, o işe Allah’ın ismiyle başlandığını gösterir.<br />
Besmelede Yüce Rabbimizin üç güzel ism-i şerifi zikredilir. Bunlar Allah, Rahmân ve Rahîm isimleridir:<br />
“Allah”, Yüce Rabbimizin en büyük ismidir. “Kendisine kulluk edilen en yüce zât, yegâne ilâh” demektir. Bu isim, Cenâb-ı Hakk’ın, Kur’ân-ı Kerîm’de ve diğer ilâhî kitaplarda geçen bütün isim ve sıfatların hepsini kendinde toplamıştır. Cemâl ve celâl sıfatlarının hepsini içine alır. Tercih edilen bir görüşe göre Allah ismi, İsm-i Âzam’dır.” (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb,I, 101)<br />
“Rahmân”, rahmet kökündendir. Rahmet, sözlükte kalp inceliği ve şefkat anlamındadır. Anne rahmi de bu köktendir. Çünkü anne; rahminde taşıdığı yavruya karşı şefkat ve merhamet duyar. Burada rahmetten kastedilen, ikrâm ve ihsândır. Buna göre mâna: “Yaratıklarına rızık veren, onlardan belâ ve âfetleri uzaklaştıran, takvâsı sebebiyle takvâ sahibinin, günahı sebebiyle günahkârın rızkını artırıp eksiltmeyen, aksine herkese ve herşeye dilediği ölçüde rızık veren” demektir. Diğer bir tarifle: “Bütün yaratıklara rızıkları, hayatı devam ettirme vesileleri ve her türlü faydaları temin hususunda rahmeti yaygın olan rahmet sahibi demektir. Rahmeti, mü’min ya da kâfir, iyi veya kötü herkesi kuşatandır.” (Beyhakî, Kitâbu Esmâ ve Sıfât, s. 52)<br />
“Rahîm”; acıyan, esirgeyen, istendiğinde veren, istenmediğinde öfkelenendir. İnsanoğlu kendisinden bir şey istendiğinde öfkelenir. Allah Teâlâ ise, istenmediği zaman öfkelenir. Zira rahmet, kendisinin zâtî sıfatı olup Allah’ın iyiliği ulaştırmayı, kötülüğü uzaklaştırmayı istemesidir. Allah’ın kullarına en büyük rahmeti, onları yaratmak suretiyle varlık nimetini onlara ulaştırması, yokluğun kötülüğünü de onlardan uzaklaştırmasıdır. Zira yok iken varolmak, en büyük iyilik ve benzersiz bir nimettir.<br />
Kur’ân-ı Kerîm’deki kullanışlarına baktığımız zaman Rahman’a, “rahmetle sıfatlanmış olan”, Rahîm’e ise “rahmetiyle merhamet edici olan” mânası verilebilir. İbn Abbas (r.a.) şöyle der: “Rahmân, refîk olan, Rahîm ise yaratıklarını rızıklandırmakla şefkatini gösterendir.” (Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, I, 161)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">BESMELENİN FAZİLETİ</span></span><br />
<br />
Besmelenin faziletiyle ilgili şöyle bir kıssa anlatılır:<br />
Rum meliki Kayser, Hz. Ömer’e şöyle bir mektup yazdı: “Başımda dinmek bilmeyen bir ağrı var. Eğer bildiğiniz bir ilacı varsa lütfen bana gönderin. Çünkü gittiğim hiçbir doktor, derdime bir çare bulamadı.” Mektubu alan Ömer (r.a.) Kayser’e bir başlık gönderdi. Kayser bunu giyince ağrısı kesiliyor, çıkardığında yeniden başlıyordu. Merak etti: “Acaba bu başlıkta ne vardı ki ağrısını dindiriyordu.” Başlığı çıkarıp iyice kontrol edince üzerinde besmele yazılı bir kâğıt buldu.<br />
Nakledildiğine göre sâlih zâtlardan biri, bir kağıda “Bismillahirrahmanirrahîm”  diye yazmış, öldüğünde bu kağıdı kefeninin içine koymalarını yakınlarına vasiyet etmişti. “Bunun sana ne faydası olacak” diye sorduklarında ise şu cevabı vermişti:<br />
“Kıyamet günü Rabbimin huzuruna varınca, «İlâhî! Sen bize bir kitap gönderdin, bu kitabın açılış sözünü ve başlığını da “Bismillahirrahmanirrahîm” yaptın. Şimdi senden bana o yüce kitabının başlığına ve orada zikrettiğin Rahmân ve Rahîm gibi sonsuz rahmet sıfatlarının gereğine göre davranmanı istiyorum» diyeceğim.” (Ayıntâbî, I, 13-14)<br />
Besmeleyi bu iman ve anlayış içinde okuyan her müslüman, Allah’ın sınırsız merhametinden faydalanmak için O’nun kâinata serdiği sayısız nimetlere bakarak bütün bunların kendi istifadesine hizmet etmesi için insanın bilgiyle donanmış, tecrübelerle zırhlanmış olması gerektiğini anlar. Bütün insan bilgisinin Allah’ın rahmanlığından bir zerre olduğunu ve kendisinin bu zerredeki sayısız feyiz ve bereketlerden faydalanmaktan başka bir şey yapamayacağını farkeder. Allah’ın rahmanlığına sığınarak bu sayısız feyiz ve bereketlerden nasip almayı diler. Sonra kendisinin bütün çalışma ve gayretlerinin de ancak Allah’ın rahimliği sayesinde yeni ufuklar açmaya yardım ettiğini kavrayarak, bu ikramların yegane kaynağı olan Allah’ı zikretmiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">EÛZÜ BESMELE DUASI NEDİR?</span></span><br />
<br />
Eûzü besmele şeytanın vesvese ve şerrinden Rahman ve Rahim olan Allah’a sığınmak için okunur.<br />
<br />
Eûzü Besmele Arapça Yazılışı:<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
Eûzü Besmele Okunuşu: “Eûzü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim.”<br />
Eûzü Besmele Anlamı: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. ”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN BİR İSTİÂZE DUÂSI</span></span><br />
<br />
Hadis-i Şerif Metni<br />
<br />
Arapçası:<br />
<br />
 اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا<br />
<br />
Okunuşu: <br />
<br />
Allahumme innî eûzü bike min ilmin lâ yenfa‘, ve min kalbin lâ yahşa‘, ve min nefsin lâ teşbe‘, ve min da‘vetin lâ yustecâbu lehâ.<br />
<br />
Peygamber Efendimizin (s.a.v) okuduğu bir istiaze duâsı...<br />
<br />
Mânası:<br />
<br />
 “Allâh’ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, doymak bilmeyen nefisten, icâbet edilmeyen duâdan Sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 73)<br />
Okunuşu:<br />
<br />
 “Allâhümme innî eûzü bike min ilmin lâ yenfeu, ve min kalbin lâ yahşeu, ve min nefsin lâ teşbeu, ve min davetin lâ yüstecâbu lehâ”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İSTİAZE VE BESMELE İLE İLGİLİ HADİSLER</span></span><br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a.), Allah Resûlü’nün (s.a.v.) şöyle dua ettiğini söylemektedir:<br />
“Allah’ım! Bozgunculuktan, münafıklıktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 32; Nesâî, İstiâze, 21)<br />
***<br />
Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor:<br />
“Bir gece Allah Resûlü’nü yatakta bulamadım, onu el yordamıyla aramaya başladım. O sırada elim ayaklarının tabanlarına değdi. Ayaklarını dikmiş vaziyette secde hâlindeydi ve ‘Allah’ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana tüm övgüleri saysam yine de bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.’ diye dua ediyordu.” (Müslim, Salât, 222)<br />
***<br />
Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle dua ediyordu:<br />
“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 32)<br />
***<br />
İbn Abbâs’tan (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) Hasan ile Hüseyin için dua ederek şu sözlerle (onların başına gelebilecek kötülüklerden) Allah’a sığınırdı:<br />
“Her tür şeytandan, haşereden, kem nazardan Allah’ın tam kelimelerine (sonsuz iradesine ve hükmüne) sığınırım.” Sonra da “Atanız İbrâhim de bu duayı oğulları İsmâil ile İshak için yapardı.” derdi. (Buhârî, Enbiyâ, 10)<br />
***<br />
Şüteyr b. Şekel’in (r.a.) naklettiğine göre, babası Şekel b. Humeyd (r.a.) şunları anlatmıştı:<br />
“Resûlullah’a giderek, ‘Ey Allah’ın Resûlü, bana kendisiyle Allah’a sığınacağım bir dua öğret.’ dedim. Resûlullah omzumdan tuttu ve şöyle buyurdu: ‘De ki Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve şehvetimin şerrinden sana sığınırım.’” (Tirmizî, Deavât, 74)<br />
***<br />
Zeyd b. Erkam (r.a.) şöyle demiştir:<br />
Ben size sadece Resûlullah’ın bize öğrettiğini öğretiyorum. O şöyle derdi: “Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, ihtiyarlıktan, kabir azabından sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takvasını (sorumluluk bilincini) nasip et ve onu arındır; onu en iyi arındıracak olan sensin. Onun dostu ve velisi sensin. Allah’ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.” (Nesâî, İstiâze, 13; Müslim, Zikir, 73)<br />
***<br />
Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<br />
“Yüce Allah’ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir/sonuçsuzdur.” (İbn Hanbel, II, 360)<br />
***<br />
Hz. Âişe’nin (r.a.) rivayet ettiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<br />
“Biriniz yemek yiyeceği zaman ‘Bismillâh’ (Allah’ın adıyla) desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, ‘Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî’ (Başında da sonunda da Allah’ın adıyla) desin.” (Tirmizî, Et’ıme, 47)<br />
***<br />
Câbir b. Abdullah’ın (r.a.) rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<br />
“(Evine girdiğin zaman) besmele çekerek kapını kapa. Çünkü şeytan (besmeleyle) kapanan bir kapıyı açamaz. Besmele çekerek lambanı söndür. Besmele çekerek, (enine koyacağın) bir tahta parçası ile de olsa kabını(n ağzını) ört. Yine besmele çekerek su kabını(n ağzını da) ört.” (Ebû Dâvûd, Eşribe, 22)<br />
***<br />
Berâ’dan (r.a.) naklediyor:<br />
Resûlullah yatağına yattığında, “Allâhümme bismike ahyâ ve bismike emût” (Allah’ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm.) buyurur; uykudan uyandığında da “Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba’de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr” (Canlarımızı aldıktan sonra bizi dirilten Allah’a hamdolsun; diriltmek yalnız ona mahsustur.) buyururdu. (Müslim, Zikir, 59)<br />
***<br />
İbn Ömer’in (r.a.) naklettiğine göre, cenaze kabre konulurken Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle derdi:<br />
“Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh” (Seni Allah’ın adıyla ve Resûlullah’ın dini üzere kabre koyuyoruz). (İbn Mâce, Cenâiz, 38)<br />
***<br />
Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:<br />
“Bilcümle semavi kitâbların anahtarı «Rahman, Rahîm Allah adı ile» dir; yani besmeledir.” (Râmûzû’l-ehâdîs, 241, Suyûtî, el-Câmiûs-Sağir, no: 3111)<br />
***<br />
“Meşrû işlerin hangisi olursa olsun besmele-i şerîfe ile başlanmazsa hayrına ve tamamına nâil olunamaz, bereketsiz kalır.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 6284)<br />
***<br />
“Bir vartaya düştüğün vakit:<br />
«Rahman, Rahîm Allah adıyla. Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak yüce ve Azîm olan Allah’ın tevfik ve yardımıyladır.» demeye devam et. Zira Cenâb-ı Allah bunların hürmetine belâ ve musibetlerin nicelerini def eder.” (Suyûtî, el-Camius-Sağir, no: 896; Râmûzü’l-ehâdis, 66)<br />
***<br />
İbn-i Mesʻûd (r.a) şöyle buyurur:<br />
“Cehennemin başlıca me’murları olan ondokuz zebânînin azâbından necat bulmak isteyen kimse Besmele’ye devam etsin.” (İbn-i Kesîr, Tefsîr, I, 120)<br />
***<br />
Zira besmele ondokuz harftir.<br />
“Sizden biriniz evine girmek istediği zaman şeytan onu ta’kîb eder. O kimse evine girdiği zaman besmele ile girerse şeytan der ki: Bu evde bana girecek yer yok.” (Müslim, Eşribe, 103; el-Ezkâr, 26)<br />
***<br />
“Her günün sabahında ve her gecenin akşamında:<br />
«Allah’ın adıyla ki O’nun adı sayesinde ne semâda, ne yeryüzünde, hiçbir şey zarar veremez. O her şeyi işiten, her şeyi hakkıyle bilendir» diyen ve bunu üç defa tekrarlayan kimseye hiçbir şey zarar veremez.” (Ebû Dâvud, Edeb, 101; İbn-i Mâce, Duâ, II; İbn Hanbel, I, 62, 66, 72)<br />
“Allah’ın adı anılmadan yenilen her yemek ancak hastalıktır, onda bereket yoktur. Bunun keffâreti, eğer sofra ortada ise Bismillah diyerek devam etmekdir. Eğer sofrayı kaldırdı isen yine Bismillah deyip parmaklarını yalamandır.” (bk. en-Nevevî, el-Ezkâr, 205. vd.)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Euzu Besmele Duasının  Yazılışı Okunuşu Anlamı Arapçası ve Fazileti</span></span><br />
<br />
Eûzü besmele nedir? Eûzü besmele getirmenin faydası ve fazileti nedir? İstiaze ve beslemeyi niçin getiriyoruz? Eûzü besmelenin anlamı, yazılışı, okunuşu ve Arapçası...<br />
“Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” deriz. Bu sözü söylemeye “istiâze” denilir. “Eûzü”, sığınırım, emân dilerim, yardım taleb ederim, gibi anlamlara gelir. “İstiâze”, Kur’an okumaya başlamadan önce olmalıdır. Zira âyetteki “Kur’an okuduğun zaman” sözü, “Kur’an okumak istediğin zaman” mânasına gelir. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, I, 3)<br />
İslâm’ın varlık, bilgi ve değere bakışını şekillendiren besmele, kulluk bilinciyle hayatı anlamlandırır.Müslüman besmele çekmekle, “Kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teâlâ adına, O’nun rızasını kazanmak umuduyla ve O’nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum.” demiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">EÛZÜ BESMELE</span></span><br />
<br />
Eûzü Besmele Arapçası:<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
Eûzü Besmele Okunuşu: “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.”<br />
Eûzü Besmele Anlamı: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile..”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İSTİÂZE NEDİR?</span></span><br />
<br />
İstiaze (Eûzü Arapçası):<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ<br />
<br />
İstiaze (Eûzü Okunuşu):: “Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.”<br />
İstiaze (Eûzü Anlamı):: “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İstiaze Neden Okunur?</span></span><br />
<br />
Nahl sûresindeki:<br />
<br />
فَاِذَا قَرَاْتَ الْقُرْاٰنَ فَاسْتَعِذْ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ<br />
<br />
“Kur’an okuyacağın zaman kovulmuş şeytandan hemen Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) emri gereğince Kur’ân-ı Kerîm okumaya başlarken:<br />
<br />
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ<br />
<br />
“Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım” deriz. Bu sözü söylemeye “istiâze” denilir. “Eûzü”, sığınırım, emân dilerim, yardım taleb ederim, gibi anlamlara gelir.<br />
Cebrâil (a.s.)’in Peygamber Efendimiz’e getirdiği şeylerin ilki istiâze, besmele ve “Yaratan Rabbının adıyla oku!” (Alak 96/1) meâlindeki  âyetidir.<br />
“İstiâze”, Kur’ân okumaya başlamadan önce olmalıdır. Zira ayetteki “Kur’ân okuduğun zaman” sözü, “Kur’ân okumak istediğin zaman” mânasına gelir. (Bursevî, Rûhu’l-Beyân, I, 3)<br />
“İstiâze”, huzûra girmek için kapıyı vurup izin istemeye benzer. Kur’ân okumak isteyen kimse, Allah Teâlâ ile konuşmaya başlayacağından, kendini ilgilendirmeyen konulardan uzak kalmalı, dedikodu, çekiştirme ve iftira gibi günah kirlerinden dilini temizlemelidir. Dilin, bu tür kirlerden temizlenmesi ise ancak “eûzü” çekmekle yani bunların tümünden Allah’a sığınmakla mümkün olabilir.<br />
“İstiâze”, Allah’a yaklaşmak için mühim bir vesîle, O’ndan hakkıyla korkanlar için bulunmaz bir sığınak, günahkârlara tutamak, helâke uğramış olanlara barınak, âşıklara gönül aydınlığıdır.<br />
İstiâze, Rabb ile kul arasında bir sözleşmedir. Allah Teâlâ: “Siz bana olan sözünüzü tutun ki, ben de size olan sözümü tutayım” (Bakara 2/40) buyurmaktadır. Sanki kul “Eûzü” çekerken, “Allahım, ben bir insan olarak noksanlarımla birlikte kulluk sözümü yerine getirdim; sana sığındım ve senden bağışlanma diliyorum. Sen ise iyilik ve ikramda kemâl sahibisin. Şanına yakışan, rabbim olarak bana verdiğin sözü yerine getirerek beni koruman ve himâyene almandır” demektedir. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, I, 85-86)<br />
Allah’a sığınmak, yaratılandan Yaratan’a, halktan Hakk’a dönmektir. Her türlü iyiliği elde eedip her türlü kötülükten uzaklaşma kastıyla hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Allah’a yöneliştir. Böyle bir şuurla yapılan istiâzede “Allah’a koşun!” (Zâriyât 51/50) âyetinin sırrı tecellî eder. Ayrıca istiâze, kulun Cenâb-ı Hakk’a yakın olabilmek için acizliğini anlamaktan başka yol olmadığını bilmesidir. Acziyeti hissetmek ise mânevî makamların sonuncusudur.<br />
“Allah” lâfz-ı celâli kelime yapısı itibariyle türemiş değildir. Çünkü bu kelimenin aslına vakıf olmak ve ne mânaya geldiğini tam olarak bilmek mümkün değildir. Nitekim İmam Teftâzânî bu hususa işaret ederek “Akıl, Allah’ın zât ve sıfatını bilmede nasıl şaşkınlığa düşmüşse, O’na isim olan kelime hakkında da aynı şaşkınlığa düşmüştür. Allah kelimesi «İsim mi, sıfat mı? Türemiş mi, değil mi? Alem yâni özel isim mi, değil mi?» soruları kolayca cevap verilecek cinsten değildir” demektedir.<br />
“Şeytan”, Allah’ın rahmetinden kovulup lânete uğradıktan sonra bu ismi almıştır. Şeytan lâfzından açıkça anlaşılan İblîs ve yardımcılarıdır. Ancak bunun insan ve cinlerden doğru yolu bırakıp sapıklığa düşenler hakkında kullanılan genel bir isim olduğu da bir gerçektir. Nitekim Allah Teâlâ: “İnsan ve cin şeytanları” (En‘âm 6/112) ifadesiyle buna işaret buyurmaktadır.<br />
“Racîm”, lânete uğraması sırasında, melekler tarafından göğün katlarından atılarak kovulan şeytan demektir. Yahut göğe yükselmek isteyen şeytanın yıldız kayması şeklinde taşlanarak kovulmasıdır. Göğün katlarına yükselip Levh-ı Mahfûz’dan bilgi çalmaya yeltenmesi, şeytanın kötü sıfatlarından biridir. Kur’ân’da şeytanla ilgili daha bir çok kötü isim ve sıfat vardır. Bunlar içinde onun tüm kötülüklerini ifade eden kelime “racîm”dir. Çünkü “racîm” şeytanla ilgili tüm cezaları kapsar. Bu yüzden Kur’ân okumaya başlarken şeytanın isim ve özellikleri arasından bu vasfı hususi olarak seçilmiştir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">ÜÇ ÇEŞİT İSTİAZE VE İSTİAZENİN BEŞ FAYDASI</span></span><br />
<br />
Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarına, fiillerine ve zâtına yapılabilecek istiâze olmak üzere üç çeşit istiâzeden söz etmek mümkündür. Bunlara işaret etmek üzere Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Allahım, senin öfkenden hoşnutluğuna, ceza vermenden affına, senden yine sana sığınırım.” (Müslim, Salât 222; Ebû Dâvûd, Vitr 5; Tirmizî, Da‘avat  112)<br />
İstiâze yapan mü’min;<br />
    İnanç, amel ve bedenle ilgili bütün kötülüklerden,<br />
    Bütün haramlardan,<br />
    Hastalık, yangın, suda boğulma, fakirlik, körlük ve sakatlık gibi sayısız belâ ve musîbetlerden,<br />
    İnsan, cin ve hayvanlardan gelebilecek her türlü şerlerden,<br />
    Korkulacak her türlü âfet, belâ ve musibetlerden her şeye gücü yeten Allah’a sığınmış olur.<br />
Gerçek istiâze, sadece sözle gerçekleşmez. İstiâzenin gerçekleşebilmesi için kalb, dil ve fiil uygunluğu gereklidir. Diliyle “Allah’a sığınıyorum” dediği halde hâli ve fiili ile şeytana sığınanın istiâzesi makbûl bir istiâze sayılmaz. Belki bu, nefs ile şeytanın günah ve azgınlıkta birbirleriyle işbirliği yapması olarak telakki edilebilir.<br />
Bu bakımdan insanlar, ancak mânevî durumlarına göre istiâze yaparlar. Sıradan insanlar, mânasını anlamadan sadece sığınma cümlelerini tekrar eder dururlar. Âriflerin istiâzesi ise, Allah’tan başkasını görmemek, böylece birliğe erip çokluktan uzak durmaktır. Zaten şeytan, ârifin nûruna yaklaşamaz, hatta ondan kaçar. Ebû Said Harrâz (k.s.)’ın şu hali bunun en güzel bir misalidir: Hazret, rüyâsında İblîs’i görür ve ona elindeki asâyla vurmak ister. İblîs ise ona: “Yâ Ebâ Said, ben asâdan değil, ârifin kalb semâsında doğan mârifet güneşinin ışığından korkarım” der.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">KALP HUZURUYLA İSTİÂZEDE BULUNAN KİMSE İLE ŞEYTAN ARASINA ÜÇYÜZ PERDE KOYAR</span></span><br />
<br />
Hasan Basrî (k.s.): “Allah Teâlâ, kalp huzuruyla istiâzede bulunan kimse ile şeytan arasına üçyüz perde koyar. Her perdenin kalınlığı, yer ile gök arası kadardır” buyurur.<br />
İstiâze yaparken göz önünde bulundurulması gereken bir kısım edep kaideleri vardır. Bunlara dikkat edilince elbetteki sığınma duygusunun insan üzerindeki etkisi daha fazla olacaktır:<br />
    Allah’a sığınmada, yaratılmışlardan yaratana, mümkün varlıklardan varlığı kendinden olan Zât’a yükselme vardır. Kul muhtaç, Allah ise ganî ve müstağnîdir. Sığınan kul, Allah’ın bütün iyilikleri yaratmaya ve kötülükleri savmaya gücünün yeteceğine inanır ve bütün kalbiyle O’na yönelir.<br />
    Sığınan kul, nefsinin acizliğini, Rabbin kudretini itiraf etmiş olur. Zira Allah’a yaklaşmanın en kestirme yolu acziyet ve gönül kırıklığıdır.<br />
    Hayırlı ve sâlih ameller işlemek ancak şeytandan kaçmakla kolaylaşır. Bu kaçış da ancak Allah’a sığınmakla olur.<br />
    Şeytan insanın apaçık düşmanı (Fatır 35/6), Rahman olan Allah ise insanın yaratıcısı, efendisi ve bütün işlerini düzenleyenidir. İnsanın düşmanından dostuna sığınması ne güzel bir davranıştır.<br />
    Şeytanın vesvese verdiği işlerin en başında Kur’an okumak gelir. Zira Kur’an okuyan Allah’ın emirlerini hatırlar ve tutar, yasaklarından da kaçar. Bu hikmete dayalı olarak özellikle bilhassa Kur’ân-ı Kerîm okumaya başlarken istiâze çekilmesi istenmiştir.<br />
    Mü’minin biri açık diğeri gizli iki düşmanı vardır. Açık düşmanı kâfirler, gizli düşmanı ise şeytandır. Kâfirlerle mücadelede savaş emri varken, şeytanla mücadelede ise istiâze emri vardır. Her iki cihadda da Allah mü’minin yardımcısıdır. Açık düşmanı tarafından öldürüldüğünde mü’min şehîd olur, gizli düşmanı tarafından öldürüldüğünde ise kişi Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılır. Bu sebeple gizli düşmanın şerrinden kaçınmak daha önceliklidir.<br />
    Mü’minin kalbi en şerefli ve en temiz yeridir. Mü’min kalbini şeytanın her türlü vesvesesinden temiz tutmalı ve oraya Allah’ın mârifetini yerleştirmeli ki, Allah da âhirette en temiz ve en güzel yer olan cenneti ona nasip kılsın. Yani kul kalbini bütünüyle Allah’a adamalı ki, Allah da ona âhirette cenneti nasip kılsın. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, I, 81-83)<br />
Unutmamak gerekir ki şeytan, insan tabiatına daha çok oburca yemek içmek yoluyla musallat olur. İnsan, yiyip içmeyi azaltıp oburluğu bıraktığı takdirde, midesinin ve nefsinin arzusunu önlemiş olur. O zaman şeytan ona nüfûz imkânı bulamaz. Onu etkileyemez.<br />
Rivayete göre Nûh (a.s.) gemiden çıkınca İblîs’e sordu: “Ey Allah’ın düşmanı, kendilerini saptırıp helâke düşürmede sana ve askerlerine en çok yardımcı olan, insanların hangi huylarıdır?” İblîs şu karşılığı verdi: “Eğer bir insanda pintilik, hırs, hased, kibir ve acelecilik gibi huylardan biri varsa, biz onu helâk çukuruna yuvarlarız. Eğer bir kimsede sayılan bu kötü sıfatların hepsi toplanacak olursa böyle birine de: «Azgın şeytan» deriz. Çünkü bunlar, şeytanların liderlerinin özellikleridir.” (Bursevî, I, 6)<br />
İşte biz, istiâze bereketiyle şeytanın bütün vesvese, tahrik ve kötülüklerinden Yüce Rabbimize sığınma fırsatı buluyor, peşinden okuyacağımız besmeleyle de yeryüzünde Allah’ın ismiyle ve Allah adına yapacağımız gerçek bir kullukla sorumluluğumuzu beyân ediyoruz:<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">BESMELE NEDİR?</span></span><br />
<br />
Besmele Arapça Yazılışı:<br />
<br />
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
Besmele Okunuşu: “Bismillahirrahmanirrahîm.”<br />
Besmele Anlamı: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile..”<br />
Besmele Neden Okunur?<br />
“Besmele”, Kur’ân-ı Kerîm sûrelerini birbirinden ayırmak üzere gelmiştir. Hanefilere göre Fâtiha dâhil hiçbir sûreye ait olmayan müstakil bir âyettir. Neml sûresi 20. âyette yer alan besmele ise o âyetin bir bölümünü oluşturur. Besmele, Kur’ân’ın anahtarıdır. Teberrük olarak, yani bereketinden istifade etmek maksadıyla her sûreye onunla başlanmaktadır. Bu vesileyle Resûlullah (s.a.s.) her hayırlı işe besmele ile başlamamızı tavsiye buyurmakta, besmele ile başlanmayan işlerin neticesinin sonuçsuz kalacağını şöyle haber vermektedir:<br />
“Besmeleyle başlanmayan her mühim işin sonu eksiktir.”  (Ali el-Müttakî, I, 555, no: 2491)<br />
Okuyuş sırasında besmele istiâzeden sonra gelir. Bunun hikmeti şu olabilir:<br />
Bir mekanı süsleyip güzelleştirmeye başlamadan önce oradaki lüzumsuz ve zararlı şeyleri çıkarıp temizlemek gerekir. Bu kurala göre kalb de öncelikle istiâzeyle yaratıklara yönelmekten temizlenir. Bunlardan tümüyle uzaklaşıp arındıktan sonra besmeleyle Allah’a yönelir, mânen gelişip güzelleşir. (Bursevî, I, 6)<br />
“Bismillâhirrahmânirrahîm” sözü, “Rahman Rahîm Allah’ın ismiyle” anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla Kur’an okumaya başlarken besmele çeken mü’min, “Kur’an okumaya Allah’ın ismiyle başlıyorum” demiş olur. Diğer güzel ve hayırlı amellere başlarken çekilen besmele de, o işe Allah’ın ismiyle başlandığını gösterir.<br />
Besmelede Yüce Rabbimizin üç güzel ism-i şerifi zikredilir. Bunlar Allah, Rahmân ve Rahîm isimleridir:<br />
“Allah”, Yüce Rabbimizin en büyük ismidir. “Kendisine kulluk edilen en yüce zât, yegâne ilâh” demektir. Bu isim, Cenâb-ı Hakk’ın, Kur’ân-ı Kerîm’de ve diğer ilâhî kitaplarda geçen bütün isim ve sıfatların hepsini kendinde toplamıştır. Cemâl ve celâl sıfatlarının hepsini içine alır. Tercih edilen bir görüşe göre Allah ismi, İsm-i Âzam’dır.” (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb,I, 101)<br />
“Rahmân”, rahmet kökündendir. Rahmet, sözlükte kalp inceliği ve şefkat anlamındadır. Anne rahmi de bu köktendir. Çünkü anne; rahminde taşıdığı yavruya karşı şefkat ve merhamet duyar. Burada rahmetten kastedilen, ikrâm ve ihsândır. Buna göre mâna: “Yaratıklarına rızık veren, onlardan belâ ve âfetleri uzaklaştıran, takvâsı sebebiyle takvâ sahibinin, günahı sebebiyle günahkârın rızkını artırıp eksiltmeyen, aksine herkese ve herşeye dilediği ölçüde rızık veren” demektir. Diğer bir tarifle: “Bütün yaratıklara rızıkları, hayatı devam ettirme vesileleri ve her türlü faydaları temin hususunda rahmeti yaygın olan rahmet sahibi demektir. Rahmeti, mü’min ya da kâfir, iyi veya kötü herkesi kuşatandır.” (Beyhakî, Kitâbu Esmâ ve Sıfât, s. 52)<br />
“Rahîm”; acıyan, esirgeyen, istendiğinde veren, istenmediğinde öfkelenendir. İnsanoğlu kendisinden bir şey istendiğinde öfkelenir. Allah Teâlâ ise, istenmediği zaman öfkelenir. Zira rahmet, kendisinin zâtî sıfatı olup Allah’ın iyiliği ulaştırmayı, kötülüğü uzaklaştırmayı istemesidir. Allah’ın kullarına en büyük rahmeti, onları yaratmak suretiyle varlık nimetini onlara ulaştırması, yokluğun kötülüğünü de onlardan uzaklaştırmasıdır. Zira yok iken varolmak, en büyük iyilik ve benzersiz bir nimettir.<br />
Kur’ân-ı Kerîm’deki kullanışlarına baktığımız zaman Rahman’a, “rahmetle sıfatlanmış olan”, Rahîm’e ise “rahmetiyle merhamet edici olan” mânası verilebilir. İbn Abbas (r.a.) şöyle der: “Rahmân, refîk olan, Rahîm ise yaratıklarını rızıklandırmakla şefkatini gösterendir.” (Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, I, 161)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">BESMELENİN FAZİLETİ</span></span><br />
<br />
Besmelenin faziletiyle ilgili şöyle bir kıssa anlatılır:<br />
Rum meliki Kayser, Hz. Ömer’e şöyle bir mektup yazdı: “Başımda dinmek bilmeyen bir ağrı var. Eğer bildiğiniz bir ilacı varsa lütfen bana gönderin. Çünkü gittiğim hiçbir doktor, derdime bir çare bulamadı.” Mektubu alan Ömer (r.a.) Kayser’e bir başlık gönderdi. Kayser bunu giyince ağrısı kesiliyor, çıkardığında yeniden başlıyordu. Merak etti: “Acaba bu başlıkta ne vardı ki ağrısını dindiriyordu.” Başlığı çıkarıp iyice kontrol edince üzerinde besmele yazılı bir kâğıt buldu.<br />
Nakledildiğine göre sâlih zâtlardan biri, bir kağıda “Bismillahirrahmanirrahîm”  diye yazmış, öldüğünde bu kağıdı kefeninin içine koymalarını yakınlarına vasiyet etmişti. “Bunun sana ne faydası olacak” diye sorduklarında ise şu cevabı vermişti:<br />
“Kıyamet günü Rabbimin huzuruna varınca, «İlâhî! Sen bize bir kitap gönderdin, bu kitabın açılış sözünü ve başlığını da “Bismillahirrahmanirrahîm” yaptın. Şimdi senden bana o yüce kitabının başlığına ve orada zikrettiğin Rahmân ve Rahîm gibi sonsuz rahmet sıfatlarının gereğine göre davranmanı istiyorum» diyeceğim.” (Ayıntâbî, I, 13-14)<br />
Besmeleyi bu iman ve anlayış içinde okuyan her müslüman, Allah’ın sınırsız merhametinden faydalanmak için O’nun kâinata serdiği sayısız nimetlere bakarak bütün bunların kendi istifadesine hizmet etmesi için insanın bilgiyle donanmış, tecrübelerle zırhlanmış olması gerektiğini anlar. Bütün insan bilgisinin Allah’ın rahmanlığından bir zerre olduğunu ve kendisinin bu zerredeki sayısız feyiz ve bereketlerden faydalanmaktan başka bir şey yapamayacağını farkeder. Allah’ın rahmanlığına sığınarak bu sayısız feyiz ve bereketlerden nasip almayı diler. Sonra kendisinin bütün çalışma ve gayretlerinin de ancak Allah’ın rahimliği sayesinde yeni ufuklar açmaya yardım ettiğini kavrayarak, bu ikramların yegane kaynağı olan Allah’ı zikretmiş olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">EÛZÜ BESMELE DUASI NEDİR?</span></span><br />
<br />
Eûzü besmele şeytanın vesvese ve şerrinden Rahman ve Rahim olan Allah’a sığınmak için okunur.<br />
<br />
Eûzü Besmele Arapça Yazılışı:<br />
<br />
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
Eûzü Besmele Okunuşu: “Eûzü billahi mineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim.”<br />
Eûzü Besmele Anlamı: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. ”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN BİR İSTİÂZE DUÂSI</span></span><br />
<br />
Hadis-i Şerif Metni<br />
<br />
Arapçası:<br />
<br />
 اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا<br />
<br />
Okunuşu: <br />
<br />
Allahumme innî eûzü bike min ilmin lâ yenfa‘, ve min kalbin lâ yahşa‘, ve min nefsin lâ teşbe‘, ve min da‘vetin lâ yustecâbu lehâ.<br />
<br />
Peygamber Efendimizin (s.a.v) okuduğu bir istiaze duâsı...<br />
<br />
Mânası:<br />
<br />
 “Allâh’ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, doymak bilmeyen nefisten, icâbet edilmeyen duâdan Sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 73)<br />
Okunuşu:<br />
<br />
 “Allâhümme innî eûzü bike min ilmin lâ yenfeu, ve min kalbin lâ yahşeu, ve min nefsin lâ teşbeu, ve min davetin lâ yüstecâbu lehâ”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">İSTİAZE VE BESMELE İLE İLGİLİ HADİSLER</span></span><br />
<br />
Ebû Hüreyre (r.a.), Allah Resûlü’nün (s.a.v.) şöyle dua ettiğini söylemektedir:<br />
“Allah’ım! Bozgunculuktan, münafıklıktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 32; Nesâî, İstiâze, 21)<br />
***<br />
Hz. Âişe (r.a.) anlatıyor:<br />
“Bir gece Allah Resûlü’nü yatakta bulamadım, onu el yordamıyla aramaya başladım. O sırada elim ayaklarının tabanlarına değdi. Ayaklarını dikmiş vaziyette secde hâlindeydi ve ‘Allah’ım! Gazabından rızana, cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana tüm övgüleri saysam yine de bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.’ diye dua ediyordu.” (Müslim, Salât, 222)<br />
***<br />
Ebû Hüreyre’den (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle dua ediyordu:<br />
“Allah’ım! Fakirlikten, yokluktan ve zilletten sana sığınırım. Haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan da sana sığınırım.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 32)<br />
***<br />
İbn Abbâs’tan (r.a.) nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) Hasan ile Hüseyin için dua ederek şu sözlerle (onların başına gelebilecek kötülüklerden) Allah’a sığınırdı:<br />
“Her tür şeytandan, haşereden, kem nazardan Allah’ın tam kelimelerine (sonsuz iradesine ve hükmüne) sığınırım.” Sonra da “Atanız İbrâhim de bu duayı oğulları İsmâil ile İshak için yapardı.” derdi. (Buhârî, Enbiyâ, 10)<br />
***<br />
Şüteyr b. Şekel’in (r.a.) naklettiğine göre, babası Şekel b. Humeyd (r.a.) şunları anlatmıştı:<br />
“Resûlullah’a giderek, ‘Ey Allah’ın Resûlü, bana kendisiyle Allah’a sığınacağım bir dua öğret.’ dedim. Resûlullah omzumdan tuttu ve şöyle buyurdu: ‘De ki Allah’ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve şehvetimin şerrinden sana sığınırım.’” (Tirmizî, Deavât, 74)<br />
***<br />
Zeyd b. Erkam (r.a.) şöyle demiştir:<br />
Ben size sadece Resûlullah’ın bize öğrettiğini öğretiyorum. O şöyle derdi: “Allah’ım! Âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, ihtiyarlıktan, kabir azabından sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takvasını (sorumluluk bilincini) nasip et ve onu arındır; onu en iyi arındıracak olan sensin. Onun dostu ve velisi sensin. Allah’ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.” (Nesâî, İstiâze, 13; Müslim, Zikir, 73)<br />
***<br />
Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<br />
“Yüce Allah’ı anarak başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir/sonuçsuzdur.” (İbn Hanbel, II, 360)<br />
***<br />
Hz. Âişe’nin (r.a.) rivayet ettiğine göre, Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<br />
“Biriniz yemek yiyeceği zaman ‘Bismillâh’ (Allah’ın adıyla) desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, ‘Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî’ (Başında da sonunda da Allah’ın adıyla) desin.” (Tirmizî, Et’ıme, 47)<br />
***<br />
Câbir b. Abdullah’ın (r.a.) rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:<br />
“(Evine girdiğin zaman) besmele çekerek kapını kapa. Çünkü şeytan (besmeleyle) kapanan bir kapıyı açamaz. Besmele çekerek lambanı söndür. Besmele çekerek, (enine koyacağın) bir tahta parçası ile de olsa kabını(n ağzını) ört. Yine besmele çekerek su kabını(n ağzını da) ört.” (Ebû Dâvûd, Eşribe, 22)<br />
***<br />
Berâ’dan (r.a.) naklediyor:<br />
Resûlullah yatağına yattığında, “Allâhümme bismike ahyâ ve bismike emût” (Allah’ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm.) buyurur; uykudan uyandığında da “Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba’de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr” (Canlarımızı aldıktan sonra bizi dirilten Allah’a hamdolsun; diriltmek yalnız ona mahsustur.) buyururdu. (Müslim, Zikir, 59)<br />
***<br />
İbn Ömer’in (r.a.) naklettiğine göre, cenaze kabre konulurken Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle derdi:<br />
“Bismillâhi ve alâ milleti Resûlillâh” (Seni Allah’ın adıyla ve Resûlullah’ın dini üzere kabre koyuyoruz). (İbn Mâce, Cenâiz, 38)<br />
***<br />
Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:<br />
“Bilcümle semavi kitâbların anahtarı «Rahman, Rahîm Allah adı ile» dir; yani besmeledir.” (Râmûzû’l-ehâdîs, 241, Suyûtî, el-Câmiûs-Sağir, no: 3111)<br />
***<br />
“Meşrû işlerin hangisi olursa olsun besmele-i şerîfe ile başlanmazsa hayrına ve tamamına nâil olunamaz, bereketsiz kalır.” (Suyûtî, el-Câmiu’s-sağîr, no: 6284)<br />
***<br />
“Bir vartaya düştüğün vakit:<br />
«Rahman, Rahîm Allah adıyla. Günahlardan korunmaya güç yetirmek ve taate kuvvet bulmak, ancak yüce ve Azîm olan Allah’ın tevfik ve yardımıyladır.» demeye devam et. Zira Cenâb-ı Allah bunların hürmetine belâ ve musibetlerin nicelerini def eder.” (Suyûtî, el-Camius-Sağir, no: 896; Râmûzü’l-ehâdis, 66)<br />
***<br />
İbn-i Mesʻûd (r.a) şöyle buyurur:<br />
“Cehennemin başlıca me’murları olan ondokuz zebânînin azâbından necat bulmak isteyen kimse Besmele’ye devam etsin.” (İbn-i Kesîr, Tefsîr, I, 120)<br />
***<br />
Zira besmele ondokuz harftir.<br />
“Sizden biriniz evine girmek istediği zaman şeytan onu ta’kîb eder. O kimse evine girdiği zaman besmele ile girerse şeytan der ki: Bu evde bana girecek yer yok.” (Müslim, Eşribe, 103; el-Ezkâr, 26)<br />
***<br />
“Her günün sabahında ve her gecenin akşamında:<br />
«Allah’ın adıyla ki O’nun adı sayesinde ne semâda, ne yeryüzünde, hiçbir şey zarar veremez. O her şeyi işiten, her şeyi hakkıyle bilendir» diyen ve bunu üç defa tekrarlayan kimseye hiçbir şey zarar veremez.” (Ebû Dâvud, Edeb, 101; İbn-i Mâce, Duâ, II; İbn Hanbel, I, 62, 66, 72)<br />
“Allah’ın adı anılmadan yenilen her yemek ancak hastalıktır, onda bereket yoktur. Bunun keffâreti, eğer sofra ortada ise Bismillah diyerek devam etmekdir. Eğer sofrayı kaldırdı isen yine Bismillah deyip parmaklarını yalamandır.” (bk. en-Nevevî, el-Ezkâr, 205. vd.)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Korku ve Beladan Korunma Duaları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2514</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 15:08:03 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2514</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Korku ve Beladan Korunma Duaları</span></span><br />
<br />
Ka’bül Ahbar (r.a.) buyuruyor ki: “Bu ayetleri okuduğun takdirde yer ve gök afetlerinden, belalardan, düşmanın şerrinden, sihirbazın sihrinden bu duanın bereketiyle emin olursun.”(Mecmeatü’l-Ahzab)<br />
<br />
Muaz bin Cebel Hazretleri’nden naklolunan bir rivayete göre;<br />
--Kur’an’da yedi âyeti kerîme vardır.Herhangi bir mü’min bunları tahâreti kâmile ile üzerinde taşır ise, bütün canlı mahlûkatın dili o kimseye karşı bağlanmış olur ve o kimse hakkında herhangi kötü bir kelime sarf edemezler.<br />
--Ayrıca bu âyetleri taşıyan kimseyi her gören sever, onu taltif eder ve taleplerini de severek yerine getirir.<br />
--Üzerinde bulunan dünya ve ahrete ait her çeşit üzüntü gam ve kederleri yok olur.<br />
--Kimse ona zarar veremeyeceği gibi bu ayetlerin bereketiyle bütün düşmanlarına galip gelir.<br />
<br />
İmam Şehabettin Hazretleri’nin ise “Fevâid” isimli eserinde Kâ’b el-Ahbar /r.a) dan naklettiği bir rivayete göre;<br />
“Ben bizzat kendim bu ayetleri olduğum zaman gökyüzü yere inse ve yer ile gök birbiri üstüne kapansa bana herhangi bir zarar olur diye hiç endişe duymam ve Allah bana bu âyetler bereketiyle bir imdat yolu gösterip beni kurtarır”<br />
Yine hadisi şerifte nakledildiğine göre “Bir mü’min inanç ve tahareti kamile bu 7 ayeti okumaya devam eder ise gökten dünyaya Uhud dağı büyüklüğünde azap ve belalalr yağsa, bu ayetleri okuyan kimseye bu ayetlerin bereketiyle hiçbir zarar erişmez ve o kişi bütün belaları üzerinden def eder”<br />
<br />
Yine İmam Şehabettin hazretlerinin Hz. Ali (r.a) den yaptığı bir rivayet şöyledir.<br />
“Her kim bu ayetleri sabah ve akşam okumaya devam eder ise Allah o kimseyi zamanın hileleinden düşmanların ve hasetçilerin kurdukları tuzaklardan ve her çeşit şer ve belalardan koruru ve kendini himayesi altına alır”<br />
Ey Allahın azizi kulu!<br />
Sen bu âyetleri okumakla yada en azından mesut bir saatte güzelce temiz bir kağıt üzerine yazarak yanında bulundurmakla kendini fani dünyanın akla hayale gelen ve gelmeyen bin türlü fitne fesat ve belalarına karşı kale içerisine almış olursun.Bu ayetler inanan her insan için zırhtır.<br />
<br />
İşte o ayetler….<br />
1) Tevbe Sûresi, ayet: 51<br />
2) Yûnus Sûresi, ayet: 107<br />
3) Hûd Sûresi, ayet: 6<br />
4) Hûd Sûresi, ayet: 56<br />
5) Ankebut Suresi, ayet :60<br />
6) Fâtır Sûresi, ayet: 2<br />
7) Zümer Suresi, ayet: 38<br />
<br />
Bismillahirrahmanîrrahim<br />
<br />
Tevbe 51-<br />
<br />
قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا إِلَّا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلَانَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ<br />
<br />
Kul ley yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mü'minun<br />
<br />
De ki: "Bize hiçbir zaman Allah'ın yazdığından başkası ulaşmaz.<br />
O, bizim Mevlamızdır ve mü'minler onun için yalnız Allah'a dayanıp güvensinler!"<br />
<br />
********************************************<br />
Yunus 107-<br />
<br />
وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِهِ يُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ<br />
<br />
Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu<br />
ve iy yüridke bi hayrin fe la radde li fadlih yüsıybü bihı mey yeşaü min ıbadih ve hüvel ğafurur rahıym<br />
<br />
Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa, onu O'ndan başka açacak yoktur;<br />
ve eğer O, sana bir hayır dilerse o zaman da O'nun lütfunu reddedecek yoktur.<br />
O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder.<br />
O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.<br />
<br />
*********************************************<br />
Hud 6-<br />
<br />
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللَّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُبِينٍ<br />
<br />
Ve ma min dabbetin fil erdı illa alellahi rizkuha<br />
ve ya'lemü müstekarraha<br />
ve müstevdeaha küllün fı kitabim mübın<br />
<br />
Yerde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir debelenen yoktur;<br />
O, onların duracakları yeri de, emanet edildikleri yeri de bilir.<br />
Onların hepsi açık bir kitaptadır.<br />
<br />
*********************************************<br />
Hud 56-<br />
<br />
إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّي وَرَبِّكُمْ مَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ<br />
<br />
İnnı tevekkeltü alellahi rabbı ve rabbiküm ma min dabbetin<br />
illa hüve ahızüm binasıyetiha inne rabbı ala sıratım müstekıym<br />
<br />
Ben kesinlikle hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmışım.<br />
O'nun perçeminden tutmadığı hiçbir canlı yoktur.<br />
Şüphe yok ki, Rabbim doğru bir yol üzerindedir.<br />
<br />
*********************************************<br />
Ankebut 60-<br />
<br />
<br />
وَكَأَيِّن مِن دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ<br />
<br />
Ve keeyyim min dabbetil la tahmilü rizkahellahü yerzükuha<br />
ve iyyaküm ve hüves semıul alım<br />
<br />
Nice hayvanlar var ki, rızkım (yanında) taşıyamaz;<br />
Allah onlara da rızık veriyor, size de!<br />
O herşeyi işitendir, bilendir.<br />
<br />
*********************************************<br />
Fatır 2-<br />
<br />
مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ<br />
<br />
Ma yeftehıllahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha<br />
ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba'dih ve hüvel azızül hakım<br />
<br />
Allah, insanlara rahmetinden her neyi açarsa artık onu tutacak, kısacak kimse yoktur.<br />
Her neyi de tutar kısarsa onu da ondan sonra salacak yoktur.<br />
O, öyle güçlüdür, öyle hikmet sahibidir.<br />
<br />
<br />
*********************************************<br />
Zümer 38-<br />
<br />
وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلْ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ<br />
<br />
<br />
Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellah<br />
kul eferaeytüm ma ted'une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihı<br />
ev eradenı bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetih<br />
kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelül mütevekkilun<br />
<br />
Andolsun ki, onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan kesinlikle "Allah'tır" diyeceklerdir.<br />
De ki: "Gördünüz ya. Allah'tan başka çağırdıklarınızı, eğer Allah bana bir keder dilerse, onlar O'nun vereceği kederi açabilirler mi?<br />
Ya da O, bana bir rahmet dilerse onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi?"<br />
De ki:" Allah bana yeter!<br />
Tevekkül edenler hep O'na dayanır!" <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Korku ve beladan korunma duaları</span></span><br />
<br />
Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?<br />
CEVAP<br />
İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile](Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.<br />
<br />
Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]<br />
<br />
Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]<br />
<br />
(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani]<br />
<br />
(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]<br />
<br />
Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için Taha suresinin 37. âyetinden [velekaddan] 39. âyetin sonuna [ala ayniye] kadar olan kısım, su geçirmez bir şeye 7 defa sarıp veya içi görünmeyecek şekilde PVC yaptırıp yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.<br />
<br />
İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi.<br />
<br />
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:<br />
Dertlerden kurtulmak ve murada kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevât-ı şerife okuyup dua etmelidir.<br />
<br />
Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)<br />
<br />
(Merakıl-felah)daki hadis-i şerifte, (Her namazdan sonra, üç kere Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın bütün günahları affolur) buyuruldu. Bu fakir [Muhammed Masum hazretleri] farz namazlardan sonra, 70 kere istiğfar okuyorum. Hadis-i şerife uyarak, üç defa (Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh) okuduktan sonra, gerisinde yalnız (Estağfirullah) diyorum.<br />
<br />
Ali bin Ebi Bekr, (Mearicülhidaye)de diyor ki; İstiğfarlardan meşhur olanı, Peygamberimizden haber verilen, şu istiğfardır:<br />
(Bir kimse, “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbigfir li” 25 kere okursa, odasında, ailesinde, evinde ve şehrinde hiç kaza, bela olmaz.) Bunu ayrıca her sabah ve akşam da üç kere okumalıdır. [Günde 25 kere okunmalı, ayrıca sabah ve akşam üçer kere okunmalı]. Âlimlerin çoğu, talebe ve evlatlarına bunu okumalarını tavsiye etmişler, çok faydasını görmüşlerdir. (C.2, m.80)<br />
<br />
Tehlikeyi önleme duası:<br />
Şeyh Şihâbüddin Sühreverdi hazretleri buyurdu ki:<br />
Her sabah üç defa bu duayı okuyanı Hak teâlâ yanmaktan, boğulmaktan ve ani ölümden emin kılar:<br />
Bismillâhi mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâallah lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâallah el hayrü küllühü biyedillah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah mâ kâne min ni’metin fe minallah.<br />
<br />
Sual: Uykuda kabus görüyorum. Buna albastı karakura da deniyor. Üstüme biri çöküyor gibi oluyor. Ne yapayım?<br />
CEVAP<br />
Yatarken okunacak âyetleri doğru ve dikkatli okumalı.<br />
<br />
Sual: Yanımda kimse yok iken namaza durunca, kapı arasından, pencereden, evin bir köşesinden, veya arkamdan biri beni gözetliyor, gelip şimdi beni boğacak diye korkuyorum. Bundan kurtulmak için ne yapmam gerekir?<br />
CEVAP<br />
Aynı durumda olan birkaç okuyucumuza, Âyât-ı hıfz ile âyât-ı hırzı yanında taşımalarını, her gün okunması gereken duaları da okumalarını tavsiye etmiştik. Şimdi hepsi de, bu korkulu durumdan kurtulduklarını bize bildirdiler. Size de aynı şeyleri tavsiye ederiz.<br />
<br />
Sual: Âyât-ı hırzdan başka bir de Âyât-ı hıfz denilen dualar var. Bunları taşımanın faydası nedir?<br />
CEVAP<br />
Âyât-ı hıfz, koruyucu âyetlerdir. Kur'an-ı kerimdeki hıfz ile ilgili âyetler toplanıp yazılmıştır. Bunları taşımak, çeşitli sıkıntılardan, kaza ve beladan koruyucudur. Ayrıca dileklerin, muratların hasıl olması için muska gibi yapıp üste taşınır veya levha yapıp duvara asılır.<br />
<br />
Yıldırım ve şimşek çakması<br />
Sual: Gök gürültüsünden, şimşek ve yıldırım çakmasından, şiddetli yağmurdan çok korkuyorum. Okunacak bir dua var mıdır?<br />
CEVAP<br />
İbni Abbas hazretleri buyuruyor ki:<br />
Gök gürültüsünü işiten, (Sübhanallahi yüsebbihür-ra’dü bihamdihi vel melaiketü min hifetihi vehüve alâ külli şey'in kadir) derse ona yıldırım isabet etmez. Şayet ederse ben diyetini vermeyi tekeffül ediyorum. (Tefsir-i Hazin)<br />
<br />
Şu aşağıdaki duaları da okumak müstehabdır. (Tahtavi)<br />
(Sübhanallahi ve bi-hamdihi, sübhanallahil azîm.)<br />
(Allahümme la tektülna bigadabike vela tühliküna biazabike veafina kalbe zalik.)<br />
<br />
İlk kısmı yıldırım duası olarak da okunan Ra’d suresinin 13. âyet-i kerimesinin tefsirlerdeki meali şöyledir:<br />
(Gök gürültüsü [nü işitenler] ve melekler korkularından hamd ile, [sübhanallahi vel- hamdülillahi, diyerek] tesbih ederler. O [Allahü teâlâ] yıldırımlar gönderip, onunla dilediğini çarpar. [Durum böyle iken, haddi aşan kâfirler], Allah ile mücadele ederler. Halbuki Allah'ın karşılık vermesi pek şiddetlidir.)<br />
<br />
Eshabı kiramdan Ânes radıyallahü anh bildiriyor ki:<br />
Resulullah efendimiz, bir sahabiyi, müşriklerin elebaşlarından birine hakka davet için gönderdiğinde o, (Beni davet ettiğiniz Rab demirden mi, bakırdan mı, gümüşten mi, altından mı) diyerek alay etmişti. O Sahabi, birkaç defa yine ona gidip hakkı tebliğ ettiyse de, herif-i na-şerif, yine alay ve inadından vazgeçmedi. Allahü teâlâ da, bir yıldırım ile onu yaktı. (Nesai)<br />
Herif-i na-şerif = şerif olmayan herif demektir; yani şerefsiz.<br />
<br />
Düşmandan korunmak için<br />
Sual: Düşman şerrinden korunmak için ne yapmak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Şeytan ve düşman şerrinden ve kötü nazardan korunmak için, (Estağfirullah min külli mâ kerihallahül azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayyel kayyûm ve etûbü ileyh) okumalı ve okurken, manasını düşünmelidir. (H.L.O iman)<br />
<br />
Mânâsı şöyledir: Razı olmadığın şeylerden, yaptıklarımı affet ve yapmadıklarımı yapmaktan koru ey büyük Allah’ım! Her şeyi yoktan var eden ve her an varlıkta durduran, yalnız Sensin! Sen hep varsın!<br />
<br />
Kaza beladan korunmak<br />
Sual: Kaza ve beladan korunmak için hangi duaları okumak gerekir?<br />
CEVAP<br />
İhlas, Muavvizeteyn ve Fatiha suresini akşam, sabah üçer kere okuyan, malını, canını, çoluk çocuğunu, bütün belalardan muhafaza etmiş olur. (İslam Ahlakı)<br />
<br />
(Evinden çıkarken iki rekât namaz kılan, dışarıdan gelecek her çeşit beladan korunur. Evine girince iki rekât namaz kılan da, içteki kötülüklerden korunmuş olur.) [Beyheki]<br />
<br />
(“La ilahe illa ente sübhâneke, innî küntü minez-zâlimin” duasını okuyan, dert ve beladan kurtulur.) [Hakim]<br />
<br />
(Cuma namazından sonra, yedi defa İhlas ve Muavizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan ve kötü işlerden korur.) [İ. Sünni]<br />
<br />
(Aksırınca “Elhamdülillah” diyeni, Hak teâlâ yetmiş çeşit beladan korur.) [İslam Ahlakı]<br />
<br />
(Sabreden beladan kurtulur.) [İslam Ahlakı]<br />
<br />
Sual: Deprem, yangın gibi bela ve kazalardan korunmak için hangi duaları okumak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Çok dua var. Birkaçı şöyledir:<br />
(Eûzü bi-kelimâtillâhittâmmati min şerri külli şeytânin ve hâmmatin ve min şerri külli aynin lâmmetin) duası, her sabah ve akşam üç defa okunup kendi üzerine veya yanındakilerin üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytanların ve hayvanların zararından korur. (Mevahib-i ledünniyye)<br />
Bir kimseye okurken, Eûzü yerine (Ü’îzüke) denir. İki kişiye okurken (Ü’îzükümâ) denir. İkiden fazla kimseye okurken, (Ü’îzüküm) demeli.<br />
<br />
(Cuma namazından sonra, yedişer defa İhlâs ve Muavvizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan ve kötü işlerden korur.) [Tergib-üs-salat]<br />
<br />
(Bir yere gelen, “Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]<br />
<br />
İmam-ı Rabbani hazretleri, sefere giderken gece, bir handa kaldılar. (Bu gece, bu handa bir bela hâsıl olacak. “Bismillâhillezî lâ-yedurru ma’asmihî şey’ün fil-erdı velâ fissemâi ve hüves-semî’ul’alîm” duasını okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Haber verilmeyen bir odadaki eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı. (Umdet-ül-İslam)<br />
<br />
Li ilafi suresini okuyan, korkulu yerlerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olur. Sabah akşam hiç olmazsa 11 defa okumalı. (2/69)<br />
<br />
Çok istiğfar etmeli. Bir hadis-i şerif meali: (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai]<br />
<br />
M. Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki: Belalardan, sıkıntılardan kurtulmak için, istiğfar okumak çok faydalıdır ve tecrübe edilmiştir. Ölümden başka, her dertten kurtarır. Eceli gelenin de, ağrısız, sıkıntısız ölümüne yardım eder. Her sıkıntıdan kurtulur ve rızkı artar. (2/80)<br />
<br />
(Estağfirullahel azîm ellezî lâ ilahe illâ hüverrahmanürrahîm el-hayy-ül-kayyûmüllezî la-yemûtü ve etûbü ileyh Rabbiğfir lî) istiğfarını 25 kere okuyanın odasında, ailesinde, evinde ve şehrinde hiç kaza, bela olmaz. (Mearic-ül-hidaye) [Bunu ayrıca, sabah akşam üç kere okumalı.]<br />
<br />
(Bismillahirrahmanirrahîm ve lâ-havle ve la-kuvvete illâ billahil aliyyilazîm) okumanın, sinir hastalığına ve bütün hastalıklara iyi geldiğini, Enes bin Malik hazretleri haber verdi. (Tefsir-i Mazheri)</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Korku ve Beladan Korunma Duaları</span></span><br />
<br />
Ka’bül Ahbar (r.a.) buyuruyor ki: “Bu ayetleri okuduğun takdirde yer ve gök afetlerinden, belalardan, düşmanın şerrinden, sihirbazın sihrinden bu duanın bereketiyle emin olursun.”(Mecmeatü’l-Ahzab)<br />
<br />
Muaz bin Cebel Hazretleri’nden naklolunan bir rivayete göre;<br />
--Kur’an’da yedi âyeti kerîme vardır.Herhangi bir mü’min bunları tahâreti kâmile ile üzerinde taşır ise, bütün canlı mahlûkatın dili o kimseye karşı bağlanmış olur ve o kimse hakkında herhangi kötü bir kelime sarf edemezler.<br />
--Ayrıca bu âyetleri taşıyan kimseyi her gören sever, onu taltif eder ve taleplerini de severek yerine getirir.<br />
--Üzerinde bulunan dünya ve ahrete ait her çeşit üzüntü gam ve kederleri yok olur.<br />
--Kimse ona zarar veremeyeceği gibi bu ayetlerin bereketiyle bütün düşmanlarına galip gelir.<br />
<br />
İmam Şehabettin Hazretleri’nin ise “Fevâid” isimli eserinde Kâ’b el-Ahbar /r.a) dan naklettiği bir rivayete göre;<br />
“Ben bizzat kendim bu ayetleri olduğum zaman gökyüzü yere inse ve yer ile gök birbiri üstüne kapansa bana herhangi bir zarar olur diye hiç endişe duymam ve Allah bana bu âyetler bereketiyle bir imdat yolu gösterip beni kurtarır”<br />
Yine hadisi şerifte nakledildiğine göre “Bir mü’min inanç ve tahareti kamile bu 7 ayeti okumaya devam eder ise gökten dünyaya Uhud dağı büyüklüğünde azap ve belalalr yağsa, bu ayetleri okuyan kimseye bu ayetlerin bereketiyle hiçbir zarar erişmez ve o kişi bütün belaları üzerinden def eder”<br />
<br />
Yine İmam Şehabettin hazretlerinin Hz. Ali (r.a) den yaptığı bir rivayet şöyledir.<br />
“Her kim bu ayetleri sabah ve akşam okumaya devam eder ise Allah o kimseyi zamanın hileleinden düşmanların ve hasetçilerin kurdukları tuzaklardan ve her çeşit şer ve belalardan koruru ve kendini himayesi altına alır”<br />
Ey Allahın azizi kulu!<br />
Sen bu âyetleri okumakla yada en azından mesut bir saatte güzelce temiz bir kağıt üzerine yazarak yanında bulundurmakla kendini fani dünyanın akla hayale gelen ve gelmeyen bin türlü fitne fesat ve belalarına karşı kale içerisine almış olursun.Bu ayetler inanan her insan için zırhtır.<br />
<br />
İşte o ayetler….<br />
1) Tevbe Sûresi, ayet: 51<br />
2) Yûnus Sûresi, ayet: 107<br />
3) Hûd Sûresi, ayet: 6<br />
4) Hûd Sûresi, ayet: 56<br />
5) Ankebut Suresi, ayet :60<br />
6) Fâtır Sûresi, ayet: 2<br />
7) Zümer Suresi, ayet: 38<br />
<br />
Bismillahirrahmanîrrahim<br />
<br />
Tevbe 51-<br />
<br />
قُلْ لَنْ يُصِيبَنَا إِلَّا مَا كَتَبَ اللَّهُ لَنَا هُوَ مَوْلَانَا وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ<br />
<br />
Kul ley yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mü'minun<br />
<br />
De ki: "Bize hiçbir zaman Allah'ın yazdığından başkası ulaşmaz.<br />
O, bizim Mevlamızdır ve mü'minler onun için yalnız Allah'a dayanıp güvensinler!"<br />
<br />
********************************************<br />
Yunus 107-<br />
<br />
وَإِنْ يَمْسَسْكَ اللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِنْ يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَادَّ لِفَضْلِهِ يُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ<br />
<br />
Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu<br />
ve iy yüridke bi hayrin fe la radde li fadlih yüsıybü bihı mey yeşaü min ıbadih ve hüvel ğafurur rahıym<br />
<br />
Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa, onu O'ndan başka açacak yoktur;<br />
ve eğer O, sana bir hayır dilerse o zaman da O'nun lütfunu reddedecek yoktur.<br />
O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder.<br />
O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.<br />
<br />
*********************************************<br />
Hud 6-<br />
<br />
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللَّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُبِينٍ<br />
<br />
Ve ma min dabbetin fil erdı illa alellahi rizkuha<br />
ve ya'lemü müstekarraha<br />
ve müstevdeaha küllün fı kitabim mübın<br />
<br />
Yerde rızkı Allah'a ait olmayan hiçbir debelenen yoktur;<br />
O, onların duracakları yeri de, emanet edildikleri yeri de bilir.<br />
Onların hepsi açık bir kitaptadır.<br />
<br />
*********************************************<br />
Hud 56-<br />
<br />
إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ رَبِّي وَرَبِّكُمْ مَا مِنْ دَابَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ<br />
<br />
İnnı tevekkeltü alellahi rabbı ve rabbiküm ma min dabbetin<br />
illa hüve ahızüm binasıyetiha inne rabbı ala sıratım müstekıym<br />
<br />
Ben kesinlikle hem benim Rabbim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a dayanmışım.<br />
O'nun perçeminden tutmadığı hiçbir canlı yoktur.<br />
Şüphe yok ki, Rabbim doğru bir yol üzerindedir.<br />
<br />
*********************************************<br />
Ankebut 60-<br />
<br />
<br />
وَكَأَيِّن مِن دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ<br />
<br />
Ve keeyyim min dabbetil la tahmilü rizkahellahü yerzükuha<br />
ve iyyaküm ve hüves semıul alım<br />
<br />
Nice hayvanlar var ki, rızkım (yanında) taşıyamaz;<br />
Allah onlara da rızık veriyor, size de!<br />
O herşeyi işitendir, bilendir.<br />
<br />
*********************************************<br />
Fatır 2-<br />
<br />
مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ<br />
<br />
Ma yeftehıllahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha<br />
ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba'dih ve hüvel azızül hakım<br />
<br />
Allah, insanlara rahmetinden her neyi açarsa artık onu tutacak, kısacak kimse yoktur.<br />
Her neyi de tutar kısarsa onu da ondan sonra salacak yoktur.<br />
O, öyle güçlüdür, öyle hikmet sahibidir.<br />
<br />
<br />
*********************************************<br />
Zümer 38-<br />
<br />
وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللَّهُ قُلْ أَفَرَأَيْتُم مَّا تَدْعُونَ مِن دُونِ اللَّهِ إِنْ أَرَادَنِيَ اللَّهُ بِضُرٍّ هَلْ هُنَّ كَاشِفَاتُ ضُرِّهِ أَوْ أَرَادَنِي بِرَحْمَةٍ هَلْ هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ قُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ عَلَيْهِ يَتَوَكَّلُ الْمُتَوَكِّلُونَ<br />
<br />
<br />
Ve lein seeltehüm men halekas semavati vel erda le yekulünnellah<br />
kul eferaeytüm ma ted'une min dunillahi in eradeniyellahü bi durrin hel hünne kaşifatü durrihı<br />
ev eradenı bi rahmetin hel hünne mümsikatü rahmetih<br />
kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelül mütevekkilun<br />
<br />
Andolsun ki, onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan kesinlikle "Allah'tır" diyeceklerdir.<br />
De ki: "Gördünüz ya. Allah'tan başka çağırdıklarınızı, eğer Allah bana bir keder dilerse, onlar O'nun vereceği kederi açabilirler mi?<br />
Ya da O, bana bir rahmet dilerse onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi?"<br />
De ki:" Allah bana yeter!<br />
Tevekkül edenler hep O'na dayanır!" <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Korku ve beladan korunma duaları</span></span><br />
<br />
Sual: Korku ve belalardan korunmak, kurtulmak için ne yapmalı, hangi duaları okumalı?<br />
CEVAP<br />
İmam-ı Rabbani hazretleri, talebeleri ile, uzak bir yere giderken, gece, bir handa kaldılar. (Bu gece bir bela zuhur edecektir. [Besmele ile](Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim) duasını üç defa okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Her odada eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı.<br />
<br />
Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, imam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, 3 defa okumalıdır. Âyât-i hırz okununca da, bu duayı okumalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.) [İbni Mace]<br />
<br />
Korkulu yerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olmak için Li ilafi’yi [Kureyş suresini] okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Gece ve gündüz, hiç olmazsa, 11 defa okumalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(“Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, o yerden kalkıncaya kadar, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]<br />
<br />
(Issız bir yerde, bir şey kaybeden veya bir yardıma ihtiyacı olan, “Ey Allah’ın kulları bana yardım edin” desin! Her yerde, sizin görmediğiniz Allah’ın kulları vardır. Korkulu yerde üç kere, Allah’ın kulları, bana yardım edin demelidir.) [Taberani]<br />
<br />
(Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]<br />
<br />
Korkulu şeyden kurtulmak ve bir dileğe kavuşmak için Taha suresinin 37. âyetinden [velekaddan] 39. âyetin sonuna [ala ayniye] kadar olan kısım, su geçirmez bir şeye 7 defa sarıp veya içi görünmeyecek şekilde PVC yaptırıp yanında taşımalıdır. Faydası çok görülmüştür.<br />
<br />
İmam-ı Rabbani hazretleri cinden korunmak için ve korkulu zamanlarda, (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okunmasını emrederdi.<br />
<br />
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:<br />
Dertlerden kurtulmak ve murada kavuşmak için 500 kere Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demeli, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevât-ı şerife okuyup dua etmelidir.<br />
<br />
Dertlerin, belaların gitmesi için, istiğfar okumak da çok faydalıdır, çok tecrübe edilmiştir. Hadis-i şerifte, (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır) buyuruldu. İstiğfar, insanı her murada kavuşturur. Tevbe etmeli, istiğfarı çok okumalı. Bütün dertlere, sıkıntılara karşı faydalıdır. Allahü teâlâ, (İstiğfar okuyun; imdadınıza yetişirim) buyurdu. (Hud 52)<br />
<br />
(Merakıl-felah)daki hadis-i şerifte, (Her namazdan sonra, üç kere Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel kayyume ve etubü ileyh okuyanın bütün günahları affolur) buyuruldu. Bu fakir [Muhammed Masum hazretleri] farz namazlardan sonra, 70 kere istiğfar okuyorum. Hadis-i şerife uyarak, üç defa (Estağfirullah elazim ellezi la ilahe illa huv el-hayyel-kayyume ve etubü ileyh) okuduktan sonra, gerisinde yalnız (Estağfirullah) diyorum.<br />
<br />
Ali bin Ebi Bekr, (Mearicülhidaye)de diyor ki; İstiğfarlardan meşhur olanı, Peygamberimizden haber verilen, şu istiğfardır:<br />
(Bir kimse, “Estağfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüverrahmanürrahim el-hayy-ül-kayyumüllezi la-yemutü ve etubü ileyh Rabbigfir li” 25 kere okursa, odasında, ailesinde, evinde ve şehrinde hiç kaza, bela olmaz.) Bunu ayrıca her sabah ve akşam da üç kere okumalıdır. [Günde 25 kere okunmalı, ayrıca sabah ve akşam üçer kere okunmalı]. Âlimlerin çoğu, talebe ve evlatlarına bunu okumalarını tavsiye etmişler, çok faydasını görmüşlerdir. (C.2, m.80)<br />
<br />
Tehlikeyi önleme duası:<br />
Şeyh Şihâbüddin Sühreverdi hazretleri buyurdu ki:<br />
Her sabah üç defa bu duayı okuyanı Hak teâlâ yanmaktan, boğulmaktan ve ani ölümden emin kılar:<br />
Bismillâhi mâ şâallah lâ kuvvete illâ billâh. Bismillâhi mâ şâallah lâ yesűkul hayre illallah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yekşifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah küllü ni’metin minallah. Bismillâhi mâ şâallah el hayrü küllühü biyedillah. Bismillâhi mâ şâallah lâ yasrifüssűe illallah. Bismillâhi mâ şâallah mâ kâne min ni’metin fe minallah.<br />
<br />
Sual: Uykuda kabus görüyorum. Buna albastı karakura da deniyor. Üstüme biri çöküyor gibi oluyor. Ne yapayım?<br />
CEVAP<br />
Yatarken okunacak âyetleri doğru ve dikkatli okumalı.<br />
<br />
Sual: Yanımda kimse yok iken namaza durunca, kapı arasından, pencereden, evin bir köşesinden, veya arkamdan biri beni gözetliyor, gelip şimdi beni boğacak diye korkuyorum. Bundan kurtulmak için ne yapmam gerekir?<br />
CEVAP<br />
Aynı durumda olan birkaç okuyucumuza, Âyât-ı hıfz ile âyât-ı hırzı yanında taşımalarını, her gün okunması gereken duaları da okumalarını tavsiye etmiştik. Şimdi hepsi de, bu korkulu durumdan kurtulduklarını bize bildirdiler. Size de aynı şeyleri tavsiye ederiz.<br />
<br />
Sual: Âyât-ı hırzdan başka bir de Âyât-ı hıfz denilen dualar var. Bunları taşımanın faydası nedir?<br />
CEVAP<br />
Âyât-ı hıfz, koruyucu âyetlerdir. Kur'an-ı kerimdeki hıfz ile ilgili âyetler toplanıp yazılmıştır. Bunları taşımak, çeşitli sıkıntılardan, kaza ve beladan koruyucudur. Ayrıca dileklerin, muratların hasıl olması için muska gibi yapıp üste taşınır veya levha yapıp duvara asılır.<br />
<br />
Yıldırım ve şimşek çakması<br />
Sual: Gök gürültüsünden, şimşek ve yıldırım çakmasından, şiddetli yağmurdan çok korkuyorum. Okunacak bir dua var mıdır?<br />
CEVAP<br />
İbni Abbas hazretleri buyuruyor ki:<br />
Gök gürültüsünü işiten, (Sübhanallahi yüsebbihür-ra’dü bihamdihi vel melaiketü min hifetihi vehüve alâ külli şey'in kadir) derse ona yıldırım isabet etmez. Şayet ederse ben diyetini vermeyi tekeffül ediyorum. (Tefsir-i Hazin)<br />
<br />
Şu aşağıdaki duaları da okumak müstehabdır. (Tahtavi)<br />
(Sübhanallahi ve bi-hamdihi, sübhanallahil azîm.)<br />
(Allahümme la tektülna bigadabike vela tühliküna biazabike veafina kalbe zalik.)<br />
<br />
İlk kısmı yıldırım duası olarak da okunan Ra’d suresinin 13. âyet-i kerimesinin tefsirlerdeki meali şöyledir:<br />
(Gök gürültüsü [nü işitenler] ve melekler korkularından hamd ile, [sübhanallahi vel- hamdülillahi, diyerek] tesbih ederler. O [Allahü teâlâ] yıldırımlar gönderip, onunla dilediğini çarpar. [Durum böyle iken, haddi aşan kâfirler], Allah ile mücadele ederler. Halbuki Allah'ın karşılık vermesi pek şiddetlidir.)<br />
<br />
Eshabı kiramdan Ânes radıyallahü anh bildiriyor ki:<br />
Resulullah efendimiz, bir sahabiyi, müşriklerin elebaşlarından birine hakka davet için gönderdiğinde o, (Beni davet ettiğiniz Rab demirden mi, bakırdan mı, gümüşten mi, altından mı) diyerek alay etmişti. O Sahabi, birkaç defa yine ona gidip hakkı tebliğ ettiyse de, herif-i na-şerif, yine alay ve inadından vazgeçmedi. Allahü teâlâ da, bir yıldırım ile onu yaktı. (Nesai)<br />
Herif-i na-şerif = şerif olmayan herif demektir; yani şerefsiz.<br />
<br />
Düşmandan korunmak için<br />
Sual: Düşman şerrinden korunmak için ne yapmak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Şeytan ve düşman şerrinden ve kötü nazardan korunmak için, (Estağfirullah min külli mâ kerihallahül azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayyel kayyûm ve etûbü ileyh) okumalı ve okurken, manasını düşünmelidir. (H.L.O iman)<br />
<br />
Mânâsı şöyledir: Razı olmadığın şeylerden, yaptıklarımı affet ve yapmadıklarımı yapmaktan koru ey büyük Allah’ım! Her şeyi yoktan var eden ve her an varlıkta durduran, yalnız Sensin! Sen hep varsın!<br />
<br />
Kaza beladan korunmak<br />
Sual: Kaza ve beladan korunmak için hangi duaları okumak gerekir?<br />
CEVAP<br />
İhlas, Muavvizeteyn ve Fatiha suresini akşam, sabah üçer kere okuyan, malını, canını, çoluk çocuğunu, bütün belalardan muhafaza etmiş olur. (İslam Ahlakı)<br />
<br />
(Evinden çıkarken iki rekât namaz kılan, dışarıdan gelecek her çeşit beladan korunur. Evine girince iki rekât namaz kılan da, içteki kötülüklerden korunmuş olur.) [Beyheki]<br />
<br />
(“La ilahe illa ente sübhâneke, innî küntü minez-zâlimin” duasını okuyan, dert ve beladan kurtulur.) [Hakim]<br />
<br />
(Cuma namazından sonra, yedi defa İhlas ve Muavizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan ve kötü işlerden korur.) [İ. Sünni]<br />
<br />
(Aksırınca “Elhamdülillah” diyeni, Hak teâlâ yetmiş çeşit beladan korur.) [İslam Ahlakı]<br />
<br />
(Sabreden beladan kurtulur.) [İslam Ahlakı]<br />
<br />
Sual: Deprem, yangın gibi bela ve kazalardan korunmak için hangi duaları okumak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Çok dua var. Birkaçı şöyledir:<br />
(Eûzü bi-kelimâtillâhittâmmati min şerri külli şeytânin ve hâmmatin ve min şerri külli aynin lâmmetin) duası, her sabah ve akşam üç defa okunup kendi üzerine veya yanındakilerin üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytanların ve hayvanların zararından korur. (Mevahib-i ledünniyye)<br />
Bir kimseye okurken, Eûzü yerine (Ü’îzüke) denir. İki kişiye okurken (Ü’îzükümâ) denir. İkiden fazla kimseye okurken, (Ü’îzüküm) demeli.<br />
<br />
(Cuma namazından sonra, yedişer defa İhlâs ve Muavvizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, beladan ve kötü işlerden korur.) [Tergib-üs-salat]<br />
<br />
(Bir yere gelen, “Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka” okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]<br />
<br />
İmam-ı Rabbani hazretleri, sefere giderken gece, bir handa kaldılar. (Bu gece, bu handa bir bela hâsıl olacak. “Bismillâhillezî lâ-yedurru ma’asmihî şey’ün fil-erdı velâ fissemâi ve hüves-semî’ul’alîm” duasını okuyun) buyurdu. Gece büyük yangın oldu. Haber verilmeyen bir odadaki eşyalar yandı. Duayı okuyanlara bir şey olmadı. (Umdet-ül-İslam)<br />
<br />
Li ilafi suresini okuyan, korkulu yerlerde ve düşman karşısında, emin ve rahat olur. Sabah akşam hiç olmazsa 11 defa okumalı. (2/69)<br />
<br />
Çok istiğfar etmeli. Bir hadis-i şerif meali: (İstiğfara devam edeni, çok okuyanı, Allahü teâlâ, dertlerden, sıkıntılardan kurtarır. Onu, hiç ummadığı yerden rızıklandırır.) [Nesai]<br />
<br />
M. Masum-i Faruki hazretleri buyuruyor ki: Belalardan, sıkıntılardan kurtulmak için, istiğfar okumak çok faydalıdır ve tecrübe edilmiştir. Ölümden başka, her dertten kurtarır. Eceli gelenin de, ağrısız, sıkıntısız ölümüne yardım eder. Her sıkıntıdan kurtulur ve rızkı artar. (2/80)<br />
<br />
(Estağfirullahel azîm ellezî lâ ilahe illâ hüverrahmanürrahîm el-hayy-ül-kayyûmüllezî la-yemûtü ve etûbü ileyh Rabbiğfir lî) istiğfarını 25 kere okuyanın odasında, ailesinde, evinde ve şehrinde hiç kaza, bela olmaz. (Mearic-ül-hidaye) [Bunu ayrıca, sabah akşam üç kere okumalı.]<br />
<br />
(Bismillahirrahmanirrahîm ve lâ-havle ve la-kuvvete illâ billahil aliyyilazîm) okumanın, sinir hastalığına ve bütün hastalıklara iyi geldiğini, Enes bin Malik hazretleri haber verdi. (Tefsir-i Mazheri)</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kurandaki Ayat-ı Hırz veyahutta Ayat-ı Hıfz  Nelerdir (Korunma / Sığınma Ayetleri)]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2513</link>
			<pubDate>Tue, 10 Dec 2024 15:03:54 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2513</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurandaki Ayat-ı Hırz veyahutta Ayat-ı Hıfz  Nelerdir (Korunma / Sığınma Ayetleri) </span></span><br />
<br />
Hırz, cin ve şeytan gibi varlıkların şerrinden korunmak, hastalık ve musibet gibi rahatsızlıklardan kurtulmak demektir. Bu maksatla okunan ayetlere de "Hırz Ayetleri" denilir.<br />
<br />
Söz konusu ayetler cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı korunmak için yedi gün okunur ve bu ayetleri kişi aynı zamanda üzerinde de taşıyabilir.<br />
<br />
- Ancak bu gibi, duaların, özellikle ayetlerin -az bir kısmı hariç- kaynağı hadislerden ziyade, salih kimselerin tecrübeleridir. Nitekim Suyutî de bu konuda şunları söylemiştir:<br />
<br />
“Müelliflerin ‘Kur’an’ın havassı’ olarak zikrettikleri hususların büyük bir kısmı salih kimselerin tecrübelerine dayanır.” (bk. İtkan, 2/434)<br />
<br />
- Bununla beraber, 33 ayetin koruyucu olduğuna dair İbn Ömer’den rivayet edilen bir hadiste konu Hz. Peygamber’e dayandırılmıştır.  <br />
İlgili ayetler şunlardır:<br />
<br />
Bakara: 1-5 (Mukattaat harfi sayılmadığı için dört ayet denilmiş), 255-257, Bakara: 284-286. Araf: 54-56. İsra: 110. Saffat: 1-11, Rahman: 33-34. Haşir: 21-24. Cin: 1-4(Eli-Lam-Mim hariç ayetlerin adedi 33’tür.)<br />
<br />
İbn Neccar’ın rivayet ettiği bu hadis için (bk. Suyuti, ed-Durru’l-Mensur, 1/70-71) sahih olup olmadığını gösteren bir değerlendirmeye rastlayamadık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayat-ı Hırz Nedir Nasıl Okunur?</span></span><br />
<br />
Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı,<br />
Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.<br />
<br />
Ayat-i hırz nedir?<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayat-i hırz, şu sure ve ayetlerdir:</span></span><br />
<br />
Fatiha, Bekara 1,2,3,4,5 ve 163,164 ve 255, 256,257 ve 285,286, Al-i İmran 18,19. ayetten sadece: “İnneddine indellah-il-islâm” kısmı, Al-i İmran 26,27, Al-i İmran 154, Enam 17, Araf 54, 55,56, Tevbe 51, Tevbe 128,129, Yunüs 107, Hud 56, İbrahim 12, İsra 43 ve 110,111, Müminun 116,117,118, Ankebut 60, Rum 17,18, Fatır 2, Yasin 83, Saffat 1,2,3,4, 5,6,7,8,9,10,11, Saffat 180,181,182, Feth 27, 28,29, Rahman 33,34,35,36, Hadid 1,2,3,4,5, Haşr 21,22,23,24, Cin 1,2,3,4,5,6, Buruc 20, 21,22, İhlas, Felak ve Nas sureleri.<br />
Ruhu sıkıntılar için ayrıca fenni tedavi için doktora da gitmek gerekir. Organik bir rahatsızlık da olabilir. Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı.<br />
<br />
Kitaplarda verilen bilgilere göre, Hırz ayetleri Kur'an-ı Kerim'deki sırasıyla şunlardır:<br />
<br />
- Fâtiha suresi,<br />
<br />
- Bakara suresi: 1-5; 163,164; 255-257 ve 285, 286. ayetler,<br />
<br />
- Âl-i İmrân suresi: 18,19. âyetten sadece: "İnneddîne indellâh-il-islâm" kısmı, 26, 27, 154. ayetler,<br />
<br />
- En'âm suresi: 17. ayet,<br />
<br />
- A'râf suresi: 54-56. ayetler,<br />
<br />
- Tevbe suresi: 51,128 ve 129. ayetler,<br />
<br />
- Yunûs suresi: 107. ayet,<br />
<br />
- Hûd suresi: 56. ayet,<br />
<br />
- İbrahim suresi: 12. ayet,<br />
<br />
- İsrâ suresi: 43, 110 ve 111. ayetler,<br />
<br />
- Mü'minûn suresi: 116-118. ayetler,<br />
<br />
- Ankebût suresi: 60. ayet,<br />
<br />
- Rûm suresi: 17 ve 18. ayetler,<br />
<br />
- Fâtır suresi: 2. ayet,<br />
<br />
- Yasin suresi: 83. ayet,<br />
<br />
- Saffât suresi: 1-11 (ilk on bir ayet), 180-182. ayetler,<br />
<br />
- Feth suresi: 27-29. ayetler,<br />
<br />
- Rahmân suresi: 33-36. ayetler,<br />
<br />
- Hadîd suresi: 1-5 (ilk beş) ayetler,<br />
<br />
- Haşr suresi: 21-24. ayetler,<br />
<br />
- Cin suresi: 1-6 (ilk altı) ayetler,<br />
<br />
- Burûc suresi: 20-22. ayetler,<br />
<br />
- İhlâs suresi,<br />
<br />
- Felak ve Nâs sûreleri.<br />
<br />
Bu ayetler cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı korunmak için yedi gün okunur ve bu âyetleri kişi üzerinde taşıyabilir.<br />
<br />
Kurandaki Ayat-ı Hırz veyahutta Ayat-ı Hıfz (Korunma / Sığınma Ayetleri)nin Arapçası Bunlardır<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
الفاتحة<br />
<br />
بِسْمِ اللَّـهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
١﴾ الْحَمْدُ لِلَّـهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿٢﴾ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ﴿٤﴾إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ﴿٥﴾ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ﴿٦﴾صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ ﴿٧<br />
<br />
البقرة<br />
<br />
الم ﴿١﴾ ذَٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ﴿٢﴾الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ ﴿٣﴾ وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ ﴿٤﴾ أُولَـٰئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُولَـٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿٥<br />
<br />
 وَإِلَـٰهُكُمْ إِلَـٰهٌ وَاحِدٌ لَّا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ الرَّحْمَـٰنُ الرَّحِيمُ ﴿١٦٣﴾ إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاخْتِلَافِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّتِي تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ النَّاسَ وَمَا أَنزَلَ اللَّـهُ مِنَ السَّمَاءِ مِن مَّاءٍ فَأَحْيَا بِهِ الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَابَّةٍ وَتَصْرِيفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ ﴿١٦٤<br />
<br />
اللَّـهُ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ ﴿٢٥٥﴾ لَا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَن يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللَّـهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىٰ لَا انفِصَامَ لَهَا وَاللَّـهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ﴿٢٥٦﴾ اللَّـهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا يُخْرِجُهُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَوْلِيَاؤُهُمُ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَهُم مِّنَ النُّورِ إِلَى الظُّلُمَاتِ أُولَـٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ ﴿٢٥٧<br />
<br />
 آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّـهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ ﴿٢٨٥﴾ لَا يُكَلِّفُ اللَّـهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ﴿٢٨٦ <br />
<br />
آل عمران<br />
<br />
 شَهِدَ اللَّـهُ أَنَّهُ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ وَالْمَلَائِكَةُ وَأُولُو الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿١٨﴾ إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللَّـهِ الْإِسْلَامُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَّا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللَّـهِ فَإِنَّ اللَّـهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ﴿١٩<br />
<br />
قُلِ اللَّـهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاءُ وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَن تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَن تَشَاءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿٢٦﴾تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ﴿٢٧<br />
<br />
 ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّن بَعْدِ الْغَمِّ أَمَنَةً نُّعَاسًا يَغْشَىٰ طَائِفَةً مِّنكُمْ وَطَائِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللَّـهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ الْأَمْرِ مِن شَيْءٍ قُلْ إِنَّ الْأَمْرَ كُلَّهُ لِلَّـهِ يُخْفُونَ فِي أَنفُسِهِم مَّا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ مَّا قُتِلْنَا هَاهُنَا قُل لَّوْ كُنتُمْ فِي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِيَ اللَّـهُ مَا فِي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمْ وَاللَّـهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ﴿١٥٤<br />
<br />
الانعام<br />
<br />
وَإِن يَمْسَسْكَ اللَّـهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِن يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿١٧<br />
<br />
الاعراف<br />
<br />
 إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّـهُ الَّذي خَلَقَ السَّماواتِ وَالأَرضَ في سِتَّةِ أَيّامٍ ثُمَّ استَوى عَلَى العَرشِ يُغشِي اللَّيلَ النَّهارَ يَطلُبُهُ حَثيثًا وَالشَّمسَ وَالقَمَرَ وَالنُّجومَ مُسَخَّراتٍ بِأَمرِهِ أَلا لَهُ الخَلقُ وَالأَمرُ تَبارَكَ اللَّـهُ رَبُّ العالَمينَ ﴿٥٤﴾ ادعوا رَبَّكُم تَضَرُّعًا وَخُفيَةً إِنَّهُ لا يُحِبُّ المُعتَدينَ ﴿٥٥﴾ وَلا تُفسِدوا فِي الأَرضِ بَعدَ إِصلاحِها وَادعوهُ خَوفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحمَتَ اللَّـهِ قَريبٌ مِنَ المُحسِنينَ ﴿٥٦<br />
<br />
التوبة<br />
<br />
 قُل لَن يُصيبَنا إِلّا ما كَتَبَ اللَّـهُ لَنا هُوَ مَولانا وَعَلَى اللَّـهِ فَليَتَوَكَّلِ المُؤمِنونَ ﴿٥١<br />
<br />
لَقَد جاءَكُم رَسولٌ مِن أَنفُسِكُم عَزيزٌ عَلَيهِ ما عَنِتُّم حَريصٌ عَلَيكُم بِالمُؤمِنينَ رَءوفٌ رَحيمٌ ﴿١٢٨﴾ فَإِن تَوَلَّوا فَقُل حَسبِيَ اللَّـهُ لا إِلـهَ إِلّا هُوَ عَلَيهِ تَوَكَّلتُ وَهُوَ رَبُّ العَرشِ العَظيمِ ﴿١٢٩<br />
<br />
يونس<br />
<br />
وَإِن يَمسَسكَ اللَّـهُ بِضُرٍّ فَلا كاشِفَ لَهُ إِلّا هُوَ وَإِن يُرِدكَ بِخَيرٍ فَلا رادَّ لِفَضلِهِ يُصيبُ بِهِ مَن يَشاءُ مِن عِبادِهِ وَهُوَ الغَفورُ الرَّحيمُ ﴿١٠٧<br />
<br />
هود<br />
<br />
 إِنّي تَوَكَّلتُ عَلَى اللَّـهِ رَبّي وَرَبِّكُم ما مِن دابَّةٍ إِلّا هُوَ آخِذٌ بِناصِيَتِها إِنَّ رَبّي عَلى صِراطٍ مُستَقيمٍ ﴿٥٦<br />
<br />
ابراهيم<br />
<br />
 وَما لَنا أَلّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللَّـهِ وَقَد هَدانا سُبُلَنا وَلَنَصبِرَنَّ عَلى ما آذَيتُمونا وَعَلَى اللَّـهِ فَليَتَوَكَّلِ المُتَوَكِّلونَ﴿١٢﴾<br />
<br />
اسراء<br />
<br />
سُبحانَهُ وَتَعالى عَمّا يَقولونَ عُلُوًّا كَبيرًا ﴿٤٣<br />
<br />
قُلِ ادعُوا اللَّـهَ أَوِ ادعُوا الرَّحمـنَ أَيًّا ما تَدعوا فَلَهُ الأَسماءُ الحُسنى وَلا تَجهَر بِصَلاتِكَ وَلا تُخافِت بِها وَابتَغِ بَينَ ذلِكَ سَبيلًا﴿١١٠﴾ وَقُلِ الحَمدُ لِلَّـهِ الَّذي لَم يَتَّخِذ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَهُ شَريكٌ فِي المُلكِ وَلَم يَكُن لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرهُ تَكبيرًا﴿١١١<br />
<br />
المؤمنون<br />
<br />
فَتَعَالَى اللَّـهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ لَا إِلَـهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ﴿١١٦﴾ وَمَن يَدْعُ مَعَ اللَّـهِ إِلَـهًا آخَرَ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهِ فَإِنَّمَا حِسَابُهُ عِندَ رَبِّهِ إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ ﴿١١٧﴾ وَقُل رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ﴿١١٨<br />
<br />
العنكبوت<br />
<br />
 وَكَأَيِّن مِّن دَابَّةٍ لَّا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّـهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ﴿٦٠<br />
<br />
الروم<br />
<br />
 فَسُبْحَانَ اللَّـهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ﴿١٧﴾ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ ﴿١٨<br />
<br />
فاطر<br />
<br />
 مَّا يَفْتَحِ اللَّـهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿٢<br />
<br />
يس<br />
<br />
 فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴿٨٣<br />
<br />
الصافات<br />
<br />
وَالصَّافَّاتِ صَفًّا ﴿١﴾ فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا ﴿٢﴾ فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا ﴿٣﴾ إِنَّ إِلَـهَكُمْ لَوَاحِدٌ ﴿٤﴾ رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ﴿٥﴾ إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ ﴿٦﴾ وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ ﴿٧﴾ لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ ﴿٨﴾دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ ﴿٩﴾ إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ﴿١٠﴾ فَاسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَا إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍ﴿١١<br />
<br />
 سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ﴿١٨٠﴾ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ ﴿١٨١﴾ وَالْحَمْدُ لِلَّـهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ﴿١٨٢<br />
<br />
الفتح<br />
<br />
لَّقَدْ صَدَقَ اللَّـهُ رَسُولَهُ الرُّؤْيَا بِالْحَقِّ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ إِن شَاءَ اللَّـهُ آمِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا ﴿٢٧﴾ هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَكَفَى بِاللَّـهِ شَهِيدًا ﴿٢٨﴾ مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّـهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ اللَّـهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّـهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا ﴿٢٩<br />
<br />
الرحمن<br />
<br />
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ ﴿٣٣﴾ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٤﴾ يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ ﴿٣٥﴾ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٦<br />
<br />
الحديد<br />
<br />
سَبَّحَ لِلَّـهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿١﴾ لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿٢﴾ هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ﴿٣﴾ هُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ وَاللَّـهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ﴿٤﴾ لَّهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّـهِ تُرْجَعُ الْأُمُورُ ﴿٥<br />
<br />
الحشر<br />
<br />
لَوْ أَنزَلْنَا هَـذَا الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ اللَّـهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٢١﴾ هُوَ اللَّـهُ الَّذِي لَا إِلَـهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَـنُ الرَّحِيمُ ﴿٢٢﴾ هُوَ اللَّـهُ الَّذِي لَا إِلَـهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّـهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾ هُوَ اللَّـهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿٢٤<br />
<br />
الجن<br />
<br />
قُلْ أُوحِيَ إِلَيَّ أَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ الْجِنِّ فَقَالُوا إِنَّا سَمِعْنَا قُرْآنًا عَجَبًا ﴿١﴾يَهْدِي إِلَى الرُّشْدِ فَآمَنَّا بِهِ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَا أَحَدًا ﴿٢﴾ وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا ﴿٣﴾ وَأَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى اللَّـهِ شَطَطًا ﴿٤﴾وَأَنَّا ظَنَنَّا أَن لَّن تَقُولَ الْإِنسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللَّـهِ كَذِبًا ﴿٥﴾ وَأَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ الْإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا ﴿٦<br />
<br />
البروج<br />
<br />
 وَاللَّـهُ مِن وَرَائِهِم مُّحِيطٌ ﴿٢٠﴾ بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَّجِيدٌ ﴿٢١﴾ فِي لَوْحٍ مَّحْفُوظٍ ﴿٢٢<br />
<br />
الاخلاص<br />
<br />
قُلْ هُوَ اللَّـهُ أَحَدٌ ﴿١﴾ اللَّـهُ الصَّمَدُ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ ﴿٤<br />
<br />
الفلق<br />
<br />
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥<br />
<br />
الناس<br />
<br />
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾ إِلَـهِ النَّاسِ﴿٣﴾ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿<br />
</span><br />
<br />
Ayat-i Hırz  Latin Harfleriyle<br />
Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı,<br />
Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.<br />
Saralı veya felçli hastalara üç veya yedi gün okunur. Hirz Ayetleri de yazılıp saralı veya felçli kimsenin üzerine takılırsa, Allah Teala hazretlerinin izniyle bu hastayı bir daha sara ılleti tutmaz, hiçbir sihir tesir etmez, cin, şeytan ve insanların şerrinden de emin olur.<br />
Bu Hirz Ayetlerini misk ve zaferan ile bir kağıt üzerine yazıp yazıyı su ile sildikten sonra, bu suyu hasta içerse, Allah Teala nın izniyle şifa bulur.<br />
Bu Hirz Ayetlerini duasıyla beraber oturduğun yerden saralı şahsa yönelerek oku ve belirliten yerlerde nefes et.<br />
Eğer sara, felç veya kulunç bir sene içinde olmuş ise günde bir defa sabah veya ikindiden sonra üç gün okursun. Eğer hastalık bir seneden önce olmuş ise günde iki defa sabah ve akşam yedi gün okursun. Hirz Ayetlerinide yazıp hastanın üzerine takarsan, Allah c.c. ın izniyle saralı hasta şifa bulur.<br />
Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur:<br />
“Her kim bu Hirz Ayetlerini okursa, o gün ve gecede o kimseye ne cinni ne insan nede hayvan şerri dokunur. Cenabu Hak bu Ayeti kerimelerin hürmetine, o kişiye her hususta yardım eder. Kendisine olduğu gibi, malını ve çocuğunuda muhafaza eder.”<br />
İstiğfar<br />
Estağfirullah (7 defa)<br />
Salavat ı şerife<br />
“Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed ” (11 defa)<br />
Fatiha<br />
Elhamdü lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.<br />
Bakara<br />
1. Elif lam mim<br />
2. Zalikel kitabü la raybe fıh* hüdel lil müttekıyn<br />
3. Ellezıne yü’minune bil ğaybi ve yükıymunas salate ve mimma razaknahüm yünfikun<br />
4. Vellezine yü’minune bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kablik* ve bil ahırati hüm yukınun<br />
5. Ülaike ala hüdem mir rabbihim ve ülaike hümül müflihun<br />
163. Ve ilahüküm ilahüv vahıd* la ilahe illa hüver rahmanür rahıym<br />
164. İnne fı halkıs semavati vel erdı vahtilafil leyli ven nehari vel fülkilletı tecrı fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelellahü mines semai mim main fe ahya bihil erda ba’de mevtiha ve besse fıha min külli dabbetiv ve tasrıfir riyahı ves sehabil müsahhari beynes semai vel erdı le ayatil li kavmiy ya’kılun<br />
255. Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum* la te’huzühu sinetüv vela nevm* lehu ma fis semavati ve ma fil ard* men zellezı yeşfeu ındehu illa bi iznih* ya’lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm* ve la yühıytune bi şey’im min ılmihı illa bi ma şa’* vesia kürsiyyühüs semavati vel ard* ve la yeudühu hıfzuhüma* ve hüvel alıyyül azıym<br />
256. La ikrahe fid dıni kad tebeyyener ruşdü minel ğayy* fe mey yekfür bit tağuti ve yü’mim billahi fe kadistemseke bil urvetil vüska lenfisame leha* vallahü semıun alım<br />
257. Allahü veliyyüllezıne amenu yuhricühüm minez zulümati ilen nur* vellezıne keferu evliyaühümüt tağutü yuhricunehüm minen nuri ilez zulümat* ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun<br />
285. Amener rasulü bi ma ünzile ileyhi mir rabbihı vel mü’minun* küllün amene billahi ve melaiketihı ve kütübihı ve rusülih* la nüferriku beyne ehadim mir rusülih* ve kalu semı’na ve eta’na ğufraneke rabbena ve ileykel masıyr<br />
286. La yükellifüllahü nefsen illa vüs’aha* leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* rabbena la tüahızna in nesına ev ahta’na* rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezıne min kablina* rabbena ve la tühammilna ma la takate lena bih* va’fü anna* vağfir lena* verhamna ente mevlane fensurna alel kavmil kafirın<br />
Al i İmran  <br />
18. Şehıdellahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül ılmi kaimem bil kıst* la ilahe illa hüvel azızül hakım<br />
19. İnned dıne indellahil İslam<br />
26. Kulillahümme malikel mülki tü’til mülke men teşaü ve tenziul mülke mimmen teşa’* ve tüızzü men teşaü ve tüzillü men teşa’* bi yedikel hayr* inneke ala külli şey’in kadır<br />
27. Tulicül leyle fin nehari ve tulicün nehara fil leyl* ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy* ve terzüku men teşaü bi ğayri hısab<br />
154. Sümme enzele aleyküm mim ba’dil ğammi emeneten nüasey yağşa taifetem minküm ve taifetün kad ehemmethüm enfüsühüm yezunnune billahi ğayral hakkı zannel cahiliyyeh* yekulune hel lena minel emri min şey’* kul innel emra küllehu lillah* yuhfune fı enfüsihim ma la yübdune lek* yekulune lev kane lena minel emri şey’üm ma kutilna hahüna* kul lev küntüm fı büyutiküm le berazellezıne kütibe aleyhimül katlü ila medaciıhim* ve li yebteliyellahü ma fı suduriküm ve li yümehhısa ma fı kulubiküm* vallahü alımüm bi zatis sudur<br />
Enam<br />
17. Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yemseske bi hayrin fe hüve ala külli şey’in kadır<br />
Araf<br />
54. İnne rabbekümüllahüllezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasısev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemın<br />
55. Üd’u rabbeküm tedarruav ve hufyeh innehu la yühıbbül mu’tedın<br />
56. Ve la tüfsidu fil erdı ba’de ıslahıha ved’uhü havfev ve tamea inne rahmetellahi karıbüm minel muhsinın<br />
Tevbe<br />
51. kul ley yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mü’minun<br />
128. le kad caeküm rasulüm min enfüsiküm azızün aleyhi ma anittüm harısun aleyküm bil mü’minıne raufür rahıym<br />
129. fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym<br />
Yunus<br />
107. Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yüridke bi hayrin fe la radde li fadlih yüsıybü bihı mey yeşaü min ıbadih ve hüvel ğafurur rahıym<br />
Hud<br />
56. innı tevekkeltü alellahi rabbı ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahızüm binasıyetiha inne rabbı ala sıratım müstekıym<br />
İbrahim<br />
12. Ve ma lena ella netevekkele alellahi ve kad hedana sübülena ve lenasbiranne ala ma azeytümuna ve alellahi fel yetevekkelil müteveklkilun<br />
İsra<br />
43. Sübhanehu ve teala amma yekulune ulüvven kebıra<br />
110. Kulid’ullahe evid’ur rahman eyyem ma ted’u fe lehül esmaül husna ve la techer bi salatike ve la tühafit biha vebteğı beyne zalike sebıla<br />
111. Ve kulil hamdü lillahillezı lem yettehız veledev ve lem yekül lehu şerıkün fil mülki ve lem yekül lehu veliyyüm minez zülli ve kebbirhü tekbıra<br />
Muminun<br />
116. Fe teallellahül melikül hakk la ilahe illa hu rabbül arşil kerım<br />
117. Ve mey yed’u meallahi ilahen ahara la bürhane lehu bihı fe innema hısabühu ınde rabbih innehu la yüflihul kafirun<br />
118. Ve kur rabbığfir verham ve ente hayrur rahımın<br />
Ankebut<br />
60. Ve keeyyim min dabbetil la tahmilü rizkahellahü yerzükuha ve iyyaküm ve hüves semıul alım<br />
Rum<br />
17. Fe sübhanellahi hıyne tübsune ve hıyne tusbihun<br />
18. Ve lehül hamdü fis semavati vel erdı ve aşiyyev ve hıyne tuzhirun<br />
Fatır<br />
2. Ma yeftehıllahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba’dih ve hüvel azızül hakım<br />
Yasin<br />
83. Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey’iv ve ileyhi türceun<br />
Saffat<br />
1. Vessaffati saffa<br />
2. Fezzacirati zecra<br />
3. Fettaliyati zikra<br />
4. İnne ilaheküm le vahıd<br />
5. Rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma ve rabbül meşarık<br />
6. İnna zeyyennes semaed dünya bi zınetinil kevakib<br />
7. Ve hıfzam min külli şeytanim marid<br />
8. La yessemmeune ilel meleil a’la ve yukzefune min külli canib<br />
9. Dühurav ve lehüm azabüv vasıb<br />
10. İlla men hatfel hatfete fe etbeahu şihabün sakıb<br />
11. Festeftihim ehüm eşddü halkan em men halakna inna halaknahüm min tıynil lazib<br />
180. Sübhane rabbike rabbil ızzeti amma yesfun<br />
181. Ve selamün alel murselın<br />
182. Vel hamdü lillahi rabbil alemın<br />
Fetih<br />
27. Le kad sadekallahü rasulehür ru’ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta’lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba<br />
28. Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda<br />
29. Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer’ın ahrace şat’ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu’cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar veadellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma<br />
Rahman<br />
33. Ya ma’şerelcinni vel’insi inisteta’tum en tenfusu min aktarissemavati vel’ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin.<br />
34. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.<br />
35. Yurselu ‘aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani.<br />
36. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.<br />
Hadid<br />
1. Sebbeha lillahi ma fiyssemavati velardı ve huvel’aziyzulhakiymu.<br />
2. Lehu mulkussemavati vel’ardı yuhyiy ve yumiytu ve huve ‘ala kulli şey’in kadiyrun.<br />
3. Huvel’evvelu vel’ahıru vezzahiru velbatınu ve huve bikulli şey’in ‘aliymun.<br />
4. Huvelleziy halekassemavati vel’arda fiy sitteti eyyamin summesteva ‘alel’arşi ya’lemu ma yelicu fiylardı ve ma yahrucu minha ve ma yenzilu minessemai ve ma ya’rucu fiyha ve huve me’akum eyne ma kuntum vallahu bima ta’melune besıyrun.<br />
5. Lehu mulkussemavati vel’ardı ve ilellahi turce’ul’umuru.<br />
Haşr<br />
21. Lev enzelna hazelkur’ane ‘ala cebelin lereeytehu haşi’an mutesaddi ‘an min haşyetillahi ve tilkel’emsalu nadribuha linnasi le’allehum yetefekkerune.<br />
22. Huvallahulleziy la ilahe illa huve ‘alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahıymu.<br />
23. Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu’minul muheyminul ‘aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi ‘amma yuşrikune.<br />
24. Huvallahul halikul – bariy-ulmusavviru lehum’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzulhakiymu.<br />
Cin<br />
1.    kul uhıye ileyye ennehusteme’a neferun minelcinni fekalu inna semı’na kur’anen ‘aceben.<br />
2. yehdiy ilerruşdi feamenna bihi ve len nuşrike birabbina ehaden.<br />
3. ve ennehu te’ala ceddu rabbina mettehaze sahıbeten ve la veleden.<br />
4. ve ennehu kane yekulu sefiyhuna ‘alellahi şetatatan.<br />
5. ve enna zanenna en len tekulen’insu velcinnu ‘alellahi keziben.<br />
6. ve ennehu kane ricalun minel’insi ye’uzune biricalin minelcinni fezaduhum rehekan.<br />
Buruc<br />
20. Vallahü min veraihim muhıytun.<br />
21. Bel hüve kur’anün meciydün.<br />
22. Fiy levhın mahfuzın.<br />
İhlas<br />
Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.<br />
Felak<br />
Kul e’ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.<br />
Nas<br />
Kul e’uzü birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min serrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.<br />
SONRA BU  DUA OKUNUR ve hastaya üflenir<br />
“Allahü tealaya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı.<br />
Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir.<br />
Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerni kaldırdın.<br />
Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”<br />
(O inkârcıların durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere [işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlara] haykıran çobanın durumuna benzer. O inkârcılar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü onlar düşünmezler.) [Bekara171]<br />
Ahmed bin Salih hazretleri buyurdu ki:<br />
Bu dua suya okunup, hasta ondan içer ve onunla abdest alırsa biiznillah iyileşir. Bu dua vasıtasıyla iki cariyeyi tedavi ettim. Bir hafta geçmeden, ikisi de sıhhatlerine kavuştu. Her hastaya bu duayı okuyorum, Allahü tealanın izniyle iyileşiyorlar. Elhamdülillahi Rabbil âlemin.<br />
<br />
Cin mektubu ve âyât-ı hırz<br />
Sual: Cin mektubu nedir?<br />
CEVAP<br />
Peygamber efendimizin, cinlerin zararlarından Müslümanları korumak için Hazret-i Ali’ye yazdırdığı bir mektuptur. Üzerinde taşıyana ve evinde bulundurana o mahluklar zarar veremez.<br />
Eshab-ı kiramdan Ebu Dücane hazretleri anlatır:<br />
Yatıyordum. Değirmen sesi gibi ve ağaç yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyah bir şey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı. Hemen Resulullaha gidip, anlattım. Buyurdu ki: (Ya Eba Dücane, Allahü teâlâ, evine hayır ve bereket versin!)<br />
Kalem ve kağıt istedi. Hazret-i Ali’ye bir mektup yazdırdı. Mektubu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryat eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki: (Ya Eba Dücane, bu mektupla bizi yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektubu bizim karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için kurtuluş yoktur. Artık, senin ve komşularının evine gelemeyeceğiz. Bu mektubun bulunduğu yerlere gelemeyiz.)<br />
Ona dedim ki, sahibimden izin almadıkça bu mektubu kaldırmam. Cin ağlamasından, feryadından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabah namazını, mescitte kıldıktan sonra, cinnin sözlerini anlattım. Resulullah efendimiz buyurdu ki:<br />
(O mektubu kaldır. Yoksa, mektubun acısını, kıyamete kadar çekerler.) [Delail-ün-nübüvve, Tezkire-i Kurtubi]<br />
Sual: Cinlerin sebep olduğu hastalıklardan ve yapılan büyüden kurtulmak için, hangi duaları okumak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Âyat-ı hırz denilen duayı okumalı. Arkasından da aşağıda tercümesi yazılan dua okunursa, biiznillah bir şey kalmaz.<br />
Bu konudaki bir mektup<br />
Muhammed Masumi Serhendi hazretlerinin üçüncü oğlu Muhammed Ubeydullah Serhendi’nin Hazinet-ül-me’arif isimli kitabındaki 148. mektup, Teshil-ül-menafi’ kitabına da eklenmiştir. Bu mektup şöyledir:<br />
[Bu mektup, vilâyet penah pîrzâde-i irfan-ı destgah Hâce Muhammed Parisa’nın oğluna yazılmıştır. Mektup, tecrübe edilmiş bazı faydalı bilgileri açıklamaktadır.]<br />
Mektubuma besmele ile başlıyorum. Allahü tealaya hamd eder, Resulüne salât ve selam ederiz. İmam-ı Serahsi şöyle buyurdu:<br />
Ahmed bin Salih anlatır:<br />
Hizmetçime cinler musallat olmuştu. Başka bir hizmetçi aldım. Ona da musallat oldular. Bir gün namaz kıldım, otururken birisi selam verdi, ben de selamını aldım. Kim olduğunu sordum. (Ben Cinlerden Zekeriya… Sana bir dua öğretmek için geldim. Senin cariyene olduğu gibi, bir kimsenin başına bir hal gelir de, bu duayı okursa, biiznillah o kimse sağlığına kavuşur) dedi. Bu duayı yazmak için kalem aradım; fakat bulamadım. Divanın altında olduğunu söyledi. Sonra bana şu duayı yazdırdı:<br />
“Allahü tealaya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı.<br />
Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir.<br />
Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerni kaldırdın.<br />
Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”<br />
(O inkârcıların durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere [işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlara] haykıran çobanın durumuna benzer. O inkârcılar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü onlar düşünmezler.) [Bekara171]<br />
Ahmed bin Salih hazretleri buyurdu ki:<br />
Bu dua suya okunup, hasta ondan içer ve onunla abdest alırsa biiznillah iyileşir. Bu dua vasıtasıyla iki cariyeyi tedavi ettim. Bir hafta geçmeden, ikisi de sıhhatlerine kavuştu. Her hastaya bu duayı okuyorum, Allahü tealanın izniyle iyileşiyorlar. Elhamdülillahi Rabbil âlemin.<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1985" target="_blank" title="">ayatihirz1.jpg</a> (Boyut: 213.57 KB / İndirmeler: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1986" target="_blank" title="">ayatihirz2.jpg</a> (Boyut: 212.57 KB / İndirmeler: 145)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1987" target="_blank" title="">ayatihirz3.jpg</a> (Boyut: 73.16 KB / İndirmeler: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1988" target="_blank" title="">ayatihirz4.jpg</a> (Boyut: 79.53 KB / İndirmeler: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1989" target="_blank" title="">ayatihirz5.jpg</a> (Boyut: 79.95 KB / İndirmeler: 143)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1990" target="_blank" title="">ayatihirz6.jpg</a> (Boyut: 79.77 KB / İndirmeler: 143)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1991" target="_blank" title="">ayatihirz7.jpg</a> (Boyut: 71.29 KB / İndirmeler: 139)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1992" target="_blank" title="">ayatihirz8.jpg</a> (Boyut: 89.14 KB / İndirmeler: 141)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1993" target="_blank" title="">ayatihirz9.jpg</a> (Boyut: 84.97 KB / İndirmeler: 145)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1994" target="_blank" title="">ayatihirz10.jpg</a> (Boyut: 192.72 KB / İndirmeler: 137)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1995" target="_blank" title="">ayatihirz11.jpg</a> (Boyut: 247.22 KB / İndirmeler: 137)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1996" target="_blank" title="">ayatihirz12.jpg</a> (Boyut: 278.32 KB / İndirmeler: 130)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Kurandaki Ayat-ı Hırz veyahutta Ayat-ı Hıfz  Nelerdir (Korunma / Sığınma Ayetleri) </span></span><br />
<br />
Hırz, cin ve şeytan gibi varlıkların şerrinden korunmak, hastalık ve musibet gibi rahatsızlıklardan kurtulmak demektir. Bu maksatla okunan ayetlere de "Hırz Ayetleri" denilir.<br />
<br />
Söz konusu ayetler cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı korunmak için yedi gün okunur ve bu ayetleri kişi aynı zamanda üzerinde de taşıyabilir.<br />
<br />
- Ancak bu gibi, duaların, özellikle ayetlerin -az bir kısmı hariç- kaynağı hadislerden ziyade, salih kimselerin tecrübeleridir. Nitekim Suyutî de bu konuda şunları söylemiştir:<br />
<br />
“Müelliflerin ‘Kur’an’ın havassı’ olarak zikrettikleri hususların büyük bir kısmı salih kimselerin tecrübelerine dayanır.” (bk. İtkan, 2/434)<br />
<br />
- Bununla beraber, 33 ayetin koruyucu olduğuna dair İbn Ömer’den rivayet edilen bir hadiste konu Hz. Peygamber’e dayandırılmıştır.  <br />
İlgili ayetler şunlardır:<br />
<br />
Bakara: 1-5 (Mukattaat harfi sayılmadığı için dört ayet denilmiş), 255-257, Bakara: 284-286. Araf: 54-56. İsra: 110. Saffat: 1-11, Rahman: 33-34. Haşir: 21-24. Cin: 1-4(Eli-Lam-Mim hariç ayetlerin adedi 33’tür.)<br />
<br />
İbn Neccar’ın rivayet ettiği bu hadis için (bk. Suyuti, ed-Durru’l-Mensur, 1/70-71) sahih olup olmadığını gösteren bir değerlendirmeye rastlayamadık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayat-ı Hırz Nedir Nasıl Okunur?</span></span><br />
<br />
Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı,<br />
Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.<br />
<br />
Ayat-i hırz nedir?<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ayat-i hırz, şu sure ve ayetlerdir:</span></span><br />
<br />
Fatiha, Bekara 1,2,3,4,5 ve 163,164 ve 255, 256,257 ve 285,286, Al-i İmran 18,19. ayetten sadece: “İnneddine indellah-il-islâm” kısmı, Al-i İmran 26,27, Al-i İmran 154, Enam 17, Araf 54, 55,56, Tevbe 51, Tevbe 128,129, Yunüs 107, Hud 56, İbrahim 12, İsra 43 ve 110,111, Müminun 116,117,118, Ankebut 60, Rum 17,18, Fatır 2, Yasin 83, Saffat 1,2,3,4, 5,6,7,8,9,10,11, Saffat 180,181,182, Feth 27, 28,29, Rahman 33,34,35,36, Hadid 1,2,3,4,5, Haşr 21,22,23,24, Cin 1,2,3,4,5,6, Buruc 20, 21,22, İhlas, Felak ve Nas sureleri.<br />
Ruhu sıkıntılar için ayrıca fenni tedavi için doktora da gitmek gerekir. Organik bir rahatsızlık da olabilir. Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı.<br />
<br />
Kitaplarda verilen bilgilere göre, Hırz ayetleri Kur'an-ı Kerim'deki sırasıyla şunlardır:<br />
<br />
- Fâtiha suresi,<br />
<br />
- Bakara suresi: 1-5; 163,164; 255-257 ve 285, 286. ayetler,<br />
<br />
- Âl-i İmrân suresi: 18,19. âyetten sadece: "İnneddîne indellâh-il-islâm" kısmı, 26, 27, 154. ayetler,<br />
<br />
- En'âm suresi: 17. ayet,<br />
<br />
- A'râf suresi: 54-56. ayetler,<br />
<br />
- Tevbe suresi: 51,128 ve 129. ayetler,<br />
<br />
- Yunûs suresi: 107. ayet,<br />
<br />
- Hûd suresi: 56. ayet,<br />
<br />
- İbrahim suresi: 12. ayet,<br />
<br />
- İsrâ suresi: 43, 110 ve 111. ayetler,<br />
<br />
- Mü'minûn suresi: 116-118. ayetler,<br />
<br />
- Ankebût suresi: 60. ayet,<br />
<br />
- Rûm suresi: 17 ve 18. ayetler,<br />
<br />
- Fâtır suresi: 2. ayet,<br />
<br />
- Yasin suresi: 83. ayet,<br />
<br />
- Saffât suresi: 1-11 (ilk on bir ayet), 180-182. ayetler,<br />
<br />
- Feth suresi: 27-29. ayetler,<br />
<br />
- Rahmân suresi: 33-36. ayetler,<br />
<br />
- Hadîd suresi: 1-5 (ilk beş) ayetler,<br />
<br />
- Haşr suresi: 21-24. ayetler,<br />
<br />
- Cin suresi: 1-6 (ilk altı) ayetler,<br />
<br />
- Burûc suresi: 20-22. ayetler,<br />
<br />
- İhlâs suresi,<br />
<br />
- Felak ve Nâs sûreleri.<br />
<br />
Bu ayetler cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı korunmak için yedi gün okunur ve bu âyetleri kişi üzerinde taşıyabilir.<br />
<br />
Kurandaki Ayat-ı Hırz veyahutta Ayat-ı Hıfz (Korunma / Sığınma Ayetleri)nin Arapçası Bunlardır<br />
<br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
الفاتحة<br />
<br />
بِسْمِ اللَّـهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ<br />
<br />
١﴾ الْحَمْدُ لِلَّـهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ﴿٢﴾ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ ﴿٣﴾ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ﴿٤﴾إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ﴿٥﴾ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ﴿٦﴾صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ ﴿٧<br />
<br />
البقرة<br />
<br />
الم ﴿١﴾ ذَٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ ۛ فِيهِ ۛ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ ﴿٢﴾الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ ﴿٣﴾ وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ ﴿٤﴾ أُولَـٰئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ ۖ وَأُولَـٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿٥<br />
<br />
 وَإِلَـٰهُكُمْ إِلَـٰهٌ وَاحِدٌ لَّا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ الرَّحْمَـٰنُ الرَّحِيمُ ﴿١٦٣﴾ إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاخْتِلَافِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْفُلْكِ الَّتِي تَجْرِي فِي الْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ النَّاسَ وَمَا أَنزَلَ اللَّـهُ مِنَ السَّمَاءِ مِن مَّاءٍ فَأَحْيَا بِهِ الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَابَّةٍ وَتَصْرِيفِ الرِّيَاحِ وَالسَّحَابِ الْمُسَخَّرِ بَيْنَ السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ ﴿١٦٤<br />
<br />
اللَّـهُ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ ﴿٢٥٥﴾ لَا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَن يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِن بِاللَّـهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىٰ لَا انفِصَامَ لَهَا وَاللَّـهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ﴿٢٥٦﴾ اللَّـهُ وَلِيُّ الَّذِينَ آمَنُوا يُخْرِجُهُم مِّنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَوْلِيَاؤُهُمُ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَهُم مِّنَ النُّورِ إِلَى الظُّلُمَاتِ أُولَـٰئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ ﴿٢٥٧<br />
<br />
 آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ آمَنَ بِاللَّـهِ وَمَلَائِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلِهِ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ ﴿٢٨٥﴾ لَا يُكَلِّفُ اللَّـهُ نَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ﴿٢٨٦ <br />
<br />
آل عمران<br />
<br />
 شَهِدَ اللَّـهُ أَنَّهُ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ وَالْمَلَائِكَةُ وَأُولُو الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ لَا إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿١٨﴾ إِنَّ الدِّينَ عِندَ اللَّـهِ الْإِسْلَامُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ إِلَّا مِن بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَن يَكْفُرْ بِآيَاتِ اللَّـهِ فَإِنَّ اللَّـهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ﴿١٩<br />
<br />
قُلِ اللَّـهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَن تَشَاءُ وَتَنزِعُ الْمُلْكَ مِمَّن تَشَاءُ وَتُعِزُّ مَن تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَن تَشَاءُ بِيَدِكَ الْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿٢٦﴾تُولِجُ اللَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي اللَّيْلِ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَتَرْزُقُ مَن تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ ﴿٢٧<br />
<br />
 ثُمَّ أَنزَلَ عَلَيْكُم مِّن بَعْدِ الْغَمِّ أَمَنَةً نُّعَاسًا يَغْشَىٰ طَائِفَةً مِّنكُمْ وَطَائِفَةٌ قَدْ أَهَمَّتْهُمْ أَنفُسُهُمْ يَظُنُّونَ بِاللَّـهِ غَيْرَ الْحَقِّ ظَنَّ الْجَاهِلِيَّةِ يَقُولُونَ هَل لَّنَا مِنَ الْأَمْرِ مِن شَيْءٍ قُلْ إِنَّ الْأَمْرَ كُلَّهُ لِلَّـهِ يُخْفُونَ فِي أَنفُسِهِم مَّا لَا يُبْدُونَ لَكَ يَقُولُونَ لَوْ كَانَ لَنَا مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ مَّا قُتِلْنَا هَاهُنَا قُل لَّوْ كُنتُمْ فِي بُيُوتِكُمْ لَبَرَزَ الَّذِينَ كُتِبَ عَلَيْهِمُ الْقَتْلُ إِلَىٰ مَضَاجِعِهِمْ وَلِيَبْتَلِيَ اللَّـهُ مَا فِي صُدُورِكُمْ وَلِيُمَحِّصَ مَا فِي قُلُوبِكُمْ وَاللَّـهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ﴿١٥٤<br />
<br />
الانعام<br />
<br />
وَإِن يَمْسَسْكَ اللَّـهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُ إِلَّا هُوَ وَإِن يَمْسَسْكَ بِخَيْرٍ فَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿١٧<br />
<br />
الاعراف<br />
<br />
 إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّـهُ الَّذي خَلَقَ السَّماواتِ وَالأَرضَ في سِتَّةِ أَيّامٍ ثُمَّ استَوى عَلَى العَرشِ يُغشِي اللَّيلَ النَّهارَ يَطلُبُهُ حَثيثًا وَالشَّمسَ وَالقَمَرَ وَالنُّجومَ مُسَخَّراتٍ بِأَمرِهِ أَلا لَهُ الخَلقُ وَالأَمرُ تَبارَكَ اللَّـهُ رَبُّ العالَمينَ ﴿٥٤﴾ ادعوا رَبَّكُم تَضَرُّعًا وَخُفيَةً إِنَّهُ لا يُحِبُّ المُعتَدينَ ﴿٥٥﴾ وَلا تُفسِدوا فِي الأَرضِ بَعدَ إِصلاحِها وَادعوهُ خَوفًا وَطَمَعًا إِنَّ رَحمَتَ اللَّـهِ قَريبٌ مِنَ المُحسِنينَ ﴿٥٦<br />
<br />
التوبة<br />
<br />
 قُل لَن يُصيبَنا إِلّا ما كَتَبَ اللَّـهُ لَنا هُوَ مَولانا وَعَلَى اللَّـهِ فَليَتَوَكَّلِ المُؤمِنونَ ﴿٥١<br />
<br />
لَقَد جاءَكُم رَسولٌ مِن أَنفُسِكُم عَزيزٌ عَلَيهِ ما عَنِتُّم حَريصٌ عَلَيكُم بِالمُؤمِنينَ رَءوفٌ رَحيمٌ ﴿١٢٨﴾ فَإِن تَوَلَّوا فَقُل حَسبِيَ اللَّـهُ لا إِلـهَ إِلّا هُوَ عَلَيهِ تَوَكَّلتُ وَهُوَ رَبُّ العَرشِ العَظيمِ ﴿١٢٩<br />
<br />
يونس<br />
<br />
وَإِن يَمسَسكَ اللَّـهُ بِضُرٍّ فَلا كاشِفَ لَهُ إِلّا هُوَ وَإِن يُرِدكَ بِخَيرٍ فَلا رادَّ لِفَضلِهِ يُصيبُ بِهِ مَن يَشاءُ مِن عِبادِهِ وَهُوَ الغَفورُ الرَّحيمُ ﴿١٠٧<br />
<br />
هود<br />
<br />
 إِنّي تَوَكَّلتُ عَلَى اللَّـهِ رَبّي وَرَبِّكُم ما مِن دابَّةٍ إِلّا هُوَ آخِذٌ بِناصِيَتِها إِنَّ رَبّي عَلى صِراطٍ مُستَقيمٍ ﴿٥٦<br />
<br />
ابراهيم<br />
<br />
 وَما لَنا أَلّا نَتَوَكَّلَ عَلَى اللَّـهِ وَقَد هَدانا سُبُلَنا وَلَنَصبِرَنَّ عَلى ما آذَيتُمونا وَعَلَى اللَّـهِ فَليَتَوَكَّلِ المُتَوَكِّلونَ﴿١٢﴾<br />
<br />
اسراء<br />
<br />
سُبحانَهُ وَتَعالى عَمّا يَقولونَ عُلُوًّا كَبيرًا ﴿٤٣<br />
<br />
قُلِ ادعُوا اللَّـهَ أَوِ ادعُوا الرَّحمـنَ أَيًّا ما تَدعوا فَلَهُ الأَسماءُ الحُسنى وَلا تَجهَر بِصَلاتِكَ وَلا تُخافِت بِها وَابتَغِ بَينَ ذلِكَ سَبيلًا﴿١١٠﴾ وَقُلِ الحَمدُ لِلَّـهِ الَّذي لَم يَتَّخِذ وَلَدًا وَلَم يَكُن لَهُ شَريكٌ فِي المُلكِ وَلَم يَكُن لَهُ وَلِيٌّ مِنَ الذُّلِّ وَكَبِّرهُ تَكبيرًا﴿١١١<br />
<br />
المؤمنون<br />
<br />
فَتَعَالَى اللَّـهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ لَا إِلَـهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ﴿١١٦﴾ وَمَن يَدْعُ مَعَ اللَّـهِ إِلَـهًا آخَرَ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهِ فَإِنَّمَا حِسَابُهُ عِندَ رَبِّهِ إِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الْكَافِرُونَ ﴿١١٧﴾ وَقُل رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ﴿١١٨<br />
<br />
العنكبوت<br />
<br />
 وَكَأَيِّن مِّن دَابَّةٍ لَّا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اللَّـهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ ﴿٦٠<br />
<br />
الروم<br />
<br />
 فَسُبْحَانَ اللَّـهِ حِينَ تُمْسُونَ وَحِينَ تُصْبِحُونَ﴿١٧﴾ وَلَهُ الْحَمْدُ فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَعَشِيًّا وَحِينَ تُظْهِرُونَ ﴿١٨<br />
<br />
فاطر<br />
<br />
 مَّا يَفْتَحِ اللَّـهُ لِلنَّاسِ مِن رَّحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا وَمَا يُمْسِكْ فَلَا مُرْسِلَ لَهُ مِن بَعْدِهِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿٢<br />
<br />
يس<br />
<br />
 فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ﴿٨٣<br />
<br />
الصافات<br />
<br />
وَالصَّافَّاتِ صَفًّا ﴿١﴾ فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا ﴿٢﴾ فَالتَّالِيَاتِ ذِكْرًا ﴿٣﴾ إِنَّ إِلَـهَكُمْ لَوَاحِدٌ ﴿٤﴾ رَّبُّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ الْمَشَارِقِ﴿٥﴾ إِنَّا زَيَّنَّا السَّمَاءَ الدُّنْيَا بِزِينَةٍ الْكَوَاكِبِ ﴿٦﴾ وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَانٍ مَّارِدٍ ﴿٧﴾ لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى الْمَلَإِ الْأَعْلَى وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ ﴿٨﴾دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ ﴿٩﴾ إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ﴿١٠﴾ فَاسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَا إِنَّا خَلَقْنَاهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍ﴿١١<br />
<br />
 سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ﴿١٨٠﴾ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ ﴿١٨١﴾ وَالْحَمْدُ لِلَّـهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ﴿١٨٢<br />
<br />
الفتح<br />
<br />
لَّقَدْ صَدَقَ اللَّـهُ رَسُولَهُ الرُّؤْيَا بِالْحَقِّ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ إِن شَاءَ اللَّـهُ آمِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا ﴿٢٧﴾ هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَكَفَى بِاللَّـهِ شَهِيدًا ﴿٢٨﴾ مُّحَمَّدٌ رَّسُولُ اللَّـهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّنَ اللَّـهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللَّـهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا ﴿٢٩<br />
<br />
الرحمن<br />
<br />
يَا مَعْشَرَ الْجِنِّ وَالْإِنسِ إِنِ اسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا مِنْ أَقْطَارِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ فَانفُذُوا لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَانٍ ﴿٣٣﴾ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٤﴾ يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ ﴿٣٥﴾ فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٣٦<br />
<br />
الحديد<br />
<br />
سَبَّحَ لِلَّـهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿١﴾ لَهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يُحْيِي وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ ﴿٢﴾ هُوَ الْأَوَّلُ وَالْآخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ ﴿٣﴾ هُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ وَاللَّـهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ﴿٤﴾ لَّهُ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّـهِ تُرْجَعُ الْأُمُورُ ﴿٥<br />
<br />
الحشر<br />
<br />
لَوْ أَنزَلْنَا هَـذَا الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَّرَأَيْتَهُ خَاشِعًا مُّتَصَدِّعًا مِّنْ خَشْيَةِ اللَّـهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٢١﴾ هُوَ اللَّـهُ الَّذِي لَا إِلَـهَ إِلَّا هُوَ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ هُوَ الرَّحْمَـنُ الرَّحِيمُ ﴿٢٢﴾ هُوَ اللَّـهُ الَّذِي لَا إِلَـهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ سُبْحَانَ اللَّـهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ ﴿٢٣﴾ هُوَ اللَّـهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ﴿٢٤<br />
<br />
الجن<br />
<br />
قُلْ أُوحِيَ إِلَيَّ أَنَّهُ اسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ الْجِنِّ فَقَالُوا إِنَّا سَمِعْنَا قُرْآنًا عَجَبًا ﴿١﴾يَهْدِي إِلَى الرُّشْدِ فَآمَنَّا بِهِ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَا أَحَدًا ﴿٢﴾ وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا ﴿٣﴾ وَأَنَّهُ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى اللَّـهِ شَطَطًا ﴿٤﴾وَأَنَّا ظَنَنَّا أَن لَّن تَقُولَ الْإِنسُ وَالْجِنُّ عَلَى اللَّـهِ كَذِبًا ﴿٥﴾ وَأَنَّهُ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ الْإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ الْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا ﴿٦<br />
<br />
البروج<br />
<br />
 وَاللَّـهُ مِن وَرَائِهِم مُّحِيطٌ ﴿٢٠﴾ بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَّجِيدٌ ﴿٢١﴾ فِي لَوْحٍ مَّحْفُوظٍ ﴿٢٢<br />
<br />
الاخلاص<br />
<br />
قُلْ هُوَ اللَّـهُ أَحَدٌ ﴿١﴾ اللَّـهُ الصَّمَدُ ﴿٢﴾ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ﴿٣﴾ وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ ﴿٤<br />
<br />
الفلق<br />
<br />
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥<br />
<br />
الناس<br />
<br />
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾ إِلَـهِ النَّاسِ﴿٣﴾ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿<br />
</span><br />
<br />
Ayat-i Hırz  Latin Harfleriyle<br />
Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı,<br />
Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.<br />
Saralı veya felçli hastalara üç veya yedi gün okunur. Hirz Ayetleri de yazılıp saralı veya felçli kimsenin üzerine takılırsa, Allah Teala hazretlerinin izniyle bu hastayı bir daha sara ılleti tutmaz, hiçbir sihir tesir etmez, cin, şeytan ve insanların şerrinden de emin olur.<br />
Bu Hirz Ayetlerini misk ve zaferan ile bir kağıt üzerine yazıp yazıyı su ile sildikten sonra, bu suyu hasta içerse, Allah Teala nın izniyle şifa bulur.<br />
Bu Hirz Ayetlerini duasıyla beraber oturduğun yerden saralı şahsa yönelerek oku ve belirliten yerlerde nefes et.<br />
Eğer sara, felç veya kulunç bir sene içinde olmuş ise günde bir defa sabah veya ikindiden sonra üç gün okursun. Eğer hastalık bir seneden önce olmuş ise günde iki defa sabah ve akşam yedi gün okursun. Hirz Ayetlerinide yazıp hastanın üzerine takarsan, Allah c.c. ın izniyle saralı hasta şifa bulur.<br />
Rasûlüllah sallallâhü aleyhi ve sellem bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmuştur:<br />
“Her kim bu Hirz Ayetlerini okursa, o gün ve gecede o kimseye ne cinni ne insan nede hayvan şerri dokunur. Cenabu Hak bu Ayeti kerimelerin hürmetine, o kişiye her hususta yardım eder. Kendisine olduğu gibi, malını ve çocuğunuda muhafaza eder.”<br />
İstiğfar<br />
Estağfirullah (7 defa)<br />
Salavat ı şerife<br />
“Allahumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed ” (11 defa)<br />
Fatiha<br />
Elhamdü lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.<br />
Bakara<br />
1. Elif lam mim<br />
2. Zalikel kitabü la raybe fıh* hüdel lil müttekıyn<br />
3. Ellezıne yü’minune bil ğaybi ve yükıymunas salate ve mimma razaknahüm yünfikun<br />
4. Vellezine yü’minune bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kablik* ve bil ahırati hüm yukınun<br />
5. Ülaike ala hüdem mir rabbihim ve ülaike hümül müflihun<br />
163. Ve ilahüküm ilahüv vahıd* la ilahe illa hüver rahmanür rahıym<br />
164. İnne fı halkıs semavati vel erdı vahtilafil leyli ven nehari vel fülkilletı tecrı fil bahri bima yenfeun nase ve ma enzelellahü mines semai mim main fe ahya bihil erda ba’de mevtiha ve besse fıha min külli dabbetiv ve tasrıfir riyahı ves sehabil müsahhari beynes semai vel erdı le ayatil li kavmiy ya’kılun<br />
255. Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum* la te’huzühu sinetüv vela nevm* lehu ma fis semavati ve ma fil ard* men zellezı yeşfeu ındehu illa bi iznih* ya’lemü ma beyne eydıhim ve ma halfehüm* ve la yühıytune bi şey’im min ılmihı illa bi ma şa’* vesia kürsiyyühüs semavati vel ard* ve la yeudühu hıfzuhüma* ve hüvel alıyyül azıym<br />
256. La ikrahe fid dıni kad tebeyyener ruşdü minel ğayy* fe mey yekfür bit tağuti ve yü’mim billahi fe kadistemseke bil urvetil vüska lenfisame leha* vallahü semıun alım<br />
257. Allahü veliyyüllezıne amenu yuhricühüm minez zulümati ilen nur* vellezıne keferu evliyaühümüt tağutü yuhricunehüm minen nuri ilez zulümat* ülaike ashabün nar* hüm fıha halidun<br />
285. Amener rasulü bi ma ünzile ileyhi mir rabbihı vel mü’minun* küllün amene billahi ve melaiketihı ve kütübihı ve rusülih* la nüferriku beyne ehadim mir rusülih* ve kalu semı’na ve eta’na ğufraneke rabbena ve ileykel masıyr<br />
286. La yükellifüllahü nefsen illa vüs’aha* leha ma kesebet ve aleyha mektesebet* rabbena la tüahızna in nesına ev ahta’na* rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezıne min kablina* rabbena ve la tühammilna ma la takate lena bih* va’fü anna* vağfir lena* verhamna ente mevlane fensurna alel kavmil kafirın<br />
Al i İmran  <br />
18. Şehıdellahü ennehu la ilahe illa hüve vel melaiketü ve ülül ılmi kaimem bil kıst* la ilahe illa hüvel azızül hakım<br />
19. İnned dıne indellahil İslam<br />
26. Kulillahümme malikel mülki tü’til mülke men teşaü ve tenziul mülke mimmen teşa’* ve tüızzü men teşaü ve tüzillü men teşa’* bi yedikel hayr* inneke ala külli şey’in kadır<br />
27. Tulicül leyle fin nehari ve tulicün nehara fil leyl* ve tuhricül hayye minel meyyiti ve tuhricül meyyite minel hayy* ve terzüku men teşaü bi ğayri hısab<br />
154. Sümme enzele aleyküm mim ba’dil ğammi emeneten nüasey yağşa taifetem minküm ve taifetün kad ehemmethüm enfüsühüm yezunnune billahi ğayral hakkı zannel cahiliyyeh* yekulune hel lena minel emri min şey’* kul innel emra küllehu lillah* yuhfune fı enfüsihim ma la yübdune lek* yekulune lev kane lena minel emri şey’üm ma kutilna hahüna* kul lev küntüm fı büyutiküm le berazellezıne kütibe aleyhimül katlü ila medaciıhim* ve li yebteliyellahü ma fı suduriküm ve li yümehhısa ma fı kulubiküm* vallahü alımüm bi zatis sudur<br />
Enam<br />
17. Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yemseske bi hayrin fe hüve ala külli şey’in kadır<br />
Araf<br />
54. İnne rabbekümüllahüllezı halekas semavati vel erda fı sitteti eyyamin sümmesteva alel arşi yuğşil leylen nehara yatlübühu hasısev veş şemse vel kamera ven nücume müsehharatim bi emrih ela lehül halku vel emr tebarakellahü rabbül alemın<br />
55. Üd’u rabbeküm tedarruav ve hufyeh innehu la yühıbbül mu’tedın<br />
56. Ve la tüfsidu fil erdı ba’de ıslahıha ved’uhü havfev ve tamea inne rahmetellahi karıbüm minel muhsinın<br />
Tevbe<br />
51. kul ley yüsıybena illa ma ketebellahü lena hüve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mü’minun<br />
128. le kad caeküm rasulüm min enfüsiküm azızün aleyhi ma anittüm harısun aleyküm bil mü’minıne raufür rahıym<br />
129. fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil azıym<br />
Yunus<br />
107. Ve iy yemseskellahü bi durrin fe la kaşife lehu illa hu ve iy yüridke bi hayrin fe la radde li fadlih yüsıybü bihı mey yeşaü min ıbadih ve hüvel ğafurur rahıym<br />
Hud<br />
56. innı tevekkeltü alellahi rabbı ve rabbiküm ma min dabbetin illa hüve ahızüm binasıyetiha inne rabbı ala sıratım müstekıym<br />
İbrahim<br />
12. Ve ma lena ella netevekkele alellahi ve kad hedana sübülena ve lenasbiranne ala ma azeytümuna ve alellahi fel yetevekkelil müteveklkilun<br />
İsra<br />
43. Sübhanehu ve teala amma yekulune ulüvven kebıra<br />
110. Kulid’ullahe evid’ur rahman eyyem ma ted’u fe lehül esmaül husna ve la techer bi salatike ve la tühafit biha vebteğı beyne zalike sebıla<br />
111. Ve kulil hamdü lillahillezı lem yettehız veledev ve lem yekül lehu şerıkün fil mülki ve lem yekül lehu veliyyüm minez zülli ve kebbirhü tekbıra<br />
Muminun<br />
116. Fe teallellahül melikül hakk la ilahe illa hu rabbül arşil kerım<br />
117. Ve mey yed’u meallahi ilahen ahara la bürhane lehu bihı fe innema hısabühu ınde rabbih innehu la yüflihul kafirun<br />
118. Ve kur rabbığfir verham ve ente hayrur rahımın<br />
Ankebut<br />
60. Ve keeyyim min dabbetil la tahmilü rizkahellahü yerzükuha ve iyyaküm ve hüves semıul alım<br />
Rum<br />
17. Fe sübhanellahi hıyne tübsune ve hıyne tusbihun<br />
18. Ve lehül hamdü fis semavati vel erdı ve aşiyyev ve hıyne tuzhirun<br />
Fatır<br />
2. Ma yeftehıllahü lin nasi mir rahmetin fe la mümsike leha ve ma yümsik fe la mürsile lehu mim ba’dih ve hüvel azızül hakım<br />
Yasin<br />
83. Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey’iv ve ileyhi türceun<br />
Saffat<br />
1. Vessaffati saffa<br />
2. Fezzacirati zecra<br />
3. Fettaliyati zikra<br />
4. İnne ilaheküm le vahıd<br />
5. Rabbüs semavati vel erdı ve ma beynehüma ve rabbül meşarık<br />
6. İnna zeyyennes semaed dünya bi zınetinil kevakib<br />
7. Ve hıfzam min külli şeytanim marid<br />
8. La yessemmeune ilel meleil a’la ve yukzefune min külli canib<br />
9. Dühurav ve lehüm azabüv vasıb<br />
10. İlla men hatfel hatfete fe etbeahu şihabün sakıb<br />
11. Festeftihim ehüm eşddü halkan em men halakna inna halaknahüm min tıynil lazib<br />
180. Sübhane rabbike rabbil ızzeti amma yesfun<br />
181. Ve selamün alel murselın<br />
182. Vel hamdü lillahi rabbil alemın<br />
Fetih<br />
27. Le kad sadekallahü rasulehür ru’ya bil hakk le tedhulünnel mescidel harame in şaellahü aminıne muhallikıyne ruuseküm ve mükassıriyne la tehafun fe alime ma lem ta’lemu fe ceale min duni zalike fethan karıba<br />
28. Hüvellezı ersele rasulehu bil hüda ve dınil hakkı li yuzhirahu aled dıni küllih Ve kefa billahi şehıda<br />
29. Muhammedür rasulüllah vellezıne meahu eşiddaü alel küffari ruhamaü beynehüm terahüm rukkean süccedey yebteğune fadlem minellahi ve rıdvana sımahüm fı vücuhihim min eseris sücud zalike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incıl ke zer’ın ahrace şat’ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukıhı yu’cibüz zürraa li yeğıyza bihimül küffar veadellahüllezıne amenu ve amilus salihati minhüm mağfiratev ve ecran azıyma<br />
Rahman<br />
33. Ya ma’şerelcinni vel’insi inisteta’tum en tenfusu min aktarissemavati vel’ardı fenfuzu la tenfizune illa bisultanin.<br />
34. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.<br />
35. Yurselu ‘aleykuma şuvazun min narin ve nuhasun fela tentesırani.<br />
36. Febieyyi alai rabbikuma tukezzibani.<br />
Hadid<br />
1. Sebbeha lillahi ma fiyssemavati velardı ve huvel’aziyzulhakiymu.<br />
2. Lehu mulkussemavati vel’ardı yuhyiy ve yumiytu ve huve ‘ala kulli şey’in kadiyrun.<br />
3. Huvel’evvelu vel’ahıru vezzahiru velbatınu ve huve bikulli şey’in ‘aliymun.<br />
4. Huvelleziy halekassemavati vel’arda fiy sitteti eyyamin summesteva ‘alel’arşi ya’lemu ma yelicu fiylardı ve ma yahrucu minha ve ma yenzilu minessemai ve ma ya’rucu fiyha ve huve me’akum eyne ma kuntum vallahu bima ta’melune besıyrun.<br />
5. Lehu mulkussemavati vel’ardı ve ilellahi turce’ul’umuru.<br />
Haşr<br />
21. Lev enzelna hazelkur’ane ‘ala cebelin lereeytehu haşi’an mutesaddi ‘an min haşyetillahi ve tilkel’emsalu nadribuha linnasi le’allehum yetefekkerune.<br />
22. Huvallahulleziy la ilahe illa huve ‘alimulğaybi veşşehadeti huverrahmanurrahıymu.<br />
23. Huvallahulleziy la ilahe illa huve elmelikulkuddususselamul mu’minul muheyminul ‘aziyzul cebbarul mutekebbiru subhanallahi ‘amma yuşrikune.<br />
24. Huvallahul halikul – bariy-ulmusavviru lehum’esma ulhusna yusebbihu lehu ma fiyssemavati vel’ardı. Ve huvel’aziyzulhakiymu.<br />
Cin<br />
1.    kul uhıye ileyye ennehusteme’a neferun minelcinni fekalu inna semı’na kur’anen ‘aceben.<br />
2. yehdiy ilerruşdi feamenna bihi ve len nuşrike birabbina ehaden.<br />
3. ve ennehu te’ala ceddu rabbina mettehaze sahıbeten ve la veleden.<br />
4. ve ennehu kane yekulu sefiyhuna ‘alellahi şetatatan.<br />
5. ve enna zanenna en len tekulen’insu velcinnu ‘alellahi keziben.<br />
6. ve ennehu kane ricalun minel’insi ye’uzune biricalin minelcinni fezaduhum rehekan.<br />
Buruc<br />
20. Vallahü min veraihim muhıytun.<br />
21. Bel hüve kur’anün meciydün.<br />
22. Fiy levhın mahfuzın.<br />
İhlas<br />
Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.<br />
Felak<br />
Kul e’ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.<br />
Nas<br />
Kul e’uzü birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min serrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.<br />
SONRA BU  DUA OKUNUR ve hastaya üflenir<br />
“Allahü tealaya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı.<br />
Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir.<br />
Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerni kaldırdın.<br />
Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”<br />
(O inkârcıların durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere [işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlara] haykıran çobanın durumuna benzer. O inkârcılar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü onlar düşünmezler.) [Bekara171]<br />
Ahmed bin Salih hazretleri buyurdu ki:<br />
Bu dua suya okunup, hasta ondan içer ve onunla abdest alırsa biiznillah iyileşir. Bu dua vasıtasıyla iki cariyeyi tedavi ettim. Bir hafta geçmeden, ikisi de sıhhatlerine kavuştu. Her hastaya bu duayı okuyorum, Allahü tealanın izniyle iyileşiyorlar. Elhamdülillahi Rabbil âlemin.<br />
<br />
Cin mektubu ve âyât-ı hırz<br />
Sual: Cin mektubu nedir?<br />
CEVAP<br />
Peygamber efendimizin, cinlerin zararlarından Müslümanları korumak için Hazret-i Ali’ye yazdırdığı bir mektuptur. Üzerinde taşıyana ve evinde bulundurana o mahluklar zarar veremez.<br />
Eshab-ı kiramdan Ebu Dücane hazretleri anlatır:<br />
Yatıyordum. Değirmen sesi gibi ve ağaç yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyah bir şey yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı. Hemen Resulullaha gidip, anlattım. Buyurdu ki: (Ya Eba Dücane, Allahü teâlâ, evine hayır ve bereket versin!)<br />
Kalem ve kağıt istedi. Hazret-i Ali’ye bir mektup yazdırdı. Mektubu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryat eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki: (Ya Eba Dücane, bu mektupla bizi yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektubu bizim karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için kurtuluş yoktur. Artık, senin ve komşularının evine gelemeyeceğiz. Bu mektubun bulunduğu yerlere gelemeyiz.)<br />
Ona dedim ki, sahibimden izin almadıkça bu mektubu kaldırmam. Cin ağlamasından, feryadından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabah namazını, mescitte kıldıktan sonra, cinnin sözlerini anlattım. Resulullah efendimiz buyurdu ki:<br />
(O mektubu kaldır. Yoksa, mektubun acısını, kıyamete kadar çekerler.) [Delail-ün-nübüvve, Tezkire-i Kurtubi]<br />
Sual: Cinlerin sebep olduğu hastalıklardan ve yapılan büyüden kurtulmak için, hangi duaları okumak gerekir?<br />
CEVAP<br />
Âyat-ı hırz denilen duayı okumalı. Arkasından da aşağıda tercümesi yazılan dua okunursa, biiznillah bir şey kalmaz.<br />
Bu konudaki bir mektup<br />
Muhammed Masumi Serhendi hazretlerinin üçüncü oğlu Muhammed Ubeydullah Serhendi’nin Hazinet-ül-me’arif isimli kitabındaki 148. mektup, Teshil-ül-menafi’ kitabına da eklenmiştir. Bu mektup şöyledir:<br />
[Bu mektup, vilâyet penah pîrzâde-i irfan-ı destgah Hâce Muhammed Parisa’nın oğluna yazılmıştır. Mektup, tecrübe edilmiş bazı faydalı bilgileri açıklamaktadır.]<br />
Mektubuma besmele ile başlıyorum. Allahü tealaya hamd eder, Resulüne salât ve selam ederiz. İmam-ı Serahsi şöyle buyurdu:<br />
Ahmed bin Salih anlatır:<br />
Hizmetçime cinler musallat olmuştu. Başka bir hizmetçi aldım. Ona da musallat oldular. Bir gün namaz kıldım, otururken birisi selam verdi, ben de selamını aldım. Kim olduğunu sordum. (Ben Cinlerden Zekeriya… Sana bir dua öğretmek için geldim. Senin cariyene olduğu gibi, bir kimsenin başına bir hal gelir de, bu duayı okursa, biiznillah o kimse sağlığına kavuşur) dedi. Bu duayı yazmak için kalem aradım; fakat bulamadım. Divanın altında olduğunu söyledi. Sonra bana şu duayı yazdırdı:<br />
“Allahü tealaya hamd olsun ki, göğü yüksek, yeri alçak ve dağları dik yarattı. Rüzgârlar gönderdi. Geceyi karanlık ve gündüzü aydınlık yaptı. Görülen ve görülmeyen varlıkları yarattı. Bunları, yarattıklarından hiçbirinin yardımına muhtaç olmadan yaptı.<br />
Ya Rabbi! Seni tesbih ederim (noksan sıfatlardan tenzih ederim). Kudretini düşünen için, senin şanın ne yücedir. Sen kendine mahsus yücelikle yücesin, kendine mahsus yakınlıkla yakınsın. Sen yarattıklarına kudretinle galipsin. Sana isyan eden, Cehennemde, sana itaat eden ise, Cennettedir.<br />
Ya Rabbi! Dua etmeyi emrettin ve edilen duaları kabul edeceğini bildirdin. Yaptığımız dualar senin kazanı geri çevirdi. Dualarımızı kabul eyle! Sen, güç ve kuvvet sahibisin. Senden daha güçlü ve kudretli kimse yoktur. Sen, Rahimsin. Senden daha merhametlisi yoktur. Sen, Yakub aleyhisselama merhamet edip tekrar görmesini sağladın. Yusuf aleyhisselama da merhamet edip, onu kuyudan kurtardın. Eyyüb aleyhisselama da acıyıp bela ve musibetlerni kaldırdın.<br />
Ya Rabbi, ben de senden istiyorum, sana yalvarıyorum. Çünkü kendisinden bir şey istenilenlerin en hayırlısı sensin. Ey zorbaları kahreden, kıyamet günü amellerin karşılığını veren, çürümüş kemikleri dirilten Rabbim, sen yarattıklarının geçmesi için, Cehennem üzerine kıldan ince ve kılıçtan keskin köprü kurdun! Sen, [filan oğlu filanı veya filan hanımın kızı filanı], bu acılara, şu sıkıntılara, bu hastalıklara müptela kıldın. Sen onları gidermeye kadirsin, Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en merhametlisi)!”<br />
(O inkârcıların durumu, tıpkı bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyenlere [işittiği sesin manasını anlamayan hayvanlara] haykıran çobanın durumuna benzer. O inkârcılar sağır, dilsiz ve kördürler. Çünkü onlar düşünmezler.) [Bekara171]<br />
Ahmed bin Salih hazretleri buyurdu ki:<br />
Bu dua suya okunup, hasta ondan içer ve onunla abdest alırsa biiznillah iyileşir. Bu dua vasıtasıyla iki cariyeyi tedavi ettim. Bir hafta geçmeden, ikisi de sıhhatlerine kavuştu. Her hastaya bu duayı okuyorum, Allahü tealanın izniyle iyileşiyorlar. Elhamdülillahi Rabbil âlemin.<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1985" target="_blank" title="">ayatihirz1.jpg</a> (Boyut: 213.57 KB / İndirmeler: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1986" target="_blank" title="">ayatihirz2.jpg</a> (Boyut: 212.57 KB / İndirmeler: 145)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1987" target="_blank" title="">ayatihirz3.jpg</a> (Boyut: 73.16 KB / İndirmeler: 146)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1988" target="_blank" title="">ayatihirz4.jpg</a> (Boyut: 79.53 KB / İndirmeler: 147)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1989" target="_blank" title="">ayatihirz5.jpg</a> (Boyut: 79.95 KB / İndirmeler: 143)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1990" target="_blank" title="">ayatihirz6.jpg</a> (Boyut: 79.77 KB / İndirmeler: 143)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1991" target="_blank" title="">ayatihirz7.jpg</a> (Boyut: 71.29 KB / İndirmeler: 139)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1992" target="_blank" title="">ayatihirz8.jpg</a> (Boyut: 89.14 KB / İndirmeler: 141)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1993" target="_blank" title="">ayatihirz9.jpg</a> (Boyut: 84.97 KB / İndirmeler: 145)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1994" target="_blank" title="">ayatihirz10.jpg</a> (Boyut: 192.72 KB / İndirmeler: 137)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1995" target="_blank" title="">ayatihirz11.jpg</a> (Boyut: 247.22 KB / İndirmeler: 137)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1996" target="_blank" title="">ayatihirz12.jpg</a> (Boyut: 278.32 KB / İndirmeler: 130)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yatarken okunacak dualar]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2341</link>
			<pubDate>Thu, 25 Apr 2024 16:08:55 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2341</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yatarken okunacak dualar<br />
<br />
Sual: Gece yatağa yatınca okunması gereken duaları sırasıyla yazar mısınız?<br />
CEVAP<br />
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyurdu ki:<br />
Yatağına abdestli olarak, Euzü Besmele okuyarak gir! Sağ yan üzerine kıbleye karşı yat! Sağ avucunu sağ yanağın altına döşe! Euzü Besmele ile bir Âyet-el-kürsi oku! Sonra her biri için Besmele okuyarak, üç İhlâs suresi, sonra bir Fatiha, sonra birer defa Felak ve Nas surelerini oku! Sonra üç defa istigfar duası, yani (Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hü) oku! Üçüncüsüne (el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh) ilave et! Sonra on kere (Tevekkeltü alellah ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh) oku! Onuncusuna (hil aliyyil azîm ellezî lâ ilâhe illâ hü) ilave et! Sonra, (Allahümmağfir lî ve li valideyye ve lil-mü’minîne vel-mü’minât), bir kere (Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed), bir kere (Allahümme Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhıreti haseneten ve kınâ azâbennâr bi-rahmetike yâ Erhamerrâhimîn), üç veya on veya kırk yahut yetmiş kere istigfar yani (Estagfirullahel’azîm) ve bir kelime-i tevhid yani (Lâ ilahe illallâh Muhammedün resûlullah) oku! (İslam Ahlakı)<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
(Yatağa girince 3 defa Estagfirullah el azim ellezi lâ ilahe illâ hüvel hayyel kayyum ve etubü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Yatarken Fatiha ve İhlası okuyan, ölüm hariç, her şerden emin olur.) [Bezzar]<br />
<br />
(Yatarken Kâfirun suresini okuyan şirkten beri olur.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Yatarken Mülk [Tebareke] suresini okumadan yatma! Çünkü ölürsen kabirde sana yoldaş olur.) [Ey Oğul İlmihali]<br />
<br />
(Kur’anda bir sure vardır ki, otuz âyettir. Okuyana affedilinceye kadar şefaat edecektir. O “Tebarekellezi bi yedihil mülk” diye başlayan suredir.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Resulullah, Secde suresi ile Mülk suresini okumadan uyumazdı.) [Tirmizi]<br />
<br />
Her gece Amenerresulüyü okuyan, gecelerini ibadetle geçirmiş gibi sevaba kavuşur.<br />
Gece yatarken Tebareke suresini okuyan, kabir azabından korunur, Kadir Gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.<br />
<br />
Her gece Yasin suresini okuyan, affedilmiş olarak sabahlar.<br />
Her gece yatarken yüz defa, (Sübhânallahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallâhü ekber) okuyan kimse, kendini hesaba çekerek günahlarını affettirmiş olur.<br />
<br />
Gündüz yatarken<br />
Sual: Gündüz kaylule için yatarken veya sabah namazını kılıp biraz daha yatayım denince, gece yatarken olduğu gibi, yatağa abdestli girmek ve dua okumak şart mı?<br />
CEVAP<br />
Gece yatarken de, abdestli yatmak ve dua okumak şart değildir, ama imkân varsa ihmal edilmemeli. Gündüz yatınca ölmeyeceğimiz belli mi, bir garantimiz var mıdır? Gündüz uykuya yatarken de, mümkünse abdestli olmaya ve az da olsa dua okumaya çalışmalı. Yatağa besmele çekerek girmeli, hiç değilse, bir kelime-i tevhid okumalıdır.<br />
<br />
Uykudan uyanınca<br />
Sual: Gece uyanınca okunacak bir dua var mı?<br />
CEVAP<br />
Evet, vardır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
(Uykudan uyanınca, Allahümmağfirlî diyenin duası kabul olur.) [İ. Ebi-d-dünya]<br />
<br />
(Gece uyanınca, “Lâ ilahe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr” diyenin günahı deniz köpüğü kadar olsa da Allahü teâlâ onun günahlarını bağışlar.) [İbni Sünni]<br />
<br />
(Gece uyanınca, şu duayı okuyan, her isteğine kavuşur: Lâ ilahe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. Sübhanallahi velhamdülillahi ve lâ ilahe illallahü vallahü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah-il aliyyil azîm.) [İslam Ahlakı]<br />
<br />
(Gaflete düşmesi için, şeytan, uyuyana üç düğüm bağlar. Uyanınca Allah’ı zikrederse, düğümün biri çözülür. Abdest alırsa, ikinci düğüm çözülür. Namaz kılarsa, bütün düğümler çözülür.) [Buhari]<br />
<br />
Yatarken zikir çekilir<br />
Sual: Bir kimse yatağına yatıp salevat-ı şerife, kelime-i tevhid ve diğer tesbihatı okuyabilir mi? İlla yatağın üstünde oturarak mı okuması gerekir?<br />
CEVAP<br />
Yatakta yatarken, sabaha kadar zikir çekmenin hiç mahzuru olmaz. Hattâ yatakta yatarken sabaha kadar Kur'an-ı kerim okusa mahzuru olmaz. Bir âyet-i kerime meali:<br />
(Onlar ayakta, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler.) [Âl-i İmran 191]<br />
<br />
Buradaki zikrin, Allahü teâlâyı anmak olduğu gibi, namaz manasına geldiği de bildirilmiştir. Yani namazı ayakta kılamayan hastanın, oturarak veya yatarak kılabileceği bildiriliyor. (Bahr-ür-râık)<br />
<br />
Şirat-ül-İslam şerhinde, (Kur’an-ı kerimi yatakta, yatarak ezberden abdestsiz okumak caizdir ve sevabdır, fakat başını yorgandan dışarı çıkarmalı ve bacakları bitiştirmelidir) deniyor. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Burada iki şart bildiriliyor:<br />
1- Başını yorgandan çıkarmalı, çünkü avret yerleri, bacakları falan açıksa öyle okuması mekruh olur. Eğer pijamayla kapalı yatıyorsa başını çıkarması gerekmez. Yahut yorgansız yatsa da okuyabilir.<br />
<br />
2- Bacakları bitiştirmeli. Bacaklar rastgele uzatılırsa öyle Kur’an-ı kerim okuması edebe aykırı olur. Ayaklar toplanarak okunursa hiç mahzuru olmaz.<br />
<br />
Yatakta dua okumak<br />
Sual: Yatağa yatınca, yatarken okunması edebe aykırı olan dua var mıdır?<br />
CEVAP<br />
Hayır, her dua okunur. Okunmayan dua yoktur. Hattâ Kur'an-ı kerimdeki sûreler, âyetler bile okunur. Mesela Tebareke ve Yasin-i şerif okunabilir. Kur'an-ı kerim okurken, yorgan altında bacaklar bitişik olmalı veya ayaklar toplanmalı. Avret yeri de açık olmamalıdır.<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yatarken okunacak dualar<br />
<br />
Sual: Gece yatağa yatınca okunması gereken duaları sırasıyla yazar mısınız?<br />
CEVAP<br />
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri buyurdu ki:<br />
Yatağına abdestli olarak, Euzü Besmele okuyarak gir! Sağ yan üzerine kıbleye karşı yat! Sağ avucunu sağ yanağın altına döşe! Euzü Besmele ile bir Âyet-el-kürsi oku! Sonra her biri için Besmele okuyarak, üç İhlâs suresi, sonra bir Fatiha, sonra birer defa Felak ve Nas surelerini oku! Sonra üç defa istigfar duası, yani (Estagfirullahel’azîm ellezî lâ ilâhe illâ hü) oku! Üçüncüsüne (el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh) ilave et! Sonra on kere (Tevekkeltü alellah ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh) oku! Onuncusuna (hil aliyyil azîm ellezî lâ ilâhe illâ hü) ilave et! Sonra, (Allahümmağfir lî ve li valideyye ve lil-mü’minîne vel-mü’minât), bir kere (Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed), bir kere (Allahümme Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten ve fil âhıreti haseneten ve kınâ azâbennâr bi-rahmetike yâ Erhamerrâhimîn), üç veya on veya kırk yahut yetmiş kere istigfar yani (Estagfirullahel’azîm) ve bir kelime-i tevhid yani (Lâ ilahe illallâh Muhammedün resûlullah) oku! (İslam Ahlakı)<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
(Yatağa girince 3 defa Estagfirullah el azim ellezi lâ ilahe illâ hüvel hayyel kayyum ve etubü ileyh okuyan kimsenin günahları, deniz köpüğü kadar pek çok olsa da, affolur.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Yatarken Fatiha ve İhlası okuyan, ölüm hariç, her şerden emin olur.) [Bezzar]<br />
<br />
(Yatarken Kâfirun suresini okuyan şirkten beri olur.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Yatarken Mülk [Tebareke] suresini okumadan yatma! Çünkü ölürsen kabirde sana yoldaş olur.) [Ey Oğul İlmihali]<br />
<br />
(Kur’anda bir sure vardır ki, otuz âyettir. Okuyana affedilinceye kadar şefaat edecektir. O “Tebarekellezi bi yedihil mülk” diye başlayan suredir.) [İ. Ahmed]<br />
<br />
(Resulullah, Secde suresi ile Mülk suresini okumadan uyumazdı.) [Tirmizi]<br />
<br />
Her gece Amenerresulüyü okuyan, gecelerini ibadetle geçirmiş gibi sevaba kavuşur.<br />
Gece yatarken Tebareke suresini okuyan, kabir azabından korunur, Kadir Gecesini ihya etmiş gibi sevaba kavuşur.<br />
<br />
Her gece Yasin suresini okuyan, affedilmiş olarak sabahlar.<br />
Her gece yatarken yüz defa, (Sübhânallahi velhamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallâhü ekber) okuyan kimse, kendini hesaba çekerek günahlarını affettirmiş olur.<br />
<br />
Gündüz yatarken<br />
Sual: Gündüz kaylule için yatarken veya sabah namazını kılıp biraz daha yatayım denince, gece yatarken olduğu gibi, yatağa abdestli girmek ve dua okumak şart mı?<br />
CEVAP<br />
Gece yatarken de, abdestli yatmak ve dua okumak şart değildir, ama imkân varsa ihmal edilmemeli. Gündüz yatınca ölmeyeceğimiz belli mi, bir garantimiz var mıdır? Gündüz uykuya yatarken de, mümkünse abdestli olmaya ve az da olsa dua okumaya çalışmalı. Yatağa besmele çekerek girmeli, hiç değilse, bir kelime-i tevhid okumalıdır.<br />
<br />
Uykudan uyanınca<br />
Sual: Gece uyanınca okunacak bir dua var mı?<br />
CEVAP<br />
Evet, vardır. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
(Uykudan uyanınca, Allahümmağfirlî diyenin duası kabul olur.) [İ. Ebi-d-dünya]<br />
<br />
(Gece uyanınca, “Lâ ilahe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr” diyenin günahı deniz köpüğü kadar olsa da Allahü teâlâ onun günahlarını bağışlar.) [İbni Sünni]<br />
<br />
(Gece uyanınca, şu duayı okuyan, her isteğine kavuşur: Lâ ilahe illallahü vahdehü lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr. Sübhanallahi velhamdülillahi ve lâ ilahe illallahü vallahü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah-il aliyyil azîm.) [İslam Ahlakı]<br />
<br />
(Gaflete düşmesi için, şeytan, uyuyana üç düğüm bağlar. Uyanınca Allah’ı zikrederse, düğümün biri çözülür. Abdest alırsa, ikinci düğüm çözülür. Namaz kılarsa, bütün düğümler çözülür.) [Buhari]<br />
<br />
Yatarken zikir çekilir<br />
Sual: Bir kimse yatağına yatıp salevat-ı şerife, kelime-i tevhid ve diğer tesbihatı okuyabilir mi? İlla yatağın üstünde oturarak mı okuması gerekir?<br />
CEVAP<br />
Yatakta yatarken, sabaha kadar zikir çekmenin hiç mahzuru olmaz. Hattâ yatakta yatarken sabaha kadar Kur'an-ı kerim okusa mahzuru olmaz. Bir âyet-i kerime meali:<br />
(Onlar ayakta, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler.) [Âl-i İmran 191]<br />
<br />
Buradaki zikrin, Allahü teâlâyı anmak olduğu gibi, namaz manasına geldiği de bildirilmiştir. Yani namazı ayakta kılamayan hastanın, oturarak veya yatarak kılabileceği bildiriliyor. (Bahr-ür-râık)<br />
<br />
Şirat-ül-İslam şerhinde, (Kur’an-ı kerimi yatakta, yatarak ezberden abdestsiz okumak caizdir ve sevabdır, fakat başını yorgandan dışarı çıkarmalı ve bacakları bitiştirmelidir) deniyor. (Seadet-i Ebediyye)<br />
<br />
Burada iki şart bildiriliyor:<br />
1- Başını yorgandan çıkarmalı, çünkü avret yerleri, bacakları falan açıksa öyle okuması mekruh olur. Eğer pijamayla kapalı yatıyorsa başını çıkarması gerekmez. Yahut yorgansız yatsa da okuyabilir.<br />
<br />
2- Bacakları bitiştirmeli. Bacaklar rastgele uzatılırsa öyle Kur’an-ı kerim okuması edebe aykırı olur. Ayaklar toplanarak okunursa hiç mahzuru olmaz.<br />
<br />
Yatakta dua okumak<br />
Sual: Yatağa yatınca, yatarken okunması edebe aykırı olan dua var mıdır?<br />
CEVAP<br />
Hayır, her dua okunur. Okunmayan dua yoktur. Hattâ Kur'an-ı kerimdeki sûreler, âyetler bile okunur. Mesela Tebareke ve Yasin-i şerif okunabilir. Kur'an-ı kerim okurken, yorgan altında bacaklar bitişik olmalı veya ayaklar toplanmalı. Avret yeri de açık olmamalıdır.<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Duanın makbul olduğu zamanlar]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2340</link>
			<pubDate>Thu, 25 Apr 2024 16:05:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2340</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Duanın makbul olduğu zamanlar</span></span><br />
<br />
Sual: Ne zaman dualar makbuldür?<br />
CEVAP<br />
Ezan okunurken ve ezan ile kamet arasında yapılan dua. Kur’an okunurken, Kur'an-ı kerim hatmedilince, Kâbe-i şerifi görünce, yağmur yağarken, düşmanla karşılaşınca, zulme uğrayınca, cemaat halinde iken, farz namazlardan sonra, kalbinde incelik hissettiği an, Esma-i hüsna ile, ism-i a'zam ile dua edince, seher vakti, yalvararak dua etmek, bid’atlerden sakınmak, gafil olmamak, uyanık olmak, helal yemek, haramlardan kaçmak, Cuma günü ve gecesi, Recebin ilk, Şabanın 15. gecesi, Bayramın birinci geceleri, Arefe günü, Ramazan gün ve geceleri, iftar zamanı edilen dualar makbuldür.<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
(Ezanla kamet arasında dua makbuldür.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kur'anı hatmedenin duası makbuldür.) [Beyheki]<br />
<br />
(Rikkat [Kalb inceliği ve yumuşaklığı] halinde duayı ganimet bilin.) [Deylemi]<br />
<br />
(Hac yapanların, duaları kabul olur.) [Taberani]<br />
<br />
(Kur’an ve ezan okunurken, düşman ordusuyla karşılaşınca, yağmur yağarken, zulme uğrayınca dualar kabul olur.) [Taberani]<br />
<br />
(Bir cemaatten bir kısmı dua eder, ötekiler de âmin derse o duayı, Allahü teâlâ kabul eder.) [Hakim]<br />
<br />
(Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]<br />
<br />
(İsm-i a’zamla edilen dua makbuldür.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Her gece seher vakti, Allahü teâlâ buyurur ki: İstigfar eden yok mu, affedeyim. İsteyen yok mu, vereyim, duasını kabul edeyim.) [Müslim]<br />
<br />
(Allah’a yakararak edilen dua makbuldür.) [Ebu Ya’la]<br />
<br />
(En efdal dua, Arefe günü yapılandır.) [Beyheki]<br />
<br />
(Şu beş gecede yapılan dua kabul olur: Regaib, Berat ve Cuma gecesi ile Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi.) [İbni Asakir]<br />
<br />
(Bid'at ehlinin duası kabul olmaz.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Gafletle yapılan dua kabul olmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]<br />
<br />
Namaz kılmayanın, haram işleyenin ve kalbi gafil olanın duası kabul olmaz. Ehl-i sünnet itikadında olmayanın okuması fayda vermez. Hak teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratmaktadır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine yapışmalıdır. Rabbimiz, insana sıhhat, şifa vermek için, dua etmeyi, sadaka vermeyi ve ilaç kullanmayı sebep yapmıştır.<br />
<br />
Ezanla kamet arasında dua<br />
Sual: Ezanla kamet arasında edilen dua, makbul oluyor. Ezanla ikamet asında, sünnet de kılınıyor. Sünnet ile farz, farz ile sünnet arasında, konuşmak gibi, dua etmek de sünnetin sevabını yok ettiğine göre, ezanla ikamet arasında, ne zaman dua edeceğiz?<br />
CEVAP<br />
Ezanla ikamet arasında, sünnet kılıyoruz. Sünnet kılarken Fatiha ve başka dualar okuyoruz. Bu dualar, ezanla ikamet arasında yapılmış oluyor. Yani ezanla ikamet arasında yapılması gereken duadan mahrum kalmıyoruz.<br />
<br />
Bir de, akşam namazında, ezandan sonra ve kametten önce, sünnet olmadığı için, dua edilebilir. Diğer dört vakitteyse, sünnetten sonra, ikamet okunduğu için, sünnetle farz arasında dua edilmez.<br />
<br />
Kâbe'yi görünce dua<br />
Sual: Kâbe'yi ilk görünce edilen dua kabul oluyormuş, orada nasıl dua etmek gerekir?<br />
CEVAP<br />
Aşağıdaki duaların biri veya hepsi yapılabilir:<br />
1- Ya Rabbi, bundan sonra, rızana uygun yapacağım her duamı kabul eyle! [Her duamız kabul olunca, imkân dâhilindeki her nimete kavuşmuş oluruz.]<br />
<br />
2- Hakiki imana kavuşmamı nasip eyle! [Hakiki imana kavuşulunca, insan bir daha küfre düşmez. Onun için bu dua, birincisi kadar; hatta ondan da önemlidir.]<br />
<br />
3- Şehit olarak ölmemi nasip eyle! [Bu duamız da kabul olursa mesele kalmamış olur.]<br />
<br />
Kâbe'ye olduğu gibi, müminin yüzüne bakınca da, edilen dualar kabul olur.<br />
<br />
Kâbe'yi herkesin görmesi zor ise de, salih bir mümini bulmak kolaydır. Bu nimeti elden kaçırmamalıdır.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Duanın makbul olduğu zamanlar</span></span><br />
<br />
Sual: Ne zaman dualar makbuldür?<br />
CEVAP<br />
Ezan okunurken ve ezan ile kamet arasında yapılan dua. Kur’an okunurken, Kur'an-ı kerim hatmedilince, Kâbe-i şerifi görünce, yağmur yağarken, düşmanla karşılaşınca, zulme uğrayınca, cemaat halinde iken, farz namazlardan sonra, kalbinde incelik hissettiği an, Esma-i hüsna ile, ism-i a'zam ile dua edince, seher vakti, yalvararak dua etmek, bid’atlerden sakınmak, gafil olmamak, uyanık olmak, helal yemek, haramlardan kaçmak, Cuma günü ve gecesi, Recebin ilk, Şabanın 15. gecesi, Bayramın birinci geceleri, Arefe günü, Ramazan gün ve geceleri, iftar zamanı edilen dualar makbuldür.<br />
<br />
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:<br />
(Ezanla kamet arasında dua makbuldür.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Kur'anı hatmedenin duası makbuldür.) [Beyheki]<br />
<br />
(Rikkat [Kalb inceliği ve yumuşaklığı] halinde duayı ganimet bilin.) [Deylemi]<br />
<br />
(Hac yapanların, duaları kabul olur.) [Taberani]<br />
<br />
(Kur’an ve ezan okunurken, düşman ordusuyla karşılaşınca, yağmur yağarken, zulme uğrayınca dualar kabul olur.) [Taberani]<br />
<br />
(Bir cemaatten bir kısmı dua eder, ötekiler de âmin derse o duayı, Allahü teâlâ kabul eder.) [Hakim]<br />
<br />
(Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]<br />
<br />
(İsm-i a’zamla edilen dua makbuldür.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Her gece seher vakti, Allahü teâlâ buyurur ki: İstigfar eden yok mu, affedeyim. İsteyen yok mu, vereyim, duasını kabul edeyim.) [Müslim]<br />
<br />
(Allah’a yakararak edilen dua makbuldür.) [Ebu Ya’la]<br />
<br />
(En efdal dua, Arefe günü yapılandır.) [Beyheki]<br />
<br />
(Şu beş gecede yapılan dua kabul olur: Regaib, Berat ve Cuma gecesi ile Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi.) [İbni Asakir]<br />
<br />
(Bid'at ehlinin duası kabul olmaz.) [İbni Mace]<br />
<br />
(Gafletle yapılan dua kabul olmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
(Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]<br />
<br />
Namaz kılmayanın, haram işleyenin ve kalbi gafil olanın duası kabul olmaz. Ehl-i sünnet itikadında olmayanın okuması fayda vermez. Hak teâlâ, her şeyi bir sebeple yaratmaktadır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine yapışmalıdır. Rabbimiz, insana sıhhat, şifa vermek için, dua etmeyi, sadaka vermeyi ve ilaç kullanmayı sebep yapmıştır.<br />
<br />
Ezanla kamet arasında dua<br />
Sual: Ezanla kamet arasında edilen dua, makbul oluyor. Ezanla ikamet asında, sünnet de kılınıyor. Sünnet ile farz, farz ile sünnet arasında, konuşmak gibi, dua etmek de sünnetin sevabını yok ettiğine göre, ezanla ikamet arasında, ne zaman dua edeceğiz?<br />
CEVAP<br />
Ezanla ikamet arasında, sünnet kılıyoruz. Sünnet kılarken Fatiha ve başka dualar okuyoruz. Bu dualar, ezanla ikamet arasında yapılmış oluyor. Yani ezanla ikamet arasında yapılması gereken duadan mahrum kalmıyoruz.<br />
<br />
Bir de, akşam namazında, ezandan sonra ve kametten önce, sünnet olmadığı için, dua edilebilir. Diğer dört vakitteyse, sünnetten sonra, ikamet okunduğu için, sünnetle farz arasında dua edilmez.<br />
<br />
Kâbe'yi görünce dua<br />
Sual: Kâbe'yi ilk görünce edilen dua kabul oluyormuş, orada nasıl dua etmek gerekir?<br />
CEVAP<br />
Aşağıdaki duaların biri veya hepsi yapılabilir:<br />
1- Ya Rabbi, bundan sonra, rızana uygun yapacağım her duamı kabul eyle! [Her duamız kabul olunca, imkân dâhilindeki her nimete kavuşmuş oluruz.]<br />
<br />
2- Hakiki imana kavuşmamı nasip eyle! [Hakiki imana kavuşulunca, insan bir daha küfre düşmez. Onun için bu dua, birincisi kadar; hatta ondan da önemlidir.]<br />
<br />
3- Şehit olarak ölmemi nasip eyle! [Bu duamız da kabul olursa mesele kalmamış olur.]<br />
<br />
Kâbe'ye olduğu gibi, müminin yüzüne bakınca da, edilen dualar kabul olur.<br />
<br />
Kâbe'yi herkesin görmesi zor ise de, salih bir mümini bulmak kolaydır. Bu nimeti elden kaçırmamalıdır.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bazı duaların manaları]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2339</link>
			<pubDate>Thu, 25 Apr 2024 16:04:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2339</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bazı duaların manaları</span></span><br />
<br />
Sabah akşam 100 kere okununca bütün günahların affedileceği tesbih:<br />
(Sübhânallahi ve bi-hamdihi, sübhânallahil azîm)<br />
Manası:<br />
Kemâl sıfatlarla muttasıf ve noksan sıfatlardan beri olan Allah’ı hamd ile tesbih ederim.<br />
<br />
Namazda tesbihleri çektikten sonra duaya eller kaldırırken okunursa günahların affedileceği dua:<br />
(Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr)<br />
Manası:<br />
Allah’tan başka ilah yoktur. İbadete layık yalnız Allah’tır, O birdir, ortağı yoktur, kâinat Onun mülküdür, hamd Ona mahsustur, O her şeye kadirdir.<br />
<br />
Sıkıntılardan kurtulmak için okunan kelime-i temcid:<br />
(Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhilaliyyilazîm)<br />
Manası:<br />
Allah’tan başka güç kuvvet sahibi yoktur. Her şeye kuvvet ve güç veren ancak zati ve sübuti sıfatların sahibi yüce Allah’tır.<br />
<br />
Korku ve belalardan kurtulmak için sabah akşam üç kere okunan dua:<br />
(Bismillâhillezi lâ yedurru measmihi şey ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi ul alim)<br />
Manası:<br />
Allah’ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiç bir şey zarar veremez, O, her şeyi işitir ve bilir.<br />
<br />
Nazardan ve her türlü zarardan korunmak için okunan dua:<br />
(Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka)<br />
Manası:<br />
Bütün yaratıkların şerrinden Allah’ın kusursuz kelamlarına [âyetlerine yani Kur'ana] sığınırım. [Zira âyetlerinde gizli açık her ilim, her ihsan, her tedbir vardır.]<br />
<br />
Nazar değene okunacak dua:<br />
(Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin) [Bu dua her sabah ve akşam üç defa okunup kendi üzerine veya hastanın üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytanların ve hayvanların zararından korur.]<br />
Manası:<br />
Şeytanların, haşaratın ve kem gözlerin şerrinden Allah’ın kusursuz kelamlarına [âyetlerine yani Kur'ana] sığınırım. [Zira âyetlerinde gizli açık her ilim, her ihsan, her tedbir vardır.]<br />
<br />
Günahları affettiren en kıymetli tesbih:<br />
(Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber)<br />
Manası:<br />
Allah’ı hamd ve tesbih ederim. Allah’tan başka ilah yoktur ve O en büyüktür.<br />
<br />
Sabah akşam okunması gereken istigfar:<br />
(Allahümme ente rabbi lailahe illa ente halakteni ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve vadike mestetatü euzü bike min şerri ma sanatü ebuü leke bi-nimetike aleyye ve ebuü bi zenbi fağfirli zünubi feinnehü la yağfirüzzünübe illa ente. La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zâlimin) [Bunu sabah okuyan, akşama kadar, akşam okuyan, sabaha kadar ölürse, şehit olur.]<br />
Manası:<br />
Allah’ım, sen benim rabbimsin, senden başka mabud yoktur, ancak sen varsın, beni yoktan yaratan sensin, ve ben senin kulunum, gücüm nispetinde sana verdiğim ahdimde ve sözümde duruyorum, işlemiş olduğum kötü şeylerin şerrinden sana sığınırım, bana olan nimetlerini ve günahlarımı da sana itiraf ederim, benim günahlarımı affet çünkü senden başka bağışlayıcı yoktur. Senden başka hiç bir ilâh yoktur, seni bütün noksanlıklardan, tenzîh ederim. Gerçekten ben, nefsime haksızlık edenlerdenim.<br />
<br />
Dinde sebat edip son nefeste iman ile ölmek için:<br />
(Allahümme, ya mukallibel kulüb, sebbit kalbi, alâ dinik)<br />
Manası:<br />
Ey büyük Allah’ım, kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dininde sâbit kıl, dininden döndürme, Müslümanlıktan ayırma!<br />
<br />
Tecdid-i iman ve nikah duası:<br />
(Allahümme innî ürîdü en üceddidel-îmâne ven-nikaha tecdîden bikavli la ilahe illallah Muhammedün Resulullah)<br />
Manası:<br />
Ya Rabbi, la ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyerek imanımı ve nikahımı tazeliyorum.<br />
<br />
Sabah ve akşam okunan iman duası:<br />
(Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şey-en ve ene alemü ve estağfirü-ke li-ma la-alemü inneke ente allamül-guyub)<br />
Manası:<br />
Allah’ım bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmeyerek koştumsa beni affet, sen her şeyi bilirsin.<br />
<br />
Yemek duası:<br />
(El-hamdü-lillahillezi eşbeana ve ervana min-gayrı-havlin minna ve la kuvveh. Allahümme at'imhüm kema at'amuna. Allahümmerzukna kalben takıyyen, mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şakıyyen velhamdülillahi rabbilalemin)<br />
Manası:<br />
Bizim gücümüz kuvvetimiz olmadan, bizi nimetleri ile doyuran ve susuzluğumuzu gideren Allahü teâlâya hamd olsun. Ya Rabbi, bize bu yemeğin hazırlanmasında emeği geçen ve bize bu nimetleri ikram edenlere sen de ikram et. Ya rabbi, bizim kalbimizi şirk ve kötülüklerden koru. Bizlere, dinimizin emirlerine uyan bir kalb nasip eyle.<br />
<br />
Şükür duası:<br />
(Allahümme mâ esbaha bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerike leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükür)<br />
Manası:<br />
Ya Rabbi, bana ve diğer yarattıklarına verdiğin maddi ve manevi nimetlerin sabaha (akşama) kadar bizim yanımızda kalması yalnız Sendendir. Senin ortağın yoktur. Sana hamd ve şükrediyoruz.<br />
[Akşam okurken (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsa) demelidir.]<br />
<br />
Salevat: [En kısası]<br />
Allahümme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed:<br />
Manası:<br />
Allah’ım Muhammed aleyhisselama ve Onun âline salat-ü selam olsun.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bazı duaların manaları</span></span><br />
<br />
Sabah akşam 100 kere okununca bütün günahların affedileceği tesbih:<br />
(Sübhânallahi ve bi-hamdihi, sübhânallahil azîm)<br />
Manası:<br />
Kemâl sıfatlarla muttasıf ve noksan sıfatlardan beri olan Allah’ı hamd ile tesbih ederim.<br />
<br />
Namazda tesbihleri çektikten sonra duaya eller kaldırırken okunursa günahların affedileceği dua:<br />
(Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr)<br />
Manası:<br />
Allah’tan başka ilah yoktur. İbadete layık yalnız Allah’tır, O birdir, ortağı yoktur, kâinat Onun mülküdür, hamd Ona mahsustur, O her şeye kadirdir.<br />
<br />
Sıkıntılardan kurtulmak için okunan kelime-i temcid:<br />
(Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhilaliyyilazîm)<br />
Manası:<br />
Allah’tan başka güç kuvvet sahibi yoktur. Her şeye kuvvet ve güç veren ancak zati ve sübuti sıfatların sahibi yüce Allah’tır.<br />
<br />
Korku ve belalardan kurtulmak için sabah akşam üç kere okunan dua:<br />
(Bismillâhillezi lâ yedurru measmihi şey ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi ul alim)<br />
Manası:<br />
Allah’ın yüce ismine sığınana yerde ve gökte hiç bir şey zarar veremez, O, her şeyi işitir ve bilir.<br />
<br />
Nazardan ve her türlü zarardan korunmak için okunan dua:<br />
(Euzü bikelimâtillahittammâti min şerri mâ haleka)<br />
Manası:<br />
Bütün yaratıkların şerrinden Allah’ın kusursuz kelamlarına [âyetlerine yani Kur'ana] sığınırım. [Zira âyetlerinde gizli açık her ilim, her ihsan, her tedbir vardır.]<br />
<br />
Nazar değene okunacak dua:<br />
(Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmetin) [Bu dua her sabah ve akşam üç defa okunup kendi üzerine veya hastanın üzerine üflenirse, göz değmesinden ve şeytanların ve hayvanların zararından korur.]<br />
Manası:<br />
Şeytanların, haşaratın ve kem gözlerin şerrinden Allah’ın kusursuz kelamlarına [âyetlerine yani Kur'ana] sığınırım. [Zira âyetlerinde gizli açık her ilim, her ihsan, her tedbir vardır.]<br />
<br />
Günahları affettiren en kıymetli tesbih:<br />
(Sübhânallahi velhamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber)<br />
Manası:<br />
Allah’ı hamd ve tesbih ederim. Allah’tan başka ilah yoktur ve O en büyüktür.<br />
<br />
Sabah akşam okunması gereken istigfar:<br />
(Allahümme ente rabbi lailahe illa ente halakteni ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve vadike mestetatü euzü bike min şerri ma sanatü ebuü leke bi-nimetike aleyye ve ebuü bi zenbi fağfirli zünubi feinnehü la yağfirüzzünübe illa ente. La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zâlimin) [Bunu sabah okuyan, akşama kadar, akşam okuyan, sabaha kadar ölürse, şehit olur.]<br />
Manası:<br />
Allah’ım, sen benim rabbimsin, senden başka mabud yoktur, ancak sen varsın, beni yoktan yaratan sensin, ve ben senin kulunum, gücüm nispetinde sana verdiğim ahdimde ve sözümde duruyorum, işlemiş olduğum kötü şeylerin şerrinden sana sığınırım, bana olan nimetlerini ve günahlarımı da sana itiraf ederim, benim günahlarımı affet çünkü senden başka bağışlayıcı yoktur. Senden başka hiç bir ilâh yoktur, seni bütün noksanlıklardan, tenzîh ederim. Gerçekten ben, nefsime haksızlık edenlerdenim.<br />
<br />
Dinde sebat edip son nefeste iman ile ölmek için:<br />
(Allahümme, ya mukallibel kulüb, sebbit kalbi, alâ dinik)<br />
Manası:<br />
Ey büyük Allah’ım, kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dininde sâbit kıl, dininden döndürme, Müslümanlıktan ayırma!<br />
<br />
Tecdid-i iman ve nikah duası:<br />
(Allahümme innî ürîdü en üceddidel-îmâne ven-nikaha tecdîden bikavli la ilahe illallah Muhammedün Resulullah)<br />
Manası:<br />
Ya Rabbi, la ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyerek imanımı ve nikahımı tazeliyorum.<br />
<br />
Sabah ve akşam okunan iman duası:<br />
(Allahümme inni euzü bike min en üşrike bike şey-en ve ene alemü ve estağfirü-ke li-ma la-alemü inneke ente allamül-guyub)<br />
Manası:<br />
Allah’ım bilerek şirk koşmaktan sana sığınırım. Bilmeyerek koştumsa beni affet, sen her şeyi bilirsin.<br />
<br />
Yemek duası:<br />
(El-hamdü-lillahillezi eşbeana ve ervana min-gayrı-havlin minna ve la kuvveh. Allahümme at'imhüm kema at'amuna. Allahümmerzukna kalben takıyyen, mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şakıyyen velhamdülillahi rabbilalemin)<br />
Manası:<br />
Bizim gücümüz kuvvetimiz olmadan, bizi nimetleri ile doyuran ve susuzluğumuzu gideren Allahü teâlâya hamd olsun. Ya Rabbi, bize bu yemeğin hazırlanmasında emeği geçen ve bize bu nimetleri ikram edenlere sen de ikram et. Ya rabbi, bizim kalbimizi şirk ve kötülüklerden koru. Bizlere, dinimizin emirlerine uyan bir kalb nasip eyle.<br />
<br />
Şükür duası:<br />
(Allahümme mâ esbaha bi min nimetin ev bi-ehadin min halkıke, fe minke vahdeke, lâ şerike leke, fe lekel hamdü ve lekeşşükür)<br />
Manası:<br />
Ya Rabbi, bana ve diğer yarattıklarına verdiğin maddi ve manevi nimetlerin sabaha (akşama) kadar bizim yanımızda kalması yalnız Sendendir. Senin ortağın yoktur. Sana hamd ve şükrediyoruz.<br />
[Akşam okurken (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsa) demelidir.]<br />
<br />
Salevat: [En kısası]<br />
Allahümme salli alâ Muhammed ve alâ âli Muhammed:<br />
Manası:<br />
Allah’ım Muhammed aleyhisselama ve Onun âline salat-ü selam olsun.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Büyüden ve Cinden korunmak için]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2338</link>
			<pubDate>Thu, 25 Apr 2024 15:39:08 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2338</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Büyüden ve Cinden korunmak için</span></span><br />
<br />
Sual: Ruhi sıkıntılardan, korkulardan ve çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve büyü çözmek için ne yapmak gerekir? Cinden korunmak için hangi duaları okumalı?<br />
CEVAP<br />
Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak gerekir. Her şeyin yaratılmasında ortak olan manevi sebep, sadaka vermek, 70 kere (Estagfirullah min külli mâ kerihallah) duasını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Ruhi sıkıntıların çoğu, cinden ve büyüden meydana gelir. Ruhi hastalıklar, sara ve cinden korunmak için, kıymetli kitaplarda bildirilen dualardan bazıları şunlardır:<br />
1- Euzü Besmele ile Fatiha suresini okumalı.<br />
<br />
2- Euzü Besmele ile iki Kul-euzü okumalı.<br />
<br />
3- Bir miktar suya Âyet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini okumalı. Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusletmeli.<br />
<br />
4- Sidr ağacının 7 tane yeşil yaprağı ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Âyet-el kürsi, İhlas ve Kul-euzüler okunur. 3 yudum içip geri kalanla gusledilir.<br />
<br />
5- Üç kere Salevat ve Fatiha, Âyet-el kürsi, Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri yedişer defa okunup hastaya üflenir. Bunlar tekrar okunup hastanın yatağına, evin her yerine, bahçeye üflenir.<br />
<br />
6- Fatiha, Âyet-el-kürsi ve 4 Kul [Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri] yedişer kere okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar, hayvan sokması ve bütün dertler için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritip içirmek ve ısırılan yere sürmek de olur.<br />
<br />
7- Sabah akşam, Bekara suresinin başından 4 âyet ve Âyet-el kürsi ile, Âyet-el kürsiden sonraki iki âyeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 âyet, delinin üzerine okunursa, iyi olur.<br />
<br />
8- Sabah akşam 24 kere Estagfirullah denir, sonra (Estagfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Sonra 11 İhlas ve 7 kere Fatiha ve 33 kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ve sonra isimleri okunarak Silsile-i aliyye büyüklerinin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için dua edilir. Her gün sabah-akşam böyle dua edilir.<br />
<br />
9- Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah) okumalı! Başlarken ve bitirince yüz kere salevat getirmeli. [Bunu her gün muhakkak okumalı, ihmal etmemeli.]<br />
<br />
10- Ha-Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.<br />
<br />
11- La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü velehülhamdü vehüve alâ külli şeyin kadir okumalı.<br />
<br />
12- Cuma günü seher vakti, sağ elinin içine Nisa suresi 100. Âyeti, vemen yahruc’dan rahimâ’ya kadar yazılır, sonra dili ile yalanıp yutulur. 40 yıllık büyü de olsa çözülür.<br />
<br />
13- Sar’adan kurtulmak ve cinden korunmak için Âyât-i hırz okunmalıdır! Âyât-i hırz, şu sure ve âyetlerdir:<br />
<br />
Fatiha,<br />
Bekara 1, 2, 3, 4, 5 ve 163, 164 ve 255, 256, 257 ve 285, 286,<br />
<br />
Âl-i İmran 18,19. âyetten sadece: “İnneddine indellâh-il-islam” kısmı,<br />
Âl-i İmran 26, 27 ve 154,<br />
<br />
En’âm 17,<br />
A’râf 54, 55, 56,<br />
<br />
Tevbe 51 ve 128, 129,<br />
Yunüs 107,<br />
<br />
Hud 56,<br />
İbrâhim 12,<br />
<br />
İsrâ 43 ve 110, 111,<br />
Mü’minun 116, 117, 118,<br />
<br />
Ankebut 60,<br />
Rum 17, 18,<br />
<br />
Fatır 2,<br />
Yasin 83,<br />
<br />
Saffat 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 180, 181, 182,<br />
Feth 27, 28, 29,<br />
<br />
Rahmân 33, 34, 35, 36,<br />
Hadid 1, 2, 3, 4, 5,<br />
<br />
Haşr 21, 22, 23, 24,<br />
Cin 1, 2, 3, 4, 5, 6,<br />
<br />
Buruc 20, 21, 22,<br />
İhlâs, Felâk ve Nâs sureleri.<br />
<br />
Âyât-i hırz nasıl okunur?<br />
Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı, Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buhari, Ahmed Rıfai ve imam-ı Rabbani hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.<br />
<br />
Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı. (Mevahib)<br />
<br />
Kur’an-ı kerimin ve duanın etki etmesi için bazı şartların gözetilmesi lazımdır. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması lazımdır. Okuyan kimsenin, itikadının bozuk olmaması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
İmam-ı Şarani hazretleri, (Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz) buyurdu. Cin mektubunu, yanında veya evinde bulundurana, cin gelmez ve dadanmış olan cin de gider.<br />
<br />
Dua, ilaç gibidir. Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Yani tesirini Allahü teâlânın verdiğine inanmalıdır!<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Dert-bela gelince, Hazret-i Yunus’un duasını okusun! Allahü teâlâ onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, inni küntü minez-zâlimin.) [Hakim]<br />
<br />
Sual: Muskanın dinimizdeki yeri nedir?<br />
CEVAP<br />
İçinde küfre sebep olan muskaları yazmak ve kullanmak caiz olmaz. Büyüyü büyü yaparak çözmek de haramdır. Büyücü, cinci hoca denilen insanlara gitmemeli, dediklerine inanmamalı. Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de sihir, büyü bahsini mutlaka okumalıdır.<br />
<br />
Üç harflileri çağırmak<br />
Sual: Cin yerine üç harfli diyorlar. Cin denirse, onlar çağırılmış mı oluyor? Böyle bir şey var mı?<br />
CEVAP<br />
Böyle bir şey yok. Cine, cin demenin hiç mahzuru yoktur. Cin çağırılınca gelmez. Çağırılmasa da musallat olabilir. İmam-ı Rabbani hazretleri, cinden korunmak için, ( Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm) okunmasını bildirirdi.<br />
<br />
Sual: Bazı kimseler cinlerin varlığını inkâr ediyorlar. Bazıları da, Kur’an-ı kerimde cin suresi olduğu için, cinlerin varlığını inkâr etmiyorlar ama, zarar verebileceklerini kabul etmiyorlar. Cin psikolojik zarar verebilir mi?<br />
CEVAP<br />
Evet zarar verebilir, hastalık yapabilir. Hafaza melekleri, insanı cinlerin zararından korurlar. Cinden korunmak için âyât-i hırzı üstümüzde taşımak gerekir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
(Evinde, Fatiha ve Âyet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez.) [Deylemi]<br />
<br />
Cinler insanların damarlarına kadar girip zarar verebilirler. Cinlerin meydana getirdiği hastalıklardan korunmak için çeşitli dualar vardır. Duaların en kıymetlisi, faydalısı Fatiha suresidir. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur'an-ı kerimdir) buyuruldu. Hastaya okunursa, hastalığı hafifler. Eceli gelmemiş ise, iyi olur. Eceli gelmiş ise, ruhunu teslim etmesi kolay olur.<br />
<br />
Mecmua-tül-fevaid kitabında, (Bir kimse, cin mektubunu, yanında taşısa veya evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve etrafına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider) diyor.<br />
<br />
Sual: Benim kafama takılan nokta şu oldu, mademki dinimizde sihrin, büyünün yeri yoktur, o halde neden olmayan bir şeyden kurtulmanın tavsiyeleri oluyor?<br />
CEVAP<br />
Dinimizde adam öldürmek, büyü yapmak gibi büyük günahtır. Fakat bir adam bıçaklanmışsa, doktorlar tedavi etse, adam bıçaklamak günahtır, tedavisi niçin yapılıyor denir mi? Büyü sihir yapmak günahtır. Fakat yapılan büyüyü çözmek niye sakıncalı olsun ki? Büyüyü büyü yaparak çözmek haramdır. Yoksa dua ile âyet ile büyüyü çözmek lazımdır. Peygamber efendimize de büyü yapıldı. Tabii sonra çözüldü.<br />
<br />
Sual: Bazı hocalar, hırsızın sidikliğini bağlıyoruz diyorlar. Böyle bir şey yaptırmak günah olur mu?<br />
CEVAP<br />
Küfre sebep olmayan çareleri yapmak caizdir. Her çare muhakkak tesir etmez. Bu niyetle yaptırmak günah olmaz. Yapanın salih ve ücret almaması şarttır.<br />
<br />
Sual: Büyü çözmek için, (Bâtıl Name) kitabını okumak caiz mi?<br />
CEVAP<br />
Caiz. Ancak, kâfir, bid'atçi okursa fayda vermez. En iyi ilaç, Ehl-i sünnet itikadını öğrenip dine uymak, sonra okumak ve dua. Başka ilaca ihtiyaç yok.<br />
<br />
Sual: Büyüyü büyüyle çözmek caiz mi?<br />
CEVAP<br />
Büyü çözmek günah olmaz, sevap olur. Büyüyü büyü ile çözmeye kalkmak haramdır. Âyetlerle dualarla çözmek ise caizdir, günah değildir, sevaptır.<br />
<br />
Papaza okutmak<br />
Sual: Cinci bir hocaya gittik. (Buna kâfir cinler musallat olmuş, bunu papaza okutun) dedi. Kâfir olmayan cinler Müslümana musallat olur mu?<br />
CEVAP<br />
İnsanlara musallat olan bütün cinler kâfirdir. Müslüman cin, insanlara zarar vermez. Kâfir cinliye de müslümanın okuması lazımdır. Papaza okutmak kesinlikle caiz olmaz.<br />
<br />
Sual: Cin veya şeytan şerrinden korunmak, kurtulmak için belli bir dua veya dualar var mıdır?<br />
Cevap: Cin, şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına, sihre, büyüye karşı Teshîl-ül-menâfi kitabının sonundaki âyât-ı hırzı yedi gün okumalı ve yazıp, üzerinde taşımalıdır. Celâleddîn-i Süyûtî hazretleri Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme kitabında buyuruyor ki:<br />
“Şeytanın vesvesesinden, sıkıntıdan kurtulmak için, her gün bu duayı okumalıdır: (Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül'azîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!) Hiltit veya şeytan tersi adındaki zamkı yanında taşıyan kimseye cin gelmez. Sara hastası, bunu koklarsa, iyi olur.”<br />
<br />
Asa Foetide denilen bu zamk, esmer, pis kokulu, reçine olup, antispasmodique yani sinirleri teskin edici olarak Avrupa’da, toz, hap, ihtikan şeklinde adale ve sinir gerginliğini gidermek için, kullanılmaktadır. Ütrüc yani Ağaç-kavunu bulunan eve cin girmeyeceği, (Hayât-ül-hayvân)da ve (Kâmûs)da yazılıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dinimiz İslam</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Büyüden ve Cinden korunmak için</span></span><br />
<br />
Sual: Ruhi sıkıntılardan, korkulardan ve çeşitli sıkıntılardan kurtulmak ve büyü çözmek için ne yapmak gerekir? Cinden korunmak için hangi duaları okumalı?<br />
CEVAP<br />
Allahü teâlâ, her şeyi sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak gerekir. Her şeyin yaratılmasında ortak olan manevi sebep, sadaka vermek, 70 kere (Estagfirullah min külli mâ kerihallah) duasını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Ruhi sıkıntıların çoğu, cinden ve büyüden meydana gelir. Ruhi hastalıklar, sara ve cinden korunmak için, kıymetli kitaplarda bildirilen dualardan bazıları şunlardır:<br />
1- Euzü Besmele ile Fatiha suresini okumalı.<br />
<br />
2- Euzü Besmele ile iki Kul-euzü okumalı.<br />
<br />
3- Bir miktar suya Âyet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini okumalı. Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusletmeli.<br />
<br />
4- Sidr ağacının 7 tane yeşil yaprağı ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Âyet-el kürsi, İhlas ve Kul-euzüler okunur. 3 yudum içip geri kalanla gusledilir.<br />
<br />
5- Üç kere Salevat ve Fatiha, Âyet-el kürsi, Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri yedişer defa okunup hastaya üflenir. Bunlar tekrar okunup hastanın yatağına, evin her yerine, bahçeye üflenir.<br />
<br />
6- Fatiha, Âyet-el-kürsi ve 4 Kul [Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri] yedişer kere okunup hastaya üflenirse, büyü, nazar, hayvan sokması ve bütün dertler için iyi gelir. Tuza okunup, suda eritip içirmek ve ısırılan yere sürmek de olur.<br />
<br />
7- Sabah akşam, Bekara suresinin başından 4 âyet ve Âyet-el kürsi ile, Âyet-el kürsiden sonraki iki âyeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 âyet, delinin üzerine okunursa, iyi olur.<br />
<br />
8- Sabah akşam 24 kere Estagfirullah denir, sonra (Estagfirullah elazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh) denir. Sonra 11 İhlas ve 7 kere Fatiha ve 33 kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ve sonra isimleri okunarak Silsile-i aliyye büyüklerinin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için dua edilir. Her gün sabah-akşam böyle dua edilir.<br />
<br />
9- Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah) okumalı! Başlarken ve bitirince yüz kere salevat getirmeli. [Bunu her gün muhakkak okumalı, ihmal etmemeli.]<br />
<br />
10- Ha-Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.<br />
<br />
11- La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü velehülhamdü vehüve alâ külli şeyin kadir okumalı.<br />
<br />
12- Cuma günü seher vakti, sağ elinin içine Nisa suresi 100. Âyeti, vemen yahruc’dan rahimâ’ya kadar yazılır, sonra dili ile yalanıp yutulur. 40 yıllık büyü de olsa çözülür.<br />
<br />
13- Sar’adan kurtulmak ve cinden korunmak için Âyât-i hırz okunmalıdır! Âyât-i hırz, şu sure ve âyetlerdir:<br />
<br />
Fatiha,<br />
Bekara 1, 2, 3, 4, 5 ve 163, 164 ve 255, 256, 257 ve 285, 286,<br />
<br />
Âl-i İmran 18,19. âyetten sadece: “İnneddine indellâh-il-islam” kısmı,<br />
Âl-i İmran 26, 27 ve 154,<br />
<br />
En’âm 17,<br />
A’râf 54, 55, 56,<br />
<br />
Tevbe 51 ve 128, 129,<br />
Yunüs 107,<br />
<br />
Hud 56,<br />
İbrâhim 12,<br />
<br />
İsrâ 43 ve 110, 111,<br />
Mü’minun 116, 117, 118,<br />
<br />
Ankebut 60,<br />
Rum 17, 18,<br />
<br />
Fatır 2,<br />
Yasin 83,<br />
<br />
Saffat 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 180, 181, 182,<br />
Feth 27, 28, 29,<br />
<br />
Rahmân 33, 34, 35, 36,<br />
Hadid 1, 2, 3, 4, 5,<br />
<br />
Haşr 21, 22, 23, 24,<br />
Cin 1, 2, 3, 4, 5, 6,<br />
<br />
Buruc 20, 21, 22,<br />
İhlâs, Felâk ve Nâs sureleri.<br />
<br />
Âyât-i hırz nasıl okunur?<br />
Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde, hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her defası sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı, Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buhari, Ahmed Rıfai ve imam-ı Rabbani hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.<br />
<br />
Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya dua okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı. (Mevahib)<br />
<br />
Kur’an-ı kerimin ve duanın etki etmesi için bazı şartların gözetilmesi lazımdır. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması lazımdır. Okuyan kimsenin, itikadının bozuk olmaması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Allahü teâlâyı unutarak, gafletle edilen dua kabul olmaz.) [Tirmizi]<br />
<br />
İmam-ı Şarani hazretleri, (Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz) buyurdu. Cin mektubunu, yanında veya evinde bulundurana, cin gelmez ve dadanmış olan cin de gider.<br />
<br />
Dua, ilaç gibidir. Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Yani tesirini Allahü teâlânın verdiğine inanmalıdır!<br />
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:<br />
(Dert-bela gelince, Hazret-i Yunus’un duasını okusun! Allahü teâlâ onu muhakkak kurtarır. Dua şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke, inni küntü minez-zâlimin.) [Hakim]<br />
<br />
Sual: Muskanın dinimizdeki yeri nedir?<br />
CEVAP<br />
İçinde küfre sebep olan muskaları yazmak ve kullanmak caiz olmaz. Büyüyü büyü yaparak çözmek de haramdır. Büyücü, cinci hoca denilen insanlara gitmemeli, dediklerine inanmamalı. Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye’de sihir, büyü bahsini mutlaka okumalıdır.<br />
<br />
Üç harflileri çağırmak<br />
Sual: Cin yerine üç harfli diyorlar. Cin denirse, onlar çağırılmış mı oluyor? Böyle bir şey var mı?<br />
CEVAP<br />
Böyle bir şey yok. Cine, cin demenin hiç mahzuru yoktur. Cin çağırılınca gelmez. Çağırılmasa da musallat olabilir. İmam-ı Rabbani hazretleri, cinden korunmak için, ( Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm) okunmasını bildirirdi.<br />
<br />
Sual: Bazı kimseler cinlerin varlığını inkâr ediyorlar. Bazıları da, Kur’an-ı kerimde cin suresi olduğu için, cinlerin varlığını inkâr etmiyorlar ama, zarar verebileceklerini kabul etmiyorlar. Cin psikolojik zarar verebilir mi?<br />
CEVAP<br />
Evet zarar verebilir, hastalık yapabilir. Hafaza melekleri, insanı cinlerin zararından korurlar. Cinden korunmak için âyât-i hırzı üstümüzde taşımak gerekir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:<br />
(Evinde, Fatiha ve Âyet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez.) [Deylemi]<br />
<br />
Cinler insanların damarlarına kadar girip zarar verebilirler. Cinlerin meydana getirdiği hastalıklardan korunmak için çeşitli dualar vardır. Duaların en kıymetlisi, faydalısı Fatiha suresidir. Hadis-i şerifte, (İlaçların en iyisi Kur'an-ı kerimdir) buyuruldu. Hastaya okunursa, hastalığı hafifler. Eceli gelmemiş ise, iyi olur. Eceli gelmiş ise, ruhunu teslim etmesi kolay olur.<br />
<br />
Mecmua-tül-fevaid kitabında, (Bir kimse, cin mektubunu, yanında taşısa veya evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve etrafına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider) diyor.<br />
<br />
Sual: Benim kafama takılan nokta şu oldu, mademki dinimizde sihrin, büyünün yeri yoktur, o halde neden olmayan bir şeyden kurtulmanın tavsiyeleri oluyor?<br />
CEVAP<br />
Dinimizde adam öldürmek, büyü yapmak gibi büyük günahtır. Fakat bir adam bıçaklanmışsa, doktorlar tedavi etse, adam bıçaklamak günahtır, tedavisi niçin yapılıyor denir mi? Büyü sihir yapmak günahtır. Fakat yapılan büyüyü çözmek niye sakıncalı olsun ki? Büyüyü büyü yaparak çözmek haramdır. Yoksa dua ile âyet ile büyüyü çözmek lazımdır. Peygamber efendimize de büyü yapıldı. Tabii sonra çözüldü.<br />
<br />
Sual: Bazı hocalar, hırsızın sidikliğini bağlıyoruz diyorlar. Böyle bir şey yaptırmak günah olur mu?<br />
CEVAP<br />
Küfre sebep olmayan çareleri yapmak caizdir. Her çare muhakkak tesir etmez. Bu niyetle yaptırmak günah olmaz. Yapanın salih ve ücret almaması şarttır.<br />
<br />
Sual: Büyü çözmek için, (Bâtıl Name) kitabını okumak caiz mi?<br />
CEVAP<br />
Caiz. Ancak, kâfir, bid'atçi okursa fayda vermez. En iyi ilaç, Ehl-i sünnet itikadını öğrenip dine uymak, sonra okumak ve dua. Başka ilaca ihtiyaç yok.<br />
<br />
Sual: Büyüyü büyüyle çözmek caiz mi?<br />
CEVAP<br />
Büyü çözmek günah olmaz, sevap olur. Büyüyü büyü ile çözmeye kalkmak haramdır. Âyetlerle dualarla çözmek ise caizdir, günah değildir, sevaptır.<br />
<br />
Papaza okutmak<br />
Sual: Cinci bir hocaya gittik. (Buna kâfir cinler musallat olmuş, bunu papaza okutun) dedi. Kâfir olmayan cinler Müslümana musallat olur mu?<br />
CEVAP<br />
İnsanlara musallat olan bütün cinler kâfirdir. Müslüman cin, insanlara zarar vermez. Kâfir cinliye de müslümanın okuması lazımdır. Papaza okutmak kesinlikle caiz olmaz.<br />
<br />
Sual: Cin veya şeytan şerrinden korunmak, kurtulmak için belli bir dua veya dualar var mıdır?<br />
Cevap: Cin, şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına, sihre, büyüye karşı Teshîl-ül-menâfi kitabının sonundaki âyât-ı hırzı yedi gün okumalı ve yazıp, üzerinde taşımalıdır. Celâleddîn-i Süyûtî hazretleri Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme kitabında buyuruyor ki:<br />
“Şeytanın vesvesesinden, sıkıntıdan kurtulmak için, her gün bu duayı okumalıdır: (Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül'azîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!) Hiltit veya şeytan tersi adındaki zamkı yanında taşıyan kimseye cin gelmez. Sara hastası, bunu koklarsa, iyi olur.”<br />
<br />
Asa Foetide denilen bu zamk, esmer, pis kokulu, reçine olup, antispasmodique yani sinirleri teskin edici olarak Avrupa’da, toz, hap, ihtikan şeklinde adale ve sinir gerginliğini gidermek için, kullanılmaktadır. Ütrüc yani Ağaç-kavunu bulunan eve cin girmeyeceği, (Hayât-ül-hayvân)da ve (Kâmûs)da yazılıdır.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Dinimiz İslam</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AYETEL KÜRSİ İLE KORUNMA DAİRESİ]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2288</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 12:24:21 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2288</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=2216" target="_blank" title="">Schutzkreis mit Ayetel Kursi-1.jpg</a> (Boyut: 385.02 KB / İndirmeler: 99)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi ile Korunma Dairesi</span></span><br />
<br />
Ayetel Kürsi ile korunma dairesi, Ayeti okurken hayali bir daire çizme işlemidir. <br />
Çizilen daire manevi bir dairedir ve içerisinde bulunan kişiyi koruma altına alır. <br />
Cin musallatına karşı basit ama çok etkili bir silahtır. Zarar verme amacı güden kafir ve kötü niyetli cinlerin, Ayetel kürsi ile çizilen dairenin içerisine değil girmesi, yaklaşması dahi söz konusu değildir. Buna cesaret edemezler. Ayetel Kürsi çok keskin bir kılıçtır ve destursuz yaklaşana haddini fazlasıyla bildirir. <br />
Çizilen çizginin ötesine cinlerin geçmesi münkün değilir. Koruyucu daire, korunma çemberi gibi isimlerle de anılır.<br />
Vücut bularak yada başka şekilde bu aleme geçen cinlere karşı kullanılabileceği gibi, vesveselerden korunmak, bela ve musibetleri uzaklaştırmak veya sıkıntılı herhangi bi durumda okunabilir .<br />
Ayetel Kürsi ile Korunma Dairesi Nasıl Yapılır?<br />
Ayetel Kürsi ile korunma dairesi yapmak için, kıbleye karşı iki diz üzerine oturulur. <br />
1- Besmele ile bir Ayetel Kürsi okunur ve sağ yana üflenir. <br />
2- Yine besmele ile ikinci Ayetel Kürsi okunup sola yana üflenir. <br />
3- Üçüncü Ayetel Kürsi öne, <br />
4- Dördüncüsü arkaya, <br />
5- Beşincisi yukarıya, <br />
6- Altıncısı yere doğru, aşağıya üflenir. 7- 7- Yedinci Ayetel Kürsi sağ yandan başlayıp, öne, sola, arkaya ve sağa sırasıyla çepeçevre üflenir. <br />
Yine besmele ile okunan Ayetel Kürsi üflenmez. Bunun yerine hava içe çekilerek yutulur. <br />
Bu işlemle kişi kendisini korunma dairesi içine almış olur.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bi başka Ayetel Kürsi ile korunma dairesi yapma işlemi ise şu şekildedir;</span></span><br />
➡️10 kere normal Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır ve sağ yana üflenir.<br />
➡️Yine besmele ile ikinci 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır ve sol yana üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır ve öne üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır arkaya üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır yukarıya üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır yere doğru üflenir aşağıya üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır içe çekilerek yutkunulur. <br />
Bu işlemle kişi kendisini koruma dairesi içine almış olur.<br />
***<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayet-el Kürsi</span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ<br />
</span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi Türkçe Okunuşu:</span></span><br />
Allâhu lâ ilâhe illâ huve’l-hayyu’l-kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetun ve lâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ardı men zellezî yeşfe’u ‘ındehû illâ bi iznih. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ‘ılmihî illâ bimâ şâe vesi’a kursiyyuhu’s-semâvâti ve’larda ve lâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huve’l-‘aliyyu’l-‘azîm.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayet-el Kürsi Anlamı:</span></span><br />
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.<br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/Pa0A8mM6tMY" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=2216" target="_blank" title="">Schutzkreis mit Ayetel Kursi-1.jpg</a> (Boyut: 385.02 KB / İndirmeler: 99)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi ile Korunma Dairesi</span></span><br />
<br />
Ayetel Kürsi ile korunma dairesi, Ayeti okurken hayali bir daire çizme işlemidir. <br />
Çizilen daire manevi bir dairedir ve içerisinde bulunan kişiyi koruma altına alır. <br />
Cin musallatına karşı basit ama çok etkili bir silahtır. Zarar verme amacı güden kafir ve kötü niyetli cinlerin, Ayetel kürsi ile çizilen dairenin içerisine değil girmesi, yaklaşması dahi söz konusu değildir. Buna cesaret edemezler. Ayetel Kürsi çok keskin bir kılıçtır ve destursuz yaklaşana haddini fazlasıyla bildirir. <br />
Çizilen çizginin ötesine cinlerin geçmesi münkün değilir. Koruyucu daire, korunma çemberi gibi isimlerle de anılır.<br />
Vücut bularak yada başka şekilde bu aleme geçen cinlere karşı kullanılabileceği gibi, vesveselerden korunmak, bela ve musibetleri uzaklaştırmak veya sıkıntılı herhangi bi durumda okunabilir .<br />
Ayetel Kürsi ile Korunma Dairesi Nasıl Yapılır?<br />
Ayetel Kürsi ile korunma dairesi yapmak için, kıbleye karşı iki diz üzerine oturulur. <br />
1- Besmele ile bir Ayetel Kürsi okunur ve sağ yana üflenir. <br />
2- Yine besmele ile ikinci Ayetel Kürsi okunup sola yana üflenir. <br />
3- Üçüncü Ayetel Kürsi öne, <br />
4- Dördüncüsü arkaya, <br />
5- Beşincisi yukarıya, <br />
6- Altıncısı yere doğru, aşağıya üflenir. 7- 7- Yedinci Ayetel Kürsi sağ yandan başlayıp, öne, sola, arkaya ve sağa sırasıyla çepeçevre üflenir. <br />
Yine besmele ile okunan Ayetel Kürsi üflenmez. Bunun yerine hava içe çekilerek yutulur. <br />
Bu işlemle kişi kendisini korunma dairesi içine almış olur.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Bi başka Ayetel Kürsi ile korunma dairesi yapma işlemi ise şu şekildedir;</span></span><br />
➡️10 kere normal Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır ve sağ yana üflenir.<br />
➡️Yine besmele ile ikinci 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır ve sol yana üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır ve öne üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır arkaya üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır yukarıya üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır yere doğru üflenir aşağıya üflenir.<br />
➡️Yine 10 kere Ayetel Kürsi okunur onuncuda "Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm" kelimesi 70 kere tekrarlanır içe çekilerek yutkunulur. <br />
Bu işlemle kişi kendisini koruma dairesi içine almış olur.<br />
***<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayet-el Kürsi</span></span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلْحَىُّ ٱلْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُۥ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ۗ مَن ذَا ٱلَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُۥٓ إِلَّا بِإِذْنِهِۦ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِۦٓ إِلَّا بِمَا شَآءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ ۖ وَلَا يَـُٔودُهُۥ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْعَظِيمُ<br />
</span></div>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayetel Kürsi Türkçe Okunuşu:</span></span><br />
Allâhu lâ ilâhe illâ huve’l-hayyu’l-kayyûm. Lâ te’huzuhû sinetun ve lâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ardı men zellezî yeşfe’u ‘ındehû illâ bi iznih. Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ‘ılmihî illâ bimâ şâe vesi’a kursiyyuhu’s-semâvâti ve’larda ve lâ yeûduhû hıfzuhumâ ve huve’l-‘aliyyu’l-‘azîm.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #e82a1f;" class="mycode_color">Ayet-el Kürsi Anlamı:</span></span><br />
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.<br />
<br />
<iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/Pa0A8mM6tMY" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Musibetlere Karşı Okunan Salavat]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2285</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 11:58:20 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2285</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Musibetlere Karşı (Deprem) Okunan Salavat</span></span><br />
<br />
EMİR BUHARİ HAZRETLERİNİN MUSİBETLERE KARŞI OKUDUĞU SALAVAT<br />
<br />
Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve alihi ve sahbihi ve sellim. Ya iddeti ınde şiddeti.veya ğavsi ınde kürbeti.ve ya harisi ınde külli müsibeti.ve ya hafizi ınde külli beliyyeti.ve salli ala muhammedin ve alihi ve ala cemi-ıl mürseliyn.vel hamdülillahi rabbil alemiyn.<br />
<br />
Emir buhari hazretleri buyuruyorlar ki;<br />
<br />
Her kim bu duayı sabah okursa semadan yağmur yağıp sel olsa akşama kadar ona bir zarar veremez.yine sabahleyin okursa sabaha kadar kendisine hiçbir zarar ve musibet dokunmaz.<br />
<br />
Yetmiş melek her zaman o kimseyi koruma altında bulundurur.gerek semavi ve gerekse yeryüzü afetlerinden ve şerli insanların her türlü kötülüğünden emin olursun.<br />
<br />
Bu salavatın deprem tehlikesinden korunmak için okunması ve vird edinilmesi tavsiye ediliyor.<br />
<br />
<br />
Emir Buhari Hazretlerinin musibetlere karşı okumuş olduğu bir salavattır.<br />
<br />
Bu salavatın sırları:<br />
<br />
Çok ulvi manaları ve yakarışları ihtiva eden bu salavat-ı şerifenin faziletleri hakkında Emir Buhari Hazretleri buyuruyorlar ki:<br />
<br />
Her kim bu salavatı sabah okursa semadan yağmur yağıp sel olsa ona zarar vermez.Musibetlerden korunur.<br />
<br />
Yetmiş melek her zaman o kimseyi koruma altında bulundurur.<br />
Gerek semavi ve gerekse yeryüzü afetleriden ve şerli insanların her türlü kötülüklerinden emin olur.<br />
<br />
Bu salavatın deprem tehlikesinden korunmak için okunması ve vird edinilmesi tavsiye  edilir.<br />
<br />
Okunacak salavat:“Allâhümme salli alâ muhammedin ve âlihi ve sahbihi ve sellim.Yâ ıddeti ınde şiddeti ve yâ ğaysi ınde kürbeti.Ve yâ hârisi ınde külli  müsiybeti.Ve yâ hafizıy ınde külli beliyyeti.Ve salli alâ muhammedin ve alihi ve alâ cemi’il mürseliyn.Vel hamdü lillâhi rabbil âlemiyn.”<br />
<br />
Kaynak: Sırlı salavat-ı şerifler ansiklopedisi<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1493" target="_blank" title="">Musibetlere Karşı (Deprem) Okunan Salavat.PNG</a> (Boyut: 373.74 KB / İndirmeler: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Musibetlere Karşı (Deprem) Okunan Salavat</span></span><br />
<br />
EMİR BUHARİ HAZRETLERİNİN MUSİBETLERE KARŞI OKUDUĞU SALAVAT<br />
<br />
Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve alihi ve sahbihi ve sellim. Ya iddeti ınde şiddeti.veya ğavsi ınde kürbeti.ve ya harisi ınde külli müsibeti.ve ya hafizi ınde külli beliyyeti.ve salli ala muhammedin ve alihi ve ala cemi-ıl mürseliyn.vel hamdülillahi rabbil alemiyn.<br />
<br />
Emir buhari hazretleri buyuruyorlar ki;<br />
<br />
Her kim bu duayı sabah okursa semadan yağmur yağıp sel olsa akşama kadar ona bir zarar veremez.yine sabahleyin okursa sabaha kadar kendisine hiçbir zarar ve musibet dokunmaz.<br />
<br />
Yetmiş melek her zaman o kimseyi koruma altında bulundurur.gerek semavi ve gerekse yeryüzü afetlerinden ve şerli insanların her türlü kötülüğünden emin olursun.<br />
<br />
Bu salavatın deprem tehlikesinden korunmak için okunması ve vird edinilmesi tavsiye ediliyor.<br />
<br />
<br />
Emir Buhari Hazretlerinin musibetlere karşı okumuş olduğu bir salavattır.<br />
<br />
Bu salavatın sırları:<br />
<br />
Çok ulvi manaları ve yakarışları ihtiva eden bu salavat-ı şerifenin faziletleri hakkında Emir Buhari Hazretleri buyuruyorlar ki:<br />
<br />
Her kim bu salavatı sabah okursa semadan yağmur yağıp sel olsa ona zarar vermez.Musibetlerden korunur.<br />
<br />
Yetmiş melek her zaman o kimseyi koruma altında bulundurur.<br />
Gerek semavi ve gerekse yeryüzü afetleriden ve şerli insanların her türlü kötülüklerinden emin olur.<br />
<br />
Bu salavatın deprem tehlikesinden korunmak için okunması ve vird edinilmesi tavsiye  edilir.<br />
<br />
Okunacak salavat:“Allâhümme salli alâ muhammedin ve âlihi ve sahbihi ve sellim.Yâ ıddeti ınde şiddeti ve yâ ğaysi ınde kürbeti.Ve yâ hârisi ınde külli  müsiybeti.Ve yâ hafizıy ınde külli beliyyeti.Ve salli alâ muhammedin ve alihi ve alâ cemi’il mürseliyn.Vel hamdü lillâhi rabbil âlemiyn.”<br />
<br />
Kaynak: Sırlı salavat-ı şerifler ansiklopedisi<br />
<br />
<!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="PNG Image" border="0" alt=".png" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=1493" target="_blank" title="">Musibetlere Karşı (Deprem) Okunan Salavat.PNG</a> (Boyut: 373.74 KB / İndirmeler: 152)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Peygamberimizin Miraçta Öğrendiği Şeytandan Korunma Duası]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2284</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 11:52:08 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2284</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamberimizin Miraçta Öğrendiği Şeytandan Korunma Duası</span></span><br />
<br />
<br />
Cebrail AS. ' ın Peygamber Efendimiz (SAV ) Miraçta okuduğu şeytandan korunma duası<br />
<br />
Eûzü bi kelimatillahi't-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya'rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.”<br />
<br />
"Bütün yaratıkların şerrinden; gökten inen ve göğe çıkan her şeyin şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnesinden; hayra açılan yollar hariç bütün yolların şerrinden, Allah'ın kusursuz kelamlarına (âyetlerine yani Kur'an’a) sığınırım. Ey Rahman olan Allah'ım (beni muhafaza eyle)."<br />
<br />
 Bir kaç şerh;<br />
( Efendimiz Hz.Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem Mirac'a çıkarken Cebrail aleyhisselam ile vahyedilen)<br />
<br />
CİNLERİN aralarından İFRİT diye bilinen en güçlüleri, Resûli Ekrem’in Mi’râc olayında semâya yükseldiğini haber alınca, büyük telâşa düşüyorlar. "Şayet Muhammed semâları tanır, Allâh’la biraraya gelirse, artık önüne geçilemez olur" diyerek bütün güçleri ile Rasûlullah aleyhi’s-selâm’ın üzerlerine saldırıyorlar.<br />
<br />
İşte o zaman Cebrâil aleyhi’s-selâm Efendimize bu duâyı vahyederek korunmasını öğretiyor. Bu duâyı okuyunca da Rasûlullah aleyhi’s-selâm, hepsi yanıyorlar!..<br />
<br />
Resullullah s.a.s mirac gecesi, kendisini bir cinin elinde ateş alevi ile takip ettiğini gördü nereye baktı ise onu gördü. CEBRAİL a.s sana bir dua öğreyteyim ki onu okuduğun zaman elindeki ateş söner o da yüzü koyun yere düşer dedi. Peygamber s.a.s efendimiz evet deyince Cebrail Şu kelimeleri Söyle dedi:<br />
Kerem sahibi Allah ın zatına ve ne iyi ne de kötülerin geçemeyeceği noksansız kelimelerine sığınırım.Gökten inenin şerrinden ve göğe çıkanın şerrinden, yerde yarattıklarının şerrinden ve yerden çıkanların şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnelerinden; gece ve gündüz gelenlerin şerrinden Allah a sığınırım. Ancak hayırla gelenler Müstesnasdır. EY Rahman olan Rabbim.<br />
<br />
"Medine'li Hacı Osman Efendi" diye bilinen "Beykoz’lu" da dedikleri bir zât vardı İstanbul'da; hayatının 50 senesi Medine’de geçmiş ve Medine kitaplıklarında okumadık eser bırakmamış bir zât!.. Es Seyyid Mehmed Osman Akfırat.<br />
1960 başlarında elini öptüğüm zaman o 86’sında idi, bense 18’lerde. Bana önce zahirin sonra da bâtının kapısını açan Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’le tanıştıran zât!.. Hayatımın en önemli olaylarında manevî müdahelesini gördüğüm zât!.. Allâh indinden rahmet eylesin, indinden benim tarafından ihsanda ikrâmda bulunsun kendisine sonsuza dek!..<br />
İşte bu Zât, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’in yukarıdaki duâsını bana öğretmişti. Ve çeşitli sıkıntıda olanlara karşı bu duâyı bir kağıda yazar, üzerlerinde taşımalarını tavsiye ederdi. Elbette biz de ederiz.<br />
<br />
Zirâ...<br />
CİNLERİN aralarından İFRİT diye bilinen en güçlüleri, Resûli Ekrem’in Mi’râc olayında semâya yükseldiğini haber alınca, büyük telâşa düşüyorlar. "Şayet Muhammed semâları tanır, Allâh’la biraraya gelirse, artık önüne geçilemez olur" diyerek bütün güçleri ile Rasûlullah aleyhi’s-selâm’ın üzerlerine saldırıyorlar.<br />
<br />
İşte o zaman Cebrâil aleyhi’s-selâm Efendimize bu duâyı vahyederek korunmasını öğretiyor. Bu duâyı okuyunca da Rasûlullah aleyhi’s-selâm, hepsi yanıyorlar!..<br />
İşte böyle bir olay vesilesiyle öğrenilen duâyı artık nasıl istersek öylece değerlendirelim.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamberimizin Miraçta Öğrendiği Şeytandan Korunma Duası</span></span><br />
<br />
<br />
Cebrail AS. ' ın Peygamber Efendimiz (SAV ) Miraçta okuduğu şeytandan korunma duası<br />
<br />
Eûzü bi kelimatillahi't-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya'rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.”<br />
<br />
"Bütün yaratıkların şerrinden; gökten inen ve göğe çıkan her şeyin şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnesinden; hayra açılan yollar hariç bütün yolların şerrinden, Allah'ın kusursuz kelamlarına (âyetlerine yani Kur'an’a) sığınırım. Ey Rahman olan Allah'ım (beni muhafaza eyle)."<br />
<br />
 Bir kaç şerh;<br />
( Efendimiz Hz.Muhammed sallAllahu aleyhi ve sellem Mirac'a çıkarken Cebrail aleyhisselam ile vahyedilen)<br />
<br />
CİNLERİN aralarından İFRİT diye bilinen en güçlüleri, Resûli Ekrem’in Mi’râc olayında semâya yükseldiğini haber alınca, büyük telâşa düşüyorlar. "Şayet Muhammed semâları tanır, Allâh’la biraraya gelirse, artık önüne geçilemez olur" diyerek bütün güçleri ile Rasûlullah aleyhi’s-selâm’ın üzerlerine saldırıyorlar.<br />
<br />
İşte o zaman Cebrâil aleyhi’s-selâm Efendimize bu duâyı vahyederek korunmasını öğretiyor. Bu duâyı okuyunca da Rasûlullah aleyhi’s-selâm, hepsi yanıyorlar!..<br />
<br />
Resullullah s.a.s mirac gecesi, kendisini bir cinin elinde ateş alevi ile takip ettiğini gördü nereye baktı ise onu gördü. CEBRAİL a.s sana bir dua öğreyteyim ki onu okuduğun zaman elindeki ateş söner o da yüzü koyun yere düşer dedi. Peygamber s.a.s efendimiz evet deyince Cebrail Şu kelimeleri Söyle dedi:<br />
Kerem sahibi Allah ın zatına ve ne iyi ne de kötülerin geçemeyeceği noksansız kelimelerine sığınırım.Gökten inenin şerrinden ve göğe çıkanın şerrinden, yerde yarattıklarının şerrinden ve yerden çıkanların şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnelerinden; gece ve gündüz gelenlerin şerrinden Allah a sığınırım. Ancak hayırla gelenler Müstesnasdır. EY Rahman olan Rabbim.<br />
<br />
"Medine'li Hacı Osman Efendi" diye bilinen "Beykoz’lu" da dedikleri bir zât vardı İstanbul'da; hayatının 50 senesi Medine’de geçmiş ve Medine kitaplıklarında okumadık eser bırakmamış bir zât!.. Es Seyyid Mehmed Osman Akfırat.<br />
1960 başlarında elini öptüğüm zaman o 86’sında idi, bense 18’lerde. Bana önce zahirin sonra da bâtının kapısını açan Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’le tanıştıran zât!.. Hayatımın en önemli olaylarında manevî müdahelesini gördüğüm zât!.. Allâh indinden rahmet eylesin, indinden benim tarafından ihsanda ikrâmda bulunsun kendisine sonsuza dek!..<br />
İşte bu Zât, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem’in yukarıdaki duâsını bana öğretmişti. Ve çeşitli sıkıntıda olanlara karşı bu duâyı bir kağıda yazar, üzerlerinde taşımalarını tavsiye ederdi. Elbette biz de ederiz.<br />
<br />
Zirâ...<br />
CİNLERİN aralarından İFRİT diye bilinen en güçlüleri, Resûli Ekrem’in Mi’râc olayında semâya yükseldiğini haber alınca, büyük telâşa düşüyorlar. "Şayet Muhammed semâları tanır, Allâh’la biraraya gelirse, artık önüne geçilemez olur" diyerek bütün güçleri ile Rasûlullah aleyhi’s-selâm’ın üzerlerine saldırıyorlar.<br />
<br />
İşte o zaman Cebrâil aleyhi’s-selâm Efendimize bu duâyı vahyederek korunmasını öğretiyor. Bu duâyı okuyunca da Rasûlullah aleyhi’s-selâm, hepsi yanıyorlar!..<br />
İşte böyle bir olay vesilesiyle öğrenilen duâyı artık nasıl istersek öylece değerlendirelim.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[En Güçlü Koruma Kalkanı! Ayetel Kürsü Kalkanı!  Ferda Yıldırım Sibel Uzun]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2283</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2024 11:00:35 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2283</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/4wX-uWDwUtQ" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
En Güçlü Koruma Kalkanı! Ayetel Kürsü Kalkanı!  Ferda Yıldırım Sibel Uzun<br />
<br />
En Güçlü Koruma Kalkanı! AĞZININ TADI DEĞİŞTİĞİNDE BİL Kİ NEGATİFDESİN! Enerjinizi Kaptırmayın!<br />
<br />
</span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><iframe width="560" height="315" src="//www.youtube-nocookie.com/embed/4wX-uWDwUtQ" frameborder="0" allowfullscreen="true"></iframe><br />
<br />
En Güçlü Koruma Kalkanı! Ayetel Kürsü Kalkanı!  Ferda Yıldırım Sibel Uzun<br />
<br />
En Güçlü Koruma Kalkanı! AĞZININ TADI DEĞİŞTİĞİNDE BİL Kİ NEGATİFDESİN! Enerjinizi Kaptırmayın!<br />
<br />
</span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[RAŞiDi TARıKATINDA DA BELALARI DEFETME DUASI  (SAFER AYI DUASI) BUDUR]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2134</link>
			<pubDate>Fri, 08 Sep 2023 06:50:30 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=2134</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Ey belaları def u ref edecek olan Allah’ım! Bizden bütün belâ ve musibetleri def u ref eyle"</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Def etmek ne demek, ne anlama gelir? Def etmek bitişik mi yazılır ayrı mı? TDK sözlük anlamı</span></span><br />
<br />
Dilimize Arapçadan geçen def kelimesinin ilk anlamı uzaklaştırmak ve kovmaktır. Etmek fiili ile birlikte kullanılan bu sözcük, insana sıkıntı veren meselelerin giderilmesi, sorunların halledilmesi anlamında da kullanılır. ''Defol'' kelimesi ise ünlem cümlelerinde kullanılan bir kovma sözüdür. Def etmek ne demek, ne anlama gelir? Def etmek bitişik mi yazılır ayrı mı tüm detayları ile derledik.<br />
<br />
Def etmek kelimesi ile eş ve yakın anlamlı sözcükler şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
 1- Savmak 2- Kovmak 3- Savuşturmak 4- Gidermek 5- Çözmek 6- Halletmek<br />
<br />
 7- Uzaklaştırmak 8- Göndermek 9- Yollamak 10- Tasfiye Etmek 11- Yok Etmek<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Def etmek Ne Demek, Ne Anlama Gelir?</span></span><br />
<br />
 Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız def etmek kelimesi, 16. yüzyılda literatüre girdi. Def etmek, birini yanından uzaklaştırmak anlamına gelir. Bu kelime birçok birleşik isim ve tamlamada da kullanılır. Örneğin def ü ref, savuşturmak demektir. Def-i bela ise, insana sıkıntı veren meselelerden kurtulması, belaları başından savmak manasına gelir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Def etmek Bitişik mi, Ayrı mı Yazılır?</span></span><br />
<br />
 Defetmek kelimesi birleşik bir isim olduğu için bitişik yazılması gerekir.<br />
<br />
 Defetmek - Doğru Kullanım<br />
<br />
 Def etmek - Yanlış Kullanım<br />
<br />
 Def etmek Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı<br />
<br />
 1- Şu meseleleri başımdan defedince uzun bir tatile çıkmayı düşünüyorum.<br />
<br />
 (Yok etmek, gidermek anlamında kullanılmış)<br />
<br />
 2- Koray, kaba saba konuşmaya başlayınca yanımdan defettim<br />
<br />
 (Kovmak anlamında kullanılmış)<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">müdafaa / müdâfaa / مدافعه / مُدَافَعَه</span></span><br />
<br />
    Savunma.<br />
<br />
    Bir hücuma ve zarar veren bir harekete karşı durmak. Def'etmek. Savmak.<br />
    Düşman hücumunu men'etmek.<br />
    Mahkemede: İddiacının dâvasını def' edecek bir surette bir iddia dermeyân etmek, beyânatta bulunmak.<br />
<br />
    Savunma.<br />
<br />
    Savunma. (Arapça)<br />
<br />
    Savma, savunma.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&lt;&lt;&lt;&lt;ALINTI BEGiN&gt;&gt;&gt;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua zamanı</span></span><br />
 <br />
Şu an içinde bulunduğumuz (bu gün itibariyle 14. gün) <br />
<br />
Safer ayı kameri ayların ikincisidir. Bu ayda çok musibetin ve belanın indiğine inanılır. Bütün günler ve aylar Allah Teâla’ya ait zaman dilimleri olduklarından, kendi başlarına fayda ve zarar verebilecek şeyler değildir. Bunlarda olan musîbetler gün veya aydan dolayı değil de, her şeyi takdir eden Allah  Teâla’nın takdiriyle olduğu bilinmelidir. Gerçi Cenâb-ı Hak, insanı her an imtihan etmektedir. Öyle ise, bize düşen vazife, her halukârda sabredip, başa gelecek olan bela ve musibetin imtihan için geldiğini ve Allah’a (c.c) tevekkül etmek gerektiğini unutmamalıyız.Bu ayda geçmiş kavimlere pek çok belâ ve musibetlerin indiği söylenmektedir.Bize düşen her an ve demde O’nun yüce dergâhına sığınmak, af ve mağfiretimizi istemektir.<br />
<br />
Bu ayda, yıl boyu inecek belalardan, kaza ve musibetlerden dua ve iltica ile Allah’a sığınmalıyız. Üzerimizden kaldırılması, İslâm ümmetinin ve mü’min kardeşlerimizin, hassetsen Kur’ân hizmetkârlarının bu belalardan muhafaza edilmelerini yüce Rabbimiz’den tazarru’ ve niyaz ile istirham etmeli, Koruyucuların en hayırlısı olan Allah’ın (cc) koruması, inâyeti ve muhafazasına hevâle etmeliyiz.<br />
<br />
Safer ayının ilk ve son çarşamba günü (10 şubat Çarşamba) , öğlen ve ikindi namazı arasında iki rek’at namaz kıldıktan sonra aşağıdaki duayı okumamız uygun olur.<br />
<br />
1 .Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi<br />
2. Rekât : Fatiha'dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Belaları Def u Ref etme duasi</span></span><br />
<br />
Bu namazdan sonra 100 kere "Yâ dâfia'l-belâyâ, idfâ anna'l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü'r-Râhimin, inneke alâ külli şey'in kadir" ( Ey belaları def u ref edecek olan Allah’ım! Bizden bütün belâ ve musibetleri def u ref eyle. Allah (cc) koruyucuların, muhafaza edenlerin en hayırlısıdır ve Erhâmü’r-Rahmîndir. Ey Rabbim! Senin her şeye gücün yeter” okunmalı ve dua edilmelidir.Elhamdülillahi Rabbil âlemîn.Vesselâtü vesselâmü alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmeîn.Va’fü annâ vağfir lena verhamnâ ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kafirîn.<br />
Varlığı canlarımızın cânı, nûru gözlerimizin ziyası Yüce Rabbimize, ilmi ve malûmatı adedince hamd ü sena, yolda ve darda  kalmışların biricik rehberi Hazreti Muhammed Mustafa'ya, tertemiz ailesine ve yıldızlar gibi etraflarına ışık saçan ashabına salât ü selam ederek bir kez daha Yüce Dergâh’a yöneliyor ve O’nun niyaz kapısının tokmağına dokunarak inliyoruz:<br />
Rabbimiz, Senden muhlis (ihlasa ermiş) ve muhlas (ihlasa erdirilmiş) kullarını te'yîd buyurduğun gibi, biz (aciz ve muhtaç) kullarını da, hakikate vâkıf olma adına yapmaya çalıştığımız okumalarımızı, ilimlerimizi ve amellerimizi ihlaslı kılarak te'yîd buyurmanı istiyoruz.<br />
Ey Ehad ve Vâhid ve Samed olan, Ey Ondan başka hiçbir ilâh bulunmayan, Ey bir olan ve hiçbir şeriki bulunmayan, Ey bütün mülk Onun olan ve bütün hamd ona mahsus olan, Ey hayatı veren ve ölümü veren, Ey bütün hayır elinde bulunan, Ey herşeye hakkıyla kadir olan, Ey bütün mahlûkatın dönüşü Ona olan Allah (c.c.)ım! Bizleri kâmil muvahhidlerden, Kur’âna ve Sünnete sâdık muhakkiklerden eyle.. sıddıklardan ve müttakî mü'minlerden eyle. Âmin.<br />
Allah (c.c.)ım! Ehadiyetinin sırrı hürmetine, bizleri esrarına naşir, kalbimizi imanın envârına mazhar eyle ve lisanımızı Kur'ân'ın hakaikiyle intak eyle.Ey kavmi içinde Nuh'un duasına icabet eden, ey düşmanlarına karşı İbrahim'e yardım eden, ey Yusuf'u tekrar Yakub'a kavuşturan, ey Eyyüb'den zararı kaldıran, ey Zekeriya'nın duasına cevap veren, ey Yunus ibni Mettâ'nın tevbesini kabul eden Allah (c.c.)ım! Bu müstecap duaların sahiplerinin hürmetine, bizleri ins ve cin şeytanlarının şerlerinden, zındıka ve ifsat komitelerinin entrikalarından muhafaza etmeni, düşmanlarımıza ve Kur’ân düşmanlarına karşı bize nusret vermeni, bizi nefislerimize terk etmemeni, sıkıntılarımızı kaldırmanı ve kalblerimizin ve umum mü’minlerin, Kur’ân hizmetkârlarının kalblerinin hastalıklarına şifa vermeni, korku ve endişeleri gidermeni, ‘bir takım korkular ve açlıklarla ve mal, can ve mahsul eksikliğiyle imtihan’ da sabrederek müjdeye mazhar olanlardan olmamızı senden istiyoruz.Ulemâ-i sû’, ümerâ-i sû, meşâyih-i sû’ ve mutrafîn-i sû’un kötülük ve hilelerinden bizleri muhafaza eyle.Bizlere dilimizle değil, halimizle, takvamızla, hilmimiz ve ilmimizle va’z etmeyi nasip eyle…Bizlere bir insanın elinden tutmadan önce kalbinden tutmanın sırlarını öğret Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Bizleri geçmişte kaybolmaktan, boğulmaktan  muhafaza ederek yarınlara, ebediyete hazırlananlardan eyle…Nazarlarımızı, Bakışlarımızı  ibret, sükutumuzu hikmet, konuşmamızı san’at ve mârifete dönüştür Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Boşa bakanlardan, başa kalkanlardan, boşa konuşanlardan, çaka satanlardan, hakkı söylemeyip susanlardan, menfaati için koşanlardan eyleme.Allah’ım!Zenginlerimizi hamiyetsiz, fakirlerimizi gayretsiz, âlimlerimizi amelsiz, idarecilerimizi adaletsiz bırakma Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Cehalet zaruret ve ihtilafa karşı açmış olduğumuz cihad-ı mâneviyemizde bizleri mansur ve muzaffer eyle Ya Rabbi!Semalarımızı bayraksız, bütün müslümanları hürriyetsiz, kadınlarımızı iffetsiz, mü’minleri izzetsiz,  camilerimizi cemaatsız, cemaatimizi de ilim ve hikmetsiz bırakma Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Her dâim  hem kavli hem de fiili dua yapmayı cümlemize nasip eyle Ya Rabbi!Dahilî ve hâricî düşmanlarımızdan, entrika ve hilelerinden sana sığındığımız gibi; cehaletden, tembellikten, yılgınlık ve korkaklıktan, kapasite israfından, zaman israfından, adam kıtlığından da sana sığınıyoruz, bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi!<br />
Okul ve Üniversitelerimizi aklın nuru ve vicdanın ziyasıyla aydınlat ve Kur’ân hakikatlerinin tedrisi için birer eğitim yuvasına dönüştür Ya Rabbi!<br />
Bildiklerimizin hamili değil âmili olanlardan eyle Ya Rabbi!Din tâcirlerinin ve maneviyat simsarlarının şerrinden cümlemizi muhafaza eyle Ya Rabbi!Varlığıyla yokluğu belli olmayan, Müslümanların ızdırabıyla yanmayan, Seni hakkıyla anmayan, sahih bir imanla inanmayan kullardan eyleme…Müteharrik bir meyyit olmaktan, bâtılı Hak sanmaktan, ehl-i Hakka yan bakmaktan, inancını Şeytana satmaktan muhafaza eyle…<br />
Allah’ım!Baktıklarımızı  görmeyi, gördüklerimizi anlamayı, ferâsetli olmayı, Sırat-ı müstakîmi bulmayı, her an Hakk’ı korumayı cümlemize nasip eyle…<br />
Allah’ım!Kur’ ân’ı; mezarlara ve vicdanlara mahkum etmekten, dini sâdece beş vakte tahsis etmekten, dünyayı bilip ahireti bilmemekten muhâfaza buyur…<br />
Çaresizliğimizin çaresi sensin Allah’ım!Çarelerinden bizleri çaresiz kılma Allah’ım!<br />
İslâm’a kasdetmiş zalimlerin, Nemrutların, süfyanların, deccalların şerrinden bütün müslümanları muhafaza eyle Allah’ım!İslâm âlemi ve Müslümanlar üzerinde dolaşan karabulutları, oynanan oyunları def u ref eyle. Plân ve tuzaklarını ma’kûsen kendi aleyhlerine ve başlarına çevir yâ Rabbi!<br />
Allah’ım!Aklımıza  ilim ve hikmet, fikrimize ferâset ve basîret, bedenimize sıhhat ve âfiyetRuhumuza da tekâmül, ferahlık ve sükûnet ihsan eyle Ya Rabbi!<br />
Peygamberimiz (s.a.v)’in duasıyla Sana iltica ediyoruz:“Ey Kur’ân’ı indiren, bulutları gök yüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın edip bozguna uğratan Allah’ım! Düşmanları perişan et ve onlara karşı bize yardım et.” (Buhârî, Cihad, 112; Müslim, cihad,20)<br />
Birliğimizi, uhuvvetimizi, tesanüdümüzü bozmak isteyenlere fırsat verme Allah’ım!Ey rabbimiz!.. bizleri; nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve cennetü’l-firdevste mes’ud kıl!.... Âmin…âmin, âmin… Bihürmeti Seyyidi’l Mürselîn… <br />
<br />
<br />
Kaynak: Dua zamanı - İsmail AKSOY <br />
<br />
risalehaber com<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&lt;&lt;&lt;&lt;ALINTI ENDE&gt;&gt;&gt;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">RAŞiDi TARıKATINDA DA BELALARI DEFETME DUASI  (SAFER AYI DUASI) BUDUR</span></span><br />
<br />
<br />
Raşidi Tarikatında - Vedfea Duası (Bizden Uzak Eyle Duası)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">VEDFEA DUASI (Def eyle Duası)</span></span><br />
<br />
Vedfea  Duası  Budur<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne.<br />
Allahümme vedfe'anna şirkel müşrikiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna nifakel münafikiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna hasedel hasidiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna fıskel fasıkıyne.<br />
Allahümme vedfe'anna hıyanetel hainiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna kezibel kazibiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna ifsadel müfsidiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna israfel müsrifiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna adaavetel aduvviyne.<br />
Allahümme vedfe'anna sihres sahiriyne.<br />
Allahümme vedfe'anna neffasatil ugadiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna cürmel mücrimiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna zulmez zalimiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna vahşetel vahişiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna seyyietil müseyyi'iyne.<br />
Allahümme vedfe'anna hıyalel küllü mütehayyıliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna nazerel hainiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna keşfel küfrül kaşifiynes seyyiiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna şematati küllü şamitiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna amelil bahilliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna gafeletel gafiliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna amelel yüraune.<br />
Allahümme vedfe'anna acelel küllü muacciliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna tecavezel mütecaviziyne.<br />
Allahümme vedfe'anna inkarel münikiriyne.<br />
Allahümme vedfe'anna iftirael müfteriine.<br />
Allahümme vedfe'anna seerigal müseerigiine.<br />
Allahümme vedfe'anna naakısel munkısıine.<br />
Allahümme vedfe'anna deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sağ azı diş ile)<br />
Allahümme vedfe'anna şeytanirracim ve hizbehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sol azı diş ile)<br />
<br />
Rabbena ve takabbel bi duai.<br />
Rabbenağfirli veli valideyye velil mü'minine yevme yekumül hisab.<br />
İstecib duaena birhametike ya erhamerrahimin.<br />
Veselamün alel mürselin.<br />
Velhamdülillahi rabbil alemin.<br />
<br />
„inteha Vedfea Duası”<br />
Bina Eden<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
Schrems, 29 HAZiRAN 2019 Cumartesi<br />
Original Kar©glan<br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
VEDFEA DUASI<br />
<br />
صلاة ودفعن<br />
ودفعنا دعس<br />
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم <br />
<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا كُفْرَ الْكَافِرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا شِرْكَ الْمُشْرِكِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نِفَاقَ الْمُنَافِقِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا حَسَدَ الْحَاسِدِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا فِسْقَ الْفَاسِقِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا خِيَانَةَ الْخَائِنِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا كَذِبَ الْكَاذِبِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا إِفْسَادَ الْمُفْسِدِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا إِسْرَافَ الْمُسْرِفِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَدَاوَةَ الْعَدُوِّينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا سِحْرَ السَّاحِرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نَفَّاثَاتِ الْعُقَدِ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا جُرْمَ الْمُجْرِمِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا ظُلْمَ الظَّالِمِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا وَحْشَةَ الْوَحْشِيِّينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا سَيِّئَاتِ الْمُسِيئِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا خِيَالَ كُلِّ مُتَخَيِّلٍ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نَظَرَ الْخَائِنِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا كَشْفَ الْكُفْرِ الْكَاشِفِينَ السَّيِّئِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا شَمَاتَةَ كُلِّ شَامِتٍ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَمَلَ الْبَخِيلِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا غَفْلَةَ الْغَافِلِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَمَلَ الَّذِينَ يُرَاءُونَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَجَلَةَ كُلِّ مُعَجِّلٍ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا تَجَاوُزَ الْمُتَجَاوِزِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا إِنْكَارَ الْمُنْكِرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا افْتِرَاءَ الْمُفْتَرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا سَرِقَةَ الْمُسَرِّقِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نَاقِصِي الْمَنْقُصِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا الدَّجَّالَ وَخَوَاصَّهُ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا الشَّيْطَانَ الرَّجِيمَ وَحِزْبَهُ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ<br />
<br />
رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ<br />
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ<br />
اسْتَجِبْ دُعَاءَنَا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ<br />
وَالسَّلَامُ عَلَى الْمُرْسَلِينَ<br />
وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
</span></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Ey belaları def u ref edecek olan Allah’ım! Bizden bütün belâ ve musibetleri def u ref eyle"</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Def etmek ne demek, ne anlama gelir? Def etmek bitişik mi yazılır ayrı mı? TDK sözlük anlamı</span></span><br />
<br />
Dilimize Arapçadan geçen def kelimesinin ilk anlamı uzaklaştırmak ve kovmaktır. Etmek fiili ile birlikte kullanılan bu sözcük, insana sıkıntı veren meselelerin giderilmesi, sorunların halledilmesi anlamında da kullanılır. ''Defol'' kelimesi ise ünlem cümlelerinde kullanılan bir kovma sözüdür. Def etmek ne demek, ne anlama gelir? Def etmek bitişik mi yazılır ayrı mı tüm detayları ile derledik.<br />
<br />
Def etmek kelimesi ile eş ve yakın anlamlı sözcükler şu şekilde sıralanabilir:<br />
<br />
 1- Savmak 2- Kovmak 3- Savuşturmak 4- Gidermek 5- Çözmek 6- Halletmek<br />
<br />
 7- Uzaklaştırmak 8- Göndermek 9- Yollamak 10- Tasfiye Etmek 11- Yok Etmek<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Def etmek Ne Demek, Ne Anlama Gelir?</span></span><br />
<br />
 Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız def etmek kelimesi, 16. yüzyılda literatüre girdi. Def etmek, birini yanından uzaklaştırmak anlamına gelir. Bu kelime birçok birleşik isim ve tamlamada da kullanılır. Örneğin def ü ref, savuşturmak demektir. Def-i bela ise, insana sıkıntı veren meselelerden kurtulması, belaları başından savmak manasına gelir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Def etmek Bitişik mi, Ayrı mı Yazılır?</span></span><br />
<br />
 Defetmek kelimesi birleşik bir isim olduğu için bitişik yazılması gerekir.<br />
<br />
 Defetmek - Doğru Kullanım<br />
<br />
 Def etmek - Yanlış Kullanım<br />
<br />
 Def etmek Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı<br />
<br />
 1- Şu meseleleri başımdan defedince uzun bir tatile çıkmayı düşünüyorum.<br />
<br />
 (Yok etmek, gidermek anlamında kullanılmış)<br />
<br />
 2- Koray, kaba saba konuşmaya başlayınca yanımdan defettim<br />
<br />
 (Kovmak anlamında kullanılmış)<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">müdafaa / müdâfaa / مدافعه / مُدَافَعَه</span></span><br />
<br />
    Savunma.<br />
<br />
    Bir hücuma ve zarar veren bir harekete karşı durmak. Def'etmek. Savmak.<br />
    Düşman hücumunu men'etmek.<br />
    Mahkemede: İddiacının dâvasını def' edecek bir surette bir iddia dermeyân etmek, beyânatta bulunmak.<br />
<br />
    Savunma.<br />
<br />
    Savunma. (Arapça)<br />
<br />
    Savma, savunma.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&lt;&lt;&lt;&lt;ALINTI BEGiN&gt;&gt;&gt;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dua zamanı</span></span><br />
 <br />
Şu an içinde bulunduğumuz (bu gün itibariyle 14. gün) <br />
<br />
Safer ayı kameri ayların ikincisidir. Bu ayda çok musibetin ve belanın indiğine inanılır. Bütün günler ve aylar Allah Teâla’ya ait zaman dilimleri olduklarından, kendi başlarına fayda ve zarar verebilecek şeyler değildir. Bunlarda olan musîbetler gün veya aydan dolayı değil de, her şeyi takdir eden Allah  Teâla’nın takdiriyle olduğu bilinmelidir. Gerçi Cenâb-ı Hak, insanı her an imtihan etmektedir. Öyle ise, bize düşen vazife, her halukârda sabredip, başa gelecek olan bela ve musibetin imtihan için geldiğini ve Allah’a (c.c) tevekkül etmek gerektiğini unutmamalıyız.Bu ayda geçmiş kavimlere pek çok belâ ve musibetlerin indiği söylenmektedir.Bize düşen her an ve demde O’nun yüce dergâhına sığınmak, af ve mağfiretimizi istemektir.<br />
<br />
Bu ayda, yıl boyu inecek belalardan, kaza ve musibetlerden dua ve iltica ile Allah’a sığınmalıyız. Üzerimizden kaldırılması, İslâm ümmetinin ve mü’min kardeşlerimizin, hassetsen Kur’ân hizmetkârlarının bu belalardan muhafaza edilmelerini yüce Rabbimiz’den tazarru’ ve niyaz ile istirham etmeli, Koruyucuların en hayırlısı olan Allah’ın (cc) koruması, inâyeti ve muhafazasına hevâle etmeliyiz.<br />
<br />
Safer ayının ilk ve son çarşamba günü (10 şubat Çarşamba) , öğlen ve ikindi namazı arasında iki rek’at namaz kıldıktan sonra aşağıdaki duayı okumamız uygun olur.<br />
<br />
1 .Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi<br />
2. Rekât : Fatiha'dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Belaları Def u Ref etme duasi</span></span><br />
<br />
Bu namazdan sonra 100 kere "Yâ dâfia'l-belâyâ, idfâ anna'l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü'r-Râhimin, inneke alâ külli şey'in kadir" ( Ey belaları def u ref edecek olan Allah’ım! Bizden bütün belâ ve musibetleri def u ref eyle. Allah (cc) koruyucuların, muhafaza edenlerin en hayırlısıdır ve Erhâmü’r-Rahmîndir. Ey Rabbim! Senin her şeye gücün yeter” okunmalı ve dua edilmelidir.Elhamdülillahi Rabbil âlemîn.Vesselâtü vesselâmü alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmeîn.Va’fü annâ vağfir lena verhamnâ ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kafirîn.<br />
Varlığı canlarımızın cânı, nûru gözlerimizin ziyası Yüce Rabbimize, ilmi ve malûmatı adedince hamd ü sena, yolda ve darda  kalmışların biricik rehberi Hazreti Muhammed Mustafa'ya, tertemiz ailesine ve yıldızlar gibi etraflarına ışık saçan ashabına salât ü selam ederek bir kez daha Yüce Dergâh’a yöneliyor ve O’nun niyaz kapısının tokmağına dokunarak inliyoruz:<br />
Rabbimiz, Senden muhlis (ihlasa ermiş) ve muhlas (ihlasa erdirilmiş) kullarını te'yîd buyurduğun gibi, biz (aciz ve muhtaç) kullarını da, hakikate vâkıf olma adına yapmaya çalıştığımız okumalarımızı, ilimlerimizi ve amellerimizi ihlaslı kılarak te'yîd buyurmanı istiyoruz.<br />
Ey Ehad ve Vâhid ve Samed olan, Ey Ondan başka hiçbir ilâh bulunmayan, Ey bir olan ve hiçbir şeriki bulunmayan, Ey bütün mülk Onun olan ve bütün hamd ona mahsus olan, Ey hayatı veren ve ölümü veren, Ey bütün hayır elinde bulunan, Ey herşeye hakkıyla kadir olan, Ey bütün mahlûkatın dönüşü Ona olan Allah (c.c.)ım! Bizleri kâmil muvahhidlerden, Kur’âna ve Sünnete sâdık muhakkiklerden eyle.. sıddıklardan ve müttakî mü'minlerden eyle. Âmin.<br />
Allah (c.c.)ım! Ehadiyetinin sırrı hürmetine, bizleri esrarına naşir, kalbimizi imanın envârına mazhar eyle ve lisanımızı Kur'ân'ın hakaikiyle intak eyle.Ey kavmi içinde Nuh'un duasına icabet eden, ey düşmanlarına karşı İbrahim'e yardım eden, ey Yusuf'u tekrar Yakub'a kavuşturan, ey Eyyüb'den zararı kaldıran, ey Zekeriya'nın duasına cevap veren, ey Yunus ibni Mettâ'nın tevbesini kabul eden Allah (c.c.)ım! Bu müstecap duaların sahiplerinin hürmetine, bizleri ins ve cin şeytanlarının şerlerinden, zındıka ve ifsat komitelerinin entrikalarından muhafaza etmeni, düşmanlarımıza ve Kur’ân düşmanlarına karşı bize nusret vermeni, bizi nefislerimize terk etmemeni, sıkıntılarımızı kaldırmanı ve kalblerimizin ve umum mü’minlerin, Kur’ân hizmetkârlarının kalblerinin hastalıklarına şifa vermeni, korku ve endişeleri gidermeni, ‘bir takım korkular ve açlıklarla ve mal, can ve mahsul eksikliğiyle imtihan’ da sabrederek müjdeye mazhar olanlardan olmamızı senden istiyoruz.Ulemâ-i sû’, ümerâ-i sû, meşâyih-i sû’ ve mutrafîn-i sû’un kötülük ve hilelerinden bizleri muhafaza eyle.Bizlere dilimizle değil, halimizle, takvamızla, hilmimiz ve ilmimizle va’z etmeyi nasip eyle…Bizlere bir insanın elinden tutmadan önce kalbinden tutmanın sırlarını öğret Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Bizleri geçmişte kaybolmaktan, boğulmaktan  muhafaza ederek yarınlara, ebediyete hazırlananlardan eyle…Nazarlarımızı, Bakışlarımızı  ibret, sükutumuzu hikmet, konuşmamızı san’at ve mârifete dönüştür Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Boşa bakanlardan, başa kalkanlardan, boşa konuşanlardan, çaka satanlardan, hakkı söylemeyip susanlardan, menfaati için koşanlardan eyleme.Allah’ım!Zenginlerimizi hamiyetsiz, fakirlerimizi gayretsiz, âlimlerimizi amelsiz, idarecilerimizi adaletsiz bırakma Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Cehalet zaruret ve ihtilafa karşı açmış olduğumuz cihad-ı mâneviyemizde bizleri mansur ve muzaffer eyle Ya Rabbi!Semalarımızı bayraksız, bütün müslümanları hürriyetsiz, kadınlarımızı iffetsiz, mü’minleri izzetsiz,  camilerimizi cemaatsız, cemaatimizi de ilim ve hikmetsiz bırakma Ya Rabbi!<br />
Allah’ım!Her dâim  hem kavli hem de fiili dua yapmayı cümlemize nasip eyle Ya Rabbi!Dahilî ve hâricî düşmanlarımızdan, entrika ve hilelerinden sana sığındığımız gibi; cehaletden, tembellikten, yılgınlık ve korkaklıktan, kapasite israfından, zaman israfından, adam kıtlığından da sana sığınıyoruz, bizleri muhafaza eyle Ya Rabbi!<br />
Okul ve Üniversitelerimizi aklın nuru ve vicdanın ziyasıyla aydınlat ve Kur’ân hakikatlerinin tedrisi için birer eğitim yuvasına dönüştür Ya Rabbi!<br />
Bildiklerimizin hamili değil âmili olanlardan eyle Ya Rabbi!Din tâcirlerinin ve maneviyat simsarlarının şerrinden cümlemizi muhafaza eyle Ya Rabbi!Varlığıyla yokluğu belli olmayan, Müslümanların ızdırabıyla yanmayan, Seni hakkıyla anmayan, sahih bir imanla inanmayan kullardan eyleme…Müteharrik bir meyyit olmaktan, bâtılı Hak sanmaktan, ehl-i Hakka yan bakmaktan, inancını Şeytana satmaktan muhafaza eyle…<br />
Allah’ım!Baktıklarımızı  görmeyi, gördüklerimizi anlamayı, ferâsetli olmayı, Sırat-ı müstakîmi bulmayı, her an Hakk’ı korumayı cümlemize nasip eyle…<br />
Allah’ım!Kur’ ân’ı; mezarlara ve vicdanlara mahkum etmekten, dini sâdece beş vakte tahsis etmekten, dünyayı bilip ahireti bilmemekten muhâfaza buyur…<br />
Çaresizliğimizin çaresi sensin Allah’ım!Çarelerinden bizleri çaresiz kılma Allah’ım!<br />
İslâm’a kasdetmiş zalimlerin, Nemrutların, süfyanların, deccalların şerrinden bütün müslümanları muhafaza eyle Allah’ım!İslâm âlemi ve Müslümanlar üzerinde dolaşan karabulutları, oynanan oyunları def u ref eyle. Plân ve tuzaklarını ma’kûsen kendi aleyhlerine ve başlarına çevir yâ Rabbi!<br />
Allah’ım!Aklımıza  ilim ve hikmet, fikrimize ferâset ve basîret, bedenimize sıhhat ve âfiyetRuhumuza da tekâmül, ferahlık ve sükûnet ihsan eyle Ya Rabbi!<br />
Peygamberimiz (s.a.v)’in duasıyla Sana iltica ediyoruz:“Ey Kur’ân’ı indiren, bulutları gök yüzünde gezdiren ve düşman saflarını darmadağın edip bozguna uğratan Allah’ım! Düşmanları perişan et ve onlara karşı bize yardım et.” (Buhârî, Cihad, 112; Müslim, cihad,20)<br />
Birliğimizi, uhuvvetimizi, tesanüdümüzü bozmak isteyenlere fırsat verme Allah’ım!Ey rabbimiz!.. bizleri; nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve cennetü’l-firdevste mes’ud kıl!.... Âmin…âmin, âmin… Bihürmeti Seyyidi’l Mürselîn… <br />
<br />
<br />
Kaynak: Dua zamanı - İsmail AKSOY <br />
<br />
risalehaber com<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">&lt;&lt;&lt;&lt;ALINTI ENDE&gt;&gt;&gt;</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">RAŞiDi TARıKATINDA DA BELALARI DEFETME DUASI  (SAFER AYI DUASI) BUDUR</span></span><br />
<br />
<br />
Raşidi Tarikatında - Vedfea Duası (Bizden Uzak Eyle Duası)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">VEDFEA DUASI (Def eyle Duası)</span></span><br />
<br />
Vedfea  Duası  Budur<br />
<br />
Euzubillahimineşşeytanirracim<br />
Bismillahirrahmenirrahim<br />
Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne.<br />
Allahümme vedfe'anna şirkel müşrikiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna nifakel münafikiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna hasedel hasidiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna fıskel fasıkıyne.<br />
Allahümme vedfe'anna hıyanetel hainiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna kezibel kazibiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna ifsadel müfsidiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna israfel müsrifiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna adaavetel aduvviyne.<br />
Allahümme vedfe'anna sihres sahiriyne.<br />
Allahümme vedfe'anna neffasatil ugadiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna cürmel mücrimiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna zulmez zalimiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna vahşetel vahişiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna seyyietil müseyyi'iyne.<br />
Allahümme vedfe'anna hıyalel küllü mütehayyıliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna nazerel hainiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna keşfel küfrül kaşifiynes seyyiiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna şematati küllü şamitiyne.<br />
Allahümme vedfe'anna amelil bahilliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna gafeletel gafiliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna amelel yüraune.<br />
Allahümme vedfe'anna acelel küllü muacciliyne.<br />
Allahümme vedfe'anna tecavezel mütecaviziyne.<br />
Allahümme vedfe'anna inkarel münikiriyne.<br />
Allahümme vedfe'anna iftirael müfteriine.<br />
Allahümme vedfe'anna seerigal müseerigiine.<br />
Allahümme vedfe'anna naakısel munkısıine.<br />
Allahümme vedfe'anna deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sağ azı diş ile)<br />
Allahümme vedfe'anna şeytanirracim ve hizbehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sol azı diş ile)<br />
<br />
Rabbena ve takabbel bi duai.<br />
Rabbenağfirli veli valideyye velil mü'minine yevme yekumül hisab.<br />
İstecib duaena birhametike ya erhamerrahimin.<br />
Veselamün alel mürselin.<br />
Velhamdülillahi rabbil alemin.<br />
<br />
„inteha Vedfea Duası”<br />
Bina Eden<br />
Başağaçlı Raşit Tunca<br />
Schrems, 29 HAZiRAN 2019 Cumartesi<br />
Original Kar©glan<br />
</span><br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
VEDFEA DUASI<br />
<br />
صلاة ودفعن<br />
ودفعنا دعس<br />
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم <br />
<br />
<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا كُفْرَ الْكَافِرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا شِرْكَ الْمُشْرِكِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نِفَاقَ الْمُنَافِقِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا حَسَدَ الْحَاسِدِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا فِسْقَ الْفَاسِقِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا خِيَانَةَ الْخَائِنِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا كَذِبَ الْكَاذِبِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا إِفْسَادَ الْمُفْسِدِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا إِسْرَافَ الْمُسْرِفِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَدَاوَةَ الْعَدُوِّينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا سِحْرَ السَّاحِرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نَفَّاثَاتِ الْعُقَدِ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا جُرْمَ الْمُجْرِمِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا ظُلْمَ الظَّالِمِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا وَحْشَةَ الْوَحْشِيِّينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا سَيِّئَاتِ الْمُسِيئِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا خِيَالَ كُلِّ مُتَخَيِّلٍ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نَظَرَ الْخَائِنِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا كَشْفَ الْكُفْرِ الْكَاشِفِينَ السَّيِّئِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا شَمَاتَةَ كُلِّ شَامِتٍ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَمَلَ الْبَخِيلِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا غَفْلَةَ الْغَافِلِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَمَلَ الَّذِينَ يُرَاءُونَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا عَجَلَةَ كُلِّ مُعَجِّلٍ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا تَجَاوُزَ الْمُتَجَاوِزِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا إِنْكَارَ الْمُنْكِرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا افْتِرَاءَ الْمُفْتَرِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا سَرِقَةَ الْمُسَرِّقِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا نَاقِصِي الْمَنْقُصِينَ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا الدَّجَّالَ وَخَوَاصَّهُ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ<br />
اَللَّهُمَّ وَادْفَعْ عَنَّا الشَّيْطَانَ الرَّجِيمَ وَحِزْبَهُ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ<br />
<br />
رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ<br />
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ<br />
اسْتَجِبْ دُعَاءَنَا بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ<br />
وَالسَّلَامُ عَلَى الْمُرْسَلِينَ<br />
وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ<br />
</span></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Euzü Bi Kelimatillahit-tammati Min Şerri Ma Halak" Duası]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1872</link>
			<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 12:25:58 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1872</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=2700" target="_blank" title="">Euzü bi kelimatillahit-tammati -- Duasi V310320260503-N1.jpg</a> (Boyut: 767.57 KB / İndirmeler: 26)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Euzü Bi Kelimatillahit-tammati Min Şerri Ma Halak" Duası</span></span><br />
<br />
<br />
Peygamber Efendimizin mahlukatın şerrinden korunmak içim tavsiye ettiği "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak" duasının Arapçası, anlamı, okunuşu ve fazileti...<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapçası</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق<br />
</span></span><br />
<br />
Okunuşu: "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak"<br />
<br />
Anlamı: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"EUZÜ Bİ KELİMATİLLAHİT-TAMMATİ MİN ŞERRİ MA HALAK" DUASININ FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER</span></span><br />
<br />
Havle Binti Hakîm radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim”<br />
dedi:<br />
<br />
“Kim bir yerde konaklar da sonra “Yarattıklarının şerrinden Alllah’ın mükemmel kelimelerine (âyet, sıfat ve isimleri) sığınırım derse, konakladığı o yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez.” (Müslim, Zikir 54, 55. Aynca bk. Tirmizî, Daavât 40.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İNSANI KORUYAN DUALAR</span><br />
<br />
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:<br />
<br />
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.” (Müslim, Zikir 55.)<br />
<br />
"Zararlı dediğimiz, esasen her biri çeşitli görevler için yaratılmış hayvancıklardan insanı koruyan dualar vardır. O hayvanları bizim bildiğimiz bilmediğimiz hizmetler için yaratan Cenâb-ı Mevlâ, Resûl-i Ekrem vasıtasıyla bize onlardan korunmanın yollarını da öğretmiştir. Bu dua sadece akrepten değil, zarar veren her yaratıktan korunmak için de tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz “Kim bir yerde konaklar da sonra ‘Yarattıklarının şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım’ derse, konakladığı yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez” buyurmuştur.<br />
<br />
Bazı rivayetlerde bu duanın sabah ve akşam okunması, bazılarında da üçer defa tekrarlanması tavsiye edilmektedir.  <br />
<br />
Allah’ın mükemmel kelimeleri ifadesiyle Cenâb-ı Hakk’ın  takdiri veya O’nun şifalı sözleri yahut da Kur'ân-ı Kerîm’i kastedilmiş olabilir. Esasen bunlardan hangisinin kastedildiği çok önemli değildir. Önemli olan eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min şerri mâ halak denmesidir. Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti sözleriyle başlayan, muhtelif yerlerde ve zamanlarda okunması tavsiye edilen başka dualar da vardır." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Riyazüssalihin)</span></span><br />
<br />
Sabah Kalkınca ve Güneş Batıp Akşam Olunca Okunacak Sığınma Duasi<br />
<br />
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق<br />
<br />
Eûzü bi kelimâtillâhi't tâmmâti min şerri mâ halak.<br />
<br />
“Eûzü bi kelimatillahi't-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya'rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.”<br />
<br />
Bu duada geçen bazı ifadeler hadislerde ve ayetlerde vardır. Örneğin “Bütün yaratıkların şerrinden Allah'ın kusursuz kelamlarına (âyetlerine yani Kur'an’a) sığınırım.” kısmı hadislerde geçiyor.<br />
<br />
Yine “Yere giren ve oradan çıkan, gökten inen ve oraya yükselen ne varsa O, hepsini bilir. O rahîmdir, gafurdur (merhamet ve ihsanı boldur, çok affedicidir)." (Sebe’, 34/2) ayetinde geçen ifadeler de bu duada yer almıştır. Demek ki ayet ve hadislerde geçen ifadelerden toplanmış bir dua olduğu söylenebilir.<br />
<br />
Ancak bu şekliye ve tamamı bir arada olarak bir rivayete ulaşamadık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yukarıda geçen duanın anlamı özetle şudur:</span></span><br />
<br />
"Bütün yaratıkların şerrinden; gökten inen ve göğe çıkan her şeyin şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnesinden; hayra açılan yollar hariç bütün yolların şerrinden, Allah'ın kusursuz kelamlarına (âyetlerine yani Kur'an’a) sığınırım. Ey Rahman olan Allah'ım (beni muhafaza eyle)."<br />
<br />
Süheyl ibni Salih(r.a) şöyle der:"Ben,Peygamberimiz(s.a.v)'in huzurunda oturuyordum.<br />
Ashabdan bir Zât geldi ve"Ey Allah'ın Resûlü!Bu gece zehirlendim de sabaha kadar uyuyamadım."dedi<br />
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz"Ne ile zehirlendin".diye sordu."Akrep sokması ile"dedi<br />
Peygamber Efendimiz"Ama sen akşamleyin,(Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak)diye dua etseydin,inş akrep sana zarar vermezdi".buyurdu.<br />
Bu duanın meali:'Allah'ın yaratmış olduğu bütün mahlükâtın şerrinden,onun tam kelimelerine(kitaplarına veya sıfatlarına)sığınırım.'<br />
evet bol bol tesbih edilecek bır dua..hadi<br />
<br />
Bismillahirrrahmanirrahim<br />
<br />
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak<br />
<br />
<br />
Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh bu korunma duası Mumsema euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">bu korunma duası ve anlamı</span></span><br />
<br />
عَيْنٍ لَامَّةٍ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ<br />
<br />
-------------<br />
<br />
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ<br />
<br />
<br />
Okunuşu:”Euzü bikelimatillahi’t-tammati min şerri ma halak.”<br />
<br />
Anlamı:“Tamam olan kelimelerine tutunup bütün yarattıklarının şerrinde Allah’a sığınırım.”<br />
<br />
Bu duayayı sabah akşam 3 veya 7 defa okuyan üzerine gelecek her türlü zarar ve müsibetten Allah’ın korunmasına girer.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EL-HAFIZ İSMİNİN ANLAMI</span></span><br />
<br />
Âlimler bu ismin Allah (c.c) için koruma anlamında kullanıldığını belirtmişlerdir. Bunun aynında diğer anlamların da Allah (c.c) için sözkonusu olduğunu belirtenler vardır. Koruma namlıyla beraber “bilen” anlamının da muhtemel olduğunu (Ebulhasen, Eşarî, F.Razî) Allah’a (c.c) hiçbir şeyin gizli kalmadığı anlamında olduğunu (Maturidî) da söylemişlerdir.<br />
<br />
Sözkonusu olan HAFÎZ ve HÂFIZ isimlerini, alimlerin anlamlandırmaları dikkate alındığından şu üç gurupta mütalaâ etmek mümkün olabilir<br />
<br />
1–Kâinatın düzenini koyup sürdüren :Yani düzenin sürmesi için kuralları koyarak bunu sağlayan ve kâinatı koruyan,<br />
2–İnsanları değişik tehlikelere karşı koruyan, niyetlerini ve sırlarını bilen, davranışlarını kaybolmaktan meleklere tescil ettirerek koruyan, dostlarını koruyan,<br />
3–Kur’ân-ı Kerîm’i unutulmaktan, tahriften, ihmalden koruyan.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SABAH AKSAM 4 KERE</span></span><br />
<br />
<br />
اللّهُـمَّ بِكَ أَصْـبَحْنا وَبِكَ أَمْسَـينا ، وَبِكَ نَحْـيا وَبِكَ نَمـوتُ وَإِلَـيْكَ النِّـشور اللّهُـمَّ بِكَ أَمْسَـينا، وَبِكَ أَصْـبَحْنا، وَبِكَ نَحْـيا، وَبِكَ نَمـوتُ وَإِلَـيْكَ المَصـير<br />
<br />
Allahumme bike esbehana we bike emseyana we bike nehya we bike nemutu ve ileyke nuşurç<br />
<br />
"Allah'ım! Seninle sabahladık ve seninle akşamladık. Seninle yaşar ve seninle ölürüz. Ve dönüş sanadır." (Tirmizi; Bkz. Sahihu't-Tirmizi: 3/142)<br />
<br />
<br />
Euzu bi Kelimâtillâhi T tâmmeti min kulli şeytanin ve Hammetin ve min külli aynin Lammeh ne demek?<br />
<br />
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ<br />
<br />
Bebeklere ve tüm insanlara…"Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh." bu da türkçesi: "Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."<br />
Euzu Bikelimatillahi Ttammati min şerri ma halak ne için okunur?<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">euzu bikelimatillahi arapça yazılışı ve hadis kaynağı:</span></span><br />
<br />
(3371) عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ : ( كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُعَوِّذُ الْحَسَنَ وَالْحُسَيْنَ وَيَقُولُ : إِنَّ أَبَاكُمَا كَانَ يُعَوِّذُ بِهَا إِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ : أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ ) .<br />
قال ابن حجر في “فتح الباري” (6/410) :<br />
<br />
Korunma duasının Arapça yazılış şekli ile yazdığımız buhari’de (fethul bari) geçen hadiste Emine Abbas radıyallahu anhuma şöyle rivayet ediyor:<br />
<br />
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz Hasan ve Hz Hüseyin için bu duayı okur ve buyuruldu ki izin babanız ismail’i ve İshak için okurdu.<br />
<br />
Euzu bi kelimâtillâhi’t-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammetin (veya lammeh)<br />
<br />
Bu koruma duası çok faziletlidir etkisi çoktur her müslüman çocuklarına sabah akşam okumalıdır.<br />
<br />
Şeytandan Korunma Duası; “Eûzü bi kelimatillahi't-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya'rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.” <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Min şerri ma halak nedir?</span></span><br />
<br />
Min şerri mâ halak(halaka). Bu kökün genel anlamı; halk, huluk/ahlak, yaratılmış gibidir. … Yani bu kavrama bakıldığında çıkması gereken sonuç; temel ahlaki prensiplerle donanmış, yani halk olma/toplu yaşama bilincine erişmiş olanlardır. Bu, kelebeklerin neden sadece iki gün yaşadığı sorusuna verilen yanıt gibidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zerae ne demek?</span></span><br />
<br />
Zerae ذَرَأَ fiili Kur'ân bütünlüğü içinde “yaratmak, ekmek, dikmek, ortaya çıkarmak, yetiştirmek, bitkiyi bitirmek” anlamında kullanıldığı halde birçok tefsir ve mealde “yarattı خَلَقَ” anlamı verilerek cinlerden ve insanlardan birçoğunun cehennem için yaratıldığı anlamı verilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ve min külli aynin Lammeh ne demek?</span></span><br />
<br />
Peygamber Efendimizin (S.A.V) Okuduğu Nazar Duası : Okunuşu “Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh.” Türkçesi “Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Euzü bi-Kelimâtillahittâmmeti min şerri külli Şeytânin ve Hâmmetin ve min şerri külli aynin Lâmmeh nedir?</span></span><br />
<br />
“Euzü bi–kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmeh” (Şeytanların, haşaratın ve kem gözlerin şerrinden Allah'ın kusursuz kelamlarına sığınırım.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar duası kendine nasıl okunur?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazara Karşı Okunacak Dua ve Ayetler:</span></span><br />
<br />
<br />
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ<br />
<br />
"Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn, Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn"<br />
<br />
Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Kalem Suresi 51)</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu: </span>“Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmeh”<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Anlamı: </span>Şeytanların, haşaratın ve kem gözlerin şerrinden Allah'ın kusursuz kelamlarına sığınırım.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span> Bi'smi'llâhi'r-rahmâni'r-rahîm.<br />
"Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn, Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar duası nasıl yazılır?</span></span><br />
<br />
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber efendimiz nazar için ne okurdu?</span></span><br />
<br />
Peygamber Efendimizin Nazar Okunuşu "Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh." Peygamber Efendimizin Nazar Türkçesi "Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar Arapça nedir?</span></span><br />
<br />
Nazar kelimesi Türkçe'de "bakma, bakış" anlamına gelir. Arapça nẓr kökünden gelen naẓar نظر z "bakma, bakış" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça naẓara نظر z "baktı" fiilinin masdarıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar ayetleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil ard. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi, ya'lemü mâ beyne eydîhim, vemâ halfehüm, velâ yühîtûne bişey'in min ilmihî, illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard, Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar için Felak Nas kaç kere okunur?</span></span><br />
<br />
Rasulullah aleyhisselam Felak–Nas surelerinin sabah ve akşam zikirlerinde üçer defa okunmasını buyurmaktadır. Uyurken İhlas, felak, nas ve ayet-el kürsi üçer defa avuca okunur ve vücuda sıvazlanır. Nazar ve büyü gibi etkilerden korunur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En etkili nazar duası hangisi?</span></span><br />
<br />
Nazar duası okunuşu şöyledir: Euzü bi kelimatillahitammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri kulli aynin lamme. Her türlü şeytandan, kem gözlerden, zararlı tüm şeylerden, bütün kelimelerin yüzü ve suyu hürmetine Allah'a sığınıyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar değen kişiye hangi dua okunur?</span></span><br />
<br />
﴾1-6﴿ Kul, euzü birabbin nâs, melikin nâs, ilâhin nâs, min şerril vasvasil hannas, elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs, minel cinneti ven nâs. Ayrıca, Kalem suresinin 51'inci ve 52'nci ayetlerinin (Nazar Duası) de nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu söylenir.<br />
<br />
"Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn, Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn"</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=2700" target="_blank" title="">Euzü bi kelimatillahit-tammati -- Duasi V310320260503-N1.jpg</a> (Boyut: 767.57 KB / İndirmeler: 26)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Euzü Bi Kelimatillahit-tammati Min Şerri Ma Halak" Duası</span></span><br />
<br />
<br />
Peygamber Efendimizin mahlukatın şerrinden korunmak içim tavsiye ettiği "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak" duasının Arapçası, anlamı, okunuşu ve fazileti...<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Arapçası</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><br />
<span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><br />
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق<br />
</span></span><br />
<br />
Okunuşu: "Euzü bi kelimatillahit-tammati min şerri ma halak"<br />
<br />
Anlamı: "Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"EUZÜ Bİ KELİMATİLLAHİT-TAMMATİ MİN ŞERRİ MA HALAK" DUASININ FAZİLETİ İLE İLGİLİ HADİSLER</span></span><br />
<br />
Havle Binti Hakîm radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim”<br />
dedi:<br />
<br />
“Kim bir yerde konaklar da sonra “Yarattıklarının şerrinden Alllah’ın mükemmel kelimelerine (âyet, sıfat ve isimleri) sığınırım derse, konakladığı o yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez.” (Müslim, Zikir 54, 55. Aynca bk. Tirmizî, Daavât 40.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İNSANI KORUYAN DUALAR</span><br />
<br />
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre şöyle dedi:<br />
<br />
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e akrep tarafından sokulmuş bir kimse getirilirdi. Râvi dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Eğer bu zat, yarattığı şeylerin şerrinden Allah’ın tam olan kelimelerine sığınırım, deseydi sokulmazdı, veya ona zarar veremezdi.” (Müslim, Zikir 55.)<br />
<br />
"Zararlı dediğimiz, esasen her biri çeşitli görevler için yaratılmış hayvancıklardan insanı koruyan dualar vardır. O hayvanları bizim bildiğimiz bilmediğimiz hizmetler için yaratan Cenâb-ı Mevlâ, Resûl-i Ekrem vasıtasıyla bize onlardan korunmanın yollarını da öğretmiştir. Bu dua sadece akrepten değil, zarar veren her yaratıktan korunmak için de tavsiye edilmiştir. Peygamber Efendimiz “Kim bir yerde konaklar da sonra ‘Yarattıklarının şerrinden Allah’ın mükemmel kelimelerine sığınırım’ derse, konakladığı yerden ayrılıncaya kadar hiçbir şey ona zarar vermez” buyurmuştur.<br />
<br />
Bazı rivayetlerde bu duanın sabah ve akşam okunması, bazılarında da üçer defa tekrarlanması tavsiye edilmektedir.  <br />
<br />
Allah’ın mükemmel kelimeleri ifadesiyle Cenâb-ı Hakk’ın  takdiri veya O’nun şifalı sözleri yahut da Kur'ân-ı Kerîm’i kastedilmiş olabilir. Esasen bunlardan hangisinin kastedildiği çok önemli değildir. Önemli olan eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min şerri mâ halak denmesidir. Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti sözleriyle başlayan, muhtelif yerlerde ve zamanlarda okunması tavsiye edilen başka dualar da vardır." <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Riyazüssalihin)</span></span><br />
<br />
Sabah Kalkınca ve Güneş Batıp Akşam Olunca Okunacak Sığınma Duasi<br />
<br />
أعوذ بكلمات الله التامات من شر من خلق<br />
<br />
Eûzü bi kelimâtillâhi't tâmmâti min şerri mâ halak.<br />
<br />
“Eûzü bi kelimatillahi't-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya'rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.”<br />
<br />
Bu duada geçen bazı ifadeler hadislerde ve ayetlerde vardır. Örneğin “Bütün yaratıkların şerrinden Allah'ın kusursuz kelamlarına (âyetlerine yani Kur'an’a) sığınırım.” kısmı hadislerde geçiyor.<br />
<br />
Yine “Yere giren ve oradan çıkan, gökten inen ve oraya yükselen ne varsa O, hepsini bilir. O rahîmdir, gafurdur (merhamet ve ihsanı boldur, çok affedicidir)." (Sebe’, 34/2) ayetinde geçen ifadeler de bu duada yer almıştır. Demek ki ayet ve hadislerde geçen ifadelerden toplanmış bir dua olduğu söylenebilir.<br />
<br />
Ancak bu şekliye ve tamamı bir arada olarak bir rivayete ulaşamadık.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yukarıda geçen duanın anlamı özetle şudur:</span></span><br />
<br />
"Bütün yaratıkların şerrinden; gökten inen ve göğe çıkan her şeyin şerrinden; gecenin ve gündüzün fitnesinden; hayra açılan yollar hariç bütün yolların şerrinden, Allah'ın kusursuz kelamlarına (âyetlerine yani Kur'an’a) sığınırım. Ey Rahman olan Allah'ım (beni muhafaza eyle)."<br />
<br />
Süheyl ibni Salih(r.a) şöyle der:"Ben,Peygamberimiz(s.a.v)'in huzurunda oturuyordum.<br />
Ashabdan bir Zât geldi ve"Ey Allah'ın Resûlü!Bu gece zehirlendim de sabaha kadar uyuyamadım."dedi<br />
Bunun üzerine Peygamber Efendimiz"Ne ile zehirlendin".diye sordu."Akrep sokması ile"dedi<br />
Peygamber Efendimiz"Ama sen akşamleyin,(Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak)diye dua etseydin,inş akrep sana zarar vermezdi".buyurdu.<br />
Bu duanın meali:'Allah'ın yaratmış olduğu bütün mahlükâtın şerrinden,onun tam kelimelerine(kitaplarına veya sıfatlarına)sığınırım.'<br />
evet bol bol tesbih edilecek bır dua..hadi<br />
<br />
Bismillahirrrahmanirrahim<br />
<br />
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti küllihâ min şerri mâhalak<br />
<br />
<br />
Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh bu korunma duası Mumsema euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">bu korunma duası ve anlamı</span></span><br />
<br />
عَيْنٍ لَامَّةٍ أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ<br />
<br />
-------------<br />
<br />
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ<br />
<br />
<br />
Okunuşu:”Euzü bikelimatillahi’t-tammati min şerri ma halak.”<br />
<br />
Anlamı:“Tamam olan kelimelerine tutunup bütün yarattıklarının şerrinde Allah’a sığınırım.”<br />
<br />
Bu duayayı sabah akşam 3 veya 7 defa okuyan üzerine gelecek her türlü zarar ve müsibetten Allah’ın korunmasına girer.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EL-HAFIZ İSMİNİN ANLAMI</span></span><br />
<br />
Âlimler bu ismin Allah (c.c) için koruma anlamında kullanıldığını belirtmişlerdir. Bunun aynında diğer anlamların da Allah (c.c) için sözkonusu olduğunu belirtenler vardır. Koruma namlıyla beraber “bilen” anlamının da muhtemel olduğunu (Ebulhasen, Eşarî, F.Razî) Allah’a (c.c) hiçbir şeyin gizli kalmadığı anlamında olduğunu (Maturidî) da söylemişlerdir.<br />
<br />
Sözkonusu olan HAFÎZ ve HÂFIZ isimlerini, alimlerin anlamlandırmaları dikkate alındığından şu üç gurupta mütalaâ etmek mümkün olabilir<br />
<br />
1–Kâinatın düzenini koyup sürdüren :Yani düzenin sürmesi için kuralları koyarak bunu sağlayan ve kâinatı koruyan,<br />
2–İnsanları değişik tehlikelere karşı koruyan, niyetlerini ve sırlarını bilen, davranışlarını kaybolmaktan meleklere tescil ettirerek koruyan, dostlarını koruyan,<br />
3–Kur’ân-ı Kerîm’i unutulmaktan, tahriften, ihmalden koruyan.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SABAH AKSAM 4 KERE</span></span><br />
<br />
<br />
اللّهُـمَّ بِكَ أَصْـبَحْنا وَبِكَ أَمْسَـينا ، وَبِكَ نَحْـيا وَبِكَ نَمـوتُ وَإِلَـيْكَ النِّـشور اللّهُـمَّ بِكَ أَمْسَـينا، وَبِكَ أَصْـبَحْنا، وَبِكَ نَحْـيا، وَبِكَ نَمـوتُ وَإِلَـيْكَ المَصـير<br />
<br />
Allahumme bike esbehana we bike emseyana we bike nehya we bike nemutu ve ileyke nuşurç<br />
<br />
"Allah'ım! Seninle sabahladık ve seninle akşamladık. Seninle yaşar ve seninle ölürüz. Ve dönüş sanadır." (Tirmizi; Bkz. Sahihu't-Tirmizi: 3/142)<br />
<br />
<br />
Euzu bi Kelimâtillâhi T tâmmeti min kulli şeytanin ve Hammetin ve min külli aynin Lammeh ne demek?<br />
<br />
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ<br />
<br />
Bebeklere ve tüm insanlara…"Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh." bu da türkçesi: "Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."<br />
Euzu Bikelimatillahi Ttammati min şerri ma halak ne için okunur?<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">euzu bikelimatillahi arapça yazılışı ve hadis kaynağı:</span></span><br />
<br />
(3371) عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ : ( كَانَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُعَوِّذُ الْحَسَنَ وَالْحُسَيْنَ وَيَقُولُ : إِنَّ أَبَاكُمَا كَانَ يُعَوِّذُ بِهَا إِسْمَاعِيلَ وَإِسْحَاقَ : أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ ، مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ ، وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لاَمَّةٍ ) .<br />
قال ابن حجر في “فتح الباري” (6/410) :<br />
<br />
Korunma duasının Arapça yazılış şekli ile yazdığımız buhari’de (fethul bari) geçen hadiste Emine Abbas radıyallahu anhuma şöyle rivayet ediyor:<br />
<br />
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hz Hasan ve Hz Hüseyin için bu duayı okur ve buyuruldu ki izin babanız ismail’i ve İshak için okurdu.<br />
<br />
Euzu bi kelimâtillâhi’t-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammetin (veya lammeh)<br />
<br />
Bu koruma duası çok faziletlidir etkisi çoktur her müslüman çocuklarına sabah akşam okumalıdır.<br />
<br />
Şeytandan Korunma Duası; “Eûzü bi kelimatillahi't-tammati min şerri ma haleka ve zerae ve berae ve minşerri ma yenzilü minessemai ve min şerri ma ya'rucu fiha ve min şerri fitnetilleyli vennehari ve min şerri külli tarikın illa tarikan yatruku bihayrin ya Rahman.” <br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Min şerri ma halak nedir?</span></span><br />
<br />
Min şerri mâ halak(halaka). Bu kökün genel anlamı; halk, huluk/ahlak, yaratılmış gibidir. … Yani bu kavrama bakıldığında çıkması gereken sonuç; temel ahlaki prensiplerle donanmış, yani halk olma/toplu yaşama bilincine erişmiş olanlardır. Bu, kelebeklerin neden sadece iki gün yaşadığı sorusuna verilen yanıt gibidir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zerae ne demek?</span></span><br />
<br />
Zerae ذَرَأَ fiili Kur'ân bütünlüğü içinde “yaratmak, ekmek, dikmek, ortaya çıkarmak, yetiştirmek, bitkiyi bitirmek” anlamında kullanıldığı halde birçok tefsir ve mealde “yarattı خَلَقَ” anlamı verilerek cinlerden ve insanlardan birçoğunun cehennem için yaratıldığı anlamı verilmektedir.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ve min külli aynin Lammeh ne demek?</span></span><br />
<br />
Peygamber Efendimizin (S.A.V) Okuduğu Nazar Duası : Okunuşu “Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh.” Türkçesi “Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Euzü bi-Kelimâtillahittâmmeti min şerri külli Şeytânin ve Hâmmetin ve min şerri külli aynin Lâmmeh nedir?</span></span><br />
<br />
“Euzü bi–kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmeh” (Şeytanların, haşaratın ve kem gözlerin şerrinden Allah'ın kusursuz kelamlarına sığınırım.)<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar duası kendine nasıl okunur?</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazara Karşı Okunacak Dua ve Ayetler:</span></span><br />
<br />
<br />
وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ<br />
<br />
"Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn, Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn"<br />
<br />
Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(Kalem Suresi 51)</span></span><br />
<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu: </span>“Euzü bi-kelimâtillahittâmmeti min şerri külli şeytânin ve hâmmetin ve min şerri külli aynin lâmmeh”<br />
   <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Anlamı: </span>Şeytanların, haşaratın ve kem gözlerin şerrinden Allah'ın kusursuz kelamlarına sığınırım.<br />
    <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okunuşu:</span> Bi'smi'llâhi'r-rahmâni'r-rahîm.<br />
"Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn, Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar duası nasıl yazılır?</span></span><br />
<br />
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azîm.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Peygamber efendimiz nazar için ne okurdu?</span></span><br />
<br />
Peygamber Efendimizin Nazar Okunuşu "Euzu bi kelimâtillâhi't-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh." Peygamber Efendimizin Nazar Türkçesi "Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah'a sığınırım."<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar Arapça nedir?</span></span><br />
<br />
Nazar kelimesi Türkçe'de "bakma, bakış" anlamına gelir. Arapça nẓr kökünden gelen naẓar نظر z "bakma, bakış" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça naẓara نظر z "baktı" fiilinin masdarıdır.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar ayetleri nelerdir?</span></span><br />
<br />
Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil ard. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi, ya'lemü mâ beyne eydîhim, vemâ halfehüm, velâ yühîtûne bişey'in min ilmihî, illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel ard, Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar için Felak Nas kaç kere okunur?</span></span><br />
<br />
Rasulullah aleyhisselam Felak–Nas surelerinin sabah ve akşam zikirlerinde üçer defa okunmasını buyurmaktadır. Uyurken İhlas, felak, nas ve ayet-el kürsi üçer defa avuca okunur ve vücuda sıvazlanır. Nazar ve büyü gibi etkilerden korunur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En etkili nazar duası hangisi?</span></span><br />
<br />
Nazar duası okunuşu şöyledir: Euzü bi kelimatillahitammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri kulli aynin lamme. Her türlü şeytandan, kem gözlerden, zararlı tüm şeylerden, bütün kelimelerin yüzü ve suyu hürmetine Allah'a sığınıyorum.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nazar değen kişiye hangi dua okunur?</span></span><br />
<br />
﴾1-6﴿ Kul, euzü birabbin nâs, melikin nâs, ilâhin nâs, min şerril vasvasil hannas, elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs, minel cinneti ven nâs. Ayrıca, Kalem suresinin 51'inci ve 52'nci ayetlerinin (Nazar Duası) de nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu söylenir.<br />
<br />
"Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn, Ve mâ huve illâ zikrun lil âlemîn"</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hangi surede geçmektedir? Fazileti Nedir?]]></title>
			<link>https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1682</link>
			<pubDate>Sat, 28 May 2022 01:27:48 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://dini-forum.com/member.php?action=profile&uid=2">Selim46</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://dini-forum.com/showthread.php?tid=1682</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=803" target="_blank" title="">Calligraphy Arapça Hat Yazılı Dini Resim V270520220427-N36.jpg</a> (Boyut: 1.07 MB / İndirmeler: 218)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hangi surede geçmektedir? Fazileti Nedir?</span><br />
<br />
"Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hasbünallahü ve Nimel Vekil'in anlamı nedir?  Hasbünallahü ve Nimel Vekil ayeti hangi surede geçmektedir? Hasbünallahu ve Nimel Vekil'in fazileti, önemi, ilgili ayet ve hadisler...<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in en kritik anlarda, Hz. İbrahim -aleyhisselâm-'ın ateşe atılırken okuduğu "Hasbünallahü ve Nimel Vekil" duasıdır. Bu duanın sık sık okuması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> "Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span> “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Not:</span> "Hasbüyallahu ve Ni’mel Vekîl" demek “Allah bana yeter, O ne güzel vekildir” demektir.<br />
Hasbünallahü ve Nimel Vekil (Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir) Duası<br />
<br />
Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Ayeti Kerime<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
ٱلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ ٱلنَّاسُ إِنَّ ٱلنَّاسَ قَدْ جَمَعُوا۟ لَكُمْ فَٱخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَٰنًا وَقَالُوا۟ حَسْبُنَا ٱللَّهُ وَنِعْمَ ٱلْوَكِيلُ فَٱنقَلَبُوا۟ بِنِعْمَةٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَضْلٍ لَّمْ يَمْسَسْهُمْ سُوٓءٌ وَٱتَّبَعُوا۟ رِضْوَٰنَ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ ذُو فَضْلٍ عَظِيمٍ<br />
<br />
“Bazı münâfık kişilerin müslümanlara ‘düşmanlarınız size hücum için hazırlandılar; aman onlardan sakının!’ demeleri, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve ‘Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!’ dediler. Bunun üzerine onlara hiç bir zarar dokunmadan, Allah’ın nimet ve ikrâmlarıyla döndüler. Böylece Allah’ın rızâsına tâlip oldular. Allah büyük kerem sahibidir.” <br />
<br />
(Âl-i İmrân sûresi, 173-174)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetle İlgili Açıklamalar</span><br />
<br />
Rivâyetlere göre Küçük Bedir Gazvesi demek olan Bedr-i suğrâ’da Ebû Süfyân komutasındaki müşriklerle karşılaşmaya hazırlanan İslâm askerlerine bazı münâfıklar, Kureyş ve yandaşlarının büyük bir güç oluşturduklarını söyleyerek onları caydırmaya çalışmışlardı. Ne var ki bu haber, mü’minlerin Allah’a güvenlerini ve zafere olan inançlarını iyice pekiştirmiş ve kuvvetlendirmişti. “Allah bize yeter, düşmanın sayısı önemli değil!” şeklindeki teslimiyetleri Allah’ın rızâsını her şeyden önde tutmaları, en küçük bir sıkıntıya düşmeden başarılı olmalarını sağlamıştı. Zira Allah Teâlâ kendisine güvenenlerin güvenini asla boşa çıkarmaz.<br />
<br />
Mü’minlerde bulunması gerekli olan, inançta tereddütsüzlük ve Allah’a sarsılmaz itimad, onların en büyük gücü ve başarılarının sırrıdır.<br />
Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Hadis-i Şerif<br />
<br />
Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:<br />
<br />
“Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” sözünü, ateşe atıldığında İbrahim aleyhisselâm söylemiştir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bu sözü “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çaresine bakınız!” dediklerinde söylemiştir. Nitekim bu haber müslümanların imanını arttırmıştı ve onlar hep birlikte “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” demişlerdi.<br />
<br />
Buhârî’nin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan naklettiği bir başka rivayette Abdullah şöyle demiştir:<br />
<br />
“Ateşe atıldığı zaman İbrahim aleyhisselâm’ın son sözü:<br />
<br />
“Allah bana yeter, o ne güzel vekildir” demek olmuştur. (Buhârî, Tefsîrû sûre (3), 13)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hadisle İlgili Açıklamalar</span><br />
<br />
Büyük sahâbî Abdullah İbni Abbas’ın bu beyanlarından, tevekkülün en kısa ve kesin ifadesi olan “hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözünü Hz. İbrahim ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in en kritik anlarda söylemiş olduklarını öğrenmekteyiz.<br />
<br />
Hadiste söz konusu olan olayların ilki Hz. İbrahim’in, Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atılmasıdır. İkincisi de İslâm tarihinde “Bedr-i suğra” (Küçük Bedir Savaşı) diye bilinen hadisedir. Her iki olaya da Kur’an-ı Kerim’de işaret buyurulmaktadır.<br />
<br />
İbrahim aleyhisselâm’ın ateşe atılma olayı Kur’an-ı Kerîm’de tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır [Enbiyâ sûresi (22), 51-70]. Ta baştan beri Allah’a tam bir güven içinde bulunan Hz. İbrahim en son anda, ateşe fırlatılırken de aynı itmi’nan ve güven ile “Allah bana yeter, ne güzel vekildir O!” teslimiyeti içinde sadece Allah’tan yardım beklediğini dile getiriyordu. Sonuç ise, gerçek tevekkülün akıllara hayret veren mutlu sonu idi: Kızgın ateşin serinlik veren bir ortama dönüşmesi... Çünkü Allah her şeye kâdirdir. Mesele O’na güvenmektedir.<br />
<br />
Hz. Peygamber ile ilgili olaya ise Âl-i İmrân sûresinin 173. âyetinde işâret buyurulmaktadır. Uhud Savaşı’ndan sonra Ebû Süfyân, “Bir sene sonra Bedir’de buluşalım” demiş, Hz. Peygamber de “inşaallah” diye cevap vermişti. Vakit gelince Ebû Süfyân Mekke’li müşriklerden topladığı güçle Merru’z-zahran denilen yere kadar gelip ordugâh kurmuştu. Ancak kalbine düşen korku sonucu Mekke’ye geri dönmeye karar vermişti. Tam bu sırada Medine’ye gitmekte olan Nuaym İbni Mes’ud ve adamlarıyla karşılaştı. Henüz müslüman olmayan Nuaym’a;<br />
<br />
- Al sana on deve! Medine’ye gittiğinde, büyük bir kuvvetle gelmişler, seni bekliyorlar, diye Muhammed’i korkut! demişti. Nuaym Medine’de Hz. Peygamber’i harb hazırlıkları içinde buldu. Ebû Süfyân’ın isteğini yerine getirerek:<br />
<br />
- Ebû Süfyân, Mekkelileri toplayıp gelmiş, sizi bekliyor. Giderseniz hiçbiriniz geri dönemez! diye müslümanları korkutmak istedi. Başta Hz. Peygamber olmak üzere ashâb-ı kirâmın Allah’a iman ve güvenleri artmış ve “Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!” demişler ve sözleşilen yere hareket etmişlerdi. Bedir mevkiine gelince düşmanın çoktan çekip gittiğini gördüler. Panayır süresinde orada kalıp ticaret yaptılar; sonra da Medine’ye döndüler.<br />
<br />
İbn Abbas’ın bu rivayeti bir taraftan tevekkül ve yakîn’in, peygamberlerin hayatındaki yerini gösterirken, diğer taraftan onun fevkalâde yüksek bir seviye işi olduğuna dikkat çekmiş olmakta, bu seviyeyi kazanmaya teşvikte bulunmaktadır.<br />
Evden Çıkarken Okunacak Dua:<br />
<br />
Evden çıkarken en az üç def’a aşağıdak duânın okunması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span>“Bismillahi, hasbiyallahu tevekkeltü alallah, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span> “Allah’ın adıyla! Allah’a tevekkül ettim. Allah’a dayanmaktan başka kudret ve kuvvet yoktur.” (Ebû Dâvud, Edeb, 102-103)<br />
<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><!-- start: postbit_attachments_attachment -->
<br /><!-- start: attachment_icon -->
<img src="https://dini-forum.com/images/attachtypes/image.png" title="JPG Image" border="0" alt=".jpg" />
<!-- end: attachment_icon -->&nbsp;&nbsp;<a href="attachment.php?aid=803" target="_blank" title="">Calligraphy Arapça Hat Yazılı Dini Resim V270520220427-N36.jpg</a> (Boyut: 1.07 MB / İndirmeler: 218)
<!-- end: postbit_attachments_attachment --><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">"Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hangi surede geçmektedir? Fazileti Nedir?</span><br />
<br />
"Hasbünallahu ve Nimel Vekil" ne demektir? Hasbünallahü ve Nimel Vekil'in anlamı nedir?  Hasbünallahü ve Nimel Vekil ayeti hangi surede geçmektedir? Hasbünallahu ve Nimel Vekil'in fazileti, önemi, ilgili ayet ve hadisler...<br />
<br />
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in en kritik anlarda, Hz. İbrahim -aleyhisselâm-'ın ateşe atılırken okuduğu "Hasbünallahü ve Nimel Vekil" duasıdır. Bu duanın sık sık okuması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span> "Hasbünallahu ve Ni’mel Vekîl"<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span> “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Not:</span> "Hasbüyallahu ve Ni’mel Vekîl" demek “Allah bana yeter, O ne güzel vekildir” demektir.<br />
Hasbünallahü ve Nimel Vekil (Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir) Duası<br />
<br />
Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Ayeti Kerime<br />
<br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم</span><br />
<br />
ٱلَّذِينَ قَالَ لَهُمُ ٱلنَّاسُ إِنَّ ٱلنَّاسَ قَدْ جَمَعُوا۟ لَكُمْ فَٱخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَٰنًا وَقَالُوا۟ حَسْبُنَا ٱللَّهُ وَنِعْمَ ٱلْوَكِيلُ فَٱنقَلَبُوا۟ بِنِعْمَةٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَفَضْلٍ لَّمْ يَمْسَسْهُمْ سُوٓءٌ وَٱتَّبَعُوا۟ رِضْوَٰنَ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ ذُو فَضْلٍ عَظِيمٍ<br />
<br />
“Bazı münâfık kişilerin müslümanlara ‘düşmanlarınız size hücum için hazırlandılar; aman onlardan sakının!’ demeleri, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve ‘Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!’ dediler. Bunun üzerine onlara hiç bir zarar dokunmadan, Allah’ın nimet ve ikrâmlarıyla döndüler. Böylece Allah’ın rızâsına tâlip oldular. Allah büyük kerem sahibidir.” <br />
<br />
(Âl-i İmrân sûresi, 173-174)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Ayetle İlgili Açıklamalar</span><br />
<br />
Rivâyetlere göre Küçük Bedir Gazvesi demek olan Bedr-i suğrâ’da Ebû Süfyân komutasındaki müşriklerle karşılaşmaya hazırlanan İslâm askerlerine bazı münâfıklar, Kureyş ve yandaşlarının büyük bir güç oluşturduklarını söyleyerek onları caydırmaya çalışmışlardı. Ne var ki bu haber, mü’minlerin Allah’a güvenlerini ve zafere olan inançlarını iyice pekiştirmiş ve kuvvetlendirmişti. “Allah bize yeter, düşmanın sayısı önemli değil!” şeklindeki teslimiyetleri Allah’ın rızâsını her şeyden önde tutmaları, en küçük bir sıkıntıya düşmeden başarılı olmalarını sağlamıştı. Zira Allah Teâlâ kendisine güvenenlerin güvenini asla boşa çıkarmaz.<br />
<br />
Mü’minlerde bulunması gerekli olan, inançta tereddütsüzlük ve Allah’a sarsılmaz itimad, onların en büyük gücü ve başarılarının sırrıdır.<br />
Hasbünallahü ve Nimel Vekil ile İlgili Hadis-i Şerif<br />
<br />
Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:<br />
<br />
“Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” sözünü, ateşe atıldığında İbrahim aleyhisselâm söylemiştir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bu sözü “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çaresine bakınız!” dediklerinde söylemiştir. Nitekim bu haber müslümanların imanını arttırmıştı ve onlar hep birlikte “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” demişlerdi.<br />
<br />
Buhârî’nin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan naklettiği bir başka rivayette Abdullah şöyle demiştir:<br />
<br />
“Ateşe atıldığı zaman İbrahim aleyhisselâm’ın son sözü:<br />
<br />
“Allah bana yeter, o ne güzel vekildir” demek olmuştur. (Buhârî, Tefsîrû sûre (3), 13)<br />
<br />
    <span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Hadisle İlgili Açıklamalar</span><br />
<br />
Büyük sahâbî Abdullah İbni Abbas’ın bu beyanlarından, tevekkülün en kısa ve kesin ifadesi olan “hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözünü Hz. İbrahim ve Hz. Peygamber (s.a.v)’in en kritik anlarda söylemiş olduklarını öğrenmekteyiz.<br />
<br />
Hadiste söz konusu olan olayların ilki Hz. İbrahim’in, Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atılmasıdır. İkincisi de İslâm tarihinde “Bedr-i suğra” (Küçük Bedir Savaşı) diye bilinen hadisedir. Her iki olaya da Kur’an-ı Kerim’de işaret buyurulmaktadır.<br />
<br />
İbrahim aleyhisselâm’ın ateşe atılma olayı Kur’an-ı Kerîm’de tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır [Enbiyâ sûresi (22), 51-70]. Ta baştan beri Allah’a tam bir güven içinde bulunan Hz. İbrahim en son anda, ateşe fırlatılırken de aynı itmi’nan ve güven ile “Allah bana yeter, ne güzel vekildir O!” teslimiyeti içinde sadece Allah’tan yardım beklediğini dile getiriyordu. Sonuç ise, gerçek tevekkülün akıllara hayret veren mutlu sonu idi: Kızgın ateşin serinlik veren bir ortama dönüşmesi... Çünkü Allah her şeye kâdirdir. Mesele O’na güvenmektedir.<br />
<br />
Hz. Peygamber ile ilgili olaya ise Âl-i İmrân sûresinin 173. âyetinde işâret buyurulmaktadır. Uhud Savaşı’ndan sonra Ebû Süfyân, “Bir sene sonra Bedir’de buluşalım” demiş, Hz. Peygamber de “inşaallah” diye cevap vermişti. Vakit gelince Ebû Süfyân Mekke’li müşriklerden topladığı güçle Merru’z-zahran denilen yere kadar gelip ordugâh kurmuştu. Ancak kalbine düşen korku sonucu Mekke’ye geri dönmeye karar vermişti. Tam bu sırada Medine’ye gitmekte olan Nuaym İbni Mes’ud ve adamlarıyla karşılaştı. Henüz müslüman olmayan Nuaym’a;<br />
<br />
- Al sana on deve! Medine’ye gittiğinde, büyük bir kuvvetle gelmişler, seni bekliyorlar, diye Muhammed’i korkut! demişti. Nuaym Medine’de Hz. Peygamber’i harb hazırlıkları içinde buldu. Ebû Süfyân’ın isteğini yerine getirerek:<br />
<br />
- Ebû Süfyân, Mekkelileri toplayıp gelmiş, sizi bekliyor. Giderseniz hiçbiriniz geri dönemez! diye müslümanları korkutmak istedi. Başta Hz. Peygamber olmak üzere ashâb-ı kirâmın Allah’a iman ve güvenleri artmış ve “Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!” demişler ve sözleşilen yere hareket etmişlerdi. Bedir mevkiine gelince düşmanın çoktan çekip gittiğini gördüler. Panayır süresinde orada kalıp ticaret yaptılar; sonra da Medine’ye döndüler.<br />
<br />
İbn Abbas’ın bu rivayeti bir taraftan tevekkül ve yakîn’in, peygamberlerin hayatındaki yerini gösterirken, diğer taraftan onun fevkalâde yüksek bir seviye işi olduğuna dikkat çekmiş olmakta, bu seviyeyi kazanmaya teşvikte bulunmaktadır.<br />
Evden Çıkarken Okunacak Dua:<br />
<br />
Evden çıkarken en az üç def’a aşağıdak duânın okunması tavsiye olunmuştur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Okunuşu:</span>“Bismillahi, hasbiyallahu tevekkeltü alallah, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah.”<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Anlamı:</span> “Allah’ın adıyla! Allah’a tevekkül ettim. Allah’a dayanmaktan başka kudret ve kuvvet yoktur.” (Ebû Dâvud, Edeb, 102-103)<br />
<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>