MUHAMMED
BAYRAK
| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
|
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir. |
| Forum İstatistikleri |
» Toplam Üye: 5 » En Son Üye: Ahmed » Toplam Konular: 2,137 » Toplam Yorumlar: 2,440 Ayrıntılı İstatistikler |
| Forumda Ara |
|
(Gelişmiş Arama) |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
Abdest ve sular
Sual: Deniz suyu ile içinde koli basili bulunup da içilmeyen su ile abdest alınabilir mi? Guslederken sabun, su kazanının içine düşse, o su ile gusletmekte mahzur var mıdır? İçine ayran, sirke dökülmüş su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Deniz suyu temizdir. İçilebilir de. Fakat tuzlu olduğu için içilmiyor diye, "abdest alınmaz, gusledilmez" şeklinde bir kaide yoktur. Necis olduğu için içilmeyen bir su ile abdest alınmaz. Fakat koli basili bulunduğu için içilmeyen bir su ile abdest alınır. Bir kazanın içine bir kaşık tuz konsa, o su ile abdest alınabilir.
Eriyemeyecek kadar çok tuz konursa, o zaman böyle bir tuz eriyiği ile abdest alınmaz.
Bir kazan suya bir kaşık ayran veya sirke katılsa, bu su ile abdest alınır. Bir suya süt, ayran gibi bir şey karışıp, suyun rengini değiştirecek kadar çok olursa, o su ile abdest alınmaz. Kavun suyu ve şeker karışıp da suyun tadı değişmezse, böyle bir su ile abdest alınır. Tadı değişecek kadar çok konursa, o su ile abdest alınmaz.
Meyve suları içildiği halde, hiçbirisi ile abdest alınmaz. Zemzem suyu ile abdest alınır, gusledilir. Bir suya mürekkep damlayıp suyun rengini değiştirmezse, o su ile abdest alınır. Karışan sıvı, suyun üç vasfı olan renk, koku ve tadından birini değiştirirse, o su ile abdest alınmaz, gusledilmez. Bunun istisnaları vardır. Mesela, fasulye, nohut, mercimek soğuk suda kalıp suyun üç sıfatı yani rengi, kokusu ve tadı değişse bile akıcılığını kaybetmediği müddetçe böyle su ile abdest alınır. Et suyunun rengi, kokusu ve tadı değişmemiş bile olsa, yine et suyu ile abdest alınmaz.
Bir suya temiz şeyler karışıp, suyun rengi değiştiği halde, su ismi değişmemişse, o su ile abdest alınır. Küçük bir havuza, az bir necaset düşürse, suyun üç sıfatı değişmese de yine, o su ile abdest alınmaz. Uzun zaman durmakla, üç sıfatı değişen su, pis olmaz. Bununla abdest alınır.
Müstamel su
Sual: Müstamel su nedir? Bu su ne işe yarar?
CEVAP
Abdestte ve gusülde kullanılmış olan suya müstamel su denir. Yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkanmış su da müstamel sudur. Müstamel su, imam-ı a’zama göre kaba necasettir. İmam-ı Ebu Yusuf’a göre, hafif necasettir. İmam-ı Muhammed’e göre temizdir. Fetva da imam-ı Muhammed’e göredir. Bununla necaset temizlenir; ama, abdest alınmaz ve gusledilmez. İçmek ve hamur yapmak mekruhtur.
Müstamel su, Maliki hariç, diğer üç mezhepte, tahirdir, ama mutahhir değildir. Yani temizdir, temizleyici değildir. Necaset temizlenir, ama o su ile tekrar abdest alınmaz. Maliki’de, hem tahirdir, hem de mutahhirdir. (Mizan-ül kübra)
Cenaze yıkanmış su, mai müstamel ise de necistir. Bunun için, yıkayanların üstüne sıçramaması, peştamal sarınmaları lazımdır.
Suya sabun düşerse
Sual: Bir kova suya temiz bir sabun düşse, elimizi sokarak bu sabunu çıkarsak, kovadaki su ile abdest almakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Sabun eriyerek suyun akıcılığını kaybettirmezse, bu suyla abdest alınır. (Redd-ül-muhtar)
Sirke dökülse
Sual: Su dolu kovaya sirke dökülse, bu su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Evet, alınır.
Kokan su
Sual: Uzun zaman kalmakla kokan su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Uzun zaman durmakla üç sıfatı değişen su, pis olmaz. Kokan suyun sebebi bilinmezse, temiz kabul edilir. Başkasına sorup, araştırmak gerekmez.
Göl ve deniz
Sual: Gölde, denizde abdest alınır mı?
CEVAP
Evet.
Irmak suyu ile abdest
Sual: Kırlarda akarsular, ırmaklar üstü açık olarak akıyor. Bu sular içilir mi, böyle sular ile abdest alınır mı?
CEVAP
İçine necaset karışmıyorsa üstünün açık olmasının mahzuru olmaz. Genelde akarsu pis olmaz. Hadis-i şerifte, (Rengi, tadı ve kokusu değişmeyen su temizdir, necis değildir) buyuruluyor. (Dürer)
Müstamel sudan sakınmak
Sual: Müstamel su, imam-ı Muhammed’e göre temizdir. Buna rağmen yine sakınmak gerekir mi?
CEVAP
Diğer imamlara da uymak için dikkat edilmelidir.
Büyük havuz
Sual: Abdest alınması için, büyük havuz ne demektir?
CEVAP
Hanefi’de alanı 23 metrekare olan su büyük havuz kabul edilir. Şafii’de kulleteyn ise 220 kg su alan havuzdur. Bu havuz temiz kabul edilir.
Su sıçrasa
Sual: Gusül ve abdest suyuna (kovaya) yıkanırken su sıçrasa bir şey gerekir mi?
CEVAP
Bir şey gerekmez.
İdrar dökülse
Sual: Din kitaplarında suyun rengi, kokusu ve tadı değişmedikçe su temiz kabul ediliyor. O halde, büyük bir kazan temiz suyun içine bir fincan idrar döksek, su necis olmaz mı?
CEVAP
Hanefi’de, küçük havuza, Şafii’de ise, kulleteynden az olan suya, az necaset düşerse, üç sıfatı değişmese de, necis olur. İnsan içmez ve temizlikte kullanılmaz. Üç sıfatı değişirse idrar gibi olup hiçbir şeyde kullanılmaz. Maliki mezhebinde ise, rengi, kokusu ve tadı değişmemiş su ile abdest ve gusül sahih olur ise de mekruh olur. Maliki’de mai müstamel de böyledir. (S. Ebediyye)
Takunyadaki su
Sual: Takunyadaki abdest suyu, müstamel su hükmünde midir? Yani bir başkası, kullanılmış ıslak takunyayı yıkamadan onunla abdest alabilir mi?
CEVAP
Takunyadaki abdest suyu müstamel değildir. Takunyayı yıkamadan, onunla abdest alınabilir.
Gaz ve benzin
Sual: Abdest suyunun içine, gazyağı veya benzin damlasa, suyun üç vasfından, renk, koku, tadından biri değiştiğine göre, bu su ile abdest almak caiz midir?
CEVAP
Caizdir. Gazyağı ve benzin necis değildir. Necaset karışıp da üç vasıftan birisi değişirse, bu su ile abdest alınmaz. (Cevhere)
Temiz kabul edilir
Sual: Yolda rastlanan, temiz olduğu zannedilen suyla, abdest alınır mı?
CEVAP
Evet, bu su ile abdest alınır. Su az olup, içine necaset karıştığı iyi bilinmedikçe bununla da, abdest alınır. Yani, temiz kabul edilir.
İbadetler, fazla zan edilmekle, temiz ve doğru olur; fakat itikat çok zan ile doğru olamaz. İyi bilinmekle doğru olur.
Kar ile abdest
Sual: Su yok kar var. Karla abdest alınır mı? Teyemmüm etmek mi gerekir?
CEVAP
Kar ile abdest alınmaz. Kar ile taharet caizdir. Memba suları ile abdest alınabilir. Teyemmüm burada geçerli olmaz. Kar bir kaba konur eritilir ve su olur. Bu su ile abdest alınır. Şehirde su bulamamak özür sayılmaz.
Ayakları leğene sokmak
Sual: Abdest için eğilip ayaklarını yıkayamayan, ayaklarını da lavaboya kaldıramayan hasta, içi su dolu leğene sokup çıkarsa, ayaklarını yıkamış olur mu?
CEVAP
Ayağını leğendeki suya sokunca, bütün su müstamel olmuş olur. Başka bir kavle göre, caiz olur. Zaruret veya ihtiyaç olunca, bu kaville amel etmek caiz olur.
Müstamel suyla abdest
Sual: Su bulunmadığı yer ve zamanda, abdestte kullanılmış müstamel su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Hanefî’de müstamel su ile abdest alınmaz. Böyle ihtiyaç olunca, Mâlikî mezhebi taklit edilerek, abdest almak caiz olur
Sual: Misvakın önemi nedir? Misvak kullanırken dikkat edeceğimiz hususlar nelerdir?
CEVAP
Bugün, modern tıbbın diş sağlığı konusunda ortaya koymaya yeni başladığı tedavi usullerini, İslamiyet 14 asır önce öğretmiştir. Diş sağlığına büyük bir fayda temin eden misvak, gayet basit ve en iyi diş temizleme vasıtasıdır. Dişlerin çürümesini önlemek için misvak kullanmak çok faydalıdır. Larousse İllustre Medical isimli tıp kitabında diyor ki:
(Bütün diş macunları ve tozları, dişlere zarar verir. En iyisi, sert bir fırçadır. Önce, dişleri kanatırsa da, korkmamalıdır. Diş etlerini kuvvetlendirir ve artık kanamaz.)
Bu şekildeki diş temizliğini sağlayan en iyi vasıta misvaktır. Diş macunları, ağızdaki faydalı ve zararlı bütün mikropları öldürürken, misvak sadece zararlı mikropları öldürür. Misvak abdestin sünnetidir, Şafii’de namazın sünnetidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Misvak kullanarak kılınan namaz, misvaksız kılınan namazdan 70 kat üstündür.) [İ. Neccar]
(Cebrail aleyhisselam, misvak kullanmayı o kadar tavsiye etti ki, misvakın farz olacağından korktum.) [İbni Mace]
(Eğer ümmetime güçlük vermeyeceğini bilseydim, her namaz için abdest almalarını ve her abdestte misvak kullanmalarını emrederdim.) [Buhari, Müslim]
(Gece namazı için kalkınca, ağzınızı misvakla temizleyin! Çünkü bir melek, namazda Kur’an okuyanın ağzına yaklaşarak dinler.) [Deylemi]
(Ağzınız Kur’an yoludur, misvakla temizleyin.) [Ebu Nuaym]
(Peygamberlerin beş sünneti: Hayâ, hilm, hacamat, misvak, güzel koku.) [Taberani]
(Misvak erkeğin fesahatini [konuşma güzelliğini] artırır.) [İ. Adiy, Hatib]
(Misvak; ağzı temizler, görmeyi keskinleştirir, diş etlerini güçlendirir, dişleri beyazlaştırır ve çürümeyi önler, hazmı kolaylaştırır, mideye sıhhat verir, balgamı keser, hasenatı artırır. Misvak kullanan, Allahü teâlâyı razı eder, melekleri sevindirir.) [Ebu Nuaym]
Misvakın faydaları 30dan fazladır. En aşağısı sıkıntıyı giderir, en iyisi de ölürken şehadet getirmeyi hatırlatır. Misvak, ölümden başka her derde şifadır. Sırat üzerinde yürümeyi de kolaylaştırır, yaşlanmayı da yavaşlatır.
Misvak ağzı temizler, gözü cilalandırır, ağız kokusunu ve kirini giderir, dişleri beyazlatır. Diş etlerini kuvvetlendirir. Yemeği hazmettirir, balgamı keser. Namazın sevabını artırır. Kur'an-ı kerim yolu olan ağzı temizler. Ağız kokusunu güzelleştirir, fesahati artırır, mideyi takviye eder, şeytanı perişan eder, sevabları çoğaltır, safrayı keser. Baş damarlarını yatıştırır, ağrısını dindirir ve ruhun çıkmasını kolaylaştırır.
Peygamber efendimiz, her zaman yanında ayna, tarak ve misvak taşırdı. Eshab-ı kiram, savaşlarda bile misvaklarını kullanmayı ihmal etmezlerdi. Misvak; dişler sararınca, ağzın kokusu değişince, uykudan uyanınca, namaza kalkınca, eve girince, toplantılara giderken, Kur’an okumaya başlarken ve bir de abdest alırken kullanmak müstehabdır.
İmam-ı a’zam hazretleri, (Misvak kullanmak, dinin sünnetlerindendir) buyurdu. Misvakı kullanmanın en az miktarı üst dişlere üç, alt dişlere de üç defa sürmektir. Misvaklarken dişlerin içi, dışı, üst ve alt kısımları ovuşturulur. Misvakı sağ elle kullanmalıdır. Misvakı avucunun içine almamalı ve emmemeli. Misvak, sağ elin küçük ve başparmağı altta, diğer üç parmak üstte olarak tutulur.
Misvaka başladığında ağızdaki yaşlığı yutmak bazı hastalıklara faydalıdır. Daha sonraki yaşlıklar yutulmaz. Yutulursa vesveseye sebep olur. Kullandıktan sonra misvakı yıkamalıdır. Yıkanmazsa şeytan kullanır. Misvakı yere yatırmamalı, ağız kısmı aşağıya gelecek şekilde dikine koymalı. Misvak, çok yaş, çok kuru ve bir karıştan uzun olmamalı! Kalınlığı küçük parmak kalınlığında olmalı. (Reddül muhtar)
Erak ağacı
Sual: Misvak erak ağacından oluyor. Bu ağaç Türkiye’de yoktur. Başka ağaçtan misvak yapılamaz mı?
CEVAP
Erak ağacından yapılan misvak diğerlerine tercih edilir. Erak ağacı bulunmadığı zaman zeytinden de yapılır. Nar dalından misvak olmaz.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mübarek bir ağaç olan zeytinden yapılan misvak ne güzeldir. O benim ve benden önceki Peygamberlerin misvakıdır.) [Taberani]
Zeytinden de olsa, misvak kullanmayı ihmal etmemelidir. Çünkü misvak, yaşlanmayı yavaşlatır, gözün görmesini kuvvetlendirir, ağız kokusunu giderir. Daha birçok faydası vardır. (Redd-ül-muhtar)
Dişleri temizlemek
Sual: Namaz kitabında, abdest alırken dişleri misvak ile temizlemek müstehabdır denirken, abdestin sünnetleri bahsinde ise, misvak önemli sünnet deniyor. Burada bir çelişki yok mu?
CEVAP
Abdest alırken dişleri temizlemek, fırçalamak sünnettir. Bunu misvak ile yapmak müstehabdır, daha iyidir. Yani misvak kullanılınca hem sünnet yerine geliyor hem müstehab, parmakla veya diş fırçası ile dişler temizlenirse sadece sünnet yerine gelir. Bu sünnet misvakla yapılınca ayrıca müstehab sevabı da alınıyor.
Tel haline getirmek için
Sual: Misvakların ucunu yumuşatırken tel tel haline getiremiyorum. Ne kadar kullansam da tahta parçası gibidir. Kıl haline getiremiyorum. Ne yapmalıyım?
CEVAP
Yeni alınan misvakın ucu hafifçe çekiçle dövülünce tel tel ayrılır. Suya koymak gerekmez.
Her zaman kullanılır
Sual: Misvak sadece abdestte mi sünnettir?
CEVAP
Misvak her zaman kullanılır. Bilhassa yataktan kalkınca namaza dururken, yemek yedikten sonra ve abdeste başlarken, daha çok kullanılır.
Ne zaman kullanılır?
Sual: Abdest alırken misvak ne zaman kullanılır?
CEVAP
Abdeste başlarken.
Üçten fazla sürmek
Sual: Misvak, dişlere üçten fazla sürülse sünnete aykırı olur mu?
CEVAP
Hayır, olmaz.
Takma diş
Sual: Takma dişe misvak sürmekle sünnet ifa edilmiş olur mu?
CEVAP
Evet olur.
Dişi olmayan
Sual: Dişsiz kişi, misvakı damağına sürse, sünnet sevabı alır mı?
CEVAP
Evet, alır.
Kısalınca
Sual: Misvak, kısalınca da kullanılır mı?
CEVAP
Evet, kullanılır.
Misvak yerine sakız
Sual: Kadınların misvak kullanmaları caiz mi?
CEVAP
Evet. Sakız çiğnemeleri misvak yerine geçer.
Misvak yoksa
Sual: Abdest alırken, misvak yoksa ne yapmak gerekir?
CEVAP
Dişleri, yemekten sonra ve abdest alırken temizlemek sünnettir. Bu sünneti, misvak ile yapmak ayrıca müstehabdır. Misvak bulunmazsa, fırça ile, fırça da bulunmazsa parmaklar ile temizlemelidir. Sağ elin başparmağı, sağ yandaki dişler üzerine; ikinci küçük parmağı, yani işaret parmağı da, sol dişler üzerine üç defa sürerek temizlenir. (Halebi)
Misvak parçaları
Sual: Misvak parçalarını yutmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
İsteyerek yutulmaz. İstemeden yutulursa mahzuru olmaz.
Misvak kullanırken
Sual: Misvak nasıl kullanılır?
CEVAP
Yukarıdan aşağı ve aşağıdan yukarı doğru sürülerek kullanıldığı gibi, düz olarak da sürülebilir
Özür sahibi olmak özürlünün abdesti
Sual: Herhangi bir şekilde abdest tutamayan kimse, nasıl hareket eder?
CEVAP
Abdest tutamayan kimse, özür sahibi ise, istediği zaman abdest alır. Bu abdest ile, istediği kadar farz ve nafile kılar ve Kur’an-ı kerim okur. Namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Her namaz vakti girdikten sonra, yeni abdest alıp, bu vakit çıkıncaya kadar her ibadeti yapar. Öğleden başka dört namazdan birinin vakti girmeden önce aldığı abdest ile, bu namazı kılamaz. Çünkü, öğle namazının vakti başlarken, bir namazın vakti çıkmıyor.
Özür sahiplerinin, devam eden özürleri, abdestini bozmaz. Fakat, başka bir abdest bozan sebep ile bozulur. Vakit çıkınca, özür sebebi ile de bozulmuş olur. (Tahtavi)
Özür sahibi olmak için, abdesti bozan bir şeyin, devam üzere mevcut olması gerekir. Edası farz olan herhangi bir namaz vakti içinde, namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp, yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan kimse, özrü gördüğü andan itibaren, özür sahibi sayılır. Mesela, idrar ve başka akıntılar, yel kaçması, yaradan kan, irin akması, yahut meme, göbek, burun gibi bir yerden, kan, irin akması gibi, abdesti bozan şeylerden biri, hep mevcut olur, yani bir namaz vaktinin başından sonuna kadar, bir abdest alıp, farzı kılacak kadar, durdurulamazsa, o kimse, özür sahibi olur.
Bir namaz vakti girdikten, farzı kılacak kadar zaman sonra özür başlasa, vaktin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Hiç durmadı ise, vaktin sonunda abdest alıp, o vaktin namazını kılar. Namaz vakti çıktıktan sonra, sonraki namaz vakti içinde durursa, önceki namazını iade eder. İkinci namaz vaktinin başından sonuna kadar hiç kesilmezse, özür sahibi olduğu anlaşılır ve kılmış olduğu önceki vaktin namazını iade etmez.
En uygun olanı da, özürlü kimsenin, Maliki mezhebini taklid etmesidir. Çünkü Maliki’de, abdesti bozan başka bir sebep yoksa, o kimsenin özrü, namaz vakti çıksa da, abdestini bozmaz.
Her namaz vaktinde bir kere çıkması da şart değildir. Günde bir defa veya birkaç günde bir defa da özrü zuhur etse yine özrü abdestini bozmaz. Namazdan önce veya namaz içinde idrar veya yel kaçıran yahut akıntısı olan kimse, Maliki mezhebini taklid ederse, abdesti bozulmamış olur. (M.Erbea)
Not: Maliki mezhebini taklit ile ilgili geniş bilgi, Mezhebin Önemi maddesinde, Mezhep taklidi rahmettir kısmında var.
Vakit çıkınca
Sual: Akıntı, gaz kaçırması gibi bir özürden dolayı Malikî mezhebini taklit eden kimsenin, her namaz vaktinde abdest alması gerekir mi? (Evindeyse abdest alması gerekir) demek doğru mudur?
CEVAP
Hayır, evinde de olsa yeniden abdest almak, harac [sıkıntı] olur. Zaten bu gibi özürlerde, her vakitte abdest alma sıkıntısından kurtulmak için Malikî mezhebi taklit edilir. Malikî mezhebini taklit edince de, her namaz vaktinde tekrar abdest almak gerekmez. Mezhep taklidi harac olan işlerde yapılır. Abdest bozulunca, yeniden abdest alınması bir haracdır. S. Ebediyye’de, (Yolda, nakil vasıtalarında ve alış verişte temas korkusu olan Şâfiî, Hanefî veya Mâlikî mezhebini taklit etmelidir) deniyor. Kitaptaki bu ifadeye aykırı olarak, (Yolda, otobüste, çarşıda bir kadına dokununca, abdesti bozulan Şâfiî, zaruret yoksa, gitsin, abdestini alsın) denmemeli. Yolda, alış verişte abdesti bozulan, tekrar abdest alabilir; fakat yeniden abdest almanın harac olduğu, S. Ebediyye’de açıkça bildiriliyor. Dinimizin verdiği ruhsatlardan insanları uzaklaştırmak doğru değildir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]
Teyemmüm
Sual: Teyemmümü gerektiren haller nelerdir?
CEVAP
Abdest almak veya gusletmek için, su bulunmazsa veya su olduğu halde kullanılması mümkün olmayan durumlarda, temiz toprak, kum, kireç ve taş gibi toprak cinsinden temiz bir şey ile Hanefi’de vakit girmeden önce de teyemmüm edilir. Diğer üç mezhepte, vakit girmeden önce caiz değildir.
Teyemmümü gerektiren başlıca haller şunlardır:
1- Abdest ve gusül için temiz su bulamamak (Şehirde her zaman su aramak farzdır.)
2- Su kullanmaya mani olan hastalık, su kullanınca soğuktan ölmek veya hasta olma tehlikesi.
3- Suyun yanında zarar verecek olan düşman veya yırtıcı, zehirli hayvan bulunmak.
4- Hapiste olup, su kullanamamak.
5- Ölümle tehdit edilmek.
6- Yolcu olup, yanında içme suyundan fazla su bulunmamak.
7- Kuyu olsa da, su çıkarma imkanı olmamak.
Sual: Teyemmümün farzı kaçtır?
CEVAP
Teyemmümün farzı üçtür:
1- Niyet etmek.
2- İki elin içini temiz toprağa sürüp, yüzün tamamını mesh etmek.
3- Elleri temiz toprağa vurup, önce sağ ve sonra sol kolu mesh etmek.
Teyemmümün farzı ikidir, diyenlere göre, ikinci ve üçüncü farz, bir farz olarak söylenir.
Sual: Teyemmümün sünnetleri nelerdir?
CEVAP
Teyemmümün sünnetleri şunlardır:
1- Toprağa avucun içini koymak.
2- Avuçları toprak üzerinde ileri ve geri çekmek.
3- Avuçta toprak varsa, toprak kalmayıncaya kadar, iki eli, baş parmakları ile birbirine çarpmak.
4- Elleri toprağa koyarken parmakları açmak.
5- Besmele ile başlamak.
6- Önce yüzü, sonra kolları mesh etmek.
7- Abdest alır gibi, çabuk yapmak.
8- Misafir bir mil [1920 metre] içinde su bulunduğunu bilirse, araması farz, zan ederse sünnettir.
9- Önce sağ, sonra sol kolu mesh etmek.
10- Elleri, toprağa vurarak, kuvvetle koymak.
11- Kolları aşağıda anlatılan şekilde mesh etmek.
12- Parmakların arasını mesh etmek ve bunu yaparken yüzüğünü oynatmak.
Sual: Teyemmümde dikkat edilecek hususlar nelerdir?
CEVAP
Teyemmümde dikkat edilecek hususlar şunlardır:
1- Abdestsiz bir kimse talebesine göstermek için, teyemmüm ederse, bununla namaz kılamaz.
2- Teyemmüm ile namaz kılabilmek için, yalnız teyemmüme niyet etmek yetişmez. Namaz için de niyet etmek gerekir.
3- Bir topraktan birkaç kimse teyemmüm edebilir. Çünkü, teyemmüm edilen toprak ve benzerleri müstamel olmaz. Teyemmümden sonra elden, yüzden dökülen toz müstameldir.
4- Şafii ve Hanbeli’de teyemmüm yalnız toprak ile yapılır. Diğer mezheplerde, toprak cinsinden olan her temiz şey ile, üzerinde bunların tozu olmasa bile, teyemmüm edilir. Yanıp kül olan veya sıcakta eriyebilen şeyler, toprak cinsinden değildir. O halde, ağaç, ot, tahta, demir, pirinç, yağlı boya sıvalı duvar, bakır, altın, cam ile teyemmüm edilemez. Kum ile olur. İnci, mercan ile olmaz. Kireç ve alçı ile yıkanmış mermer, çimento, sırsız fayans, sırsız porselen çanak çömlekle, çamur ile olur. Yalnız çamur varsa, suyu yarıdan az ise, bununla teyemmüm edilir.
5- Bir teyemmüm ile çeşitli namaz kılmak caizdir.
6- Misafir, iki kilometreden az uzakta su bulunacağını alametlerle veya akıllı, baliğ ve adil bir Müslümanın haber vermesi ile, çok zan ettiği zaman, her tarafa doğru iki yüz metre giderek veya birini göndererek araması farz olur. Çok zan etmezse, suyu araması lazım olmaz.
7- Bir kimse, suyu sormadan teyemmüm edip, namaza dursa, sonra yanında bulunan adil bir şahıstan, su olduğunu haber alsa, abdest alıp, namazını iade eder.
8- İki kilometreden uzakta su varken, teyemmüm ile namaz kılmak caizdir.
9- Eşyası arasında su bulunduğunu unutan, şehir ve köyde değilse, teyemmüm ile namaz kılabilir.
10- Suyun bittiğini sanan, namazdan sonra suyunu görse, teyemmüm ile kıldığı namazı iade eder.
11- Çölde, yollarda içmek için konulan su varken, teyemmüm edilebilir.
12- Cünüp, teyemmümden sonra, abdesti bozulsa, cünüp olmaz. Az su varsa, yalnız abdest alır.
13- Cünüp kimsenin vücut yüzeyinin yarıdan fazlası yara veya çiçek, kızıl gibi ise teyemmüm eder. Derisinin çoğu sağlam ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkaması mümkün ise, gusleder. Yaralı kısımları ıslatmadan yıkanamazsa yine teyemmüm eder.
Sual: Teyemmüm nasıl yapılır?
CEVAP
1- Önce cünüplükten veya abdestsizlikten temizlenmek için niyet edilir.
Teyemmüm ile namaz kılabilmek için, yalnız teyemmüme niyet etmek yetişmez. İbadet olan bir şeyi, mesela, cenaze namazı, secde-i tilavet yapmak için veya abdest için veya gusül için teyemmüm etmeye niyet gerekir.
Teyemmüme niyet ederken, abdest ile guslü ayırmaya lüzum yoktur. Abdest için niyet etmekle, cünüplükten de temiz olur. Cünüplükten temizlenmeye niyet edilen teyemmüm ile namaz kılınabilir. Abdest için ikinci teyemmüme lüzum yoktur.
2- İki kolu dirseklerinden yukarı sıvalı olarak, iki elin içini temiz toprağa, taşa, toprak veya kireç sıvalı duvara sürüp, en az üç parmağı değmek üzere, iki avucu ile yüzünü bir kere mesh etmek, yani sığamak. Eli, yüzünün iğne ucu kadar yerine değmezse, teyemmüm yapılmış olmaz.
Yüzü tam mesh edebilmek için, avuçlar açık ve dört parmak birbirlerine yapışık ve iki elin ikişer uzun parmaklarının uçları birbirlerine değmiş olarak, avuç içleri saç kesimine koyup, çeneye doğru yavaşça indirilir. Parmaklar yatay vaziyette alnı, göz kapaklarını, burnun iki yanını ve dudakların üzerlerini ve çenenin yüz kısmını iyice sığamalıdır. Bu esnada avuç içleri de yanakları sığar.
3- İki avucu tekrar toprağa sürüp, birbirine çarparak, tozu toprağı silkeledikten sonra, önce sol elin dört parmağı içi ile, sağ kolun alt yüzünü, parmak ucundan dirseğe doğru sığayıp sonra, kolun iç yüzünü, sol avuç içi ile, dirsekten avuca kadar sığamak ve sonra sol baş parmak içi ile, sağ baş parmak dışını sığamaktır. Yüzüğü çıkarmak gerekir. Sonra, yine böyle sağ el ile, sol kol sıvanır. El ayasını toprağa sürmek gerekir. Toprağın, tozun elde kalması lazım değildir.
Abdest ve gusül için teyemmüm aynıdır.
Sual: Teyemmümü bozan şeyler nedir?
CEVAP
Teyemmümü gerektiren özür hali ortadan kalkınca, su bulununca, abdesti ve guslü bozan hallerde, teyemmüm de bozulur.
Sual: Su olup olmadığını sormadan namaz kılan, yanında su olduğunu görse namazını iade eder mi?
CEVAP
Yanında adil biri bulunduğu halde, su var mı diye ona sormadan teyemmüm edip namaza duran, sonra su olduğunu haber alsa, abdest alıp namazı iade eder.
Sual: Su kuyusu varken, suyu çıkaramayan, teyemmüm edip namaz kılsa, sonra suyu çıkarma imkanına kavuşsa namazı iade eder mi?
CEVAP
Kuyudan su çıkarmak için, kova, ip veya para ile su bulamayan kimse, teyemmüm eder ve su bulunca, namazı iade etmez.
Sual: Salih bir tabibin yıkanmasını yasakladığı hasta, gusül için teyemmüm eder mi?
CEVAP
Evet eder.
Sual: Teyemmüm bile edemeyen felçlinin namaz kılması gerekir mi?
CEVAP
Hizmetlerini yapan teyemmüm ettirir. Namazı ima ile kılar. Gerekirse iki namazı cem eder.
Sual: İğne ucu kadar yere el değmezse teyemmüm sahih olur mu?
CEVAP
Bilirse sahih olmaz. Ama bilmeden daha çok yer kalsa teyemmüm sahih olur.
Sual: Teyemmümde, şüphelenip birkaç defa sıvamak caiz mi?
CEVAP
Evet. Fakat vesvese etmemelidir.
Sual: Çok yaşlı ve hasta abdest aldırılınca çok yoruluyor. Yorulmaması için, teyemmüm etse caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Kibrit kutusu kadar bir tuğla ile teyemmüm caiz mi?
CEVAP
Hayır.
Sual: Tahta külü ile teyemmüm caiz mi?
CEVAP
Hayır.
Sual: Nöbetçi iken, mescitte yatıyorum. Sık sık dışarı çıkmam gerekiyor. Her defasında abdest almam gerekir mi?
CEVAP
Hayır. Sonraki girişlerde teyemmüm etmek iyi olur.
Sual: Parmakları arızalı olup teyemmüm ederken el değmeyen yer kaldığını sanan ne yapar?
CEVAP
Şüphe edince başkasına yaptırır. Başkası yoksa yapabildiği kadar yapar.
Sual: Sudan bir mil kadar uzaktakinin arabası olsa, yine teyemmüm edebilir mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Teyemmüm ederek mest giyen, su ile abdest alırken mestlere meshetmesi caiz mi?
CEVAP
Teyemmümle mest giyen, su ile abdest alırken, mesh edemez. Ayaklarını da yıkaması gerekir.
Sual: Gusledince, hastalık artacaksa ve iyileşme gecikecekse teyemmüm etmek caiz olur mu?
CEVAP
Hastanın, abdest almak veya gusletmek veya hareket etmek ile, hastalığının artacağı veya iyi olması uzayacağı, kendi tecrübesi ile veya uzman ve salih bir doktorun söylemesi ile anlaşılırsa, teyemmüm eder.
Sual: Guslederken avret yerini başkalarının görmesi haram mıdır?
CEVAP
Evet. Gusletmek için, zaruret olunca erkek, erkekler arasında, kadın da, kadınlar arasında avret yerini açamaz. Gusül yerine teyemmüm eder. Çünkü bir emri yapmak, bir haram işlemeye sebep olursa, haramı işlememek için, o emir terk edilir, yapılmaz. Bir sünneti yapmak için, mekruh veya haram işlemek zorunda kalanın da sünneti terk etmesi lazım olur.
Sual: Abdest almış olan kimse, teyemmüm etmiş olan imama uyabilir mi?
CEVAP
Abdest alan, teyemmüm etmiş olana; ayakta kılan, oturarak kılana uyabilir.
Sual: Sağlamken kazaya kalmış namazları hasta iken teyemmüm edip kaza etmek caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir. İma ile kaza etmek de caizdir.
Sual: Cuma namazını kaçırmamak için teyemmüm etmek caiz midir?
CEVAP
Abdest almak için vakit az olup, Cumayı kaçırmamak için, teyemmüm etmek, caiz değildir. Çünkü Cuma namazını kılamayan öğle namazını kılar.
Sual: Su bulamadığı için teyemmüm eden kimsenin abdesti bozulsa cünüp mü olur?
CEVAP
Hayır, Hanefi’de cünüp olmaz. Maliki’de cünüp olur.
Sual: Kışın çok soğukta arazide, gusledince hastalanacağını bilen kimse ne yapar?
CEVAP
Gusledince, soğuktan ölmek veya hastalanmak tehlikesi varsa, gusül için teyemmüm eder ve su ile abdest alır. Şehirde olup hamam parası yoksa ve başka çare bulamazsa, yine gusül için teyemmüm eder ve su ile abdest alır.
Sual: Su yanında tehlike varsa, abdest veya gusül için teyemmüm edilir mi?
CEVAP
Su yanında düşman, yırtıcı veya zehirli hayvan, ateş veya nöbetçi varsa veya kendisi hapis ise veya (abdest alırsan seni öldürürüz, malını alırız) diye korkutulursa, teyemmüm ederek namazını kılar. Fakat bu sebepler kul tarafından olduğu için, gusül ve abdest alınca, bu namazları tekrar kılması gerekir. Vakti içinde kılmak mümkün olmazsa, vakti çıktıktan sonra da kılmak gerekir. (Redd-ül-muhtar)
Sual: Alınan bir teyemmüm ile bu teyemmüm bozuluncaya kadar birkaç vakit namaz kılınabilir mi?
CEVAP
Hanefi’de, bir teyemmümle, dilediği kadar farz kılabilir. Yani teyemmüm bozulana kadar birkaç vaktin namazı ve istenildiği kadar kaza namazı kılınabilir. Diğer üç mezhepte, ancak vakit girdikten sonra teyemmüm edilir ve bir teyemmümle sadece vaktin farzı kılınır, aynı vakit içinde kaza namazı kılınsa yine teyemmüm etmek gerekir, fakat istediği kadar nafile veya sünnet kılabilir. Sünnetleri kılarken kazaya da niyet edilince, yeniden teyemmüm almak gerekir. Yeni bir vakit girince de tekrar teyemmüm edilir. (Mizan-ül Kübra)
Sual: Vücudumun 3 yerinde, bacaklarımda ve yüzümde ağır derecede dikişler var. Bu yüzden gusül ve normal abdest alamıyorum. Dikişlere su değmesi yasak. Namazı kazaya bıraksam olur mu?
CEVAP
Namazları şer’i bir özür olmadan kazaya bırakmak haramdır. Yaraların üstünü kapatarak da yıkanma imkanı yoksa, teyemmüm edilip namazlar ima ile kılınır. Oturarak kılınma imkanı yoksa yatarak kılınır.
Sual: Vitir namazını gece yarısından sonra kılmaya niyetlenen kimse kalktığında cünüp olduğunu görse fakat suların kesik olması sebebiyle evde gusledecek kadar su bulunmasa teyemmüm edebilir mi?
CEVAP
Şehirde su bulamamak mazeret değildir, teyemmüm caiz olmaz. 2-3 litre su ile rahat gusledilir. Bu kadar su da bulunabilir. Yani memba suyu içme suyu bulunur. Komşudan istenebilir. Bunun gibi veya başka acil durumlar için tedbir almalı, evde su bulundurmalıdır. Su ve elektrik kesintisi şehirlerde her zaman olabilecek şeylerdir. Tedbirli olmalıdır.
Sual: Namaz vaktinin çıkacağından korkan kimse, su varken teyemmüm edebilir mi?
CEVAP
Su varken teyemmüm edilmez. Namazı kaçırsa da abdest alması gerekir. (Kuduri)
Sual: Ameliyat oldum, abdest alamıyorum. Teyemmüm topraktan başka hangi maddelerle yapılır?
CEVAP
Teyemmüm toprakla veya toprak cinsinden olan kum, kireç, alçı, taş, mermer, çimento, sırsız fayans, sırsız porselen, sırsız çanak çömlekle, tuğla yahut kiremitle olur. Kireçli, topraklı veya taşlı duvara elleri sürmekle de teyemmüm edilir. Hangisi kolaysa o yapılır.
Sual: Bir toprak ile kaç defa teyemmüm edilebilir?
CEVAP
Bir topraktan birkaç kimse teyemmüm edebilir. Çünkü, teyemmüm edilen toprak ve kum ve benzerleri, müstamel olmaz. Yani o toprakla aylarca teyemmüm edebilir. Teyemmümden sonra, elden, yüzden dökülen toz müstameldir.
Sual: Diğer hak mezheplerimize göre teyemmümün hükümleri nasıldır?
CEVAP
Teyemmümde besmele çekmek Hanbeli’de vacip, diğer mezheplerde sünnettir. Hanefi’de teyemmüm toprak cinsinden olan kum, kireç, alçı mermer, çimento, sırsız fayans, sırsız porselen çanak çömlekle, tuğla ile olur. Kireçle badana edilmiş duvardan teyemmüm edilir. Toprak tozu olan eşyalarla da olur. Şafii’de teyemmüm yalnız toprakla yapılır. Hanbeli’de de yalnız toprakla olur. Fakat toprak, yanmamış, gasp edilmemiş ve tozlu olmalıdır. Maliki’de kum, ot, ağaç ve karla da olur.
Hanefi’de, bir teyemmüm ile, dilediği kadar farz kılabilir. Diğer üç mezhepte, teyemmüm, namaz vaktinden önce alınmaz ve bir teyemmüm ile birden fazla farz kılınmaz.
Sual: Vücudu yaralı olan kimse, nasıl gusleder?
CEVAP
Vücut yüzeyinin yarıdan fazlası yara olan gusül için teyemmüm eder. Azı yaralı ise ve yaralı kısımları ıslatmadan yıkanması mümkün ise, su ile gusledip, yaraların üzerini mesh eder. Mesh zarar verirse, üzerine koyduğu bezi mesh eder.
Sual: Abdest uzuvlarının bir kısmı yaralı olan nasıl abdest alır?
CEVAP
Abdest uzuvlarından hepsinin yarıdan çoğu veya dört abdest uzvundan ikisi sağlam ise, abdest alıp, yaralı yerleri mesh eder. Mesh zarar verirse, sargı üzerine mesh eder. Abdest uzuvlarının yarıdan çoğu yaralı ise teyemmüm eder. Teyemmüm edenin, bazı yerleri yıkaması caiz değildir.
Sual: Elinde çatlak, yara veya egzama olan nasıl abdest alır ve gusleder?
CEVAP
Elindeki çatlak, yara veya egzamayı ıslatmak zarar verirse, eline eldiven takıp, eldiven ile abdest alabilirse, böyle abdest alması gerekir. Eldiven bulamazsa, ellerine su alamaz ve yüzünü, başını, ayaklarını suya sokamaz ise, teyemmüm eder. Yaralı kısımları ıslatmadan gusledemezse, yine teyemmüm eder.
Sual: İki eli çolak veya felçli olup kullanamayan nasıl taharet edip abdest alır?
CEVAP
Elleri çolak olan, taharetlenmez. Kollarını toprağa, yüzünü duvara sürüp teyemmüm eder.
Sual: Maliki mezhebinde farz olan muvalatı, abdest uzuvlarının kurumaması, diye tarif edenler var. Muvalat nedir?
CEVAP
Muvalat, her uzvu, birbiri arkasından ara vermeden, acele olarak yıkamaktır. Başka bir ifade ile, normal şartlar altında, bir önce yıkadığı uzuv kuruyacak kadar ara vermemektir.
Çok kısa zamanda yapılan bir iş, muvalata engel olmaz. Mesela, abdest alırken kapıdan biri girse, gelenin kim olduğuna bakılsa, muvalata mani olmaz. Musluktan su kesilse, kovadaki suyu almak veya bitişik odadaki musluğa gidip, o musluktan abdest almak, muvalatı engellemez. Sağ ayağı yıkadıktan sonra, kolayca giren bir çorabı hemen giyerek, öteki ayağı yıkamaya başlamak da muvalata mani olmaz. Yavaşça giyerse, normal şartlarda, bir uzuv kuruyacak kadar ara verilirse, muvalata mani olur. Abdest alırken çorabın birisini veya ikisini çıkarmak muvalata mani olmaz.
Uzuvların kuruyup kurumaması mutlak ölçü değildir. Çünkü sıcak ve rüzgarlı havada, uzuvlar hemen kuruyabilir. Yahut soğuk ve rüzgarsız bir yerde, uzuvlar geç kuruyabilir. Uzuvlar kurumadı diye, başka bir iş yapmak muvalata mani olur. Hararetli vücutta, uzuv tez kuruyabilir. Demek ki, kuruyup kurumaması kesin ölçü değildir.
İbni Âbidin hazretleri de, Hanefi'ye göre muvalatı anlatırken, (Toprakla teyemmüm ederken de, su ile yıkamak olmadığı halde, normal şartlarda bir uzuv kuruyacak kadar ara vermek muvalata manidir) buyuruyor.
Sual: Teyemmüm ederken sadece niyet ettim teyemmüme desek bununla namaz kılınabilir mi? Mushafı tutup bir yere koymak niyetiyle teyemmüm etsek, bu teyemmümle namaz kılmamız caiz mi? Bir de hem teyemmüme, hem de cünüplükten temizlenmeye niyet etmek mi gerekir?
CEVAP
Sadece teyemmüme niyet etmekle namaz kılmak caiz olmadığı gibi, Mushafı tutmak için teyemmüm edilince de, bu teyemmümle namaz kılınmaz. İbadet olan başka bir şeyi, mesela, secde-i tilavet yapmaya veya abdest için teyemmüm etmeye niyet gerekir. Teyemmüme niyet ederken, abdest ile guslü ayırmaya gerek yoktur. Abdest için niyet etmekle, cünüplükten de temiz olur. Cünüplükten temizlenmeye niyet edilen teyemmüm ile namaz kılınır. Abdest için ikinci teyemmüme lüzum yoktur. (S. Ebediyye - Redd-ül-muhtar)
İmam Züfer'e göre, abdest de olduğu gibi, teyemmümde de niyet farz değildir. Teyemmüme niyet etmeden teyemmüm alıp namaz kılan kimse, imam-ı Züfer’e göre teyemmümünün sahih olduğunu, yani o kavle uyduğuna niyet ederse, kıldığı namaz sahih olur. İhtiyaç olmadan başka bir kaville amel edilmez.
Ev tozu ile teyemmüm olmaz
Sual: Ev tozlu eşyaya, mesela yastığa teyemmüm caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. Ancak kumaş, elbise, yastık gibi, teyemmüm caiz olmayan eşya üzerindeki, teyemmüm caiz olan toprak cinsi şeylerin tozu ile veya kül ile tozlanırsa veya silkildikleri zaman havaya böyle toz çıkarsa, bunlarla teyemmüm caizdir. Ev eşyası üzerinde bulunan organik tozlar böyle değildir. Ev tozu toprak tozu değildir, organik tozdur. Organik tozlarla teyemmüm olmaz. Toprak cinsinden olan her temiz şey ile, üzerinde bunların tozu olmasa bile, teyemmüm edilir.
Hanefi’de teyemmüm şunlarla olur:
1- Toprak ve kum ile,
2- Kireç ve alçı ile,
3- Taş ile, cilasız ve yıkanmış mermer ile,
4- Çimento, tuğla ve kiremit ile, [Bunların tozu ile],
5- Sırsız yani cilasız olmak şartı ile fayans, porselen çanak çömlek, testi ile,
6- Çamur ile, [Çamurun suyu yarıdan az ise, bununla teyemmüm edilir. Suyu çoksa, bir bez çamura sokulup, çıkarılıp rüzgarda kurutup, bu tozlu bezle teyemmüm edilir.]
7- Toprak kerpiçle, kerpiç duvar ile, Kireçle badana edilmiş duvar ile teyemmüm caizdir.
Teyemmüm caiz olmayan maddeler:
Yanıp kül olan veya sıcakta eriyen şeyler, toprak cinsinden değildir. Teyemmüm caiz olmayanlar:
1- Ağaç ile,
2- Ot, meyve ve sebze yaprakları ile,
3- Tahta ile,
4- Hasır ile,
5- Demir, pirinç, alüminyum bakır, altın gibi madenler ile,
6- Yağlı boya sıvalı duvar ile, naylon ile, plastik ile,
7- Cam ile teyemmüm edilemez.
Şafii ve Hanbeli mezheplerinde, teyemmüm yalnız toprakla ve tozlu kum ile olur. Maliki’de yer cinsinden olanlarla da olur. Mesela taş, kum, çamur, kireç, ağaç ve ot ile teyemmüm caizdir. Hatta altın, gümüş ve mücevher hariç, madenlerle de teyemmüm caizdir. Yanmış kiremitle caiz değildir.
Şafii, Hanbeli ve Maliki’de, teyemmüm ancak vakit girdikten sonra yapılır. Bir teyemmümle ancak bir vaktin farzı kılınır.
Kar ile teyemmüm etmek
Sual: Buzlu kutup bölgesinde yaşayan kimse nasıl abdest alır? Çünkü su yoktur. Toprak da bulamaz ki teyemmüm etsin. Her yer buzla ve karla kaplıdır. Bu adam nasıl gusleder?
CEVAP
Bu adamın evi barkı yok mu? Namaz kılan birisi, niye yanında teyemmüm edeceği çanak, çömlek, taş, mermer, tuğla gibi bir şey taşımıyor? Karların ve buzların üstünde ne iş yapıyor? Yemek yemiyor mu, su içmiyor mu? Böyle yerde nasıl yaşıyor ki? Önce siz buna cevap verin, sizin sualinizin cevabı kolaydır.
Bu ateistlerin sorusuna benziyor. Çünkü onlardan çok duyduk, kutuplarda nasıl namaz kılınır veya oruç nasıl tutulur diye.
İslamiyet cihanşümul [evrensel, üniversal] bir dindir. Her asra, her bölgeye, her iklime uygun emir ve yasakları vardır. Dinde, ölüm hariç, çaresiz hiç bir şey yoktur. Peygamber efendimiz, (Mezhepler rahmettir) buyurmuştur. Dört mezhebin birisinde bir çıkış yolu bulunur. Dört mezhebin birinde de bulunmayan şey de zarurettir. Zaruret halinde de bir çok haramlar mubah hâle gelir. Yani namazı, abdesti tehir etmek günah olmaz.
Maliki mezhebinde kar ile, buz ile teyemmüm etmek de caizdir. İhtiyaç olunca Maliki mezhebi taklit edilir. Maliki mezhebini de taklit etme imkanı olmasaydı, herhangi bir sebeple teyemmüm de edemeyen, suya kavuşuncaya kadar abdesti veya guslü tehir ederdi.
Sual: Teyemmümü toprak ile yapmak şart mıdır? Başka bir şey ile teyemmüm yapılmaz mı?
CEVAP
Kum, kireç ve taş gibi toprak cinsinden temiz bir şey ile, mesela kiremit ile veya sırsız mermer ile de yapılabilir.
Kül ile teyemmüm
Sual: Kül ile teyemmüm yapmak caiz midir?
CEVAP
Hayır. Sadece taş külü müstesnadır. Mesela kireç, taş külüdür. (Redd-ül-muhtar)
Sual: Teyemmüm ederek namaza duran, namazda iken su görse, ne yapması gerekir?
CEVAP
Suyu görünce, teyemmüm bâtıl olur. Hemen selam verip, namazdan çıkar. Vakit çıkmadan abdest alıp, namazını baştan tekrar kılar. (Redd-ül-muhtar)
Sual: Sabah uyandığımda, suların gece yarısı kesilmiş olduğunu görsem, dışarısı da karanlık ve soğuksa teyemmüm edebilir miyim?
CEVAP
Hayır. Önceden böyle durumlar için tedbir alınmalıdır. Şehirde su bulamamak, özür olmaz. Komşudan da olsa, bir kova su alınabilir.
Az su ve teyemmüm
Sual: Abdest alacak kadar suyumuz olsa, nasıl guslederiz?
CEVAP
Cünüpken yanında, abdeste yetecek kadar suyu bulunan bir kimse, teyemmüm eder. O suyla abdest alması gerekmez; fakat bu kadar suyu olan bir kimse, cünüp olur ve bununla birlikte abdest almayı gerektiren bir durum olursa, onun abdest alması gerekir. (Hindiyye)
Abdest ve teyemmüm
Sual: Su az olup abdeste yetmezse nasıl abdest alırız?
CEVAP
Abdest azalarından bir kısmını yıkayacak kadar birazcık suyu olan bir kimse, o su ile bir yerini yıkamaz, teyemmüm eder. (Hindiyye)
Teyemmüm edebilir
Sual: 80 yaşındaki ninem, yalnız başına zor abdest alıyor, düşerim de bir yerim kırılır diye korkuyor. Acaba teyemmüm edebilir mi?
CEVAP
Düşme ihtimali varsa teyemmüm eder. Soğuk havada hastalanma ihtimali olan sağlam kimse de, gusletmek yerine teyemmüm eder.
Sual: Teyemmüm namaz vakti girmeden önce alınsa sahih olur mu?
CEVAP
Evet, Hanefî’de sahihtir. Diğer üç mezhepte, vakit girmeden önce alınan teyemmüm, vakit çıkınca bozulmuş olur. Yeni vakit girince, namaz kılmak için yeniden teyemmüm almak gerekir. Mâlikî veya Şâfiî’yi gusül, abdest ve namazda taklit edenlerin de, buna dikkat etmesi gerekir
Sual: İstinca nedir?
CEVAP
Önden ve arkadan necaset çıkınca, bu yerleri temizlemeye istinca denir. İstinca, sünnet-i müekkededir. Gaz, taş çıkınca temizlemek, yani taharetlenmek gerekmez.
Gazete ile istinca
Sual: Gazete ile istinca caiz mi?
CEVAP
Her türlü yazılı kağıt ile ve yazı yazmaya müsait kağıtla istinca caiz değildir. Tuvalet kağıtları, kurulamak için kullanılır.
Kâğıtla taharetlenmek
Sual: Kâğıtla taharetlenmek caiz midir?
CEVAP
Kâğıtla taharetlenmek mekruhtur. Taharetlendikten sonra, arta kalan yaşlığı kurulamak müstehabdır. Tuvalet kâğıdı veya bir bez yoksa elle kurulanabilir.
İstibra
Sual: İstibra nedir?
CEVAP
İstibra, idrar yolunu idrardan temizlemek demektir. Erkeklerin yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak istibra etmesi, yani idrar yolunda damlalar bırakmaması vaciptir. İdrar damlası kalmadığına kanaat gelmeden abdest almamalıdır. Bir damla sızarsa, hem abdest bozulur, hem de çamaşır kirlenir. Çamaşıra avuç içinden az sızarsa, abdest alıp kıldığı namaz mekruh olur. Daha çok sızarsa, namaz sahih olmaz.
İstinka
Sual: İstinka nedir?
CEVAP
İstinka, idrar yolunda idrar kalmadığına veya vücutta necaset kalmadığına kalbinin mutmain olması demektir.
Taharet
Sual: Kadınların taharetleri erkeklerinkinden farklı mı?
CEVAP
Bayanlar, büyük abdestlerini önden arkaya doğru parmakla alırlar. Arkadan öne doğru alınırsa, ön tarafa pislik bulaşır ve mikrop kapar. Kadınlar ön taraflarına elleri ile dokunmamalıdır. Elden mikrop kapabildiği gibi, şehvete de sebep olabilir
CEVAP
Önden ve arkadan necaset çıkınca, bu yerleri temizlemeye istinca denir. İstinca, sünnet-i müekkededir. Gaz, taş çıkınca temizlemek, yani taharetlenmek gerekmez.
Gazete ile istinca
Sual: Gazete ile istinca caiz mi?
CEVAP
Her türlü yazılı kağıt ile ve yazı yazmaya müsait kağıtla istinca caiz değildir. Tuvalet kağıtları, kurulamak için kullanılır.
Kâğıtla taharetlenmek
Sual: Kâğıtla taharetlenmek caiz midir?
CEVAP
Kâğıtla taharetlenmek mekruhtur. Taharetlendikten sonra, arta kalan yaşlığı kurulamak müstehabdır. Tuvalet kâğıdı veya bir bez yoksa elle kurulanabilir.
İstibra
Sual: İstibra nedir?
CEVAP
İstibra, idrar yolunu idrardan temizlemek demektir. Erkeklerin yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak istibra etmesi, yani idrar yolunda damlalar bırakmaması vaciptir. İdrar damlası kalmadığına kanaat gelmeden abdest almamalıdır. Bir damla sızarsa, hem abdest bozulur, hem de çamaşır kirlenir. Çamaşıra avuç içinden az sızarsa, abdest alıp kıldığı namaz mekruh olur. Daha çok sızarsa, namaz sahih olmaz.
İstinka
Sual: İstinka nedir?
CEVAP
İstinka, idrar yolunda idrar kalmadığına veya vücutta necaset kalmadığına kalbinin mutmain olması demektir.
Taharet
Sual: Kadınların taharetleri erkeklerinkinden farklı mı?
CEVAP
Bayanlar, büyük abdestlerini önden arkaya doğru parmakla alırlar. Arkadan öne doğru alınırsa, ön tarafa pislik bulaşır ve mikrop kapar. Kadınlar ön taraflarına elleri ile dokunmamalıdır. Elden mikrop kapabildiği gibi, şehvete de sebep olabilir
Abdestin ve Guslün Faydaları
Sual: Abdest ve guslün, sağlığa faydası var mıdır?
CEVAP
Evet faydaları çoktur; fakat sırf faydasından dolayı abdest almak caiz olmaz. Maddi hiç faydası olmasa bile, Allahü teâlânın emri olduğu için yapmak gerekir. Abdest ve guslün sağlığa faydalarından birkaçı şöyledir:
1- Her gün, ellerimiz çeşitli yerlere dokunuyor, mikroplar bulaşıyor. El, yüz ve ayakları yıkamak, cilt hastalıkları ve iltihapları için iyi bir korunmadır.
2- Burnu yıkamakla, burnun süzüp bıraktığı toz ve mikrop yığınlarının vücuda girmeleri önlenmiş olur.
3- Yüzün yıkanması da cildi kuvvetlendirir, baştaki ağırlığı ve yorgunluğu hafifletir. Damarları ve sinirleri harekete geçirir. Devamlı abdest alan, yaşlansa bile, yüzündeki güzellik, tazelik gitmez.
4- Gusülle vücut eski zindeliğini kazanır. Vücudu belirli aralıklarla yıkamak, koruyucu hekimlik yönünden çok önemlidir. Dinimiz her Cuma günü gusletmeyi emretmektedir.
5- Vücutta bir statik elektrik dengesi vardır. Bu elektriksel yük, öfkelenince normalin 4 katına, cünüp olunca, 12 katına çıkar. Günümüzde, kızıl ötesi ışınlarla dış derinin fotoğrafları çekilmiş, bu fotoğraflarda, ilişkiden sonra, vücudun bütün yüzeyinin fazla statik elektrik tabakasıyla örtüldüğü tespit edilmiştir. Yıkanınca su zerreleri, olumsuz elektrik gerilimini alarak, vücudu topraklayıp, yeniden normale döndürüyor. Bu açıdan gusül, tıbbi yönden de, yapılması gereken bir temizliktir.
6- Abdest ve gusül, dolaşım sistemini de olumlu yönden etkiler. Damarlardaki sertleşme ve daralmayı önler. Lenf sistemi, en önemli merkezlerinden biri olan burun arkası ve bademcikler yıkanarak uyarılır. Ayrıca boyun ve yanlarının yaş elle mesh edilmesi de, lenf sistemine tesir eder. Abdest ve gusülle kolaylaşan lenf dolaşımı sayesinde, lenfosit denen savaşçı hücreler vücudu zararlı unsurlardan korur ve vücut direncini arttırırlar.
7- Toprakla yapılan teyemmüm de, büyük ölçüde vücuttaki statik elektriği yok eder, topraklar.
Guslü ve abdesti, Allah’ın emri olduğu için yerine getiren, dünyada geçici faydalarını gördüğü gibi, ahirette sonsuz faydalara kavuşur
Sual: Abdest ve guslün, sağlığa faydası var mıdır?
CEVAP
Evet faydaları çoktur; fakat sırf faydasından dolayı abdest almak caiz olmaz. Maddi hiç faydası olmasa bile, Allahü teâlânın emri olduğu için yapmak gerekir. Abdest ve guslün sağlığa faydalarından birkaçı şöyledir:
1- Her gün, ellerimiz çeşitli yerlere dokunuyor, mikroplar bulaşıyor. El, yüz ve ayakları yıkamak, cilt hastalıkları ve iltihapları için iyi bir korunmadır.
2- Burnu yıkamakla, burnun süzüp bıraktığı toz ve mikrop yığınlarının vücuda girmeleri önlenmiş olur.
3- Yüzün yıkanması da cildi kuvvetlendirir, baştaki ağırlığı ve yorgunluğu hafifletir. Damarları ve sinirleri harekete geçirir. Devamlı abdest alan, yaşlansa bile, yüzündeki güzellik, tazelik gitmez.
4- Gusülle vücut eski zindeliğini kazanır. Vücudu belirli aralıklarla yıkamak, koruyucu hekimlik yönünden çok önemlidir. Dinimiz her Cuma günü gusletmeyi emretmektedir.
5- Vücutta bir statik elektrik dengesi vardır. Bu elektriksel yük, öfkelenince normalin 4 katına, cünüp olunca, 12 katına çıkar. Günümüzde, kızıl ötesi ışınlarla dış derinin fotoğrafları çekilmiş, bu fotoğraflarda, ilişkiden sonra, vücudun bütün yüzeyinin fazla statik elektrik tabakasıyla örtüldüğü tespit edilmiştir. Yıkanınca su zerreleri, olumsuz elektrik gerilimini alarak, vücudu topraklayıp, yeniden normale döndürüyor. Bu açıdan gusül, tıbbi yönden de, yapılması gereken bir temizliktir.
6- Abdest ve gusül, dolaşım sistemini de olumlu yönden etkiler. Damarlardaki sertleşme ve daralmayı önler. Lenf sistemi, en önemli merkezlerinden biri olan burun arkası ve bademcikler yıkanarak uyarılır. Ayrıca boyun ve yanlarının yaş elle mesh edilmesi de, lenf sistemine tesir eder. Abdest ve gusülle kolaylaşan lenf dolaşımı sayesinde, lenfosit denen savaşçı hücreler vücudu zararlı unsurlardan korur ve vücut direncini arttırırlar.
7- Toprakla yapılan teyemmüm de, büyük ölçüde vücuttaki statik elektriği yok eder, topraklar.
Guslü ve abdesti, Allah’ın emri olduğu için yerine getiren, dünyada geçici faydalarını gördüğü gibi, ahirette sonsuz faydalara kavuşur
Özür sahibi olmak
Sual: Herhangi bir şekilde abdest tutamayan kimse, nasıl hareket eder?
CEVAP
Abdest tutamayan kimse, özür sahibi ise, istediği zaman abdest alır. Bu abdest ile, istediği kadar farz ve nafile kılar ve Kur’an-ı kerim okur. Namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Her namaz vakti girdikten sonra, yeni abdest alıp, bu vakit çıkıncaya kadar her ibadeti yapar. Öğleden başka dört namazdan birinin vakti girmeden önce aldığı abdest ile, bu namazı kılamaz. Çünkü, öğle namazının vakti başlarken, bir namazın vakti çıkmıyor.
Özür sahiplerinin, devam eden özürleri, abdestini bozmaz. Fakat, başka bir abdest bozan sebep ile bozulur. Vakit çıkınca, özür sebebi ile de bozulmuş olur. (Tahtavi)
Özür sahibi olmak için, abdesti bozan bir şeyin, devam üzere mevcut olması gerekir. Edası farz olan herhangi bir namaz vakti içinde, namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp, yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan kimse, özrü gördüğü andan itibaren, özür sahibi sayılır. Mesela, idrar ve başka akıntılar, yel kaçması, yaradan kan, irin akması, yahut meme, göbek, burun gibi bir yerden, kan, irin akması gibi, abdesti bozan şeylerden biri, hep mevcut olur, yani bir namaz vaktinin başından sonuna kadar, bir abdest alıp, farzı kılacak kadar, durdurulamazsa, o kimse, özür sahibi olur.
Bir namaz vakti girdikten, farzı kılacak kadar zaman sonra özür başlasa, vaktin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Hiç durmadı ise, vaktin sonunda abdest alıp, o vaktin namazını kılar. Namaz vakti çıktıktan sonra, sonraki namaz vakti içinde durursa, önceki namazını iade eder. İkinci namaz vaktinin başından sonuna kadar hiç kesilmezse, özür sahibi olduğu anlaşılır ve kılmış olduğu önceki vaktin namazını iade etmez.
En uygun olanı da, özürlü kimsenin, Maliki mezhebini taklid etmesidir. Çünkü Maliki’de, abdesti bozan başka bir sebep yoksa, o kimsenin özrü, namaz vakti çıksa da, abdestini bozmaz.
Her namaz vaktinde bir kere çıkması da şart değildir. Günde bir defa veya birkaç günde bir defa da özrü zuhur etse yine özrü abdestini bozmaz. Namazdan önce veya namaz içinde idrar veya yel kaçıran yahut akıntısı olan kimse, Maliki mezhebini taklid ederse, abdesti bozulmamış olur. (M.Erbea)
Not: Maliki mezhebini taklit ile ilgili geniş bilgi, Mezhebin Önemi maddesinde, Mezhep taklidi rahmettir kısmında var.
Vakit çıkınca
Sual: Akıntı, gaz kaçırması gibi bir özürden dolayı Malikî mezhebini taklit eden kimsenin, her namaz vaktinde abdest alması gerekir mi? (Evindeyse abdest alması gerekir) demek doğru mudur?
CEVAP
Hayır, evinde de olsa yeniden abdest almak, harac [sıkıntı] olur. Zaten bu gibi özürlerde, her vakitte abdest alma sıkıntısından kurtulmak için Malikî mezhebi taklit edilir. Malikî mezhebini taklit edince de, her namaz vaktinde tekrar abdest almak gerekmez. Mezhep taklidi harac olan işlerde yapılır. Abdest bozulunca, yeniden abdest alınması bir haracdır. S. Ebediyye’de, (Yolda, nakil vasıtalarında ve alış verişte temas korkusu olan Şâfiî, Hanefî veya Mâlikî mezhebini taklit etmelidir) deniyor. Kitaptaki bu ifadeye aykırı olarak, (Yolda, otobüste, çarşıda bir kadına dokununca, abdesti bozulan Şâfiî, zaruret yoksa, gitsin, abdestini alsın) denmemeli. Yolda, alış verişte abdesti bozulan, tekrar abdest alabilir; fakat yeniden abdest almanın harac olduğu, S. Ebediyye’de açıkça bildiriliyor. Dinimizin verdiği ruhsatlardan insanları uzaklaştırmak doğru değildir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]
Sual: Herhangi bir şekilde abdest tutamayan kimse, nasıl hareket eder?
CEVAP
Abdest tutamayan kimse, özür sahibi ise, istediği zaman abdest alır. Bu abdest ile, istediği kadar farz ve nafile kılar ve Kur’an-ı kerim okur. Namaz vakti çıkınca abdesti bozulmuş olur. Her namaz vakti girdikten sonra, yeni abdest alıp, bu vakit çıkıncaya kadar her ibadeti yapar. Öğleden başka dört namazdan birinin vakti girmeden önce aldığı abdest ile, bu namazı kılamaz. Çünkü, öğle namazının vakti başlarken, bir namazın vakti çıkmıyor.
Özür sahiplerinin, devam eden özürleri, abdestini bozmaz. Fakat, başka bir abdest bozan sebep ile bozulur. Vakit çıkınca, özür sebebi ile de bozulmuş olur. (Tahtavi)
Özür sahibi olmak için, abdesti bozan bir şeyin, devam üzere mevcut olması gerekir. Edası farz olan herhangi bir namaz vakti içinde, namaz vaktinin başından sonuna kadar, abdest alıp, yalnız farzı kılacak kadar bir zaman, abdestli kalamayan kimse, özrü gördüğü andan itibaren, özür sahibi sayılır. Mesela, idrar ve başka akıntılar, yel kaçması, yaradan kan, irin akması, yahut meme, göbek, burun gibi bir yerden, kan, irin akması gibi, abdesti bozan şeylerden biri, hep mevcut olur, yani bir namaz vaktinin başından sonuna kadar, bir abdest alıp, farzı kılacak kadar, durdurulamazsa, o kimse, özür sahibi olur.
Bir namaz vakti girdikten, farzı kılacak kadar zaman sonra özür başlasa, vaktin sonu yaklaşıncaya kadar bekler. Hiç durmadı ise, vaktin sonunda abdest alıp, o vaktin namazını kılar. Namaz vakti çıktıktan sonra, sonraki namaz vakti içinde durursa, önceki namazını iade eder. İkinci namaz vaktinin başından sonuna kadar hiç kesilmezse, özür sahibi olduğu anlaşılır ve kılmış olduğu önceki vaktin namazını iade etmez.
En uygun olanı da, özürlü kimsenin, Maliki mezhebini taklid etmesidir. Çünkü Maliki’de, abdesti bozan başka bir sebep yoksa, o kimsenin özrü, namaz vakti çıksa da, abdestini bozmaz.
Her namaz vaktinde bir kere çıkması da şart değildir. Günde bir defa veya birkaç günde bir defa da özrü zuhur etse yine özrü abdestini bozmaz. Namazdan önce veya namaz içinde idrar veya yel kaçıran yahut akıntısı olan kimse, Maliki mezhebini taklid ederse, abdesti bozulmamış olur. (M.Erbea)
Not: Maliki mezhebini taklit ile ilgili geniş bilgi, Mezhebin Önemi maddesinde, Mezhep taklidi rahmettir kısmında var.
Vakit çıkınca
Sual: Akıntı, gaz kaçırması gibi bir özürden dolayı Malikî mezhebini taklit eden kimsenin, her namaz vaktinde abdest alması gerekir mi? (Evindeyse abdest alması gerekir) demek doğru mudur?
CEVAP
Hayır, evinde de olsa yeniden abdest almak, harac [sıkıntı] olur. Zaten bu gibi özürlerde, her vakitte abdest alma sıkıntısından kurtulmak için Malikî mezhebi taklit edilir. Malikî mezhebini taklit edince de, her namaz vaktinde tekrar abdest almak gerekmez. Mezhep taklidi harac olan işlerde yapılır. Abdest bozulunca, yeniden abdest alınması bir haracdır. S. Ebediyye’de, (Yolda, nakil vasıtalarında ve alış verişte temas korkusu olan Şâfiî, Hanefî veya Mâlikî mezhebini taklit etmelidir) deniyor. Kitaptaki bu ifadeye aykırı olarak, (Yolda, otobüste, çarşıda bir kadına dokununca, abdesti bozulan Şâfiî, zaruret yoksa, gitsin, abdestini alsın) denmemeli. Yolda, alış verişte abdesti bozulan, tekrar abdest alabilir; fakat yeniden abdest almanın harac olduğu, S. Ebediyye’de açıkça bildiriliyor. Dinimizin verdiği ruhsatlardan insanları uzaklaştırmak doğru değildir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]
Abdest ve sular
Sual: Deniz suyu ile içinde koli basili bulunup da içilmeyen su ile abdest alınabilir mi? Guslederken sabun, su kazanının içine düşse, o su ile gusletmekte mahzur var mıdır? İçine ayran, sirke dökülmüş su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Deniz suyu temizdir. İçilebilir de. Fakat tuzlu olduğu için içilmiyor diye, "abdest alınmaz, gusledilmez" şeklinde bir kaide yoktur. Necis olduğu için içilmeyen bir su ile abdest alınmaz. Fakat koli basili bulunduğu için içilmeyen bir su ile abdest alınır. Bir kazanın içine bir kaşık tuz konsa, o su ile abdest alınabilir.
Eriyemeyecek kadar çok tuz konursa, o zaman böyle bir tuz eriyiği ile abdest alınmaz.
Bir kazan suya bir kaşık ayran veya sirke katılsa, bu su ile abdest alınır. Bir suya süt, ayran gibi bir şey karışıp, suyun rengini değiştirecek kadar çok olursa, o su ile abdest alınmaz. Kavun suyu ve şeker karışıp da suyun tadı değişmezse, böyle bir su ile abdest alınır. Tadı değişecek kadar çok konursa, o su ile abdest alınmaz.
Meyve suları içildiği halde, hiçbirisi ile abdest alınmaz. Zemzem suyu ile abdest alınır, gusledilir. Bir suya mürekkep damlayıp suyun rengini değiştirmezse, o su ile abdest alınır. Karışan sıvı, suyun üç vasfı olan renk, koku ve tadından birini değiştirirse, o su ile abdest alınmaz, gusledilmez. Bunun istisnaları vardır. Mesela, fasulye, nohut, mercimek soğuk suda kalıp suyun üç sıfatı yani rengi, kokusu ve tadı değişse bile akıcılığını kaybetmediği müddetçe böyle su ile abdest alınır. Et suyunun rengi, kokusu ve tadı değişmemiş bile olsa, yine et suyu ile abdest alınmaz.
Bir suya temiz şeyler karışıp, suyun rengi değiştiği halde, su ismi değişmemişse, o su ile abdest alınır. Küçük bir havuza, az bir necaset düşürse, suyun üç sıfatı değişmese de yine, o su ile abdest alınmaz. Uzun zaman durmakla, üç sıfatı değişen su, pis olmaz. Bununla abdest alınır.
Müstamel su
Sual: Müstamel su nedir? Bu su ne işe yarar?
CEVAP
Abdestte ve gusülde kullanılmış olan suya müstamel su denir. Yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkanmış su da müstamel sudur. Müstamel su, imam-ı a’zama göre kaba necasettir. İmam-ı Ebu Yusuf’a göre, hafif necasettir. İmam-ı Muhammed’e göre temizdir. Fetva da imam-ı Muhammed’e göredir. Bununla necaset temizlenir; ama, abdest alınmaz ve gusledilmez. İçmek ve hamur yapmak mekruhtur.
Müstamel su, Maliki hariç, diğer üç mezhepte, tahirdir, ama mutahhir değildir. Yani temizdir, temizleyici değildir. Necaset temizlenir, ama o su ile tekrar abdest alınmaz. Maliki’de, hem tahirdir, hem de mutahhirdir. (Mizan-ül kübra)
Suya sabun düşerse
Sual: Bir kova suya temiz bir sabun düşse, elimizi sokarak bu sabunu çıkarsak, kovadaki su ile abdest almakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Sabun eriyerek suyun akıcılığını kaybettirmezse, bu suyla abdest alınır. (Redd-ül-muhtar)
Sirke dökülse
Sual: Su dolu kovaya sirke dökülse, bu su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Evet, alınır.
Kokan su
Sual: Uzun zaman kalmakla kokan su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Uzun zaman durmakla üç sıfatı değişen su, pis olmaz. Kokan suyun sebebi bilinmezse, temiz kabul edilir. Başkasına sorup, araştırmak gerekmez.
Göl ve deniz
Sual: Gölde, denizde abdest alınır mı?
CEVAP
Evet.
Irmak suyu ile abdest
Sual: Kırlarda akarsular, ırmaklar üstü açık olarak akıyor. Bu sular içilir mi, böyle sular ile abdest alınır mı?
CEVAP
İçine necaset karışmıyorsa üstünün açık olmasının mahzuru olmaz. Genelde akarsu pis olmaz. Hadis-i şerifte, (Rengi, tadı ve kokusu değişmeyen su temizdir, necis değildir) buyuruluyor. (Dürer)
Müstamel sudan sakınmak
Sual: Müstamel su, imam-ı Muhammed’e göre temizdir. Buna rağmen yine sakınmak gerekir mi?
CEVAP
Diğer imamlara da uymak için dikkat edilmelidir.
Büyük havuz
Sual: Abdest alınması için, büyük havuz ne demektir?
CEVAP
Hanefi’de alanı 23 metrekare olan su büyük havuz kabul edilir. Şafii’de kulleteyn ise 220 kg su alan havuzdur. Bu havuz temiz kabul edilir.
Su sıçrasa
Sual: Gusül ve abdest suyuna (kovaya) yıkanırken su sıçrasa bir şey gerekir mi?
CEVAP
Bir şey gerekmez.
İdrar dökülse
Sual: Din kitaplarında suyun rengi, kokusu ve tadı değişmedikçe su temiz kabul ediliyor. O halde,büyük bir kazan temiz suyun içine bir fincan idrar döksek, su necis olmaz mı?
CEVAP
Hanefi’de, küçük havuza, Şafii’de ise, kulleteynden az olan suya, az necaset düşerse, üç sıfatı değişmese de, necis olur. İnsan içmez ve temizlikte kullanılmaz. Üç sıfatı değişirse idrar gibi olup hiçbir şeyde kullanılmaz. Maliki mezhebinde ise, rengi, kokusu ve tadı değişmemiş su ile abdest ve gusül sahih olur ise de mekruh olur. Maliki’de mai müstamel de böyledir. (S. Ebediyye)
Takunyadaki su
Sual: Takunyadaki abdest suyu, müstamel su hükmünde midir? Yani bir başkası, kullanılmış ıslak takunyayı yıkamadan onunla abdest alabilir mi?
CEVAP
Takunyadaki abdest suyu müstamel değildir. Takunyayı yıkamadan, onunla abdest alınabilir.
Gaz ve benzin
Sual: Abdest suyunun içine, gazyağı veya benzin damlasa, suyun üç vasfından, renk, koku, tadından biri değiştiğine göre, bu su ile abdest almak caiz midir?
CEVAP
Caizdir. Gazyağı ve benzin necis değildir. Necaset karışıp da üç vasıftan birisi değişirse, bu su ile abdest alınmaz. (Cevhere)
Temiz kabul edilir
Sual: Yolda rastlanan, temiz olduğu zannedilen suyla, abdest alınır mı?
CEVAP
Evet, bu su ile abdest alınır. Su az olup, içine necaset karıştığı iyi bilinmedikçe bununla da, abdest alınır. Yani, temiz kabul edilir.
İbadetler, fazla zan edilmekle, temiz ve doğru olur; fakat itikat çok zan ile doğru olamaz. İyi bilinmekle doğru olur.
Kar ile abdest
Sual: Su yok kar var. Karla abdest alınır mı? Teyemmüm etmek mi gerekir?
CEVAP
Kar ile abdest alınmaz. Kar ile taharet caizdir. Memba suları ile abdest alınabilir. Teyemmüm burada geçerli olmaz. Kar bir kaba konur eritilir ve su olur. Bu su ile abdest alınır. Şehirde su bulamamak özür sayılmaz.
Ayakları leğene sokmak
Sual: Abdest için eğilip ayaklarını yıkayamayan, ayaklarını da lavaboya kaldıramayan hasta, içi su dolu leğene sokup çıkarsa, ayaklarını yıkamış olur mu?
CEVAP
Ayağını leğendeki suya sokunca, bütün su müstamel olmuş olur. Başka bir kavle göre, caiz olur. Zaruret veya ihtiyaç olunca, bu kaville amel etmek caiz olur.
Müstamel suyla abdest
Sual: Su bulunmadığı yer ve zamanda, abdestte kullanılmış müstamel su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Hanefî’de müstamel su ile abdest alınmaz. Böyle ihtiyaç olunca, Mâlikî mezhebi taklit edilerek, abdest almak caiz olur.
Sual: Deniz suyu ile içinde koli basili bulunup da içilmeyen su ile abdest alınabilir mi? Guslederken sabun, su kazanının içine düşse, o su ile gusletmekte mahzur var mıdır? İçine ayran, sirke dökülmüş su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Deniz suyu temizdir. İçilebilir de. Fakat tuzlu olduğu için içilmiyor diye, "abdest alınmaz, gusledilmez" şeklinde bir kaide yoktur. Necis olduğu için içilmeyen bir su ile abdest alınmaz. Fakat koli basili bulunduğu için içilmeyen bir su ile abdest alınır. Bir kazanın içine bir kaşık tuz konsa, o su ile abdest alınabilir.
Eriyemeyecek kadar çok tuz konursa, o zaman böyle bir tuz eriyiği ile abdest alınmaz.
Bir kazan suya bir kaşık ayran veya sirke katılsa, bu su ile abdest alınır. Bir suya süt, ayran gibi bir şey karışıp, suyun rengini değiştirecek kadar çok olursa, o su ile abdest alınmaz. Kavun suyu ve şeker karışıp da suyun tadı değişmezse, böyle bir su ile abdest alınır. Tadı değişecek kadar çok konursa, o su ile abdest alınmaz.
Meyve suları içildiği halde, hiçbirisi ile abdest alınmaz. Zemzem suyu ile abdest alınır, gusledilir. Bir suya mürekkep damlayıp suyun rengini değiştirmezse, o su ile abdest alınır. Karışan sıvı, suyun üç vasfı olan renk, koku ve tadından birini değiştirirse, o su ile abdest alınmaz, gusledilmez. Bunun istisnaları vardır. Mesela, fasulye, nohut, mercimek soğuk suda kalıp suyun üç sıfatı yani rengi, kokusu ve tadı değişse bile akıcılığını kaybetmediği müddetçe böyle su ile abdest alınır. Et suyunun rengi, kokusu ve tadı değişmemiş bile olsa, yine et suyu ile abdest alınmaz.
Bir suya temiz şeyler karışıp, suyun rengi değiştiği halde, su ismi değişmemişse, o su ile abdest alınır. Küçük bir havuza, az bir necaset düşürse, suyun üç sıfatı değişmese de yine, o su ile abdest alınmaz. Uzun zaman durmakla, üç sıfatı değişen su, pis olmaz. Bununla abdest alınır.
Müstamel su
Sual: Müstamel su nedir? Bu su ne işe yarar?
CEVAP
Abdestte ve gusülde kullanılmış olan suya müstamel su denir. Yemekten önce ve sonra, sünnet olduğu için el yıkanmış su da müstamel sudur. Müstamel su, imam-ı a’zama göre kaba necasettir. İmam-ı Ebu Yusuf’a göre, hafif necasettir. İmam-ı Muhammed’e göre temizdir. Fetva da imam-ı Muhammed’e göredir. Bununla necaset temizlenir; ama, abdest alınmaz ve gusledilmez. İçmek ve hamur yapmak mekruhtur.
Müstamel su, Maliki hariç, diğer üç mezhepte, tahirdir, ama mutahhir değildir. Yani temizdir, temizleyici değildir. Necaset temizlenir, ama o su ile tekrar abdest alınmaz. Maliki’de, hem tahirdir, hem de mutahhirdir. (Mizan-ül kübra)
Suya sabun düşerse
Sual: Bir kova suya temiz bir sabun düşse, elimizi sokarak bu sabunu çıkarsak, kovadaki su ile abdest almakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Sabun eriyerek suyun akıcılığını kaybettirmezse, bu suyla abdest alınır. (Redd-ül-muhtar)
Sirke dökülse
Sual: Su dolu kovaya sirke dökülse, bu su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Evet, alınır.
Kokan su
Sual: Uzun zaman kalmakla kokan su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Uzun zaman durmakla üç sıfatı değişen su, pis olmaz. Kokan suyun sebebi bilinmezse, temiz kabul edilir. Başkasına sorup, araştırmak gerekmez.
Göl ve deniz
Sual: Gölde, denizde abdest alınır mı?
CEVAP
Evet.
Irmak suyu ile abdest
Sual: Kırlarda akarsular, ırmaklar üstü açık olarak akıyor. Bu sular içilir mi, böyle sular ile abdest alınır mı?
CEVAP
İçine necaset karışmıyorsa üstünün açık olmasının mahzuru olmaz. Genelde akarsu pis olmaz. Hadis-i şerifte, (Rengi, tadı ve kokusu değişmeyen su temizdir, necis değildir) buyuruluyor. (Dürer)
Müstamel sudan sakınmak
Sual: Müstamel su, imam-ı Muhammed’e göre temizdir. Buna rağmen yine sakınmak gerekir mi?
CEVAP
Diğer imamlara da uymak için dikkat edilmelidir.
Büyük havuz
Sual: Abdest alınması için, büyük havuz ne demektir?
CEVAP
Hanefi’de alanı 23 metrekare olan su büyük havuz kabul edilir. Şafii’de kulleteyn ise 220 kg su alan havuzdur. Bu havuz temiz kabul edilir.
Su sıçrasa
Sual: Gusül ve abdest suyuna (kovaya) yıkanırken su sıçrasa bir şey gerekir mi?
CEVAP
Bir şey gerekmez.
İdrar dökülse
Sual: Din kitaplarında suyun rengi, kokusu ve tadı değişmedikçe su temiz kabul ediliyor. O halde,büyük bir kazan temiz suyun içine bir fincan idrar döksek, su necis olmaz mı?
CEVAP
Hanefi’de, küçük havuza, Şafii’de ise, kulleteynden az olan suya, az necaset düşerse, üç sıfatı değişmese de, necis olur. İnsan içmez ve temizlikte kullanılmaz. Üç sıfatı değişirse idrar gibi olup hiçbir şeyde kullanılmaz. Maliki mezhebinde ise, rengi, kokusu ve tadı değişmemiş su ile abdest ve gusül sahih olur ise de mekruh olur. Maliki’de mai müstamel de böyledir. (S. Ebediyye)
Takunyadaki su
Sual: Takunyadaki abdest suyu, müstamel su hükmünde midir? Yani bir başkası, kullanılmış ıslak takunyayı yıkamadan onunla abdest alabilir mi?
CEVAP
Takunyadaki abdest suyu müstamel değildir. Takunyayı yıkamadan, onunla abdest alınabilir.
Gaz ve benzin
Sual: Abdest suyunun içine, gazyağı veya benzin damlasa, suyun üç vasfından, renk, koku, tadından biri değiştiğine göre, bu su ile abdest almak caiz midir?
CEVAP
Caizdir. Gazyağı ve benzin necis değildir. Necaset karışıp da üç vasıftan birisi değişirse, bu su ile abdest alınmaz. (Cevhere)
Temiz kabul edilir
Sual: Yolda rastlanan, temiz olduğu zannedilen suyla, abdest alınır mı?
CEVAP
Evet, bu su ile abdest alınır. Su az olup, içine necaset karıştığı iyi bilinmedikçe bununla da, abdest alınır. Yani, temiz kabul edilir.
İbadetler, fazla zan edilmekle, temiz ve doğru olur; fakat itikat çok zan ile doğru olamaz. İyi bilinmekle doğru olur.
Kar ile abdest
Sual: Su yok kar var. Karla abdest alınır mı? Teyemmüm etmek mi gerekir?
CEVAP
Kar ile abdest alınmaz. Kar ile taharet caizdir. Memba suları ile abdest alınabilir. Teyemmüm burada geçerli olmaz. Kar bir kaba konur eritilir ve su olur. Bu su ile abdest alınır. Şehirde su bulamamak özür sayılmaz.
Ayakları leğene sokmak
Sual: Abdest için eğilip ayaklarını yıkayamayan, ayaklarını da lavaboya kaldıramayan hasta, içi su dolu leğene sokup çıkarsa, ayaklarını yıkamış olur mu?
CEVAP
Ayağını leğendeki suya sokunca, bütün su müstamel olmuş olur. Başka bir kavle göre, caiz olur. Zaruret veya ihtiyaç olunca, bu kaville amel etmek caiz olur.
Müstamel suyla abdest
Sual: Su bulunmadığı yer ve zamanda, abdestte kullanılmış müstamel su ile abdest alınır mı?
CEVAP
Hanefî’de müstamel su ile abdest alınmaz. Böyle ihtiyaç olunca, Mâlikî mezhebi taklit edilerek, abdest almak caiz olur.
Abdestte şüphe ne demek
Sual: Hanefi’de ve Maliki'de abdesti bozan şüphe nedir? Hangi şüpheler abdesti bozmaz? Abdestinin bozulduğunda şüphe eden veya abdestli olduğunu unutan kimse, daha sonra abdestinin olduğunu hatırlasa yine önceki şüpheden dolayı abdesti bozulmuş olur mu?
CEVAP
Daha sonra bozulmadığını hatırlarsa Maliki’de de bozulmamış olur.
Hanefi’de, abdest aldığını bilip, sonra bozulduğunda şüphe ederse, abdesti var kabul edilir. Abdesti bozulduğunu bilip, sonra abdest aldığında şüphe ederse, abdest alması gerekir.
Maliki’de, abdest alıp almadığını hatırlamazsa, abdesti yok kabul edilir. Daha sonra abdesti olduğunu hatırlarsa yine abdesti var demektir. Yani abdestli olduğunu unutmak abdesti bozmuş olmaz. Yine Maliki’de abdestini bozup bozmadığını kesin olarak bilemiyorsa, şüphe içinde ise yeniden abdest alması gerekir.
Abdestli olduğunu unutmak
Sual: Abdestli olduğumuzu hep hatırda tutmak mı gerekir? Bir işle meşgul olunca abdestli olduğumuzu da unutuyoruz. Unutunca abdestimiz bozulmuş mu olur?
CEVAP
Hayır, unutmakla abdest bozulmuş olmaz. Zaten hep hatırda tutmak imkânsızdır.
Bir kimse, abdest aldığını bilip, sonra bozulduğunda şüphe ederse, abdesti var kabul edilir. Abdestini bozduktan sonra abdest aldığını hatırlamasa, abdest alması gerekir.
Unutmak bozmaz
Sual: Bir kimse abdest aldığını biliyor. Aradan saatler geçiyor. Sonra diyor ki ben abdestimi unuttum. Hanefi ve Maliki’de bu kimsenin abdesti var mıdır?
CEVAP
Abdestli olduğunu unutmak her iki mezhepte de abdesti bozmaz. Yani o kimse abdest aldığını hatırlıyorsa ve abdestini bozmadığını biliyorsa, abdestli olduğunu unutmuş olması Hanefi’de de, Maliki’de de abdestine zarar vermez.
Sual: Hanefi’de ve Maliki'de abdesti bozan şüphe nedir? Hangi şüpheler abdesti bozmaz? Abdestinin bozulduğunda şüphe eden veya abdestli olduğunu unutan kimse, daha sonra abdestinin olduğunu hatırlasa yine önceki şüpheden dolayı abdesti bozulmuş olur mu?
CEVAP
Daha sonra bozulmadığını hatırlarsa Maliki’de de bozulmamış olur.
Hanefi’de, abdest aldığını bilip, sonra bozulduğunda şüphe ederse, abdesti var kabul edilir. Abdesti bozulduğunu bilip, sonra abdest aldığında şüphe ederse, abdest alması gerekir.
Maliki’de, abdest alıp almadığını hatırlamazsa, abdesti yok kabul edilir. Daha sonra abdesti olduğunu hatırlarsa yine abdesti var demektir. Yani abdestli olduğunu unutmak abdesti bozmuş olmaz. Yine Maliki’de abdestini bozup bozmadığını kesin olarak bilemiyorsa, şüphe içinde ise yeniden abdest alması gerekir.
Abdestli olduğunu unutmak
Sual: Abdestli olduğumuzu hep hatırda tutmak mı gerekir? Bir işle meşgul olunca abdestli olduğumuzu da unutuyoruz. Unutunca abdestimiz bozulmuş mu olur?
CEVAP
Hayır, unutmakla abdest bozulmuş olmaz. Zaten hep hatırda tutmak imkânsızdır.
Bir kimse, abdest aldığını bilip, sonra bozulduğunda şüphe ederse, abdesti var kabul edilir. Abdestini bozduktan sonra abdest aldığını hatırlamasa, abdest alması gerekir.
Unutmak bozmaz
Sual: Bir kimse abdest aldığını biliyor. Aradan saatler geçiyor. Sonra diyor ki ben abdestimi unuttum. Hanefi ve Maliki’de bu kimsenin abdesti var mıdır?
CEVAP
Abdestli olduğunu unutmak her iki mezhepte de abdesti bozmaz. Yani o kimse abdest aldığını hatırlıyorsa ve abdestini bozmadığını biliyorsa, abdestli olduğunu unutmuş olması Hanefi’de de, Maliki’de de abdestine zarar vermez.
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
SON YENi KONULAR
FORUMA GiR
FORUMDA ARA
SUPPORT
Calendar
Members
Forum Team
Forum Statistics
» En Son Üye:
» Toplam Konular: 2,137
» Toplam Yorumlar: 2,440
Read More / Comment 
