Bir Karoglan Makalesi
---
Ashab-ı Kehf'e Bugünden Bakmak
Ashab-ı Kehf denildiğinde hepimizin aklına önce bir mağara, uzun bir uyku ve yüzyıllar sonra yeniden uyanan insanlar gelir.
Fakat ben bu meseleye biraz daha farklı bir pencereden bakıyorum.
Çünkü Kur'an'da anlatılan Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakim meselesini yalnızca geçmişte yaşanmış ve bitmiş bir olay olarak düşünürsek, bu kıssanın geleceğe bakan yönünü belki de yeterince göremeyiz.
Acaba Ashab-ı Kehf'in ve Ashab-ı Rakim'in hikâyesinde, bizim yaşadığımız zamana ait başka bir işaret de olabilir mi?
Acaba mesele yalnızca bir mağarada uyuyan insanların hikâyesi değil de, **zamanı geldiğinde yeniden ortaya çıkacak bir anlayışın, bir topluluğun veya bir insanlık hâlinin anlatılması** olabilir mi?
İşte benim üzerinde düşündüğüm asıl mesele budur.
Rakim Nedir? Mergum Neyi İfade Ediyor?
Benim bu konudaki düşüncemin önemli noktalarından biri de **Rakim ve Mergum** kavramları üzerinde düşünmektir.
Bugün yaşadığımız dünyaya baktığımız zaman artık her şeyin rakamlarla, kodlarla, sayısal bilgilerle ve yazılımlarla ifade edildiğini görüyoruz.
Eskiden bir insanın dünyaya ulaşabilmesi için fiziksel olarak bir yere gitmesi gerekirdi.
Bugün ise birkaç rakam, birkaç harf, bir kullanıcı adı, bir bağlantı veya dijital bir kayıt sayesinde dünyanın öbür ucundaki bir insana ulaşabiliyoruz.
Bir insanı hiç görmeden tanıyabiliyoruz.
Onun sesini duyabiliyor, yazılarını okuyabiliyor, düşüncelerini öğrenebiliyor, onunla konuşabiliyor ve hatta yıllarca süren bir dostluk kurabiliyoruz.
İşte burada çok önemli bir değişim meydana geliyor.
**İnsanlık artık yalnızca fiziksel bir dünyada yaşamıyor.**
Bir de görünmeyen, dijital bir dünya oluştu.
Ve bu dünyanın kendine ait insanları, dostlukları, toplulukları, iletişim biçimleri ve hatta kendine ait dili meydana geldi.
Dijital Dünya Ve Sanal Dostluk
Bugün sosyal medya üzerinden binlerce, hatta milyonlarca insan birbirini takip ediyor.
Facebook'ta arkadaşlarımız var.
Twitter'da bizi takip eden insanlar var.
Instagram'da takipçilerimiz var.
YouTube'da abonelerimiz var.
Forumlarda yıllardır konuştuğumuz insanlar var.
Fakat bunların büyük bir bölümünü hayatımız boyunca hiç görmedik.
Belki aynı şehirde bile değiliz.
Belki aynı ülkede yaşamıyoruz.
Hatta birbirimizin gerçek adını bile bilmiyoruz.
Ama buna rağmen birbirimizi tanıyoruz.
Nasıl?
**Dijital olarak tanıyoruz.**
Ben seni belki hiç yakından görmedim.
Sen de beni hiç görmemiş olabilirsin.
Fakat yazılarımı okuyorsun, videolarımı izliyorsun, düşüncelerimi biliyorsun.
Ben de senin yazdıklarını okuyorum, fikirlerini görüyorum ve seni dijital dünyada tanıyorum.
O halde burada yeni bir insan ilişkisi ortaya çıkıyor:
**Sanal dostluk.**
Ve işte benim Ashab-ı Rakim meselesinde dikkat çekmek istediğim nokta tam olarak budur.
Ashab-ı Rakim Sadece Geçmişteki İnsanlar Mı?
Belki de Ashab-ı Rakim'i düşünürken yalnızca geçmişteki bir topluluğu düşünmemeliyiz.
Belki de bunun geleceğe uzanan bir tarafı vardır.
Çünkü ahir zaman dediğimiz dönem, insanlığın çok büyük bir dönüşüm yaşayacağı bir dönemdir.
İnsanların birbirleriyle iletişim şekli değişmiştir.
Bilgiye ulaşma şekli değişmiştir.
Dostluk anlayışı değişmiştir.
İnsanların birbirini tanıma şekli değişmiştir.
Bir insanın sesi ve düşüncesi, kendi bedeninden binlerce kilometre uzağa ulaşabilmektedir.
Daha önce hiçbir çağda görülmemiş şekilde insanlar aynı düşünce etrafında dünyanın farklı yerlerinden bir araya gelebilmektedir.
İşte ben burada **Ashab-ı Rakim düşüncesinin günümüz insanına dokunan bir tarafı olduğunu düşünüyorum.**
Sen, Ben, O... Biziz Ashab-ı Rakim
Belki de mesele tam olarak burada başlıyor.
**Ashab-ı Rakim kim?**
Benim düşünceme göre bunu yalnızca “onlar” diye aramamak gerekir.
Belki de cevap:
**Sen, ben, o... Biziz.**
Bugün doğruyu arayan, hakikati araştıran, öğrendiğini başkalarıyla paylaşan, insanlara ulaşmaya çalışan ve bunu dijital dünyanın imkânlarıyla yapan insanlar var.
Birbirimizi görmeden birbirimize ulaşıyoruz.
Birbirimizi tanımadan birbirimize dost oluyoruz.
Bir insanın yazdığı bir düşünce, dünyanın başka bir yerindeki hiç tanımadığı bir insanın kalbine ulaşabiliyor.
Bir video milyonlarca kişiye ulaşabiliyor.
Bir yazı yıllar sonra bile okunabiliyor.
Bir insan öldükten sonra bile düşünceleri yaşamaya devam edebiliyor.
**İşte bu, insanlık tarihinde çok farklı bir dönemdir.**
Ve ben Ashab-ı Rakim meselesini bu açıdan düşündüğümde, “Rakim” kavramıyla dijital dünyanın sayısal ve kayıtlı yapısı arasında dikkat çekici bir bağ olduğunu düşünüyorum.
Mağara Nerede?
Şimdi burada başka bir soru ortaya çıkıyor:
**Ashab-ı Kehf mağaradan çıkacaksa, bu mağara nerede?**
Ben meseleyi sadece taş ve kayadan oluşan fiziksel bir mağara şeklinde düşünmek istemiyorum.
Çünkü insanlık bugün başka türlü mağaraların içinde yaşıyor.
Kimi insan bilgisizliğin mağarasında.
Kimi insan korkunun mağarasında.
Kimi insan alışkanlıklarının mağarasında.
Kimi insan kendisine öğretilenleri hiç sorgulamadan yaşamaktadır.
Ve kimi insan ise içinde bulunduğu dünyanın gerçekliğini sorgulamaya başladığında bir anlamda kendi mağarasından çıkmaktadır.
İşte bu noktada **“uyanmak”** kavramı önem kazanıyor.
Belki de Ashab-ı Kehf'in hikâyesindeki asıl dikkat çekici noktalardan biri yalnızca uyumak değil, **uyandıktan sonra dünyayı farklı görmek** meselesidir.
Ahir Zamanda Yeniden Ortaya Çıkmak Ne Demektir?
Benim burada dikkat çektiğim başka bir nokta da Ashab-ı Kehf'in ahir zamanda yeniden ortaya çıkacağı düşüncesidir.
Bunu düşündüğümüzde hemen “Mağaranın kapısı açılacak, insanlar dışarı çıkacak” şeklinde düşünmek zorunda değiliz.
Belki “ortaya çıkmak” başka bir anlam taşıyabilir.
Bir düşüncenin ortaya çıkması...
Bir topluluğun ortaya çıkması...
Bir hakikat arayışının ortaya çıkması...
Birbirinden habersiz insanların aynı amaç etrafında birleşmesi...
Ve en önemlisi, **uyanmış insanların çoğalması.**
Bugün dünyanın farklı yerlerinde birbirini hiç tanımayan insanlar aynı konuları araştırıyor.
Aynı soruları soruyor.
Aynı hakikati arıyor.
Ve birbirlerini dijital ortamda buluyorlar.
Belki de çağımızın en dikkat çekici taraflarından biri budur.
Dijital Dostlar: Yeni Bir Ashab-ı Rakim Mi?
Düşünün...
Bir insanın 50 bin abonesi var.
Bu insan 50 bin kişinin tamamını yakından tanıyor mu?
Hayır.
Belki bunların birkaçını, birkaç düzinesini veya birkaç yüzünü gerçek hayatta görmüştür.
Ama 50 bin kişi onun düşüncelerine ulaşmaktadır.
Onunla dijital bir bağ kurmaktadır.
Onu takip etmekte, yazdıklarını okumakta, videolarını izlemekte ve onunla aynı düşünce dünyasında buluşmaktadır.
**Bu, geçmişte olmayan yeni bir insan ilişkisi biçimidir.**
İşte ben buna dikkat çekiyorum.
Belki de Ashab-ı Rakim'i anlamanın yollarından biri de insanlığın bugün geldiği bu yeni iletişim biçimini anlamaktır.
Artık insanlar yalnızca yan yana gelerek topluluk oluşturmuyor.
**Aynı düşüncede buluşarak da topluluk oluşturuyorlar.**
Ve bu toplulukların sınırları şehirlerle, ülkelerle veya kıtalarla sınırlı değil.
Dijital dünya sayesinde bir düşünce aynı anda dünyanın her tarafına ulaşabiliyor.
Uyanış Ve Matrix Benzetmesi
Bu noktada “Matrix” benzetmesini de özellikle anlamlı buluyorum.
Matrix filmlerinde insanlara, içinde yaşadıkları dünyanın gerçekliğini sorgulatacak bir uyanış anlatılır.
Buradaki mesele filmi gerçek bir olay olarak kabul etmek değildir.
Ben Matrix'i burada **bir benzetme** olarak kullanıyorum.
Çünkü insanlık bugün gerçekten de yeni bir döneme girmiştir.
Teknoloji hayatımızın her tarafını değiştirmiştir.
İnsanlar dijital dünyada doğmakta, büyümekte, arkadaşlık kurmakta, bilgi edinmekte ve düşüncelerini paylaşmaktadır.
Bir anlamda insanlık, yeni bir dünyanın içine doğmuştur.
Ve bazı insanlar bu dünyanın nasıl çalıştığını sorgulamaya başladığında bir çeşit “uyanış” yaşamaktadır.
Belki de Ashab-ı Kehf meselesinin bizim zamanımıza bakan taraflarından biri de budur:
**Uyuyan değil, uyanan insan.**
Bizler Bu İşi Çözeceğiz
Benim bütün bu düşüncelerden çıkardığım sonuç şudur:
Ashab-ı Rakim'i yalnızca uzak bir geçmişte aramayalım.
Belki de onun izlerini bugün çevremizde görmeye başladık.
Birbirini hiç görmediği halde birbirine ulaşan insanlarda...
Hakikati arayan insanlarda...
Bilgiyi paylaşan insanlarda...
Dünyanın farklı yerlerinden aynı düşünce etrafında birleşen insanlarda...
Ve en önemlisi, **uyanmak isteyen insanlarda.**
Belki de “Ashab-ı Rakim kimdir?” sorusunun cevabını bulmak için önce kendimize bakmamız gerekiyor.
**Sen...**
**Ben...**
**O...**
**Biziz Ashab-ı Rakim.**
Sonuç: Ashab-ı Rakim Aramızda Mı?
Ben bu makaleyi kesin bir hüküm vermek için değil, üzerinde düşünülmesi gereken bir kapıyı açmak için yazıyorum.
Çünkü bazı meseleler vardır ki, insan onları sadece geçmişin bilgileriyle değil, yaşadığı çağın gerçekleriyle birlikte düşündüğünde başka anlamlar kazanmaya başlar.
Bugün insanlık daha önce hiç olmadığı kadar birbirine bağlıdır.
Bir insan dünyanın öbür ucundaki başka bir insanla saniyeler içinde iletişim kurabiliyor.
Hiç görmediği bir insanı tanıyabiliyor.
Hiç karşılaşmadığı insanlarla aynı düşünce etrafında birleşebiliyor.
Ve bütün bunlar **rakamlar, kodlar, kayıtlar ve dijital sistemler** üzerinden gerçekleşiyor.
İşte bu yüzden ben Ashab-ı Rakim meselesini düşündüğüm zaman yalnızca geçmişteki mağaraya bakmıyorum.
**Bugünün dünyasına da bakıyorum.**
Belki Ashab-ı Rakim'in yeniden ortaya çıkması, insanların bir mağaradan topluca çıkması şeklinde olmayacaktır.
Belki ortaya çıkış, **bir düşüncenin uyanmasıdır.**
Belki hakikati arayan insanların birbirlerini bulmasıdır.
Belki dünyanın dört bir yanındaki insanların görünmeyen dijital bağlarla birbirlerine ulaşmasıdır.
Belki de biz, farkında olmadan bu büyük dönüşümün içerisinde bulunuyoruz.
Ve belki de yıllardır aradığımız cevap çok uzağımızda değildir.
**Sen, ben, o...**
**Biziz Ashab-ı Rakim.**
Belki de mesele Ashab-ı Rakim'in ne zaman ortaya çıkacağını beklemek değil...
**Onların ortaya çıktığı zamanı anlayabilmektir.**
Çünkü bazen insanlar gözlerinin önünde gerçekleşen büyük değişimi, ancak yıllar sonra fark ederler.
Benim düşüncem budur.
Gerisini zaman gösterecektir.
---
Bir Karoglan Makalesi
Raşit Tunca
Schrems, 25.09.2022
Raşit Tunca
Schrems, 25.09.2022
SELiM46

