MUHAMMED
BAYRAK
| Welcome, Guest |
|
You have to register before you can post on our site. |
| Forum Statistics |
» Members: 5 » Latest member: Ahmed » Forum threads: 2,056 » Forum posts: 2,266 Full Statistics |
| Search Forums |
|
(Advanced Search) |
DOWNLOADEN
AYET
FELSEFEMiZ
Raşit Tunca Sözü
GÜZEL SÖZ
FEREC DUASI Li RAŞiDiYE
Seyyid Ahmed er-Rufai Hazretlerinin Hizbül Ferec Duası
FEREC DUASI HAKKINDA
Ferec duası, sıkıntı, keder ve zorluklardan kurtuluş, ferahlık ve çıkış yolu bulmak için okunan, "Allah'ım! Sıkıntımızı gider, bize kolaylık ver, ferec (ferahlık, çıkış yolu) nasip et" anlamlarına gelen bir dua olup;
her türlü dertten kurtulmak, moral bulmak, kalbe huzur vermek, Allah'a sığınmak gibi faydaları vardır ve özellikle belirli sıkıntılarda 100 defa okunması tavsiye edilir.
Faydaları ve Faziletleri:
Sıkıntılardan Kurtuluş: En temel faydası, kişinin içinde bulunduğu zor durumdan çıkmasına, ferahlık bulmasına yardımcı olmasıdır.
Huzur ve Rahatlama: Kalbe huzur verir, moral bozukluğunu giderir ve Allah'a sığınmanın verdiği içsel rahatlığı sağlar.
Çıkış Yolu Bulma: "Ferec" kelimesi çıkış yolu, kolaylık ve ferahlık demektir; bu duayı okuyarak Allah'tan zorluklara bir çözüm talep edilir.
Maneviyatı Güçlendirme: Sıkıntılı anlarda Allah'a yönelmeyi ve O'nun yardımını istemeyi öğreterek manevi bağları güçlendirir.
Bu duayı üzerinde, evinde ve ya iş yerinde taşıyan kişiler her türlü kötülükten korunur. Bu duayı sık sık okuyan kişilerin kıyametin susuzluğundan korunduğuna inanılır. Ayrıca kıyamet gününde merhamet ve şefkat ile muamele görür. Bu duayı okumayı alışkanlık haline getirmiş kişiler şehit mertebesine yakın bir dereceye sahip olur ve İslam büyükleriyle beraber zikredilir.
Pişman olunan kötülükleri iyiliğe çevirir. Bu duayı okuyan kimseler Hz. Mehdi’nin şefaatine nail olur ve melekler okuyan kişinin bağışlanması için dua eder.
Sınavdan önce okunursa stresi kaldırır ve heyecanı önler. Bu duayı okuyan kişi, ömrünün bereketli ve uzun olmasını sağlar. Ölüm zamanı kolaylık görür.
Nasıl Okunur?
Genellikle her namazdan sonra veya sıkıntı hissedildiğinde okunabilir.
Özellikle zor durumda olanların her gün 100 defa okuması önerilir.
Dua Metninden Kesitler:
"Allah'ım! Sıkıntımızı izale eyle, bize nezdinden bir ferec ve mahrec (çıkış yolu) nasip eyle" gibi ifadeler içerir.
Özetle, Ferec duası, hayatın zorluklarında manevi bir sığınak olup, Allah'tan kolaylık ve ferahlık dilemek için etkili bir yoldur
OKUMA USULÜ: Herhangi bir sıkıntıya, belaya, musibete veya hastalığa maruz kaldığınızda; sabah, akşam veya uygun vakitlerde, günde bir veya iki defa okunur.
Hizbül Ferec’in Arapçası
يَا اللَّهُ يَا وَدُودُ، يَا اللَّهُ يَا مُنِيبُ، يَا اللَّهُ يَا مُجِيبُ، اسْتَجِبْ دُعَائِي بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ * الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ * مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ * إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ * اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ * صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ *
لاَ إلَهَ إلاَّ اللَّه .. [ عشر مرات ] .
اللَّه .. [ عشر مرات ] .
أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الْعَظِيم .. [ عشر مرات ] .
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وسَلِّمْ .. [ عشر مرات ] .
حَسْبِيَ اللَّه .. [ سبع مرات ] .
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الٓمٓ * ذَلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ * الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ * وَالَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ وَبِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ * أُولَئِكَ عَلَى هُدًى مِن رَّبِّهِمْ وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُون .
لاَ إلَهَ إلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ .
اللَّهُمَّ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الْجَلاَلِ والْإكْرَامِ أَسْأَلُكَ بِأَسْرَارِكَ الْمُسْتَوْدَعَةِ فِي خَلْقِكَ ، بِعِزَّةِ عَرْشِكَ ، بِقُدْسِ نَفْسِكَ ، بِنُورِ وَجْهِكَ ، بِمَبْلَغِ عِلْمِكَ ، بِغَايَةِ قَدْرِكَ ، بِبَسْطِ قُدْرَتِكَ ، بِحَقِّ شُكْرِكَ ، بِمُنْتَهَى رَحْمَتِكَ ، بِسُلْطَانِ مَشِيئَتِكَ ، بِعَظَمَةِ ذاتِكَ ، بِكُلِّ صِفَاتِكَ ، بِجَمِيعِ أَسْمَائِكَ ، بِمَكْنُونِ سِرِّكَ ، بِجَمِيلِ سَتْرِكَ ، بِجَزِيلِ بِرِّكَ ، بِكَمَالِ مِنَّتِكَ ، بِفَيْضِ جُودِكَ ، بِقَاهِرِ غَضَبِكَ ، بِسَابِقِ رَحْمَتِكَ ، بِأَعْدَادِ كَلِمَاتِكَ ، بِعِنَايَةِ مَجْدِكَ ، بِجَلِيلِ طَوْلِكَ ، بِتَفْرِيدِ فَرْدَانِيَّتِكَ ، بِتَوْحِيدِ وَحْدَانِيَّتِكَ ، بِدَائِمِ بَقَائِكَ ، بِسَرْمَدِيَّةِ قُدْسِكَ ، بِأَزَلِيَّةِ رُبُوبِيَّتِكَ ، بِعَظِيمِ كِبْرِيَائِكَ ، بِجَلاَلِكَ بِجَمَالِكَ بِكَمَالِكَ بِإنْعَامِكَ ، بِشَامِخِ أَفْعَالِكَ ، بِسِيَادَةِ أُلُوهِيَّتِكَ ، بِجَبّارِيَّتِكَ بِحَنَانِيَّتِكَ بِمَنّانِيَّتِكَ ، بِعَطْفِكَ بِلُطْفِكَ ، بِبرِّكَ بِإحْسَانِكَ ، بِحَقِّكَ يَا رَبّاهُ يَا غَوْثَاهُ أَسْتَعِينُكَ وَأَسْتَجْدِيكَ أَنْ تَجْعَلَ لِي مِنْ كُلِّ هَمٍّ وَغَمٍّ وَكَرْبٍ فَرَجاً ، وَمِنْ كُلِّ بَلاَءٍ وَشِدَّةٍ وَضِيقٍ مَخْرَجاً ، واجْعَلْ أَوْقَاتِي بِكَ عامِرَةً ، وَسَرِيرَتِي بِمَحَبَّتِكَ نَيِّرَةً ، وَعَيْنِي بِشُهُودِ آثَارِ لُطْفِكَ قَرِيرَةً ، وَبَصِيرَتِي بِلَوَامِعِ أَنْوَارِ قُرْبِكَ مُسْتَنِيرَةً وَبَصِيرَةً ؛ بِحَقِّ كٓهيعٓصٓ وحمٓ عٓسٓقٓ ، وَبِحَقِّ طه ، وطسٓ وصٓ ويسٓ والٓرٓ والٓمٓ ونٓ وحمٓ وطسٓمٓ ، وَبِسِرِّ الْقُرْآنِ الْعَظِيمِ .. يَا عَلِيُّ يَا عَظِيمُ يَا رَحْمَنُ يَا رَحِيمُ يَا بَرُّ يَا كَرِيمُ يَا أَوَّلُ يَا قَدِيمُ .
اللَّهُمَّ يَا مَنْ لاَ تَنْفَعُكَ طاعَتِي وَلاَ تَضُرُّكَ مَعْصِيَتِي تَقَبَّلْ مِنِّي مَا لاَ يَنْفَعُكَ ، واغْفِرْ لِي مَا لاَ يَضُرُّكَ .
بِسْمِ اللَّهِ ، حَسْبُنَا اللَّهُ ، لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إلاَّ بِاللَّهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ .
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لاَ يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيم .
فَأَوْجَسَ فِى نَفْسِهِ خِيفَةً مُّوسَى * قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ الْأَعْلَى .
اللَّهُ اللَّهُ اللَّهُ .. تَوَكَّلْتُ عَلَى اللَّهِ ، وَمَا تَوْفِيقِي إلاَّ بِاللَّه .
اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَّهُ مَا فِى السَّمَاوَاتِ وَمَا فِى الْأَرْضِ مَن ذَا الَّذِى يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَىْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِىُّ الْعَظِيم .
يَا دائِماً لاَ فَنَاءَ وَلاَ زَوَالَ لِمُلْكِهِ تَدَارَكْنِي بِلُطْفِكَ ؛ فَإنِّي ضَعِيفٌ وَأَنْتَ الْقَوِيُّ ، وَإنِّي فَقِيرٌ وَأَنْتَ الْغَنِيُّ ، وَإنِّي مَغْلُوبٌ وَأَنْتَ النَّصِيرُ ، وَإنِّي عاجِزٌ وَأَنْتَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِير .
حَسْبِىَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيم .
حَسْبِيَ اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ
يَا اللَّهُ يَا وَدُودُ، يَا اللَّهُ يَا مُنِيبُ، يَا اللَّهُ يَا مُجِيبُ، اسْتَجِبْ دُعَائِي بِرَحْمَتِكَ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Ferec Duası - Latin Harfleriyle Okunuşu:
FEREC DUASI Li RAŞiDiYE
Seyyid Ahmed er-Rufai Hazretlerinin Hizbül Ferec Duası
Hizbül Ferec’in Arapçası VERSION 2
Yâ Allâh yâ Vedûd, yâ Allâh yâ Munîb, yâ Allâh yâ Mucîb, estecib duâî bi rahmetike yâ Erhamerrâhimîn.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elhamdulillâhi rabbil âlemîn. Errahmânirrahîm. Mâliki yevmiddîn. İyyâke na'budu ve iyyâke neste'în. İhdinessırâtal mustakîm. Sırâtallezîne en'amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn.
Lâ ilâhe illallâh. (10 kere)
Allâh. (10 kere)
Estagfirullâhel azîm. (10 kere)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim. (10 kere)
Hasbiyallâh. (7 kere)
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Elif lâm mîm. Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh, huden lil muttekîn. Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn. Vellezîne yu'minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik ve bil âhireti hum yûkınûn. Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehu'l mulku ve lehu'l hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr.
Allâhümme yâ Hayyu yâ Kayyûm yâ Zel Celâli vel İkrâm. Es'eluke bi esrârikel mustevdaati fî halkık. Bi izzeti arşık. Bi kudsi nefsik. Bi nûri vechik. Bi mübelligi ilmik. Bi gayeti kadrik. Bi bastı kudretik. Bi hakkı şükrik. Bi müntehâ rahmetik. Bi sultânı meşîetik. Bi azameti zâtik. Bi kulli sıfâtik. Bi cemîi esmâik. Bi meknûni sırrık. Bi cemîli setrik. Bi cezîli birrik. Bi kemâli minnetik. Bi feyzi cûdik. Bi kâhiri gadabik. Bi sâbıkı rahmetik. Bi adedi kelimâtik. Bi inâyeti mecdik. Bi celîli tûlik. Bi tefrîdi ferdâniyyetik. Bi tevhîdi vahdâniyyetik. Bi dâimi bekâik. Bi sermediyyeti kudsi kudseke. Bi ezeliyyeti rubûbiyyetik. Bi azîmi kibriyâik. Bi celâlike, bi cemâlike, bi kemâlike, bi in'âmik. Bi şâmihi ef'âlik. Bi siyâdeti ulûhiyyetik. Bi cebbâriyyetik, bi hanâniyyetik, bi mennâniyyetik. Bi atfike, bi lutfik. Bi birrike, bi ihsânik. Bi hakkıke yâ Rabbâh, yâ Gavsâh. Esteînuke ve estecdîke en tec'ale lî min kulli hemmin ve gammin ve karbin feracen. Ve min kulli belâin ve şiddetin ve dîkın mahrecen. Vec'al evkâtî bike âmireten, ve sarîretî bi mahabbetike neyyireten, ve aynî bi şuhûdi âsâri lutfike karîreten, ve basîretî bi levâmi i envâri kurbike müstenîreten ve basîreten. Bi hakkı: Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd. Ve bi hakkı: Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf. Ve bi hakkı: Tâ Hâ. Ve Tâ Sîn. Ve Sâd. Ve Yâ Sîn. Ve Elif Lâm Râ. Ve Elif Lâm Mîm. Ve Nûn. Ve Hâ Mîm. Ve Tâ Sîn Mîm. Ve bi sirril Kur'ânil azîm. Yâ Aliyyu, yâ Azîmu, yâ Rahmânu, yâ Rahîmu, yâ Berru, yâ Kerîmu, yâ Evvelu, yâ Kadîm.
Allâhümme yâ men lâ tenfe'uhu tâatî ve lâ tedurruhu ma'siyetî. Tekabbel minnî mâ lâ yenfeuke, vagfirlî mâ lâ yedurruke.
Bismillâhi hasbunallâhu lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm.
Bismillâhillezî lâ yedurru mea'smihî şey'ün fil ardı ve lâ fis semâi ve huves semîul alîm.
"Fe evcase fî nefsihî hîfeten Mûsâ. Kulnâ lâ tehaf inneke entel a'lâ."
Allâhu Allâhu Allâhu. Tevekkeltu alallâhi ve mâ tevfîkî illâ billâh.
Allâhu lâ ilâhe illâ huvel hayyul kayyûm. Lâ te'huzuhû sinetun ve lâ nevm. Lehû mâ fis semâvâti ve mâ fil ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih. Ya'lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum. Ve lâ yuhîtûne bi şey'in min ilmihî illâ bi mâ şâe. Vesia kursiyyuhus semâvâti vel ard. Ve lâ yeûduhû hıfzuhumâ. Ve huvel aliyyul azîm.
Yâ dâimen lâ fenâe ve lâ zevâle li mülkih. Tedâraknî bi lutfik, fe innî daîfun ve entel kaviyy. Ve innî fakîrun ve entel ganiyy. Ve innî maglûbun ve enten nasîr. Ve innî âcizun ve ente alâ kulli şey'in kadîr.
Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû. Aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm.
Hasbiyallâhu ve ni'mel vekîl.
Yâ Allâh yâ Vedûd, yâ Allâh yâ Munîb, yâ Allâh yâ Mucîb, estecib duâî bi rahmetike yâ Erhamerrâhimîn.
Ferec Duası - Türkçe Meali (Anlamı):
FEREC DUASI Li RAŞiDiYE
Seyyid Ahmed er-Rufai Hazretlerinin Hizbül Ferec Duası
Türkçe Meali (Anlamı):
FEREC DUASI (Sıkıntıların Giderilmesi Duası) - RAŞİDİYE VERSİYONU
Seyyid Ahmed er-Rufai Hazretleri'nin Hizbül Ferec Duası
Ey Allah'ım, ey Vedûd (kullarını çok seven), ey Allah'ım, ey Münîb (kendisine yönelenleri kabul eden), ey Allah'ım, ey Mücîb (duaları kabul eden)! Duamı rahmetinle kabul eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi!
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. O, Rahman'dır, Rahim'dir. Din (ceza ve mükafat) gününün sahibidir. (Ya Rabbi!) Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, gazaba uğrayanların ve sapıkların yoluna değil.
Allah'tan başka ilah yoktur. (10 kere)
Allah. (10 kere)
Yüce Allah'tan bağışlanma dilerim. (10 kere)
Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve ashabına salat ve selam eyle. (10 kere)
Allah bana yeter. (7 kere)
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Elif Lâm Mîm. İşte bu kitap; onda hiç şüphe yoktur. Muttakiler (sakınanlar) için bir hidayet rehberidir. Onlar gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah yolunda) harcarlar. Ve onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
Allah'tan başka ilah yoktur, O birdir, O'nun ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'na mahsustur. O, her şeye kadirdir.
Allah'ım! Ey Hayy (diri), ey Kayyûm (her şeyi ayakta tutan), ey Celal ve İkram sahibi! Senden, mahlukatındaki gizli sırların hakkı için, Arş'ının izzeti hakkı için, zatının kutsiyeti hakkı için, yüzünün nuru hakkı için, ilminin kemali hakkı için, kudretinin genişliği hakkı için, şükrünün hakkı için, rahmetinin sonsuzluğu hakkı için, iradenin sultanlığı hakkı için, zatının azameti hakkı için, bütün sıfatların hakkı için, tüm isimlerin hakkı için, gizli sırrının hakkı için, güzel örtün hakkı için, bol ihsanın hakkı için, nimetinin kemali hakkı için, cömertliğinin feyzi hakkı için, gazabına galip olan rahmetin hakkı için, rahmetinin önceliği hakkı için, kelimelerinin adedi hakkı için, şanının inayeti hakkı için, yüce lütfun hakkı için, tekliğinin eşsizliği hakkı için, bir olmanın tevhidi hakkı için, daimi bekân hakkı için, kutsiyetinin ebediliği hakkı için, rububiyetinin ezeli oluşu hakkı için, kibriyanın büyüklüğü hakkı için, celalin, cemalin, kemalin, nimetlerin hakkı için, yüce fiillerin hakkı için, ilahlığının egemenliği hakkı için, kahrediciliğin, şefkatliliğin, nimet vericiliğin hakkı için, lütfun, ihsanın hakkı için; hakkın hakkı için, ey Rabbim, ey imdadıma yetişen! Senden yardım diliyor ve sana yalvarıyorum: Bana her türlü kederden, gamdan ve sıkıntıdan bir ferahlık, her türlü bela, şiddet ve darlıktan bir çıkış yolu kıl. Vakitlerimi kendinle mamur eyle, iç dünyamı sevginden nurlu kıl, gözümü lütfunun eserlerini müşahede etmekle aydınlat, basiretimi yakınlığının nurlarının parıltılarıyla nurlu ve uyanık kıl.
Hakkı için: Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd. Hakkı için: Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf. Hakkı için: Tâ Hâ. Tâ Sîn. Sâd. Yâ Sîn. Elif Lâm Râ. Elif Lâm Mîm. Nûn. Hâ Mîm. Tâ Sîn Mîm. Yüce Kur'an'ın sırrı hakkı için... Ey Aliyy (yüce), ey Azîm (ulu), ey Rahmân, ey Rahîm, ey Berr (iyilik sever), ey Kerîm, ey Evvel (ilk), ey Kadîm (ezeli)!
Allah'ım! Ey kendisine itaatimin fayda, isyanımın zarar vermediği zat! Sana faydası dokunmayan şeyi (ibadetimi) benden kabul buyur, sana zarar vermeyen şeyi (günahımı) da bana bağışla.
Allah'ın adıyla. Allah bize yeter. Güç ve kuvvet ancak Yüce ve Azim olan Allah iledir.
Yeryüzünde ve gökyüzünde O'nun adı anıldığında hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O, işitendir, bilendir.
"Derken Musa, içinde bir korku hissetti. 'Korkma, dedik, muhakkak sen üstünsün.'"
Allah, Allah, Allah. Ben Allah'a tevekkül ettim. Benim başarım ancak Allah iledir.
Allah... O'ndan başka ilah yoktur. O, Hayy'dır (diri), Kayyum'dur (her şeyi ayakta tutan). O'nu ne bir uyuklama tutar ne de bir uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, kulların önlerindekini ve arkalarındakini (geleceklerini ve geçmişlerini) bilir. Onlar, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür.
Ey mülkünde yokluk ve zeval olmayan daimi zat! Beni lütfunla imdada yetiş. Çünkü ben zayıfım, sen ise kuvvetlisin. Ben fakirim, sen ise zenginsin. Ben yenilmişim, sen ise yardımcısın. Ben acizim, sen ise her şeye kadirsin.
Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim. O, büyük Arş'ın Rabbidir.
Allah bana yeter. O, ne güzel vekildir!
Ey Allah'ım, ey Vedûd (kullarını çok seven), ey Allah'ım, ey Münîb (kendisine yönelenleri kabul eden), ey Allah'ım, ey Mücîb (duaları kabul eden)! Duamı rahmetinle kabul eyle, ey merhametlilerin en merhametlisi!
١---
المحتو يات
٥ حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه ١
٨ حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٢
١١ حزب الفتح لسيّدنا الحسن الشّاذلي ٣
١٣ حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٤
١٦ حزب اللّطف للشيخ الشاذلي قدس الله سرّه ٥
١٨ حزب الطّمس للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ٦
١٨ حزب ضرب الطّمس لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٧
١٩ هذه مناجاة لسيّدنا الشّيخ أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سرّه ٨
٢٠ حزب الإخفاء للإمام القطب سيدنا أبي الحسن الشاذلي ٩
٢٠ حزب الفلاح لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٠
٢١ هذه حفيظة عميمة لسيّدنا أبي الحسن الشاذلي ١١
٢٢ حزب الحجب للإمام أبي الحسن الشاذلي ١٢
٢٢ حزب الإشراق لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٣
٢٢ حزب الحفظ لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٤
٢٤ حزب النّجاة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٥
٢٤ حزب الخلوة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٦
٢٤ حزب البر ّلسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٧
٢٥ حزب الـكفاية لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٨
٢٦ حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره ١٩
٢٩ حزب الدّائرة لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٢٠
٣٠ حزب النّور للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ٢١
٣٢ حزب الصّون في تسخير الـكون لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ٢٢
٣٣ حزب النّصر لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٢٣
٢
المحتو يات
٣٤ حزب البحر لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ٢٤
٣٥ ختام حزب البحر لسيدي زروق الفاسي ٢٥
٣٦ حزب الرّزق لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٢٦
٣٦ حزب الحراسة للشاذلي رضي الله عنه ونفعنا به ٢٧
٣٧ حزب العفو لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي رضي الله عنه ٢٨
٣٧ هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٢٩
٣٧ هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٣٠
٣٧ وهذا حزب من الأحزاب للشيخ سيدنا أبي الحسن الشاذلي ٣١
٣٩ حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
٤٥ وهذه دعوة قوله تعالى: لَا إِلَه َإِلَّا أَنْت َسُبْحَانَك َإِنِّي كُنْت ُمِن َالظَّالِمِيْن َ]الأنبياء:87[ ٣٣
٤٥ حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ٣٤
٤٩ هذه مناجاة الحكم لابن عطاء الله السكندري ٣٥
٥٠ هذه صلاة جليلة وصفة عظيمة ونعوت كريمة المسمّاة بصلاة ناجية لأبي المواهب الشّاذلي رضي الله عنه ٣٦
٥١ هذه الصلاة المشيشية ومن أوراد أصول الشّاذليّة ٣٧
٥١ هذه الصّلاة المشيشية الممزوجة لعلي الدّرقاوي قدّس سرّه ٣٨
٥٣ هذه الوظيفة الزّروقية من أوراد السادة الشاذلية ٣٩
حزب الفردانية لسيدي القطب العارف بالله علي وفا بن سيدي محمد وفا قدس الله أسرارهما ونفعنا الله بهما ٥٥ ٤٠
٥٦ حزب نبازي لسيدنا علي وفا رضي الله عنه ٤١
٥٦ دعاء عظيم لرسول الله صلّى الله عليه وسلّم من التّذلّل ٤٢
٥٧ وظيفة للثّلث الأخير من اللّيل لسيّدنا علي وفا رضي الله عنه ٤٣
٥٧ حزب كلمة عشرة لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٤
٥٧ حزب الثّناء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٥
٥٨ حزب المعرفة و يقال حزب الأدب لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٦
٣---
المحتو يات
٥٨ حزب الاستغراق و يقال حزب البقاء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٧
٥٨ حزب النّجاة و يقال حزب العفو لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٨
٥٩ ورد سيّدي الشيخ علي ّوفا ٤٩
٥٩ هذه الصّلاة لسيّدنا محمّد وفا عمّت بركاته ٥٠
٥٩ حزب الفردانيّة لسيّدنا محمّد سيّد السّادات قدّس الله سرّه ٥١
٥٩ هذه الصّلاة لسيّدنا قطب العارفين عبد السّلام بن مشيش قدس الله سره ٥٢
صلاة على النبي صلّى الله عليه وسلّم مرو ية عن سيدنا الشيخ عبد الفتاح القاضي رضي الله عنه وقدّس الله ٥٣
٦٠ سره
٦٠ صلاة على الرسول صلّى الله عليه وسلّم لسيدي الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٤
٦٠ دعاء مبارك لسيدنا ومولانا الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٥
٦٠ توسل ودعاء لسيدي عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٦
٦١ فهرس المحتو يات ٥٧
٤---
المحتو يات
عن الكتاب
الكتاب: المجموعة الكاملة في الأحزاب الشّاذليّة
المؤلف: عمر بن جعفر الشبراوي، أبو عبد السلام )المتوفى: ١٣٠٣ هـ(
المحقق: الدّكتور عاصم إبراهيم الكيّالي الحسيني الشّاذلي الدّرقاوي
الناشر: دار الـكتب العلمية، بيروت - لبنان
الطبعة: الأولى، ١٤٢٦ هـ - ٢٠٠٥ م
عدد الأجزاء: ١
]ملاحظات[
ترقيم الكتاب موافق للمطبوع
أعده للشاملة: مجاهد صغير أحمد صودهوري
٥---
المحتو يات
عن المؤلف
الشَّبْراوي
)٠٠٠ - ١٣٠٣ هـ - = ٠٠٠ - ١٨٨٦ م(
عمر بن جعفر الشبراوي، أبو عبد السلام: متصوف، له اشتغال بفقه الشافعية. من أهل " شبرى زنجي " من المنوفية بمصر. مولده
ووفاته فيها. تعلم بالأزهر. له " إرشاد المريدين في معرفة كلام العارفين - ط ".
نقلا عن : الأعلام للزركلي
٦---
________________
حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه ١
حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه ١
الكتاب: المجموعة الكاملة في الأحزاب الشّاذليّة )مطبوع ضمن المقدمة في التصوف(
المؤلف: عمر بن جعفر الشبراوي، أبو عبد السلام )المتوفى: ١٣٠٣ هـ(
المحقق: الدّكتور عاصم إبراهيم الكيّالي الحسيني الشّاذلي الدّرقاوي
الناشر: دار الـكتب العلمية، بيروت - لبنان
الطبعة: الأولى، ١٤٢٦ هـ - ٢٠٠٥ م
عدد الأجزاء: ١
]ملاحظات[
ترقيم الكتاب موافق للمطبوع
أعده للشاملة: مجاهد صغير أحمد صودهوري
المجموعة الكاملة في الأحزاب الشّاذليّة
للعارف بالله تعالى الشّيخ عمر بن جعفر الشبراوي المتوفى سنة ١٣٠٣ هـ
ضبطه وصحّحه وعلّق عليه
الشّيخ الدّكتور عاصم إبراهيم الكيّالي الحسيني الشّاذلي الدّرقاوي
ِبسم الله الرّحمن الرّحيم
ِّ}وَإِذَا جَاءَك َالَّذِيْن َيُؤْمِنُوْن َبِآيَاتِنَا فَقُل ْسَلَام ٌعَلَيْكُم ْكَتَب َرَبُّكُم ْعَلَى نَفْسِه ِالرَّحْمَة َأَنَّه ُمَن ْعَمِل َمِنْكُم ْسُوءًا بِجَهَالَة ٍثُم َّتَاب َمِن ْبَعْدِه
َوَأَصْلَح َفَأَنَّه ُغَفُوْر ٌرَحِيْمٌ{ ]الأنعام:٥٤[ }بَدِيْع ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِأَنَّى يَكُون ُلَه ُوَلَد ٌوَلَم ْتَكُن ْلَه ُصَاحِبَة ٌوَخَلَق َكُل َّشَيْء ٍوَهُو َبِكُل
شَيْء ٍعَلِيْمٌ، ذَلـِكُم ُالله ُرَبُّكُم ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َخَالِق ُكُل ِّشَيْء ٍفَاعْبُدُوْه ُوَهُو َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍوَكِيْلٌ، لَا تُدْرِكُه ُالْأَبْصَار ُوَهُو َيُدْرِك ُالْأَبْصَار
وَهُو َاللَّطِيْف ُالْخَبِيْرُ{ ]الأنعام:١٠١ - ١٠٣[ }الر{ ]الحجر:١[ }كهيعص{ ]مريم:
١ِ[ }حم، عسق{ ]الشورى:١ - ٢[ }قَال َرَب ِّاحْكُم ْبِالْحَق ِّوَرَبُّنَا الرَّحْمَن ُالْمُسْتَعَان ُعَلَى مَا تَصِفُوْنَ{ ]الأنبياء:١١٢[ }طه، مَا أَنْزَلْنَا
ْكِرَة ًلِمَن ْيَخْشَى، تَنْز ِيْلًا مِمَّن ْخَلَق َالْأَرْض َوَالسَّمَاوَات ِالْعُلَى، الرَّحْمَن ُعَلَى الْعَرْش ِاسْتَوَى، لَه ُمَا فِي السَّمَاوَاتعَلَيْك َالْقُرْآن َلِتَشْقَى، إِلَّا تَذ
وَمَا فِي الْأَرْض ِوَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْت َالثَّرَى، وَإِن ْتَجْهَر ْبِالْقَوْل ِفَإِنَّه ُيَعْلَم ُالسِّر َّوَأَخْفَى، الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َلَه ُالْأَسْمَاء ُالْحُسْنَى{ ]طه:١ - ٨[
اللهم ّإنّك تعلم أنّي بالجهالة معروف وأنت بالعلم موصوف وقد وسعت كل ّشيء من جهالتي بعلمك فسع ذلك برحمتك كما وسعته بعلمك
واغفر لي إنّك على كل ّشيء قدير يا الله يا مالك يا وهّاب هب لنا من نعماك ما علمت لنا فيه رضاك واكسنا كسوة تقينا بها من الفتن
في جميع عطاياك وقدّسنا بها عن كل ّوصف يوجب نقصا ممّا استأثرت به في علمك عمّن سواك.
يا الله، يا عليّ، يا عظيم، يا كبير، نسألك الفقر ممّا سواك والغنى بك حتّى لا نشهد إلا إيّاك والطف بنا فيهما لطفا علمته يصلح لمن
والاك. واكسنا جلابيب العصمة في الأنفاس واللّحظات، واجعلنا عبيدا لك في جميع الحالات. وعلّمنا من لدنك علما نصير به كاملين
في المحيا والممات، اللهم ّأنت الحميد الرّب ّالمجيد الفعّال لما يريد، تعلم فرحنا بماذا ولماذا وعلى ماذا وتعلم حزننا كذلك، وقد
أوجبت كون ما أردته فينا ومنّا ولا نسألك دفع ما تريد ولـكن نسألك التّأييد بروح من عندك فيما تريد كما أيّدت أنبياءك ورسلك
وخاصّة الصّدّيقين من خلقك إنّك على كل ّشيء قدير.
اللهم ّفاطر السّماوات والأرض عالم الغيب والشّهادة أنت تحكم بين عبادك فهنيئا لمن عرفك فرضى بقضائك والو يل لمن لم يعرفك بل
الو يل ثم ّالو يل لمن أقر ّبوحدانيتك ولم يرض بأحكامك.
٧---
حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه ١
اللهم ّإن ّالقوم قد حكمت عليهم بالذّل ّحتّى عزوا وحكمت عليهم بالفقد حتّى وجدوا فكل ّعز ّيمنع دونك، فنسألك بدله ذلا ّتصحبه
لطائف رحمتك وكل ّوجد يحجب عنك فنسألك عوضه فقدا تصحبه أنوار محبّتك فإنّه قد ظهرت السّعادة على من أحببته، وظهرت
الشّقاوة على من غيرك ملـكه فهب لنا من مواهب السّعداء، وأعصمنا من موارد الأشقياء.
ّاللهم ّإنّا قد عجزنا عن دفع الضر ّعن أنفسنا من حيث نعلم بما نعلم فكيف لا نعجز عن ذلك من حيث لا نعلم بما لا نعلم، وقد أمرتنا
ونهيتنا والمدح والذّم ّألزمتنا فأخو الصّلاح من أصلحته، وأخو الفساد من أضللته، والسّعيد حقّا من أغنيته عن السّؤال منك والشّقي
حقّا من حرمته مع كثرة السّؤال لك فأغننا بفضلك عن سؤالنا منك، ولا تحرمنا من رحمتك مع كثرة سؤالنا لك، واغفر لنا إنّك على
كل ّشيء قدير.
يا شديد البطش يا جبّار يا قهّار يا حكيم، نعوذ بك من شر ّما خلقت، ونعوذ بك من ظلمة ما أبدعت، ونعوذ بك من كيد النّفوس
فيما قدّرت وأردت، ونعوذ بك من شر ّالحسّاد على ما أنعمت، ونسألك عز ّالدّنيا والآخرة كما سألـكه نبيّك سيّدنا محمّد صلّى الله عليه
وسلّم عز ّالدّنيا بالإيمان والمعرفة، وعز ّالآخرة باللّقاء والمشاهدة، إنّك سميع قريب مجيب.
اللهم ّإنّي أقدّم إليك بين يدي كل ّنفس ولمحة ولحظة وطرفة يطرف بها أهل السّموات وأهل الأرض وكل ّشيء هو في علمك كائن
ُأو قد كان أقدّم إليك بين يدي ذلك كلّه، }الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا
فِي الْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي ْيَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم ُمَا بَيْن َأَيْدِيْهِم ْوَمَا خَلْفَهُم ْوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه
السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْمُ{ ]البقرة:٢٥٥[.
كرم وجهك ونور عينك وكمال أعينك أن تعطينا خير ما نفذت به مشيئتك وتعلّقت به قدرتك وأحاط بهأقسمت عليك ببسط يديك و
ّعلمك، واكفنا شر ّما هو ضد لذلك، وأكمل لنا ديننا وأتمم علينا نعمتك، وهب لنا حكمة الحكمة البالغة مع الحياة الطّيّبة والموتة الحسنة،
وتول ّقبض أرواحنا بيدك، وحل بيننا وبين غيرك في البرزخ وما قبله وما بعده بنور ذاتك وعظيم قدرتك وجميل فضلك إنّك على كل
شيى قدير.
يا الله، يا عليّ، يا عظيم، يا حليم، يا عليم، يا حكيم، يا كريم، يا سميع، يا قريب، يا مجيب، يا ودود، حل بيننا وبين فتنة الدّنيا والنّساء
والغفلة والشّهوة والظّلم للعباد وسوء الخلق، واغفر لنا ذنوبنا واقض عنّا تبعاتنا، واكشف عنّا السّوء ونجّنا من الغم ّواجعل لنا منه مخرجا
إنّك على كل ّشيء قدير.
يا الله، يا الله، يا الله، يا لطيف، يا رزّاق، يا قويّ، يا عزيز، لك مقاليد السّموات والأرض تبسط الرّزق لمن تشاء وتقدر، فابسط لنا
من الرّزق ما توصلنا به إلى رحمتك، ومن رحمتك ما تحول به بيننا وبين نقمك، ومن حلمك ما يسعنا به عفوك، واختم لنا بالسّعادة الّتي
ختمت بها لأوليائك، واجعل خير أيّامنا وأسعدها يوم لقائك، وزحزحنا في الدّنيا عن نار الشّهوة، وأدخلنا بفضلك في ميادين الرّحمة،
كركواكسنا من نورك جلابيب العصمة، واجعل لنا ظهيرا من عقولنا ومهيمنا من أرواحنا، ومسخّرا من أنفسنا كي نسبّحك كثيرا ونذ
كرنا بهكرنا إذا غفلنا عنك بأحسن ممّا تذكثيرا، إنّك كنت بنا بصيرا، وهب لنا مشاهدة تصحبها مكالمة، وافتح أسماعنا وأبصارنا، واذ
كرناك، وارحمنا إذا عصيناك بأتم ّممّا ترحمنا به إذا أطعناك، واغفر لنا ذنوبنا ما تقدّم منها وما تأخّر، والطف بنا لطفا يحجبنا عنإذا ذ
غيرك ولا يحجبنا عنك، فإنّك بكل ّشيء عليم.
كرك وقلبا منعّما بشكرك وبدنا هيّنا ليّنا بطاعتك، واعطنا مع ذلك ما لا عين رأت ولا أذن سمعت ولااللهم ّإنّا نسألك لسانا رطبا بذ
خطر على قلب بشر، كما أخبر به رسولك صلّى الله عليه وسلّم حسب ما علمته بعلمك، وأغننا بلا سبب، واجعلنا سبب الغنا لأوليائك
ّوبرزخا بينهم وبين أعدائك إنّك على كل ّشيء قدير.
اللهم ّإنّا نسألك إيمانا دائما، ونسألك قلبا خاشعا، ونسألك علما نافعا، ونسألك يقينا صادقا، ونسألك دينا قيّما، ونسألك العافية من كل
بليّة، ونسألك تمام العافية، ونسألك دوام العافية، ونسألك الشّكر على العافية. ونسألك الغنا عن النّاس.
٨---
حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه ١
اللهم ّإنّا نسألك التّوبة الكاملة، والمغفرة الشّاملة، والمحبّة الجامعة، والخلّة الصّافية، والمعرفة الواسعة، والأنوار السّاطعة، والشّفاعة القائمة،
والحجّة البالغة، والدّرجة العالية، وفك ّوثاقنا من المعصية ورهاننا من النّقمة بمواهب المنّة.
كّرنا بالخوف منك قبل هجوم خطراتها، واحملنا على النّجاة منها ومناللهم ّإنّا نسألك التّوبة ودوامها، ونعوذ بك من المعصية وأسبابها فذ
التّفكّر في طرائقها، وامح من قلوبنا حلاوة ما اجتنبناه منها، واستبدلها لنا بالـكراهة لها والطّعم لما هو بضدّها، وأفض علينا من بحر كرمك
وجودك وعفوك حتّى نخرج من الدّنيا على السّلامة من وبالها، واجعلنا عند الموت ناطقين بالشّهادة عالمين بها )ثلاثا(، وارأف بنا رأفة
الحبيب بحبيبه عند الشّدائد ونزولها، وأرحنا من هموم الدّنيا وغمومها بالرّوح والرّيحان إلى الجنّة ونعيمها.
اللهم ّإنّا نسألك توبة سابقة منك إلينا لتكون توبتنا تابعة إليك منّا، وهب لنا التّلقّي منك كتلقّي آدم عليه السّلام منك الكلمات ليكون
قدوة لولده في التّوبة والأعمال الصّالحات، وباعد بيننا وبين العناد والإصرار والتّشبّه بإبليس رأس الغواة، واجعل سيّئاتنا سيّئات من
أحببت، ولا تجعل حسناتنا حسنات من أبغضت، فالإحسان لا ينفع مع البغض منك والإساءة لا تضر ّمع الحب ّمنك، وقد أبهمت
الأمر علينا لنرجو ونخاف، فآمن خوفنا ولا تخيّب رجاءنا وأعطنا سؤلنا فقد أعطيتنا الإيمان من قبل أن نسئلـكه وكتبت وحبّبت
كرّهت وأطلقت الألسن بما به ترجمت، فنعم الرّب ّأنت فلك الحمد على ما أنعمت، فاغفر لنا ولا تعاقبنا بالسّلب بعد العطاءوزيّنت و
ولا بكفران النّعم وحرمان الرّضا.
اللهم ّرضّنا بقضائك وصبّرنا على طاعتك وعن معصيتك، وعن الشّهوات الموجبات للنّقص أو البعد عنك، وهب لنا حقيقة الإيمان
بك حتّى لا نخاف غيرك، ولا نرجو غيرك، ولا نحب ّغيرك، ولا نعبد شيئا سواك، وأوزعنا شكر نعمائك،
وغطنا برداء عافيتك، وانصرنا باليقين والتّوكّل عليك، وأسفر وجوهنا بنور صفاتك وأضحكنا وبشّرنا يوم القيامة بين أوليائك، واجعل
يدك مبسوطة علينا وعلى أهلنا وأولادنا ومن معنا برحمتك ولا تكلنا إلى أنفسنا طرفة عين ولا أقل ّمن ذلك يا نعم المجيب.
يا من هو هو هو في علوّه قريب، يا ذا الجلال والإكرام، يا محيطا باللّيالي والأيّام، أشكو إليك من غم ّالحجاب وسوء الحساب وشدّة
العذاب، وإن ّذلك لواقع ما له من دافع إن لم ترحمني. }لَا إِلَه َإِلَّا أَنْت َسُبْحَانَك َإِنِّي ْكُنْت ُمِن َالظَّالِمِيْنَ{ ]الأنبياء:٨٧[ )ثلاثا(. ولقد
شكى إليك يعقوب فخلّصته من حزنه، ورددت عليه ما ذهب من بصره، وجمعت بينه وبين ولده، ولقد ناداك نوح من قبل فنجّيته
كريّا فوهبت له ولدامن كربه، ولقد ناداك أيّوب من بعد فكشفت ما به من ضرّه، ولقد ناداك يونس فنجّيته من غمّه، ولقد ناداك ز
من صلبه بعد إياس أهله وكبر سنّه، ولقد علمت ما نزل بإبراهيم خليلك فأنقذته من نار عدوّه، وأنجيت لوطا وأهله من العذاب النّازل
بقومه، فها أنا ذا عبدك إن تعذّبني بجميع ما علمت من عذابك فأنا حقيق به، وإن ترحمني كما رحمتهم مع عظيم إجرامي، فأنت أولى
بذلك وأحق ّمن أكرم به، فليس كرمك مخصوصا بمن أطاعك وأقبل عليك بل هو مبذول بالسّبق لمن شئت من خلقك وإن عصاك
وأعرض عنك، وليس من الـكرم أن لا تحسن إلا لمن أحسن إليك وأنت المفضال الغنيّ، بل من الـكرم أن تحسن إلى من أساء إليك
وأنت الرّحيم العليّ، كيف وقد أمرتنا أن نحسن إلى من أساء إلينا فأنت أولى بذلك منّا. }رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا وَإِن ْلَم ْتَغْفِر ْلَنَا وَتَرْحَمْنَا
لَنَكُونَن َّمِن َالْخَاسِرِينَ{ ]الأعراف: ٢٣[ )ثلاثا( يا الله، يا الله، يا الله، يا رحمن يا رحمن، يا رحمن، يا قيّوم يا قيّوم يا قيّوم، يا من هو
هو هو، يا هو، إن لم نكن لرحمتك أهلا أن ننالها فرحمتك أهل أن تنالنا، يا ربّاه يا ربّاه يا ربّاه، يا مولاه يا مولاه يا مولاه، يا مغيث
من عصاه )ثلاثا(، أغثنا أغثنا أغثنا يا رب ّيا كريم، وارحمنا يا بر ّيا رحيم، يا من وسع كرسيّه السّموات والأرض ولا يؤده حفظهما
وهو العلي ّالعظيم.
أسألك الإيمان بحفظك إيمانا يسكن به قلبي من هم ّالرّزق وخوف الخلق وأقرب منّي بقدرتك قربا تمحق به عنّي كل ّحجاب محقته عن
إبراهيم خليلك، فلم يحتج لجـبر يل رسولك ولا لسؤاله منك وحجبته بذلك عن نار عدوّه، فكيف لا
يحجب عن مضرّة الأعداء من غيّبته عن منفعة الأحبّاء، كلا إنّي أسألك أن تغيّبني بقربك منّي حتّى لا أرى ولا أحس ّبقرب شيء
ولا ببعده عنّي إنّك على كل ّشيء قدير.
}أَفَحَسِبْتُم ْأَنَّمَا خَلَقْنَاكُم ْعَبَثًا وَأَنَّكُم ْإِلَيْنَا لَا تُرْجَعُوْنَ، فَتَعَالَى الله ُالْمَلِك ُالْحَق ُّلَا إِلَه َإِلَّا هُو َرَب ُّالْعَرْش ِالـْكَرِيْمِ، وَمَن ْيَدْع ُمَع َالله ِإِلَهًا
٩---
حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٢
آخَر َلَا بُرْهَان َلَه ُبِه ِفَإِنَّمَا حِسَابُه ُعِنْد َرَبِّه ِإِنَّه ُلَا يُفْلِح ُالْكَافِرُوْنَ، وَقُل ْرَب ِّاغْفِر ْوَارْحَم ْوَأَنْت َخَيْر ُالرَّاحِمِيْنَ{ ]المؤمنون:١١٥ - ١١٨[.
}هُو َالْحَي ُّلَا إِلَه َإِلَّا هُو َفَادْعُوه ُمُخْلِصِيْن َلَه ُالدِّيْن َالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]غافر:٦٥[.
}إِن َّالله َوَمَلَائِكَتَه ُيُصَلُّوْن َعَلَى النَّبِي ِّيَاأَيُّهَا الَّذِيْن َآمَنُوا صَلُّوا عَلَيْه ِوَسَلِّمُوْا تَسْلِيْمًا{ ]الأحزاب:٥٦[.
اللهم ّصل ّعلى سيّدنا محمّد النّبي ّالأمّي ّوعلى آل سيّدنا محمّد، وارحم محمّدا وآل محمّد، وبارك على سيّدنا محمّد وعلى آل سيّدنا محمّد كما
صلّيت ورحمت وباركت على سيّدنا إبراهيم وعلى آل سيّدنا إبراهيم في العالمين، إنّك حميد مجيد.
ّاللهم ّوارض عن ساداتنا أبي بكر وعمر وعثمان وعلي ّوالحسن والحسين وأمّهما فاطمة الزّهراء وعن أزواج النّبي ّصلى الله عليه وسلم
الطّاهرات أمّهات المؤمنين وعن الصّحابة أجمعين وعن التّابعين وتابع التّابعين ومن تبعهم بإحسان إلى يوم الدّين، ولا حول ولا قوّة إلا
بالله العلي ّالعظيم، }سُبْحَان َرَبِّك َرَب ِّالْعِزَّة ِعَمَّا يَصِفُوْنَ، وَسَلَام ٌعَلَى الْمُرْسَلِيْنَ، وَالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]الصافات:١٨٠ - ١٨٢[.
***
حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّإنّي أتوسّل بك إليك. اللهم ّإنّي أقسم بك عليك. اللهم ّكما كنت دليلي عليك، فكن شفيعي إليك. اللهم ّإن ّحسناتي من عطائك
وسيّئاتي من قضائك، فجد اللهم ّبما أعطيت على ما به قضيت حتّى تمحو ذلك بذلك لا لمن أطاعك فيما أطاعك فيه له الشّكر ولا لمن
عصاك فيما عصاك فيه له العذر لأنّك قلت وقولك الحق ّ}لَا يُسْأَل ُعَمَّا يَفْعَل ُوَهُم ْيُسْأَلُوْنَ{ ]الأنبياء:٢٣[.
ّاللهم ّلو لا عطاؤك لـكنت من الهالـكين، ولو لا قضاؤك لـكنت من الفائزين، وأنت أجل ّوأعظم وأعز ّوأكرم من أن تطاع إلا ّبإذنك
ورضاك أو أن تعصى إلا ّبحكمك وقضاك. إلهي ما أطعتك حتّى رضيت ولا عصيتك حتّى قضيت، أطعتك بإرادتك والمنّة لك علي
وعصيتك بتقديرك والحجّة لك علي ّفبوجوب حجّتك وانقطاع حجّتي إلا ّما رحمتني وبفقري إليك وغناك عنّي إلا ّما كفيتني يا أرحم
الرّاحمين.
اللهم ّإنّي لم آت الذّنوب جرأة منّي عليك ولا استخفافا بحقّك ولـكن جرى بذلك قلمك، ونفذ به حكمك وأحاط به علمك ولا حول
ولا قوّة إلا ّبك والعذر إليك وأنت أرحم الرّاحمين.
اللهم ّإن ّسمعي وبصري ولساني وقلبي بيدك لم تملـّكني من ذلك شيئا، فإذا قضيت بشيء فكن أنت وليّي واهدني إلى أقوم السّبل، يا
خير من سئل، و يا أكرم من أعطى، يا رحمن الدّنيا والآخرة، ارحم عبدا لا يملك الدّنيا ولا الآخرة، إنّك على كل ّشيء قدير.
وحسبنا الله ونعم الوكيل، نعم المولى ونعم النّصير. ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم.
وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم.
حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٢
حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
أقول: لا إله إلا ّالله محمّد رسول الله، ولو لا رحمة الله الرّحمن الرّحيم، لما قلتها فزكنّا بها من الفتن والدّنس والرّجس والبّخس، ومن
ُالذّنب والعيب، ومن سقوط الخشية في الغيب.
}إِن َّالَّذِيْن َيَخْشَوْن َرَبَّهُم ْبِالْغَيْب ِلَهُم ْمَغْفِرَة ٌوَأَجْر ٌكَبِيْرٌ{ ]الملك:١٢[. ربّي الله وما توفيقي إلا ّبالله عليه توكّلت وإليه أنيب. }وَمَا النَّصْر
إِلَّا مِن ْعِنْد ِالله ِالْعَزِيْز ِالْحَكِيْمِ{ ]آل عمران:١٢٦[.
١٠---
حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٢ْ
}عَلَى الله ِتَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَة ًلِلْقَوْم ِالظَّالِمِيْنَ، وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِك َمِن َالْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]يونس:٨٥ - ٨٦[. }عَلَى الله ِتَوَكَّلْنَا رَبَّنَا افْتَح
بَيْنَنَا وَبَيْن َقَوْمِنَا بِالْحَق ِّوَأَنْت َخَيْر ُالْفَاتِحـِيْنَ{ ]الأعراف:٨٩[.
}قُل ْهُو َرَبِّي ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَلَيْه ِتَوَكَّلْت ُوَإِلَيْه ِمَتَابِ{ ]الرعد:٣٠[. قُل ْحَسْبِي َاَللّه ُعَلَيْه ِيَتَوَكَّل ُاَلْمُتَوَكِّلُون َ)٣٨( ]الزمر:٣٨[.
َ}حَسْبِي َالله ُعَلَيْه ِيَتَوَكَّل ُالْمُتَوَكِّلُوْنَ{ ]آل عمران:١٧٣[. نسألك نعمة منك وفضلا ورضوانا وسلامة من كل ّسوء في الدّنيا والآخرة وما
بينهما فإنّك ذو فضل عظيم، حسبي الله آمنت بالله ورضيت بالله توكّلت على الله ما شاء الله لا قوّة إلا ّبالله، }إِن ِالْحُكْم ُإِلَّا لل᧦ّٰه ِأَمَر
ِأَلَّا تَعْبُدُوا إِلَّا إِيَّاه ُذَلِك َالدِّيْن ُالْقَيِّم ُوَلـَكِن َّأَكْثَر َالنَّاس ِلَا يَعْلَمُوْنَ{ ]»يوسف:٤٠[.
َ}إِن َّالله َاشْتَرَى مِن َالْمُؤْمِنِيْن َأَنْفُسَهُم ْوَأَمْوَالَهُم ْبِأَن َّلَهُم ُالْجَنَّة َيُقَاتِلُوْن َفِي ْسَبِيْل ِالله ِفَيَقْتُلُوْن َو َيُقْتَلُوْن َوَعْدًا عَلَيْه ِحَقًّا فِي التَّوْرَاة ِوَالْإِنْجِيْل
وَالْقُرْآن ِوَمَن ْأَوْفَى بِعَهْدِه ِمِن َالله ِفَاسْتَبْشِرُوْا بِبَيْعِكُم ُالَّذِي ْبَايَعْتُم ْبِه ِوَذَلِك َهُو َالْفَوْز ُالْعَظِيْمُ، التَّائِبُوْن َالْعَابِدُوْن َالْحَامِدُوْن َالسَّائِحُوْن
ْالرَّاكِعُوْن َالسَّاجِدُوْن َالْآمِرُوْن َبِالْمَعْرُوْف ِوَالنَّاهُوْن َعَن ِالْمُنْكَر ِوَالْحَافِظُوْن َلِحُدُوْد ِالله ِوَبَشِّر ِالْمُؤْمِنِيْنَ{ ]التوبة:١١١ - ١١٢[.
ْ}قَد ْأَفْلَح َالْمُؤْمِنُوْنَ، الَّذِيْن َهُم ْفِي صَلَاتِهِم ْخَاشِعُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْعَن ِاللَّغْو ِمُعْرِضُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِلزَّكَاة ِفَاعِلُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِفُرُوْجِهِم
حَافِظُوْنَ، إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِم ْأَو ْمَا مَلـَكَت ْأَيْمَانُهُم ْفَإِنَّهُم ْغَيْر ُمَلُوْمِيْنَ، فَمَن ِابْتَغَى وَرَاء َذَلِك َفَأُولَئِك َهُم ُالْعَادُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِأَمَانَاتِهِم
وَعَهْدِهِم ْرَاعُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْعَلَى صَلَوَاتِهِم ْيُحَافِظُوْنَ، أُولَئِك َهُم ُالْوَارِثُوْنَ، الَّذِين َيَرِثُون َالْفِرْدَوْس َهُم ْفِيهَا خَالِدُوْنَ{ ]المؤمنون: ١ -
١١ِ[.
ً}إِن َّالْمُسْلِمِين َوَالْمُسْلِمَات ِوَالْمُؤْمِنِيْن َوَالْمُؤْمِنَات ِوَالْقَانِتِيْن َوَالْقَانِتَات ِوَالصَّادِقِيْن َوَالصَّادِقَات ِوَالصَّابِرِيْن َوَالصَّابِرَات ِوَالْخَاشِعِيْن َوَالْخَاشِعَات
وَالْمُتَصَدِّقِيْن َوَالْمُتَصَدِّقَات ِوَالصَّائِمِين َوَالصَّائِمَات ِوَالْحَافِظِيْن َفُرُوجَهُم ْوَالْحَافِظَات ِوَالذَّاكِرِيْن َاللَّه َكَثِيْرًا وَالذَّاكِرَات ِأَعَد َّالله ُلَهُم ْمَغْفِرَة
ْوَأَجْرًا عَظِيْمًا{ ]الأحزاب:٣٥[
َ}إِن َّالْإِنْسَان َخُلِق َهَلُوْعًا، إِذَا مَسَّه ُالشَّر ُّجَزُوْعًا، وَإِذَا مَسَّه ُالْخـَيْر ُمَنُوْعًا، إِلَّا الْمُصَلِّينَ، الَّذِيْن َهُم ْعَلَى صَلَاتِهِم ْدَائِمُوْنَ، وَالَّذِيْن َفِي ْأَمْوَالِهِم
ْحَق ٌّمَعْلُوْمٌ، لِلسَّائِل ِوَالْمَحْرُوْمِ، وَالَّذِيْن َيُصَدِّقُوْن َبِيَوْم ِالدِّيْنِ، وَالَّذِيْن َهُم ْمِن ْعَذَاب ِرَبِّهِم ْمُشْفِقُوْنَ، إِن َّعَذَاب َرَبِّهِم ْغَيْر ُمَأْمُوْنٍ، وَالَّذِيْن
هُم ْلِفُرُوْجِهِم ْحَافِظُوْنَ، إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِم ْأَو ْمَا مَلـَكَت ْأَيْمَانُهُم ْفَإِنَّهُم ْغَيْر ُمَلُوْمِيْنَ، فَمَن ِابْتَغَى وَرَاء َذَلِك َفَأُولَئِك َهُم ُالْعَادُوْنَ، وَالَّذِين َهُم
لِأَمَانَاتِهِم ْوَعَهْدِهِم ْرَاعُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْبِشَهَادَاتِهِم ْقَائِمُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْعَلَى صَلَاتِهِم ْيُحَافِظُوْنَ، أُولَئِك َفِي ْجَنَّات ٍمُكْرَمُوْنَ{ ]المعارج:١٩
- ٣٥[.
اللهم ّإنّا نسألك صحبة الخوف وغلبة الشّوق وثبات العلم ودوام الفكر، ونسألك سر ّالأسرار المانع من الإصرار حتّى لا يكون لنا مع
الذّنب أو العيب قرار، واجنبنا واهدنا إلى العمل بهذه الكلمات الّتي بسطتها لنا على لسان رسولك وابتليت بهن ّإبراهيم خليلك فأتمّهنّ،
}قَال َإِنِّي ْجَاعِلُك َلِلنَّاس ِإِمَامًا قَال َوَمِن ْذُرِّيَّتِي ْقَال َلَا يَنَال ُعَهْدِي الظَّالِمِيْنَ{ ]البقرة:١٢٤[، فاجعلنا من المحسنين، من ذرّيّته ومن
ِذر ّيّة آدم ونوح، واسلك بنا سبيل أئمّة المهتدين.
َبِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْم
}وَالله ُبَصِيْر ٌبِالْعِبَادِ، الَّذِيْن َيَقُوْلُوْن َرَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِر ْلَنَا ذُنُوْبَنَا وَقِنَا عَذَاب َالنَّارِ، الصَّابِرِيْن َوَالصَّادِقِيْن َوَالْقَانِتِيْن َوَالْمُنْفِقِيْن َوَالْمُسْتَغْفِرِيْن
بِالْأَسْحَارِ، شَهِد َالله ُأَنَّه ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َوَالْمَلَائِكَة ُوَأُولُو الْعِلْم ِقَائِمًا بِالْقِسْط ِلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْعَزِيز ُالْحَكِيْمُ، إِن َّالدِّيْن َعِنْد َالله ِالْإِسْلَامُ{ ]آل
ْعمران:١٥ - ١٩[.
ْكُرُوْن َالله َقِيَامًا وَقُعُوْدًا وَعَلَى جُنُوْبِهِم}إِن َّفِي ْخَلْق ِالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَاخْتِلَاف ِاللَّيْل ِوَالنَّهَار ِلَآيَات ٍلِأُولِي الْأَلْبَابِ، الَّذِيْن َيَذ
وَيَتَفَكَّرُوْن َفِي ْخَلْق ِالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِرَبَّنَا مَا خَلَقْت َهَذَا بَاطِلًا سُبْحَانَك َفَقِنَا عَذَاب َالنَّارِ، رَبَّنَا إِنَّك َمَن ْتُدْخِل ِالنَّار َفَقَد ْأَخْزَيْتَه ُوَمَا
١١---
حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٢
لِلظَّالِمِيْن َمِن ْأَنْصَارٍ، رَبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيْمَان ِأَن ْآمِنُوْا بِرَبِّكُم ْفَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِر ْلَنَا ذُنُوْبَنَا وَكَفِّر ْعَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَع َالْأَبْرَارِ،
رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلَى رُسُلِك َوَلَا تُخْزِنَا يَوْم َالْقِيَامَة ِإِنَّك َلَا تُخْلِف ُالْمِيْعَادَ{ ]آل عمران:١٩٠ - ١٩٤[.
}وَمِنْهُم ْمَن ْيَقُوْل ُرَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَة ًوَفِي الْآخِرَة ِحَسَنَة ًوَقِنَا عَذَاب َالنَّارِ{ ]البقرة:٢٠١[.
رَبَّنَا اِغْفِر ْلَنا ذُنُوبَنا وإِسْرافَنا فِي أَمْرِنا وثَبِّت ْأَقْدامَنا واُنْصُرْنا عَلَى اَلْقَوْم ِاَلْكافِرِيْن َ]آل عمران:١٤٧[.
}رَبَّنَا اغْفِر ْلَنَا ذُنُوْبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي ْأَمْرِنَا وَثَبِّت ْأَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]البقرة:٢٨٦[.
}رَبَّنَا لَا تُزِغ ْقُلُوبَنَا بَعْد َإِذ ْهَدَيْتَنَا وَهَب ْلَنَا مِن ْلَدُنْك َرَحْمَة ًإِنَّك َأَنْت َالْوَهَّابُ، رَبَّنَا إِنَّك َجَامِـع ُالنَّاس ِلِيَوْم ٍلَا رَيْب َفِيْه ِإِن َّالله َلَا
يُخْلِف ُالْمِيْعَادَ{ ]آل عمران:٨ - ٩[.
}رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْت َوَاتَّبَعْنَا الرَّسُول َفَاكْتُبْنَا مَع َالشَّاهِدِيْنَ{ ]آل عمران:٥٣[.
}وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِن ُبِالله ِوَمَا جَاءَنَا مِن َالْحَق ِّوَنَطْمَع ُأَن ْيُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَع َالْقَوْم ِالصَّالِحـِيْنَ، فَأَثَابَهُم ُالله ُبِمَا قَالُوا جَنَّات ٍتَجْرِي ْمِن ْتَحْتِهَا
ِالْأَنْهَار ُخَالِدِيْن َفِيْهَا وَذَلِك َجَزَاء ُالْمُحْسِنِيْنَ{ ]المائدة:٨٤ - ٨٥[.
}وَقَال َمُوسَى يَاقَوْم ِإِن ْكُنْتُم ْآمَنْتُم ْبِالله ِفَعَلَيْه ِتَوَكَّلُوْا إِن ْكُنْتُم ْمُسْلِمِيْنَ{ ]يونس:٨٤[ }فَقَالُوا عَلَى الله ِتَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَة ًلِلْقَوْم
الظَّالِمِيْنَ، وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِك َمِن َالْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]يونس:٨٥ - ٨٦[ }رَبَّنَا آتِنَا مِن ْلَدُنْك َرَحْمَة ًوَهَيِّئ ْلَنَا مِن ْأَمْرِنَا رَشَدًا{ ]الـكهف:١٠[
}رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِر ْلَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنْت َخَيْر ُالرَّاحِمِيْن{ ]المؤمنون: ١٠٩[.
}رَبَّنَا اصْرِف ْعَنَّا عَذَاب َجَهَنَّم َإِن َّعَذَابَهَا كَان َغَرَامًا، إِنَّهَا سَاءَت ْمُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا{ ]الفرقان:٦٥ - ٦٦[.
ْ}رَبَّنَا هَب ْلَنَا مِن ْأَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّة َأَعْيُن ٍوَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِيْن َإِمَامًا{ ]الفرقان:٧٤[.
ُ}رَبَّنَا وَسِعْت َكُل َّشَيْء ٍرَحْمَة ًوَعِلْمًا فَاغْفِر ْلِلَّذِيْن َتَابُوْا وَاتَّبَعُوا سَبِيلَك َوَقِهِم ْعَذَاب َالْجَحِيْمِ، رَبَّنَا وَأَدْخِلْهُم ْجَنَّات ِعَدْن ٍالَّتِي ْوَعَدْتَهُم ْوَمَن
صَلَح َمِن ْآبَائِهِم ْوَأَزْوَاجِهِم ْوَذُرِّيَّاتِهِم ْإِنَّك َأَنْت َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، وَقِهِم ُالسَّيِّئَات ِوَمَن ْتَق ِالسَّيِّئَات ِيَوْمَئِذ ٍفَقَد ْرَحِمْتَه ُوَذَلِك َهُو َالْفَوْز
الْعَظِيْمُ{ ]غافر:٧ - ٩[.
}رَبَّنَا اكْشِف ْعَنَّا الْعَذَاب َإِنَّا مُؤْمِنُوْنَ{ ]الدخان:١٢[.
}رَبَّنَا اغْفِر ْلَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِيْن َسَبَقُونَا بِالْإِيمَان ِوَلَا تَجْعَل ْفِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذِين َآمَنُوا رَبَّنَا إِنَّك َرَءُوْف ٌرَحِيْمٌ{ ]الحشر:١٠[.
}رَبَّنَا عَلَيْك َتَوَكَّلْنَا وَإِلَيْك َأَنَبْنَا وَإِلَيْك َالْمَصِيْرُ، رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَة ًلِلَّذِين َكَفَرُوا وَاغْفِر ْلَنَا رَبَّنَا إِنَّك َأَنْت َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]الممتحنة:٤ - ٥[
}رَبَّنَا أَتْمِم ْلَنَا نُوْرَنَا وَاغْفِر ْلَنَا إِنَّك َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ{ ]التحريم:٨[.
بسم الله الرّحمن الرّحيم }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ{ ]الإخلاص:١[ إلى آخره. بسم الله الرّحمن الرّحيم. }قُل ْأَعُوذ ُبِرَب ِّالْفَلَقِ{ ]الفلق:١[ إلى
آخره. بسم الله الرّحمن الرّحيم. }قُل ْأَعُوذ ُبِرَب ِّالنَّاسِ{ ]الناس:١[ إلى آخره. بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْم ِالفاتحة-إلى آخره.
}الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْخَلَق َالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَجَعَل َالظُّلُمَات ِوَالنُّوْر َثُم َّالَّذِيْن َكَفَرُوْا بِرَبِّهِم ْيَعْدِلُوْنَ، هُو َالَّذِي ْخَلَقَكُم ْمِن ْطِيْن ٍثُم َّقَضَى
أَجَلًا وَأَجَل ٌمُسَمًّى عِنْدَه ُثُم َّأَنْتُم ْتَمْتَرُوْنَ، وَهُو َالله ُفِي السَّمَاوَات ِوَفِي الْأَرْض ِيَعْلَم ُسِرَّكُم ْوَجَهْرَكُم ْو َيَعْلَم ُمَا تَكْسِبُوْنَ{ ]الأنعام:١ -
٣ْ[.
}الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْهَدَانَا لِهَذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِي َلَوْلَا أَن ْهَدَانَا الله ُلَقَد ْجَاءَت ْرُسُل ُرَبِّنَا بِالْحَق ِّوَنُودُوْا أَن ْتِلـْكُم ُالْجَنَّة ُأُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُم
ْتَعْمَلُوْنَ{ ]الأعراف:٤٣[
}إِن َّالَّذِيْن َآمَنُوْا وَعَمِلُوا الصَّالِحَات ِيَهْدِيْهِم ْرَبُّهُم ْبِإِيمَانِهِم ْتَجْرِي ْمِن ْتَحْتِهِم ُالْأَنْهَار ُفِي ْجَنَّات ِالنَّعِيْمِ، دَعْوَاهُم ْفِيهَا سُبْحَانَك َاللَّهُم َّوَتَحِيَّتُهُم
١٢---
حزب الفتح لسيّدنا الحسن الشّاذلي ٣
فِيْهَا سَلَام ٌوَآخِر ُدَعْوَاهُم ْأَن ِالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]يونس:٩ - ١٠[
ِ* }وَقُل ِالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْلَم ْيَتَّخِذ ْوَلَدًا وَلَم ْيَكُن ْلَه ُشَر ِيْك ٌفِي الْمُلْك ِوَلَم ْيَكُن ْلَه ُوَلِي ٌّمِن َالذُّل ِّوَكَبِّرْه ُتَكْبِيْرًا{ ]الإسراء:١١١[
* }الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْأَنْزَل َعَلَى عَبْدِه ِالْكِتَاب َوَلَم ْيَجْعَل ْلَه ُعِوَجًا، قَيِّمًا لِيُنْذِر َبَأْسًا شَدِيْدًا مِن ْلَدُنْه ُوَيُبَشِّر َالْمُؤْمِنِيْن َالَّذِيْن َيَعْمَلُوْن َالصَّالِحَات
أَن َّلَهُم ْأَجْرًا حَسَنًا، مَاكِثِين َفِيه ِأَبَدًا{ ]الـكهف:١ - ٣[
* }قُل ِالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِوَسَلَام ٌعَلَى عِبَادِه ِالَّذِيْن َاصْطَفَى آللَّه ُخَيْر ٌأَمَّا يُشْرِكُوْنَ{ ]النمل:٥٩[
* }الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِوَلَه ُالْحَمْد ُفِي الْآخِرَة ِوَهُو َالْحَكِيم ُالْخَبِيْرُ، يَعْلَم ُمَا يَلِج ُفِي الْأَرْض ِوَمَا يَخْرُج ُمِنْهَا
ِّوَمَا يَنْزِل ُمِن َالسَّمَاء ِوَمَا يَعْرُج ُفِيهَا وَهُو َالرَّحِيم ُالْغَفُوْرُ{ ]سبأ:١ - ٢[
* }الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِفَاطِر ِالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِجَاعِل ِالْمَلَائِكَة ِرُسُلًا أُوْلِي ْأَجْنِحَة ٍمَثْنَى وَثُلَاث َوَرُبَاع َيَزِيد ُفِي الْخَلْق ِمَا يَشَاء ُإِن َّالله َعَلَى كُل
ْشَيْء ٍقَدِيْرٌ، مَا يَفْتَح ِالله ُلِلنَّاس ِمِن ْرَحْمَة ٍفَلَا مُمْسِك َلَهَا وَمَا يُمْسِك ْفَلَا مُرْسِل َلَه ُمِن ْبَعْدِه ِوَهُو َالْعَزِيز ُالْحَكِيْمُ{ ]فاطر:١ - ٢[
* }ضَرَب َالله ُمَثَلًا عَبْدًا مَمْلُوكًا لَا يَقْدِر ُعَلَى شَيْء ٍوَمَن ْرَزَقْنَاه ُمِنَّا رِزْقًا حَسَنًا فَهُو َيُنْفِق ُمِنْه ُسِرًّا وَجَهْرًا هَل ْيَسْتَوُوْن َالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِبَل ْأَكْثَرُهُم
ِلَا يَعْلَمُوْنَ{ ]النحل:٧٥[
* }وَقَالُوا الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْصَدَقَنَا وَعْدَه ُوَأَوْرَثَنَا الْأَرْض َنَتَبَوَّأ ُمِن َالْجَنَّة ِحَيْث ُنَشَاء ُفَنِعْم َأَجْر ُالْعَامِلِينَ، وَتَرَى الْمَلَائِكَة َحَافِّيْن َمِن ْحَوْل
ِّالْعَرْش ِيُسَبِّحُوْن َبِحَمْد ِرَبِّهِم ْوَقُضِي َبَيْنَهُم ْبِالْحَق ِّوَقِيْل َالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]الزمر:٧٤ - ٧٥[
* }هُو َالْحَي ُّلَا إِلَه َإِلَّا هُو َفَادْعُوه ُمُخْلِصِين َلَه ُالدِّيْن َالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِينَ{ ]غافر:٦٥[ * }فَلِلَّه ِالْحَمْد ُرَب ِّالسَّمَاوَات ِوَرَب ِّالْأَرْض ِرَب
الْعَالَمِيْنَ، وَلَه ُالـْكِبْرِيَاء ُفِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]الجاثية:٣٦ - ٣٧[
حزب الفتح لسيّدنا الحسن الشّاذلي ٣ُ
* }فَسُبْحَان َالله ِحِيْن َتُمْسُوْن َوَحِيْن َتُصْبِحُوْنَ، وَلَه ُالْحَمْد ُفِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَعَشِيًّا وَحِيْن َتُظْهِرُوْنَ، يُخْرِج ُالْحَي َّمِن َالْمَيِّت ِوَيُخْرِج
الْمَيِّت َمِن َالْحَي ِّوَيُحْي ِالْأَرْض َبَعْد َمَوْتِهَا وَكَذَلِك َتُخْرَجُوْنَ{ ]الروم:١٧ - ١٩[
}سُبْحَان َرَبِّك َرَب ِّالْعِزَّة ِعَمَّا يَصِفُوْنَ، وَسَلَام ٌعَلَى الْمُرْسَلِيْنَ، وَالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]الصافات:١٨٠ - ١٨٢[.
***
حزب الفتح لسيّدنا الحسن الشّاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
وصلى الله على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه وسلم.
)اللهمّ( إنّا نسألك إيمانا لا ضد ّله، ونسألك توحيدا لا يقابله شرك، وطاعة لا تقابلها معصية، ونسألك محبّة لا لشيء ولا على شيء
وخوفا لا من شيء ولا على شيء. ونسألك تنزيها لا من نقص ولا من دنس بعد التّنز يه من النّقائص والأدناس، ونسألك يقينا لا
يقابله شك، ونسألك تقديسا ليس وراءه تقديس، وكمالا ليس وراءه كمال، وعلما ليس فوقه علم، ونسألك الإحاطة بالأسرار وكتمانها
رب ّإنّي ظلمت نفسي فاغفر لي ذنبي وهب لي تقواك، واجعل لي من كل ّذنب وهم ّوضيق وسهو وشهوة ورغبة عن الأغيار.
ورهبة وخطرة وفكرة وإرادة وفعلة وغفلة ومن كل ّقضاء وأمر فرجا ومخرجا * أحاط علمك بجميع المعلومات وعلت قدرتك على جميع
المقدورات، وجلّت إرادتك أن يوافقها أو يخالفها شيء من الكائنات حسبي الله )ثلاثا( وأنا بريء ممّا سوى الله. الله لا إله إلا ّهو
عليه توكّلت وهو رب ّالعرش العظيم. لا إله إلا ّالله نور عرش الله. لا إله إلا ّالله نور لوح الله، لا إله إلا ّالله
١٣---
حزب الفتح لسيّدنا الحسن الشّاذلي ٣
نور قلم الله. لا إله إلا ّالله نور رسول الله. لا إله إلا ّالله نور سر ّرسول الله، لا إله إلا ّالله نور سر ّذات رسول الله. لا إله إلا ّالله
آدم خليفة الله. لا إله إلا ّالله نوح نجي ّالله، لا إله إلا ّالله إبراهيم خليل الله، لا إله إلا ّالله موسى كليم الله، لا إله إلا ّالله عيسى روح
الله، لا إله إلا ّالله محمّد حبيب الله، لا إله إلا ّالله الأنبياء خاصّة الله، لا إله إلا ّالله الأولياء أنصار الله، لا إله إلا ّالله الرّب ّالملك
ّالإله النّور الحق ّالمبين. لا إله إلا ّالله الملك اللّطيف الرّزّاق القوي ّالعزيز ذو القوّة المتين. لا إله إلا ّالله خالق كل ّشيء وهو الواحد
القهّار، رب ّالسّموات والأرض وما بينهما العزيز الغفّار. لا إله إلا ّالله العلي ّالعظيم. لا إله إلا ّالله الحليم الـكريم. سبحان الله رب
السّموات السّبع ورب ّالعرش العظيم. الحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين. بسم الله وبالله ومن الله وإلى الله وعلى الله فليتوكّل المؤمنون. حسبي الله
آمنت بالله توكّلت على الله ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم. أتوب إليك بك منك إليك ولو لا أنت لما تبت إليك فامح من قلبي
محبّة غيرك واحفظ جوارحي عن مخالفة أمرك، وتالله لئن لم ترعني بعينك وتحفظني بقدرتك لأهلـكن ّنفسي ولأهلـكن ّأمّة من خلقك
ثم ّلا يعود ضرر ذلك إلا ّعلى عبدك، أعوذ برضاك من سخطك، وأعوذ بمعافاتك من عقوبتك، وأعوذ بك منك لا أحصي ثناء عليك
أنت كما أثنيت على نفسك بل أنت أجل ّمن أن يثنى عليك، وإنّما هي أعراض تدل ّعلى كرمك، قد منحتها لنا على لسان رسولك،
لنعبدك بها على أقدارنا لا على قدرك، فهل جزاء الإحسان الأوّل الكامل إلا ّالإحسان منك * يا من به ومنه وإليه يعود كل ّشيء،
نسألك بحرمة الأستاذ، بل بحرمة النّبي ّالهادي، بل بحرمة السّبعين والثّمانية، وبحرمة أسرار ما منك إلى محمّد رسولك، بل بحرمة سيّدة
آي القرآن من كلامك، بل بحرمة السّبع المثاني والقرآن العظيم، بل بحرمة كتبك المنزّلة، بل بحرمة الاسم الأعظم الّذي هو هو لا
يضر ّمعه شيء في الأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم، بل بحرمة }قُل ْهُو َاللّه ُأَحَدٌ. . .{ ]الإخلاص: ١[ إلى آخره، اكفنا
كل ّغفلة وكل ّشهوة وكل ّمعصية فيما تقدّم وفيما
تأخّر، واكفنا كل ّطالب يطلبنا من خلقك بالحق ّوبغير الحق ّفي الدّنيا والآخرة، فإنّه لك الحجّة البالغة وأنت على كل ّشيء قدير، واكفنا
ّهم ّالرّزق وخوف الخلق، واسلك بنا سبيل الصّدق وانصرنا بالحقّ، واكفنا كل ّهم ّوغم ّوكل ّهول دون الجنّة، واكفنا كل ّعذاب
من فوقنا أو من تحت أرجلنا أو يلبسنا شيعا أو يذيق بعضنا بأس بعض. واكفنا سوء ما تعلّق به علمك ممّا كان أو يكون إنّك على كل
شيء قدير.
سبحان الملك الحق ّالخلاّق، سبحان الخلاق الرّزّاق، سبحان الله عمّا يصفون عالم الغيب والشّهادة فتعالى الله عمّا يشركون، سبحان ذي
العزّة والجـبروت، سبحان ذي الملك والملـكوت، سبحان من يحيي ويميت، سبحان الحي ّالّذي لا يموت، سبحان الملك القادر، سبحان
العظيم القاهر، وهو القاهر فوق عباده وهو الحكيم الخبير.
سبحان القائم الدائم، قل حسبي الله عليه يتوكّل المتوكّلون، أعوذ بالله من جهد البلاء ومن سوء القضاء ومن درك الشّقاء ومن شماتة
الأعداء، وأعوذ بالله ربّي وربّكم من كل ّمتكبّر لا يؤمن بيوم الحساب، يا من بيده ملـكوت كل ّشيء وهو يجـير ولا يجار عليه، انصرني
بالخوف منك والتّوكّل عليك حتّى لا أخاف غيرك ولا أرجو غيرك، ولا أعبد شيئا سواك، يا خالق السّبع السّموات ومن الأرض
مثلهن ّيتنزّل الأمر بينهن ّأشهد أنّك على كل ّشيء قدير، وأنّك قد أحطت بكل ّشيء علما.
أسألك بهذا الأمر الّذي هو أصل الموجودات وإليه المبدأ والمنتهى وإليه غاية الغايات، أن تسخّر لنا هذا البحر بحر الدّنيا وما فيه ومن
فيه، كما سخّرت البحر لموسى، وسخّرت النّار لإبراهيم، وسخّرت الجبال والحديد لداود، وسخّرت الرّيح والشّياطين والجن ّلسليمان، وسخّر لي
كل ّبحر، وسخّر لي كل ّجبل، وسخّر لي كل ّحديد، وسخّر لي كل ّريح، وسخّر لي كل ّشيطان من الجن ّوالإنس، وسخّر لي نفسي وسخّر لي
كل ّشيء يا من بيده ملـكوت كل ّشيء، وأجمل أمري باليقين، وأيّدني بالنّصر المبين، إنّك على كل ّشيء قدير، وصلّى الله على سيّدنا
ومولانا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم.
١٤---
حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٤
حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٤
حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
}بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، الْحَمْد ُلِلَّه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ، الرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، مَالِك ِيَوْم ِالدِّيْنِ، إِيَّاك َنَعْبُد ُوَإِيَّاك َنَسْتَعِيْنُ، اهْدِنَا الصِّرَاط َالْمُسْتَقِيْمَ،
صِرَاط َالَّذِيْن َأَنْعَمْت َعَلَيْهِم ْغَيْر ِالْمَغْضُوْب ِعَلَيْهِم ْوَلَا الضَّالِّيْنَ{ ]الفاتحة:١ - ٧[.
بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ. }الم، ذَلِك َالْكِتَاب ُلَا رَيْب َفِيْه ِهُدًى لِلْمُتَّقِيْنَ، الَّذِيْن َيُؤْمِنُوْن َبِالْغَيْب ِو َيُقِيْمُوْن َالصَّلَاة َوَمِمَّا رَزَقْنَاهُم ْيُنْفِقُوْنَ،
وَالَّذِيْن َيُؤْمِنُوْن َبِمَا أُنْزِل َإِلَيْك َوَمَا أُنْزِل َمِن ْقَبْلِك َوَبِالْآخِرَة ِهُم ْيُوْقِنُوْنَ، أُولَئِك َعَلَى هُدًى مِن ْرَبِّهِم ْوَأُولَئِك َهُم ُالْمُفْلِحُوْنَ{ ]البقرة:١ -
٥[
}وَإِلَهُكُم ْإِلَه ٌوَاحِد ٌلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ{ ]البقرة:١٦٣[.
}الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي يَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم ُمَا
بَيْن َأَيْدِيهِم ْوَمَا خَلْفَهُم ْوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْمُ،
ُلَا إِكْرَاه َفِي الدِّيْن ِقَد ْتَبَېَّن َالرُّشْد ُمِن َالْغَي ِّفَمَن ْيَكْفُر ْبِالطَّاغُوْت ِو َيُؤْمِن ْبِالله ِفَقَد ِاسْتَمْسَك َبِالْعُرْوَة ِالْوُثْقَى لَا انْفِصَام َلَهَا وَالله ُسَمِيْع ٌعَلِيْمٌ،
الله ُوَلِي ُّالَّذِيْن َآمَنُوْا يُخْرِجُهُم ْمِن َالظُّلُمَات ِإِلَى النُّوْر ِوَالَّذِيْن َكَفَرُوا أَوْلِيَاؤُهُم ُالطَّاغُوْت ُيُخْرِجُوْنَهُم ْمِن َالنُّور ِإِلَى الظُّلُمَات ِأُولَئِك َأَصْحَاب
النَّار ِهُم ْفِيهَا خَالِدُوْنَ{ ]البقرة:٢٥٥ - ٢٥٧[.
ْ}آمَن َالرَّسُول ُبِمَا أُنْزِل َإِلَيْه ِمِن ْرَبِّه ِوَالْمُؤْمِنُوْن َكُل ٌّآمَن َبِاللَّه ِوَمَلَائِكَتِه ِوَكُتُبِه ِوَرُسُلِه ِلَا نُفَرِّق ُبَيْن َأَحَد ٍمِن ْرُسُلِه ِوَقَالُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا
غُفْرَانَك َرَبَّنَا وَإِلَيْك َالْمَصِيْرُ، لَا يُكَلِّف ُالله ُنَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَت ْوَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَت ْرَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن
نَسِيْنَا أَو ْأَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِل ْعَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَه ُعَلَى الَّذِيْن َمِن ْقَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَة َلَنَا بِه ِوَاعْف ُعَنَّا وَاغْفِر ْلَنَا وَارْحَمْنَا
َأَنْت َمَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]البقرة:٢٨٥ - ٢٨٦[.
}الم، الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْمُ، نَزَّل َعَلَيْك َالْكِتَاب َبِالْحَق ِّمُصَدِّقًا لِمَا بَيْن َيَدَيْه ِوَأَنْزَل َالتَّوْرَاة َوَالْإِنْجِيْلَ، مِن ْقَبْل ُهُدًى لِلنَّاس ِوَأَنْزَل
الْفُرْقَانَ{ ]آل عمران:١ - ٤[
}يَاأَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ، قُم ْفَأَنْذِرْ، وَرَبَّك َفَكَبِّرْ، وَثِيَابَك َفَطَهِّرْ، وَالرُّجْز َفَاهْجُرْ، وَلَا تَمْنُن ْتَسْتَكْثِرُ، وَلِرَبِّك َفَاصْبِرْ{ ]المدثر:١ - ٧[.
}اقْرَأ ْبِاسْم ِرَبِّك َالَّذِي ْخَلَقَ، خَلَق َالْإِنْسَان َمِن ْعَلَقٍ، اقْرَأ ْوَرَبُّك َالْأَكْرَمُ، الَّذِي ْعَلَّم َبِالْقَلَمِ، عَلَّم َالْإِنْسَان َمَا لَم ْيَعْلَمْ{ ]العلق:١ - ٥[.
}الرَّحْمَنُ، عَلَّم َالْقُرْآنَ، خَلَق َالْإِنْسَانَ، عَلَّمَه ُالْبَيَانَ، الشَّمْس ُوَالْقَمَر ُبِحُسْبَانٍ، وَالنَّجْم ُوَالشَّجَر ُيَسْجُدَانِ، وَالسَّمَاء َرَفَعَهَا وَوَضَع َالْمِيْزَانَ،
أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيْزَانِ، وَأَقِيْمُوا الْوَزْن َبِالْقِسْط ِوَلَا تُخْسِرُوا الْمِيْزَانَ{ ]الرحمن:١ - ٩[.
}تَبَارَك َاسْم ُرَبِّك َذِي الْجَلَال ِوَالْإِكْرَامِ{ ]الرحمن:٧٨[ سبحان ربّي العظيم }تَبَارَك َاسْم ُرَبِّك َذِي الْجَلَال ِوَالْإِكْرَامِ{ ]الرحمن:٧٨[
ُ)ثلاثا(،
}سَبَّح َلل᧦ّٰه ِمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِيُحْيِي ْوَيُمِيْت ُوَهُو َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، هُو َالْأَوَّل
ِوَالْآخِر ُوَالظَّاهِر ُوَالْبَاطِن ُوَهُو َبِكُل ِّشَيْء ٍعَلِيْمٌ، هُو َالَّذِي ْخَلَق َالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َفِي ْسِتَّة ِأَيَّام ٍثُم َّاسْتَوَى عَلَى الْعَرْش ِيَعْلَم ُمَا يَلِج ُفِي
الْأَرْض ِوَمَا يَخْرُج ُمِنْهَا وَمَا يَنْزِل ُمِن َالسَّمَاء ِوَمَا يَعْرُج ُفِيهَا وَهُو َمَعَكُم ْأَيْن َمَا كُنْتُم ْوَالله ُبِمَا تَعْمَلُوْن َبَصِيْرٌ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض
١٥---
حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٤
ُوَإِلَى الله ِتُرْجَع ُالْأُمُوْرُ، يُوْلِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِو َيُوْلِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَهُو َعَلِيْم ٌبِذَات ِالصُّدُوْرِ{ ]الحديد:١ - ٦[.
َ}هُو َالله ُالَّذِي لَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَالِم ُالْغَيْب ِوَالشَّهَادَة ِهُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ، هُو َالله ُالَّذِي ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْمَلِك ُالْقُدُّوْس ُالسَّلَام ُالْمُؤْمِن ُالْمُهَيْمِن
الْعَزِيْز ُالْجَبَّار ُالْمُتَكَبِّر ُسُبْحَان َالله ِعَمَّا يُشْرِكُوْنَ، هُو َالله ُالْخَالِق ُالْبَارِئ ُالْمُصَوِّر ُلَه ُالْأَسْمَاء ُالْحُسْنَى يُسَبِّح ُلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو
الْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]الحشر:٢٢ - ٢٤[.
}قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ، وَلَم ْيَكُن ْلَه ُكُفُوًا أَحَدٌ{ ]الإخلاص:١ - ٤[ }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالْفَلَقِ، مِن ْشَر ِّمَا
خَلَقَ، وَمِن ْشَر ِّغَاسِق ٍإِذَا وَقَبَ، وَمِن ْشَر ِّالنَّفَّاثَات ِفِي الْعُقَدِ، وَمِن ْشَر ِّحَاسِد ٍإِذَا حَسَدَ{ ]الفلق:١ - ٥[ }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالنَّاسِ،
مَلِك ِالنَّاسِ، إِلَه ِالنَّاسِ، مِن ْشَر ِّالْوَسْوَاس ِالْخَنَّاسِ، الَّذِي ْيُوَسْوِس ُفِي صُدُوْر ِالنَّاسِ، مِن َالْجِنَّة ِوَالنَّاسِ{ ]الناس:١ - ٦[.
اللهم ّيا من هو كذلك وهو على ما وصفه به عباده المخلصون من النّبيّين والصّدّيقين والشّهداء والصّالحـين والعلماء الموقنين والأولياء
ُالمقرّبين من أهل سمواته وأرضه وسائر الخلق أجمعين، أسألك بها وبالآيات والأسماء كلّها، وبالعظيم منها، وبالأم ّوالسّيّدة، وبخواتيم
ِسورة البقرة، وبالمبادئ، والخواتيم، وبآمين على الموافقة، وبحاء الرّحمة، وميم الملك، ودال الدّوام، }مُحَمَّد ٌرَسُوْل ُالله ِوَالَّذِيْن َمَعَه ُأَشِدَّاء
عَلَى الـْكُفَّار ِرُحَمَاء ُبَيْنَهُم ْتَرَاهُم ْرُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُون َفَضْلًا مِن َالله ِوَرِضْوَانًا سِيْمَاهُم ْفِي وُجُوهِهِم ْمِن ْأَثَر ِالسُّجُوْد ِذَلِك َمَثَلُهُم ْفِي التَّوْرَاة
وَمَثَلُهُم ْفِي الْإِنْجِيْل ِكَزَرْع ٍأَخْرَج َشَطْأَه ُفَآزَرَه ُفَاسْتَغْلَظ َفَاسْتَوَى عَلَى سُوقِه ِيُعْجِب ُالزُّرَّاع َلِيَغِيْظ َبِهِم ُالـْكُفَّار َوَعَد َالله ُالَّذِيْن َآمَنُوا وَعَمِلُوا
الصَّالِحَات ِمِنْهُم ْمَغْفِرَة ًوَأَجْرًا عَظِيْمًا{ ]الفتح:٢٩[. آحون، قاف، آدمّ، حمّ، هآء، آمين، }كهيعص{ ]مريم:١[ كهيعص، اغفر لي
وارحمني برحمتك الّتي رحمت بها أنبياءك ورسلك ولا تجعلني بدعائك رب ّشقيّا، وإنّي خفت وأخاف أن أخاف،
ثم ّلا اهتدى إليك سبيلا فاهدني إليك وآمنّي بك من كل ّخوف ومخوف في الدّنيا والآخرة إنّك على كل ّشيء قدير.
اللهم ّيا بديع السّموات والأرض يا قيّوم الدّارين يا قيّوما بكل ّشيء يا حي ّيا قيّوم يا إلهنا وإله كل ّشيء لا إله إلا ّأنت كن لنا وليّا
ونصيرا، وآمنّا بك من كل ّشيء حتّى لا نخاف إلا ّأنت، واجعلنا في جوارك واحجبنا بالّذي حجبت به أوليآئك فترى ولا يراك أحد من
خلقك، واصبب علينا من الخـير أكمله وأجمله واصرف عنّا من الشّر ّأصغره وأكبره، }طس{ ]النمل:١[، }حم، عسق{ ]الشورى:١
- ٢[، }مَرَج َالْبَحْرَيْن ِيَلْتَقِيَانِ، بَيْنَهُمَا بَرْزَخ ٌلَا يَبْغِيَانِ{ ]الرحمن:١٩ - ٢٠[. اللهم إنّا نسألك الخوف منك والرّجاء فيك والمحبّة لك
والشّوق إليك والأنس بك والرّضاء عنك والطّاعة لأمرك على بساط مشاهدتك ناظرين منك إليك وناطقين بك عنك، لا إله إلا ّأنت
سبحانك، ربّنا ظلمنا أنفسنا وقد تبنا إليك قولا وعقدا فتب علينا جودا وعطفا، واستعملنا بعمل ترضاه وأصلح لنا في ذرّيّاتنا، تبنا إليك
وإنّا من المسلمين، يا غفور، يا ودود، يا برّ، يا رحيم، اغفر لنا ذنوبنا وقرّبنا بودّك وصلنا بتوحيدك، وارحمنا بطاعتك، ولا تعاقبنا بالفترة
ولا بالوقفة مع شيء دونك واحملنا على سبيل القصد، واعصمنا من حائرها، إنّك على كل ّشيء قدير.
اللهم ّيا جامع النّاس ليوم لا ريب فيه، اجمع بيننا وبين الصّدق والنّيّة، والإخلاص، والإرادة، والخشوع، والهيبة، والحياء، والمراقبة،
والنّور واليقين، والعلم، والمعرفة، والحفظ، والعصمة، والنّشاط، والقوّة، والبشر، والمغفرة، والفصاحة، والبيان، والفهم في القرآن،
وخصّنا منك بالمحبّة والاصطفاء والتّخصيص والتّولية، وكن لنا سمعا وبصرا ولسانا وقلبا وعقلا ويدا ومؤيّدا، وآتنا العلم اللّدنّي والعمل
ْالصّالح والرّزق الهنيء الّذي لا حجاب به في الدّنيا ولا سؤال ولا عقاب عليه في الآخرة على بساط علم التّوحيد والشّرع، سالمين من
الهوى والشّهوة والطّمع و }أَدْخِلْنِي ْمُدْخَل َصِدْق ٍوَأَخْرِجْنِي ْمُخْرَج َصِدْق ٍوَاجْعَل ْلِي ْمِن
ّلَدُنْك َسُلْطَانًا نَصِيْرًا{ ]الإسراء:٨٠[، يا عليّ، يا عظيم، يا حليم، يا عليم، يا سميع، يا بصير، يا مريد، يا قدير، يا حيّ، يا قيّوم، يا رحمن، يا
ّرحيم، يا من هو هو، أسألك بعظمتك الّتي ملأت أركان عرشك وبقدرتك الّتي قدّرت بها على جميع خلقك وبرحمتك الّتي وسعت كل
شيء وبعلمك المحيط بكل ّشيء وبإرادتك الّتي لا ينازعها شيء، وبسمعك وبصرك القريبېن من كل ّشيء، يا من هو أقرب إلي ّمن كل
١٦---
حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٤
شيء، قل ّحيائي وعظم افترائي وبعد مآبي واقترب شقائي وأنت البصير بمحنتي وحيرتي وشهوتي وسوءتي تعلم ضلالتي وعمايتي وفاقتي وما
قبح من صفاتي، آمنت بك وبأسمائك وصفاتك وبمحمّد رسولك فمن ذا الّذي يرحمني غيرك ومن ذا الّذي يسعدني سواك فارحمني وأرني
سبيل الرّشد واهدني إليه سبيلا، وأرني سبيل الغي ّوجنّبني إيّاه سبيلا، واصحبني منك الحق ّوالنّور والحكم والعقل والبيان، واحرسني
بنورك يا الله يا نور يا حق ّيا مبين، يا فتّاح، افتح قلبي بنورك وعلّمني من علمك وفهّمني عنك وأسمعني منك وبصّرني بك وقدّرني بنور
قدرتك وأحيني بنور حياتك، واجعل مشيئتي مشيئتك، إنّك على كل ّشيء قدير.
اللهم ّإنّي أمسيت وأنا أريد الخـير وأكره الشّرّ، وسبحان الله والحمد للّه، ولا إله إلا ّالله والله أكبر ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم،
فاهدني بنورك لنورك فيما يرد علي ّمنك وفيما يصدر منّي إليك، وفيما يجري بيني وبين خلقك، وضيق علي ّبقربك، واحجبني بحجب
عزّتك وعز ّحجبك، وكن أنت حجابي حتّى لا يقع شيء منّي إلا ّعليك، وسخّر لي أمر هذا الرّزق، واعصمني من الحرص والتّعب في
طلبه، ومن شغل القلب به وتعلّق الهم ّبه، ومن الذّل ّللخلق بسببه، ومن التّفكّر ومن التّدبّر في تحصيله، ومن الشّح ّوالبخل بعد حصوله
وما يعرض في النّفس من ذلك، وتخلقه بقدرتك على علمك وإرادتك من ضرورة الحاجات إلى خلقك، واجعله اللهم ّسببا لإقامة
العبوديّة ومشاهدة أحكام
كرا من أذكارك، وسرّا من أسرارك، وطاعة من طاعات أنبيائك، وصحبةالرّبوبيّة، وهب لي حفنة من حفناتك، ونورا من أنوارك، وذ
لملائكتك، وتول ّأمري بذاتك، ولا تكلّني إلى نفسي طرفة عين ولا أقل ّمن ذلك، واجعلني حسنة من حسناتك ورحمة بين عبادك
تهدي بها من تشاء إلى صراط مستقيم، }صِرَاط ِالله ِالَّذِي ْلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِأَلَا إِلَى الله ِتَصِيْر ُالْأُمُوْرُ{ ]الشورى:٥٣[.
كرك،اللهم ّاهدني بنورك، وأعطني من فضلك وامنعني من كل ّعدو ّهو لك ومن كل ّشيء يشغلني عنك، وهب لسانا لا يفتر عن ذ
وقلبا يسمع بالحق ّمنك، وروحا يكرم بالنّظر إليك، وسرّا ممتّعا بحقائق قربك، وعقلا حامدا لجلال عظمتك، وزيّن ما ظهر منّي وما
بطن بأنواع طاعتك، يا الله، يا سميع، يا عليم، يا عزيز، يا حكيم.
اللهم ّكما خلقتني فاهدني، وكما أمتّني فاحيني، وكما أطعمتهم فأطعمني واسقني، ومرضي لا يخفى عليك فاشفني، وقد أحاطت بي خطيئتي
فاغفر لي، وهب لي علما يوافق علمك وحكما يصادف حكمك، واجعل لي لسان صدق بين عبادك واجعلني من ورثة جنّتك، ونجّني
من النّار بعفوك وادخلني الجنّة حالا ومآلا برحمتك، وأرني وجه نبيّك محمّد صلّى الله عليه وسلّم، وارفع الحجاب بيني وبينك، واجعل
مقامي عندك دائما بين يديك وناظرا منك إليك وأسقط البين عنّي حتّى لا يكون بين بيني وبينك واكشف لي عن حقيقة الأمر كشفا
لا أطلب بعده لغيرك مع المزيد المضمون بكريم وعدك، إنّك على كل ّشيء قدير، يا الله، يا عليّ، يا عظيم، يا حليم، يا عليم، يا عزيز،
يا حكيم، إنّك قد أيّدت من شئت بما شئت فكيف شئت على ما شئت فأيّدنا بنصرك لخدمة أوليائك، ووسّع صدورنا بمعرفتك عند
ملاقات أعدائك، واجلب لنا من رضيت عنه حتّى نخضع له ونذل ّكما جلبته لمحمّد رسولك، واصرف عنّا كيد من سخطت عليه كما
صرفته عن إبراهيم خليلك، وآتنا أجرنا في الدّنيا بالعافية من أسباب النّار ومن ظلم كل ّجار ّجبّار،
و بسلامة قلوبنا من جميع الأغيار، وبغّض لنا الدّنيا وحبّب لنا الآخرة، واجعلنا فيها من الصّالحـين إنّك على كل ّشيء قدير، يا الله يا
عظيم، يا سميع، يا عليم، يا برّ، يا رحيم، عبدك قد أحاطت به خطيئاته وأنت العظيم وندائي كأنّه لا يسمع وأنت السّميع، وقد عجزت
عن سياسة نفسي وأنت العليم، وأنّى لي برحمتها وأنت البر ّالرّحيم كيف يكون ذنبي عظيما مع عظمتك أم كيف تجيب من لم يسألك
وتترك من سألك أم كيف أسوس نفسي بالبر ّوضعفي لا يعزب عنك أم كيف أرحمها بشيء وخزائن الرّحمة بيدك.
إلهي عظمتك ملأت قلوب أوليائك فصغر لديهم كل ّشيء فاملأ قلبي بعظمتك حتّى لا يصغر ولا يعظم لديه شيء واسمع ندائي
بخصائص اللّطف، فإنّك السّميع لكل ّشيء.
إلهي ستر عنّي مكاني منك حتّى عصيتك وأنا في قبضتك، واجترحت ما اجترحت فكيف بالاعتذار إليك. إلهي جذبك لي أطمعني
فيك وحجابي عنك آيسني منك فاقطع حجابي حتّى أصل إليك، واجذبني جذبة لا أرجع بعدها إلى غيرك.
١٧---
حزب اللّطف للشيخ الشاذلي قدس الله سرّه ٥
كم من سيّئة ممّن لا تبغض لا وزر لها، فاجعل سيّئاتي سيّئات من أحببت ولا تجعل حسناتيإلهي كم من حسنة ممّن لا تحب ّلا أجر لها و
ّحسنات من أبغضت، فإن ّكرم الـكريم مع السّيّئات أتم ّمنه مع الحسنات فأشهدني كرمك على بساط رحمتك، ورضّني بقضائك، وصبّرني
على طاعتك في ما أجريت علي ّمن أمرك ونهيك، وأوزعني شكر نعمتك، وغطّني برداء عافيتك حتّى لا أشرك بك غيرك، وامنن علي
بالفهم عنك إنّك على كل ّشيء قدير. إلهي معصيتك نادتني بالطّاعة وطاعتك نادتني بالمعصية، ففي أيّهما أخافك وفي أيّهما أرجوك،
إن قلت بالمعصية قابلتني بفضلك فلم تدع لي خوفا، وإن قلت بالطّاعة قابلتني بعدلك فلم تدع لي رجاء فليت شعري كيف أرى إحساني
مع إحسانك أم كيف أجهل فضلك مع عصيانك ق ج، سرّان من سرّك وكلاهما دالان على غيرك، فبالسّر ّالجامع الدّال ّعليك لا
تدعني لغيرك، إنّك على كل ّشيء قدير.
يا الله، يا فتّاح، يا غفّار، يا منعم، يا هادي، يا ناصر، يا عزيز، هب من نور أسمائك ما أتحقّق به حقائق ذاتك وافتح لي واغفر لي،
وأنعم عليّ، واهدني وانصرني، وأعزّني يا معز ّيا مذلّ، لا تذلّني بتدبير ما لك، ولا تشغلني عنك بما لك فالكل ّكلّك والأمر أمرك،
والسّر ّسرّك، عدمي وجودي، ووجودي عدمي، فالحق ّحقّك، والجعل جعلك، ولا إله غيرك وأنت الحق ّالمبين يا عالم السّر ّوأخفى،
يا ذا الـكرم والوفا علمك قد أحاط بعبدك وقد شقي في طلبك، فكيف لا يشقى من طلب غيرك، تلطّفت بي حتّى علمت أن ّطلبي لك
جهل، وطلبي لغيرك كفر، فأجرني من الجهل واعصمني من الـكفر يا قريب، أنت القريب وأنا البعيد، قربك آيسني من غيرك وبعدي
عنك ردّني للطّلب لك فكن لي بفضلك حتّى تمحو طلبي بطلبك يا قوي ّيا عزيز إنّك على كل ّشيء قدير.
اللهم ّلا تعذّبنا بإرادتنا وحب ّشهوتنا فنشغل أو نحجب أو نفرح بوجود مرادنا أو نحزن أو نسخط أو نسلم تسليم النّفاق عند الفقد،
وأنت أعلم بقلوبنا فارحمنا بالنّعيم الأكبر والمزيد الأفضل والنّور الأكمل، وغيّبنا وغيّب عنّا كل ّشيء، وأشهدنا إيّاك بالإشهاد، وانصرنا
في الحياة الدّنيا و يوم يقوم الأشهاد، يا الله، يا قدير، يا مريد، يا عزيز، يا حكيم، يا حميد.
اللهم ّإنّا نسألك بالقدرة العظمى، وبالمشيئة العليا، وبالآيات الـكبرى، وبالأسماء كلّها، وبالعظيم منها أن تسخّر لنا هذا البحر وكل ّبحر
هو لك في الأرض والسّماء والملـكوت وبحر الدّنيا وبحر الآخرة، وسخّر لنا كل ّبحر، وسخّر لنا كل ّجبل، وسخّر لنا كل ّحديد، وسخّر لنا
كل ّريح، وسخّر لنا كل ّشيطان من الجن ّوالإنس، وسخّر لي نفسي كما سخّرت البحر لموسى وسخّرت النّار لإبراهيم، وسخّرت الجبال والحديد
لداود، وسخّرت الرّيح والشّياطين والجن ّلسليمان، وسخّر لنا كل ّشيء يا من بيده ملـكوت كل ّشيء وهو يجـير ولا يجار عليه يا عليّ، يا
عظيم، يا حليم، يا عليم، آحون، قاف، آدمّ، حمّ، هآء، آمين. إن ّالله وملائكته يصلّون على النّبي، يا أيّها الّذين آمنوا صلّوا عليه وسلّموا
ّتسليما.
اللهم ّصل ّعلى سيّدنا محمّد وعلى آل سيّدنا محمّد، كما صلّيت على سيّدنا إبراهيم وعلى آل سيّدنا إبراهيم في العالمين إنّك حميد مجيد. اللهم
وارض عن أصحاب رسول الله أجمعين وعن التّابعين وتابعيهم بإحسان إلى يوم الدّين، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، وحسبنا
الله ونعم الوكيل.
حزب اللّطف للشيخ الشاذلي قدس الله سرّه ٥
حزب اللّطف للشيخ الشاذلي قدس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
}بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، الْحَمْد ُلِلَّه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ، الرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، مَالِك ِيَوْم ِالدِّيْنِ، إِيَّاك َنَعْبُد ُوَإِيَّاك َنَسْتَعِيْنُ، اهْدِنَا الصِّرَاط َالْمُسْتَقِيْمَ،
صِرَاط َالَّذِيْن َأَنْعَمْت َعَلَيْهِم ْغَيْر ِالْمَغْضُوْب ِعَلَيْهِم ْوَلَا الضَّالِّيْنَ{ ]الفاتحة:١ - ٧[.
اللهم ّصل ّأفضل الصّلوات وأنمى البركات في كل ّالأوقات على سيّدنا محمّد أكمل أهل الأرضين والسّموات، وسلّم عليه يا ربّنا أزكى
١٨---
حزب اللّطف للشيخ الشاذلي قدس الله سرّه ٥
ّالتحيّات في جميع الحضرات.
اللهم ّيا من لطفه بخلقه شامل وبرّه لعبده واصل، لا تخرجنا عن دائرة الألطاف وآمنّا من كل ّما نخاف، وكن لنا بلطفك الخفي
والظّاهر، يا باطن يا ظاهر يا لطيف، نسألك وقاية اللّطف في القضاء والتّسليم مع السّلامة عند نزوله والرّضاء.
اللهم ّإنّك أنت العليم بما سبق منّا في الأزل فحفّنا بلطفك فيما نزل، يا لطيفا لم يزل، واجعلنا في حصن التّحصّن بك، يا أوّل، يا من
إليه الالتجاء وعليه المعوّل.
اللهم ّيا من ألقى خلقه في بحر قضائه، وحكم عليهم بحكم قهره وابتلائه، اجعلنا ممّن حمل في سفينة النّجاة ووقي من جميع الآفات.
إلهنا من رعته عين رعايتك كان ملطوفا به في التّقدير، محفوظا ملحوظا برعايتك يا قدير، يا سميع، يا قريب، يا مجيب الدّعاء، ارعنا بعين
عنايتك يا خير من رعى.
إلهنا لطفك الخفي ّألطف من أن يرى، وأنت اللطيف الّذي لطفت بجميع الورى، حجبت سر يان لطفك في الأكوان فلا يشهده إلا ّأهل
ّالمعرفة والعيان، فلمّا شهدوا سر ّلطفك في كل ّشيء آمنوا به من سوء كل ّشيء، فأشهدنا سر ّهذا اللّطف الواقي ما دام لطفك الدّائم
الباقي. إلهنا حكم مشيئتك في العبيد لا تردّه همّة كل ّعارف ومريد، لـكن فتحت لنا أبواب الألطاف الخفيّة، المانعة حصونها من كل
بليّة، فأدخلنا بلطفك تلك الحصون، يا من يقول للشّيء كن فيكون. إلهنا أنت اللّطيف بعبادك لا سيّما بأهل محبّتك وودادك، فبأهل
المحبّة والوداد خصّصنا بلطائف اللّطف يا جواد، إلهنا اللّطف صفتك والألطاف خلقك وتنفيذ حكمك على خلقك حقّك ورأفة لطفك
بالمخلوقين، تمنع استقصاء حقّك في العالمين.
إلهنا لطفت بنا قبل كوننا ونحن للّطف غير محتاجين، أفتمنعنا منه مع الحاجة إليه وأنت أرحم الرّاحمين، حفّنا بلطفك الكافي وجودك
الوافي، إلهنا لطفك هو حفظك إذا رعيت وحفظك هو لطفك إذا وقيت فأدخلنا سرادقات لطفك، واضرب علينا أسوار حفظك يا
لطيف نسألك اللّطف أبدا، يا حفيظ قنا السّوء وشر ّالعدا.
يا لطيف )ثلاثا(، من لعبدك العاجز الخائف الضّعيف.
اللهم ّكما لطفت بي قبل سؤالي وكوني كن لي لا علي ّيا أمني وعوني، »الله لطيف بعباده يرزق من يشاء وهو القوي ّالعزيز«، )ثلاثا(،
آنسني بلطفك يا لطيف أنس الخائف في الحال المخيف تأنّست بلطفك يا لطيف، وقيت بلطفك من الرّدى، وتحجّبت بلطفك عن
الأعداء بلطفك ربّي اللّطيف الحفيظ، والله من ورائهم محيط بل هو قرآن مجيد، في لوح محفوظ. نجوت من كل ّخطب جسيم بقول
ربّي: ولا يؤده حفظهما وهو العلي ّالعظيم، سلمت من كل ّشيطان وحاسد بقول ربّي وحفظا من كل ّشيطان مارد، وقيت وكفيت
كل ّهم ّفي كل ّسبيل بقولي: حسبي الله ونعم الوكيل، }الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا
ُفِي
ْالْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي ْيَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم ُمَا بَيْن َأَيْدِيهِم ْوَمَا خَلْفَهُم ْوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه
ِالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْمُ{ ]البقرة:٢٥٥[، }لَا إِكْرَاه َفِي الدِّيْن ِقَد ْتَبَېَّن َالرُّشْد ُمِن َالْغَي ِّفَمَن ْيَكْفُر
بِالطَّاغُوْت ِو َيُؤْمِن ْبِالله ِفَقَد ِاسْتَمْسَك َبِالْعُرْوَة ِالْوُثْقَى لَا انْفِصَام َلَهَا وَاللَّه ُسَمِيع ٌعَلِيْمٌ، الله ُوَلِي ُّالَّذِيْن َآمَنُوْا يُخْرِجُهُم ْمِن َالظُّلُمَات ِإِلَى النُّوْر
ِوَالَّذِيْن َكَفَرُوْا أَوْلِيَاؤُهُم ُالطَّاغُوْت ُيُخْرِجُونَهُم ْمِن َالنُّوْر ِإِلَى الظُّلُمَات ِأُولَئِك َأَصْحَاب ُالنَّار ِهُم ْفِيْهَا خَالِدُوْنَ{ ]البقرة: ٢٥٦ - ٢٥٧[،
}لَقَد ْجَاءَكُم ْرَسُوْل ٌمِن ْأَنْفُسِكُم ْعَزِيْز ٌعَلَيْه ِمَاعَنِتُّم ْحَر ِيْص ٌعَلَيْكُم ْبِالْمُؤْمِنِيْن َرَءُوْف ٌرَحِيْمٌ، فَإِن ْتَوَلَّوْا فَقُل ْحَسْبِي َالله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَلَيْه
تَوَكَّلْت ُوَهُو َرَب ُّالْعَرْش ِالْعَظِيْمِ{ ]التوبة:١٢٨ - ١٢٩[. بسم الله الرّحمن الرّحيم }لِإِيْلَاف ِقُرَيْشٍ، إِيْلَافِهِم ْرِحْلَة َالشِّتَاء ِوَالصَّيْفِ،
فَلْيَعْبُدُوْا رَب َّهَذَا الْبَيْتِ، الَّذِي ْأَطْعَمَهُم ْمِن ْجُوع ٍوَآمَنَهُم ْمِن ْخَوْفٍ{ ]قريش:١ - ٤[، اكتفيت بكهيعص، واحتميت بحم عسق،
قوله الحق ّوله الملك، }سَلَام ٌقَوْلًا مِن ْرَب ٍّرَحِيْمٍ{ ]يس: ٥٨[، آحون، قاف، آدمّ، حمّ، هاء، آمين.
١٩---
حزب ضرب الطّمس لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٧
كم باللّيل والنّهار بحق ّكلاءة رحمانيّتك،اللهم ّبحق ّهذه الأسرار قنا الشّر ّوالأشرار، وكل ّما أنت خالقه من الأكدار، قل من يكلؤ
إكلأنا ولا تكلنا إلى غير إحاطتك، رب ّهذا ذل ّسؤال في بابك، ولا حول ولا قوّة إلا ّبك.
كرّم وبجّل وعظّم، سيّدياللهم ّصل ّعلى من أرسلته رحمة للعالمين سيّدنا ومولانا محمّد خاتم النّبيّين، صلّى الله عليه وسلّم ومجّد وشرّف و
لا تخلني من الرّحمة والأمان يا حنّان يا منّان، وسلام على المرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
حزب الطّمس للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ٦
حزب الطّمس للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّإنّي أسألك بأسمائك العظام، وملائكتك الـكرام، وأنبيائك عليهم الصّلاة والسّلام، ونتوسّل إليك بكل ّنبي ّأرسلته، وكتاب أنزلته،
وعمل تقبّلته، وحجج أوضحته، وعسر يسّرته، ورتق فتقته، وظلام نوّرته، وخائف أمّنته، ومتكلّم أصممته، أن تصرف كيد من كاد بي
بسوء ومن أرادني بضر ّوقصدني، برحمتك يا أرحم الرّاحمين.
اللهم ّاطمس على قلوبهم وعلى أيديهم، وزلزل أقدامهم، واجعل الدّائرة عليهم، وكن لي عونا عليهم واصرف عنّي أبصارهم بحق ّقولك؛
}وَلَو ْنَشَاء ُلَطَمَسْنَا عَلَى أَعْيُنِهِم ْفَاسْتَبَقُوا الصِّرَاط َفَأَنَّى يُبْصِرُوْنَ، وَلَو ْنَشَاء ُلَمَسَخْنَاهُم ْعَلَى مَكَانَتِهِم ْفَمَا اسْتَطَاعُوْا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُوْنَ{
ْ]يس:٦٦ - ٦٧[.
اللهم ّأنت منتهى الأمل وعليك في كل ّالأمور المتّكل، ربّنا عليك توكّلنا وإليك أنبنا وإليك المصير، }وَمَا لَنَا أَلَّا نَتَوَكَّل َعَلَى الله ِوَقَد
هَدَانَا سُبُلَنَا وَلَنَصْبِرَن َّعَلَى مَا آذَيْتُمُوْنَا{ ]إبراهيم:١٢[.
اللهم ّإنّا توكّلنا عليك، وأسلمنا أمورنا إليك، فلا تخب ما لنا فيك، ولا اتّكالنا عليك، وخذ بنواصينا إليك، يا غاية النّهاية، يا صاحب
العناية، يا رب ّالـكفاية الـكفاية، يا رب ّالعناية العناية يا دافع البليّات، يا كاشف الـكربات، يا غافر الزلاّت، يا مقيل العثرات، أقل
عثرتي، وارحم ذلّتي، واكشف كربتي، واغفر زلّتي، وادفع عنّي بليّتي، يا من يقبل التّوبة عن عباده و يعفو عن السّيّئات، بكهيعص
كفيت، وحم عسق حميت، وبنون والقلم، والنّور والظّلم، والوجود والعدم، واللّوح والقلم
وآجال الأمم، }وَالله ُمِن ْوَرَائِهِم ْمُحِيْطٌ، بَل ْهُو َقُرْآن ٌمَجِيْدٌ، فِي ْلَوْح ٍمَحْفُوْظٍ{ ]البروج:٢٠ - ٢٢[، }ق وَالْقُرْآن ِالْمَجِيْدِ{ ]ق: ١[،
ِّكْرِ، بَل ِالَّذِيْن َكَفَرُوْا فِي ْعِزَّة ٍوَشِقَاقٍ{ ]ص:١ - ٢[، طس، حم، الم، المص، المر.}ص وَالْقُرْآن ِذِي الذ
جلبهنا يا رحمن، هزجلق يا ودود. }سَيُهْزَم ُالْجَمْع ُو َيُوَلُّوْن َالدُّبُرَ{ ]القمر: ٤٥[، فقطع دابر القوم الّذين ظلموا والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين،
}سُبْحَان َرَبِّك َرَب ِّالْعِزَّة ِعَمَّا يَصِفُوْنَ، وَسَلَام ٌعَلَى الْمُرْسَلِيْنَ، وَالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]الصافات:١٨٠ - ١٨٢[، وصلّى الله على سيّدنا
محمّد وآله أجمعين.
حزب ضرب الطّمس لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٧
حزب ضرب الطّمس لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
لا إله إلا ّالله السّميع القريب المجيب، تجيب دعوة الدّاع إذا دعاك، وتكشف السّوء وتختار من تشاء في الأرض خليفة، إن ّربّي لسميع
الدّعاء، رب ّاجعلني مقيم الصّلاة ومن ذرّيتي ربّنا وتقبّل دعاء، ربّنا اغفر لي ولوالدي ّوللمؤمنين يوم يقوم الحساب، لا تجعلني بدعائك
٢٠---
هذه مناجاة لسيّدنا الشّيخ أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سرّه ٨
ِرب ّشقيّا، طه، يس، ق، ن، ص، طس، حم، كهيعص، }مَرَج َالْبَحْرَيْن ِيَلْتَقِيَانِ، بَيْنَهُمَا بَرْزَخ ٌلَا يَبْغِيَانِ{ ]الرحمن:١٩ - ٢٠[،
َ}الم، ذَلِك َالْكِتَاب ُلَا رَيْب َفِيْه ِهُدًى لِلْمُتَّقِيْنَ{ ]البقرة:١ - ٢[، أقسمت عليك بحاء الرّحمة وميم الملك ودال الدّوام، }مُحَمَّد ٌرَسُوْل ُالله
ُوَالَّذِيْن َمَعَه ُأَشِدَّاء ُعَلَى الـْكُفَّار ِرُحَمَاء ُبَيْنَهُم ْتَرَاهُم ْرُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُون َفَضْلًا مِن َالله ِوَرِضْوَانًا سِيمَاهُم ْفِي ْوُجُوْهِهِم ْمِن ْأَثَر ِالسُّجُوْد ِذَلِك
مَثَلُهُم ْفِي التَّوْرَاة ِوَمَثَلُهُم ْفِي الْإِنْجِيْل ِكَزَرْع ٍأَخْرَج َشَطْأَه ُفَآزَرَه ُفَاسْتَغْلَظ َفَاسْتَوَى عَلَى سُوقِه ِيُعْجِب ُالزُّرَّاع َلِيَغِيظ َبِهِم ُالـْكُفَّار َوَعَد َالله
الَّذِيْن َآمَنُوْا وَعَمِلُوا الصَّالِحَات ِمِنْهُم ْمَغْفِرَة ًوَأَجْرًا عَظِيْمًا{ ]الفتح:٢٩[، أحون، قاف، أدمّ، حمّ، هاء، آمين.
اللهم ّأنت الله لا إله إلا ّأنت، لا تأخذك سنة ولا نوم، لك ما في السّموات وما في الأرض، أنا عبدك ممّا في السّموات وما في
الأرض ولا يشفع عندك أحد إلا ّبإذنك فاشفعني ولا تردّني لغيرك، وسع كرسيّك السّموات والأرض، ولا يؤدك حفظهما وأنت
العلي ّالعظيم، فاحفظني من بين يدي ّومن خلفي وعن يميني وعن شمالي ومن فوقي ومن تحتي ومن ظاهري ومن باطني ومن بعضي
ومن كلّي، ونوّر قلبي بنور علمك وعظمتك وعزّتك، إنّك أنت الله العلي ّالعظيم. هاء، سين، ميم، زاي، قاف، لام، ميم، يس والقرآن
ِّكْرِ، بَل ِالَّذِيْن َكَفَرُوْا فِي ْعِزَّة ٍوَشِقَاقٍ{ ]ص:١ - ٢[، ماالحكيم، ن والقلم وما يسطرون، ق والقرآن المجيد، }ص وَالْقُرْآن ِذِي الذ
نورك ببعيد، وإن ّرحمتك قريب من المحسنين، بمجموعها وحقائقها وأسرارها وما بطن من أمرك فيها عزّا لا ذل ّمعه وغنى لا فقر معه،
وأنسا لا كدر فيه وأمنا لا خوف فيه، وأسعدنا بإجابة التّوحيد في إطاعتك حيث ما كنّا يوم الميثاق الأوّل في قبضتك، واطمس
على وجوه أعدائنا وامسخهم على مكانتهم، فلا يستطيعون المضي ّولا المجيء إلينا }وَلَو ْنَشَاء ُلَطَمَسْنَا عَلَى أَعْيُنِهِم ْفَاسْتَبَقُوا الصِّرَاط َفَأَنَّى
يُبْصِرُوْنَ، وَلَو ْنَشَاء ُلَمَسَخْنَاهُم ْعَلَى مَكَانَتِهِم ْفَمَا اسْتَطَاعُوْا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُوْنَ{ ]يس:٦٦ - ٦٧[، طه، يس، شاهت الوجوه )ثلاثا(،
}وَعَنَت ِالْوُجُوه ُلِلْحَي ِّالْقَيُّوْمِ{ ]طه:١١١[.
اللهم ّمن أشغل علينا فاجعلهم في شغل هائل عليهم يشغلهم عنّا، واجعلهم في بلاء يصيبهم ويحوجهم إلينا.
اللهم ّيا مجـير الخائفين، أجرني من تسلّط الظّالمين يا حامل العرش، يا شديد البطش، يا حابس الوحش، احبس عنّي من يظلمني، و يا
غالبا غير مغلوب، اجعلني غالبا على من يغلبني، ورد ّالله الّذين كفروا بغيظهم لم ينالوا خيرا وكفى الله المؤمنين القتال وكان الله قويّا
عزيزا، وقد خاب من حمل ظلما، صم بكم عمي فهم لا يعقلون ولا يسمعون ولا يبصرون، ولا يتكلّمون ولا يتحرّكون ولا يختارون،
ُولا ينظرون ولا ينطقون ولا يتفكّرون، ولا يتدبّرون ولا يتجاوزون، }وَجَعَلْنَا مِن ْبَيْن ِأَيْدِيْهِم ْسَدًّا وَمِن ْخَلْفِهِم ْسَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُم ْفَهُم ْلَا
يُبْصِرُوْنَ{ ]يس:٩[، }وَلَو ْنَشَاء ُلَمَسَخْنَاهُم ْعَلَى مَكَانَتِهِم ْفَمَا اسْتَطَاعُوْا مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُوْنَ{ ]يس:٦٧[، }فَسَيَكْفِيْكَهُم ُالله ُوَهُو َالسَّمِيْع
الْعَلِيْمُ{ ]البقرة:١٣٧[، بفضل بسم الله الرّحمن الرّحيم.
اللهم ّصل ّعلى نبيّك الجامع الدّال ّعليك محمّد المصطفى خير البر يّة عليه أفضل الصّلاة والسّلام، وحسبنا الله ونعم الوكيل، ولا حول ولا
قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، بسم الله سموت، وبكهيعص كفيت، وحم عسق حميت، لو يعلم الّذين كفروا حين لا يكفون عن وجوههم
النّار ولا عن ظهورهم ولا هم ينصرون، بل
هذه مناجاة لسيّدنا الشّيخ أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سرّه ٨
تأتيهم بغتة فتبهتهم فلا يستطيعون ردّها ولا هم ينصرون، صابيون صابيون طابيون طابيون قيعود قيعود هو الدّائم تاد ساد.
ِّكْر َوَإِنَّا لَه ُلَحَافِظُوْنَ{يا سلام سلّمني أنا ومن معي، احترست بحرز الله من قرار أرض الله إلى منتهى عرش الله، }إِنَّا نَحْن ُنَزَّلْنَا الذ
]الحجر:٩[، }لَه ُمُعَقِّبَات ٌمِن ْبَيْن ِيَدَيْه ِوَمِن ْخَلْفِه ِيَحْفَظُوْنَه ُمِن ْأَمْر ِالل᧦ّٰهِ{ ]الرعد:١١[، احفظني أنا ومن معي يا حفيظ.
٢١---
حزب الفلاح لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٠ّ
اللهم ّبخفي ّلطفك وبلطيف صنعك، وبجميل سترك: أدخلنا تحت كنفك وتشفّعنا بنبيّك محمّد صلّى الله عليه وسلّم، واكفنا كل ّذي شر
في الدّنيا والآخرة بفضلك يا أرحم الرّاحمين.
***
هذه مناجاة لسيّدنا الشّيخ أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
إلهي مننت علي ّبالإيمان، والمحبّة والطّاعة والتّوحيد، فأحاطت بي الغفلة والشّهوة والمعصية، وطرحتني النّفس في بحر الهوى فهي مظلمة،
وعبدك محزون مهموم مغموم وقد التقمه نون الهوى، وهو يناديك نداء المحبوب المعصوم نبيّك وعبدك يونس بن متى، وهو يقول: لا
إِله َإِلا ّأَنْت َسُبْحانَك َإِنِّي كُنْت ُمِن َاَلظّالِمِينَ، فاستجب لي كما استجبت له وأيّدني بالمحبّة في محل ّالتّفريد والوحدة، وأنبت عليه أشجار
اللّطف والحنان، إنّك أنت الله الملك المنّان، وليس لي إلا ّأنت وحدك لا شر يك لك، ولست بمخلف وعدك لمن آمن بك، إذ قلت
كذلك ننجّي المؤمنين.وقولك الحق ّفاستجبنا له ونجّيناه من الغمّ، و
***
حزب الإخفاء للإمام القطب سيدنا أبي الحسن الشاذلي ٩
حزب الإخفاء للإمام القطب سيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
احتجبت بنور الله الدّائم الكامل، وتحصّنت بحصن الله القوي ّالشّامل، ورميت من بغى علي ّبسهم الله وسيفه القاتل.
اللهم ّيا غالبا على أمره و يا قائما فوق خلقه، و يا حائلا بين المرء وقلبه، حل بيني وبين الشّيطان ونزغه، وبين من لا طاقة لي به من
خلقك أجمعين.
اللهم ّكف ّعنّي ألسنتهم واغلل أيديهم وأرجلهم، واربط على قلوبهم، واجعل بيني وبينهم سدّا من نور عظمتك وحجابا من قوّتك،
وجندا من سلطانك إنّك حي ّقادر مقتدر قهّار.
اللهم ّاغش عنّي أبصار الأشرار والظّلمة حتّى لا أبالي بأبصارهم يكاد سنا برقه يذهب بالأبصار، يقلّب الله اللّيل والنّهار إن ّفي ذلك
لعبرة لأولي الأبصار، بسم الله كهيعص، بسم الله حم عسق، كماء أنزلناه من السّماء فاختلط به نبات الأرض فأصبح هشيما تذروه
الر ّياح، هو الله الّذي لا إله إلا ّهو عالم الغيب والشّهادة هو الرّحمن الرّحيم، يوم الأزفة إذ القلوب لدى الحناجر كاظمين ما للظّالمين
من حميم ولا شفيع يطاع، علمت نفس ما أحضرت، }فَلَا أُقْسِم ُبِالْخُنَّسِ، الْجَوَار ِالـْكُنَّسِ، وَاللَّيْل ِإِذَا عَسْعَسَ، وَالصُّبْح ِإِذَا تَنَفَّسَ{
ِّكْرِ، بَل ِالَّذِين َكَفَرُوْا فِي ْعِزَّة ٍوَشِقَاقٍ{ ]ص: ١ - ٢[، شاهت الوجوه، )ثلاثا( وعميت]التكوير: ١٥ - ١٨[، }ص وَالْقُرْآن ِذِي الذ
الأبصار، وكلّت الألسن، جعلت خيرهم بين أعينهم وشرّهم تحت أقدامهم، وخاتم سليمان بين أكتافهم لا يسمعون ولا يبصرون ولا
ينطقون، بحق ّكهيعص، }فَسَيَكْفِيْكَهُم ُالله ُوَهُو َالسَّمِيْع ُالْعَلِيْمُ{ ]البقرة:
١٣٧[ )ثلاثا( }إِن َّوَلِيِّي َالله ُالَّذِي ْنَزَّل َالْكِتَاب َوَهُو َيَتَوَلَّى الصَّالِحـِيْنَ{ ]الأعراف:
حزب الفلاح لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٠ٍ
١٩٦[، )ثلاثا( }حَسْبِي َالله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَلَيْه ِتَوَكَّلْت ُوَهُو َرَب ُّالْعَرْش ِالْعَظِيْمِ{ ]التوبة:١٢٩[، )ثلاثا( }بَل ْهُو َقُرْآن ٌمَجِيْدٌ، فِي ْلَوْح
مَحْفُوْظٍ{ ]البروج:٢١ - ٢٢[.
٢٢---
هذه حفيظة عميمة لسيّدنا أبي الحسن الشاذلي ١١
اللهم ّاحفظني من فوقي ومن تحتي وعن يميني وعن شمالي، ومن خلفي ومن أمامي، ومن ظاهري ومن باطني، ومن بعضي ومن كلّي،
وحل بيني وبين ما يحول بيني وبينك، يا الله، يا الله، يا الله، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى
آله وصحبه وسلّم تسليما.
***
حزب الفلاح لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
وقل الحمد لل᧦ّٰه الّذي لم يتّخذ ولدا ولم يكن له شر يك في الملك، ولم يكن له ولي ّمن الذّل ّوكبّره تكبيرا، الحمد لل᧦ّٰه الّذي هدانا لهذا وما كنّا
لنهتدي لو لا أن هدانا الله لقد جاءت رسل ربّنا بالحقّ، جزى الله عنّا سيّدنا ونبيّنا محمّدا صلّى الله عليه وسلّم ما هو أهله )ثلاثا( ربّنا لا
تزغ قلوبنا بعد إذ هديتنا وهب لنا من لدنك رحمة إنّك أنت الوهّاب )ثلاثا( أعوذ بكلمات الله التّامّات من شر ّما خلق )ثلاثا( بسم
الله الّذي لا يضر ّمع اسمه شيء في الأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم )ثلاثا( سبحان ربّي العظيم وبحمده ولا حول ولا قوّة
إلا ّبالله العلي ّالعظيم )ثلاثا( أستغفر الله العظيم الّذي لا إله إلا ّهو، بديع السّموات والأرض وما بينهما، من جميع جرمي وظلمي وما
جنيت على نفسي وأتوب إليه )ثلاثا(، لا إله إلا ّالله محمّد رسول الله صلّى الله عليه وسلّم )عشر مرّات(، ثبّتنا يا رب ّبقولها وارحمنا يا
رب ّبفضلها، واجعلنا من خيار أهلها واحشرنا في زمرة محمّد صلّى الله عليه وسلّم )ثلاثا( آمين
هذه حفيظة عميمة لسيّدنا أبي الحسن الشاذلي ١١
كة الصّالحـين بجودك وتب علينا يا عالم بحالنا يا رب ّاغفر لنا ذنبنا، يا رب ّاستر عيبنا، نسألك)ثلاثا( رب ّالعالمين، ارحم بها الوالدين ببر
ربّنا بختام المرسلين، الحمد لل᧦ّٰه على فضل الله والشّكر لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
يا ودود، يا ذا العرش المجيد، يا مبدئ، يا معيد، يا فعّال لما يريد، بنور وجهك الّذي ملأ أركان عرشك، وبقدرتك الّتي قدّرت بها
خلقك، وبرحمتك الّتي وسعت كل ّشيء، لا إله إلا ّأنت يا مغيث غيث المستغيثين.
***
هذه حفيظة عميمة لسيّدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
بسم الله المهيمن العزيز القادر، أجمل كل ّشيء وهو ناصري، ق، ج، ن، ص، انصرني فإنّك خير النّاصرين، وافتح لي فإنّك خير
الفاتحـين، واغفر لي فإنّك خير الغافرين، وارحمني فإنّك خير الرّاحمين، واهدني ونجّني من القوم الظّالمين، آلم، طس، حم عسق، مرج
البحرين يلتقيان، بينهما برزخ لا يبغيان، أسألك بها وبالآيات وبالأسماء كلّها وبالأعظم منها أن تجعل اللام طوع يدي ّوالألف الحاكم
ٌعلي ّوالنّقطة وصلة منك إليّ، أحون، قاف، آدمّ، حمّ، هآء، آمين، فالحكم حكمك، والأمر أمرك، والسّر ّسرّك، ولا إله غيرك، وأنت
الملك الحق ّالمبين، طه، يس، ن، ق، ص، طس، طسم، الم، الر، المر، المص، كهيعص، حم، والله من ورائهم محيط، }بَل ْهُو َقُرْآن
مَجِيْدٌ، فِي ْلَوْح ٍمَحْفُوْظٍ{ ]البروج:٢١ - ٢٢[، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم.
***
٢٣---
حزب الحفظ لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٤
حزب الحجب للإمام أبي الحسن الشاذلي ١٢
حزب الإشراق لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٣
حزب الحجب للإمام أبي الحسن الشاذلي
ّبسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّبتلألؤ نور بهاء حجب عرشك من أعدائي احتجبت، وبسطوة الجـبروت ممّن يكيدوني استترت، وبطول حول شديد قوّتك من كل
سلطان تحصّنت، وبديموم قيّوم دوام أبديّتك من كل ّشيطان استعذت، بمكنون السّر ّمن سرّك من كل ّهم ّوغم ّتخلّصت، يا حامل
العرش عن حملة العرش يا شديد البطش، يا حابس الوحش، احبس عنّي من ظلمني، واغلب من غلبني، كتب الله لأغلبن ّأنا ورسلي
إن ّالله قوي ّعزيز.
اللهم ّإنّي أسألك بسر ّالذّات بذات السّرّ، هو أنت أنت هو، لا إله إلا ّأنت، احتجبت بنور الله، وبنور عرش الله، وبكل ّاسم للّه، من
عدوّي وعدو ّالله، ومن شر ّكل ّخلق الله، بمائة ألف ألف لا حول ولا قوّة إلا ّبالله، ختمت على نفسي وديني وأهلي ومالي وولدي
وجميع ما أعطاني ربّي بخاتم الله القدّوس المنيع الّذي ختم به أقطار السّموات والأرض، حسبنا الله ونعم الوكيل، ثلاثا، وصلّى الله على
سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم.
***
حزب الإشراق لسيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
أشرق نور الله، وظهر كلام الله، وثبت أمر الله، ونفذ حكم الله، استعنت بالله، توكّلت على الله، ما شاء الله لا حول ولا قوّة إلا ّبالله،
تحصّنت بخفي ّلطف
كر الله، وبقوّة سلطان الله، دخلت في كنف الله، واستجرت برسول الله، برئتالله، وبلطيف صنع الله، وبجميل ستر الله، وبعظيم ذ
من حولي وقوّتي واستعنت بحول الله وقوّته.
اللهم ّاسترني في نفسي وديني وأهلي ومالي وولدي بسترك الّذي سترت به ذاتك فلا عين تراك، ولا يد تصل إليك يا أرحم الرّاحمين،
يا رب ّالعالمين، احجبني عن القوم الظّالمين، بقدرتك يا قوي ّيا متين، يا أرحم الرّاحمين، بك نستعين.
اللهم ّيا سابق الفوت، و يا سامع الصّوت، و يا كاسي العظام لحما بعد الموت، أغثني وأجرني من خزي الدّنيا وعذاب الآخرة لا حول
ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، وصلّى الله على سيّدنا محمّد خاتم النّبيّين وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما كثيرا دائما إلى يوم الدّين، والحمد لل᧦ّٰه
رب ّالعالمين.
***
حزب الحفظ لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٤
حزب الحفظ لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا، ومن خلفنا، وعن أيماننا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به كتابك
العزيز، الّذي لا يأتيه الباطل من بين يديه ولا من خلفه تنز يل من حكيم حميد.
٢٤---
حزب الحفظ لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٤
ّكر حيث قلت }إِنَّااللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به الذ
ِّكْر َوَإِنَّا لَه ُلَحَافِظُوْنَ{ ]الحجر:٩[.نَحْن ُنَزَّلْنَا الذ
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به السّماء حيث قلت،
}وَحِفْظًا مِن ْكُل ِّشَيْطَان ٍمَارِدٍ{ ]الصافات:٧[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن أيماننا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به عبدك
الّذي فهّمته وسخّرت له الشّياطين ثم ّقلت }وَكُنَّا لَهُم ْحَافِظِيْنَ{ ]الأنبياء:٨٢[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به السّقف المحفوظ
حيث قلت، }وَجَعَلْنَا السَّمَاء َسَقْفًا مَحْفُوْظًا{ ]الأنبياء:٣٢[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به السّموات والأرض
}وَلَا يَئُوْدُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْمُ{ ]البقرة:٢٥٥[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به عبادك المحفوظين
حيث قلت }وَهُو َالْقَاهِر ُفَوْق َعِبَادِه ِوَيُرْسِل ُعَلَيْكُم ْحَفَظَةً{ ]الأنعام:٦١[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به السّماء حيث قلت
}وَزَيَّنَّا السَّمَاء َالدُّنْيَا بِمَصَابِيْح َوَحِفْظًا ذَلِك َتَقْدِيْر ُالْعَزِيْز ِالْعَلِيْمِ{ ]فصلت:١٢[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به اللّوح المحفوظ حيث
قلت، }بَل ْهُو َقُرْآن ٌمَجِيْدٌ، فِي ْلَوْح ٍمَحْفُوْظٍ{ ]البروج:٢١ - ٢٢[.
اللهم ّاحفظنا من جميع أعدائنا من بين أيدينا ومن خلفنا وعن شمائلنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به عبادك حيث قلت
}لَه ُمُعَقِّبَات ٌمِن ْبَيْن ِيَدَيْه ِوَمِن ْخَلْفِه ِيَحْفَظُونَه ُمِن ْأَمْر ِالل᧦ّٰهِ{ ]الرعد:١١[.
ٌاللهم ّأستحفظك بما يستحفظك به عبدك وابن عبدك ونبيّك يعقوب حيث قال }فَالله ُخَيْر ٌحَافِظًا وَهُو َأَرْحَم ُالرَّاحِمِيْنَ{ ]يوسف:٦٤[.
اللهم ّقنا سيّئات ما يمكرون بنا أبدا ما أبقيتنا، واحفظ ديننا بما حفظت به عبدك الّذي قال: }وَأُفَوِّض ُأَمْرِي ْإِلَى الله ِإِن َّالله َبَصِيْر
بِالْعِبَادِ{ ]غافر:٤٤[.
اللهم ّاحرسنا بعينك واحفظنا بحفظك.
اللهم ّاحفظنا بحياطتك.
اللهم ّاحفظنا بجميل رعايتك.
اللهم ّاحفظنا بحسن كلاءتك، أيّها المريد بنا سوءا، أيّها المحيق بنا شرّا، أيّها
المكائد بنا إساءة، إنّي أعوذ بالرّحمن منك إن كنت تقيّا، إنّي عذت بربّي وربّكم أن ترجمون، اخسئوا فيها ولا تكلّمون، أخذت أسماعكم
كم بسمع الله وبصره، وأخذت قوّتكم بقوّة الله تعالى بيني وبينكم، استترت منكم بسر ّالنّبوّة والأمان الّذي كانت الأنبياء يستترونوأبصار
به من سطوات الفراعنة، فسترهم الله بستره، جبرائيل عن إيماننا، وميكائيل عن شمائلنا، ومحمّد صلّى الله عليه وسلّم أمامنا، والله العظيم
مظل ّعلينا يحجز عنّا شرّكم ويمنعنا منكم، علم الله محيط بنا وبكم، وعين الله يرعانا ويرعاكم.
اللهم ّمن أراد بنا مكرا أو غشيّا أو مكرا أو مسّنا من جن ّوإنس، فإنّا نسألك أن تخرج ذلك من صدورهم، وتختم على قلبه، وتضرب
على أذنه، وتسد ّبصره، وتفخم لسانه، وتشد ّيده، وتغل رجله، وتميته بغضبه، وترد ّكيده في نحره، وأن يحيط ذلك السّوء به ويحيق
كرسوخ السّجّيل على هامة أصحاب الفيل يا خير النّاصرين، و يا أكرم القادرين، و ياذلك المكر به كإحاطة القلائد على ترائب الولائد و
٢٥---
حزب البر ّلسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٧
خير من دعي، و يا أفضل من أجاب، و يا أبذل من سئل، و يا أجود من أعطى، و يا خير من تجاوز، و يا أرحم الرّاحمين، رميت
كل ّمن يريد بنا سوءا بحسبي الله ونعم الوكيل، رميت كل ّمن يريد بنا سوءا بـ }كهيعص{ ]مريم:١[، رميت كل ّمن يريد بنا سوءا
بـ }حم، عسق{ ]الشورى:١ - ٢[، رميت كل ّمن يريد بنا سوءا، بالتّوكّل على الحي ّالّذي لا يموت وكفى بالله وكيلا، وهو أرحم
الرّاحمين، رميت كل ّمن يريد بنا سوءا بمحاريز السّبع المثاني والقرآن العظيم، إن أرادني الله بضر ّهل هن ّكاشفات ضرّه، أو أرادني
برحمة هل هن ّممسكات رحمته، قل حسبي الله عليه يتوكّل المتوكّلون، حسبي الله لا إله إلا ّهو رب ّالعرش العظيم، وصلّى الله على سيّدنا
محمّد وآله وصحبه أجمعين، آمين، برحمتك يا أرحم الرّاحمين.
حزب النّجاة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٥
حزب الخلوة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٦
حزب النّجاة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّفك ّأقفال قلوبنا بمشيئتك، وأحسن توفيقنا بدوام الصّدق في إرادتك، وانشر علينا في هذه السّاعة راية هدايتك، وقلّدنا بسيوف
ولايتك، وتوّجنا بتيجان معرفتك، وامطر علينا من سحاب رحمتك، واسقنا من شراب محبّتك، وأثبتنا في ديوان خاصّتك، وأوقفنا في
ديوان ملاحظتك، وصف ّسرائرنا ونوّر بصائرنا، واجمع شملنا في حضائر قدسك، وآنسنا بلطائف أنسك، ولا تقطعنا بغيرك عن نفسك.
اللهم ّما كان منّا من إقبال إلى غيرك، أو إعراض عنك تعمّدا أو خطأ أو نسيانا فأزله عنّا بشهود إحاطتك إنّك على كل ّشيء قدير،
وصل ّوسلّم على سيّدنا محمّد عبد ذاتك ومشهد صفاتك وعلى آله وأصحابه وكل ّمنسوب إلى هذا الجناب، واجمعنا بك عليك يا من إليه
المرجع والمآب.
***
حزب الخلوة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
يا الله، يا منّان، يا كريم، يا ذا الفضل العظيم، من لهذا العبد العاصي غيرك، وقد عجز عن النّهوض إلى مرضاتك، وقطعته الشّهوة عن
الدّخول في طاعتك، ولم يبق حبل يتمسّك به سوى توحيدك، وكيف يجـترئ على السّؤال من هو معرض عنك، أم كيف لا يسأل من
هو محتاج إليك، وقد مننت علي ّالآن بالسّؤال منك، وجعلت حسبي الرّجاء فيك، فلا تردّني خائبا من رحمتك يا كريم، وقد جعلت
حزب البر ّلسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٧
ّلأسمائك حرمة فمن دعاك بها لا يشرك بك شيئا أجبته، فبحرمة أسمائك يا الله، يا مالك، يا قدّوس، يا سلام، يا مؤمن، يا مهيمن،
يا عزيز، يا جبّار، يا متكبّر، يا خالق، يا بارئ، يا مصوّر، قني من الهم ّوالحزن والعجز والـكسل والجـبن والبخل والشّك وسوء الظّن
وضلع الدّين وغلبته وقهر الرّجال، فإنّه لك الأسماء الحسنى، وقد سبّح لك ما في السّموات وما في الأرض وأنت العزيز الحكيم.
اللهم ّإنّي أسألك خيرات الدّنيا وخيرات الدّين، خيرات الدّنيا بالأمن والرّفق والصّحّة والعافية، وخيرات الدّين بالطّاعة لك والتّوكّل
عليك والرّضى بقضائك والشّكر على آلائك ونعمك، إنّك على كل ّشيء قدير.
***
حزب البر ّلسيدنا أبي الحسن الشاذلي
٢٦---
حزب الـكفاية لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٨
بسم الله الرّحمن الرّحيم
ربّنا عليك توكّلنا وإليك أنبنا وإليك المصير، ربّنا لا تجعلنا فتنة للّذين كفروا واغفر لنا، ربّنا إنّك أنت العزيز الحكيم، غفرانك ربّنا وإليك
المصير، ربّنا اغفر لنا ذنوبنا وكفّر عنّا سيّئاتنا وتوفّنا مع الأبرار، شاهت الوجوه ثلاثا، وعنت الوجوه للحي ّالقيّوم، وقد خاب من حمل
ظلما.
اللهم ّأنت القيّوم القائم بتدبير ما أوجدت من العوالم أنت المحيط بنا وبكل ّشيء هو دونك وبعزّتك يا عزيز، وبتذلّلي لك وخضوعي بين
يديك اصرف عنّي وعن من تحيط به شفقة قلبي ضرار الأضرار، ومكر الفجّار في اللّيل والنّهار يا عزيز، يا غفّار، يا وهّاب، يا ستّار، يا
خفيّ، يا بارّ، يا شديد البطش يا قهّار، يا عزيز عزّني بعزّتك، يا غفّار اغفر لي ما عملته وظلمت به نفسي، فأنت المنعم علي ّوالمتفضّل
عليّ، يا وهّاب هب لي نفسي ومالي وولدي وديني وغطّني بسترك، يا
ستّار، يا خفيّ، كن لي خفيّا، يا بار ّاجعلني في عفوك واكتبني من الأبرار، يا شديد البطش، حل بيني وبين من يؤذيني، يا قهّار، اقهر
ْمن كادني بسوء، واغلل يده الباطشة، حم حم حم حم حم حم حم، حمعسق، احمنا ممّا نخاف، يا خفي ّالألطاف نجّني ممّا أخاف،
}وَرَد َّالله ُالَّذِيْن َكَفَرُوْا بِغَيْظِهِم ْلَم ْيَنَالُوْا خَيْرًا وَكَفَى الله ُالْمُؤْمِنِيْن َالْقِتَال َوَكَان َالله ُقَوِيًّا عَزِيْزًا{ ]الأحزاب:٢٥[، }أَفَحَسِبْتُم ْأَنَّمَا خَلَقْنَاكُم
عَبَثًا وَأَنَّكُم ْإِلَيْنَا لَا تُرْجَعُوْنَ، فَتَعَالَى الله ُالْمَلِك ُالْحَق ُّلَا إِلَه َإِلَّا هُو َرَب ُّالْعَرْش ِالـْكَرِيْمِ، وَمَن ْيَدْع ُمَع َالله ِإِلَهًا آخَر َلَا بُرْهَان َلَه ُبِه ِفَإِنَّمَا
حِسَابُه ُعِنْد َرَبِّه ِإِنَّه ُلَا يُفْلِح ُالْكَافِرُوْنَ، وَقُل ْرَب ِّاغْفِر ْوَارْحَم ْوَأَنْت َخَيْر ُالرَّاحِمِيْنَ{ ]المؤمنون:١١٥ - ١١٨[، هش م ن م ل ق،
}قُل ْآلل᧦ّٰه ُأَذِن َلـَكُم ْأَم ْعَلَى الله ِتَفْتَرُونَ{ ]يونس:٥٩[، }كهيعص{ ]مريم: ١[ اكفناهم ّالعدا، }ق{ ]ق:١[، }ص{ ]ص:١[، }ن{
ْ]القلم:١[، }المر{ ]الرعد: ١[، }المص{ ]الأعراف:١[، }الم{ ]البقرة:١[، }طس{ ]النمل:١[، }طه{ ]طه:١[، }يس{ ]يس:١[، }وَمَا
كَان َهَذَا الْقُرْآنُ{ ]يونس:٣٧[، }حَدِيْثًا يُّفْتَرَى{ ]يوسف: ١١١[، }وَحِيل َبَيْنَهُم ْوَبَيْن َمَا يَشْتَهُونَ{ ]سبأ:٥٤[، }وَجَعَلْنَا مِن ْبَيْن ِأَيْدِيْهِم
ِسَدًّا وَمِن ْخَلْفِهِم ْسَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُم ْفَهُم ْلَا يُبْصِرُوْنَ{ ]يس:٩[، }هَذَا يَوْم ُلَا يَنْطِقُوْنَ، وَلَا يُؤْذَن ُلَهُم ْفَيَعْتَذِرُوْنَ{ ]المرسلات:٣٥ -
َكَّرُوْنَ، أَمَّن ْيَهْدِيكُم ْفِي ظُلُمَات٣٦ِ[، }أَمَّن ْيُجِيب ُالْمُضْطَر َّإِذَا دَعَاه ُو َيَكْشِف ُالسُّوء َوَيَجْعَلـُكُم ْخُلَفَاء َالْأَرْض ِأَإِلَه ٌمَع َالله ِقَلِيْلًا مَا تَذ
الْبَر ِّوَالْبَحْر ِوَمَن ْيُرْسِل ُالرِّيَاح َبُشْرًا بَيْن َيَدَي ْرَحْمَتِه ِأَإِلَه ٌمَع َالله ِتَعَالَى الله ُعَمَّا يُشْرِكُوْنَ{ ]النمل:٦٢ - ٦٣[، }سُبْحَان َرَبِّك َرَب ِّالْعِزَّة
عَمَّا يَصِفُوْنَ، وَسَلَام ٌعَلَى الْمُرْسَلِيْنَ، وَالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ{ ]الصافات:١٨٠ - ١٨٢[.
***
حزب الـكفاية لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٨
حزب الـكفاية لسيدنا أبي الحسن الشاذلي
ُبسم الله الرّحمن الرّحيم
}هُو َالله ُالَّذِي ْْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْمَلِك ُالْقُدُّوس ُالسَّلَام ُالْمُؤْمِن ُالْمُهَيْمِن ُالْعَزِيْز ُالْجَبَّار ُالْمُتَكَبِّر ُسُبْحَان َالله ِعَمَّا يُشْرِكُوْنَ{ ]الحشر:٢٣[، }الله
َّلَا إِلَه َإِلَّا هُو َوَعَلَى الله ِفَلْيَتَوَكَّل ِالْمُؤْمِنُوْنَ{ ]التغابن:١٣[، }رَب ُّالْمَشْرِق ِوَالْمَغْرِب ِلَا إِلَه َإِلَّا هُو َفَاتَّخِذْه ُوَكِيْلًا{ ]المزمل:٩[ اللهم ّأنت
ربّي لا إله إلا ّأنت عليك توكّلت وأنت رب ّالعرش العظيم، ما شاء الله كان وما لم يشأ لم يكن، اعلم }أَن َّالله َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْر ٌوَأَن
الله َقَد ْأَحَاط َبِكُل ِّشَيْء ٍعِلْمًا{ ]الطلاق:١٢[، }وَأَن َّالسَّاعَة َآتِيَة ٌلَا رَيْب َفِيْهَا وَأَن َّالله َيَبْعَث ُمَن ْفِي الْقُبُوْرِ{ ]الحج:٧[.
ِاللهم ّآنّي أعوذ بك من شر ّنفسي ومن شر ّالشّيطان الرّجيم، ومن شر ّكل ّدابة، أنت }آخِذ ٌبِنَاصِيَتِهَا إِن َّرَبِّي عَلَى صِرَاط ٍمُسْتَقِيْمٍ{
]هود:٥٦[، }فَإِن ْتَوَلَّوْا فَقُل ْحَسْبِي َالله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَلَيْه ِتَوَكَّلْت ُوَهُو َرَب ُّالْعَرْش ِالْعَظِيْمِ{ )١٢٩( ]التوبة: ١٢٩[، بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن
٢٧---
حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره ١٩
الرَّحِيْمِ، }فَالله ُخَيْر ٌحَافِظًا وَهُو َأَرْحَم ُالرَّاحِمِيْنَ{ ]يوسف: ٦٤[ آمنت بالله، ودخلت فى كنف الله، وتحصّنت بكتاب الله وآيات الله،
الله أكبر، الله أكبر، ممّا أخاف وأحذر، أعوذ بكلمات الله التّامّات من شر ّما خلق، بسم الله الّذي لا يضر ّمع اسمه شيء في الأرض
ْولا في السّماء وهو السّميع العليم، حسبي الله ونعم الوكيل، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، بسم الله على نفسي وديني وأهلي
ومالي وعيالي وأصحابي، وعلى كل ّشيء أعطانيه ربّي الله الحافظ الكافي، بسم الله بابنا، تبارك حيطاننا، يس سقفنا، }وَالله ُمِن ْوَرَائِهِم
مُحِيْطٌ، بَل ْهُو َقُرْآن ٌمَجِيْدٌ، فِي ْلَوْح ٍمَحْفُوْظٍ{ ]البروج:٢٠ - ٢٢[ والله من ورائهم محيط، بل هو قرآن مجيد، في لوح محفوظ، ستر العرش
ْمسبول علينا وعين الله ناظرة إلينا بحول
الله لا يقدر أحد علينا ما شاء الله لا قوّة إلا ّبالله لا نخشى من أحد بألف }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ، وَلَم ْيَكُن
لَه ُكُفُوًا أَحَدٌ{ ]الإخلاص:١ - ٤[.
اللهم ّاحفظني في ليلي ونهاري وظعني وأسفاري ونومي و يقظتي وحركاتي وسكناتي وذهابي وإيابي وحضوري وغيابي من كل ّسوء
وبلاء وهم ّوغم ّونكد ورمد ووجع وصداع وألم وصمم وآفة وعاهة وفتنة ومصيبة وعدو ّوجاحد وماكر وساحر وخارق وطارق ومارق
ّكر،َوخاين وسارق وحاكم وظالم وقاض وسلطان واحرسني من جميع الشّياطين والجن ّوالإنس، ومن جميع الخلق والبشر والأنثى والذ
والحيّة والعقرب والدّبيب والهوام ّوالطّير والوحش، يا بارئ الأنام، يا حي ّيا قيّوم، يا ذا الجلال والإكرام، }فَسَيَكْفِيْكَهُم ُالله ُوَهُو
السَّمِيْع ُالْعَلِيْمُ{ ]البقرة:١٣٧[، }سَلَام ٌعَلَى نُوْح ٍفِي الْعَالَمِيْنَ{ ]الصافات:٧٩[، وسلام على الأنبياء والمرسلين }كهيعص{ ]مريم: ١[،
}حم، عسق{ ]الشورى:١ - ٢[، كفاية وحماية وحفظا لنا ووقاية.
اللهم ّاستجب دعائي ولا تخيّب رجائي يا كريم أنت بحالي عليم.
اللهم ّيسّر لي أمري واشرح لي صدري، واغفر لي ذنبي، واستر عيبي، وارحم شيبي، وطهّر قلبي، وتقبّل عملي وصلاتي واقض حاجتي،
وبلّغني أملي وقصدي وإرادتي ووسّع رزقي وحسّن خلقي، واغنني بفضلك، ولا تهلـكني بغضبك وسامحني بكرمك وبلّغني مشاهدة الـكعبة
والبيت الحرام والزّمزم والمقام ورؤ ية محمّد عليه أفضل الصّلاة والسّلام وجد برحمتك علي ّوعلى والدي ّوذرّيتي وأهلي وأقاربي والمسلمين،
وادخلنا جنّة النّعيم، يا رب ّأنت الـكريم، وفيك أحسنت ظنّي فلا تخيّب رجائي، وعافني واعف عنّي يا غفور يا رحيم برحمتك يا أرحم
الرّاحمين، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره ١٩
حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
الحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين حمدا كثيرا مباركا، كما يحب ّربّنا ويرضى، السّلام عليك أيّها النّبي ّورحمة الله وبركاته.
اللهم ّصل ّعلى محمّد كما صلّيت على إبراهيم وبارك على محمّد وعلى آل محمّد كما باركت على إبراهيم وعلى آل إبراهيم إنّك حميد مجيد، ربّنا
تقبّل منّا إنّك أنت السّميع العليم.
اللهم ّإنّي أشكو إليك ضعف قوّتي وقلّة حيلتي وهواني على المخلوقين، أنت رب ّالمستضعفين وأنت ربّي إلى من تكلني إلى عدّو ّبعيد
يتجهمني أو إلى صديق قريب ملـّكته أمري، إن لم يكن لك علي ّغضب فلا أبالي، ولـكن ّعافيتك أوسع لي، أعوذ بنور وجهك الّذي
أشرقت به الظّلمات وصلح عليه أمر الدّنيا والآخرة من أن ينزل بي غضبك أو يحل ّعلي ّسخطك لك العتبى حتّى ترضى، ولا حول ولا
قوّة إلا ّبك.
٢٨---
حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره ١٩
رب ّأشكو إليك تلوّن أحوالي وتوقّف سؤالي، يا من تعلّقت بلطف كرمه عوائد آمالي، يا من لا يخفى عليه خفاء حالي، يا من يعلم عاقبة
أمري ومآلي، رب ّإن ّناصيتي بيدك وأموري عليها ترجع إليك وأحوالي لا تخفى عليك، وآلامي وأحزاني وهمومي معلومة من لديك قد
جل ّمصابي وعظم اكتئابي وانصرم شبابي وتكدّر علي ّصفو شرابي، واجتمعت علي ّهمومي وأوصابي، وتأخّر عنّي تعجيل مطلبي، وتنجيز
أغتابي، يا من إليه مرجعي ومآبي، يا من يسمع سرّي وعلانية خطابي، و يعلم ما علّة آلامي وحقيقة مابي، قد عجزت قدرتي، وقلّت
حيلتي، وضعفت قوّتي، وتاهت
فكرتي، واتسعت قضيّتي، وساءت حالتي، وبعدت أمنيتي، وعظمت حسرتي، وتصاعدت زفرتي، وفضح مكنون سرّي إسبال دمعتي
وأنت ملجئي ووسيلتي، وإليك أرفع بثّي وحزني وشكايتي، وأرجوك لدفع علّتي، يا من يعلم مرقى علانيتي.
اللهم ّبابك مفتوح للسّائل، وفضلك مبذول للسّائل، وإليك منتهى الشّكوى وغاية الوسائل.
اللهم ّارحم دمعي السّائل، وجسمي النّاحل، وحالي الحائل، وسنادي المائل، يا من إليه ترفع الشّكوى، يا عالم السّر ّوالنّجوى، يا من
يسمع ويرى، وهو بالمنظر الأعلى، يا رب ّالأرض والسّماء، يا من له الأسماء الحسنى، يا صاحب الدّوام والبقاء.
رب ّعبدك قد ضاقت به الأسباب، وغلّقت دونه الأبواب، وتعذّر عليه سلوك طر يق الصّواب، ودار به الهم ّوالغم ّوالاكتئاب، وقضى
ّعمره ولم يفتح له إلى فسيح تلك الحضرات، ومناهل الصّفو والرّاحات باب، وتصرّمت أيّامه والنّفس راتعة في ميادين الغفلة ودني
الاكتساب، وأنت المرجو ّلـكشف هذا المصاب، يا من إذا دعي أجاب يا سر يع الحساب، يا رب ّالأرباب، يا عظيم الجناب. رب
لا تحجب دعوتي، ولا ترد ّمسئلتي، ولا تدعني بحسرتي، ولا تكلني إلى حولي وقوّتي، وارحم عجزي وفاقتي، فقد ضاق صدري، وتاه
فكري، وقد تحـيّرت في أمري، وأنت العالم بسرّي وجهري، المالك لنفعي وضرّي، القادر على تفريج كربي، وتيسير عسري.
رب ّارحم من عظم مرضه وعز ّشفاؤه وكثر داؤه، وقل ّدواؤه، وأنت ملجاؤه ورجاؤه وعونه وشفاؤه، يا من غمّر العباد فضله
وعطاؤه، ووسّع البر يّة جوده ونعماؤه، ها أنا ذا عبدك محتاج إلى ما عندك فقير ينتظر جودك ونعمك ورفدك، مذنب أسأل منك
الغفران جان خائف، أطلب منك الصّفح والأمان، مسيئ عاص
فعسى توبة تجلو بأنوارها ظلمات الإساءات والعصيان، سائل باسط يد الفاقة الكلّيّة، يسأل منك الجود والإحسان مسجون مقيّد، فعسى
يفك ّقيده و يطلق من سجن حجابه إلى فسيح حضرات الشّهود والعيان، جائع عار فعسى يطعم من ثمرات التّقريب و يكسى من حلل
الأمان، ظمآن ظمآن ظمآن، ٺتأجج في أحشائه لهيب النّيران، فعسى أن يبرد عنه نار الـكرب، ويسقى من شراب الحبّ، و يكرع من
كاسات القرب، ويذهب عنه البؤس والآلام والأحزان، وينعم بعد بؤسه وألمه ويشفى من بعد مرضه حين كان ما كان؛ نآء غريب
مصاب، قد بعد عن الأهل والأوطان، فعسى أن يذهب عنه صدأ القلب والشّقا، و يعود له القرب واللّقاء ويبدو له سلع والنّقا و يلوح
له الآثل والبان، ويناله اللّطف وتحل ّعليه الرّحمة والرّضوان، يا عظيم يا منّان، يا رحيم يا رحمن، يا صاحب الجود والامتنان والرّحمة
والغفران، يا رب ّيا رب ّيا ربّ، ارحم من ضاقت عليه الأكوان، ولم تؤنسه الثّقلان، وقد أصبح مولعا حيران، وأمسى غريبا ولو كان
بين الأهل والأوطان، مزعجا لا يأو يه مكان، ولا يلهيه عن بثّه وحزنه تغيّر الأزمان، مستوحش لا يؤنس قلبه إنس ولا جان، يا من
لا يسكن قلب إلا ّبقربه وأنواره، ولا يحيى عبد إلا ّبلطفه واعتزازه، ولا يبقى وجوده إلا ّبإمداده وإظهاره، يا من آنس عباده الأبرار
وأوليائه المقرّبين الأخيار بمناجاته وأسراره، يا من أمات وأحيى وأقصى وأدنى وأسعد وأشقى وأضل ّوهدى وأفقر وأغنى وعافى وأبلى
وقدّر وقضى كل بعظيم تدبيره وسابق تقديره.
رب ّأي باب يقصد غير بابك، وأي جناب يتوجّه إليه غير جنابك، أنت العلي ّالعظيم الّذي لا حول ولا قوّة إلا ّبك.
رب ّلمن أقصد وأنت المقصود، وإلى من أتوجّه وأنت الحق ّالموجود، ومن ذا الّذي يعطي وأنت صاحب الجود، ومن ذا الّذي أسأله
وأنت الرّب ّالمعبود، وهل في الوجود رب ّسواك فيدعى، أم في المملـكة إله غيرك فيرجى، أم هل كريم غيرك فيطلب منه العطا، أم
هل ثم ّجواد سواك فيسأل منه الفضل والنّعماء، أم هل حاكم
غيرك فترفع إليه الشّكوى، أم هل من مجال للعبد الفقير يعتمد عليه، أم هل سواك رب ّتبسط الأكف ّوترفع الحاجات إليه فليس
٢٩---
حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره ١٩
إلا ّكرمك وجودك يا من لا ملجأ منه إلا ّإليه، يا من يجـير ولا يجار عليه، ألهمتنا فعرفنا، أغيرك ها هنا رب فيرجى أو جواد فيسأل
منه العطاء، قد جفاني القريب وملّني الطّبيب، وشمت بي العدو ّوالرّقيب، واشتد ّبي الـكرب والنّحيب، وأنت الودود الرّقيب الرّءوف
المجيب.
رب ّإلى من أشتكي وأنت العليم القادر، أم بمن أستنصر وأنت الولي ّالنّاصر، أم بمن أستغيث وأنت القوي ّالقاهر، أم إلى من ألتجئ
وأنت الـكريم السّاتر، أم من ذا الّذي يجـبر كسري وأنت للقلوب جابر، أم من ذا الّذي يغفر عظيم ذنبي وأنت الرّحيم الغافر، يا عالم بما
في السّرائر، يا من هو مطّلع على مكنون الضّماير، يا من فوق عباده قاهر، يا من هو الأوّل والآخر والباطن والظّاهر، رب ّدل ّحيرة
هذا المكابر، وجد باللّطف والهداية والتّوفيق والعناية على عبد ليس له منك بد وهو إليك صائر، يا إله العباد، يا صاحب الجود، يا ممرّضي
وأنت طبيبي، فلمن أشتكي وأنت عليم يا إلهي بعلّتي، والّذي بي حقيق على أن لا أشتكي إلا ّإليك، ولا عزم لي أن لا أتوكّل إلا ّعليك،
يا من عليه يتوكّل المتوكّلون، يا من إليه يلجأ الخائفون، يا من بكرمه وجميل عوائده يتعلّق الرّاجون، يا من بسلطان قهره وعظيم رحمته
يستغيث المضطرّون، يا من لوسع عطائه وجميل فضله ونعمائه، تبسط الأيدي ويسأل السّائلون، رب ّفاجعلني ممّن يتوكّل عليك وآمن
خوفي إذا وصلت إليك، ولا تخيّب رجائي إذا صرت بين يديك، واجعلني ممّن تسوقه الضّرورات إليك، وأعطني من فضلك العظيم،
وجد علي ّبرفدك العظيم، واجعلني بك ومنك وإليك، واجعلني دائما بين يديك.
وارحم بجودك عبدا ما له سبب ... يرجو سواك، ولا علم ولا عمل
يا من به ثقتي يا من به فرجي ... يا من عليه ذوا الفاقات يتّكلوا
أدرك بقيّة من ذابت حشاشته ... قبل الفوات، فقد ضاقت بي الحيل
يا مفرّج الـكربات، يا مجلي العظيمات، يا مجيب الدّعوات، يا غافر الزّلاّت، يا ساتر العورات، يا رافع الدّرجات، يا رب ّالأرضين
والسّموات، رب ّارحم من
ضاقت به الحيل وتشابهت لديه السّبل ولم يجد لقلبه قرارا، لا علم ولا عمل، يا من عليه المتّكل، يا من إذا شاء فعل، يا من لا يبرمه
سؤال من سأل، رب ّفأجب دعائي واسمع ندائي، ولا تخيّب رجائي، وعجّل لي شفاء دائي، وعافني بجودك ورحمتك من عظيم بلائي،
يا رب ّيا مولاي، رب ّإنّي قل ّإصطباري، وطال انتظاري واشتدّت بي فاقتي واضطراري، وعظمت علي ّهمومي، وأوزاري وأحزاني
وأكداري، وتطاول علي ّسواد ليلي، وبعد عنّي طلوع بياض نهاري، وأنت القادر على دفع أعصاري، وذهاب آصاري، وتفريج كربي
وإصلاح قلبي، رب ّإنّي قد لاح لي بارق من سحائب رحمتك، فوقفت على باب حضرتك انتظر عواطف جودك، ولطائف رحمتك،
وتعلّقت أطماعي بعوائد إحسانك، وصنائع الفضل، وانبسطت آمالي في واسع كرمك، ووعد ربوبيّتك، فلا تردّني بكرة الخائب الخاسر،
ّولا ترجعني بحسرة النّادم الخاسر، ولا تجعلني ممّن حجب عن الوصول وبقي بين الرّد ّوالقبول متردّدا حائرا، يا من هو على من يشاء
قادر يا قوي ّيا عزيز يا ناصر، رب ّخذ بيدي وارحم قلّة صبري وضعف جلدي، رب ّإنّي أشكو إليك فأطلقني من سجن الحجاب، من
علي ّبما مننت به على الأولياء والأحباب، وطهّر قلبي من الشّرك والشّك ّوالارتياب، وثبّتني أبدا قائما في الحياة وعند الممات على السّنّة
كّرني ووفّقني واجعلني من أولي الفهم في الخطاب، وكن لي بلطفك ورحمتك وحنانك ورأفتك فيما بقيوالكتاب، وفهّمني وعلّمني وذ
من عمري وعند حضور أجلي و يوم يقوم الأشهاد للحساب، وآمن خوفي واجعلني من الطّيّبين الطّاهرين وممّن يتلقّى بسلام إذا فتحت
الأبواب، رب ّأنت الّذي بقدرتك خلقتني وبرحمتك هديتني وبنعمتك ربّيتني وبلطفك هديتني، ولجميل سترك سترتني، في أحسن صورة
ركّبتني، وفي عوالم أبدائك بدأتني، وفي خير أمّة أخرجتني، وسبيل النّجدين ألهمتني، فأتمم علي ّنعمتك الّتي لا تحصى وكمّل لدي ّأياديك
الّتي لا تنسى، واجعلني ممّن هدي واهتدى، وسمع ووعى، وقرب وأدنى، وممّن سبقت له منك الحسنى، ومن نال أفضل ما يتمنّى،
٣٠---
حزب الدّائرة لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٢٠
حزب الدّائرة لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٢٠
واجعلني من أهل القرب واللّقا، والرّتبة العليا في دار البقاء، ولا تجعلني ممّن ضل وغوى، ولا ممّن قسم له نصيب من الشّقاء، ولا ممّن
اشتغل بما يفنى، ولا ممّن ضل ّسعيه في الحياة الدّنيا، وهم يحسبون أنّهم يحسنون صنعا، ربّنا وسعت كل ّشيء رحمة وعلما، وقد علمت
ما كان وما يكون منّا، وتقدّس علمك الأعلى، وجرى القلم بما شئت من القضاء، فليس لنا إلا ّما إليه وفّقتنا، ولا مفر ّلنا إلا ّعمّا به
رددتنا فتداركنا بفضلك ورحمتك وحفّنا بعفوك ومغفرتك، رب ّفكما وسعت كل ّما كان في علمك الأعلى، وأحطت بما كان وما يكون
منّي وبكل ّشيء حكما وعلما، فجد علي ّفي كل ّذلك برحمتك الواسعة العظمى، واغمسني في بحار كرمك وعفوك وحلمك أبدا يا من إذا
وعد وفّى، يا من وسع كل ّشيء رحمة وعلما، إلهي طلبتك وطلبت الحق ّإليك فأعنّي على الوصول والتّوصّل إليك، واجمعني واجمع بي يا
من تشاء عليك.
اللهم ّإنّا نسألك حسن الأدب عند إرخاء الحجاب برحمتك يا أرحم الرّاحمين، وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه أجمعين، سبحان
ربّك رب ّالعزّة عمّا يصفون، وسلام على المرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
حزب الدّائرة لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم، بك منك إليك أستغفرك وأتوب إليك فاغفر لي وتب علي ّلا إله إلا ّأنت سبحانك إنّي كنت
من الظّالمين، بسم الله الرّحمن الرّحيم }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ، وَلَم ْيَكُن ْلَه ُكُفُوًا أَحَدٌ{ ]الإخلاص:١ - ٤[،
والمعوذتين، والفاتحة، }الم،
ذَلِك َالْكِتَاب ُلَا رَيْب َفِيه ِهُدًى لِلْمُتَّقِيْنَ، الَّذِيْن َيُؤْمِنُوْن َبِالْغَيْب ِو َيُقِيْمُوْن َالصَّلَاة َوَمِمَّا رَزَقْنَاهُم ْيُنْفِقُوْنَ، وَالَّذِيْن َيُؤْمِنُوْن َبِمَا أُنْزِل َإِلَيْك َوَمَا
أُنْزِل َمِن ْقَبْلِك َوَبِالْآخِرَة ِهُم ْيُوْقِنُوْنَ، أُولَئِك َعَلَى هُدًى مِن ْرَبِّهِم ْوَأُولَئِك َهُم ُالْمُفْلِحُوْن } َ]البقرة: ١ - ٥[.
}وَإِلَهُكُم ْإِلَه ٌوَاحِد ٌلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ{ ]البقرة:١٦٣[
}الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي يَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم ُمَا
بَيْن َأَيْدِيهِم ْوَمَا خَلْفَهُم ْوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْمُ{
]البقرة:٢٥٥[،
}آمَن َالرَّسُوْل ُبِمَا أُنْزِل َإِلَيْه ِمِن ْرَبِّه ِوَالْمُؤْمِنُوْن َكُل ٌّآمَن َبِالله ِوَمَلَائِكَتِه ِوَكُتُبِه ِوَرُسُلِه ِلَا نُفَرِّق ُبَيْن َأَحَد ٍمِن ْرُسُلِه ِوَقَالُوْا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا
غُفْرَانَك َرَبَّنَا وَإِلَيْك َالْمَصِيْرُ، لَا يُكَلِّف ُالله ُنَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَت ْوَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَت ْرَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن ْنَسِينَا أَو ْأَخْطَأْنَا رَبَّنَا
وَلَا تَحْمِل ْعَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَه ُعَلَى الَّذِيْن َمِن ْقَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَة َلَنَا بِه ِوَاعْف ُعَنَّا وَاغْفِر ْلَنَا وَارْحَمْنَا أَنْت َمَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى
الْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]البقرة:٢٨٥ - ٢٨٦[،
بسم الله الرّحمن الرّحيم }سَبَّح َلل᧦ّٰه ِمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِيُحْيِي وَيُمِيت ُوَهُو َعَلَى
ُكُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، هُو َالْأَوَّل ُوَالْآخِر ُوَالظَّاهِر ُوَالْبَاطِن ُوَهُو َبِكُل ِّشَيْء ٍعَلِيْمٌ، هُو َالَّذِي خَلَق َالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َفِي سِتَّة ِأَيَّام ٍثُم َّاسْتَوَى
عَلَى الْعَرْش ِيَعْلَم ُمَا يَلِج ُفِي الْأَرْض ِوَمَا يَخْرُج ُمِنْهَا وَمَا يَنْزِل ُمِن َالسَّمَاء ِوَمَا يَعْرُج ُفِيهَا وَهُو َمَعَكُم ْأَيْن َمَا كُنْتُم ْوَالله ُبِمَا تَعْمَلُون َبَصِيْرٌ، لَه
ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَإِلَى الله ِتُرْجَع ُالْأُمُوْرُ، يُولِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِو َيُولِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَهُو َعَلِيْم ٌبِذَات ِالصُّدُوْرِ{ ]الحديد:١ - ٦[
}هُو َاللَّه ُالَّذِي لَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَالِم ُالْغَيْب ِوَالشَّهَادَة ِهُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ، هُو َالله ُالَّذِي ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْمَلِك ُالْقُدُّوْس ُالسَّلَام ُالْمُؤْمِن ُالْمُهَيْمِن
٣١---
حزب النّور للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ٢١َ
ْالْعَزِيْز ُالْجَبَّار ُالْمُتَكَبِّر ُسُبْحَان َالله ِعَمَّا يُشْرِكُوْنَ، هُو َالله ُالْخَالِق ُالْبَارِئ ُالْمُصَوِّر ُلَه ُالْأَسْمَاء ُالْحُسْنَى يُسَبِّح ُلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو
ِّالْعَزِيز ُالْحَكِيْمُ{ ]الحشر:٢٢ - ٢٤[. . .، }قُل ِاللَّهُم َّمَالِك َالْمُلْك ِتُؤْتِي الْمُلْك َمَن ْتَشَاء ُوَتَنْزِع ُالْمُلْك َمِمَّن ْتَشَاء ُوَتُعِز ُّمَن ْتَشَاء ُوَتُذِل ُّمَن
تَشَاء ُبِيَدِك َالْخـَيْر ُإِنَّك َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، تُولِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِوَتُولِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَتُخْرِج ُالْحَي َّمِن َالْمَيِّت ِوَتُخْرِج ُالْمَيِّت َمِن َالْحَي
وَتَرْزُق ُمَن ْتَشَاء ُبِغَيْر ِحِسَابٍ{ ]آل عمران:٢٦ - ٢٧[، }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ{ ]الفاتحة:١[ }سَلَام ٌقَوْلًا مِن ْرَب ٍّرَحِيْمٍ{ ]يس:٥٨[،
قوله الحق ّوله الملك، مرج البحرين يلتقيان، بينهما برزخ لا يبغيان، آلر، كهيعص، طس، حم، ق، ن، جبرائيل، ميكائيل، إسرافيل،
عزرائيل، عليهم السّلام، أبو بكر، عمر، عثمان، عليّ، أبو الحسن الشّاذلي ّرضي الله عنهم، الله أكبر، سبعا، طاء، إن نشأ ننزّل عليهم
ُمن السّماء آية فظلّت أعناقهم لها خاضعين، حكمت على أنفس أعدائي، الطّاء طهور، سبعا، لا إله إلا ّالله، سبعا، باء سلام قولا من
َرب ّرحيم، فلقت عقولهم بالقاف يدعو سبعا، سبحان الله سبعا، }سَبَّح َلل᧦ّٰه ِمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، لَه ُمُلْك
السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِيُحْيِي وَيُمِيت ُوَهُو َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، هُو َالْأَوَّل ُوَالْآخِر ُوَالظَّاهِر ُوَالْبَاطِن ُوَهُو َبِكُل ِّشَيْء ٍعَلِيْمٌ، هُو َالَّذِي خَلَق
السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َفِي سِتَّة ِأَيَّام ٍثُم َّاسْتَوَى عَلَى الْعَرْش ِيَعْلَم ُمَا يَلِج ُفِي الْأَرْض ِوَمَا يَخْرُج ُمِنْهَا وَمَا يَنْزِل ُمِن َالسَّمَاء ِوَمَا يَعْرُج ُفِيهَا
وَهُو َمَعَكُم ْأَيْن َمَا كُنْتُم ْوَالله ُبِمَا تَعْمَلُون َبَصِيْرٌ{ ]الحديد:١ - ٤[، حآء فتحت بها باب الاستمطار من الفتّاح العليم محببه سبعا، يا سلام
سبعا، سلبت عن نفسي وأهلي ومالي وولدي جميع المضار ّصوّره سبعا، الحمد لل᧦ّٰه سبعا، عين ملأت قلبي عزّة ونورا، محببه سبعا، يا
ّسلام سبعا، سين أسألك بالسّناء الأعظم أن تعطيني مفتاح قلبي سقفاطيس سبعا، الله سبعا، رب ّأعوذ بك من همزات الشّياطين،
وأعوذ بك رب ّأن يحضرون، رب
حزب النّور للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ٢١
ْأسألك حولا من حولك وقوّة من قوّتك وتأييدا من تأييدك حتّى لا أرى غيرك، ولا أشهد سواك سقاطيم، سبعا، آحون، قاف، آدمّ،
ُحمّ، هاء، آمين، }مُحَمَّد ٌرَسُوْل ُالله ِوَالَّذِيْن َمَعَه ُأَشِدَّاء ُعَلَى الـْكُفَّار ِرُحَمَاء ُبَيْنَهُم ْتَرَاهُم ْرُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُون َفَضْلًا مِن َالله ِوَرِضْوَانًا سِيمَاهُم
فِي وُجُوهِهِم ْمِن ْأَثَر ِالسُّجُوْد ِذَلِك َمَثَلُهُم ْفِي التَّوْرَاة ِوَمَثَلُهُم ْفِي الْإِنْجِيل ِكَزَرْع ٍأَخْرَج َشَطْأَه ُفَآزَرَه ُفَاسْتَغْلَظ َفَاسْتَوَى عَلَى سُوْقِه ِيُعْجِب
الزُّرَّاع َلِيَغِيظ َبِهِم ُالـْكُفَّار َوَعَد َالله ُالَّذِيْن َآمَنُوْا وَعَمِلُوا الصَّالِحَات ِمِنْهُم ْمَغْفِرَة ًوَأَجْرًا عَظِيْمًا{ ]الفتح:٢٩[، بحق ّمحمّد وجبر يل وميكائيل
وإسرافيل وعزرائيل والرّوح عليهم الصّلاة والسّلام وبحق ّأبي بكر الصّدّيق وعمر الفاروق وعثمان بن عفّان وعلي ّبن أبي طالب وأبي
الحسن الشّاذلي رضي الله عنهم، أن تقضي حاجتي وتكفيني مهمّاتي. )اللهمّ( يا عظيم، عظمتك وقائي من القوم الظّالمين، وجمالي على
العالمين، فأعضدني بالملائكة أجمعين، فاستجب لي إنّك أنت السّميع العليم، وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه أجمعين، والحمد لل᧦ّٰه
رب ّالعالمين.
***
حزب النّور للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
يا الله يا نور يا حق ّيا مبين، افتح قلبي بنورك، وعلّمني من علمك، وفهّمني عنك، وأسمعني منك، وبصّرني بك، وأحيني بروح منك،
وأقمني بشهودك، وعرّفني الطّر يق إليك، وهوّنها علي ّبفضلك، وألبسني لباس التّقوى منك وبك إنّك على كل ّشيء قدير.
كّرني وتب علي ّواغفر لي مغفرة أنسى بها كل ّشيء سواك، وهب لي تقواك، واجعلني ممّن يحبّك ويخشاك، واجعل ليكرني وذاللهم ّاذ
من كل ّهم ّوغم ّوضيق
٣٢---
حزب النّور للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ٢١
وهوى وشهوة وخطرة وفكرة وكل ّقضاء وأمر فرجا ومخرجا أحاط علمك بجميع المعلومات، وعلت قدرتك على جميع المقدورات، وجلّت
إرادتك أن يوافقها أو يخالفها شيء من الكائنات، حسبي الله وأنا بريء ممّا سوى الله، الله لا إله إلا ّهو عليه توكّلت وهو رب ّالعرش
العظيم، لا إله إلا ّالله نور عرش الله، لا إله إلا ّالله نور لوح الله، لا إله إلا ّالله نور قلم الله، لا إله إلا ّالله نور رسول الله، لا إله
ّإلا الله آدم خليفة الله، لا إله إلا ّالّه نوح نجي ّالله، لا إله إلا ّالله إبراهيم خليل الله، لا إله إلا ّالله موسى كليم الله، لا إله إلا ّالله
عيسى روح الله، لا إله إلا ّالله محمّد حبيب الله، لا إله إلا ّالله الرّب ّالإله الملك الحق ّالمبين خالق كل ّشيء وهو الواحد القهّار، رب
السّموات والأرض وما بينهما العزيز الغفّار، لا إله إلا ّالله العلي ّالعظيم، لا إله إلا ّالله الحليم الـكريم، سبحان الله رب ّالسّموات السّبع
ورب ّالعرش العظيم، الحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين، بسم الله وبالله ومن الله وإلى الله وعلى الله فليتوكّل المؤمنون، حسبي الله آمنت بالله رضيت
بالله توكّلت على الله ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله، أتوب إليك بك منك، ولو لا أنت لما تبت إليك، فانزع من قلبي محبّة غيرك، واحفظ
جوارحي من مخالفة أمرك، وتالله لئن لم ترعني بعينك، وتحفظني بقدرتك لأهلـكن ّنفسي ولأهلـكن ّأمّة من خلقك، ثم ّلا يعود ضرر
ذلك إلا ّعلى عبدك، أعوذ برضاك من سخطك، وأعوذ بمعافاتك من عقوبتك، وأعوذ بك منك لا أحصى ثناء عليك أنت كما أثنيت
على نفسك، بل أنت أجل ّمن أن يثنى عليك، وإنّما هي أعراض تدل ّعلى كرمك، قد منحتها لنا على لسان رسولك، لنعبدك بها على
أقدارنا لا على قدرك، فهل جزاء الإحسان الأوّل الكامل إلا ّالإحسان، يا من به ومنه وإليه يعود كل ّشيء، نسألك بحرمة الأستاذ،
بل بحرمة النّبي ّالهادي، بل بحرمة السّبعين والثّمانية، بل بحرمة أسرار ما منك إلى محمّد النّبي ّالأمّي ّصلّى الله عليه وسلّم رسولك، بل
بحرمة سيّدة آي القرآن من كلامك المجيد، بل بحرمة السّبع المثاني والقرآن العظيم، بل بحرمة كتبك المنزّلة، بل بحرمة الاسم الأعظم
ْالّذي لا
يضر ّمعه شيء في الأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم، بل بحرمة }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ، وَلَم ْيَكُن
لَه ُكُفُوًا أَحَدٌ{ ]الإخلاص:١ - ٤[، اكفني كل ّغفلة وشهوة ومعصية فيما تقدّم وفيما تأخّر، واكفني كل ّطالب يطلبني بالحق ّوغير
الحق ّفي الدّنيا والآخرة فإنّه لك الحجّة البالغة وأنت على كل ّشيء قدير، واكفني هم ّالسّبعين والثّمانية، واكفني هم ّالرّزق وخوف الخلق،
واسلك بي سبيل الصّدق وانصرني بالحق ّواكفني كل ّهم ّوغم ّوكل ّهول دون الجنّة، واكفنا كل ّعذاب من فوقنا أو من تحت أرجلنا
أو يلبسنا شيعا أو يذيق بعضنا بأس بعض، واكفنا سوء ما تعلّق به علمك ممّا كان أو يكون إنّك على كل ّشيء قدير، سبحان الملك
الخلاّق، سبحان الخالق الرزّاق، سبحان الله عمّا يصفون، عالم الغيب والشّهادة فتعالى الله عمّا يشركون، سبحان ذي العرش والجـبروت،
سبحان ذي القدرة والملـكوت، سبحان من يحيي ويميت، سبحان الحي ّالّذي لا يموت، سبحان القائم القادر، سبحان القادر القاهر،
وهو القاهر فوق عباده وهو الحكيم الخبير، سبحان القائم الدّائم، قل حسبي الله عليه يتوكّل المتوكّلون، أعوذ بالله من جهد البلاء ومن
سوء القضاء ومن درك الشّقاء ومن شماتة الأعداء، وأعوذ بالله ربّي وربّكم من كل ّمتكبّر لا يؤمن بيوم الحساب، يا من بيده ملـكوت
كل ّشيء وهو يجـير ولا يجار عليه، انصرني بالخوف منك والتّوكّل عليك حتّى لا أخاف أحدا غيرك، ولا أرجو غيرك ولا أعبد شيئا
سواك يا خالق سبع سموات ومن الأرض مثلهن ّيتنزّل الأمر بينهنّ، أشهد أنّك على كل ّشيء قدير، وأنّك قد أحطت بكل ّشيء علما،
وأحصيت كل ّشيء عددا، نسألك بهذا الأمر الّذي هو أجل ّالموجودات، وإليه المبدأ والمنتهى وإليه غاية الغايات، سخّر لنا هذا البحر
بحر الدّنيا وما فيه ومن فيه كما سخّرت البحر لموسى، وسخّرت النّار لإبراهيم، وسخّرت الجبال والحديد لداود، وسخّرت الرّيح والشّياطين
والجن ّوالإنس لسليمان، وسخّر لي كل بحر، وسخّر لي كل ّجبل، وسخّر لي كل ّحديد، وسخّر لي كل ّشيطان من
َالجن ّوالإنس، وسخّر لي نفسي، وسخّر لي كل ّشيء يا من بيده ملـكوت كل ّشيء وانصرني باليقين، وأيّدني بالرّوح الأمين، صدق الله
ْكِرَة ًلِمَن ْيَخْشَى، تَنْز ِيْلًا مِمَّن ْخَلَقْوعده ونصر عبده وأعز ّجنده وهزم الأحزاب وحده، }طه، مَا أَنْزَلْنَا عَلَيْك َالْقُرْآن َلِتَشْقَى، إِلَّا تَذ
الْأَرْض َوَالسَّمَاوَات ِالْعُلَى، الرَّحْمَن ُعَلَى الْعَرْش ِاسْتَوَى، لَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِوَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْت َالثَّرَى، وَإِن ْتَجْهَر
٣٣---
حزب الصّون في تسخير الـكون لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ٢٢
بِالْقَوْل ِفَإِنَّه ُيَعْلَم ُالسِّر َّوَأَخْفَى، الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َلَه ُالْأَسْمَاء ُالْحُسْنَى{ ]طه:١ - ٨[، أسألك بهذا الاسم العظيم الّذي حفظت به أوليائك
الـكرام إنّك أنت الملك العلاّم، أن تجعلني بالأسوة الحسنة الّتي كانت في إبراهيم والّذين معه إذ قالوا لقومهم إنّا برءآؤ منكم وممّا تعبدون
من دون الله كفرنا بكم، وبدا بيننا وبينكم العداوة والبغضاء أبدا حتّى تؤمنوا بالله وحده، جل ّربّنا أن يوجد بشيء أو يفقد بشيء، فإنّه
لن يضر ّمع اسمه شيء في الأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم: وأحيي أمري بالتّقوى، وأيدني بالنّصر المبين، إنّك على كل ّشيء
قدير، إن ّالله وملائكته يصلّون على النّبيّ، يا أيّها الّذين آمنوا صلّوا عليه وسلّموا تسليما، ثم يقرأ صلاة التشهد، ثم سورة الأنعام إلى قوله:
ْالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْخَلَق َالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَجَعَل َالظُّلُمَات ِوَالنُّوْر َثُم َّالَّذِيْن َكَفَرُوْا بِرَبِّهِم ْيَعْدِلُوْنَ، هُو َالَّذِي ْخَلَقَكُم ْمِن ْطِيْن ٍثُم َّقَضَى
ْأَجَلًا وَأَجَل ٌمُسَمًّى عِنْدَه ُثُم َّأَنْتُم ْتَمْتَرُوْنَ، وَهُو َالله ُفِي السَّمَاوَات ِوَفِي الْأَرْض ِيَعْلَم ُسِرَّكُم ْوَجَهْرَكُم ْو َيَعْلَم ُمَا تَكْسِبُوْنَ، وَمَا تَأْتِيْهِم
ْمِن ْآيَة ٍمِن ْآيَات ِرَبِّهِم ْإِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِيْنَ، فَقَد ْكَذَّبُوْا بِالْحَق ِّلَمَّا جَاءَهُم ْفَسَوْف َيَأْتِيهِم ْأَنْبَاء ُمَا كَانُوْا بِه ِيَسْتَهْزِئُوْنَ، أَلَم ْيَرَوْا كَم
أَهْلَكْنَا مِن ْقَبْلِهِم ْمِن ْقَرْن ٍمَكَّنَّاهُم ْفِي الْأَرْض ِمَا لَم ْنُمَكِّن ْلـَكُم ْوَأَرْسَلْنَا السَّمَاء َعَلَيْهِم ْمِدْرَارًا وَجَعَلْنَا الْأَنْهَار َتَجْرِي مِن ْتَحْتِهِم ْفَأَهْلَكْنَاهُم
بِذُنُوبِهِم ْوَأَنْشَأْنَا مِن ْبَعْدِهِم ْقَرْنًا آخَرِيْنَ، وَلَو ْنَزَّلْنَا عَلَيْك َكِتَابًا فِي ْقِرْطَاس ٍفَلَمَسُوْه ُبِأَيْدِيهِم ْلَقَال َالَّذِين َكَفَرُوا إِن ْهَذَا إِلَّا سِحْر ٌمُبِيْنٌ، وَقَالُوْا
ٌلَوْلَا أُنْزِل َعَلَيْه ِمَلَك ٌوَلَو ْأَنْزَلْنَا مَلَكًا لَقُضِي َالْأَمْر ُثُم َّلَا يُنْظَرُونَ، وَلَو ْجَعَلْنَاه ُمَلَكًا لَجَعَلْنَاه ُرَجُلًا وَلَلَبَسْنَا عَلَيْهِم ْمَا يَلْبِسُوْنَ{ ]الأنعام:١ - ٩[
ْ}الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْهَدَانَا لِهَذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِي َلَوْلَا أَن ْهَدَانَا الل᧦ّٰهُ{ ]الأعراف:٤٣[ }وَقُل ِالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْلَم ْيَتَّخِذ ْوَلَدًا وَلَم ْيَكُن ْلَه ُشَر ِيْك
ِفِي الْمُلْك ِوَلَم ْيَكُن
لَه ُوَلِي ٌّمِن َالذُّل ِّوَكَبِّرْه ُتَكْبِيْرًا{ ]الإسراء:١١١[، }الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِالَّذِي ْأَنْزَل َعَلَى عَبْدِه ِالْكِتَاب َوَلَم ْيَجْعَل ْلَه ُعِوَجًا{ ]الـكهف:١[ }الْحَمْد ُلل᧦ّٰه
ُالَّذِي ْلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِوَلَه ُالْحَمْد ُفِي الْآخِرَة ِوَهُو َالْحَكِيْم ُالْخَبِيْرُ{ ]سبأ:١[ }الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِفَاطِر ِالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْضِ{ ]فاطر:
١[ الآية، }قُل ِالْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِوَسَلَام ٌعَلَى عِبَادِه ِالَّذِيْن َاصْطَفَى{ ]النمل:٥٩[ }فَلِلَّه ِالْحَمْد ُرَب ِّالسَّمَاوَات ِوَرَب ِّالْأَرْض ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ، وَلَه
الـْكِبْرِيَاء ُفِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]الجاثية:٣٦ - ٣٧[ الله أكبر، صدق الله وعده ونصر عبده وهزم الأحزاب
وحده، ثم ّيقرأ سورة طه إلى قوله تعالى: }وَمَا تَحْت َالثَّرَى{ ]طه:٦[ أسألك هذا الحظ ّالّذي خصّصت أولياءك الـكرام به فاغفر لي
فإنّك الملك العلام، وهب لي أن أكون بالقدوة الحسنة الّتي كانت في إبراهيم والّذين معه إذ قالوا لقومهم إنّا برءؤا منكم وممّا تعبدون
من دون الله كفرنا بكم وبدا بيننا وبينكم العداوة والبغضاء أبدا حتّى تؤمنوا بالله وحده واجعل لي من لدنك سلطانا نصيرا، كما جعلته
لمحمّد حبيبك وموسى كليمك، حتّى لا يصل إلينا أحد من خلقك، ربّنا عليك توكّلنا وإليك أنبنا وإليك المصير. ربّنا لا تجعلنا فتنة للّذين
كفروا واغفر لنا ربّنا إنّك أنت العزيز الحكيم. إنّي توكّلت على الله ربّي وربّكم ما من دابّة إلا ّهو آخذ بناصيتها إن ّربّي على صراط
مستقيم. إن ّوليّي الله الّذي نزّل الكتاب وهو يتولّى الصّالحـين. حسبي الله لا إله إلا ّهو عليه توكّلت وهو رب ّالعرش العظيم، قل هو
ربّي لا إله إلا ّهو عليه توكّلت وإليه متاب.
فإن تولّوا فقل حسبي الله لا إله إلا ّهو عليه توكّلت وهو رب ّالعرش العظيم. وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما
كثيرا.
***
حزب الصّون في تسخير الـكون لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ٢٢
حزب الصّون في تسخير الـكون لسيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله استفتحت، وبه اعتصمت، وعليه اعتمدت، الله الله الله، حسبي الله لا حول ولا قوّة إلا بالله، يا كافي، يا كفيل، يا حفيظ،
٣٤---
حزب النّصر لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٢٣
يا نور، يا معين، يا وكيل، يا حقّ، يا مبين، يا قويّ، يا متين.
اللهم ّبالنّور الأكمل المجمل، بالمفصّل بكلمات الله الّتي لا ٺتبدّل ولا تتحوّل، يا من لا آخر له فيعلم له أوّل.
اللهم ّإنّي أسألك نور القلب وصفآء اللّب ّوثبات الحب ّوحلاوة القرب وخوف السّلب وكشف الـكرب، والمراقبة والحيآء والاصطفائيّة
والصّفاء وخلاصة الود ّوالوفاء يا واسع العطا، يا كاشف الغطا، يا غافر الخطا، أسألك اللهم ّكشف السّر ّوتحقيق الأمر ودوام المدد
والاستقامة فيما يرد على حكم ما أوردته وما ورد. اللهم ّإنّي أسألك التّوفيق والحفظ في الطّر يق والصّدق والتصديق والأدب في صحبة
أهل طر يق التّحقيق.
اللهم ّعرّفني الطّر يق إليك والأدب في الوقوف بين يديك والأخذ منك والرّد ّإليك.
اللهم ّاجمعني ولا تفرّقني وقرّبني ولا تبعّدني وخلّصني وخصّصني وسدّدني وأيّدني.
اللهم ّبك أستعيذ اكلئني كلاءة الوليد لا تكلني إلى نفسي واجذبني بك إليك عن حسّي، واجعل بك لا بغيرك أنسي.
اللهم ّحقّقني بحقيقة الاسم وارفع عنّي حجاب الجسم، وأشهدني معنى مجرّدا عن الصّورة والرّسم.
اللهم ّعرّفني من أنا حتّى أعرف من أنت، وأطلعني على سر ّحديثي كان الله وكنت، يا من تحجّب بالـكشف وتنكّر بالوصف وتعرّف
بما به تنكّر وظهر بما تستّر يا واحدا لا يتعدّد وقديما لا يتجدّد وكبيرا لا يتحدّد وواسعا لا يتقدّر وظاهرا لا يتصوّر.
اللهم ّقرّبني حتّى أشهدك، وفرّغني عن الأغيار حتّى أوحّدك واستهلـكني فيك عن قربي وشهودي وشعوري بتوحيدي وجرّدني عن
النّسب والإضافات بتحقيق الأسماء والصّفات، فمن تجرّد وحّد، الله أحد، ارتفعت الأشباه بسر ّلا إله إلا الله قل الله.
اللهم ّبما أخفيته من سر ّذاتك وأظهرته من أسمائك وصفاتك وجعلتها طرقات تنزّلاتك، ومظاهر تجلّياتك، واهدني بك إليك، واجمعني
بك عليك، وهب لي منك علما لدنّيّا، واجعلني بك هاديا مهديّا مصطفى وليّا بالذّات المكمّلة والرّحمة المرسلة الجامعة لأسرار توحيد
الأحديّة القائم بأكمل أوصاف العبودية المخصوص بالوحدة المطلقة المخبر عن الغيوب اليقينيّة المحقّقة، خلاصة العباد، ومظهر المراد،
سيّدنا ومولانا محمّد الحامد بجميع المحامد داعي الجميع بكلمة التّوحيد من الـكثرة إلى الواحد صلّى الله عليه وعلى آله وأصحابه معالم منازلاته
وعوالم تنزّلاته وسلّم تسليما.
***
بسم الله الرّحمن الرّحيم
ّتحصّنت بذي الملك والملـكوت، واعتصمت بالعزّة والجـبروت، وتوكّلت على الملك الحي ّالقيّوم الحليم الّذي لا ينام ولا يموت، دخلت
في حرز الله، دخلت في حفظ الله، دخلت في أمان الله، بحق ّكهيعص كفيت، وبحمعسق حميت، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي
العظيم.
حزب النّصر لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٢٣
حزب النّصر لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره
اللهم ّبسطوة جبروت قهرك، وبسرعة إغاثة نصرك، وبغيرتك لانتهاك حرماتك، وبحمايتك لمن احتمى بآياتك، نسألك يا الله يا سميع يا
مجيب يا قريب يا سر يع يا منتقم يا قهّار يا شديد البطش يا جبّار يا قهّار، يا من لا يعجزه قهر الجبابرة ولا يعظم عليه هلاك المتمرّدة
من الملوك الأكاسرة والأعداء الفاجرة؛ أن تجعل كيد من كادني في نحره، ومكر من مكر بنا عائدا عليه، وحفرة من حفر لنا واقعا هو
فيها، ومن نصب لنا شبكة الخداع اجعله يا سيّدي مسوقا إليها ومصيدا فيها وأسيرا لديها. اللهم ّبحق ّكهيعص اكفنا هم ّالعدى، ولقّهم
ّالرّدى، واجعلهم لكل ّحبيب فدا، وسلّط عليهم عاجل النّقمة في اليوم والغدا.
اللهم ّبدّد شملهم. اللهم ّفرّق جمعهم. اللهم ّفل ّحدّهم وقلّل عدّهم. اللهم ّاجعل الدّائرة عليهم. اللهم ّأرسل العذاب إليهم. اللهم
٣٥---
حزب البحر لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ٢٤ّ
أخرجهم من دائرة الحلم واللّطف، واسلبهم مدد الإمهال وغل ّأيديهم إلى أعناقهم، واربط على قلوبهم ولا تبلّغهم الآمال فينا. اللهم
مزّقهم كل ّممزّق مزّقته لإعدائك انتصارا لأوليائك وأنبيائك ورسلك. اللهم ّانتصر لنا انتصارك لأحبّائك على أعدائك.
اللهم ّلا تمكّن الأعداء فينا ولا منّا، ولا تسلّطهم علينا بذنوبنا، حم حم حم حم حم حم حم، حم ّالأمر وجاء النصر فعلينا لا
ينصرون، حمعسق حمايتنا ممّا نخاف. اللهم ّقنا الأسواء ولا تجعلنا محلا للبلوى. اللهم ّأعطنا أمل الرّجاء وفوق الأمل، يا هو يا هو يا هو
يا من بفضله لفضله نسأل، نسألك إلهي العجل العجل العجل، إلهي الإجابة الإجابة الإجابة، يا من أجاب نوحا في قومه، يا من نصر
كريّا، يا من تقبّل تسبيح يونسإبراهيم على أعدائه، يا من رد ّيوسف على يعقوب، يا من كشف الضّر ّعن أيّوب، يا من أجاب دعوة ز
بن متّى، نسألك اللهم ّبأسرار أصحاب هذه الدّعوات المستجابات أن تقبل منّا ما به دعوناك، وأن تعطينا ما به
سألناك، انجز لنا وعدك الّذي وعدته لعبادك المؤمنين، لا إله إلا أنت سبحانك إنّي كنت من الظّالمين، انقطعت آمالنا وعزّتك إلا منك،
وخاب رجاؤنا وحقّك إلا فيك.
إن أبطأت غارة الأرحام، وابتعدت ... عنّا فأقرب شيئا منا غارة الله
ّيا غارة الله جدّي السّير مسرعة في ... حل ّعقدتنا يا غارة الله
عدا العادون وجاروا ورجونا الله مجـيرا، وكفى بالله وليّا وكفى بالله نصيرا، حسبنا الله ونعم الوكيل، ولا حول ولا قوّة إلا بالله العلي
العظيم، سلام على نوح في العالمين، استجب لنا آمين يا معين، فقطع دابر القوم الذين ظلموا والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين وصلّى الله على سيّدنا
محمّد في المرسلين وعلى آله وصحبه أجمعين.
اللهم ّأنت تعلم أعدائنا عددا، فبدّد شملهم بددا، ولا تبق منهم أحدا، إنّك أنت الباقي سرمدا. ومكروا مكرا ومكرنا مكرا وهم لا يشعرون،
فانظر كيف كان عاقبة مكرهم إنّا دمّرناهم وقومهم أجمعين. فتلك بيوتهم خاو ية بما ظلموا. تدمّر كل ّشيء بأمر ربّها فأصبحوا لا يرى
إلا مساكنهم. فهل ترى لهم من باقية. وهي خاو ية على عروشها. فقطع دابر القوم الّذين ظلموا والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين. وصلّى الله على
سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه أجمعين، وعلى جميع الأنبياء والمرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين. و يقرأ عند الخاتمة هذه الأبيات:
عليك يا معوّلي يا ذا الجلال ... وتعلم مقصدي مع ضيق حالي
فخيّب قصدهم في كل ّأمر ... وعجّل أخذهم في شر ّحال
بجاه القطب والأبدال طرّا ... وبالسّر المصون لدى الرّجال
وبالأسماء ذات القهر عجّل ... بما قد رمته يا ذا الجلال
لحزب النّصر أسرار سنيّة ... وللرّحمن ألطاف خفيّة
وإنّا بالإجابة قد وعدنا ... وترك سؤال مولانا خطيئة
وروى أن ّقراءة هذه المناجات بلا عدد نفعه كثير، تذهب الهم، وتيسر العسير، وتفرج الـكروب الدنيو ية والأخرو ية، وتقضى الدين،
تغفر الذنوب، و يكون قارئها عزيزا ومكرما عند الله وعند الناس، ولها فائدة كثيرة.
وهذا وفق الآية الشر يفة
حسبنا الله ونعم الوكيل
الله ونعم الوكيل حسبنا
حزب البحر لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ٢٤
حزب البحر لسيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
٣٦---
ختام حزب البحر لسيدي زروق الفاسي ٢٥
يقرأ سورة الفاتحة، رب ّيسّر وسهّل ولا تعسّر يا ميسّر، ا ب ت ث ج ح خ د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن
هـ ولا ى. أعوذ بالله من الشّيطان الرّجيم، بسم الله الرّحمن الرّحيم.
اللهم ّيا علي ّيا عظيم يا حليم يا عليم، أنت ربّي وعلمك حسبي، فنعم الرّب ّربّي ونعم الحسب حسبي تنصر من تشاء وأنت العزيز الرّحيم،
نسألك العصمة في الحركات والسّكنات والكلمات والإرادات والخطرات من الشّكوك والظّنون والأوهام السّاترة للقلوب عن مطالعة
الغيوب، فقد ابتلي المؤمنون وزلزلوا زلزالا شديدا، وإذ يقول المنافقون والّذين في قلوبهم مرض ما وعدنا الله ورسوله إلا غرورا، فثبّتنا
وانصرنا، وسخّر لنا هذا البحر كما سخّرت الشّمس والقمر لمحمّد صلّى الله عليه وسلّم، وسخّرت البحر لموسى عليه السّلام، وسخّرت النّار
لإبراهيم عليه السّلام، وسخّرت الجبال والحديد لداود عليه السّلام، وسخّرت الرّيح والشّياطين والإنس والجن ّلسليمان عليه السّلام، وسخّر
لنا كل ّبحر هو لك في الأرض والسّماء، والملك والملـكوت وبحر الدّنيا وبحر الآخرة، إنّك على كل ّشيء قدير، وسخّر لنا كل ّشيء يا من
بيده ملـكوت كل ّشيء، كهيعص )ثلاثا(، انصرنا فإنّك خير النّاصرين، وافتح لنا فإنّك خير الفاتحـين، واغفر لنا فإنّك خير الغافرين،
ّوارزقنا فإنّك خير الرّازقين، وارحمنا فإنّك خير الرّاحمين، واهدنا ونجّنا من القوم الظّالمين، وهب لنا من لدنك ريحا طيّبة كما هي في
علمك، وانشرها علينا من خزائن لطفك ورحمتك واحملنا بها حمل الـكرامة مع السّلامة والعافية في الدّين والدّنيا والآخرة، إنّك على كل
شيء قدير.
اللهم ّيسّر لنا أمورنا مع الرّاحة لقلوبنا وأبداننا، والسّلامة والعافية في ديننا ودنيانا، وكن لنا صاحبا في سفرنا وخليفة في أهلنا، واطمس
ٍعلى وجوه أعدائنا وامسخهم على مكانتهم فلا يستطيعون المضي ّولا المجيء إلينا، ولو نشاء لطمسنا على أعينهم فاستبقوا الصّراط فأنّى
ْيبصرون، ولو نشاء لمسخناهم على مكانتهم فما استطاعوا مضيّا ولا يرجعون، }يس، وَالْقُرْآن ِالْحَكِيْمِ، إِنَّك َلَمِن َالْمُرْسَلِيْنَ، عَلَى صِرَاط
مُسْتَقِيْمٍ، تَنْز ِيْل َالْعَزِيز ِالرَّحِيْمِ، لِتُنْذِر َقَوْمًا مَا أُنْذِر َآبَاؤُهُم ْفَهُم ْغَافِلُوْنَ، لَقَد ْحَق َّالْقَوْل ُعَلَى أَكْثَرِهِم ْفَهُم ْلَا يُؤْمِنُوْنَ، إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِم
أَغْلَالًا فَهِي َإِلَى الْأَذْقَان ِفَهُم ْمُقْمَحُوْنَ، وَجَعَلْنَا مِن ْبَيْن ِأَيْدِيهِم ْسَدًّا وَمِن ْخَلْفِهِم ْسَدًّا فَأَغْشَيْنَاهُم ْفَهُم ْلَا يُبْصِرُوْنَ{ ]يس:١ - ٩[
شاهت الوجوه )ثلاثا(، وعنت الوجوه للحي ّالقيّوم، وقد خاب من حمل ظلما، طه، طسم، طس، }حم، عسق{ ]الشورى:١ - ٢[،
}مَرَج َالْبَحْرَيْن ِيَلْتَقِيَانِ، بَيْنَهُمَا بَرْزَخ ٌلَا يَبْغِيَانِ{ ]الرحمن:١٩ - ٢٠[، حم حم حم حم حم حم حم.
اللهم ّلا تقتلني بغضبك ولا تهلـكني بعذابك وعافني قبل ذلك. اللهم ّلا تؤاخذني بسوء عملي ولا تسلّط علي ّمن لا يرحمني، وكف ّأيدي
الظّالمين عنّي، يا حفيظ احفظني ويسّر أموري وحصّل مرادي، حم ّالأمر وجاء النّصر فعلينا لا ينصرون، حم، تنز يل الكتاب من
الله العزيز العليم، غافر الذّنب وقابل التّوب، شديد العقاب ذي الطّول لا إله إلا هو إليه المصير، بسم الله بابنا، تبارك حيطاننا، يس
سقفنا، }كهيعص{ ]مريم:١[ كفايتنا، }حم، عسق{ ]الشورى:١ - ٢[ حمايتنا، }ق وَالْقُرْآن ِالْمَجِيْدِ{ ]ق:١[ وقايتنا، فسيكفيكهم
الله وهو السّميع العليم )ثلاثا(. ستر العرش مسبول علينا، وعين الله ناظرة إلينا، بحول الله لا يقدر علينا، والله من ورائهم محيط، بل هو
قرآن مجيد في لوح محفوظ )ثلاثا(. فالله خير حافظا وهو أرحم الرّاحمين )ثلاثا(. إن ّوليّي الله الّذي نزّل الكتاب وهو يتولّى الصّالحـين
)ثلاثا(. حسبي الله لا إله إلا هو عليه توكّلت وهو رب ّالعرش العظيم
ختام حزب البحر لسيدي زروق الفاسي ٢٥
)ثلاثا(. بسم الله الّذي لا يضر ّمع اسمه شيء في الأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم )ثلاثا(. ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي
العظيم )ثلاثا(. وصلّى الله على سيدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم.
***
ختام حزب البحر لسيدي زروق الفاسي
٣٧---
حزب الحراسة للشاذلي رضي الله عنه ونفعنا به ٢٧
بسم الله شافي، بسم الله كافي، بسم الله معافي هو الله، لا حول ولا قوّة إلا بالله العلي ّالعظيم، يا الله يا نور، يا حق ّيا معين، اكسني
من نورك، وعلّمني من علمك، وفهّمني عنك، وأسمعني منك، وأبصرني بك، إنّك على كل ّشيء قدير، إن ّالله وملائكته يصلّون على
النّبيّ، يا أيّها الّذين آمنوا صلّوا عليه وسلّموا تسليما، وصلّى الله على خير خلقه محمّد، يا حليم اسمع دعائي بخصائص لطفك، آمين، وصلّى
الله على سيّدنا محمّد النّبي ّالـكريم وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما كثيرا دائما إلى يوم الدّين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين. خاتم الحزب و يقال
عزيمة حزب )البحر(، نحن في كنف الله، نحن في كنف بسم الله الرّحمن الرّحيم، ألف ألف لا إله إلا الله محمّد رسول الله في قلوبنا
حشرت، ألف ألف لا إله إلا الله محمّد رسول الله وعلى أكنافنا نشرت، ألف ألف لا إله إلا الله محمّد رسول الله تحول بيننا وبين ساعة
السّوء إذا حضرت، ألف ألف لا إله إلا الله محمّد رسول الله دارت بنا سورا كما دارت بمدينة الرّسول، سبحان من ألجم كل ّمتمرّد
بقدرته، وأحاط علمه بما في بر ّوبحر، سبحان الله وبحمده، سبحانك اللهم ّوبحمدك، أشهد أن لا إله إلا أنت نستغفرك وأتوب إليك،
سبحان الله العظيم، وصلّى الله على سيّدنا محمّد خاتم النّبيّين والمرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين، ]ثمّ[ يقرأ الفاتحة سبع مرات.
***
حزب الرّزق لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ٢٦
حزب الحراسة للشاذلي رضي الله عنه ونفعنا به ٢٧
حزب الرّزق لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّيا حي ّيا قيّوم، لك أصلّي ولك أصوم وبك نقعد وبك نقوم، أحي بمعرفتك قلبي، واغفر لي بفضلك ذنبي، إنّه لا يغفر الذّنوب إلا
أنت.
اللهم ّإنّك ناظر إليّ، حاضر لديّ، قادر عليّ، أحطت بي علما وسمعا وبصرا، فارزقني أنسا بك، وهيبة منك فقو ّفيك يقيني، وبك
اعتصمت فأصلح لي في ديني، وعليك توكّلت فارزقني ما يكفيني، وبك لذت فنجّني ممّا يؤذيني، أنت حسبي ونعم الوكيل. اللهم ّرضّني
بقضائك، وقنّعني بعطائك، وألهمني شكر نعمائك، واجعلني من أوليائك، أنت الولي ّالحميد.
اللهم ّأسكنّي في جوارك ومتّعني بخطابك، وإن كنت لّست أهلا لذلك، فأنت أهل لذلك، وصل ّاللهم ّعلى سيّدنا ومولانا محمّد وآله
وصحبه وسلّم تسليما وبارك، وصلّى الله على سيّدنا محمّد وآله وصحبه وسلّم تسليما.
***
حزب الحراسة للشاذلي رضي الله عنه ونفعنا به
بسم الله الرّحمن الرّحيم
ّإلهي أعلني على فراش أمنك بمنّك، واحرسني بحارس حفظك وصونك، وردّني برداء الهيبة، وأجلسني على سرير العظمة، وتوّجني بتاج
البهاء، وانشر علي
٣٨---
وهذا حزب من الأحزاب للشيخ سيدنا أبي الحسن الشاذلي ٣١
حزب العفو لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي رضي الله عنه ٢٨
هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٢٩
لواء العزّ، واملأ باطني خشية ورحمة وظاهري عظمة وهيبة، ومكّنّي ناصية كل ّجبّار عنيد، وشيطان مريد، واعصمني وأيّدني في القول
والعمل برحمتك يا أرحم الرّاحمين.
***
حزب العفو لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي رضي الله عنه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّأنت ربّي لا إله إلا أنت خلقتني ولم أكن شيئا، ظلمت نفسي وارتكبت المعاصي وأنا مقر ّبذلك، إلهي إن عفوت عنّي فلا ينقص
في ملكك شيء، وإن تعذّبني فلا يزيد في سلطانك شيء، إنّك تجد من تعذّب غيري وأنا لا أجد من يرحمني غيرك، فارحمني يا رحيم يا
رحمن برحمتك يا أرحم الرّاحمين، وصلّى الله على سيّدنا ومولانا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما.
***
هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
ّاللهم ّإنّك سلّطت علينا عدوّا بصيرا بعيوبنا مطّلعا على عوراتنا وسرائرنا يرانا هو وقبيله من حيث لا ترونهم. اللهم ّإنّك تراه ولا يراك.
اللهم ّفآيسه منّا كما آيسته من رحمتك، وقنّطه منّا كما قنّطته من مغفرتك، وابعد بيننا وبينه كما أبعدت بينه وبين جنّتك، إنّك على كل
شيء قدير.
***
هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ٣٠
وهذا حزب من الأحزاب للشيخ سيدنا أبي الحسن الشاذلي ٣١
هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
بسم الله سموت، وبكهيعص كفيت، وبحمعسق حميت، لو يعلم الّذين كفروا حين لا يكفّون عن وجوههم النّار ولا عن ظهورهم ولا
هم ينصرون، بل تأتيهم بغتة فتبهتهم فلا يستطيعون ردّها ولا هم ينظرون، صابيون صابيون طابيون طابيون طابيون قيعود قيعود، هو
ّكر وإنّا لهالدّائم، ناد ساد يا سلام سلّمني أنا ومن معي، احترست بحرز الله من قرار أرض الله إلى منتهى عرش الله، إنّا نحن نزّلنا الذ
لحافظون، له معقّبات من بين يديه ومن خلفه يحفظونه من أمر الله، احفظني أنا ومن معي يا حفيظ.
اللهم ّبخفي ّلطفك، وبلطيف صنعك، وبجميل سترك، ادخلنا تحت كنفك، وتشفّعنا بنبيّك محمّد صلّى الله عليه وسلّم، أكفنا كل ّذي
شر ّفي الدّنيا والآخرة بفضلك يا أرحم الرّاحمين.
***
وهذا حزب من الأحزاب للشيخ سيدنا أبي الحسن الشاذلي
بسم الله الرّحمن الرّحيم
٣٩---
وهذا حزب من الأحزاب للشيخ سيدنا أبي الحسن الشاذلي ٣١
سورة الفاتحة، }آمَن َاَلرَّسُوْلُ{ ]البقرة:٢٨٥[ إلى آخر السّورة، أوّل آل عمران إلى قوله: }لَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]آل عمران:٦[
َ}قُل ِاللَّهُم َّمَالِك َالْمُلْك ِتُؤْتِي الْمُلْك َمَن ْتَشَاء ُوَتَنْزِع ُالْمُلْك َمِمَّن ْتَشَاء ُوَتُعِز ُّمَن ْتَشَاء ُوَتُذِل ُّمَن ْتَشَاء ُبِيَدِك َالْخـَيْر ُإِنَّك َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ،
ْتُولِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِوَتُولِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَتُخْرِج ُالْحَي َّمِن
ْالْمَيِّت ِوَتُخْرِج ُالْمَيِّت َمِن َالْحَي ِّوَتَرْزُق ُمَن ْتَشَاء ُبِغَيْر ِحِسَابٍ{ ]آل عمران:٢٦ - ٢٧[ }الَّذِي ْخَلَقَنِي ْفَهُو َيَهْدِيْنِ، وَالَّذِي ْهُو َيُطْعِمُنِي
َوَيَسْقِيْنِ، وَإِذَا مَرِضْت ُفَهُو َيَشْفِيْنِ، وَالَّذِي ْيُمِيْتُنِي ْثُم َّيُحْيِيْنِ، وَالَّذِي ْأَطْمَع ُأَن ْيَغْفِر َلِي ْخَطِيئَتِي ْيَوْم َالدِّيْنِ، رَب ِّهَب ْلِي ْحُكْمًا وَأَلْحِقْنِي
بِالصَّالِحـِيْنَ، وَاجْعَل ْلِي ْلِسَان َصِدْق ٍفِي الْآخِرِيْنَ، وَاجْعَلْنِي ْمِن ْوَرَثَة ِجَنَّة ِالنَّعِيْمِ، وَاغْفِر ْلِأَبِي ْإِنَّه ُكَان َمِن َالضَّالِّيْنَ، وَلَا تُخْزِنِي ْيَوْم
ُيُبْعَثُوْنَ، يَوْم َلَا يَنْفَع ُمَال ٌوَلَا بَنُوْنَ، إِلَّا مَن ْأَتَى الله ُبِقَلْب ٍسَلِيْمٍ، وَأُزْلِفَت ِالْجَنَّة ُلِلْمُتَّقِيْنَ، وَبُرِّزَت ِالْجَحِيم ُلِلْغَاوِيْنَ{ ]الشعراء:٧٨ - ٩١[
}سَبَّح َلل᧦ّٰه ِمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِيُحْيِي وَيُمِيت ُوَهُو َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، هُو َالْأَوَّل
ِوَالْآخِر ُوَالظَّاهِر ُوَالْبَاطِن ُوَهُو َبِكُل ِّشَيْء ٍعَلِيْمٌ، هُو َالَّذِي ْخَلَق َالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َفِي ْسِتَّة ِأَيَّام ٍثُم َّاسْتَوَى عَلَى الْعَرْش ِيَعْلَم ُمَا يَلِج ُفِي
َالْأَرْض ِوَمَا يَخْرُج ُمِنْهَا وَمَا يَنْزِل ُمِن َالسَّمَاء ِوَمَا يَعْرُج ُفِيْهَا وَهُو َمَعَكُم ْأَيْن َمَا كُنْتُم ْوَالله ُبِمَا تَعْمَلُوْن َبَصِيْرٌ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض
ُوَإِلَى الله ِتُرْجَع ُالْأُمُوْرُ، يُوْلِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِو َيُوْلِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَهُو َعَلِيْم ٌبِذَات ِالصُّدُوْرِ{ ]الحديد:١ - ٦[ }هُو َالله ُالَّذِي ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو
َعَالِم ُالْغَيْب ِوَالشَّهَادَة ِهُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ{ ]الحشر:٢٢[ إلى آخر السّورة، }وَالضُّحَى، وَاللَّيْل ِإِذَا سَجَى، مَا وَدَّعَك َرَبُّك َوَمَا قَلَى، وَلَلْآخِرَة
ْخَيْر ٌلَك َمِن َالْأُولَى، وَلَسَوْف َيُعْطِيْك َرَبُّك َفَتَرْضَى، أَلَم ْيَجِدْك َيَتِيْمًا فَآوَى، وَوَجَدَك َضَالًّا فَهَدَى، وَوَجَدَك َعَائِلًا فَأَغْنَى، فَأَمَّا الْيَتِيْم
فَلَا تَقْهَرْ، وَأَمَّا السَّائِل َفَلَا تَنْهَرْ، وَأَمَّا بِنِعْمَة ِرَبِّك َفَحَدِّثْ{ ]الضحى:١ - ١١[، }أَلَم ْنَشْرَح ْلَك َصَدْرَكَ، وَوَضَعْنَا عَنْك َوِزْرَكَ، الَّذِي
ِكْرَكَ، فَإِن َّمَع َالْعُسْر ِيُسْرًا، إِن َّمَع َالْعُسْر ِيُسْرًا، فَإِذَا فَرَغْت َفَانْصَبْ، وَإِلَى رَبِّك َفَارْغَبْ{ ]الشرح:١ - ٨[،ِأَنْقَض َظَهْرَكَ، وَرَفَعْنَا لَك َذ
َ}إِن َّالله َاشْتَرَى مِن َالْمُؤْمِنِيْن َأَنْفُسَهُم ْوَأَمْوَالَهُم ْبِأَن َّلَهُم ُالْجَنَّة َيُقَاتِلُوْن َفِي ْسَبِيْل ِالله ِفَيَقْتُلُوْن َو َيُقْتَلُوْن َوَعْدًا عَلَيْه ِحَقًّا فِي التَّوْرَاة ِوَالْإِنْجِيْل
ِوَالْقُرْآن ِوَمَن ْأَوْفَى بِعَهْدِه ِمِن َالله ِفَاسْتَبْشِرُوا بِبَيْعِكُم ُالَّذِي ْبَايَعْتُم ْبِه ِوَذَلِك َهُو َالْفَوْز ُالْعَظِيْمُ، التَّائِبُوْن َالْعَابِدُوْن َالْحَامِدُوْن َالسَّائِحُوْن
ِالرَّاكِعُوْن َالسَّاجِدُوْن َالْآمِرُوْن َبِالْمَعْرُوْف ِوَالنَّاهُوْن َعَن ِالْمُنْكَر ِوَالْحَافِظُوْن َلِحُدُوْد ِالله ِوَبَشِّر
ُالْمُؤْمِنِيْنَ{ ]التوبة:١١١ - ١١٢[، }قَد ْأَفْلَح َالْمُؤْمِنُوْنَ، الَّذِيْن َهُم ْفِي ْصَلَاتِهِم ْخَاشِعُوْنَ، ْوَالَّذِيْن َهُم ْعَن ِاللَّغْو ِمُعْرِضُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِلزَّكَاة
فَاعِلُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِفُرُوْجِهِم ْحَافِظُوْنَ، إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِم ْأَو ْمَا مَلـَكَت ْأَيْمَانُهُم ْفَإِنَّهُم ْغَيْر ُمَلُوْمِيْنَ، فَمَن ِابْتَغَى وَرَاء َذَلِك َفَأُولَئِك َهُم
َالْعَادُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِأَمَانَاتِهِم ْوَعَهْدِهِم ْرَاعُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْعَلَى صَلَوَاتِهِم ْيُحَافِظُوْنَ، أُولَئِك َهُم ُالْوَارِثُوْنَ، الَّذِيْن َيَرِثُوْن َالْفِرْدَوْس َهُم ْفِيْهَا
َخَالِدُوْنَ{ ]المؤمنون:١ - ١١[، }إِن َّالْمُسْلِمِيْن َوَالْمُسْلِمَات ِوَالْمُؤْمِنِيْن َوَالْمُؤْمِنَات ِوَالْقَانِتِيْن َوَالْقَانِتَات ِوَالصَّادِقِيْن َوَالصَّادِقَات ِوَالصَّابِرِيْن
ُوَالصَّابِرَات ِوَالْخَاشِعِيْن َوَالْخَاشِعَات ِوَالْمُتَصَدِّقِيْن َوَالْمُتَصَدِّقَات ِوَالصَّائِمِيْن َوَالصَّائِمَات ِوَالْحَافِظِيْن َفُرُوجَهُم ْوَالْحَافِظَات ِوَالذَّاكِرِيْن َالله
كَثِيْرًا وَالذَّاكِرَات ِأَعَد َّالله ُلَهُم ْمَغْفِرَة ًوَأَجْرًا عَظِيمًا{ ]الأحزاب:٣٥[، }ن َّالْإِنْسَان َخُلِق َهَلُوْعًا، إِذَا مَسَّه ُالشَّر ُّجَزُوْعًا، وَإِذَا مَسَّه ُالْخـَيْر
ْمَنُوْعًا، إِلَّا الْمُصَلِّيْنَ، الَّذِيْن َهُم ْعَلَى صَلَاتِهِم ْدَائِمُوْنَ، وَالَّذِيْن َفِي ْأَمْوَالِهِم ْحَق ٌّمَعْلُوْمٌ، لِلسَّائِل ِوَالْمَحْرُوْمِ، وَالَّذِيْن َيُصَدِّقُوْن َبِيَوْم ِالدِّيْنِ،
ْوَالَّذِيْن َهُم ْمِن ْعَذَاب ِرَبِّهِم ْمُشْفِقُوْنَ، إِن َّعَذَاب َرَبِّهِم ْغَيْر ُمَأْمُوْنٍ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِفُرُوْجِهِم ْحَافِظُوْنَ، إِلَّا عَلَى أَزْوَاجِهِم ْأَو ْمَا مَلـَكَت
أَيْمَانُهُم ْفَإِنَّهُم ْغَيْر ُمَلُومِيْنَ، فَمَن ِابْتَغَى وَرَاء َذَلِك َفَأُولَئِك َهُم ُالْعَادُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْلِأَمَانَاتِهِم ْوَعَهْدِهِم ْرَاعُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْبِشَهَادَاتِهِم
قَائِمُوْنَ، وَالَّذِيْن َهُم ْعَلَى صَلَاتِهِم ْيُحَافِظُوْنَ، أُولَئِك َفِي ْجَنَّات ٍمُكْرَمُوْنَ{ ]المعارج:١٩ - ٣٥[.
ّكر، ونسألك سر ّالأسرار المانعة من الإصرار، حتّى لا يكون لنا معاللهم ّإنّا نسألك صحبة الخوف وغلبة الشّوق وثبات العلم ودوام الذ
٤٠---
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
الذّنب والعيب قرار، واجتبينا واهدنا إلى العمل بهذه الكلمات الّتي بسطتها على لسان رسولك، وابتليت بهن ّإبراهيم خليلك فأتمّهنّ،
}قَال َإِنِّي ْجَاعِلُك َلِلنَّاس ِإِمَامًا قَال َوَمِن ْذُرِّيَّتِي ْقَال َلَا يَنَال ُعَهْدِي الظَّالِمِيْنَ{ ]البقرة:١٢٤[، فاجعلنا من المحسنين، من ذرّيّته ومن
ذر ّيّة آدم ونوح، واسلك بنا سبيل أئمّة المتّقين، بسم الله وبالله ومن الله وإلى الله وعلى الله فليتوكّل المؤمنون، حسبي الله آمنت بالله
رضيت بالله توكّلت على الله لا قوّة إلا ّبالله، أشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شر يك له، وأشهد أن ّمحمّدا عبده ورسوله،
رب ّاغفر لي وللمؤمنين والمؤمنات، وتقرأ الفاتحة أيضا، قل الحمد لل᧦ّٰه وسلام على عباده الّذين اصطفى، رب ّإنّي ظلمت نفسي ظلما كثيرا
فاغفر لي وتب علي ّلا إله إلا أنت سبحانك إنّي كنت من الظّالمين، يا الله، يا عليّ، يا عظيم، يا حليم، يا عليم، يا سميع، يا بصير، يا
مريد، يا قدير، يا حيّ، يا قيّوم، يا أرحم الرّاحمين، يا رحمن، يا رحيم، يا من هو هو هو يا هو، يا أوّل يا آخر، يا ظاهر يا باطن، تبارك
اسم ربّك ذي الجلال والإكرام.
اللهم ّصلني باسمك العظيم، وهب لي منه سرّا لا تضر ّمعه الذّنوب شيئا، واجعل لي منه وجها تقضي به الحوايج للقلب والعقل والرّوح
والسّر والنّفس والبدن، ووجها ترفع به الحوايج من القلب والعقل والرّوح والسّر والنّفس والبدن، وأدرج أسمائي تحت أسمائك، وصفاتي
تحت صفاتك، وأفعالي تحت أفعالك، درج السّلامة وإسقاط الملامة وتنزّل الـكرامة وظهور الإمامة، وكمّل في ّما ابتليت به أئمّة الهدى
من كلماتك، وأغنني حتّى تغني بي، وأحيني حتّى تحيى بي ما شئت ومن شئت من عبادك، واجعلني خزانة الأربعين ومن خاصّة
المتّقين، واغفر لي فإنّه لا ينال عهدك الظّالمين، }طس{ ]النمل: ١[ حمعسق، }مَرَج َالْبَحْرَيْن ِيَلْتَقِيَانِ، بَيْنَهُمَا بَرْزَخ ٌلَا يَبْغِيَانِ{ ]الرحمن:
١٩ - ٢٠[، وتقرأ الفاتحة وقل هو الله أحد )ثلاثا(.
***
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
بحمدك وثنائك ومجدك، أصبحت غريبا في أرضك، أعبدك وأستعين بك، فاهدني سبل السّلام بالنّور والبيان، واخرجني من الظّلمات
إلى النّور، واهدني إلى صراط مستقيم، يا موجودا قبل كل ّموجود، يا أوّل يا آخر يا ظاهر يا باطن، ضاقت علي ّالأرض بما رحبت،
وضاقت علي ّنفسي لا ملجأ منك إلا إليك، فتب علي ّلأتوب، إنّك أنت التّواب الرّحيم. ومن أدعيته عند المساء قدس الله سره: أعوذ
بعظمتك وقدرتك وإرادتك وإحاطتك بكل ّشيء علما، من الذّنوب والعيوب والنّقائص والوساوس والهواجس والخواطر والهم ّوالفكر
والقدر والإرادات والحركات، وادخلني في حرزك وفي مأمنك وفي وكالتك وفي معاقلك وفي حمدك وثنائك ومجدك، واكشف لي عن
حقيقة العبوديّة لك، وأيّدني بروح المعونة فيها منك، واهدني بهداية النّبيّين والصّديقين والشّهداء والصّالحـين، غير المغضوب عليهم ولا
الضّالّين.
وقال رضي الله عنه: أعوذ بعزّة الله وقدرته وبكلمات الله التّامّات العامّات من شر ّما كان وما هو كائن في هذا اليوم وفيما بعده إلى
يوم القيامة وفي الدّنيا وفي الآخرة وفي الأزل وفي الأبد وأبد الأبد الّذي لا غاية له، ومن شر ّما لا يكون أن لو كان كيف كان يكون،
وأعوذ بجلالك وجمالك وعظمتك وكبر يائك ونورك وبهائك وسلطانك وقدرتك وإرادتك، ونفوذ مشيئتك وجميع أسمائك وصفاتك
ونعوتك وأخلاقك وأنوارك وبذاتك القائمة بجلالك، من شر ّما أجده وأحاذره، ومن شر ّكل ّمعلوم هو لك، أنت ربّي وعلمك حسبي،
فاعطني من سعة رحمتك على سعة علمك، فهي الّتي لم تدع للخير مطلبا، ولا من الشّر ّمهربا، آمنت بالله وملائكته
وكتبه ورسله واليوم الآخر وبالقدر خيره وشرّه والكلمات المتفرّقة عن كلمته القائمة بذاته، غفرانك ربّنا وإليك المصير، وصلّى الله على
سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم.
٤١---
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
ومن أدعيته رضي الله عنه
دعوة بسم الله الرّحمن الرّحيم، يا الله )ثلاثا(، يا رب ّ)ثلاثا(، يا رحمن )ثلاثا(، يا رحيم )ثلاثا(، لا تكلني إلى نفسي في حفظ ما
ملـّكتني لما أنت أملك به منّي، وامددني بدقائق اسمك الحفيظ الّذي حفظت به نظام الموجودات، واكسني بدرع من كفايتك، وقلّدني
كرامتك، وردّني برداء منك، وركّبني مركب النّجاة في المحيا وبعد الممات، بحق ّفجشبسيف نصرك وحمايتك، وتوّجني بتاج عزّك و
امددني بدقائق اسمك القهّار، تدفع به عنّي من أرادني بسوء من جميع المؤذيات، وتولّني ولاية العز ّيخضع لي بها كل ّجبّار عنيد وشيطان
مريد، يا عزيز يا جبّار )ثلاثا(.
اللهم ّألق علي ّمن زينتك ومحبّتك ومن شرف ربوبيّتك، ما تشهد به القلوب وتذل ّبه النّفوس وتخضع له الرّقاب وترق ّله الأبصار
وتعدو له الأفكار و يصغر له كل ّمتكبّر جبّار، يسّخر له كل ّملك قهّار، يا الله يا ملك يا عزيز يا جبّار ثلاثا، يا الله يا واحد يا أحد يا
قهّار. اللهم ّسخّر لي جميع خلقك كما سخّرت البحر لموسى عليه السّلام، وليّن لي قلوبهم كما ليّنت الحديد لداود عليه السّلام، فإنّهم لا
ينطقون إلا بإذنك، نواصيهم في قبضتك وقلوبهم في يدك تصرفهم حيث ما شئت يا مقلّب القلوب ثلاثا، يا علاّم الغيوب ثلاثا أطفأت
غضب النّاس بلا إله إلا الله واستجلبت رضاهم بسيّدنا ومولانا محمّد صلّى الله عليه وسلّم، فلمّا رأينه أكبرنه وقطّعن أيديهن ّوقلن حاش
كروا في الحفظ من كل سوء وفي النصر على الأعداء وغير ذلك(.لل᧦ّٰه ما هذا بشرا، إن هذا إلا ملك كريم. )وهي عجيبة جدّا فيما ذ
***
ومن دعائه رضي الله عنه: وقال:
اللهم ّإنّك لم تشهدنا على خلقنا ولا خلق أنفسنا ولم تتّخذ أحدا من المضلّين عضدا، ولم يكن لك شر يك في الملك ولم يكن لك ولي ّمن
الذّلّ، كبّرت نفسك قبل أن يكبّرك المكبّرون، وعظّمت وجودك قبل أن يعظّمك المعظّمون، نسألك بالتّعظيم الّذي لا له سبب ولا
نسب أن تعزّنا عزّا لا ذل ّبعده، وغنا لا فقر معه، وأنسا لا كدر فيه، وأمنا لا خوف بعده، واسعدنا بإجابة التّوحيد في طاعتك
حسب ما كنّا يوم الميثاق الأوّل في قبضتك، إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن دعائه رضي الله عنه:
ّاللهم ّآتني عقلا لا يحجبني عنك، وعن فهم آياتك، وعن فهم كلام رسولك وهب لي من العقل الّذي خصّصت به أولياءك ورسلك
وأنبياءك والصّدّيقين من عبادك واهدني بنورك هداية المخصّصين بمشيئتك، ووسّع لي في النّور توسعة كاملة تخصّني بها برحمتك، فإن
الهدى هداك، وإن ّالفضل بيدك تؤتيه من تشاء وأنت الواسع العليم، تخص ّبرحمتك من تشاء وأنت ذو الفضل العظيم. وقال: يا عزيز يا
حليم يا غني ّيا كريم يا واسع يا عليم يا ذا الفضل العظيم، اجعلني عندك دائما، وبك قائما ومن غيرك سالما، وفي حبّك هائما، وبعظمتك
عالما، وأسقط البين بيني وبينك حتّى لا يكون شيء أقرب إلي ّمنك، ولا تحجبني بك عنك إنّك على كل ّشيء قدير. وقال: اللهم ّهب
لي من النّور الّذي رأى به رسولك صلّى الله عليه وسلّم تسليما ما كان وما يكون، ليكون العبد بوصف سيّده لا بوصف نفسه غنيّا بك
عن تحديد النّظر لشيء من المعلومات، ولا يلحقه عجز عمّا أراد من المقدورات، ومحيطا بأنواع السّر ّبجميع أنواع الدّعوات، ومربّيا للبدن
مع النّفس والقلب مع العقل والرّوح مع السّر ّوالأمر مع البصيرة، والصّفات مع الذّات، والعقل الأوّل الممتد عن الرّوح الأكبر
المنفصل عن السّر ّالأعلى إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن أدعيته قدّس الله سرّه:
ّاللهم ّيا جامع النّاس ليوم لا ريب فيه، اجمع بيني وبين طاعتك على بساط مشاهدتك، وفرّق بيني وبين هم ّالدّنيا وهم ّالآخرة، وتب
عنّي في أمرها واجعل همّي أنت واملأ قلبي بمحبّتك، ونوّره بأنوارك، وخشّع قلبي بسلطان عظمتك، ولا تكلني إلى نفسي إنّك على كل
شيء قدير.
ومن أدعيته قدّس الله سرّه:
اللهم ّيا من خلق الخلق من غير حاجة إليهم، وكلّهم إليه له الحاجة، لا تبتلينا بالحاجة يا جليل يا جميل، كن لي باللّطف الّذي كنت
٤٢---
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
به لأوليائك، وانصرني بالرّعب الشّديد على أعدائك. اللهم ّبحق ّاسمك المجيد اطو لنا البعيد، وسهّل علينا كل ّصعب شديد، يا الله، يا
ّالله، يا الله، يا ربّاه، يا ربّاه، يا مغيث من عصاه، أغثنا يا كريم، وارحمنا يا بر ّيا رحيم. وقال: يا موجود قبل كل ّموجود، يا أوّل يا
آخر يا ظاهر يا باطن، ضاقت علي ّنفسي وضاقت علي ّالأرض بما رحبت ولا ملجأ ولا منجأ إلا إليك، فاغفر لي وارحمني وتب علي
لأتوب، لا توّاب غيرك، إنّك أنت التّوّاب الرّحيم. وقال: يا حي ّيا قيّوم، لا إله إلا أنت كن لي بحياتك كما كنت لأحبابك، وامحق
عنّي بصفاتك كما فعلت بأصفيائك، واجعلني قيّوما بتلك العصمة من غيرك كما فعلت بمحمّد نبيّك صلّى الله عليه وسلّم إنّك على كل ّشيء
قدير، إلهي إذا طلبت منك الغوث فقد طلبت غيرك، وإن سألتك ما ضمنت لي فقد اتّهمتك، وإن سكن قلبي إلى غيرك فقد أشركت
بك، جلّت أوصافك عن الحدوث فكيف أكون معك، وتنزّهت عن العلل فكيف أكون قريبا منك، وتعاليت عن الأغيار، فكيف
يكون قوامي غيرك.
ومن أدعيته قدس الله سرّه.
اللهم ّإنّي أسألك توحيدا لا يشوبه ضدّ، و يقينا لا يخالطه شك، يا من فضل أنعامه أنعام المنعمين وعجز عن شكره شكر الشّاكرين، قد
جرّبت غيرك من المؤمنين
بي ولغيري من السّائلين، فإذا كل ّقاصد إلى غيرك مردود وعن سواك معدوم مفقود، يا من به إليه توسّلت وعليه في السّرّآء والضّرّآء
توكّلت، حاجاتي مصروفة إليك، وآمالي موقوفة عليك، فكلّما وفّقتني إليه من خير أحمله وأطيقه فأنت الهادي إليه ومعيني ومسبّب
أسبابي لديه يا كريم، لا تؤده المطالب، و يا سيّدا يلجأ إليه كل ّقاصد وراغب ما زلت محفوفا منك من النّعم جار يا على عادة الإحسان
والـكرم، يا من جعل الصّبر عونا على بلائه وجعل الشّكر سببا للمزيد من آلائه، أسألك حسن الصّبر على المحن وتوفيقا للشّكر على المنن،
جلّت نعمتك عن شكري إيّاها، وعظمت عن أن يحاط بأذناها، فتفضّل على إقراري بعجزي بعفو أنت به أوسع، وأمرك به أسرع
كرمك به أجدر، وأنت عليه أقدر، فإن لم يكن لذنبي منك عذر تقبله فاجعله ذنبا تغفره وعيبا تستره يا أرحم الرّاحمين، وصلّى الله علىو
سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما.
ومن أذكار الشّاذلي قدّس الله سرّه عند الصّلاة:
إذا قام إليها يقول: لا إله إلا الله السّميع القريب المجيب، يجيب دعوة الدّاعي، ويجيب المضطرّ، و يكشف السّوء، ويجعل من يشاء
خليفة، إن ّربّي لسميع الدّعاء رب ّاجعلني مقيم الصّلاة ومن ذرّيّتي، ربّنا وتقبّل دعاء، ربّنا اغفر لي ولوالدي ّوللمؤمنين يوم يقوم
الحساب، أسألك بصلاتك على سيّدنا محمّد عبدك ورسولك أن تصلّي عليه وعلى ملائكتك وعلي ّصلاة تخرجني بها من الظّلمات إلى
النّور، واجعلني من المؤمنين فإنّك بالمؤمنين رؤوف رحيم. اللهم ّاجعل هذه الصّلاة صلة بيني وبينك ولا تجعلها معاملة لي عندك،
ّكر الأكبر، وأرنيه في نفسي وعملي، وأصحبنيه صحبة الـكرامة إلى غايةكرني فيها منك بالذواجعلها صلاة تنهى عن الفحشاء والمنكر، واذ
أجلي إنّك على كل ّشيء قدير، وصلّى الله على سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما.
ومن دعائه رضي الله عنه:
يا الله، يا فتّاح، يا عليم، يا غنيّ، يا كريم، افتح قلبي بنورك وارحمني بطاعتك، واحجبني عن معصيتك، وامنن علي ّبمغفرتك، وأغنني
بقدرتك عن قدرتي وبعلمك عن علمي، وبإرادتك عن إرادتي، وبحياتك عن حياتي وبصفاتك عن صفاتي، وبجودك عن جودي
وبدنوّك عن دنوّي وبقربك عن قربي وبحبّك عن حبّي وبصدقّك عن صدقي وبحفظك عن حفظي، وبنظرك عن نظري وبتدبيرك عن
كرمك وحلمك عن علمي وعملي، إنّك على كل ّشيءتدبيري وباختيارك عن اختياري، وبحولك وقدرتك عن حولي وقوّتي وبجودك و
قدير.
ومن دعائه رضي الله عنه:
يا الله، يا عليم، يا مريد، يا قدير، ربطت كل ّالعالم بعلمك، وميّزته بإرادتك، وصرّفته بقدرتك، فالشّقي ّحقّا من رأى الإحسان من
غيرك مع الدّعاوي العر يضة، فإن ّالكل ّفي قبضتك فأحيني بصفاتك حتّى أكون بغير تكوين، كما كنت في علمك، وميّزني بإرادتك عن
٤٣---
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
وصف الحدوث إذ لا حادث يحدث لك، وهب لي من نور قدرتك ما يطمئن ّبه قلبي كإبراهيم خليلك، أنت إلهي، بك أكون لك
فاسألك بذلك سعادة لا أشقى معها بمطالعة غيرك، إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن دعائه رضي الله عنه:
يا سميع، يا عليم، يا قريب، يا مجيب، يا محيط، يا دائم، أنت الّذي أسمعتني لذيذ خطابك، وتقرّبت إلي ّبكشف حجابك، وأحييتني من
حيث أنت بما أردت بإجابتك، فوجدتك محيطا دائما فما بقي المحاط به مع دوامك، إن نظرت إلى نفسي خاب نظري عن ملاحظتك،
وإن نظرت إليك لم يكن لي قرار مع قرارك، فعقلي ينزّهك وقلبي يصدّقك ونفسي تخدمك وروحي تحبّك وسرّي يشهدك، إلهي أنت
أقرب إلي ّمن تنز يه عقلي ومن تصديق قلبي، ومن حديث نفسي ومن محبّة روحي ومن شهادة سرّي، فأعوذ بك من حجابي بصفاتي،
إلهي قربك أشتاق إليه من حيث أنت، فلا تحجبني عنه من حيث أنا، لا إله إلا أنت تقوي من شئت لما شئت بما شئت إنّك على
كل ّشيء قدير، ولا حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم.
ومن أدعيته رضي الله عنه:
يا باعث، يا وارث، يا جامع، يا مقسط، أنت الّذي تجمع الخـير لمن شئت، كيف شئت، وأنت الجامع المقسط، فكل ّمحبوب يكون لي
ولا يكون لك فاصرفه عنّي، حيث لا يثبت لي إلا ما يكون لك، وأعذني بلطائف من عندك كما عذت محمّدا نبيّك ورسولك صلّى الله
عليه وعلى آله وصحبه وسلّم تسليما إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن أدعيته رضي الله عنه:
كرّمت الـكريم، فأنّى يكون كريما مناللهم ّإن ّالدّنيا حقيرة حقير ما فيها، وإن ّالآخرة كريمة كريم ما فيها، وأنت الّذي حقّرت الحقير و
طلب غيرك، أم كيف يكون زاهدا من اختار الدّنيا معك، فحقّقني بحقائق الزّهد حتّى استغنى بك عن طلب غيرك، وبمعرفتك حتّى
لا أحتاج إلى طلبك، إلهي كيف يصل إليك من طلبك، أم كيف يفوتك من هرب منك، فاطلبني برحمتك، ولا تطلبني بنقمتك يا
رحيم يا منتقم، إنّك على كل ّشيء قدير، ق، ح، سرّان من سرّك وكلاهما دالان عليك، فبالسّر ّالجامع الدّالّ، لا تكلني إلى نفسي ولا
إلى غيرك، إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن أدعيته رضي الله عنه:
يا غنيّ، يا قويّ، يا قدير، يا عزيز، من للفقير غير الغنيّ، من للضعيف غير القويّ، من للعاجز غير القادر، من للذّليل غير العزيز، فأجلسني
على بساط الصّدق، واكسني لباس التّقوى الّذي هو خير وهو من آياتك، واحجبني بعظمتك عن كل ّشيء هو لك، واملأ قلبي بمحبّتك
حتّى لا يكون فيه متّسع لغيرك، إنّك على كل ّشيء قدير
ومن كلامه تحميد الباري:
اللهم ّلك الحمد ولك المجد حمدا لا نهاية له ولا حد ّولا يدرك له قبل ولا بعد، لا أستطيع حمدك كما أنت أهله، ولا يصل لسان أحد
حقيقة حمدك ولا عقله،
فأحمدك كما أطيقه، وألحقه إذ كنت عاجزا ممّا أنت وليّه ومستحقّه والحمد لرب ّالعالمين حمدا يستغرق الألفاظ الشّارحة معناه، ويسبق
الألحاظ الطّامحة أدناه، لا يرد وجهه نكوص، ولا يجد كنهه تخصيص، ولا يجوزه بقبض ولا ببسط مثال نطق ولا تخمين، ولا يحصره
بفعل ولا بخط ّشمال ولا يمين، ولا يجمعه عدد يحصيه، ولا يسعه الحد ّأبدا يحو يه، ولا يدعه أحد يستوي فيه، إذا سبقت هواديه لحقت
كرك، لأنّي إنتواليه، وأشكرك على نعمك الّتي لا أحصيها شكرا يقتضي ز يادتها، ويستدعي مع أنّي عاجز عن شكرك والقيام بواجب ذ
أنفذت الشّكر، فبالعقل الّذي أعطيته وإن تكلّمت فباللّطف الّذي آتيت وإن تعبّدت لك فبالقوّة الّتي أوليت، فأين الشّكر الّذي أصفه
لنفسي، فإن ّجميع ذلك هو لك ومنك، ولو ملـكت اعتقادي بقلبي من دون هدايتك، وإظهاره بلساني دون معونتك، ما كان فقدان
ذلك حتّى ينهض الحمل أيسر، ما أسبقت من نقمك وصرفت من نعمك، ولو تعبّدت لك مدّة حياتي حتّى لا أتنعمّن ّإلا في عبادتك،
أين كان يبلغ ذلك ممّا تستحقه بجلال عظمتك ولو قطعت عنّي مادّة الرّزق يوما لم أستطع القيام بشيء من أمرك، ولو لم تحفظني من
٤٤---
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
جميع الآفات لشغلني أضعف دبيب من خلقك عن قضاء فرضك، بل النّعمة من فواضل جودك، والعبد من ضعفاء عبيدك، وما تيسّر
من الشّكر فبتوفيقك وتسديدك، وأسألك أن تصلّي على سيّدنا محمّد الّذي جعلته نور الرّشاد ودليل العباد إلى يوم المعاد، صلاة ٺتضاعف
إلى الأبد، وتشتمل بالمزيد والمدد، وتبلّغه بالرّحمة والبركات، تؤديه عنّي بالتّحيّة والسّلام إلى حشر الأنام، وعلى آله وسلّم تسليما كثيرا
بدوام ملك الله.
ومن كلامه رضي الله عنه:
يا الله، يا نور، يا حقّ، يا مبين، افتح قلبي بنورك وعلّمني من علمك واحفظني بحفظك وأسمعني منك، وفهّمني عنك وبصّرني بك،
وسبّب لي سببا من فضلك، تغنني به من الفقر، وتعزّني به من الذّلّ، وتصلح لي به الدّنيا والآخرة، وتوصلني به إلى النّظر إلى وجهك
الـكريم في جنّة الفردوس إنّك على كل ّشيء قدير، يا نعم المولى ونعم النّصير.
ومن أذكاره رضي الله عنه:
يا الله، يا حميد، يا مجيد، يا الله، يا كريم، يا برّ، يا رحيم، يا الله، يا قويّ، يا متين، هب لي من رحمتك ما أحمدك به فأكون من المؤمنين،
وارزقني من لطائف العز ّما أكون به قويّا متينا حاملا محمولا في العالمين وهب لي من كرمك ما أكون به برّا تقيّا من الصّالحـين يا
كه وهم الواهمين، إلهي وجدتك رحيما، كيف لا أرجوك وكيف لا أجد ناصرا وأنا أرجوك،رحيم، يا لطيف ألطف بي لطفا لا يدر
من لي إذا قطعتني ومن ليس لي إذا رحمتني فصلني من حيث تعلم ولا أعلم إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن كلامه قدّس الله سرّه:
أعوذ بك من عذابك يوم تبعث عبادك، وأعوذ بك من عاجل العذاب ومن سوء الحساب، فإنّك لسر يع العقاب وإنّك لغفور رحيم،
رب ّإنّي ظلمت نفسي ظلما كثيرا فاغفر لي وتب عليّ، لا إله إلا أنت سبحانك إنّي كنت من الظّالمين.
ومن كلامه قدّس الله سرّه:
سبحان الله وبحمده، سبحان الله العظيم لا إله إلا الله. اللهم ّثبّت علمها في قلبي واغفر لي ذنبي واغفر للمؤمنين والمؤمنات، وقل الحمد
لل᧦ّٰه وسلام على عباده الّذين اصطفى.
ومن كلامه رضي الله عنه:
يا من له الأمر كلّه، أسألك الخـير كلّه، وأعوذ بك من الشّر ّكلّه، فإنّك أنت الله الّذي لا إله إلا أنت الغني ّالغفور الرّحيم، أسألك
بالهادي محمّد صلّى الله عليه وسلّم }إِلَى صِرَاط ٍمُسْتَقِيْمٍ، صِرَاط ِالله ِالَّذِي ْلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِأَلَا إِلَى الله ِتَصِيْر ُالْأُمُوْرُ{
كري، وتيسّر بها أمري، وتنزّه بها فكري، وتقدّس بها سرّي،]الشورى:٥٢ - ٥٣[، وأسألك مغفرة تشرح بها صدري، وترفع بها ذ
وتكشف بها ضرّي، وترفع بها قدري، إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن كلامه في بعض مناجاته قدّس الله سرّه:
يا الله، يا وليّ، يا نصير، يا غنيّ، يا حميد، أعوذ بك من دنيا لا يكون فيها نصيب لوجهك، ومن عمل آخرة يكون فيها حظ لغيرك،
كة تعرّي عن الاقتداء بسنّة رسولك، وعن بصيرة لا تؤدّي إلى حقيقة معرفتك، واعطف بقلبي في حضرتك، وأغننيوأعوذ بك من حر
عن رعايتي برعايتك، إنّك على كل ّشيء قدير.
ومن كلامه رضي الله عنه:
يا واسع يا عليم يا ذا الفضل العظيم، إن تمسسني بضر ّفلا كاشف له إلا أنت وإن تردني بخـير فلا راد ّلفضلك، تصيب به من تشاء من
عبادك وأنت الغفور الرّحيم.
ومن كلامه قدّس الله سره:
٤٥---
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ٣٢
سبحان الملك القدّوس الخلاق الفعّال )سبع مرات(، ثم يقرأ قوله تعالى: }إِن ْيَشَأ ْيُذْهِبْكُم ْوَيَأْت ِبِخَلْق ٍجَدِيْدٍ، وَمَا ذَلِك َعَلَى الله ِبِعَزِيْزٍ{
كره اليافعي في الدر ّالنظيم من كلام أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه مما تبېن نفعه وظهرت]إبراهيم:١٩ - ٢٠[، ومن ذلك ما ذ
بركاته لمن وقع عليه خوف من سلطان جائر وطلبه أحد بغير حق أو روعه ظالم، أو فاجر أو ضلت به طر يق أن يقرأ سورة يس، ثم
يقول: بسم الله الرّحمن الرّحيم، بسم الله الّذي لا إله إلا هو الحي ّالقيّوم، بسم الله الّذي لا يضر ّمع اسمه شيء في الأرض ولا في السّماء
وهو السّميع العليم. اللهم ّإنّي أعوذ بك من شر ّفلان وفلانة، فإنه يكفى ذلك، وكان يقول إذا أردت الصدق في القول فأكثر من
قراءة: }إِنَّا أَنْزَلْنَاه ُفِي ْلَيْلَة ِالْقَدْرِ{ ]القدر:١[، وإن أردت الإخلاص في جميع أحوالك، فاعن على نفسك بقراءة: }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ{
ِ]الإخلاص:١[، وإن أردت السّلامة فأكثر من قراءة: }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالنّاسِ{ ]الناس:١[، قال بعضهم: وأقل الإكثار سبعون كل
يوم إلى سبعمائة، وكان يقول: إذا ورد عليك مزيد من الدّنيا والآخرة فقل: }حَسْبُنَا الله ُسَيُؤْتِيْنَا الله ُمِن ْفَضْلِه ِوَرَسُوْلُه ُإِنَّا إِلَى الله
رَاغِبُوْنَ{ ]التوبة:٥٩[، وكان يقول إذا استحسنت شيئا من أحوالك الظاهرة والباطنة وخفت زواله فقل: ما شاء الله لا قوّة إلا بالله،
وكان يقول من أراد أن يسلم من أهوال الدّنيا والآخرة فليقرأ: }إِذَا اَلشَّمْس ُكُوِّرَتْ{ ]التكوير:١[، وكان يقول إذا خوفك أحد من
ٌالجن ّوالإنس فقل: }حَسْبُنَا الله ُونِعْم َاَلْوَكِيْلُ{ ]آل عمران:١٧٣[،
ِكْرِّكْر َو َيَقُوْلُوْن َإِنَّه ُلَمَجْنُوْنٌ، وَمَا هُو َإِلَّا ذو كان رضي الله عنه يقرأ للعين: }وَإِن ْيَكَاد ُالَّذِيْن َكَفَرُوْا لَيُزْلِقُوْنَك َبِأَبْصَارِهِم ْلَمَّا سَمِعُوا الذ
لِلْعَالَمِيْنَ{ ]القلم:٥١ - ٥٢[، وكان يقول من قرأ: }اقْرَأ ْبِاسْم ِرَبِّكَ{ ]العلق:١[ كفي هم ّالظّاهر، ومن قرأ: }إِنَّا أَنْزَلْنَاهُ{ ]القدر:١[
كفي هم ّالباطن.
ومن أذكاره رضي الله عنه:
لا إله إلا الله الأوّل الآخر الظّاهر الباطن محمّد رسول الله السّيّد الفاتح الخاتم. ومنها أيضا: يا الله، يا نور، يا حقّ، يا مبين، أحي قلبي
بنورك وأقمني بشهودك، وعرّفني الطّر يق إليك. ومنها أيضا: رب ّاغفر لي واجعلني لك عبدا ذائب التّمييز بأنوارك، مطموس الحسن
بجلالك، واغفر لي وللمؤمنين والمؤمنات. ومنها:
كّرني وفهّمني وارحمني وفرّحني وبرّني وفرّغني من كل ّشيء إلا مناللهم ّاغفر لي واسترني ولا تفضحني في الدّنيا والآخرة، وعلّمني وذ
كرك وطاعة رسولك ومحابّك ومحاب ّرسولك صلّى الله عليه وسلّم. وكان يقول عقب كلامه رضي الله عنه:ذ
اللهم ّكن بنا رؤوفا وعلينا عطوفا وخذ بأيدينا إليك أخذ الـكرام، وقوّمنا إذا اعوججنا، وأعنّا إذا استقمنا، وخذ بأيدينا إذا عثرنا وكن لنا
حيث ما كنّا. وقال رضي الله عنه: قلت على مصيبة نزلت: إنّا لل᧦ّٰه وإنّا إليه راجعون.
اللهم ّأجرني في مصيبتي، وأعقبني خيرا منها، فألقي إلي ّأن أقول: واغفر لي سيّئها وما كان من توابعها وما اتّصل بها وما هو محشو فيها
وكل ّشيء كان قبلها وما يكون بعدها فقلتها فهانت عليّ، فلو أن ّالدّنيا كلّها كانت لي وأصبت فيها لهانت عليّ، ولكان ما وجدت من
برد الرّضاء والتّسليم أحب ّإلي ّمن ذلك كلّه. وقال رضي الله عنه: رأيت كأن ّرجلا جاء إلي ّوقال: إن ّالسّلطان يأتي إليك فقل:
اللهم ّألق علي ّمن زينتك ومحبّتك إلى قوله: يا الله، يا أحد، يا واحد، يا قهّار، كما تقدّم في دعوة: }فَلَمَّا رَأَيْنَه ُأَكْبَرْنَهُ{ ]يوسف:٣١[
الآية. وقال رضي الله عنه: رأيت رسول
الله صلّى الله عليه وسلّم قال لي: قل لفلان بن فلان يقول هذه الكلمات، فمن قالها تنصب ّعليه الرّحمة صبّا كالمطر، الحمد لل᧦ّٰه الّذي منه
بدأ الحمد وإليه يعود وكل ّشيء كذلك لا إله إلا الله.
ّاللهم ّاغفر لي شركي وظلمي وتقصيري، واغفر للمؤمنين والمؤمنات. وقال رضي الله عنه: خرجت من منزلي لصلاة الصّبح، فلقّنت
كر بسم الله رب ّجبر يل، بسم الله رب ّميكائيل، بسم الله رب ّإسرافيل، بسم الله رب ّعزرائيل، بسم الله رب ّمحمّد، بسم الله ربذ
إبراهيم، بسم الله رب ّموسى، بسم الله رب ّعيسى، بسم الله رب ّكل ّشيء وهو على كل ّشيء وكيل، له مقاليد السّموات والأرض
٤٦---
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ٣٤
يبسط الرّزق لمن يشاء و يقدر وهو بكل ّشيء عليم. وقال رضي الله عنه ممّا يصلح أن يقال في أوّل اللّيل وفي أوّل النهار وفي أثنائهما:
أعوذ بعزّة الله، أعوذ بقدرة الله. . . إلى آخر التّعويذ المتقدّم.
وقال رضي الله عنه: وقد أراد أن يمشي لبعض الظلمة في الدّفع لرجل من الصّالحـين: اللهم ّاجعل مشيتي إليه تواضعا لوجهك، وابتغاء
ّلفضلك ورضوانك ونصرة لك ولرسولك، وزيّني بزينة الفقراء والمهاجرين الّذين أخرجوا من ديارهم وأموالهم يبتغون فضلا من الله
ورضوانا وينصرون الله ورسوله أولئك هم الصّادقون، وخصّني بالمحبّة والإيثار ودفع الحاجة من الصّدور في اللّيل والنّهار، وقني شح
نفسي واجعلني من المفلحين واغفر لنا ولإخواننا الّذين سبقونا بالإيمان ولا تجعل في قلوبنا غلا للّذين آمنوا، ربّنا إنّك رؤوف رحيم.
وقال وقد سمع شكوى الناس مما هم فيه من الظّلم: اللهم ّإنّا برآء من جور الجائرين وظلم الظّالمين وإنا محبون لعدلك، فلا تجرّد علينا
بسخطك إنّك على كل ّشيء قدير. وقال رضي الله عنه:
كراهة المعصية والبغض لها، والزّهد في الدّنيا والحفظ بأمانة الشّرع لها، والثّقة بما في يدك والرّضااللهم ّإنّي أسألك الطّاعة والحب ّلها، و
بما قسّمت منها وهيّئنا
وهذه دعوة قوله تعالى: لَا إِلَه َإِلَّا أَنْت َسُبْحَانَك َإِنِّي كُنْت ُمِن َالظَّالِمِيْن َ]الأنبياء:87[ ٣٣
للشّكر مع الوجد، والرّضا مع الفقد، والبذل مع الفضل، واجعل ثواب ما يذهب عنّا أحب ّإلينا من منفعة ما بقي لنا، وهب لنا إخلاصا
ذاتيّا وعملا زاكيا وعلما صافيا ونورا هاديا، فإنّك تهدي من تشاء إلى صراط مستقيم. وقال رضي الله عنه:
اللهم ّإنّا نسألك انتباها ونظرا بك ومعرفة لك ومحبّة وعملا بطاعتك وشوقا إلى لقائك وخوفا منك ورجاء فيك وتوكّلا عليك ورضا بك
وبرسولك وبما جاء من عندك، وأسألك وصلة به وتحقيقا بنوره ونظرا بنظره وإشرافا على علمه، إنّك على كل ّشيء قدير.
وهذه دعوة قوله تعالى: }لَا إِلَه َإِلَّا أَنْت َسُبْحَانَك َإِنِّي كُنْت ُمِن َالظَّالِمِيْنَ{ ]الأنبياء:٨٧[
وهي لتفريج الـكروب والخلاص من كل غم، والنجاة من كل مكروه
وقال رضي الله عنه: بت ليلة في غم ّعظيم فألهمت أن أقول:
بسم الله الرّحمن الرّحيم
إلهي مننت علي ّبالإيمان والمحبّة والطّاعة والتّوحيد، وأحاطت بي الغفلة والشّهوة والمعصية، وطرحتني النّفس في بحر الهوى فهي مظلمة،
وعبدك محزون مهموم مغموم، قد التقمه نون الهوى، وهو يناديك نداء المحبوب المعصوم نبيّك وعبدك يونس ابن متّى، وهو يقول لا
إله إلا أنت سبحانك إنّي كنت من الظّالمين، فاستجب لي كما استجبت له وأيّدني بالمحبّة في محل ّالتّفريد والوحدة، وأنبت علي ّأشجار
اللّطف والحنان، فإنّك أنت الله الملك المنّان، وليس لي إلا أنت وحدك لا شر يك لك ولست بمخلف وعدك لمن آمن بك، إذ قلت
كذلك ننجي المؤمنين.وقولك الحقّ، فاستجبنا له ونجّيناه من الغم ّو
***
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ٣٤
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم:
}بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ، الرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، مَالِك ِيَوْم ِالدِّيْنِ، إِيَّاك َنَعْبُد ُوَإِيَّاك َنَسْتَعِيْنُ، اهْدِنَا الصِّرَاط َالْمُسْتَقِيْمَ،
٤٧---
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ٣٤
صِرَاط َالَّذِيْن َأَنْعَمْت َعَلَيْهِم ْغَيْر ِالْمَغْضُوْب ِعَلَيْهِم ْوَلَا الضَّالِّيْن{ ]الفاتحة:١ - ٧[ آمين.
سبحان ربي العظيم، سبحان ربي العظيم، سبحان ربي العظيم.
}الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي ْيَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم ُمَا
بَيْن َأَيْدِيهِم ْوَمَا خَلْفَهُم ْوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْمُ{
]البقرة:٢٥٥[.
}آمَن َالرَّسُوْل ُبِمَا أُنْزِل َإِلَيْه ِمِن ْرَبِّه ِوَالْمُؤْمِنُوْن َكُل ٌّآمَن َبِالله ِوَمَلَائِكَتِه ِوَكُتُبِه ِوَرُسُلِه ِلَا نُفَرِّق ُبَيْن َأَحَد ٍمِن ْرُسُلِه ِوَقَالُوْا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا
غُفْرَانَك َرَبَّنَا وَإِلَيْك َالْمَصِيْرُ، لَا يُكَلِّف ُالله ُنَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَت ْوَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَت ْرَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن ْنَسِينَا أَو ْأَخْطَأْنَا رَبَّنَا
وَلَا تَحْمِل ْعَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَه ُعَلَى الَّذِيْن َمِن ْقَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَة َلَنَا بِه ِوَاعْف ُعَنَّا وَاغْفِر ْلَنَا وَارْحَمْنَا أَنْت َمَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى
َالْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]البقرة:٢٨٥ - ٢٨٦[.
}الم، الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْمُ، نَزَّل َعَلَيْك َالْكِتَاب َبِالْحَق ِّمُصَدِّقًا لِمَا بَيْن َيَدَيْه ِوَأَنْزَل َالتَّوْرَاة َوَالْإِنْجِيْلَ، مِن ْقَبْل ُهُدًى لِلنَّاس ِوَأَنْزَل
الْفُرْقَان َإِن َّالَّذِيْن َكَفَرُوْا بِآيَات ِالله ِلَهُم ْعَذَاب ٌشَدِيْد ٌوَالله ُعَزِيْز ٌذُو انْتِقَامٍ{ ]آل عمران:١ - ٤[
}يَاأَيُّهَا الْمُدَّثِّرُ، قُم ْفَأَنْذِرْ، وَرَبَّك َفَكَبِّرْ، وَثِيَابَك َفَطَهِّرْ، وَالرُّجْز َفَاهْجُرْ، وَلَا تَمْنُن ْتَسْتَكْثِرُ، وَلِرَبِّك َفَاصْبِرْ{ ]المدثر:١ - ٧[
}اقْرَأ ْبِاسْم ِرَبِّك َالَّذِي ْخَلَقَ، خَلَق َالْإِنْسَان َمِن ْعَلَقٍ، اقْرَأ ْوَرَبُّك َالْأَكْرَمُ، الَّذِي ْعَلَّم َبِالْقَلَمِ، عَلَّم َالْإِنْسَان َمَا لَم ْيَعْلَمْ{ ]العلق:١ - ٥[.
}الرَّحْمَنُ، عَلَّم َالْقُرْآنَ، خَلَق َالْإِنْسَانَ، عَلَّمَه ُالْبَيَانَ، الشَّمْس ُوَالْقَمَر ُبِحُسْبَانٍ، وَالنَّجْم ُوَالشَّجَر ُيَسْجُدَان، وَالسَّمَاء َرَفَعَهَا وَوَضَع َالْمِيْزَانَ، أَلَّا
تَطْغَوْا فِي الْمِيْزَانِ، وَأَقِيْمُوا الْوَزْن َبِالْقِسْط ِوَلَا تُخْسِرُوا الْمِيْزَانَ{ ]الرحمن:١ - ٩[ }تَبَارَك َاسْم ُرَبِّك َذِي الْجَلَال ِوَالْإِكْرَامِ{ ]الرحمن:٧٨[.
ُسبحان ربي العظيم، سبحان ربي العظيم، سبحان ربي العظيم.
}سَبَّح َلل᧦ّٰه ِمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِيُحْيِي ْوَيُمِيْت ُوَهُو َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، هُو َالْأَوَّل
ِوَالْآخِر ُوَالظَّاهِر ُوَالْبَاطِن ُوَهُو َبِكُل ِّشَيْء ٍعَلِيْمٌ، هُو َالَّذِي ْخَلَق َالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َفِي ْسِتَّة ِأَيَّام ٍثُم َّاسْتَوَى عَلَى الْعَرْش ِيَعْلَم ُمَا يَلِج ُفِي
الْأَرْض ِوَمَا يَخْرُج ُمِنْهَا وَمَا يَنْزِل ُمِن َالسَّمَاء ِوَمَا يَعْرُج ُفِيهَا وَهُو َمَعَكُم ْأَيْن َمَا كُنْتُم ْوَالله ُبِمَا تَعْمَلُوْن َبَصِيْرٌ، لَه ُمُلْك ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض
ُوَإِلَى الله ِتُرْجَع ُالْأُمُوْرُ، يُوْلِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِو َيُوْلِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَهُو َعَلِيْم ٌبِذَات ِالصُّدُوْرِ{ ]الحديد:١ - ٦[.
َ}هُو َالله ُالَّذِي لَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَالِم ُالْغَيْب ِوَالشَّهَادَة ِهُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ، هُو َالله ُالَّذِي ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْمَلِك ُالْقُدُّوْس ُالسَّلَام ُالْمُؤْمِن ُالْمُهَيْمِن
الْعَزِيْز ُالْجَبَّار ُالْمُتَكَبِّر ُسُبْحَان َالله ِعَمَّا يُشْرِكُوْنَ، هُو َالله ُالْخَالِق ُالْبَارِئ ُالْمُصَوِّر ُلَه ُالْأَسْمَاء ُالْحُسْنَى يُسَبِّح ُلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو
الْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]الحشر:٢٢ - ٢٤[.
}قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ، وَلَم ْيَكُن ْلَه ُكُفُوًا أَحَدٌ{ ]الإخلاص:١ - ٤[
}قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالْفَلَقِ، مِن ْشَر ِّمَا خَلَقَ، وَمِن ْشَر ِّغَاسِق ٍإِذَا وَقَبَ، وَمِن ْشَر ِّالنَّفَّاثَات ِفِي الْعُقَدِ، وَمِن ْشَر ِّحَاسِد ٍإِذَا حَسَدَ{ ]الفلق:١
.[٥ -
}قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالنَّاسِ، مَلِك ِالنَّاسِ، إِلَه ِالنَّاسِ، مِن ْشَر ِّالْوَسْوَاس ِالْخَنَّاسِ، الَّذِي ْيُوَسْوِس ُفِي ْصُدُوْر ِالنَّاسِ، مِن َالْجِنَّة ِوَالنَّاسِ{
]الناس:١ - ٦[.
اللهم ّيا من هو كذلك، وعلى ما وصفه به عباد الله المخلصون من النبيين والصديقين، والشهداء والصالحـين، والعلماء الموقنين، والأولياء
المقربين، ومن أهل سماواته وأرضه، وسائر الخلق أجمعين، أسألك بها وبالآيات والأسماء كلّها، وبالعظيم منها، وبالأم، والسيدة،
وبخواتيم سورة البقرة، وبالمبادي والخواتيم، وبآمين على الموافقة، وبحاء الرحمة، وميم الملك، ودال الدوام.
٤٨---
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ٣٤ْ
ُ}مُحَمَّد ٌرَسُوْل ُالله ِوَالَّذِيْن َمَعَه ُأَشِدَّاء ُعَلَى الـْكُفَّار ِرُحَمَاء ُبَيْنَهُم ْتَرَاهُم ْرُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُون َفَضْلًا مِن َالله ِوَرِضْوَانًا سِيْمَاهُم ْفِي وُجُوهِهِم ْمِن
أَثَر ِالسُّجُوْد ِذَلِك َمَثَلُهُم ْفِي التَّوْرَاة ِوَمَثَلُهُم ْفِي الْإِنْجِيْل ِكَزَرْع ٍأَخْرَج َشَطْأَه ُفَآزَرَه ُفَاسْتَغْلَظ َفَاسْتَوَى عَلَى سُوقِه ِيُعْجِب ُالزُّرَّاع َلِيَغِيْظ َبِهِم
الـْكُفَّار َوَعَد َالله ُالَّذِيْن َآمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَات ِمِنْهُم ْمَغْفِرَة ًوَأَجْرًا عَظِيْمًا{ ]الفتح:٢٩[
أحون قاف أدم ّحم ّهاء آمين.
كهيعص: اغفر لي وارحمني برحمتك التي رحمت بها أنبياءك ورسلك، ولا تجعلني }بِدُعَائِك َرَب ِّشَقِيًّا{ ]مريم:٤[.
وإني خفت، وأخاف أن أخاف، ثم لا أهتدي إليك سبيلا، فاهدني إليك، وأمني بك من كل خوف ومخوف، في الدنيا والآخرة،
إنك على كل شيء قدير.
اللهم ّيا بديع السّموات والأرض، يا قيوم الدارين، و يا قيوم بكل شيء، يا حي يا قيوم، يا إلهنا لا إله لنا إلا أنت، كن لنا وليا ونصيرا
وأمنا، وأمنّا بك من كل شيء، حتى لا نخاف إلا أنت، واجعلنا في جوارك، واحجبنا بالذي حجبت به
أولياءك، فترى ولا يراك أحد من خلقك، وأصبب علينا من الخـير أكمله وأجمله، واصرف عنا من الشر أصغره وأكبره، طس، حم،
عسق، }مَرَج َالْبَحْرَيْن ِيَلْتَقِيَانِ، بَيْنَهُمَا بَرْزَخ ٌلا يَبْغِيَانِ{ ]الرحمن:١٩ - ٢٠[.
اللهم ّإنا نسألك الخوف منك، والرجاء فيك، والمحبة لك، والشوق إليك، والأنس بك، والرضا عنك، والطاعة لأمرك، على بساط
مشاهدتك، ناظرين منك إليك، وناطقين بك عنك، لا إله إلا أنت سبحانك، ربنا ظلمنا أنفسنا وقد تبنا إليك قولا وعقدا، فتب علينا
جودا وعطفا، واستعملنا بعمل ترضاه، وأصلح لنا في ذر ياتنا، إنا تبنا إليك، وإنا من المسلمين، يا غفور، يا ودود، يا برّ، يا رحيم، اغفر
لنا ذنوبنا، وقربنا بودك، وصلنا بتوحيدك، وارحمنا بطاعتك، ولا تعاقبنا بالفترة، ولا بالوقفة مع كل شيء دونك، واحملنا على سبيل
القصد، واعصمنا من جائرها، إنك على كل شيء قدير.
اللهم ّيا جامع الناس ليوم لا ريب فيه، اجمع بيننا وبين الصدق والنية والإخلاص والخشوع والهيبة والحياء والمراقبة والنور واليقين
والعلم والمعرفة والحفظ والعصمة والنشاط والقوة والستر والمغفرة والفصاحة والبيان والفهم في القرآن، وخصنا منك بالمحبة والاصطفائية
والتخصيص والتولية، وكن لنا سمعا وبصرا ولسانا وقلبا وعقلا ويدا ومؤيدا، وآتنا العلم اللدني، والعمل الصالح، والرزق الهنيّ، الذي
لا حجاب به في الدنيا، ولا حساب ولا سؤال ولا عقاب عليه في الآخرة على بساط علم التوحيد والشرع سالمين من الهوى والشهوة
والطبع، وأدخلنا مدخل صدق، وأخرجنا مخرج صدق، واجعل لنا من لدنك سلطانا نصيرا.
يا الله، يا علي، يا عظيم، يا حليم، يا عليم، يا سميع، يا بصير، يا مريد، يا قدير، يا حي، يا قيوم، يا رحمن، يا رحيم، يا من هو هو هو
يا هو، أسألك بعظمتك التي ملأت أركان عرشك، وبقدرتك التي قدرت بها على خلقك، وبرحمتك التي وسعت كل شيء، وبعلمك
المحيط بكل شيء، وبإرادتك التي لا ينازعها شيء، وبسمعك وبصرك القريبېن من كل شيء، يا من هو أقرب إلي ّمن كل شيء، قد
قل ّحيائي وعظم افترائي، وبعد منائي، واقترب شقائي، وأنت البصير بمحنتي وحيرتي وشهوتي وسوءتي، تعلم ضلالتي وعمايتي وفاقتي،
وما قبح من صفاتي؛ آمنت بك وبأسمائك وصفاتك، وبمحمد رسولك؛ فمن ذا الذي يرحمني
غيرك، ومن ذا الذي يسعدني سواك، فارحمني وأرني سبيل الرشد، واهدني إليه سبيلا، وأرني سبيل الغي وجنبني إياه، واصحبني منك
النور والحق والحكم والفصل والبيان، واحرسني بنورك يا الله يا نور، يا حق، يا مبين، افتح لي قلبي بنورك، وعلمني من علمك، وفهمني
عنك، وأسمعني منك، وبصرني بك إنك على كل شيء قدير.
اللهم ّإني أصبحت وأنا أريد الخـير وأكره الشر، وسبحان الله، والحمد للّه، ولا إله إلا الله، والله أكبر، ولا حول ولا قوة إلا بالله العلي
العظيم، فاهدني بنورك لنورك، فيما يرد علي ّمنك، وفيما يصدر مني إليك، وفيما يجري بيني وبين خلقك، وضيق علي ّبقربك، واحجبني
بحجب عزتك وعز ّحجبك، وكن أنت حجابي حتى لا يقع شيء مني إلا عليك، وسخر لي أمر هذا الرزق، واعصمني من الحرص والتعب
في طلبه، ومن شغل القلب وتعلق الهم به، ومن الذل للخلق بسببه، ومن التفكر والتدبر في تحصيله، ومن الشح والبخل بعد حصوله، وما
٤٩---
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ٣٤
يعرض في النفس من ذلك وتخلقه بقدرتك على وفق إرادتك وعلمك، ومن ضرورات الحاجة إلى خلقك، فاجعله اللهم سببا لإقامة
كرا من أذكارك، وسرا من أسرارك، وطاعةالعبودية، ومشاهدة لأحكام الربوبية، وهب لي خفية من خفياتك، ونورا من أنوارك، وذ
من طاعات أنبيائك، وصحبة لملائكتك، وتول أمري بذاتك، ولا تكلني إلى نفسي طرفة عين ولا أقل من ذلك، واجعلني حسنة من
حسناتك، ورحمة بين عبادك، تهدي بها من تشاء إلى صراط مستقيم، }صِرَاط ِالله ِالَّذِي ْلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِأَلَا إِلَى
الله ِتَصِيْر ُالْأُمُوْرُ{ ]الشورى:٥٣[.
اللهم ّاهدني لنورك، واعطني من فضلك، وامنعني من كل عدو حولك. .
كرك، وقلبا يسمع بالحق منك، وروحا يكرم بالنظر إليك، وسرا ممتعا بحقائقومن كل شيء يشغلني عنك، وهب لي لسانا لا يفتر عن ذ
قربك، وعقلا جائلا بجلال عظمتك، وزيّن ما ظهر وما بطن مني بأنواع طاعتك، يا سميع يا عليم، يا عزيز يا حكيم.
اللهم ّكما خلقتني فاهدني، وكما أمتني فاحيني، وكما أطعمتهم فأطعمني واسقني، ومرضي لا يخفى عليك فاشفني، وقد أحاطت بي خطيئاتي
فاغفر لي، وهب لي علما يوافق علمك، وحكما يصادف حكمك، واجعل لي لسان صدق بين
عبادك، واجعلني من ورثة جنتك، ونجني من النار بعفوك، وأدخلني الجنة حالا ومآلا برحمتك، وأرني وجه سيدنا محمد نبيك، وارفع
الحجاب فيما بيني وبينك، واجعل مقامي عندك دائما بين يديك وناظرا منك إليك، واسقط البين عني حتى لا يكون شيء بيني وبينك،
واكشف لي عن حقيقة الأمر كشفا لا طلب بعده لعبدك مع المزيد المضمون بكريم وعدك، إنك على كل شيء قدير.
يا الله، يا عظيم، يا سميع، يا عليم، يا بر، يا رحيم، عبدك قد أحاطت به خطيئاته، وأنت العظيم، وندائي كأنه لم يسمع وأنت السميع،
وقد عجزت عن سياسة نفسي، وأنت العليم، وأنّى لي برحمتها وأنت البر الرحيم، كيف يكون ذنبي عظيما مع عظمتك؟ أم كيف تجيب
من لم يسألك وتترك من سألك؟ أم كيف أسوس نفسي بالبر وضعفي لا يعزب عنك؟ أم كيف أرحمها بشيء وخزائن الرحمة بيديك؟
إلهي عظمتك ملأت قلوب أوليائك، فصغر لديهم كل شيء، فاملأ قلبي بعظمتك حتى لا يصغر ولا يعظم لديه شيء، واسمع ندائي
بخصائص اللطف، فإنك السميع من كل شيء.
اللهم ّستر عنّي مكاني منك حتى عصيتك وأنا في قبضتك واجترحت ما اجترحت فكيف لي بالاعتذار إليك؟ إلهي جذبك لي أطمعني
فيك، وحجابي عنك آيسني من غيرك، فاقطع حجابي حتى أصل إليك، واجذبني جذبة لا أرجع بعدها لغيرك.
كم من سيئة ممن تحب لا وزر لها، فاجعل سيئاتي سيئات من أحببت، ولا تجعل حسناتيإلهي كم من حسنة ممن لا تحب لا أجر لها، و
حسنات من أبغضت، فإن كرم الـكريم من السيئات أتم منه مع الحسنات، فأشهدني كرمك على بساط رحمتك، ورضّني بقضائك،
وصبّرني على طاعتك فيما أجريت علي ّمن أمرك ونهيك، وأوزعني شكر نعمتك، وغطّني برداء عافيتك حتى لا أشرك بك مع المزيد
المضمون بكريم وعدك، إنك على كل شيء قدير.
إلهي معصيتك نادتني بالطاعة، وطاعتك نادتني بالمعصية، ففي أيهما أخافك، وفي أيهما أرجوك، إن قلت بالمعصية قابلتني بفضلك، فلم
تدع لي خوفا، وإن قلت بالطاعة قابلتني بعدلك، فلم تدع لي رجاء، فليت شعري كيف أرى إحساني مع
إحسانك، أم كيف أجهل فضلك مع عصيانك، قاف جيم، سران من سرك، وكلاهما دالان على غيرك، فبالسر الجامع الدال عليك
لا تدعني لغيرك، إنك على كل شيء قدير.
يا الله، يا غفار، يا منعم، يا هادي، يا ناصر، يا عزيز، هب لي من نور أسمائك ما أتحقق به حقائق ذاتك، وافتح لي واغفر لي، وأنعم
علي ّواهدني، وانصرني وأعزّني، يا معز لا تذلّني بتدبير مالك، ولا تشغلني عنك بمالك، فالكل كلك، والأمر أمرك، والسر سرك، عدمي
وجودي، ووجودي عدمي، فالحق حقك، والجعل جعلك، ولا إله غيرك، وأنت الله الحق المبين.
يا عالم السر وأخفى، يا ذا الـكرم والوفاء، علمك قد أحاط بعبدك وقد شقى في طلبك، فكيف لا يشقى من طلب غيرك، وتلطف بي
حتى علمت أن طلبي لك جهل، وطلبي لغيرك كفر، فأجرني من الجهل، واعصمني من الـكفر، يا قريب أنت القريب وأنا البعيد، قربك
أيأسني من غيرك، وبعدي عنك ردني للطلب لك، فكن لي بفضلك حتى تمحو طلبي بطلبك، يا قوي يا عزيز، إنك على كل شيء قدير.
٥٠---
هذه مناجاة الحكم لابن عطاء الله السكندري ٣٥
اللهم ّلا تعذبنا بإرادتنا وحب شهواتنا، فنشغل أو نحجب أو نفرح بوجود مرادنا، أو نحزن أو نسخط أو نسلم تسليم النفاق عند الفقد،
وأنت أعلم بقلوبنا، فارحمنا بالنعيم الأكبر، والمزيد الأفضل، والفوز الأكمل، وغيبنا وغيب عنا كل شيء، واشهدنا إياك بالإشهاد وانصرنا
في الحياة الدنيا و يوم يقوم الأشهاد.
يا الله، يا قدير، يا مريد، يا عزيز، يا حكيم، يا حميد، إنا نسألك بالقدرة العظمى، وبالمشيئة العليا، وبالآيات والأسماء كلها، وبهذا
العظيم منها أن تسخر لنا هذا البحر، وكل بحر هو لك في الأرض والسماء والملك والملـكوت، كما سخرت البحر لموسى، وسخرت النار
لإبراهيم، وسخرت الجبال والحديد لداود، وسخرت الريح والشياطين لسليمان، وسخرت لنا كل شيء يا من بيده ملـكوت كل شيء، وهو
يجـير ولا يجار عليه، يا عليم، يا عظيم، يا حليم، يا عليم، أحون قاف أدم ّحم ّهاء آمين. اهـ.
***
هذه مناجاة الحكم لابن عطاء الله السكندري ٣٥
هذه مناجاة الحكم لابن عطاء الله السكندري
ّبسم الله الرّحمن الرّحيم
إلهي أنا الفقير في غنائي، فكيف لا أكون فقيرا في فقري؟ إلهي أنا الجاهل في علمي، فكيف لا أكون جهولا في جهلي؟ إلهي إن
اختلاف تدبيرك، وسرعة حلول مقاديرك، منعا عبادك العارفين بك عن السّكون إلى عطاء، واليأس منك في بلاء.
إلهي منّي ما يليق بلؤمي ومنك ما يليق بكرمك. إلهي وصفت نفسك باللّطف والرّأفة بي قبل وجود ضعفي، أفتمنعني منهما بعد وجود
ضعفي؟ إلهي إن ظهرت المحاسن منّي فبفضلك ولك المنّة عليّ، وإن ظهرت المساوئ، منّي فبعدلك ولّك الحجّة عليّ. إلهي كيف تكلني
وقد توكّلت عليك؟ وكيف أضام، وأنت النّاصر لي؟ أم كيف أخيب وأنت الحفي ّبي؟ ها أنا أتوسّل إليك بفقري إليك، وكيف أتوسّل
إليك بما هو محال أن يصل إليك؟ أم كيف أشكو إليك حالي وهو لا يخفى عليك؟ أم كيف أترجم لك بمقالي وهو منك برز إليك؟ أم
كيف تخيب آمالي وهي قد وفدت عليك؟ أم كيف لا تحسن أحوالي وبك قامت وإليك؟ إلهي ما ألطفك بي مع عظيم جهلي! وما
أرحمك بي مع قبيح فعلي! إلهي ما أقربك منّي! وما أبعدني عنك! إلهي ما أرأفك بي، فما الّذي يحجبني عنك؟ إلهي قد علمت باختلاف
الآثار وتنقّلات الأطوار أن ّمرادك منّي أن ٺتعرّف إلي ّفي كل ّشيء حتّى لا أجهلك في شيء. إلهي أخرسني لؤمي وأنطقني كرمك
وكلّما آيستني أوصافي أطمعتني مننك، إلهي من كانت محاسنه مساوئ فكيف لا تكون مساو يه مساوئ؟ ومن كانت حقائقه دعاوي
فكيف لا تكون دعاو يه دعاوي؟ إلهي حكمك النّافذ ومشيئتك القاهرة لم يتركا لذي مقال مقالا ولا لذي حال حالا. إلهي كم من
طاعة بنيتها وحالة شيّدتها، هدم اعتمادي عليها عدلك، بل أقالني منها فضلك، إلهي إنّك تعلم وإن لم تدم الطّاعة منّي فعلا جزما، فقد
دامت محبّة وعزما، إلهي كيف أعزم وأنت القاهر؟ وكيف لا أعزم وأنت
الآمر؟ إلهي تردّدي في الآثار يوجب بعد المزار فاجمعني عليك بخدمة توصلني إليك. إلهي كيف يستدل ّعليك بما هو في وجوده مفتقر
إليك؟ أيكون لغيرك من الظّهور ما ليس لك، حتّى يكون هو المظهر لك؟ متى غبت حتّى يحتاج إلى دليل يدل ّعليك؟ ومتى بعدت
حتّى تكون الآثار هي الّتي توصل إليك؟ إلهي عميت عين لا تراك عليها رقيبا وخسرت صفقة عبد لم تجعل له من حبّك نصيبا. إلهي
أمرت بالرّجوع إلى الآثار فارجعني إليها بكسوة الأنوار وهداية الاستبصار حتّى أرجع إليك منها كما دخلت منها إليك مصون السّر ّعن
النّظر إليها ومرفوع الهمّة عن الاعتماد عليها، إنّك على كل ّشيء قدير. إلهي ذلّي ظاهر بين يديك وهذا حالي لا يخفى عليك، منك
أطلب الوصول إليك وبك أستدل ّعليك فاهدني بنورك إليك وأقمني بصدق العبوديّة بين يديك. إلهي علّمني من علمك المخزون وصني
بسر ّاسمك المصون، إلهي حقّقني بحقائق أهل القرب، واسلك بي مسالك أهل الجذب، إلهي أغنني بتدبيرك عن تدبيري وباختيارك لي
عن اختياري وأوقفني على مراكز اضطراري، إلهي أخرجني من ذل ّنفسي وطهّرني من شكّي وشركي قبل حلول رمسي بك استنصر
٥١---
هذه صلاة جليلة وصفة عظيمة ونعوت كريمة المسمّاة بصلاة ناجية لأبي المواهب الشّاذلي رضي الله عنه ٣٦
فانصرني، وعليك أتوكّل فلا تكلني وإيّاك أسأل فلا تخيّبني وفي فضلك أرغب فلا تحرمني، ولجنابك أنتسب فلا تبعدني، وببابك أقف
فلا تطردني. إلهي تقدّس رضاك أن تكون له علّة منك فكيف تكون له علّة منّي أنت الغني ّبذاتك عن أن يصل إليك النّفع منك،
فكيف لا تكون غنيّا عنّي، إلهي إن ّالقضاء والقدر غلباني، وإن ّالهوى بوثاق الشّهوة أسرني، فكن أنت النّصير لي حتّى تنصرني وتنصر
بي، واغنني بفضلك حتّى استغنى بك عن طلبي، أنت الّذي أشرقت الأنوار في قلوب أوليائك وأنت الّذي أزلت الأغيار من قلوب
أحبابك، أنت المؤنس لهم حيث أوحشتهم العوالم، وأنت الّذي هديتهم حتّى استبانت لهم المعالم، ماذا وجد من فقدك؟ وما الّذي
فقد من وجدك؟ لقد خاب من رضي دونك بدلا، ولقد خسر من ابتغى عنك متحوّلا، إلهي كيف يرجى سواك وأنت ما قطعت
الإحسان؟ وكيف يطلب من غيرك وأنت ما بدّلت
عادة الامتنان؟ يا من أذاق أحبّاءه حلاوة مؤانسته فقاموا بين يديه متملّقين، و يا من ألبس أولياءه ملابس هيبته فقاموا بعزّته مستعزّين،
كر الذّاكرين، وأنت الباديء بالإحسان من قبل توجّه العابدين، وأنت الجواد بالعطاء من قبل طلب الطّالبين،ّأنت الذّاكر من قبل ذ
وأنت الوهّاب لنا ثم ّأنت لما وهبتنا من المستقرضين، إلهي اطلبني برحمتك حتّى أصل إليك واجذبني بمنّتك حتّى أقبل عليك، إلهي إن
رجائي لا ينقطع عنك وإن عصيتك، كما إن ّخوفي لا يزايلني وإن أطعتك، إلهي قد دفعتني العوالم إليك وقد أوقفني علمي بكرمك عليك،
كزتني؟ أم كيف لا أستعز ّوإليك قدإلهي كيف أخيب وأنت أملي؟ أم كيف أهان وأنت متّكلي؟ إلهي كيف أستعز ّوفي الذّلّة أر
نسبتني؟ إلهي كيف لا أفتقر وأنت الّذي في الفقر أقمتني؟ أم كيف أفتقر وأنت الّذي بجودك أغنيتني؟ أنت الّذي لا إله غيرك تعرّفت
لكل ّشيء فما جهلك شيء، وأنت الّذي تعرّفت إلي ّفي كل ّشيء، فرأيتك ظاهرا في كل ّشيء، فأنت الظّاهر لكل ّشيء، يا من استوى
برحمانيّته على عرشه فصار العرش غيبا في رحمانيته، كما صارت العوالم غيبا في عرشه، محقت الآثار بالآثار، ومحوت الأغيار بمحيطات
كه الأبصار، يا من تجلّى بكمال بهائه، فتحقّقت عظمته الأسرار، كيفأفلاك الأنوار، يا من احتجب في سرادقات عزّه عن أن تدر
تخفى وأنت الظّاهر، أم كيف تغيب وأنت الرّقيب الحاضر؟
***
هذه صلاة جليلة وصفة عظيمة ونعوت كريمة المسمّاة بصلاة ناجية لأبي المواهب ٣٦
الشّاذلي رضي الله عنه
هذه صلاة جليلة وصفة عظيمة ونعوت كريمة المسمّاة بصلاة ناجية لأبي المواهب الشّاذلي رضي الله عنه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّصل ّعلى النّبي ّالمتوّج بتاج الـكمال في مقام الحضرة الأكمليّة على سائر البر يّة، وسلّم سلام الخصوصيّة في حضرة الرّبوبيّة، صلاة
وسلاما يتم ّنورهما لنا أبدا، ولا ينقطع ثوابهما بل يتجدّد سرمدا.
اللهم ّصل ّعلى طلعة مبدأ الذّات، ومظهر أنوار الصّفات، ذي الجناب الأعظم، والجاه الأكرم والنّور الخارق، والقلم الفارق والجمال
اليتيم، والصّراط المستقيم، والخلق العظيم، والهدى القويم، والـكمال المطلق، والعز ّالمحقّق، والمقام الأعلى والسّر ّالأجلى، والباطن الأتقى،
والقلب الأنقى، واللّسان الفصيح، والوجه المليح، والجلال الظّاهر، والعنصر الطّاهر، والرّحمة الشّاملة، والنّعمة الكاملة، مبدأ الأمر
والختام، ومنتهى النّهي والنّظام، طراز حلّة الملك والملـكوت، ومستودع خزائن الرّحموت، قطب دائرة الوجود، ومعدن فيوضات الـكرم
والجود، إنسان عين الـكمال، وفخر المزايا والخصال، مفجر ينابيع الحكم، والمؤيّد بأعلى الهمم، لطيفة سر ّالخلافة الآدميّة، المشتملة المشتهرة
بالأنوار المحمّديّة، خصّها الله بصلاة ترضى تلك اللّطيفة الأحمديّة، وسلام عاطر عليها من رب ّالبر يّة، تم ّمن عبد حقير معترف بالتّقصير،
يرجو الصّلاة منك عليه، فصل ّاللهم ّعلى المطهّر التّامّ، واسطة عقد النّظام، فاتح خزائن المعارف، ومفيض الأسرار واللّطائف، نور
ّكر السّبوحيّ،الأنوار وسر ّالأسرار، بحر الجود ومدد الوجود، وسيّد كل ّوالد ومولود، مقر ّالتّنزّلات ومجلى التّجلّيّات، بالمعنى الرّوحي ّوالذ
٥٢---
هذه الصّلاة المشيشية الممزوجة لعلي الدّرقاوي قدّس سرّه ٣٨
روح الأرواح ولطيفة الارتياح، إنسان عين الأعيان في جميع دورات الزّمان، مبلغ المقاصد السّنيّة لذوي
هذه الصلاة المشيشية ومن أوراد أصول الشّاذليّة ٣٧
الهمم العليّة في الحضرات القدسيّة، بهجة الأنوار المتالقة في مظاهر الصّباح، وأنس حضرة الوجود القابلة لملاح الملاح، مرشد العقول
وهادي النّفوس، ومنوّر الأرواح ومزيل البؤس، خطيب خطبة الوصال بلسان الاتّصال في جامع الجلال والجمال، إمام أهل العرفان
في حضرة الإنسان.
اللهم ّصل ّوسلّم عليه سلاما تعرّفنا به أسرار معارف دائرته الكلّيّة كما يعرفنا في دائرتنا الجزئيّة، اللهم ّحقّقنا بحقائق علوّه وبيانه في
حضرات عيانه، وانزل علينا من بركاته ما يقرّبنا إليه في جميع حضراته. اللهم ّبحق ّخصوصيّته خصّنا بخواص معارفه الّتي ورثها عنه
أهل الخصوصيّة حتّى صاروا بها في أكمل رتبة بين البر يّة. اللهم ّاجعل قلوبنا معمورة بمعارفه العلميّة، وأرواحنا منوّرة بأنواره السّنيّة،
وعقولنا تابعة لمأموراته، ونفوسنا مرحوزة بمهيّاته، وأبداننا منقادة لذلك الهدى ما أحييتنا أبدا.
اللهم ّاجعل حياتنا على سنّته وموتنا على ملّته، واجعله المجيب عنّا في البرزخ والشّفيع لنا عندك يوم القيامة من الأنكال وعظيم الأهوال
واجعله لنا مجـيرا من عذابك، وجارا في دار ثوابك من غير سابق عذاب وامتحان، يا حنّان يا منّان. اللهم ّمتّعنا بطلعة شهوده في
الدّارين، واجعله لنا أنيسا في الـكونين، واجعلنا عنده من أهل العناية في البداية والنّهاية، وارض عن آله وأصحابه والتّابعين، والحمد لل᧦ّٰه
رب ّالعالمين.
***
هذه الصلاة المشيشية ومن أوراد أصول الشّاذليّة
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّصل ّعلى من منه انشقّت الأسرار، وانفلقت الأنوار، وفيه ارتقت الحقائق، وتنزّلت علوم آدم فأعجز الخلائق، وله تضاءلت الفهوم
كه منّا سابقفلم يدر
هذه الصّلاة المشيشية الممزوجة لعلي الدّرقاوي قدّس سرّه ٣٨
ولا لا حق، فر ياض الملـكوت بزهر جماله مؤنقة، وحياض الجـبروت بفيض أنواره متدفقة، ولا شيء إلا وهو به منوط، إذ لو لا
الواسطة لذهب كما قيل الموسوط، صلاة تليق بك منك إليه كما هو أهله. اللهم ّإنّه سرّك الجامع الدّال ّعليك وحجابك الأعظم القائم
لك بين يديك.
اللهم ّألحقني بنسبه وحقّقني بحسبه، وعرّفني إيّاه معرفة أسلم بها من موارد الجهل، وأكرع بها من موارد الفضل، واحملني على سبيله
إلى حضرتك، حملا محفوفا بنصرتك، واقذف بي على الباطل فادمغه، وزج ّبي في بحار الأحديّة وانشلني من أوحال التّوحيد، واغرقني
في عين بحر الوحدة حتّى لا أرى ولا أسمع ولا أجد ولا أحس ّإلا بها، واجعل الحجاب الأعظم حياة روحي وروحه، وسر ّحقيقتي
كريّا، وانصرني بكوحقيقته، جامع عوالمي بتحقيق الحق ّالأوّل، يا أوّل يا آخر يا ظاهر يا باطن، اسمع ندائي بما سمعت به نداء عبدك ز
لك، وأيّدني بك لك، واجمع بيني وبينك، وحل بيني وبين غيرك )ثلاثا(، الله الله الله، إن ّالّذي فرض عليك القرآن لرادّك إلى معاد
)ثلاثا(، ربّنا آتنا من لدنك رحمة وهيّئ لنا من أمرنا رشدا )ثلاثا(، إن ّالله وملائكته يصلّون على النّبي ّيا أيّها الّذين آمنوا صلّوا عليه
وسلّموا تسليما، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
هذه الصّلاة المشيشية الممزوجة لعلي الدّرقاوي قدّس سرّه
أعوذ بالله من الشّيطان الرّجيم
٥٣---
هذه الصّلاة المشيشية الممزوجة لعلي الدّرقاوي قدّس سرّه ٣٨
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّصل ّوسلّم بجميع الشّؤن في الظّهور والبطون على من منه انشقّت الأسرار الكامنة في ذاته العليّة ظهورا، وانفلقت الأنوار المنطو يّة
في سماء صفاته
السّنيّة بدورا، وفيه ارتقت الحقائق منه إليه، وتنزّلت علوم آدم به فيه عليه، فأعجز كلا من الخلائق فهم ما أودع من السّر ّفيه، وله
كه منّا سابق في وجوده، ولا يبلغه لاحق على سوابق شهوده، فأعظم بهتضاءلت الفهوم وكل ّعجزه يكفيه، فذلك السّر ّالمصون لم يدر
من نبي ّر ياض الملك والملـكوت بزهر جماله الزّاهر مؤنقة، وحياض معالم الجـبروت بفيض أنوار سرّه الباهرة متدفّقة، ولا شيء إلا وهو
به منوط، وبسرّه السّاري محوط، إذ لو لا الواسطة في كل ّصعود وهبوط لذهب كما قيل الموسوط صلاة تليق بك منك إليه، وٺتوارد
بتوارد الخلق الجديد والفيض المديد عليه، وسلاما يجاري هذه الصّلاة فيضه وفضله كما هو أهله، وعلى آله شموس سماء العلا، وأصحابه
والتّابعين ومن تلا. اللهم ّإنّه سرّك الجامع لكل ّالأسرار، ونورك الواسع بجميع الأنوار، ودليلك الدّال بك عليك وقائد ركب عوالمك
إليك، وحجابك الأعظم القائم لك بين يديك فلا يصل واصل إلا إلى حضرته المانعة، ولا يهتدي حائر إلا بأنواره اللامعة.
اللهم ّألحقني بنسبه الرّوحي، وحقّقني بحسبه السّبّوحي، وعرّفني إيّاه معرفة أشهد بها محيّاه، وأصير بها مجلاه، كما يحبّه ويرضاه، وأسلم
بها من ورود موارد الجهل بعوارفه، وأكرع بها من موارد الفضل بمعارفه، واحملني على نجائب لطفك وركائب حنانك وعطفك وسر بي
في سبيله القويم وصراطه المستقيم إلى حضرته المتّصلة بحضرتك القدسيّة المتبلّجة بتجلّيّات محاسنه الأنسيّة، حملا محفوفا بجنود نصرتك،
مصحوبا بعوالم أسرتك، واقذف بي على الباطل بأنواعه في جميع بقاعه، فادمغه بالحق ّعلى الوجه الأحقّ، وزج ّبي في بحار الأحديّة
المحيطة، بكل ّمركّبة وبسيطة، وانشلني من أوحال التّوحيد إلى فضاء التّفريد، المنزّه عن الإطلاق والتّقييد، واغرقني في عين بحر الوحدة
شهودا، حتى لا أرى ولا أسمع ولا أجد ولا أحس ّإلا بها نزولا وصعودا، كما هو كذلك لن يزال وجودا، واجعل اللهم ّذلك لديه
ممدوحا وعندك محمودا، واجعل اللهم ّالحجاب الأعظم حياة روحي كشفا
وعيانا، إذ الأمر كذلك رحمة منك وحنانا، واجعل اللهم ّروحه سر ّحقيقتي ذوقا وحالا، وحقيقته جامع عوالمي في مجامع معالمي
حالا ومآلا، وحقّقني بذلك على ما هنالك بتحقيق الحق ّالأوّل والآخر والظّاهر والباطن، يا أوّل فليس قبلك شيء، يا آخر فليس بعدك
كريّاء، واجعلنيشيء، يا ظاهر فليس فوقك شيء، يا باطن فليس دونك شيء، اسمع ندائي في بقائي وفنائي بما سمعت به نداء عبدك ز
عنك راضيا وعندك مرضيّا، وانصرني بك لك على عوالم الجن ّوالإنس والملك، وأيّدني بك لك بتأييد من سلك فملك ومن ملك فسلك،
واجمع بيني وبينك وأزل عن العين غينك، وحل ّبيني وبين غيرك، واجعلني من أئمّة خيرك وميرك، الله الله الله، الله منه بدئ الأمر،
الله الأمر إليه يعود، الله واجب الوجود وما سواه مفقود، إن ّالّذي فرض عليك القرآن لرادّك إلى معاد، في كل ّاقتراب وابتعاد
وانتهاض واقتعاد، ربّنا آتنا من لدنك رحمة وهيّئ لنا من أمرنا رشدا، واجعلنا ممّن اهتدى بك فهدى، حتّى لا يقع منّا نظر إلا عليك،
ولا يسير بنا وطر إلا إليك، وسر بنا في معارج مدارج، }إِن َّالله َوَمَلَائِكَتَه ُيُصَلُّوْن َعَلَى النَّبِي ِّيَاأَيُّهَا الَّذِيْن َآمَنُوْا صَلُّوْا عَلَيْه ِوَسَلِّمُوْا تَسْلِيْمًا{
]الأحزاب:٥٦[.
اللهم ّفصل ّوسلّم منا عليه أفضل الصّلاة وأكمل التّسليم، فإنّا لا نقدر قدره العظيم، ولا ندرك ما يليق به من الاحترام والتّعظيم، صلوات
ّالله تعالى وسلامه وتحيّاته ورحمته وبركاته على سيّدنا محمّد عبدك ونبيّك ورسولك النّبي ّالأمّي ّوعلى آله وصحبه عدد الشّفع والوتر وعدد
كلمات ربّنا التّامّات المباركات، أعوذ بكلمات الله التّامّات من شر ّما خلق )ثلاثا(، تحصّنت بذي العزّة والجـبروت، واعتصمت برب
الملـكوت وتوكّلت على الحي ّالّذي لا يموت، اصرف عنّا الأذى إنّك على كل ّشيء قدير )ثلاثا(. بسم الله الّذي لا يضر ّمع اسمه شيء
في الأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم )ثلاثا(، حسبنا الله ونعم الوكيل )ثلاثا(، لا حول ولا قوّة إلا بالله العلي ّالعظيم )ثلاثا(.
اللهم ّصل ّعلى سيّدنا محمّد وعلى آله وصحبه وسلّم،
}فَسَيَكْفِيْكَهُم ُالله ُوَهُو َالسَّمِيْع ُالْعَلِيْمُ{ ]البقرة: ١٣٧[ )ثلاثا(، }فَالله ُخَيْر ٌحَافِظًا وَهُو َأَرْحَم ُالرَّاحِمِيْنَ{ ]يوسف: ٦٤[ )ثلاثا(، }رَبَّنَا
٥٤---
هذه الوظيفة الزّروقية من أوراد السادة الشاذلية ٣٩
ُآتِنَا مِن ْلَدُنْك َرَحْمَة ًوَهَيِّئ ْلَنَا مِن ْأَمْرِنَا رَشَدًا{ ]الـكهف: ١٠[ )ثلاثا(، }وَأُفَوِّض ُأَمْرِي إِلَى الله ِإِن َّالله َبَصِيْر ٌبِالْعِبَادِ{ ]غافر: ٤٤[،
ُّ}الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي يَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم
ِمَا بَيْن َأَيْدِيهِم ْوَمَا خَلْفَهُم ْوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي
ُالْعَظِيْمُ{ ]البقرة:٢٥٥[، }شَهِد َالله ُأَنَّه ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َوَالْمَلَائِكَة ُوَأُوْلُو الْعِلْم ِقَائِمًا بِالْقِسْط ِلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ، إِن َّالدِّيْن َعِنْد َالله
ُالْإِسْلَامُ{ ]آل عمران:١٨ - ١٩[، }قُل ِاللَّهُم َّمَالِك َالْمُلْك ِتُؤْتِي الْمُلْك َمَن ْتَشَاء ُوَتَنْزِع ُالْمُلْك َمِمَّن ْتَشَاء ُوَتُعِز ُّمَن ْتَشَاء ُوَتُذِل ُّمَن ْتَشَاء
ٌبِيَدِك َالْخـَيْر ُإِنَّك َعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، تُولِج ُاللَّيْل َفِي النَّهَار ِوَتُولِج ُالنَّهَار َفِي اللَّيْل ِوَتُخْرِج ُالْحَي َّمِن َالْمَيِّت ِوَتُخْرِج ُالْمَيِّت َمِن َالْحَي ِّوَتَرْزُق
مَن ْتَشَاء ُبِغَيْر ِحِسَابٍ{ ]آل عمران:٢٦ - ٢٧[، }لَقَد ْجَاءَكُم ْرَسُوْل ٌمِن ْأَنْفُسِكُم ْعَزِيْز ٌعَلَيْه ِمَاعَنِتُّم ْحَر ِيْص ٌعَلَيْكُم ْبِالْمُؤْمِنِيْن َرَءُوْف
رَحِيْمٌ{ ]التوبة:١٢٨[ )ثلاثا(، }فَإِن ْتَوَلَّوْا فَقُل ْحَسْبِي َالله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َعَلَيْه ِتَوَكَّلْت ُوَهُو َرَب ُّالْعَرْش ِالْعَظِيْمِ{ ]التوبة:١٢٩[ )ثلاثا(.
}بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ{ ]الفاتحة:
ِكْرَكَ، فَإِن َّمَع َالْعُسْر ِيُسْرًا، إِن َّمَع َالْعُسْر ِيُسْرًا،١[ }أَلَم ْنَشْرَح ْلَك َصَدْرَكَ، وَوَضَعْنَا عَنْك َوِزْرَكَ، الَّذِي ْأَنْقَض َظَهْرَكَ، وَرَفَعْنَا لَك َذ
فَإِذَا فَرَغْت َفَانْصَبْ، وَإِلَى رَبِّك َفَارْغَبْ{ ]الشرح:١ - ٨[. }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ{ ]الفاتحة:١[، }إِنَّا أَنْزَلْنَاه ُفِي لَيْلَة ِالْقَدْرِ، وَمَا
أَدْرَاك َمَا لَيْلَة ُالْقَدْرِ، لَيْلَة ُالْقَدْر ِخَيْر ٌمِن ْأَلْف ِشَهْرٍ، تَنَزَّل ُالْمَلَائِكَة ُوَالرُّوْح ُفِيْهَا بِإِذْن ِرَبِّهِم ْمِن ْكُل ِّأَمْرٍ، سَلَام ٌهِي َحَتَّى مَطْلَع ِالْفَجْرِ{
]القدر:١ - ٥[. }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ{ ]الفاتحة:١[. }لِإِيْلَاف ِقُرَيْشٍ، إِيْلَافِهِم ْرِحْلَة َالشِّتَاء ِوَالصَّيْفِ، فَلْيَعْبُدُوْا رَب َّهَذَا الْبَيْتِ،
ٌالَّذِي ْأَطْعَمَهُم ْمِن ْجُوع ٍوَآمَنَهُم ْمِن ْخَوْفٍ{ ]قريش:١ - ٤[. بسم الله الرّحمن الرّحيم }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ،
وَلَم ْيَكُن ْلَه ُكُفُوًا أَحَد
هذه الوظيفة الزّروقية من أوراد السادة الشاذلية ٣٩ِ
ِ{ ]الإخلاص:١ - ٤[. بسم الله الرّحمن الرّحيم }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالْفَلَقِ، مِن ْشَر ِّمَا خَلَقَ، وَمِن ْشَر ِّغَاسِق ٍإِذَا وَقَبَ، وَمِن ْشَر ِّالنَّفَّاثَات
فِي الْعُقَدِ، وَمِن ْشَر ِّحَاسِد ٍإِذَا حَسَدَ{ ]الفلق:١ - ٥[، }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ{ ]الفاتحة:١[ }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالنَّاسِ، مَلِك ِالنَّاسِ، إِلَه
َالنَّاسِ، مِن ْشَر ِّالْوَسْوَاس ِالْخَنَّاسِ، الَّذِي ْيُوَسْوِس ُفِي صُدُوْر ِالنَّاسِ، مِن َالْجِنَّة ِوَالنَّاسِ{ ]الناس:١ - ٦[. مرّة مرّة. بسم الله الرّحمن
الرّحيم }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ، الرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، مَالِك ِيَوْم ِالدِّيْنِ، إِيَّاك َنَعْبُد ُوَإِيَّاك َنَسْتَعِيْنُ، اهْدِنَا الصِّرَاط
الْمُسْتَقِيْمَ، صِرَاط َالَّذِيْن َأَنْعَمْت َعَلَيْهِم ْغَيْر ِالْمَغْضُوْب ِعَلَيْهِم ْوَلَا الضَّالِّيْنَ{ ]الفاتحة:١ - ٧[، استغفر الله مائة مرّة.
اللهم ّصل ّعلى سيّدنا محمّد عبدك ورسولك النّبي ّالأمّي ّوعلى آله وصحبه وسلّم )مائة مرة( لا إله إلا ّالله )مائة مرة(، سيّدنا محمّد رسول
الله )مرّة(، سبحان ربّك رب ّالعزّة عمّا يصفون، وسلام على المرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
هذه الوظيفة الزّروقية من أوراد السادة الشاذلية
بسم الله الرّحمن الرّحيم
ُّ}وَإِلَهُكُم ْإِلَه ٌوَاحِد ٌلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ{ ]البقرة:١٦٣[، }الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي ُّالْقَيُّوْمُ{ ]البقرة:٢٥٥[، بسم الله الرّحمن الرّحيم،
الم )١( اَللّه ُلا إِله َإِلا ّهُو َاَلْحَي ُّاَلْقَيُّوم ُ)٢( ]آل عمران:١ - ٢[ }وَعَنَت ِالْوُجُوْه ُلِلْحَي ِّالْقَيُّوْمِ{ ]طه:١١١[، }الله ُلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْحَي
٥٥---
هذه الوظيفة الزّروقية من أوراد السادة الشاذلية ٣٩ْ
ُالْقَيُّوْم ُلَا تَأْخُذُه ُسِنَة ٌوَلَا نَوْم ٌلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِمَن ْذَا الَّذِي يَشْفَع ُعِنْدَه ُإِلَّا بِإِذْنِه ِيَعْلَم ُمَا بَيْن َأَيْدِيهِم ْوَمَا خَلْفَهُم
ِوَلَا يُحِيطُون َبِشَيْء ٍمِن ْعِلْمِه ِإِلَّا بِمَا شَاء َوَسِـع َكُرْسِيُّه ُالسَّمَاوَات ِوَالْأَرْض َوَلَا يَئُودُه ُحِفْظُهُمَا وَهُو َالْعَلِي ُّالْعَظِيْم
ُ{ ]البقرة:٢٥٥[. بسم الله الرّحمن الرّحيم }حم، تَنْز ِيْل ُالْكِتَاب ِمِن َالله ِالْعَزِيْز ِالْعَلِيْمِ، غَافِر ِالذَّنْب ِوَقَابِل ِالتَّوْب ِشَدِيْد ِالْعِقَاب ِذِي الطَّوْل
ِلَا إِلَه َإِلَّا هُو َإِلَيْه ِالْمَصِيْرُ{ ]غافر:١ - ٣[. }لل᧦ّٰه ِمَا فِي السَّمَاوَات ِوَمَا فِي الْأَرْض ِوَإِن ْتُبْدُوْا مَا فِي ْأَنْفُسِكُم ْأَو ْتُخْفُوْه ُيُحَاسِبْكُم ْبِه ِالله
فَيَغْفِر ُلِمَن ْيَشَاء ُو َيُعَذِّب ُمَن ْيَشَاء ُوَالله ُعَلَى كُل ِّشَيْء ٍقَدِيْرٌ، آمَن َالرَّسُوْل ُبِمَا أُنْزِل َإِلَيْه ِمِن ْرَبِّه ِوَالْمُؤْمِنُوْن َكُل ٌّآمَن َبِالله ِوَمَلَائِكَتِه ِوَكُتُبِه
ِوَرُسُلِه ِلَا نُفَرِّق ُبَيْن َأَحَد ٍمِن ْرُسُلِه ِوَقَالُوْا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَك َرَبَّنَا وَإِلَيْك َالْمَصِيْرُ، لَا يُكَلِّف ُالله ُنَفْسًا إِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَت ْوَعَلَيْهَا
مَا اكْتَسَبَت ْرَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن ْنَسِينَا أَو ْأَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِل ْعَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَه ُعَلَى الَّذِين َمِن ْقَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَة َلَنَا بِه
َوَاعْف ُعَنَّا وَاغْفِر ْلَنَا وَارْحَمْنَا أَنْت َمَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْم ِالْكَافِرِيْنَ{ ]البقرة:٢٨٤ - ٢٨٦[. }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ{ ]الفاتحة:١[
}قُل ْيَاأَيُّهَا الْكَافِرُوْنَ، لَا أَعْبُد ُمَا تَعْبُدُوْنَ، وَلَا أَنْتُم ْعَابِدُوْن َمَا أَعْبُدُ، وَلَا أَنَا عَابِد ٌمَا عَبَدْتُمْ، وَلَا أَنْتُم ْعَابِدُوْن َمَا أَعْبُدُ، لـَكُم ْدِيْنُكُم ْوَلِي
دِيْنِ{ ]الكافرون:١ - ٦[.
بسم الله الرّحمن الرّحيم. }إِذَا جَاء َنَصْر ُالله ِوَالْفَتْحُ، وَرَأَيْت َالنَّاس َيَدْخُلُوْن َفِي ْدِيْن ِالله ِأَفْوَاجًا، فَسَبِّح ْبِحَمْد ِرَبِّك َوَاسْتَغْفِرْه ُإِنَّه ُكَان َتَوَّابًا{
ٌ]الإخلاص:١ ]النصر:١ - ٣[. بسم الله الرّحمن الرّحيم. }قُل ْهُو َالله ُأَحَدٌ، الله ُالصَّمَدُ، لَم ْيَلِد ْوَلَم ْيُوْلَدْ، وَلَم ْيَكُن ْلَه ُكُفُوًا أَحَد{
ِّ- ٤[. ثلاثا. بسم الله الرّحمن الرّحيم. }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالْفَلَقِ، مِن ْشَر ِّمَا خَلَقَ، وَمِن ْشَر ِّغَاسِق ٍإِذَا وَقَبَ، وَمِن ْشَر ِّالنَّفَّاثَات ِفِي
الْعُقَدِ، وَمِن ْشَر ِّحَاسِد ٍإِذَا حَسَدَ{ ]الفلق:١ - ٥[. بسم الله الرّحمن الرّحيم. }قُل ْأَعُوْذ ُبِرَب ِّالنَّاسِ، مَلِك ِالنَّاسِ، إِلَه ِالنَّاسِ، مِن ْشَر
الْوَسْوَاس ِالْخَنَّاسِ، الَّذِي ْيُوَسْوِس ُفِي صُدُوْر ِالنَّاسِ، مِن َالْجِنَّة ِوَالنَّاسِ{ ]الناس:١ - ٦[.
اللهم ّإنّي أعوذ بك من أن أشرك بك شيئا وأنا أعلم وأستغفرك لما لا أعلم )ثلاثا(. اللهم ّإنّي أعوذ بك من الهم ّوالحزن، وأعوذ بك
من العجز والـكسل،
وأعوذ بك من البخل والجـبن، وأعوذ بك من غلبة الدّين وقهر الرّجال )ثلاثا(. اللهم ّإنّي أعوذ بك من الـكفر والفقر. اللهم ّإنّي أعوذ
بك من عذاب القبر لا إله إلا أنت )ثلاثا(.
اللهم ّعافني في بدني. اللهم ّعافني في سمعي. اللهم ّعافني في بصري لا إله إلا أنت )ثلاثا(. اللهم ّأنت ربّي لا إله إلا أنت خلقتني
وأنّا عبدك وأنا على عهدك ووعدك ما استطعت، أعوذ بك من شر ّما صنعت أبوء لك بنعمتك علي ّوأبوء بذنبي فاغفر لي فإنّه لا يغفر
الذّنوب إلا أنت )ثلاثا(.
اللهم ّإنّي أصبحت منك في نعمة وعافية وستر فأتمم نعمتك علي ّوعافيتك وسترك في الدّنيا والآخرة )ثلاثا(. اللهم ّما أصبح بي من
نعمة أو بأحد من خلقك، فمنك وحدك لا شر يك لك فلك الحمد ولك الشّكر )ثلاثا(. يا رب ّلك الحمد كما ينبغي لجلال وجهك وعظيم
سلطانك )ثلاثا(. رضيت بالله ربّا وبالإسلام دينا وبسيّدنا محمّد صلّى الله عليه وسلّم نبيّا ورسولا )ثلاثا(. سبحان الله وبحمده عدد خلقه
َورضا نفسه وزنة عرشه ومداد كلماته. أعوذ بكلمات الله التّامّات من شر ّما خلق )ثلاثا(. بسم الله الّذي لا يضر ّمع اسمه شيء في
َالأرض ولا في السّماء وهو السّميع العليم )ثلاثا(. أعوذ بالله السّميع العليم من الشّيطان الرّجيم )ثلاثا(. }هُو َالله ُالَّذِي لَا إِلَه َإِلَّا هُو
عَالِم ُالْغَيْب ِوَالشَّهَادَة ِهُو َالرَّحْمَن ُالرَّحِيْمُ، هُو َالله ُالَّذِي ْلَا إِلَه َإِلَّا هُو َالْمَلِك ُالْقُدُّوْس ُالسَّلَام ُالْمُؤْمِن ُالْمُهَيْمِن ُالْعَزِيْز ُالْجَبَّار ُالْمُتَكَبِّر ُسُبْحَان
الله ِعَمَّا يُشْرِكُوْنَ، هُو َالله ُالْخَالِق ُالْبَارِئ ُالْمُصَوِّر ُلَه ُالْأَسْمَاء ُالْحُسْنَى يُسَبِّح ُلَه ُمَا فِي السَّمَاوَات ِوَالْأَرْض ِوَهُو َالْعَزِيْز ُالْحَكِيْمُ{ ]الحشر:٢٢
- ٢٤[. تحصّنت بذي العزّة والجـبروت، واعتصمت برب ّالملـكوت، وتوكّلت على الحي ّالّذي لا يموت، اصرف عنّي الأذى إنّك على
كل ّشيء قدير )ثلاثا(. بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْم ِ}لِإِيْلَاف ِقُرَيْشٍ، إِيْلَافِهِم ْرِحْلَة َالشِّتَاء ِوَالصَّيْفِ، فَلْيَعْبُدُوْا رَب َّهَذَا الْبَيْتِ،
٥٦---
حزب الفردانية لسيدي القطب العارف بالله علي وفا بن سيدي محمد وفا قدس الله أسرارهما ونفعنا الله بهما ٤٠
الَّذِي ْأَطْعَمَهُم ْمِن ْجُوع ٍوَآمَنَهُم ْمِن ْخَوْفٍ{ ]قريش:١ - ٤[. اللهم ّكما أطعمتهم فأطعمنا وكما أمّنتهم فأمّنّا واجعلنا من الشّاكرين،
سبحانك اللهم ّوبحمدك أشهد أن لا إله إلا أنت أستغفرك وأتوب إليك )ثلاثا(، استغفر الله الّذي لا إله إلا هو الحي ّالقيّوم وأتوب
إليه )ثلاثا(.
اللهم ّصل ّعلى سيّدنا محمّد عبدك ونبيّك ورسولك النّبي ّالأمّي ّوعلى آله وصحبه وسلّم تسليما )ثلاثا(. عدد ما أحاط به علمك وخط ّبه
قلمك وأحصاه كتابك. والرّضى عن أبي بكر وعمر وعثمان وعلي ّوعن الصّحابة أجمعين وعن التّابعين وتابع التّابعين لهم بإحسان إلى يوم
الدّين، سبحان ربّك رب ّالعزّة عمّا يصفون وسلام على المرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين، لا إله إلا الله )مائة مرة(، أو )ألف(، محمّد
رسول الله )مرّة(، أشهد أن لا إله إلا الله وأشهد أن ّمحمّدا رسول الله صلّى الله عليه وسلم )ثلاثا(، ثبّتنا يا رب ّبقولها وانفعنا يا مولاي
ّبفضلها واجعلنا من خيار أهلها )ثلاثا(، آمين آمين آمين آمين، يا رب ّالعالمين )ثلاثا(. أصبحنا في حماك يا مولانا أمسينا في رضاك يا
مولانا ثلاثا. آمين آمين آمين آمين رب ّالعالمين )ثلاثا(. لا إله إلا أنت واحد ربّنا يا مجمّعنا اغفر ذنبنا )ثلاثا(. آمين آمين آمين رب
العالمين )ثلاثا(.
اغفر لنا ما مضى وأصلح لنا ما بقي بحرمة الأبرار يا عالم الأسرار، آمين آمين آمين آمين رب ّالعالمين )ثلاثا(، يا عالم السّر ّمنّا لا تكشف
السّتر عنّا )ثلاثا(، آمين آمين آمين آمين رب ّالعالمين )ثلاثا(، يا مولانا يا مجيب من يرجوك لا يخيب، توسلنا بالحبيب اقض حاجتنا
ِقريب، هذا وقت الحاجات يا حاضرا لا يغيب، آمين آمين آمين آمين رب ّالعالمين )ثلاثا(. اللهم ّصل ّوسلّم على سيّدنا محمّد، وبارك
على محمّد وعلى آل محمّد، آمين آمين آمين آمين رب ّالعالمين. }بِسْم ِالله ِالرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، الْحَمْد ُلل᧦ّٰه ِرَب ِّالْعَالَمِيْنَ، الرَّحْمَن ِالرَّحِيْمِ، مَالِك ِيَوْم
َّالدِّيْنِ، إِيَّاك َنَعْبُد ُوَإِيَّاك َنَسْتَعِيْنُ، اهْدِنَا الصِّرَاط َالْمُسْتَقِيْمَ، صِرَاط َالَّذِيْن َأَنْعَمْت َعَلَيْهِم ْغَيْر ِالْمَغْضُوْب ِعَلَيْهِم ْوَلَا الضَّالِّيْنَ{ ]الفاتحة:١ -
٧[. }إِن
حزب الفردانية لسيدي القطب العارف بالله علي وفا بن سيدي محمد وفا قدس الله ٤٠
أسرارهما ونفعنا الله بهما
صلوات الله وسلامه وتحيّته ورحمته الله َوَمَلَائِكَتَه ُيُصَلُّون َعَلَى النَّبِي ِّيَاأَيُّهَا الَّذِيْن َآمَنُوْا صَلُّوْا عَلَيْه ِوَسَلِّمُوْا تَسْلِيْمًا{ ]الأحزاب:٥٦[.
وبركاته على سيّدنا محمّد عبدك ونبيّك ورسولك النّبي ّالأميّ، وعلى آله وصحبه عدد الشّفع والوتر وكلمات ربّنا التّامّات المباركات، سبحان
ربّك رب ّالعزّة عمّا يصفون، وسلام على المرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
حزب الفردانية لسيدي القطب العارف بالله علي وفا بن سيدي محمد وفا قدس الله أسرارهما ونفعنا الله بهما
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّيا من ملأ نوره الكائنات في أعلى السّموات والعرش وأدنى الأرضين والعرش يا من هو المنزّه في عز ّكماله الأقدس، وعلمه محيط
في جلال جماله المقدّس، أشهد لي هذا النّور المشرق في ّوفي الآفاق، واجذبني إليك بجواذب الأشواق، ونعّمني في حضرة وصالك
بأنواع جمالك وكمالك، وافتق لسان علمي بك في حضرة مناجاتك في الأدب معك والأخذ عنك، والفناء فيك والبقاء بك، لا شيء
دونك، واجعلني الخزانة الجامعة لأسرارك الممدّة بإذنك من شئت إمداده من حضرة شهودك آمين، كمّلني اللهم ّالـكمال المكمّل، وعلّمني
العلم اللّدنّي الفاتح أقفال المشكلات الغيبيّة المنبئ عن حضرة الإحاطة المقدّسة الذّاتيّة، يا عليم، يا عظيم، يا قدير، يا رحمن، يا رحيم، يا
الله، يا هو.
اللهم ّإنّي أقسم عليك بجلال الألوهيّة، وجمال الحضرة القدسيّة والأنوار المحمّديّة والأسرار الأحمديّة، والخلافة القطبانيّة، والمظاهر
الصّدّيقيّة، والشّموس
٥٧---
دعاء عظيم لرسول الله صلّى الله عليه وسلّم من التّذلّل ٤٢
حزب نبازي لسيدنا علي وفا رضي الله عنه ٤١
العرفانيّة، والأقمار الإيمانيّة، والنّجوم العلميّة، والأكوان العمليّة، وبما بطن في الأزل وما ظهر في الأبد من نبي ّورسول وعالم وعامل
وولي ّووارث جامع، أن تجمع لي خصائص القرب، ونفحات الحب ّودقائق العلم ودقائق الفهم ولطائف العرفان وحضرات الإحسان،
ّكر الّذي طرد كل ّشيطانومشاهد الشّهود، والتّصر يف في الوجود، بالسّر ّالّذي خضع له كل، والاسم الّذي لا يضر ّمعه شيء، والذ
ّمارد، وقمع كل ّبغي ّحاسد، وقهر كل ّظالم، وأعز ّكل ّمتواضع عالم، وجذب كل ّمحب صادق، واصطفى كل ّخليل مصادق، يا
سميع، يا مجيب، يا منتقم، يا قهّار، يا حليم، يا كريم، يا من لا يسأل عمّا يفعل وهم يسألون، يا الله آمين يا أرحم الرّاحمين. اللهم
أوصلني إلى عارف الزّمان، واجعلني عنده من أعيان الغلمان كي أرى نور حبيبك في واديه المخصوص بالنّور المحمّديّ، وصاحب القدم
الصّدق، إنّك على كل ّشيء قدير.
***
حزب نبازي لسيدنا علي وفا رضي الله عنه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
إلهي أسألك في قبول ما سألتك، ورغبت فيه من فضلك وطلبتك فيه بالنّور الأصل والسّر ّالأنزه الأكمل عين الرّحمة الرّبّانيّة، وبهجة
الاختراعات الأكوانيّة، وصاحب الملّة الإسلاميّة، والحقائق العيانيّة، ونور كل ّشيء وهداه، وسر ّكل ّشيء وسناه، من فتحت به
خزائن الرّحمة والرّحموت، ومنحت بظهور أنواره الملك والملـكوت، قطب دائرة الـكمال، و ياقوتة تاج محاسن الجمال، عين المظاهر الإلهيّة،
ولطيفة ترجمان الحضرة القدسيّة، مدد الأمداد، وجود الوجود وواحد الآحاد، وسر ّالوجود، واسطة عقد السّلوك وشرف الأملاك
والملوك، بدر المعارف في سموات الدّقائق، وشمس العوارف في عروس الحقائق، بابك الأعظم، وصراطك الأقوم،
دعاء عظيم لرسول الله صلّى الله عليه وسلّم من التّذلّل ٤٢
وبرقك اللامع ونورك السّاطع، ومعناك الّذي هو بأفق كل ّقلب سليم طالع، وسرّك المنزّه السّاري في جزئيّات العالم وكلّيّاته علويّاته
وسفليّاته.
***
دعاء عظيم لرسول الله صلّى الله عليه وسلّم من التّذلّل
بسم الله الرّحمن الرّحيم
مولاي مولاي أنت المولى وأنا العبد وهل يرحم العبد إلا المولى، مولاي مولاي، أنت العزيز وأنا الذّليل وهل يرحم الذّليل إلا العزيز،
مولاي مولاي، أنت الخالق وأنا المخلوق وهل يرحم المخلوق إلا الخالق، مولاي مولاي، أنت المعطي وأنا السّائل وهل يرحم السّائل
إلا المعطي، مولاي مولاي، أنت المغيث وأنا المستغيث وهل يرحم المستغيث إلا المغيث، مولاي مولاي، أنت الباقي وأنا الفاني وهل
يرحم الفاني إلا ّالباقي، مولاي، أنت الدّائم وأنا الزّائل وهل يرحم الزّائل إلا ّالدّائم، مولاي، أنت الحي ّوأنا الميّت وهل يرحم الميّت
إلا الحيّ، مولاي مولاي، أنت القوي ّوأنا الضّعيف وهل يرحم الضّعيف إلا القويّ، مولاي مولاي، أنت الـكبير وأنا الصّغير وهل
يرحم الصّغير إلا الـكبير، مولاي مولاي، أنت المالك وأنا المملوك وهل يرحم المملوك إلا المالك، مولاي مولاي، أنت الغني ّوأنا
الفقير وهل يرحم الفقير إلا الغنيّ.
***
٥٨---
حزب الثّناء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٥
وظيفة للثّلث الأخير من اللّيل لسيّدنا علي وفا رضي الله عنه ٤٣
وظيفة للثّلث الأخير من اللّيل لسيّدنا علي وفا رضي الله عنه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
يا مولاي يا واحد، يا مولاي يا دائم، يا علي ّيا حكيم. اللهم ّقلب فقيرك مقلّب بين يديك، وروح عبدك متروّحة بقربها لديك، فامنن
على عبدك بشهودك، ورقّني في مراتب إيجادك بجودك، ونفّحني نفحة الـكمال، وأشهدني جمالك الأكبر في كل ّحال وانظرني فإنّي عبدك
الفقير، وأنت السّيّد الـكبير، ظمآن ظمآن فعسى أسقى من شراب المحبّة وأرقى في مراتب القرب، وأنلني ذلك المنال، وأنت هو السّيّد
الأجل ّالمتعال، يا فعّال لما يريد افعل بي ما أنت أهله، وأهّلني بمزيد عطائك إلى أن أكون من خواصّك وأحبابك، واجعلني عندك
في محل ّالصّدق ومجلى الشّهود، ومقام الرّضى ودرجة القرب، وحق ّالتّجلّي المطلق، واطلق محبوس حواسّي كي أترجم في ذلك المقام
بما يليق من منح الإلهام، يا علي ّيا عظيم يا حليم يا عليم يا عزيز يا مريد يا جليل يا قدير، سبحانك يا إله كل ّشيء ومولاه يا مولاي يا
دائم يا علي ّيا حكيم. اللهم ّإنّي أسألك بإحاطتك الـكبرى، وعزّتك العليا، وقدرتك الحسنى، وصمدانيّتك الفردانيّة، وعظمتك الّتي تدبّر
بها كل ّموجود ومشهود وباطن ومعلوم ومجهول، وتنزيهك وحكمك القاهر الغالب وسرّك المصون، وخفّي خفّي مكنون أمرك في سعة
ّإحاطة علمك، أن تبلّغني مشهد الجمال في مقام الـكمال، بحسن الإقبال لك متوال، واجعلني شاهدا مشهودا يا موجود، حيّا موجودا في
ذرّات الوجود، يا معبود يا شاهد يا مشهود يا مولاي يا واحد يا مولاي يا دائم يا علي ّيا حكيم، وصلّى الله على سيّدنا محمّد النّبي ّالأمّي
وعلى آله وصحبه وسلّم آمين.
***
حزب كلمة عشرة لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٤
حزب الثّناء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٥
حزب كلمة عشرة لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّإنّي أعددت لكل ّهول ألقاه في الدّنيا والآخرة لا إله إلا الله، ولكل ّهم ّوغم ّما شاء الله، ولكل ّنعمة الحمد للّه، ولكل ّرخاء
وشدّة الشّكر للّه، ولكل ّأعجوبة سبحان الله، ولكل ّذنب استغفر الله، ولكل ّضيق حسبي الله، ولكل ّمصيبة إنّا لل᧦ّٰه وإنّا إليه راجعون،
ّولكل ّقضاء وقدر توكّلت على الله، ولكل ّطاعة ومعصية لا حول ولا قوّة إلا بالله العلي ّالعظيم. اللهم ّزدنا ولا تنقصنا وأكرمنا ولا
تهنّا، وأعطنا ولا تحرمنا، وآثرنا ولا تؤثر علينا، وارضنا وارض عنّا، وتقبّل منّا يا كريم برحمتك يا أرحم الرّاحمين، آمين، والحمد لل᧦ّٰه رب
العالمين.
***
حزب الثّناء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّإنّي أسألك العروج في معاريج المقامات الموصلة إلى حضرتك بأطوار الـكمالات، المؤيّدة منك بتأييد العناية المذهبة كل ّالعنا
والمبلغة غاية المنى ممّا لا يحصل بكسب ولا توجّه ولا استعداد وإنّما يحصّل من فيض المواجهة بالإحسان والامتنان ورأفة العطف
والحنان، يا حنّان يا منّان، يا رؤوف يا عطوف. اللهم ّافتح لنا لوامع أبواب التّيسير، ونوّرنا بمشكاة التّنوير، وارفع لنا حجاب الطّبع
٥٩---
حزب النّجاة و يقال حزب العفو لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٨
ّوالعادة، واجذبنا إليك بجذب اللّطف والمحبّة والشّوق والذّوق والخوف والرّجاء، ولقّنا الحجّة على النّفس والشّيطان فيما يدعوان إليه من
المخالفات، واعصمنا من أتباعهما كما عصمت أهل طاعتك وولايتك من صفوتك إنّك على كل ّشيء قدير. اللهم
حزب المعرفة و يقال حزب الأدب لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٦
حزب الاستغراق و يقال حزب البقاء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٧
احفظ عقولنا من الشّبهات ونفوسنا من الشّهوات وأرواحنا من الـكدورات وقلوبنا من الغفلات وأسرارنا من الظّلمات وقوّنا بمدد
الملـكوت على أعباء العبادة والسّلوك والرّقي إلى حضرات قدسك وأنسك حيث المطالعة والمفاتحة والمواجهة والخطاب وشرب كؤوس
المنادمة بلطائف الأسرار وعرائس المعارف، قدس التّجليّات المبهجة للأرواح بإنعاش الارتياح المبشّرة بواديها بالسّماح والنّجاة والفلاح
بل بدايتها عين غايتها، لأن ّالحقيقة في الحقيقة لا بداية لها ولا غاية.
***
حزب المعرفة و يقال حزب الأدب لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّاجمعنا على أهل العلم والمعرفة والولاية والخصوصيّة والاصطفائيّة بحسن الأدب والإخلاص في القصد، والتّوفيق في المطالب،
واسلك بنا طر يق السّنّة، وجنّبنا طر يق البدعة ووفّقنا للفهم عنك وحسن الاعتقاد في الإيمان بأسمائك وصفاتك.
حزب الاستغراق و يقال حزب البقاء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّاستغرق أنفسنا وعقولنا وقلوبنا وأرواحنا وأسرارنا في أنوار جمالك وجلالك وألبسنا خلع الـكمال وأفننا في نور التّوحيد، وأبقنا بك،
وأسمعنا منك،
حزب النّجاة و يقال حزب العفو لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ٤٨
وفهّمنا عنك وبصّرنا في آلائك، وأحينا بروح القرب، ونفّحنا بروح الشّوق، واحجب أبصارنا بنور جمالك عن مشاهدة الأغيار وضيّق
علينا بقربك حتّى نشهدك أقرب إلينا من كل ّشيء، وتجل ّعلينا بعظمتك حتّى لا نخاف أحدا غيرك، وأشهدنا عظيم رحمتك حتّى لا
نرجو أحدا سواك.
***
حزب النّجاة و يقال حزب العفو لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّإنّا نعوذ بك من المؤاخذة على الغفلات، ومن المناقشة على الهنات، ومن العقوبات على الزّلات، ومن الرّكون إلى العادات، ومن
الغرور بالعبادات، ومن الحجاب المخالفات، ومن سلب النّعم، ومن مفاجآت النّقم، ومن كل ّما يبعد عن رضاك في دنياك وأخراك.
اللهم ّإنّا نسألك هدي الأنبياء وصفاء الأصفياء وصلاح الأتقياء، وشوق المحبّين ووصال المحبوبين، وكفاية عنايتك وكفالة ولايتك، يا
مولاه يا غوثاه يا سيّداه يا ربّاه، ربّنا عنك لا تبعدنا، ربّنا بقربك شرّفنا، ربّنا عن بابك لا تطردنا، ربّنا بفضلك اغمرنا، ربّنا من جودك
ولا تحرمنا، ربّنا لغيرك ولا تسلمنا، ومن كل ّبلاء سلّمنا، وببهجة جمال حضرتك متّعنا، وبكل ّكمال كمّلنا، وعن كل ّنقص قدّسنا، لك
٦٠---
هذه الصّلاة لسيّدنا قطب العارفين عبد السّلام بن مشيش قدس الله سره ٥٢
لا لغيرك سؤالنا، أنت ملاذنا وعياذنا حاشاك أن يرجع منك بالخيبة، وأنت الـكريم ولك الـكرم المطلق، ونحن الفقراء وأنت الغني ّوبك
الغني المحقّق.
اللهم ّإنّا نسألك قبول السّؤال يا من لم يزل يعطي السّؤال بمن خصّصته في الأزل، بمراتب التّكميل بعد الـكمال حائز ّالفضيلة وصاحب
الوسيلة، فاتح خزائن
ورد سيّدي الشيخ علي ّوفا ٤٩
هذه الصّلاة لسيّدنا محمّد وفا عمّت بركاته ٥٠
الأسرار، وخاتم دورات الأنوار، رونق كل ّإشارة لطيفة، يشير إلى كمال المعاني المنيفة بالإشارات العرفانيّة، في الحضرات الرّبّانيّة ذي
الجناب الرّفيع سيّدنا ومولانا محمّد الشّفيع. اللهم ّصل ّعليه صلاة أنس جماله في مقامات كماله، وسلّم عليه وعلى الآل والأصحاب سلام
المحب ّعلى الأحباب، وسلام على المرسلين، والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
ورد سيّدي الشيخ علي ّوفا
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّانزل علينا دولة من دولتك، وقدرة من قدرتك، ونعمة من نعمتك، ورزقا من رزقك، ومالا من مالك، وخزينة من خزنتك،
كرامة من كرامتك. اللهم ّعافنا من كل ّبلاء ومن كل ّقضاء ومن كل ّمرضكة من بركتك، ووسرّا من سرّك، وسترا من سترك، وبر
مختلف. اللهم ّتقبّل حاجتي وطاعتي وتوبتي. اللهم ّاحفظني من كلام فواحش ومن كذب ومن كفر برحمتك يا أرحم الرّاحمين، ولا
حول ولا قوّة إلا ّبالله العلي ّالعظيم. اللهم ّاجعلنا من السّعداء المقبولين ولا تجعلنا من الأشقياء المردودين والحمد لل᧦ّٰه رب ّالعالمين.
***
هذه الصّلاة لسيّدنا محمّد وفا عمّت بركاته
اللهم ّصل ّعلى مقبول الشّفاعة، من جعلت طاعته طاعة، وقدّمته في القدم فكان له القدم على كل ّذي قدم، من عيّنته في التّعيين
الأوّل بالمقام الأكمل، وخصّصته بكمال النّظام، وجعلته لبنة التّمام، إمام جامع الأنس، وخطيب حضرة القدس، مظهر حقيقة الوجوب
المنزّه، ومظهر أركان الجمال الأنزه، محمّد الخلال،
حزب الفردانيّة لسيّدنا محمّد سيّد السّادات قدّس الله سرّه ٥١
هذه الصّلاة لسيّدنا قطب العارفين عبد السّلام بن مشيش قدس الله سره ٥٢
وأحمد الجلال، وأسلّم عليه سلام الخصوصيّة في حضرة الرّبوبيّة، وأتوسّل به إليك إلهي، في البعد عن كل ّلاهي، وأسألك في القرب
إليك والاعتماد عليك، إلهي بسطت يد الفاقة والافتقار، وجئت بكمال الذّلّة والانكسار، ووقفت بالباب، وتوسّلت بالأحباب، فأجب
سؤالي، ولا تخيّب آمالي.
***
حزب الفردانيّة لسيّدنا محمّد سيّد السّادات قدّس الله سرّه
بسم الله الرّحمن الرّحيم
٦١---
توسل ودعاء لسيدي عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٦
اللهم ّصل ّعلى حضرة مجمع الأسرار، ومنبع الأنوار، مطهّر النّفوس من الرّذائل، وأجمل مولود في سائر القبائل، عروس المملـكة الرّبّانيّة،
وإمام الحضرة القدسيّة، معلّم الخـير، وأعلم الخلق، وناصح الأمّة ومرشدها إلى الحقّ، أكرم الأنبياء والمرسلين، رسول رب ّالعالمين، سيّدنا
محمّد سيّد السّادات، وقطب دوائر السّعادات، وسلّم عليه قدر مقامه وإجلاله وإعظامه، والحمد لل᧦ّٰه وكفى، وسلام على عباده الّذين
اصطفى.
هذه الصّلاة لسيّدنا قطب العارفين عبد السّلام بن مشيش قدس الله سره
بسم الله الرّحمن الرّحيم
اللهم ّصل ّصلاة كاملة، وسلّم سلاما تامّا، على نبي ّتحل ّبه العقد، وتنفرج به الـكرب، وتقضى به الحوائج، وتنال به الرّغائب، وحسن
الخواتم، ويستسقى الغمام بوجهه الـكريم، وعلى آله وصحبه وسلّم.
***
صلاة على النبي صلّى الله عليه وسلّم مرو ية عن سيدنا الشيخ عبد الفتاح القاضي رضي ٥٣
الله عنه وقدّس الله سره
صلاة على الرسول صلّى الله عليه وسلّم لسيدي الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٤
دعاء مبارك لسيدنا ومولانا الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٥
صلاة على النبي صلّى الله عليه وسلّم مرو ية عن سيدنا الشيخ عبد الفتاح القاضي رضي الله عنه وقدّس الله سره
اللهم ّصل ّوسلّم وبارك على سيّدنا ومولانا محمّد عبدك عدد خلقك ورضا نفسك وزنة عرشك ومداد كلماتك.
***
صلاة على الرسول صلّى الله عليه وسلّم لسيدي الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه
اللهم ّصل ّعلى أحمد الذات محمد الصفات والـكمالات، شجرة الأصل النورانية، الثابت أصلها في معادن العز ّالأعلى.
اللهم ّأصبحت أشهدك وأشهد حملة عرشك، وملائكة قدسك، وجميع خلقك، أنك أنت الله الّذي لا إله إلا أنت وحدك لا شر يك
لك الأحد الصمد الذي لم يلد ولم يولد ولم يكن له كفوا أحد.
***
دعاء مبارك لسيدنا ومولانا الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه
اللهم ّإنّنا استوهبناك قلوبنا فهبها لنا، واستوصيناك نفوسنا فاهدها لنا، وسألناك أرواحنا فطهّرها لنا، وسألناك سّرنا فصفّه لنا.
اللهم ّاجعل لك كل ّأعمالنا: ظاهرها وباطنها، جليّها وخفيّها، وخلّص نياتنا لك في كل أعمالنا، واجعلنا لك خالصين مخلصين، واجعلنا
بك هادين مهدّيين مسترشدين آمين.
***
توسل ودعاء لسيدي عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٥٦
توسل ودعاء لسيدي عبد الجليل قاسم رضي الله عنه
اللهم ّبحق البطونة والشر يعة: اغفر لنا ولأمة سيدنا محمد صلّى الله عليه وسلّم.
٦٢---
فهرس المحتو يات ٥٧
اللهم ّبحق سرّك المصون اصرف عنا السوء وعن أمة سيدنا محمد صلّى الله عليه وسلّم.
اللهم ّبحق علمك المكنون ألطف بنا فيما كان وفيما يكون.
اللهم ّبحق سيد السادات نجنا من جميع الأهوال والآفات.
وصلّى الله على سيدنا محمّد النبي الأمي، وعلى آله وصحبه وسلم، آمين يا رب العالمين.
***
فهرس المحتو يات ٥٧
فهرس المحتو يات
المجموعة الكاملة في الأحزاب الشاذلية ٨٥
حزب البر والمعروف بالحزب الـكبير لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سره )المشهور بحزب وإذا جاءك( ٨٥
حزب التّوسّل للشّاذلي قدّس الله سرّه ٩٣
حزب الآيات لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ٩٤
حزب الفتح لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ١٠٠
حزب الحمد لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي ١٠٣
حزب اللّطف للشيخ الشاذلي قدس الله سرّه ١١٢
حزب الطّمس للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ١١٥
حزب ضرب الطّمس لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ١١٧
هذه مناجاة لسيّدنا الشّيخ أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سرّه ١١٩
حزب الإخفاء للإمام القطب سيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٢٠
حزب الفلاح لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٢١
هذه حفيظة عميمة لسيّدنا أبي الحسن الشاذلي ١٢٢
حزب الحجب للإمام أبي الحسن الشاذلي ١٢٣
حزب الإشراق لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٢٣
حزب الحفظ لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدس الله سره ١٢٥
حزب النّجاة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٢٨
حزب الخلوة لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٢٨
حزب البر ّلسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٢٩
حزب الـكفاية لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٣١
حزب الشّكوى لسيدنا أبي الحسن الشاذلي قدّس الله سره ١٣٣
حزب الدّائرة لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ١٣٨
حزب النّور للشيخ أبي الحسن الشاذلي رضي الله عنه ١٤١
حزب الصّون في تسخير الـكون لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٤٦
حزب النّصر لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ١٤٨
حزب البحر لسيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٥١
ختام حزب البحر لسيدي زروق الفاسي ١٥٣
٦٣---
فهرس المحتو يات ٥٧
حزب الرّزق لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدس الله سره ١٥٤
حزب الحراسة للشاذلي رضي الله عنه ونفعنا به ١٥٤
حزب العفو لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي رضي الله عنه ١٥٥
هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ١٥٥
هذا حزب لسيّدنا أبي الحسن الشّاذلي قدّس الله سرّه ١٥٦
و هذا حزب من الأحزاب للشيخ سيدنا أبي الحسن الشاذلي ١٥٦
حزب الأدعية للشاذلي قدس الله سره ١٦٠
و هذه دعوة قوله تعالى: لا إِله َإِلا ّأَنْت َسُبْحانَك َإِنِّي كُنْت ُمِن َاَلظّالِمِين َوهي لتفريج الـكروب والخلاص من كل غم، والنجاة من
كل مكروه ١٧٢
حزب سيدنا أبي العباس المرسي رضي الله عنه ١٧٣
هذه مناجاة الحكم لابن عطاء الله السكندري ١٨٠
هذه صلاة جليلة وصفة عظيمة ونعوت كريمة المسمّاة بصلاة ناجية لأبي المواهب الشّاذلي رضي الله عنه ١٨٣
هذه الصلاة المشيشية ومن أوراد أصول الشّاذليّة ١٨٤
هذه الصّلاة المشيشية الممزوجة لعلي الدّرقاوي قدّس سرّه ١٨٥
أعوذ بالله من الشّيطان الرّجيم ١٨٥
هذه الوظيفة الزّروقية من أوراد السادة الشاذلية ١٨٩
حزب الفردانية لسيدي القطب العارف بالله علي وفا بن سيدي محمد وفا قدس الله أسرارهما ونفعنا الله بهما ١٩٣
حزب نبازي لسيدنا علي وفا رضي الله عنه ١٩٤
دعاء عظيم لرسول الله صلّى الله عليه وسلّم من التّذلّل ١٩٥
وظيفة للثّلث الأخير من اللّيل لسيّدنا علي وفا رضي الله عنه ١٩٦
حزب كلمة عشرة لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ١٩٧
حزب الثّناء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ١٩٧
حزب المعرفة و يقال حزب الأدب لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ١٩٨
حزب الاستغراق و يقال حزب البقاء لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ١٩٨
حزب النّجاة و يقال حزب العفو لسيّدنا علي وفا قدّس الله سرّه ١٩٩
ورد سيّدي الشّيخ علي ّوفا ٢٠٠
هذه الصّلاة لسيّدنا محمّد وفا عمّت بركاته ٢٠٠
حزب الفردانيّة لسيّدنا محمّد سيّد السّادات قدّس الله سرّه ٢٠١
هذه الصّلاة لسيّدنا قطب العارفين عبد السّلام بن مشيش قدس الله سره ٢٠١
صلاة على النبي صلّى الله عليه وسلّم مرو ية عن سيدنا الشيخ عبد الفتاح القاضي رضي الله عنه وقدّس الله سره ٢٠٢
صلاة على الرسول صلّى الله عليه وسلّم لسيدي الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٢٠٢
دعاء مبارك لسيدنا ومولانا الشيخ عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٢٠٢
توسل ودعاء لسيدي عبد الجليل قاسم رضي الله عنه ٢٠٣
٦٤---
Duanın Kabul Olması için Neler Yapmalıyız?
Duanın kabul olması için
Sual: Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?
CEVAP
Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.
Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
Kabul edilir ancak, çalışanın duası!
Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:
1- Haram lokmadan sakınmalıdır!
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]
Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki:
(Duanızın kabul olması için helal lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a]
Yine buyurdu ki:
(Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât]
2- İtikadı düzgün olmalıdır.
Bid’at ehlinin duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.
3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a]
4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]
İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, [günahkâr] dua edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.) [İbni Neccar]
Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.
5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]
Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.)
6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]
7- Yalvararak dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi]
Hazret-i Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.
Âlimlerden biri şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)
İkinci âlimin duası da şöyle:
(Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)
Üçüncü âlim de şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)
Duaları kabul olarak rahmet yağdı.
8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]
10- İsm-i a’zam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir.
Sual: Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi?
CEVAP
Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye)
Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]
Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]
Hamd ve salevat
Sual: Dua ederken, hamd ve salevat gerekir mi?
CEVAP
Peygamber efendimize salevat getirmek duanın kabulüne vesiledir. Hamd duanın başı, salevat getirmek ise, kanatları gibidir. Duaya hamd ve Resulullah efendimize ve Onun âline ve eshabına salevat ile başlamalı, yani (Elhamdülillahi rabbil âlemîn, essalâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) demeli, sonunda da yine salevat okumalı, (Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammed) demelidir. Resulullah efendimize okunan dua, yani salevat kabul olacağı için, kabul olmuş iki dua arasında edilen dualar da, kabul olur.
Duanın ve ibadetlerin kabul olması için...
Duaların ve herhangi bir amelin kabul olmasının şartları vardır. Bunlar, kişide iman, ilim, niyet, ihlâs olması ve kul hakkı bulunmamasıdır. Önce Ehl-i sünnet itikâdında olmak, sonra yapılacak ibadetin sıhhatinin şartlarını bilmek lazımdır.
Bir amelin, ibadetin sahih olması başka, kabul olması başkadır. İbâdetlerin sahih olmaları için, kendilerine mahsus şartları, farzları vardır. Bunlardan biri noksan olursa, o ibadet sahih olmaz, yani yapılmamış olur. Cezasından, azabından kurtulamaz. Sahih olup da, kabul olmayan ibadet için azap yapılmaz ise de, o ibadetin sevabına kavuşamaz. İbadetin kabul olması için, önce sahih olması, sonra bildirilen şartlarının bulunması da lazımdır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Bir kimse, Peygamberler gibi ibadet etse, fakat üzerinde çok az kul borcu olsa, bunu ödemedikçe Cennete giremez.”
Bu kimsenin duaları da kabul olmaz. İbni Hacer-i Mekkî hazretleri, Zevâcir kitabında buyuruyor ki:
“Bakara sûresi 188. âyetinde meâlen, (Ey müminler! Birbirinizin mallarını bâtıl yoldan yemeyin!) buyuruldu. Buradaki bâtıl yol, faiz, kumar, gasp, hırsızlık, hile, hıyânet, yalancı şahitlik, yalan yemin ederek aldatmaktır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Helâl yiyen, farzları yapıp, haramlardan sakınan ve insanlara zarar vermeyen bir Müslümân Cennete gidecektir.)
(Haram ile beslenen beden, ateşte yanar.)
(Şerrinden, zararından emîn olunmayan kimsenin, dîni, namazları, zekâtları, kendisine fayda vermez.)
(Üzerindeki cilbâbı haramdan gelmiş olan adamın namazları kabul olmaz.) [Zevâcir]
Müslüman olsun, gayrimüslim olsun, kimsenin malına, canına, ırzına saldırmamalı, kimseyi incitmemeli, herkesin hakkını ödemelidir. Kul hakkının en önemlisi ve azabı en çok olanı, akrabasına ve emri altında olanlara din bilgisi öğretmeyi terk etmektir. Onların ve bütün insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibâdetlerini yapmalarına mâni olanın İslâm düşmanı olduğu anlaşılır. Din düşmanı ve bid’at sahipleri ile arkadaşlık etmemeli, onların kitaplarını, gazetelerini okumamalı, radyolarını dinlememeli, televizyonlarını izlememelidir Sözünü dinleyenlere emr-i maruf yapmalıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okuyarak ve dağıtarak, bir de güler yüzle, tatlı dille, hâl ve hareketlerimizle örnek olarak emr-i maruf yapmalı, hiç kimse ile münakaşa etmemelidir. Güzel ahlâk ile süslenmeli, İslam dininin şânını, şerefini herkese göstermelidir...
Sual: Hasta bir kimsenin, doktora gitmesi, ilaç almasının yanı sıra, sadaka vermesi, dua etmesi, hastalığının iyi olmasında faydalı olur mu?
Cevap: Allahü teâlânın âdeti şöyledir ki, her şeyi bir sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak lazımdır. Her şeyin yaratılmasında müşterek olan manevi sebep, sadaka vermek, yetmiş kerre “Estağfirullah min külli mâ kerihallah” duasını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Peygamber efendimiz; (Allahü teâlâ, her hastalığın ilacını yaratmıştır. Yalnız, ölüme çare yoktur) ve (Hastalıkların başı, çok yemektir. İlaçların başı, perhizdir) ve (Hastalarınızı, sadaka vererek tedavi ediniz!) buyurdu.
Gafletle edilen dua kabul olmaz
Sual: Kalben değil de, sadece dil ile söylenerek yapılan duaların faydası olmaz mı?
Cevap: Allahü teâlâ, dua etmeyi ve dua edeni sever. Peygamber efendimiz de;
(Dua etmek, ibadettir) buyurmuşlardır.
Duanın ve her zikrin sessiz olması efdaldir. Dua etmenin de şartları vardır. Önce, günahlarına pişman olup, tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanını ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, yüzü kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevat okumalı. Duayı üçten fazla söylemeli. Kabul olmadı diyerek, ümit kesmemeli, kabul oluncaya kadar, uzun zaman tekrar etmelidir. Haram yememeli, içmemeli, haram söylememelidir. Haram işlemek, kalbi bozar. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Çok istiğfar okuyunuz! İstiğfar duası okumaya devam edeni, Allahü teâlâ hastalıklardan, her dertten korur. Hiç ummadığı yerden rızıklandırır.)
Duaların kabul olması için, okuyanın Müslüman olması, günahlarına tövbe etmesi, manasını bilerek, inanarak söylemesi lazımdır. Kararmış kalple yapılan dua kabul olmaz. Beş vakit namaza devam edenin kalbi temizlenir. Kalp söylemeden yalnız ağız ile yapılan duanın faydası olmaz. Dua ederken, kalp uyanık olmalı, kabul edileceğine inanmalıdır. Söylediğinden haberi olmayan gâfilin duası kabul olmaz. Kur’ân-ı kerim okunan yere, rahmet iner. Bu zaman yapılan duanın kabul olması çok umulur. Hadis-i şerifte;
(Duanın kabul olması için, iki şey lazımdır: Birincisi, duayı ihlas ile yapmalıdır. İkincisi, yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı duası, hiç kabul olmaz) buyuruldu.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
“Yalvararak, ağlayarak ve sığınarak, kırık kalple Allahü teâlâdan af ve afiyet dilemelidir. Duanın kabul olunduğu anlaşılıncaya ve fitneler kalmayıncaya kadar, böyle dua etmelidir” buyurmuştur.
Mübarek gecelerde, cuma günü ve gecesinde, seher vaktinde, Allah yolunda cihad ederken, her namazdan sonra, yağmur yağarken, Kâbe-i muazzamayı görünce, zemzem suyu içince yapılan duaların kabul olduğu kitaplarda yazılıdır. Musibet anında yapılan dua da müstecabdır. Rahat ve huzur zamanlarında çok dua edenin, dert ve bela zamanlarındaki duaları çabuk kabul olur.
Sual: Yapılan duanın kabul olması için en çok neye dikkat etmelidir?
Cevap: Duanın kabul olması için helal yemelidir. Haram lokma yiyenin duası kırk gün kabul olmaz. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri;
-Ya Resûlallah, dua buyurun da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin, diye arz edince, Resûlullah efendimiz;
-Duanın kabul olması için, helal lokma yiyiniz! buyurdu. Bir hadîs-i şerifte de;
(Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua, nasıl kabul olunur?) buyuruldu.
Sual: Duayı, yalnız namazlardan sonra toplu olarak mı yapmalıdır veya her zaman yalnız olarak da dua edilebilirse nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: Duayı yalnız namazlardan sonra veya belli zamanlarda yapmak ve belli şeyleri ezberleyip okumak, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur. Dua bitince, elleri yüze sürmek sünnettir. Resulullah efendimiz, tavaf yaparken, yemek yedikten sonra ve yatarken de dua ederdi. Bu dualarında kolları ileri uzatmaz ve ellerini yüzüne sürmezdi. Duanın ve her zikrin sessiz olması efdaldir. Duaları ve istiğfarı, abdestli okumak müstehabtır. Bazılarının yaptıkları gibi, raksetmek, dönmek, el çırpmak, def, dümbelek, ney, saz çalmak söz birliği ile haramdır. Cemaatin imam ile birlikte, sessizce dua etmeleri efdaldir. Ayrı ayrı dua yapmaları ve dua etmeden kalkıp gitmeleri de caizdir.
Sual: Kitaplarda belli vakitlerde okunması bildirilen sure ve duaları, bildirilen o vakitlerde mi okumak gerekir?
CEVAP
Bu konuda Abdullah-i Dehlevî hazretleri buyuruyor ki:
“Peygamber efendimizin bildirdiği âyet-i kerîmeleri ve duaları, belli vakitlerinde okumalıdır. Bunlar ve nafile namazlar, ihlas ile, huzuru kalb ile okunmazsa, sahih olmazlar, faydaları olmaz. Bunun için, bizler, farzlardan ve müekket sünnetlerden başka hiçbir şey okumayıp, nafile ibadet yapmayıp, önce her an Allahımızı zikrederek ve haramlardan sakınarak, kalblerimizi ve ahlakımızı temizlemeye çalışmalıyız!
Zamanımızda, her yeri küfür, inkâr, fısk ve bidat kapladı. Bu zamanda, Allahü teâlânın, her an hazır ve nazır olduğunu kalbe yerleştirmek çok güçleşti. Fakat, kalb hastalığından kurtulmaya yine çalışmak lazımdır. Bir kuş, semaya, göğe çıkmak için uçar da, semaya kavuşamazsa da, diğerlerinden yüksek olur ve kedilerin şerrinden azat olur, kurtulur.”
Ebu Süleyman Dârânî (rh.a) da şöyle buyuruyor: “Allah’tan bir şey isteyecek olan kimse önce salâvat-ı şerife getirsin, sonra ihtiyacını istesin, en sonunda da salâvat-ı şerife ile duasını bitirsin. Çünkü salâvat-ı şerife makbul bir duadır ve yüce Allah iki makbul dua arasındaki dileği de keremiyle gözetecektir, bu O’nun şanındandır.”
İhya-i Ulumiddin
Taberanî’nin el-Evsat’ta (h. no: 721) Hz. Ali’den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
“Muhammed’e ve onun Âl-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çıkamaz).”
Heysemi, bu hadisin senedinin sahih olduğunu belirtmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278)
Benzer bir rivayeti Deylemi de Hz. Ali’den nakletmiştir. (bk. Deylami, h. no: 4754)
Hz. Peygamber (asm)'in kendisiyle ilgili övgülerini, büyüklüğünü ifade eden sözlerini, başka herhangi bir insanın sözleri gibi algılamamak gerekir. Çünkü onun sözleri Allah’ın elçisi olan bir kimsenin sözleridir. Onun sözleri heva ve hevesinden kaynaklanmaz, Allah’ın emir veya izni dairesinde ilahi vahye dayalıdır. (Necm, 53/3-4)
Mesela, şöyle buyuruyor:
“Kıyamet günü bütün peygamberler de benim sancağım altında toplanır. Fakat / bunları söylerken benden taraf asla bir gurur ve böbürlenme yoktur.”
Demek ki, bunları bir elçi olarak ifade etmek durumundadır.
Salavat konusu da böyledir:
Kur’an’da Allah emrediyor:
“Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere hep salat (rahmet ve sena) ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzab, 33/56)
Alimler bu ayetteki salavat emrinin özellikle namaz kılarken “teşehhüd”de farz veya mendub / sünnet olduğu konusunda farklı görüşler belirtmişlerdir. Alimlerin büyük çoğunluğu bu emrin sünnet olduğunu söylerken, İmam Şafii gibi bazı alimler bunun farz olduğu kanaatindedir.
İster farz olsun, ister sünnet olsun, her iki durumda da konunun bir ibadet yönü vardır. Salavat da bir ibadettir. Ümmetinin her hususta yegâne rehberi olan Hz. Peygamber (asm), başka değişik farz veya sünnet konusunda muallimlik yaptığı ve önemli bir sevap kaynağı olduğu gibi, Allah’ın rızasını kazandıran önemli bir ibadet şekli olan salavatın şeklini, ehemmiyetini, (sırf kendisiyle alakalı olduğu için) ihmal etmesi düşünülebilir mi?
Eğer meseleyi -haşa- bencillik olarak değerlendirirsek, bundan daha önemli olan konular ve ayetler vardır; onları nereye koyacağız? İşte bazı örnekler:
“Kim Resûlullah’a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.” (Nisâ, 4/80)
“Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Kur’ân’ı ve Resûlullah’ın öğütlerini işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!” (Enfâl, 8/20)
“Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle birliktedir. İşte bunlar ne güzel arkadaştır!” (Nisâ, 4/69)
“Allah ve Resûlü, herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab, 33/36)
“Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kabul edip, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisâ, 4/65)
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Dua ettiğiniz zaman:”Allah’ım dilersen beni bağışla,dilersen rahmet et” demeyin.İsteyeceğinizi kesin bir şekilde belirtin….Zaten onu zorlayacak hiçbir güç yoktur.”
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Sizden biriniz dua ettiği zaman,kabul olacağı hususunda büyük ümit beslesin.Zira onu kabul etmek Allah için kolaydır.”
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Dua ettiğiniz zaman,kabul olacağına inanarak Allah’a dua edin.Bilin ki gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez.”
Duaya Besmele ile başlamak gerekir.Hemen arzu ettiğiniz şey değil,önce besmele ile başlanmalı.
“Sübhnae Rabbiyel aliyyil a’lal vehhab.” üç kere okuyun.
Ardından salavat getirin..ve sonra ihtiyacınızı söyleyin….sonra yine salavat getirin…..Zira Yüce Allah iki taraftaki salavatları kabul ederken aradaki dileği kabul etmemesi,onun keremine yakışmaz….
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Dua ettimde halakabul olmadı”deyip acele etmedikçe yüce Allah duanızı kabul eder.Allah’tan çok isteyin.Zira siz Kerem sahibi olan Allah’ta istiyorsunuz..”
Allah dualarınızı kabul etsin…… Amin…
Salavatsız yapılan bütün dualar geçersiz mi?
Öncelikle ifade edelim ki, bazı hadislerde geçen şunu yapmayanın imanı olmaz, ibadeti olmaz, duası makbul olmaz gibi ifadeler, tamamen olmaz anlamında değil, aksine tam ve mükemmel anlamda kabul olmaz demektir. Örneğin;
"Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, bir kişi hayırdan kendisi için istediğini, Müslüman kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz."(1)
mealindeki hadis-i şerifte geçen iman etmiş olmaz cümlesi, mükemmel bir imanı olmaz
Yoksa "kendisi için istemediğini mümin kardeşi için istemeyen kâfir olur" anlamında değildir. İmanın kemali açısından değerlendirilir. Kendisi için istediğini kardeşi için istemeyen kıskanç ve bencil kişi de böyle, mutlak manada kafir olur demek değildir, "kâmil bir iman sahibi değildir" demektir.
Aynen bunun gibi, salavatsız yapılan dualar da elbette duadır ve yapılabilir, ancak kâmil ve mükemmel bir dua için salavat da getirilir.
İşte bu hikmetten dolayı, sitemizdeki “salavatsız da duanın kabul olacağına dair” cevabımız bir ihtiyat payı olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bizim kendi yorumlarımızda çelişki yoktur.
Bu kısa bilgiden sonra bazı bilgileri ayet ve hadis kaynaklarına dayanarak takdim edeceğiz:
1. “Muhammed’e ve onun Al-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua perdelidir.”(2) anlamındaki hadis rivayetinde yer alan raviler, Heysemi’nin dediği gibi raviler “sika” yani güvenilir olmakla beraber, bazı ravilerin yaşlanınca hafıza zayıflığı nedeniyle hata edebileceği ifade edilmiştir. Bu açıdandır ki, Münavi gibi bir kısım büyük muhaddisler bu rivayeti zayıf kabul etmişlerdir.
2. Bu rivayetin senedi sağlam da olsa bir şekilde tevil etmeyi zorunlu kılan kuvvetli deliller vardır. Şöyle ki:
a) Mesela: Hz. Peygambere (s.a.v) asla salavat getirmeyen bazı Yahudi, Hristiyan ve daha başka gayrimüslimlerin bazı dualarının kabul edildiğine tarih şahitlik etmektedir.
b) Hz. Peygamber (asm) Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken tavsiyeleri arasında -dini, salavatı, söz konusu edilmeden- mazlumun duasının kabul olacağını haber veren ifadeler de vardır:
“Mazlumun bedduasından sakın, çünkü onunla Allah arasında bir perde yoktur.”(3)
c) “Kullarım beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.”(4) mealindeki ayette “Müslüman, mümin, takva sahibi, salavat getiren” gibi kayıtlar konmadan mutlak olarak “kullarım..” kavramının kullanılması bütün insanları içine almaya yöneliktir.
Elbette salih olmak gibi salavat duası da duaların kabulü için çok önemli bir vesiledir, bunda şüphe yoktur.
Nitekim rivayete göre Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
“Zaman yaklaştığında (ahir zamanda) mümin kimsenin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz (hep doğru çıkar) Çünkü müminin rüyası nübüvvetin 46 cüzünden bir cüzüdür.”(5)
Hz. Muhammed (asm)’den sonra artık bir peygamber gelmeyeceği, ahir zamanda kıyamete yakın İslam’ın hakikatlerini ders veren gerçek din alimleri de çok azalacağı için, Allah merhametiyle -dinini yaşamak isteyen- müminleri rüyalar vasıtasıyla desteklemek üzere uyarır, müjdeler ve azarlar. Bu sebeple;
“Müminin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz. Dili en doğru olanın rüyası da en doğru olur.”(6)
Demek ki, duanın kâmil anlamda makbul olması için salavat getirmek de önemli bir sebeptir, ancak salavat getirilmeden yapılan duaların geçersiz olmaz, her duanın mutlaka bir karşılığı olur.
Kaynaklar:
1) İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 1/113.
2) bk. Taberani, Evsat: 721.
3) Buhari, no: h.no: 1496.
4) Bakara, 2/186.
5) Buhari, h.no: 7017.
6) bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, ilgili hadisin açıklaması.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’in adiyla.
Alemlerin Rabbi Allah’a hamd, salât ve selâm Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.s.), Âl-i Âbasi, Ehl-i Beyti ve Ashâbi üzerine olsun.
Allah Teala, bizim Hz.Peygamber (s.a.s.) ve Ehl-i Beyt’ine salât etmemiz sayesinde; nefsimizin tezkiyesi, günahlarimizin affi, Resullullah’in sefaati , dualarimizin kabul makamina ulasmasi, Kabrimizde ve Siratta bir nur, Meleklerin duasini kazanmak, fitratimiz için güzellik, Allah ve Resulüne (s.a.s.) yakin olmamiza vesile kilmistir.
*
Salâtin Ayet ve Hadisi seriflere göre feyz ve bereketi:
1~ Salât Etmek Cennete girise vesiledir:
Allah’u Teala, Nebi’ye (s.a.s.) salat etmeyi emrederek kendisi de ona salat etmektedir. Bu emri yerine getirmek Allah’a ve Resulüne itaattir.
‘’Bunlar, Allah’in sinirlaridir. Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, onu altindan irmaklar akan, içinde ebedi kalacaklari cennetlere sokar. Iste büyük kurtulus ve mutluluk budur. ’’ Nisa /4-(13)
*
2 ~Salât Etmek Ilahî Emre Itaat Etmektir:
“Allah ve Resûlüne itaat eden, en büyük kurtulusla kurtulmustur.” (Ahzab-33-(71)
*
3~Salât Etmek Allah’in salat ve selamina hak kazanmaktir:
Rasûlullah (s.a.s.) buyurdu:
“Kim bana bir salat ederse, Allah Teala ona on salat eder.”(12)
*
5~ Salât Etmek Meleklerin Rahmet Duasini kazanmaktir:
Amr Ibnu Rabi’a (r.a.) anlatiyor:
“Rasûlullah (s.a.s.) buyurdu ki:
“Bana salâvat okuyan bir mü’min yoktur ki ona melekler rahmet duasi etmemis olsun. Bu, bana salâvat okudugu müddetçe devam eder. Öyleyse kul bunu, ister az isterse çok yapsin!”(13)
Müminlerin Hz.Peygamber (s.a.s.) ve Ehl-i Beyt’ine salat etmesi, Allah ve meleklerinin de müminlere salat etmelerine sebep olur. Allah ve meleklerinin salati ise, müminleri karanliklardan nura çikarir.
“Öyle bir mâbuttur ki, sizi karanliklardan nura çikarmak için O ve melekleri size salat ederler’’(Ahzab-33-(43)
*
6~Salât Etmek Allah’a yakin olmaktir:
Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdu:
“Kim bana bir kere salât ederse; Allah Teala ona on salât eder, on günahini siler, on kat derecesini artirir.” (14)
*
7~Salât Etmek Allah Teala’nin Merhamet ve Rizasini Kazanmaktir:
Resûlullah (s.a.s) söyle buyurmustur:
“Sizin bana salat etmeniz, hacetlerinizin kabul olmasina sebep olur, Allah’i sizden razi eder ve amellerinizin temiz olmasini saglar.”(15)
‘’Allah’a ve elçisine itaat edin, ki merhamet olunasiniz. ‘’(Al-i Imran/3(132)
“Bana salavat getiriniz ki Allah da size merhamet etsin.” (16)
*
8~Salât Etmek Resûlullah’a Yakin Olmaktir:
Resulullah (s.a.s) buyurdu:
“Kiyamet günü bana daha yakin olan, dünya hayatinda bana daha çok salat eden kimsedir.”(17)
*
9~ Salât Etmek Resûllah’in Sefaatina Vesiledir:
Resûlullah (s.a.s) söyle buyurdu;
“Kiyamet gününde bana en yakin olanlar ve sefaatime hak kazananlar, bana en çok salâvat getirenleridir.”(18)
*
10~Salât Etmek Kurtulus ve Mutluluga Ermektir:
Resûlullah (s.a.s) söyle buyurmustur;
“Cebrail ile karsilastigimda bana söyle dedi:
‘’-Sana müjde ederim, Allah diyor ki:‘’Kim sana selâm verirse ben ona selâm veririm. Kim sana salât getirirse ben ona salât getiririm.”(19)
‘’Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse ve Allah’tan korkup O’ndan sakinirsa, iste ‘kurtulusa ve mutluluga’ erenler bunlardir.” ‘(Nur -24/(52)
*
11~Salât Etmek Günahlara Kefarettir:
Resûlullah (s.a.s.) söyle buyurmustur;
“Kim bana bir salâvat getirirse, Allah Teala bu yüzden o kimseye on misli magfiret eder.”(20)
‘’Ki O ( Allah), amellerinizi islah etsin ve günahlarinizi bagislasin. Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, artik o en büyük kurtulusla kurtulmustur.” (Ahzab/33 (71)
*
12~Salât Etmek Duanin kabul makamina Erismesine sebeptir:
Resûlullah (s.a.s) bu konuda sunlari buyurdu;
“Sizden biriniz Allah’tan bir dilekte bulundugu zaman evvela O’na, sanina lâyik tarzda hamd-ü sena etsin. Sonra Peygamber ve Âl-i beyti’ne salâvat getirsin. Çünkü, bu sûretle arzusuna daha kolay kavusur.”(21)
Namazdan sonra veya diger zamanlarda Allah’a dua edecek kimse;
(Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) desin.
“Muhammed’e ve onun Âl-i beytine salavat getirilmedikçe, yapilan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çikamaz).” (22)
“Dua eden kimse Peygamber ve Âl-i’ne salât etmedikçe duasi perdelenir, dergâh-i icabete vasil olmaz.” (23)
“Peygambere salavat getirilinceye kadar her dua kabul edilmeden bekletilir.” (24)
“Bana ve Âl-i beytime salat-ü selam getirmedikçe, dua, Cenab-i Hakk’a perdelidir.”(25)
Dipnot:
12~ (Sahih-i Müslim, c. 1, h. 70.)
13~(Imam Ahmed)
14~ (Es-Siracü’l-Münir, Beyhakî)
15~ (Cemal’ül-Üsbû’, s. 242)
16~ (Camiussagir – 5032) (Ibn-i Adiyy)
17~ (Tirmizî, Vitir 21) (Cami’ul-Ahbar, s. 67, f. 28, h. 6.)
18~ (Tirmizî, vitr/ 21)
19~ (Hâkim, Beyhâki)
20~ (Müslim, Salât, 70)
21~ (Taberânî, Ibn. Mes’ud’dan)
22~ Heysemi, bu hadisin senedinin sahih oldugunu belirtmistir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278)
23~ (Taberânî, Ibn. Mes’ud’dan)
24~(Deylemi)
25~(Taberani, Ibni Mesud’dan riv.)
Muhammed ve onun Ehl-i Beytine salavat getirilmedikçe
Bismillahirrahmanirrahim
Ali (ra) rivayet ediyor. Resulullah (asm) şöyle buyurdular:Muhammed ve onun Ehl-i Beytine salavat getirilmedikçe, duâ ile Allah arasında bir perde vardır.(Camiüssağir-4266)
Nu’mân İbni Beşîr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Dua ibadettir.” (Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân 3, 41, Daavât 1. Ayrıca bk. İbni Mâce, Duâ 1)
Duanın kabul olması için
Sual: Kur'an-ı kerimde, (Dua edin, duanızı kabul ederim), hadis-i şerifte ise, (Rabbiniz kerimdir, kendine açılan eli boş çevirmekten hayâ eder) buyurulduğu halde, bazı dualar niçin kabul olmuyor?
CEVAP
Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.
Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
Kabul edilir ancak, çalışanın duası!
Duanın kabul edilmesi için gereken şartlardan bir kısmı şöyle:
1- Haram lokmadan sakınmalıdır!
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Haramdan sakının! Midesine haram lokma girenin kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]
Sad bin Ebi Vakkas hazretleri dedi ki: Ya Resulallah, dua buyur da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin! Cevabında buyurdu ki:
(Duanızın kabul olması için helal lokma yiyiniz! Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?) [Şir’a]
Yine buyurdu ki:
(Duanın kabul olması için iki şey gerekir. Duayı ihlas ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.) [Tergibüs-salât]
2- İtikadı düzgün olmalıdır.
Bid’at ehlinin duaları kabul olmaz. Hadis-i şerifte, (Bid’at ehlinin duası ve ibadetleri kabul olmaz) buyuruldu. (İbni Mace)
Âyet-i kerimenin, duanın tesir edebilmesi için, okuyan ve okunan kimsenin buna inanması ve okuyanın itikadının düzgün olması, Allah rızası için okuması, kul hakkından sakınması, haram yememesi ve karşılığında ücret istememesi şarttır.
3- Uyanık kalble ve kabul edileceğine inanarak dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâya, kabul edileceğine tam inanarak dua ediniz! Biliniz ki, Allahü teâlâ gafil bir kalb ile yapılan duayı kabul etmez.) [Şir’a]
4- Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allah’tan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]
İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, "Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!" Facir, [günahkâr] dua edince de "Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir" buyurur.) [İbni Neccar]
Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.
5- Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sıkıntılı iken duasının kabul edilmesini isteyen, refah zamanında çok dua etsin!) [Tirmizi]
Ebu İshak hazretlerinden dua istediler. Dua etti. Duasının kabul edildiğini gören bir talebesi, (Efendim, bu duayı bana da öğretin, ihtiyaç halinde ben de edeyim) dedi. Buyurdu ki: (Duamın kabul edilmesinin sebebi, otuz yıldır kıldığım namazlar, ettiğim dualar ve haram lokmadan sakınmamdır.)
6- Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ey namaz kılan, acele ettin. Namaz kıldıktan sonra dua ederken önce Allahü teâlâya layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salevat getir, sonra dua et!) [Tirmizi]
7- Yalvararak dua etmelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Gafil olan kalb ile yapılan dua makbul değildir.) [Tirmizi]
Hazret-i Davud zamanında kuraklık oldu. Halk dua etmek için aralarından üç âlimi seçtiler.
Âlimlerden biri şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, Kitabında kendimize zulmedenleri affetmemizi bildirdin. İşte biz, nefslerimize zulmettik. Senden af diliyoruz. Bizi affet!)
İkinci âlimin duası da şöyle:
(Ya Rabbi, Kitabında köleleri, azat etmemizi bildirdin. İşte biz kul olarak huzurundayız. Bizleri azat eyle!)
Üçüncü âlim de şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, Kitabında, kapımıza gelen saili kovmamamızı, yüz çevirmememizi bildirdin. İşte biz de sail olarak huzurundayız. Senden rahmet istiyoruz. Bizi boş çevirme!)
Duaları kabul olarak rahmet yağdı.
8- Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
9- Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir.
Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]
10- İsm-i a’zam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir.
Sual: Gafletle dua etmektense hiç dua etmemek daha iyi değil mi?
CEVAP
Gaflet içinde olduğunu söyleyerek, duayı bırakmak doğru değildir. Kalbine geldiği gibi dua etmek, ezberlediği duayı okumaktan daha iyidir. (Bezzâziyye)
Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur), (Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]
Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu. İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]
Hamd ve salevat
Sual: Dua ederken, hamd ve salevat gerekir mi?
CEVAP
Peygamber efendimize salevat getirmek duanın kabulüne vesiledir. Hamd duanın başı, salevat getirmek ise, kanatları gibidir. Duaya hamd ve Resulullah efendimize ve Onun âline ve eshabına salevat ile başlamalı, yani (Elhamdülillahi rabbil âlemîn, essalâtü vesselâmü alâ resûlinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) demeli, sonunda da yine salevat okumalı, (Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammed) demelidir. Resulullah efendimize okunan dua, yani salevat kabul olacağı için, kabul olmuş iki dua arasında edilen dualar da, kabul olur.
Duanın ve ibadetlerin kabul olması için...
Duaların ve herhangi bir amelin kabul olmasının şartları vardır. Bunlar, kişide iman, ilim, niyet, ihlâs olması ve kul hakkı bulunmamasıdır. Önce Ehl-i sünnet itikâdında olmak, sonra yapılacak ibadetin sıhhatinin şartlarını bilmek lazımdır.
Bir amelin, ibadetin sahih olması başka, kabul olması başkadır. İbâdetlerin sahih olmaları için, kendilerine mahsus şartları, farzları vardır. Bunlardan biri noksan olursa, o ibadet sahih olmaz, yani yapılmamış olur. Cezasından, azabından kurtulamaz. Sahih olup da, kabul olmayan ibadet için azap yapılmaz ise de, o ibadetin sevabına kavuşamaz. İbadetin kabul olması için, önce sahih olması, sonra bildirilen şartlarının bulunması da lazımdır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Bir kimse, Peygamberler gibi ibadet etse, fakat üzerinde çok az kul borcu olsa, bunu ödemedikçe Cennete giremez.”
Bu kimsenin duaları da kabul olmaz. İbni Hacer-i Mekkî hazretleri, Zevâcir kitabında buyuruyor ki:
“Bakara sûresi 188. âyetinde meâlen, (Ey müminler! Birbirinizin mallarını bâtıl yoldan yemeyin!) buyuruldu. Buradaki bâtıl yol, faiz, kumar, gasp, hırsızlık, hile, hıyânet, yalancı şahitlik, yalan yemin ederek aldatmaktır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Helâl yiyen, farzları yapıp, haramlardan sakınan ve insanlara zarar vermeyen bir Müslümân Cennete gidecektir.)
(Haram ile beslenen beden, ateşte yanar.)
(Şerrinden, zararından emîn olunmayan kimsenin, dîni, namazları, zekâtları, kendisine fayda vermez.)
(Üzerindeki cilbâbı haramdan gelmiş olan adamın namazları kabul olmaz.) [Zevâcir]
Müslüman olsun, gayrimüslim olsun, kimsenin malına, canına, ırzına saldırmamalı, kimseyi incitmemeli, herkesin hakkını ödemelidir. Kul hakkının en önemlisi ve azabı en çok olanı, akrabasına ve emri altında olanlara din bilgisi öğretmeyi terk etmektir. Onların ve bütün insanların din bilgisi öğrenmelerine ve ibâdetlerini yapmalarına mâni olanın İslâm düşmanı olduğu anlaşılır. Din düşmanı ve bid’at sahipleri ile arkadaşlık etmemeli, onların kitaplarını, gazetelerini okumamalı, radyolarını dinlememeli, televizyonlarını izlememelidir Sözünü dinleyenlere emr-i maruf yapmalıdır. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okuyarak ve dağıtarak, bir de güler yüzle, tatlı dille, hâl ve hareketlerimizle örnek olarak emr-i maruf yapmalı, hiç kimse ile münakaşa etmemelidir. Güzel ahlâk ile süslenmeli, İslam dininin şânını, şerefini herkese göstermelidir...
Sual: Hasta bir kimsenin, doktora gitmesi, ilaç almasının yanı sıra, sadaka vermesi, dua etmesi, hastalığının iyi olmasında faydalı olur mu?
Cevap: Allahü teâlânın âdeti şöyledir ki, her şeyi bir sebeple yaratır. Bir şeye kavuşmak için, bu şeyin yaratılmasına sebep olan şeyi yapmak lazımdır. Her şeyin yaratılmasında müşterek olan manevi sebep, sadaka vermek, yetmiş kerre “Estağfirullah min külli mâ kerihallah” duasını okumaktır. Bu iki manevi sebep, maddi sebepleri bulmaya da yardım eder. Peygamber efendimiz; (Allahü teâlâ, her hastalığın ilacını yaratmıştır. Yalnız, ölüme çare yoktur) ve (Hastalıkların başı, çok yemektir. İlaçların başı, perhizdir) ve (Hastalarınızı, sadaka vererek tedavi ediniz!) buyurdu.
Gafletle edilen dua kabul olmaz
Sual: Kalben değil de, sadece dil ile söylenerek yapılan duaların faydası olmaz mı?
Cevap: Allahü teâlâ, dua etmeyi ve dua edeni sever. Peygamber efendimiz de;
(Dua etmek, ibadettir) buyurmuşlardır.
Duanın ve her zikrin sessiz olması efdaldir. Dua etmenin de şartları vardır. Önce, günahlarına pişman olup, tövbe etmeli, istiğfar okumalı, sadaka vermeli, imanını ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, duanın kabul olacağına inanmalı, yüzü kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevat okumalı. Duayı üçten fazla söylemeli. Kabul olmadı diyerek, ümit kesmemeli, kabul oluncaya kadar, uzun zaman tekrar etmelidir. Haram yememeli, içmemeli, haram söylememelidir. Haram işlemek, kalbi bozar. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Çok istiğfar okuyunuz! İstiğfar duası okumaya devam edeni, Allahü teâlâ hastalıklardan, her dertten korur. Hiç ummadığı yerden rızıklandırır.)
Duaların kabul olması için, okuyanın Müslüman olması, günahlarına tövbe etmesi, manasını bilerek, inanarak söylemesi lazımdır. Kararmış kalple yapılan dua kabul olmaz. Beş vakit namaza devam edenin kalbi temizlenir. Kalp söylemeden yalnız ağız ile yapılan duanın faydası olmaz. Dua ederken, kalp uyanık olmalı, kabul edileceğine inanmalıdır. Söylediğinden haberi olmayan gâfilin duası kabul olmaz. Kur’ân-ı kerim okunan yere, rahmet iner. Bu zaman yapılan duanın kabul olması çok umulur. Hadis-i şerifte;
(Duanın kabul olması için, iki şey lazımdır: Birincisi, duayı ihlas ile yapmalıdır. İkincisi, yediği ve giydiği helalden olmalıdır. Müminin odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı duası, hiç kabul olmaz) buyuruldu.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri;
“Yalvararak, ağlayarak ve sığınarak, kırık kalple Allahü teâlâdan af ve afiyet dilemelidir. Duanın kabul olunduğu anlaşılıncaya ve fitneler kalmayıncaya kadar, böyle dua etmelidir” buyurmuştur.
Mübarek gecelerde, cuma günü ve gecesinde, seher vaktinde, Allah yolunda cihad ederken, her namazdan sonra, yağmur yağarken, Kâbe-i muazzamayı görünce, zemzem suyu içince yapılan duaların kabul olduğu kitaplarda yazılıdır. Musibet anında yapılan dua da müstecabdır. Rahat ve huzur zamanlarında çok dua edenin, dert ve bela zamanlarındaki duaları çabuk kabul olur.
Sual: Yapılan duanın kabul olması için en çok neye dikkat etmelidir?
Cevap: Duanın kabul olması için helal yemelidir. Haram lokma yiyenin duası kırk gün kabul olmaz. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri;
-Ya Resûlallah, dua buyurun da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin, diye arz edince, Resûlullah efendimiz;
-Duanın kabul olması için, helal lokma yiyiniz! buyurdu. Bir hadîs-i şerifte de;
(Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua, nasıl kabul olunur?) buyuruldu.
Sual: Duayı, yalnız namazlardan sonra toplu olarak mı yapmalıdır veya her zaman yalnız olarak da dua edilebilirse nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: Duayı yalnız namazlardan sonra veya belli zamanlarda yapmak ve belli şeyleri ezberleyip okumak, şiir okur gibi dua etmek mekruhtur. Dua bitince, elleri yüze sürmek sünnettir. Resulullah efendimiz, tavaf yaparken, yemek yedikten sonra ve yatarken de dua ederdi. Bu dualarında kolları ileri uzatmaz ve ellerini yüzüne sürmezdi. Duanın ve her zikrin sessiz olması efdaldir. Duaları ve istiğfarı, abdestli okumak müstehabtır. Bazılarının yaptıkları gibi, raksetmek, dönmek, el çırpmak, def, dümbelek, ney, saz çalmak söz birliği ile haramdır. Cemaatin imam ile birlikte, sessizce dua etmeleri efdaldir. Ayrı ayrı dua yapmaları ve dua etmeden kalkıp gitmeleri de caizdir.
Sual: Kitaplarda belli vakitlerde okunması bildirilen sure ve duaları, bildirilen o vakitlerde mi okumak gerekir?
CEVAP
Bu konuda Abdullah-i Dehlevî hazretleri buyuruyor ki:
“Peygamber efendimizin bildirdiği âyet-i kerîmeleri ve duaları, belli vakitlerinde okumalıdır. Bunlar ve nafile namazlar, ihlas ile, huzuru kalb ile okunmazsa, sahih olmazlar, faydaları olmaz. Bunun için, bizler, farzlardan ve müekket sünnetlerden başka hiçbir şey okumayıp, nafile ibadet yapmayıp, önce her an Allahımızı zikrederek ve haramlardan sakınarak, kalblerimizi ve ahlakımızı temizlemeye çalışmalıyız!
Zamanımızda, her yeri küfür, inkâr, fısk ve bidat kapladı. Bu zamanda, Allahü teâlânın, her an hazır ve nazır olduğunu kalbe yerleştirmek çok güçleşti. Fakat, kalb hastalığından kurtulmaya yine çalışmak lazımdır. Bir kuş, semaya, göğe çıkmak için uçar da, semaya kavuşamazsa da, diğerlerinden yüksek olur ve kedilerin şerrinden azat olur, kurtulur.”
Ebu Süleyman Dârânî (rh.a) da şöyle buyuruyor: “Allah’tan bir şey isteyecek olan kimse önce salâvat-ı şerife getirsin, sonra ihtiyacını istesin, en sonunda da salâvat-ı şerife ile duasını bitirsin. Çünkü salâvat-ı şerife makbul bir duadır ve yüce Allah iki makbul dua arasındaki dileği de keremiyle gözetecektir, bu O’nun şanındandır.”
İhya-i Ulumiddin
Taberanî’nin el-Evsat’ta (h. no: 721) Hz. Ali’den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
“Muhammed’e ve onun Âl-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çıkamaz).”
Heysemi, bu hadisin senedinin sahih olduğunu belirtmiştir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278)
Benzer bir rivayeti Deylemi de Hz. Ali’den nakletmiştir. (bk. Deylami, h. no: 4754)
Hz. Peygamber (asm)'in kendisiyle ilgili övgülerini, büyüklüğünü ifade eden sözlerini, başka herhangi bir insanın sözleri gibi algılamamak gerekir. Çünkü onun sözleri Allah’ın elçisi olan bir kimsenin sözleridir. Onun sözleri heva ve hevesinden kaynaklanmaz, Allah’ın emir veya izni dairesinde ilahi vahye dayalıdır. (Necm, 53/3-4)
Mesela, şöyle buyuruyor:
“Kıyamet günü bütün peygamberler de benim sancağım altında toplanır. Fakat / bunları söylerken benden taraf asla bir gurur ve böbürlenme yoktur.”
Demek ki, bunları bir elçi olarak ifade etmek durumundadır.
Salavat konusu da böyledir:
Kur’an’da Allah emrediyor:
“Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere hep salat (rahmet ve sena) ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salat edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzab, 33/56)
Alimler bu ayetteki salavat emrinin özellikle namaz kılarken “teşehhüd”de farz veya mendub / sünnet olduğu konusunda farklı görüşler belirtmişlerdir. Alimlerin büyük çoğunluğu bu emrin sünnet olduğunu söylerken, İmam Şafii gibi bazı alimler bunun farz olduğu kanaatindedir.
İster farz olsun, ister sünnet olsun, her iki durumda da konunun bir ibadet yönü vardır. Salavat da bir ibadettir. Ümmetinin her hususta yegâne rehberi olan Hz. Peygamber (asm), başka değişik farz veya sünnet konusunda muallimlik yaptığı ve önemli bir sevap kaynağı olduğu gibi, Allah’ın rızasını kazandıran önemli bir ibadet şekli olan salavatın şeklini, ehemmiyetini, (sırf kendisiyle alakalı olduğu için) ihmal etmesi düşünülebilir mi?
Eğer meseleyi -haşa- bencillik olarak değerlendirirsek, bundan daha önemli olan konular ve ayetler vardır; onları nereye koyacağız? İşte bazı örnekler:
“Kim Resûlullah’a itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.” (Nisâ, 4/80)
“Ey iman edenler! Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Kur’ân’ı ve Resûlullah’ın öğütlerini işitip durduğunuz halde ondan yüz çevirmeyin!” (Enfâl, 8/20)
“Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salihlerle birliktedir. İşte bunlar ne güzel arkadaştır!” (Nisâ, 4/69)
“Allah ve Resûlü, herhangi bir meselede hüküm bildirdikten sonra, artık inanmış bir erkek ve kadının, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab, 33/36)
“Hayır, hayır! Senin Rabbin hakkı için, onlar aralarında ihtilâf ettikleri meselelerde seni hakem kabul edip, sonra da verdiğin hükümden ötürü içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın sana tam bir teslimiyetle bağlanmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisâ, 4/65)
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Dua ettiğiniz zaman:”Allah’ım dilersen beni bağışla,dilersen rahmet et” demeyin.İsteyeceğinizi kesin bir şekilde belirtin….Zaten onu zorlayacak hiçbir güç yoktur.”
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Sizden biriniz dua ettiği zaman,kabul olacağı hususunda büyük ümit beslesin.Zira onu kabul etmek Allah için kolaydır.”
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Dua ettiğiniz zaman,kabul olacağına inanarak Allah’a dua edin.Bilin ki gafletle yapılan duaları Allah kabul etmez.”
Duaya Besmele ile başlamak gerekir.Hemen arzu ettiğiniz şey değil,önce besmele ile başlanmalı.
“Sübhnae Rabbiyel aliyyil a’lal vehhab.” üç kere okuyun.
Ardından salavat getirin..ve sonra ihtiyacınızı söyleyin….sonra yine salavat getirin…..Zira Yüce Allah iki taraftaki salavatları kabul ederken aradaki dileği kabul etmemesi,onun keremine yakışmaz….
Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Dua ettimde halakabul olmadı”deyip acele etmedikçe yüce Allah duanızı kabul eder.Allah’tan çok isteyin.Zira siz Kerem sahibi olan Allah’ta istiyorsunuz..”
Allah dualarınızı kabul etsin…… Amin…
Salavatsız yapılan bütün dualar geçersiz mi?
Öncelikle ifade edelim ki, bazı hadislerde geçen şunu yapmayanın imanı olmaz, ibadeti olmaz, duası makbul olmaz gibi ifadeler, tamamen olmaz anlamında değil, aksine tam ve mükemmel anlamda kabul olmaz demektir. Örneğin;
"Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, bir kişi hayırdan kendisi için istediğini, Müslüman kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz."(1)
mealindeki hadis-i şerifte geçen iman etmiş olmaz cümlesi, mükemmel bir imanı olmaz
Yoksa "kendisi için istemediğini mümin kardeşi için istemeyen kâfir olur" anlamında değildir. İmanın kemali açısından değerlendirilir. Kendisi için istediğini kardeşi için istemeyen kıskanç ve bencil kişi de böyle, mutlak manada kafir olur demek değildir, "kâmil bir iman sahibi değildir" demektir.
Aynen bunun gibi, salavatsız yapılan dualar da elbette duadır ve yapılabilir, ancak kâmil ve mükemmel bir dua için salavat da getirilir.
İşte bu hikmetten dolayı, sitemizdeki “salavatsız da duanın kabul olacağına dair” cevabımız bir ihtiyat payı olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bizim kendi yorumlarımızda çelişki yoktur.
Bu kısa bilgiden sonra bazı bilgileri ayet ve hadis kaynaklarına dayanarak takdim edeceğiz:
1. “Muhammed’e ve onun Al-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua perdelidir.”(2) anlamındaki hadis rivayetinde yer alan raviler, Heysemi’nin dediği gibi raviler “sika” yani güvenilir olmakla beraber, bazı ravilerin yaşlanınca hafıza zayıflığı nedeniyle hata edebileceği ifade edilmiştir. Bu açıdandır ki, Münavi gibi bir kısım büyük muhaddisler bu rivayeti zayıf kabul etmişlerdir.
2. Bu rivayetin senedi sağlam da olsa bir şekilde tevil etmeyi zorunlu kılan kuvvetli deliller vardır. Şöyle ki:
a) Mesela: Hz. Peygambere (s.a.v) asla salavat getirmeyen bazı Yahudi, Hristiyan ve daha başka gayrimüslimlerin bazı dualarının kabul edildiğine tarih şahitlik etmektedir.
b) Hz. Peygamber (asm) Muaz b. Cebel’i Yemen’e gönderirken tavsiyeleri arasında -dini, salavatı, söz konusu edilmeden- mazlumun duasının kabul olacağını haber veren ifadeler de vardır:
“Mazlumun bedduasından sakın, çünkü onunla Allah arasında bir perde yoktur.”(3)
c) “Kullarım beni senden soracak olurlarsa, bilsinler ki ben pek yakınım. Bana dua edenin duasına icabet ederim. Öyleyse onlar da dâvetime icabet ve bana hakkıyla inanıp tasdik etsinler ki doğru yolda yürüyerek selâmete ersinler.”(4) mealindeki ayette “Müslüman, mümin, takva sahibi, salavat getiren” gibi kayıtlar konmadan mutlak olarak “kullarım..” kavramının kullanılması bütün insanları içine almaya yöneliktir.
Elbette salih olmak gibi salavat duası da duaların kabulü için çok önemli bir vesiledir, bunda şüphe yoktur.
Nitekim rivayete göre Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
“Zaman yaklaştığında (ahir zamanda) mümin kimsenin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz (hep doğru çıkar) Çünkü müminin rüyası nübüvvetin 46 cüzünden bir cüzüdür.”(5)
Hz. Muhammed (asm)’den sonra artık bir peygamber gelmeyeceği, ahir zamanda kıyamete yakın İslam’ın hakikatlerini ders veren gerçek din alimleri de çok azalacağı için, Allah merhametiyle -dinini yaşamak isteyen- müminleri rüyalar vasıtasıyla desteklemek üzere uyarır, müjdeler ve azarlar. Bu sebeple;
“Müminin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz. Dili en doğru olanın rüyası da en doğru olur.”(6)
Demek ki, duanın kâmil anlamda makbul olması için salavat getirmek de önemli bir sebeptir, ancak salavat getirilmeden yapılan duaların geçersiz olmaz, her duanın mutlaka bir karşılığı olur.
Kaynaklar:
1) İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 1/113.
2) bk. Taberani, Evsat: 721.
3) Buhari, no: h.no: 1496.
4) Bakara, 2/186.
5) Buhari, h.no: 7017.
6) bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, ilgili hadisin açıklaması.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’in adiyla.
Alemlerin Rabbi Allah’a hamd, salât ve selâm Efendimiz Hz.Muhammed (s.a.s.), Âl-i Âbasi, Ehl-i Beyti ve Ashâbi üzerine olsun.
Allah Teala, bizim Hz.Peygamber (s.a.s.) ve Ehl-i Beyt’ine salât etmemiz sayesinde; nefsimizin tezkiyesi, günahlarimizin affi, Resullullah’in sefaati , dualarimizin kabul makamina ulasmasi, Kabrimizde ve Siratta bir nur, Meleklerin duasini kazanmak, fitratimiz için güzellik, Allah ve Resulüne (s.a.s.) yakin olmamiza vesile kilmistir.
*
Salâtin Ayet ve Hadisi seriflere göre feyz ve bereketi:
1~ Salât Etmek Cennete girise vesiledir:
Allah’u Teala, Nebi’ye (s.a.s.) salat etmeyi emrederek kendisi de ona salat etmektedir. Bu emri yerine getirmek Allah’a ve Resulüne itaattir.
‘’Bunlar, Allah’in sinirlaridir. Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, onu altindan irmaklar akan, içinde ebedi kalacaklari cennetlere sokar. Iste büyük kurtulus ve mutluluk budur. ’’ Nisa /4-(13)
*
2 ~Salât Etmek Ilahî Emre Itaat Etmektir:
“Allah ve Resûlüne itaat eden, en büyük kurtulusla kurtulmustur.” (Ahzab-33-(71)
*
3~Salât Etmek Allah’in salat ve selamina hak kazanmaktir:
Rasûlullah (s.a.s.) buyurdu:
“Kim bana bir salat ederse, Allah Teala ona on salat eder.”(12)
*
5~ Salât Etmek Meleklerin Rahmet Duasini kazanmaktir:
Amr Ibnu Rabi’a (r.a.) anlatiyor:
“Rasûlullah (s.a.s.) buyurdu ki:
“Bana salâvat okuyan bir mü’min yoktur ki ona melekler rahmet duasi etmemis olsun. Bu, bana salâvat okudugu müddetçe devam eder. Öyleyse kul bunu, ister az isterse çok yapsin!”(13)
Müminlerin Hz.Peygamber (s.a.s.) ve Ehl-i Beyt’ine salat etmesi, Allah ve meleklerinin de müminlere salat etmelerine sebep olur. Allah ve meleklerinin salati ise, müminleri karanliklardan nura çikarir.
“Öyle bir mâbuttur ki, sizi karanliklardan nura çikarmak için O ve melekleri size salat ederler’’(Ahzab-33-(43)
*
6~Salât Etmek Allah’a yakin olmaktir:
Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdu:
“Kim bana bir kere salât ederse; Allah Teala ona on salât eder, on günahini siler, on kat derecesini artirir.” (14)
*
7~Salât Etmek Allah Teala’nin Merhamet ve Rizasini Kazanmaktir:
Resûlullah (s.a.s) söyle buyurmustur:
“Sizin bana salat etmeniz, hacetlerinizin kabul olmasina sebep olur, Allah’i sizden razi eder ve amellerinizin temiz olmasini saglar.”(15)
‘’Allah’a ve elçisine itaat edin, ki merhamet olunasiniz. ‘’(Al-i Imran/3(132)
“Bana salavat getiriniz ki Allah da size merhamet etsin.” (16)
*
8~Salât Etmek Resûlullah’a Yakin Olmaktir:
Resulullah (s.a.s) buyurdu:
“Kiyamet günü bana daha yakin olan, dünya hayatinda bana daha çok salat eden kimsedir.”(17)
*
9~ Salât Etmek Resûllah’in Sefaatina Vesiledir:
Resûlullah (s.a.s) söyle buyurdu;
“Kiyamet gününde bana en yakin olanlar ve sefaatime hak kazananlar, bana en çok salâvat getirenleridir.”(18)
*
10~Salât Etmek Kurtulus ve Mutluluga Ermektir:
Resûlullah (s.a.s) söyle buyurmustur;
“Cebrail ile karsilastigimda bana söyle dedi:
‘’-Sana müjde ederim, Allah diyor ki:‘’Kim sana selâm verirse ben ona selâm veririm. Kim sana salât getirirse ben ona salât getiririm.”(19)
‘’Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse ve Allah’tan korkup O’ndan sakinirsa, iste ‘kurtulusa ve mutluluga’ erenler bunlardir.” ‘(Nur -24/(52)
*
11~Salât Etmek Günahlara Kefarettir:
Resûlullah (s.a.s.) söyle buyurmustur;
“Kim bana bir salâvat getirirse, Allah Teala bu yüzden o kimseye on misli magfiret eder.”(20)
‘’Ki O ( Allah), amellerinizi islah etsin ve günahlarinizi bagislasin. Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, artik o en büyük kurtulusla kurtulmustur.” (Ahzab/33 (71)
*
12~Salât Etmek Duanin kabul makamina Erismesine sebeptir:
Resûlullah (s.a.s) bu konuda sunlari buyurdu;
“Sizden biriniz Allah’tan bir dilekte bulundugu zaman evvela O’na, sanina lâyik tarzda hamd-ü sena etsin. Sonra Peygamber ve Âl-i beyti’ne salâvat getirsin. Çünkü, bu sûretle arzusuna daha kolay kavusur.”(21)
Namazdan sonra veya diger zamanlarda Allah’a dua edecek kimse;
(Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) desin.
“Muhammed’e ve onun Âl-i beytine salavat getirilmedikçe, yapilan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çikamaz).” (22)
“Dua eden kimse Peygamber ve Âl-i’ne salât etmedikçe duasi perdelenir, dergâh-i icabete vasil olmaz.” (23)
“Peygambere salavat getirilinceye kadar her dua kabul edilmeden bekletilir.” (24)
“Bana ve Âl-i beytime salat-ü selam getirmedikçe, dua, Cenab-i Hakk’a perdelidir.”(25)
Dipnot:
12~ (Sahih-i Müslim, c. 1, h. 70.)
13~(Imam Ahmed)
14~ (Es-Siracü’l-Münir, Beyhakî)
15~ (Cemal’ül-Üsbû’, s. 242)
16~ (Camiussagir – 5032) (Ibn-i Adiyy)
17~ (Tirmizî, Vitir 21) (Cami’ul-Ahbar, s. 67, f. 28, h. 6.)
18~ (Tirmizî, vitr/ 21)
19~ (Hâkim, Beyhâki)
20~ (Müslim, Salât, 70)
21~ (Taberânî, Ibn. Mes’ud’dan)
22~ Heysemi, bu hadisin senedinin sahih oldugunu belirtmistir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278)
23~ (Taberânî, Ibn. Mes’ud’dan)
24~(Deylemi)
25~(Taberani, Ibni Mesud’dan riv.)
Muhammed ve onun Ehl-i Beytine salavat getirilmedikçe
Bismillahirrahmanirrahim
Ali (ra) rivayet ediyor. Resulullah (asm) şöyle buyurdular:Muhammed ve onun Ehl-i Beytine salavat getirilmedikçe, duâ ile Allah arasında bir perde vardır.(Camiüssağir-4266)
Nu’mân İbni Beşîr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Dua ibadettir.” (Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân 3, 41, Daavât 1. Ayrıca bk. İbni Mâce, Duâ 1)
Salat-ı Münciye - Salatan Tüncina Duası
Salat-ı Münciye (Salaten Tüncina) nasıl okunur? Salat-ı Münciye duasının okunuşu ve anlamı naslldır? Salat-ı Münciye duası ve fazileti.
Salat-ı münciye (Salaten Tüncina) duasının Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı şu şekildedir:
Arapça Metni:
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِ الاَهوالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ
غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ
Türkçe Harflerle Okunuşu
"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."
Türkçe Anlamı:
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (asm) ve onun Ehl-i beytine salât eyle. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarırsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirirsin, bizi bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlesin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi, bize bunları merhametinle nasip eyle. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."
Farz namazından sonra dua etmek bidat değil, sünnettir.
Nitekim, Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur:
“Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salavat getirsin, ondan sonra dilediği dualar yapsın.” (bk. Neylu’l-Evtar, 2/577)
Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.
Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.
Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.
Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem (asm) Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır.
Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.
Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:
“Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili hadisler için bk. Müsned, Ahmed b. Hanbel IV/56; Mecmau’z- Zevaid, X/168; Cemu’l-Fevaid, II/618; el-Fethu’l-Kebir, II/357)
Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler, bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda Şafileri taklit etmiş oluyor.
Konuyla İlgili Bir Hatıra:
Bu konuda İbni Fakihani "Fecri Münir" isimli kitabında özetle şu olayı nakleder:
Maneviyat büyüklerinden Ebu Musa, fırtınalı bir havada gemide imiş. Müthiş bir fırtına gemiyi batırmaya ramak kaldığı sırada Peygamber Efendimize iltica etmiş:
Ya Resulallah, gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar suya gark olup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster!..
O sırada kulağına şöyle bir hitap vaki olmuş: Ey Ebu Musa! Tüncina duasını okuyun! Yani, kurtaran duayı okuyun, kurtaran duayı...
Demiş ki: Ya Resulallah, bu Tüncina duası hangisidir, biz bilmiyoruz?
Efendimiz (asm) bugün namazlardan sonra okumakta olduğunuz (Salaten Tüncina)'yı okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş.
Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebu Musa'dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ salim karaya ayak basmışlar.
Bu duanın bu gibi özelliklerinden doalayıdır ki bizim de hudutlarımızda düşman tehlikesi belirince, eli silah tutan askerlerimiz hudut boylarına gidip maddi silahıyla karşı koyarken, içerde seccadesi başındaki müminler de hep bu kurtaran duayı okumuşlardır. Maddi silah yanında manevi silahla da düşmanı sınırlarımızdan kovmuşlardır.
Bu konuyu Ehl-i sünnet mecmuasında yazan merhum Zapsu, bir teklifte bulunmuş ve demiştir ki: Harpte sınırlarımızda beliren düşman tehlikesini önlemek için camilerimizde diyanet tarafından okunması istenen (Salaten Tüncana)'yı artık bırakmalıyız. Zira tehlike geçmiştir. Yarın Allah korusun bir tehlike daha söz konusu olursa o zaman neyi okuyacağız.
Faslı Davut Efendinin yazdığı "Delailü'l-Hayrat"ta da geçen bu salavatı şerife için Bediüzzaman Hz. "Bir çok aktabların okumakta titizlik gösterdiği salavat." diye bahseder.
Bu salavatı şerife ilham ile yazılmıştır. Ne okuyana ne de okumayana bir ısrar olmamalıdır. Okunursa sevabı var, okunmazsa günahı yoktur. Ben şahsen okurum, okunmasını da isabetli bulurum. İsmi üstünde kurtaran salavat.
Salât-ı münciye duasının dinî dayanağı var mıdır?
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir. Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.
Salat-ı Münciye Duası Ne Zaman Okunmalıdır?
Salat-ı Münciye farz olan namazların sonunda tesbihat yaparken okunabilir. Oldukça faziletli olan bu dua sadece namazlardan sonra değil gün içerisinde de okunabilir. Ayrıca kişinin bir haceti olduğunda ve ya sıkıntıya düştüğünde de okunabilir. Namazlardan sonra okunması konusunda bid’at olduğuna dair görüşler varsa da tesbihattan sonra okunması halinde bid’at olmayacaktır. Salat-ı Münciye duası okunurken eller yukarı doğru açılıp dua edilebilir. Ayrıca herhangi bir savaş anında ve ya düşmanla karşılaşınca da okunabilir. Günlük zikirler arasında da okunabilir.
Salat-ı Münciye Duasının Faziletleri
Salaten Tüncina'nın fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:
Hz. Enes (r.a.) şöyle dedi: "Kim her sabah ve akşam Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu bütün korku ve afetlerden korur." (Tirmizî, Deavât, 152)
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: "Kim her gün Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu 70 bin melek ile korur." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)
Hz. Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: "Kim her namazdan sonra Salaten Tüncina'yı okursa, Allah ona cennette bir köşk verir." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)
Bu duayı okumak büyük sevaplara nail olmayı sağlar. Çünkü içerisindeki anlamlar büyük sırlar içerir.
Sıkıntılı anında Salat-ı Münciye duası okuyan kişinin sıkıntısı gider. Rabbine karşı yönelen bir kul olmasını sağlar.
Salat-ı Münciye duası okuyan kişiyi Allahu Teâlâ belalara karşı korur. Gün içerisindeki diğer sıkıntılardan da bertaraf olmuş olur.
Salat-ı Münciye duası okumak bereketin artmasını da sağlayacağı gibi Peygamberimiz (s.a.v.)’e salatü selam olmasından dolayı da okuyan kula salavat sevabı yazılmasını sağlar.
Kurtarıcı dua olarak da bilinen Salat-ı Münciye okuyan kişiyi düşmanlarından korur.
Allahu Teâla’dan herhangi bir sıkıntısı için yardım isteyecek olan kulların 2 rekât namaz kıldıktan sonra okuyabildiği kadar bu duayı okuması arkasından da dilediği şeyi söylemesi duanın kabul olmasını sağlayacaktır.
Selam ve dua ile...
Salat-ı Münciye (Salaten Tüncina) nasıl okunur? Salat-ı Münciye duasının okunuşu ve anlamı naslldır? Salat-ı Münciye duası ve fazileti.
Salat-ı münciye (Salaten Tüncina) duasının Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamı şu şekildedir:
Arapça Metni:
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلَي مُحَمَّدٍ وَ عَلَي آلِ مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْجِناَ بِهَا مِنْ جَمِيعِ الاَهوالِ وَ اْلآفاَتِ وَ تَقْضِي لَناَ بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّآتِ وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَي الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَا اَقْصَي الْغَيَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاتِوَ بَعْدَ الْمَمَاتِ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ
غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ
Türkçe Harflerle Okunuşu
"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."
Türkçe Anlamı:
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e (asm) ve onun Ehl-i beytine salât eyle. Bu salâvat o derece değerli olsun ki: Onun hürmetine bizi bütün korku ve belalardan kurtarırsın. Bizim ihtiyaçlarımızı o salâvat hürmetine yerine getirirsin, bizi bütün günahlardan bu salâvat hürmetine temizlesin, o salâvat hürmetine bizi derecelerin en üstüne yüceltirsin, o salâvat hürmetine hayatta ve öldükten sonra düşünülebilecek bütün hayırlar konusunda gayelerin en sonuna kadar ulaştırırsın. Ey merhametlilerin merhametlisi, bize bunları merhametinle nasip eyle. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Allah Tealâ bize kafidir ve ne iyi bir dost, ne iyi bir vekildir. Ey Rabbimiz, senin mağfiretini dileriz, dönüş yalnız sanadır."
Farz namazından sonra dua etmek bidat değil, sünnettir.
Nitekim, Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste peygamberimiz(a.s.m) şöyle buyurmuştur:
“Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salavat getirsin, ondan sonra dilediği dualar yapsın.” (bk. Neylu’l-Evtar, 2/577)
Bazı yerlerde, "Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr." kısmının olmadığını da belirtelim. Ancak bu kısmın söylenmesi de çok faydalıdır.
Bu Salâvat-ı Şerifenin büyük önemi ve sevabı vardır. Sürekli bu salavata devam edenin, belalardan emin, gelecek musibetlere perde, arzularının kolay, rızkının da bereketli olacağı ümit edilir.
Dua esnasında eller (duanın seması sayılan) yukarıya açık olarak (ayrı) şekilde tutulur. İki elin avuç içi terazinin iki gözü gibi muvazeneli şekilde göğüs hizasında, semadan gelecek Rahmet-i İlâhiyye’ye açık bekler.
Ancak, bazı zamanlarda bu iki elin yanyana birleşip, bitişik şekilde tutulması da sünnete aykırı değildir. Resûl-i Ekrem (asm) Hazretleri her iki halde de dua yapmıştır. Lâkin çoğu defa ellerini ayrı şekilde tuttuğu anlaşılmaktadır.
Nitekim Şafiî mezhebinde duanın korku mânâsına gelen cümlelerinde ellerin içinin yere çevrilip aşağıya tutulduğu gibi. Hanefi’de ise avuç içinin aşağıya çevrilmesi sadece yağmur duasında meşru kılınmış, diğerlerine şâmil olmamıştır.
Şafilerin dua ederken musibetten sakınmak için ellerini aşağıya çevirmeleri bazı hadislere dayanmaktadır ki sünnettir. Bu hadislerden birisi şöyledir:
“Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü vesselam, Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.” (Bu konuyla ilgili hadisler için bk. Müsned, Ahmed b. Hanbel IV/56; Mecmau’z- Zevaid, X/168; Cemu’l-Fevaid, II/618; el-Fethu’l-Kebir, II/357)
Bu nedenle ellerini dua ederken aşağıya çevirenler, bu hadislere göre amel etmiştir. Hanefiler ise bu konuda Şafileri taklit etmiş oluyor.
Konuyla İlgili Bir Hatıra:
Bu konuda İbni Fakihani "Fecri Münir" isimli kitabında özetle şu olayı nakleder:
Maneviyat büyüklerinden Ebu Musa, fırtınalı bir havada gemide imiş. Müthiş bir fırtına gemiyi batırmaya ramak kaldığı sırada Peygamber Efendimize iltica etmiş:
Ya Resulallah, gemimiz batacak, içindeki bunca masumlar suya gark olup ölecekler. Lütfen bize bir kurtuluş çaresi göster!..
O sırada kulağına şöyle bir hitap vaki olmuş: Ey Ebu Musa! Tüncina duasını okuyun! Yani, kurtaran duayı okuyun, kurtaran duayı...
Demiş ki: Ya Resulallah, bu Tüncina duası hangisidir, biz bilmiyoruz?
Efendimiz (asm) bugün namazlardan sonra okumakta olduğunuz (Salaten Tüncina)'yı okumuş, bunu okuyun, diye tenbih buyurmuş.
Gemideki yolcular hep birlikte bunu Ebu Musa'dan öğrenip okumuşlar, fırtına dinmiş, sağ salim karaya ayak basmışlar.
Bu duanın bu gibi özelliklerinden doalayıdır ki bizim de hudutlarımızda düşman tehlikesi belirince, eli silah tutan askerlerimiz hudut boylarına gidip maddi silahıyla karşı koyarken, içerde seccadesi başındaki müminler de hep bu kurtaran duayı okumuşlardır. Maddi silah yanında manevi silahla da düşmanı sınırlarımızdan kovmuşlardır.
Bu konuyu Ehl-i sünnet mecmuasında yazan merhum Zapsu, bir teklifte bulunmuş ve demiştir ki: Harpte sınırlarımızda beliren düşman tehlikesini önlemek için camilerimizde diyanet tarafından okunması istenen (Salaten Tüncana)'yı artık bırakmalıyız. Zira tehlike geçmiştir. Yarın Allah korusun bir tehlike daha söz konusu olursa o zaman neyi okuyacağız.
Faslı Davut Efendinin yazdığı "Delailü'l-Hayrat"ta da geçen bu salavatı şerife için Bediüzzaman Hz. "Bir çok aktabların okumakta titizlik gösterdiği salavat." diye bahseder.
Bu salavatı şerife ilham ile yazılmıştır. Ne okuyana ne de okumayana bir ısrar olmamalıdır. Okunursa sevabı var, okunmazsa günahı yoktur. Ben şahsen okurum, okunmasını da isabetli bulurum. İsmi üstünde kurtaran salavat.
Salât-ı münciye duasının dinî dayanağı var mıdır?
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir. Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.
Salat-ı Münciye Duası Ne Zaman Okunmalıdır?
Salat-ı Münciye farz olan namazların sonunda tesbihat yaparken okunabilir. Oldukça faziletli olan bu dua sadece namazlardan sonra değil gün içerisinde de okunabilir. Ayrıca kişinin bir haceti olduğunda ve ya sıkıntıya düştüğünde de okunabilir. Namazlardan sonra okunması konusunda bid’at olduğuna dair görüşler varsa da tesbihattan sonra okunması halinde bid’at olmayacaktır. Salat-ı Münciye duası okunurken eller yukarı doğru açılıp dua edilebilir. Ayrıca herhangi bir savaş anında ve ya düşmanla karşılaşınca da okunabilir. Günlük zikirler arasında da okunabilir.
Salat-ı Münciye Duasının Faziletleri
Salaten Tüncina'nın fazileti hakkında birçok hadis rivayet edilmiştir. Bu hadislerden bazıları şöyledir:
Hz. Enes (r.a.) şöyle dedi: "Kim her sabah ve akşam Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu bütün korku ve afetlerden korur." (Tirmizî, Deavât, 152)
Hz. Ebu Hureyre (r.a.) şöyle dedi: "Kim her gün Salaten Tüncina'yı okursa, Allah onu 70 bin melek ile korur." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)
Hz. Abdullah ibni Abbas (r.a.) şöyle dedi: "Kim her namazdan sonra Salaten Tüncina'yı okursa, Allah ona cennette bir köşk verir." (İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dımaşk, 44/352)
Bu duayı okumak büyük sevaplara nail olmayı sağlar. Çünkü içerisindeki anlamlar büyük sırlar içerir.
Sıkıntılı anında Salat-ı Münciye duası okuyan kişinin sıkıntısı gider. Rabbine karşı yönelen bir kul olmasını sağlar.
Salat-ı Münciye duası okuyan kişiyi Allahu Teâlâ belalara karşı korur. Gün içerisindeki diğer sıkıntılardan da bertaraf olmuş olur.
Salat-ı Münciye duası okumak bereketin artmasını da sağlayacağı gibi Peygamberimiz (s.a.v.)’e salatü selam olmasından dolayı da okuyan kula salavat sevabı yazılmasını sağlar.
Kurtarıcı dua olarak da bilinen Salat-ı Münciye okuyan kişiyi düşmanlarından korur.
Allahu Teâla’dan herhangi bir sıkıntısı için yardım isteyecek olan kulların 2 rekât namaz kıldıktan sonra okuyabildiği kadar bu duayı okuması arkasından da dilediği şeyi söylemesi duanın kabul olmasını sağlayacaktır.
Selam ve dua ile...
Hizbül Makbul Duaları
Hizbül Makbul Duaları Hakkında Kısa Açıklama
"İki Salavat Arası Dua" ile İlgili Hadis
iki salavat arasındaki dua kabul olur. iki salavat arasındaki dua kabul olur reddolunmaz.
«إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فَلْيَبْدَأْ بِتَحْمِيدِ اللَّهِ وَالثَّنَاءِ عَلَيْهِ ثُمَّ لْيُصَلِّ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ ثُمَّ لْيَدْعُ بَعْدُ بِمَا شَاءَ»
Latin Harfleriyle Okunuşu:
"İzâ sallâ ehadukum felyebde' bi-tahmîdillâhi ve's-sanâi aleyhi, summe li-yusalli 'ale'n-nebiyyi sallallâhu aleyhi ve sellem, summe li-yed'u ba'du bimâ şâe."
Hadis (Tirmizî, Deavât, 129)
Anlamı:
"Sizden biriniz namazda (teşehhütte) dua etmek istediğinde, önce Allah'a hamd ve senâ ile başlasın, sonra Peygamber'e salât okusun, ondan sonra dilediği şekilde dua etsin."
Bu Hadisin Hükmü:
Tirmizî bu hadis için "hasen sahih" demiştir. Ayrıca Ebû Dâvûd, Nesâî, Ahmed b. Hanbel gibi kaynaklarda da benzer rivayetler vardır.
Namazdan sonra veya diger zamanlarda Allah’a dua edecek kimse;
(Elhamdü lillâhi Rabbil âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn) desin.
“Muhammed’e ve onun Âl-i beytine salavat getirilmedikçe, yapilan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çikamaz).” Heysemi, bu hadisin senedinin sahih oldugunu belirtmistir.(bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278)
“Dua eden kimse Peygamber ve Âl-i’ne salât etmedikçe duasi perdelenir, dergâh-i icabete vasil olmaz.” (Taberânî, Ibn. Mes’ud’dan)
“Peygambere salavat getirilinceye kadar her dua kabul edilmeden bekletilir.” (Deylemi)
“Bana ve Âl-i beytime salat-ü selam getirmedikçe, dua, Cenab-i Hakk’a perdelidir.”(Taberani, Ibni Mesud’dan riv.)
Mektubat'ta dua bahsinde geçen; "Duâ edileceği vakit, istiğfâr ile manevî temizlenmeli. Sonra makbûl bir duâ olan salavât-ı şerîfeyi şefâatçı gibi zikretmeli." Ve âhirde (duaların sonunda) yine salavât getirmeli. Çünkü iki makbul duânın ortasında bir duâ makbûl olur.” Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c.1, s. 123
"Nefsimi elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, bir kişi hayırdan kendisi için istediğini, Müslüman kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz." İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 1/113.
Duanın kabul olması için helal yemelidir. Haram lokma yiyenin duası kırk gün kabul olmaz. Sa’d bin Ebî Vakkâs hazretleri;
-Ya Resûlallah, dua buyurun da, Allahü teâlâ, benim her duamı kabul etsin, diye arz edince, Resûlullah efendimiz;
-Duanın kabul olması için, helal lokma yiyiniz! buyurdu. Bir hadîs-i şerifte de;
(Çok kimse vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua, nasıl kabul olunur?) buyuruldu.
Dua dinin direğidir. (Allahü teâlâ indinde duadan daha şerefli bir şey yoktur),Tirmizî (De'avât, 1) İbn Mâce (Dua, 1)
(Düşmandan kurtulmak, bol rızka kavuşmak için dua edin! Çünkü dua, müminin silahıdır) (Tirmizi, Da'avat, 1).
hadis-i şerifleri duanın önemini açıkça bildirmektedir. Allahü teâlâdan bir şey istememek ise çok kötüdür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, kendisinden bir şey istemeyene, dua etmeyene gadap eder.) [Tirmizi]
Başka bir hadis-i şerifte, (Dua ibadettir) buyuruldu.(Ebû Dâvûd, Vitir 23; Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân 3, 41, Daavât 1. Ayrıca bk. İbni Mâce, Duâ 1)
İbadeti terk etmek ise hiç uygun değildir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Bana dua edin kabul edeyim. [Bana halis kalb ile dua ederseniz kabul ederim.] Bana ibadet etmek istemeyenleri, zelil ve hakir eder, Cehenneme atarım.) [Mümin 60]
Bu yüzden, dualarımızın makbul, kabul olmuş ve reddedilmemiş bir dua olması için dualarımızı iki salavat arasına koyduk. Önce Fatiha ve o salavatı (Salâten Tüncinâ) okuyun, sonra duamızı okuyun, sonra yine o salavatı (Salâten Tüncinâ) ve Fatihayı okuyun.
SAYI : V091220250630
OKUMA USULU : Hergün Hizbül Makbul Dualarını günde bir defa, sabah veya ikindi yada akşam, vaktin müsait olduğu vakitte zikredilir okunur. veya günde iki defa, sabah veya ikindi yada akşam, vaktin müsait olduğu vakitte zikredilir okunur.
OKUMA SÜRESi: Takriben 1 Saat
Hizbül Makbul Li Raşidiye
Hizbül Makbul Duaları Bunlardır
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ela Inne evliyaullahu ve ibadillahissalihiyne, la havfün aleyhim velahüm, yahzenun.
Ya Eyyuheşşeytanirracim ve hizbühü!
Ya Eyyühed deccal ve havassehü!
inneküm leyse bi sultanillehüm. Vela Tağviyennehüm, vela tusallitennehüm, belhüm ibadillahilmuhlasiyn, Ve inneküm ve Hizbeküm illa şeytanirracim.
Fahruc min hazel bedeni, min hazel beyti, min hazettarigı, min hazeşşehri, min hazel medineti, ve min hazed devleti, ve min hazed dünya feinneküm raciym, ve inne aleyküm leanete ila yevmiddin.
"Estagfirullah" "Estagfirullah" "Estagfirullah"
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn
Sübhnae Rabbiyel aliyyil a’lal vehhab,
Sübhnae Rabbiyel aliyyil a’lal vehhab,
Sübhnae Rabbiyel aliyyil a’lal vehhab.
"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."
TAHSiN
Bismillahirrahmenirrahim
Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen. Allahümme inni eselüke bil arşi velkürsiyyi venuri ellezi aleyhi seyyidüne Muhammedün sallallahü aleyhi ve sellem en tüsahhira li galbe men ahvecteni ileyhi ve en tekfiyeni şerre men yagdirü aleyye vela agdirü aleyhi ya men biyedihi melekütü külli şeyin ente alimün bihi ve gadirün aleyhi tehassentü bilhisni ellezi essessehüllahü sürühü La ilahe illallahü, babühü Muhammedün Resullulahi
miftahühü La havle vela kuvvete illa billahi men erade li süen hazelehüllahü hamsen hamsen lemsen lemsen lemüsen lemüsen me'münen me'münen enel esedü sehmi nefeze minhül mededü La übali min ehadin Bifazli
(Bismillahirrahmenirrahim 3 külhü)
Allahümme Ya cemilessetri iz ehatelbelaü min sidretül münteha en tekfiyeni şerre men emere alleyye ve neha. Allahümme in ceuni ferrüddehüm vein begav alleyye fehüddehüm feinneke entellahü Rabbi ve Rabbühüm ve Rabbül halaigi küllihim.
(Feseyekfikehümüllahü vehüvessemiul alim. 3 defa)
Fein tevellev fegul hasbiyallahü La ilahe illa hüve aleyhi tevvekeltü vehüve Rabbül arşil azim vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim Ve sallalahü ala seyyidina Muhamedin ve ala elihi ve sahbihi ve selleme teslimen Velhamdülillahi Rabbil Alemin
HiZBÜL KEBiR
Bismillahirrahmenirrahim
Elhamdüllilahi rabbil alemine ve sallalahü ala seyyidina Muhammedin va ala elihi ve sahbihi ve selleme ve iza garetel Kurane cealne beynellezine La yüminune bil ahireti hicaben mesturan. Vecealne ala gulubihim ekinneten en yefgahuhu vefi ezenihim vegran ve ize zekerte rabbeke fil kurani vahdehü vellev ala edberihim nüfüren. Ya Malike yevmiddini iyyakanabüdü ve iyyakenesteyinü Rabbi la tezerni ferden veente hayrül verisin elif lam min nevev felevev amme nevev sümme levev amme nevev feamü ve sammü amme nevev fevegal gavlü aleyhim bime zalemü fehüm La. Efehasibtüm enneme haleknaküm abesen veeneküm ileyne La. Ve celane min beyni eydihim sedden ve min halfihim sedden feağşeynehüm fehüm La. Ya mağşerel cinni vel insi inistedağtüm en tenfüzü min egtarissemavati vel ardi fenfüzü La
(La elei ille eleüke ya Allah. / 3 defa)
inneke semiun alimün. Vebil hakkı enzelnahü vebil hakkı nezele vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Elteceme küllü merdin ve zelle küllü zi batşın şedidin muanidin ve teleşet mekenidül cini ve insi ecmaiyne biesmaike ya Rabbel alemine bissemavatil gaimeti fehünne bil gudreti vagifetün bisseb’ı elmütegıbati bil hücubi elmüteradifati bimevagıfi elemlaki fi mecari el eflaki bil kürssiyyi elbasiti bilarşi elmühiti biğayatil ğayeti bimevadııl işarati bimen dene fetedelle fekene gabe gavseyni ev edne hadeatil meredetü fekübitü haseel meridü ve zellel hasidüs esteantü billahi ala küllü men neva li süen keyfe ehafü ve ilahi emeli em keyfe edamü ve ala ilahi müttekeli. Allahümme ehrüsni min keydil fesıgı ve min sedevatil merigı ve min ledğatil ğasigi bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü
(Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa)
Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Bismilahi ma eğzamellahe küllema evgadü neran lil harbi etfaehellahü. Keteballahü La eğlibine ene ve rusuliye innallahe gaviyyin aziz. Allahümme Ya men elceme bahre bi gudretihi ve gaherel ibade bihikemtihi ikfini ente kafi ve anet ilvücuhü Lil hayyil kayyumi ve gad habe men hamele zulmen fellahü hayrun hafizen vehüve Erhamür rahimin. Egbil vela tehaf inneke minel eminin. La tehaf necevte minel kavmiz zalimiyn ,La tehaf dereken vela teahşa. La tehaf inneke entel ağla. La tehaf feinneni meakümasmeu ve era. La tehaf inni La yehafü ledeyyel mürselün. Vele yübedillennehüm min bağdi havfihim emnen ve emenehüm min havfin. Allahümme emmine min külli havfin ve hemin ve ğamin ve kerbin kedin kedin kerdedin kerdedin kerdehin kerdehin dehin dehin deh deh Allahü Rabbül izzeti ketebesmahü ala külli şeyin eazzeh. Hadzea küllü şeyin Liazameti sultanih. Allahümme ehdzi li cemia men yerani minel cinni vel insi vettayri vel vuhuşi vel hevemmi. Allahümmecal li nüran min nurike ala vechi vemin ziyal sultanike emami hatte ize Raevni velev heribine hadziyne liheybetillahi veliheybeti esmaihi veliheybeti tedekdeketil cibalü bi Kef He Ye Ayn Sad küfiytü bi Ha Mim Ayn Sin Gaf humiytü
(Feseyekfikehümullahi vehüvessemiul alim / 3 defa)
Vele havle vele kuvvete ille billahil aliyyil azim. Rabbena erinellezyni edzallene mine cinni vel insi nacalhüma tahte egdamina liyeküne minel esfeline ve reddallahüllezine keferu bigayzihim len yenalü hayren Ve kefellahül mümininel gıtate ve kennallahü gaviyyen azizen. Behe behe behe behye behye behye behyatin behyatin behyatin elgadimü el elzeliyyü yuhdziu li cemia men yerani lemagfercele ya erdzü hudihim gul künü hicaraten ev ahdiden vegıfühüm innehüm mesülün. Keennehüm huşubün müsennedetün vele havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim tuhurun bidagun mahbebehün surehun mahbebeh segfatisun segatimun ehunun kaf edümme hamme heün Amin.
Muhammedün Rasulullahi vellezine meahü eşiddeü alal küffari ruhameü beynehüm terahüm rukkean succeden yebteğune fadlen minallahi ridzvanen simehüm fi vücühihim min eseris sücudi zelike meselühüm fit tevrati ve meselühüm fil incili kezerın ehrace şetehü fe ezerehü festağleze festeva ala sügihi yucibuzzurra liyağize bihumül küffare ve adallahü llezine emenev ve amilüssalihati minhüm mağfineten ve ecren azime.
Sadagallahül azimü ve sallallahü ala seyyidina Muhammedin Nebbiyyil Kerimi ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyne adede ma yeteallagu bihi itmüllahi gadimi minel caizi vel vacibi vel müstehiyli cümleten tef sıylen münzü hulugatid dünya ila yevmil gıyameti fi külli yevmin mietü elfi merretin ve fi külli merretin mislü gadri zelike ve ala elihi ve sahbihi ve selleme.
(Ya Azizü / 100 defa)
(Ya Azizü felem ezel bi izzike azizen ya azizü / 7 defa)
HiZBÜS SAĞiR
Hizbüs Sağir
Billmillahirrahmenirrahim
Va sallallahu ala seyyidine Muhammedin ve ala elihi ve sahbihi ve sellem.
Bismil ilahil haligıl ekberi vehüve hırzun meniun mimme ehafü ve ahzeru la gudrete li mahlugin ma gudretil halıgi yulcimuhu bilicemi gudretihi eahme hamiŝen etme tamiŝen ve kenallahu gavviyen azzize(n) Ha Mim Ayn Sin Gaf himayetune Kef He Ye Ayn Sad kiffayetüne
(Feseyekfikehümmullahü vehüves semiul alim / 3 defa)
Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim. Ve sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala elhi ve sahbihi ve sellem.
(Ya Baariu / 100 defa)
(Ya Latiifu / 127 defa)
(Allahümme ya latiiyfen bi halgıhi ya alimen bi halgıhi ya habiren bi halgıhil tuf bine ya latiiyfu al alimu ya habiru / 7 defa)
(Ya Allah / 66 defa)
(Ya Daimu / 66 defa)
Leked devemül ezeliyyü vel begaüs sermediyü hatte teriŝel erdza ve men aleyhe ve ente hayrül veriŝin sübhaneke ya daimü ente veliyyüne fağfirlene ve erhamne ve ente hayrül ğafirin. Subhaneke ya daimurzukne halavete mehabetike vahşurne fi zümüretil muhibbine vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim.
(Ya Vedud / 240 defa)
Salati Muhammedi Zatiye
ibrahim Düsûkî (Kuddise Sirruhû)nun Salâtı
Allahümme salli alez-zâtil-Muhammediyyetil-Latîfetil-Ahadiyyeti şemsi semâil esrâri ve mazharil-envâri ve merkezi medâril-celâli ve kutbi felekil-cemâl.
Allahümme bisirrihi ledeyke ve biseyrihi ileyke âmin havfi ve akıl asreti ve ezhib huzni ve hırsî ve kün lî ve huznî ileyke minnî verzuknil-fenâe annî velâ tecalnî meftûnen binefsî mahcûben bihissî vekşif lî an külli sirrin mektûmin yâ Hayyü yâ Kayyûm.
SALATI SEYYiD AHMED EL BEDEVi
Allahümme salli 'alâ seyyidina ve mevlâna Muhammedin şecereti'l-asli'n-nûrâniyye,
ve lem'âti'l kabdzati'r-rahmâniyye ve efdali'l-halîkati'l-insâniyye ve eşrefi's- sûreti'l-cismâniyye,
ve ma'dini'l-esrâri'l-ilâhiyye ve hazâini'l-'ulûmi'l-ıstıfâiyye sâhibi'l kabdzati'l-asliyye,
ve'l-behceti's-seniyye ve'r-rütbeti'l-aliyye men inderaceti'n-nebiyyûne tahte livâihî fehüm minhü ve ileyh.
ve salli ve sellim ve bârik 'aleyhi ve 'alâ âlihi ve sahbihî 'adede mâ halakte ve rezakte ve emette ve ahyeyte ilâ yevmin teb'asü men efneyte ve sellim teslîmen kesîrâ.
Ve'l-hamdü lillahi rabbi'l-âlemîn.
SALATI MEŞiŞiYA
ibni Beşişe Rahimehullah
Salat al-Maşişiyya
Bismillahirrahmenirrahim
Allahümme Sali ala men minhü enşaggatil esraru ven felegatil envaru vefihi ertegat elhegaigu ve tenezzelet ulumu ademe feacezel halaige velehü tezaelet elfühümü felem yüdrikhü minne sebigun vela lahigun feriyazu elmelekuti bizehri cemalihi münigatün ve hiyazu el ceberuti bifeyzi envarihi mütedefigatün vela şey e illa vehüve bihi menutun iz levle elvası tatu lezehebe (kema gı le) elmevsutu saleten teligu bike minke ileyhi kema hüve ehlühü allahümme innehü sırrukel cemiud dal lu aleyke ve hicabukel eazamul gaimu leke beyne yedeyke allahümme elhigni bi nesebihi ve haggigni bi hasebihi ve arrifni iyyehu marifeten eslemu bihe min meveridi el cehli ve ekrau bihe min meveridil fazli vahmilni ala sebilihi ila hazretike hamlen mahfufen binusretike vagzif bi alel batili fe edmeğuhu ve zucce bi fi biheril ehadiyyeti venşilni min evhalit tevhidi ve eğrigni fi ayni bahril vahdeti hatte la era vela esmea vela ecide vela ühısse illa bihe vecal el hicabel eazeme hayete ravhi ve ruhahu sırre hagigati ve hagigatehü cemia avalimi bitahgıgi elhaggıl evveli ya evvelü ya ahiru ya zahiru ya batinu esmea nidei bima semı'te bihi nidee abdike zekeriyya
(ven surni bike leke ve eyyidni bike leke vecma beyni ve beynike ve hul beyni ve beyne ğayrike 3 defa)
allah allah allah innellezi feraze aleykel kurane leraeddüke ila maadin. Rabbena atina min ledünke rahmeten veheyyi´lene min emrine raşeden subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifune ve selamun alel mürseline vel hamdülillahi rabbil alemine.
HiZBÜS SEYFi
Hz Ali'nin (r.a.) Kılıç Duası
Bismillahirrahmenirrahim
ve sallallahu mevlana muhammedin ve elihi vesahbihi ve selleme allahümme inni ügadimü ileyke beyne yedeykülli nefsin velemhatin ve tarfetin yatrifü bihe ehlüssemavaati ve ehlül ardi ve külli şeyin hüve fi ilmike kainin evgad kane ügadimü ileyke beyne yedey zelike küllihi
Bismillahirrahmenirrahim
allahümme entallahül melikül haaggül mübinül gadimül müteazzizü bil azamati vel kibriyai elmünferidü bil bagail hayyul kayumul gadirul muktedirul cebbarul gahherullezi la ilahe ille ente (3 kulhü) ente rabbi ve ene abdüke amiltü süen ve zalemtü nefsi vagtereftü bizenbi fagfirli zünübi küllehe feinnehü la yağfiruzünübe ille ente ya ğafuru ya şekürü ya halimu ya kerimu ya saburu ya rahimu allahümme inni ahmedüke ve entel mahmudu ve ente lilhamdi ehlün ve eşkürüke ve entel meşkürü ve ente lişşükri ehlün me hassasteni bihi min mevehibir regaibi ve evsalte ileyye min fadza ili ilis sanaii ve evleyteni bihi min ihsanike ve bevve´teni bihi min mezannetis sıdgi indeke ve enelteni bihi min minenikel vasileti ileyye ve ahsente bihi ileyye külli vagtin min def´il beliyyeti anni vettevfiki li velicabeti liduai hiyne ünedike daiyen ve ünecike rağiben ve ed´uke mütedzarrian safiyen zarian ve hiyne ercüke raciyen fe ecidüke kafiyen ve elüzübike fil mevatini küllihe fekün li veli ihvani küllihim caren haziren hafiyyen beren veliyyen fil umuri küllihe naziren ve alel a´dai küllihim nasiren velil hateye vezzünibi küllihe ğafiren veliluyubi küllihe setiren elem a´dem avneke ve birike ve hayreke ve izzeke ve ihsaneke tarfete aynin münzü enzelteni derel ihtibari vel fikri vel iğtibari litenzure ma ügadimü lidaril hulidi velgarari velmügameti ma al ahyari fe ene abdüke fecalni (ya rabbi 3 defa) atigake ya ilahi mevlaye hallisni ve ehli ve ihvani küllihim minennari ve min cemi il medzarri vel mazalli vel mesaibi vel meaibi ven nevaibi vellevazimi vel hümümilleti gad severetni fihel gumumi bimearizi esnafil belai ve duribi cehdilgazai ilehi la ezkürüminke illel cemile velem era minke illettafzile hayrüke li şemilün ve sunike li kamilün velütfüke li kafilun ve birruke li gamirun ve fadzlüke alleyye daimün mütevatirun ve niamüke indi müttesilatün lem tuhfirli civari ve emente havfi ve saddakte racei ve haggagte emeli ve sahebteni fi esfari ve ekremteni fi ahdzari ve afeyte emradzi ve şefeyte evsabi ve ahsente müngalebi vemesveye velem tüşemit bi a'dai ve hussadi ve rameyte men ramani bisüin ve kefeyteni şerre men adani fe ene eselüke ya allahül ene en tedfea anni keydel hasidine ve zulmez zalimine ve şerrel muanidine vahmini ve ehli ve ihvani küllehüm tahte süredigati izzike ya ekremel ekremine ve baid beyni ve beyne a'dai keme beadte beynel meşrigi vel mağribi vahtef ebsarehüm anni binuri gudsike vadzreb rigabehüm bicelali mecdike vagt'a e'anagahüm bisetavati gahrike ve ehlikhüm ve demmirhüm tedmiren keme defa'te keydel hussadi an enbiyaike ve dzarabte rigabel cebabireti li esfiyaike ve hatefte ebsarel a'dai an evliyaike vegatate a'nagel ekasireti lietgiyaike ve ehlektel ferainete ve emmerted decacilete lihavassikel mugarrebine ve ibadikes salihine.
(ya giyasel müstagisine egisni) (3 defa)
ala cemii a´daike fehamdi leke ya ilahi vasibun ve senai aleyke mütevatirün daiben daimen mineddehri bielvanit tesbihi vettakdisi vesunufil lugati medihati ve esnafit tenzihi halisen lizikrike ve merziyyen leke binasiit tahmidi vettemcidi ve halisit tevhidi veihlsit tegarrübi vettakribi vettefridi ve imhazit temcidi bitulit teabbudi vetta´didi lem tüan fi gudretike velem tüşerek fi üluhiyetike velem tulem leke mahiyyetün feteküne lileşyail muhtelifeti mücenisen velem tüayen iz hubiset eleşyaü alel azaimil muhtelifeti vela haregat elevhamü hücübel guyubi ileyke fa´tegidu minke mahduden fi mecdi azamatike la yabluğuke bu´dül himemi vela yenalüke gavsül fitani vela yentehi ileyke basaru nazirin fi mecdi cebarituker tefeat an sifatil mahlugine sifatu gudretike ve an zikriz zekirine kibriyaü azamatike fela yentagisu me eradte enyezdede vela yezdadü me eradte enyentegise la ehade şehideke hiyne fetartel halge vela nidde vela zidde hazereke hiyne bere´ten nüfüse kellet elsünü an tefsiri sifatike ven hasaret el ugulü an künhi mi´rifatike ve sifatike ve keyfe yusefü künhü sifatike ya rabbi ve entallahül melikül cebbarul guddüsül ezeliyyüllezi lem yezel vela yezalü ezelliyyen bagiyen ebeden sermediyyen daimen fil guyyubi (vahdeke la şerike leke) (3 defa) leyse fihe ahedün gayreke velem yekün ilehün sivake haret fi bihari behai melekütike amigatü mezehibit tefekküri ve tevezeat elmülükü liheybetike ve anet elvücuhu bizilletil istikaneti liizzetike vengade külli şeyin ligudretike vehazeat leker rigabü ve kelle düne zelike tahbirül lügati ve zalle hünaliket tedbirü fi sıfatin fi tesarifissıfati femen tefekkere fi inşaikel bedii vesenaiker rafii ve teammege fi zelike racea tarfühü ileyhi hasien hasiren ve aglühü mebhüten tefekkürühü mütehayyiren esiren. allahüme lekel hamdü hamden kesiren daimen mütevaliyen mütevatiren mütezaifen müttesian müttesigan yedümu veyetezaafu vela yebidu gayre mefgudin fil meleküti vela metmusin fil mealimi vela müntegasin fil irfani felekel hamdü mekarimikelletti la tühsa ve niamikelleti latüstagse filleyli ize edberi vessubhi ize esfere vefil berri vel bihari vel gudivvi vel asali vel aşiyyi vel ibkari vezzahireti vel eshari vefi külli cüzin min eczail leyli vennehar . allahümme lekel hamdü bitevfigike gad ehzartenin necate ve cealteni minke fi vilayetil ismeti felem ebrah fi sübügi neamaike ve tetebui elaike mahrusen bike firreddi vel imtinai ve mahfuzen bike fil meneati veddifei anni. allahümme inni ahmedüke iz lem tükellifni fevga tagati velem terdza minni ille taati ve radziyte minni min taatike ve ibadetike düne istideati ve egalle min vüsi ve magdireti feinneke entellahül melikül haggullezi la ilahe illa ente lem tegib vela tegibu anke gaibetün vela tehfa aleyke hafiyetün velen tezille anke fi zulemil hafiyyeti dzalletün innema emrüke ize eradte şeyen en tegule lehü kün feyekün ( 3 kulhü) allahümme lekel hamdü hamden kesiren daimen misle ma hamedte bihi nefseke ve ezafe ma hamedeke bihil hamidüne ve sebbehake bihil müsebbihune ve meccedeke bihik mümeccidüne ve kebbereke bihil mükebbirune ve helleleke bihil mühellilüne ve gaddeseke bihil mügaddisune vevahhedeke bihil müvahhaidüne ve azzemeke bihil müazzimune vestağfereke bihil müstağfirune hatte yeküne leke minni vahdi fi külli tarfeti aynin ve egalle min zelike mislü hamdi cemiil hamidine ve tevhidi esnafil müvahhaidine vel mühlasine ve tagdisi ecnasil arifine vesenai cemiil mühalliline vel müsalline vel müsabbihine ve misle ma ente bihi alimun ve ente mahmudun ve mahbubun ve mahcubun min cemii halgike küllihim minel hayavanati vel beraye vel enam. ilahi eselüke bimesailike ve ergabu ileyke bike fi berekati ma entagdeni bihi min hamdike ve veffagteni lehü min şükrike ve temcidi leke fema eysere me kellefteni bihi min haggike ve agzeme ma veadteni bihi min neamaike ve mezidil hayri ale şükrikebtede teni binniami fadzlen ve tavlen ve emerteni bişükri haggen ve adlen veveadteni aleyhi edzafen ve meziden ve eateydeni min rizgike vesian kesiran ihtiyren ve rizen ve seelteni anhüb şükren yesiran. lekel hamdü allahümme alleyye iz necceyteni ve afeyteni birahmetike min cehdil belai ve derkiş şegai velem tüslimeni lisüi gazaike ve belaike ve cealte melbesiyel afiyete ve evleytenil bestete verrehae ve şereate li eysere gasdi vedzeafte li eşrefel gasdi mea ma abedteni bihi min mehaccetis şerifeti ve beşşerteni bihi mined derecetil aliyyetir rafiati vestafeyteni bieazemin nebiyyine daveten ve eftalihim şefeaten ve erfaihim dereceten ve egrabihim menzileten ve evzahihim hücceten muhammedin sallahü alleyhi veale elihi veseleme veale cemiil enbiyai velmürselin ve eshabihit tayyibinet tahirine (3 külhü) allahüme salli muhammedin veala eli muhammedin vagfirli veli ehli veli ihveni küllihim mele yeseuhu ille magfiretüke vele yemhaguhu ille afvüke vela yükafirühu ille tecavuzuke ve fazlüke ve hibli fi yevmi heze veleyleti hezihi ve saati hezihi ve şehri heze ve seneti hezihi yakinen sadigan yühevvinü aleyye mesaibed dünya vel ahireti ve ehzenehüme ve yüşevviguni ileyke ve yurağğibuni fi me indeke vektüb li indekel mağfirete ve belliğnil keramete min indeke ve evziğni şükre me enamte bihi aleyye feinneke entellahüllezi la ilahe illa entel va hidül ehadür rafiul bediul mübdiul muidus semiul alimul lezi leyse li emrike medfeun vela an gadzaike mümteneun ve eşhedüenekke rabbi ve rabbü külli sşeyin fatirus semavati velerdzi alimül gaibi veşşehadetil alliyyül kebirul müteali (3 kulhü) allahümme inni eselükes sebete fil emri vel azimete alar rüşdi veş şükri niamike ve eselüke husne ibadetike ve eselüke min hayrin külli ma talamu ve euzü bike min şerri külli ma talamu ve estagfiruke min şerri külli ma talamu inneke ente allamul guyubi ve eselüke li veliehli veliihvani küllihim emnen ve euzu bike min cevri külli cairin ve mekri külli makirin ve zulmi külli zalimin ve sihri külli sahirin ve bagğyi külli bağin ve hasedi külli hasidin ve gadri külli gadirin ve keydi külli kayidin ve adevati külli aduvvin ve ta´ni külli tainin ve gadhi külli gadihin ve hiyeli külli mütehayyilin ve şamatati külli şamitin ve keşhi külli kaşihin. allahümme bike asülü alel a´dai vel kuranai ve iyyake ercü vilayetel ehibbai vel evliyai vel gurabai felekel hamdü mele estatiu ihsaehu vela ta´didehü min avaidi fadzlike ve avarifi rizgike ve elvani ma evleyteni bihi min irfadike ve keramike fe inneke entallahüllezi la ilahe illa entel faşi fil halgi hamdükel basitü bil cüdi yeduke la tuzaddü fi hükmike vela tünezeu fi emrike ve sultanike ve mülkike vela tüşarekü fi rububiyyetike vela tüzahamü fi haligatike temlikü minel enami ma teşeu vela yamliküne minke ille ma türidü. allahümme entallahül mün imul mütefadzzilül gadirul muktedirul gahirul mugaddesü tereddeytü bil mecdi vel behai veteazzemte bil izzeti vel alai vete ezzerte bil azameti vel kibriai (3 kulhü) vetegaşşeyte bilnuri vezziyai vetecellelte bil mehabeti vel behai lekel mennül gadimü vessultanüs şemihu ve mülkül bezihu velcudül vesiu vel gudretül kemiletü vel hikmetül beliğatü vel izzetüş şemiletü felekel hamdü me cealteni min ümeti muhammedin sallalahu aleyhi veseleme ve elihi vehüve efdalü beni edeme aleyhisselamüllezine kerremtehüm ve hameltehüm fil berri vel bahri ve rezagtehüm minettayyibeti ve fadzzeltehüm kesirin min halgike tafdzilen vehalagteni semian basiran sahihan seviyyen salimen muafen velem teşğalni binuksanin fi bedeni an taatike vela biafetin fi cevarihi vela ahetin fi nefsi vela fi agli velem tem na´ni kerameteke iyyaye vehusne saniike indi ve fazle menaihike ledeyye vena´maike aleyye entellezi evsa´te aleyye fiddünya rizgan ve fazzalteni kesirin min ehlihe tafzilen fecealte li seman yesmau eyetike ve aglen yefhemü imeneke ve basaran yera gudreteke ve füeden yağrifu azameteke ve galben yağtegidu tevhideke fe ini lifadzlike aleyye şahidun hamidun şakirun veleke nefsi şakiretün ve bihaggike alleyye şahidetün ve eşhedü enneke hayyun gable külli hayyin ve hayyun bağde külli hayyin ve hayyun bağde külli meyyitin ve hayyun lem teris elhayate min hayyin velem tagtá hayreke ani fi külli vagtin velem tagtá racei velem tünzil bi ugubetin nigami velem tuğayyir aleyye veseigan niami velem temna anni degaigel isemi felev lem ezkür min ihsaneke ve inamike aleyye ille afveke anni vettevfige li vel isticabete li duai hiyne rafağtu savti bi duaike ve tahmidike ve tevhidike ve temcidike ve tehlilike ve tekbirike ve tağzimkike ve ille fi tagdirike halgi hine savverteni fe ahsente sureti ve ille fi gismetil erzegi hine gaddertehe li lekene fi zelike me yeşgalü fikri an cehdi fekeyfe ize fekkertü finni amil izemilleti etegallebü fihe vela eblugu şukre şeyin min he felekelhamdu adede me hafizehü ilmüke ve cera bihi galemüke ve nefeze bihi hükmüke fi halgüke ve adede me ve siadhü rahmetüke min cemii halgüke ve adede me ehatet bihi gudretüke ve edzafe me testevcibühü min cemii halgüke. allahümme inni mugirun binimetike aleyye fetemmim ihsaneke ileyye fi me bagiye min umri bi ağzeme ve etemme ve ekmele ve ahsene mimme ahsente ileyye fi me medza minhü birahmetike ya erhamerrahimin. allahümme inni eselüke ve etevesellü ileyyke bi tevhidike ve temcidike ve tahmidike ve tehlilike ve tekbirike ve tesbihike ve kemelike ve tedbirike ve tağzimike ve tagdisike ve nurike ve ra´fetike ve rahmetike ve ilmike ve hilmike ve uluvike ve gararike ve fadzlike ve celalike ve menike ve kemelike ve kibriyaike ve sultanike ve gudretike ve ihsanike ve imtinanike ve cemalike ve behaike ve bürhanike ve gufranike ve nebiyyike ve veliyyike ve itretihit tahiriyne en tüsalliye seyyidine muhammedin ve sairi ihvanihil enbiyai vel mürseline ve enle tahrimeni rifdeke ve fadzleke ve cemaleke ve celaleke ve fevaide kerametike fe innehü la tagt´terike li kesreti me gad neşerte minel ataye avaigul buhli vela yungisu cüdeke tagsiru fi şükri nigmetike vela tünfidu hazaineke mevahibukel müttesiatü vela tüessiru fi cüdikel azimi minehükel fe igatül celiletül cemiletül esiletü vela tehafü zayme imlagin fetükdi vela yelhaguke havfü udmin feyüngise min cüdike feyzu fazlike inneke me tesau gadirun ve bil icabetü cedirun. allahümmerzukni galben haşien hadzien dzarian ve aynen bekiyeten ve bedenen sahihen sabiren ve yakinen sadigan bilhaggi sadian ve tevbeten nesuhan ve lisanen zakiren ve hamiden ve imanen sahihen ve rizgen helalen tayyiben vesian ve ilmen nefian ve veleden salihan ve sahiben müvefigan ve sinnen tavilen fil hayri müştegilen bil ibadeti haliseti ve hulugan hasenen ve amelen salihan mütegabbelen ve tevbeten magbuleten ve dereceten rafiaten vemreeten mümineten taieten allahümme la tünsini zikreke vela tüvellini gayreke vela tüemmini mekreke vela tekşif anni setreke vela tüknitni min rahmetike vela tübidni min kenefike ve civarike ve eizni min suhtike ve gazabike vela tüeyyisni min rahmetike ve ravhike ve kün li veli ehli veli ihvani küllihim enisen min külli ravatin ve havfin ve haşyetin ve vahşetin ve gurbetin vagsimni min küllihelketin ve neccini min külli beliyyetin ve afetin ve ahetin ve gussatin ve mihnetin ve zelzeletin ve şiddetin ve ihanetin ve zilletin ve galebetin ve gilletin ve cuin ve ateşin ve fagrin ve fagatin ve dzigin ve fitnetin ve vebain ve belain ve garegin ve hargin ve bergin ve sergin ve harin ve berdin ve nehbin ve gayin ve dzalalin ve dzaletin ve hemmetin ve zelelin ve hataye ve hemin ve gamin ve meshin ve hasfin ve gazfin ve halletin ve illetin ve meradzin ve cununin ve cuzamin ve berasin ve felacin ve basurin ve selesin ve nagsin ve heleketin ve fadzihetin ve gabihatin fiddareyni inneke la tuhliful mi ad. allahümme erfeani vela teza´ni vedfeanni vela tedfeani ve atini vela tahrimni ve zidni vela tüngisni verhamni vela tuazzibni ve ferric hemmi vekşif gammi ve ehlik aduvvi vensurni vela tahzulni ve ekrimni vela tuhinni vesturni vela tefzahni ve esirni vela tü´sir aleyye vahfezini vela tüzayyi´ni fe inneke külli şeyin gadirun ya agdarel gadiriyne veya esraal hasibine ve sallahu alla seyidine muhammedin ve elihi ve selleme ecmaine ya zel celali vel ikrami allahümme ente emertene bi duaike ve veadtene bi icabetike ve gad deavneke keme emertene fe ecibne kema ve adtene ya zel celali vel ikrami inneke la tuhliful miad allahümme ma gadderte li min hayrin ve şeratü fihi bitevfigike ve teysirike fe temmimhü li biahsenil vücuhi külli he ve esvabihe esfehe fe inneke ma teşeü gadirun ve bil icabeti cedirun nigmel mevla ve nigmen nasiru veme gadderte li min şerin ve tuhaziruni min hü ve esrifhu anni ya hayyu ya kayyumu ya men gamet essemavetü vel erzu bi emrihi ya men yumsikus semae entegaa alel ardzi ille bi iznihi ya men emruhu iza erade şeyen enyagule lehu kunfeyekun. fesubhanellezi biyedihi melekütü külli şeyin ve ileyhi türceun
(subhanallahil gadiril gahiril gaviyyil azizil cebbaril hayyil gayyumi bile muiynin vela zahirin birahmetike estagisu 3 defa)
allahümme hezedduaü ve minkel icabetü ve hezel cuhdü minni ve aleyket tuklanü
(vela havle vela guvvete illa billa hil aliyyil azim 3 defa)
velhamdülillahi evvelen ve ahiren ve zahiren ve batinen ve sallallahu seyyidine muhammedin ve elihi ve eshabihit tayyibinet tahirine ve selleme teslimen kesiran esiren daimen ebeden ila yevmiddin ve hasbunallahi ve nigmel vekilu velhamdülillahi rabbil alemine ve sallallahu seyyidine muhammedin veala elihi fi külli lamhatin ve nefesin adede me vesiahu ilmullah.
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Hasbünallahivenimelvekil
Ni’mel Mevla ve ni’me’n nasîr, ğufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayrul mâkirîn
ihlas Suresi
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Bismillâhirrahmanirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Fatiha Suresi
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Felak Suresi
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Bismillahirrahmanirrahim
Eûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Nas Suresi
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Bismillahirrahmânirrahîm
Eûzü birabbinnâs. Melikinnâs. İlâhinnâs.Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi, Minelcinneti vennâs.
Ayetel Kürsi
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
Bismillahirrahmânirrahîm
Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yu-hîtûne bi'şey'im min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil'Aziym.
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag,
Euzü bi kelimatillahit-taammati min şerri ma halag.
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim,
Bismillahillezi lâ yedzurru maasmihi şeyün fil erdzi velâ fissemâi ve hüvessemiulalim.
Rabbic’alni mukimessalati ve min zürriyeti. Rabbena ve tekabbel dua. Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab.
Ülaikellezine hüm aleyhim salavatihim yuhafizun.
Ellezîne yu’minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Rabbenâ âtinâ min ledünke rahmeten ve heyyi’lenâ min emrinâ raşedâ.
Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard, rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ, subhâneke fekınâ azâben nâr.
Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.Es sâbirîne ves sâdıkîne vel kânitîne vel munfikîne vel mustagfirîne bil eshâr.
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh
Estağfirullahellezi la ilahe illa hüvel Hayyul- Kayyumue ve etübü ileyh.
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Estağfirullâh El Aziymu ve E Tübü ileyh
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemun.
Kâle mûsâ mâ ci’tum bihis sihr, innallâhe se yubtiluhu, innallâhe lâ yuslihu amelel mufsidîn.
Keteballâhu le aglibenne ene ve rusulî, innallâhe kaviyyun azîz.
Rabbî enniy messeniyeş şeytanu binusbin ve azâba. Rabbî eûzübike min hemezâtiş şeyâtıyni ve eûzü bike rabbî en yahdurun.
Mâ terâ fî halkır rahmâni min tefâvut, ferciıl basara hel terâ min futûr. Summerciıl basara kerreteyni yenkalib ileykel basaru hâsien ve huve hasîr.
Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil'alemiyn.
DiKKAT AÇIKLAMA : Eğer Sabah ve Seher veya Gündüz Vakti Zikrediliyorsa "istiaze Duası El Evvel" Okunur (Yazları ve Baharları Gece üçten itibaren öğleden sonra saat 14 e kadar Zikrediliyorsa okunur),
Eğer ikindiden Sonra ve Akşam ve Gece Vakti Zikrediliyorsa "istiaze Duası El Ahir" Okunur (Saat 2 den yani 14 ten sonra, gece 03 e kadar zikredilirken okunur).
VAĞFUANNE DUASI
<<< --Sabah Zikrediyorsak Bu Dua Okunur-->>>
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müşrikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil münafikiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hasidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil fasıkıyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kazibiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müfsidiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil müsrifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil aduvviyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil sahiriyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil mücrimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil zalimiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil vahişiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna ales kavmis seyyietil müseyyi iyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alen kavmin nazerel hainiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil bahilliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil gafelel El gafiliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil amelil yüraun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil iftirael müfteriin
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmis seerigal müseerigun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmin naakısel munkısun
vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
vağfu anna vağfirlenaVerhamna ente mevlana fensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
RABBENEFRIĞ DUASI
<<<--ikindiden Sonra Zikrediyorsak da Bu Dua Okunur-->>>
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil kafiriyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müşrikiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil münafikiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hasidiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil fasıkıyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hainiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil kazibiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müfsidiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil müsrifiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil aduvviyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil sahiriyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil neffasatil ugadiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil mücrimiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil zalimiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil vahişiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmis seyyietil müseyyi iyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil hıyalil küllü mütehayyilliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmin nazerel hainiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil keşfel küfrül kaşifiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil amelil bahilliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil gafel El gafiliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil amelil yüraun,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil acelel küllü muacciliyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmit tecavezel mütecaviziyn,
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil inkarel münkiriyn
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmil iftirael müfteriin
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmis seerigal müseerigun
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmin naakısel munkısun
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmid kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
Rabbena efriğ aleyna sabren ve sebbit akdamena ve ensurna alel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
FEFRUG DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Ya Rabbi innî lâ emliku illâ nefsî ve ehli ve zevci ve evladi ve benati ve ahî ve uhti ve ümmi ve ebi ve Hırrateyn vel buragi vel buyuti veşşeceri vel maali vel hayati fefruk beynenâ ve beynel kavmil fâsikîn
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kafiriyn.
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müşrikiyn.
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Münafikiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hasidiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Fasıkıyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hainiyin,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Kazibiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müfsidiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Müsrifiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Aduvviyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Sahiriyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil neffasatil ukadiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil mücrimiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmiz Zalimiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Vahişiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil seyyietül müseyyi iyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil Hıyalil külli mütehayyiliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil nazarel hainiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil kaşifiynes seyyiiyne,
fefruk beynenâ ve beynel kavmiş şematati küllü şamitiyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil amelil bahilliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil gafel el gafiliyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil amelil yüraun,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil acelel külli muacciliyin,
fefruk beynenâ ve beynel kavmit tecavezel mütacaviziyn,
fefruk beynenâ ve beynel kavmil inkarel münkirun
fefruk beynenâ ve beynel kavmil iftirael müfteriin
fefruk beynenâ ve beynel kavmis seerigal müseerigun
fefruk beynenâ ve beynel kavmin naakıs el munkısun
fefruk beynenâ ve beynel kavmid deccal ve havaassehü ve euzubike en rabbi yahdzurun.(Dad harfi sağ azı diş ile okunur)
fefruk beynenâ ve beynel kavmiş şeytanirracim ve hizbühü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad harfi sol azı diş ile okunur)
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemin.
VAHFIZ DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Allahümme vahfız li veli ehli veli habibi ve mahbubi ve ala elihim
vesahbihim. Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız Salati, ve zikri, ve ayeti, ve hadisi, ve kelimaati, ve
tekbiri, ve tahmidi, ve temcidi, ve tekbiri, ve tesbihi ve takdisi,
vesselami, vesselavati, veş şükri ve duai,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız beyti ve maali ve rızki ve hayvani, ve
nebati ve şeceri, ve eşyai, ve ragiybi, ves sayhi, ve nuri, ve dziyai, ve
nefesi, vemededü, ve taakati, ve kuvveti ve sıhhati, ve mederu ve
firaseti ve akli, ve dini ve peygamberi, vel imani, vel islami,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız esnânî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız ayneynî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız a’dâî ve izâmî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız şa'rî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Allahümme vahfız azâfîrî sıhhiyyeten sahîhaten kavviyyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l-emed.
Allahümme vahfız bedenî ve cemîa a'zâî sıhhiyeten sahîhaten kavviyeten metîneten ve dâimeten ve tavîlete-l emed.
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız beyti,
Allahümme vahfız ehli,
Allahümme vahfız harati,
Allahümme vahfız cirani,
Allahümme vahfız karyeti,
Allahümme vahfız ehle karyeti,
Allahümme vahfız medineti,
Allahümme vahfız ehlel medineti,
Allahümme vahfız devleti ve vatanı,
Allahümme vahfız ehlel devleti,
Allahümme vahfız dini ve vatanı,
Allahümme vahfız ihvani fil-vatanı,
Allahümme vahfız dunyana,
Allahümme vahfız hayavanatina ve nebatatina ve eşcarana ve madenina fid-dunya
Allahümme vahfız şemsena ve nizamena,
Allahümme vahfızna ve ehlena vel-insaniyyete min kulli dâin ve belâin ve âfetin,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym, Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız ceddi ve ebii, ve ümmi ve eahaveyti, ve veledi, ve benati, vel üstazi, vel mürşidi,
vessaddiygi, ve ihvani, ve seyyidi ve şerifi, vel meleki, vel feleki,
veşşemsi vel kameri, vessemai velardzi ve ma beynahüma,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi vesahbihi ecmaiyn.
Allahümme vahfız seyyidina Adem.
Allahümme vahfız seyyidina ibrahim.
Allahümme vahfız seyyidina ismail.
Allahümme vahfız seyyidina ishak.
Allahümme vahfız seyyidina HIZIR.
Allahümme vahfız seyyidina Lokman.
Allahümme vahfız seyyidatina Meryem.
Allahümme vahfız seyyidina isa.
Allahümme vahfız seyyidina Cebrail.
Allahümme vahfız seyyidina Mikail.
Allahümme vahfız seyyidina israfil.
Allahümme vahfız seyyidina Azrail.
Allahümme vahfız seyyidetina Feryail.
Allahümme vahfız seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahümme vahfız seyyidina Münker Nekir,
Allahümme vahfız seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahümme vahfız seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahümme vahfız Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız Mehdiyyil Müntezar ve ala ealihim ve sahbihim ecmaiyn,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız seyyidina Hüseyin
Allahümme vahfız seyyidina Hasan
Allahümme vahfız seyyidetina Fatima
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Ali
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Osman bin avfan
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam ömer ibnul Hattab
Allahümme vahfız seyyidina ve mevlana imam Ebubekri Sıddıyg,
Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Allahümme vahfız zamani ve vakti ve seneti ve şehru, ve yevmi, ve
saati ve aani, Hıfzıhüma vehüvel aliyyul Aziym. Vahfazhüm Cemian Ya Allah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine
yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn.
Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine
Fallâhu Hayrun Hâfizen ve Hüve Erhamur Râhimîn.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin.
SALAVATI KEBiR
Allahumme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali
Seyyidina Muhammed,
Allahumme salli ala seyyidina Ademe, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Şid,
Allahumme salli ala seyyidina idris,
Allahumme salli ala seyyidina Nuh, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Hud,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkarneyn,
Allahumme salli ala seyyidina Lokman,
Allahumme salli ala seyyidina Hızır,
Allahumme salli ala seyyidina ilyas,
Allahumme salli ala seyyidina Elyesa,
Allahumme salli ala seyyidina Zülkiful,
Allahumme salli ala seyyidina Hızkıl,
Allahumme salli ala seyyidina Şa ya,
Allahumme salli ala seyyidina Eyüb,
Allahumme salli ala seyyidina Üzeyir,
Allahumme salli ala seyyidina Salih,
Allahumme salli ala seyyidina Yunus,
Allahumme salli ala seyyidina Yuşa,
Allahumme salli ala seyyidina ibrahim, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina ismail,
Allahumme salli ala seyyidina ishak,
Allahumme salli ala seyyidina Lut,
Allahumme salli ala seyyidina Yakub,
Allahumme salli ala seyyidina Yusuf,
Allahumme salli ala seyyidina Bünyamin,
Allahumme salli ala seyyidina Davud, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Süleyman,
Allahumme salli ala seyyidina Şuayb,
Allahumme salli ala seyyidina Harun,
Allahumme salli ala seyyidina Musa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina irmiya,
Allahumme salli ala seyyidina Zekeriyya,
Allahumme salli ala seyyidina Yahya,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidina isa, ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina isna aşere Havariyyun,
Allahumme salli ala seyyidina Yemleyha, mekseline, misline, mernuş, debernuş
sşazenuş, kefetatayyuş, Kıtmir,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Mehdiyyil Müntezar ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidina Remzi ve Yalçın- Samson
Allahumme salli ala seyyidina Ali Zeynel Abidiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeyneb,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hüseyin,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamül Hasan,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ali,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Osman bin Avfan,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ömerul Hattab,
Allahumme salli ala seyyidina ve Mevlana imamu Ebubekru Sıddık,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Halimeyi Sadiye,
Allahumme salli ala seyyidina Muhammed Mustafa ve ala elihi ve sahbihi ecmaiyn,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zeynep,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rukiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ümmü Gülsüm,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Fatimetüz Zehra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ayşei Saadıka,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Haticetül Kübra,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Meryem,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Safura,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rabia,
Allahumme salli ala seyyidina Daniel,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Daniele,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Assiye,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Maşite,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Belkıs,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Züleyha,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Ra'le,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Hacer,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Sare,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Havva
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il enbiyai velmürselin,
Allahumme salli ala seyyidina Cebrail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Gabriela,
Allahumme salli ala seyyidina Mikail,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Michaela,
Allahumme salli ala seyyidina israfil,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Rafaella,
Allahumme salli ala seyyidina Azaril,
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Zara, Azra, Zaraelle
Allahumme salli ala seyyidetinesseyidete Feryail,
Allahumme salli ala seyyidina Ferruh,
Allahumme salli ala seyyidina Melekei Hameleyi Arş,
Allahumme salli ala seyyidina Münker Nekir,
Allahumme salli ala seyyidina Kiramen Katibiyn Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Hafaza Meleklerim,
Allahumme salli ala seyyidina Cemi il Melaiketül Mukarrebun.
velhamdülillahi Rabbel Alemiyn.
YASiN SURESi
(Vaktimiz Varsa Yasin Suresinin Tamamı Okunur Vaktimiz Kısıtlı ise Yasinin Sadece Birinci Sayfası Okunur)
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yasin
Vel kur'anil hakiym
İnneke le minel murseliyn
Ala sıratım müstekıym
Tenziylel aziyzir rahıym
Li tünzira kavmem ma ünzira abaühüm fehüm ğafilun
Le kad hakkal kavlü ala ekserihim fehüm la yü'minun
İnna cealna fı a'nakıhim ağlalen fe hiye ilel ezkani fehüm mukmehun
Ve cealna mim beyni eydihim seddev ve min halfihim sedden fe ağşeynahüm fehüm la yübsırun
Ve sevaün aleyhim e enzertehüm em lem tünzirhüm la yü'minun
İnnema tünziru menittebeaz zikra ve haşiyer rahmane bil ğayb* fe beşşirhü bi mağfirativ ve ecrin kerım
İnna nahnü nuhyil mevta ve nektübü ma kaddemu ve asarahüm* ve külle şey'in ahsaynahü fı imamim mübiyn
Birinci Sayfa Buraya Kadar
Vadrib lehüm meselen ashabel karyeh* iz caehel murselun
İz erselna ileyhimüsneyni fe kezzebuhüma fe azzezna bi salisin fe kalu inna ileyküm murselun
Kalu ma entüm illa beşerum mislüna ve ma enzeler rahmanü min şey'in in entüm illa tekzibun
Kalu rabbüna ya'lemü inna ileyküm le murselun
Ve ma aleyna illel belağul mübın
Kalu inna tetayyarna biküm* leil lem tentehu le nercümenneküm ve le yemessenneküm minna azabün eliym
Kalu tairuküm meaküm* ein zükkirtüm* bel entüm kavmüm müsrifun
Ve cae min aksal medıneti racülüy yes'a kale ya kavmittebiul murseliyn
İttebiu mel la yes'elüküm ecrav vehüm mühtedun
Ve ma liye la a'büdüllezı fetaranı ve ileyhi türceun
E ettehızü min dunihı aliheten iy yüridnir rahmanü bi durril la tuğni annı şefaatühüm şey'ev ve la yünkızun
İnnı izel le fı dalalim mübın
İnnı amentü bi rabbiküm fesmeun
Kıyledhulil cenneh* kale ya leyte kavmı ya'lemun
Bima ğafera lı rabbı ve cealenı minel mükramiyn
Ve ma enzelna ala kavmihı mim ba'dihı min cündim mines semai ve ma künna münziliyn
İn kanet illa sayhatev vahıdeten fe iza hüm hamidun
Ya hasraten alel ıbad* ma yetiyhim mir rasulin illa kanu bihı yestehziun
Elem yerav kem ehlekna kablehüm minel kuruni ennehüm ileyhim hla yarciun
Ve in küllül lemma cemiy'ul ledeyna muhdarun
Ve ayetül lehümül erdul meyteh* ahyeynaha ve ahracna minha habben feminhü ye'külun
Ve cealna fiyha cennatim min nahıyliv ve a'nabiv ve feccerna fiyha minel uyun
Li ye'külu min semerihı ve ma amilethü eydiyhim* efela yeşkürun
Sübhanellezı halekal ezvace külleha mimma tümbitül erdu ve min enfüsihim ve mimma la ya'lemun
Ve ayetül lehümül leyl* neslehu minhün nehara fe iza hüm muslimun
Veş şemsü tecrı li müstekarril leha* zalike katdiyrul aziyzil aliym
Vel kamera kaddernahü menazile hatta ade kel urcunil kadiym
Leşşemsü yembeğıy leha en tüdrikel kamera velel leylü sabirun nehar* ve küllün fı felekiy yesbehun
Ve ayetül lehüm enna hamelna zürriyyetehüm fil fülkil meşhun
Ve halakna lehüm mim mislihı ma yarkebun
Ve in neşe' nuğrıkküm fela sariyha lehüm velahüm yünkazun
İlla rahmetem minna ve metean ila hıyn
Ve iza kıyle lehümütteku ma beyne eydıküm ve ma halfeküm lealleküm türhamun
Ve ma te'tiyhim min ayetim min ayati rabbihim illa kanu anha mu'ridıyn
Ve iza kıyle lehüm enfiku mimma razekakümüllahü kalelleziyne keferu lilleziyne amenu e nut'ımü mel lev yeşaüllahü at'amehu in entüm illa fı dalalim mübın
Ve yekulune mete hazel va'dü in küntüm sadikıyn
Ma yenzurune illa sayhatev vahıdeten te'huzühüm vehüm yehıssımun
Fela yestetıy'une tevsıyetev ve la ila ehlihim yarciun
Ve nüfiha fis suri fe iza hüm minel ecdasi ila rabbihim yensilun
Kalu ya veylena mem beasena mim merkadina* haza ma veader rahmanü ve sadekal mursilun
İn kanet illa sayhatev vahıdeten feiza hüm cemiy'ul ledeyna muhdarun
Fel yevme la tuzlemü nefsün şey'ev vela tüczevne illa ma küntüm ta'melun
İnne ashabel cennetil yevme fı şüğulin fakihun
Hüm ve ezvacühüm fı zılalın alel eraiki müttekiun
Lehüm fiyha fakihetüv ve lehüm ma yeddeun
Selamün kavlem mir rabbir rahıym
Vemtazül yevme eyyühel mücrimun
Elem a'hed ileyküm ya benı ademe el la ta'büdüş şeytan* innehu leküm adüvvüm mübiyn
Ve enı'büduni* haza sıratum müstekıym
Ve lekad edalle minküm cibillen kesiyra* efelem tekunu ta'kılun
Hazihı cehennemülletı küntüm tuadun
Islevhel yevme bima küntüm tekfürun
El yevme nahtimü ala efvahihim ve tükellimüna eydıhim ve teşhedü ercülühüm bima kanu yeksibun
Velev neşaü letamesna ala a'yünihim festebekus sırata fe enna yübsırun
Velev neşaü le mesahnahüm ala mekanetihim femestetau mudiyyev ve la yarciun
Ve men nüammirhü nünekkishü fil halk* efela ya'kılun
Ve ma alemnahüş şı'ra ve ma yembeğıy leh* in hüve illa zikruv ve kur'anüm mübiyn
Li yünzira men kane hayyve ve yehıkkal kavlü alel kafirın
E ve lem yerav enna halakna lehüm mimma amilet eydına en'amen fehüm leha malikun
Ve zellelnaha lehüm fe minha rakubühüm ve minha ye'külun
Ve lehüm fiyha menafiu ve meşarib* efela yeşkürun
Vettehazu min dunillahi alihetel leallehüm yünsarun
La yestetıy'une nasrahüm vehüm lehüm cündüm muhdarun
Fela yahzünke kalühüm* inna na'lemü ma yüsirrune ve ma yu'linun
Evelem yeral insanü enna halaknahü min nutfetin fe iza hüve hasıymün mübın
Ve darabe lena meselev ve nesiye halkah* kale mey yuhyil ızame ve hiye ramım
Kul yuhyıhellezı enşeeha evvele merrah* ve hüve bi külli halkın alım
Ellezı ceale leküm mineş şeceril ahdari naran fe iza entüm minhü tukıdun
Eveleysellezı halekas semavati vel erda bi kadirin ala ey yahlüka mislehüm* bela ve hüvel hallakul alım
İnnema emruhu iza erade şey'en ey yekule lehu kün fe yekun
Fe sübhanellezı bi yedihı melekutü külli şey'iv ve ileyhi türceun.
NAMAZ SURELERi
FiL SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elem tera keyfe fe’ale rabbuke biashâbilfîl. Elem yec’al keydehum fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece’alehum ke’asfin me’kûl.
KUREYŞ SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Li’î lâfi Kurayş’in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya’budû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et’amehum min cû’in ve âmenehum min havf.
MAUN SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Era’eytellezî yukezzibu biddîn. Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm. Ve lâ yehuddu alâ ta’âmilmiskîn. Feveylun lilmusallîn. Ellezîne hum an salâtihim sâhûn. Ellezîne hum yurâûne. Ve yemne’ûnelmâ’ûn.
KEVSER SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke huvel’ebter.
KAFiRUN SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Yâ eyyuhel kâfirûn. Lâ a’budu mâ ta’budûn. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Ve lâ ene âbidun mâ abedtum. Ve lâ entum âbidûne mâ a’bud. Lekum dînukum veliye dîn.
NASR SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
TEBBET SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhu mâluhû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetuhû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablun min mesed.
iHLAS SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
MUAVEZETEYN
FELAK SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E’ûzu birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil’ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
NAS SURESi
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
E’ûzu birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.
ELiF LAM MiM
Bakara Suresi ilk 5 Ayeti
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmenirrahim
Elif, Lâm, Mîm
Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh, huden lil muttekîn.
Ellezîne yu'minûne bil gaybi ve yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn.
Vellezîne yu'minûne bi mâ unzile ileyke ve mâ unzile min kablik ve bil âhireti hum yûkınûn.
Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn.
EBCED VE EBCED DUASI
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
Elif,be,te,se(peltek se), cim,ha,hı,dal,zel(Peltek ze),rı,zı,sin,şın,sad,dzad,tı,zı,ayn,gayn,fe,kaf,kef,lam,mim,nun,vav,he,lamelif,ye.
FETiH SURESi SON AYET
Euzubillahimineşşeytanirracim,
Bismillahirrahmenirrahim
Muhammedun resûlullâh, vellezîne meahû eşiddâu alâl kuffâri ruhamâu beynehum terâhum rukkean succeden yebtegûne fadzlen minallâhi ve rıdzvânen sîmâhum fî vucûhihim min eseris sucûd, zâlike meseluhum fît tevrâti, ve meseluhum fîl incîl, ke zer’in ahrace şat’ehu fe âzerehu festagleza festevâ alâ sûkıhî yu’cibuz zurrâa, li yagîza bihimul kuüffâra, vaadallâhullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minhum magfiraten ve ecren azîmâ.
EBCED DUASI
(Listedeki isimlerden (amca, teyze,..) size uygun olanlarını duanızda zikrediniz.
Alfabe Duası Budur
Ya Rabbi okuduğum Bu alfebenin harflerini ve fetih suresinin son ayetinin harflerini çokca çoğaltta onlar ile
Namazlarimda ve sari vakitlerimde, şimdiye kadar okuduğum, ve bu gün içinde okuyacağım, ve bugünün devami olan gündüzde, ve onun devami olan gecede, ve gecenin devamı olan gündüzde, başlangıçtan şimdiye kadar, şimdiden bitirişe kadar, okudugum ve okuyacağım, Bütün Dualarımdaki, Zikirlerimdeki, surelerdeki, ayetlerdeki,
tahmidlerimdeki, temcidlerimdeki, tehlillerimdeki, tekbirlerimdeki, tesbihlerimdeki, takdislerimdeki, salavatlarımdaki, selamlarımdaki, şükürlerimdeki, hamdlarımdaki, hatalarımı yanlışlarımı düzelt, Gerekli olan eksiklerimi tamamla, yanlış olan fazlalarımı gider, ve dogru okunmuşlar silsilesine kat, ve onların feyizinden, bereketinden, şifasından, hıfzı inayetinden ve ilminden ve faydasından, beni, benden eksilmeksizin Eşimi (Karımı veya kocamı) ve Çocuklarımı (oğlumu ve oğullarımı kızımı ve kızlarımı), Annemi ve Annelerimi, Babamı ve Babamlarımı, Dedemi ve Dedelerimi, Ninemi ve Ninelerimi, Dayımı ve Dayılarımı, Teyzemi ve Teyzelerimi, Amcamı ve Amcalarımı, Halamı ve Halalarımı, Yeğenimi ve Yeğenlerimi, Kuzenimi ve Kuzenlerimi, Abimi ve Abilerimi, Ablamı ve Ablalarımı, Kardeşimi ve Kardeşlerimi, Kayınbabamı ve Kayınbabalarımı, Kaynanamı ve Kaynanalarımı, Kaynımı ve Kayınlarımı, Baldızımı ve Baldızlarımı, Damadımı ve Damatlarımı, Gelinimi ve Gelinlerimi, Dünürümü ve Dünürlerimi, Gizli Kalmış Evladlarımı ve Annelerini ve ehli beytimi,Annemden Tarafa Geçmişlerimizi,Babamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Annemden Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Babamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kaynanamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kayınbabamdan Tarafa Geçmişlerimizi,Kaynanamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Kayınbabamdan Tarafa yaşayan akrabai ıyalimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından Geçmişlerimizi,Gizli kalmış çocuklarım ve Anneleri Tarafından yaşayan akrabai ıyalimizi ve Mehdi ve sevenlerini ve Cemaatini, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, ve şimdiden kıyametin sabahına kadar intsab edecek olanları, sevenlerimi ve sevdiklerimi, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı, ve Kırk Fersah Sağa Sola, Öne Arkaya, Alta Ve Üste, Bulunduğumuz Yerlerdeki imanlı Komşularımızı da bu dua zikir ve ayetlerden, Surerlerden ve tahmidlerimden, temcidlerimden, tehlillerimden, tekbirlerimden, tesbihlerimden, takdislerimden, salavatlarımdan, selamlarımdan, şükürlerimden, hamdlarımdan, ve hatimlerimizden nasiplendir.
Ve Ayrıca Silsileyi Kasr, Silsileyi Kebir, Silsileyi Üla ve Silsileyi Melaemi de nasiplendir.
Ve Ayrıca Rızkımızın ve iaşemizin temininde ekilip biçilip, dokunup kesilip biçilip, ve benzeri her türlü bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ayrıca, kullandığımız alet ve edevatın, ve hizmetlerin icadından bu güne kadar geliştirilmesinde ve bize kadar ulaştırılmasında bir nebze emeği ve hizmeti olan ehl-i imanın kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve Ayrıca Hediye ettiğim o sayfalarımın o bölümlerini, şu andan itibaren ziyaret edecek ehli imanın, her ziyaretinde olmak üzere, kendilerinin ruhaniyetini, geçmişlerinin ruhlarını da nasiplendir.
Ve ayrıca Peygamberimiz Muhammed Mustafa'yı, Âl ve ashabını, Ehl-i Beytini, evlâd-ı tâhirelerini ve ezvâc-ı tâhirelerini nasiplendir. Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ve ayrıca ölmüş ve yaşayan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i ve kıyamete kadar gelecek olan Ehl-i iman ümmet-i Muhammed'i de nasiplendir. Ve ayrıca bütün diğer peygamber hazretlerini, evlâd-ı tâhirelerini, ezvâc-ı tâhirelerini ve Bana, ehlime ve müntesiblerime düşmanlık edenler hariç olmak üzere Ehl-i iman ümmetlerini de nasiplendir.
Ve ayrıca Osmanlı ecdadımızı da nasiplendir.
Ve ayrıca Mustafa Kemal ve Milli Mücadele'deki Silah Arkadaşlarını da nasiplendir.
Ve ayrıca Vatanımızın savunmasında emeği ve hizmeti olan şehitlerimizin ve gazilerimizin de ruh ve ruhaniyetlerini nasiplendir.
Ya Rabbi, Başlangıçtan kıyametin sabahına kadar, bu tarikata intisab eden herkes, zikrimizin, başlangıç, yani giriş duasını okuduktan sonra, bir defa euzu besmelesini de okuyan herkes, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile zikrin devamını eksik kalan kısımlarını tamamla , yine silsileye hediye edilen fatiha ve kulhulerden de, baştan bir tanesine okuyanın, vakit ve imkanların kısıtlılığı sebebi ile, devamını zikredip okuyamazsa, Ey Rabimiz o harfleri öyle çoğalt ki, onlar ile devamını ve eksik olanlarını tamamla
Ya Rabbi ayrıca okuduğumuz Hediye paketimiz olan Yasin ihlas fatiha ve Raşidi hatimlerimizin harflerini öyle çoğalt ki, hediye ettiğim, bu günkü hediye paketimden bir adet hediye etmiş olayım saydığım her bir kimseye. Amiyn
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Veselamün alel Mürseliyn, Velhamdülillahi Rabbel Alemine Amiyn.
VEDFEA DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Allahümme vedfe'anna küfrel kafiriyne.
Allahümme vedfe'anna şirkel müşrikiyne.
Allahümme vedfe'anna nifakel münafikiyne.
Allahümme vedfe'anna hasedel hasidiyne.
Allahümme vedfe'anna fıskel fasıkıyne.
Allahümme vedfe'anna hıyanetel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna kezibel kazibiyne.
Allahümme vedfe'anna ifsadel müfsidiyne.
Allahümme vedfe'anna israfel müsrifiyne.
Allahümme vedfe'anna adaavetel aduvviyne.
Allahümme vedfe'anna sihres sahiriyne.
Allahümme vedfe'anna neffasatil ugadiyne.
Allahümme vedfe'anna cürmel mücrimiyne.
Allahümme vedfe'anna zulmez zalimiyne.
Allahümme vedfe'anna vahşetel vahişiyne.
Allahümme vedfe'anna seyyietil müseyyi'iyne.
Allahümme vedfe'anna hıyalel küllü mütehayyıliyne.
Allahümme vedfe'anna nazerel hainiyne.
Allahümme vedfe'anna keşfel küfrül kaşifiynes seyyiiyne.
Allahümme vedfe'anna şematati küllü şamitiyne.
Allahümme vedfe'anna amelil bahilliyne.
Allahümme vedfe'anna gafeletel gafiliyne.
Allahümme vedfe'anna amelel yüraune.
Allahümme vedfe'anna acelel küllü muacciliyne.
Allahümme vedfe'anna tecavezel mütecaviziyne.
Allahümme vedfe'anna inkarel münikiriyne.
Allahümme vedfe'anna iftirael müfteriine.
Allahümme vedfe'anna seerigal müseerigiine.
Allahümme vedfe'anna naakısel munkısıine.
Allahümme vedfe'anna deccal ve havaassehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sağ azı diş ile)
Allahümme vedfe'anna şeytanirracim ve hizbehü ve euzubike rabbi en yahdzurun. (Dad sol azı diş ile)
Rabbena ve takabbel bi duai.
Rabbenağfirli veli valideyye velil mü'minine yevme yekumül hisab.
İstecib duaena birhametike ya erhamerrahimin.
Veselamün alel mürselin.
Velhamdülillahi rabbil alemin.
BiRLEŞiK ESMALAR
Allahümme Ente Rabbi La ilahe illa ente halakteni, ve ene abdüke, fağfirli zünubi, feinnehu la yağfiruzzunube illa ent.
Ya Evvelu Ya Ahiru Ya Zahiru Ya Batinu, Ya Hayyul Kaayum, Ya Eahdü Ya Samedu, Ya Muhyi Ya mümitu, Ya mü minu Ya müheyminu Ya muiydu, Ya Raşidu Ya Saburu, Ya Baai*sü (peltek se)Ya Baaki, Razzakul Kerim, Melikul Adlil Yakin, Azizul Hakim, Azizun Züntikam, Settarul Kerim, Şefikul halim, Ya Halim Ya Selim, Ya Mecidi Ya Vedudu, Raufurrahim, Rahmanur Rahim, Aalimul gaybi veş şehadeh, Zül Kuvvetil Metiyn, Ya Hadi Ya Mehdi, Ya Hasibu Ya muhasibu, Ya habiru Ya muhabiru, Ya Haafizu Ya Muhafizu,Vallâhu hayrun hâfizen ve huve erhamur râhimîn.
TAVAF VE SADAKA DUASI
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim
Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber, ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim.
SAY ETME VE SEHER DUASI
NEFIY DUASI (ŞERiK KEHRWERT)
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü yühyî ve yümîtu ve hüve hayyün lâ yemûtu biyedihil hayr ve hüve alâ külli şey’in kadîr.
TESBiH
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
Subhanallahivebihamdihi, Subhanallahilaziym, Estağfirullah.
KiLiT DUALARI
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’allî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbişrah lî sadrî, Ve yessir lî emrî, Vahlul ukdeten min lisânî, Yefkahû kavlî, Rabbi Zidnî İlmen Ve Fehmen Ve Elhıkni Bissalihin.
(Sabah) Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale'l-kavmi'l-kâfirîn.
(ikindi ve Akşam) vağfu anna vağfirlena Verhamna ente mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn,
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Allahümme malikel mülki, tü'til mülke men teşaü, ve tenziul mülke mimmen teşaü, ve tüızzü men teşaü, ve tüzillü men teşaü, bi yedikel hayr, inneke ala külli şey'in kadir. Tulicül leyle fin nehari, ve tulicün nehara fil leyli, ve tuhricül hayye minel meyyiti, ve tuhricül meyyite minel hayyi, ve terzüku men teşaü bi ğayri hisab.
Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ,
Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ,
Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ.
RIZIK DUASI
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn,
sübhaneke ente ilahe hayrürazikiyn.
innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb,
innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb,
innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb.
Es'elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben veesian birahmetike ya erhamer Rahimin,
Es'elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben veesian birahmetike ya erhamer Rahimin,
Es'elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben veesian birahmetike ya erhamer Rahimin.
SiLGi DUASI
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
innel hasenât, yüzhibnes seyyiât,
ANA BABA DUASI
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ,
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ,
Ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ.
EVLAT DUASI
Rabbî unsur evlâdî fî yusrihim ve usrihim kemâ nasarûnî fî yusrî ve usrî.
Evlatlarımın Bana Zor ve Dar günüm de Yardım ettikleri gibi,
Sen de onların zor ve dar günlerin de Evlatlarıma Yardım et Rabbim,
Burada "Evlatlarım" kelimesini size yardımı olanlar ile değiştirebilirsiniz (amcam,teyzem,dostum, vs,..) ve bu duanın altında onlarada dua edebilirsiniz ayrıca
EŞ DOST DUASI
Allah'ım! Bana iyilik yapana iyilik ver, beni seveni sev, bana bağışlanma dileyeni bağışla,
bana kötülük edene ona layık olanı ver, bana katından yardımcı salih dostlar nasip et.
وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَاناً نَص۪يراً
Vec'al li min ledunke sultanen nasira.
EVLAT iSTEME DUASI
Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten. Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn. Hasbiyallah, Hasbiyallahu tevekkeltü alallah, Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illa hüve aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym.
SiLGi DUASI FASILA 2
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ,
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ.rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih,
iMAN DUASI FASILA 1 - AMENERRASULÜ
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
Âmener resûlu bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel mü’minûn, küllün âmene billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulih, lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih, ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr. Lâ yukellifullâhu nefsen illâ vüs’ahâ, lehâ mâ kesebet, ve aleyhâ mektesebet, rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va’fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
KOLAYLAŞTIRMA DUASI
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Feinne meal usri yusrân, İnne meal usri yusrâ,
Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
iNŞiRAH SURESi - RAHATLATMA DUASI
Euzubillahimineşşeytanirracim
Bismillahirrahmanirrahim
E lem neşrah leke sadrek. Ve veda‘ nâ anke vizrek. Ellezî enkadza zahrek. Ve refa’nâ leke zikrek. Fe inne maal usri yüsran. İnne maal usri yüsrâ. Fe izâ ferağte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
KIBLE DUASI
İnnî veccehtu vechiye lillezî fataras semâvâti vel arda hanîfen ve mâ ene minel muşrikîn.
TANRILIK DUASI
MESiH DUASI
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehü kün fe yekûn. Fe subhânellezî bi yedihî melekûtu kulli şey’in ve ileyhi turceûn.
HELALLEŞME DUALARI
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhireti haseneten vegınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn.
Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekumü'lhisâb.
SALAVAT MUHAAMED (SALLi BARiK)
Allâhumme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve alâ âli seyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme inneke hamîdun mecîd.
SALAVAT MEHDi (SALLi BARiK)
Allâhumme salli alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ salleyte alâ seyyidina ibrâhîme ve Muhammede ve alâ âli seyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
Allâhumme bârik alâ seyyidina Mehdi ve alâ âli seyyidina Mehdi. Kemâ bârakte alâ seyyidina ibrahîme ve Muhammede ve alâ âli seyyyidina ibrâhîme ve Muhammede inneke hamîdun mecîd.
MEHDi VE HiDAYET DUASI
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ minledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmiunnâsi li yevmin lâ raybe fîh, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
DOĞRULUĞU VE DOĞRU YOLU BULMA DUASI
Rabbinsurnî bima kezzebûn. İhdina's-sırat'al-mustegıym. Sıratallezîne en'amte aleyhim ğayr'il-mağdzûbi aleyhim veleddyâllîn.Amin.
HURUFU MUKATA - ÇEKiRDEK VE TOHUMLAR - ÖZ
Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Ha mim, Kef He Ye Ayn Sad Kifayetüna, Ha mim Ayn sin Kaf Himayetüne, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahuvehüvessemiulaliym, Feseyekfikehümullahu ve hüvessemiulaliym. Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La Mim, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Elif La mim Ra, Ya Sin, Ya Sin, Ya Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Sin Mim, Ta Ha, Ta Ha, Ta Ha, Sad, Sad, Sad,
Yedullahi Fevka Eydihim, Fe lem Taktuluhum ve Lakinnallahe Katelehum,
Nûn, Nûn, Nûn. Sükûûûn.
Nûn, Nûn, Nûn. Sükûûûn.
Nûn, Nûn, Nûn. Sükûûûn.
FiTNEDEN KORUNMA DUASI
Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû. Vağfirlene zünübene verhemna ve ente hayr'ul-ğafirîn.
Ey Rabbim, Beni ve Eşimi ve Evladlarımı, Ana Babamı, Mehdi ve Cemaatini, Sevenlerimi, Sevdiklerimi, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intisab etmiş olanları, ve şu andan itibaren Kıyametin Sabahına kadar intisab edecek olanları, yeryüzünde ve kainatta ve bedenlerimizde, fitne ve fücurun ve küfrün ve kafirliğin sebebi kılma, ve seni inkar edenlerin, inkarının sebebi de kılma bizleri. Günahlarımızı bağışla, sen bağışlayanların en merhametlisisin. Amiyn.
iMAN DUASI FASILA 2 - AMENTÜ
Amentü billahi ve melâiketihi, ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâ ve'l-ba'*sü ba'de'l mevtu Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeder rasûlullah,
iMAN DUASI FASILA 3 - iMAN VE NiKAH TAZELEME
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah,
Allahümme inni üridü en üceddidenlil imane vennikaha tecdiden bi-kavli lailahe illallah Muhammedün rasulullah.
Radziytü billahi Rabben, ve bil-İslami diynen. Vebi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme Rasülen ve Nebiyyen.
RAPTiYE DUASI
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike,
Ya mukallibel kulub, Sebbit Kulubena ala dinike.
TESBiHAT
Vehüvel aliyyul azimu zülcelali Sübhanallah.
Subhanallah, Subhanallah, Subhanallah,
Sübhanelbaki Daimen Elhamdülillah.
Elhamdülillah, Elhamdülillah, Elhamdülillah,
Ya Rabbi, Sen, Senin, Seni, Sena ve teazim ettiğin gibi, Aziz ve Yücesin ve Büyüksün, Ya Rabbi, biz Seni, Senin, Seni, Sena ve teazim ettiğin gibi, Sena ve Teazim edemeyebiliriz, gücümüz ona yetmeyebilir.
Rabbül Alemine Teala Şanühü Allahuekber.
Allahuekber, Allahuekber, Allahuekber,
Rabbi inneke afuvvün, tuhibbul afve Fağfuanni.
Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed,
Allâhumme barik alâ Seyyidina Muhammedin ve alâ eâli seyyidina Muhammed.
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme salli alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi,
Allâhumme barik alâ Seyyidina Mehdi ve alâ eâli seyyidina Mehdi.
La ilahe illallah, La ilahe illallah, La ilahe illallah,
Muhammedun Rasulallah.
Allah,Allah,Allah,Allah,Allah,Allah...
DiKKAT : ZiKRiMiZiN BURASINDA en az yukardaki kadar yani altı defa "Allah" Zikri Zikredilir, veya vakitleri müsait olanlar ise Okuyabilenler ise 21 Hazirana kadar “666 Allah zikri” çekilir zikredilir, gün döndükten sonra, yani 21 Haziran dan sonra, 21 Aralığa kadar, sadece “ 66 Allah zikri” çekilir zikredilir. 21 Araliktan sonra ise Tekrar “ 666 Allah zikri” çekilmeye başlanır, taaki yine 21 Hazirana kadar.
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun,
Ennel ardza, yerisuhu ibadiyessalihun.
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun,
ve hüm fıha halidun.
Ya Rabbi!
Kitabımız Kuran-ı Kerim'de : "Sonunda Dünyanın mirasını salih kullar devralacak" buyuruyorsun,
Beni, Eşimi, Oğlumu, Kızımı, Annemi, Babamı, Dedelerimi, Ninelerimi, Dayılarımı, Teyzelerimi, Amcalarımı, Abilerimi, Ablalarımı, Kardeşlerimi, Yeğenlerimi, Kuzenlerimi , Sevenlerimizi, Sevdiklerimizi, Raşidi Tarikatına şimdiye kadar intsab etmiş olanları, şimdiden kıyametin sabahına kadar intisab edecek olanları, bize ve ehlimize ve müntesiplerimize, bir nebze iyiliği ve hayrı dokunanları, öğretmenlerimizi, mürşidlerimizi, ve arkadaşlarımızı, Mehdi ve Cemaatını o mirası devralan Salih ve Bahtiyar kullarının arasına ilhak et. Ayrıca Bizi, Mehdi ile Kurtulanlar Zümresi Olan, Ümmeti Necata'a ilhak et, ve Bizi "Onlar Rızıklarla Dolu Cennetlerde Ebedi kalacaklardır" ve hüm fıha halidun Buyurduğun, 33 yaşında genç ve, ebedi cennetlerde kalanlar zümresine ilhak et, Âmin, Âmin, Âmiyn.
"El-hamdü lillâhi Rabbil-‘âlemîn.
Vel-‘âkibetü lil-müttekîn.
Velâ ‘udvâne illâ ‘alezzâlimîn.
Ves-salâtü ves-selâmü ‘alâ Rasûlinâ Muhammedin ve ‘âlihî ve sahbihî ecme’în.
Rabbenâ takabbel minnâ inneke ente’s-semî’ul-‘alîm.
Ve tüb ‘aleynâ yâ Mevlânâ inneke ente’t-tevvâbür-Rahîm.
Vehdinâ ve veffiknâ ilel-hakkı ve ilâ tarîkın müstekîm.
Bi beraketil-Kur’ânil-‘azîm.
Ve bi hürmeti men erseltehû rahmeten lil-‘âlemîn.
Va’fü ‘annâ yâ Kerîm. Va’fü ‘annâ yâ Rahîm.
Vağfir lenâ zünûbenâ bi fadlike ve keramike yâ ekramel-ekramîn.
Allâhümme zeyyinnâ bi zînetil-Kur’ân.
Ve ekrimnâ bi kerâmetil-Kur’ân.
Ve şerrifnâ bi şerâfetil-Kur’ân.
Ve elbisnâ bi hil’atil-Kur’ân.
Ve edhilnel-cennete bi şefâatil-Kur’ân.
Ve ‘âfinâ min külli belâid-dünyâ ve ‘azâbil-âhirati bi hurmetil-Kur’ân.
Verham cemî’a ümmet-i Muhammedin yâ Rahîmü yâ Rahmân.
Allâhümec’alil-Kur’âne lenâ fid-dünyâ karînâ.
Ve fil-kabri mûnisâ.
Ve fil-kıyâmeti şefî’ân ve ‘ales-sırâti nûrâ.
Ve ilel-cenneti rafîkâ.
Ve minennâri sitran ve hicâbâ.
Ve ilel-hayrâti küllihâ delîlen ve imâmâ.
Bi fadlike ve cûdike ve keramike yâ Kerîm.
Allâhümmeh-dinâ bi hidâyetil-Kur’ân.
Ve neccinâ minen-nîrâni bi kerâmetil-Kur’ân.
Verfa’ deracâtinâ bi fadîletil-Kur’ân.
Ve keffir ‘annâ seyyiâtinâ bi tilâvetil-Kur’ân. Yâ zel-fadli vel-ihsân.
Allâhümme tahhir kulûbenâ.
Vestur ‘uyûbenâ.
Veşfi merdânâ.
Vekdi duyûnenâ.
Ve beyyid vücûhenâ.
Verfa’ deracâtinâ.
Verham âbâenâ.
Veğfir ümmehâtinâ.
Ve eslih dînenâ ve dünyânâ.
Ve şeddid şemle a’dâinâ.
Vehfaz ehlenâ ve emvâlenâ ve bilâdenâ min cemî’l-âfâti ve’l-emrâdi ve’l-belâyâ.
Ve sebbit akdâmenâ, ven-surnâ ‘alel-kavmil-kâfirîn.
Bi hurmetil-Kur’ânil-‘azîm."
"Allâhumme salli alâ Seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammedin salâten tüncînâ bihâ min-cemî'il-ehvâli vel âfat. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâcât ve tutahhirunâ bihâ min-cemîi's-seyyiât ve terfe'unâ bihâ ındeke a'lâ'd-deracât ve tubelliğunâ bihâ aksâ'l-ğayât min cemiîl-hayrâti fî'l-hayâti ve ba'del-memât birahmetike Yâ erhame'r-rahimîn. Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, Hasbunellahu ve ni'mel vekîl, ni'mel mevlâ ve ni'me'n-nasîr. Ğufraneke rabbenâ ve ileyke'l-masîr."
Rabbi inneke semîud duâi,
Tekabbel minna inneke entes semiul Aliym,
Fi külli lamhatin ve nefesin
Adede ma vesiahu ilmullah.
Rabbena ve takabbel bi duai, Rabbenağfirli veli valideyye velil muminine yevme yekumul hisab, istecib duaena birhametike ya erhamerrahimiyn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn Velhamdü lillâhi Rabbil âlemîne el fatiha maassalavat
Allâahumme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed
Euzübillahimineşşeytanirracim
Bismillâhirrahmanirrahim
Elhamdu lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în, İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn. Âmin, Âmin, Âmiyn
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم بسم الله الرحمن الرحيم
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَٓاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِن۪ينَۙ وَلَا يَز۪يدُ الظَّالِم۪ينَ اِلَّا خَسَاراً
صَدَقَ اللّهُ العَظِيمُ
وَسَلَٰمٌ عَلَىٰ عِبَادِهِ ٱلَّذِينَ ٱصْطَفَىٰٓ
وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ
وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ وَيَوْمَ اَمُوتُ وَيَوْمَ اُبْعَثُ حَيًّا
سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Âmin, Âmin, Âmiyn
Raşidi Tarikatı Hizbül Makbul Duaları Sonu
„inteha Hizbül Makbul Evradı Li Raşidiye”
Bina Eden
Başağaçlı Raşit Tunca
Schrems, 8 ARALIK 2025
Original Kar©glan
Salât-ı Tefriciye
Arapça Metni:
اَللّٰهُمَّ صَلِّ صَلٰاةً كَامِلَةً وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ وَتُقْضٰى بِهِ الْحَوَائِجُ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَر۪يمِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ ف۪ي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ
Türkçe Harflerle Okunuşu (En Yaygın Versiyon):
"Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil’ukadü ve tenfericu bihil’kürebü ve tukdâ bihil’havâicu ve tünâlü bihir’reğâibü ve husnül’havâtimi ve yustaskal’ğamâmu bi vechihil’kerîmi ve alâ âlihî ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek."
Türkçe Anlamı:
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) -ki bereketiyle düğümler (sıkıntılar) çözülür, gamlar-kederler açılır, ihtiyaçlar giderilir, arzulara ulaşılır, güzel sonuçlar (hüsn-ü hâtime) elde edilir ve O'nun Kerîm yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur istenilir- ve O’nun âline ve ashabına, senin bildiğin her şeyin sayısınca, her göz açıp kapama ve her nefes alıp verme anında, tam ve kusursuz bir rahmet ve esenlik gönder."
Önemli Notlar ve Faziletleri:
"Salât-ı Tefriciye" ismi, "tefric" yani "açmak, ferahlatmak, kederi dağıtmak" kelimesinden gelir. Bu nedenle bilhassa büyük sıkıntı, darlık, borç, hastalık ve içinden çıkılamaz meselelerin halli için okunması tavsiye edilir.
Faziletleriyle ilgili olarak, büyük velilerden Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî (k.s.) gibi âlimlerin bu salavatın özellikle 4444 kere veya belirli sayılarla okunmasını tavsiye ettiği rivayet edilir.
"Ukad" (düğümler) ve "küreb" (kederler) ifadeleri, duanın özünü ve amacını doğrudan ortaya koyar.
Okurken ihlasla, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan sevgi ve bağlılıkla ve Allah’tan yardım niyaz ederek okumak esastır.
4444 KEZ TEFRİCİYE OKUMANIN FAZİLETLERİ
Salat-ı Tefriciye duası bir hayli ünlü olan bir salattır. Salat-ı Tefriciye duası, ihlas ile birlikte okunmaya devam edildiği durumda okuyan bireyde dilediklerinin gerçekleşmesi, yaşamında meydana gelen sorunların ortadan kalkması, başlarına gelebilen zorluklar, hastalıklar mevcut olduğunda oldukça fazla etkili olduğu bilinmektedir.
Bununla beraber İmam Kurtubi’nin dediğine göre Salat-ı Tefriciye 100 kez veya 41 kez okumaya devam edilmesi halinde bireyin zaman geçtikçe problemlerinin giderildiğini, işlerinin oldukça kolaylaştığını, içinin nurla dolduğunu, rızkının bir hayli bollaştığını, itibarının da arttığını belirtmiştir. Birey eğer dilediklerinin çabuk gerçekleşmesini istiyor ise Salat-ı Tefriciye duasını okunması gerekmektedir.
Kurtubi önemli olan ya da hayırlı olan bir işin gerçekleşebilmesi ya da belaların def edilebilmesi için Salat-ı Tefriciye 4444 kez okunmalı demiştir. Salat-ı Tefriciye duasını okuyacak kadar zamanı bulunmayan kişiler 5, 3, 7, 21, 41 veya 11 kez okuyabilmektedir. Okunan sayıya göre faziletleri bulunmaktadır. Özellikle çağımızda bir ameliyata girecek olan kişi veya bir sınava girecek olan öğrenciler için okunmaktadır.
SALAT-I TEFRİCİYE DUASININ KAYNAĞI NEDİR? (DİYANET)
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir.
Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.
Tefriciye'deki: "O Nebi ki, onun yüzü suyu hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar dağılır, ihtiyaçlar karşılanır,.." ifadelerine şirk deniliyor, ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Vesile; kendisiyle başkasına yaklaşılan şey demektir.
İslam dininde tevessül, yani Allah katında makbul bir şeyi vasıta kılarak Allah’tan bir şey istemek caizdir. Mesela, "Allah’ım, Kâbe hakkı için beni affet" "Peygamber hürmetine bana yardım et, beni şu musibetten kurtar" demekte hiçbir mahzur yoktur. Bunu sakıncalı ve şirk görenler ehl-i bid’at olan, Batıl Vehhabilik mezhebidir.
Vesileleri vesilelikten çıkarıp, bizzat vesilelerden istemek şirk olur. Mesela, "Ey Kâbe bana şunu ver! Ey Peygamber beni affet! Ey filanca benim başımdan şu musibeti al!..." demek, şirktir. Bu iki yaklaşımı birbiri ile karıştırmamak gerekir.
Tevessül, yani vesile ile Allah’tan istemek caiz iken, bizzat vesileden yardım ve talepte bulunmak şirktir.
Vesile edilen şey, Allah ile kul arasında kesif bir perde olup, O’ndan istemeyi engelliyor ise, bu vesile şirk olur. Eğer vesile Allah ile kul arasında şeffaf bir perde olup, O’ndan istemek manasına kuvvet veriyorsa, bu makbul ve caizdir. İşte maalesef Vehhabi zihniyeti bu hakikati idrak edemediği için, tevessülü şirk olarak kabul ediyor.
Vesile edilerek yapılan duaların makbul ve hak olduğuna dair ayet ve hadisler şöyle geçiyor:
Allah Tealâ şöyle buyurmuştur:
“Ey iman edenler, Allah’tan korkun, ona ulaşmak için vesile arayın ve onun uğrunda cihad edin. Umulur ki, felâha kavuşursunuz.” (Maide, 5/35)
“Dua edenler Rabbına ulaşmak için bir vesile edindiler. Böylece kim (Allah’a) daha yakın olur diye ortaya çıkar. Bunlar, onun rahmetini umuyorlar ve onun azabından korkuyorlar. Şüphesiz ki onun azabı sakınması gerekli olan husustur.” (İsra, 17/:57)
Hz. Enes anlatıyor: Hz. Ömer, kuraklık ve kıtlık olduğunda -halkla birlikte- yağmur duasına çıktığı her seferinde Hz. Abbas’ı vesile yapar ve şöyle dua ederdi:
“Allah’ım! Biz daha önce Peygamberimizi vesile yaparak senden yağmur istiyorduk ve sen de bize yağmur veriyordun. Şimdi ise -Peygamberimiz aramızda yok- onun amcasını vesile kılarak senden yağmur istiyoruz, ne olur bize yağmur ver.” derdi ve hemen yağmur yağmaya başlardı. (1)
İmam Ahmed ve Trimizî’nin bildirdiğine göre, Gözünden muzdarip olan a’ma bir adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek kendisi için dua etmesini istedi. Hz. Peygamber (a.s.m), ona: 'İstersen senin için bunu tehir edeyim ki, ahiretin için hayırlı olur (Tirmizî’de: istersen sabredersin); istersen sana dua edeceğim.' dedi. Adam, dua etmesini isteyince, Hz. Peygamber (a.s.m), ona güzelce abdest almasını, sonra iki rekat namaz kılmasını ve ardından da şöyle dua etmesini emretti:
'Allah’ım! Senin rahmet peygamberin olan Muhammed’i vesila kılarak senden istiyor ve sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Bu ihtiyacımın giderilmesi için seninle / seni vesile ederek, Rabbime yöneliyorum. Allah’ım! Onun hakkımdaki şefaatini kabul buyur!'”(2)
"Adam -gidip söylenenleri yaptı- dönüp geldiğinde gözleri açılmıştı.(3).
Ayrıca Ehl-i sünnet âlimlerinin hiçbirisi vesileyi inkâr etmemiş, bilakis kabul edip teşvik etmişlerdir. Risale-i Nurları ve makbul evliyaları vesile yaparak dua etmekte ve onun hürmetine Allah’tan bir şey talep etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Üstad Hazretleri de bu hususta Ehl-i sünnet gibi düşünmektedir. Risalede geçen şu cümle Üstad'ın bakışını ortaya koymaktadır:
"Bir gün bir duada, 'Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!' meâlinde duayı dediğim zaman, herkesi titreten ve dehşet veren Azrail namını zikrettiğim vakit, gayet tatlı ve tesellidâr ve sevimli bir hâlet hissettim, Elhamdü lillâh dedim...”(4)
Ehl-i sünnetin usulünü terk edip kendi hevalarını ölçü alan bazı sapkınların fikir ve görüşlerine itibar edilmemelidir. Ümmetin müşterek aklı Ehl-i sünnettir; onlar da tevessüle cevazı Kur’an ve sünnetten istihraç ediyorlar.
"Ve işte böylece biz sizi örnek bir ümmet kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri olasınız ve Peygamber de sizin hakkınızda şahit olsun." (Bakara, 2/143)
"Ümmetim bir sapıklık üzerine birleşmez." (5)
Fehvasınca, ümmetin müşterek aklı olan Ehl-i sünnete tabi olmak gerekir.
Kaynaklar:
(1) bk. Buharî, İstiska, 3.
(2) bk. Tirmizi, Daavat, 119, Müsned, IV/138.
(3) bk. Tuhfet’u’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi.
(4) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.
(5) bk. İbn-i Mace, 3950, Enes’den.
Selam ve dua ile...
Arapça Metni:
اَللّٰهُمَّ صَلِّ صَلٰاةً كَامِلَةً وَسَلِّمْ سَلَامًا تَامًّا عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي تَنْحَلُّ بِهِ الْعُقَدُ وَتَنْفَرِجُ بِهِ الْكُرَبُ وَتُقْضٰى بِهِ الْحَوَائِجُ وَتُنَالُ بِهِ الرَّغَائِبُ وَحُسْنُ الْخَوَاتِمِ وَيُسْتَسْقَى الْغَمَامُ بِوَجْهِهِ الْكَر۪يمِ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ ف۪ي كُلِّ لَمْحَةٍ وَنَفَسٍ بِعَدَدِ كُلِّ مَعْلُومٍ لَكَ
Türkçe Harflerle Okunuşu (En Yaygın Versiyon):
"Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihil’ukadü ve tenfericu bihil’kürebü ve tukdâ bihil’havâicu ve tünâlü bihir’reğâibü ve husnül’havâtimi ve yustaskal’ğamâmu bi vechihil’kerîmi ve alâ âlihî ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin bi adedi külli ma’lûmin lek."
Türkçe Anlamı:
"Allah'ım! Efendimiz Muhammed’e (s.a.v.) -ki bereketiyle düğümler (sıkıntılar) çözülür, gamlar-kederler açılır, ihtiyaçlar giderilir, arzulara ulaşılır, güzel sonuçlar (hüsn-ü hâtime) elde edilir ve O'nun Kerîm yüzü suyu hürmetine bulutlardan yağmur istenilir- ve O’nun âline ve ashabına, senin bildiğin her şeyin sayısınca, her göz açıp kapama ve her nefes alıp verme anında, tam ve kusursuz bir rahmet ve esenlik gönder."
Önemli Notlar ve Faziletleri:
"Salât-ı Tefriciye" ismi, "tefric" yani "açmak, ferahlatmak, kederi dağıtmak" kelimesinden gelir. Bu nedenle bilhassa büyük sıkıntı, darlık, borç, hastalık ve içinden çıkılamaz meselelerin halli için okunması tavsiye edilir.
Faziletleriyle ilgili olarak, büyük velilerden Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî (k.s.) gibi âlimlerin bu salavatın özellikle 4444 kere veya belirli sayılarla okunmasını tavsiye ettiği rivayet edilir.
"Ukad" (düğümler) ve "küreb" (kederler) ifadeleri, duanın özünü ve amacını doğrudan ortaya koyar.
Okurken ihlasla, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan sevgi ve bağlılıkla ve Allah’tan yardım niyaz ederek okumak esastır.
4444 KEZ TEFRİCİYE OKUMANIN FAZİLETLERİ
Salat-ı Tefriciye duası bir hayli ünlü olan bir salattır. Salat-ı Tefriciye duası, ihlas ile birlikte okunmaya devam edildiği durumda okuyan bireyde dilediklerinin gerçekleşmesi, yaşamında meydana gelen sorunların ortadan kalkması, başlarına gelebilen zorluklar, hastalıklar mevcut olduğunda oldukça fazla etkili olduğu bilinmektedir.
Bununla beraber İmam Kurtubi’nin dediğine göre Salat-ı Tefriciye 100 kez veya 41 kez okumaya devam edilmesi halinde bireyin zaman geçtikçe problemlerinin giderildiğini, işlerinin oldukça kolaylaştığını, içinin nurla dolduğunu, rızkının bir hayli bollaştığını, itibarının da arttığını belirtmiştir. Birey eğer dilediklerinin çabuk gerçekleşmesini istiyor ise Salat-ı Tefriciye duasını okunması gerekmektedir.
Kurtubi önemli olan ya da hayırlı olan bir işin gerçekleşebilmesi ya da belaların def edilebilmesi için Salat-ı Tefriciye 4444 kez okunmalı demiştir. Salat-ı Tefriciye duasını okuyacak kadar zamanı bulunmayan kişiler 5, 3, 7, 21, 41 veya 11 kez okuyabilmektedir. Okunan sayıya göre faziletleri bulunmaktadır. Özellikle çağımızda bir ameliyata girecek olan kişi veya bir sınava girecek olan öğrenciler için okunmaktadır.
SALAT-I TEFRİCİYE DUASININ KAYNAĞI NEDİR? (DİYANET)
“Salât-ı münciye”, “Salât-ı tefrîciye” duaları, Hz. Peygamberden (s.a.s.) nakledilen dualardan değildir. Bunlar, Kur’an-ı Kerim’in, Hz. Peygambere (s.a.s.) salât-ü selâm getirmeyi emreden âyetine istinaden asr-ı saâdetten çok sonraları tanzim edilmiş salât-ü selâm türü dualardır.
Dualar Allah’a arz edilmeden önce, Allah’a hamd-ü senâ ve Peygamberine de salât-ü selâm getirilmelidir. Resûlullah (s.a.s.), dua eden bir adamın, dua sırasında kendisine salât ve selam okumadığını görmüş ve “Bu kimse acele etti.” buyurmuş, sonra adamı çağırıp “Biriniz dua ederken, Allah Teâla’ya hamd-ü senâ ederek başlasın, sonra O’nun Peygamberine salât okusun, sonra da dilediğini istesin.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 23) buyurmuştur.
Salavât, Hz. Peygamber (s.a.s.) için okunan ve Allah’ın rahmet ve selâmının onun üzerine olması dileğini ifade eden dualara denir. Salavât duaları genellikle “Allahümme salli...” lafızlarıyla başlar. Söz konusu duaların da bu lafızlarla başladığı ve bu dualarda Hz. Peygambere salât-ü selam getirerek dünyevî ve uhrevî birtakım hacetlerin arz edildiği bilinmektedir.
Buna göre belli sayılarda okumanın dinî bir gereklilik olduğu inancına kapılmaksızın ve namazların arkasından okunması alışkanlık hâline getirilmeksizin bu salavât/dualar her zaman okunabilir.
Tefriciye'deki: "O Nebi ki, onun yüzü suyu hürmetine düğümler çözülür, sıkıntılar dağılır, ihtiyaçlar karşılanır,.." ifadelerine şirk deniliyor, ne dersiniz?
Değerli Kardeşimiz;
Vesile; kendisiyle başkasına yaklaşılan şey demektir.
İslam dininde tevessül, yani Allah katında makbul bir şeyi vasıta kılarak Allah’tan bir şey istemek caizdir. Mesela, "Allah’ım, Kâbe hakkı için beni affet" "Peygamber hürmetine bana yardım et, beni şu musibetten kurtar" demekte hiçbir mahzur yoktur. Bunu sakıncalı ve şirk görenler ehl-i bid’at olan, Batıl Vehhabilik mezhebidir.
Vesileleri vesilelikten çıkarıp, bizzat vesilelerden istemek şirk olur. Mesela, "Ey Kâbe bana şunu ver! Ey Peygamber beni affet! Ey filanca benim başımdan şu musibeti al!..." demek, şirktir. Bu iki yaklaşımı birbiri ile karıştırmamak gerekir.
Tevessül, yani vesile ile Allah’tan istemek caiz iken, bizzat vesileden yardım ve talepte bulunmak şirktir.
Vesile edilen şey, Allah ile kul arasında kesif bir perde olup, O’ndan istemeyi engelliyor ise, bu vesile şirk olur. Eğer vesile Allah ile kul arasında şeffaf bir perde olup, O’ndan istemek manasına kuvvet veriyorsa, bu makbul ve caizdir. İşte maalesef Vehhabi zihniyeti bu hakikati idrak edemediği için, tevessülü şirk olarak kabul ediyor.
Vesile edilerek yapılan duaların makbul ve hak olduğuna dair ayet ve hadisler şöyle geçiyor:
Allah Tealâ şöyle buyurmuştur:
“Ey iman edenler, Allah’tan korkun, ona ulaşmak için vesile arayın ve onun uğrunda cihad edin. Umulur ki, felâha kavuşursunuz.” (Maide, 5/35)
“Dua edenler Rabbına ulaşmak için bir vesile edindiler. Böylece kim (Allah’a) daha yakın olur diye ortaya çıkar. Bunlar, onun rahmetini umuyorlar ve onun azabından korkuyorlar. Şüphesiz ki onun azabı sakınması gerekli olan husustur.” (İsra, 17/:57)
Hz. Enes anlatıyor: Hz. Ömer, kuraklık ve kıtlık olduğunda -halkla birlikte- yağmur duasına çıktığı her seferinde Hz. Abbas’ı vesile yapar ve şöyle dua ederdi:
“Allah’ım! Biz daha önce Peygamberimizi vesile yaparak senden yağmur istiyorduk ve sen de bize yağmur veriyordun. Şimdi ise -Peygamberimiz aramızda yok- onun amcasını vesile kılarak senden yağmur istiyoruz, ne olur bize yağmur ver.” derdi ve hemen yağmur yağmaya başlardı. (1)
İmam Ahmed ve Trimizî’nin bildirdiğine göre, Gözünden muzdarip olan a’ma bir adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e gelerek kendisi için dua etmesini istedi. Hz. Peygamber (a.s.m), ona: 'İstersen senin için bunu tehir edeyim ki, ahiretin için hayırlı olur (Tirmizî’de: istersen sabredersin); istersen sana dua edeceğim.' dedi. Adam, dua etmesini isteyince, Hz. Peygamber (a.s.m), ona güzelce abdest almasını, sonra iki rekat namaz kılmasını ve ardından da şöyle dua etmesini emretti:
'Allah’ım! Senin rahmet peygamberin olan Muhammed’i vesila kılarak senden istiyor ve sana yöneliyorum. Ya Muhammed! Bu ihtiyacımın giderilmesi için seninle / seni vesile ederek, Rabbime yöneliyorum. Allah’ım! Onun hakkımdaki şefaatini kabul buyur!'”(2)
"Adam -gidip söylenenleri yaptı- dönüp geldiğinde gözleri açılmıştı.(3).
Ayrıca Ehl-i sünnet âlimlerinin hiçbirisi vesileyi inkâr etmemiş, bilakis kabul edip teşvik etmişlerdir. Risale-i Nurları ve makbul evliyaları vesile yaparak dua etmekte ve onun hürmetine Allah’tan bir şey talep etmekte herhangi bir sakınca yoktur. Üstad Hazretleri de bu hususta Ehl-i sünnet gibi düşünmektedir. Risalede geçen şu cümle Üstad'ın bakışını ortaya koymaktadır:
"Bir gün bir duada, 'Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!' meâlinde duayı dediğim zaman, herkesi titreten ve dehşet veren Azrail namını zikrettiğim vakit, gayet tatlı ve tesellidâr ve sevimli bir hâlet hissettim, Elhamdü lillâh dedim...”(4)
Ehl-i sünnetin usulünü terk edip kendi hevalarını ölçü alan bazı sapkınların fikir ve görüşlerine itibar edilmemelidir. Ümmetin müşterek aklı Ehl-i sünnettir; onlar da tevessüle cevazı Kur’an ve sünnetten istihraç ediyorlar.
"Ve işte böylece biz sizi örnek bir ümmet kıldık ki insanlar nezdinde Hakk’ın şahitleri olasınız ve Peygamber de sizin hakkınızda şahit olsun." (Bakara, 2/143)
"Ümmetim bir sapıklık üzerine birleşmez." (5)
Fehvasınca, ümmetin müşterek aklı olan Ehl-i sünnete tabi olmak gerekir.
Kaynaklar:
(1) bk. Buharî, İstiska, 3.
(2) bk. Tirmizi, Daavat, 119, Müsned, IV/138.
(3) bk. Tuhfet’u’l-Ahvezî, ilgili hadisin şerhi.
(4) bk. Şualar, On Birinci Şua, On Birinci Mesele.
(5) bk. İbn-i Mace, 3950, Enes’den.
Selam ve dua ile...
Değerli Kardeşimiz;
Nur talebelerinin bir evradı olan tesbihatın muhtevasının ve terkibinin Kur’an ve sünnete uygun olduğunu aşağıdaki izahlara göre rahatlıkla söyleyebiliriz. Şöyle ki;
Bir misal olarak en uzun tesbihat olan sabah namazının terkip ve muhtevasını sırasıyla tahlil edelim.
a) Ezandan ve kametten sonra vesile duası okunur:
اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّداً الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ إَنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
"Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd."
Ezandan sonra, Hz. Peygambere (asm) salâvat getirmek sünnet; vesile duasını yapmak menduptur.(1) Buhârî’de yer alan rivayete göre her kim ezanı işittiğinde ardından bu duayı okursa Peygamber Efendimiz (a.s.m) şefaatinin ona vâcib olacağını bildirmiştir.(2)
Şâfiî mezhebinin bir fıkıh kitabı olan "İânetü’t-Tâlibin" müezzinin, kamet getirenin, ezan ve kameti dinleyenin ellerini kaldırıp açarak vesile duâsını okumalarının sünnet olduğu yazmaktadır.(3) Şafii mezhebinden olan Bediüzzaman Hazretleri de sünnet olarak ezandan sonra da kametten sonra da “Vesile Duâsı” okumuştur.
b) Sabah namazının farzından sonra sünnet olan "selam duası" okunur. Çünkü Rasûlullah (asm), selâm verip namazdan çıkınca üç defa istiğfar eder ve “Allâhümme ente’s-selâm ve minke’s-selâm tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm / Allah’ım selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey azamet ve kerem sahibi Allah’ım, sen hayır ve bereketi çok olansın” derdi.(4)
c) Arkasından "Salâten Tüncinâ" ya da "Salât-ı Münciye" olarak bilinen salavat okunur.
"Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tuncînâ bihâ min cemîil ahvâli ve'l-âfât. Ve takdîlenâ bihâ cemiâ'l-hâcât. Ve tutahhirunâ bihâ min cemî'ıs-seyyiât. Ve terfeunâ bihâ indeke â’led-deracât. Ve tübelliğunâ bihâ aksa'l-gâyât. Min cemî'il-hayrâti fi'l-hâyâti ve ba’de'l-memât. Âmin yâ mücib'ed-deavât, ve'l-hamdü lillâhi rabb'il-âlemin."
(Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline öyle bir salât ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü âfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırların en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucîb! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Âlemlerîn Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak O’na mahsustur.)
"Salâten Tüncinâ" hakkında "Şifâü’l-Eskâm" eserinde Fakihânî Rahimehullah Ebû Mûsâ Darir’den şöyle nakleder:
“Bir gemi yolculuğunda Aklabiye denilen çok şiddetli bir fırtınaya tutulan bu zat, uyku esnasında Resulullah Efendimizi görür ve Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem kendisine bin defa okumak üzere Salâten Tüncînâ Salavât-ı Şerifesini tâlim buyurmalarını söyler. Nihâyetinde tüm gemi halkının kurtulduğunu nakleder.”(5)
Bu salâvat ve dua Bediüzzaman Hazretlerinin bizzat kendisi için yazdırdığı ve vefâtına kadar da yanından ayırmadığı Cevşen-i Kebîr defterinde kayıtlıdır. Bediüzzaman Hazretleri bu salâvat hakkında defterine şu notu yazdırmıştır:
“Meşhûr-u âlem ve gâyet mücerreb ve umûm aktabların mergûbu bir salavât-ı şerîfedir.”(6)
Keza hadis-i şeriflerde de bu mahiyette dualar mevcuttur. Birkaç örnek vermek gerekirse Ümmü Gülsûm binti Ebî Bekr rivâyet ediyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Âişe’ye şu duayı öğretti:
“Allah’ım! Senden şimdi ve gelecekte (olacak) olan, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları istiyorum. (…) Allah’ım! Senden kulun ve Resûlün Muhammed’in istediği bütün hayırları istiyorum.”(7)
Velhasıl, namazdan sonra salâvat getirmek sünnete uygun bir davranıştır. Nitekim Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:
“Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salâvat getirsin, ondan sonra dilediği duaları yapsın.”(8)
ç) Müteakiben bir defa:
"Allâhumme innâ nukâddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfatin yatrifu bihâ ehlü's-semâvâti ve ehlü'l-aradîyn, şehâdeten eşhedü en..."
(Allah'ım! Her nefeste, her bakışta, her anda, semâlar ve yerler ehlinin her göz açıp kapamasında sana şehadetimizi takdim ederiz ki
dedikten sonra on defa:
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir." denir. Onuncusunda sonuna "ve ileyhi'l-masîyr." eklenir.
Yine burada da Allah’ı tesbih eden ifadelerin bir benzerini hadis-i şeriflerde görmekteyiz. Ebû Zerr (r.a) gelen bir rivâyete göre Rasûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:
“Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa 'Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü; Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.' derse, kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, şeytandan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!”(9)
d) Sonra eller ters çevrilerek:
Peygamber Efendimiz (a.s.m), “Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.”(10)
Allâhümme ecirnâ min'en-nâr (3-5 veyâ 7 defâ söylenir)
Namaz sonrası tesbihâtın bu kısmı Peygamber Efendimiz (asm) tarafından özellikle sabah ve akşam namazlarından sonra okunması tavsiye edilmiştir. Müslim b. Hâris et-Temimî babasından şunu rivâyet etmiştir: “Peygamber Efendimiz (asm) bana şöyle buyurmuştur:
"Akşam namazını kıldığın vakit, namazdan sonra hiç konuşmadan yedi kez ‘Allahümme ecirnî min’en-nar’ / Allah’ım, beni cehennem ateşinden koru.' der ve şayet o gece ölürsen cehennem ateşinden beraat olunursun ve eğer sabah namazından sonra aynı şekilde dersen ve gün akşama kadar olan zamanda ölürsen yine cehennem ateşinden beraat olunursun.”(11)
Duadaki metin farklılığı olarak hadis-i şerifte geçen ecirnî "ben" ifadesine karşılık, tesbihatta geçen ecirna "biz" demektir ki cemaatle yapıldığında söylenir.
"Allâhümme ecirnâ min fitneti'd-dîniyyeti ve dünyeviyyeh
Allâhümme ecirnâ min fitneti ahiri'z-zamân
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-mesihi'd-deccâli ve's-sufyân
Allâhümme ecirnâ mine'd-dalâlâti ve'l-bıd'ıyyâti ve'l-beliyyât
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nefsi'l-emmâreh
Allâhümme ecirnâ min şurûri'n-nüfûsi'l-emmârati'l-firâvniyyeh
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nisâ
Allâhümme ecirnâ min belâ'in-nisâ
Allâhümme ecirnâ min fitneti'n-nisâ
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kâbr
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-yevmi'l-kıyâmeh
Allâhümme ecirnâ min azâbi cehennem
Allâhümme ecirnâ min âzâbi kahrik
Allâhümme ecirnâ min nâri kahrik
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kabri ve'n-nîrân
Allâhümme ecirnâ mine'r-riyâi ve's-sum’âti ve'l-ucubi ve'l-fâhr
Allâhümme ecirnâ min tecâvuzi'l-mülhidîyn
Allâhümme ecirnâ min şerri'l-munâfıkîyn
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-fâsıkîyn."
Yukarıdaki istiaze dualarına baktığımızda şerrinden Allah’a sığınılanların dini ve dünyevi fitneler, ahir zaman fitnesi, deccal ve süfyan fitnesi, dalalet ve belalar, nefsi emmare, firavunlaşmış nefisler, bazı kadınların içindeki şerli-belalı-fitneler (Bu duayı kadınlar da yapar. Çünkü ahir zamanın en büyük fitne ve belası, bazı ahlak mahrumu ve fitneci kadınlardan gelmektedir.), kıyamet gününün azabı, cehennem azabı, Allah’ın kahr azabı ve ateşi, yalancı şöhret, kibir, övünmek, inkârcıların tecavüzü, münafıkların şerri, fasıkların fitnesi gibi kişileri ve toplumları helakete sürükleyen başlıca unsurlar olduğu görülecektir. Benzer manaların hadis-i şeriflerde de olduğuna dair birkaç misal verelim:
Ebû Hüreyre (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (a.s.m) şöyle buyurdu:
“Biriniz namazda tahiyyâtı bitirdiği zaman, dört şeyden Allah’a sığınarak şöyle desin:
'Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve min azâbi’l-kabr ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl'
'Allah'ım, cehennem azâbından ve kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden, deccâlin fitnesine uğramaktan sana sığınırım.'”(12)
Başka bir rivayet ise şöyledir: Aişe (r.anha)’nın haber verdiğine göre, Rasûlullah (asm) namazda şöyle dua ediyordu:
“Allah’ım! Kabir azabından sana sığınırım, Mesih deccalin fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Allah’ım, günah işlemekten ve borçtan sana sığınırım.”
Resulullah (sav)'in bir başka duası da şöyledir:
"Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım."(13)
Tesbihatta, Allah’a sığınılan tehlikelerden biri de şerli-belalı-fitne kadınlardır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde "Ben, benden sonra erkekler için kadınlardan daha tehlikeli bir fitne (imtihan sebebi) bırakmadım" demiştir.(14)
e)“Allâhümme ecirnâ ve ecir vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru's-sâdıkîyne fi hizmeti'l-kur’âni ve'l-imân, ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne ve akrıbâenâ ve ecdâdenâ mine'n-nâr." (Allah'ım! Bizi, anne-babamızı, Kur'ân ve iman hizmetinde çalışan sâdık Risale-i Nur Talebelerini, ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı cehennem ateşinden kurtar.)
Sonra eller yukarı çevrilerek duaya devam edilir:
"Bi afvike yâ mücir bi fadlike yâ gâffâr. Âllâhümme edhılne'l-cennete mea'l-ebrâr. Âllâhumme edhılne'l-cennete meâ'l-ebrâr. Allâhumme edhılnâ ve edhı'l-üstâdenâ Said-i Nursî radıyallahu anh ve vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru ve ıhvânenâ ve ehâvatenâ ve akribâenâ ve ecdâdenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne fi hizmeti'l-imâni ve'l-Kur’ân, el cennete meâ'l-ebrâr, salli alâ nebiyyike'l-muhtar ve âlihi'l-athâr ve ashâbihi'l-ahyâr ve sellim mâdâme'l-leylü ve'n-nehâr. Âmin, velhamdü lillâhi rabbil âlemin."
(Affınla kabul buyur ey halas eden, kurtaran Mücîr! Fazlınla kabul buyur ey günahları bağışlayan Gaffâr! Allah'ım! Bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet'e idhal eyle. Allah'ım! Bizi, Üstadımız Said Nursi'yi (Allah ondan razı olsun) ana-babamızı, sadık Risale-i Nur Talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı, Seçkin Peygamberinin şefaatî, Onun pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet'e idhal eyle.)
Tesbihatın bir parçası olan dualara baktığımızda bunların kişinin istikametine katkı sağlayıp; dikkat ve hassasiyet isteyen bu ahir zamanda onu motive edecek, akıl ve gönül dünyasına canlılık kazandıracak özlü ifadelerden oluştuğu görülmektedir. Bunun yanı sıra insan; tâbi olduğu manevî lidere sevgi, saygı ve bağlılığını ifade ettikçe ve bu duygular gönlüne iyice yerleştikçe liderinin ortaya koyduğu düsturlara, emir ve yasaklara bağlılığı da o nisbette artacaktır.
f) Ardından bilinen namaz tesbihatıyla devam edilir:
"Subhânallâhi ve'l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber, ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyü'l-azîym." denir ve Ayetü'l-Kürsi okunduktan sonra tesbih çekilir:
Hadis-i şerifte vardır ki; “Her kim ki farz namazın akabinde Âyetü’l-kürsî’yi okursa, bir sonraki namaza kadar Allah’ın korumasında olur.”(15)
33 Sübhânallâh,
33 Elhamdulillâh,
33 Âllâhu Ekber.
Tesbihlerden sonra:
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit, ve hüve hayyun lâ yemût, biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir ve ileyhi'l-masîyr."
denir ve namazın duası yapılır. Bu zikrin Buhari (1/214), Ibn-i Hibban (1/272), Tirmizi (189, 197, 385)' de kayıtlı olduğu Abdulkadir Badıllı tarafından "Kudsi Kaynaklar" kitabında belirtilmiştir.(bk. Kudsi Kaynaklar s. 907-917)
Duâdan sonra;
Fa'lem ennehu denir ve 33 defa (sabah namazından sonra 100 defa okunabilir) Lâ ilâhe illâllâh okunur. Sonunda Muhammede'r- resûlullâhi sallallâhü teâlâ âleyhi ve sellem denir.
Daha sonra 10 defa:
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" (Mülk sahibi Melik, hak ve varlığı birliği apaçık Mübin olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Vadinde sadık ve emin olan Muhammed (asm) Allah’ın Rasulüdür.) denir.
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin" ifadesiyle ilgili olarak, Peygamber Efendimiz (asm)'a, Hz. Cebrail’in şöyle dediği rivayet edilir:
“Ey Muhammed, senin ümmetinden kim her gün yüz defa Lâ ilâhe illallâhül melikül hakkul mübîn derse, bu onun için fakirlikten kurtulmaya vesile olur, kabir yalnızlığında kendisine yoldaş olur ve bununla zenginliği celb etmiş yani kendisine çekmiş ve cennetin de kapısını çalmış olur.”(16)
Bu ifadenin yanı sıra “Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" diyerek Allah resulünü övmek ve tenzih etmek dua ve niyazda bulunmaktır.
g) Sonra besmele çekip:
"İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alennebiyy; yâ eyyühellezine âmenu, sallû aleyhi ve sellimu teslîmâ.”
“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzab, 33/56) âyeti okunup Lebbeyk (buyurun efendim) denir.
Salât, dua etmek, hayrı ve hayrı celp edecek sözleri söylemek manasına gelmektedir. Allah’ın (c.c) Peygamber Efendimize salâtı, kendisine hayır takdir etmesidir; ona rahmet ve mağfiret etmesi, bereketini ve rızasını lütfetmesi ve meleklerinin yanında onu övmesidir. Ayette Allah ve melekler için sadece salât mefhumu zikredilmişken müminlere, salata ilaveten ona selam etmeleri de emredilmiştir. Âyette geçen “selâm” kelimesi eksikliklerden ve her türlü musibetlerden korunmuş olmayı Allah’tan niyaz etmektir. Hz. Peygamber (asm)’e selâm vermek, mü’minlerin birbirine verdiği gibi kabr-i şerifini ziyaret ettiğimizde O’na selâm vermek, ayrıca zaman zaman ve özellikle ismi anıldığında manevî şahsiyetini selâmlamaktır. Salât, selâm manasını ihtiva ediyorsa da selâm da insanların O’na itaat etmeleri ve O’nun şeriatını yaşamalarını dilemek gibi hususi manalar vardır. Çünkü Allah Resulü'ne salâtın, ancak her konuda ona itaat etme manasına gelen selam ile ağırlığı olur.(17) Aşağıdaki salatü selamlara ve dualara baktığımızda bu manaları telkin ettiği görülmektedir.
"Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ ali seyyidinâ muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesirâ."(Üç defa okunur)
"Salli ve sellim yâ rabbi alâ hâbibike muhammedin ve alâ cemî'il-enbiyâi ve'l-mürselîn, ve alâ âli küllin ve sâhbi küllin ecmâin, âmîn, velhâmdulillâhi râbbi'l-âlemîn."
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Rasûllallâh
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Habîballâh
Elfü elfi sâlâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ emîne vahyillâh
"Allahumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihî, biadedi evrâki'l-eşcâr ve emvâci'l-bihâr ve katarâti'l-emtâr. Vâğfirlenâ verhamnâ ve'l-tüfbinâ ve bi üstâdinâ ve vâlideynâ ve bi talebeti rasâili'n-nuru's-sadıkîyne yâ ilahenâ bi külli salâtin minhâ eşhedühen lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne muhammeden rasûllullâhi sallallâhu teâlâ âleyhi ve sellem." denir.
h) Sonra aşağıda iki satırını meali ile verdiğimiz Tercüman-ı İsm-i Âzâm Duası besmele çekilip okunur:
Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ Rahman ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân
Subhaneke ya Râhiym tealeyte yâ Kerim ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân
….
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey bin bir esma sahibi, mutlak ve gerçek mabûd olan Allah! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey hususi rahmet gösteren, sevgili kullarına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahim! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerim! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)
“İsm-i Âzâm”, Allah’ın en yüce ismi demektir. Hadislerde Allah’ın ism-i âzamı olarak birden çok isim zikredilmiştir. Bu isimlerin başında Allah, sonra Rahmân, Rahîm, Mennân, Ehad, Samed, Hayy, Kayyûm, Bedî’u’s-semâvâti ve’l-ard, Zû’l-celâli ve’l-ikram, lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illâ ente isim ve zikirleri gelmektedir.(18) Resûlullah İsm-i Âzam anılarak yapılan duaların Allah katında makbul olacağını bildirmiştir.
Bir ayette mealen şöyle buyurulmaktadır: “En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin.”(A'raf Suresi, 7/180) Şu halde insan, bu isimlerle Allah’a yakarışta bulunmalıdır. Yukarıdaki duada seksenden fazla esma ile “Rahman”a niyaz edilmektedir. Kur’an’ın; "İster Allah diyerek, ister Rahmân diyerek yakarın; hangisiyle yakarsanız olur, çünkü bütün güzel isimler O’na mahsustur."(17/110) ayeti ile duanın terkip ve mahiyeti uygun düşmektedir.
- Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ… zikri neden sadece sabah ve ikindi namazlarına müteakip gelmektedir?
Bu tercihin hikmetini Bediüzzaman Hazretleri açıklamamıştır. Ancak namazın ve namaz vakitlerinin tahsisinin hikmetlerini izah ettiği Dokuzuncu Söz'de sabah ve ikindi namazları bahsinde şuunat-ı ilahiyeye daha çok vurgu yapmaktadır. Bu zikrin terkibine baktığımızda her satır başının tesbih ifadesi olan "subhaneke" ile başlayıp "Rahman" ismi ile bitiyor olması dikkat çekicidir. Bu iki kelime arasında Allah'ın çeşitli isimleri zikredilip niyazda bulunulmaktadır. Bu terkip, sabah ve ikindi vakitlerine sarihan işaret eden “Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgüyle tesbih et.” (Tâhâ, 20/130) ayeti ile uygunluk göstermektedir. Duanın her satır başındaki “Subhaneke” kelimesi tesbih, muhtevasında esmalar ise "övgü" ifade eder. Her satır sonunda Allah'ın merhamet ve inayetini celbedecek olan "Rahman" ismi de rahmet-i ilahiyeye vesile olacaktır.
Ayrıca hadis-i şerifte vardır ki:
“Gece ve gündüz melekleri, nöbetle yanınıza gelip giderler. Sabah ve ikindi namazlarında toplanıp nöbet değiştirirler. Sonra geceyi yanınızda geçiren melekler, Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ da bildiği hâlde meleklere: 'Kullarımı ne halde bıraktınız?' diye sorar. (Melekler de): 'Yanlarından namaz kılarlarken ayrıldık¸ yanlarına geldiğimizde namaz kılarken bulduk.' cevabını verirler.”(19)
Meleklerin nöbet değişiminde Rahman olan Allah’ı daha çok tesbih eder ve af diler vaziyette bulunmakta dikkat çekici bir başka nokta olarak karşımıza çıkmaktadır.
- "Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ…" ve “Ya Cemilu Ya Allah…” dualarının kaynağı nedir?
Belli başlı mütedavil hadis kitaplarında bu dualara rastlayamadık. Ancak bu dualar büyük hadis âlimi Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından telif edilmiş olan "Mecmûʿatü’l-Ahzâb" adlı üç ciltlik evrad kitabında geçmektedir.(20) Kişinin Allah’a ayet ve hadis-i şeriflerde geçen duâlarla niyazda bulunması evladır. Ancak gereken âdâba riâyet edildiği sürece, muhtevası ve terkibi Kur'an ve Sünnet'e uygun olan duâlarla da niyazda bulunabilir.
I) Ardından eller açılır,
"Sübhâneke âhiyyen şerâhiyyen tealeyte lâ ilâhe illâ ente ecirnâ ve ecir üstâdenâ ve vâlideynâ ve rufekâenâ ve âkribâenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne (eller aşağıya çevrilir) mine'n-nâr ve min külli nâr vahfaznâ minşerri'n-nefsi ve'ş-şeytan ve min şerri'l-cinni ve'l-insân ve min şerri'l-bid’âti ve'd-dalâleti ve'l-ilhâdi ve't-tuğyân (eller yukârı çevrilir) bi âfvike yâ Mücir, bi fadlike yâ Gaffâr, bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn. Allâhumme edhilne'l-cennete mea'l-ebrâr, bişefâati nebiyyike'l-muhtar. Amîn ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-âlemin."
Allah'ı tesbih edip çeşitli şerlerden istiaze edilen bu ihatalı dua şu niyazla bitmektedir:
"Allah'ım! Seçkin peygamberinin şefaatiyle, iyilerle beraber, bizleri cennete idhal eyle!"
"Dualarımızı kabul buyur. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur."
Euzu besmele çekilerek Haşr Suresinin son beş ya da üç ayeti okunur.
Maʻkil b. Yesâr, Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir:
“Kim sabahladığında üç defa 'Euzu billahi’s-semîʻi’l-ʻalîmi mine’ş-şeytâni’r-racîm.' deyip Haşr sûresinin son üç âyetini okursa, o geceleyene kadar Allah, istiğfar edecek yetmiş bin meleği ona vekil kılacaktır. Eğer bu kişi o gün ölürse şehit olarak ölür. Kim bu âyetleri gecelediği vakit okursa yine aynı mertebede olur.”(21)
Bu ayetler akşam namazından sonra da okunmaktadır.
Kaynaklar:
1. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 67, 68; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, I, 283.
2. Buhârî, Ezan, 8.
3. İânetü’t-Tâlibîn, 1:232-23.
4. Müslim b. Haccâc el-Nisâbûrî, Sahîh-i Muslim, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2010, Mesâcid, 135, 136.
5. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521.
6. Bedîüzzaman Hazretlerinin husûsi defteri, Barkod Medya Tarafından orijinal sâhifeleri taranarak birebir aynı görüntüsünde, “Bediüzzaman Said Nursi’nin Bizzat Yazdırdığı ve Okuduğu Orijinal Cevşen-i Kebir ve 33 Hadis-i Şerif” adıyla kitap olarak basılmış ve 2013 yılında yayınlanmıştır.
7. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521 .
8. Neylu’l-Evtar, 2/577.
9. Tirmizî, Daavât, 64.
10. Müsned, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 56; Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 237, h. 9242-43. el-Fethu’l-Kebir, II/357.
11. Süleyman b. el-Eşas es-Sicistânî Ebû Dâvûd (ö. 275/889), Sünenü Ebî Dâvûd, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2001,Edeb, 100.
12. Müslim, Mesâcid 128-134; Ebû Dâvûd, Salât 149, 179; Nesâî, Sehv 64.
13. Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, İstiaze 21, (8, 264).
14. Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31.
15. Süleyman b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir, thk. Hamdi Abdulmecîd (Kahire: Mektebetu İbn Teymîyye, ts.), 3/83.
16. Zebidi, İthaf, 5/131; Kenzü’l-ummal, no: 5058.
17. İslâm Ansiklopedisi, “salvele” c.7 s.124.
18. Tirmizî, Deavât, 87; İbn Mâce, Dua, 9; Dârimî, es-Sünen, Fedâilü’l-Kur’an, 14; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258.
19. Muvatta¸ Kasru's-salat¸ 82; Buhârî¸ Mevâkît¸ 16¸ Bed'u'l-halk¸ 6¸ Tevhid¸ 33; Müslim¸ Mesâcid¸ 210.
20. Mecmuatul-Ahzab/Gümüşhanevi 2/333 ve 1/211.
21.Tirmizî, "Fedâilü’l-Kur’an", 22 (No. 2922).
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Nur talebelerinin bir evradı olan tesbihatın muhtevasının ve terkibinin Kur’an ve sünnete uygun olduğunu aşağıdaki izahlara göre rahatlıkla söyleyebiliriz. Şöyle ki;
Bir misal olarak en uzun tesbihat olan sabah namazının terkip ve muhtevasını sırasıyla tahlil edelim.
a) Ezandan ve kametten sonra vesile duası okunur:
اللَّهُمَّ رَبَّ هَذِهِ الدَّعْوَةِ التَّامَّةِ وَالصَّلَاةِ الْقَائِمَةِ آتِ مُحَمَّداً الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَابْعَثْهُ مَقَاماً مَحْمُوداً الَّذِي وَعَدْتَهُ إَنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
"Allahumme rabbe hâzihî'd-da'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh. İnneke la tuhliful mîâd."
Ezandan sonra, Hz. Peygambere (asm) salâvat getirmek sünnet; vesile duasını yapmak menduptur.(1) Buhârî’de yer alan rivayete göre her kim ezanı işittiğinde ardından bu duayı okursa Peygamber Efendimiz (a.s.m) şefaatinin ona vâcib olacağını bildirmiştir.(2)
Şâfiî mezhebinin bir fıkıh kitabı olan "İânetü’t-Tâlibin" müezzinin, kamet getirenin, ezan ve kameti dinleyenin ellerini kaldırıp açarak vesile duâsını okumalarının sünnet olduğu yazmaktadır.(3) Şafii mezhebinden olan Bediüzzaman Hazretleri de sünnet olarak ezandan sonra da kametten sonra da “Vesile Duâsı” okumuştur.
b) Sabah namazının farzından sonra sünnet olan "selam duası" okunur. Çünkü Rasûlullah (asm), selâm verip namazdan çıkınca üç defa istiğfar eder ve “Allâhümme ente’s-selâm ve minke’s-selâm tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm / Allah’ım selâm sensin. Selâmet ve esenlik sendendir. Ey azamet ve kerem sahibi Allah’ım, sen hayır ve bereketi çok olansın” derdi.(4)
c) Arkasından "Salâten Tüncinâ" ya da "Salât-ı Münciye" olarak bilinen salavat okunur.
"Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Salâten tuncînâ bihâ min cemîil ahvâli ve'l-âfât. Ve takdîlenâ bihâ cemiâ'l-hâcât. Ve tutahhirunâ bihâ min cemî'ıs-seyyiât. Ve terfeunâ bihâ indeke â’led-deracât. Ve tübelliğunâ bihâ aksa'l-gâyât. Min cemî'il-hayrâti fi'l-hâyâti ve ba’de'l-memât. Âmin yâ mücib'ed-deavât, ve'l-hamdü lillâhi rabb'il-âlemin."
(Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Âline öyle bir salât ve rahmet eyle ki, Onunla bizleri bütün dehşetli korku ve her türlü âfetlerden halas eyle, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getir, bizleri bütün günah ve kötülüklerden temiz kıl, yanında en üstün derecelere yükselt, bizleri gerek hayatta ve gerekse öldükten sonra bütün hayırların en yüksek gayelerine vasıl eyle. Ey bütün dua ve isteklere cevap veren Mucîb! Duamızı kabul eyle. Hamd olsun Âlemlerîn Rabbi olan Allah'a ki, hamd ancak O’na mahsustur.)
"Salâten Tüncinâ" hakkında "Şifâü’l-Eskâm" eserinde Fakihânî Rahimehullah Ebû Mûsâ Darir’den şöyle nakleder:
“Bir gemi yolculuğunda Aklabiye denilen çok şiddetli bir fırtınaya tutulan bu zat, uyku esnasında Resulullah Efendimizi görür ve Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem kendisine bin defa okumak üzere Salâten Tüncînâ Salavât-ı Şerifesini tâlim buyurmalarını söyler. Nihâyetinde tüm gemi halkının kurtulduğunu nakleder.”(5)
Bu salâvat ve dua Bediüzzaman Hazretlerinin bizzat kendisi için yazdırdığı ve vefâtına kadar da yanından ayırmadığı Cevşen-i Kebîr defterinde kayıtlıdır. Bediüzzaman Hazretleri bu salâvat hakkında defterine şu notu yazdırmıştır:
“Meşhûr-u âlem ve gâyet mücerreb ve umûm aktabların mergûbu bir salavât-ı şerîfedir.”(6)
Keza hadis-i şeriflerde de bu mahiyette dualar mevcuttur. Birkaç örnek vermek gerekirse Ümmü Gülsûm binti Ebî Bekr rivâyet ediyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Âişe’ye şu duayı öğretti:
“Allah’ım! Senden şimdi ve gelecekte (olacak) olan, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları istiyorum. (…) Allah’ım! Senden kulun ve Resûlün Muhammed’in istediği bütün hayırları istiyorum.”(7)
Velhasıl, namazdan sonra salâvat getirmek sünnete uygun bir davranıştır. Nitekim Ebu Davud, Nesaî ve Tirmizî’in rivayet ettiği bir hadiste Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:
“Biriniz namazı kıldıktan sonra, Allah’a hamdu sena etsin, sonra Peygamber’e salâvat getirsin, ondan sonra dilediği duaları yapsın.”(8)
ç) Müteakiben bir defa:
"Allâhumme innâ nukâddimu ileyke beyne yedey külli nefesin ve lemhatin ve lahzatin ve tarfatin yatrifu bihâ ehlü's-semâvâti ve ehlü'l-aradîyn, şehâdeten eşhedü en..."
(Allah'ım! Her nefeste, her bakışta, her anda, semâlar ve yerler ehlinin her göz açıp kapamasında sana şehadetimizi takdim ederiz ki
dedikten sonra on defa:"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit ve hüve hayyun lâ yemût biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir." denir. Onuncusunda sonuna "ve ileyhi'l-masîyr." eklenir.
Yine burada da Allah’ı tesbih eden ifadelerin bir benzerini hadis-i şeriflerde görmekteyiz. Ebû Zerr (r.a) gelen bir rivâyete göre Rasûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki:
“Her kim, sabah namazından sonra diz çökmüş olarak, konuşmadan önce on defa 'Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke lehü; Lehü’l-mülkü ve lehû’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.' derse, kendisine onlarca sevap yazılır, on günahı silinir, on derece yükseltilir, o günün tamamında her şerden emin ve emniyette olur, şeytandan korunur ve o gün hiçbir günah ona ulaşarak amelini iptal etmez!”(9)
d) Sonra eller ters çevrilerek:
Peygamber Efendimiz (a.s.m), “Allah’tan bir şeyin olmasını istediği zaman ellerinin içini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman ise ellerinin içini aşağıya çevirirdi.”(10)
Allâhümme ecirnâ min'en-nâr (3-5 veyâ 7 defâ söylenir)
Namaz sonrası tesbihâtın bu kısmı Peygamber Efendimiz (asm) tarafından özellikle sabah ve akşam namazlarından sonra okunması tavsiye edilmiştir. Müslim b. Hâris et-Temimî babasından şunu rivâyet etmiştir: “Peygamber Efendimiz (asm) bana şöyle buyurmuştur:
"Akşam namazını kıldığın vakit, namazdan sonra hiç konuşmadan yedi kez ‘Allahümme ecirnî min’en-nar’ / Allah’ım, beni cehennem ateşinden koru.' der ve şayet o gece ölürsen cehennem ateşinden beraat olunursun ve eğer sabah namazından sonra aynı şekilde dersen ve gün akşama kadar olan zamanda ölürsen yine cehennem ateşinden beraat olunursun.”(11)
Duadaki metin farklılığı olarak hadis-i şerifte geçen ecirnî "ben" ifadesine karşılık, tesbihatta geçen ecirna "biz" demektir ki cemaatle yapıldığında söylenir.
"Allâhümme ecirnâ min fitneti'd-dîniyyeti ve dünyeviyyeh
Allâhümme ecirnâ min fitneti ahiri'z-zamân
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-mesihi'd-deccâli ve's-sufyân
Allâhümme ecirnâ mine'd-dalâlâti ve'l-bıd'ıyyâti ve'l-beliyyât
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nefsi'l-emmâreh
Allâhümme ecirnâ min şurûri'n-nüfûsi'l-emmârati'l-firâvniyyeh
Allâhümme ecirnâ min şerri'n-nisâ
Allâhümme ecirnâ min belâ'in-nisâ
Allâhümme ecirnâ min fitneti'n-nisâ
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kâbr
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-yevmi'l-kıyâmeh
Allâhümme ecirnâ min azâbi cehennem
Allâhümme ecirnâ min âzâbi kahrik
Allâhümme ecirnâ min nâri kahrik
Allâhümme ecirnâ min azâbi'l-kabri ve'n-nîrân
Allâhümme ecirnâ mine'r-riyâi ve's-sum’âti ve'l-ucubi ve'l-fâhr
Allâhümme ecirnâ min tecâvuzi'l-mülhidîyn
Allâhümme ecirnâ min şerri'l-munâfıkîyn
Allâhümme ecirnâ min fitneti'l-fâsıkîyn."
Yukarıdaki istiaze dualarına baktığımızda şerrinden Allah’a sığınılanların dini ve dünyevi fitneler, ahir zaman fitnesi, deccal ve süfyan fitnesi, dalalet ve belalar, nefsi emmare, firavunlaşmış nefisler, bazı kadınların içindeki şerli-belalı-fitneler (Bu duayı kadınlar da yapar. Çünkü ahir zamanın en büyük fitne ve belası, bazı ahlak mahrumu ve fitneci kadınlardan gelmektedir.), kıyamet gününün azabı, cehennem azabı, Allah’ın kahr azabı ve ateşi, yalancı şöhret, kibir, övünmek, inkârcıların tecavüzü, münafıkların şerri, fasıkların fitnesi gibi kişileri ve toplumları helakete sürükleyen başlıca unsurlar olduğu görülecektir. Benzer manaların hadis-i şeriflerde de olduğuna dair birkaç misal verelim:
Ebû Hüreyre (r.a)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (a.s.m) şöyle buyurdu:
“Biriniz namazda tahiyyâtı bitirdiği zaman, dört şeyden Allah’a sığınarak şöyle desin:
'Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem ve min azâbi’l-kabr ve min fitneti’l-mahyâ ve’l-memât ve min şerri fitneti’l-mesîhi’d-deccâl'
'Allah'ım, cehennem azâbından ve kabir azâbından, hayat ve ölüm fitnesinden, deccâlin fitnesine uğramaktan sana sığınırım.'”(12)
Başka bir rivayet ise şöyledir: Aişe (r.anha)’nın haber verdiğine göre, Rasûlullah (asm) namazda şöyle dua ediyordu:
“Allah’ım! Kabir azabından sana sığınırım, Mesih deccalin fitnesinden sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Allah’ım, günah işlemekten ve borçtan sana sığınırım.”
Resulullah (sav)'in bir başka duası da şöyledir:
"Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlaktan sana sığınırım."(13)
Tesbihatta, Allah’a sığınılan tehlikelerden biri de şerli-belalı-fitne kadınlardır. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde "Ben, benden sonra erkekler için kadınlardan daha tehlikeli bir fitne (imtihan sebebi) bırakmadım" demiştir.(14)
e)“Allâhümme ecirnâ ve ecir vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru's-sâdıkîyne fi hizmeti'l-kur’âni ve'l-imân, ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne ve akrıbâenâ ve ecdâdenâ mine'n-nâr." (Allah'ım! Bizi, anne-babamızı, Kur'ân ve iman hizmetinde çalışan sâdık Risale-i Nur Talebelerini, ihlâslı, imanlı dostlarımızı, akrabalarımızı ve ecdadımızı cehennem ateşinden kurtar.)
Sonra eller yukarı çevrilerek duaya devam edilir:
"Bi afvike yâ mücir bi fadlike yâ gâffâr. Âllâhümme edhılne'l-cennete mea'l-ebrâr. Âllâhumme edhılne'l-cennete meâ'l-ebrâr. Allâhumme edhılnâ ve edhı'l-üstâdenâ Said-i Nursî radıyallahu anh ve vâlideynâ ve talebete rasâili'n-nûru ve ıhvânenâ ve ehâvatenâ ve akribâenâ ve ecdâdenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne fi hizmeti'l-imâni ve'l-Kur’ân, el cennete meâ'l-ebrâr, salli alâ nebiyyike'l-muhtar ve âlihi'l-athâr ve ashâbihi'l-ahyâr ve sellim mâdâme'l-leylü ve'n-nehâr. Âmin, velhamdü lillâhi rabbil âlemin."
(Affınla kabul buyur ey halas eden, kurtaran Mücîr! Fazlınla kabul buyur ey günahları bağışlayan Gaffâr! Allah'ım! Bizleri Ebrar olan iyilerle Cennet'e idhal eyle. Allah'ım! Bizi, Üstadımız Said Nursi'yi (Allah ondan razı olsun) ana-babamızı, sadık Risale-i Nur Talebelerini, erkek ve kadın kardeşlerimizi akrabalarımızı, ecdadımızı, iman ve Kur'ân hizmetinde çalışan ihlâslı, imanlı dostlarımızı, Seçkin Peygamberinin şefaatî, Onun pak, âli ve hayırlı Sahabilerinin hürmetine, iyilerle beraber Cennet'e idhal eyle.)
Tesbihatın bir parçası olan dualara baktığımızda bunların kişinin istikametine katkı sağlayıp; dikkat ve hassasiyet isteyen bu ahir zamanda onu motive edecek, akıl ve gönül dünyasına canlılık kazandıracak özlü ifadelerden oluştuğu görülmektedir. Bunun yanı sıra insan; tâbi olduğu manevî lidere sevgi, saygı ve bağlılığını ifade ettikçe ve bu duygular gönlüne iyice yerleştikçe liderinin ortaya koyduğu düsturlara, emir ve yasaklara bağlılığı da o nisbette artacaktır.
f) Ardından bilinen namaz tesbihatıyla devam edilir:
"Subhânallâhi ve'l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber, ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyü'l-azîym." denir ve Ayetü'l-Kürsi okunduktan sonra tesbih çekilir:
Hadis-i şerifte vardır ki; “Her kim ki farz namazın akabinde Âyetü’l-kürsî’yi okursa, bir sonraki namaza kadar Allah’ın korumasında olur.”(15)
33 Sübhânallâh,
33 Elhamdulillâh,
33 Âllâhu Ekber.
Tesbihlerden sonra:
"Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerike leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hâmdü yuhyi ve yumit, ve hüve hayyun lâ yemût, biyedihi'l-hayr ve hüve alâ külli şey’in kadir ve ileyhi'l-masîyr."
denir ve namazın duası yapılır. Bu zikrin Buhari (1/214), Ibn-i Hibban (1/272), Tirmizi (189, 197, 385)' de kayıtlı olduğu Abdulkadir Badıllı tarafından "Kudsi Kaynaklar" kitabında belirtilmiştir.(bk. Kudsi Kaynaklar s. 907-917)
Duâdan sonra;
Fa'lem ennehu denir ve 33 defa (sabah namazından sonra 100 defa okunabilir) Lâ ilâhe illâllâh okunur. Sonunda Muhammede'r- resûlullâhi sallallâhü teâlâ âleyhi ve sellem denir.
Daha sonra 10 defa:
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" (Mülk sahibi Melik, hak ve varlığı birliği apaçık Mübin olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Vadinde sadık ve emin olan Muhammed (asm) Allah’ın Rasulüdür.) denir.
"Lâ ilâhe illallâhu'l Melikül Hakkul Mübin" ifadesiyle ilgili olarak, Peygamber Efendimiz (asm)'a, Hz. Cebrail’in şöyle dediği rivayet edilir:
“Ey Muhammed, senin ümmetinden kim her gün yüz defa Lâ ilâhe illallâhül melikül hakkul mübîn derse, bu onun için fakirlikten kurtulmaya vesile olur, kabir yalnızlığında kendisine yoldaş olur ve bununla zenginliği celb etmiş yani kendisine çekmiş ve cennetin de kapısını çalmış olur.”(16)
Bu ifadenin yanı sıra “Muhammedün Rasulullahi Sadikul Va'dil Emin" diyerek Allah resulünü övmek ve tenzih etmek dua ve niyazda bulunmaktır.
g) Sonra besmele çekip:
"İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alennebiyy; yâ eyyühellezine âmenu, sallû aleyhi ve sellimu teslîmâ.”
“Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzab, 33/56) âyeti okunup Lebbeyk (buyurun efendim) denir.
Salât, dua etmek, hayrı ve hayrı celp edecek sözleri söylemek manasına gelmektedir. Allah’ın (c.c) Peygamber Efendimize salâtı, kendisine hayır takdir etmesidir; ona rahmet ve mağfiret etmesi, bereketini ve rızasını lütfetmesi ve meleklerinin yanında onu övmesidir. Ayette Allah ve melekler için sadece salât mefhumu zikredilmişken müminlere, salata ilaveten ona selam etmeleri de emredilmiştir. Âyette geçen “selâm” kelimesi eksikliklerden ve her türlü musibetlerden korunmuş olmayı Allah’tan niyaz etmektir. Hz. Peygamber (asm)’e selâm vermek, mü’minlerin birbirine verdiği gibi kabr-i şerifini ziyaret ettiğimizde O’na selâm vermek, ayrıca zaman zaman ve özellikle ismi anıldığında manevî şahsiyetini selâmlamaktır. Salât, selâm manasını ihtiva ediyorsa da selâm da insanların O’na itaat etmeleri ve O’nun şeriatını yaşamalarını dilemek gibi hususi manalar vardır. Çünkü Allah Resulü'ne salâtın, ancak her konuda ona itaat etme manasına gelen selam ile ağırlığı olur.(17) Aşağıdaki salatü selamlara ve dualara baktığımızda bu manaları telkin ettiği görülmektedir.
"Allâhümme sâlli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ ali seyyidinâ muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesirâ."(Üç defa okunur)
"Salli ve sellim yâ rabbi alâ hâbibike muhammedin ve alâ cemî'il-enbiyâi ve'l-mürselîn, ve alâ âli küllin ve sâhbi küllin ecmâin, âmîn, velhâmdulillâhi râbbi'l-âlemîn."
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Rasûllallâh
Elfü elfi salâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ Habîballâh
Elfü elfi sâlâtin ve elfü elfi selâmin âleyke yâ emîne vahyillâh
"Allahumme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihî, biadedi evrâki'l-eşcâr ve emvâci'l-bihâr ve katarâti'l-emtâr. Vâğfirlenâ verhamnâ ve'l-tüfbinâ ve bi üstâdinâ ve vâlideynâ ve bi talebeti rasâili'n-nuru's-sadıkîyne yâ ilahenâ bi külli salâtin minhâ eşhedühen lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne muhammeden rasûllullâhi sallallâhu teâlâ âleyhi ve sellem." denir.
h) Sonra aşağıda iki satırını meali ile verdiğimiz Tercüman-ı İsm-i Âzâm Duası besmele çekilip okunur:
Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ Rahman ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân
Subhaneke ya Râhiym tealeyte yâ Kerim ecirnâ mine'n-nâr bi afvike yâ Rahmân
….
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey bin bir esma sahibi, mutlak ve gerçek mabûd olan Allah! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol rahmet eden, fark gözetmeden herkesi rızıklandıran Rahman! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)
(Sübhânsın, münezzehsin, sana sığınırım ey hususi rahmet gösteren, sevgili kullarına mağfiret edip Cennet bahşeden Rahim! Her şeyden üstün ve yücesin, ey bol kerem sahibi, umulmadık yerden ihsan eden Kerim! Affınla bizi azap ateşinden ve cehennemden kurtar ya Rahman!)
“İsm-i Âzâm”, Allah’ın en yüce ismi demektir. Hadislerde Allah’ın ism-i âzamı olarak birden çok isim zikredilmiştir. Bu isimlerin başında Allah, sonra Rahmân, Rahîm, Mennân, Ehad, Samed, Hayy, Kayyûm, Bedî’u’s-semâvâti ve’l-ard, Zû’l-celâli ve’l-ikram, lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illâ ente isim ve zikirleri gelmektedir.(18) Resûlullah İsm-i Âzam anılarak yapılan duaların Allah katında makbul olacağını bildirmiştir.
Bir ayette mealen şöyle buyurulmaktadır: “En güzel isimler Allah’ındır; bu güzel isimlerle O’na dua edin.”(A'raf Suresi, 7/180) Şu halde insan, bu isimlerle Allah’a yakarışta bulunmalıdır. Yukarıdaki duada seksenden fazla esma ile “Rahman”a niyaz edilmektedir. Kur’an’ın; "İster Allah diyerek, ister Rahmân diyerek yakarın; hangisiyle yakarsanız olur, çünkü bütün güzel isimler O’na mahsustur."(17/110) ayeti ile duanın terkip ve mahiyeti uygun düşmektedir.
- Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ… zikri neden sadece sabah ve ikindi namazlarına müteakip gelmektedir?
Bu tercihin hikmetini Bediüzzaman Hazretleri açıklamamıştır. Ancak namazın ve namaz vakitlerinin tahsisinin hikmetlerini izah ettiği Dokuzuncu Söz'de sabah ve ikindi namazları bahsinde şuunat-ı ilahiyeye daha çok vurgu yapmaktadır. Bu zikrin terkibine baktığımızda her satır başının tesbih ifadesi olan "subhaneke" ile başlayıp "Rahman" ismi ile bitiyor olması dikkat çekicidir. Bu iki kelime arasında Allah'ın çeşitli isimleri zikredilip niyazda bulunulmaktadır. Bu terkip, sabah ve ikindi vakitlerine sarihan işaret eden “Güneşin doğmasından önce de batmasından önce de Rabbini övgüyle tesbih et.” (Tâhâ, 20/130) ayeti ile uygunluk göstermektedir. Duanın her satır başındaki “Subhaneke” kelimesi tesbih, muhtevasında esmalar ise "övgü" ifade eder. Her satır sonunda Allah'ın merhamet ve inayetini celbedecek olan "Rahman" ismi de rahmet-i ilahiyeye vesile olacaktır.
Ayrıca hadis-i şerifte vardır ki:
“Gece ve gündüz melekleri, nöbetle yanınıza gelip giderler. Sabah ve ikindi namazlarında toplanıp nöbet değiştirirler. Sonra geceyi yanınızda geçiren melekler, Allah'ın huzuruna çıkarlar. Allah Teâlâ da bildiği hâlde meleklere: 'Kullarımı ne halde bıraktınız?' diye sorar. (Melekler de): 'Yanlarından namaz kılarlarken ayrıldık¸ yanlarına geldiğimizde namaz kılarken bulduk.' cevabını verirler.”(19)
Meleklerin nöbet değişiminde Rahman olan Allah’ı daha çok tesbih eder ve af diler vaziyette bulunmakta dikkat çekici bir başka nokta olarak karşımıza çıkmaktadır.
- "Subhaneke ya Allâh tealeyte yâ…" ve “Ya Cemilu Ya Allah…” dualarının kaynağı nedir?
Belli başlı mütedavil hadis kitaplarında bu dualara rastlayamadık. Ancak bu dualar büyük hadis âlimi Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından telif edilmiş olan "Mecmûʿatü’l-Ahzâb" adlı üç ciltlik evrad kitabında geçmektedir.(20) Kişinin Allah’a ayet ve hadis-i şeriflerde geçen duâlarla niyazda bulunması evladır. Ancak gereken âdâba riâyet edildiği sürece, muhtevası ve terkibi Kur'an ve Sünnet'e uygun olan duâlarla da niyazda bulunabilir.
I) Ardından eller açılır,
"Sübhâneke âhiyyen şerâhiyyen tealeyte lâ ilâhe illâ ente ecirnâ ve ecir üstâdenâ ve vâlideynâ ve rufekâenâ ve âkribâenâ ve ahbâbene'l-mü’minîne'l-muhlisîyne (eller aşağıya çevrilir) mine'n-nâr ve min külli nâr vahfaznâ minşerri'n-nefsi ve'ş-şeytan ve min şerri'l-cinni ve'l-insân ve min şerri'l-bid’âti ve'd-dalâleti ve'l-ilhâdi ve't-tuğyân (eller yukârı çevrilir) bi âfvike yâ Mücir, bi fadlike yâ Gaffâr, bi rahmetike yâ erhame'r-râhimîn. Allâhumme edhilne'l-cennete mea'l-ebrâr, bişefâati nebiyyike'l-muhtar. Amîn ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-âlemin."
Allah'ı tesbih edip çeşitli şerlerden istiaze edilen bu ihatalı dua şu niyazla bitmektedir:
"Allah'ım! Seçkin peygamberinin şefaatiyle, iyilerle beraber, bizleri cennete idhal eyle!"
"Dualarımızı kabul buyur. Hamd olsun Âlemlerin Rabbi Allah'a ki, hamd ancak kendisine mahsustur."
Euzu besmele çekilerek Haşr Suresinin son beş ya da üç ayeti okunur.
Maʻkil b. Yesâr, Resûlullah’ın (asm) şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir:
“Kim sabahladığında üç defa 'Euzu billahi’s-semîʻi’l-ʻalîmi mine’ş-şeytâni’r-racîm.' deyip Haşr sûresinin son üç âyetini okursa, o geceleyene kadar Allah, istiğfar edecek yetmiş bin meleği ona vekil kılacaktır. Eğer bu kişi o gün ölürse şehit olarak ölür. Kim bu âyetleri gecelediği vakit okursa yine aynı mertebede olur.”(21)
Bu ayetler akşam namazından sonra da okunmaktadır.
Kaynaklar:
1. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, II, 67, 68; Cezîrî, el-Mezâhibü’l-erbe‘a, I, 283.
2. Buhârî, Ezan, 8.
3. İânetü’t-Tâlibîn, 1:232-23.
4. Müslim b. Haccâc el-Nisâbûrî, Sahîh-i Muslim, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2010, Mesâcid, 135, 136.
5. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521.
6. Bedîüzzaman Hazretlerinin husûsi defteri, Barkod Medya Tarafından orijinal sâhifeleri taranarak birebir aynı görüntüsünde, “Bediüzzaman Said Nursi’nin Bizzat Yazdırdığı ve Okuduğu Orijinal Cevşen-i Kebir ve 33 Hadis-i Şerif” adıyla kitap olarak basılmış ve 2013 yılında yayınlanmıştır.
7. El-Müsned, Kitâbü’l-Ezkâr ve ‘d-Deavât (14995); Sünen-i İbn-i Mâce, Kitâbü’d-Duâ; Buhârî, el-Edebu’l-Müfred; İbn Hibbân, 598/2413; Hâkim, 1/521 .
8. Neylu’l-Evtar, 2/577.
9. Tirmizî, Daavât, 64.
10. Müsned, Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 56; Cemu’l-Fevaid, c. 5, s. 237, h. 9242-43. el-Fethu’l-Kebir, II/357.
11. Süleyman b. el-Eşas es-Sicistânî Ebû Dâvûd (ö. 275/889), Sünenü Ebî Dâvûd, Halîl Me’mûn Şîhâ (Thk.), Dâru’l-Ma‘rife, Beyrût 2001,Edeb, 100.
12. Müslim, Mesâcid 128-134; Ebû Dâvûd, Salât 149, 179; Nesâî, Sehv 64.
13. Ebu Davud, Salat 367, (1546); Nesai, İstiaze 21, (8, 264).
14. Buhârî Nikâh 17; Müslim Zikir 97 98. Ayrıca bk. Tirmizî Edeb 31; İbni Mâce Fiten 31.
15. Süleyman b. Ahmed et-Taberânî, el-Mu’cemu’l-kebir, thk. Hamdi Abdulmecîd (Kahire: Mektebetu İbn Teymîyye, ts.), 3/83.
16. Zebidi, İthaf, 5/131; Kenzü’l-ummal, no: 5058.
17. İslâm Ansiklopedisi, “salvele” c.7 s.124.
18. Tirmizî, Deavât, 87; İbn Mâce, Dua, 9; Dârimî, es-Sünen, Fedâilü’l-Kur’an, 14; Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 258.
19. Muvatta¸ Kasru's-salat¸ 82; Buhârî¸ Mevâkît¸ 16¸ Bed'u'l-halk¸ 6¸ Tevhid¸ 33; Müslim¸ Mesâcid¸ 210.
20. Mecmuatul-Ahzab/Gümüşhanevi 2/333 ve 1/211.
21.Tirmizî, "Fedâilü’l-Kur’an", 22 (No. 2922).
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Namaz tesbihatlarından sonra okuduğumuz sûrelerin, vakitlerine göre hikmetleri nedir?
Değerli Kardeşimiz;
Bilindiği gibi sabah ve akşam namazlarından sonra Kur’an’dan “Lâ yestevî”, öğle namazından sonra “Lekad sadakallâhu” ayetleri ile başlayan aşırlar; ikindi namazından sonra Amme Sûresinin yarısı veya tamamı; yatsı namazından sonra da “Âmenerresûlü” aşr-ı şerifi okunmaktadır.
Esasen her zaman ve her fırsatta okunan her Kur’ân harfine on sevap vardır. Hepsinin de okunması faziletlidir. Namazlardan sonra da her sûre okunabilir ve yine sevaplıdır. Ancak bâzı sûre ve ayetler vardır ki, lafız, mana, mahiyet ve şümûlü cihetiyle diğer sûrelerden farklılık arz etmektedir. Mesela, Fatiha, Yasin ve İhlas sureleri fazilet ve muhteva bakımından diğer surelerden; Âyetel kürsî de diğer ayetlerden aynı mânâda farklıdır.
Bunların faziletini müteaddit hadislerde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ifade etmiştir. Hadis kitaplarında da ayrıca “Fedâilü’s-suver” adı altında bazı surelerin fazilet ve sevabını anlatan bablar yer almaktadır.
Namazlardan sonra okunan “aşır”ların fazileti de aynı bablarda anlatılmaktadır. Meselâ Bakara Sûresinin sonunda yer alan iki âyetli “Âmenerresûlu” nün fazileti hususunda şu meâlde hadisler rivâyet edilmektedir:
“Bakara Sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa (dünya ve ahiret maksatları için veya o gecede okuyacağı Kur’ân için) ona yeterlidir.” (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 10)
Başka bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:
“Yüce Allah Bakara Sûresini iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”
Tirmizî’de aynı mevzuda şu meâlde bir hadise yer verilmektedir:
“Cenab-ı Hak yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirdi. O ayetlerle Bakara suresine nihayet verdi. O ayetler bir evde üç gece okunursa o eve şeytan yaklaşmaz.” (Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 4)
Bu hadis, “Amenerresûlü”nün faziletini ifâde eden en veciz ve geniş hadistir. Cenab-ı Hakk'ın yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce yazmış olduğu kitaptan maksad, bütün peygamberlere gönderdiği kitabın kendisidir.
Ayetler Cenab-ı Hakk'ın kelâmı olduğu için onların Peygamber Efendimiz (asm)'in zamanında nâzil olması daha önceden ilm-i İlâhide bulunmalarına engel değildir. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın kelamı ezelî olduğundan, bunun için zaman mefhumu söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerim ve içindeki âyet ve sureler de buna dâhildir.
İşte her yatsı namazından sonra bu iki ayeti okumakla bu faziletlerden nasibimizi almaya çalışıyoruz.
Sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve “Lâ yestevî” ile başlayıp okunan Haşr suresinin sonundaki aşrın fazileti hakkında da yine bâzı hadisler rivâyet edilmektedir.
İrbad bin Sâriye (r.a.) Peygamber Efendimiz (asm)'in yatağa girmeden önce Sebbeha, Yüsebbihu ile başlayan sureleri okur ve “Bu sureler içinde bin ayetten daha hayırlı bir ayet vardır.” buyururlardı. Hadis şerhlerinde bu âyetin “Lev enzelnâ” ile başlayan Haşr Sûresinin sonunda yer alan âyet olduğu izah edilmektedir.
Başka bir hadiste de sabah ve akşam vaktinde bu âyetlerin okunmasının fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (asm) meâlen şöyle buyururlar:
“Kim ki sabahleyin üç kere eûzü billahi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîm der ve Haşr Sûresinin sonundaki üç âyeti okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O gün vâdesi yetip ölürse şehit olarak vefat eder. Kim bu ayetleri akşamleyin okursa aynı mükâfat ve dereceye ulaşır.” (Tirmizî, Fedâil, 22)
İşte sabah ve akşam namazlarından sonra bu âyetleri okuduğumuz zaman, inşâallah bu mükâfata nâil oluruz.
Öğle namazından sonra okuduğumuz “Lekad sadakallahü...” ile başlayan aşır ise Fetih sûresinin son üç âyetidir. Müstakil olarak Fetih Sûresini okumanın faziletini bildiren hadisler mevcuttur.
Hz. Ömer’in (r.a.) rivâyet ettiği bir hadiste meâlen Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmaktadır:
“Bana bu gece öyle bir sure nâzil oldu ki, o sure bana, üzerine Güneş'in doğduğu bütün varlıklardan daha hayırlıdır” buyurdu ve bundan sonra ‘İnnâ fetahnâ leke...’yi okudu.” (Buharî, Tefsir, 48/1)
Bâzı kitaplarda rivâyet edilen bir hadiste ise Peygamberimiz (asm) Fetih suresinin sonundaki âyeti kasd ederek, “Bunları okuyun ve Allah’tan hayır ve bereketini isteyiniz” buyurmuştur.
İşte bu “aşır”ların faziletini bilen ulemâ, her namazdan sonra okuyarak bu sünnetin herkes tarafından tatbikini temin etmişlerdir. Bu aşırları okumak hem bir sünnetin yerine getirilmesi, hem de Kur’ânın sevap bakımından en faziletli kısımlarının okunmasıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Değerli Kardeşimiz;
Bilindiği gibi sabah ve akşam namazlarından sonra Kur’an’dan “Lâ yestevî”, öğle namazından sonra “Lekad sadakallâhu” ayetleri ile başlayan aşırlar; ikindi namazından sonra Amme Sûresinin yarısı veya tamamı; yatsı namazından sonra da “Âmenerresûlü” aşr-ı şerifi okunmaktadır.
Esasen her zaman ve her fırsatta okunan her Kur’ân harfine on sevap vardır. Hepsinin de okunması faziletlidir. Namazlardan sonra da her sûre okunabilir ve yine sevaplıdır. Ancak bâzı sûre ve ayetler vardır ki, lafız, mana, mahiyet ve şümûlü cihetiyle diğer sûrelerden farklılık arz etmektedir. Mesela, Fatiha, Yasin ve İhlas sureleri fazilet ve muhteva bakımından diğer surelerden; Âyetel kürsî de diğer ayetlerden aynı mânâda farklıdır.
Bunların faziletini müteaddit hadislerde Peygamber Efendimiz (a.s.m.) ifade etmiştir. Hadis kitaplarında da ayrıca “Fedâilü’s-suver” adı altında bazı surelerin fazilet ve sevabını anlatan bablar yer almaktadır.
Namazlardan sonra okunan “aşır”ların fazileti de aynı bablarda anlatılmaktadır. Meselâ Bakara Sûresinin sonunda yer alan iki âyetli “Âmenerresûlu” nün fazileti hususunda şu meâlde hadisler rivâyet edilmektedir:
“Bakara Sûresinin sonunda iki ayet vardır. Kim bunları okursa (dünya ve ahiret maksatları için veya o gecede okuyacağı Kur’ân için) ona yeterlidir.” (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 10)
Başka bir hadiste şöyle buyurulmaktadır:
“Yüce Allah Bakara Sûresini iki âyetle nihayet vermiştir. Onları okuyana mükâfatını Arş-ı Âlâdaki hazinesinden verecektir. Onları öğrenin, hanımlarınıza ve çocuklarınıza öğretiniz.”
Tirmizî’de aynı mevzuda şu meâlde bir hadise yer verilmektedir:
“Cenab-ı Hak yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce bir kitap yazdı. O kitaptan iki âyet indirdi. O ayetlerle Bakara suresine nihayet verdi. O ayetler bir evde üç gece okunursa o eve şeytan yaklaşmaz.” (Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 4)
Bu hadis, “Amenerresûlü”nün faziletini ifâde eden en veciz ve geniş hadistir. Cenab-ı Hakk'ın yeri ve göğü yaratmazdan bin sene önce yazmış olduğu kitaptan maksad, bütün peygamberlere gönderdiği kitabın kendisidir.
Ayetler Cenab-ı Hakk'ın kelâmı olduğu için onların Peygamber Efendimiz (asm)'in zamanında nâzil olması daha önceden ilm-i İlâhide bulunmalarına engel değildir. Çünkü Cenab-ı Hakk'ın kelamı ezelî olduğundan, bunun için zaman mefhumu söz konusu olmaz. Kur’ân-ı Kerim ve içindeki âyet ve sureler de buna dâhildir.
İşte her yatsı namazından sonra bu iki ayeti okumakla bu faziletlerden nasibimizi almaya çalışıyoruz.
Sabah ve akşam namazlarından sonra okunan ve “Lâ yestevî” ile başlayıp okunan Haşr suresinin sonundaki aşrın fazileti hakkında da yine bâzı hadisler rivâyet edilmektedir.
İrbad bin Sâriye (r.a.) Peygamber Efendimiz (asm)'in yatağa girmeden önce Sebbeha, Yüsebbihu ile başlayan sureleri okur ve “Bu sureler içinde bin ayetten daha hayırlı bir ayet vardır.” buyururlardı. Hadis şerhlerinde bu âyetin “Lev enzelnâ” ile başlayan Haşr Sûresinin sonunda yer alan âyet olduğu izah edilmektedir.
Başka bir hadiste de sabah ve akşam vaktinde bu âyetlerin okunmasının fazileti hakkında Peygamber Efendimiz (asm) meâlen şöyle buyururlar:
“Kim ki sabahleyin üç kere eûzü billahi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîm der ve Haşr Sûresinin sonundaki üç âyeti okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O gün vâdesi yetip ölürse şehit olarak vefat eder. Kim bu ayetleri akşamleyin okursa aynı mükâfat ve dereceye ulaşır.” (Tirmizî, Fedâil, 22)
İşte sabah ve akşam namazlarından sonra bu âyetleri okuduğumuz zaman, inşâallah bu mükâfata nâil oluruz.
Öğle namazından sonra okuduğumuz “Lekad sadakallahü...” ile başlayan aşır ise Fetih sûresinin son üç âyetidir. Müstakil olarak Fetih Sûresini okumanın faziletini bildiren hadisler mevcuttur.
Hz. Ömer’in (r.a.) rivâyet ettiği bir hadiste meâlen Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmaktadır:
“Bana bu gece öyle bir sure nâzil oldu ki, o sure bana, üzerine Güneş'in doğduğu bütün varlıklardan daha hayırlıdır” buyurdu ve bundan sonra ‘İnnâ fetahnâ leke...’yi okudu.” (Buharî, Tefsir, 48/1)
Bâzı kitaplarda rivâyet edilen bir hadiste ise Peygamberimiz (asm) Fetih suresinin sonundaki âyeti kasd ederek, “Bunları okuyun ve Allah’tan hayır ve bereketini isteyiniz” buyurmuştur.
İşte bu “aşır”ların faziletini bilen ulemâ, her namazdan sonra okuyarak bu sünnetin herkes tarafından tatbikini temin etmişlerdir. Bu aşırları okumak hem bir sünnetin yerine getirilmesi, hem de Kur’ânın sevap bakımından en faziletli kısımlarının okunmasıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Risale-i Nur’da geçen Dua ve Salâvatlar
SÖZLER
"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl." Âmin! (Sözler, Altıncı Söz)
"Allahım, kalbimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Allahım, kendimizi daima Sana muhtaç olduğumuzu hissetmekle bizi zengin eyle; Senin rahmetine ihtiyaç duymamakla bizi fakir düşürme. Biz kendi güç ve kuvvetimizden vazgeçip Senin güç ve ve kuvvetine sığındık. Sen de bizi, Sana tevekkül edenlerden eyle. Bizi nefsimize terk etme. Bizi hıfzınla koru. Bize, erkek ve kadın bütün mü’minlere rahmet et. Kulun, peygamberin, yüce katından seçtiğin, dostun, mülkünün güzelliği, sanatının sultanı, inâyetinin pınarı, hidâyetinin güneşi, hüccetinin lisanı, rahmetinin timsali, yaratıklarının nuru, mevcudatının şerefi, pek çok olan mahlukatının içinde birliğinin kandili, kâinatının tılsımının keşfedicisi, rubûbiyet saltanatının ilâncısı, râzı olduğun şeylerin tebliğcisi, isimlerinin definelerinin tanıtıcısı, kullarının öğreticisi, kâinatının delillerinin tercümanı, rububiyetine ait güzelliklerin aynası, Senin görünüp gösterilmene vesile olan habibin ve âlemlere rahmet olarak gönderdiğin resulün olan Efendimiz Muhammed’e, bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan nebî ve resullere, mukarreb meleklerine ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle. Âmin." (Sözler, Yedinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur’ân ve iman ehlinden eyle Âmin. Allahım, Efendimiz Muhammed’e ve âline ve ashâbına, Kur’ân’ın ilk indiği günden kıyametin kopmasına kadar onu okuyan herbir okuyucunun okuduğu herbir kelimenin hava dalgalarının aynalarında Rahmân’ın izniyle yansıyan bütün kelimelerinin bütün harfleri sayısınca salât ve selâm et. Ve bunlar adedince, bize, anne ve babamıza, erkek ve kadın bütün mü’minlere rahmetinle merhamet et, ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Âmin. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun." (Sözler, Sekizinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım, kullarına Seni nasıl tanıyacaklarını ve Sana nasıl kulluk edeceklerini öğretmek ve isimlerinin hazinelerini tarif etmek üzere, kâinat kitabının âyetlerinin tercümanı ve kulluğuyla Senin cemâl-i rububiyetine bir ayna olarak gönderdiğin zâta, onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Bize ve erkek, kadın bütün mü’minlere merhamet et. Âmin, rahmetinle ey merhamet edenlerin en merhametlisi." (Sözler, Dokuzuncu Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celb et. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zevâl ve teb’îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti’ raiyetini başıboş bırakıp idam etme." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Suret)
"Oh, evet, yâ Rabbenâ! Ver, duasını kabul et, biz de istiyoruz." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Hakikat)
"Dünya ve Cennetler dolusu Rahmân’ın rahmeti onun üzerine olsun. Allahım! Kulun ve resulün olan, iki cihanın efendisi ve iki âlemin medar-ı iftiharı ve iki dünyanın hayatı ve iki cihan saadetinin vesilesi ve zülcenâheyn ve cin ve insin peygamberi olan şu Habîbine, bütün âl ve ashabına ve nebî ve resul kardeşlerine salât ve selâm et. Âmin." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Hakikat)
"Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah Teâlâdan geldiğine, ölümden sonra dirilişin hak olduğuna, Cennetin hak olduğuna, Cehennem ateşinin hak olduğuna, şefaatin hak olduğuna, Münker ve Nekir’in hak olduğuna, Allah’ın kabirlerdeki ölüleri tekrar dirilteceğine iman ettim. Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh bulunmadığına ve Muhammed’in Allah resulü olduğuna şehadet ederim. Allahım! Tûbâ-i rahmetinin en lâtif, en şerif, en mükemmel ve en güzel meyvesi olan, âlemlere rahmet olarak ve Cennet demek olan dâr-ı âhireti gösteren şu tûbâ ağacının en süslü, en güzel, en parlak ve en âli semerelerine vesile-i vusulümüz olarak gönderdiğin zâta salât ve selâm et. Allahım, bizi ve anne ve babamızı ateşten koru. Bizi ve anne ve babamızı, ebrâr ile beraber, Seçkin Peygamberinin hürmetine Cennete dahil et. Âmin." (Sözler, Onuncu Söz, Hâtime)
"Allahım! Risalet semâsının güneşi ve nübüvvet burcunun ayına, hidayet yıldızları olan âl ve ashâbına salât ve selâm olsun. Bize ve erkek-kadın bütün mü’minlere rahmet et. Âmin, âmin, âmin." (Sözler, On Birinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Senin rahmetine ve onun hürmetine nasıl yaraşırsa, ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin." (Sözler, On İkinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın ve kendisine Kur’ân indirilen zâtın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müsteân!" (Sözler, On Üçüncü Söz, Birinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Cenâb-ı Hak bizi ve sizi bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin. Âmin." (Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam)
"İsm-i Âzamının mazharı olan Resul-i Ekremine, âl ve ashabına, ihvânına ve ona tâbi olanlara salât ve selâm olsun. Âmin, ey Erhamürrâhimîn." (Sözler, On Altıncı Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Ey Hayy ve Kayyûm olan! Hayy ve Kayyûm isimlerin hürmetine, bu perişan kalbe bir hayat ver, bu müşevveş akla doğru yolu göster, âmin." (Sözler, On Yedinci Sözün İkinci Makamı, Farisi dua metni tercümesi)
"Yâ Rab! pişmanım; utanıyorum, sayısız günahımdan ar ediyorum. Zelîlim, istikrarsız yaşamaktan göz yaşı döküyorum. Garibim, kimsesizim, yalnızım, zayıfım, güçsüzüm, sakatım, âcizim, hem ihtiyarım, hem irâdesizim. El-amân diyorum, İlâhî dergâhından yardım istiyorum." (Sözler, On Sekizinci Söz, Farisi dua metni tercümesi)
"Rahmân-ı Rahîm olan Allah'ın, Furkan-ı Hakîmi Arş-ı Azîmden üzerine indirdiği zât olan Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.) ümmetinin iyilikleri adedince milyon salât ve milyon selâm olsun."
"Risâletini İncil, Tevrat ve Zebûr'un müjdelediği; nübüvvetini doğduğundan hemen önce ve doğumu ânında meydana gelen hârikulâde hallerin, cinnî hâtiflerin, insanlardan evliyâ ve kâhinlerin haber verdiği; işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.) ümmetinin alıp verdiği nefesler sayısınca milyon salât ve milyon selâm olsun."
"Çağırmasıyla, ağaçların yanına geldiği, duasıyla yağmurun süratle yağdığı, bulutun sıcaktan korumak için başında gölge yaptığı, bir kilelik yiyeceğinden yüzlerce insanın doyduğu, parmakları arasından suyun üç defa Kevser gibi aktığı; Allah'ın kertenkeleyi, ceylanı, kuru hurma direğini, koyun paçasını, deveyi, dağı, taşı ve çakıl taşlarını onun için konuşturduğu; Mi'racın ve 'Göz ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı.' (Necm, 53/17) âyetinin sahibi Efendimiz ve şefaatçimiz Muhammed'e, (a.s.m.) Kur'ân'ın ilk indiği andan itibâren kıyâmete kadar her okuyanın okuduğunda hava dalgalarının aynalarında Allah'ın izni ile temessül eden her kelimesindeki her harfi sayısınca salât ve selâm olsun. Bu salâvâtların her birisi hürmetine bizi bağışla, bize merhamet et, Ey İlâhımız! Âmin." (Sözler, On Dokuzuncu Söz, On Üçüncü Reşha, Arabi dua metni tercümesi)
"Allah’ım! Kur’ân’ı bize, bu risalenin kâtibine ve onun emsali olan zatlara her türlü dert için şifa kıl. Bize ve onlara, hayatımızda ve ölümümüzden sonra Kur’ân ile ünsiyet ettir. Kur’ân’ı bu dünyada bir dost, kabirde bir mûnis, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, ateşe karşı bir siper ve hicap, Cennette bir refik ve bütün hayırlar için bir yol gösterici ve imam kıl. Bütün bunları bize fazlınla, cûdunla, kereminle ve rahmetinle ihsan et, ey kerem sahiplerinin en kerîmi ve merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz. Âmin. Allahım! Furkan-ı Hakîmin kendisine indirildiği zâta ve bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Âmin, âmin." (Sözler, On Dokuzuncu Söz, On Dördüncü Reşha, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Kur’ân’ın esrarını, sevdiğin ve râzı olduğun şekilde bize tefhim et ve onun hizmetine bizi muvaffak et. Âmin, rahmetinle ey Erhamürrâhimîn. Allahım! Kur’ân-ı Hakîmin kendisine indirildiği zâta ve bütün âl ve ashâbına salât ve selâm olsun." (Sözler, Yirminci Söz, Birinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Seyyidimiz, mevlâmız, kulun, nebîn ve resulün olan ümmî peygamber Muhammed’e, âline, ashâbına, zevcelerine, mübarek nesline, sair enbiya ve mürselîne, mukarreb meleklere, evliya ve salih kullarına salâvâtın en üstünü, selâmetin en temizi, bereketlerin en bereketlisiyle, Kur’ân’ın sûreleri, âyetleri, harfleri, kelimeleri, mânâları, işaretleri, remizleri ve delâletleri adedince salât ve selâm et, bereket ihsan et, ikramda bulun. Ey İlâhımız, ey Yaratıcımız, bütün bu salâvatlardan herbiri için bizi bağışla, bize merhamet et, bize iltifat et. Rahmetinle, ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Âmin." (Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! 'Namaz dinin direğidir.' buyuran zâta ve bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, Birinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta ve onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Bize ve onun ümmetine, rahmetinle merhamet et, ey Erhamürrâhimîn. Âmin." (Sözler, Yirmi İkinci Söz, İkinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Sırlar semâsının güneşi, nurların mazharı, celâl dairesinin merkezi ve cemâl sahibinin kutbu olan Muhammed’in biricik, lâtif zâtına rahmet et. Allahım! Onun, Senin katındaki sırrı ve Sana olan seyri hürmetine, beni korkularımdan emin kıl, hatalarımı gider, hüznümü ve hırsımı benden gider. Varlığın ve huzurunla beni müşerref kıl. Beni benden kurtarıp kendine al. Kendi varlığımı Sana feda etmekle beni rızıklandır. Beni nefsime düşkün ve hissimle kör eyleme. Herbir gizli sırrı bana aç. Yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Hayyu yâ Kayyûm! Bana, arkadaşlarıma ve ehl-i iman ve Kur’ân’a merhamet et. Âmin, ey merhametlilerin en merhametlisi ve kerem sahiplerinin en kerîmi olan Allahım!" (Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas, Arabi dua metni tercümesi)
"Yâ Rabbenâ! Bize kuvvet ver ki, yeryüzünün herbir tarafında taifemizin bayrağını dikmekle saltanat-ı rububiyetini lisanımızla ilân edelim. Ve rû-yi arz mescidinin herbir köşesinde Sana ibadet etmek için bize tevfik ver. Ve meşhergâh-ı arzın herbir tarafında Senin Esmâ-i Hüsnânın nakışlarını, Senin bedî ve antika san’atlarını kendi lisanımızla teşhir etmek için bize bir revaç ve seyahate iktidar ver." (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal)
***
Allah’ım en efdal, en güzel, en büyük, en zâhir, en tâhir, en hoş, en iyi, en değerli, en azîz, en azîm, en şerefli, en yüksek, en pâk, en mübârek, en latîf salâvâtlarınla; en tam, en çok, en ziyâde, en yüksek, en yüce, en devamlı selâmını bir rahmet, bir rızâ, bir af, bir mağfiret olarak ihsan eyle. Bunlar, cömertlik ve kereminin bağış bulutlardan sağanak halinde artarak devam etsin, iyilik cömertliğinin nefis ve şerefli lütûflarıyla artarak büyüsün, ezeliyetinle mütenâsib olarak, hiç kesilmeden devam etsin, ebediyetine uygun olarak ardı arkası kesilmesin.
Bütün bunlar, kulun, habîbin, resûlün, yaratıklarının en hayırlısı, açık ve parıldayan nur, zâhir ve kesin bürhan, uçsuz bucaksız deryâ, her tarafı kaplayan ışık, parlak güzellik, üstün şeref, şanlı kemâl olan Efendimiz Muhammed’e olsun. Bu, Senin zâtının azametiyle ona getirdiğin salâvât şeklinde olsun. Aynı şekilde onun âl ve Ashâbına da rahmet et. Bu salâvât hürmetine günahlarımızı bağışla, gönlümüze ferahlık ver, kalplerimizi temizle, ruhlarımıza rahatlık ver, sırlarımızı temizle, fikir ve düşüncelerimizi arındır, sırlarımızdaki bulanıklığı sâfîleştir, hastalıklarımıza şifâ ver, kalplerimize vurulmuş kilitleri apaçık fethinin nuruyla aç. Amin!
Sözler / Yirmi Beşinci Söz / 408
* * *
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et, kurtar ve bize necat ver . Âmin!
Sözler / Yirmi Beşinci Söz / 419
* * *
Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Sahabîlerine ezelden ebede kadar Allah’ın ilmindeki nesneler sayısınca salât ve selâm eyle. Âmin!
Sözler / Yirmi Altıncı Söz / 437
* * *
Allah’ım,
Güzel isimlerinin tecelliyâtı için câmi’ bir ayna olmasıyla sıfat ve isimlerinin güzelliklerine olan muhabbetinin nurları kendisinde temessül eden; masnuâtının en mükemmel ve en bedîi olması, kemalât-ı sanatının enmûzeci ve mehâsin-i nukuşunun fihristesi bulunmasıyla sanatına olan muhabbetinin şuâları kendisinde temerküz eden; mehâsin-i sanatının en yüksek dellâlı, hüsn-ü nukuşunun ilânı konusunda istihsan edicilerin en yücesi, sanatının kemâlâtını tavsifte en hârika zât olmasıyla kendisinde, sanatının istihsan edilmesine olan rağbet ve muhabbetinin letâifi tezâhür eden; Senin ihsanınla bütün mehâsin-i ahlâkı ve Senin lûtfunla bilcümle latîf vasıfları câmi’ olmasıyla kendisinde mahlûkatının mehâsin-i ahlâkına ve masnuâtının latîf evsâfına olan muhabbet ve istihsanının aksâmı toplanmış bulunan; Kur’ân’ında zikrettiğin ve sevdiğin bütün ihsan sahibi, sabırlı, mü’min, müttakî, tevbekâr ve Sana yönelmiş kimselere; Kur’ân’ında sevdiğin ve Seni sevmekle şereflendirdiğin bütün nev’lere üstün bir misdak ve mikyas olan, öyle ki, Seni sevenlerin imamı, Sence mahbub olanların efendisi ve dostlarının reisi olan zâta ve onun bütün âl ve Ashâb ve ihvânına salât ve selâm eyle. Âmin. Bunu rahmetinle yap, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!
Sözler / Yirmi Yedinci Söz / 449
* * *
Allah’ım, “Sahabîlerim yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız yolunuzu bulursunuz” [Keşfü’l-Hafâ, 1:132.] ve “Nesillerin en hayırlısı benim içinde bulunduğum nesildir” [Keşfü’l-Hafâ, 1:396.] diye buyuran Efendimiz Muhammed’e, Onun âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Âmin!
Sözler / Yirmi Yedinci Söz / 455
* * *
Allah’ım, “Sahabîlerime dil uzatmayınız. Biriniz Uhud Dağı kadar altını Allah yolunda harcasa, Sahabîlerimden birinin verdiği bir avuç kadar olmaz” (Allah’ın Resûlü doğru söyledi) [Müslim, Fedâil: 221; Tirmizî, Menâkıb: 58; İbn-i Mâce, Mukaddime: 11; Müsned, 3:11; Buhârî, Fedâilü Ashâbü’n-Nebî: 5.] buyuran Resûlün Muhammed’e salât ve selâm eyle. Âmin!
Sözler / Yirmi Yedinci Söz / 457
* * *
Allah’ım! Habîb oluşu ve duâsıyla Cennetin kapılarını açan ve o kapıları ona olan salâvâtlarıyla açmaları için ümmetini desteklediğin Habîbine rahmet eyle. Ona salât ve selâm olsun.
Allah’ım! O seçkin Habîbinin şefaatiyle bizleri iyilerle birlikte Cennete girdir. Âmin.
Sözler / Yirmi Sekizinci Söz / 463
* * *
Bunları boş yere yaratmadın, ey Rabbimiz! Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi Cehennem ateşinin azabından koru. [Âl-i İmrân Sûresi: 191.] Âmin!
Sözler / Yirmi Sekizinci Söz / 464
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.]
Allah’ım, Efendimiz İbrâhim’e rahmet ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline rahmet eyle. Şüphesiz Sen her türlü hamd ve övgüye lâyık Hamîd ve sonsuz büyüklük sahibi Mecîdsin. [Duâ] Âmin!
Sözler / Yirmi Dokuzuncu Söz / 493
* * *
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, duâ edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin. [Al-i İmrân Sûresi: 8.]
Allahım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâb ve kardeşlerine Senin için hoşnutluk ve onun için de hakkı edâ olacak bir rahmet ve selâm eyle. Bizi ve dinimizi selâmette kıl. Duâmızı kabul et ey âlemlerin Rabbi! Âmin!
Sözler / Otuzuncu Söz / 513
* * *
Cenâb-ı Hak bizleri, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın şefaatına mazhar etsin, Âmin.
Allah’ım, işaretiyle ayın ikiye bölündüğü, parmaklarından suyun Kevser gibi aktığı, Mi’racın ve “Gözü şaşmadı” [Necm Sûresi: 17] âyetinin sahibi Efendimiz Muhammed’e, Onun bütün âl ve Ashâbına dünyanın evvelinden mahşerin sonuna kadar rahmet eyle.
Ey Rabbimiz! Bu hizmetimizi kabul buyur. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin [Bakara Sûresi: 127.]
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.]
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. [Âl-i İmrân Sûresi: 8.]
Ey Rabbimiz! nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Muhakkak ki Senin her şeye gücün yeter. [Tahrîm Sûresi: 8.]
Sözler / Otuz Birinci Söz / 536
* * *
Ona ve âline yer ve gökler dolusu rahmet ve selâmlar olsun.
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Sûresi: 32.]
Allah’ım, işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Zât hürmetine benim kalbimi ve sâdık Nur Talebelerinin kalplerini Kur’ân güneşi mukabilinde ay gibi yap. Âmin, Âmin.
Sözler / Otuz Birinci Söz / 540
* * *
Allah’ım, mahlûkatının çokluğu içerisinde birliğinin kandili, kâinatının sergisinde Vahdâniyetinin dellâlı olan Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.), onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. [Duâ] Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 548
* * *
Cenâb-ı Hak, bizi onlardan yapsın. Peygamberlerin Efendisi hürmetine duâmızı kabul etsin. Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 572
* * *
Allah’ım, bize sevgini ve bizi Sana yaklaştıracak şeylerin sevgisini nasip eyle. Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 584
* * *
Bütün mahlûkatına dünya ve âhirette şefkat ve merhametle ihsanda bulunmasından, onları rızıklandırmasından dolayı Allah’a hamd olsun. [Duâ]
Sözler / Otuz İkinci Söz / 585
* * *
Allah’ım! Bizi, dünyada Senin sevgin ve bizi Sana ve Senin emrettiğin gibi istikâmetli olmaya yaklaştıracak şeylerin sevgisiyle, âhirette ise rahmetin ve cemâlini bize göstermeğe rızıklandır. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Sûresi: 32.]
Allah’ım, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Resûlüne, onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Âmin.
Sözler / Otuz İkinci Söz / 593
* * *
Yâ Rab! Nasıl büyük bir sarayın kapısını çalan bir adam, açılmadığı vakit, o sarayın kapısını, diğer makbul bir zâtın sarayca me’nûs sadâsıyla çalar- tâ ona açılsın; öyle de, bîçare ben dahi Senin dergâh-ı rahmetini, mahbub abdin olan Üveysü’l-Karânî’nin nidâsıyla ve münâcâtıyla şöyle çalıyorum. O dergâhını ona açtığın gibi, rahmetinle bana da aç. Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 594
* * *
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, ben ise Senin bir kulunum. • Sen herşeyi yaratan Hâlık’sın, ben ise Senin bir mahlûkunum. • Sen rızık veren Rezzâk’sın, ben ise Senin rızkınla beslenen bir merzûkunum. • Sen mülk sahibi Mâlik’sin, ben ise Senin kölen olan memlüküm. • Sen gerçek izzet sahibi olan Azîz’sin, ben ise âciz ve zelilim. • Sen hazîneleri bitmeyen zenginlik sahibi Ganî’sin, ben ise Senin ihsanına muhtaç fakr-ı mutlak içinde bir fakirim. • Sen gerçek hayat sahibi Hayy’sın; ben ise, Senin hayat verişin olmasa, bir ölüyüm. • Sen varlığı ebedî olan Bâkî’sin, ben ise gelip geçici bir fânîyim. • Sen sonsuz izzet ve şeref sahibi Kerîm’sin, ben ise zillet ve kötülükler içinde bocalayan bir leîmim. • Sen sonsuz ihsan sahibi Muhsin’sin, ben ise günah ve kötülük işleyen bir âsiyim. • Sen günahları bol bol bağışlayan Gafûr’sun, ben ise bir günahkârım. • Sen sonsuz azamet ve büyüklük sahibi Azîm’sin, ben ise küçük ve değersiz bir hakîrim. • Sen gerçek kudret ve kuvvet sahibi Kavî’sin, ben ise sınırsız acz içinde bir zaifim. • Sen bağış ve ihsanı veren Mu’tîsin, ben ise lûtuf ve ikramına muhtaç bir dilenciyim. • Sen her türlü zarar ve korkudan uzak Emîn’sin, ben ise maddî ve mânevî korkular içinde biriyim. • Sen cömertlik sahibi Cevâd’sın, ben ise Senin cömertliğine muhtaç bir miskinim. • Sen kullarının duâlarına cevap veren Mucîb’sin, ben ise ise Sana yalvaran duâcıyım. • Sen şifâ veren Şâfî’sin, ben ise türlü türlü dertlere mübtelâ bir hastayım.
Öyleyse ise Sen benim günahlarımı affet, hatâlarımı bağışla, hastalıklarıma şifâ ver, ey bütün kemâl sıfatlarla muttasıf olan Allah, ey her şeye bedel, her şeye yeten Kâfi, ey mahlûkatını besleyip büyüten ve mânilerini def ’ eden Rab, ey va’dini mutlaka yerine getiren Vâfi, ey kullarına pek şefkatli olan Rahîm, ey maddî ve mânevî hastalıklara şifa veren Şâfî, ey ikram ve ihsânı bol olan Kerîm, ey belâ ve musîbetleri def ’ edip âfiyet veren Muâfi! Benim bütün günahlarımı bağışla, her türlü hastalığa karşı bana âfiyet ver, beni ebediyen rızâna mazhar eyle.
Bunu rahmetinle ihsân eyle ey Erhame’r-Râhimîn.
Onların duâları, “âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun” sözleriyle sona erer. [Yûnus Sûresi: 10.] Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 595
* * *
-Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.]
-Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. [Âl-i İmrân Sûresi: 8.]
-Ey Rabbimiz! Bu hizmetimizi kabul buyur. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin. [Bakara Sûresi: 127.]
-Muhakkak ki tevbeleri çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak Sensin. [Bakara Sûresi: 128.] Âmin!
Sözler / Otuz Üçüncü Söz / 630
* * *
Ey Rabbimiz! unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara suresi 286] Amin!
Sözler / Otuz Üçüncü Söz / 630
* * *
Allah’ım, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta, onun âl ve Sahabelerine salât ve selâm eyle. Âmin.
Sözler / Otuz Üçüncü Söz / 631
* * *
Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun . [Yunus suresi 10.Ayetten iktibas]
Allah’ım, ‘Bizi doğru yola ilet. [Fatiha Suresi .6.] *Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerin ve onlara tabi onlara tâbi olan salih kullarının yoluna ilet, azabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil. [Fatiha Suresi :7.] Âmin.
Sözler / Lemeât / 680
* * *
Allah’ım, “Bizi doğru yola ilet.” [Fatiha suresi :6.] Âmin.
Sözler / Lemeât / 684
* * *
İsm-i âzâmın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hürmetine ve Resûl-i Ekrem Aleyhisselâmın şerefine, bu mecmuayı bastıranları ve mübarek yardımcılarını Cennetü’l-Firdevste saadet-i ebediyeye mazhar eyle. Âmîn.
Ve defter-i hasenâtlarına, Sözler mecmuasının herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. Âmin.
Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsân eyle. Âmin.
Yâ Erhamerrâhimîn! Umum Risâle-i Nur Şâkirdlerini iki cihanda mes’ud eyle. Âmin.
İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Âmin. Ve bu âciz ve bîçare Said’in kusurâtını affeyle. Âmin.
Sözler / Duâ / 686
MEKTÛBAT
Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,
Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî! Amin!
Mektubat / Altıncı Mektup / 29
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 86
* * *
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” [ Âl-i İmrân Sûresi: 3:8.] Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 86
* * *
Allahım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Efendimize ve bütün âl ve ashabına salât et. Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 86
* * *
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” [Âl-i İmrân Sûresi: 3:8.] Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 88
* * *
Allahım! Kâinatın tılsımını bizlere açan Efendimize ve âl ve ashabına, yer ve gökler devam ettikçe, mevcudatın adedince salât ve selâm et. Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 88
* * *
Allahım, suyun damlaları adedince ona ve âline salât ve selâm et. Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 123
* * *
“Yâ Rabbi! Bu benim amcamdır ve babam hükmündedir. Bunlar da onun çocuklarıdır. Ben abâmla onların üzerlerini örttüğüm gibi, sen de onları örterek ateşten koru.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 134
* * *
Şimdi git, abdest al. Sonra iki rekât namaz kıl ve de ki:
“Allah’ım! Hâcetimi sana arz ediyor ve nebiyy-i rahmet olan Peygamberin Muhammed ile Sana teveccüh ediyorum. Yâ Muhammed! Gözümden perdeyi kaldırması için senin Rabbine seninle teveccüh ediyorum. Allahım, onu bana şefaatçi kıl.” [Sahîhü’l-Câmiü’s-Sagîr, hadîs no : 1290] Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 140
* * *
Allah’ım ona şifa ver. Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 141
* * *
“Allahım, onun yerden izini kes.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 142
* * *
“Yâ Rab, bu Senin habibinin amcasıdır. Onun yüzü hürmetine yağmur ver.”
“Allahım, İslâmiyeti Ömer ibni’l-Hattâb veya Amr ibni’l-Hişâm (Ebû Cehil) ile aziz eyle.”
“Allahım! Onu dinde fakîh kıl ve ona tefsir ilmini öğret.”
“Allahım! Onun malını ve evlâdını çoğalt. Ve ona ihsan ettiğin nimetlere bereket ver.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 144
* * *
“Allahım, onun duasını kabul eyle.”
“Allah yüzünü ak etsin. Allahım, onun tenini ve tüyünü mübarek kıl.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 145
* * *
“Senin ağzın bozulmasın.”
“Yâ Rab, soğuk ve sıcağın zahmetini ona gösterme.”
“Açlık elemini ona verme.”
“Allahım, onu nurlandır.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 146
* * *
“Yâ Rab! Nasıl mektubumu paraladı; Sen de onu ve onun mülkünü parça parça et.”
“Yâ Rab! Ona bir itini musallat et.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 147
* * *
“Allahım, Muhallim’i affetme.”
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 148
* * *
“Allahım! Dilediğin bir şeyle beni ondan kurtar.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 160
* * *
Zebur’da şöyle bir âyet var:
“Allahım! Fetretten sonra bize Sünneti ihyâ edecek olan zâtı gönder.” Amin! [Yusuf Nebhânî, Hüccetullah ale’l-Âlemîn, 104, 115.]
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 165
* * *
Allahım! Kur’ân’ı bize dünyada bir dost, kabirde ünsiyetli bir yoldaş, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, Cehennem ateşine karşı bir siper ve örtü, Cennette bir refik, bütün hayırlara bir delil ve imam kıl.
Allahım! Kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Üzerine Kur’ân indirilen zâtın-Rahmân-ı Hannân’ın salât ve selâmı onun ve âlinin üzerine olsun-hakkı ve hürmeti için, bize Kur’ân’ın burhanlarını aydınlat. Âmin.
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 189
* * *
Allahım! Ona ve âline, ümmetinin hasenâtı adedin-ce salât ve selâm et. Amin!
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 192
* * *
“Rabbinin nimetini yâd et.” [Duhâ Sûresi: 93:11.] Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 193
* * *
Rahmân-ı Rahîm olan Allah’ın, Furkan-ı Hakîmi Arş-ı Azîmden üzerine indirdiği zât olan Efendimiz Muhammed’e [a.s.m.] ümmetinin iyilikleri adedince milyon salât ve milyon selâm olsun.
Risâletini İncil, Tevrat ve Zebûr’un müjdelediği; nübüvvetini doğduğundan hemen önce ve doğumu ânında meydana gelen hârikulâde hallerin, cinnî hâtiflerin, insanlardan evliyâ ve kâhinlerin haber verdiği; işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Efendimiz Muhammed’e [a.s.m.] ümmetinin alıp verdiği nefesler sayısınca milyon salât ve milyon selâm olsun.
Çağırmasıyla, ağaçların, yanına geldiği, duâsıyla yağmurun süratle yağdığı, bulutun sıcaktan korumak için başında gölge yaptığı, bir kilelik yiyeceğinden yüzlerce insanın doyduğu, parmakları arasından suyun üç defa Kevser gibi aktığı; Allah’ın kertenkeleyi, ceylanı, kuru hurma direğini, koyun paçasını, deveyi, dağı, taşı ve çakıl taşlarını onun için konuşturduğu; Mi’racın ve, “Göz ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı” [Necm Sûresi: 17.] âyetinin sahibi Efendimiz ve şefaatçimiz Muhammed’e, (a.s.m.) ilk indiği andan itibâren Kıyâmete kadar Kur’ân’ın, her okuyanın okuduğunda hava dalgalarının aynalarında Allah’ın izni ile temessül eden her kelimesindeki her harfi sayısınca salât ve selâm olsun. Bu salâvâtların herbirisi hürmetine bizi bağışla, bize merhamet et, ey İlâhımız! Âmin
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 199
* * *
Allahım! Kur’ân’ı, bizim için, onu yazan ve benzerleri için, her türlü hastalıktan şifâ, bize ve onlara hem dünyada, hem de âhirette dost, dünyada yoldaş, kabirde arkadaş, Kıyâmette şefaatçi, Sırat üzerinde nur, Cehenneme karşı perde ve örtü, Cennette arkadaş ve bütün hayırlara bizi sevk eden rehber ve önder kıl. Bunu fazlın, cömertliğin, keremin ve rahmetinle yap ey merhametlilerin en merhametlisi ve ey bütün cömertlerden daha cömert olan! Duâmızı kabul buyur. Allahım! Kendisine hakla bâtılı ayırt eden Kur’ân-ı Hakîmin indiği zâta, onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Âmin, Âmin.
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 202
* * *
Ona ve âline yer ve gökler dolusu rahmet ve selâmlar olsun.
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Süresi: 32.]
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 206
* * *
Onun adıyla. O her kusurdan münezzehtir. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin.
“Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. O birdir; Onun hiçbir şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur. Hayatı veren de Odur, ölümü veren de Odur. O, kendisine asla ölüm ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir. O herşeye hakkıyla kadirdir.
Herşeyin ve herkesin dönüşü de Onadır.” [Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Umre: 12; Cihad: 133; Bed’ü’l-Halk: 11; Mağâzî: 29; Daavât: 18, 52; Rikâk: 11; I’tisâm: 3; Müslim, Zikir: 28, 30, 74, 75, 76; Vitir: 24; Cihad: 158; Edeb: 101; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Daavât: 35, 36; Nesâî, Sehiv: 83-86; Menâsik: 163, 170; Îmân: 12; İbni Mâce, Ticârât: 40; Menâsik: 84; Edeb: 58; Dua: 10, 14, 16; Ebû Dâvud, Menâsik: 56; Dârîmî, Salât: 88, 90; Menâsik: 34; İsti’zân: 53, 57; Muvatta’, Hac: 127, 243; Kur’an: 20, 22; Müsned, 1:47; 2:5; 3:320; 4:4; 5:191; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:538.]
Mektubat / Yirminci Mektup / 217
* * *
Allahım! Ona, âline ve ashabına, Cennetteki ehl-i Cennetin nefesleri sayısınca salât ve selâm et ve bereket ihsan et. Bizi, bu kitabın naşirini, arkadaşlarını, sahibi olan Said’i, anne ve babalarımızı, erkek ve kız kardeşlerimizi, onun sancağı altında saidler olarak haşret; bizi onun şefaatiyle rızıklandır; bizi, onun âl ve ashabıyla beraber, rahmetinle Cennete koy, ey Erhamürrâhimîn. Âmin, Âmin.
Mektubat / Yirminci Mektub / 244
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.]
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” [Âl-i İmrân Sû-resi, 3:8.]
“Ey Rabbim, gönlüme genişlik ver. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz-tâ ki sözümü iyice anlasınlar.” [Tâhâ Sûresi: 20:25-28.]
“Dualarımızı kabul et, ey Rabbimiz. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:127.] “Tevbemizi kabul et. Muhakkak ki tevbeleri çok ka-bul eden ve rahmeti herşeyi kuşatan ancak Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:128.]
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.] Amin!
Mektubat / Yirminci Mektub / 245
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve bütün âl ve ashabına, kâinatın zerrâtı adedince salât ve selâm et. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Ey Ehad ve Vâhid ve Samed olan, Ey Ondan başka hiçbir ilâh bulunmayan, Ey bir olan ve hiçbir şeriki bulunmayan, Ey bütün mülk Onun olan ve bütün hamd ona mahsus olan, Ey hayatı veren ve ölümü veren, Ey bütün hayır elinde bulunan, Ey herşeye hakkıyla kadir olan, Ey bütün mahlûkatın dönüşü Ona olan Allahım!
Bu kelimelerin hakkı için, bu risalenin naşirini, arkadaşlarını ve sahibi Said’i kâmil muvahhidlerden ve muhakkik sıddıklardan ve müttakî mü’minlerden eyle. Âmin.
Allahım! Ehadiyetinin sırrı hürmetine, bu kitabın naşirini tevhidin esrarına bir naşir, kalbini imanın envârına mazhar eyle ve lisanını Kur’ân’ın hakaikiyle intak et. Âmin, Âmin, Âmin.
Mektubat / Yirminci Mektub / 249
* * *
“Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘Öf’ bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki: ‘Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.’ Sizin içinizde olanı Rabbiniz hakkıyla bilir. Eğer siz salih kimseler olursanız, muhakkak ki O, kendisine yönelenler için çok bağışlayıcıdır.” [İsrâ Sûresi: 17:23-25.]
Mektubat / Yirmi Birinci Mektup / 250
* * *
Allahım! “Cennet annelerin ayakları altındadır” [Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, 3642; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:335; el-Elbânî, Sahîhu’l-Câmii’s-Sağîr ve Ziyâdetuhu, 1259, 1260] buyuran zâta ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm et.
Mektubat / Yirmi Birinci Mektub / 252
* * *
Allahım! “Mü’minler sağlam bir binanın taşları gibidir; birbirlerine kuvvet verirler.” Ve “Kanaat tükenmez bir hazinedir” [Süyûti, el-Fethü’l-Kebîr, 2:309] buyuran Efendimiz Muhammed’e ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm et. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Âmin!
Mektubat / Yirmi Ikinci Mektub / 265
* * *
Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et. Âmin!
Mektubat / Yirmi Ikinci Mektub / 268
* * *
Ebedi olarak ve ömür dakikalarının aşireleri ve vücudunun zerreleri sayısınca Allah’ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun. Âmin! Allah kabul etsin. Âmin!
Mektubat / Yirmi Üçüncü Mektup / 269
* * *
Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum. [en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:517.]
“Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.” [Bakara Sûresi: 2:201.] Âmin!
Mektubat / Yirmi Üçüncü Mektup / 270
* * *
“Müslüman olarak canımı al ve beni salih kullarına kat.” [Yusuf Sûresi: 12:101.]
Mektubat / Yirmi Üçüncü Mektup / 273
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.]
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 287
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 288
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabı-na, ezelden ebede kadar ilm-i İlâhîdeki mevcudatın adedince salât ve selâm et; bize ve dinimize selâmet ver. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 292
* * *
Cenâb-ı Hak bu âdeti ebede kadar devam ettirsin. Ve Süleyman Efendi gibi Mevlid yazanlara Cenâb-ı Hak rahmet etsin, yerlerini Cennetü’l-Firdevs yapsın. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 296
* * *
Yâ Rab! Habib-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hürmetine ve İsm-i Âzam hakkına, şu risaleyi neşredenlerin ve rüfekasının kalblerini envâr-ı imaniyeye mazhar ve kalemlerini esrar-ı Kur’âniyeye naşir eyle ve onlara sırat-ı müstakimde istikamet ver. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 297
* * *
Allahım! “Benim ve benden evvelki peygamberlerin sözleri içinde en faziletlisi Lâ ilâhe illâllah’tır” buyuran zâta ve âl ve ashabına salât ve selâm et. [Muvatta’, Kur’ân: 32; Hac: 246; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:153; el-Elbânî, Sahihu’l-Câmii’s-Sağîr, no. 1113] Amin!
Mektubat / Yirmi Altıncı Mektup / 321
* * *
Allahım! “Mü’minin mü’mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan binâ gibidir.” [Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî, Birr: 18; Nesâî, Zekât: 67; Müsned, 4:405, 409.] buyuran zâta ve âl ve ashabına salât ve selâm et. Amin!
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Ey kavmi içinde Nuh’un duasına icabet eden, ey düşmanlarına karşı İbrahim’e yardım eden, ey Yusuf ’u tekrar Yakub’a kavuşturan, ey Eyyüb’den zararı kaldıran, ey Zekeriya’nın duasına cevap veren, ey Yunus ibni Mettâ’nın tevbesini kabul eden Allahım! Bu müstecap duaların sahiplerinin hürmetine, beni, bu risalenin naşirini ve arkadaşlarını ins ve cin şeytanlarının şerlerinden muhafaza etmeni, düşmanlarımıza karşı bize nusret vermeni, bizi nefislerimize terk etmemeni, sıkıntılarımızı kaldırmanı ve kalblerimizin ve onların kalblerinin hastalıklarına şifa vermeni Senden istiyoruz. Âmin, Âmin, Âmin.
Mektubat / Yirmi Yedinci Mektup / 330
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun Âl ve Ashabına Senin rızana ve onun hakkının ödenmesine vesile olacak bir salât ve selâm eyle. Amin!
Mektubat / Yirmi Sekizinci Mektup / 342
* * *
Allahım, bizi şükredenlerden eyle-rahmetinle, ey Erhamürrâhimîn. Amin!
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herzeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Şükredenlerin ve hamd edenlerin efendisi olan, Efendimiz Muhammed’e ve bütün Âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin.
“Onların duaları, ‘Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun’ sözleriyle sona erer.” [Yûnus Sûresi: 10:10.]
Mektubat / Yirmi Sekizinci Mektup / 351
* * *
Rabbimin bu ihsanından dolayı Allah’a hamd olsun.
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve Âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle ve pek kesretli bir selâmetle salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Sekinzinci Mektub / 364
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Mektubat / Yirmi Sekinzinci Mektub / 368
* * *
“Bizi doğru yola ilet-kendilerine nimet ve ihsanda bulunduklarının yoluna ilet.” [Fâtiha Sûresi: 1:6-7.]
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 384
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve Âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle, Ramazan ayında okunan Kur’ân’ın harfleri adedince salât ve selâm et. Âmin.
“İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” [Sâffât Sûresi: 37:180-182.]
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 393
* * *
Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın hürmetine, Ay ve Güneş dönüp durdukça bize Kur’ân’ın esrarını tefhim et; kendisine Kur’ân’ı indirdiğin zâta ve bütün Âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 397
* * *
“Elhamdü lillâhi alâ nûri’l-îmâni ve’l-Kur’ân”
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 400
* * *
Allahım, erkek ve kadın mü’minleri mağfiret et. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 402
* * *
“İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” [Sâffât Sûresi: 37:180-182.]
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Kadri pek yüce ve makamı pek büyük olan Habibin, Ümmî Peygamber, Efendimiz Muhammed’e ve Âline ve ashabına salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 414
* * *
Allahım! Tıpkı Âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in Âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin her şeyden nihayetsiz derecede yüksektir. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 425
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Tıpkı Âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in Âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin her şeyden nihayetsiz derecede yüksektir. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 427
* * *
Allah onları bol hayırlarla mükâfatlandırsın. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 428
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Bütün asırların gavs-ı ekberi ve bütün çağların kutb-u âzamı olan Efendimiz Muhammed’e ve bütün Âl ve ashabına salât ve selâm et-o efendimiz ki, Miracında haşmet-i velâyeti ve makam-ı mahbubiyeti tezahür etmiştir ve bütün velâyetler onun Miracının gölgesinde münderiç bulunmaktadır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 441
* * *
“Yâ Rab! Beni kurtar, emân ve emniyet ver”
İsm-i Âzam olan o Esmâ Risâlesinin bereketiyle, beni teşettütten, perişâniyetten hıfzeyle yâ Rabbi!” Amin!
Mektubat / İşârât-ı Gaybiye Hakkında bir Takriz / 447
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onundan dolayı hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.] Amin!
Mektubat / İşârât-ı Gaybiye Hakkında bir Takriz / 449
* * *
Her türlü hamd ve övgü, medih ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm ise, Efendimiz Muhammed’in ve bütün Âl ve ashabının üzerine olsun. Amin!
Mektubat / Hakikat Çekirdekleri / 452
* * *
“subhaneke la kudrete lena inneke entel azizülhakim”
Mektubat / Hakikat Çekirdekleri / 453
* * *
Anne ve babadan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın”Öf’ bile deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle.
• Onlara merhamet ve tevâzu kanadını ger ve de ki: “Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.” [İsrâ Sûresi: 23-24.]
Mektubat / Fihristesi Mektubat / 484
* * *
Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihlere kat. [Yusuf Sûresi: 101.] Amin!
Mektubat / Fihristesi Mektubat / 486
* * *
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
• Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
• O Rahmân’dır; rahmeti bütün varlıkları kuşatır ve bütün yaratıklarının her türlü rızkını merhametle yetiştirir. O Rahim’dir yaratıklarına karşı pek şefkatli ve merhametlidir
• O hesap gününün sahibidir.
• Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz.
• Bizi doğru yola ilet.
• Kendilerine nîmet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tâbî olan sâlih kullarının yoluna ilet azâbına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil.
Mektubat / Fihristesi Mektubat / 496
* * *
İsm-i Âzamın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hürmetine ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmınşerefıne, bu Mektûbât’ı bastıranları ve mübârek yardımcılarını ve Risâle-i Nur talebelerini Cennetü’l-Firdevste saadet-i ebediyeye mazhâr eyle. Âmin. Ve hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyede dâimâ muvaffak eyle. Âmin. Ve defter-i hasenâtlarına, Mektûbât mecmuasının her bir harf ne mukâbil bin hasene yazdır. Âmin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsan eyle. Âmin.
Yâ Erhame’r-Râhimîn! Umum Risâle-i Nur şâkirtlerini iki cihanda mesud eyle. Âmin. İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhâfaza eyle. Âmin. Ve bu âciz ve bîçâre Said’in kusurâtını affeyle! Âmin.
Mektubat / Dua / 505
LEM’ALAR
Allahım! Tıpkı İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin herşeyden nihayetsiz derecede yüksektir. Amin!
Lemalar / Dördüncü Lem´a / 27
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Lemalar / Yedinci Lem´a / 41
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Lemalar / Yedinci Lem´a / 45
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 2:286.] Âmin!
Lemalar / Sekizinci Lem´a / 146
* * *
Allah’ım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona ittiba etmekle bizi rızıklandır. Âmin!
Lemalar / Dokuzuncu Lem’a / 364
* * *
Allahım, bizi Sünnet-i Seniyyenin ittibâıyla rızıklandır.
“Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz.” (Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.] Âmin!
Lemalar / On Birinci Lem´a / 61
* * *
Allahım! “Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin” sırrına mazhar olarak en üstün meziyetleri kendisinde toplayan ve “Ümmetimin fesadı zamanında benim sünnetime yapışana yüz şehid ecri vardır” buyuran zâta salât et. Âmin!
Lemalar / On Birinci Lem´a / 65
* * *
Allahım! Risalet semâsının güneşi ve nübüvvet feleğinin ayı olan zât ile, doğru yola erişenlerin hidayet yıldızları olan âl ve ashabına salât et.
Ey göklerin ve yerin Rabbi olan Allahım!
Bu risalenin kâtibi ile arkadaşlarının kalblerini Kur’ân hakikatlerinin yıldızlarıyla süslendir. Âmin.
Lemalar / On İkinci Lem´a / 73
* * *
“De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım.” [Mü’minûn Sûresi: 23:97-98.]
Lemalar / On Üçüncü Lem´a / 74
* * *
De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Mâlikine, insanların İlâhına. İnsanların kalbine sinsice vesvese verenin şerrinden. Cinden ve insanlardan olan şeytanların şerrinden. [Nâs Sûresi: 114:1-6.]
De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım. [Mü’minûn Sûresi: 23:97-98.] Âmin!
Lemalar / On Üçüncü Lem´a / 92
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” (Bakara Sûresi: 2:286.] Âmin!
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 96
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e, onun tayyib ve tahir ve ebrar olan âline ve mücahid ve ikrama mazhar ve ahyar olan ashabına salât et. Âmin.
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 97
* * *
Ey Rahmân ve Rahîm olan Allahım! “Bismillâhirrahmânirrahîm”in hakkı için, rahîmiyetine yaraşır şekilde bize merhamet et ve Rahmâniyetine yaraşır şekilde, bize “Bismillâhirrahmânirrahîm”in sırlarını anlamayı temin et. Âmin!
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 104
* * *
Allahım! “Bismillâhirrahmânirrahîm”in hakkı için, âlemlere rahmet olarak gönderdiği zâta ve bütün âl ve ashabına, Senin rahmetine ve onun hürmetine yaraşır bir şekilde salât ve selâm et. Bize de, Senden gayrı, Senin mahlûkatından hiç kimsenin merhametine muhtaç olmayacağımız bir rahmetle merhamet et. Âmin!
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 105
* * *
“Allah’ım, mü’min erkekleri ve mü’min kadınları bağışla.” Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 123
* * *
Allah bizi de, sizi de sırat-ı müstakime eriştirsin. Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 124
* * *
Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim!
Ben şimdiden görüyorum ki, yakın bir zamanda, ben kefenimi giydim, tabutuma bindim, dostlarımla veda eyledim. Kabrime teveccüh edip giderken, Senin dergâh-ı rahmetinde, cenazemin lisan-ı haliyle, ruhumun lisan-ı kâliyle bağırarak derim: “El-aman, elaman! Ya Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!”
“El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!” Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 133
* * *
“El-aman, el-aman! Ya Rahmân! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Yâ Deyyân! Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar! Yerimi genişlettir!
İlâhî, Senin rahmetin melceimdir ve Rahmeten li’l-Âlemîn olan Habibin, Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir. Senden şekvâ değil, belki nefsimi ve halimi Sana şekvâ ediyorum.
“Ey Hâlık-ı Kerîmim ve ey Rabb-i Rahîmim!
Senin Said ismindeki mahlûkun ve masnuun ve abdin, hem âsi, hem âciz, hem gafil, hem cahil, hem alîl, hem zelîl, hem müsi’, hem müsin, hem şakî, hem seyyidinden kaçmış bir köle olduğu halde, kırk sene sonra nedamet edip Senin dergâhına avdet etmek istiyor. Senin rahmetine iltica ediyor. Hadsiz günah ve hatîatlarını itiraf ediyor. Evham ve türlü türlü illetlerle müptelâ olmuş, Sana tazarru ve niyaz eder.
Eğer kemal-i rahmetinle onu kabul etsen, mağfiret edip rahmet etsen, zaten o Senin şânındır. Çünkü Erhamürrâhimînsin. Eğer kabul etmezsen, Senin kapından başka hangi kapıya gideyim? Hangi kapı var? Senden başka Rab yok ki dergâhına gidilsin. Senden başka hak mâbud yoktur ki ona iltica edilsin.” Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 134
* * *
Allahım! İhlâs Sûresinin hakkı için, bizi ihlâs sahibi olan ve ihlâsa eriştirilen kullarından eyle. Âmin, Âmin.
Lemalar / Yirmi Birinci Lem’a / 170
* * *
“De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım.” [Mü’minûn Sûresi: 23:97-98.]
Ey muhafaza edici olan ve koruyucuların en hayırlısı olan Allahım! Beni ve arkadaşlarımı nefsin ve şeytanın şerrinden, insanların ve cinlerin şerrinden, ehl-i dalâlet ve tuğyanın şerrinden muhafaza et. Âmin, Âmin, Âmin.
Lemalar / Yirmi İkinci Lem´a / 179
* * *
Cenâb-ı Hak sizlere şifa versin, hastalıklarınızı keffâretü’z-zünub yapsın. Âmin, Âmin, Âmin.
Allahım! Kalblerin derman ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin!
Lemalar / Yirmi Beşinci Lem´a / 221
* * *
“Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘Öf’ bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki: ‘Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.’” [İsrâ Sûresi: 17:23-24.] Âmin!
Lemalar / Yirmi Altıncı Lem´a / 236
* * *
“Yâ Rabbi, onları ıslah eyle” Âmin!
Lemalar / Yirmi Altıncı Lem´a / 258
* * *
Ey bütün dirilerden önce var olan gerçek hayat sahibi,
• Ey bütün dirilerden sonra baki kalacak gerçek hayat sahibi,
Ey hiçbir şeyin Kendisine benzemediği gerçek hayat sahibi,
• Ey hiçbir dirinin misli gibi olmadığı gerçek hayat sahibi,
Ey hiçbir diriye muhtaç olmayan gerçek hayat sahibi,
• Ey hiçbir dirinin Kendisine ortak olmadığı gerçek hayat sahibi,
Ey bütün dirileri ölüme mazhar eden gerçek hayat sahibi,
• Ey bütün dirileri rızıklandıran gerçek hayat sahibi,
Ey ölüleri dirilten gerçek hayat sahibi,
• Ey hiç ölmeyecek olan gerçek hayat sahibi, Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin,
Senden başka ilah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. Amin. [Cevşen’ül-Kebîr, 69. bend.]
Lemalar / Otuzuncu Lem´a / 332
* * *
Ona, Onun Al ve Ashabına ümmetinin iyilikleri sayısınca salât ve selâm olsun! Yâ Allah, yâ Rahman, yâ Rahim! Sen Ferd’sin, Hayy’sın, Kayyûm’sun, Hakem’sin, Adl’sin, Kuddüs’sün; Furkan-ı Hakîmin ve Habîb-i Ekremin hürmetine ve İsm-i Âzamın hakkı için Senden niyaz ediyoruz ki, bizi nefis ve şeytanın şerrinden, cin ve insanların şerrinden muhâfaza eyle! Âmin!
Lemalar / Otuzuncu Lem´a / 348
* * *
Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Arâdîn! Yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı Küll-i Şey!
Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlûkâtı bütün keyfiyâtıyla teshîr eden kudretinin ve irâdetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle! Ve matlûbumu bana musahhar kıl!
Kur’ân’a ve îmâna hizmet için, insanların kalblerini Risâle-i Nur’a musahhar yap! Ve bana ve ihvânıma, îmân-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver!
Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrâhim Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshîr ettiğin gibi, Risâle-i Nur’ a kalbleri ve akılları musahhar kıl!
Ve beni ve Risâle-i Nur talebelerini, nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azâbından ve Cehennem ateşinden muhâfaza eyle ve Cennetü’l- Firdevste mesut kıl! Âmin, Âmin, Âmin!
Lemalar / Münâcat / 363
* * *
De ki: “Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım.
• Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım. [Mü’minûn Sûresi: 97-98.] Âmin!
Lemalar / Fihrist / 373
* * *
İsm-i Âzamın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cızü’l-Beyânın hürmetine ve Resul-ı Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın, şerefine, Lem’alar mecmuasını bastıranları ve mübârek yardımcılarını ve Risâle-i Nur talebelerini Cennetü’l-Firdevste saâdet-i ebediyeye mazhar eyle! Âmin. Ve hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyede dâimâ muvaffak eyle. Âmin. Ve defter-i hasenatlarına, Lem’alar mecmuasının herbir harfine mukâbil bin hasene yazdır! Âmin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsan eyle! Âmin.
Yâ Erhame’r-Râhımîn! Umum Risâle-i Nur, şâkirdlerini iki cihanda mes’ud eyle! Âmin. İnsî ve cinnî, şeytanların şerlerinden muhâfaza eyle! Âmin. Ve bu âciz ve bîçâre Said’in kusûrâtını affeyle! Âmin.
Lemalar / Dua / 427
ŞUALAR
Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.) ve Efendimiz Muhammed’in (a.s.m.) âline, bütün hastalıklar ve ilaçlar adedince salât eyle ve onu ve âlini çok çok mübarek kıl ve selâm et. Amin!
Şualar /İkinci Şuâ / 13
* * *
Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kadere ve hayrın da, şerrin de Allah Teâlâdan geldiğine, ölümden sonra dirilişin hak olduğuna İmân ettim. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed (Allah ona, âline, ashabına ihvânına salât ve selâm etsin, Âmin!) Allah’ın resulüdür.
Şualar /İkinci Şuâ / 40
* * *
Allahım, Göklerde dönen hiçbir yıldız ve hareket eden hiçbir seyyare, cevv-i semâda hiçbir tesbih edici bulut ve şimşek ve gök gürültüsü, yeryüzünü dolduran hayvanattan ve acaib-i masnuattan hiçbir fert, denizlerde hiçbir katre, balıklarından ve garaib-i mahlûkatından hiçbirisi, dağlarda hiçbir taş, hiçbir nebat ve iddihar edilmiş madeniyattan hiçbirisi, ağaçlarda hiçbir yaprak ve hiçbir müzeyyen çiçek ve meyve, hayvanatın cisimlerinde âlât ve muntazam cihazattan hiçbirisi, kalblerde hiçbir hatarat ve ilhamat ve münevver itikadat yoktur ki, külliyen Senin vücub-u vücuduna ve vahdâniyetine şahitler olmasın.
Yerleri ve gökleri teshir eden kudretinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Kur’ân’a ve imana ve Risale-i Nur’a hizmet için, kullarının kalblerini ve ulvî ve süflî bütün ruhlu mahlûkatının kalplerini bana musahhar et, yâ Semî’, yâ Karîb, yâ Mücîbe’d-Daavât!
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Amin!
Şualar /İkinci Şuâ / 42
* * *
Ey su ile her şeyi canlandıran Zât-ı Akdes, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim.
Şualar /Üçüncü Şuâ / 54
* * *
Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn, yâ Halıkî ve yâ Halık-ı Külli Şey,
Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalplerini Risale-i Nur’a musahhar yap. Ve bana ve ihvanıma iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Mûsa Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrahim’e Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur’a kalpleri ve akılları musahhar kıl.
Ve beni ve Risale-i Nur Talebelerini nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennetü’l-Firdevste mesut kıl. Âmin, Âmin, Âmin.
Şualar /Üçüncü Şuâ / 57
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 286.] Amin!
Şualar /Dördüncü Şuâ / 75
* * *
Allah’ım, İbrahim’e (a.s.) ve İbrahim’in (a.s.) nesline rahmet ettiğin gibi, Muhammed’e (a.s.m.) ve Muhammed’in (a.s.m.) nesline de rahmet et.” [Buhari, Enbiyâ: 10.] Amin!
Şualar /Altıncı Şuâ / 88
* * *
Ey mülkünden başka memleket bulunmayan Zât,
Ey kullarının senâlarıyla Onu övmekte âciz kaldıkları Zât,
Ey mahlûkatı Onun yüceliğini vasfedemeyen Zât,
Ey künhüne vehimler bile yetişemeyen Zât, [bu cümle Cevşen’in 54. ukdesinde yer almaktadır.]
Ey kemâli gözle idrak edilemeyen Zât,
Ey sıfât-ı kudsiyesine fehimler ulaşamayan Zât,
Ey kibriyâsına fikirler erişemeyen Zât,
Ey evsâf-ı cemâliyesini insanların vasfedemediği Zât,
Ey hüküm ve kazâsı kullar tarafından geri çevrilemeyen Zât,
Ey herbir şeyde âyetleri zâhir olan Zât,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden kurtar. Amin!
Şualar /Yedinci Şuâ / 97
* * *
Yâ Rabbi! Bismillâhirrahmânirrahîm hakkı için, yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm!
Efendimiz Muhammed’e ve onun bütün âline ve ashabına, bütün Risale-i Nur hurufatının adedince, bu adedin dünya ve âhiretteki bütün ömrümüzün dakikalarının âşireleriyle darbı adedince, bütün bu adetlerin de benim ömrüm müddetince zerrât-ı vücudumun sayısıyla darbı adedince salât ve selâm et. Beni, Risale-i Nur’un neşrinde bana yardım edenleri, bu risalenin kâtibini, atalarımızı, üstadlarımızı, şeyhlerimizi, kız ve erkek kardeşlerimizi, Risale-i Nur’un sadık talebelerini ve bilhassa bu risaleyi yazan ve istinsah edenleri, bu salâvatlardan herbiri için bir sadaka ile mağfiret et, rahmetinle ey Erhamürrâhimîn! Âmin.
Şualar /Yedinci Şuâ / 161
* * *
"Yâ Rab! Bunların ders ve talimlerinin hakkı ve hürmeti için bize ve Risale-i Nur talebelerine iman-ı ekmel ve hüsn-ü hâtime ver. Ve bizleri onların şefaatlerine mazhar eyle. Âmin." (Şualar, Dokuzuncu Şuâ)
* * *
“Evet ya Rabbenâ! İstediğini ver; biz de onun istediğini istiyoruz”
Şualar /On Birinci Şuâ / 193
* * *
Göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. ‘Bunları boş yere yaratmadın, ey Rabbimiz,’ derler. ‘Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi Cehennem ateşinin azâbından koru. [Âl-i İmran Sûresi: 3:191.]
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Onun azâbı dâimî bir helâktır. Gerçekten de orası ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır! [Furkan Sûresi: 25:64-65.]
Bizi cehennemden kurtar, Bizi cehennemden koru, Bizi cehennemden muhafaza eyle [cevşenü’l-kebir] Amin!
Şualar /On Birinci Şuâ / 209
* * *
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et, kurtar ve bize necat ver . Amin!
Şualar /On Birinci Şuâ / 221
* * *
“Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!” Amin!
Şualar /On Birinci Şuâ / 231
* * *
Deki: Sığınırım sabahın Rabbine.
Yarattığı şeylerin şerrinden.
Karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden.
Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden.
Haset ettiğinde hasetçinin şerrinden. [Felâk Sûresi: 113:1-5.]
Şualar /On Birinci Şuâ / 238
* * *
Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, onların emsallerini çoğaltsın, bu vatana medar-ı şeref ve saadet yapsın ve onları da Cennetü’l-Firdevsde saadet-i ebediyeye mazhar eylesin. Âmin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 263
* * *
Bizi kurtar. Bize merhamet et. Bizi muhafaza et. Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 264
* * *
“Yâ Rab aman ver!”
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 265
* * *
Ey Rabbimiz, Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.]
Bizi Bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.] Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 271
* * *
Cenâb-ı Hak onları muvaffak ve başkalara da hüsn-ü misâl eylesin. Âmin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 276
* * *
Cenâb-ı Hak sizlerden ebediyen razı olsun. Âmin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 281
* * *
Cenâb-ı Hak bize ve Risale-i Nur’a taarruz edenlerin kalblerine iman, başlarına hakikati görecek akıl ihsan etsin. Bizi bu zindanlardan, onları da felâketlerden kurtarsın. Amin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 288
* * *
Bizi bağışla. Muvaffak et. Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 290
* * *
Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, Risale-i Nur’un bütün yazılan ve okunan harfleri adedince defter-i a’mâline hasenat yazdırsın. Âmin. Ve onların sayısınca onun ruhuna rahmetler yağdırsın. Âmin. Ve kabrindeKur’ân’ı, Risale-i Nur’u ona şirin ve enis arkadaş eylesin. Âmin. Ve Nur fabrikasına onun yerine on kahramanı ihsan edip çalıştırsın. Âmin, Âmin, Âmin.
“Yâ Rabbî! Bunları kıyamete kadar Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye ve esrar-ı Kur’âniye ile kemÂl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle. Âmin. İnşaallah.”
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 291
* * *
Cenab-ı Hak, bize ve Risale-i Nur’a taarruz edenlerin kalblerine İmân ve başlarına hakikati görecek akıl ve göz ihsan etsin; bizi bu zindanlardan, onları da bu felâketlerden kurtarsın. Amin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 301
* * *
Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım.
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 324
* * *
Cenâb-ı Erhamürrâhimîn o mecmuaların herbir harfine mukabil onların defter-i hasenatlarına bin hasene yazdırsın. Âmin, Âmin, Âmin.
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 419
* * *
“Eyvah, eyvah! El’aman, el’aman! Yâ Erhamerrâhimîn, medet! Bizi muhafaza eyle. Bizi cin ve insî şeytanların şerrinden kurtar. Kardeşlerimin kalblerini birbirine tam sadakat ve muhabbet ve uhuvvet ve şefkatle doldur” Amin!
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 428
* * *
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi daima sonsuza kadar üzerinize olsun. Allah her iki dünyada da selâmet ihsan etsin. Amin!
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 434
* * *
Cenâb-ı Hak bu Ramazan-ı Şerifin Leyle-i Kadrini umumunuza bin aydan hayırlı eylesin, Âmin. Ve seksen sene bir ömr-ü makbul hükmünde hakkınızda kabul eylesin, Âmin.
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 436
* * *
Ey Rabbimiz! Bizden evvelkilere yüklediğin gibi bize de ağır vazifeler ve musibetler verme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Şualar /Beşinci Şuâ / 511
* * *
Ya Rab! ÂyetüI-Kübra hürmetine beni kurtar, eman ve emniyet ver. [Celcelütiye] Amin!
Şualar /On Beşinci Şuâ / 517
* * *
Bizi [doğru yola] ilet. [Fatiha Sûresi: 6.] Amin!
Şualar /On Beşinci Şuâ / 530
* * *
Duamızı kabul buyur. Amin!
Şualar /On Beşinci Şuâ / 535
* * *
Ya Erhamerrahimin, bu Resul-i Ekremin (a.s.m.) hürmetine, bizi, onun şefaatine mazhar ve sünnetinin ittibaına muvaffak ve dar-ı saadette onun Al ve Ashabına komşu eyle! Amin, amin, amin.
Allah’ım, okunan ve yazılan Kur’an’ın harfleri adedince ona, Aline ve Ashabına salat ve selam eyle. Amin.
Şualar /On Beşinci Şuâ / 548
* * *
Allah’ım, alemlere rahmet olarak gönderdiği zata salat ve selam eyle. Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Şualar /On Beşinci Şuâ / 576
* * *
O gün Allah’ın, peygamberin maiyetinde bulunan müminleri utandırmayacağı gündür. O gün onların nûru önlerinden ve sağlarından koşarak Cennete yol gösterirken, onlar da ‘Ey Rabbimiz,’ derler. ‘Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.] Amin!
Şualar /Birinci Şuâ / 607
* * *
“Yâ Rab, bu müthiş rüyayı hayra tebdil eyle” Amin!
Şualar /Birinci Şuâ / 611
* * *
“Yâ Rab, beni kurtar, emân ve emniyet ver” Amin!
Şualar /Sekizinci Şuâ / 642
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Şualar /Sekizinci Şuâ / 644
MESNEVİ-İ NURİYE
“Yâ Rabbenâ! onun duasını kabul eyle. Biz de o duayı ediyoruz. Biz de onun talep ettiğini talep ediyoruz.”
Mesnevi-i Nuriye / Reşhalar / 27
* * *
Salat ve selam bu zat-ı nuraniye olsun ki, o zat, Rahnanü’r-Rahimden, Arş-ı Azamdan gelen Furkan-ı Hakimin kendisine indiği Efendimiz Muhammed’dir. İmmetinin hasenatı adedince milyonlar salat ve milyonlar selam üzerine olsun.
Risaleti Tevrat, İncil ve Zebur’da müjdelenen; nübüvveti irhasatla, cinlerin hatifleriyle, insanlık aleminin evliyalarıyla, beşer kahinleriyle müjdelenen; bir işaretiyle ay parçalanan Efendimiz Muhammed’e, ümmetinin nefesleri adedince milyonlar salat ve selam olsun.
Davetine ağaçların koşup geldiği, duasıyla yağmurun hemen iniverdiği, sıcaktan korumak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek taamıyla yüzlerce insanın doyduğu, parmaklarının arasından üç defa kevser gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah’ın, kertenkeleyi, ceylanı, ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve toprağı konuşturduğu, Miracın sahibi ve gözünün asla şaşmadığı o mucize-i kübrada rüyetullaha mazhar olan Efendimiz ve Şefiimiz Muhammed’e, Kur’an’ın bidayet-i nüzulünden zamanın nihayetine kadar onu okuyan herbir okuyucunun okuduğu herbir kelimenin temevvücat-ı havaiye aynalarında Rahman’ın izniyle temessül eden bütün kelimelerinin bütün harfleri adedince, milyonlar salat ve selam olsun.
Bütün bu salavatlardan herbiri hürmetine bizi mağfiret et, ey İlahımız, bize merhamet et. Amin.
Mesnevi-i Nuriye / Reşhalar / 28
* * *
Allah’ım, bizi saadet ehlinden kıl, Said’ler zümresinde haşret ve Said’lerle beraber, Nebiyy-i Muhtarının şefaatiyle Cennete ithal et. Ona ve Âline de, Senin rahmetine ve onun hürmetine layık şekilde salat ve selam et. Âmin, amin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Lâsiyyemâlar / 43
* * *
“Yâ Rabbenâ! onun duasını kabul eyle. Biz de o duayı ediyoruz. Biz de onun talep ettiğini talep ediyoruz.”
Mesnevi-i Nuriye / Reşhalar / 27
* * *
Allah’ım, bizi saadet ehlinden kıl, Said’ler zümresinde haşret ve Said’lerle beraber, Nebiyy-i Muhtarının şefaatiyle Cennete ithal et. Ona ve Âline de, Senin rahmetine ve onun hürmetine layık şekilde salat ve selam et. Âmin, amin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Lâsiyyemâlar / 43
* * *
Allah’ım, Kur’an’ı akıllarımızın, kalblerimizin, ruhlarımızın nuru ve nefislerimizin de mürşidi yap. Âmin, amin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Katre / 65
* * *
Feyâ Rabbî, yâ Hâlıkî, yâ Mâlikî! Seni çağırmakta hüccetim, hâcetimdir. Sana yaptığım dualarda uddetim fâkatimdir. Vesilem, fıkdan-ı hile ve fakrimdir. Hazinem aczimdir. Re’sülmâlim, emellerimdir. Şefîim, Habîbin (aleyhissalâtü vesselâm) ve rahmetindir. Af eyle, mağfiret eyle ve merhamet eyle, yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm! Âmin.
Mesnevi-i Nuriye / Hubâb / 91
* * *
Ey arz ve semanın kayyumu olan Allah’ım! Seni ve Senin bütün masnuatını ve mahlukatını şahit tutarak ilan ederiz ki, Sen, kendisinden başka hiçbir hak mabud bulunmayan Allah’sın. Sen birsin, şerikin yoktur. Günahlarımızın affı için Sana dönüyor ve istiğfar ediyoruz. Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed’in, Senin kulun ve resulün olduğuna da şehadet ediyoruz. Allah’ım, onun hürmetine nasıl münasip ve Senin rahmetine nasıl layıksa, ona ve bütün al ve ashabına öylece salat ve selam et.
Mesnevi-i Nuriye / Zeylü´l Hubâb / 92
* * *
Ey Erhamü’r-Rahimin olan Allah’ım! Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın ümmetine rahmet et ve onların kalblerini İmân ve Kur’an nuruyla nurlandır. Kur’an’ın burhanlarını izhar et ve İslam dinini yücelt. Âmin.
Mesnevi-i Nuriye / Zeylü´l Hubâb / 98
* * *
İlahi,
İki dünyanın hayatı elimden kaçsa ve bütün kainat düşman kesilip beni terk etse, benim yine gam çekmemem gerekir; çünkü Sen benim Rabbim ve Halıkım ve İlahımsın. Ve benim, nihayetsiz isyanımla ve sair şeref vesilelerine gayet derecede uzaklığımla beraber, Senin mahlukun ve masnuun olmam sebebiyle, bir taalluk ve intisap cihetim var. İşte, ben de, Senin mahlukunun lisanıyla Sana tazarru ve niyazda bulunuyorum, ey Halıkım, ey Rabbim, ey Razıkım ve ey Musavvirim!
Ey İlahım,
Esma-i Hüsnan hürmetine,
İsm-i Âzamın hürmetine,
Furkan-ı Hakimin hürmetine,
Habib-i Ekremin hürmetine,
Kelam-ı Kadimin hürmetine,
Arş-ı Âzamın hürmetine, milyonlar Kul hüvallahü ehad ile,
bana merhamet etmeni istiyorum, ya Allah, ya Rahman, ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan.
Beni bağışla, ya Gaffar, ya Settar, ya Tevvab, ya Vehhab.
Beni affet ya Vedud, ya Rauf, ya Afüvv, ya Gafur.
Bana lütufta bulun, ya Latif, ya Habir, ya Semi’, ya Basir.
Günahlarımı sil, ya Halim, ya Alim, ya Kerim, ya Rahim.
Bizi yolun doğrusuna ilet, ya Rab, ya Samed, ya Hadi.
Fazlınla bana cevadane ihsanlarda bulun, ya Bedi’, ya Baki, ya Adl, ya Hu.
Kalbimi ve kabrimi İmân ve Kur’an nuruyla nurlandır, ya Nur, ya Hak, ya Hayy, ya Kayyum, ya Malike’l-Mülk, ya ze’l-Celali ve’l-İkram, ya Evvel, ya Âhir, ya Zahir, ya Batın, ya Kavi, ya Kadir, ya Mevla, ya Gafir, ya Erhame’r-Rahimin.
Kur’an’daki İsm-i Âzamın hürmetine ve kitab-ı alemdeki sırr-ı azamın Muhammed Aleyhissalatü Vesselam hürmetine, güzel isimlerinden, bu sayfayı sanki kabrimin tavanı yapıp, bu esmayı da ruhuma şems-i hakikatten şualar saçan pencere haline getirecek şekilde, kalbime ve kalıbıma ve kabrimde ruhuma İsm-i Âzamın nurlarını saçan pencere açmanı istiyorum. İlahi, dilerim ki, ebedi bir lisanım olsun da, kıyamete kadar bu isimlerle nida etsin. İşte, ardımda baki kalan bu nakışları, benim fani ve zail lisanımın yerine bir naip olarak kabul eyle.
Allahım,
Efendimiz Muhammed’e öyle bir salat ve selam et ki, o salat ile bizi bütün korku ve afetlerden kurtar, bütün hacetlerimizi gider, bizi bütün günahlardan temizle, bütün günah ve hatalarımızı bağışla.
Ya Allah, ya Mücibe’d-Daavat! Hayatım boyunca ve öldükten sonra, her an bu dileklerimi kat kat fazlasıyla ver! Bir milyon salat ve selam, bir o kadarla çarpımından çıkan netice ve bunun da kat katı, Efendimiz Muhammed’e, Onun Âl, Ashab, Ensar ve tabilerine olsun! Bu salavatların herbirini, benim ömür günlerimdeki günahkar nefeslerim sayısınca çoğalt! Bu salavatların herbirisi hürmetine beni affeyle, bana merhamet et. Bunu rahmetinle ihsan eyle, ey Erhame’r-rahimin! Âmin!
Mesnevi-i Nuriye / Tazarrû ve Niyaz / 112
* * *
“El-aman, el-aman! Ya Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!”
“El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!”
“El-aman, el-aman! Ya Rahmân! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Yâ Deyyân! Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar! Yerimi genişlettir! Amin!
Mesnevi-i Nuriye / Zühre / 142
* * *
Senden başka ilâh yoktur. Sen birsin. Senin hiçbir şerikin yoktur. Dünyada son, âhirette ve kabirde ilk söz: Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; yine şehadet ederim ki Muhammed (s.a.v.) Allah’ın Resulüdür.
Mesnevi-i Nuriye / Zühre / 143
* * *
İlahi! Günahlar beni lal etti. İsyanımın çokluğu yüzünden mahcubum. Gafletin şiddeti ise sesimi kıstı. İşte, ben de, seyyidim ve senedim şeyh Abdülkadir Geylani’nin sesiyle Senin dergah-ı rahmetinin kapısını çalıyor ve onun, kapıcıya aşina nidasıyla Senin mağfiret kapında nida ediyorum:
• Ey rahmeti herşeyi kuşatan ve ey herşeyin melekütu elinde bulunan Zat, • Ey hiçbir şey kendisine zarar veya fayda veremeyen Zat, • Ey hiçbir şey Ona galebe edemeyen ve hiçbir şey Ondan kaçıp gizlenemeyen, • hiçbir şey Ona ağır gelmeyen ve hiçbir şeyin yardımına muhtaç olmayan, • hiçbir şey Onu bir başka işten alıkoyamayan, • hiçbir şey Ona benzemeyen, • ve hiçbir şey Onu hiçbir şeyden aciz bırakamayan Zat, Beni hiçbir şeyden hesaba çekmeyecek şekilde herşeyimi bağışla. • Ey herşeyi alnından tutup kudretine boyun eğdiren ve herşeyin anahtarları elinde bulunan Zat, • Ey herşeyden önce var olan Evvel, • herşeyden sonra baki kalan Âhir, • herşeyin fevkinde olan Zahir, • herşeyin dünuna nüfuz eden Batın, • kudret ve galebesi herşeyin fevkinde bulunan Kahir, Benim herşeyimi bağışla. şüphesiz Senin herşeye kudretin yeter. • Ey herşeyi her haliyle bilen Alim ve herşeyi kuşatan Muhit ve herşeyi hakkıyla gören Basir, • Ey herşey her an Onun nazar-ı şuhudunda olan şehid ve herşeyi görüp gözeten Rakib ve ilmi herşeyin bütün inceliklerine nüfuz eden
Latif ve herşeyden hakkıyla haberdar olan Habir, Beni hiçbir şeyden hesaba çekmeyecek şekilde, günah ve hata olarak her neyim varsa hepsini bağışla. Hiç şüphesiz, Senin herşeye kudretin yeter.
Allahım, Gafletten ve kötü arzularımdan Senin izzet-i celaline ve celal-i izzetine, Senin kudret-i saltanatına ve saltanat-ı kudretine sığınırım.
Mesnevi-i Nuriye / Şemme / 170
* * *
Ey kurtuluş isteyenlerin tahassungahı olan Allahım,
Beni şeytani şehvetlerden kurtar; beşeriyetin kazuratından temizle; Nebin olan Muhammed’i (s.a.v.) sıddıkiyet muhabbetiyle bana sevdirmek suretiyle beni gaflet paslarından ve cehalet vehimlerinden ter temiz kıl-öyle ki, enaniyet fena bulsun ve Allah’ın minnet bahrinde Allah’ın nimetlerine gark olmuş, Allah’tan alıkoyan her meşgaleye karşı Allah’ın kılıcıyla mansur, Allah’ın inayetiyle mahzuz ve Allah’ın himayesiyle mahfuz olarak herşey Allah için, Allah ile, Allah’a ve Allah’tan olsun.
Ey Nurların Nuru, ey bütün sırların Âlimi, ey gecenin ve gündüzün Müdebbiri, ey Melik, ey Aziz, ey Kahhar, ey Rahim, ey Vedüd, ey Gaffar, ey gayb alemlerini her haliyle bilen, kalbleri ve gözleri dilediği gibi halden hale çeviren, ey ayıpları örten ve ey günahları bağışlayan, Günahlarımı bağışla; esbabın tazyikatına maruz ve bütün kapılar yüzüne kapanmış ve doğru yolda gidenlerin tarikine sülük etmek ona zorlaşmış ve bir kazanç elde edemeden ömrünü ve nefsini gaflet ve masiyet meydanlarında bad-ı hava harcamış olan kuluna merhamet et.
Ey dua edildiğinde cevap veren, ey hesapları sür’atle gören, ey Kerim, ey Vehhab, Hastalığı büyük ve şifası zor, çaresi zayıf ve belası kuvvetli olan ve Senden başka melce ve ümidi bulunmayan kuluna merhamet et.
İlahi, Derdimi, üzüntümü ve şikayetimi Sana arz ediyorum.
İlahi, Senin dergahında hüccetim, hacetimdir; azığım ise fakrım ve çaresizliğimdir.
İlahi, Senin cüd bahirlerinden bir katre bana yeter; Senin af nehirlerinden bir zerre bana kafi gelir, ey Vedüd, ey Vedüd, ey Vedüd, ey şan ve şerefi herşeyden yüce olan Arş-ı Mecid Sahibi, ey Mübdi’, ey Muid, ey herşeyi dilediği gibi yapan Fa’alün lima Yürid!
Arşının rükünlerini kaplayan nur-u veçhin hürmetine, bütün mahlükatını hükmüne ram ettiğin kudretin hürmetine ve herşeyi kuşatan rahmetin hürmetine Senden istiyorum. Senden başka ilah yoktur, ey Muğis, bize imdad et. Ve bütün ömrüm boyunca işlediğim bütün günahları ve lisanımın hatalarını rahmetinle bağışla, ey Erhamü’r-Rahimin. Âmin.
Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Mesnevi-i Nuriye / Şemme / 171
* * *
Allah’ım! Bize hayatımızı saadetle ve şehadetle ve iyilikle ve müjde ile sona erdirmek nasip eyle. Amin, Âmin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Fihrist / 226
* * *
Yâ Rabbi! Peygamberlerin Efendisi Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ve Âli ve bütün Ashâbı hürmetine şu noksan fihristi en güzel sûrette kabul eyle. Duâmızı kabul eyle. Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Mesnevi-i Nuriye / İtizar Fihristi / 227
İŞÂRÂTÜ’L-İ’CÂZ
Senden yardım dileriz. Allahım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona uymayı nasip et; batılı da, batıl olarak göster ve ondan da sakınmayı nasip et. Amin.
İşaratül-İcaz / Besmele ve Fatiha Sûrelerinin Tefsiri / 28
* * *
Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerin ve onlara tabi olan salih kullarının yoluna ilet. [Fatiha Sûresi: 7.] Bize hidayet et. Amin!
İşaratül-İcaz / Besmele ve Fatiha Sûrelerinin Tefsiri / 30
* * *
Allahım! Bu sure hürmetine bizi sırat-ı müstakimde yürüyenlerden eyle. Amin.
İşaratül-İcaz / Besmele ve Fatiha Sûrelerinin Tefsiri / 34
* * *
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Sûresi: 32.]
Duaları şu sözlerle :”Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Alemlerin Rabbi olan Allaha Mahsustur. [Yunus Sûresi: 10.]
İşaratül-İcaz / Melakieye Îman ve İnsanın Yaratılışına Dair / 261
* * *
İsm-i Azamın hakkında, Kuranı Mucizül Beyanın hürmetine ve Resuli Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın şerefine, bu İşaratül İcazı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risalei Nur Talebelerini Cennetül Firdevste saadeti ebediyeye mazhar eyle. Amin. Ve hizmeti imaniye ve Kuraniyede daima muvaffak eyle. Aimin. Ve defteri hasenatlarına bu İşaratül İcazın icazın her bir harfine mukabil bin hasene yazdır. Amin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle. Amin. Amin. Amin.
Ya Erhamerrahimin. Umum Risalei Nur Şakirtlerini iki cihanda mesud eyle, Aimin. İnsi ve cinni şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Amin. Ve bu aciz ve biçare Said’in kusuratını affeyle. Amin. Amin. Amin.
İşaratül-İcaz / Dua / 277
ASÂ-YI MÛSÂ
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Onun azâbı dâimî bir helâktır. Gerçekten de orası ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır! [Furkan Sûresi: 25:64-65.] Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 44
* * *
Göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. ‘Bunları boş yere yaratmadın, ey Rabbimiz,’ derler. ‘Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi Cehennem ateşinin azâbından koru. [Âl-i İmran Sûresi: 3:191.]
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Onun azâbı dâimî bir helâktır. Gerçekten de orası ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır! [Furkan Sûresi: 25:64-65.] Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 45
* * *
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et, kurtar ve bize necat ver. Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 58
* * *
“Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!” Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 68
* * *
Allah’ım, mahlûkatının çokluğu içerisinde birliğinin kandili, kâinatının sergisinde Vahdâniyetinin dellâlı olan Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.), onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. [Duâ] Âmin!
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 134
* * *
Ey su ile her şeyi canlandıran Zât-ı Akdes, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim.
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 197
* * *
Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn, yâ Halıkî ve yâ Halık-ı Külli Şey,
Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Âmin!
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 199
* * *
Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalblerini Risale-i Nur’a musahhar yap. Ve bana ve ihvanıma iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Mûsa Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrahimAleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur’a kalbleri ve akılları musahhar kıl.
Ve beni ve Risale-i Nur Talebelerini nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennetü’l-Firdevste mes’ut kıl. Âmin, Âmin, Âmin.
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 200
* * *
Yâ Rab! Bunların ders ve talimlerinin hakkı ve hürmeti için bize ve Risale-i Nur talebelerine iman-ı ekmel ve hüsn-ü hâtime ver. Ve bizleri onların şefaatlerine mazhar eyle. Âmin.
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 209
* * *
“Yâ Rab! Bizi ebedî haps-i münferidden kurtarıp, bâkî ve sermedî bir âlemin saadetine nâil edecek bir hakaık hazînesinin anahtarını Risâle-i Nur gibi nazîrsiz bir eseriyle bahşeden sevgili ve müşfik Üstâdımızı zâlimlerin ve düşmanların sû-i kasıtlarından muhafaza eyle; Kur’ân ve îman hizmetinde dâimâ muvaffak eyle. Ona sıhhat ve âfiyetler, uzun ömürler ihsan eyle” Âmin!
Asa-yı Musa / Îmanî ve Hakiki Güzel Mektuplar / 243
EMİRDAĞ LÂHİKASI
Ya Rabbi, onların imanını Risale-i Nur la kurtar! İdam-ı ebediden, sırr-ı Kur’ân la terhis tezkeresine çevir! Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 30
* * *
Ya Rab! Ayatül-Kübra hürmetine beni musibetten kurtar, eman ve emniyet ver. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Denizli Tüccarı Aslı Burdur´lu Hafız Mustafa´ya Hitaptır / 46
* * *
Cenab-ı Hak, onların ve bizlerin hakkımızda bu Ramazan’daki Leyle-i Kadrimizi bin aydan hayırlı ve bin ay kadar medar-ı sevap eylesin, Ümmet-i Muhammediyeye saadet ve selamet versin. Amin.
Ya Rab! Ayetül-Kübra hürmetine beni musibetten kurtar, eman ve emniyet ver. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Denizli Tüccarı Aslı Burdur´lu Hafız Mustafa´ya Hitaptır / 47
* * *
Cenab-ı Hak, beni böyle hasaretlerden muhafaza eylesin, amin! Cenab-ı Erhamürrahimin, emsal-i kesiresiyle sizleri müşerref eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi / 62
* * *
Cenab-ı Hak, onun emsalini o havalide çoğaltsın ve selamet versin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi / 63
* * *
Cenab-ı Hak, rahmet ve keremiyle ve hıfz ve himayetiyle ve tevfik ve hidayetiyle, Risale-i Nur’un tab ve intişarına ve Kur’ân-ı Mucizül-Beyanın tevafuklu tab ına sizleri muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Lahikasının Zeyli / 82
* * *
Bizi ve anne babalarımızı, Risale-i Nur talebelerini ve onların anne babalarını cehennem ateşinden kurtar. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Afyon Emniyet Müdürüne Derim ki / 117
* * *
Cenab-ı Hak, onlardan razı olsun. Amin
Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır / 129
* * *
Cenab-ı Erhamürrahimin, sizlere, yazanlara ve yardım edenlere herbir harfine mukabil bin rahmet eylesin ve binler meyve-i Cennet ihsan etsin ve yüzer hasenat defter-i amalinizde yazdırsın. Amin. Amin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır / 130
* * *
Cenab-ı Hak onlardan ve sizden ebeden razı olsun. Amin. Cenab-ı Hak tevfik versin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır / 132
* * *
Medrese-i Nuriyenin eski ve yeni kahramanlarından Marangoz Ahmed in mektubu, üç dört cihetten beni mesrur ve minnettar eyledi. O medresenin baş talebesi namını verdiği Ahmed ise, hem şehid Hafız Ali nin vazifesini yaptığını, hem Süleyman gibi kıymetli kardeşiyle ve küçük kerimesiyle üç tane Asa-yı Musa yı yazmaları ve mübarek Hasan Dayının hafidi olması, beni meraktan kurtardı, hem çok memnun eyledi. Cenab-ı Hak ona şifa ve onlara muvaffakiyet ve saadet versin. Amin. Amin.
Atabeyli alil (kötürüm) Ali Osman ın yazdığı uzun mektubu ve Asa-yı Musa risalesi ve Nurların neşrinde cidden tesirli çalışması ve hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ile ve dayısı Hasan ın ona yardım etmesi ve mübarek hülyaları ve tevafukları bizleri ferahlandırdı. Eğirdir kasabasını bana ziyade sevdirdi. Cenab-ı Erhamürrahimin onlardan razı olsun.
Emirdağ Lâhikası / Yeşil Salih ´e Yazılan Metuptur / 132
* * *
Tahiri nin, Denizli hapsinde, unutulmaz halisane hizmetiyle ve Nurlara sarsılmaz sadakatiyle ve yanılmaz zekavetiyle ve çekilmez bahadırlığıyla daire-i Nurda ehemmiyetli makamı için, bütün bu defaki mektubunu Lahikaya geçirdik. Başta Nurun şakirtlerinden validesi Zübeyde olarak, akrabasına ve rüfekasına selam ederim. Cenab-ı Hak onlardan ebeden razı olsun. Amin!
Emirdağ Lâhikası / Bir Derece Mahremdir / 140
* * *
Nis li Kureyşilerden Ahmed Kureyşi, muhterem pederiyle ve ammizadesi Ahmed ile Nurların has naşir ve talabelerinden olması, o havali şakirtlerinin namına Nurlar hakkında güzel manzum fıkraları Lahikaya girdi. Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin. Bu halimde bu alakadarlığınız, benim çok ağır sıkıntılarımı hafifleştirdi. Allah senden razı olsun. Amin
Emirdağ Lâhikası / Bir Derece Mahremdir / 141
* * *
Size yazdığım daha size yetişmeden, onun mektubunu, hem Şamlı Hafız ikinci sayfasında yazdığı vefat haberini aldığım merhum Muhacir Hafız Ahmed in (r.h.) dünyadan göçmesi, aynen Abdurrahman gibi beni çok sarstı, ağlattırdı, Biz Allah’ın kullarıyız ve yine Ona döneceğiz. [Bakara Sûresi: 156.] dedirtti. Binler rahmet onun ruhuna insin. Amin. Kabri de hanesi gibi Kur’ân ve Nur’un bir menzili olsun. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Bu Fıkra Bir Derece Mahremdir (Yalnız Haslara Mahsustur ) / 147
* * *
Cenab-ı Hak, Hicret in peder ve validesine ve akrabasına sabr-ı cemil ihsan edip, Hicret i onlara şefaatçi eylesin ve o merhumeyi de merhume hemşirem Hanım la Cennette mesrur eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 157
* * *
Bu kahraman Nazif kardeşimize ve gayet ciddi ve sebatkar ve tam alakadar İnebolu Nurcularına ve Ahmed-i Kureyşi ve rüfekalarına, hem bayramlarını, hem devamlı hizmetlerini, hem yüksek sadakatlerini, hem Zülfikar ın tab ve muvaffakiyetini, hem Salahaddin in Camiü l-Ezherle Medresetü z-Zehranın münasebetini temine çalışmasını ruh u canımızla tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin. Ve hizmetlerini tam makbul eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 159
* * *
Cenab-ı Hak, şifa-i acil ihsan eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 160
* * *
Kahraman Nazif in ve hakikaten Nazif ruhunda ve sadakatinde kendi arkadaşlarının makine ile ve sair cihette Nura hizmetleri, bu memleketi cidden minnettar edecek bir vaziyettedirler. Cenab-ı Hak, onları muvaffak eylesin. Amin.
Nazif kardeşimizin hem İstanbul, hem İnebolu Nurcularının namına bayram ve yeni sene teberrükü hesabına gönderdiği maddi üç nevi teberrükü aldım. Onların umumu namına adetime muhalif olarak kabul ettim. Allah onlardan razı olsun, Amin.
Cenab-ı Hak, Zülfikar ın ve o iki mecmuanın harfleri adedince onların, İbrahim ve Mustafa ve İzzet ve refiklerinin ve yardımcılarının defter-i a maline hasenatlar yazsın ve her harfine mukabil yüz rahmet eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 163
* * *
Cenab-ı Hak, onun defter-i a maline Sava medrese-i Nuriyede okunan ve yazılan risalelerin harfleri adedince ruhuna rahmetler ve kabrine nurlar ihsan eylesin. Amin. Ve aynı sistemde tam hayrülhalef mahdumu Hafız Mehmed ve hafidi Ahmed Zeki yi onun vazifesinin idamesine muvaffak eylesin. Amin. Ve onların umumuna sabr-ı cemil ihsan eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / 176
* * *
“Ya Rab! Erzurum dan imdadıma yetişen bu iki zatın münakaşasını musalahaya tebdil et” Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 179
* * *
Allah ın laneti zalimlerin ve münafıkların üzerine olsun.
Allah mübarek kılsın. Allah sizi muvaffak etsin. Allah sizi iki cihanda mesut etsin. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 180
* * *
Cenab-ı Hak, onun gibi çok fedakarları Nurlara kavuştursun.
Cenab-ı Hak o rahmet katreleri adedince ona ve onlara rahmet etsin. Amin.
Cenab-ı Hak ona binler rahmet eylesin ve akrabasına sabr-ı cemil ihsan etsin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / 185
* * *
Kardeşimiz ve Nurun kumandanlarından Isparta Hulusi si Refet Beyin mübarek masumunun dokuz yaşında iken bu derece Risale-i Nur dan Birinci Sözü yazması gösteriyor ki, o mübarek Hüsnü, Safranbolu nun on bir yaşındaki Hüsnü sü gibi dahi masumların küçücük bir kahramanı olmaya namzettir. Cenab-ı Hak onu Nurlara bağışlasın ve muvaffak eylesin Amin.
Emirdağ Lâhikası / 189
* * *
Münevvere ve Nazmiye, Abdülbaki ve Mehmed Celal in Nur hizmetinde noksan kalan vazifelerini inşaallah tekmil edecekler. Bizi ve Risale-i Nur u çok minnettar eden kahraman Burhan ın mektubunda yazılan hastaya Cenab-ı Hak şifa versin ve kardeşimiz Zekai nin vefat eden validesine çok rahmet eylesin. Amin.
Cenab-ı Hak muvaffak eylesin. Amin. Ve Tevfik e tevfik refik eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 195
* * *
“Barekallah, Cenab-ı Hak sizleri muvaffak etsin” Amin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 196
* * *
Cenab-ı Hak, onları muvaffak eylesin. Amin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 199
* * *
Nur santralı kardeşimiz Hoca Sabri nin, eskiden beri onun gibi Nurcu refikasının ve mübarek mahdumu Nureddin in [Yaşar] küçük bir mektuplarını aldım. Cenab-ı Hak onlara sıhhat ve afiyet ve saadet ihsan eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 200
* * *
“Ben onlara beddua değil, bilakis dua ediyorum ki: Ya Rabbi! Onlara iman-ı kamil ve hüsn-ü hatime ver ve Nurlardan müstefid yap.” Amin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 204
* * *
Nurun ehemmiyetli bir kumandanı ve naşiri Refet Beyin Nur hizmeti için İstanbul a gitmesi çok iyi, çok güzeldir. Zaten oraya onun gibi bir Nurcu lazımdır. Cenab-ı Hak muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 207
* * *
Bizi koru, bize merhamet et. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 208
* * *
Kastamonu nun Hüsrev i Mehmed Feyzi nin hiç sarsılmadan kemal-i iştiyakla Nurlara çalışması ve çalıştırılması ve okutmasını gösteren Nihad ın ve Abdurrahman İhsan ın mektupları gösterdiği gibi, oradan gelenler de aynı haberi veriyorlar. Tam şakirtliğini yapıyor, Allah muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 211
* * *
Allah razı olsun, amin. Ve mübarek bir kardeşimiz olan Kazım ın ruhuna Cenab-ı Hak binler rahmet eylesin ve kabrini pür-nur etsin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 218
* * *
Nur kahramanlarından Refet kardeşimiz, kendi sisteminde gayet ehemmiyetli Abdül- ehad namında bir büyük hocayı, Risale-i Nur a tam bağlı bir kardeşi İstanbul da bulmuş. Cenab-ı Hak ikisini de daima muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 219
* * *
Isparta dan hacca giden ve benim bedelime dahi manen hac etmeyi vaad eden o mübarek kardeşlerimizi has şakirtler dairesinde bütün manevi kazançlarımıza hissedar etmeye karar verdik. Cenab-ı Hak, onları iki cihanda mes ut eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 225
* * *
Alamescid imamı faal kardeşimiz İbrahim Edhem in kendi sisteminde tam Nurcu olarak bulduğu vaiz Ali Şentürk ün ve vaiz Osman Nuri nin samimi ve fedakarane ve Nur hizmetinde azimkarane mektuplarında arzu ettikleri tarzda has şakirtler dairesinde kabul olmuşlar. Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 226
* * *
Üç mühim Nur merkezinde üç berber tam birbirine benzer bir tarzda Nura büyük hizmetleri, hem herbirisi çocuklarıyla Nura çalışmaları, beni mesrur eyledi. Berber Burhan, berber Hıfzı, berber Ali Osman, Nurun birer kıymetli kahramanlarıdır. Allah onları çoluk ve çocuklarıyla dünyada ve ahirette mes ut etsin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 235
* * *
Ve onları öyle sevk eden zatlara da Allah razı olsun ve kalblerindeki muradları ne ise Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin deriz. Âmin
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 236
* * *
Hüsrev in kalemi Dördüncü Söze başlamasına bin barekallah deriz. Allah muvaffak eylesin, amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 237
* * *
Elimizde hak var. Hakkımızı kuvvetle ve başka suretle aramaya Cenab-ı Hak mecbur etmesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / 242
* * *
Cenab-ı Hak sizleri iki cihanda mes’ut eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Afyon Hapsinden Sonra Emirdağı´nda Yazılan Mektuplar / 256
* * *
Hem Medresetü’z-Zehra şakirtlerini, hususan mübarekler heyetini ve Isparta vilâyetini merhum Hâfız Mustafa’nın vefatıyla tâziye ve Hâfız Mustafa’yı tam vazifesini yapmasıyla yirmi senede ikinci bir Hâfız Ali olarak yirmi seneden beri usanmadan, sarsılmadan Nurların neşrine çalışmasını bütün ruh u canımızla tebrik, hem onu, hem Isparta vilâyetini, hem Medresetü’z-Zehrayı tebrik ediyoruz. Hakikaten bu merhum kahraman kardeşimiz, aynen Hâfız Ali gibi vazifesini bitirdi, âlem-i nura ve berzaha, Hâfız Ali ve Hasan Feyzî gibi kardeşlerinin yanına gitti. Cenab-ı Hak Risale-i Nur’un hurufatı adedince onun defter-i hasenatına hayırlar yazsın ve ruhuna rahmet eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Afyon Hapsinden Sonra Emirdağı´nda Yazılan Mektuplar / 260
* * *
REİSİCUMHUR,
Zatınızı tebrik ederiz. Cenab-ı Hak sizi İslâmiyet ve vatan ve millet hizmetinde muvaffak eylesin. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Reis-i Cumhur Celal Bayar Ve Heyet-i Vükelasına / 264
* * *
Cenab-ı Hakka hadsiz şükrolsun, mahkemede üç sene hapsedilen Asâ-yı Mûsâ risalesinden ve Sikke-i Gaybiye risalesinden beş nüshayı kemÂl-i sürur ile aldık. Cenab-ı Hak sizlerden ebediyen razı olsun. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Gizli Anlaşmanın Entrikası / 283
* * *
Mübarekler köyünden Ali ile Hacı Süleyman ve Dinar tarafından Abdurrahman ve Himmet ve daha evvel gelen ehemmiyetli bir Nurcu hemşehrisi yanıma geldiler. Cenab-ı Hakka çok şükürler ediyorum ki, Mübarekler köyünde (Kuleönü) eskisi gibi Nurlara şiddetli alâkalarını muhafaza ediyorlar. Ve onların sadakat ve ihlâslarının bir kerametidir ki, kendime mahsus on mecmua kitaplarımı lüzumuna binaen Ankara’ya gönderdiğim ve çok ehemmiyetli ve uzak yerlerden benden kitapları istedikleri aynı zamanda Kuleönü mübarekleri kendilerine mahsus Nur mecmualarını gönderdiğim miktarın aynı olarak Medresetü’z-Zehranın bir hediyesi olarak bana getirdiler. Hususan birinci Abdurrahman olan Büyük Mustafa’nın kendi el yazısı olan bütün Mektubat ve Lâhikayı içinde buldum. Cenab-ı Hak o kitapların harfleri adedince her birisine mukabil bin rahmet ihsan etsin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Gizli Anlaşmanın Entrikası / 289
* * *
Nurdan bana çok lüzumu bulunan Medresetü’z-Zehranın fütuhatçı mahsulâtını ve kahraman Tahirî’nin merhume haremiyle ve merhume iki kerimesi namına gönderdiği mecmualarını ve iki hafta evvel merhum Hâfız Ali’nin bir hayrülhalefi Mustafa’nın tam zamanında tamam Mektubat’ını ve Nurun metin bir kumandanı Refet Beyin kendi kalemiyle yazdığı mübarek mecmuasını ve pek güzel ve mânidar rüyalı mektubunu aldım ve çok sevindim. Onların her bir harfine Cenab-ı Erhamürrahimîn sizin her birinize bin hasene ihsan etsin. Merhume Hatice ve merhume Hicret’in ve merhume Âişe’nin ruhlarına ve kabirlerine binler rahmet eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / 299
* * *
Erhamürrahimîn olan Rabbimizden daimî niyazım, aziz, muhterem ve müşfik Üstadımdan ebediyen razı olsun ve bütün maksadını hasıl eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Heyet-i Sıhhiyeye / 374
* * *
“Allah’ım, erkek ve kadın bütün mü’minleri bağışla.” Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 394
BARLA LÂHİKASI
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle ve pek kesretli bir selâmetle salât ve selâm et. Âmin.
Barla Lâhikası / Yedinci Risale Olan Yedinci Mesele / 18
* * *
Cenab-ı Hak bunların emsâlini ziyade etsin ve onları da muvaffak etsin ve tarik-i haktan ayırmasın. Âmîn.
Allahım, bizi ve bu ikisini ve kardeşlerimizden onların emsallerini, Kur’ân ve İmân hizmetinde, Senin muhabbet ve rızanı celb edecek şekilde muvaffak et-kendisine Kur’ân’ı indirdiğin o zat hürmetine ki, gece gündüz değiştikçe ve güneş ve ay döndükçe salât ve selâmın en üstünü onun üzerine olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Mukaddeme / 21
* * *
Hemen Cenab-ı Erhamürrâhimîn aziz Üstadımızı sıhhat ve âfiyette dâim ve ümmet-i Muhammed üzere kaim buyursun. Âmin, bihürmeti Seyyidi’l-Mürselîn.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektup ve Zeyilleri / 24
* * *
Allah çok razı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektup ve Zeyilleri / 29
* * *
Allah’ım, bu dünyadan bizi ancak kelime-i şehadet ve imanla çıkar. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektup ve Zeyilleri / 33
* * *
Altın yaldızla yazılması lâzımgelen eser-i âlînizde, Resul-i Müctebâ Aleyhi Ekmelü’t-Tehâyâ Efendimiz Hazretlerine dil uzatan hâin-i bîdin olan mülhid hâinlerin kuruyası dillerini, inâyet-i İlâhî ve ruhaniyet-i Peygamberî ve şeriat kılıcıyla kesmeye muvaffak olduğunuz şu eser-i bergüzîdenizi Cenab-ı Hak ind-i İlâhîsinde ve nezd-i Peygamberîde kabul eylesin. Şefâat-i Nebeviyeye efendimi ve fakiri de nâil eyleyip, sancak-ı Muhammedî (a.s.m.) tahtında cümlemizi ihvanlarımızla beraber haşreylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Zeyli ve İkinci Kısmı / 39
* * *
Hal-i âlem müsait olsa da, hazine-i hassa-i Kur’ân’dan çıkararak tâbir-i âlinizce dellâllığını yaptığınız elmasları çok gözler görse! Görse de, sarhoşlar ayılsa, mütehayyirler kurtulsa, mü’minler sevinse, mülhidler, kâfirler, müşrikler imana, insafa, daire-i akla gelseler! Ve bu mes’ut ve ulvî neticeyi bizlere idrak ettirmesini eltaf-ı İlâhiyeden tazarru ve niyaz ediyorum. Âmin. Allah sizden ebeden razı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Zeyli ve İkinci Kısmı / 42
* * *
Allah’ım, Risale-i Nurla şereflenen bu dürr-ü yektâ müellifi muhafaza eyle. Onun ve kalbi hakikatlarla dolu olan Sabri’nin kalbine neşe ve sürur ver. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Zeyli ve İkinci Kısmı / 44
* * *
Bu eserler başlı başına, ayrı ayrı birer fâtihtir. İnşaallah, her cihetle feth ederek fâtih olacaktır. Cenab-ı Mevlâ âhirette cümlemizi sevabına nâil eyleyip şefaatine mazhar buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 45
* * *
Cenab-ı Vâhibü’l-Atâyâdan dilerim ki, Nur bahçelerinin meyvelerinin hepsinden tatmaya arkadaşlarım gibi âcizlerini de muvaffak kılsın. Âmin!
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 47
* * *
Cenab-ı Vâhibü’l-Atâyâdan dilerim ki, Nur bahçelerinin meyvelerinin hepsinden tatmaya arkadaşlarım gibi âcizlerini de muvaffak kılsın. Âmin! Hemen Cenab-ı Allah’tan dilerim, beni ve bütün kardeşlerimizi nefis ve cin ve ins ve şeytanların mekirlerinden muhafaza eylesin ve dalâlete sapanlardan eylemesin. Âmîn.
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 49
* * *
Allah sizden çok razı olsun. Âmin! Nurlarla alâkadar olmak, Kur’ân’a hâdim olmak, Allah’a karşı haddini ve acz-i tam içinde bulunduğunu anlamak ve bütün mevcudiyetiyle kabul etmekle olur diye mütemadiyen mü’minleri bu kestirme, selâmetli ve saâdetli yola çağıran Üstadımızdan Allahü Zülcelâl Hazretleri ebeden razı olsun. Dünyevî, uhrevî bütün muradlarını hasıl etsin. Ümmet-i Muhammed’e bağışlasın. Âmin bihurmeti Seyyidi’l- Mürselîn.
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 51
* * *
“Ya Rab! Bihakkı ismike’l azim ve bihakkı Kur’ani’l-Hakim ve bihakkı Habibike’l Ekrem, deryâ-yı nurun başkumandanı olan Üstadımı razı olduğun amel üzerine sâbit ve razı olacağı amelini teshil ve müyesser kıl. Âmin, bi hürmeti seyyidi’l-mürselîn.”
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 55
* * *
Rabbim, Üstadımızı iki cihanda aziz ve gayelerine vâsıl eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 58
* * *
Sevgili Üstadım, Allah sizden ebeden razı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 61
* * *
…bu azîm, kudsî hizmetinizin mükâfatını Cenab-ı Hak size pek lâyık bir tarzda ihsan etsin. Dünya ve âhirette sizden ve bizim gibi âciz ve kusurlu hizmetçilerinden razı olsun. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 63
* * *
Cenab-ı Hakkın bize inkişaf-ı kalbî ihsan buyurması hususundaki dua-yı hayriyelerini istirham eylerim, sevgili Üstadım Efendim. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 66
* * *
“Cenab-ı Zülcelâl ve’l-Kemal Hazretleri, muhterem Zat-ı Üstadânelerini dünyalar durdukça Nur Risalelerini rehberlikte, delâlette ve nur dellâllığında ilâ-âhiri’d-deveran kaim buyursun” Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 67
* * *
Cenab-ı Hak sizden ebedî râzı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / 69
* * *
Rabbim yorgunluğunuza bedel bin ehl-i gazâ sevabı ihsan buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 70
* * *
Sevgili Üstadım, “Cenab-ı Hak bu kıymetli eserleri kıyamete kadar mü’min kullarına yetiştirsin” duasıyla hatm-i kelâm eylerim, efendim. Âmin!
Barla Lâhikası / 72
* * *
Cenab-ı Hak gözlerimizin perdelerini kaldırsın, hakaiki hakkıyla bize göstersin. Âmin.
Barla Lâhikası / 75
* * *
Cenab-ı Hâlık-ı Lemyezel Hazretleri bu gibilere de tarik-i Hakkı nasîbedâr eylesin. Âmin, bihürmet-i seyyidi’l-mürselîn.
Barla Lâhikası / 76
* * *
Cenab-ı Hâlık ümmet-i Muhammed’in (a.s.m.) kalblerine ilham versin, ruhlarını nurlandırsın, saâdet-i dâreyn ihsan buyursun.
Barla Lâhikası / 77
* * *
Cenab-ı Hak, sizlere lâyık bir tarzda hayr-ı kesir ihsan eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / 78
* * *
Allahü Zülcelâl Hazretleri sizden ebeden razı olsun ve ümmet-i merhume-i Muhammediyeyi (a.s.m.) dalâletten kurtarmak ve şahrâh-ı Kur’ân’a delâlet eylemek hususundaki ihlâslı mücahede ve hizmetinizde dâim ve muvaffak buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 83
* * *
Allah’ım, Mekkî, Medenî, Hâşimî ve Kureyşî olan Habîbinin hürmetine bizim arzumuzu ve Üstadımız Said Nursî’nin maksûdunu tahakkuk ettir. Âmin!
Barla Lâhikası / 84
* * *
Cenab-ı Hak sizi muvaffak etsin, fütur vermesin, şevkinizi artırsın. Âmin!
Barla Lâhikası / 87
* * *
Cenab-ı Hak, böyle Hüsrev’lerin adedini çoğaltsın ve daim arttırsın. Âmin.
Barla Lâhikası / 89
* * *
Cenab-ı Lemyezel Hazretleri siz Üstadımı, bu ve bunun emsâli âsâr-ı bergüzîde telifinde, envâr ve hakikatler neşir ve dellâllığında çok zamanlar daim ve kaim buyursun. Ve siz Üstadımı, sizi sevenlerin ve dellâllığında bulunduğunuz nidalarınızı işitmek ve dinlemek, okuyup yazmak, mucibince hareket ve amel etmek heves ve iştiyakında bulunan kardeşlerimin başından eksik buyurmasın. Âmin, bihürmeti seyyidi’l-Murselîn.
Barla Lâhikası / 91
* * *
Ey aziz Üstadım, Allah sizden ebeden razı olsun. Amin!
Barla Lâhikası / 92
* * *
Allahü Zülcelâl Hazretleri dünyevî ve uhrevî bütün matlup ve maksudunuzu ihsan, bilhassa ümmet-i merhume-i Muhammediye (a.s.m.) hakkındaki dualarınızı dergâh-ı ulûhiyetinde kabul buyursun. Hakikaten Kur’ân’a, imana hizmetten başka birşey düşünmeyen aziz ve muhterem Üstadımızı bu ümmete bağışlasın ve rıza-i İlâhîsine nâil buyursun. Âmin, bihurmeti’l-Kur’âni’l-Mübîn ve bihurmeti İmami’l-Mübîn.
Barla Lâhikası / 94
* * *
“Heman Rabbim, hakikî verese-i Enbiyayı teksir, dünyevî ve uhrevî âmâl ve makasıdına muvaffak buyursun” Amin!
Barla Lâhikası / 96
* * *
Cenab-ı Hak, Feyyâz-ı Mutlak ve Hallâk-ı Azîm mevcudat ve câmidat ve zerreler adedince sizden razı olsun. Âmin. Yarın mahşerde, herkesten evvel Resul-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Efendimiz Hazretlerinin şefaatine mazhar ol, inşaallah. Âmin.
Barla Lâhikası / 100
* * *
Allahü Zülcelâl cümlesinden razı olsun ve neşr-i envâr-ı Kur’âniyede daimî muvaffakıyetlere mazhar buyursun. Amin!
Barla Lâhikası / 107
* * *
On Dördüncü Lem’anın Birinci Makamını teşkil eden iki mesele bence çok mühimdir. Bu dersin takrir ve tahririne vesile olan Refet Bey kardeşimizden Allah razı olsun. Amin!
Barla Lâhikası / 109
* * *
Âsâr-ı nurun bir zübdesi, hazâin-i nurun elmas anahtarı, resâil ve Mektubat’ın nurlu kapısı olan bu hayırlı telife sebep olanları da, müellifini de, Allahü Zülcelâl ve’l-Kemal Hazretleri saâdet-i dâreyne mazhar buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 110
* * *
Cenab-ı Hak, sevgili Üstadımızı âfiyette dâim, ömürlerine bereket ve herbir umûrunda muvaffakiyet ihsan buyursun da, pek çok zamanlar başımızda tâc-ı zafer olarak taşıyalım ve hizmet-i Kur’ân’da çalışalım, yorulalım, yol alalım. Ve cümle mü’minîn de istifade etsin ve ehl-i bid’a ve mülhidlerin de başları yere gelsin. “O gençler mağaraya sığındıklarında, ‘Ey Rabbimiz,’ demişlerdi. ‘Bize yüce katından bir rahmet ver ve işimizde, Senin rızana erişmek için muvaffakiyet nasip et.” [Kehf Sûresi: 18:10.] Amin!
Barla Lâhikası / 112
* * *
Ey sevgili Üstadım, her hususta size yapılacak dua için kelimat bulamıyorum. Zât-ı Zülcemal, bu kadar güzelliklere, hazine-i rahmetinden binler güzellikleri size ihsan etmekle mukabele buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 125
* * *
Cenab-ı Hak, hazine-i bînihayesinden emsâl-i sairesini ihsan buyursun. Âmin, bihurmeti Seyyidi’l-Murselîn.
Barla Lâhikası / 126
* * *
“Ya Rab! Sen Üstadımızdan hoşnud olacağı tarzda razı ol!” Amin!
Barla Lâhikası / 127
* * *
Hemen Cenab-ı Kibriya, şu enhâr-ı kevseri hayat-ı bâkiye harmanı olan mahşere kadar akıtsın… Âmin.
Barla Lâhikası / 128
* * *
Cenab-ı Hak o zatı şefâat-i Kur’ân’a mazhar etsin. Amin!
Barla Lâhikası / 132
* * *
Cenab-ı Hak beni de, sizi de tarik-i Haktan şaşırtmasın. Âmin.
Barla Lâhikası / 133
* * *
Ya Rab! Yanımızda elçiniz ve dergâhınızda elçimiz olan reisimize merhamet et ki, bize sirayet etsin. Allah’ım, Senin kulun ve resulün olan efendimiz Muhammed’e ve onun bütün âl ve ashabına salât eyle. Amin!
Barla Lâhikası / Mesail-i Müteferrika / 151
* * *
“Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek, bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Barla Lâhikası / Mesail-i Müteferrika / 153
* * *
Cenab-ı Hak ona, o bana yazdığı Pencere Risalesinin hurufu adedince ruhuna rahmet, kalbine nur, aklına hakikat, malına bereket ihsan eylesin. Âmin, Âmin, Âmin.
Barla Lâhikası / Mesail-i Müteferrika / 159
* * *
Biraderzadem Halil Nâci’nin dünyevî musibeti, beni de cidden mahzun eyledi. Cenab-ı Hak onu da kurtarsın, size de sabır ve tahammül ihsân eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 164
* * *
Cenab-ı Hakkın rahmetine sığınmalıyız ki, nîrân-ı muhrika yapmasın, envâr-ı müşrikaya çevirsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 165
* * *
Cenab-ı Hak sıhhat ve âfiyet versin. Mehmed Efendi bana yeniden bir levha yazması beni minnettar ediyor. Cenab-ı Hak yazdığı herbir harfe mukabil bin sevap ihsan eylesin. Âmin, Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 167
* * *
Cenab-ı Hak yeni hayatınızı mübarek eylesin ve refika-i hayatınızı hayat-ı ebediyenizde, Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfının âhirlerindeki Üçüncü İşarette, refika-i hayata dair vaade ve sıfata mazhar eylesin, Âmin. Kardeşim, sen, Hüsrev, Âsım, nazarımda çok kıymettarsınız. Cenab-ı Hak sizleri ve sizin gibileri Kur’ân hizmetinde sâbit-kadem ve fedakâr ve kemal-i sadakatte dâim ve muvaffak eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 173
* * *
Cenab-ı Hak bize ve size tarik-i Hakta hizmet-i Kur’âniyede sebat ve metânet versin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 174
* * *
Cenab-ı Hak muvaffak etsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 175
* * *
Bedreddin’in küçüklüğüyle beraber, büyük talebeler dairesine dahil etmişim. O, küçüklerin büyüğüdür. Ve inşaallah Cenab-ı Hak onun emsâlini çoğaltsın. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 176
* * *
Tenekeci Mehmed Efendinin hıfz-ı Kur’ân’a çalışmak niyeti çok mübarektir. Cenab-ı Hak onu muvaffak etsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 180
* * *
Cenab-ı Hak onu sizlere medar-ı tesellî ve ünsiyet ve evinize küçük bir melâike hükmüne getirsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 187
* * *
Cenâb-ı Haktan niyaz ediyorum ki, bundan sonra Cenâb-ı Hak bana o hizmete lâyık ihlâs ihsan etsin, ehl-i dünyaya tasannu ve riyâdan kurtarsın. Amin!
Barla Lâhikası / Onuncu Lem´a / 205
* * *
Allah affetsin. Amin!
Barla Lâhikası / Onuncu Lem´a / 206
KASTAMONU LÂHİKASI
Dünya ve ahiret hayatınızdaki dakikaların âşireleri adedince Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Manevi Bir İhtarla Bir İki İnce Meseleyi Size Yazıyorum / 25
* * *
Hüsrev’in çok şirin ve fevkalade yazdığı Hastalar Lem’ası ile Esmâ-i Sitte Lem’ası, benim nazarımda elmasla yaldızlı yazılan ve onlar kadar uzun iki mektub-u sadâkat-medâr hükmünde bana göründü, Risale-i Nur’a çok ehemmiyetli hizmetlerini gözyaşıyla hatırlattı. Ve Firdevsî hediyenizdeki risalelerin harfleri adedince, Cenab-ı Erhamürâhimîn sizlere rahmet, bereket, saadet ihsan eylesin. Amin. Allah’ım, İmân ve Kur’an hizmetinde onu muvaffak eyle. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Âhirzamandan Haber Veren Mühim Bir Hadis / 31
* * *
“Yâ Rab, bana bir mürşid-i kâmil ihsan buyur” Amin!
Kastamonu Lâhikası / 37
* * *
Allah sizlerden ebedî razı olsun. Amin. Ve sizi, hizmet-i imaniye ve Kur’aniyede muvaffak eylesin, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 47
* * *
Bize, gönderdiğiniz Risale-i Nur’ların harfleriyle, bu Regaib Kandili, Miraç ve Kadir gecelerinin dakikalarındaki âşirelerin çarpımı adedince Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun, Cenab-ı Hak size bir o kadar sevap ve hasene ihsan etsin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 56
* * *
Sizin bu defa nurlu hediyelerinizin her harfine mukabil Cenab-ı Erhamürrahimin defter-i âmâlinize bin hasene yazsın ve Âsım’ın ruhuna bin rahmet versin. Amin.
Kur’an-ı Mucizü’l-Beyânın ve Risale-i Nur’un hazinelerinin kerametli ve yaldızlı bir anahtarı olan kalem-i Hüsrevî, elhak, Mucizat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) gizli güzelliğini her göze gayet parlak ve güzel gösteriyor. Cenab-ı Hak bu kalemi, bu hizmette muvaffak ve dâim eylesin. Amin.
Mübarek heyetinin büyük bir kahramanı Büyük Ali’nin sisteminde Küçük Ali’nin Mucizat-ı Kur’aniyesi, Mucizat-ı Ahmediyenin tam mutabık bir bâki pırlanta tarzında mevki aldı. Erhamürrâhimîn, her harfine mukabil, yazana on sevap ihsan eylesin. Amin.
Mehmed Tahirî! Küçük Lûtfî’nin hayrü’l-halefi ve Atabey’in kahramanı, bu havaliye nurlu ve güzel hediyeleri çok kıymettardır. Rahmanür- Rahim, hazine-i rahmetinden ona ve pederine her hurufuna ve her kelimeye mukabil rahmet etsin. Amin.
Aydınlı Hasan Ulvi’nin kuvvetli kalemi inşaallah merhum Âsım’ın noksan bıraktığı vazife-i Nuriyeyi tekmil edecek ve o güzel kalemle Âsım’ın ve Lütfî’nin ruhlarını şâd edecek. Onun küçük hediyesi, ilerideki kıymettar hizmetlerini ihsas ederek büyük bir mevki aldı. Allah ondan razı olsun. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 57
* * *
Cenab-ı Hak herbir gecesini sizin hakkınızda leyle-i Mirac ve leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymettar eylesin, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 58
* * *
İnşaallah o Gül fabrikasının kalemi, buraları da bir gülistana çevirecek. Cenab-ı Hak, o kalem sahibine, yazdığı her harf-i Kur’an’a mukabil, leyle-i Kadir’deki gibi otuz bin sevap ve rahmet ve hasene versin. Amin, Âmin, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 61
* * *
Allah’ım! Bu Ramazan’da Leyle-i Kadrimizi bize ve sadık Risale-i Nur talebelerine bin aydan daha hayırlı kıl. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 62
* * *
Sizin bayramınızı, leyle-i Kadrinizi, Ramazan-ı Şerifte makbul dualarınızı bütün ruh u canımla tebrik ve tes’id ediyorum. Cenab-ı Hak, bu bayramın sürurunu, hakikî ve geniş ve umumî sürura mukaddeme ve vesile eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 70
* * *
Cenab-ı Hak, o kahramanlardan ebeden razı olsun, Âmin Cenab-ı Hak, onu ve onun gibi Risale-i Nur’a çalışan masumlara tevfik ve selamet ve saadet ihsan eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Dört-Beş Kardeşlerime Ait Birer Kısacık Konuşacağım / 94
* * *
Cenab-ı Hak, onlardan ve o medresenin umum talebelerinden ve üstadlarından ebeden razı olsun. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Dört-Beş Kardeşlerime Ait Birer Kısacık Konuşacağım / 96
* * *
“Yâ Rab, madem Isparta, Risale-i Nur’un bir Medresetü’z-Zehrâsıdır, sen oradaki fena memurları dahi ıslah eyle ve hüsn-ü âkıbet ver” Amin!
Kastamonu Lâhikası / Dört-Beş Kardeşlerime Ait Birer Kısacık Konuşacağım / 103
* * *
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirtlerini böylelerin şerrinden muhafaza eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / 113
* * *
Cenab-ı Erhamürrâhimîn bu Ramazan-ı Mübarekenin hürmetine, Rahmeten lil-Âlemîn olan Resul-i Ekrem Aleyhassülâtü Vesselamın ümmetine rahmetiyle imdat eylesin. Amin. Âsâr-ı gadab-ı İlahî olan âfât ve dalâletlerden muhafaza eylesin. Amin. Ve Risale-i Nur şakirtlerini neşr-i envâr-ı Kur’aniyede muvaffak eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / 116
* * *
Cenab-ı Hak bizi ve sizi, bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin, amin.
Kastamonu Lâhikası / 119
* * *
Cenab-ı Hak, fazl ve keremiyle, bu hizmette halisane, muhlisâne bizi ve umum Risale-i Nur şakirtlerini daim muvaffak eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / 122
* * *
Allahım, “Bizi doğru yola ilet [Fatiha Sûresi: 6]
• Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tabi olan salih kullarının yoluna ilet, gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil. Amin [Fatiha Sûresi: 7]”
Kastamonu Lâhikası / Fatiha´nın Âhirinde İşaret Olunan Üç Yolun Beyanı / 124
* * *
Allah’ım, “Bizi doğru yola ilet.” [Fatiha Sûresi: 6]
Kastamonu Lâhikası / Hakiki Bütün Elem Dalâlette Bütün Lezzet İmandadır / 129
* * *
Bizi mükâfâtlandır, bize merhamet et, bizi bağışla, bize muvaffakiyet ihsan et ve bizi doğru yoldan ayırma. Bu leyle-i Kadri, hakkımızda bin aydan hayırlı kıl. Amin!
Kastamonu Lâhikası / 138
* * *
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirtlerini bu musibetlerin şerrinden muhafaza eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Küçük Hüsrev Ve Feyzi´nin Bir İstihracıdır / 151
* * *
Cenab-ı Hak, o validemizi mağfiret eylesin, Âmin. Cenab-ı Hak sana, sabr-ı cemîl ihsan ve o merhumeyi de garik-i rahmet eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Küçük Hüsrev Ve Feyzi´nin Bir İstihracıdır / 155
* * *
Cenab-ı Hak bizi de onların hayırlı dualarına hissedar eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Risale-i Nur Şakirtleri Tarafından Sorulan Suale Cevaptır / 162
* * *
Kardeşimiz Kâtip Osman’ın mektubu, ayrı ayrı çok meraklarıma bir merhem oldu. Cenab-ı Hak, onun gibi Risale-i Nur’a binler şakirtleri o medrese-i nuranîde yetiştirsin. Amin. On üç sene evvel Barla’da, beş misli bereketle keramet derecesine çıkan tatlı lokmaları ve o lokmaları hediye eden, çok mübarek Hacı Hafız’ı sürurla hatırımıza getiren bu yeni gelen tatlı lokmaları, beş çeşit tatlı geldi. Herbir tanesine sizlere Cenab-ı Hak Cennette binler Cennet tatlıları versin, Âmin.
Cenab-ı Hak, merhumeyi mağfiret eylesin. Ve sana ve onun evlâtlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 178
* * *
Cenab-ı Hak, onlara, yazdıkları herbir harfe mukabil bin hasene versin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 185
* * *
Cenab-ı Hak sizi bu hizmet-i Nuriyede daima muvaffak eylesin, Âmin. Ve sizden ebeden râzı olsun, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 188
* * *
Cenab-ı Hak, o kalemlerin siyah nur olan mürekkeplerini, hadis-i sahihin nassıyla, herbir dirhemini, yüz dirhem şehid kanı kıymetinde yevm-i haşir ve mizanda defter-i hasenatlarına ilâve eylesin. Amin.
Cenab-ı Hak, onun akaribine sabr-ı cemil ve ona mağfiret-i kâmile ihsan eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 189
* * *
Cenab-ı Hak, onları yazan o kalem sahiplerine, herbir harfine mukabil on rahmet eylesin, Âmin. Cenab-ı Hak, onlardan ve sizlerden ebeden razı olsun. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 190
* * *
Cenab-ı Hak sizlere, hazine-i rahmetinden onların hurufatı adedince defter-i âmâlinize haseneler yazsın. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 191
* * *
Aziz, sıddık kardeşlerim ve hizmet-i imaniyede kuvvetli, metin, ciddi, sarsılmaz, fedakar arkadaşlarım ve seyahat-i berzahiye ve uhreviyede nuranî yoldaşlarım, Sizin, herbir dirhemi yüz dirhem şüheda kanı kadar kıymettar siyah nuru akıtan mübarek kalemlerinizin bu defaki kudsi hediyelerin herbir harfine mukabil, Cenab-ı Erhamürrâhimîn sizlere bin rahmet eylesin. Amin. Cenab-ı Hak sizlerden ebeden râzı olsun. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 198
* * *
İsm-i Azamın hakkına ve Mucizu’l-Beyanın hürmetine ve Resulu Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın şerefine bu mecmuayı bastıranları ve mübarek yardımcılarını Cennetü’l-Firdevste saadeti ebediyeye mazhar eyle. Amin. Ve defter-i hasenatlarına Kastamonu Lahikasının herbir harfine mukabil bin hasane yazdır. Amin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas eyle. Amin. Ya Erhamerrahimin! Umum Risale-i Nur Şakirtlerini iki cihanda mes’ud eyle. Amin. İnsi ve cinni şereflerinden mehafaza eyle. Amin. Ve bu aciz ve biçare Saidin kusuratını affeyle. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Dua / 209
SİKKE-İ TASDÎK-I GAYBÎ
Allahım, İsm-i Azamın ve Resul-i Ekremin (a.s.m.) hürmetine, alem-i İslamdaki insanlar arasında Risale-i Nur’un devamlı neşriyle bizim için Kur’an hizmetini kolaylaştır. Amin, amin, amin.
O gün Allah’ın, peygamberin maiyetinde bulunan müminleri utandırmayacağı gündür. O gün onların nûru önlerinden ve sağlarından koşarak Cennete yol gösterirken, onlar da ‘Ey Rabbimiz,’ derler. ‘Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.]
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Birinci Şuâ / 81
* * *
“Yâ Rab, bu müthiş rüyayı hayra tebdil eyle”
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Birinci Şuâ / 85
* * *
“Yâ Rab, beni kurtar, emân ve emniyet ver”
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 116
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 2:286.]
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 119
* * *
Ey Halim olan Allah’ım! Senin yardımınla açıklığa kavuşan bir ilmin sırlarıyla bana bir kerem lutfet ey Celâl sahibi!
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 120
* * *
Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Doğrusunu Allah bilir. Hata ve günahlarımdan, yanılgı ve yanlışlıklarımdan dolayı Allah’tan mağfiret diliyorum. Risale-i Nur’un okunan, yazılan ve havada temessül eden harflerinin dünyada, berzahta ve ahiretteki dakikalarının aşireleriyle çarpımından çıkan netice kadar, İmân ve Kur’an nimetinden dolayı Allah’a hamd olsun.
Allah’ım, Hz. Muhammed’e, onun Âl ve Ashabına da o kadar salât ve selâm eyle. Bize ve Nur Talebelerine de o kadar rahmet eyle. Âmin. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 122
***
SÖZLER
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَ بِه۪ نَسْتَع۪ينُ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 5
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ اَسْرَارِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَ بِحُرْمَتِه۪ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ وَ ارْحَمْنَا رَحْمَةً تُغْن۪ينَا بِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 16
... صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ نَبِيِّكَ وَ صَفِيِّكَ وَ خَل۪يلِكَ وَ جَمَالِ مُلْكِكَ وَ مَل۪يكِ صُنْعِكَ وَ عَيْنِ عِنَايَتِكَ وَ شَمْسِ هِدَايَتِكَ وَ لِسَانِ حُجَّتِكَ وَ مِثَالِ رَحْمَتِكَ وَ نُورِ خَلْقِكَ وَ شَرَفِ مَوْجُودَاتِكَ وَ سِرَاجِ وَحْدَتِكَ فِى كَثْرَةِ مَخْلُوقَاتِكَ وَ كَاشِفِ طِلْسِمِ كَائِنَاتِكَ وَ دَلَّالِ سَلْطَنَةِ رُبُوبِيَّتِكَ وَ مُبَلِّغِ مَرْضِيَّاتِكَ وَ مُعَرِّفِ كُنُوزِ اَسْمَائِكَ وَ مُعَلِّمِ عِبَادِكَ وَ تَرْجُمَانِ اٰيَاتِكَ وَمِرْاٰتِ جَمَالِ رُبُوبِيَّتِكَ وَ مَدَارِ شُهُودِكَ وَ اِشْهَادِكَ وَ حَب۪يبِكَ وَ رَسُولِكَ الَّذ۪ى اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ وَ عَلٰى اِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ عَلٰى مَلٰئِكَتِكَ الْمُقَرَّب۪ينَ وَ عَلٰى عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 36
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ بِعَدَدِ جَم۪يعِ الْحُرُوفَاتِ الْمُتَشَكِّلَةِ ف۪ى جَم۪يعِ الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ ف۪ى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰٓى اٰخِرِ الزَّمَانِ
Sözler (RNK) - 43
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ مُعَلِّمًا لِعِبَادِكَ لِيُعَلِّمَهُمْ كَيْفِيَّةَ مَعْرِفَتِكَ وَ الْعُبُودِيَّةَ لَكَ وَ مُعَرِّفًا لِكُنُوزِ اَسْمَٓائِكَ وَ تَرْجُمَانًا لِاٰيَاتِ كِتَابِ كَٓائِنَاتِكَ وَ مِرْاٰتًا بِعُبُودِيَّتِه۪ لِجَمَالِ رُبُوبِيَّتِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ وَ ارْحَمْنَا وَ ارْحَمِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ اٰم۪ينَ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ
Sözler (RNK) - 51
عَلَيْهِ صَلَوَاتُ الرَّحْمٰنِ مِلْءَ الدُّنْيَا وَ دَارِ الْجِنَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى عَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ ذٰلِكَ الْحَب۪يبُ الَّذ۪ى هُوَ سَيِّدُ الْكَوْنَيْنِ وَ فَخْرُ الْعَالَمَيْنِ وَ حَيَاتُ الدَّارَيْنِ وَ وَس۪يلَةُ السَّعَادَتَيْنِ وَ ذُو الْجَنَاحَيْنِ وَ رَسُولُ الثَّقَلَيْنِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَعِينَ وَ عَلٰٓى اِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 80
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰٓى اَلْطَفِ وَ اَشْرَفِ وَ اَكْمَلِ وَ اَجْمَلِ ثَمَرَاتِ طُوبَٓاءِ رَحْمَتِكَ الَّذ۪ٓى اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ وَس۪يلَةً لِوُصُولِنَٓا اِلٰٓى اَزْيَنِ وَ اَحْسَنِ وَ اَجْلٰى وَ اَعْلٰى ثَمَرَاتِ تِلْكَ الطُّوبَٓاءِ الْمُتَدَلِّيَةِ عَلٰى دَارِ الْاٰخِرَةِ اَىِ الْجَنَّةِ
Sözler (RNK) - 103
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى شَمْسِ سَمَٓاءِ الرِّسَالَةِ وَ قَمَرِ بُرْجِ النُّبُوَّةِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ نُجُومِ الْهِدَايَةِ وَ ارْحَمْنَا وَ ارْحَمِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 142
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَبِحُرْمَتِه۪ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 149
عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ الْمَلَكِ وَالْاِنْسِ وَالْجَانِّ
Sözler (RNK) - 206
وَصَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى رَسُولِكَ الْاَكْرَمِ مَظْهَرِ اِسْمِكَ الْاَعْظَمِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ وَ اِخْوَانِه۪ وَ اَتْبَاعِه۪ اٰم۪ينَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ين
Sözler (RNK) - 218
عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْفُرْقَانُ الْحَك۪يمُ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ مِنَ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِه۪ ٭ عَلٰى مَنْ بَشَّرَ بِرِسَالَتِهِ التَّوْرٰيةُ وَ الْاِنْج۪يلُ وَ الزَّبُورُ ٭ وَ بَشَّرَ بِنُبُوَّتِهِ الْاِرْهَاصَاتُ وَ هَوَاتِفُ الْجِنِّ وَ اَوْلِيَٓاءُ الْاِنْسِ وَ كَوَاهِنُ الْبَشَرِ ٭ وَ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ ٭ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اُمَّتِه۪ ٭ عَلٰى مَنْ جَٓائَتْ لِدَعْوَتِهِ الشَّجَرُ وَ نَزَلَ سُرْعَةً بِدُعَٓائِهِ الْمَطَرُ وَ اَظَلَّتْهُ الْغَمَامَةُ مِنَ الْحَرِّ وَ شَبَعَ مِنْ صَاعٍ مِنْ طَعَامِه۪ مِأَتٌ مِنَ الْبَشَرِ وَ نَبَعَ الْمَٓاءُ مِنْ بَيْنِ اَصَابِعِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَالْكَوْثَرِ وَ اَنْطَقَ اللّٰهُ لَهُ الضَّبَّ وَ الظَّبْىَ وَ الْجِذْعَ وَ الذِّرَاعَ وَ الْجَمَلَ وَ الْجَبَلَ وَ الْحَجَرَ وَ الْمَدَرَ صَاحِبِ الْمِعْرَاجِ وَ مَازَاغَ الْبَصَرُ ٭ سَيِّدِنَا وَ شَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ كُلِّ الْحُرُوفِ الْمُتَشَكِّلَةِ فِى الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ ف۪ى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰٓى اٰخِرِ الزَّمَانِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 263
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْفُرْقَانُ الْحَك۪يمُ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 267
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ الْحَك۪يمُ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 274
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ وَ كَرِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا وَ مَوْلٰينَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ نَبِيِّكَ وَ رَسُولِكَ النَّبِىِّ الْاُمِّىِّ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ وَ اَزْوَاجِه۪ وَ ذُرِّيَّاتِه۪ وَ عَلَى النَّبِيّ۪نَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ الْمَلٰٓئِكَةِ الْمُقَرَّب۪ينَ وَ الْاَوْلِيَٓاءِ وَ الصَّالِح۪ينَ ٭ اَفْضَلَ صَلَاةٍ وَ اَزْكٰى سَلَامٍ وَ اَنْمٰى بَرَكَاتٍ بِعَدَدِ سُوَرِ الْقُرْاٰنِ وَ اٰيَاتِه۪ وَ حُرُوفِه۪ وَ كَلِمَاتِه۪ وَ مَعَانِيه۪ وَ اِشَارَاتِه۪ وَ رُمُوزِه۪ وَ دَلَالَاتِه۪ وَاغْفِرْلَنَا وَارْحَمْنَا وَ الْطُفْ بِنَا يَٓا اِلٰهَنَا يَا خَالِقَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ ٭ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ٭ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 291
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ قَالَ اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّ۪ينِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 297
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ دَلَّ عَلٰى وُجوُبِ وُجُودِكَ وَ وَحْدَانِيَّتِكَ وَ شَهِدَ عَلٰى جَلَالِكَ وَ جَمَالِكَ وَ كَمَالِكَ الشَّاهِدُ الصَّادِقُ الْمُصَدَّقُ وَ الْبُرْهَانُ النَّاطِقُ الْمُحَقَّقُ سَيِّدُ الْاَنْبِيَاءِ وَ الْمُرْسَل۪ينَ الْحَامِلُ سِرَّ اِجْمَاعِهِمْ وَ تَصْد۪يقِهِمْ وَ مُعْجِزَاتِهِمْ وَ اِمَامُ الْاَوْلِيَاءِ وَ الصِّدِّيق۪ينَ الْحَاو۪ى سِرَّ اِتِّفَاقِهِمْ وَ تَحْق۪يقِهِمْ وَ كَرَامَاتِهِمْ ذُو الْمُعْجِزَاتِ الْبَاهِرَةِ وَ الْخَوَارِقِ الظَّاهِرَةِ وَ الدَّلَائِلِ الْقَاطِعَةِ الْمُحَقَّقَةِ الْمُصَدَّقَةِ لَهُ ذُو الْخِصَالِ الْغَالِيَةِ فِى ذَاتِهِ وَ الْاَخْلَاقِ الْعَالِيَةِ فِى وَظ۪يفَتِهِ وَ السَّجَايَا السَّامِيَةِ فِى شَر۪يعَتِهِ الْمُكَمَّلَةِ الْمُنَزَّهَةِ لَهُ عَنِ الْخِلَافِ مَهْبِطُ الْوَحْىِ الرَّبَّانِىِّ بِاِجْمَاعِ الْمُنْزِلِ وَ الْمُنْزَلِ وَ الْمُنْزَلِ عَلَيْهِ سَيَّارُ عَالَمِ الْغَيْبِ وَ الْمَلَكُوتِ مُشَاهِدُ الْاَرْوَاحِ وَ مُصَاحِبُ الْمَلٰئِكَةِ اَنْمُوذَجُ كَمَالِ الْكَائِنَاتِ شَخْصًا وَ نَوْعًا وَ جِنْسًا ـ﴿اَنْوَرُ ثَمَرَاتِ شَجَرَةِ الْخِلْقَةِـ﴾ سِرَاجُ الْحَقِّ بُرْهَانُ الْحَق۪يقَةِ تِمْثَالُ الرَّحْمَةِ مِثَالُ الْمَحَبَّةِ كَشَّافُ طِلْسِمِ الْكَائِنَاتِ دَلَّالُ سَلْطَنَةِ الرُّبُوبِيَّةِ الْمُرْمِزُ بِعُلْوِيَّةِ شَخْصِيَّتِهِ الْمَعْنَوِيَّةِ اِلٰى اَنَّهُ نُصْبُ عَيْنِ فَاطِرِ الْعَالَمِ فِى خَلْقِ الْكَائِنَاتِ ذُو الشَّر۪يعَةِ الَّت۪ى هِىَ بِوُسْعَةِ دَسَات۪يرِهَا وَ قُوَّتِهَا تُش۪يرُ اِلٰى اَنَّهَا نِظَامُ نَاظِمِ الْكَوْنِ وَ وَضْعُ خَالِقِ الْكَائِنَاتِ نَعَمْ اِنَّ نَاظِمَ الْكَائِنَاتِ بِهٰذَا النِّظَامِ الْاَتَمِّ الْاَكْمَلِ هُوَ نَاظِمُ هٰذَا الدّ۪ينِ بِهٰذَا النِّظَامِ الْاَحْسَنِ الْاَجْمَلِ سَيِّدُنَا نَحْنُ مَعَاشِرَ بَنِى اٰدَمَ وَ مُهْد۪ينَا اِلَى الْاِيمَانِ نَحْنُ مَعَاشِرَ الْمُؤْمِن۪ينَ مُحَمَّدٍ بْنِ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ وَ اَتَمُّ التَّسْل۪يمَاتِ مَا دَامَتِ الْاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ فَاِنَّ ذٰلِكَ الشَّاهِدَ الصَّادِقَ الْمُصَدَّقَ يَشْهَدُ عَلٰى رُؤُسِ الْاَشْهَادِ مُنَادِيًا وَ مُعَلِّمًا لِاَجْيَالِ الْبَشَرِ خَلْفَ الْاَعْصَارِ وَ الْاَقْطَارِ نِدَاءً عُلْوِيًّا بِجَم۪يعِ قُوَّتِهِ وَ بِغَايَةِ جِدِّيَّتِهِ وَ بِنِهَايَةِ وُثُوقِهِ وَ بِقُوَّةِ اِطْمِئْنَانِهِ وَ بِكَمَالِ اِيمَانِهِ بِاَشْهَدُ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَر۪يكَ لَهُ
Sözler (RNK) - 333
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ وَارْحَمْنَا وَ ارْحَمْ اُمَّتَهُ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Sözler (RNK) - 336
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَى الذَّاتِ الْمُحَمَّدِيَّةِ اللَّط۪يفَةِ الْاَحَدِيَّةِ شَمْسِ سَمَٓاءِ الْاَسْرَارِ وَ مَظْهَرِ الْاَنْوَارِ وَ مَرْكَزِ مَدَارِ الْجَلَالِ وَ قُطْبِ فَلَكِ الْجَمَالِ
Sözler (RNK) - 359
عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَمْثَالِهِ اَفْضَلُ الصَّلَاةِ وَ اَجْمَلُ التَّسْل۪يمَاتِ
Sözler (RNK) - 385
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ وَ مُرَكَّبَاتِهَا
Sözler (RNK) - 391
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪
Sözler (RNK) - 448
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ اَفْضَلَ وَ اَجْمَلَ وَ اَنْبَلَ وَ اَظْهَرَ وَ اَطْهَرَ وَ اَحْسَنَ وَاَبَرَّ وَ اَكْرَمَ وَ اَعَزَّ وَ اَعْظَمَ وَ اَشْرَفَ وَ اَعْلٰى وَ اَزْكٰى وَ اَبْرَكَ وَ اَلْطَفَ صَلَوَاتِكَ وَ اَوْفٰى وَ اَكْثَرَ وَ اَزْيَدَ وَ اَرْقٰى وَ اَرْفَعَ وَ اَدْوَمَ سَلَامِكَ صَلَاةً وَ سَلَامًا وَ رَحْمَةً وَ رِضْوَانًا وَ عَفْوًا وَ غُفْرَانًا تَمْتَدُّ وَ تَز۪يدُ بِوَابِلِ سَحَٓائِبِ مَوَاهِبِ جُودِكَ وَ كَرَمِكَ وَ تَنْمُوا وَ تَزْكُوا بِنَفَٓائِسِ شَرَٓائِفِ لَطَٓائِفِ جُودِكَ وَ مِنَنِكَ اَزَلِيَّةً بِاَزَلِيَّتِكَ لَا تَزُولُ اَبَدِيَّةً بِاَبَدِيَّتِكَ لَا تَحُولُ عَلٰى عَبْدِكَ وَ حَب۪يبِكَ وَ رَسُولِكَ مُحَمَّدٍ خَيْرِ خَلْقِكَ النُّورِ الْبَاهِرِ اللَّامِعِ وَ الْبُرْهَانِ الظَّاهِرِ الْقَاطِعِ وَ الْبَحْرِ الذَّاخِرِ وَ النُّورِ الْغَامِرِ وَ الْجَمَالِ الزَّاهِرِ وَ الْجَلَالِ الْقَاهِرِ وَ الْكَمَالِ الْفَاخِرِ صَلَاتَكَ الَّت۪ى صَلَّيْتَ بِعَظَمَةِ ذَاتِكَ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ كَذٰلِكَ صَلَاةً تَغْفِرُ بِهَا ذُنُوبَنَا وَ تَشْرَحُ بِهَا صُدُورَنَا وَ تُطَهِّرُ بِهَا قُلُوبَنَا وَ تُرَوِّحُ بِهَٓا اَرْوَاحَنَا وَ تُقَدِّسُ بِهَٓا اَسْرَارَنَا وَ تُنَزِّهُ بِهَا خَوَاطِرَنَا وَ اَفْكَارَنَا وَ تُصَفّ۪ى بِهَا كُدُورَاتِ مَا ف۪ٓى اَسْرَارِنَا وَ تَشْف۪ى بِهَٓا اَمْرَاضَنَا وَ تَفْتَحُ بِهَٓا اَقْفَالَ قُلُوبِنَا
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ٭ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 481
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Sözler (RNK) - 515
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ تَمَثَّلَ ف۪يهِ اَنْوَارُ مَحَبَّتِكَ لِجَمَالِ صِفَاتِكَ وَ اَسْمَٓائِكَ بِكَوْنِهِ مِرْاٰةً جَامِعَةً لِتَجَلِّيَاتِ اَسْمَٓائِكَ الْحُسْنٰى وَ مَنْ تَمَرْكَزَ ف۪يهِ شُعَاعَاتُ مَحَبَّتِكَ لِصَنْعَتِكَ فِى مَصْنُوعَاتِكَ بِكَوْنِهِ اَكْمَلَ وَ اَبْدَعَ مَصْنُوعَاتِكَ وَ صَيْرُورَتِهِ اَنْمُوذَجَ كَمَالَاتِ صَنْعَتِكَ وَ فِهْرِسْتَةَ مَحَاسِنِ نُقُوشِكَ وَ مَنْ تَظَاهَرَ ف۪يهِ لَطَائِفُ مَحَبَّتِكَ وَ رَغْبَتِكَ لِاِسْتِحْسَانِ صَنْعَتِكَ بِكَوْنِهِ اَعْلٰى دَلَّالِى مَحَاسِنِ صَنْعَتِكَ وَ اَرْفَعَ الْمُسْتَحْسِنِينَ صَوْتًا فِى اِعْلَانِ حُسْنِ نُقُوشِكَ وَ اَبْدَعِهِمْ نَعْتًا لِكَمَالَاتِ صَنْعَتِكَ وَ مَنْ تَجَمَّعَ ف۪يهِ اَقْسَامُ مَحَبَّتِكَ وَ اِسْتِحْسَانِكَ لِمَحَاسِنِ اَخْلَاقِ مَخْلُوقَاتِكَ وَ لَطَائِفِ اَوْصَافِ مَصْنُوعَاتِكَ بِكَوْنِهِ جَامِعًا لِمَحَاسِنِ الْاَخْلَاقِ كَافَّةً بِاِحْسَانِكَ وَ لِلَطَائِفِ الْاَوْصَافِ قَاطِبَةً بِفَضْلِكَ وَ مَنْ صَارَ مِصْدَاقًا صَادِقًا وَ مِقْيَاسًا فَائِقًا لِجَم۪يعِ مَنْ ذَكَرْتَ فِى فُرْقَانِكَ اِنَّكَ تُحِبُّهُمْ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ وَ الصَّابِر۪ينَ وَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُتَّق۪ينَ وَ التَّوَّاب۪ينَ وَ الْاَوَّاب۪ينَ وَ جَم۪يعِ الْاَصْنَافِ الَّذ۪ينَ اَحْبَبْتَهُمْ وَ شَرَفْتَهُمْ لِمَحَبَّتِكَ فِى فُرْقَانِكَ حَتّٰى صَارَ اِمَامَ الْحَب۪يب۪ينَ لَكَ وَ سَيِّدَ الْمَحْبُوب۪ينَ لَكَ وَ رَئ۪يسَ اَوِدَّائِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ وَ اِخْوَانِهِ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ
Sözler (RNK) - 528
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَاَصْحَابِه۪
Sözler (RNK) - 535
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى قَالَ اَصْحَاب۪ى كَالنُّجُومِ بِاَيِّهِمْ اِقْتَدَيْتُمْ اِهْتَدَيْتُمْ وَ خَيْرُ الْقُرُونِ قَرْن۪ى وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Sözler (RNK) - 535
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى رَسُولِكَ الَّذ۪ى قَالَ لَاتَسُبُّوا اَصْحَاب۪ى لَوْ اَنْفَقَ اَحَدُكُمْ مِثْلَ اُحُدٍ ذَهَبًا مَا بَلَغَ نِصْفَ مُدٍّ مِنْ اَصْحَاب۪ى صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ
Sözler (RNK) - 538
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى حَب۪يبِكَ الَّذ۪ى فَتَحَ اَبْوَابَ الْجَنَّةِ بِحَب۪يبِيَّتِهِ وَ بِصَلَاتِهِ وَ اَيَّدَتْهُ اُمَّتُهُ عَلٰى فَتْحِهَا بِصَلَوَاتِهِمْ عَلَيْهِ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ الْاَبْرَارِ بِشَفَاعَةِ حَب۪يبِكَ الْمُخْتَارِ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 545
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى سَيِّدِنَا اِبْرَاه۪يمَ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا اِبْرَاه۪يمَ اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
Sözler (RNK) - 579
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ اِخْوَانِه۪ وَ سَلِّمْ وَسَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ د۪ينَنَا اٰم۪ينَ يَا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ
Sözler (RNK) - 605
عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ الصَّلَاةُ وَ التَّسْل۪يمَاتُ مِـلْأَ الْاَرضِ وَ السَّمٰوَاتِ
Sözler (RNK) - 637
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنِ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ وَ نَبَعَ مِنْ اَصَابِعِهِ الْمَاءُ كَالْكَوْثَرِ صَاحِبُ الْمِعْرَاجِ وَ مَا زَاغَ الْبَصَرُ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ اَجْمَِع۪ينَ مِنْ اَوَّلِ الدُّنْيَا اِلٰى اٰخِرِ الْمَحْشَرِ
Sözler (RNK) - 633
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سِرَاجِ وَحْدَتِكَ ف۪ى كَثْرَةِ مَخْلُوقَاتِكَ وَ دَلَّالِ وَحْدَانِيَّتِكَ ف۪ى مَشْهَرِ كَٓائِنَاتِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 647
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 703
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَوةُ عَلٰى سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 750
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) – 807
LEMALAR
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى جَامِعِ مَكَارِمِ الْاَخْلَاقِ وَ مَظْهَرِ سِرِّ ـ﴿وَ اِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍـ﴾ اَلَّذ۪ى قَالَ : مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّت۪ى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّت۪ى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَه۪يدٍ
Lemalar (RNK) - 68
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى شَمْسِ سَمَٓاءِ الرِّسَالَةِ وَ قَمَرِ فَلَكِ النُّبُوَّةِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ نُجُومِ الْهُدٰى لِمَنِ اهْتَدٰى
Lemalar (RNK) - 77
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِهِ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ الْاَبْرَارِ وَعَلٰٓى اَصْحَابِهِ الْمُجَاهِد۪ينَ الْمُكْرَم۪ينَ الْاَخْيَارِ اٰم۪ينَ
Lemalar (RNK) - 105
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَ دَوَٓائِهَا وَ عَافِيَةِ الْاَبْدَانِ وَ شِفَٓائِهَا وَ نُورِ الْاَبْصَارِ وَ ضِيَٓائِهَا وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ
Lemalar (RNK) - 252
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ
Lemalar (RNK) - 308
فَيَكْف۪يكَ اَنَّ اللّٰهَ صَلّٰى بِنَفْسِهِ وَ اَمْلَاكَهُ صَلَّتْ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَتْ
Lemalar (RNK) - 309
عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ الْاَيَّامِ وَذَرَّاتِ الْاَنَامِ
Lemalar (RNK) - 358
عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ الصَّلَاةُ و السَّلَامُ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِهِ
Lemalar (RNK) – 403
ŞUALAR
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا كَث۪يرًا
Şualar (RNK) - 8
حَسْب۪ى رَبّ۪ى جَلَّ اللّٰهُ ٭ نُورْ مُحَمَّدْ صَلَّى اللّٰهُ ٭ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ ٭ حَسْب۪ى رَبّ۪ى جَلَّ اللّٰهُ ٭ سِرُّ قَلْب۪ى ذِكْرُ اللّٰهِ ٭ ذِكْرُ اَحْمَدْ صَلَّى اللّٰهُ ٭ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
Şualar (RNK) - 89
اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَٓا اَيُّهَا النَّبِىُّ
Şualar (RNK) - 91
اَلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِح۪ينَ
Şualar (RNK) - 91
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰٓى اِبْرَاه۪يمَ وَعَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ
Şualar (RNK) - 92
يَا رَبِّ بِحَقِّ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ يَا اَللّٰهُ يَا رَحْمٰنُ يَا رَح۪يمُ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَع۪ينَ بِعَدَدِ جَمِيعِ حُرُوفِ رَسَائِلِ النُّورِ الْمَضْرُوبِ تِلْكَ الْحُرُوفُ ف۪ى عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ جَم۪يعِ عُمْرِنَا فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ مَعَ ضَرْبِ مَجْمُوعِهَا ف۪ى ذَرَّاتِ وُجُود۪ى فِى مُدَّةِ حَيَات۪ى وَاغْفِرْل۪ى وَلِمَنْ يُع۪ينُن۪ى ف۪ى نَشْرِ رَسَائِلِ النُّورِ وَكِتَابَتِهَا بِصَدَاقَةٍ بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا وَ لِاٰبَائِنَا وَلِسَادَاتِنَا وَشُيُوخِنَا وَ لِاَخَوَاتِنَا وَاِخْوَانِنَا وَلِطَلَبَةِ رِسَالَةِ النُّورِ الصَّادِق۪ينَ وَبِالْخَاصَّةِ لِمَنْ يَكْتُبُ وَيَسْتَنْسِخُ هٰذِهِ الرِّسَالَةَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Şualar (RNK) - 172
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ بِعَدَدِ حُرُوفِ الْقُرْاٰنِ الْمَقْرُوئَةِ وَ الْمَكْتُوبَةِ اٰم۪ينَ
Şualar (RNK) - 635
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Şualar (RNK) - 667
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ بِعَدَدِهَا وَارْحَمْنَا وَ ارْحَمْ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ بِعَدَدِهَا اٰم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Şualar (RNK) – 749
MEKTUBAT
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ
Mektubat (RNK) - 89
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى كَاشِفِ طِلْسِمِ كَائِنَاتِكَ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْمَوْجُودَاتِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ مَا دَامَ الْاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ
Mektubat (RNK) - 91
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ وَ عَلٰى اٰلِهِ بِعَدَدِ قَطَرَاتِ الْمَٓاءِ
Mektubat (RNK) - 129
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ عَدَدَ حَسَنَاتِ اُمَّتِهِ
Mektubat (RNK) - 207
عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْفُرْقَانُ الْحَك۪يمُ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ مِنَ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِه۪ عَلٰى مَنْ بَشَّرَ بِرِسَالَتِهِ التَّوْرٰيةُ وَ الْاِنْج۪يلُ وَ الزَّبُورُ ٭ وَ بَشَّرَ بِنُبُوَّتِهِ الْاِرْهَاصَاتُ وَ هَوَاتِفُ الْجِنِّ وَ اَوْلِيَٓاءُ الْاِنْسِ وَ كَوَاهِنُ الْبَشَرِ ٭ وَ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ ٭ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اُمَّتِه۪ ٭ عَلٰى مَنْ جَٓائَتْ لِدَعْوَتِهِ الشَّجَرُ وَ نَزَلَ سُرْعَةً بِدُعَٓائِهِ الْمَطَرُ وَ اَظَلَّتْهُ الْغَمَامَةُ مِنَ الْحَرِّ ٭ وَ شَبَعَ مِنْ صَاعٍ مِنْ طَعَامِه۪ مِأَتٌ مِنَ الْبَشَرِ وَ نَبَعَ الْمَٓاءُ مِنْ بَيْنِ اَصَابِعِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَالْكَوْثَرِ وَ اَنْطَقَ اللّٰهُ لَهُ الضَّبَّ وَ الظَّبْىَ وَ الْجِذْعَ وَ الذِّرَاعَ وَ الْجَمَلَ وَ الْجَبَلَ وَ الْحَجَرَ وَ الْمَدَرَ صَاحِبِ الْمِعْرَاجِ وَ مَازَاغَ الْبَصَرُ ٭ سَيِّدِنَا وَ شَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ كُلِّ الْحُرُوفِ الْمُتَشَكِّلَةِ فِى الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ فِى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰٓى اٰخِرِ الزَّمَانِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 215
عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ الصَّلَاةُ وَالتَّسْل۪يمَاتُ مِـلْاَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتِ
Mektubat (RNK) - 223
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اَهْلِ الْجَنَّةِ فِى الْجَنَّةِ وَ احْشُرْنَا وَ نَاشِرَهُ وَ رُفَقَائَهُ وَ صَاحِبَهُ سَع۪يدًا وَ وَالِد۪ينَا وَ اِخْوَانَنَا وَ اَخَوَاتِنَا تَحْتَ لِوَٓائِه۪ وَارْزُقْنَا شَفَاعَتَهُ وَ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 271
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 276
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ قَالَ اَلْجَنَّةُ تَحْتَ اَقْدَامِ الْاُمَّهَاتِ وَ عَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ
Mektubat (RNK) - 279
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى قَالَ اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْيَانِ الْمَرْصُوصِ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضًا وَ قَالَ اَلْقَنَاعَةُ كَنْزٌ لَا يَفْنٰى وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 293
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ اٰم۪ينَ ٭ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ٭
Mektubat (RNK) - 31
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ سَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ د۪ينَنَا اٰم۪ينَ.
وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 324
عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ اَنْوَاعِ الْكَائِنَاتِ وَمَوْجُودَاتِهَا
Mektubat (RNK) - 330
عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ الْمَلَكِ وَالْاِنْسِ وَالْجَانِّ
Mektubat (RNK) - 338
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ قَالَ ـ﴿اَفْضَلُ مَا قُلْتُ اَنَا وَالنَّبِيُّونَ مِنْ قَبْل۪ى لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُـ﴾ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 358
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ قَالَ اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْيَانِ الْمَرْصُوصِ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضًا ٭ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 370
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 386
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سَيِّدِ الشَّاكِر۪ينَ وَ الْحَامِد۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 396
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ تَسْل۪يمًا كَث۪يرًا اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 405
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّهِ اَدَٓاءً بِعَدَدِ ثَوَابِ قِرَائَةِ حُرُوفِ الْقُرْاٰنِ ف۪ى شَهْرِ رَمَضَانَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 439
اَللّٰهُمَّ يَا مُنْزِلَ الْقُرْاٰنِ بِحَقِّ الْقُرْاٰنِ فَهِّمْنَا اَسْرَارَ الْقُرْاٰنِ مَادَارَ الْقَمَرَانِ وَ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَنْزَلْتَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 444
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالنَّبِىِّ الْاُمِّىِّ الْحَب۪يبِ الْعَالِى الْقَدْرِ الْعَظ۪يمِ الْجَاهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 464
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى اِبْرَاه۪يمَ وَ عَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ فِى الْعَالَم۪ينَ اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
Mektubat (RNK) - 478
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَى الْغَوْثِ الْاَكْبَرِ ف۪ى كُلِّ الْعُصُورِ وَ الْقُطْبِ الْاَعْظَمِ ف۪ى كُلِّ الدُّهُورِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى تَظَاهَرَتْ حِشْمَةُ وَلَايَتِه۪ وَ مَقَامُ مَحْبُوبِيَّتِه۪ ف۪ى مِعْرَاجِه۪ وَ اِنْدَرَجَ كُلُّ الْوَلَايَاتِ ف۪ى ظِلِّ مِعْرَاجِه۪ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 496
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mektubat (RNK) – 508
MUHAKEMAT
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِكَ
Muhakemat (RNK) - 103
أحمده تعالى حمدًا بلا حدّ، وأصلي على رسوله سيدنا محمد وعلى آله وصحبه سالكي الطريق الٔاسدّ
Muhakemat (RNK) - 129
İŞARATÜL İ'CAZ
فَنَحْمَدُهُ مُصَلّ۪ينَ عَلٰى نَبِيِّه۪ مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى اَرْسَلَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ جَعَلَ مُعْجِزَتَهُ الْكُبْرَى الْجَامِعَةَ بِرُمُوزِهَا وَ اِشَارَاتِهَا لِحَقَائِقِ الْكَائِنَاتِ بَاقِيَةً عَلٰى مَرِّ الدُّهُورِ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ عَامَّةً وَ اَصْحَابِه۪ كَافَّةً
İşarat-ül İ'caz (RNK) - 14
MESNEVİ NURİYE
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى هٰذَا الذَّاتِ النُّورَانِىِّ الَّذ۪ى اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ الْحَك۪يمُ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ مِنَ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ اَعْن۪ى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِه۪ عَلٰى مَنْ بَشَّرَ بِرِسَالَتِهِ التَّوْرٰيةُ وَ الْاِنْج۪يلُ وَ الزَّبُورُ وَ بَشَّرَ بِنُبُوَّتِهِ الْاِرْهَاصَاتُ وَ هَوَاتِفُ الْجِنِّ وَ اَوْلِيَٓاءُ الْاِنْسِ وَ كَوَاهِنُ الْبَشَرِ وَانْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ سَيِّدِنَا وَ مَوْلَانَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ الْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اُمَّتِه۪ عَلٰى مَنْ جَٓائَتْ لِدَعْوَتِهِ الشَّجَرُ وَ نَزَلَ سُرْعَةً بِدُعَٓائِهِ الْمَطَرُ وَ اَظَلَّتْهُ الْغَمَامَةُ مِنَ الْحَرِّ وَ شَبِعَ مِنْ صَاعٍ مِنْ طَعَامِه۪ مِئَاتٌ مِنَ الْبَشَرِ وَ نَبَعَ الْمَٓاءُ مِنْ بَيْنِ اَصَابِعِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَالْكَوْثَرِ وَ سَبَّحَ ف۪ى كَفَّيْهِ الْحَصَاةُ وَ الْمَدَرُ وَ اَنْطَقَ اللّٰهُ لَهُ الضَّبَّ وَ الظَّبْىَ وَ الذِّئْبَ وَ الْجِذْعَ وَ الذِّرَاعَ وَ الْجَمَلَ وَ الْجَبَلَ وَ الْحَجَرَ وَ الشَّجَرَ صَاحِبُ الْمِعْرَاجِ وَ مَا زَاغَ الْبَصَرُ سَيِّدِنَا وَ مَوْلَانَا وَ شَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ كُلِّ الْحُرُوفِ الْمُتَشَكِّلَةِ فِى الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ ف۪ى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰى آٰخِرِ الزَّمَانِ وَ اغْفِرْلَنَا وَارْحَمْنَا يَا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 28
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى ذٰلِكَ الْحَب۪يبُ الَّذ۪ى هُوَ سَيِّدُ الْكَوْنَيْنِ وَ فَخْرُ الْعَالَمَيْنِ وَ حَيَاتُ الدَّارَيْنِ وَ وَس۪يلَةُ السَّعَادَتَيْنِ وَ ذُو الْجَنَاحَيْنِ وَ رَسُولُ الثَّقَلَيْنِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ وَ عَلٰٓى اِخْوَانِه۪ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ اٰم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 41
فَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَبِحُرْمَتِه۪ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 47
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ وَ الصَّلَاةُ عَلٰى نَبِيِّه۪
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 49
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ كَمَا يُنَاسِبُ حُرْمَتَهُ وَ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 105
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى د۪ينِ الْاِسْلَامِ وَ كَمَالِ الْا۪يمَانِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى هُوَ مَرْكَزُ دَٓائِرَةِ الْاِسْلَامِ وَ مَنْبَعُ اَنْوَارِ الْا۪يمَانِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ مَا دَامَ الْمَلَوَانِ وَمَا دَارَ الْقَمَرَانِ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 113
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ مَضْرُوب۪ينَ ف۪ى مِثْلِ ذٰلِكَ وَ اَمْثَالِ اَمْثَالِ ذٰلِكَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ وَ اَنْصَارِه۪ وَ اَتْبَاعِه۪ وَاجْعَلْ كُلَّ صَلَاةٍ مِنْ كُلِّ ذٰلِكَ تَز۪يدُ عَلٰٓى اَنْفَاسِىَ الْعَاصِيَةِ ف۪ى مُدَّةِ عُمْر۪ى
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 129
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ الْاَهْوَالِ وَ الْاٰفَاتِ وَ تَقْض۪ى لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَغْفِرَ لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الذُّنُوبِ وَ الْخَط۪ٓيئَاتِ يَٓا اَللّٰهُ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 129
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى نِعْمَةِ الْا۪يمَانِ وَالْاِسْلَامِ بِعَدَدِ قَطَرَاتِ الْاَمْطَارِ وَاَمْوَاجِ الْبِحَارِ وَثَمَرَاتِ الْاَشْجَارِ وَنُقُوشِ الْاَزْهَارِ وَنَغَمَاتِ الْاَطْيَارِ وَلَمَعَاتِ الْاَنْوَارِ وَالشُّكْرُ لَهُ عَلٰى كُلِّ مِنْ نِعَمِه۪ فِى الْاَطْوَارِ بِعَدَدِ كُلِّ نِعَمِه۪ فِى الْاَدْوَارِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِ الْاَبْرَارِ وَالْاَخْيَارِ مُحَمَّدٍ ۨالْمُخْتَارِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ الْاَطْهَارِ وَاَصْحَابِه۪ نُجُومِ الْهِدَايَةِ ذَوِى الْاَنْوَارِ مَادَامَ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 130
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ عَلٰى رَحْمَتِه۪ عَلَى الْعَالَم۪ينَ بِرِسَالَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 185
عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ مَادَامَتِ الْاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ
*-*-* اِلٰه۪ى اَلذُّنُوبُ اَخْرَسَتْن۪ي وَ كَثْرَةُ الْمَعَاص۪ٓى اَخْجَلَتْن۪ى وَ شِدَّةُ الْغَفْلَةِ اَخْفَتَتْ صَوْت۪ى فَاَدُقُّ بَابَ رَحْمَتِكَ وَ اُنَاد۪ى ف۪ى بَابِ مَغْفِرَتِكَ بِصَوْتِ سَيِّد۪ى وَ سَنَدِى الشَّيْخِ عَبْدِ الْقَادِرِ الْگَيْلَان۪ى وَ نِدَٓائِهِ الْمَقْبُولِ الْمَاْنُوسِ عِنْدَ الْبَوَّابِ بِيَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَيْءٍ وَ يَا مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَ يَا مَنْ لَا يَضُرُّهُ شَيْءٌ وَ لَا يَنْفَعُهُ شَيْءٌ وَ لَايَغْلِبُهُ شَيْءٌ وَ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ شَيْءٌ وَ لَا يَؤُدُهُ شَيْءٌ وَ لَا يَسْتَع۪ينُ بِشَيْءٍ وَ لَا يُشْغِلُهُ شَيْءٌ عَنْ شَيْءٍ وَ لَا يُشْبِهُهُ شَيْءٌ وَ لَا يُعْجِزُهُ شَيْءٌ اِغْفِرْل۪ى كُلَّ شَيْءٍ حَتّٰى لَا تَسْئَلَن۪ى مِنْ شَيْءٍ يَا مَنْ هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَةِ كُلِّ شَيْءٍ وَ بِيَدِه۪ مَقَال۪يدُ كُلِّ شَيْءٍ وَ يَا مَنْ هُوَ الْاَوَّلُ قَبْلَ كُلِّ شَيْءٍ وَالْاٰخِرُ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ وَ الظَّاهِرُ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ وَ الْبَاطِنُ دُونَ كُلِّ شَيْءٍ وَ الْقَاهِرُ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ اِغْفِرْل۪ى كُلَّ شَيْءٍ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ وَ يَا عَل۪يمًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ مُح۪يطًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ بَص۪يرًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ يَا شَه۪يدًا عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَ رَق۪يبًا عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَ لَط۪يفًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ خَب۪يرًا بِكُلِّ شَيْءٍ اِغْفِرْل۪ى كُلَّ شَيْءٍ مِنَ الذُّنُوبِ وَ الْخَط۪ٓيئَاتِ حَتّٰى لَا تَسْئَلَن۪ى عَنْ شَيْءٍ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ٓى اَعُوذُ بِعِزَّةِ جَلَالِكَ وَ بِجَلَالِ عِزَّتِكَ وَ بِقُدْرَةِ سُلْطَانِكَ وَ بِسُلْطَانِ قُدْرَتِكَ مِنَ الْقَط۪يعَةِ وَ الْاَهْوَٓاءِ الرَّدِّيَّةِ يَا جَارَ الْمُسْتَج۪ير۪ينَ اَجِرْن۪ى مِنَ الشَّهَوَاتِ الشَّيْطَانِيَّةِ وَطَهِّرْن۪ى مِنَ الْقَاذُورَاتِ الْبَشَرِيَّةِ وَ صَفِّن۪ى بِحُبِّ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ بِالْمُحَبَّةِ الصِّدّ۪يقِيَّةِ مِنْ صَدَٓاءِ الْغَفْلَةِ وَ اَوْهَامِ الْجَهْلِ حَتّٰى تَفْنَى الْاَنَانِيَّةُ وَ يَبْقَى الْكُلُّ لِلّٰهِ وَ بِاللّٰهِ وَ اِلَى اللّٰهِ وَ مِنَ اللّٰهِ غَرْقًا بِنِعْمَةِ اللّٰهِ ف۪ى بَحْرِ مِنَّةِ اللّٰهِ مَنْصُور۪ينَ بِسَيْفِ اللّٰهِ مَحْظُوظ۪ينَ بِعِنَايَةِ اللّٰهِ مَحْفُوظ۪ينَ بِحِمَايَةِ اللّٰهِ عَنْ كُلِّ شَاغِلٍ يُشْغِلُ عَنِ اللّٰهِ فَيَا نُورَ الْاَنْوَارِ وَ يَا عَالِمَ الْاَسْرَارِ وَ يَا مُدَبِّرَ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ يَا مَلِكُ يَا عَز۪يزُ يَا قَهَّارُ يَا رَح۪يمُ يَا وَدُودُ يَا غَفَّارُ يَا عَلَّامَ الْغُيُوبِ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَ الْاَبْصَارِ يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ اِغْفِرْل۪ى ذُنُوب۪ى وَارْحَمْ مَنْ ضَاقَتْ عَلَيْهِ الْاَسْبَابُ وَ غُلِّقَتْ دُونَهُ الْاَبْوَابُ وَ تَعَسَّرَ عَلَيْهِ سُلُوكُ طَر۪يقِ اَهْلِ الصَّوَابِ وَانَْصَرَمَتْ اَيَّامُهُ وَ نَفْسُهُ رَاتِعَةٌ ف۪ى مَيَاد۪ينِ الْغَفْلَةِ وَ الْمَعْصِيَّةِ وَ دَنِىِّ الْاِكْتِسَابِ فَيَا مَنْ اِذَا دُعِىَ اَجَابَ وَ يَا سَر۪يعَ الْحِسَابِ وَ يَا كَر۪يمُ يَا وَهَّابُ اِرْحَمْ مَنْ عَظُمَ مَرَضُهُ وَ عَزَّ شِفَٓائُهُ وَ ضَعُفَتْ ح۪يلَتُهُ وَ قَوِىَ بَلَٓائُهُ وَ اَنْتَ مَلْجَئُهُ وَ رَجَٓائُهُ اِلٰه۪ى اِلَيْكَ اَرْفَعُ بَثّ۪ى وَ حُزْن۪ى وَ شِكَايَت۪ى اِلٰه۪ى حُجَّت۪ى حَاجَت۪ى وَ عُدَّت۪ى فَاقَت۪ى وَ انْقِطَاعُ ح۪يلَت۪ى اِلٰه۪ى قَطْرَةٌ مِنْ بِحَارِ جُودِكَ تُغْن۪ين۪ى وَ ذَرَّةٌ مِنْ تَيَّارِ عَفْوِكَ تَكْف۪ين۪ى يَا وَدُودُ يَا وَدُودُ يَا وَدُودُ يَا ذَا الْعَرْشِ الْمَج۪يدُ يَا مُبْدِئُ يَا مُع۪يدُ يَا فَعَّالًا لِمَا يُر۪يدُ اَسْئَلُكَ بِنُورِ وَجْهِكَ الَّذ۪ى مَـلَأَ اَرْكَانَ عَرْشِكَ وَ اَسْئَلُكَ بِقُدْرَتِكَ الَّت۪ى قَدَرْتَ بِهَا عَلٰى جَمِيعِ خَلْقِكَ وَ بِرَحْمَتِكَ الَّت۪ى وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ يَا مُغ۪يثُ اَغِثْنَا وَاغْفِرْ جَم۪يعَ ذُنُوب۪ى وَ سَقَطَاتِ لِسَان۪ى ف۪ى جَم۪يعِ عُمْر۪ى بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 194
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى مُحَمَّدٍ خَاتَمِ النَّبِيّ۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 236
LAHİKALAR
Kastamonu lahikası
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ اَهْلِ بَيْتِه۪ اَجْمَع۪ينَ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ اٰم۪ينَ بِحُرْمَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Kastamonu (RNK) - 45
Barla Lahikası
عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَاةِ وَ اَتَمُّ التَّسْل۪يمَاتِ مَا اخْتَلَفَ الْمَلَوَانِ وَ مَا دَارَ الْقَمَرَانِ
Barla (RNK) - 22
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا ف۪ى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Barla (RNK) – 51
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Barla (RNK) - 270
وَ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ ۨالْمُخْتَارِ وَ اٰلِهِ الْاَطْهَارِ وَ صَحْبِهِ الْاَخْيَارِ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Barla (RNK) - 276
وَ صَلَّى اللّٰهُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِهِ وَ اَهْلِ بَيْتِه۪ اَجْمَع۪ينَ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ بِحُرْمَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Barla (RNK) - 365
Emirdağ Lahikası
فَنَحْمَدُهُ مصلّيا على نبيه محمّد الّذى ارسله رحمة للعالمين و جعل معجزته الكبرى - الجامعة برموزها و اشاراتها لحقائق الكائنات - باقية على مر الدهور الى يوم الدين و على آله عامة و اصحابه كافة
Emirdağ-2 (RNK) - 94
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
SÖZLER
"Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi Kendine kul kabul et. Emânetini kabzetmek zamanına kadar bizi emânette emîn kıl." Âmin! (Sözler, Altıncı Söz)
"Allahım, kalbimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Allahım, kendimizi daima Sana muhtaç olduğumuzu hissetmekle bizi zengin eyle; Senin rahmetine ihtiyaç duymamakla bizi fakir düşürme. Biz kendi güç ve kuvvetimizden vazgeçip Senin güç ve ve kuvvetine sığındık. Sen de bizi, Sana tevekkül edenlerden eyle. Bizi nefsimize terk etme. Bizi hıfzınla koru. Bize, erkek ve kadın bütün mü’minlere rahmet et. Kulun, peygamberin, yüce katından seçtiğin, dostun, mülkünün güzelliği, sanatının sultanı, inâyetinin pınarı, hidâyetinin güneşi, hüccetinin lisanı, rahmetinin timsali, yaratıklarının nuru, mevcudatının şerefi, pek çok olan mahlukatının içinde birliğinin kandili, kâinatının tılsımının keşfedicisi, rubûbiyet saltanatının ilâncısı, râzı olduğun şeylerin tebliğcisi, isimlerinin definelerinin tanıtıcısı, kullarının öğreticisi, kâinatının delillerinin tercümanı, rububiyetine ait güzelliklerin aynası, Senin görünüp gösterilmene vesile olan habibin ve âlemlere rahmet olarak gönderdiğin resulün olan Efendimiz Muhammed’e, bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan nebî ve resullere, mukarreb meleklerine ve sâlih kullarına salât ve selâm eyle. Âmin." (Sözler, Yedinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım, bizi saadet, selâmet, Kur’ân ve iman ehlinden eyle Âmin. Allahım, Efendimiz Muhammed’e ve âline ve ashâbına, Kur’ân’ın ilk indiği günden kıyametin kopmasına kadar onu okuyan herbir okuyucunun okuduğu herbir kelimenin hava dalgalarının aynalarında Rahmân’ın izniyle yansıyan bütün kelimelerinin bütün harfleri sayısınca salât ve selâm et. Ve bunlar adedince, bize, anne ve babamıza, erkek ve kadın bütün mü’minlere rahmetinle merhamet et, ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Âmin. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun." (Sözler, Sekizinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım, kullarına Seni nasıl tanıyacaklarını ve Sana nasıl kulluk edeceklerini öğretmek ve isimlerinin hazinelerini tarif etmek üzere, kâinat kitabının âyetlerinin tercümanı ve kulluğuyla Senin cemâl-i rububiyetine bir ayna olarak gönderdiğin zâta, onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Bize ve erkek, kadın bütün mü’minlere merhamet et. Âmin, rahmetinle ey merhamet edenlerin en merhametlisi." (Sözler, Dokuzuncu Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celb et. Bizi bu çöllerde mahvettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et. Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zevâl ve teb’îd ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti’ raiyetini başıboş bırakıp idam etme." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Suret)
"Oh, evet, yâ Rabbenâ! Ver, duasını kabul et, biz de istiyoruz." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Hakikat)
"Dünya ve Cennetler dolusu Rahmân’ın rahmeti onun üzerine olsun. Allahım! Kulun ve resulün olan, iki cihanın efendisi ve iki âlemin medar-ı iftiharı ve iki dünyanın hayatı ve iki cihan saadetinin vesilesi ve zülcenâheyn ve cin ve insin peygamberi olan şu Habîbine, bütün âl ve ashabına ve nebî ve resul kardeşlerine salât ve selâm et. Âmin." (Sözler, Onuncu Söz, Beşinci Hakikat)
"Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah Teâlâdan geldiğine, ölümden sonra dirilişin hak olduğuna, Cennetin hak olduğuna, Cehennem ateşinin hak olduğuna, şefaatin hak olduğuna, Münker ve Nekir’in hak olduğuna, Allah’ın kabirlerdeki ölüleri tekrar dirilteceğine iman ettim. Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh bulunmadığına ve Muhammed’in Allah resulü olduğuna şehadet ederim. Allahım! Tûbâ-i rahmetinin en lâtif, en şerif, en mükemmel ve en güzel meyvesi olan, âlemlere rahmet olarak ve Cennet demek olan dâr-ı âhireti gösteren şu tûbâ ağacının en süslü, en güzel, en parlak ve en âli semerelerine vesile-i vusulümüz olarak gönderdiğin zâta salât ve selâm et. Allahım, bizi ve anne ve babamızı ateşten koru. Bizi ve anne ve babamızı, ebrâr ile beraber, Seçkin Peygamberinin hürmetine Cennete dahil et. Âmin." (Sözler, Onuncu Söz, Hâtime)
"Allahım! Risalet semâsının güneşi ve nübüvvet burcunun ayına, hidayet yıldızları olan âl ve ashâbına salât ve selâm olsun. Bize ve erkek-kadın bütün mü’minlere rahmet et. Âmin, âmin, âmin." (Sözler, On Birinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Senin rahmetine ve onun hürmetine nasıl yaraşırsa, ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin." (Sözler, On İkinci Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın ve kendisine Kur’ân indirilen zâtın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müsteân!" (Sözler, On Üçüncü Söz, Birinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Cenâb-ı Hak bizi ve sizi bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin. Âmin." (Sözler, On Üçüncü Söz, İkinci Makam)
"İsm-i Âzamının mazharı olan Resul-i Ekremine, âl ve ashabına, ihvânına ve ona tâbi olanlara salât ve selâm olsun. Âmin, ey Erhamürrâhimîn." (Sözler, On Altıncı Söz, Arabi dua metni tercümesi)
"Ey Hayy ve Kayyûm olan! Hayy ve Kayyûm isimlerin hürmetine, bu perişan kalbe bir hayat ver, bu müşevveş akla doğru yolu göster, âmin." (Sözler, On Yedinci Sözün İkinci Makamı, Farisi dua metni tercümesi)
"Yâ Rab! pişmanım; utanıyorum, sayısız günahımdan ar ediyorum. Zelîlim, istikrarsız yaşamaktan göz yaşı döküyorum. Garibim, kimsesizim, yalnızım, zayıfım, güçsüzüm, sakatım, âcizim, hem ihtiyarım, hem irâdesizim. El-amân diyorum, İlâhî dergâhından yardım istiyorum." (Sözler, On Sekizinci Söz, Farisi dua metni tercümesi)
"Rahmân-ı Rahîm olan Allah'ın, Furkan-ı Hakîmi Arş-ı Azîmden üzerine indirdiği zât olan Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.) ümmetinin iyilikleri adedince milyon salât ve milyon selâm olsun."
"Risâletini İncil, Tevrat ve Zebûr'un müjdelediği; nübüvvetini doğduğundan hemen önce ve doğumu ânında meydana gelen hârikulâde hallerin, cinnî hâtiflerin, insanlardan evliyâ ve kâhinlerin haber verdiği; işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Efendimiz Muhammed'e (a.s.m.) ümmetinin alıp verdiği nefesler sayısınca milyon salât ve milyon selâm olsun."
"Çağırmasıyla, ağaçların yanına geldiği, duasıyla yağmurun süratle yağdığı, bulutun sıcaktan korumak için başında gölge yaptığı, bir kilelik yiyeceğinden yüzlerce insanın doyduğu, parmakları arasından suyun üç defa Kevser gibi aktığı; Allah'ın kertenkeleyi, ceylanı, kuru hurma direğini, koyun paçasını, deveyi, dağı, taşı ve çakıl taşlarını onun için konuşturduğu; Mi'racın ve 'Göz ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı.' (Necm, 53/17) âyetinin sahibi Efendimiz ve şefaatçimiz Muhammed'e, (a.s.m.) Kur'ân'ın ilk indiği andan itibâren kıyâmete kadar her okuyanın okuduğunda hava dalgalarının aynalarında Allah'ın izni ile temessül eden her kelimesindeki her harfi sayısınca salât ve selâm olsun. Bu salâvâtların her birisi hürmetine bizi bağışla, bize merhamet et, Ey İlâhımız! Âmin." (Sözler, On Dokuzuncu Söz, On Üçüncü Reşha, Arabi dua metni tercümesi)
"Allah’ım! Kur’ân’ı bize, bu risalenin kâtibine ve onun emsali olan zatlara her türlü dert için şifa kıl. Bize ve onlara, hayatımızda ve ölümümüzden sonra Kur’ân ile ünsiyet ettir. Kur’ân’ı bu dünyada bir dost, kabirde bir mûnis, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, ateşe karşı bir siper ve hicap, Cennette bir refik ve bütün hayırlar için bir yol gösterici ve imam kıl. Bütün bunları bize fazlınla, cûdunla, kereminle ve rahmetinle ihsan et, ey kerem sahiplerinin en kerîmi ve merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz. Âmin. Allahım! Furkan-ı Hakîmin kendisine indirildiği zâta ve bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Âmin, âmin." (Sözler, On Dokuzuncu Söz, On Dördüncü Reşha, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Kur’ân’ın esrarını, sevdiğin ve râzı olduğun şekilde bize tefhim et ve onun hizmetine bizi muvaffak et. Âmin, rahmetinle ey Erhamürrâhimîn. Allahım! Kur’ân-ı Hakîmin kendisine indirildiği zâta ve bütün âl ve ashâbına salât ve selâm olsun." (Sözler, Yirminci Söz, Birinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Seyyidimiz, mevlâmız, kulun, nebîn ve resulün olan ümmî peygamber Muhammed’e, âline, ashâbına, zevcelerine, mübarek nesline, sair enbiya ve mürselîne, mukarreb meleklere, evliya ve salih kullarına salâvâtın en üstünü, selâmetin en temizi, bereketlerin en bereketlisiyle, Kur’ân’ın sûreleri, âyetleri, harfleri, kelimeleri, mânâları, işaretleri, remizleri ve delâletleri adedince salât ve selâm et, bereket ihsan et, ikramda bulun. Ey İlâhımız, ey Yaratıcımız, bütün bu salâvatlardan herbiri için bizi bağışla, bize merhamet et, bize iltifat et. Rahmetinle, ey merhamet edenlerin en merhametlisi. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Âmin." (Sözler, Yirminci Söz, İkinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! 'Namaz dinin direğidir.' buyuran zâta ve bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et." (Sözler, Yirmi Birinci Söz, Birinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta ve onun bütün âl ve ashâbına salât ve selâm et. Bize ve onun ümmetine, rahmetinle merhamet et, ey Erhamürrâhimîn. Âmin." (Sözler, Yirmi İkinci Söz, İkinci Makam, Arabi dua metni tercümesi)
"Allahım! Sırlar semâsının güneşi, nurların mazharı, celâl dairesinin merkezi ve cemâl sahibinin kutbu olan Muhammed’in biricik, lâtif zâtına rahmet et. Allahım! Onun, Senin katındaki sırrı ve Sana olan seyri hürmetine, beni korkularımdan emin kıl, hatalarımı gider, hüznümü ve hırsımı benden gider. Varlığın ve huzurunla beni müşerref kıl. Beni benden kurtarıp kendine al. Kendi varlığımı Sana feda etmekle beni rızıklandır. Beni nefsime düşkün ve hissimle kör eyleme. Herbir gizli sırrı bana aç. Yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Hayyu yâ Kayyûm, yâ Hayyu yâ Kayyûm! Bana, arkadaşlarıma ve ehl-i iman ve Kur’ân’a merhamet et. Âmin, ey merhametlilerin en merhametlisi ve kerem sahiplerinin en kerîmi olan Allahım!" (Sözler, Yirmi Üçüncü Söz, İkinci Mebhas, Arabi dua metni tercümesi)
"Yâ Rabbenâ! Bize kuvvet ver ki, yeryüzünün herbir tarafında taifemizin bayrağını dikmekle saltanat-ı rububiyetini lisanımızla ilân edelim. Ve rû-yi arz mescidinin herbir köşesinde Sana ibadet etmek için bize tevfik ver. Ve meşhergâh-ı arzın herbir tarafında Senin Esmâ-i Hüsnânın nakışlarını, Senin bedî ve antika san’atlarını kendi lisanımızla teşhir etmek için bize bir revaç ve seyahate iktidar ver." (Sözler, Yirmi Dördüncü Söz, Dördüncü Dal)
***
Allah’ım en efdal, en güzel, en büyük, en zâhir, en tâhir, en hoş, en iyi, en değerli, en azîz, en azîm, en şerefli, en yüksek, en pâk, en mübârek, en latîf salâvâtlarınla; en tam, en çok, en ziyâde, en yüksek, en yüce, en devamlı selâmını bir rahmet, bir rızâ, bir af, bir mağfiret olarak ihsan eyle. Bunlar, cömertlik ve kereminin bağış bulutlardan sağanak halinde artarak devam etsin, iyilik cömertliğinin nefis ve şerefli lütûflarıyla artarak büyüsün, ezeliyetinle mütenâsib olarak, hiç kesilmeden devam etsin, ebediyetine uygun olarak ardı arkası kesilmesin.
Bütün bunlar, kulun, habîbin, resûlün, yaratıklarının en hayırlısı, açık ve parıldayan nur, zâhir ve kesin bürhan, uçsuz bucaksız deryâ, her tarafı kaplayan ışık, parlak güzellik, üstün şeref, şanlı kemâl olan Efendimiz Muhammed’e olsun. Bu, Senin zâtının azametiyle ona getirdiğin salâvât şeklinde olsun. Aynı şekilde onun âl ve Ashâbına da rahmet et. Bu salâvât hürmetine günahlarımızı bağışla, gönlümüze ferahlık ver, kalplerimizi temizle, ruhlarımıza rahatlık ver, sırlarımızı temizle, fikir ve düşüncelerimizi arındır, sırlarımızdaki bulanıklığı sâfîleştir, hastalıklarımıza şifâ ver, kalplerimize vurulmuş kilitleri apaçık fethinin nuruyla aç. Amin!
Sözler / Yirmi Beşinci Söz / 408
* * *
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et, kurtar ve bize necat ver . Âmin!
Sözler / Yirmi Beşinci Söz / 419
* * *
Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Sahabîlerine ezelden ebede kadar Allah’ın ilmindeki nesneler sayısınca salât ve selâm eyle. Âmin!
Sözler / Yirmi Altıncı Söz / 437
* * *
Allah’ım,
Güzel isimlerinin tecelliyâtı için câmi’ bir ayna olmasıyla sıfat ve isimlerinin güzelliklerine olan muhabbetinin nurları kendisinde temessül eden; masnuâtının en mükemmel ve en bedîi olması, kemalât-ı sanatının enmûzeci ve mehâsin-i nukuşunun fihristesi bulunmasıyla sanatına olan muhabbetinin şuâları kendisinde temerküz eden; mehâsin-i sanatının en yüksek dellâlı, hüsn-ü nukuşunun ilânı konusunda istihsan edicilerin en yücesi, sanatının kemâlâtını tavsifte en hârika zât olmasıyla kendisinde, sanatının istihsan edilmesine olan rağbet ve muhabbetinin letâifi tezâhür eden; Senin ihsanınla bütün mehâsin-i ahlâkı ve Senin lûtfunla bilcümle latîf vasıfları câmi’ olmasıyla kendisinde mahlûkatının mehâsin-i ahlâkına ve masnuâtının latîf evsâfına olan muhabbet ve istihsanının aksâmı toplanmış bulunan; Kur’ân’ında zikrettiğin ve sevdiğin bütün ihsan sahibi, sabırlı, mü’min, müttakî, tevbekâr ve Sana yönelmiş kimselere; Kur’ân’ında sevdiğin ve Seni sevmekle şereflendirdiğin bütün nev’lere üstün bir misdak ve mikyas olan, öyle ki, Seni sevenlerin imamı, Sence mahbub olanların efendisi ve dostlarının reisi olan zâta ve onun bütün âl ve Ashâb ve ihvânına salât ve selâm eyle. Âmin. Bunu rahmetinle yap, ey merhamet edenlerin en merhametlisi!
Sözler / Yirmi Yedinci Söz / 449
* * *
Allah’ım, “Sahabîlerim yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız yolunuzu bulursunuz” [Keşfü’l-Hafâ, 1:132.] ve “Nesillerin en hayırlısı benim içinde bulunduğum nesildir” [Keşfü’l-Hafâ, 1:396.] diye buyuran Efendimiz Muhammed’e, Onun âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Âmin!
Sözler / Yirmi Yedinci Söz / 455
* * *
Allah’ım, “Sahabîlerime dil uzatmayınız. Biriniz Uhud Dağı kadar altını Allah yolunda harcasa, Sahabîlerimden birinin verdiği bir avuç kadar olmaz” (Allah’ın Resûlü doğru söyledi) [Müslim, Fedâil: 221; Tirmizî, Menâkıb: 58; İbn-i Mâce, Mukaddime: 11; Müsned, 3:11; Buhârî, Fedâilü Ashâbü’n-Nebî: 5.] buyuran Resûlün Muhammed’e salât ve selâm eyle. Âmin!
Sözler / Yirmi Yedinci Söz / 457
* * *
Allah’ım! Habîb oluşu ve duâsıyla Cennetin kapılarını açan ve o kapıları ona olan salâvâtlarıyla açmaları için ümmetini desteklediğin Habîbine rahmet eyle. Ona salât ve selâm olsun.
Allah’ım! O seçkin Habîbinin şefaatiyle bizleri iyilerle birlikte Cennete girdir. Âmin.
Sözler / Yirmi Sekizinci Söz / 463
* * *
Bunları boş yere yaratmadın, ey Rabbimiz! Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi Cehennem ateşinin azabından koru. [Âl-i İmrân Sûresi: 191.] Âmin!
Sözler / Yirmi Sekizinci Söz / 464
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.]
Allah’ım, Efendimiz İbrâhim’e rahmet ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline rahmet eyle. Şüphesiz Sen her türlü hamd ve övgüye lâyık Hamîd ve sonsuz büyüklük sahibi Mecîdsin. [Duâ] Âmin!
Sözler / Yirmi Dokuzuncu Söz / 493
* * *
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, duâ edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin. [Al-i İmrân Sûresi: 8.]
Allahım, Efendimiz Muhammed’e, onun âl ve Ashâb ve kardeşlerine Senin için hoşnutluk ve onun için de hakkı edâ olacak bir rahmet ve selâm eyle. Bizi ve dinimizi selâmette kıl. Duâmızı kabul et ey âlemlerin Rabbi! Âmin!
Sözler / Otuzuncu Söz / 513
* * *
Cenâb-ı Hak bizleri, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın şefaatına mazhar etsin, Âmin.
Allah’ım, işaretiyle ayın ikiye bölündüğü, parmaklarından suyun Kevser gibi aktığı, Mi’racın ve “Gözü şaşmadı” [Necm Sûresi: 17] âyetinin sahibi Efendimiz Muhammed’e, Onun bütün âl ve Ashâbına dünyanın evvelinden mahşerin sonuna kadar rahmet eyle.
Ey Rabbimiz! Bu hizmetimizi kabul buyur. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin [Bakara Sûresi: 127.]
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.]
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. [Âl-i İmrân Sûresi: 8.]
Ey Rabbimiz! nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Muhakkak ki Senin her şeye gücün yeter. [Tahrîm Sûresi: 8.]
Sözler / Otuz Birinci Söz / 536
* * *
Ona ve âline yer ve gökler dolusu rahmet ve selâmlar olsun.
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Sûresi: 32.]
Allah’ım, işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Zât hürmetine benim kalbimi ve sâdık Nur Talebelerinin kalplerini Kur’ân güneşi mukabilinde ay gibi yap. Âmin, Âmin.
Sözler / Otuz Birinci Söz / 540
* * *
Allah’ım, mahlûkatının çokluğu içerisinde birliğinin kandili, kâinatının sergisinde Vahdâniyetinin dellâlı olan Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.), onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. [Duâ] Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 548
* * *
Cenâb-ı Hak, bizi onlardan yapsın. Peygamberlerin Efendisi hürmetine duâmızı kabul etsin. Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 572
* * *
Allah’ım, bize sevgini ve bizi Sana yaklaştıracak şeylerin sevgisini nasip eyle. Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 584
* * *
Bütün mahlûkatına dünya ve âhirette şefkat ve merhametle ihsanda bulunmasından, onları rızıklandırmasından dolayı Allah’a hamd olsun. [Duâ]
Sözler / Otuz İkinci Söz / 585
* * *
Allah’ım! Bizi, dünyada Senin sevgin ve bizi Sana ve Senin emrettiğin gibi istikâmetli olmaya yaklaştıracak şeylerin sevgisiyle, âhirette ise rahmetin ve cemâlini bize göstermeğe rızıklandır. Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Sûresi: 32.]
Allah’ım, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Resûlüne, onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Âmin.
Sözler / Otuz İkinci Söz / 593
* * *
Yâ Rab! Nasıl büyük bir sarayın kapısını çalan bir adam, açılmadığı vakit, o sarayın kapısını, diğer makbul bir zâtın sarayca me’nûs sadâsıyla çalar- tâ ona açılsın; öyle de, bîçare ben dahi Senin dergâh-ı rahmetini, mahbub abdin olan Üveysü’l-Karânî’nin nidâsıyla ve münâcâtıyla şöyle çalıyorum. O dergâhını ona açtığın gibi, rahmetinle bana da aç. Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 594
* * *
Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, ben ise Senin bir kulunum. • Sen herşeyi yaratan Hâlık’sın, ben ise Senin bir mahlûkunum. • Sen rızık veren Rezzâk’sın, ben ise Senin rızkınla beslenen bir merzûkunum. • Sen mülk sahibi Mâlik’sin, ben ise Senin kölen olan memlüküm. • Sen gerçek izzet sahibi olan Azîz’sin, ben ise âciz ve zelilim. • Sen hazîneleri bitmeyen zenginlik sahibi Ganî’sin, ben ise Senin ihsanına muhtaç fakr-ı mutlak içinde bir fakirim. • Sen gerçek hayat sahibi Hayy’sın; ben ise, Senin hayat verişin olmasa, bir ölüyüm. • Sen varlığı ebedî olan Bâkî’sin, ben ise gelip geçici bir fânîyim. • Sen sonsuz izzet ve şeref sahibi Kerîm’sin, ben ise zillet ve kötülükler içinde bocalayan bir leîmim. • Sen sonsuz ihsan sahibi Muhsin’sin, ben ise günah ve kötülük işleyen bir âsiyim. • Sen günahları bol bol bağışlayan Gafûr’sun, ben ise bir günahkârım. • Sen sonsuz azamet ve büyüklük sahibi Azîm’sin, ben ise küçük ve değersiz bir hakîrim. • Sen gerçek kudret ve kuvvet sahibi Kavî’sin, ben ise sınırsız acz içinde bir zaifim. • Sen bağış ve ihsanı veren Mu’tîsin, ben ise lûtuf ve ikramına muhtaç bir dilenciyim. • Sen her türlü zarar ve korkudan uzak Emîn’sin, ben ise maddî ve mânevî korkular içinde biriyim. • Sen cömertlik sahibi Cevâd’sın, ben ise Senin cömertliğine muhtaç bir miskinim. • Sen kullarının duâlarına cevap veren Mucîb’sin, ben ise ise Sana yalvaran duâcıyım. • Sen şifâ veren Şâfî’sin, ben ise türlü türlü dertlere mübtelâ bir hastayım.
Öyleyse ise Sen benim günahlarımı affet, hatâlarımı bağışla, hastalıklarıma şifâ ver, ey bütün kemâl sıfatlarla muttasıf olan Allah, ey her şeye bedel, her şeye yeten Kâfi, ey mahlûkatını besleyip büyüten ve mânilerini def ’ eden Rab, ey va’dini mutlaka yerine getiren Vâfi, ey kullarına pek şefkatli olan Rahîm, ey maddî ve mânevî hastalıklara şifa veren Şâfî, ey ikram ve ihsânı bol olan Kerîm, ey belâ ve musîbetleri def ’ edip âfiyet veren Muâfi! Benim bütün günahlarımı bağışla, her türlü hastalığa karşı bana âfiyet ver, beni ebediyen rızâna mazhar eyle.
Bunu rahmetinle ihsân eyle ey Erhame’r-Râhimîn.
Onların duâları, “âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun” sözleriyle sona erer. [Yûnus Sûresi: 10.] Âmin!
Sözler / Otuz İkinci Söz / 595
* * *
-Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.]
-Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. [Âl-i İmrân Sûresi: 8.]
-Ey Rabbimiz! Bu hizmetimizi kabul buyur. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin. [Bakara Sûresi: 127.]
-Muhakkak ki tevbeleri çok kabul eden ve çok merhamet eden ancak Sensin. [Bakara Sûresi: 128.] Âmin!
Sözler / Otuz Üçüncü Söz / 630
* * *
Ey Rabbimiz! unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara suresi 286] Amin!
Sözler / Otuz Üçüncü Söz / 630
* * *
Allah’ım, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta, onun âl ve Sahabelerine salât ve selâm eyle. Âmin.
Sözler / Otuz Üçüncü Söz / 631
* * *
Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun . [Yunus suresi 10.Ayetten iktibas]
Allah’ım, ‘Bizi doğru yola ilet. [Fatiha Suresi .6.] *Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerin ve onlara tabi onlara tâbi olan salih kullarının yoluna ilet, azabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil. [Fatiha Suresi :7.] Âmin.
Sözler / Lemeât / 680
* * *
Allah’ım, “Bizi doğru yola ilet.” [Fatiha suresi :6.] Âmin.
Sözler / Lemeât / 684
* * *
İsm-i âzâmın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hürmetine ve Resûl-i Ekrem Aleyhisselâmın şerefine, bu mecmuayı bastıranları ve mübarek yardımcılarını Cennetü’l-Firdevste saadet-i ebediyeye mazhar eyle. Âmîn.
Ve defter-i hasenâtlarına, Sözler mecmuasının herbir harfine mukabil bin hasene yazdır. Âmin.
Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsân eyle. Âmin.
Yâ Erhamerrâhimîn! Umum Risâle-i Nur Şâkirdlerini iki cihanda mes’ud eyle. Âmin.
İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Âmin. Ve bu âciz ve bîçare Said’in kusurâtını affeyle. Âmin.
Sözler / Duâ / 686
MEKTÛBAT
Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,
Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî! Amin!
Mektubat / Altıncı Mektup / 29
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 86
* * *
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” [ Âl-i İmrân Sûresi: 3:8.] Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 86
* * *
Allahım! Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Efendimize ve bütün âl ve ashabına salât et. Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 86
* * *
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” [Âl-i İmrân Sûresi: 3:8.] Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 88
* * *
Allahım! Kâinatın tılsımını bizlere açan Efendimize ve âl ve ashabına, yer ve gökler devam ettikçe, mevcudatın adedince salât ve selâm et. Amin!
Mektubat / On Sekizinci Mektub / 88
* * *
Allahım, suyun damlaları adedince ona ve âline salât ve selâm et. Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 123
* * *
“Yâ Rabbi! Bu benim amcamdır ve babam hükmündedir. Bunlar da onun çocuklarıdır. Ben abâmla onların üzerlerini örttüğüm gibi, sen de onları örterek ateşten koru.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 134
* * *
Şimdi git, abdest al. Sonra iki rekât namaz kıl ve de ki:
“Allah’ım! Hâcetimi sana arz ediyor ve nebiyy-i rahmet olan Peygamberin Muhammed ile Sana teveccüh ediyorum. Yâ Muhammed! Gözümden perdeyi kaldırması için senin Rabbine seninle teveccüh ediyorum. Allahım, onu bana şefaatçi kıl.” [Sahîhü’l-Câmiü’s-Sagîr, hadîs no : 1290] Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 140
* * *
Allah’ım ona şifa ver. Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 141
* * *
“Allahım, onun yerden izini kes.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 142
* * *
“Yâ Rab, bu Senin habibinin amcasıdır. Onun yüzü hürmetine yağmur ver.”
“Allahım, İslâmiyeti Ömer ibni’l-Hattâb veya Amr ibni’l-Hişâm (Ebû Cehil) ile aziz eyle.”
“Allahım! Onu dinde fakîh kıl ve ona tefsir ilmini öğret.”
“Allahım! Onun malını ve evlâdını çoğalt. Ve ona ihsan ettiğin nimetlere bereket ver.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 144
* * *
“Allahım, onun duasını kabul eyle.”
“Allah yüzünü ak etsin. Allahım, onun tenini ve tüyünü mübarek kıl.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 145
* * *
“Senin ağzın bozulmasın.”
“Yâ Rab, soğuk ve sıcağın zahmetini ona gösterme.”
“Açlık elemini ona verme.”
“Allahım, onu nurlandır.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 146
* * *
“Yâ Rab! Nasıl mektubumu paraladı; Sen de onu ve onun mülkünü parça parça et.”
“Yâ Rab! Ona bir itini musallat et.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 147
* * *
“Allahım, Muhallim’i affetme.”
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 148
* * *
“Allahım! Dilediğin bir şeyle beni ondan kurtar.” Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 160
* * *
Zebur’da şöyle bir âyet var:
“Allahım! Fetretten sonra bize Sünneti ihyâ edecek olan zâtı gönder.” Amin! [Yusuf Nebhânî, Hüccetullah ale’l-Âlemîn, 104, 115.]
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 165
* * *
Allahım! Kur’ân’ı bize dünyada bir dost, kabirde ünsiyetli bir yoldaş, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, Cehennem ateşine karşı bir siper ve örtü, Cennette bir refik, bütün hayırlara bir delil ve imam kıl.
Allahım! Kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur’ân nuruyla nurlandır. Üzerine Kur’ân indirilen zâtın-Rahmân-ı Hannân’ın salât ve selâmı onun ve âlinin üzerine olsun-hakkı ve hürmeti için, bize Kur’ân’ın burhanlarını aydınlat. Âmin.
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 189
* * *
Allahım! Ona ve âline, ümmetinin hasenâtı adedin-ce salât ve selâm et. Amin!
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 192
* * *
“Rabbinin nimetini yâd et.” [Duhâ Sûresi: 93:11.] Amin!
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 193
* * *
Rahmân-ı Rahîm olan Allah’ın, Furkan-ı Hakîmi Arş-ı Azîmden üzerine indirdiği zât olan Efendimiz Muhammed’e [a.s.m.] ümmetinin iyilikleri adedince milyon salât ve milyon selâm olsun.
Risâletini İncil, Tevrat ve Zebûr’un müjdelediği; nübüvvetini doğduğundan hemen önce ve doğumu ânında meydana gelen hârikulâde hallerin, cinnî hâtiflerin, insanlardan evliyâ ve kâhinlerin haber verdiği; işaretiyle ayın ikiye bölündüğü Efendimiz Muhammed’e [a.s.m.] ümmetinin alıp verdiği nefesler sayısınca milyon salât ve milyon selâm olsun.
Çağırmasıyla, ağaçların, yanına geldiği, duâsıyla yağmurun süratle yağdığı, bulutun sıcaktan korumak için başında gölge yaptığı, bir kilelik yiyeceğinden yüzlerce insanın doyduğu, parmakları arasından suyun üç defa Kevser gibi aktığı; Allah’ın kertenkeleyi, ceylanı, kuru hurma direğini, koyun paçasını, deveyi, dağı, taşı ve çakıl taşlarını onun için konuşturduğu; Mi’racın ve, “Göz ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı” [Necm Sûresi: 17.] âyetinin sahibi Efendimiz ve şefaatçimiz Muhammed’e, (a.s.m.) ilk indiği andan itibâren Kıyâmete kadar Kur’ân’ın, her okuyanın okuduğunda hava dalgalarının aynalarında Allah’ın izni ile temessül eden her kelimesindeki her harfi sayısınca salât ve selâm olsun. Bu salâvâtların herbirisi hürmetine bizi bağışla, bize merhamet et, ey İlâhımız! Âmin
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 199
* * *
Allahım! Kur’ân’ı, bizim için, onu yazan ve benzerleri için, her türlü hastalıktan şifâ, bize ve onlara hem dünyada, hem de âhirette dost, dünyada yoldaş, kabirde arkadaş, Kıyâmette şefaatçi, Sırat üzerinde nur, Cehenneme karşı perde ve örtü, Cennette arkadaş ve bütün hayırlara bizi sevk eden rehber ve önder kıl. Bunu fazlın, cömertliğin, keremin ve rahmetinle yap ey merhametlilerin en merhametlisi ve ey bütün cömertlerden daha cömert olan! Duâmızı kabul buyur. Allahım! Kendisine hakla bâtılı ayırt eden Kur’ân-ı Hakîmin indiği zâta, onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Âmin, Âmin.
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 202
* * *
Ona ve âline yer ve gökler dolusu rahmet ve selâmlar olsun.
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Süresi: 32.]
Mektubat / On Dokuzuncu Mektup / 206
* * *
Onun adıyla. O her kusurdan münezzehtir. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin.
“Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. O birdir; Onun hiçbir şeriki yoktur. Mülk Ona ait, hamd Ona mahsustur. Hayatı veren de Odur, ölümü veren de Odur. O, kendisine asla ölüm ârız olmayan Hayy-ı Ezelîdir. Bütün hayır Onun elindedir. O herşeye hakkıyla kadirdir.
Herşeyin ve herkesin dönüşü de Onadır.” [Buharî, Ezân: 155; Teheccüd: 21; Umre: 12; Cihad: 133; Bed’ü’l-Halk: 11; Mağâzî: 29; Daavât: 18, 52; Rikâk: 11; I’tisâm: 3; Müslim, Zikir: 28, 30, 74, 75, 76; Vitir: 24; Cihad: 158; Edeb: 101; Tirmizî, Mevâkıt: 108; Hac: 104; Daavât: 35, 36; Nesâî, Sehiv: 83-86; Menâsik: 163, 170; Îmân: 12; İbni Mâce, Ticârât: 40; Menâsik: 84; Edeb: 58; Dua: 10, 14, 16; Ebû Dâvud, Menâsik: 56; Dârîmî, Salât: 88, 90; Menâsik: 34; İsti’zân: 53, 57; Muvatta’, Hac: 127, 243; Kur’an: 20, 22; Müsned, 1:47; 2:5; 3:320; 4:4; 5:191; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:538.]
Mektubat / Yirminci Mektup / 217
* * *
Allahım! Ona, âline ve ashabına, Cennetteki ehl-i Cennetin nefesleri sayısınca salât ve selâm et ve bereket ihsan et. Bizi, bu kitabın naşirini, arkadaşlarını, sahibi olan Said’i, anne ve babalarımızı, erkek ve kız kardeşlerimizi, onun sancağı altında saidler olarak haşret; bizi onun şefaatiyle rızıklandır; bizi, onun âl ve ashabıyla beraber, rahmetinle Cennete koy, ey Erhamürrâhimîn. Âmin, Âmin.
Mektubat / Yirminci Mektub / 244
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.]
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalblerimizi sapıklığa meylettirme. Yüce katından bize bir rahmet bağışla. Muhakkak ki veren Sensin, dua edip istediklerimizi bize bağışlayan Sensin.” [Âl-i İmrân Sû-resi, 3:8.]
“Ey Rabbim, gönlüme genişlik ver. İşimi kolaylaştır. Dilimdeki tutukluğu çöz-tâ ki sözümü iyice anlasınlar.” [Tâhâ Sûresi: 20:25-28.]
“Dualarımızı kabul et, ey Rabbimiz. Herşeyi hakkıyla işiten de, herşeyi hakkıyla bilen de ancak Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:127.] “Tevbemizi kabul et. Muhakkak ki tevbeleri çok ka-bul eden ve rahmeti herşeyi kuşatan ancak Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:128.]
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.] Amin!
Mektubat / Yirminci Mektub / 245
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve bütün âl ve ashabına, kâinatın zerrâtı adedince salât ve selâm et. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Ey Ehad ve Vâhid ve Samed olan, Ey Ondan başka hiçbir ilâh bulunmayan, Ey bir olan ve hiçbir şeriki bulunmayan, Ey bütün mülk Onun olan ve bütün hamd ona mahsus olan, Ey hayatı veren ve ölümü veren, Ey bütün hayır elinde bulunan, Ey herşeye hakkıyla kadir olan, Ey bütün mahlûkatın dönüşü Ona olan Allahım!
Bu kelimelerin hakkı için, bu risalenin naşirini, arkadaşlarını ve sahibi Said’i kâmil muvahhidlerden ve muhakkik sıddıklardan ve müttakî mü’minlerden eyle. Âmin.
Allahım! Ehadiyetinin sırrı hürmetine, bu kitabın naşirini tevhidin esrarına bir naşir, kalbini imanın envârına mazhar eyle ve lisanını Kur’ân’ın hakaikiyle intak et. Âmin, Âmin, Âmin.
Mektubat / Yirminci Mektub / 249
* * *
“Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘Öf’ bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki: ‘Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.’ Sizin içinizde olanı Rabbiniz hakkıyla bilir. Eğer siz salih kimseler olursanız, muhakkak ki O, kendisine yönelenler için çok bağışlayıcıdır.” [İsrâ Sûresi: 17:23-25.]
Mektubat / Yirmi Birinci Mektup / 250
* * *
Allahım! “Cennet annelerin ayakları altındadır” [Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, 3642; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:335; el-Elbânî, Sahîhu’l-Câmii’s-Sağîr ve Ziyâdetuhu, 1259, 1260] buyuran zâta ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm et.
Mektubat / Yirmi Birinci Mektub / 252
* * *
Allahım! “Mü’minler sağlam bir binanın taşları gibidir; birbirlerine kuvvet verirler.” Ve “Kanaat tükenmez bir hazinedir” [Süyûti, el-Fethü’l-Kebîr, 2:309] buyuran Efendimiz Muhammed’e ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm et. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Âmin!
Mektubat / Yirmi Ikinci Mektub / 265
* * *
Allahım, bizi ve gıybetini ettiğimiz zâtı mağfiret et. Âmin!
Mektubat / Yirmi Ikinci Mektub / 268
* * *
Ebedi olarak ve ömür dakikalarının aşireleri ve vücudunun zerreleri sayısınca Allah’ın selam, rahmet ve bereketi üzerinize olsun. Âmin! Allah kabul etsin. Âmin!
Mektubat / Yirmi Üçüncü Mektup / 269
* * *
Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum. [en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:517.]
“Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru.” [Bakara Sûresi: 2:201.] Âmin!
Mektubat / Yirmi Üçüncü Mektup / 270
* * *
“Müslüman olarak canımı al ve beni salih kullarına kat.” [Yusuf Sûresi: 12:101.]
Mektubat / Yirmi Üçüncü Mektup / 273
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.]
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 287
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 288
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabı-na, ezelden ebede kadar ilm-i İlâhîdeki mevcudatın adedince salât ve selâm et; bize ve dinimize selâmet ver. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 292
* * *
Cenâb-ı Hak bu âdeti ebede kadar devam ettirsin. Ve Süleyman Efendi gibi Mevlid yazanlara Cenâb-ı Hak rahmet etsin, yerlerini Cennetü’l-Firdevs yapsın. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 296
* * *
Yâ Rab! Habib-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hürmetine ve İsm-i Âzam hakkına, şu risaleyi neşredenlerin ve rüfekasının kalblerini envâr-ı imaniyeye mazhar ve kalemlerini esrar-ı Kur’âniyeye naşir eyle ve onlara sırat-ı müstakimde istikamet ver. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dördüncü Mektup / 297
* * *
Allahım! “Benim ve benden evvelki peygamberlerin sözleri içinde en faziletlisi Lâ ilâhe illâllah’tır” buyuran zâta ve âl ve ashabına salât ve selâm et. [Muvatta’, Kur’ân: 32; Hac: 246; el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:153; el-Elbânî, Sahihu’l-Câmii’s-Sağîr, no. 1113] Amin!
Mektubat / Yirmi Altıncı Mektup / 321
* * *
Allahım! “Mü’minin mü’mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan binâ gibidir.” [Buharî, Salât: 88; Edeb: 36; Mezâlim: 5; Müslim, Birr: 65; Tirmizî, Birr: 18; Nesâî, Zekât: 67; Müsned, 4:405, 409.] buyuran zâta ve âl ve ashabına salât ve selâm et. Amin!
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Sensin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Ey kavmi içinde Nuh’un duasına icabet eden, ey düşmanlarına karşı İbrahim’e yardım eden, ey Yusuf ’u tekrar Yakub’a kavuşturan, ey Eyyüb’den zararı kaldıran, ey Zekeriya’nın duasına cevap veren, ey Yunus ibni Mettâ’nın tevbesini kabul eden Allahım! Bu müstecap duaların sahiplerinin hürmetine, beni, bu risalenin naşirini ve arkadaşlarını ins ve cin şeytanlarının şerlerinden muhafaza etmeni, düşmanlarımıza karşı bize nusret vermeni, bizi nefislerimize terk etmemeni, sıkıntılarımızı kaldırmanı ve kalblerimizin ve onların kalblerinin hastalıklarına şifa vermeni Senden istiyoruz. Âmin, Âmin, Âmin.
Mektubat / Yirmi Yedinci Mektup / 330
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e ve onun Âl ve Ashabına Senin rızana ve onun hakkının ödenmesine vesile olacak bir salât ve selâm eyle. Amin!
Mektubat / Yirmi Sekizinci Mektup / 342
* * *
Allahım, bizi şükredenlerden eyle-rahmetinle, ey Erhamürrâhimîn. Amin!
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herzeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Şükredenlerin ve hamd edenlerin efendisi olan, Efendimiz Muhammed’e ve bütün Âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin.
“Onların duaları, ‘Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun’ sözleriyle sona erer.” [Yûnus Sûresi: 10:10.]
Mektubat / Yirmi Sekizinci Mektup / 351
* * *
Rabbimin bu ihsanından dolayı Allah’a hamd olsun.
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve Âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle ve pek kesretli bir selâmetle salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Sekinzinci Mektub / 364
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Mektubat / Yirmi Sekinzinci Mektub / 368
* * *
“Bizi doğru yola ilet-kendilerine nimet ve ihsanda bulunduklarının yoluna ilet.” [Fâtiha Sûresi: 1:6-7.]
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 384
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve Âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle, Ramazan ayında okunan Kur’ân’ın harfleri adedince salât ve selâm et. Âmin.
“İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” [Sâffât Sûresi: 37:180-182.]
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 393
* * *
Ey Kur’ân’ı indiren Allahım! Kur’ân’ın hürmetine, Ay ve Güneş dönüp durdukça bize Kur’ân’ın esrarını tefhim et; kendisine Kur’ân’ı indirdiğin zâta ve bütün Âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 397
* * *
“Elhamdü lillâhi alâ nûri’l-îmâni ve’l-Kur’ân”
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 400
* * *
Allahım, erkek ve kadın mü’minleri mağfiret et. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 402
* * *
“İzzet sahibi Rabbin, onların yakıştırdıklarından münezzehtir. Bütün peygamberlere selâm olsun. Hamd ise Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” [Sâffât Sûresi: 37:180-182.]
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Kadri pek yüce ve makamı pek büyük olan Habibin, Ümmî Peygamber, Efendimiz Muhammed’e ve Âline ve ashabına salât ve selâm et. Âmin.
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 414
* * *
Allahım! Tıpkı Âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in Âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin her şeyden nihayetsiz derecede yüksektir. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 425
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Tıpkı Âlemlerde İbrahim’e ve İbrahim’in Âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in Âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin her şeyden nihayetsiz derecede yüksektir. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 427
* * *
Allah onları bol hayırlarla mükâfatlandırsın. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 428
* * *
“Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin.” [Bakara Sûresi: 2:32.]
Allahım! Bütün asırların gavs-ı ekberi ve bütün çağların kutb-u âzamı olan Efendimiz Muhammed’e ve bütün Âl ve ashabına salât ve selâm et-o efendimiz ki, Miracında haşmet-i velâyeti ve makam-ı mahbubiyeti tezahür etmiştir ve bütün velâyetler onun Miracının gölgesinde münderiç bulunmaktadır. Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Amin!
Mektubat / Yirmi Dokuzuncu Mektub / 441
* * *
“Yâ Rab! Beni kurtar, emân ve emniyet ver”
İsm-i Âzam olan o Esmâ Risâlesinin bereketiyle, beni teşettütten, perişâniyetten hıfzeyle yâ Rabbi!” Amin!
Mektubat / İşârât-ı Gaybiye Hakkında bir Takriz / 447
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onundan dolayı hesâba çekme. [Bakara Sûresi: 286.] Amin!
Mektubat / İşârât-ı Gaybiye Hakkında bir Takriz / 449
* * *
Her türlü hamd ve övgü, medih ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm ise, Efendimiz Muhammed’in ve bütün Âl ve ashabının üzerine olsun. Amin!
Mektubat / Hakikat Çekirdekleri / 452
* * *
“subhaneke la kudrete lena inneke entel azizülhakim”
Mektubat / Hakikat Çekirdekleri / 453
* * *
Anne ve babadan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın”Öf’ bile deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle.
• Onlara merhamet ve tevâzu kanadını ger ve de ki: “Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.” [İsrâ Sûresi: 23-24.]
Mektubat / Fihristesi Mektubat / 484
* * *
Benim canımı Müslüman olarak al ve beni sâlihlere kat. [Yusuf Sûresi: 101.] Amin!
Mektubat / Fihristesi Mektubat / 486
* * *
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
• Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
• O Rahmân’dır; rahmeti bütün varlıkları kuşatır ve bütün yaratıklarının her türlü rızkını merhametle yetiştirir. O Rahim’dir yaratıklarına karşı pek şefkatli ve merhametlidir
• O hesap gününün sahibidir.
• Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz.
• Bizi doğru yola ilet.
• Kendilerine nîmet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tâbî olan sâlih kullarının yoluna ilet azâbına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil.
Mektubat / Fihristesi Mektubat / 496
* * *
İsm-i Âzamın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın hürmetine ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmınşerefıne, bu Mektûbât’ı bastıranları ve mübârek yardımcılarını ve Risâle-i Nur talebelerini Cennetü’l-Firdevste saadet-i ebediyeye mazhâr eyle. Âmin. Ve hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyede dâimâ muvaffak eyle. Âmin. Ve defter-i hasenâtlarına, Mektûbât mecmuasının her bir harf ne mukâbil bin hasene yazdır. Âmin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsan eyle. Âmin.
Yâ Erhame’r-Râhimîn! Umum Risâle-i Nur şâkirtlerini iki cihanda mesud eyle. Âmin. İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhâfaza eyle. Âmin. Ve bu âciz ve bîçâre Said’in kusurâtını affeyle! Âmin.
Mektubat / Dua / 505
LEM’ALAR
Allahım! Tıpkı İbrahim’e ve İbrahim’in âline salât ettiğin gibi, Efendimiz Muhammed’e ve Efendimiz Muhammed’in âline de salât et. Muhakkak ki Sen her türlü hamd ve övgüye nihayetsiz derecede lâyıksın ve şan ve şerefin herşeyden nihayetsiz derecede yüksektir. Amin!
Lemalar / Dördüncü Lem´a / 27
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Lemalar / Yedinci Lem´a / 41
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Lemalar / Yedinci Lem´a / 45
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 2:286.] Âmin!
Lemalar / Sekizinci Lem´a / 146
* * *
Allah’ım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona ittiba etmekle bizi rızıklandır. Âmin!
Lemalar / Dokuzuncu Lem’a / 364
* * *
Allahım, bizi Sünnet-i Seniyyenin ittibâıyla rızıklandır.
“Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz.” (Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.] Âmin!
Lemalar / On Birinci Lem´a / 61
* * *
Allahım! “Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin” sırrına mazhar olarak en üstün meziyetleri kendisinde toplayan ve “Ümmetimin fesadı zamanında benim sünnetime yapışana yüz şehid ecri vardır” buyuran zâta salât et. Âmin!
Lemalar / On Birinci Lem´a / 65
* * *
Allahım! Risalet semâsının güneşi ve nübüvvet feleğinin ayı olan zât ile, doğru yola erişenlerin hidayet yıldızları olan âl ve ashabına salât et.
Ey göklerin ve yerin Rabbi olan Allahım!
Bu risalenin kâtibi ile arkadaşlarının kalblerini Kur’ân hakikatlerinin yıldızlarıyla süslendir. Âmin.
Lemalar / On İkinci Lem´a / 73
* * *
“De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım.” [Mü’minûn Sûresi: 23:97-98.]
Lemalar / On Üçüncü Lem´a / 74
* * *
De ki: Sığınırım insanların Rabbine, insanların Mâlikine, insanların İlâhına. İnsanların kalbine sinsice vesvese verenin şerrinden. Cinden ve insanlardan olan şeytanların şerrinden. [Nâs Sûresi: 114:1-6.]
De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım. [Mü’minûn Sûresi: 23:97-98.] Âmin!
Lemalar / On Üçüncü Lem´a / 92
* * *
“Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” (Bakara Sûresi: 2:286.] Âmin!
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 96
* * *
Allahım! Efendimiz Muhammed’e, onun tayyib ve tahir ve ebrar olan âline ve mücahid ve ikrama mazhar ve ahyar olan ashabına salât et. Âmin.
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 97
* * *
Ey Rahmân ve Rahîm olan Allahım! “Bismillâhirrahmânirrahîm”in hakkı için, rahîmiyetine yaraşır şekilde bize merhamet et ve Rahmâniyetine yaraşır şekilde, bize “Bismillâhirrahmânirrahîm”in sırlarını anlamayı temin et. Âmin!
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 104
* * *
Allahım! “Bismillâhirrahmânirrahîm”in hakkı için, âlemlere rahmet olarak gönderdiği zâta ve bütün âl ve ashabına, Senin rahmetine ve onun hürmetine yaraşır bir şekilde salât ve selâm et. Bize de, Senden gayrı, Senin mahlûkatından hiç kimsenin merhametine muhtaç olmayacağımız bir rahmetle merhamet et. Âmin!
Lemalar / On Dördüncü Lem´a / 105
* * *
“Allah’ım, mü’min erkekleri ve mü’min kadınları bağışla.” Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 123
* * *
Allah bizi de, sizi de sırat-ı müstakime eriştirsin. Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 124
* * *
Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hâlık-ı Kerîmim!
Ben şimdiden görüyorum ki, yakın bir zamanda, ben kefenimi giydim, tabutuma bindim, dostlarımla veda eyledim. Kabrime teveccüh edip giderken, Senin dergâh-ı rahmetinde, cenazemin lisan-ı haliyle, ruhumun lisan-ı kâliyle bağırarak derim: “El-aman, elaman! Ya Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!”
“El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!” Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 133
* * *
“El-aman, el-aman! Ya Rahmân! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Yâ Deyyân! Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar! Yerimi genişlettir!
İlâhî, Senin rahmetin melceimdir ve Rahmeten li’l-Âlemîn olan Habibin, Senin rahmetine yetişmek için vesilemdir. Senden şekvâ değil, belki nefsimi ve halimi Sana şekvâ ediyorum.
“Ey Hâlık-ı Kerîmim ve ey Rabb-i Rahîmim!
Senin Said ismindeki mahlûkun ve masnuun ve abdin, hem âsi, hem âciz, hem gafil, hem cahil, hem alîl, hem zelîl, hem müsi’, hem müsin, hem şakî, hem seyyidinden kaçmış bir köle olduğu halde, kırk sene sonra nedamet edip Senin dergâhına avdet etmek istiyor. Senin rahmetine iltica ediyor. Hadsiz günah ve hatîatlarını itiraf ediyor. Evham ve türlü türlü illetlerle müptelâ olmuş, Sana tazarru ve niyaz eder.
Eğer kemal-i rahmetinle onu kabul etsen, mağfiret edip rahmet etsen, zaten o Senin şânındır. Çünkü Erhamürrâhimînsin. Eğer kabul etmezsen, Senin kapından başka hangi kapıya gideyim? Hangi kapı var? Senden başka Rab yok ki dergâhına gidilsin. Senden başka hak mâbud yoktur ki ona iltica edilsin.” Âmin!
Lemalar / On Yedinci Lem’a / 134
* * *
Allahım! İhlâs Sûresinin hakkı için, bizi ihlâs sahibi olan ve ihlâsa eriştirilen kullarından eyle. Âmin, Âmin.
Lemalar / Yirmi Birinci Lem’a / 170
* * *
“De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım.” [Mü’minûn Sûresi: 23:97-98.]
Ey muhafaza edici olan ve koruyucuların en hayırlısı olan Allahım! Beni ve arkadaşlarımı nefsin ve şeytanın şerrinden, insanların ve cinlerin şerrinden, ehl-i dalâlet ve tuğyanın şerrinden muhafaza et. Âmin, Âmin, Âmin.
Lemalar / Yirmi İkinci Lem´a / 179
* * *
Cenâb-ı Hak sizlere şifa versin, hastalıklarınızı keffâretü’z-zünub yapsın. Âmin, Âmin, Âmin.
Allahım! Kalblerin derman ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifası, gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına salât ve selâm et. Âmin!
Lemalar / Yirmi Beşinci Lem´a / 221
* * *
“Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘Öf’ bile deme, onları azarlama; onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki: ‘Ey Rabbim, nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, Sen de onlara öylece merhamet buyur.’” [İsrâ Sûresi: 17:23-24.] Âmin!
Lemalar / Yirmi Altıncı Lem´a / 236
* * *
“Yâ Rabbi, onları ıslah eyle” Âmin!
Lemalar / Yirmi Altıncı Lem´a / 258
* * *
Ey bütün dirilerden önce var olan gerçek hayat sahibi,
• Ey bütün dirilerden sonra baki kalacak gerçek hayat sahibi,
Ey hiçbir şeyin Kendisine benzemediği gerçek hayat sahibi,
• Ey hiçbir dirinin misli gibi olmadığı gerçek hayat sahibi,
Ey hiçbir diriye muhtaç olmayan gerçek hayat sahibi,
• Ey hiçbir dirinin Kendisine ortak olmadığı gerçek hayat sahibi,
Ey bütün dirileri ölüme mazhar eden gerçek hayat sahibi,
• Ey bütün dirileri rızıklandıran gerçek hayat sahibi,
Ey ölüleri dirilten gerçek hayat sahibi,
• Ey hiç ölmeyecek olan gerçek hayat sahibi, Sen bütün kusur ve noksan sıfatlardan münezzehsin,
Senden başka ilah yok ki bize imdat etsin. Emân ver bize, emân diliyoruz. Bizi Cehennemden kurtar. Amin. [Cevşen’ül-Kebîr, 69. bend.]
Lemalar / Otuzuncu Lem´a / 332
* * *
Ona, Onun Al ve Ashabına ümmetinin iyilikleri sayısınca salât ve selâm olsun! Yâ Allah, yâ Rahman, yâ Rahim! Sen Ferd’sin, Hayy’sın, Kayyûm’sun, Hakem’sin, Adl’sin, Kuddüs’sün; Furkan-ı Hakîmin ve Habîb-i Ekremin hürmetine ve İsm-i Âzamın hakkı için Senden niyaz ediyoruz ki, bizi nefis ve şeytanın şerrinden, cin ve insanların şerrinden muhâfaza eyle! Âmin!
Lemalar / Otuzuncu Lem´a / 348
* * *
Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Arâdîn! Yâ Hâlıkî ve yâ Hâlık-ı Küll-i Şey!
Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlûkâtı bütün keyfiyâtıyla teshîr eden kudretinin ve irâdetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle! Ve matlûbumu bana musahhar kıl!
Kur’ân’a ve îmâna hizmet için, insanların kalblerini Risâle-i Nur’a musahhar yap! Ve bana ve ihvânıma, îmân-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver!
Hazret-i Mûsâ Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrâhim Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshîr ettiğin gibi, Risâle-i Nur’ a kalbleri ve akılları musahhar kıl!
Ve beni ve Risâle-i Nur talebelerini, nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azâbından ve Cehennem ateşinden muhâfaza eyle ve Cennetü’l- Firdevste mesut kıl! Âmin, Âmin, Âmin!
Lemalar / Münâcat / 363
* * *
De ki: “Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım.
• Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım. [Mü’minûn Sûresi: 97-98.] Âmin!
Lemalar / Fihrist / 373
* * *
İsm-i Âzamın hakkına ve Kur’ân-ı Mu’cızü’l-Beyânın hürmetine ve Resul-ı Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın, şerefine, Lem’alar mecmuasını bastıranları ve mübârek yardımcılarını ve Risâle-i Nur talebelerini Cennetü’l-Firdevste saâdet-i ebediyeye mazhar eyle! Âmin. Ve hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyede dâimâ muvaffak eyle. Âmin. Ve defter-i hasenatlarına, Lem’alar mecmuasının herbir harfine mukâbil bin hasene yazdır! Âmin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlâs ihsan eyle! Âmin.
Yâ Erhame’r-Râhımîn! Umum Risâle-i Nur, şâkirdlerini iki cihanda mes’ud eyle! Âmin. İnsî ve cinnî, şeytanların şerlerinden muhâfaza eyle! Âmin. Ve bu âciz ve bîçâre Said’in kusûrâtını affeyle! Âmin.
Lemalar / Dua / 427
ŞUALAR
Allah’ım, Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.) ve Efendimiz Muhammed’in (a.s.m.) âline, bütün hastalıklar ve ilaçlar adedince salât eyle ve onu ve âlini çok çok mübarek kıl ve selâm et. Amin!
Şualar /İkinci Şuâ / 13
* * *
Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, kadere ve hayrın da, şerrin de Allah Teâlâdan geldiğine, ölümden sonra dirilişin hak olduğuna İmân ettim. Şehadet ederim ki Allah’tan başka ibadete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Yine şehadet ederim ki, Muhammed (Allah ona, âline, ashabına ihvânına salât ve selâm etsin, Âmin!) Allah’ın resulüdür.
Şualar /İkinci Şuâ / 40
* * *
Allahım, Göklerde dönen hiçbir yıldız ve hareket eden hiçbir seyyare, cevv-i semâda hiçbir tesbih edici bulut ve şimşek ve gök gürültüsü, yeryüzünü dolduran hayvanattan ve acaib-i masnuattan hiçbir fert, denizlerde hiçbir katre, balıklarından ve garaib-i mahlûkatından hiçbirisi, dağlarda hiçbir taş, hiçbir nebat ve iddihar edilmiş madeniyattan hiçbirisi, ağaçlarda hiçbir yaprak ve hiçbir müzeyyen çiçek ve meyve, hayvanatın cisimlerinde âlât ve muntazam cihazattan hiçbirisi, kalblerde hiçbir hatarat ve ilhamat ve münevver itikadat yoktur ki, külliyen Senin vücub-u vücuduna ve vahdâniyetine şahitler olmasın.
Yerleri ve gökleri teshir eden kudretinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Kur’ân’a ve imana ve Risale-i Nur’a hizmet için, kullarının kalblerini ve ulvî ve süflî bütün ruhlu mahlûkatının kalplerini bana musahhar et, yâ Semî’, yâ Karîb, yâ Mücîbe’d-Daavât!
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Amin!
Şualar /İkinci Şuâ / 42
* * *
Ey su ile her şeyi canlandıran Zât-ı Akdes, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim.
Şualar /Üçüncü Şuâ / 54
* * *
Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn, yâ Halıkî ve yâ Halık-ı Külli Şey,
Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalplerini Risale-i Nur’a musahhar yap. Ve bana ve ihvanıma iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Mûsa Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrahim’e Aleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur’a kalpleri ve akılları musahhar kıl.
Ve beni ve Risale-i Nur Talebelerini nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennetü’l-Firdevste mesut kıl. Âmin, Âmin, Âmin.
Şualar /Üçüncü Şuâ / 57
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 286.] Amin!
Şualar /Dördüncü Şuâ / 75
* * *
Allah’ım, İbrahim’e (a.s.) ve İbrahim’in (a.s.) nesline rahmet ettiğin gibi, Muhammed’e (a.s.m.) ve Muhammed’in (a.s.m.) nesline de rahmet et.” [Buhari, Enbiyâ: 10.] Amin!
Şualar /Altıncı Şuâ / 88
* * *
Ey mülkünden başka memleket bulunmayan Zât,
Ey kullarının senâlarıyla Onu övmekte âciz kaldıkları Zât,
Ey mahlûkatı Onun yüceliğini vasfedemeyen Zât,
Ey künhüne vehimler bile yetişemeyen Zât, [bu cümle Cevşen’in 54. ukdesinde yer almaktadır.]
Ey kemâli gözle idrak edilemeyen Zât,
Ey sıfât-ı kudsiyesine fehimler ulaşamayan Zât,
Ey kibriyâsına fikirler erişemeyen Zât,
Ey evsâf-ı cemâliyesini insanların vasfedemediği Zât,
Ey hüküm ve kazâsı kullar tarafından geri çevrilemeyen Zât,
Ey herbir şeyde âyetleri zâhir olan Zât,
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdad etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden kurtar. Amin!
Şualar /Yedinci Şuâ / 97
* * *
Yâ Rabbi! Bismillâhirrahmânirrahîm hakkı için, yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm!
Efendimiz Muhammed’e ve onun bütün âline ve ashabına, bütün Risale-i Nur hurufatının adedince, bu adedin dünya ve âhiretteki bütün ömrümüzün dakikalarının âşireleriyle darbı adedince, bütün bu adetlerin de benim ömrüm müddetince zerrât-ı vücudumun sayısıyla darbı adedince salât ve selâm et. Beni, Risale-i Nur’un neşrinde bana yardım edenleri, bu risalenin kâtibini, atalarımızı, üstadlarımızı, şeyhlerimizi, kız ve erkek kardeşlerimizi, Risale-i Nur’un sadık talebelerini ve bilhassa bu risaleyi yazan ve istinsah edenleri, bu salâvatlardan herbiri için bir sadaka ile mağfiret et, rahmetinle ey Erhamürrâhimîn! Âmin.
Şualar /Yedinci Şuâ / 161
* * *
"Yâ Rab! Bunların ders ve talimlerinin hakkı ve hürmeti için bize ve Risale-i Nur talebelerine iman-ı ekmel ve hüsn-ü hâtime ver. Ve bizleri onların şefaatlerine mazhar eyle. Âmin." (Şualar, Dokuzuncu Şuâ)
* * *
“Evet ya Rabbenâ! İstediğini ver; biz de onun istediğini istiyoruz”
Şualar /On Birinci Şuâ / 193
* * *
Göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. ‘Bunları boş yere yaratmadın, ey Rabbimiz,’ derler. ‘Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi Cehennem ateşinin azâbından koru. [Âl-i İmran Sûresi: 3:191.]
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Onun azâbı dâimî bir helâktır. Gerçekten de orası ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır! [Furkan Sûresi: 25:64-65.]
Bizi cehennemden kurtar, Bizi cehennemden koru, Bizi cehennemden muhafaza eyle [cevşenü’l-kebir] Amin!
Şualar /On Birinci Şuâ / 209
* * *
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et, kurtar ve bize necat ver . Amin!
Şualar /On Birinci Şuâ / 221
* * *
“Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!” Amin!
Şualar /On Birinci Şuâ / 231
* * *
Deki: Sığınırım sabahın Rabbine.
Yarattığı şeylerin şerrinden.
Karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden.
Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden.
Haset ettiğinde hasetçinin şerrinden. [Felâk Sûresi: 113:1-5.]
Şualar /On Birinci Şuâ / 238
* * *
Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, onların emsallerini çoğaltsın, bu vatana medar-ı şeref ve saadet yapsın ve onları da Cennetü’l-Firdevsde saadet-i ebediyeye mazhar eylesin. Âmin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 263
* * *
Bizi kurtar. Bize merhamet et. Bizi muhafaza et. Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 264
* * *
“Yâ Rab aman ver!”
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 265
* * *
Ey Rabbimiz, Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.]
Bizi Bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.] Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 271
* * *
Cenâb-ı Hak onları muvaffak ve başkalara da hüsn-ü misâl eylesin. Âmin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 276
* * *
Cenâb-ı Hak sizlerden ebediyen razı olsun. Âmin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 281
* * *
Cenâb-ı Hak bize ve Risale-i Nur’a taarruz edenlerin kalblerine iman, başlarına hakikati görecek akıl ihsan etsin. Bizi bu zindanlardan, onları da felâketlerden kurtarsın. Amin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 288
* * *
Bizi bağışla. Muvaffak et. Amin!
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 290
* * *
Cenâb-ı Erhamürrâhimîn, Risale-i Nur’un bütün yazılan ve okunan harfleri adedince defter-i a’mâline hasenat yazdırsın. Âmin. Ve onların sayısınca onun ruhuna rahmetler yağdırsın. Âmin. Ve kabrindeKur’ân’ı, Risale-i Nur’u ona şirin ve enis arkadaş eylesin. Âmin. Ve Nur fabrikasına onun yerine on kahramanı ihsan edip çalıştırsın. Âmin, Âmin, Âmin.
“Yâ Rabbî! Bunları kıyamete kadar Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye ve esrar-ı Kur’âniye ile kemÂl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle. Âmin. İnşaallah.”
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 291
* * *
Cenab-ı Hak, bize ve Risale-i Nur’a taarruz edenlerin kalblerine İmân ve başlarına hakikati görecek akıl ve göz ihsan etsin; bizi bu zindanlardan, onları da bu felâketlerden kurtarsın. Amin.
Şualar /On Üçüncü Şuâ / 301
* * *
Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım.
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 324
* * *
Cenâb-ı Erhamürrâhimîn o mecmuaların herbir harfine mukabil onların defter-i hasenatlarına bin hasene yazdırsın. Âmin, Âmin, Âmin.
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 419
* * *
“Eyvah, eyvah! El’aman, el’aman! Yâ Erhamerrâhimîn, medet! Bizi muhafaza eyle. Bizi cin ve insî şeytanların şerrinden kurtar. Kardeşlerimin kalblerini birbirine tam sadakat ve muhabbet ve uhuvvet ve şefkatle doldur” Amin!
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 428
* * *
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi daima sonsuza kadar üzerinize olsun. Allah her iki dünyada da selâmet ihsan etsin. Amin!
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 434
* * *
Cenâb-ı Hak bu Ramazan-ı Şerifin Leyle-i Kadrini umumunuza bin aydan hayırlı eylesin, Âmin. Ve seksen sene bir ömr-ü makbul hükmünde hakkınızda kabul eylesin, Âmin.
Şualar /On Dördüncü Şuâ / 436
* * *
Ey Rabbimiz! Bizden evvelkilere yüklediğin gibi bize de ağır vazifeler ve musibetler verme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Şualar /Beşinci Şuâ / 511
* * *
Ya Rab! ÂyetüI-Kübra hürmetine beni kurtar, eman ve emniyet ver. [Celcelütiye] Amin!
Şualar /On Beşinci Şuâ / 517
* * *
Bizi [doğru yola] ilet. [Fatiha Sûresi: 6.] Amin!
Şualar /On Beşinci Şuâ / 530
* * *
Duamızı kabul buyur. Amin!
Şualar /On Beşinci Şuâ / 535
* * *
Ya Erhamerrahimin, bu Resul-i Ekremin (a.s.m.) hürmetine, bizi, onun şefaatine mazhar ve sünnetinin ittibaına muvaffak ve dar-ı saadette onun Al ve Ashabına komşu eyle! Amin, amin, amin.
Allah’ım, okunan ve yazılan Kur’an’ın harfleri adedince ona, Aline ve Ashabına salat ve selam eyle. Amin.
Şualar /On Beşinci Şuâ / 548
* * *
Allah’ım, alemlere rahmet olarak gönderdiği zata salat ve selam eyle. Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Şualar /On Beşinci Şuâ / 576
* * *
O gün Allah’ın, peygamberin maiyetinde bulunan müminleri utandırmayacağı gündür. O gün onların nûru önlerinden ve sağlarından koşarak Cennete yol gösterirken, onlar da ‘Ey Rabbimiz,’ derler. ‘Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.] Amin!
Şualar /Birinci Şuâ / 607
* * *
“Yâ Rab, bu müthiş rüyayı hayra tebdil eyle” Amin!
Şualar /Birinci Şuâ / 611
* * *
“Yâ Rab, beni kurtar, emân ve emniyet ver” Amin!
Şualar /Sekizinci Şuâ / 642
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Şualar /Sekizinci Şuâ / 644
MESNEVİ-İ NURİYE
“Yâ Rabbenâ! onun duasını kabul eyle. Biz de o duayı ediyoruz. Biz de onun talep ettiğini talep ediyoruz.”
Mesnevi-i Nuriye / Reşhalar / 27
* * *
Salat ve selam bu zat-ı nuraniye olsun ki, o zat, Rahnanü’r-Rahimden, Arş-ı Azamdan gelen Furkan-ı Hakimin kendisine indiği Efendimiz Muhammed’dir. İmmetinin hasenatı adedince milyonlar salat ve milyonlar selam üzerine olsun.
Risaleti Tevrat, İncil ve Zebur’da müjdelenen; nübüvveti irhasatla, cinlerin hatifleriyle, insanlık aleminin evliyalarıyla, beşer kahinleriyle müjdelenen; bir işaretiyle ay parçalanan Efendimiz Muhammed’e, ümmetinin nefesleri adedince milyonlar salat ve selam olsun.
Davetine ağaçların koşup geldiği, duasıyla yağmurun hemen iniverdiği, sıcaktan korumak için bulutların ona gölge yaptığı, bir ölçek taamıyla yüzlerce insanın doyduğu, parmaklarının arasından üç defa kevser gibi suların çağladığı, onun hürmetine Allah’ın, kertenkeleyi, ceylanı, ağaç kütüğünü, zehirli keçinin kolunu, deveyi, dağı, taşı ve toprağı konuşturduğu, Miracın sahibi ve gözünün asla şaşmadığı o mucize-i kübrada rüyetullaha mazhar olan Efendimiz ve Şefiimiz Muhammed’e, Kur’an’ın bidayet-i nüzulünden zamanın nihayetine kadar onu okuyan herbir okuyucunun okuduğu herbir kelimenin temevvücat-ı havaiye aynalarında Rahman’ın izniyle temessül eden bütün kelimelerinin bütün harfleri adedince, milyonlar salat ve selam olsun.
Bütün bu salavatlardan herbiri hürmetine bizi mağfiret et, ey İlahımız, bize merhamet et. Amin.
Mesnevi-i Nuriye / Reşhalar / 28
* * *
Allah’ım, bizi saadet ehlinden kıl, Said’ler zümresinde haşret ve Said’lerle beraber, Nebiyy-i Muhtarının şefaatiyle Cennete ithal et. Ona ve Âline de, Senin rahmetine ve onun hürmetine layık şekilde salat ve selam et. Âmin, amin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Lâsiyyemâlar / 43
* * *
“Yâ Rabbenâ! onun duasını kabul eyle. Biz de o duayı ediyoruz. Biz de onun talep ettiğini talep ediyoruz.”
Mesnevi-i Nuriye / Reşhalar / 27
* * *
Allah’ım, bizi saadet ehlinden kıl, Said’ler zümresinde haşret ve Said’lerle beraber, Nebiyy-i Muhtarının şefaatiyle Cennete ithal et. Ona ve Âline de, Senin rahmetine ve onun hürmetine layık şekilde salat ve selam et. Âmin, amin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Lâsiyyemâlar / 43
* * *
Allah’ım, Kur’an’ı akıllarımızın, kalblerimizin, ruhlarımızın nuru ve nefislerimizin de mürşidi yap. Âmin, amin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Katre / 65
* * *
Feyâ Rabbî, yâ Hâlıkî, yâ Mâlikî! Seni çağırmakta hüccetim, hâcetimdir. Sana yaptığım dualarda uddetim fâkatimdir. Vesilem, fıkdan-ı hile ve fakrimdir. Hazinem aczimdir. Re’sülmâlim, emellerimdir. Şefîim, Habîbin (aleyhissalâtü vesselâm) ve rahmetindir. Af eyle, mağfiret eyle ve merhamet eyle, yâ Allah, yâ Rahmân, yâ Rahîm! Âmin.
Mesnevi-i Nuriye / Hubâb / 91
* * *
Ey arz ve semanın kayyumu olan Allah’ım! Seni ve Senin bütün masnuatını ve mahlukatını şahit tutarak ilan ederiz ki, Sen, kendisinden başka hiçbir hak mabud bulunmayan Allah’sın. Sen birsin, şerikin yoktur. Günahlarımızın affı için Sana dönüyor ve istiğfar ediyoruz. Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed’in, Senin kulun ve resulün olduğuna da şehadet ediyoruz. Allah’ım, onun hürmetine nasıl münasip ve Senin rahmetine nasıl layıksa, ona ve bütün al ve ashabına öylece salat ve selam et.
Mesnevi-i Nuriye / Zeylü´l Hubâb / 92
* * *
Ey Erhamü’r-Rahimin olan Allah’ım! Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın ümmetine rahmet et ve onların kalblerini İmân ve Kur’an nuruyla nurlandır. Kur’an’ın burhanlarını izhar et ve İslam dinini yücelt. Âmin.
Mesnevi-i Nuriye / Zeylü´l Hubâb / 98
* * *
İlahi,
İki dünyanın hayatı elimden kaçsa ve bütün kainat düşman kesilip beni terk etse, benim yine gam çekmemem gerekir; çünkü Sen benim Rabbim ve Halıkım ve İlahımsın. Ve benim, nihayetsiz isyanımla ve sair şeref vesilelerine gayet derecede uzaklığımla beraber, Senin mahlukun ve masnuun olmam sebebiyle, bir taalluk ve intisap cihetim var. İşte, ben de, Senin mahlukunun lisanıyla Sana tazarru ve niyazda bulunuyorum, ey Halıkım, ey Rabbim, ey Razıkım ve ey Musavvirim!
Ey İlahım,
Esma-i Hüsnan hürmetine,
İsm-i Âzamın hürmetine,
Furkan-ı Hakimin hürmetine,
Habib-i Ekremin hürmetine,
Kelam-ı Kadimin hürmetine,
Arş-ı Âzamın hürmetine, milyonlar Kul hüvallahü ehad ile,
bana merhamet etmeni istiyorum, ya Allah, ya Rahman, ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan.
Beni bağışla, ya Gaffar, ya Settar, ya Tevvab, ya Vehhab.
Beni affet ya Vedud, ya Rauf, ya Afüvv, ya Gafur.
Bana lütufta bulun, ya Latif, ya Habir, ya Semi’, ya Basir.
Günahlarımı sil, ya Halim, ya Alim, ya Kerim, ya Rahim.
Bizi yolun doğrusuna ilet, ya Rab, ya Samed, ya Hadi.
Fazlınla bana cevadane ihsanlarda bulun, ya Bedi’, ya Baki, ya Adl, ya Hu.
Kalbimi ve kabrimi İmân ve Kur’an nuruyla nurlandır, ya Nur, ya Hak, ya Hayy, ya Kayyum, ya Malike’l-Mülk, ya ze’l-Celali ve’l-İkram, ya Evvel, ya Âhir, ya Zahir, ya Batın, ya Kavi, ya Kadir, ya Mevla, ya Gafir, ya Erhame’r-Rahimin.
Kur’an’daki İsm-i Âzamın hürmetine ve kitab-ı alemdeki sırr-ı azamın Muhammed Aleyhissalatü Vesselam hürmetine, güzel isimlerinden, bu sayfayı sanki kabrimin tavanı yapıp, bu esmayı da ruhuma şems-i hakikatten şualar saçan pencere haline getirecek şekilde, kalbime ve kalıbıma ve kabrimde ruhuma İsm-i Âzamın nurlarını saçan pencere açmanı istiyorum. İlahi, dilerim ki, ebedi bir lisanım olsun da, kıyamete kadar bu isimlerle nida etsin. İşte, ardımda baki kalan bu nakışları, benim fani ve zail lisanımın yerine bir naip olarak kabul eyle.
Allahım,
Efendimiz Muhammed’e öyle bir salat ve selam et ki, o salat ile bizi bütün korku ve afetlerden kurtar, bütün hacetlerimizi gider, bizi bütün günahlardan temizle, bütün günah ve hatalarımızı bağışla.
Ya Allah, ya Mücibe’d-Daavat! Hayatım boyunca ve öldükten sonra, her an bu dileklerimi kat kat fazlasıyla ver! Bir milyon salat ve selam, bir o kadarla çarpımından çıkan netice ve bunun da kat katı, Efendimiz Muhammed’e, Onun Âl, Ashab, Ensar ve tabilerine olsun! Bu salavatların herbirini, benim ömür günlerimdeki günahkar nefeslerim sayısınca çoğalt! Bu salavatların herbirisi hürmetine beni affeyle, bana merhamet et. Bunu rahmetinle ihsan eyle, ey Erhame’r-rahimin! Âmin!
Mesnevi-i Nuriye / Tazarrû ve Niyaz / 112
* * *
“El-aman, el-aman! Ya Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın hacâletinden kurtar!”
“El-aman, el-aman! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Beni günahlarımın ağır yüklerinden halâs eyle!”
“El-aman, el-aman! Ya Rahmân! Yâ Hannân! Yâ Mennân! Yâ Deyyân! Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar! Yerimi genişlettir! Amin!
Mesnevi-i Nuriye / Zühre / 142
* * *
Senden başka ilâh yoktur. Sen birsin. Senin hiçbir şerikin yoktur. Dünyada son, âhirette ve kabirde ilk söz: Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur; yine şehadet ederim ki Muhammed (s.a.v.) Allah’ın Resulüdür.
Mesnevi-i Nuriye / Zühre / 143
* * *
İlahi! Günahlar beni lal etti. İsyanımın çokluğu yüzünden mahcubum. Gafletin şiddeti ise sesimi kıstı. İşte, ben de, seyyidim ve senedim şeyh Abdülkadir Geylani’nin sesiyle Senin dergah-ı rahmetinin kapısını çalıyor ve onun, kapıcıya aşina nidasıyla Senin mağfiret kapında nida ediyorum:
• Ey rahmeti herşeyi kuşatan ve ey herşeyin melekütu elinde bulunan Zat, • Ey hiçbir şey kendisine zarar veya fayda veremeyen Zat, • Ey hiçbir şey Ona galebe edemeyen ve hiçbir şey Ondan kaçıp gizlenemeyen, • hiçbir şey Ona ağır gelmeyen ve hiçbir şeyin yardımına muhtaç olmayan, • hiçbir şey Onu bir başka işten alıkoyamayan, • hiçbir şey Ona benzemeyen, • ve hiçbir şey Onu hiçbir şeyden aciz bırakamayan Zat, Beni hiçbir şeyden hesaba çekmeyecek şekilde herşeyimi bağışla. • Ey herşeyi alnından tutup kudretine boyun eğdiren ve herşeyin anahtarları elinde bulunan Zat, • Ey herşeyden önce var olan Evvel, • herşeyden sonra baki kalan Âhir, • herşeyin fevkinde olan Zahir, • herşeyin dünuna nüfuz eden Batın, • kudret ve galebesi herşeyin fevkinde bulunan Kahir, Benim herşeyimi bağışla. şüphesiz Senin herşeye kudretin yeter. • Ey herşeyi her haliyle bilen Alim ve herşeyi kuşatan Muhit ve herşeyi hakkıyla gören Basir, • Ey herşey her an Onun nazar-ı şuhudunda olan şehid ve herşeyi görüp gözeten Rakib ve ilmi herşeyin bütün inceliklerine nüfuz eden
Latif ve herşeyden hakkıyla haberdar olan Habir, Beni hiçbir şeyden hesaba çekmeyecek şekilde, günah ve hata olarak her neyim varsa hepsini bağışla. Hiç şüphesiz, Senin herşeye kudretin yeter.
Allahım, Gafletten ve kötü arzularımdan Senin izzet-i celaline ve celal-i izzetine, Senin kudret-i saltanatına ve saltanat-ı kudretine sığınırım.
Mesnevi-i Nuriye / Şemme / 170
* * *
Ey kurtuluş isteyenlerin tahassungahı olan Allahım,
Beni şeytani şehvetlerden kurtar; beşeriyetin kazuratından temizle; Nebin olan Muhammed’i (s.a.v.) sıddıkiyet muhabbetiyle bana sevdirmek suretiyle beni gaflet paslarından ve cehalet vehimlerinden ter temiz kıl-öyle ki, enaniyet fena bulsun ve Allah’ın minnet bahrinde Allah’ın nimetlerine gark olmuş, Allah’tan alıkoyan her meşgaleye karşı Allah’ın kılıcıyla mansur, Allah’ın inayetiyle mahzuz ve Allah’ın himayesiyle mahfuz olarak herşey Allah için, Allah ile, Allah’a ve Allah’tan olsun.
Ey Nurların Nuru, ey bütün sırların Âlimi, ey gecenin ve gündüzün Müdebbiri, ey Melik, ey Aziz, ey Kahhar, ey Rahim, ey Vedüd, ey Gaffar, ey gayb alemlerini her haliyle bilen, kalbleri ve gözleri dilediği gibi halden hale çeviren, ey ayıpları örten ve ey günahları bağışlayan, Günahlarımı bağışla; esbabın tazyikatına maruz ve bütün kapılar yüzüne kapanmış ve doğru yolda gidenlerin tarikine sülük etmek ona zorlaşmış ve bir kazanç elde edemeden ömrünü ve nefsini gaflet ve masiyet meydanlarında bad-ı hava harcamış olan kuluna merhamet et.
Ey dua edildiğinde cevap veren, ey hesapları sür’atle gören, ey Kerim, ey Vehhab, Hastalığı büyük ve şifası zor, çaresi zayıf ve belası kuvvetli olan ve Senden başka melce ve ümidi bulunmayan kuluna merhamet et.
İlahi, Derdimi, üzüntümü ve şikayetimi Sana arz ediyorum.
İlahi, Senin dergahında hüccetim, hacetimdir; azığım ise fakrım ve çaresizliğimdir.
İlahi, Senin cüd bahirlerinden bir katre bana yeter; Senin af nehirlerinden bir zerre bana kafi gelir, ey Vedüd, ey Vedüd, ey Vedüd, ey şan ve şerefi herşeyden yüce olan Arş-ı Mecid Sahibi, ey Mübdi’, ey Muid, ey herşeyi dilediği gibi yapan Fa’alün lima Yürid!
Arşının rükünlerini kaplayan nur-u veçhin hürmetine, bütün mahlükatını hükmüne ram ettiğin kudretin hürmetine ve herşeyi kuşatan rahmetin hürmetine Senden istiyorum. Senden başka ilah yoktur, ey Muğis, bize imdad et. Ve bütün ömrüm boyunca işlediğim bütün günahları ve lisanımın hatalarını rahmetinle bağışla, ey Erhamü’r-Rahimin. Âmin.
Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Mesnevi-i Nuriye / Şemme / 171
* * *
Allah’ım! Bize hayatımızı saadetle ve şehadetle ve iyilikle ve müjde ile sona erdirmek nasip eyle. Amin, Âmin, amin.
Mesnevi-i Nuriye / Fihrist / 226
* * *
Yâ Rabbi! Peygamberlerin Efendisi Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ve Âli ve bütün Ashâbı hürmetine şu noksan fihristi en güzel sûrette kabul eyle. Duâmızı kabul eyle. Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Mesnevi-i Nuriye / İtizar Fihristi / 227
İŞÂRÂTÜ’L-İ’CÂZ
Senden yardım dileriz. Allahım! Bize hakkı hak olarak göster ve ona uymayı nasip et; batılı da, batıl olarak göster ve ondan da sakınmayı nasip et. Amin.
İşaratül-İcaz / Besmele ve Fatiha Sûrelerinin Tefsiri / 28
* * *
Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerin ve onlara tabi olan salih kullarının yoluna ilet. [Fatiha Sûresi: 7.] Bize hidayet et. Amin!
İşaratül-İcaz / Besmele ve Fatiha Sûrelerinin Tefsiri / 30
* * *
Allahım! Bu sure hürmetine bizi sırat-ı müstakimde yürüyenlerden eyle. Amin.
İşaratül-İcaz / Besmele ve Fatiha Sûrelerinin Tefsiri / 34
* * *
Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. [Bakara Sûresi: 32.]
Duaları şu sözlerle :”Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, Alemlerin Rabbi olan Allaha Mahsustur. [Yunus Sûresi: 10.]
İşaratül-İcaz / Melakieye Îman ve İnsanın Yaratılışına Dair / 261
* * *
İsm-i Azamın hakkında, Kuranı Mucizül Beyanın hürmetine ve Resuli Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın şerefine, bu İşaratül İcazı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risalei Nur Talebelerini Cennetül Firdevste saadeti ebediyeye mazhar eyle. Amin. Ve hizmeti imaniye ve Kuraniyede daima muvaffak eyle. Aimin. Ve defteri hasenatlarına bu İşaratül İcazın icazın her bir harfine mukabil bin hasene yazdır. Amin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle. Amin. Amin. Amin.
Ya Erhamerrahimin. Umum Risalei Nur Şakirtlerini iki cihanda mesud eyle, Aimin. İnsi ve cinni şeytanların şerlerinden muhafaza eyle. Amin. Ve bu aciz ve biçare Said’in kusuratını affeyle. Amin. Amin. Amin.
İşaratül-İcaz / Dua / 277
ASÂ-YI MÛSÂ
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Onun azâbı dâimî bir helâktır. Gerçekten de orası ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır! [Furkan Sûresi: 25:64-65.] Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 44
* * *
Göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler. ‘Bunları boş yere yaratmadın, ey Rabbimiz,’ derler. ‘Seni bütün noksanlardan tenzih ederiz. Sen de bizi Cehennem ateşinin azâbından koru. [Âl-i İmran Sûresi: 3:191.]
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Onun azâbı dâimî bir helâktır. Gerçekten de orası ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır! [Furkan Sûresi: 25:64-65.] Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 45
* * *
Sen aczden ve şerikten münezzeh ve mukaddessin. Senden başka ilâh yok ki bize imdat etsin. El-aman, el-aman! Bizi azap ateşinden ve Cehennemden halâs et, kurtar ve bize necat ver. Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 58
* * *
“Yâ Rabbi! Cebrail, Mikâil, İsrafil, Azrail hürmetlerine ve şefaatlerine, beni cin ve insin şerlerinden muhafaza eyle!” Âmin!
Asa-yı Musa / Birinci Kısım / 68
* * *
Allah’ım, mahlûkatının çokluğu içerisinde birliğinin kandili, kâinatının sergisinde Vahdâniyetinin dellâlı olan Efendimiz Muhammed’e (a.s.m.), onun bütün âl ve Ashâbına salât ve selâm eyle. [Duâ] Âmin!
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 134
* * *
Ey su ile her şeyi canlandıran Zât-ı Akdes, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim.
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 197
* * *
Yâ Rabbî ve yâ Rabbe’s-Semâvâti ve’l-Aradîn, yâ Halıkî ve yâ Halık-ı Külli Şey,
Gökleri yıldızlarıyla, zemini müştemilâtıyla ve bütün mahlukatı bütün keyfiyatıyla teshir eden kudretinin ve iradetinin ve hikmetinin ve hâkimiyetinin ve rahmetinin hakkı için, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu bana musahhar kıl. Âmin!
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 199
* * *
Kur’ân’a ve imana hizmet için, insanların kalblerini Risale-i Nur’a musahhar yap. Ve bana ve ihvanıma iman-ı kâmil ve hüsn-ü hâtime ver. Hazret-i Mûsa Aleyhisselâma denizi ve Hazret-i İbrahimAleyhisselâma ateşi ve Hazret-i Dâvud Aleyhisselâma dağı, demiri ve Hazret-i Süleyman Aleyhisselâma cinni ve insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâma şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nur’a kalbleri ve akılları musahhar kıl.
Ve beni ve Risale-i Nur Talebelerini nefis ve şeytanın şerrinden ve kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle ve Cennetü’l-Firdevste mes’ut kıl. Âmin, Âmin, Âmin.
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 200
* * *
Yâ Rab! Bunların ders ve talimlerinin hakkı ve hürmeti için bize ve Risale-i Nur talebelerine iman-ı ekmel ve hüsn-ü hâtime ver. Ve bizleri onların şefaatlerine mazhar eyle. Âmin.
Asa-yı Musa / İkinci Kısım / 209
* * *
“Yâ Rab! Bizi ebedî haps-i münferidden kurtarıp, bâkî ve sermedî bir âlemin saadetine nâil edecek bir hakaık hazînesinin anahtarını Risâle-i Nur gibi nazîrsiz bir eseriyle bahşeden sevgili ve müşfik Üstâdımızı zâlimlerin ve düşmanların sû-i kasıtlarından muhafaza eyle; Kur’ân ve îman hizmetinde dâimâ muvaffak eyle. Ona sıhhat ve âfiyetler, uzun ömürler ihsan eyle” Âmin!
Asa-yı Musa / Îmanî ve Hakiki Güzel Mektuplar / 243
EMİRDAĞ LÂHİKASI
Ya Rabbi, onların imanını Risale-i Nur la kurtar! İdam-ı ebediden, sırr-ı Kur’ân la terhis tezkeresine çevir! Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 30
* * *
Ya Rab! Ayatül-Kübra hürmetine beni musibetten kurtar, eman ve emniyet ver. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Denizli Tüccarı Aslı Burdur´lu Hafız Mustafa´ya Hitaptır / 46
* * *
Cenab-ı Hak, onların ve bizlerin hakkımızda bu Ramazan’daki Leyle-i Kadrimizi bin aydan hayırlı ve bin ay kadar medar-ı sevap eylesin, Ümmet-i Muhammediyeye saadet ve selamet versin. Amin.
Ya Rab! Ayetül-Kübra hürmetine beni musibetten kurtar, eman ve emniyet ver. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Denizli Tüccarı Aslı Burdur´lu Hafız Mustafa´ya Hitaptır / 47
* * *
Cenab-ı Hak, beni böyle hasaretlerden muhafaza eylesin, amin! Cenab-ı Erhamürrahimin, emsal-i kesiresiyle sizleri müşerref eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi / 62
* * *
Cenab-ı Hak, onun emsalini o havalide çoğaltsın ve selamet versin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / İkramı İzhar Mektubunun Tetimmesi / 63
* * *
Cenab-ı Hak, rahmet ve keremiyle ve hıfz ve himayetiyle ve tevfik ve hidayetiyle, Risale-i Nur’un tab ve intişarına ve Kur’ân-ı Mucizül-Beyanın tevafuklu tab ına sizleri muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Lahikasının Zeyli / 82
* * *
Bizi ve anne babalarımızı, Risale-i Nur talebelerini ve onların anne babalarını cehennem ateşinden kurtar. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Afyon Emniyet Müdürüne Derim ki / 117
* * *
Cenab-ı Hak, onlardan razı olsun. Amin
Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır / 129
* * *
Cenab-ı Erhamürrahimin, sizlere, yazanlara ve yardım edenlere herbir harfine mukabil bin rahmet eylesin ve binler meyve-i Cennet ihsan etsin ve yüzer hasenat defter-i amalinizde yazdırsın. Amin. Amin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır / 130
* * *
Cenab-ı Hak onlardan ve sizden ebeden razı olsun. Amin. Cenab-ı Hak tevfik versin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır / 132
* * *
Medrese-i Nuriyenin eski ve yeni kahramanlarından Marangoz Ahmed in mektubu, üç dört cihetten beni mesrur ve minnettar eyledi. O medresenin baş talebesi namını verdiği Ahmed ise, hem şehid Hafız Ali nin vazifesini yaptığını, hem Süleyman gibi kıymetli kardeşiyle ve küçük kerimesiyle üç tane Asa-yı Musa yı yazmaları ve mübarek Hasan Dayının hafidi olması, beni meraktan kurtardı, hem çok memnun eyledi. Cenab-ı Hak ona şifa ve onlara muvaffakiyet ve saadet versin. Amin. Amin.
Atabeyli alil (kötürüm) Ali Osman ın yazdığı uzun mektubu ve Asa-yı Musa risalesi ve Nurların neşrinde cidden tesirli çalışması ve hizmet-i Nuriyede çok çalışkan Çilingir Ali ile ve dayısı Hasan ın ona yardım etmesi ve mübarek hülyaları ve tevafukları bizleri ferahlandırdı. Eğirdir kasabasını bana ziyade sevdirdi. Cenab-ı Erhamürrahimin onlardan razı olsun.
Emirdağ Lâhikası / Yeşil Salih ´e Yazılan Metuptur / 132
* * *
Tahiri nin, Denizli hapsinde, unutulmaz halisane hizmetiyle ve Nurlara sarsılmaz sadakatiyle ve yanılmaz zekavetiyle ve çekilmez bahadırlığıyla daire-i Nurda ehemmiyetli makamı için, bütün bu defaki mektubunu Lahikaya geçirdik. Başta Nurun şakirtlerinden validesi Zübeyde olarak, akrabasına ve rüfekasına selam ederim. Cenab-ı Hak onlardan ebeden razı olsun. Amin!
Emirdağ Lâhikası / Bir Derece Mahremdir / 140
* * *
Nis li Kureyşilerden Ahmed Kureyşi, muhterem pederiyle ve ammizadesi Ahmed ile Nurların has naşir ve talabelerinden olması, o havali şakirtlerinin namına Nurlar hakkında güzel manzum fıkraları Lahikaya girdi. Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin. Bu halimde bu alakadarlığınız, benim çok ağır sıkıntılarımı hafifleştirdi. Allah senden razı olsun. Amin
Emirdağ Lâhikası / Bir Derece Mahremdir / 141
* * *
Size yazdığım daha size yetişmeden, onun mektubunu, hem Şamlı Hafız ikinci sayfasında yazdığı vefat haberini aldığım merhum Muhacir Hafız Ahmed in (r.h.) dünyadan göçmesi, aynen Abdurrahman gibi beni çok sarstı, ağlattırdı, Biz Allah’ın kullarıyız ve yine Ona döneceğiz. [Bakara Sûresi: 156.] dedirtti. Binler rahmet onun ruhuna insin. Amin. Kabri de hanesi gibi Kur’ân ve Nur’un bir menzili olsun. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Bu Fıkra Bir Derece Mahremdir (Yalnız Haslara Mahsustur ) / 147
* * *
Cenab-ı Hak, Hicret in peder ve validesine ve akrabasına sabr-ı cemil ihsan edip, Hicret i onlara şefaatçi eylesin ve o merhumeyi de merhume hemşirem Hanım la Cennette mesrur eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 157
* * *
Bu kahraman Nazif kardeşimize ve gayet ciddi ve sebatkar ve tam alakadar İnebolu Nurcularına ve Ahmed-i Kureyşi ve rüfekalarına, hem bayramlarını, hem devamlı hizmetlerini, hem yüksek sadakatlerini, hem Zülfikar ın tab ve muvaffakiyetini, hem Salahaddin in Camiü l-Ezherle Medresetü z-Zehranın münasebetini temine çalışmasını ruh u canımızla tebrik ediyoruz. Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin. Ve hizmetlerini tam makbul eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 159
* * *
Cenab-ı Hak, şifa-i acil ihsan eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 160
* * *
Kahraman Nazif in ve hakikaten Nazif ruhunda ve sadakatinde kendi arkadaşlarının makine ile ve sair cihette Nura hizmetleri, bu memleketi cidden minnettar edecek bir vaziyettedirler. Cenab-ı Hak, onları muvaffak eylesin. Amin.
Nazif kardeşimizin hem İstanbul, hem İnebolu Nurcularının namına bayram ve yeni sene teberrükü hesabına gönderdiği maddi üç nevi teberrükü aldım. Onların umumu namına adetime muhalif olarak kabul ettim. Allah onlardan razı olsun, Amin.
Cenab-ı Hak, Zülfikar ın ve o iki mecmuanın harfleri adedince onların, İbrahim ve Mustafa ve İzzet ve refiklerinin ve yardımcılarının defter-i a maline hasenatlar yazsın ve her harfine mukabil yüz rahmet eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Emirdağı Zabıtası İle Bir Hasb-i Haldir / 163
* * *
Cenab-ı Hak, onun defter-i a maline Sava medrese-i Nuriyede okunan ve yazılan risalelerin harfleri adedince ruhuna rahmetler ve kabrine nurlar ihsan eylesin. Amin. Ve aynı sistemde tam hayrülhalef mahdumu Hafız Mehmed ve hafidi Ahmed Zeki yi onun vazifesinin idamesine muvaffak eylesin. Amin. Ve onların umumuna sabr-ı cemil ihsan eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / 176
* * *
“Ya Rab! Erzurum dan imdadıma yetişen bu iki zatın münakaşasını musalahaya tebdil et” Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 179
* * *
Allah ın laneti zalimlerin ve münafıkların üzerine olsun.
Allah mübarek kılsın. Allah sizi muvaffak etsin. Allah sizi iki cihanda mesut etsin. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 180
* * *
Cenab-ı Hak, onun gibi çok fedakarları Nurlara kavuştursun.
Cenab-ı Hak o rahmet katreleri adedince ona ve onlara rahmet etsin. Amin.
Cenab-ı Hak ona binler rahmet eylesin ve akrabasına sabr-ı cemil ihsan etsin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / 185
* * *
Kardeşimiz ve Nurun kumandanlarından Isparta Hulusi si Refet Beyin mübarek masumunun dokuz yaşında iken bu derece Risale-i Nur dan Birinci Sözü yazması gösteriyor ki, o mübarek Hüsnü, Safranbolu nun on bir yaşındaki Hüsnü sü gibi dahi masumların küçücük bir kahramanı olmaya namzettir. Cenab-ı Hak onu Nurlara bağışlasın ve muvaffak eylesin Amin.
Emirdağ Lâhikası / 189
* * *
Münevvere ve Nazmiye, Abdülbaki ve Mehmed Celal in Nur hizmetinde noksan kalan vazifelerini inşaallah tekmil edecekler. Bizi ve Risale-i Nur u çok minnettar eden kahraman Burhan ın mektubunda yazılan hastaya Cenab-ı Hak şifa versin ve kardeşimiz Zekai nin vefat eden validesine çok rahmet eylesin. Amin.
Cenab-ı Hak muvaffak eylesin. Amin. Ve Tevfik e tevfik refik eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 195
* * *
“Barekallah, Cenab-ı Hak sizleri muvaffak etsin” Amin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 196
* * *
Cenab-ı Hak, onları muvaffak eylesin. Amin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 199
* * *
Nur santralı kardeşimiz Hoca Sabri nin, eskiden beri onun gibi Nurcu refikasının ve mübarek mahdumu Nureddin in [Yaşar] küçük bir mektuplarını aldım. Cenab-ı Hak onlara sıhhat ve afiyet ve saadet ihsan eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 200
* * *
“Ben onlara beddua değil, bilakis dua ediyorum ki: Ya Rabbi! Onlara iman-ı kamil ve hüsn-ü hatime ver ve Nurlardan müstefid yap.” Amin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 204
* * *
Nurun ehemmiyetli bir kumandanı ve naşiri Refet Beyin Nur hizmeti için İstanbul a gitmesi çok iyi, çok güzeldir. Zaten oraya onun gibi bir Nurcu lazımdır. Cenab-ı Hak muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 207
* * *
Bizi koru, bize merhamet et. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 208
* * *
Kastamonu nun Hüsrev i Mehmed Feyzi nin hiç sarsılmadan kemal-i iştiyakla Nurlara çalışması ve çalıştırılması ve okutmasını gösteren Nihad ın ve Abdurrahman İhsan ın mektupları gösterdiği gibi, oradan gelenler de aynı haberi veriyorlar. Tam şakirtliğini yapıyor, Allah muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 211
* * *
Allah razı olsun, amin. Ve mübarek bir kardeşimiz olan Kazım ın ruhuna Cenab-ı Hak binler rahmet eylesin ve kabrini pür-nur etsin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 218
* * *
Nur kahramanlarından Refet kardeşimiz, kendi sisteminde gayet ehemmiyetli Abdül- ehad namında bir büyük hocayı, Risale-i Nur a tam bağlı bir kardeşi İstanbul da bulmuş. Cenab-ı Hak ikisini de daima muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Küçük Bir Haşiye / 219
* * *
Isparta dan hacca giden ve benim bedelime dahi manen hac etmeyi vaad eden o mübarek kardeşlerimizi has şakirtler dairesinde bütün manevi kazançlarımıza hissedar etmeye karar verdik. Cenab-ı Hak, onları iki cihanda mes ut eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 225
* * *
Alamescid imamı faal kardeşimiz İbrahim Edhem in kendi sisteminde tam Nurcu olarak bulduğu vaiz Ali Şentürk ün ve vaiz Osman Nuri nin samimi ve fedakarane ve Nur hizmetinde azimkarane mektuplarında arzu ettikleri tarzda has şakirtler dairesinde kabul olmuşlar. Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 226
* * *
Üç mühim Nur merkezinde üç berber tam birbirine benzer bir tarzda Nura büyük hizmetleri, hem herbirisi çocuklarıyla Nura çalışmaları, beni mesrur eyledi. Berber Burhan, berber Hıfzı, berber Ali Osman, Nurun birer kıymetli kahramanlarıdır. Allah onları çoluk ve çocuklarıyla dünyada ve ahirette mes ut etsin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 235
* * *
Ve onları öyle sevk eden zatlara da Allah razı olsun ve kalblerindeki muradları ne ise Cenab-ı Hak onları muvaffak eylesin deriz. Âmin
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 236
* * *
Hüsrev in kalemi Dördüncü Söze başlamasına bin barekallah deriz. Allah muvaffak eylesin, amin.
Emirdağ Lâhikası / Dahiliye Vekili İle Bir Hasb-i Halden Bir Parçadır Hüve Nuktesi / 237
* * *
Elimizde hak var. Hakkımızı kuvvetle ve başka suretle aramaya Cenab-ı Hak mecbur etmesin. Amin.
Emirdağ Lâhikası / 242
* * *
Cenab-ı Hak sizleri iki cihanda mes’ut eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Afyon Hapsinden Sonra Emirdağı´nda Yazılan Mektuplar / 256
* * *
Hem Medresetü’z-Zehra şakirtlerini, hususan mübarekler heyetini ve Isparta vilâyetini merhum Hâfız Mustafa’nın vefatıyla tâziye ve Hâfız Mustafa’yı tam vazifesini yapmasıyla yirmi senede ikinci bir Hâfız Ali olarak yirmi seneden beri usanmadan, sarsılmadan Nurların neşrine çalışmasını bütün ruh u canımızla tebrik, hem onu, hem Isparta vilâyetini, hem Medresetü’z-Zehrayı tebrik ediyoruz. Hakikaten bu merhum kahraman kardeşimiz, aynen Hâfız Ali gibi vazifesini bitirdi, âlem-i nura ve berzaha, Hâfız Ali ve Hasan Feyzî gibi kardeşlerinin yanına gitti. Cenab-ı Hak Risale-i Nur’un hurufatı adedince onun defter-i hasenatına hayırlar yazsın ve ruhuna rahmet eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Afyon Hapsinden Sonra Emirdağı´nda Yazılan Mektuplar / 260
* * *
REİSİCUMHUR,
Zatınızı tebrik ederiz. Cenab-ı Hak sizi İslâmiyet ve vatan ve millet hizmetinde muvaffak eylesin. Âmin!
Emirdağ Lâhikası / Reis-i Cumhur Celal Bayar Ve Heyet-i Vükelasına / 264
* * *
Cenab-ı Hakka hadsiz şükrolsun, mahkemede üç sene hapsedilen Asâ-yı Mûsâ risalesinden ve Sikke-i Gaybiye risalesinden beş nüshayı kemÂl-i sürur ile aldık. Cenab-ı Hak sizlerden ebediyen razı olsun. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Gizli Anlaşmanın Entrikası / 283
* * *
Mübarekler köyünden Ali ile Hacı Süleyman ve Dinar tarafından Abdurrahman ve Himmet ve daha evvel gelen ehemmiyetli bir Nurcu hemşehrisi yanıma geldiler. Cenab-ı Hakka çok şükürler ediyorum ki, Mübarekler köyünde (Kuleönü) eskisi gibi Nurlara şiddetli alâkalarını muhafaza ediyorlar. Ve onların sadakat ve ihlâslarının bir kerametidir ki, kendime mahsus on mecmua kitaplarımı lüzumuna binaen Ankara’ya gönderdiğim ve çok ehemmiyetli ve uzak yerlerden benden kitapları istedikleri aynı zamanda Kuleönü mübarekleri kendilerine mahsus Nur mecmualarını gönderdiğim miktarın aynı olarak Medresetü’z-Zehranın bir hediyesi olarak bana getirdiler. Hususan birinci Abdurrahman olan Büyük Mustafa’nın kendi el yazısı olan bütün Mektubat ve Lâhikayı içinde buldum. Cenab-ı Hak o kitapların harfleri adedince her birisine mukabil bin rahmet ihsan etsin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Gizli Anlaşmanın Entrikası / 289
* * *
Nurdan bana çok lüzumu bulunan Medresetü’z-Zehranın fütuhatçı mahsulâtını ve kahraman Tahirî’nin merhume haremiyle ve merhume iki kerimesi namına gönderdiği mecmualarını ve iki hafta evvel merhum Hâfız Ali’nin bir hayrülhalefi Mustafa’nın tam zamanında tamam Mektubat’ını ve Nurun metin bir kumandanı Refet Beyin kendi kalemiyle yazdığı mübarek mecmuasını ve pek güzel ve mânidar rüyalı mektubunu aldım ve çok sevindim. Onların her bir harfine Cenab-ı Erhamürrahimîn sizin her birinize bin hasene ihsan etsin. Merhume Hatice ve merhume Hicret’in ve merhume Âişe’nin ruhlarına ve kabirlerine binler rahmet eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / 299
* * *
Erhamürrahimîn olan Rabbimizden daimî niyazım, aziz, muhterem ve müşfik Üstadımdan ebediyen razı olsun ve bütün maksadını hasıl eylesin. Âmin.
Emirdağ Lâhikası / Heyet-i Sıhhiyeye / 374
* * *
“Allah’ım, erkek ve kadın bütün mü’minleri bağışla.” Âmin!
Emirdağ Lâhikası / 394
BARLA LÂHİKASI
Allahım! Efendimiz Muhammed’e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle ve pek kesretli bir selâmetle salât ve selâm et. Âmin.
Barla Lâhikası / Yedinci Risale Olan Yedinci Mesele / 18
* * *
Cenab-ı Hak bunların emsâlini ziyade etsin ve onları da muvaffak etsin ve tarik-i haktan ayırmasın. Âmîn.
Allahım, bizi ve bu ikisini ve kardeşlerimizden onların emsallerini, Kur’ân ve İmân hizmetinde, Senin muhabbet ve rızanı celb edecek şekilde muvaffak et-kendisine Kur’ân’ı indirdiğin o zat hürmetine ki, gece gündüz değiştikçe ve güneş ve ay döndükçe salât ve selâmın en üstünü onun üzerine olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Mukaddeme / 21
* * *
Hemen Cenab-ı Erhamürrâhimîn aziz Üstadımızı sıhhat ve âfiyette dâim ve ümmet-i Muhammed üzere kaim buyursun. Âmin, bihürmeti Seyyidi’l-Mürselîn.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektup ve Zeyilleri / 24
* * *
Allah çok razı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektup ve Zeyilleri / 29
* * *
Allah’ım, bu dünyadan bizi ancak kelime-i şehadet ve imanla çıkar. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektup ve Zeyilleri / 33
* * *
Altın yaldızla yazılması lâzımgelen eser-i âlînizde, Resul-i Müctebâ Aleyhi Ekmelü’t-Tehâyâ Efendimiz Hazretlerine dil uzatan hâin-i bîdin olan mülhid hâinlerin kuruyası dillerini, inâyet-i İlâhî ve ruhaniyet-i Peygamberî ve şeriat kılıcıyla kesmeye muvaffak olduğunuz şu eser-i bergüzîdenizi Cenab-ı Hak ind-i İlâhîsinde ve nezd-i Peygamberîde kabul eylesin. Şefâat-i Nebeviyeye efendimi ve fakiri de nâil eyleyip, sancak-ı Muhammedî (a.s.m.) tahtında cümlemizi ihvanlarımızla beraber haşreylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Zeyli ve İkinci Kısmı / 39
* * *
Hal-i âlem müsait olsa da, hazine-i hassa-i Kur’ân’dan çıkararak tâbir-i âlinizce dellâllığını yaptığınız elmasları çok gözler görse! Görse de, sarhoşlar ayılsa, mütehayyirler kurtulsa, mü’minler sevinse, mülhidler, kâfirler, müşrikler imana, insafa, daire-i akla gelseler! Ve bu mes’ut ve ulvî neticeyi bizlere idrak ettirmesini eltaf-ı İlâhiyeden tazarru ve niyaz ediyorum. Âmin. Allah sizden ebeden razı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Zeyli ve İkinci Kısmı / 42
* * *
Allah’ım, Risale-i Nurla şereflenen bu dürr-ü yektâ müellifi muhafaza eyle. Onun ve kalbi hakikatlarla dolu olan Sabri’nin kalbine neşe ve sürur ver. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Zeyli ve İkinci Kısmı / 44
* * *
Bu eserler başlı başına, ayrı ayrı birer fâtihtir. İnşaallah, her cihetle feth ederek fâtih olacaktır. Cenab-ı Mevlâ âhirette cümlemizi sevabına nâil eyleyip şefaatine mazhar buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 45
* * *
Cenab-ı Vâhibü’l-Atâyâdan dilerim ki, Nur bahçelerinin meyvelerinin hepsinden tatmaya arkadaşlarım gibi âcizlerini de muvaffak kılsın. Âmin!
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 47
* * *
Cenab-ı Vâhibü’l-Atâyâdan dilerim ki, Nur bahçelerinin meyvelerinin hepsinden tatmaya arkadaşlarım gibi âcizlerini de muvaffak kılsın. Âmin! Hemen Cenab-ı Allah’tan dilerim, beni ve bütün kardeşlerimizi nefis ve cin ve ins ve şeytanların mekirlerinden muhafaza eylesin ve dalâlete sapanlardan eylemesin. Âmîn.
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 49
* * *
Allah sizden çok razı olsun. Âmin! Nurlarla alâkadar olmak, Kur’ân’a hâdim olmak, Allah’a karşı haddini ve acz-i tam içinde bulunduğunu anlamak ve bütün mevcudiyetiyle kabul etmekle olur diye mütemadiyen mü’minleri bu kestirme, selâmetli ve saâdetli yola çağıran Üstadımızdan Allahü Zülcelâl Hazretleri ebeden razı olsun. Dünyevî, uhrevî bütün muradlarını hasıl etsin. Ümmet-i Muhammed’e bağışlasın. Âmin bihurmeti Seyyidi’l- Mürselîn.
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 51
* * *
“Ya Rab! Bihakkı ismike’l azim ve bihakkı Kur’ani’l-Hakim ve bihakkı Habibike’l Ekrem, deryâ-yı nurun başkumandanı olan Üstadımı razı olduğun amel üzerine sâbit ve razı olacağı amelini teshil ve müyesser kıl. Âmin, bi hürmeti seyyidi’l-mürselîn.”
Barla Lâhikası / İkinci Zeyl / 55
* * *
Rabbim, Üstadımızı iki cihanda aziz ve gayelerine vâsıl eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 58
* * *
Sevgili Üstadım, Allah sizden ebeden razı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 61
* * *
…bu azîm, kudsî hizmetinizin mükâfatını Cenab-ı Hak size pek lâyık bir tarzda ihsan etsin. Dünya ve âhirette sizden ve bizim gibi âciz ve kusurlu hizmetçilerinden razı olsun. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 63
* * *
Cenab-ı Hakkın bize inkişaf-ı kalbî ihsan buyurması hususundaki dua-yı hayriyelerini istirham eylerim, sevgili Üstadım Efendim. Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 66
* * *
“Cenab-ı Zülcelâl ve’l-Kemal Hazretleri, muhterem Zat-ı Üstadânelerini dünyalar durdukça Nur Risalelerini rehberlikte, delâlette ve nur dellâllığında ilâ-âhiri’d-deveran kaim buyursun” Âmin!
Barla Lâhikası / Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Zeyli / 67
* * *
Cenab-ı Hak sizden ebedî râzı olsun. Âmin!
Barla Lâhikası / 69
* * *
Rabbim yorgunluğunuza bedel bin ehl-i gazâ sevabı ihsan buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 70
* * *
Sevgili Üstadım, “Cenab-ı Hak bu kıymetli eserleri kıyamete kadar mü’min kullarına yetiştirsin” duasıyla hatm-i kelâm eylerim, efendim. Âmin!
Barla Lâhikası / 72
* * *
Cenab-ı Hak gözlerimizin perdelerini kaldırsın, hakaiki hakkıyla bize göstersin. Âmin.
Barla Lâhikası / 75
* * *
Cenab-ı Hâlık-ı Lemyezel Hazretleri bu gibilere de tarik-i Hakkı nasîbedâr eylesin. Âmin, bihürmet-i seyyidi’l-mürselîn.
Barla Lâhikası / 76
* * *
Cenab-ı Hâlık ümmet-i Muhammed’in (a.s.m.) kalblerine ilham versin, ruhlarını nurlandırsın, saâdet-i dâreyn ihsan buyursun.
Barla Lâhikası / 77
* * *
Cenab-ı Hak, sizlere lâyık bir tarzda hayr-ı kesir ihsan eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / 78
* * *
Allahü Zülcelâl Hazretleri sizden ebeden razı olsun ve ümmet-i merhume-i Muhammediyeyi (a.s.m.) dalâletten kurtarmak ve şahrâh-ı Kur’ân’a delâlet eylemek hususundaki ihlâslı mücahede ve hizmetinizde dâim ve muvaffak buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 83
* * *
Allah’ım, Mekkî, Medenî, Hâşimî ve Kureyşî olan Habîbinin hürmetine bizim arzumuzu ve Üstadımız Said Nursî’nin maksûdunu tahakkuk ettir. Âmin!
Barla Lâhikası / 84
* * *
Cenab-ı Hak sizi muvaffak etsin, fütur vermesin, şevkinizi artırsın. Âmin!
Barla Lâhikası / 87
* * *
Cenab-ı Hak, böyle Hüsrev’lerin adedini çoğaltsın ve daim arttırsın. Âmin.
Barla Lâhikası / 89
* * *
Cenab-ı Lemyezel Hazretleri siz Üstadımı, bu ve bunun emsâli âsâr-ı bergüzîde telifinde, envâr ve hakikatler neşir ve dellâllığında çok zamanlar daim ve kaim buyursun. Ve siz Üstadımı, sizi sevenlerin ve dellâllığında bulunduğunuz nidalarınızı işitmek ve dinlemek, okuyup yazmak, mucibince hareket ve amel etmek heves ve iştiyakında bulunan kardeşlerimin başından eksik buyurmasın. Âmin, bihürmeti seyyidi’l-Murselîn.
Barla Lâhikası / 91
* * *
Ey aziz Üstadım, Allah sizden ebeden razı olsun. Amin!
Barla Lâhikası / 92
* * *
Allahü Zülcelâl Hazretleri dünyevî ve uhrevî bütün matlup ve maksudunuzu ihsan, bilhassa ümmet-i merhume-i Muhammediye (a.s.m.) hakkındaki dualarınızı dergâh-ı ulûhiyetinde kabul buyursun. Hakikaten Kur’ân’a, imana hizmetten başka birşey düşünmeyen aziz ve muhterem Üstadımızı bu ümmete bağışlasın ve rıza-i İlâhîsine nâil buyursun. Âmin, bihurmeti’l-Kur’âni’l-Mübîn ve bihurmeti İmami’l-Mübîn.
Barla Lâhikası / 94
* * *
“Heman Rabbim, hakikî verese-i Enbiyayı teksir, dünyevî ve uhrevî âmâl ve makasıdına muvaffak buyursun” Amin!
Barla Lâhikası / 96
* * *
Cenab-ı Hak, Feyyâz-ı Mutlak ve Hallâk-ı Azîm mevcudat ve câmidat ve zerreler adedince sizden razı olsun. Âmin. Yarın mahşerde, herkesten evvel Resul-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Efendimiz Hazretlerinin şefaatine mazhar ol, inşaallah. Âmin.
Barla Lâhikası / 100
* * *
Allahü Zülcelâl cümlesinden razı olsun ve neşr-i envâr-ı Kur’âniyede daimî muvaffakıyetlere mazhar buyursun. Amin!
Barla Lâhikası / 107
* * *
On Dördüncü Lem’anın Birinci Makamını teşkil eden iki mesele bence çok mühimdir. Bu dersin takrir ve tahririne vesile olan Refet Bey kardeşimizden Allah razı olsun. Amin!
Barla Lâhikası / 109
* * *
Âsâr-ı nurun bir zübdesi, hazâin-i nurun elmas anahtarı, resâil ve Mektubat’ın nurlu kapısı olan bu hayırlı telife sebep olanları da, müellifini de, Allahü Zülcelâl ve’l-Kemal Hazretleri saâdet-i dâreyne mazhar buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 110
* * *
Cenab-ı Hak, sevgili Üstadımızı âfiyette dâim, ömürlerine bereket ve herbir umûrunda muvaffakiyet ihsan buyursun da, pek çok zamanlar başımızda tâc-ı zafer olarak taşıyalım ve hizmet-i Kur’ân’da çalışalım, yorulalım, yol alalım. Ve cümle mü’minîn de istifade etsin ve ehl-i bid’a ve mülhidlerin de başları yere gelsin. “O gençler mağaraya sığındıklarında, ‘Ey Rabbimiz,’ demişlerdi. ‘Bize yüce katından bir rahmet ver ve işimizde, Senin rızana erişmek için muvaffakiyet nasip et.” [Kehf Sûresi: 18:10.] Amin!
Barla Lâhikası / 112
* * *
Ey sevgili Üstadım, her hususta size yapılacak dua için kelimat bulamıyorum. Zât-ı Zülcemal, bu kadar güzelliklere, hazine-i rahmetinden binler güzellikleri size ihsan etmekle mukabele buyursun. Âmin.
Barla Lâhikası / 125
* * *
Cenab-ı Hak, hazine-i bînihayesinden emsâl-i sairesini ihsan buyursun. Âmin, bihurmeti Seyyidi’l-Murselîn.
Barla Lâhikası / 126
* * *
“Ya Rab! Sen Üstadımızdan hoşnud olacağı tarzda razı ol!” Amin!
Barla Lâhikası / 127
* * *
Hemen Cenab-ı Kibriya, şu enhâr-ı kevseri hayat-ı bâkiye harmanı olan mahşere kadar akıtsın… Âmin.
Barla Lâhikası / 128
* * *
Cenab-ı Hak o zatı şefâat-i Kur’ân’a mazhar etsin. Amin!
Barla Lâhikası / 132
* * *
Cenab-ı Hak beni de, sizi de tarik-i Haktan şaşırtmasın. Âmin.
Barla Lâhikası / 133
* * *
Ya Rab! Yanımızda elçiniz ve dergâhınızda elçimiz olan reisimize merhamet et ki, bize sirayet etsin. Allah’ım, Senin kulun ve resulün olan efendimiz Muhammed’e ve onun bütün âl ve ashabına salât eyle. Amin!
Barla Lâhikası / Mesail-i Müteferrika / 151
* * *
“Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek, bizi onunla hesaba çekme.” [Bakara Sûresi: 2:286.] Amin!
Barla Lâhikası / Mesail-i Müteferrika / 153
* * *
Cenab-ı Hak ona, o bana yazdığı Pencere Risalesinin hurufu adedince ruhuna rahmet, kalbine nur, aklına hakikat, malına bereket ihsan eylesin. Âmin, Âmin, Âmin.
Barla Lâhikası / Mesail-i Müteferrika / 159
* * *
Biraderzadem Halil Nâci’nin dünyevî musibeti, beni de cidden mahzun eyledi. Cenab-ı Hak onu da kurtarsın, size de sabır ve tahammül ihsân eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 164
* * *
Cenab-ı Hakkın rahmetine sığınmalıyız ki, nîrân-ı muhrika yapmasın, envâr-ı müşrikaya çevirsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 165
* * *
Cenab-ı Hak sıhhat ve âfiyet versin. Mehmed Efendi bana yeniden bir levha yazması beni minnettar ediyor. Cenab-ı Hak yazdığı herbir harfe mukabil bin sevap ihsan eylesin. Âmin, Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 167
* * *
Cenab-ı Hak yeni hayatınızı mübarek eylesin ve refika-i hayatınızı hayat-ı ebediyenizde, Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfının âhirlerindeki Üçüncü İşarette, refika-i hayata dair vaade ve sıfata mazhar eylesin, Âmin. Kardeşim, sen, Hüsrev, Âsım, nazarımda çok kıymettarsınız. Cenab-ı Hak sizleri ve sizin gibileri Kur’ân hizmetinde sâbit-kadem ve fedakâr ve kemal-i sadakatte dâim ve muvaffak eylesin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 173
* * *
Cenab-ı Hak bize ve size tarik-i Hakta hizmet-i Kur’âniyede sebat ve metânet versin. Âmin.
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 174
* * *
Cenab-ı Hak muvaffak etsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 175
* * *
Bedreddin’in küçüklüğüyle beraber, büyük talebeler dairesine dahil etmişim. O, küçüklerin büyüğüdür. Ve inşaallah Cenab-ı Hak onun emsâlini çoğaltsın. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 176
* * *
Tenekeci Mehmed Efendinin hıfz-ı Kur’ân’a çalışmak niyeti çok mübarektir. Cenab-ı Hak onu muvaffak etsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 180
* * *
Cenab-ı Hak onu sizlere medar-ı tesellî ve ünsiyet ve evinize küçük bir melâike hükmüne getirsin. Amin!
Barla Lâhikası / Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Üçüncü Nüktesi / 187
* * *
Cenâb-ı Haktan niyaz ediyorum ki, bundan sonra Cenâb-ı Hak bana o hizmete lâyık ihlâs ihsan etsin, ehl-i dünyaya tasannu ve riyâdan kurtarsın. Amin!
Barla Lâhikası / Onuncu Lem´a / 205
* * *
Allah affetsin. Amin!
Barla Lâhikası / Onuncu Lem´a / 206
KASTAMONU LÂHİKASI
Dünya ve ahiret hayatınızdaki dakikaların âşireleri adedince Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Manevi Bir İhtarla Bir İki İnce Meseleyi Size Yazıyorum / 25
* * *
Hüsrev’in çok şirin ve fevkalade yazdığı Hastalar Lem’ası ile Esmâ-i Sitte Lem’ası, benim nazarımda elmasla yaldızlı yazılan ve onlar kadar uzun iki mektub-u sadâkat-medâr hükmünde bana göründü, Risale-i Nur’a çok ehemmiyetli hizmetlerini gözyaşıyla hatırlattı. Ve Firdevsî hediyenizdeki risalelerin harfleri adedince, Cenab-ı Erhamürâhimîn sizlere rahmet, bereket, saadet ihsan eylesin. Amin. Allah’ım, İmân ve Kur’an hizmetinde onu muvaffak eyle. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Âhirzamandan Haber Veren Mühim Bir Hadis / 31
* * *
“Yâ Rab, bana bir mürşid-i kâmil ihsan buyur” Amin!
Kastamonu Lâhikası / 37
* * *
Allah sizlerden ebedî razı olsun. Amin. Ve sizi, hizmet-i imaniye ve Kur’aniyede muvaffak eylesin, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 47
* * *
Bize, gönderdiğiniz Risale-i Nur’ların harfleriyle, bu Regaib Kandili, Miraç ve Kadir gecelerinin dakikalarındaki âşirelerin çarpımı adedince Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun, Cenab-ı Hak size bir o kadar sevap ve hasene ihsan etsin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 56
* * *
Sizin bu defa nurlu hediyelerinizin her harfine mukabil Cenab-ı Erhamürrahimin defter-i âmâlinize bin hasene yazsın ve Âsım’ın ruhuna bin rahmet versin. Amin.
Kur’an-ı Mucizü’l-Beyânın ve Risale-i Nur’un hazinelerinin kerametli ve yaldızlı bir anahtarı olan kalem-i Hüsrevî, elhak, Mucizat-ı Ahmediyenin (a.s.m.) gizli güzelliğini her göze gayet parlak ve güzel gösteriyor. Cenab-ı Hak bu kalemi, bu hizmette muvaffak ve dâim eylesin. Amin.
Mübarek heyetinin büyük bir kahramanı Büyük Ali’nin sisteminde Küçük Ali’nin Mucizat-ı Kur’aniyesi, Mucizat-ı Ahmediyenin tam mutabık bir bâki pırlanta tarzında mevki aldı. Erhamürrâhimîn, her harfine mukabil, yazana on sevap ihsan eylesin. Amin.
Mehmed Tahirî! Küçük Lûtfî’nin hayrü’l-halefi ve Atabey’in kahramanı, bu havaliye nurlu ve güzel hediyeleri çok kıymettardır. Rahmanür- Rahim, hazine-i rahmetinden ona ve pederine her hurufuna ve her kelimeye mukabil rahmet etsin. Amin.
Aydınlı Hasan Ulvi’nin kuvvetli kalemi inşaallah merhum Âsım’ın noksan bıraktığı vazife-i Nuriyeyi tekmil edecek ve o güzel kalemle Âsım’ın ve Lütfî’nin ruhlarını şâd edecek. Onun küçük hediyesi, ilerideki kıymettar hizmetlerini ihsas ederek büyük bir mevki aldı. Allah ondan razı olsun. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 57
* * *
Cenab-ı Hak herbir gecesini sizin hakkınızda leyle-i Mirac ve leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymettar eylesin, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 58
* * *
İnşaallah o Gül fabrikasının kalemi, buraları da bir gülistana çevirecek. Cenab-ı Hak, o kalem sahibine, yazdığı her harf-i Kur’an’a mukabil, leyle-i Kadir’deki gibi otuz bin sevap ve rahmet ve hasene versin. Amin, Âmin, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 61
* * *
Allah’ım! Bu Ramazan’da Leyle-i Kadrimizi bize ve sadık Risale-i Nur talebelerine bin aydan daha hayırlı kıl. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 62
* * *
Sizin bayramınızı, leyle-i Kadrinizi, Ramazan-ı Şerifte makbul dualarınızı bütün ruh u canımla tebrik ve tes’id ediyorum. Cenab-ı Hak, bu bayramın sürurunu, hakikî ve geniş ve umumî sürura mukaddeme ve vesile eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Birden İhtar Edilen Bir Mesele / 70
* * *
Cenab-ı Hak, o kahramanlardan ebeden razı olsun, Âmin Cenab-ı Hak, onu ve onun gibi Risale-i Nur’a çalışan masumlara tevfik ve selamet ve saadet ihsan eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Dört-Beş Kardeşlerime Ait Birer Kısacık Konuşacağım / 94
* * *
Cenab-ı Hak, onlardan ve o medresenin umum talebelerinden ve üstadlarından ebeden razı olsun. Amin!
Kastamonu Lâhikası / Dört-Beş Kardeşlerime Ait Birer Kısacık Konuşacağım / 96
* * *
“Yâ Rab, madem Isparta, Risale-i Nur’un bir Medresetü’z-Zehrâsıdır, sen oradaki fena memurları dahi ıslah eyle ve hüsn-ü âkıbet ver” Amin!
Kastamonu Lâhikası / Dört-Beş Kardeşlerime Ait Birer Kısacık Konuşacağım / 103
* * *
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirtlerini böylelerin şerrinden muhafaza eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / 113
* * *
Cenab-ı Erhamürrâhimîn bu Ramazan-ı Mübarekenin hürmetine, Rahmeten lil-Âlemîn olan Resul-i Ekrem Aleyhassülâtü Vesselamın ümmetine rahmetiyle imdat eylesin. Amin. Âsâr-ı gadab-ı İlahî olan âfât ve dalâletlerden muhafaza eylesin. Amin. Ve Risale-i Nur şakirtlerini neşr-i envâr-ı Kur’aniyede muvaffak eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / 116
* * *
Cenab-ı Hak bizi ve sizi, bu zamanın cazibedar fitnesinden kurtarsın ve muhafaza eylesin, amin.
Kastamonu Lâhikası / 119
* * *
Cenab-ı Hak, fazl ve keremiyle, bu hizmette halisane, muhlisâne bizi ve umum Risale-i Nur şakirtlerini daim muvaffak eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / 122
* * *
Allahım, “Bizi doğru yola ilet [Fatiha Sûresi: 6]
• Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve onlara tabi olan salih kullarının yoluna ilet, gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil. Amin [Fatiha Sûresi: 7]”
Kastamonu Lâhikası / Fatiha´nın Âhirinde İşaret Olunan Üç Yolun Beyanı / 124
* * *
Allah’ım, “Bizi doğru yola ilet.” [Fatiha Sûresi: 6]
Kastamonu Lâhikası / Hakiki Bütün Elem Dalâlette Bütün Lezzet İmandadır / 129
* * *
Bizi mükâfâtlandır, bize merhamet et, bizi bağışla, bize muvaffakiyet ihsan et ve bizi doğru yoldan ayırma. Bu leyle-i Kadri, hakkımızda bin aydan hayırlı kıl. Amin!
Kastamonu Lâhikası / 138
* * *
Cenab-ı Hak, ehl-i imanı ve Risale-i Nur şakirtlerini bu musibetlerin şerrinden muhafaza eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Küçük Hüsrev Ve Feyzi´nin Bir İstihracıdır / 151
* * *
Cenab-ı Hak, o validemizi mağfiret eylesin, Âmin. Cenab-ı Hak sana, sabr-ı cemîl ihsan ve o merhumeyi de garik-i rahmet eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Küçük Hüsrev Ve Feyzi´nin Bir İstihracıdır / 155
* * *
Cenab-ı Hak bizi de onların hayırlı dualarına hissedar eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Risale-i Nur Şakirtleri Tarafından Sorulan Suale Cevaptır / 162
* * *
Kardeşimiz Kâtip Osman’ın mektubu, ayrı ayrı çok meraklarıma bir merhem oldu. Cenab-ı Hak, onun gibi Risale-i Nur’a binler şakirtleri o medrese-i nuranîde yetiştirsin. Amin. On üç sene evvel Barla’da, beş misli bereketle keramet derecesine çıkan tatlı lokmaları ve o lokmaları hediye eden, çok mübarek Hacı Hafız’ı sürurla hatırımıza getiren bu yeni gelen tatlı lokmaları, beş çeşit tatlı geldi. Herbir tanesine sizlere Cenab-ı Hak Cennette binler Cennet tatlıları versin, Âmin.
Cenab-ı Hak, merhumeyi mağfiret eylesin. Ve sana ve onun evlâtlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 178
* * *
Cenab-ı Hak, onlara, yazdıkları herbir harfe mukabil bin hasene versin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 185
* * *
Cenab-ı Hak sizi bu hizmet-i Nuriyede daima muvaffak eylesin, Âmin. Ve sizden ebeden râzı olsun, Âmin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 188
* * *
Cenab-ı Hak, o kalemlerin siyah nur olan mürekkeplerini, hadis-i sahihin nassıyla, herbir dirhemini, yüz dirhem şehid kanı kıymetinde yevm-i haşir ve mizanda defter-i hasenatlarına ilâve eylesin. Amin.
Cenab-ı Hak, onun akaribine sabr-ı cemil ve ona mağfiret-i kâmile ihsan eylesin. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 189
* * *
Cenab-ı Hak, onları yazan o kalem sahiplerine, herbir harfine mukabil on rahmet eylesin, Âmin. Cenab-ı Hak, onlardan ve sizlerden ebeden razı olsun. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 190
* * *
Cenab-ı Hak sizlere, hazine-i rahmetinden onların hurufatı adedince defter-i âmâlinize haseneler yazsın. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 191
* * *
Aziz, sıddık kardeşlerim ve hizmet-i imaniyede kuvvetli, metin, ciddi, sarsılmaz, fedakar arkadaşlarım ve seyahat-i berzahiye ve uhreviyede nuranî yoldaşlarım, Sizin, herbir dirhemi yüz dirhem şüheda kanı kadar kıymettar siyah nuru akıtan mübarek kalemlerinizin bu defaki kudsi hediyelerin herbir harfine mukabil, Cenab-ı Erhamürrâhimîn sizlere bin rahmet eylesin. Amin. Cenab-ı Hak sizlerden ebeden râzı olsun. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Tahlil / 198
* * *
İsm-i Azamın hakkına ve Mucizu’l-Beyanın hürmetine ve Resulu Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın şerefine bu mecmuayı bastıranları ve mübarek yardımcılarını Cennetü’l-Firdevste saadeti ebediyeye mazhar eyle. Amin. Ve defter-i hasenatlarına Kastamonu Lahikasının herbir harfine mukabil bin hasane yazdır. Amin. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas eyle. Amin. Ya Erhamerrahimin! Umum Risale-i Nur Şakirtlerini iki cihanda mes’ud eyle. Amin. İnsi ve cinni şereflerinden mehafaza eyle. Amin. Ve bu aciz ve biçare Saidin kusuratını affeyle. Amin.
Kastamonu Lâhikası / Dua / 209
SİKKE-İ TASDÎK-I GAYBÎ
Allahım, İsm-i Azamın ve Resul-i Ekremin (a.s.m.) hürmetine, alem-i İslamdaki insanlar arasında Risale-i Nur’un devamlı neşriyle bizim için Kur’an hizmetini kolaylaştır. Amin, amin, amin.
O gün Allah’ın, peygamberin maiyetinde bulunan müminleri utandırmayacağı gündür. O gün onların nûru önlerinden ve sağlarından koşarak Cennete yol gösterirken, onlar da ‘Ey Rabbimiz,’ derler. ‘Nûrumuzu tamamla ve bizi bağışla. [Tahrîm Sûresi: 66:8.]
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Birinci Şuâ / 81
* * *
“Yâ Rab, bu müthiş rüyayı hayra tebdil eyle”
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Birinci Şuâ / 85
* * *
“Yâ Rab, beni kurtar, emân ve emniyet ver”
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 116
* * *
Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. [Bakara Sûresi: 2:286.]
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 119
* * *
Ey Halim olan Allah’ım! Senin yardımınla açıklığa kavuşan bir ilmin sırlarıyla bana bir kerem lutfet ey Celâl sahibi!
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 120
* * *
Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez. Doğrusunu Allah bilir. Hata ve günahlarımdan, yanılgı ve yanlışlıklarımdan dolayı Allah’tan mağfiret diliyorum. Risale-i Nur’un okunan, yazılan ve havada temessül eden harflerinin dünyada, berzahta ve ahiretteki dakikalarının aşireleriyle çarpımından çıkan netice kadar, İmân ve Kur’an nimetinden dolayı Allah’a hamd olsun.
Allah’ım, Hz. Muhammed’e, onun Âl ve Ashabına da o kadar salât ve selâm eyle. Bize ve Nur Talebelerine de o kadar rahmet eyle. Âmin. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
Sikke-i Tasdik-i Gaybi / Sekizinci Şuâ / 122
***
SÖZLER
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَ بِه۪ نَسْتَع۪ينُ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 5
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ اَسْرَارِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَ بِحُرْمَتِه۪ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ وَ ارْحَمْنَا رَحْمَةً تُغْن۪ينَا بِهَا عَنْ رَحْمَةِ مَنْ سِوَاكَ مِنْ خَلْقِكَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 16
... صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ نَبِيِّكَ وَ صَفِيِّكَ وَ خَل۪يلِكَ وَ جَمَالِ مُلْكِكَ وَ مَل۪يكِ صُنْعِكَ وَ عَيْنِ عِنَايَتِكَ وَ شَمْسِ هِدَايَتِكَ وَ لِسَانِ حُجَّتِكَ وَ مِثَالِ رَحْمَتِكَ وَ نُورِ خَلْقِكَ وَ شَرَفِ مَوْجُودَاتِكَ وَ سِرَاجِ وَحْدَتِكَ فِى كَثْرَةِ مَخْلُوقَاتِكَ وَ كَاشِفِ طِلْسِمِ كَائِنَاتِكَ وَ دَلَّالِ سَلْطَنَةِ رُبُوبِيَّتِكَ وَ مُبَلِّغِ مَرْضِيَّاتِكَ وَ مُعَرِّفِ كُنُوزِ اَسْمَائِكَ وَ مُعَلِّمِ عِبَادِكَ وَ تَرْجُمَانِ اٰيَاتِكَ وَمِرْاٰتِ جَمَالِ رُبُوبِيَّتِكَ وَ مَدَارِ شُهُودِكَ وَ اِشْهَادِكَ وَ حَب۪يبِكَ وَ رَسُولِكَ الَّذ۪ى اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ وَ عَلٰى اِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ عَلٰى مَلٰئِكَتِكَ الْمُقَرَّب۪ينَ وَ عَلٰى عِبَادِكَ الصَّالِح۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 36
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ بِعَدَدِ جَم۪يعِ الْحُرُوفَاتِ الْمُتَشَكِّلَةِ ف۪ى جَم۪يعِ الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ ف۪ى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰٓى اٰخِرِ الزَّمَانِ
Sözler (RNK) - 43
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ مُعَلِّمًا لِعِبَادِكَ لِيُعَلِّمَهُمْ كَيْفِيَّةَ مَعْرِفَتِكَ وَ الْعُبُودِيَّةَ لَكَ وَ مُعَرِّفًا لِكُنُوزِ اَسْمَٓائِكَ وَ تَرْجُمَانًا لِاٰيَاتِ كِتَابِ كَٓائِنَاتِكَ وَ مِرْاٰتًا بِعُبُودِيَّتِه۪ لِجَمَالِ رُبُوبِيَّتِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ وَ ارْحَمْنَا وَ ارْحَمِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ اٰم۪ينَ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ
Sözler (RNK) - 51
عَلَيْهِ صَلَوَاتُ الرَّحْمٰنِ مِلْءَ الدُّنْيَا وَ دَارِ الْجِنَانِ ٭ اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى عَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ ذٰلِكَ الْحَب۪يبُ الَّذ۪ى هُوَ سَيِّدُ الْكَوْنَيْنِ وَ فَخْرُ الْعَالَمَيْنِ وَ حَيَاتُ الدَّارَيْنِ وَ وَس۪يلَةُ السَّعَادَتَيْنِ وَ ذُو الْجَنَاحَيْنِ وَ رَسُولُ الثَّقَلَيْنِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَعِينَ وَ عَلٰٓى اِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 80
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰٓى اَلْطَفِ وَ اَشْرَفِ وَ اَكْمَلِ وَ اَجْمَلِ ثَمَرَاتِ طُوبَٓاءِ رَحْمَتِكَ الَّذ۪ٓى اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ وَس۪يلَةً لِوُصُولِنَٓا اِلٰٓى اَزْيَنِ وَ اَحْسَنِ وَ اَجْلٰى وَ اَعْلٰى ثَمَرَاتِ تِلْكَ الطُّوبَٓاءِ الْمُتَدَلِّيَةِ عَلٰى دَارِ الْاٰخِرَةِ اَىِ الْجَنَّةِ
Sözler (RNK) - 103
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى شَمْسِ سَمَٓاءِ الرِّسَالَةِ وَ قَمَرِ بُرْجِ النُّبُوَّةِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ نُجُومِ الْهِدَايَةِ وَ ارْحَمْنَا وَ ارْحَمِ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 142
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَبِحُرْمَتِه۪ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 149
عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ الْمَلَكِ وَالْاِنْسِ وَالْجَانِّ
Sözler (RNK) - 206
وَصَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى رَسُولِكَ الْاَكْرَمِ مَظْهَرِ اِسْمِكَ الْاَعْظَمِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ وَ اِخْوَانِه۪ وَ اَتْبَاعِه۪ اٰم۪ينَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ين
Sözler (RNK) - 218
عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْفُرْقَانُ الْحَك۪يمُ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ مِنَ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِه۪ ٭ عَلٰى مَنْ بَشَّرَ بِرِسَالَتِهِ التَّوْرٰيةُ وَ الْاِنْج۪يلُ وَ الزَّبُورُ ٭ وَ بَشَّرَ بِنُبُوَّتِهِ الْاِرْهَاصَاتُ وَ هَوَاتِفُ الْجِنِّ وَ اَوْلِيَٓاءُ الْاِنْسِ وَ كَوَاهِنُ الْبَشَرِ ٭ وَ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ ٭ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اُمَّتِه۪ ٭ عَلٰى مَنْ جَٓائَتْ لِدَعْوَتِهِ الشَّجَرُ وَ نَزَلَ سُرْعَةً بِدُعَٓائِهِ الْمَطَرُ وَ اَظَلَّتْهُ الْغَمَامَةُ مِنَ الْحَرِّ وَ شَبَعَ مِنْ صَاعٍ مِنْ طَعَامِه۪ مِأَتٌ مِنَ الْبَشَرِ وَ نَبَعَ الْمَٓاءُ مِنْ بَيْنِ اَصَابِعِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَالْكَوْثَرِ وَ اَنْطَقَ اللّٰهُ لَهُ الضَّبَّ وَ الظَّبْىَ وَ الْجِذْعَ وَ الذِّرَاعَ وَ الْجَمَلَ وَ الْجَبَلَ وَ الْحَجَرَ وَ الْمَدَرَ صَاحِبِ الْمِعْرَاجِ وَ مَازَاغَ الْبَصَرُ ٭ سَيِّدِنَا وَ شَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ كُلِّ الْحُرُوفِ الْمُتَشَكِّلَةِ فِى الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ ف۪ى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰٓى اٰخِرِ الزَّمَانِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 263
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْفُرْقَانُ الْحَك۪يمُ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 267
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ الْحَك۪يمُ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 274
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ وَ كَرِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا وَ مَوْلٰينَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ نَبِيِّكَ وَ رَسُولِكَ النَّبِىِّ الْاُمِّىِّ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ وَ اَزْوَاجِه۪ وَ ذُرِّيَّاتِه۪ وَ عَلَى النَّبِيّ۪نَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ وَ الْمَلٰٓئِكَةِ الْمُقَرَّب۪ينَ وَ الْاَوْلِيَٓاءِ وَ الصَّالِح۪ينَ ٭ اَفْضَلَ صَلَاةٍ وَ اَزْكٰى سَلَامٍ وَ اَنْمٰى بَرَكَاتٍ بِعَدَدِ سُوَرِ الْقُرْاٰنِ وَ اٰيَاتِه۪ وَ حُرُوفِه۪ وَ كَلِمَاتِه۪ وَ مَعَانِيه۪ وَ اِشَارَاتِه۪ وَ رُمُوزِه۪ وَ دَلَالَاتِه۪ وَاغْفِرْلَنَا وَارْحَمْنَا وَ الْطُفْ بِنَا يَٓا اِلٰهَنَا يَا خَالِقَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ ٭ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ٭ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 291
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ قَالَ اَلصَّلَاةُ عِمَادُ الدّ۪ينِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 297
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ دَلَّ عَلٰى وُجوُبِ وُجُودِكَ وَ وَحْدَانِيَّتِكَ وَ شَهِدَ عَلٰى جَلَالِكَ وَ جَمَالِكَ وَ كَمَالِكَ الشَّاهِدُ الصَّادِقُ الْمُصَدَّقُ وَ الْبُرْهَانُ النَّاطِقُ الْمُحَقَّقُ سَيِّدُ الْاَنْبِيَاءِ وَ الْمُرْسَل۪ينَ الْحَامِلُ سِرَّ اِجْمَاعِهِمْ وَ تَصْد۪يقِهِمْ وَ مُعْجِزَاتِهِمْ وَ اِمَامُ الْاَوْلِيَاءِ وَ الصِّدِّيق۪ينَ الْحَاو۪ى سِرَّ اِتِّفَاقِهِمْ وَ تَحْق۪يقِهِمْ وَ كَرَامَاتِهِمْ ذُو الْمُعْجِزَاتِ الْبَاهِرَةِ وَ الْخَوَارِقِ الظَّاهِرَةِ وَ الدَّلَائِلِ الْقَاطِعَةِ الْمُحَقَّقَةِ الْمُصَدَّقَةِ لَهُ ذُو الْخِصَالِ الْغَالِيَةِ فِى ذَاتِهِ وَ الْاَخْلَاقِ الْعَالِيَةِ فِى وَظ۪يفَتِهِ وَ السَّجَايَا السَّامِيَةِ فِى شَر۪يعَتِهِ الْمُكَمَّلَةِ الْمُنَزَّهَةِ لَهُ عَنِ الْخِلَافِ مَهْبِطُ الْوَحْىِ الرَّبَّانِىِّ بِاِجْمَاعِ الْمُنْزِلِ وَ الْمُنْزَلِ وَ الْمُنْزَلِ عَلَيْهِ سَيَّارُ عَالَمِ الْغَيْبِ وَ الْمَلَكُوتِ مُشَاهِدُ الْاَرْوَاحِ وَ مُصَاحِبُ الْمَلٰئِكَةِ اَنْمُوذَجُ كَمَالِ الْكَائِنَاتِ شَخْصًا وَ نَوْعًا وَ جِنْسًا ـ﴿اَنْوَرُ ثَمَرَاتِ شَجَرَةِ الْخِلْقَةِـ﴾ سِرَاجُ الْحَقِّ بُرْهَانُ الْحَق۪يقَةِ تِمْثَالُ الرَّحْمَةِ مِثَالُ الْمَحَبَّةِ كَشَّافُ طِلْسِمِ الْكَائِنَاتِ دَلَّالُ سَلْطَنَةِ الرُّبُوبِيَّةِ الْمُرْمِزُ بِعُلْوِيَّةِ شَخْصِيَّتِهِ الْمَعْنَوِيَّةِ اِلٰى اَنَّهُ نُصْبُ عَيْنِ فَاطِرِ الْعَالَمِ فِى خَلْقِ الْكَائِنَاتِ ذُو الشَّر۪يعَةِ الَّت۪ى هِىَ بِوُسْعَةِ دَسَات۪يرِهَا وَ قُوَّتِهَا تُش۪يرُ اِلٰى اَنَّهَا نِظَامُ نَاظِمِ الْكَوْنِ وَ وَضْعُ خَالِقِ الْكَائِنَاتِ نَعَمْ اِنَّ نَاظِمَ الْكَائِنَاتِ بِهٰذَا النِّظَامِ الْاَتَمِّ الْاَكْمَلِ هُوَ نَاظِمُ هٰذَا الدّ۪ينِ بِهٰذَا النِّظَامِ الْاَحْسَنِ الْاَجْمَلِ سَيِّدُنَا نَحْنُ مَعَاشِرَ بَنِى اٰدَمَ وَ مُهْد۪ينَا اِلَى الْاِيمَانِ نَحْنُ مَعَاشِرَ الْمُؤْمِن۪ينَ مُحَمَّدٍ بْنِ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ وَ اَتَمُّ التَّسْل۪يمَاتِ مَا دَامَتِ الْاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ فَاِنَّ ذٰلِكَ الشَّاهِدَ الصَّادِقَ الْمُصَدَّقَ يَشْهَدُ عَلٰى رُؤُسِ الْاَشْهَادِ مُنَادِيًا وَ مُعَلِّمًا لِاَجْيَالِ الْبَشَرِ خَلْفَ الْاَعْصَارِ وَ الْاَقْطَارِ نِدَاءً عُلْوِيًّا بِجَم۪يعِ قُوَّتِهِ وَ بِغَايَةِ جِدِّيَّتِهِ وَ بِنِهَايَةِ وُثُوقِهِ وَ بِقُوَّةِ اِطْمِئْنَانِهِ وَ بِكَمَالِ اِيمَانِهِ بِاَشْهَدُ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَر۪يكَ لَهُ
Sözler (RNK) - 333
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ وَارْحَمْنَا وَ ارْحَمْ اُمَّتَهُ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Sözler (RNK) - 336
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَى الذَّاتِ الْمُحَمَّدِيَّةِ اللَّط۪يفَةِ الْاَحَدِيَّةِ شَمْسِ سَمَٓاءِ الْاَسْرَارِ وَ مَظْهَرِ الْاَنْوَارِ وَ مَرْكَزِ مَدَارِ الْجَلَالِ وَ قُطْبِ فَلَكِ الْجَمَالِ
Sözler (RNK) - 359
عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَمْثَالِهِ اَفْضَلُ الصَّلَاةِ وَ اَجْمَلُ التَّسْل۪يمَاتِ
Sözler (RNK) - 385
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ وَ مُرَكَّبَاتِهَا
Sözler (RNK) - 391
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪
Sözler (RNK) - 448
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ اَفْضَلَ وَ اَجْمَلَ وَ اَنْبَلَ وَ اَظْهَرَ وَ اَطْهَرَ وَ اَحْسَنَ وَاَبَرَّ وَ اَكْرَمَ وَ اَعَزَّ وَ اَعْظَمَ وَ اَشْرَفَ وَ اَعْلٰى وَ اَزْكٰى وَ اَبْرَكَ وَ اَلْطَفَ صَلَوَاتِكَ وَ اَوْفٰى وَ اَكْثَرَ وَ اَزْيَدَ وَ اَرْقٰى وَ اَرْفَعَ وَ اَدْوَمَ سَلَامِكَ صَلَاةً وَ سَلَامًا وَ رَحْمَةً وَ رِضْوَانًا وَ عَفْوًا وَ غُفْرَانًا تَمْتَدُّ وَ تَز۪يدُ بِوَابِلِ سَحَٓائِبِ مَوَاهِبِ جُودِكَ وَ كَرَمِكَ وَ تَنْمُوا وَ تَزْكُوا بِنَفَٓائِسِ شَرَٓائِفِ لَطَٓائِفِ جُودِكَ وَ مِنَنِكَ اَزَلِيَّةً بِاَزَلِيَّتِكَ لَا تَزُولُ اَبَدِيَّةً بِاَبَدِيَّتِكَ لَا تَحُولُ عَلٰى عَبْدِكَ وَ حَب۪يبِكَ وَ رَسُولِكَ مُحَمَّدٍ خَيْرِ خَلْقِكَ النُّورِ الْبَاهِرِ اللَّامِعِ وَ الْبُرْهَانِ الظَّاهِرِ الْقَاطِعِ وَ الْبَحْرِ الذَّاخِرِ وَ النُّورِ الْغَامِرِ وَ الْجَمَالِ الزَّاهِرِ وَ الْجَلَالِ الْقَاهِرِ وَ الْكَمَالِ الْفَاخِرِ صَلَاتَكَ الَّت۪ى صَلَّيْتَ بِعَظَمَةِ ذَاتِكَ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ كَذٰلِكَ صَلَاةً تَغْفِرُ بِهَا ذُنُوبَنَا وَ تَشْرَحُ بِهَا صُدُورَنَا وَ تُطَهِّرُ بِهَا قُلُوبَنَا وَ تُرَوِّحُ بِهَٓا اَرْوَاحَنَا وَ تُقَدِّسُ بِهَٓا اَسْرَارَنَا وَ تُنَزِّهُ بِهَا خَوَاطِرَنَا وَ اَفْكَارَنَا وَ تُصَفّ۪ى بِهَا كُدُورَاتِ مَا ف۪ٓى اَسْرَارِنَا وَ تَشْف۪ى بِهَٓا اَمْرَاضَنَا وَ تَفْتَحُ بِهَٓا اَقْفَالَ قُلُوبِنَا
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ٭ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 481
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Sözler (RNK) - 515
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ تَمَثَّلَ ف۪يهِ اَنْوَارُ مَحَبَّتِكَ لِجَمَالِ صِفَاتِكَ وَ اَسْمَٓائِكَ بِكَوْنِهِ مِرْاٰةً جَامِعَةً لِتَجَلِّيَاتِ اَسْمَٓائِكَ الْحُسْنٰى وَ مَنْ تَمَرْكَزَ ف۪يهِ شُعَاعَاتُ مَحَبَّتِكَ لِصَنْعَتِكَ فِى مَصْنُوعَاتِكَ بِكَوْنِهِ اَكْمَلَ وَ اَبْدَعَ مَصْنُوعَاتِكَ وَ صَيْرُورَتِهِ اَنْمُوذَجَ كَمَالَاتِ صَنْعَتِكَ وَ فِهْرِسْتَةَ مَحَاسِنِ نُقُوشِكَ وَ مَنْ تَظَاهَرَ ف۪يهِ لَطَائِفُ مَحَبَّتِكَ وَ رَغْبَتِكَ لِاِسْتِحْسَانِ صَنْعَتِكَ بِكَوْنِهِ اَعْلٰى دَلَّالِى مَحَاسِنِ صَنْعَتِكَ وَ اَرْفَعَ الْمُسْتَحْسِنِينَ صَوْتًا فِى اِعْلَانِ حُسْنِ نُقُوشِكَ وَ اَبْدَعِهِمْ نَعْتًا لِكَمَالَاتِ صَنْعَتِكَ وَ مَنْ تَجَمَّعَ ف۪يهِ اَقْسَامُ مَحَبَّتِكَ وَ اِسْتِحْسَانِكَ لِمَحَاسِنِ اَخْلَاقِ مَخْلُوقَاتِكَ وَ لَطَائِفِ اَوْصَافِ مَصْنُوعَاتِكَ بِكَوْنِهِ جَامِعًا لِمَحَاسِنِ الْاَخْلَاقِ كَافَّةً بِاِحْسَانِكَ وَ لِلَطَائِفِ الْاَوْصَافِ قَاطِبَةً بِفَضْلِكَ وَ مَنْ صَارَ مِصْدَاقًا صَادِقًا وَ مِقْيَاسًا فَائِقًا لِجَم۪يعِ مَنْ ذَكَرْتَ فِى فُرْقَانِكَ اِنَّكَ تُحِبُّهُمْ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ وَ الصَّابِر۪ينَ وَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَ الْمُتَّق۪ينَ وَ التَّوَّاب۪ينَ وَ الْاَوَّاب۪ينَ وَ جَم۪يعِ الْاَصْنَافِ الَّذ۪ينَ اَحْبَبْتَهُمْ وَ شَرَفْتَهُمْ لِمَحَبَّتِكَ فِى فُرْقَانِكَ حَتّٰى صَارَ اِمَامَ الْحَب۪يب۪ينَ لَكَ وَ سَيِّدَ الْمَحْبُوب۪ينَ لَكَ وَ رَئ۪يسَ اَوِدَّائِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ وَ اِخْوَانِهِ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ
Sözler (RNK) - 528
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَاَصْحَابِه۪
Sözler (RNK) - 535
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى قَالَ اَصْحَاب۪ى كَالنُّجُومِ بِاَيِّهِمْ اِقْتَدَيْتُمْ اِهْتَدَيْتُمْ وَ خَيْرُ الْقُرُونِ قَرْن۪ى وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Sözler (RNK) - 535
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى رَسُولِكَ الَّذ۪ى قَالَ لَاتَسُبُّوا اَصْحَاب۪ى لَوْ اَنْفَقَ اَحَدُكُمْ مِثْلَ اُحُدٍ ذَهَبًا مَا بَلَغَ نِصْفَ مُدٍّ مِنْ اَصْحَاب۪ى صَدَقَ رَسُولُ اللّٰهِ
Sözler (RNK) - 538
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى حَب۪يبِكَ الَّذ۪ى فَتَحَ اَبْوَابَ الْجَنَّةِ بِحَب۪يبِيَّتِهِ وَ بِصَلَاتِهِ وَ اَيَّدَتْهُ اُمَّتُهُ عَلٰى فَتْحِهَا بِصَلَوَاتِهِمْ عَلَيْهِ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ اَللّٰهُمَّ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ الْاَبْرَارِ بِشَفَاعَةِ حَب۪يبِكَ الْمُخْتَارِ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 545
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى سَيِّدِنَا اِبْرَاه۪يمَ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا اِبْرَاه۪يمَ اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
Sözler (RNK) - 579
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ اِخْوَانِه۪ وَ سَلِّمْ وَسَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ د۪ينَنَا اٰم۪ينَ يَا رَبَّ الْعَالَم۪ينَ
Sözler (RNK) - 605
عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ الصَّلَاةُ وَ التَّسْل۪يمَاتُ مِـلْأَ الْاَرضِ وَ السَّمٰوَاتِ
Sözler (RNK) - 637
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنِ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ وَ نَبَعَ مِنْ اَصَابِعِهِ الْمَاءُ كَالْكَوْثَرِ صَاحِبُ الْمِعْرَاجِ وَ مَا زَاغَ الْبَصَرُ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ اَجْمَِع۪ينَ مِنْ اَوَّلِ الدُّنْيَا اِلٰى اٰخِرِ الْمَحْشَرِ
Sözler (RNK) - 633
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سِرَاجِ وَحْدَتِكَ ف۪ى كَثْرَةِ مَخْلُوقَاتِكَ وَ دَلَّالِ وَحْدَانِيَّتِكَ ف۪ى مَشْهَرِ كَٓائِنَاتِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 647
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ
Sözler (RNK) - 703
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَوةُ عَلٰى سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) - 750
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Sözler (RNK) – 807
LEMALAR
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى جَامِعِ مَكَارِمِ الْاَخْلَاقِ وَ مَظْهَرِ سِرِّ ـ﴿وَ اِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظ۪يمٍـ﴾ اَلَّذ۪ى قَالَ : مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّت۪ى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّت۪ى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَه۪يدٍ
Lemalar (RNK) - 68
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى شَمْسِ سَمَٓاءِ الرِّسَالَةِ وَ قَمَرِ فَلَكِ النُّبُوَّةِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ نُجُومِ الْهُدٰى لِمَنِ اهْتَدٰى
Lemalar (RNK) - 77
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِهِ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ الْاَبْرَارِ وَعَلٰٓى اَصْحَابِهِ الْمُجَاهِد۪ينَ الْمُكْرَم۪ينَ الْاَخْيَارِ اٰم۪ينَ
Lemalar (RNK) - 105
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَ دَوَٓائِهَا وَ عَافِيَةِ الْاَبْدَانِ وَ شِفَٓائِهَا وَ نُورِ الْاَبْصَارِ وَ ضِيَٓائِهَا وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ
Lemalar (RNK) - 252
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ
Lemalar (RNK) - 308
فَيَكْف۪يكَ اَنَّ اللّٰهَ صَلّٰى بِنَفْسِهِ وَ اَمْلَاكَهُ صَلَّتْ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَتْ
Lemalar (RNK) - 309
عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ الْاَيَّامِ وَذَرَّاتِ الْاَنَامِ
Lemalar (RNK) - 358
عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ الصَّلَاةُ و السَّلَامُ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِهِ
Lemalar (RNK) – 403
ŞUALAR
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ كُلِّ دَٓاءٍ وَدَوَٓاءٍ وَبَارِكْ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلَيْهِمْ كَث۪يرًا كَث۪يرًا
Şualar (RNK) - 8
حَسْب۪ى رَبّ۪ى جَلَّ اللّٰهُ ٭ نُورْ مُحَمَّدْ صَلَّى اللّٰهُ ٭ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ ٭ حَسْب۪ى رَبّ۪ى جَلَّ اللّٰهُ ٭ سِرُّ قَلْب۪ى ذِكْرُ اللّٰهِ ٭ ذِكْرُ اَحْمَدْ صَلَّى اللّٰهُ ٭ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
Şualar (RNK) - 89
اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ يَٓا اَيُّهَا النَّبِىُّ
Şualar (RNK) - 91
اَلسَّلَامُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِح۪ينَ
Şualar (RNK) - 91
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰٓى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰٓى اِبْرَاه۪يمَ وَعَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ
Şualar (RNK) - 92
يَا رَبِّ بِحَقِّ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ يَا اَللّٰهُ يَا رَحْمٰنُ يَا رَح۪يمُ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَع۪ينَ بِعَدَدِ جَمِيعِ حُرُوفِ رَسَائِلِ النُّورِ الْمَضْرُوبِ تِلْكَ الْحُرُوفُ ف۪ى عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ جَم۪يعِ عُمْرِنَا فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ مَعَ ضَرْبِ مَجْمُوعِهَا ف۪ى ذَرَّاتِ وُجُود۪ى فِى مُدَّةِ حَيَات۪ى وَاغْفِرْل۪ى وَلِمَنْ يُع۪ينُن۪ى ف۪ى نَشْرِ رَسَائِلِ النُّورِ وَكِتَابَتِهَا بِصَدَاقَةٍ بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا وَ لِاٰبَائِنَا وَلِسَادَاتِنَا وَشُيُوخِنَا وَ لِاَخَوَاتِنَا وَاِخْوَانِنَا وَلِطَلَبَةِ رِسَالَةِ النُّورِ الصَّادِق۪ينَ وَبِالْخَاصَّةِ لِمَنْ يَكْتُبُ وَيَسْتَنْسِخُ هٰذِهِ الرِّسَالَةَ بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Şualar (RNK) - 172
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ بِعَدَدِ حُرُوفِ الْقُرْاٰنِ الْمَقْرُوئَةِ وَ الْمَكْتُوبَةِ اٰم۪ينَ
Şualar (RNK) - 635
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Şualar (RNK) - 667
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ اَصْحَابِهِ بِعَدَدِهَا وَارْحَمْنَا وَ ارْحَمْ طَلَبَةَ رَسَٓائِلِ النُّورِ بِعَدَدِهَا اٰم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Şualar (RNK) – 749
MEKTUBAT
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَرْسَلْتَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ
Mektubat (RNK) - 89
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى كَاشِفِ طِلْسِمِ كَائِنَاتِكَ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْمَوْجُودَاتِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ مَا دَامَ الْاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ
Mektubat (RNK) - 91
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ وَ عَلٰى اٰلِهِ بِعَدَدِ قَطَرَاتِ الْمَٓاءِ
Mektubat (RNK) - 129
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ وَ عَلٰٓى اٰلِهِ عَدَدَ حَسَنَاتِ اُمَّتِهِ
Mektubat (RNK) - 207
عَلٰى مَنْ اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْفُرْقَانُ الْحَك۪يمُ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ ٭ مِنَ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِه۪ عَلٰى مَنْ بَشَّرَ بِرِسَالَتِهِ التَّوْرٰيةُ وَ الْاِنْج۪يلُ وَ الزَّبُورُ ٭ وَ بَشَّرَ بِنُبُوَّتِهِ الْاِرْهَاصَاتُ وَ هَوَاتِفُ الْجِنِّ وَ اَوْلِيَٓاءُ الْاِنْسِ وَ كَوَاهِنُ الْبَشَرِ ٭ وَ انْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ ٭ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اُمَّتِه۪ ٭ عَلٰى مَنْ جَٓائَتْ لِدَعْوَتِهِ الشَّجَرُ وَ نَزَلَ سُرْعَةً بِدُعَٓائِهِ الْمَطَرُ وَ اَظَلَّتْهُ الْغَمَامَةُ مِنَ الْحَرِّ ٭ وَ شَبَعَ مِنْ صَاعٍ مِنْ طَعَامِه۪ مِأَتٌ مِنَ الْبَشَرِ وَ نَبَعَ الْمَٓاءُ مِنْ بَيْنِ اَصَابِعِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَالْكَوْثَرِ وَ اَنْطَقَ اللّٰهُ لَهُ الضَّبَّ وَ الظَّبْىَ وَ الْجِذْعَ وَ الذِّرَاعَ وَ الْجَمَلَ وَ الْجَبَلَ وَ الْحَجَرَ وَ الْمَدَرَ صَاحِبِ الْمِعْرَاجِ وَ مَازَاغَ الْبَصَرُ ٭ سَيِّدِنَا وَ شَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ بِعَدَدِ كُلِّ الْحُرُوفِ الْمُتَشَكِّلَةِ فِى الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ فِى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰٓى اٰخِرِ الزَّمَانِ وَ اغْفِرْلَنَا وَ ارْحَمْنَا يَٓا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 215
عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ الصَّلَاةُ وَالتَّسْل۪يمَاتُ مِـلْاَ الْاَرْضِ وَالسَّمٰوَاتِ
Mektubat (RNK) - 223
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اَهْلِ الْجَنَّةِ فِى الْجَنَّةِ وَ احْشُرْنَا وَ نَاشِرَهُ وَ رُفَقَائَهُ وَ صَاحِبَهُ سَع۪يدًا وَ وَالِد۪ينَا وَ اِخْوَانَنَا وَ اَخَوَاتِنَا تَحْتَ لِوَٓائِه۪ وَارْزُقْنَا شَفَاعَتَهُ وَ اَدْخِلْنَا الْجَنَّةَ مَعَ اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 271
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ بِعَدَدِ ذَرَّاتِ الْكَائِنَاتِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 276
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى مَنْ قَالَ اَلْجَنَّةُ تَحْتَ اَقْدَامِ الْاُمَّهَاتِ وَ عَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ
Mektubat (RNK) - 279
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى قَالَ اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْيَانِ الْمَرْصُوصِ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضًا وَ قَالَ اَلْقَنَاعَةُ كَنْزٌ لَا يَفْنٰى وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 293
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ اٰم۪ينَ ٭ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ٭
Mektubat (RNK) - 31
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ سَلِّمْنَا وَ سَلِّمْ د۪ينَنَا اٰم۪ينَ.
وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 324
عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَلصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ اَنْوَاعِ الْكَائِنَاتِ وَمَوْجُودَاتِهَا
Mektubat (RNK) - 330
عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ بِعَدَدِ الْمَلَكِ وَالْاِنْسِ وَالْجَانِّ
Mektubat (RNK) - 338
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ قَالَ ـ﴿اَفْضَلُ مَا قُلْتُ اَنَا وَالنَّبِيُّونَ مِنْ قَبْل۪ى لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُـ﴾ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 358
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مَنْ قَالَ اَلْمُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِ كَالْبُنْيَانِ الْمَرْصُوصِ يَشُدُّ بَعْضُهُ بَعْضًا ٭ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 370
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 386
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ سَيِّدِ الشَّاكِر۪ينَ وَ الْحَامِد۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ
وَ اٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 396
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّه۪ اَدَٓاءً وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ تَسْل۪يمًا كَث۪يرًا اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 405
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَٓاءً وَ لِحَقِّهِ اَدَٓاءً بِعَدَدِ ثَوَابِ قِرَائَةِ حُرُوفِ الْقُرْاٰنِ ف۪ى شَهْرِ رَمَضَانَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Mektubat (RNK) - 439
اَللّٰهُمَّ يَا مُنْزِلَ الْقُرْاٰنِ بِحَقِّ الْقُرْاٰنِ فَهِّمْنَا اَسْرَارَ الْقُرْاٰنِ مَادَارَ الْقَمَرَانِ وَ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى مَنْ اَنْزَلْتَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 444
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالنَّبِىِّ الْاُمِّىِّ الْحَب۪يبِ الْعَالِى الْقَدْرِ الْعَظ۪يمِ الْجَاهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ اٰم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 464
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى اِبْرَاه۪يمَ وَ عَلٰٓى اٰلِ اِبْرَاه۪يمَ فِى الْعَالَم۪ينَ اِنَّكَ حَم۪يدٌ مَج۪يدٌ
Mektubat (RNK) - 478
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَى الْغَوْثِ الْاَكْبَرِ ف۪ى كُلِّ الْعُصُورِ وَ الْقُطْبِ الْاَعْظَمِ ف۪ى كُلِّ الدُّهُورِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى تَظَاهَرَتْ حِشْمَةُ وَلَايَتِه۪ وَ مَقَامُ مَحْبُوبِيَّتِه۪ ف۪ى مِعْرَاجِه۪ وَ اِنْدَرَجَ كُلُّ الْوَلَايَاتِ ف۪ى ظِلِّ مِعْرَاجِه۪ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ اٰم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mektubat (RNK) - 496
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَ الصَّلَاةُ وَ السَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mektubat (RNK) – 508
MUHAKEMAT
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى دَلَّ عَلٰى وُجُوبِ وُجُودِكَ
Muhakemat (RNK) - 103
أحمده تعالى حمدًا بلا حدّ، وأصلي على رسوله سيدنا محمد وعلى آله وصحبه سالكي الطريق الٔاسدّ
Muhakemat (RNK) - 129
İŞARATÜL İ'CAZ
فَنَحْمَدُهُ مُصَلّ۪ينَ عَلٰى نَبِيِّه۪ مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى اَرْسَلَهُ رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ وَ جَعَلَ مُعْجِزَتَهُ الْكُبْرَى الْجَامِعَةَ بِرُمُوزِهَا وَ اِشَارَاتِهَا لِحَقَائِقِ الْكَائِنَاتِ بَاقِيَةً عَلٰى مَرِّ الدُّهُورِ اِلٰى يَوْمِ الدّ۪ينِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ عَامَّةً وَ اَصْحَابِه۪ كَافَّةً
İşarat-ül İ'caz (RNK) - 14
MESNEVİ NURİYE
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى هٰذَا الذَّاتِ النُّورَانِىِّ الَّذ۪ى اُنْزِلَ عَلَيْهِ الْقُرْاٰنُ الْحَك۪يمُ مِنَ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ مِنَ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ اَعْن۪ى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ حَسَنَاتِ اُمَّتِه۪ عَلٰى مَنْ بَشَّرَ بِرِسَالَتِهِ التَّوْرٰيةُ وَ الْاِنْج۪يلُ وَ الزَّبُورُ وَ بَشَّرَ بِنُبُوَّتِهِ الْاِرْهَاصَاتُ وَ هَوَاتِفُ الْجِنِّ وَ اَوْلِيَٓاءُ الْاِنْسِ وَ كَوَاهِنُ الْبَشَرِ وَانْشَقَّ بِاِشَارَتِهِ الْقَمَرُ سَيِّدِنَا وَ مَوْلَانَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ الْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ اَنْفَاسِ اُمَّتِه۪ عَلٰى مَنْ جَٓائَتْ لِدَعْوَتِهِ الشَّجَرُ وَ نَزَلَ سُرْعَةً بِدُعَٓائِهِ الْمَطَرُ وَ اَظَلَّتْهُ الْغَمَامَةُ مِنَ الْحَرِّ وَ شَبِعَ مِنْ صَاعٍ مِنْ طَعَامِه۪ مِئَاتٌ مِنَ الْبَشَرِ وَ نَبَعَ الْمَٓاءُ مِنْ بَيْنِ اَصَابِعِهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ كَالْكَوْثَرِ وَ سَبَّحَ ف۪ى كَفَّيْهِ الْحَصَاةُ وَ الْمَدَرُ وَ اَنْطَقَ اللّٰهُ لَهُ الضَّبَّ وَ الظَّبْىَ وَ الذِّئْبَ وَ الْجِذْعَ وَ الذِّرَاعَ وَ الْجَمَلَ وَ الْجَبَلَ وَ الْحَجَرَ وَ الشَّجَرَ صَاحِبُ الْمِعْرَاجِ وَ مَا زَاغَ الْبَصَرُ سَيِّدِنَا وَ مَوْلَانَا وَ شَف۪يعِنَا مُحَمَّدٍ اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ سَلَامٍ بِعَدَدِ كُلِّ الْحُرُوفِ الْمُتَشَكِّلَةِ فِى الْكَلِمَاتِ الْمُتَمَثِّلَةِ بِاِذْنِ الرَّحْمٰنِ ف۪ى مَرَايَا تَمَوُّجَاتِ الْهَوَٓاءِ عِنْدَ قِرَائَةِ كُلِّ كَلِمَةٍ مِنَ الْقُرْاٰنِ مِنْ كُلِّ قَارِءٍ مِنْ اَوَّلِ النُّزُولِ اِلٰى آٰخِرِ الزَّمَانِ وَ اغْفِرْلَنَا وَارْحَمْنَا يَا اِلٰهَنَا بِكُلِّ صَلَاةٍ مِنْهَا اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 28
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ عَلٰى ذٰلِكَ الْحَب۪يبُ الَّذ۪ى هُوَ سَيِّدُ الْكَوْنَيْنِ وَ فَخْرُ الْعَالَمَيْنِ وَ حَيَاتُ الدَّارَيْنِ وَ وَس۪يلَةُ السَّعَادَتَيْنِ وَ ذُو الْجَنَاحَيْنِ وَ رَسُولُ الثَّقَلَيْنِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ وَ عَلٰٓى اِخْوَانِه۪ مِنَ النَّبِيّ۪ينَ وَ الْمُرْسَل۪ينَ اٰم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 41
فَصَلِّ وَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَبِحُرْمَتِه۪ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 47
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ وَ الصَّلَاةُ عَلٰى نَبِيِّه۪
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 49
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَيْهِ كَمَا يُنَاسِبُ حُرْمَتَهُ وَ كَمَا يَل۪يقُ بِرَحْمَتِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 105
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى د۪ينِ الْاِسْلَامِ وَ كَمَالِ الْا۪يمَانِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى مُحَمَّدٍ ۨالَّذ۪ى هُوَ مَرْكَزُ دَٓائِرَةِ الْاِسْلَامِ وَ مَنْبَعُ اَنْوَارِ الْا۪يمَانِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ مَا دَامَ الْمَلَوَانِ وَمَا دَارَ الْقَمَرَانِ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 113
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ سَلَامٍ مَضْرُوب۪ينَ ف۪ى مِثْلِ ذٰلِكَ وَ اَمْثَالِ اَمْثَالِ ذٰلِكَ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِه۪ وَ اَنْصَارِه۪ وَ اَتْبَاعِه۪ وَاجْعَلْ كُلَّ صَلَاةٍ مِنْ كُلِّ ذٰلِكَ تَز۪يدُ عَلٰٓى اَنْفَاسِىَ الْعَاصِيَةِ ف۪ى مُدَّةِ عُمْر۪ى
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 129
اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ الْاَهْوَالِ وَ الْاٰفَاتِ وَ تَقْض۪ى لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَغْفِرَ لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الذُّنُوبِ وَ الْخَط۪ٓيئَاتِ يَٓا اَللّٰهُ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 129
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ عَلٰى نِعْمَةِ الْا۪يمَانِ وَالْاِسْلَامِ بِعَدَدِ قَطَرَاتِ الْاَمْطَارِ وَاَمْوَاجِ الْبِحَارِ وَثَمَرَاتِ الْاَشْجَارِ وَنُقُوشِ الْاَزْهَارِ وَنَغَمَاتِ الْاَطْيَارِ وَلَمَعَاتِ الْاَنْوَارِ وَالشُّكْرُ لَهُ عَلٰى كُلِّ مِنْ نِعَمِه۪ فِى الْاَطْوَارِ بِعَدَدِ كُلِّ نِعَمِه۪ فِى الْاَدْوَارِ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِ الْاَبْرَارِ وَالْاَخْيَارِ مُحَمَّدٍ ۨالْمُخْتَارِ وَعَلٰٓى اٰلِهِ الْاَطْهَارِ وَاَصْحَابِه۪ نُجُومِ الْهِدَايَةِ ذَوِى الْاَنْوَارِ مَادَامَ الَّيْلُ وَالنَّهَارُ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 130
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ عَلٰى رَحْمَتِه۪ عَلَى الْعَالَم۪ينَ بِرِسَالَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 185
عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَوَاتِ مَادَامَتِ الْاَرْضُ وَ السَّمٰوَاتُ
*-*-* اِلٰه۪ى اَلذُّنُوبُ اَخْرَسَتْن۪ي وَ كَثْرَةُ الْمَعَاص۪ٓى اَخْجَلَتْن۪ى وَ شِدَّةُ الْغَفْلَةِ اَخْفَتَتْ صَوْت۪ى فَاَدُقُّ بَابَ رَحْمَتِكَ وَ اُنَاد۪ى ف۪ى بَابِ مَغْفِرَتِكَ بِصَوْتِ سَيِّد۪ى وَ سَنَدِى الشَّيْخِ عَبْدِ الْقَادِرِ الْگَيْلَان۪ى وَ نِدَٓائِهِ الْمَقْبُولِ الْمَاْنُوسِ عِنْدَ الْبَوَّابِ بِيَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَيْءٍ وَ يَا مَنْ بِيَدِه۪ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَ يَا مَنْ لَا يَضُرُّهُ شَيْءٌ وَ لَا يَنْفَعُهُ شَيْءٌ وَ لَايَغْلِبُهُ شَيْءٌ وَ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ شَيْءٌ وَ لَا يَؤُدُهُ شَيْءٌ وَ لَا يَسْتَع۪ينُ بِشَيْءٍ وَ لَا يُشْغِلُهُ شَيْءٌ عَنْ شَيْءٍ وَ لَا يُشْبِهُهُ شَيْءٌ وَ لَا يُعْجِزُهُ شَيْءٌ اِغْفِرْل۪ى كُلَّ شَيْءٍ حَتّٰى لَا تَسْئَلَن۪ى مِنْ شَيْءٍ يَا مَنْ هُوَ اٰخِذٌ بِنَاصِيَةِ كُلِّ شَيْءٍ وَ بِيَدِه۪ مَقَال۪يدُ كُلِّ شَيْءٍ وَ يَا مَنْ هُوَ الْاَوَّلُ قَبْلَ كُلِّ شَيْءٍ وَالْاٰخِرُ بَعْدَ كُلِّ شَيْءٍ وَ الظَّاهِرُ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ وَ الْبَاطِنُ دُونَ كُلِّ شَيْءٍ وَ الْقَاهِرُ فَوْقَ كُلِّ شَيْءٍ اِغْفِرْل۪ى كُلَّ شَيْءٍ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ وَ يَا عَل۪يمًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ مُح۪يطًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ بَص۪يرًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ يَا شَه۪يدًا عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَ رَق۪يبًا عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ وَ لَط۪يفًا بِكُلِّ شَيْءٍ وَ خَب۪يرًا بِكُلِّ شَيْءٍ اِغْفِرْل۪ى كُلَّ شَيْءٍ مِنَ الذُّنُوبِ وَ الْخَط۪ٓيئَاتِ حَتّٰى لَا تَسْئَلَن۪ى عَنْ شَيْءٍ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ٓى اَعُوذُ بِعِزَّةِ جَلَالِكَ وَ بِجَلَالِ عِزَّتِكَ وَ بِقُدْرَةِ سُلْطَانِكَ وَ بِسُلْطَانِ قُدْرَتِكَ مِنَ الْقَط۪يعَةِ وَ الْاَهْوَٓاءِ الرَّدِّيَّةِ يَا جَارَ الْمُسْتَج۪ير۪ينَ اَجِرْن۪ى مِنَ الشَّهَوَاتِ الشَّيْطَانِيَّةِ وَطَهِّرْن۪ى مِنَ الْقَاذُورَاتِ الْبَشَرِيَّةِ وَ صَفِّن۪ى بِحُبِّ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ بِالْمُحَبَّةِ الصِّدّ۪يقِيَّةِ مِنْ صَدَٓاءِ الْغَفْلَةِ وَ اَوْهَامِ الْجَهْلِ حَتّٰى تَفْنَى الْاَنَانِيَّةُ وَ يَبْقَى الْكُلُّ لِلّٰهِ وَ بِاللّٰهِ وَ اِلَى اللّٰهِ وَ مِنَ اللّٰهِ غَرْقًا بِنِعْمَةِ اللّٰهِ ف۪ى بَحْرِ مِنَّةِ اللّٰهِ مَنْصُور۪ينَ بِسَيْفِ اللّٰهِ مَحْظُوظ۪ينَ بِعِنَايَةِ اللّٰهِ مَحْفُوظ۪ينَ بِحِمَايَةِ اللّٰهِ عَنْ كُلِّ شَاغِلٍ يُشْغِلُ عَنِ اللّٰهِ فَيَا نُورَ الْاَنْوَارِ وَ يَا عَالِمَ الْاَسْرَارِ وَ يَا مُدَبِّرَ الَّيْلِ وَ النَّهَارِ يَا مَلِكُ يَا عَز۪يزُ يَا قَهَّارُ يَا رَح۪يمُ يَا وَدُودُ يَا غَفَّارُ يَا عَلَّامَ الْغُيُوبِ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَ الْاَبْصَارِ يَا سَتَّارَ الْعُيُوبِ يَا غَفَّارَ الذُّنُوبِ اِغْفِرْل۪ى ذُنُوب۪ى وَارْحَمْ مَنْ ضَاقَتْ عَلَيْهِ الْاَسْبَابُ وَ غُلِّقَتْ دُونَهُ الْاَبْوَابُ وَ تَعَسَّرَ عَلَيْهِ سُلُوكُ طَر۪يقِ اَهْلِ الصَّوَابِ وَانَْصَرَمَتْ اَيَّامُهُ وَ نَفْسُهُ رَاتِعَةٌ ف۪ى مَيَاد۪ينِ الْغَفْلَةِ وَ الْمَعْصِيَّةِ وَ دَنِىِّ الْاِكْتِسَابِ فَيَا مَنْ اِذَا دُعِىَ اَجَابَ وَ يَا سَر۪يعَ الْحِسَابِ وَ يَا كَر۪يمُ يَا وَهَّابُ اِرْحَمْ مَنْ عَظُمَ مَرَضُهُ وَ عَزَّ شِفَٓائُهُ وَ ضَعُفَتْ ح۪يلَتُهُ وَ قَوِىَ بَلَٓائُهُ وَ اَنْتَ مَلْجَئُهُ وَ رَجَٓائُهُ اِلٰه۪ى اِلَيْكَ اَرْفَعُ بَثّ۪ى وَ حُزْن۪ى وَ شِكَايَت۪ى اِلٰه۪ى حُجَّت۪ى حَاجَت۪ى وَ عُدَّت۪ى فَاقَت۪ى وَ انْقِطَاعُ ح۪يلَت۪ى اِلٰه۪ى قَطْرَةٌ مِنْ بِحَارِ جُودِكَ تُغْن۪ين۪ى وَ ذَرَّةٌ مِنْ تَيَّارِ عَفْوِكَ تَكْف۪ين۪ى يَا وَدُودُ يَا وَدُودُ يَا وَدُودُ يَا ذَا الْعَرْشِ الْمَج۪يدُ يَا مُبْدِئُ يَا مُع۪يدُ يَا فَعَّالًا لِمَا يُر۪يدُ اَسْئَلُكَ بِنُورِ وَجْهِكَ الَّذ۪ى مَـلَأَ اَرْكَانَ عَرْشِكَ وَ اَسْئَلُكَ بِقُدْرَتِكَ الَّت۪ى قَدَرْتَ بِهَا عَلٰى جَمِيعِ خَلْقِكَ وَ بِرَحْمَتِكَ الَّت۪ى وَسِعَتْ كُلَّ شَيْءٍ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ يَا مُغ۪يثُ اَغِثْنَا وَاغْفِرْ جَم۪يعَ ذُنُوب۪ى وَ سَقَطَاتِ لِسَان۪ى ف۪ى جَم۪يعِ عُمْر۪ى بِرَحْمَتِكَ يَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ اٰم۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 194
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى مُحَمَّدٍ خَاتَمِ النَّبِيّ۪ينَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 236
LAHİKALAR
Kastamonu lahikası
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ اَهْلِ بَيْتِه۪ اَجْمَع۪ينَ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ اٰم۪ينَ بِحُرْمَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Kastamonu (RNK) - 45
Barla Lahikası
عَلَيْهِ اَفْضَلُ الصَّلَاةِ وَ اَتَمُّ التَّسْل۪يمَاتِ مَا اخْتَلَفَ الْمَلَوَانِ وَ مَا دَارَ الْقَمَرَانِ
Barla (RNK) - 22
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ الْاَزَلِ اِلَى الْاَبَدِ عَدَدَ مَا ف۪ى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ سَلِّمْ
Barla (RNK) – 51
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ عَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ وَ عَلٰٓى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ٓ اَجْمَع۪ينَ
Barla (RNK) - 270
وَ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ ۨالْمُخْتَارِ وَ اٰلِهِ الْاَطْهَارِ وَ صَحْبِهِ الْاَخْيَارِ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ
Barla (RNK) - 276
وَ صَلَّى اللّٰهُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِه۪ وَ اَصْحَابِهِ وَ اَهْلِ بَيْتِه۪ اَجْمَع۪ينَ الطَّيِّب۪ينَ الطَّاهِر۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ بِحُرْمَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَل۪ينَ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Barla (RNK) - 365
Emirdağ Lahikası
فَنَحْمَدُهُ مصلّيا على نبيه محمّد الّذى ارسله رحمة للعالمين و جعل معجزته الكبرى - الجامعة برموزها و اشاراتها لحقائق الكائنات - باقية على مر الدهور الى يوم الدين و على آله عامة و اصحابه كافة
Emirdağ-2 (RNK) - 94
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
RAŞiT TUNCA
BAŞAĞAÇLI RAŞiT TUNCA

FORUMUMUZDA
Dini Bilgiler...
Kültürel Bilgiler...
PNG&JPG&GiF Resimler...
Biyografiler...
Tasavvufi Vaaz Sohbetler...
Peygamberler Tarihi...
Siyeri Nebi
PSP&PSD Grafik
ALLAH
BAYRAK
Radyo Karoglan
Foruma Misafir Olarak Gir
Forumda Neler Var
GALATASARAY
FENERBAHÇE
BEŞiKTAŞ
TRABZONSPOR
MiLLi TAKIM
ETKiNLiKLERiMiZ
Portal
Forum
Search
Community 
Forum Statistics
Forum Team
Calendar
Members
» Latest member:
» Forum threads: 2,056
» Forum posts: 2,266
Read More / Comment 
